Kriz – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 31 Jul 2024 07:57:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kıyı Ege Belediyeler Birliği Temmuz Ayı Encümen Toplantısında Ekonomik Kriz ve Orman Yangınları Ele Alındı https://www.haber60.com.tr/kiyi-ege-belediyeler-birligi-temmuz-ayi-encumen-toplantisinda-ekonomik-kriz-ve-orman-yanginlari-ele-alindi/ https://www.haber60.com.tr/kiyi-ege-belediyeler-birligi-temmuz-ayi-encumen-toplantisinda-ekonomik-kriz-ve-orman-yanginlari-ele-alindi/#respond Wed, 31 Jul 2024 07:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42767 Kıyı Ege Belediyeler Birliği Temmuz Ayı Encümen Toplantısında belediye başkanları, geçtiğimiz günlerde Selçuk’ta meydana gelen orman yangınının ardından hem muhtemel yangınlarda birlik üyelerinin birbirine destek olma yollarını hem de yaşanan ekonomik krizden etkilenen belediyelerin çalışmalarını ele aldı.

Selçuk Efes Kent Belleğinde yapılan toplantıda, belediyelerin ekonomik krizden nasıl etkilendiği ve yaşanan ekonomik krizi hafifletmek için hangi adımların atılabileceği üzerine geniş kapsamlı bir tartışma yürütüldü. Belediye başkanları ayrıca, kaynaklarını verimli şekilde kullanma stratejileri ve iş birliği projeleri üzerine değerlendirmelerde bulundular.

Ekonomik zorluklar ilk sırada yer alıyor

Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aras birlik toplantısı ile ilgili yaptığı değerlendirmede belediyelerin karşı karşıya olduğu ekonomik zorluklara dikkat çekerek; “Bugün üye belediyelerimizin sorunları üzerine tartışmak üzere belirli bir gündemle toplandık. Bu gündemin ilk sırasında ekonomik problemler yer alıyor. Son dönemde gelirler ve belediye giderleri arasında ciddi farklar oluştu. Buna bir çözüm bulunması gerekiyor. Bir yandan vatandaşımız hizmet bekliyor. Yine bölgemizdeki kuraklık, orman yangınları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve hizmet içi eğitimler hakkında konuştuk. Bizi bugün Selçuk’ta ağırlayan birliğimizin başkanvekili Filiz Ceritoğlu Sengel’e çok teşekkür ediyoruz” dedi.

Belediyelere karşı yapılmış olan her şey halka karşı yapılmıştır

Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin ekonomik, coğrafi ve sosyolojik yapısı birbirine benzeyen belediyeleri bir araya getiren bir birlik olduğunu belirten Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Belediyelerin problemleri ortak ve belediyeler bire bir halka temas eden, halkın sorunlarını çözen kurumlardır. O anlamda belediyelere karşı yapılmış olan her şey halka karşı yapılmıştır. Bu anlamda başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın ve encümen azalarının hepsine yangın esnasında ve sonrasında bize destek olmak için Selçuk’ta bulunmalarından dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.

Kriz belediyeciliği önem kazanıyor

Toplantının gündem maddelerinden biri olan orman yangınları ve afetler konusunda belediyelerin dayanışma ile adım atmasının önemine değinen Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel, kriz belediyeciliği kavramına dikkat çekti. Orman yangınları ve afetlerin aynı anda birçok kenti etkileyebildiğini belirten Filiz Başkan; “11 ilde meydana gelen deprem ve orman yangınları bize şunu gösterdi ne yazık ki, kardeşinle birlikte yanıyor, kardeşinle birlikte ölüyorsun. Belediyeler olarak biz aslında bir sürü kriz ile karşı karşıya kaldık. Doğal afetlerin yanı sıra ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldık, sosyal krizlerle, iklim kriziyle ve depremle karşı karşıya kaldık. Kriz belediyeciliğinin önemini kavradık. Anlaşılan o ki, kriz belediyeciliği bundan sonra daha çok önem kazanacak. O yüzden dayanıklı ve kendi kendine yetebilen kentler ve belediyelerin birbirine yetebilmesi önem kazanıyor. Bu anlamda hepimizin coğrafi şartlarının farklı olması nedeniyle uzmanlardan destek almamız da çok faydalı olur diye düşünüyorum” diye konuştu.

Birlik toplantısında ayrıca su krizi, belediyelerin karşı karşıya kaldığı mali sorunlar, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması adına yerel yönetimler tarafından atılacak adımlar konuşuldu.

Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras başkanlığında gerçekleşen toplantıya, birliğin birinci başkan vekili Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan ve encümen üyeleri katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/kiyi-ege-belediyeler-birligi-temmuz-ayi-encumen-toplantisinda-ekonomik-kriz-ve-orman-yanginlari-ele-alindi/feed/ 0
Fethi Açıkel: “Zam Sınırının Kalkması Kiralarda Artışa Neden Olacak. Fahiş Artışları Önleyecek Dengeleme Politikası Gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/fethi-acikel-zam-sinirinin-kalkmasi-kiralarda-artisa-neden-olacak-fahis-artislari-onleyecek-dengeleme-politikasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/fethi-acikel-zam-sinirinin-kalkmasi-kiralarda-artisa-neden-olacak-fahis-artislari-onleyecek-dengeleme-politikasi-gerekiyor/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:09:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35921

(ANKARA)- CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, temmuz ayında kiralarda yüzde 25 üst sınır zam uygulamasına öngörüsüz ve plansız bir şekilde son verilmesinin yeni bir kira artış dalgasına yol açacağını ve mağduriyet yaratacağını ifade etti. Açıkel, “Barınma krizi, yanlışlarda ısrar ederek, serbest piyasa koşullarına bırakılarak ve yerel yönetimleri dışlayarak çözülemeyecek kadar önemli bir kriz haline gelmiştir. Ortak aklın ve rasyonel politikaların uygulanması, vatandaşlarımızın lehine olacak adımların bir an önce atılması gerekmektedir” dedi.

CHP İstanbul Millletvekili Fethi Açıkel, yüzde 25’lik üst sınırın yeniden düzenlenerek özellikle son iki üç yılda yüksek fiyatlı yeni kira sözleşmesi yapan kiracılar için düzenleyici bir dengeleme önlemi gerektiğini, ev sahipleri ve kiracılar arasında bir makul kira dengesinin gözetilmesini, aksi takdirde barınma krizinin ve yoksulluğun daha da derinleşeceğini belirtti.

“AKP 22 yıldır sadece beton döktü ama barınma krizini çözemedi”

Açıkel yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“AKP hükümetleri 22 yıldır inşaat yapmakla ve beton dökmekle övünürken, Türkiye özellikle son yıllarda tarihinde görmediği bir barınma krizi ile karşı karşıya kaldı. Asli amacı sosyal konut yapmak olması gereken TOKİ’nin, lüks konut, rezidans ve AVM gibi yapıların inşaatına yönlendirilmesi sonucunda sosyal konut üretimi azalmıştır. Bunun sonucunda ise İstanbul başta olmak üzere, özellikle büyükşehirlerimizde konut sahibi olmak vatandaşlarımız için neredeyse imkansız hale gelmiştir. AKP’nin servet transferine ve gelir adaletsizliğine neden olan yanlış ekonomi politikaları sonucunda, konut bir yatırım aracı hatta rant aracı haline geldi. Yanlış kredi ve finansman politikaları yüzünden zaten konut sahibi olan kesimler birden fazla konut edinme imkanı buldu. Bunlar yetmiyormuş gibi ilave olarak; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının konut satımı yoluyla verilmeye başlanması ve ülkedeki sığınmacıların konut talebi de zaten artan inşaat maliyetleri yüzünden arz sıkıntısı olan konut piyasasında talebi artırarak konut fiyatlarının ve kiraların vatandaşlarımız için erişilebilir olmasını engellemiştir.

“Kiracı oranı artarken maaşlar kiralara yetmiyor”

AKP hükümetleri döneminde konut sahipliği oranı her yıl düşmekte ve bununla birlikte kiracılık oranı artmaktadır. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında yüzde 73,1 olan ev sahipliği oranı yüzde 56,2’ye kadar düşmüştür. Kiracı oranı ise 2012 yılından itibaren her geçen yıl daha da artmaktadır. 2012 yılında yüzde 20,9 olan kiracı oranı bu yıl itibarıyla yüzde 27’8’e ulaşmıştır. Bu süreçte derinleşen ekonomik kriz nedeniyle zora düşen ev sahipleri evlerini satmak zorunda kalırken, özellikle genç nesillerin ev sahibi olma imkanları kalmamıştır. Amacı dışında ve yanlış katmanlara kullandırılan ucuz faizli konut ve ticari krediler ise, zengin kesimlerin daha fazla konut almasına ve hatta konut birikimi yapmasına neden olmuştur. Gelinen durum itibarıyla sadece emekli, öğrenci ve işsizlerin değil, çalışanların dahi aldıkları maaşlarla kiralarını karşılamaları imkansızlaşmıştır. Artık sadece ev sahipliği değil, kiracılık dahi hayal olmuştur. Büyükşehirlerimizden ve özellikle kiraların astronomik şekilde arttığı kıyı illerimizden memur göçü başlamıştır. Bu durum aynı zamanda, yaşamsal öneme haiz kamu hizmetlerinde zafiyete neden olacak bir aşamaya gelmiştir. Sanayi üretiminin yoğun olduğu bölgelerde de işçi sınıfları kira masraflarını karşılayamadıkları için memleketlerine göç etmekte, bu da sanayimizdeki eleman ihtiyacını daha da artırmaktadır. Yani, ekonomik kriz yüzünden oluşan barınma krizi bir domino etkisiyle ekonomideki yeni krizleri de olumsuz olarak tetiklemektedir. Bu durum da kira ve barınma sorununun kangrenleştiğini ve Acil Eylem Planlarına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

“Ev sahipleri ve kiracılar arasında adil bir fiyat dengesi kurmak sosyal devletin görevidir”

Yüzde 25 kira artış sınırının, 2024 Temmuz itibariyle kaldırılmasının planlanması, özellikle bu sınırın uygulandığı son iki üç yıldır yüksek fiyatlardan yeni kira sözleşmesi yapan kiracıları mağdur edecek ve beklendiğinin aksine kiralarda bir dengelenme değil yeni bir dalgalanma yaratacaktır. Bu da yine ücret olarak altta kalan kiralarda yüksek emsallerin gösterilerek “tahliye taleplerini” artıracaktır. Artış sınırının kaldırılması yerine son iki yıl içinde sözleşme yapan kiracılar için belirlenen oranda yeni bir artış sınırının belirlenmesi, eski kiralar ile yeni kiralar arasında bir denge oluşmasını sağlayacaktır. Aksi taktirde TÜFE-ÜFE 12 aylık ortalaması üzerinden zamlanacak kiralar 2-3 asgari ücret bandına gelecek ve konut piyasasında yeni bir dengesizlik oluşacaktır. Yani hem ev sahiplerini hem kiracıları hem de konut piyasasındaki dengeleri gözetecek bir düzenleme yapılması ve bunlarla birlikte konuta erişimi kolaylaştıracak pozitif adımlara bir an önce başlanması gerekmektedir. Barınma hakkını, serbest piyasa koşullarına bırakan ve bu derin krizi görmezden gelen bir iktidar anlayışı kabul edilemez.

AKP, barınma krizinin çözümünde yerel yönetimlere engel olmamalı ve işbirliği yapmalı”

Barınma krizi, yanlışlarda ısrar ederek, serbest piyasa koşullarına bırakılarak ve yerel yönetimleri dışlayarak çözülemeyecek kadar önemli bir kriz haline gelmiştir. Ortak aklın ve rasyonel politikaların uygulanması, vatandaşlarımızın lehine olacak adımların bir an önce atılması gerekmektedir. Mevcut sosyal konut üretiminin artırılması, gerekirse özel sektörün yaptığı kimi konutların planlı ve verimli bir şekilde kamulaştırılması, memurların konut ihtiyacını karşılayan ve konut piyasasında talebi düşüren lojmanların makul fiyatlandırmalarla devamının sağlanması gerekmektedir. İktidarın başta CHP’nin yönettiği Büyükşehir Belediyelerimiz ve özellikle konut krizinin en derin yaşandığı İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediyemizle ve KİPTAŞ başta olmak üzere tüm şehirlerdeki yerel yönetimlerle işbirliği mekanizmalarını çalıştırmaktan uzak durmaması, barınma ve kentsel dönüşüm sorunları için Belediyelerle ortak projeleri uygulamaktan kaçınmaması gerekmektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/fethi-acikel-zam-sinirinin-kalkmasi-kiralarda-artisa-neden-olacak-fahis-artislari-onleyecek-dengeleme-politikasi-gerekiyor/feed/ 0
Genç Parti: Başıboş köpek sorunu kriz yönetmekten öte kriz büyüten iktidar sorunudur https://www.haber60.com.tr/genc-parti-basibos-kopek-sorunu-kriz-yonetmekten-ote-kriz-buyuten-iktidar-sorunudur/ https://www.haber60.com.tr/genc-parti-basibos-kopek-sorunu-kriz-yonetmekten-ote-kriz-buyuten-iktidar-sorunudur/#respond Tue, 28 May 2024 23:00:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33570 (ANKARA) –  Genç Parti Genel Başkan Vekili Burçin Şahindur, Ankara- Çankaya, İstanbul- Kadıköy gibi bölgelerde sokak köpeklerinin yoğun olmasının nedeninin, yıllarca AKP’li belediye ekiplerinin sistematik bir şekilde bölgelerindeki köpekleri toplayıp “kendinden olmayan” ilçelere salması olduğunu öne sürerek, “Aynı AKP bugün, başıboş köpek sorunundan bahseder, borazanları da bu sorunu yazar-çizer hale gelmiştir. O nedenledir ki; güzel ülkemizde başıboş köpek sorunundan önce, kriz yönetmekten öte kriz büyüten iktidar sorunu vardır. Genç Parti olarak, birlikte yaşamı savunuyoruz” dedi.

Şahindur, “Cinayeti değil, yaşamı savunuyoruz” başlığını taşıyan açıklamasında, AKP’nin sokak hayvanları krizini yıllar içinde bilinçli olarak büyüttüğünü vurgulayarak, bu krizin baş sorumlusunun yine 22 yıllık AKP iktidarı olduğunun altını çizdi. Şahindur, yaptığı yazılı açıklamada, şu görüşlere yer verdi:

“Gelişmeleri dikkatle izleyen her yurttaşımız, yıllardır süren ve özellikle sokakta yaşayan köpeklere dönük sosyal medya ve basın lincini apaçık görüyor. Daha başlarken söylemek zorundayız ki, bu linç kampanyası özellikle iktidarın borazanları tarafından adım adım, yıllar içinde hazırlık yapılıp örgütlenmiştir. Bu algı yönetimi bilinçli olarak yapılmakta, gerçek sorunlar yakıcı bir şekilde ortada dururken halkımızın algısı başka taraflara çekiştirilmektedir. Bu, saray rejiminin uzun süredir başarıyla işlettiği bir plandır. Bu başarı sayesinde ekonomik yıkımın, hayat pahalılığının, üretim kıtlığının, güvenlik sorununun, laik Cumhuriyet’e olan tehditlerin, kültürel erozyonun ve daha birçok konunun üzeri iktidar tarafından kolaylıkla örtülmektedir.

“Saray medyası yıllarca üç maymunu oynadı”

Sokak köpeklerinin ‘uyutulma’ adı altında katledilmesini getiren süreç, gökten zembille inmemiştir. Yıllarca AKP’li belediyeler, ilçelerindeki sokak köpeklerine kısırlaştırma gibi hiçbir müdahalede bulunmayıp kontrolsüz üremeye göz yummuş, başa çıkamayınca da ya zehirleyip öldürmüş, ya kamyonlarla toplayıp ormanlık alanlarda katletmiş ya da kendinden olmayan belediyelerin kontrolündeki alanlara salıvermiştir. Üçü de birbirinden feci sonuçları olan bu formülleri AKP’li belediyeler uygularken, saray medyası üç maymunu oynamıştır. Aynı AKP bugün, başıboş köpek sorunundan bahseder, borazanları da bu sorunu yazar-çizer hale gelmiştir. O nedenledir ki; güzel ülkemizde başıboş köpek sorunundan önce, kriz yönetmekten öte kriz büyüten iktidar sorunu vardır.

“Masumların sesi olmak zorundayız”

Biz bu algıcıları iyi biliyoruz, onları her toplumsal krizde aynı taktikleri kullanmalarından tanıyoruz. Dostlar, bu oyunu görün, tepkinizi ona göre verin. Sevgili yurttaşlar, bilinçli bir şekilde kontrolden çıkarılıp kriz haline getirilen konularda önce masumlardan değil, sorumlulardan hesap sorun. Genç Parti olarak, birlikte yaşamı savunuyoruz. 22 yıl boyunca AKP, sadece sokak köpekleri konusunda değil, birlikte yaşamı içeren hiçbir konuda hiçbir adım atmadı. Doğaya saygı duymayan, tarihe saygı duymayan, insana saygı duymayan bu iktidardan, sokaktaki canlarımıza saygı duymalarını bekleyemeyiz. O yüzden her başlıkta olduğu gibi, bu konuda da mücadele etmek, masumların sesi olmak zorundayız. Bu noktada yapılacaklar listesi, taleplerimiz bellidir.

“İktidar bugün örgütlü şiddeti kutsuyor”

İktidar bugün şiddeti, örgütlü şiddeti kutsuyor. Genç Parti olarak çağrımız, bunun karşısında durmamızdır. Kolayca sarmala dönecek bu şiddet furyasının yaratacağı iklim, hepimize zarar vermeye gücü yeten bir canavara dönüşebilir. Yurttaşımızın da, sokaktaki canlarımızın da hayatını kurtaraca, güvenliğini sağlayacak olan yöntemler bellidir. Katliam bir çözüm değil, beceriksizliğin üstünü örtmektir. AKP iktidarı da yıllarca öteleyerek, görmezden gelerek büyüttüğü krizle yüzleşmek yerine kolay ve yanlış olanda ısrar etmektedir. Gelin iktidara bu fırsatı vermeyelim, birlikte yaşamı savunalım. Acısı on yıllarca sürecek, çocuklarımıza sirayet edecek bir utancı ülkemize yaşatmayalım.”

Şahindur, bu konuda yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“Sokak hayvanlarını öldürmek bir yöntem değildir, acil kısırlaştırma seferberliği yürürlüğe sokulmalıdır.

Bu seferberlikte bağımsız dernekler ve kurumlar görev almalı, mutlaka gözetmenlik yapmalıdır.

Popülasyonu kontrol altına almadan katliam yapıp yüzbinlerce canı öldürmek bir çözüm değildir, ölüm sırası gelmemiş olan canlar bir yanda üremeye devam edecektir.

Muhalefetin belediyeleri dahil, hiçbir belediye veterinerlik hizmetlerine yeterince kaynak ayırmıyor. Ortalama bir belediyedeki ilgili veterinerlik hizmetleri müdürlüğü, alakasız bir broşürden onbinlerce bastıracağına aynı harcamayla binlerce hayvanı kısırlaştırabilir. Herkes sorumluluğunu merkeze alarak davranmalı, kamu kaynaklarını doğru kullanmalıdır.

Kısırlaştırması-aşılaması yapılan hayvanlar, alındıkları yere bırakılmalı, saldırganlık emareleri gösterenler ise rehabilite edilebilecekleri merkezlere alınmalıdır.

Bin 394 belediyeden bin 100’ünde bakımevi bulunmamaktadır. Yandaşın zengin edildiği bir ihale eksilse, bu belediyelerin hepsinde bakımevi kurulur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/genc-parti-basibos-kopek-sorunu-kriz-yonetmekten-ote-kriz-buyuten-iktidar-sorunudur/feed/ 0
Bakan Fidan, Batılı devletlere tarihi uyarı: Filistinlilerin hak ettiği devlet verilmezse krizler devam edecek https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-batili-devletlere-tarihi-uyari-filistinlilerin-hak-ettigi-devlet-verilmezse-krizler-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-batili-devletlere-tarihi-uyari-filistinlilerin-hak-ettigi-devlet-verilmezse-krizler-devam-edecek/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:55:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28468 Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri bugün İstanbul’a geldi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. İki bakan baş başa görüşmeleri sonrası kameralar karşına geçti ve gündeme dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“KRİZLER ARTARAK DEVAM EDECEKTİR”

Görüşmede Gazze konusunun ele alındığını vurgulayan Bakan Fidan, “Gazze’de krizin başından beri ortak hareket ettik .Gazze’de yapılması gerekenlerin altını çizdik .Yardımların Refah sınır kapısından ulaşması için gece gündüz yoğun çalışıyoruz. Önceliğimiz İsrail işgalinin sona ermesi ve iki devletli çözüm formülünün hayata geçmesi olmalıdır. Dün Yemen’den yapılan saldırılar, bugün İran-İsrail gerilimi, bunların hepsi olmaya devam edecektir. Biz Türkiye olarak başından beri aynı şeyi söyledik. Filistinlilerin hak ettiği devlet, bağımsızlık ve egemenlik verilmezse bu krizler artarak devam edecektir” şeklinde konuştu.

“BATI HAKSIZLIĞA SES ÇIKARMALI”

Açıklamasının devamında “Baskıyı artırmamız gerekiyor. Bölge ülkeleri olarak, İslam ülkeleri olarak, Afrika ve Batı ülkeleri olarak, herkes bir araya gelerek sesimizi yükseltmemiz gerekiyor” diyen Bakan Fidan, “Filistin konusundaki her şey küresel fay hatlarını tetikliyor. Burada olan her şey Batı’yı da etkiler. Bu artık ezilenlerle ezenler arasındaki bir savaş olmaya başladı. Batı haksızlığa ses çıkarmalı” şeklinde konuştu.

Bakan Fidan’ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları;

“Mısır ve Türkiye’nin işbirliği halklarımızın ve bölgemizin fevkalade yararınadır. Mısır’la tekrar 15 milyar dolarlık ticaret hedefimize ulaşmak istiyoruz. Libya’da, Mısır ve Türkiye olarak, Libya’nın bütünlüğüne nasıl katkıda bulunabiliriz, bunları istişare etme fırsatımız oldu. Somali ve Etiyopya arasında başlayan yeni sorun alanını da görüştük. Somali’nin toprak bütünlüğüne olan bağlılığımızı tekrar ettik. Mısır ve Türkiye, Akdeniz’in iki ucunda önemli iki kardeş ülke. Çok büyük iş birliği potansiyelimiz var. Görüşmemizde Gazze’de yapılması gerekenlerin altını çizdik. Yardımların Refah sınır kapısına ulaşması için yoğun çalışıyoruz. Gazze krizi çözülmezse böyle krizler artarak devam eder. İsrail’in Filistin topraklarını işgali Batı’nın Ortadoğu’daki istikrarsızlık probleminin başlıca nedenlerinden biridir.

“YÜKSELEN TANSİYON NEDENİYLE ENDİŞE DUYUYORUZ”

Türkiye ile ilişkilerimizi yüksek düzeylere çıkarmak için çalışıyoruz. Bölgede güvenlik ve istikrar için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İran-İsrail gerilimi ile ilgili olarak, bu savaşın bu çatışmaların bu gerginliğin yayılma ihtimali var. Bütün araçlarla gerilimin büyümemesi için çalışıyoruz. Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı var. Sorunun çözülmemesi halinde Ortadoğu’daki krizleri bitmeyecek. İsrail’in engellemesi nedeniyle Refah sınır kapısından Gazze Şeridi’ne gerekli yardımlar gönderilemiyor. Gazze’de acil bir ateşkes olması şart. Yükselen tansiyon nedeniyle endişe duyuyoruz. İsrail ve İran’a itidal çağrısında bulunuyoruz. Diyalog ile tüm sorunlar çözülebilir.

“BU ARTIK EZİLENLERLE EZENLERİN SAVAŞI OLMAYA BAŞLADI”

Ortadoğu’daki karışıklığın asıl sebebi İsrail’in Filistin topraklarını işgal etmesi ve Batının buna göz yumması. Kriz küresel fay hatlarını tetikledi. Kızıldeniz’de ticari gemilerin hedef alındığı saldırıların global piyasalara etkisi buna örnek. Baskıyı artırmamız gerekiyor. Bölge ülkeleri olarak, İslam ülkeleri olarak, Afrika ve Batı ülkeleri olarak, herkes bir araya gelerek sesimizi yükseltmemiz gerekiyor Öncelik, Gazze’de işgalin bitirilmesi. Bu artık ezilenlerle ezenlerin savaşı olmaya başladı. Devletimiz Gazze ile ilgili çabadan bir saniye bile vazgeçmedi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-fidan-batili-devletlere-tarihi-uyari-filistinlilerin-hak-ettigi-devlet-verilmezse-krizler-devam-edecek/feed/ 0
Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerjinin-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerjinin-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:00:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26339 Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketlerinden Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde 2023 yılının sınırları zorlayan önemli ve kritik olayları, finansal sonuçları, şirket strateji ve operasyonları öne çıktı.

‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla hareket eden Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı 4 Nisan tarihinde Sabancı Center’da; Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu, üst düzey yöneticiler ve yatırımcıların katılımı ile gerçekleştirildi. Deprem felaketleri başta olmak üzere global ölçekte makroekonomik ve politik belirsizliklerin getirdiği sorunlar, tüm dünya için iklim krizinin etkileri ve bölgesel savaşlar gibi çeşitli faktörlerin ekonomik ve sosyal yapıda derin etkiler oluşturduğunun altının çizildiği toplantıda, şirketin 2023 yılına ait finansal, stratejik ve operasyonel faaliyet sonuçları yatırımcılar ile paylaşıldı.

Türkiye ve Dünya gündeminde önemli bir oyuncu

Kriz anlarında bile operasyonel mükemmeliyeti sürdürmek için etkin bir şekilde çalışan ve krizlere hazır ekipleri ile esnek bir yapıya da sahip olan Enerjisa Enerji, değişen piyasa koşullarına hızlı bir şekilde uyum sağlayarak uzun vadeli başarısını güvence altına alıyor. Enerjisa Enerji’nin kararlılığı ve sağlam temelleri, Türkiye ve dünya gündeminde onu önemli bir oyuncu haline getirirken, sağlam temelleri ve etkili stratejileri sayesinde krizler karşısında sergilediği istikrarlı performans da dikkat çekiyor.

Enerji tedarikini kesintisiz bir şekilde sağlamak için sürdürdüğü çalışmaları ve deprem bölgesinde acil müdahale çalışmaları ile gündeme gelen şirket, bölgenin yeniden yapılanma sürecine destek olmak amacıyla depremzedelere yönelik uzun vadeli projeler ve programlar geliştiriyor.

Yaşanan felaketler karşısında dahi şirketin güçlü finansal yapısı ve dayanıklılığı, krizler karşısında gösterdiği kararlılık, yatırımcılar tarafında da ilgi uyandırıyor.

Enerjisa Enerji, gönüllerden pay aldı

Yapılan açıklamaya göre Enerjisa Enerji, 2023 yılında Türkiye ve dünya gündemini etkileyen krizlere rağmen hem finansal olarak hem de toplumsal sorumluluk anlamında da bu zorluklar karşısında ayakta kalmayı başaran ve ‘gönüllerden pay alan’ bir şirket olarak öne çıkıyor. Şirketin sürdürülebilir büyüme stratejileri ve etkili risk yönetimi, finansal stabilitenin korunmasına katkıda bulunarak ekonomik dalgalanmaların etkilerini en aza indirirken, yatırımcılarına güven veriyor.

“2023 yılında söz verdiğimizin ötesinde yatırımlar gerçekleştirerek daha iyi bir gelecek için çalıştık”

Yatırımcıların ve çalışanların zor zamanlarda gösterdiği dayanışma ve desteğin, şirketin güçlü kalarak yatırımlarına devam etmesini sağladığının altını çizen Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler, “Şirket olarak saha çalışmalarımızı odağımıza insanımızı alarak her gün aynı ciddiyetle gerçekleştiriyoruz. Deprem felaketleri sonrasında verdiğimiz mücadelede sahadaki arkadaşlarını bir an olsun yalnız bırakmayan, yaşanan tüm krizlere rağmen şirketimizin benzersiz ve güçlü bir şirket olduğunu tekrar paydaşlarımıza kanıtlamış tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Dağıtım sektöründeki faaliyetlerimize ek olarak, müşteri odaklı çözümlerimiz ve Eşarj gibi yeni nesil projelere olan yatırımlarımızı söz verdiğimizin ötesinde gerçekleştirdik. Bölgenin ve Türkiye’nin Enerjisi olarak deprem sonrası büyük ölçekli altyapı yıkımlarını onarmak ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli ve hızla artan bir yatırım hamlesi başlattık. 2023 yılı boyunca geçen yıla kıyasla yaklaşık üç kat daha fazla olan 15.7 milyar TL’lik bir yatırım gerçekleştirdik.

Finansal hedeflerimize ulaşırken topluma değer katmayı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi de ihmal etmedik. Finansal gücümüzü Türkiye’nin ekonomik verimliliğine katkı sağlayacak yeni bir strateji ile pekiştirdik ve 2023 Temmuz ayında ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzu kamuoyu ile paylaştık. Şirketimizin yolculuğunda kilometre taşlarından biri olan bu proje için kurulan; kamu, akademi, iş dünyası, sivil toplum ve sanat dünyasını bir araya getirdiğimiz ‘Daha İyi Bir Gelecek Platformu’nun ilk çıktısı da deprem bölgesinde uygulanan Bölgesel Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Merkezi oldu. Merkezin ilk özel sektör paydaşı olarak deprem bölgesindeki küçük işletmecilere tekrar ekonomiye dönebilmeleri adına maddi destek sağladık.

Bu bağlamda, siz değerli yatırımcılarımızın önüne sadece finansal sonuçlarımızla değil, aynı zamanda ‘İyi ki Enerjisa var!’ dedirten bir şirket olarak da çıkabilmenin gururunu yaşıyorum. Geleceğe bakarken, bu birlik ve dayanışma ruhuyla daha da güçlenerek yolculuğumuza devam edeceğimize içtenlikle inanıyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/enerjisa-enerjinin-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Avrupa İnsani Forumu’nda Küresel İnsani Yardım Aktörleri Siyasi İrade Çağrısı Yaptı https://www.haber60.com.tr/avrupa-insani-forumunda-kuresel-insani-yardim-aktorleri-siyasi-irade-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-insani-forumunda-kuresel-insani-yardim-aktorleri-siyasi-irade-cagrisi-yapti/#respond Mon, 18 Mar 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20465 Avrupa Birliği’nin (AB) Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlediği “Avrupa İnsani Forumu”nda küresel insani yardım aktörleri, Gazze’den Myanmar’a insani krizlerin çözümü için siyasi irade gerektiğini belirterek, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi çağrısı yaptı.

AB Komisyonu ve AB Dönem Başkanı Belçika’nın ev sahipliğinde 3’üncüsü düzenlenen Avrupa İnsani Forumu başladı.

AB Komisyonunun kriz yönetimi ve insani yardımlardan sorumlu üyesi Janez Lenarcic, açılıştaki konuşmasında son bir yıl içinde küresel insani krizin kontrolden çıktığını belirterek, “2023’te Gazze’den Ukrayna’ya, Sudan’a ve ötesine kadar görebileceğimiz gibi, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana en yüksek sayıda aktif çatışmaya tanık olduk.” dedi.

2023’te şimdiye kadarki en kötü iklim kaynaklı felaketlerin de görüldüğüne dikkati çeken Lenarcic, dünya genelinde 300 milyona yakın insanın yardıma muhtaç durumda olduğunu vurguladı.

Lenarcic, “Bu muazzam zorluğun en basit çözümü var. Bu, siyasi iradeye bağlıdır. Durumu düzeltmek ve insani sorumluluklarını yerine getirmek hükümetlerin elindedir.” ifadelerini kullanarak, öncelikli olarak yapılması gerekenin finansmanı artırmak olduğuna işaret etti.

Gazze ve Batı Şeria’daki çocuklar için eylem çağrısı

Belçika Kalkınma İşbirliği Bakanı Caroline Gennez de forumda özellikle “unutulmuş ve yetersiz finanse edilen” krizlere odaklanılacağını belirtti.

Çatışmaların yol açtığı ihtiyaçların, insani bağışların büyük oranda gerisinde kaldığının altını çizen Gennez, “Şimdi harekete geçmeliyiz.” dedi.

Gennez, “Bu sistemi birkaç bağışçının tek başına taşıması mümkün değil. Hepimizin, sivillerin korunmaya ihtiyaç duyduğu her yerde, tüm devletlere, kişilere veya gruplara uluslararası insancıl hukuka tamamen saygı duyması ve uyması çağrısında bulunma sorumluluğumuz var.” diye konuştu.

Gazze’deki duruma değinen Gennez, “İnsani çabaların yanı sıra güçlü siyasi çabalara da ihtiyaç duyulan bu krizi unutamayız. Bu nedenle Gazze ve Batı Şeria’daki çocuklara yönelik eylem çağrısında bulunuyorum. Hepinizi güçlü bir şekilde aramıza katılmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Siyasi irade gerektiği mesajı

Birleşmiş Milletler (BM) Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths de Gazze, Ukrayna, Sudan, Yemen, Kongo ve Myanmar gibi bölgelerde sivillerin ve insani yardım görevlilerinin öldürüldüğüne dikkati çekti.

Griffiths, insani yardıma erişime bir seçenek gibi yaklaşıldığını hatta gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmenin aslında savaş silahı olarak kullanıldığını söyledi.

Bu çatışmalar neticesinde yerinden edilmiş insanların çürümeye yüz tutmuş kamplarda kaldığına sık sık şahit olunduğunu belirten Griffiths, insani yardım sisteminde erişim ve dağıtımın daha etkili hale getirilmesi için değişiklikler gerektiğini anlattı.

Griffiths, hayatı boyunca “dünyanın bu kadar kötü durumda olduğu” bir dönemin daha yaşanmadığını ifade ederek, “Uzun süren karmaşık siyasi krizlerle karşı karşıyayız. Siyasi iradeye ihtiyacımız var. Buna şiddetle ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric Egger de şunları kaydetti:

“Gazze’den Ukrayna’ya, Sudan’a, Yemen’e ve Kongo’ya, ICRC silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasında küresel çapta bir başarısızlığa tanık oluyor. Devletler, bu dayanılmaz acıyı önlemek ve en aza indirmek için uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini acilen yerine getirmelidir. İnsani yardım eylemi, siyasi çözüm eksikliğinin yerini almamalı ve dikkatleri bu çözüm eksikliğinden uzaklaştırmamalı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-insani-forumunda-kuresel-insani-yardim-aktorleri-siyasi-irade-cagrisi-yapti/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda yerel yönetimlerin küresel stratejileri ele alındı https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-yerel-yonetimlerin-kuresel-stratejileri-ele-alindi/ https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-yerel-yonetimlerin-kuresel-stratejileri-ele-alindi/#respond Mon, 04 Mar 2024 00:18:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14747 Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” başlıklı panelde, yerel yönetimlerin küresel stratejileri güçlendirmek için üstlenebilecekleri rol ve yerel diplomasinin özellikle krizler, depremler, çatışma durumları gibi zorluklarla mücadeledeki konumları ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde ikinci gününde devam eden forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Genel Sekreteri Emilia Saiz üstlendi.

Panelde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Uğur İbrahim Altay, ADF’nin Türkiye’nin yükselen marka değerlerinden olduğunu belirterek, “Diplomasinin yerelleşmesi çok önemli ve kıymetli. Bu yüzden UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yerel yöneticilerin söz sahibi olmasının, yerel gündemin küresele taşınması açısından önem taşıdığını vurgulayan Altay, yerel yönetim konusunun, ilerleyen yıllarda forumun önemli bir parçası olması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremleri hatırlatan Altay, “dirençli şehirler oluşturmanın” yerel yöneticilerin en önemli gündemi olması gerektiğini kaydederek, “Bu şehirlerde yaşayan insanların bütün sorumluluğunu biz taşıyoruz. Bu yüzden her türlü afete karşı öncelikle şehirlerimizi dirençli hale getirmeliyiz.” dedi.

Dirençli şehirler konusunun, afet öncesi ve afet sonrası olarak iki bağlamda ele alınması gerektiğine dikkati çeken Altay, “Afet öncesi yapılması gerekenler, her şehrin kendine göre risk haritalarını oluşturarak, en sorunlu alanlardan başlayarak çözümler üretmemiz gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Şehirlerin afetlere hazır olması için ulaşılması gereken şeyin finans kaynağı olduğunu söyleyen Altay, “Hepimizin yapması gereken şey, şehirlerin bu finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler ve yollar bulmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Afet sırasında dünyada yaşanan dayanışmanın önemine değinen Altay, “Türkiye’de yaşanan depremde dünyanın birçok ülkesinden ve birçok şehirden arama kurtarma başta olmak üzere çok sayıda yardım aldık. Bir problem yaşadığınızda dostlarınızı yanınızda hissetmek çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Yerel yöneticilerin dünyada oluşan krizlerin karar vericileri olmadığına ancak bu durumların sonuçlarının şehirlerde yaşayan insanları doğrudan etkilediğine dikkati çeken Altay, “İklim değişikliğinden sonra bazı ada şehirlerin tamamen yok olması gündemde ancak o şehirlerde yaşayan insanların iklim değişikliğine neredeyse hiçbir etkileri yok. Ancak bunun sonucundan acımasız bir şekilde zarar görüyorlar.” değerlendirmesini yaptı.

Altay, bu nedenle yerel yönetimlerin diplomaside yer almasının çok önemli olduğunu söyledi.

Johannesburg Büyükşehir Belediye Başkanı Kabelo Gwamanda ise kardeş belediyeciliğin, başka kentlerle kardeşlik ilişkisi kurma ve dayanışmayı gösterme yoluyla Johannesburg tarafından teşvik edildiğini söyledi.

Gwamanda, “Her ne kadar dış ilişkiler ulusal hükümetin yetkisinde de olsa, yerel yönetimlerin, farklı ülkelerden gelen yerel halkın bir koruyucusu olarak, ortaya çıkabilecek herhangi bir trajedi durumunda, bu kişilerin ülkeleriyle sağlıklı bir iletişim hattına sahip olması çok önemlidir.” dedi.

Bu bağlamda farklı şehirlerle “kardeşlik” ilişkisi kurulmasının Johannesburg için çok önemli olduğunu vurgulayan Gwamanda, bu doğrultuda çabalarının olduğunu belirtti.

“Medeni bir şekilde direnmeye devam ediyoruz”

Filistin’de adalet için hayatını kaybedenler anısına konuşmasına 10 saniyelik sessizlikle başlayan Ramallah Belediye Başkanı Issa Kassis de “Ramallah, bir belediye ve UCLG’nin bir parçası olarak tüm zorlukları aşmayı ve Filistinlilerin neler yapabileceğini dünyaya göstermeyi başarıyor.” ifadelerini kullandı.

Kassis, “Medeni bir şekilde direnmeye devam ediyoruz. Adalet, umut ve barışa inanıyoruz. Yerel yönetim olarak yapmaya çalıştığımız şey bu.” dedi.

Yaklaşık 40 “kardeş şehirle” her kıtada varlık gösterdiklerinin altını çizen Kassis, Türkiye’de olmaktan onur duyduklarını belirtti.

Söz konusu ilişkinin belediyeler arasında değil toplumlar arasında olduğuna işaret eden Kassis, şu ifadeleri kullandı:

“İnsanlarla ilişki kuruyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde bize karşı oy kullanan ülkelere karşı, vatandaşların Johannesburg, Barselona, Londra, Washington ve Paris’te sokağa çıkarak ‘Özgür Filistin’ sloganları attıklarını ve adaletsizliğe direnen Amerikalı pilotu gördünüz.”

“Diplomasi kriz zamanlarında kesinlikle kilit öneme sahip”

Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) Genel Sekreteri Fabrizio Rossi, Antalya’nın Avrupa için tanıdık bir şehir olduğundan bahsederek, ADF ile birlikte her sene daha da önemli hale geldiğini belirtti.

Global krizlerin etkilerinin yerel olduğunu söyleyen Rossi, “Etki yerel olduğunda, hiç kimse krizin etkilerini, sonuçlarını ve bölge halkının ihtiyaçlarını belediye başkanından daha iyi bilemez. Bu nedenle belediye başkanlarının krizin ele alınmasında kilit bir rol oynaması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.

CEMR olarak ülkelere verdikleri desteklere değinen Rossi, Ukrayna’daki savaşın başlamasından yaklaşık bir hafta sonra belediyelere destek vermeye başladıklarının altını çizerek, “Başlangıçta gıda dahil çok temel ihtiyaçlar sağlandı ve daha sonra bölgedeki ihtiyaçlar büyüdükçe yardımlar da gelişti.” diye konuştu.

Kısa zamanda böyle bir yardımın yapılabilmesinin sebebinin kriz öncesi kurulan bağlar olduğuna dikkati çeken Rossi, “İnsanların, sınırların ötesinde köprüler kurmak için eşsiz bir kapasitesi var. Bu nedenle diplomasi kriz zamanlarında kesinlikle kilit öneme sahip.” dedi.

“Ülkelerin kalkınması ülkede yaşayan kişilere bağlı”

Güney Afrika Eyalet Yerel Yönetimler Derneği (Salga) Başkanı Bheke Stofile ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasındaki sözlerini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Dün Türkiye Cumhurbaşkanı çok derin bir açıklama yaptı. Umarım toplantıya katılanların çoğu bu açıklamayı anlamıştır. Türkiye Cumhurbaşkanı, dostluk, ilişki, işbirliği ve yardımlaşma niyetiyle elinizi açmanın önemli olduğunu söyledi ve ardından da dünyada insanların işbirliği yapmadan yaşamasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu açıklama, Güney Afrika’daki siyasi sistemimizi tam olarak ifade ediyor.”

Ülkelerin kalkınması ve gelişmesinin o ülkede yaşayan kişilere bağlı olduğunu dile getiren Stofile, “İşte bu nedenle liderler olarak bize hangi fırsat verilirse verilsin, ilk olarak onlara, insanlara saygı duymalı ve nihai hedeflerine ulaşmak için onlarla birlikte çalışmalıyız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-yerel-yonetimlerin-kuresel-stratejileri-ele-alindi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer: İlaç Krizinin Sorumlusu İktidardır https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ilac-krizinin-sorumlusu-iktidardir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ilac-krizinin-sorumlusu-iktidardir/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11408

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak sabit euro kurunun 2024 yılı içerisinde artırılmayacağına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nı değerlendirdi.Taşcıer, “Belirlenen sabit kur ile güncel kurun arasındaki makasın aşırı derecede büyümesi, ilaç firmalarının son derece hayati ilaçları Türkiye’ye göndermemesine neden oluyor. Yıllardır belli dönemlerde doruğa ulaşan ama hiç bitmeyen ilaç bulamama krizinin sebebi işte budur. Bugün ellerinde reçete eczane eczane gezerek ilaçlarını bulmaya çalışan vatandaşlarımız, üzülerek ifade ediyorum bu ilaçlara hiç ulaşamaz hale gelecek. Bunun sorumlusu elbette eczacılar değil, ekonomiyi bu hale getiren, akıl ve bilim dışı politikalarla bile isteye kriz yaratan iktidardır” dedi.

Gamze Taşcıer,  Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan ve beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak sabit euro kurunun 2024 yılı içerisinde artırılmayacağına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Taşcıer, şu görüşleri dile getirdi:

“İKTİDAR VATANDAŞIN DERDİYLE DERTLENMEDİĞİ VE UMURSAMADIĞI İÇİN DUYMAK İSTEMİYOR”

“Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte ilaçlar için belirlenen euro kurunda 2024 yılı boyunca bir güncellemeye gidilmeyeceği ilan edilmiş oldu. İktidarın ülkemizi içerisine sürüklediği ekonomik kriz ve Türk lirasının aralıksız değer kaybı nedeniyle sabit kur belirlemesi Aralık ayında gerçekleştirilmişti ve bir euro değeri yüzde 25 artırılarak 17.54 lira olarak belirlenmişti. Bugün bir euro 33,64 lirayken belirlenen sabit kur bunun ancak yüzde 52’sine denk geliyor. Halbuki daha Aralık ayında belirlendiğinde bu oran yüzde 55’ti. 2024 yılı boyunca hiç artırmayacağız diye karar açıklamak demek, enflasyonun dolu dizgin arttığı, Türk lirasındaki değer kaybının durmadığı bir ortamda yıl içerisinde bu oranın çok daha düşmesi anlamına geliyor. Bu oranın aşırı düzeyde farklılaşmasındaki sorunu ise yıllardır anlatıyoruz ancak iktidar vatandaşın derdiyle dertlenmediği ve umursamadığı için duymak istemiyor.

“BUGÜNLERİ BİLE ARAYACAK HALE GELECEĞİMİZİ GÖRMÜŞ OLUYORUZ”

Belirlenen sabit kur ile güncel kurun arasındaki makasın aşırı derecede büyümesi, ilaç firmalarının son derece hayati ilaçları Türkiye’ye göndermemesine neden oluyor. Yıllardır belli dönemlerde doruğa ulaşan ama hiç bitmeyen ilaç bulamama krizinin sebebi işte budur.

Seçimden sonra maalesef bu iktidarın olağanüstü boyutlarda bir yoksullaşma yaratacağını, israf düzenini bitirmek yerine vatandaşın zaten sıkılı kemerini daha da sıkacağını, enflasyonun düşmeyip artışına devam edeceğini söylüyorduk. İktidarın bu kararıyla birlikte, ilaç ve dolayısıyla da halk sağlığı anlamında da derin bir krize doğru ilerlediğimizi, bugünleri bile arayacak hale geleceğimizi görmüş oluyoruz.

“PİYASADA İLAÇ BULUNAMIYOR. BUNUN SEBEBİ İKTİDARIN KENDİSİ”

Bugün ellerinde reçete eczane eczane gezerek ilaçlarını bulmaya çalışan vatandaşlarımız, üzülerek ifade ediyorum bu ilaçlara hiç ulaşamaz hale gelecek. Bunun sorumlusu elbette eczacılar değil, ekonomiyi bu hale getiren, akıl ve bilim dışı politikalarla bile isteye kriz yaratan iktidardır.

Daha geçtiğimiz gün Meclis’ten geçirdikleri kanunla, ilaçlar için ruhsatlandırma sürecini ‘hızlandırma’ adı altında vatandaşı denek olarak kullanacaklarını ilan ettiler. Bundan böyle ilaçlar piyasaya çıkmadan önce değil, çıktıktan sonra gerekli incelemelere tabi tutulacak. Bu süreçte olası sağlık riskleri olması ihtimali ise göz ardı ediliyor. Yani vatandaşın sağlığı ikinci plana atılıyor. Sonuç olarak, ortada yaratılan bir kriz hali var. Piyasada ilaç bulunamıyor. Bunun sebebi iktidarın ta kendisi. Yarattıkları soruna çare için getirdikleri düzenleme ise başka bir krize yol açacak. Dolayısıyla bir kriz döngüsünün içerisinde ülkece kalmış durumdayız. Her attıkları adımla sorunları daha da büyüten bu aklın yönetimi sürdükçe gerçek çözümlere ulaşmak da mümkün değil. Bu iktidarın değişimi hem vatandaşın cebi için, hem de halk sağlığı için bir zorunluluktur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-ilac-krizinin-sorumlusu-iktidardir/feed/ 0