ANTALYA – Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu Genel Müdürü İbrahim Kurt, son günlerde kamuoyunda su tarifelerinde yapılan değişiklik sonrası çıkan haberlere açıklık getirerek, “Suya yüzde 446 oranında zam gelmesi söz konusu değildir. 5 ton su yarım damacana su fiyatındadır. Akaryakıt ve elektriğe gelen son zamlarla birlikte ASAT’a 1 metreküp suyun maliyeti 60 TL’dir. Halkın büyük çoğunluğunun kullandığı 20 metreküpe kadar su tarifesinde bir zam olmamıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’nin en ucuz suyunu tüketen 6’ncı Büyükşehir Belediyesi’yiz” dedi.
ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt, Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Kurulu’nda su tarifelerinde yapılan değişiklik sonrası kamuoyunda su zammı ile ilgili çıkan haberlere ilişkin bir değerlendirmede bulundu. Sosyal medyada su tarifelerindeki değişikliklere ilişkin farklı haberlerin dolaştığına dikkat çeken İbrahim Kurt, “Suya yüzde 500, yüzde 446 zam geldi diye haberler gördük. Böyle bir zam söz konusu değildir. Antalya’daki yaklaşık 1 milyon 565 bin abonemizin, 1 milyon 231 bin mesken abonesidir. 5 metreküpe kadar su kullanan abone yüzde 27’lik bir kısma denk gelir. 5 metreküpe kadar su kullanan aboneleri koruyacak şekilde bir tarife düzenlemesi yapıldı. 5 ton su yarım damacana; 50 TL olacak şekilde bir düzenleme yapılmıştır” dedi.
“0-20 metreküp su kullanımı aynı fiyatta kaldı”
Artan elektrik ve akaryakıt maliyetlerine rağmen su tarifelerinde kademe kademe vatandaşın lehine olacak şekilde düzenleme yapıldığını ifade eden ASAT Genel Müdürü Kurt, şu bilgileri verdi: “Nüfusun büyük çoğunluğunun kullandığı 1-20 metreküp kademesinde bir artış yapılmamış 20,47 TL olarak sabit kalmıştır. 40 metreküp üzeri kullanımlar da ise su kaynaklarının azaldığını dikkate alarak, halkımızı su tasarrufuna yöneltmek amacıyla suyun tonu 50,34 TL olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak 0-5 metreküp kullanan vatandaşları koruyacak bir düzenleme yaptık. Başkanımızın da her zaman belirttiği gibi küçük esnafı koruyan bir düzenleme yapıldı. Antalya’daki 133 bin 802 ticarethane abonesinin yüzde 71’i 0-10 metreküp arası su kullanmaktadır. Bu kademede fiyatında bir değişiklik yapılmayarak küçük esnaf desteklenmiştir.”
“Öğrenciye 10 ton su bedava”
Muhittin Başkan’ın öğrenci evlerine yönelik başlattığı 5 ton ücretsiz su kullanımının 10 tona çıkarıldığını açıklayan ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şehit aileleri ve gazilere yüzde 90, engelli bireylere yönelik yüzde 40 indirim uygulanmaktadır. Hayvancılıkla uğraşan abonelere yönelik 50 ton su indirimli olarak verilmeye devam edecektir. Yine belediyemizden sosyal kart kullanan vatandaşlara yönelik 10 metreküpe kadar su kullanımı ücretsiz olarak devam edecek.”
“En ucuz suyu kullanan 6’ıncı büyükşehir Antalya”
Son günlerde kamuoyunun yanlış yönlendirilerek ‘Antalya Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanıyor’ şeklinde bir algı oluşturulmakta olduğuna dikkati çeken Kurt, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, Türkiye’deki 30 Büyükşehir arasında Türkiye’nin en ucuz suyunu kullanana 6’ıncı Büyükşehir Belediyesiyiz. Ticari aboneliklerde ise Türkiye’nin en ucuz suyunu kullanan 5’inci Büyükşehir Belediyesiyiz” ifadelerini kullandı.
“1 ton suyun maliyeti 60 TL”
Antalya ve 19 ilçede yerleşik nüfus olarak 2 milyon 700 bin vatandaşa, yerli ve yabancı misafir olarak yılda 25 milyon vatandaşa hizmet verdiklerini dile getiren İbrahim Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Antalya merkezdeki suyumuzun yüzde 98’ini yer altından sondajla elektrik kullanarak temin ediyoruz. Antalya’nın coğrafi konumundan kaynaklı 1600 depomuz, 1200 sondajımız 7/24 çalışmaktadır. Halkımıza sağlıklı ve kaliteli su ulaştırmak, atık suyu arıtmak, sahillerimizi, denizimizi, çevremizi korumak amacıyla çalışmalarımızı 7/24 hiç durmadan sürdürüyoruz. ASAT’ın tüm bu tesisleri elektrikle çalışan tesislerdir. Türkiye’de elektrik harcaması en fazla olan kurumuz. Elektriğe yapılan zamdan önce aylık ortalama 185 milyon TL elektrik faturası geliyordu. Son zamlarla birlikte aylık elektrik faturamız 250 milyon TL’ye yükselmiştir ve ASAT’a 1 metreküp suyun maliyeti 60 TL olmuştur. ASAT Genel Müdürlüğü olarak Antalyalı vatandaşlarımıza ucuz, sağlıklı ve kaliteli suyla buluşturmanın yanında yeni yatırımlarımıza da devam edeceğiz.”
]]>CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, 8. yargı paketinin görüşüldüğü TBMM Adalet Komisyonu’nda; “Elimizde bulunan Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, anayasal hak ve özgürlüklerini kullanan, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan, hak arama hürriyetini kullanan, fikir özgürlüğünü kullanan, basın özgürlüğünü kullanan kişilere cezaevi yolunun gösterildiği bir toplumda demokrasi, özgürlükler ve hukuk devleti söz konusu olabilir mi? Bu toplumda yargı reformu olabilir mi? 8 tane paketle Türkiye’de adalet, özgürlükler, demokrasi sağlanabilir mi? Bunların hepsi pansuman tedbirleridir, bunların hepsi demokrasi ve özgürlükleri bir kenara iten, kişilere yönelik ve belirli yapılara yönelik hazırlanmış tekliflerdir” dedi.
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, dün ‘8. yargı paketi’ olarak nitelendirilen yargıyla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin torba teklifin görüşüldüğü TBMM Adalet Komisyonu’nda konuştu. Bülbül, şunları söyledi:
“BU TORBA DEĞİL, ÇORBA TEKLİFTİR”
“İçtüzük 38 gereği gelen teklifin Anayasa’ ya uygun olup olmadığı konusunda Meclis Başkanlığı Kanunlar Kararlar Dairesi’nden komisyona sevk edilmeden önce Anayasa’ya uygunluk değerlendirmesi alındı mı? Sunulan bu teklife Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, Anayasa’nın 2’nci maddesi hukuk devleti maddesine, Anayasa’nın 6’ncı maddesine, Anayasa’nın 10’uncu maddesine, 13’üncü maddesine, 15’inci maddesine, 35’inci maddesine, 36’ncı maddesine, 40’ıncı maddesine, 90’ıncı maddesine, 125’inci maddesine, 129’uncu maddesine ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını açıklayan 153’üncü maddesine açıkça aykırıdır diyoruz. Teklif, torba teklif olarak gelmiştir. Önceki dönemlerde de torba kanun tekliflerinin yasama açısından, kaliteli yasama açısından uygun olamayacağını, torba tekliflerin teknik anlamda sıkıntılar doğuracağını defalarca belirtmiştik. Bundan dolayı, normal kanun yapma tekniği dışında yapılan bu torba kanun uygulamaları açıkça hukuk devleti ilkesine aykırı olarak düzenleniyor. Yasama kalitesini ortadan kaldıran bu torba kanun Anayasa’nın 7’nci, 8’inci maddelerine aykırı, 2’nci maddesine aykırı, Anayasa’da yasa yapma tekniğine aykırı yani bu torba değil, çorba tekliftir.
“BU GETİRİLEN TEKLİFLER PANSUMAN TEDBİRLERDİR”
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin çıkıp da ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını tanımıyorum’ diyerek görüşünü açıkladığı, Anayasa Mahkemesi üyesinin toplantısına dahi Yargıtay Başkanı’nın gitmediği, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının itibarsızlaştırıldığı bir devlet hukuk devleti olabilir mi, o devlette demokrasi olabilir mi, özgürlükler olabilir mi? Elimizde bulunan Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, anayasal hak ve özgürlüklerini kullanan, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan, hak arama hürriyetini kullanan, fikir özgürlüğünü kullanan, basın özgürlüğünü kullanan kişilere cezaevi yolunun gösterildiği bir toplumda demokrasi, özgürlükler ve hukuk devleti söz konusu olabilir mi?
Bu toplumda yargı reformu olabilir mi? Ben 27’nci dönemde Adalet Komisyonu üyesiydim, 8’inci paket bugün geldi. 8 tane paketle Türkiye’de adalet, özgürlükler, demokrasi sağlanabilir mi? Bunların hepsi pansuman tedbirleridir, bunların hepsi demokrasi ve özgürlükleri bir kenara iten, kişilere yönelik ve belirli yapılara yönelik hazırlanmış tekliflerdir. Uygulamalara bakınız, uygulamalarda hakim ve savcıların korkmadan karar verdiği davaları görebiliyor musunuz?”
]]>