TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler içeren Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler tamamlanarak kabul edildi.
Teklifin tümü üzerinde söz alan milletvekilleri, düzenlemenin geciktiğini dile getirdi. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, kanun teklifini olumlu karşıladıklarını ancak gecikmiş bir düzenleme olduğunu belirterek, diğer yabancı ülkelerdeki gibi Blockchain Strateji Belgesi’nin hazırlanması gerektiğini söyledi.
Türeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na “Bu alanın vergilendirilmesi konusunda bakanlığın düşüncesi nedir?”, Merkez Bankası’na “Kripto parayı ödemelerde kullanacak mıyız?”, MASAK’a ise “Şu ana kadar şüpheli işlem bildirimi sonucunda ilave bir işlem yapıldı mı” sorularını yöneltti.
DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, “Şimdi, bu gri listeye alınma meselesini de hatırlatmak istiyorum, Sayın Muş da yanlış hatırlamıyorsam o sıralarda bizimle beraberdi. Lütfi Elvan bir gün alelacele Meclis’e geldi, yıl sonuna geliyoruz yani ‘Çok önemli bir yasa
çıkarmamız lazım.’ Nereye? FATF için filan sunum yaptı, teşekkür ettik. Alelacele o yasayı çıkardık fakat ne oldu? Aradan birkaç ay geçti, FATF Başkanı bir mektup gönderdi ve dedi ki, ‘Siz bizim istediklerimizi yapmadınız ki eksik bıraktınız, başka şeyler yaptınız’. Dolayısıyla Türkiye bu şekilde gri listeye girdi, bunu unutmayalım. Yani bu iktidarın yaptığı yanlışlar yüzünden gri listeye girildi, şimdi tabi çıkılması gerekiyor. Dolayısıyla eksik neyse yapılmalı, buna bir itiraz yok ama hani bu duruma neden gelindiğini de mutlaka düşünmemiz gerekiyor… IŞİD gibi bağlantılı örgütlerle para transferleriyle bağlantılı olduğu için gri listeden çıkarıldı. Devlet kurumları da biliyor bunu. 6,5 yıl neden engellenmedi bu.”
“Bir bitcoin’in üretim maliyeti 20 bin dolar”
İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “Hiç bir yerde değinilmedi, ben sizlerin dikkatini biraz bana çekmek için bir soru sormak istiyorum. Biz sanki bir kripto varlığın üretilmesini bedava görüyoruz. Mesela, ben size sorayım, bir bitcoini üretmek ne kadar acaba biliyor musunuz? Bir bitcoinin üretim maliyetini biliyor musunuz? 20 bin dolar. Daha ucuz kripto varlıklar var, daha pahalıları var, var güvenirliğine göre. Dolayısıyla, bir kripto varlığı Türkiye’de ürettiğimiz zaman 20 bin dolarlık bir elektrik maliyetine katlanıyoruz biz. Peki, bunu ürettikten sonra, bu maliyete katlandıktan sonra ülke olarak bunu üreten kişi bu kripto varlığı 50 -60 bin dolara satabiliyor. Öyle değil mi? Belki ileride daha da fazlaya satacak. O yüzden burada iki tane problem var. Biz gerçekten bu kripto varlık piyasasının ileride genişlemesini istiyorsak ilk önce bu üretmeye yasal bir mevzuat getirmemiz lazım” dedi.
“Kripto varlık sisteminin 3 tane firma kontrol ediyor”
Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Selim Temurci, “Etki analizinde platform isimleri verilmiş. 10 platform var ve burada 7 milyar dolar işlem hacmi olan bu kripto varlık sisteminin 3 tane firma neredeyse yüzde 98’ini kontrol ediyor yani burada çok ciddi bir oligopol piyasa var” diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Maalesef, artık öyle bir düzen yaratıldı ki muhafazakar, inançlı, genç düzen yaratılmaya çalışılırken kısa yoldan zenginleşmeye çalışan, koko partilerine katılan, 20 yaşında, 25 yaşında lüks araçlara binen, lüks saat takan, böyle yani geliriyle ters orantılı zenginleşen bir gençlikle ve kirli bir gençlikle maalesef karşı karşıyayız. Kimse memur olmak istemiyor, kimse esnaf olmak istemiyor, insanlar kısa yoldan zenginleşmeye çalışıyor. Yani, mutlaka bunların da araştırılması lazım.
“Çeşitli suç örgütlerinin kripto bağış topladığı da ortada”
SPK’deki arkadaşlar da, buradaki arkadaşlar da daha iyi bilir, bu konuda IŞİD’in, El Kaide’nin, çeşitli suç örgütlerinin kripto bağış topladığı da ortada. İnşallah o da Türkiye’de çıkmaz. Bunların sıkıca takip edilmesi lazım” diye konuştu.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Türkiye’nin gri listeden çıkmasına ilişkin “Biz FATF’a 1991 tarihin de üye olmuşuz. FATF, üye ve olmayan ülkelerin kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda gerekli önlemleri alıp almadıklarını değerlendirmeye tabi tutan bir kuruluş. Şimdi, bu yasa getirildiğinde de Sayın Bakan’ın da açıklaması var işte, bu gri listeden çıkma meselesi… Tabi, bunun sadece bu kripto para yasasıyla mı sağlanacağı meselesinde buna dair 40 tane tavsiye olduğu söyleniyor ve standart belirlenmiş ve bu standartlar esas alınarak aslında süreç işletilmiş, sanırım son aşaması da bu kripto para piyasasına getirilen düzenleme olacak” dedi.
“FATF, El Kaide, IŞİD gibi terörist grupların edindikleri fonları konusunda Türkiye’yi eleştiriyor”
Bozdağ, FATF’ın “El Kaide, IŞİD gibi terörist gruplar ve diğer kara para aklayıcıların yasa dışı olarak edindikleri fonları Türk emlak piyasasına aktarmaları, orada aklanan parayı ise emlak sektöründen başka sektörlere entegre etmeleri” konusunda Türkiye’yi eleştirdiğini belirtti.
“Yasayı takip eden süreçte tabii ki peyder pey yeni düzenlemeler gelecektir”
Milletvekillerinin konuşmalarının ardından soru- yanıt bölümüne geçildi. AKP Ankara Milletvekili Ömer İleri, sorulara şu yanıtları verdi:
“Blok zincir çok önemli. Blok zincir sadece bir veri depolama teknolojisi olmakla kalmayacak gibi gözüküyor… Türkiye olarak yakinen takip etmekle kalmayıp liderlik rollerini almamız gereken bir alandır diye düşünüyoruz. Her şeyden önce bu yasa teklifi, blok zinciri teknolojileriyle dolaylı olarak ilgili ama doğrudan Türkiye’de blok zinciri teknolojilerini şekillendirecek bir yasa teklifi değil. Bu yasa teklifi kripto evreni tümüyle regüle edecek bir yasa teklifi değil, kapsamı da öyle konulmuyor zaten. Bu yasa bir başlangıçta biri caizse ve bu yasayı takip eden süreçte tabii ki peyderpey yeni düzenlemeler gelecektir. “
“Vergiyle ilgili gelişmeler ilerleyen süreçlerde gündeme gelecektir”
Vergi, malumunuz, bu teklifin bir konusu değil yani teknik olarak bu durum böyle. Vergiyle ilgili ilerleyen süreçlerdeki gelişmeler zaten gündeme gelecektir ama Türkiye’nin bu anlamda ‘Vergi cenneti olacağız’ söylemi de tam olarak doğru değil. Çünkü yabancı ülke vatandaşları da biliyorsunuz, kendi ülkelerinde vergi uygulamalarına tabiler ve Türkiye’de alacakları kazançlar da buralara tabi olacak.”
Teklifle getirilen düzenlemeler şöyle:
“Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapan teklifle, kripto varlık hizmet sağlayıcılar, kripto varlık platformlarının faaliyetleri, kripto varlıkların saklanması, Türkiye’de yerleşik kişilerin kripto varlık platformları nezdinde yapabileceği kripto varlık alım satım ve transfer işlemleri düzenleniyor.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluşu ve faaliyet gösterebilmeleri Sermaye Piyasası Kurulunun iznine tabi tutuluyor.
İzinsiz faaliyette bulunanlara hapis cezası getiriliyor.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının faaliyetleri sırasında uymaları gereken ilke ve esasların çıkarılacak ikincil düzenlemelerle Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenmesi öngörülüyor.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıların denetiminin başta TÜBİTAK olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarından teknik destek alınarak SPK tarafından yapılması esası getiriliyor.
Kripto hizmet sağlayıcıları hukuka aykırı faaliyetleri, bilgi güvenliği ihlali gibi durumlardan sorumlu tutuluyor. Bu tür durumlardan yönetim kurulu üyelerinin de sorumlu tutulması ve zimmet hükümlerine tabi olmaları öngörülüyor.
Mevcut kripto varlık hizmet sağlayıcılarının, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde SPK’ya başvurarak faaliyet izni almaları öngörülüyor.
Yurt dışındaki kripto firmalarına, 3 ay içinde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini bitirmezlerse, ‘izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti’ kapsamına alınmaları esası getiriliyor.
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde, kripto hizmeti veren ATM’lerin kapatılması öngörülüyor.
Teklifin en olumsuz yanı ise Sermaye Piyasası Kurulu’na da mahkeme kararı olmadan doğrudan internetten ‘içeriğin kaldırılması ve erişim engeli getirilmesi’ yetkisi verilmesi oluşturuyor.
SPK şimdiye kadar sadece internetten izinsiz sermaye piyasası aracılığı faaliyeti yapılması halinde yurt içindeyse mahkemeye başvurarak erişimin engellenmesi kararı aldırıyordu. Yurt dışından internet aracılığıyla yapılan izinsiz faaliyetlerle ilgili erişimin engellenmesini de BTK’dan istiyordu.
Getirilen düzenlemeyle, SPK’ya hem izinsiz sermaye piyasası faaliyeti hem de piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı nedenleriyle doğrudan içeriğin kaldırılması ve erişim engeli kararı alma yetkisi getiriliyor.”
]]>
Kripto varlıklara ilişkin kanun teklifiyle ilgili merak edilenler ve cevapları…
KRİPTO VARLIKLARLA İLGİLİ YASAL ALTYAPI HANGİ KANUNDA OLUŞTURULACAK?
Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler Sermaye Piyasası Kanunu’nda yer alacak. Teklifle, bu kanuna kripto varlıklara ilişkin tanımlar eklenecek.
Kanun teklifi, bugün görüşüldü. Komisyon sürecinin ardından teklif, TBMM Genel Kurulu’nda ele alınacak. Genel Kurul’da kabul edilmesi halinde teklif kanunlaşacak ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILAR NASIL FAALİYET GÖSTERECEK?
Kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin alınması zorunlu olacak. Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcıların kuruluşlarına, faaliyete başlamalarına SPK tarafından izin verilebilmesi için bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları konularında TÜBİTAK’ın belirleyeceği kriterlere uygunluk aranacak. Kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yapılmasına ilişkin usul ve esaslar da SPK tarafından belirlenecek.
FİYATLAR NASIL OLACAK?
Platformlarda fiyatlar serbestçe oluşacak. Platformlar işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması, piyasa bozucu nitelikte eylem ve işlemlerin tespit edilmesi, önlenmesi ve tekrarlanmaması amacıyla emir ve işlem esaslarını belirleyecek, bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kuracak ve her türlü önleyici tedbirleri alacak.
CÜZDAN VE FONLARA İLİŞKİN KAYITLARDA HANGİ ESASLAR ARANACAK?
Müşterilerin kripto varlık transferlerinin gerçekleştirildiği cüzdanlara ve fon transferlerinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtlar kripto varlık hizmet sağlayıcılar tarafından güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulacak. Tüm işlem kayıtlarının bütünlüğü, doğruluğu ve gizliliği sağlanacak. Müşterilerin kripto varlık transfer işlemlerinde, SPK ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemelere uyulacak.
MÜŞTERİLERİN KRİPTO VARLIKLARI VE NAKİTLERLE İLGİLİ DÜZENLEMELER NELER OLACAK?
Platformların müşterilerine ait kripto varlıkları, müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurulması esas olacak. Müşterilerin kendi cüzdanlarında bulundurmayı tercih etmedikleri kripto varlıklara ilişkin saklama hizmetinin, Kurul tarafından yapılacak düzenleme uyarınca yetkilendirilmiş ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından uygun görülen bankalarca veya Kurulca kripto varlık saklama hizmeti sunma konusunda yetkilendirilmiş kuruluşlarca sunulması ve müşterilere ait nakitlerin bankalarda tutulması zorunlu olacak.
YÜKÜMLÜKLERİN YERİNE GETİRİLEMEMESİNDEN KİM SORUMLU OLACAK?
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı faaliyetleri ile nakit ödeme veya kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getirememesinden kaynaklanan zararlardan kripto varlık hizmet sağlayıcıları sorumlu olacak. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, bilişim sistemlerinin işletilmesi, her türlü siber saldırı, bilgi güvenliği ihlalleri gibi fiillerden veya personelin her türlü davranışından kaynaklanan kripto varlık kayıplarından Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında sorumlu olacak.
KRİPTO VARLIKLARA EL KONULABİLECEK Mİ?
Müşterilerin nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması halinde, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilecek.
İZİNSİZ KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILIĞI FAALİYETİNDE HANGİ CEZALAR VERİLECEK?
İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak. Kripto varlık hizmet sağlayıcı görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıkları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren kripto varlık hizmet sağlayıcı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, 8 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaklar; kripto varlık hizmet sağlayıcının zararını tazmin edecekler.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde faile 14 yıldan 20 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak, adli para cezasının miktarı kripto varlık hizmet sağlayıcının ve müşterilerinin uğradığı zararın 3 katından az olamayacak.
KRİPTO VARLIK PLATFORMLARINDAN VERGİ YA DA HİZMET BEDELİ ALINACAK MI?
Düzenlemeyle vergilendirme getirilmiyor. Her yıl hizmet bedeli olarak platformların bir önceki yılki faiz gelirleri hariç tüm gelirlerinin yüzde biri SPK, yüzde biri de TÜBİTAK bütçesine ilgili yılın mayıs ayı sonuna kadar ödenip gelir kaydedilecek.
KRİPTO VARLIK HİZMET SAĞLAYICILAR NELER YAPACAK, HANGİ İŞLEMLER UYGULAMAYA ALINACAK?
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütenler, yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, Kurulca belirlenecek belgelerle Kurula başvuruda bulunarak, ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarına veya müşteri hak ve menfaatlerini zarara uğratmadan üç ay içerisinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmak zorunda olacak. Kanunun yürürlüğü sonrasında faaliyete başlamak isteyenler, faaliyetlerine başlamadan önce Kurula başvuruda bulunarak ikincil düzenlemelerde öngörülecek şartları sağlayarak faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacaklarını beyan edecek.
Tasfiyeye gitmeyi tercih eden ya da belirlenen süre içerisinde Kurula başvuru yapmayan kuruluşlarda hesapları bulunan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi izinsiz hizmet sağlayıcılığı faaliyeti suçunu oluşturacak. Yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılar, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandıracak.
Müşterilerin kripto varlıkları nakde veya nakdi kripto varlığa çevirebilmelerine ve kripto varlıkların transferinin gerçekleştirilmesine imkan veren Türkiye’de yerleşik ATM ve benzeri elektronik işlem cihazlarının faaliyetleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandırılacak; faaliyetini sonlandırmayan ATM’ler mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuatta belirlenen yetkili idareler tarafından kapatılacak.
]]>(TBMM) – Kripto varlıklara ilişkin düzenlemeleri içeren Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başladı. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, kanun teklifinin tali komisyonlarda görüşülmesi gerektiğini belirterek, “alt komisyon kurulması”nı istedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda, Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı. Toplantıya, Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Sermaye Piyasası Kurulu İbrahim Ömer Gönül katıldı.
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, kanun teklifinin tali komisyonlarda görüşülmesi gerektiğini belirterek, “alt komisyon kurulması”nı istedi. Türeli, “Muhalefet olarak bu kanun teklifiyle önümüze geldiğinde karşılaştık. Alt komisyon işi uzatmaz, 4-5 gün içerisinde işi tamamlar” dedi.
“Teklif alt komisyonlarda tartışmalıydı”
İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale de teklifin Plan ve Bütçe’ye gelmeden önce alt komisyonlarda uzmanlarla tartışılması gerektiğini söyledi.
Komisyon Başkanı Muş ise kanun teklifi dağıtıldıktan sonra 10 gün içinde tali komisyonlardan herhangi bir rapor ve geri dönüş yapılmazsa ana komisyonun toplantı yapabileceğini hatırlatarak, düzenlemenin dağıtımından itibaren 14 gün geçtiğini, toplantıyı yapabileceklerini söyledi.
Kanun teklifinin imza sahibi AKP Ankara Milletvekili Ömer İleri, teklife ilişkin yaptığı sunumda şunları söyledi:
“Finans dünyasına ve finansal regülatörlerin düzenlemelerine son yıllarda damga vuran konular arasında, merkeziyetsiz finans olarak adlandırılan DeFi uygulamaları ve bu uygulamaların en çok görüldüğü yer olan kripto varlıklar göze çarpmaktadır. İlk olarak, 2008 yılında yaşanan küresel mali krizden kısa bir süre sonra aynı yılın sonlarına doğru Bitcoin’in teknik makalesinin (White Paper) yayımlanması ile ortaya çıktığı kabul edilen kripto varlıkların değerinde son 15 yıllık süreçte önemli dalgalanmalar meydana gelmiştir.
“Kripto varlıkların 2024 yılında piyasa değeri 1,8 trilyon dolar seviyesinde”
Kripto varlıkların toplam piyasa değeri 2021 yılında 3,5 kat artış gösterirken, piyasada 2022 yılının mayıs ayında başlayan çalkantı sonrasında toplam piyasa değeri 2,6 trilyon dolardan 1 trilyon doların altına gerilemiştir. 2024 yılının ocak ayında ise bu tutar yaklaşık 1,8 trilyon dolar seviyesindedir.
Mevcut durumda ülkemizin kripto varlıklara ilişkin kamuya yansımış resmi duruşunu Finansal İstikrar Komitesi’nin 10 Ocak 2018 tarihinde yaptığı duyuru belirlemektedir. Bu duyuruda kripto varlıkların ülkemizde yasal bir dayanağı bulunmadığı, bu kapsamda gerçekleştirilen işlemlerin herhangi bir resmi otoritenin güvencesi altında olmadığı, dijital cüzdanların çalınabilmesi, kaybolabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi gibi olumsuz özelliklere sahip olduğu, işlemlerin geri döndürülemez nitelikte olması nedeniyle kötü niyetli kişilerin suistimallerinden kaynaklanan zararların düzeltilmesi veya iptal edilmesinin mümkün olmadığı, bunlarla işlem yapan kişilerin herhangi bir zarara uğramamaları için dikkatli olmaları ve kripto paralar ile ilgili işlem yaptıklarında duyuruda bahsi geçen olumsuzluklarla karşılaşabileceklerinin farkında olmaları konusunda vatandaşlarımız uyarılmıştır.
Öte yandan geçen süre içerisinde Finansal İstikrar Kurulu (FSB), Mali Eylem Görev Gücü (FATF), Uluslararası Menkul Kıymet Komisyonları Örgütü (IOSCO), Uluslararası Para Fonu (IMF), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Avrupa Birliği gibi uluslararası çatı kuruluşlar tarafından yapılan çalışmalar ve diğer ülke uygulamaları yakından takip edilmiştir. Ülkemizde de Hazine Maliye Bakanlığımız koordinasyonunda, başta SPK, BDDK, TCMB, MASAK ve TÜBİTAK olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile bakanlıklarımızın ve akademisyenlerin katkı ve destekleri ile bugün gündemimizde olan kanun teklifi hazırlanmıştır.
Teklifin özü itibarıyla kripto varlıkların dayanağı olan dağıtık defter veya blokzinciri teknolojisini değil; bu varlıkların alım satımını ve saklamasını yapan KVHS’leri düzenleme altına aldığının belirtilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda teklif ile öncelikle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun tanımlar bölümünde değişiklik yapılması ve kripto varlık ekosisteminde yer alan bazı kavramların tanımlanması amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde, uluslararası düzenlemelerle uyumlu olacak şekilde kripto varlık, cüzdan, kripto varlık hizmet sağlayıcı, kripto varlık saklama hizmeti ve kripto varlık alım-satım platformu kavramları tanımlanarak bu kavramların hukuk dünyasında neyi ifade ettiği ortaya konmuştur.
“Kripto varlık kavramının tanımı ilk kez yasa düzeyinde yapılmakta”
Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, teklifte kripto varlık kavramının tanımı ilk kez yasa düzeyinde yapılmaktadır. Esasen ülkelerin kripto varlıklara ilişkin düzenlemelerini yaparken iki temel konu üzerine odaklandıkları görülmektedir. Bunlardan birincisi kripto varlıkların halka arzı diğeri ise kripto varlık hizmet sağlayıcıların yani alım satım platformlarının ve saklamacıların düzenlenmesidir. Bu bağlamda, teklifte tanımlanan kavramlardan bir diğeri kripto varlık hizmet sağlayıcılardır. KVHS kavramı içinde yer alan kripto varlık platformları da teklif bakımından önemli bir tanımı teşkil etmektedir. Temel olarak bu platformları düzenleyecek olan SPK’dır.
“Düzenleme ve denetlemenin de SPK tarafından yapılması öngörülmektedir”
Yine kripto varlıkların fiyatlarının çok volatil olmasını da dikkate alarak, piyasa bozucu eylemlere ilişkin de düzenleme yapılmaktadır. Ancak burada önem arz eden husus bu varlıklardan birçoğunun fiyatının yaygın olarak yurt dışı platformlarda oluşmasıdır. Dolayısıyla fiyatı Türkiye’de oluşan kripto varlıklar için, piyasa bozucu eylemlere ilişkin düzenleme ve denetlemenin de SPK tarafından yapılması öngörülmektedir. Ayrıca, kripto varlıklar alanında yatırım danışmanlığı ya da portföy yöneticiliğine ilişkin esasların belirlenmesi yetkisi de SPK’ya verilmektedir.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıların hukuka aykırı işlemlerinde uygulanacak tedbirler ve yaptırımlar da teklifte ayrıca düzenlenmektedir. Ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının denetimi yüksek standartlara bağlanmaktadır. Teklif kapsamında mali ve bilgi sistemleri bağımsız denetimlerinin SPK tarafından ilan edilen listede yer alan bağımsız denetim kuruluşlarınca yapılacağı belirtilmektedir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının bilişim sistemlerinin işletilmesi, her türlü siber saldırı, bilgi güvenliği ihlalleri gibi fiillerden veya personelin her türlü davranışından kaynaklanan sorumlulukları bir tehlike sorumluluğu olarak öngörülerek kusursuz sorumlulukları düzenlenmektedir.
Yurt içi platformların lisanslanması sürecinde göstereceğimiz hassasiyeti yurt dışı platformlar ve bu platformlarda işlem yapan yatırımcılar için de mutlaka göstereceğiz. Taslakla Türk vatandaşlarının yurtdışı platformlarda işlem yapmasının yasaklanması söz konusu değildir. Vatandaşlarımız kambiyo mevzuatı hükümleri çerçevesinde kendi iradeleriyle yurt dışında işlem yapmaya devam edebilecekleri gibi yeni hesap açmalarında da bir engel yoktur. Öte yandan yurt dışında yerleşik kripto varlık hizmet sağlayıcılar faaliyetlerini Türkiye’de yerleşik kişilere yöneltemeyecek olup, bunu sonlandırmaları için üç aylık bir süre belirlenmiştir. Taslakta yöneltmenin kriterleri de belirlenmiş bulunmaktadır. Buna göre; Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kripto varlık hizmetlerine ilişkin olarak doğrudan ve/veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması gibi eylemler faaliyetlerin ülkemiz vatandaşlarına yöneltildiğinin kabulünü gerektirecektir. Uzun vadede vatandaşlarımızın ülkemizde faaliyet izni almış, düzenlemelere tabi olarak faaliyetlerini sürdüren kurumların sağladığı korumalı alanı tercih edeceğine inanıyoruz.”
]]>KANUN TEKLİFİYLE İLGİLİ MERAK EDİLEN 10 SORU VE YANITLARI
1- Kripto varlıklarla ilgili yasal altyapı hangi kanunda oluşturulacak?
2- Kripto varlık hizmet sağlayıcılar nasıl faaliyet gösterecek?
3- Fiyatlar nasıl oluşacak?
4- Cüzdan ve fonlara ilişkin kayıtlarda hangi esaslar aranacak?
5- Müşterilerin kripto varlıkları ve nakitlerle ilgili düzenlemeler neler olacak?
6- Yükümlülüklerin yerine getirilememesinden kim sorumlu olacak?
7- Kripto varlıklara el konulabilecek mi?
8 – İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde hangi cezalar verilecek?
9- Kripto varlık platformlarından vergi ya da hizmet bedeli alınacak mı?
10- Kanunun yürürlüğe girmesi halinde kripto varlık hizmet sağlayıcılar neler yapacak, hangi işlemler uygulamaya alınacak?
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından Meclis’e sunulması beklenen kripto varlıklara yönelik yasal düzenleme taslağına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Blok zincir teknolojilerinin AK Parti’nin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirten İleri, Orta Vadeli Program ile 2023 Genel Seçim Beyannamesi’nde bu konuya ayrı bir yer ayırdıklarını hatırlattı.
İleri, kripto varlıklar konusunun önemine işaret ederek, Türkiye’nin bu alanda önünü açmak için bir yasal düzenleme çalışması içerisinde olduklarını söyledi.
Kripto varlıkların Türkiye’de oldukça ilgi gördüğüne dikkati çeken İleri, Türkiye’de şu anda 10 milyon kişinin kripto varlık hesabı olduğunu bildirdi.
Ömer İleri, bu alanda bir düzenlenmenin gerekli olduğunu belirterek, “Bu kullanıcıların önemli bir kısmı, bu alanın bir anlamda devlet denetiminde hayata geçmesi noktasında hem fikir. Burada bir regülasyon ihtiyacı olduğu herkes tarafından dillendiriliyor. Biz de bu istikamette başta bakanlığımız olmak üzere çeşitli çalışmalarda bulunduk. Şu an itibariyle Meclis grubumuzda çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.
Bu düzenlemenin temel amacının bu alana yasal bir çerçeve getirmek olduğunu vurgulayan İleri, “Amacımız, bu alanda bir taraftan Türkiye’nin önünü açmak diğer taraftan da vatandaşımızı, yatırımcımızı korumak. Burada hassas bir denge sağlamaya çalışıyoruz.” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, şöyle devam etti:
“Blok zincir teknolojileri, AK Parti olarak bizim bir süredir yakından takip ettiğimiz alan. Hatırlarsınız ‘Forum Metaverse’, “Blok Zincir İstanbul’ etkinliklerimiz oldu. Bu etkinliklere Cumhurbaşkanımız teşrif ettiler. Bu etkinlikler, bir devlet liderinin bu alanda katılım gösterdiği ilk etkinlik haline geldi. Türkiye’nin geleceği açısından da önemsediğimiz bir alan. Geldiğimiz süreçte bu alanın öneminin farkında olarak bir taraftan vatandaşımızı korumak ama diğer taraftan da alanın önünü açmak adına önemli bir çalışmayı yürütüyoruz. Gerçekten iyi çalışılmış bir yasa teklifi haline geliyor. Kripto alanında ABD’de federal düzeyde uygulamaya girmiş bir düzenleme mevzu bahis değil, Avrupa Birliği’nde ise ‘MiCA’ adında bir düzenleme var ki o da Konsey ve Parlamento arasında bir uzlaşma aşamasına gelmiş durumda; 2024 aralık itibarıyla etkin hale gelecek. Türkiye’nin bu alanda, dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çalışıyoruz.”
“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz”
Düzenlemenin kripto alanıyla ilgili temel tanımları yapacağını ve temel bir çerçeve ortaya koyacağını söyleyen İleri, “Çalışma, bununla birlikte kripto varlık platformlarını, servis sağlayıcılarını, hizmet sağlayıcılarını, hizmet modellerini düzenleyecek çeşitli düzenlemeler getirecek.” dedi.
“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz” diyen İleri, bunun temel kavramlar üzerine inşa edilecek bir çalışma olduğunu, detayların ilerleyen süreçlerde gerek görüldükçe ikincil düzenlemelerle hayata geçeceğinin altını çizdi.
İleri, sektördeki paydaşları davet ederek fikirlerini aldıklarını aktararak, “Gerçekten ortaya güzel bir düzenleme çıkmakta olduğunu görüyoruz. Son aşamalara doğru yaklaşıyoruz, seçimin hemen akabinde gündemimize gelecek.” ifadelerini kullandı.
Düzenlemenin inovatif, sektörün önünü açıcı nitelikte olduğunu dile getiren İleri, “Sektör paydaşlarının mevcut tasarıyı büyük ölçüde desteklediğini görüyoruz.” dedi.
İleri, geçmiş dönemlerde sektörün “anlaşılamadığını düşündüğü” süreçler olduğunu ifade ederek, “Gerek AK Parti Genel Merkezi’nde gerek Meclisimizde gerekse de Bakanlığımızın kurumları vasıtasıyla onları dinledik, onların dilini de konuşuyoruz, ne demek istediklerini de gayet net anlıyoruz ve onların taleplerini de büyük ölçüde teklife yansıtmış durumdayız.” bilgisini verdi.
Ömer İleri, kripto varlık sahiplerinin güvenliğinin nasıl sağlanacağına yönelik, şunları kaydetti:
“Güvenlikten kastımız aslında şu; bir yatırımcı olarak bir platformdan hizmet almaya başladığınız zaman doğru bilgilendirilmeniz, bu platformun uygun altyapıya sahip olması, bu anlamda güvenilir olması, sizin normal şartlarda baş başa kalmak istemediğiniz risklerle, bu platformlar vasıtasıyla baş başa kalmıyor olmanız… Aslında burada çok genel bir güvenlik tanımı var. Hakkaniyet çerçevesinde yatırımcıyı, vatandaşı yanlış yönlendirmeden korumak, onların yatırımlarını korumak, kötü niyetli aktörlerin önünü kapatmak ama bütün bunları yaparken de sektörün önünü açmak, ikisini birden yapmak. Zaten temel problem her zaman budur; bu ikilemi çözmektir. Burada çok yerinde bir denge sağlandığını görüyoruz.”
]]>