Kumaş – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 08:18:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Fırat Neziroğlu, Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğrencilere kumaş tasarımı ve dokuma pratiği öğretecek https://www.haber60.com.tr/firat-neziroglu-bahcesehir-universitesinde-ogrencilere-kumas-tasarimi-ve-dokuma-pratigi-ogretecek/ https://www.haber60.com.tr/firat-neziroglu-bahcesehir-universitesinde-ogrencilere-kumas-tasarimi-ve-dokuma-pratigi-ogretecek/#respond Fri, 19 Jul 2024 08:18:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40819

Tayland kraliçesinden Katar emirine kadar birçok ünlü isim için kumaş tasarlayan, İngiliz kraliçesine portre dokuyan Türkiye’nin önemli modacılarından Fırat Neziroğlu, bilgi ve deneyimlerini öğrencilerine aktaracak. Neziroğlu, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde bu yıl açılan ‘Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nde sektördeki yenilikleri ve dünyada hak ettiği yeri bulamayan geleneksel Türk kumaşlarının dokumasını öğretecek.

Tasarladığı kumaşlarla bilinen, İngiltere kraliçesi Elizabeth’in ölümünden birkaç yıl önce istediği tablosunu dokuyan, kültür elçiliğini yaptığı Tayland kraliçesinin özel olarak doğum günü kutlamasına davet ettiği, Katar emiri Şeyh Tamim Bin Al Thani’ye kıyafet tasarlayan, Londra, Paris gibi moda başkentlerinde tasarımları sergilenen Fırat Neziroğlu, deneyimlerini aktaracağı öğrenciler yetiştirecek. New York Fashion Week’e katılma başarısı gösteren Neziroğlu’nun donanımlı genç modacılar yetiştirme hayalini gerçekleştirmeyi hedeflediği BAU Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü, bu yıl ilk öğrencilerini alarak eğitime başlayacak.

TEORİK VE PRATİK EĞİTİM

Eğitim planlamasını daha önce de birlikte çalıştığı Tekstil ve Moda Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Ayşe Günay ve Dr. Öğr. Üyesi Özge Nalbantoğlu ile birlikte yaptıklarını söyleyen Fırat Neziroğlu, mesleki deneyimlerini aktarmaktan büyük mutluluk duyacağını söyledi. Sadece teorik bilgiyle mezun edilen öğrencilerin sektöre girişte ciddi zorluklar yaşadığını belirten Neziroğlu, pratik eğitimin gerekliliğini vurguladı. Dünyadaki moda çalışmalarını, sektörü ve kendi öz kültür kaynaklarını tanımanın önemli olduğuna değinen modacı, eğitimde atölye çalışmaları, teknoloji ve dünya kumaşlarıyla birlikte özellikle Türk kumaşlarını dokuma pratiğine önem vereceklerini söyledi.

“ATÖLYE VE DOKUMA PRATİĞİ ALMALILAR”

Öğrencilerin okul kampüsünde atölye ve kumaş dokuma eğitimi de alacaklarını vurgulayan Fırat Neziroğlu, “Okulun bana verdiği en büyük imkanlardan bir tanesi, burada bir dikiş atölyesi olması. Bu sayede koleksiyonlarımı burada hazırlayabiliyorum. Ünlü markalara ait bu koleksiyonları yurt dışına, yurt içine gönderebiliyorum. Öğrencilerin, bu ürünlerin nasıl tasarlandığını ve hazırlandığını gözlemlemeleri ve burada ürün dokuyabilmeleri en önemli gerekliliğimizden birini karşılıyor. Üniversitenin bu imkanı sunmasını, genç yetenekler için çok önemsiyorum” dedi.

“TÜRK KUMAŞI HAK ETTİĞİ YERİ BULMALI”

Fırat Neziroğlu, en önemli ideallerinden birinin de Türk kumaşının dünyada hak ettiği yeri görmesi olduğunu belirterek, öğrencilerine dünya kumaşları yanında Anadolu’daki bilinen 47 kumaşı dokumayı da öğreteceklerini söyledi. Anadolu kumaşlarıyla ilgili geçmiş yıllarda da çalışmaları bulunan ünlü modacı, “Türkiye kendi kültürünü unutmuş vaziyette. Biz daha çok doğu ya da batıya özenip hareket ediyoruz. Türk kültürü diye bir şey var. Biz içinde olduğumuz için buna çok alışığız. Ne kadar önemli olduğunu bir türlü fark etmiyoruz. Bugüne kadar tasarımlarda Türk kültürüyle, modern yorumlar bir yere kadar başarılı oldu. Çünkü sadece şekilde kaldı. Şekle takıldığımızda biz her zaman kaybediyoruz. Yapılan çalışmalar, elbiselerin üstüne halı, kilimleri parçaları monte etmek, desenleri onun üstüne bezemekle sınırlı kaldı. Ancak kumaş dokununca anlaşılır ve tanınır. Bunun için öncelikli olarak kendi kültürümüzü bilmemiz lazım. Anadolu’da farklı coğrafyalarda çok kıymetli kumaşlar üretiliyor. Bunları tanımak ve üretmek gerekiyor” diye konuştu.

ÖĞRENCİLER DOKUMA YAPAN ANADOLU KADINLARIYLA TANIŞACAK

Hayata geçirdikleri bir projede Anadolu kumaşlarını, ortaya çıktıkları yörelerdeki kadınlara dokuttuklarını söyleyen Fırat Neziroğlu, BAU’nun içinde olduğu bu çalışmayla Anadolu kumaşlarını bir araya getiren önemli bir merkeze dönüştüğünü belirtti. Yeni öğrencilerini dokuma yapan kadınlarla bir araya getireceklerini ve ilk elden etkileşim oluşturacaklarını belirten ünlü modacı, Türk kumaşının dünyada hak ettiği yeri almasını da hedeflediğini söyledi.

“TÜRK KUMAŞINI KOSTÜM OLMAKTAN ÇIKARMAMIZ GEREKLİ”

Türk kumaşlarını, kültürel giysilerde kostüm olarak kullanılmaktan çıkaracaklarını söyleyen Neziroğlu, bu kumaşları çağdaş bir dili olan giyilebilecek giysilerde kullanacaklarını ifade ederek “Birçoğu kültürel kostüm olarak kalan Türk kumaşlarından, büyükşehirde çağdaş bir dili olan, giyilebilecek giysiler hazırlamak istiyorum. Bu değerli kumaşlardan bu işi çıkarmak, özgün bir çalışma olduğu için ülkemizi rekabette de öne çıkaracaktır. Türkiye’nin zenginlikleri olan bu kumaşları öğrencilerin de dokuyor olabilecek olmasını ve bunlarla tasarımlar yapmalarını çok önemsiyorum” ifadelerini kullandı.

DÜNYA KUMAŞLARINI TANIYACAKLAR

Türk kumaşının eğitimin önemli parçası olacağını belirten ünlü modacı, öğrencilerin kumaş ve tekstille ilgili tüm detayları bilmeleri gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Öğrencilere elbette ki dünyada sektörün kullandığı birçok kumaşı öğreteceğiz. Türk kumaşının yeri tabi ki ayrı olacak. Tekstilin sadece desenden ve renkten ibaret olmadığını öğretmek istiyorum çocuklara. İşin içerisinde bilişim de teknoloji de olacak. Ama keçinin tüyünün biyolojik olarak yapısını, deniz tuzunun kumaşa etkisini bilmek zorundalar. Fethiye’deki bir konar göçer yörüğün kendi yetiştirdiği koyunun bize faydası gibi, yani bir doğal lifin -hayvansal ya da bitkisel- kendi varoluşuyla bize ve dünyaya ne faydası var? Ben zaten bunu araştırıyorum. Dolayısıyla buradaki çocuklar hem bu malzemeleri tanıyacak hem hocalarımla birlikte onların hangi kalıplarla bugün nasıl giyilebileceğini, kullanılacağını, nasıl sanat ve tasarım değeri taşıyan ürünler yapabileceklerini görecekler.”

ÜNLÜ MERKEZLERDE SERGİLENEN ÜRÜNLERİ GÖRECEKLER

BAU kampüsü içindeki sanat galerisinde, adı çağdaş sanatta yer alan sanatçıların sergilerine yer verdiklerini belirten Fırat Neziroğlu, öğrencilerin İtalya’da, New York’ta sergilenen ürünleri burada görme şansı olacağını söyledi. Neziroğlu, “Sergilere katılan insanlarla görüşme imkanı bulacaklar. Bunu, öğrencilerin gelişimi açısından çok önemsiyorum. En büyük hayallerimden biri, dünyada ses getirecek modacıları yetiştirmek” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/firat-neziroglu-bahcesehir-universitesinde-ogrencilere-kumas-tasarimi-ve-dokuma-pratigi-ogretecek/feed/ 0
Siirt’te Şal Şepik Kumaşı Geleceğe Taşınıyor https://www.haber60.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-gelecege-tasiniyor/ https://www.haber60.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-gelecege-tasiniyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 22:03:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16152 Siirt’in Eruh ilçesinde cezaevinden dönüştürülen atölyede dokunan şal şepik kumaşı, kültürel miras taşıyıcısı sanatçıların öncülüğünde geleceğe taşınıyor.

Türk Patent ve Marka Kurumunca 2 yıl önce coğrafi işaretle tescillenen şal şepik kumaşı, Eruh Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde eski cezaevinde kurulan atölyede 12 usta tarafından 10 tezgahta üretiliyor.

Atölyede görevli usta öğreticilerden Leyla Çekin, Nail Gülhacı ve Yusuf Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanlığınca Türkiye’deki geleneksel sanatları ve sanatçıları desteklemek amacıyla somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına verilen “sanatçı tanıtma kartı” almaya hak kazandı.

Eruh Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Seyfettin Çelik, AA muhabirine, 2014 yılında 2 ustanın çalıştığı atölyede, şu anda 12 ustanın 10 tezgahta üretim yaptığını söyledi.

Şal şepik kumaşının her geçen gün daha da ilgi gördüğünü vurgulayan Çelik, bu nedenle mevcut atölyenin ihtiyaçları karşılayamadığını ifade etti.

Usta sayısının artırılması hedefleniyor

Yeni bir yerde hizmet vermek için çalışmaların sürdüğünü anlatan Çelik, buna ilişkin GAP Bölge Kalkınma İdaresine proje sunduklarını dile getirdi.

Çelik, proje kapsamında büyük bir kök boya atölyesi kurmayı ve usta sayısını 60’a çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, “Burada kuracağımız kök boya atölyesiyle sadece Eruh’a değil, bölgeye hizmet etmeyi planlıyoruz. Bölgedeki halı, kilim iplerini kök boyayla burada boyamayı hedefliyoruz. Amacımız Eruh’umuzu bir doğal tekstil merkezi haline getirmektir.” dedi.

3 usta öğreticinin sanatçı tanıtma kartı aldığına dikkati çeken Çelik, atölyenin bu kültürel miras taşıyıcılarıyla ilerleyişini daha emin adımlarla sürdüreceğini kaydetti

Atölyede 9 yıldır görev yapan Leyla Çekin de eski ustalardan öğrendiği mesleğini, aldığı kart ile daha da severek yapacağını söyledi.

Çekin, “Devlet büyüklerimizin bu kumaşa değer vermeleri bizi ayrıca gururlandırıyor ve daha çok çalışmaya teşvik ediyor.” diye konuştu.

Tiftiğin 11 aşamadan geçtiğini ve ardından tezgahta dokunarak kumaş haline getirildiğini aktaran Çekin, bu kumaştan farklı renklerde ceket, pantolon, yelek, etek, yöresel kıyafetler ile çeşitli aksesuarlar yapıldığını anlattı.

Çekin, hak kazandığı sanatçı kimliğiyle mesleği gelecek nesillere aktarmaya çalışacağına işaret ederek şöyle konuştu:

“Şal şepik, her aşaması çok emek isteyen zor bir kumaş. Emeği çok olduğu kadar değerli bir kumaş. Severek dokuyoruz. Devlet büyüklerimizden de burayı büyütmek için destek bekliyoruz. Gençlerimiz için güzel bir istihdam alanı olur. Sanatçı tanıtma kartı almak bizi gururlandırıyor, mutlu ediyor. Bizi bu işe daha çok teşvik ediyor.”

“Mesleğimizi daha da severek yapacağız”

Nail Gülhacı da babasından öğrendiği şal şepik yapımını 9 yıldır atölyede sürdürdüğünü dile getirdi.

Kültürel miras taşıyıcısı kimliğiyle mesleğinin daha da anlam kazandığına vurgu yapan Gülhacı, “Burada sürekli şal şepik üretiyoruz. İl dışına da yurt dışına da gönderiyoruz. Gelen talepleri karşılamaya çalışıyoruz. Bu kimlik kartını aldık ve bundan sonra mesleğimizi daha da severek yapacağız. Bugüne kadar çok sayıda kursiyer yetiştirdik.” ifadelerini kullandı.

Yusuf Yıldırım ise 8 yıldır atölyede görev yaptığını belirterek, sanatçı tanıtma kartı aldığı için çok mutlu olduğunu kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/siirtte-sal-sepik-kumasi-gelecege-tasiniyor/feed/ 0
Tekerlekli Sandalyeye Bağımlı Engelli Genç, Trabzonspor Sevgisini Kitaplaştırdı https://www.haber60.com.tr/tekerlekli-sandalyeye-bagimli-engelli-genc-trabzonspor-sevgisini-kitaplastirdi/ https://www.haber60.com.tr/tekerlekli-sandalyeye-bagimli-engelli-genc-trabzonspor-sevgisini-kitaplastirdi/#respond Tue, 02 Jan 2024 07:30:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1936

İstanbul’da yaşamını tekerlekli sandalyeye bağımlı sürdüren doğuştan engelli Burak Kumaş (23), Trabzonspor sevgisini anlatmak için ellerinde sadece hareket ettirebildiği sol orta parmağını kullanarak bilgisayarda, ‘Bana da her yer Trabzon’ adlı kitap yazdı. Kumaş, 3 yılda tamamladığı 183 sayfalık kitabında, bordo-mavi tutkusunun yanında Karadeniz’in kültürel zenginliklerini tanıtıp, kendi azim ve mücadele ruhunu da paylaştı. Kumaş, “Hayallerimi gerçekleştirmek için mücadele ettim. Hiçbir zaman pes etmedim” dedi.

İstanbul’da yaşan Giresunlu ailenin 2 çocuğundan Burak Kumaş, doğumundan sonra engelli olarak yaşamını sürdürmeye başladı. İlk ve ortaokul eğitimi sonrası kaynaştırma öğrencisi olarak liseyi bitiren Kumaş’ın yüzde 95 engeli, onu ne Trabzonspor sevgisinden ne de hayallerini gerçekleştirmekten alıkoyamadı. Yaşamını tekerlekli sandalyeye bağımlı sürdüren Kumaş, bordo-mavi sevgisini anlatmak için ellerinde sadece hareket ettirebildiği sol orta parmağını kullanarak bilgisayarda, ‘Bana da her yer Trabzon’ adını verdiği kitabı yazmaya başladı. Klavyede tek tuşa basarak, kurduğu cümleleri sabırla bilgisayara kaydeden Kumaş, hayali olan 183 sayfalık kitabını 3 yılda tamamladı. Çevresindeki engelli bireylerin hayata tutunma mücadelesine yaşam öyküsü, azmi ve heyecanıyla ilham veren Kumaş, yeni hayali olan ‘Yapamadığım askerliğimin anıları’ ile ‘Engellilerin sorun ve çözüm önerileri’ isimli 2 kitap için kolları sıvadı, çalışmalarına başladı.

“HAYALLERİM İÇİN MÜCADELE ETTİM”

Tek parmağı ile yazdığı kitabının baskı sürecinin uzaması nedeniyle Trabzonspor’un lig şampiyonluğunu da kitabına koyma fırsatı bulduğunu anlatan Burak Kumaş, “Şampiyonluk beni çok mutlu etti. Bu sürecinde kitapta yer almasıyla ayrı bir mutluluk yaşadım. Ben hep hayal ettim; hayalimi hayata geçirebilmek için de mücadele ettim. Hiçbir zaman pes etmedim. ‘Bir gün mutlaka hepimiz öleceğiz’ düşüncesinden hareketle hayatımı komple anlatmak, Trabzonspor sevgimi yansıtmak istedim” dedi.

FORMASI ÜZERİNDE, PARMAĞI KLAVYEDE

Kitabının basım süreci sonrası Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın kendisine gönderdiği imzalı formayı üzerinden çıkarmayarak, klavye başında kitap çalışmalarını sürdüren Kumaş, “Kitabımı yazarken, Trabzonspor’un lisanslı ürünlerinin satıldığı TS Club’larda satılacağını hayal etmiştim. Yemedim, içmedim, uyumadım ve hep bu hayalle, düşünceyle yaşadım. Teknik direktörümüz Abdullah Avcı’yı sosyal medyadan da takibe aldım. Onun da beni takibe almasını istiyorum. Ayrıca kitabımın da TS Club’larda yer almasını istiyorum. Böyle bir şey olursa çok mutlu olurum” diye konuştu.

ÖZEL EĞİTMENİ NURAY YAVUZ: ONUN İÇİN SADECE İTİCİ BİR GÜÇ OLDUM

Burak Kumaş’ın özel eğitmeni Nuray Yavuz da, “2019 yılında Burak’la tanıştım. 2 sene kadar ona ablalık yaptım. O sırada ‘Bana Her Yer Trabzon’ isimli kitabı da yazmaya başlamıştı. Önce olur mu, olmaz mı diye tereddütleri vardı. Ancak ‘birlikte yaparız’ dedik ve inandık. Her gün saatlerce çalıştık. Ben onun için sadece itici bir güç oldum. Onun inancı, azmi, hayata bakışı, merhameti, insanlığı ve hep güçlü durması bana da çok iyi geldi. Burak kitabında; hem Trabzon’dan hem Trabzon’un yemek kültüründen, farklı kültürlerinden, ziyaret edilecek güzel yerlerinden bahsetti. En önemlisi de Trabzonspor’la ilgili çok güzel anıları. Trabzonsporlu değildim Burak’la tanıştıktan sonra Trabzonsporlu oldum. Dolu dolu bir kitap oldu” ifadelerini kullandı.

“HER BİR HARFİ TEK PARMAKLA YAZDI”

Burak’ın, Trabzonspor camiasının ünlü ‘Bize Her Yer Trabzon’ sloganına atıfta bulunup, kendisinin de bu hayatta var olduğunu ifade etmek adına kitabına ‘Bana da Her Yer Trabzon’ adını koyduğunu sözlerine ekleyen Nuray Yavuz, “İki parmağının arasına kalemi koyarak kendi ismini yazarak kitaplarına imza attı. Her şeyiyle, bütün emek ondadır. Çok büyük bir emek var. Ben şahit olduğum için söylüyorum. Bazen gözyaşları ile Burak’ı izledim. O kadar büyük bir emek ki tarif edemem. Bir kitabı bilgisayardan tıkır tıkır yazabilirsiniz. Ancak o her bir harfi tek parmakla yazdı. Gayreti, gözündeki ışık ve içindeki o heyecan hiç sönmeden Burak, bunun üstesinden geldi. Çok değerli bir ailesi var. Burak çok büyük ve inanılmaz bir şey başardı. Burak, dünyadaki gelişmelere karşı duyarlı; inancı çok yüksek bir çocuk. Zaten o inancı sayesinde ayakta duruyor. Lise mezunu ancak o kadar faal ki ‘Ben yaparım’ diyerek hep önde gitmek isteyen bir çocuk. Her gün kitap okur” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekerlekli-sandalyeye-bagimli-engelli-genc-trabzonspor-sevgisini-kitaplastirdi/feed/ 0
Tekerlekli Sandalyede Yaşayan Engelli Genç, Trabzonspor Sevgisini Kitaplaştırdı https://www.haber60.com.tr/tekerlekli-sandalyede-yasayan-engelli-genc-trabzonspor-sevgisini-kitaplastirdi/ https://www.haber60.com.tr/tekerlekli-sandalyede-yasayan-engelli-genc-trabzonspor-sevgisini-kitaplastirdi/#respond Tue, 02 Jan 2024 06:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1924

İSTANBUL’da yaşamını tekerlekli sandalyeye bağımlı sürdüren doğuştan engelli Burak Kumaş (23), Trabzonspor sevgisini anlatmak için ellerinde sadece hareket ettirebildiği sol orta parmağını kullanarak bilgisayarda, ‘Bana da her yer Trabzon’ adlı kitap yazdı. Kumaş, 3 yılda tamamladığı 183 sayfalık kitabında, bordo-mavi tutkusunun yanında Karadeniz’in kültürel zenginliklerini tanıtıp, kendi azim ve mücadele ruhunu da paylaştı. Kumaş, “Hayallerimi gerçekleştirmek için mücadele ettim. Hiçbir zaman pes etmedim” dedi.

İstanbul’da yaşan Giresunlu ailenin 2 çocuğundan Burak Kumaş, doğumundan sonra engelli olarak yaşamını sürdürmeye başladı. İlk ve ortaokul eğitimi sonrası kaynaştırma öğrencisi olarak liseyi bitiren Kumaş’ın yüzde 95 engeli, onu ne Trabzonspor sevgisinden ne de hayallerini gerçekleştirmekten alıkoyamadı. Yaşamını tekerlekli sandalyeye bağımlı sürdüren Kumaş, bordo-mavi sevgisini anlatmak için ellerinde sadece hareket ettirebildiği sol orta parmağını kullanarak bilgisayarda, ‘Bana da her yer Trabzon’ adını verdiği kitabı yazmaya başladı. Klavyede tek tuşa basarak, kurduğu cümleleri sabırla bilgisayara kaydeden Kumaş, hayali olan 183 sayfalık kitabını 3 yılda tamamladı. Çevresindeki engelli bireylerin hayata tutunma mücadelesine yaşam öyküsü, azmi ve heyecanıyla ilham veren Kumaş, yeni hayali olan ‘Yapamadığım askerliğimin anıları’ ile ‘Engellilerin sorun ve çözüm önerileri’ isimli 2 kitap için kolları sıvadı, çalışmalarına başladı.

‘HAYALLERİM İÇİN MÜCADELE ETTİM’

Tek parmağı ile yazdığı kitabının baskı sürecinin uzaması nedeniyle Trabzonspor’un lig şampiyonluğunu da kitabına koyma fırsatı bulduğunu anlatan Burak Kumaş, “Şampiyonluk beni çok mutlu etti. Bu sürecinde kitapta yer almasıyla ayrı bir mutluluk yaşadım. Ben hep hayal ettim; hayalimi hayata geçirebilmek için de mücadele ettim. Hiçbir zaman pes etmedim. ‘Bir gün mutlaka hepimiz öleceğiz’ düşüncesinden hareketle hayatımı komple anlatmak, Trabzonspor sevgimi yansıtmak istedim” dedi.

FORMASI ÜZERİNDE, PARMAĞI KLAVYEDE

Kitabının basım süreci sonrası Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın kendisine gönderdiği imzalı formayı üzerinden çıkarmayarak, klavye başında kitap çalışmalarını sürdüren Kumaş, “Kitabımı yazarken, Trabzonspor’un lisanslı ürünlerinin satıldığı TS Club’larda satılacağını hayal etmiştim. Yemedim, içmedim, uyumadım ve hep bu hayalle, düşünceyle yaşadım. Teknik direktörümüz Abdullah Avcı’yı sosyal medyadan da takibe aldım. Onun da beni takibe almasını istiyorum. Ayrıca kitabımın da TS Club’larda yer almasını istiyorum. Böyle bir şey olursa çok mutlu olurum” diye konuştu.

‘ONUN İÇİN SADECE İTİCİ BİR GÜÇ OLDUM’

Burak Kumaş’ın özel eğitmeni Nuray Yavuz da, “2019 yılında Burak’la tanıştım. 2 sene kadar ona ablalık yaptım. O sırada ‘Bana Her Yer Trabzon’ isimli kitabı da yazmaya başlamıştı. Önce ‘olur mu, olmaz mı?’ diye tereddütleri vardı. Ancak ‘birlikte yaparız’ dedik ve inandık. Her gün saatlerce çalıştık. Ben onun için sadece itici bir güç oldum. Onun inancı, azmi, hayata bakışı, merhameti, insanlığı ve hep güçlü durması bana da çok iyi geldi. Burak kitabında; hem Trabzon’dan hem Trabzon’un yemek kültüründen, farklı kültürlerinden, ziyaret edilecek güzel yerlerinden bahsetti. En önemlisi de Trabzonspor’la ilgili çok güzel anıları. Trabzonsporlu değildim Burak’la tanıştıktan sonra Trabzonsporlu oldum. Dolu dolu bir kitap oldu” ifadelerini kullandı.

‘HER BİR HARFİ TEK PARMAKLA YAZDI’

Burak’ın, Trabzonspor camiasının ünlü ‘Bize Her Yer Trabzon’ sloganına atıfta bulunup, kendisinin de bu hayatta var olduğunu ifade etmek adına kitabına ‘Bana da Her Yer Trabzon’ adını koyduğunu sözlerine ekleyen Nuray Yavuz, “İki parmağının arasına kalemi koyarak kendi ismini yazarak kitaplarına imza attı. Her şeyiyle, bütün emek ondadır. Çok büyük bir emek var. Ben şahit olduğum için söylüyorum. Bazen gözyaşları ile Burak’ı izledim. O kadar büyük bir emek ki tarif edemem. Bir kitabı bilgisayardan tıkır tıkır yazabilirsiniz. Ancak o her bir harfi tek parmakla yazdı. Gayreti, gözündeki ışık ve içindeki o heyecan hiç sönmeden Burak, bunun üstesinden geldi. Çok değerli bir ailesi var. Burak çok büyük ve inanılmaz bir şey başardı. Burak, dünyadaki gelişmelere karşı duyarlı; inancı çok yüksek bir çocuk. Zaten o inancı sayesinde ayakta duruyor. Lise mezunu ancak o kadar faal ki ‘Ben yaparım’ diyerek hep önde gitmek isteyen bir çocuk. Her gün kitap okur” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekerlekli-sandalyede-yasayan-engelli-genc-trabzonspor-sevgisini-kitaplastirdi/feed/ 0