Kredi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 03 Sep 2024 08:57:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Evlilik kredisi uygulamasına 3 il daha dahil edildi https://www.haber60.com.tr/evlilik-kredisi-uygulamasina-3-il-daha-dahil-edildi/ https://www.haber60.com.tr/evlilik-kredisi-uygulamasina-3-il-daha-dahil-edildi/#respond Tue, 03 Sep 2024 08:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/evlilik-kredisi-uygulamasina-3-il-daha-dahil-edildi/ Evlilik kredisi uygulamasına 3 il daha dahil edildi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu Projesi hakkında bilgilendirme yaptı.

Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti.

Projede yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Göktaş, yurt genelinde doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta şartları sağlayan çiftlerin fona başvurularını almaya başladıklarını açıkladı.

“DESTEK ÇOK BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR”

Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti.

“3 BİN 963 ÇİFT YARARLANDI”

Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla “www.aile.gov.tr” adresi üzerinden alınmaya başlandığını hatırlatan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift söz konusu krediden yararlandı.” ifadesini kullandı.

“KARABÜK, BARTIN VE ZONGULDAK’TA BAŞVURULARI ALMAYA BAŞLADIK”

Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık.” dedi.

Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.

GELİR KRİTERİNDE YENİ DÜZENLEMELER

Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2.3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz.” ifadesini kullandı. Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/evlilik-kredisi-uygulamasina-3-il-daha-dahil-edildi/feed/ 0
KYK yurt ücretleri ne kadar, kaç TL 2024-2025? KYK yurt tipleri ve ücretleri https://www.haber60.com.tr/kyk-yurt-ucretleri-ne-kadar-kac-tl-2024-2025-kyk-yurt-tipleri-ve-ucretleri/ https://www.haber60.com.tr/kyk-yurt-ucretleri-ne-kadar-kac-tl-2024-2025-kyk-yurt-tipleri-ve-ucretleri/#respond Sun, 01 Sep 2024 00:01:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/kyk-yurt-ucretleri-ne-kadar-kac-tl-2024-2025-kyk-yurt-tipleri-ve-ucretleri/ KYK yurt ücretleri ne kadar, kaç TL 2024-2025? KYK yurt tipleri ve ücretleri

Gençlik ve Spor Bakanlığı, üniversite öğrencilerinin faydalanabileceği KYK yurt başvurularının başladığını açıkladı.

Yurt başvurularını e-Devlet üzerinden tamamlayacak olan adaylar, belli bir miktar ücret de ödeyecek.

Bu kapsamda, 2024-2025 KYK yurt ücretleri araştırma konusu oldu. Bu yıl belirlenen ücretler, oda tipine göre değerlendirildi.

6 tip KYK yurdu bulunmaktadır. Yurt ücretleri ise KYK 1. tip yurtlardan KYK 6. tip yurtlara doğru artış göstermektedir.

Peki, KYK yurt ücretleri ne kadar? İşte oda tipine göre KYK yurt ücretler 2024-2024…

KYK YENİ DÖNEM YURT ÜCRETLERİ 2024-2025

Güncel KYK yurt ücretleri henüz belli olmadı.

Ancak geçtiğimiz dönem yurt ücretleri; tip 1 ücreti aylık 345 TL, tip 2 aylık 405 TL, tip 3 aylık 480 TL, tip 5 aylık 510 TL ve tip 6 570 TL olarak ödenmişti.

KYK YURT TİPLERİ

1. tip ve 2. tip yurtlar öğrencilerin barınma, yemek ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor.

Orta dereceli olan 3. ve 4. tip yurtlarda oda büyüklüğüne göre kişi sayısı 2-4 kişi olarak değişiyor. Odalarda çalışma masası, buz dolabı ve bazı yurtlarda kitaplık bulunuyor. Banyo ve tuvalet ortak kullanım alanı olabiliyor.

5. ve 6. tüp yurtlar ise en lüks ve pahalı olan odalara sahip oluyor. Bu yurtlar sınıfında öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak imkanlar bulunuyor.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kyk-yurt-ucretleri-ne-kadar-kac-tl-2024-2025-kyk-yurt-tipleri-ve-ucretleri/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç, Bankacılık Sektöründen Daha Destekleyici Rol Üstlenmelerini Bekliyor https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-bankacilik-sektorunden-daha-destekleyici-rol-ustlenmelerini-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-bankacilik-sektorunden-daha-destekleyici-rol-ustlenmelerini-bekliyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 08:27:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42156 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, son dönemde bankacılık sektörünün reel sektörü finanse etmekte isteksiz kaldığını ve kredi kanallarının etkin bir şekilde çalışmadığını belirterek, “Piyasanın zor günler geçirdiği dönemlerde de kredi işlemlerinde daha duyarlı ve destekleyici bir rol üstlenmenizi bekliyoruz” dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, 11 büyük kamu ve özel bankanın bölge müdürleriyle istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sanayicilerin finans sektörüne ilişkin sorun, görüş ve beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Ankara Sanayi Odası’nda gerçekleşen toplantıda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, reel sektör ve finans sektörünün Türkiye’nin büyümesinde iki itici güç olduğunu vurgulayarak, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmanın önemine dikkat çekti.

Ardıç, Reel sektörün ve bankacılık sektörünün ortak akılla somut öneriler ortaya koymasını kıymetli bulduğunu belirtti.

“Politikaların başarılı sonuçlara ulaşması için tüm kesimlere fedakarlık düşüyor”

Türkiye’de yüksek enflasyon, öngörülemeyen döviz kuru, negatif kredi faizinden kaynaklı talep odaklı büyüme modeli terkedilerek, düşük enflasyona odaklanan sıkı para ve maliye politikası uygulanmaya başlandığını söyleyen Ardıç, şunları kaydetti:

“Yapısal reformlarla da desteklenmesi beklenen sıkılaştırılmış politikalar, Türkiye’nin uluslararası piyasalardan fon temin etmesi, üreticiler için yatırım ortamını sağlaması, tasarruflarını artırması, cari açığını azaltması bakımından kritik bir dönemeçtir. Politikaların başarılı sonuçlara ulaşması için tüm kesimlere fedakarlık düşüyor. Biz sanayiciler bu fedakarlığa katlanmaya hazır olduğumuzu her platformda dile getiriyoruz. Ekonominin diğer aktörlerinin de bu fedakarlığa kendi ölçeklerine göre katılmasını bekliyoruz.”

“Kredi imkanları daralırsa reel sektörde daralır”

Uygulanan sıkı para politikasının bir yansıması olarak son dönemde krediye ulaşma maliyetlerinin artması ve ticari kredilerdeki yavaşlamanın reel kesimdeki ekonomik aktivitelerin yavaşlamasına da yol açabileceğine dikkat çeken Ardıç, şunları kaydetti:

“Bankalarımızın kullandırdıkları kredi imkanları ne kadar daralırsa reel sektörün faaliyetleri de o derece daralacaktır. Son dönemdeki veriler, bankacılık sektörümüzün reel sektörü finanse etmekte isteksiz kaldığını ve kredi kanallarının etkin bir şekilde çalışmadığını teyit etmektedir. Artan girdi maliyetlerinden kaynaklı işletme sermayesi yanında rekabetçiliğimizi yükseltecek yatırımlar için de sermaye ihtiyacı; sanayicilerimizin bankalarla yakın ve karşılıklı ilişki gerekliliğini ortaya koymaktadır. Sanayicilerimizin üretim maliyetleri, hammadde ve enerji fiyatlarına gelen zamlarla oldukça yükselmiştir. Buna yüzde 50-60 oranında finansman maliyeti de eklenip, bu maliyetleri tüketiciye yansıtamadığımız durumda, biz üreticiler maalesef varlığımızı devam ettiremeyecek seviyeye gelebiliriz.”

“Kredilerde daha destekleyici rol üstlenmenizi bekliyoruz”

Sanayiciler olarak bankacılık sektöründen finansmana erişim noktasında gerekli hassasiyeti göstermesini beklediklerini söyleyen ASO Başkanı Ardıç, “Aynı çatının altındayız, reel sektörde yaşanan bir sıkıntı finans sektörüne de yansıyacaktır. Mademki birbirimize ihtiyaç duymaktayız, her hava şartında da birlikte olmalıyız. Sadece piyasanın iyi olduğu dönemlerde fonlama yapmanın yanında, piyasanın zor günler geçirdiği dönemlerde de kredi işlemlerinde daha duyarlı ve destekleyici bir rol üstlenmenizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bankacılık sektöründen zor durumda olan sanayicilerin kredilerini makul fiyatlarla yeniden yapılandırmasını talep ettiklerini belirten Ardıç, “Ödeme zorluğuna düşen müşterilerin takibe düşmesini bekleyip daha sonra kredi yapılandırmasını teklif etmek yerine, takibe düşmeden önce makul bir fiyatlandırma ile yapılandırılmaya gidilmesi daha yerinde olacaktır” dedi.

Sanayicilerin bankacılık sektöründen beklentilerini aktaran Ardıç, şu ifadelere yer verdi:

“Enflasyon karşısında, enflasyon kayıplarını karşılayamayan yeniden değerlendirme oranları ile değersizleşen aktiflerin, piyasa rayiçlerine getirilmesi gerekiyor. Özel bankaların ticari kredi faiz oranları devlet bankalarına göre daha yüksek. Faiz oranlarının devlet bankalarıyla aynı seviyeye çekilmesi uygun olacaktır. Bankaların kredi kullandırmalarında sigorta ve masraf paketi satışını zorunlu tutması önemli bir sorun. Bankaların faiz dışı geliri artırıcı yönde yaptığı ve kendilerine bağlı bulunan grup firmaları üzerinde yapılan bu tarz satışlar kaldırılmalı. İhraç taahhütlü kredilerde taahhüt süreleri konjonktürel olarak yetersiz kalıyor. Bankaların 12 ay süre uzatımı daha sağlıklı olacaktır. Her yıl tekrarlanan ‘Limit Çalışması’ adı altında ekspertiz ücreti ve kredi tahsis ücreti alınmaya devam ediyor. İpotek verilmesine rağmen bu uygulamanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Limit tahsislerinde 10 binde 25 oranında alınan ücret konusunda da düzenleme yapılmalı.”

“Ortak çözümle zor günleri aşarız”

ASO Başkanı Ardıç, “Üretebileceğimiz ortak çözümlerle bu zor günleri aşacağımıza inanıyorum. Aynı çatının altındayız, reel sektörde yaşanan bir sıkıntı finans sektörüne de yansıyacaktır. Finansmana erişim noktasında bankacılık sektörünün gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum. Biz ülkemize güveniyoruz, gelecek yarınlardan umutluyuz” ifadelerini kullandı.

ASO’da yapılan istişare toplantısına, kamu ve özel 11 bankanın 20’ye yakın bölge müdürünün yanı sıra ASO Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, Burcu Özbozkurt, Ertuğrul Onat ile ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Genel Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Cabbar, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmet Dinçer ve Ekonomi Müşaviri Prof. Dr. Murat Çetinkaya da katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-bankacilik-sektorunden-daha-destekleyici-rol-ustlenmelerini-bekliyor/feed/ 0
TEB, İkinci Çeyrekte 5 Milyar 70 Milyon TL Net Kar Elde Etti https://www.haber60.com.tr/teb-ikinci-ceyrekte-5-milyar-70-milyon-tl-net-kar-elde-etti/ https://www.haber60.com.tr/teb-ikinci-ceyrekte-5-milyar-70-milyon-tl-net-kar-elde-etti/#respond Thu, 25 Jul 2024 08:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42147 Türk Ekonomi Bankası (TEB), yılın ikinci çeyreğinde 5 milyar 70 milyon lira net kar elde etti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, TEB, 2024 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı.

Bu dönemde TEB’in aktif toplamı 499 milyar lira olurken, net karı 5 milyar 70 milyon lira olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi kredileri, toplam aktiflerinin yüzde 57,5’ini oluşturdu. Bankanın toplam kredileri yılın ikinci çeyreğinde 287 milyar lira seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 344 milyar lira oldu.

Bu yıl güçlü sermaye yapısıyla istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynak büyüklüğü 38,7 milyar lira olurken, sermaye yeterlilik rasyosu, hedef yüzde 12’nin çok üstünde, yüzde 15,13 olarak gerçekleşti.

IFC’ye 100 milyon avro sermaye benzeri tahvil ihracı yapıldı

TEB, bankacılık faaliyetleriyle ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunurken, “daha iyi bir gelecek” için sürdürülebilir finansı desteklemeye devam etti. Yılın ikinci çeyreğinde TEB, Uluslararası Finans Kurumu’na (IFC) 100 milyon avro tutarında Basel-III uyumlu sermaye benzeri tahvil ihracı gerçekleştirdi. Banka, 2024’te sağladığı ikinci tahvil finansmanıyla Türkiye’de iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına ve uyumlanmasına yönelik projelere, kadınlara ait işletmelere ve tarım işletmelerine odaklanarak KOBİ finansmana erişimini desteklemeyi amaçladı.

Orta ve uzun vadeli finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi kapsamında TEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile 25 milyon avro tutarında işbirliği anlaşması imzaladı. Söz konusu anlaşmayla EBRD’nin uygulamaya aldığı Dijital Dönüşüm Finansman Programı, TEB aracılığıyla KOBİ’lerle buluşturuldu. Program kapsamında sağlanacak kaynak, KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerindeki finansman ihtiyaçları için kullanılacak.

TEB, 2013’te hayata geçirdiği Girişim Bankacılığı’nın 10. yılı dolayısıyla, bankanın yenilikçi ve girişimci bakış açısıyla hayata geçirdiği çalışmaların başarısını ekosistemin paydaşlarıyla kutlamak üzere özel bir etkinlik düzenledi. 10 yıl boyunca TEB, Girişim Bankacılığı ile finansal ve finansal olmayan hizmetleriyle 2 bini aşkın girişimciye destek sağladı. Girişimcileri desteklemeye ve girişimcilik ekosistemini geliştirmeye yönelik çalışmaları kapsamında TEB Girişim Bankacılığı, ODTÜ Teknokent işbirliğiyle hızlandırma programı hayata geçirdi. Bu yıl ilki gerçekleştirilen programda, farklı aşamalardan 10 girişimci, Fransa’da düzenlenen teknoloji fuarı VivaTech’e katıldı. Program ile girişimcilere yurt dışında yeni iş fırsatları yaratmaları, işbirliği geliştirmeleri ve potansiyel müşterilerle bağlantı kurmaları için imkanlar sunuldu.

“BES Teminatlı İhtiyaç Kredisi” uygulamaya kondu

Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcılarının sözleşmelerini bankalara teminat olarak göstererek uygun faiz ve şartlarda kredi kullanabilmesine imkan veren uygulamanın devreye alınmasıyla TEB, bu ürünü ilk sunan bankalar arasında yer aldı. BES Teminatlı İhtiyaç Kredisi ile TEB müşterileri, tüm emeklilik şirketlerindeki birikimlerinin devlet katkısı hariç bir kısmını ya da tamamını, alacağın devri sözleşmesi ile bankaya devredebiliyor.

TEB, müşterilerinin bankacılık işlemlerini daha hızlı ve pratik bir şekilde yapabilmeleri için CEPTETEB Mobil’i yeniledi. Yenilenen giriş ekranıyla kullanıcılar, CEPTETEB Mobil’in birçok özelliğini giriş yapmadan kolayca gerçekleştirebiliyor.

Ticari nitelikli müşterilerinin ihtiyaçlarına özel olarak tasarladığı “CEPTETEB İŞTE”yi geliştiren TEB, firmaların günlük ticari işleriyle ilgili ihtiyaç duydukları hizmetleri bir araya getiren yeni ticari çözüm platformu “CEPTETEB İŞTE Süper”i de hizmete sundu. CEPTETEB İŞTE Süper ile kolay üyelik, hızlı giriş, TEB kredi kartlarıyla indirimli hizmetler, hızlı satın alma ve hizmetlere kolay erişim gibi birçok kolaylık sağlanıyor. CEPTETEB İŞTE kullanıcılarına sunulan yeniliklerden biri de “Dijital Teminat Mektubu” hizmeti oldu.

“TurWIB II Kredisi” kadın iş sahiplerine sunuldu

TEB, “Kadın Bankacılığı” ile sürdürülebilir ekonomik büyüme için kadın işletme sahiplerinin ve girişimcilerin iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeye, ekonomiye daha fazla dahil olmalarına katkıda bulunmaya devam etti. Kadın iş sahiplerinin kullanımına sunulan TurWIB II Kredisi ile deprem bölgesindeki kadın iş sahipleri öncelikli olmak üzere kredi kullandırmayı sürdüren TEB, kadınlara ait işletmelere ve tarım işletmelerine odaklanarak KOBİ’lerin finansman erişimini desteklemek üzere IFC ile yeni bir kredi anlaşması yaptı. Banka, ihracatçı kadın girişimcilere finansman desteği sağlamak üzere İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) ile işbirliğine imza attı. TEB Kadın Bankacılığı’nın kadın iş sahiplerinden oluşan kredi hacmi, yılın ikinci çeyreğinde geçen yıla göre yüzde 44 arttı.

Banka, “Aile Akademisi” çatısı altında finansal okuryazarlık çalışmalarına devam etti. İlk altı ayda 10’dan fazla kurumun 5 bine yakın çalışanı, Aile Akademisi’nin finansal okuryazarlık eğitimlerine katıldı. “Çevre Hukuku Okuryazarlığı” ve “İklim Okuryazarlığı” eğitimleri sürerken, yatırım ürünlerine yönelik detaylı bir finansal okuryazarlık eğitimi de sunulmaya başlandı.

TEB, müşterilerinin yurt dışı projelerinin gerektirdiği teminat mektupları ve makine yatırımlarına finansman imkanları sağlama konusunda global ortağı “BNP Paribas” işbirliğiyle uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman desteği sağlamaya devam etti. İhracatçıları desteklemek amacıyla uygun maliyetli “TCMB reeskont kredisi” ve “Exim kredi” kullanımlarının yakından takip edildiği ilk 6 ayda, TEB’in aracılık ettiği TCMB reeskont kredi kullanım rakamı 5 milyar liraya ulaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/teb-ikinci-ceyrekte-5-milyar-70-milyon-tl-net-kar-elde-etti/feed/ 0
BES Katılımcıları Acil Nakit İhtiyacını Devlet Katkısı Hariç Bankalardan Kredi Kullanabilecek https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/ https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/#respond Wed, 05 Jun 2024 23:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34936 Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 28 Eylül 2023’te yürürlüğe aldığı yönetmelikle, katılımcıların acil nakit ihtiyacı durumunda BES sözleşmelerini sonlandırmadan hesaplarındaki birikimlerini devlet katkısı hariç şekilde bankalara devrederek kredi kullanmasının önünü açtı. Bireysel emeklilik sistemindeki (BES) katılımcılar birikimlerini “alacağın devri yoluyla teminat göstererek” kredi kullanırken hem acil nakit ihtiyacını karşılayabilecek hem de hak ve birikimlerini koruyabilecek.

SEDDK 2. Başkanı Mehmet Verim, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ilk olarak Ocak 2022’de duyurulan ve 28 Eylül 2023’te işleme ilişkin usul ve esasları belirlenen uygulamanın haziran ayı itibarıyla hayata geçtiğini söyledi.
Verim, “BES’te birikimi bulunan katılımcılar, bankalardan kullanacakları krediler için ilgili BES hesaplarındaki birikimlerini kredi süresiyle sınırlı olmak üzere bankaya devredip finansmana daha rahat erişim sağlayabilecek.” dedi.

Sürecin nasıl işleyeceğine ve katkılarına ilişkin açıklamalarda bulunan verim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bankalar, Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından geliştirilen merkezi bilgi sistemi aracılığıyla kredi kullanacak katılımcıların BES birikimlerine dair gerekli sorgulamaları yapabilecek. Alacağın devri sözleşmesinin onaylanması halinde bankalar, çekilen kredinin yüzde 20 fazlasına kadar tutarı, örneğin 100 milyar liralık kredi için 120 milyar lirayı teminat olarak isteyecek. Bu tutar kredi yükümlülükleri tamamlanana kadar Kurumumuz tarafından belirlenen ve bankaların seçeceği emeklilik yatırım fonuna (temlik fonu) devredilecek.”

“TEMİNAT OLARAK TUTULACAK BİRİKİMLER TEMLİK FONUNDA DEĞERLENECEK”

Mehmet Verim, bankaların kredi borcu ödenmemesi ihtimaline karşı teminat olarak tutacağı birikimin temlik fonunda değerlenmeye devam edeceğini, hesapta kalan tutarın ise sonradan sisteme ödenecek katkı payı tutarları ile birlikte katılımcının tercihine göre yatırıma yönlendirileceğini söyledi.

Alacağını bankaya devreden katılımcının devir sözleşmesi tamamlanana kadar birikimlerini başka şirketlere aktaramayacağına dikkati çeken Verim, şunları kaydetti:

“Kredi borcu ödendiğinde alacağın devri sözleşmesi sona erecek ve temlik fonunda yer alan tutarlar bu fondan çıkıp yine katılımcının tercih ettiği fonlara yönlendirilecek. Kredi borcu ödenmediğinde ise banka blokeli şekilde temlik fonunda değerlenen payların satışını talep ediyor. Satılan fon paylarından elde edilen tutarla banka alacağını alıyor, kalan tutar olursa yine katılımcının BES hesabına aktarılıyor”

“ALACAĞIN DEVRİ İÇİN 4 AYRI FON BELİRLENDİ”

SEDDK 2. Başkanı Verim, alacağın devri fonlarını kurmak için, alınan karara uygun olarak teklifte bulunan “Anadolu Hayat ve Emeklilik” ile “Türkiye Hayat ve Emeklilik” şirketlerini yetkilendirdiklerini söyledi.

Verim, “Alacağın devri için faizli ve faizsiz olmak üzere 4 ayrı fon belirlendi. Her iki şirket faizli ve faizsiz fon seçeneği sunacak. Anadolu Hayat ve Emeklilik şirketinin faizli fonu ile Türkiye Hayat ve Emeklilik şirketinin faizsiz fonu devreye alındı. Hacmin artacağı öngörüldüğü için kalan fonlar 1 Ocak 2025’te kullanıma açılacak.” şeklinde konuştu.

KISMEN ÖDEME UYGULAMASI

Mehmet Verim, eğitim, doğal afet, evlilik ve konut alımı gibi durumlarda BES’ten çıkmadan ve sahip olunan haklardan vazgeçmeden hesaplarda biriken tutarların, devlet katkısı dahil, yüzde 50’sini alabilme hakkı sağlayan Kısmen Ödeme Uygulaması’nın da 1 Temmuz’da devreye alınacağını hatırlattı.

EGM ve emeklilik şirketlerinin entegrasyon süreçlerinin tamamlandığını dile getiren Verim, test süreçlerinin başarılı geçtiğini anlattı. Verim, doğal afet, evlilik ve ev alacakların kısmen ödeme esaslarının belirlendiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğitim halini düzenleyen maddeleri sektörün talebi doğrultusunda revize edeceğiz. 18 yaş altı katılımcılar sisteme 2 yıl önce dahil olmaya başladı. Kısmen ödeme uygulamasında 5 yıl şartı arandığı için bu alanda henüz bir başvuru oluşmayacak. Kısmen ödeme alanındaki çekişlerin havuzu yüzde 1 etkileyeceğini öngörüyoruz. Hem kısmen ödeme hem de alacağın devri uygulamalarıyla BES’e olan talep daha da artacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bes-katilimcilari-acil-nakit-ihtiyacini-devlet-katkisi-haric-bankalardan-kredi-kullanabilecek/feed/ 0
CHP’li Gürer: Nüfusun yarısının kredi borcu var https://www.haber60.com.tr/chpli-gurer-nufusun-yarisinin-kredi-borcu-var/ https://www.haber60.com.tr/chpli-gurer-nufusun-yarisinin-kredi-borcu-var/#respond Wed, 29 May 2024 21:39:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33679 Günden güne kötüleşen hayat pahalılığı, enflasyon oranlarının yüksek seyretmesi ancak asgari ücretin yoksulluk sınırının altında olması vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayabilmek borçlanmaya başvurmasına neden olmaktadır. Borçlanmanın yanında gelir seviyesinde kayda değer bir artış olmazken ürün ve hizmetlere zam gelmeye devam ediyor. Vatandaşlar geçim derdi ve kredi borçları arasında bir kısır döngüde hayatını devam ettiriyor.

Geçim sıkıntısı muhalefetin de sık sık gündeminde yer alıyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP Grubu tarafından yayınlanan haftalık ekonomi notunda belirtilen batık krediler ve vatandaşların borçlarına ait verileri değerlendirdi. Nüfusun yarısının kredi kartı borcu olduğunu belirten Gürer, tüketicilerin bankalara olan borçlarının 2024 yılı başından bu yana 383 milyar lira arttığını da ifade etti.

BATIK KREDİLER ARTTI

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık krediler 1,5 milyar lira daha artarak 17 Mayıs itibariyle 208,3 milyar liraya kadar yükseldiğini söyledi. Gürer, “Varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Bankaların tahsil edemediği kredilerin toplamının 208,3 milyar liraya yükselmesi, ekonomideki sorunların yansımasının bir göstergesidir. Bu, borçlarını ödeyemeyen kişi ve işletme sayısının artması ve esnafın, vatandaşın ekonomik anlamda yaşadığı zorluklardandır” dedi.

BİREYSEL KREDİ BORCU ARTIYOR

CHP’liÖmer Fethi Gürer, tüketicilerin bankalara olan borçları 2024 yılı başından bu yana 383 milyar lira (yüzde 14,1 oranında) arttığının verilere yansıdığını ifade etti. Gürer , “Enflasyon oranının yüksek seyretmesi tüketicilerin günlük harcamalarını karşılayabilmek için borçlanmaya yönelmesine neden olmaktadır. Aynı şekilde, gelir artışının enflasyon karşısında yetersiz kalması da borçlanmayı artırmaktadır. Borcu olmayan vatandaş, esnaf, çiftçi sayısı çok az kaldı. Vatandaş borçlanarak hayatını idame ettirmeye çalışıyor.” şeklinde konuştu.

İCRA TAKİBİNE ALINAN BORÇLAR DA ARTTI

Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerden zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının ise 10-17 Mayıs haftasında 1,5 milyar lira daha artarak 63,7 milyar liraya ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşların yaşadığı ekonomik zorluklar, sosyal sorunlara yol açmaktadır. Özellikle düşük gelirli kesimler, bu tür borç yüklerinden daha fazla etkilenmekte olup bu durum toplumsal anlamda huzursuzluğa yol açmaktadır.” diye konuştu

“ÜLKEMİZİN NEREDEYSE YARISININ KREDİ BORCU VAR”

Bankalar ve finans kuruluşlarına bireysel kredi borcu bulunan vatandaş sayısının son bir yılda 1 milyon 795 bin kişi artarak Mart 2024 sonu itibariyle 40 milyon 331 bin kişiye çıktığını ve aynı dönemde kredi kartı borcu bulunan vatandaş sayısının ise 2 milyon 650 bin kişilik artışla 37 milyon 190 bin kişiye ulaştığını, ayrıca bankalara kredili mevduat borcu bulunanların sayısı da 1 milyon 218 bin kişilik artışla 29 milyon 84 bin kişi olduğunu belirten CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizin neredeyse yarı nüfusu kadar vatandaşın kredi borcu bulunuyor. Bu durumun sürdürülebilirliği söz konusu değil. Vatandaş bankalara borçlanıyor, sonrasında borcunu yüksek faiz oranı ile yapılandırıyor. Daha sonra yükselen borcunu ödeyemiyor ve icralık oluyor. Esnaf ve çiftçinin borçlarının değişken faiz oranları gerekçe gösterilerek artırılması ilerleyen süreçte sorunların artmasına neden olacak. Hiç hesapta olmayan bir borç yükü altına giren çiftçi ve esnaflarımız, mevcut durumda zaten günü kurtarma derdine düşmüşken bir de artan kredi faiz oranları üzerinden borçlarını ödeyememe riski ile karşı karşıya kalmışlardır” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpli-gurer-nufusun-yarisinin-kredi-borcu-var/feed/ 0
Banka Hesabı Açılarak İhtiyaç Kredisi Kullanılan Mağdurlar Savcılığa Başvurdu https://www.haber60.com.tr/banka-hesabi-acilarak-ihtiyac-kredisi-kullanilan-magdurlar-savciliga-basvurdu/ https://www.haber60.com.tr/banka-hesabi-acilarak-ihtiyac-kredisi-kullanilan-magdurlar-savciliga-basvurdu/#respond Thu, 23 May 2024 21:54:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32801 MUĞLA’nın Menteşe ilçesinde yaşayan Uğur Kayalı (38), müşterisi olmadığı özel bir bankada adına hesap açılarak rızası dışında 350 bin TL ihtiyaç kredisi kullanıldığı gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kendisi gibi çalınan kimlik bilgileriyle adına kredi açılan çok sayıda mağdur olduğunu söyleyen Kayalı, “Banka konuyla ilgili sorumluluğunun olmadığını belirtiyor. Müşterisi bile olmadığım bankadan adıma hesap açılıp, kredi kullanılmış. Hesaplara bloke koydurmama rağmen para üçüncü kişilere, oradan da kripto hesaplara aktarılmış. 150 mağdurdan oluşan bir grubumuz var. Gruba dahil olduğumda 50 kişiydik. Bu şekilde mağdur edilen çok daha fazla kişinin olduğunu düşünüyorum” dedi.

Menteşe ilçesinde yaşayan Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı personeli Uğur Kayalı’nın 3 Mayıs saat 01.51’de cep telefonuna özel bir bankadan ‘350 bin lira tutarındaki ihtiyaç krediniz onaylandı, artı hesabınız tanımlandı ve çekilen kredi sigortalandı’ mesajı geldi. Bankanın müşteri hizmetleriyle görüşen Kayalı, bankanın müşterisi olmadığını, ihtiyaç kredisi ile artı hesap başvurusunda bulunmadığını ve herhangi bir onay vermediğini belirtti. Ancak müşteri hizmetleri yetkilisi mobil onay mesajı verildiğini, işlemin iptal edilemeyeceğini bildirdi. Kayalı hem kimlik bilgilerini çalarak adına hesap açarak kredi kullanan kişi ya da kişiler hem de banka hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayalı, kredi çekilen hesaba bloke koydurmasına rağmen 350 bin TL’nin 190 bin TL’sinin Elektronik Fon Transferi (EFT) ile başka hesaba geçtiğini öğrendi. Mağdur olduğunu belirten Kayalı, “Banka konuyla ilgili sorumluluğunun olmadığını belirtiyor. Müşterisi bile olmadığım bankadan adıma hesap açılıp, kredi kullanılmış. Hesaplara bloke koydurmama rağmen para üçüncü kişilere, oradan da kripto hesaplara aktarılmış. Benim gibi mağdur olan insanlara ulaştım. 150 mağdurdan oluşan WhatsApp grubumuz var. Gruba dahil olduğumda 50 kişiydik. Bu şekilde mağdur edilen çok daha fazla kişinin olduğunu düşünüyorum. Konteynerde yaşayan depremzedeler adına bile hesap açılıp, kredi çekilmiş. Bankaların güvenlik açığı anlamadığım bir şekilde giderilmiyor. Yetkililerden yardım bekliyorum” ifadelerini kullandı.

‘GÜVENLİK TEDBİRİNİN ARTIRILMASI GEREKİYOR’

Kayalı’nın avukatı Şükriye Metin, müvekkilinin sadece dolandırılmadığını, banka tarafından da mağdur edildiğini belirtip, “Banka elektronik bir sistem kurarak vatandaşa telefon aracılığı ile kredi çekme imkanı tanıyor. Teknolojinin gelişmesini, iyiye kullanıldığı sürece hepimiz destekliyoruz. Ancak bankanın kurduğu bu elektronik sistemde boşluklar varsa, kaçak ya da casus yazılımların kullanılmasına izin veriyorsa, vatandaşın iradesinin dışında işlem yapıyorsa, bu durumda bu sistemin kapatılması ya da güvenlik tedbirinin artırılması gerekiyor. Şu anki uygulamada, banka krediyi verdiğini belirterek, vatandaşın dolandırıcıdan şikayetçi olmasını ve parasını ondan geri alması gerektiğini belirtiliyor. Bankanın verdiği ve sisteminde izin verdiği bu cevap, vatandaşı defolu olan elektronik sistemden, çok geç işleyen hukuk sisteminin içine yönlendiriyor. Banka, çekilen kredinin ilk taksiti gelince vatandaşa hemen kat ihtarı çekip, ödenmez ise icra takibine geçiyor. Müvekkil hiçbir şey yapmadığı, bankada mevduat hesabı dahi olmadığı halde, banka tarafından önce adına olmayan bir mal varlığı yaratılarak, 350 bin lira kredi oluşturuluyor ve akabinde bu para aynı banka tarafından üçüncü kişilerin hesabına aktarılıyor. Tüm bunları müvekkilin gerçek onayını almadan yapan banka, sürecin sonunda bu parayı müvekkilden isteyebiliyor” diye konuştu.

‘MAĞDUR OLAN MÜVEKKİL DAHA DA MAĞDUR OLUYOR’

Metin, müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ifade ederek, “Savcılık makamı sadece suçluyu bulup, onun ceza almasını sağlayabiliyor. Oysa gelen kredi borcunun ödenmemesi veya borcun iptal edilmesi için ya menfi tespit davası açılması ya da icra yaptırımı ile karşı karşıya kalınması söz konusu oluyor. Dava açmak da icra takibi de ayrı sorun. İcra takibi olsa 350 bin liralık borç, katlanarak geri dönüyor. Dava açsa mahkeme masraflarının ödenmesi gerekiyor. Müvekkil bu bankanın müşterisi değil, tüketici kabul edilse yine maktu harç yatırarak dava açabilir. Ancak, tüketici işlemi kabul edilmeyip, haksız fiil kabul edilirse 350 bin lira dolandırıldığı para için en az 13-14 bin lira harç yatırıp dava açması gerekiyor. Bu da mağdur olan müvekkilin daha da mağdur olmasına sebebiyet veriyor” dedi.

‘ACİL OLARAK YASAL DÜZENLEME YAPILMALI’

Metin, acil olarak yasal düzenleme getirilerek, bankaların elektronik sistem aracılığı ile yaptığı işlemlerdeki sorumluluğunun artırılması gerektiğini belirtip, “Vatandaş mahkeme kapısında hak aramak yerine, banka öncelikle gerçek bir sözleşme yaptığını ispat etmeli, bunu ispat edemeden vatandaşa kat ihtarı dahi çekememelidir. Yargılamaların da uzunluğu gözetilerek tedbir niteliğinde düzenlemeler getirilmeli, vatandaş değil, banka alacağının peşinde koşmalıdır. Bu nedenle daha fazla vatandaşın mağdur edilmemesi için gerekli düzenlemelerin acilen yapılmasını ve bankaların sorumluluklarının arttırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kulandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/banka-hesabi-acilarak-ihtiyac-kredisi-kullanilan-magdurlar-savciliga-basvurdu/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarımsal kalkınma açıklamalarına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gurer-cumhurbaskani-erdoganin-tarimsal-kalkinma-aciklamalarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gurer-cumhurbaskani-erdoganin-tarimsal-kalkinma-aciklamalarina-tepki-gosterdi/#respond Sat, 18 May 2024 22:00:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32334 (ANKARA)- CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarımsal kalkınma ile ilgili dünkü açıklamalarına tepki göstererek “Kredi döngüsü sağlayacak destek verilmezse hayvan varlığı borcu karşılayamaz duruma düşer ki, bazı sürü sahipleri kredi borcu için hayvanını sattığında borcu ödeyemedikleri duruma düştüklerini anlatıyorlar. Yem sübvanse edilmeden, ahır, ağıl giderleri düşürülmeden, küçük aile tipine gerekli destek sağlanmadan sorunlar bitmez” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ziraat Bankası öncülüğünde düzenlenen Tarım Ekosistemi Buluşması’nda çiftçilere yaptığı konuşmayı gündemine alarak değerlendirdi.

“GİRDİ FİYATLARI SORUNUNU ÇÖZEMEMİŞSENİZ TARIM SORUNLUDUR ÖTESİ YOK”

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Gürer, Erdoğan’ın “Ülkemizin son 21 yılda başarı hikayesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış gibi çözmemiz gereken sorunlar var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarındaki dalgalı hareketleri yok sayamayız. Tarımda da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Eksik gidermenin derdindeyiz” sözlerinde hem başarı hem de başarısızlığı bir arada ifade ettiğine dikkati çekti. Gürer, “Tarımsal girdi fiyatları sorununu çözememişseniz tarım sorunludur ötesi yok” dedi.

“SORUNLARI YENİ Mİ FARK ETTİNİZ”

Gürer, Erdoğan’ın “Her yeni küresel kriz; gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit edecek. İklim değişikliği, çevre kirliliği, küresel ısınma ve bölgesel riskler arttıkça, rekabet kızışacak, hatta belki de daha kanlı hale gelecek. Bizim ülke olarak tüm hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor” şiklindeki sözlerine “22 yıldır iktidarsınız yapmadınız.Yeni mi sorunları fark ettiniz” diyerek tepki  gösterdi.

Gürer, Erdoğan’ın “Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 Bin liradan 600 Bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş, süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan buçuk milyon liraya yükseltiyoruz” açıklamasını da şöyle değerlendirdi:

“Kredi bir borç ilişkisidir, şartları vardır. Kredi döngüsü sağlayacak destek verilmezse hayvan varlığı borcu karşılayamaz duruma düşer ki, bazı sürü sahipleri kredi borcu için hayvanını sattığında borcu ödeyemedikleri duruma düştüklerini anlatıyorlar. Yem sübvanse edilmeden, ahır, ağıl giderleri düşürülmeden, küçük aile tipine gerekli destek sağlanmadan sorunlar bitmez. Ayrıca geçen yıl kredi faizi yüzde 7,5 ile kredi çekenin faiz oranını yüzde 17’ye çıkararak esnafı faizle zora sokan iktidarın kredi faizleri ödeyebilmekte çiftçi,esnaf için ayrı bir sorun.

“CUMHURBAŞKANI’NNI TARIMDA ANLATTIKLARI BİR BAŞARI DEĞİL BAŞARISIZLIĞIN İFADESİ”

Neredeyse her hafta gidip köyde yerinde hayvancılık çiftçilik yapanları yerinde ziyaret ediyorum.Masa başında yazılan raporlar gibi değil bizzat üretici,besici çiftçiyi yerinde dinliyorum. Cumhurbaşkanı’nın tarımda anlattıkları bir başarı değil, başarısızlığın ifadesidir. Bizi izlesinler gerçeği yerinde tespit ediyoruz. 2001 yılından beri yapılmamış tarım sayımı varlığında artan sorunlar çiftçiyi tarımdan soğutuyor. Tarımda yaş ortalaması 54 ve de kırsalda 60 ortalaması dayanmışsa gençlerin tarımdan uzaklaştığı görülecektir.Gençleri ve kadınları tarıma kazandırmanın yolu kırsala dönmeleri halinde SGK primini karşılamak başta olmak üzere gerçekçi destekler vermektir.”

“HAYVANCILIK BÖLGEMİZDE SORUNLU HALE GELDİ”

Hayvancılık yapmanın zor olduğunu, tatilinin, bayramının olmadığını belirten Gürer, “Sürekli hayvanlarla ilgilenmek durumundasınız. Ülkemizde uygulanan yanlış hayvancılık politikası nedeniyle yem fiyatlarındaki sürekli artışlar, özellikle küçük işletmelerde hayvancılığı zora soktu. Doğal olarak, hayvanlara verilen yemin maliyeti, üreticinin hayvanını pazara çıkardığında sattığı zaman paraya dönüşmediğinde hayvancılık bölgemizde sorunlu hale geldi” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gurer-cumhurbaskani-erdoganin-tarimsal-kalkinma-aciklamalarina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Esnaf Kefalet Kredisindeki Faiz Artışı Esnafı Zor Durumda Bırakıyor https://www.haber60.com.tr/esnaf-kefalet-kredisindeki-faiz-artisi-esnafi-zor-durumda-birakiyor/ https://www.haber60.com.tr/esnaf-kefalet-kredisindeki-faiz-artisi-esnafi-zor-durumda-birakiyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:55:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32330 (ANKARA) -Esnaf kefalet kredisindeki faiz artırımı sebebiyle geçinemeyen Manisalı esnaf “kemer sıkma” politikalarından şikayetçi. Hükümetin bu karardan vazgeçmesi gerektiğini söyleyen CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile esnaf kredisi için Halkbank’a aktarılan bütçenin neredeyse aynı olduğunu vurgulayarak, “İktidar, kemer sıkalım diyor. Günde 33 milyon masrafı olan Saray’dan başlayalım kemer sıkmaya. Bir tek esnaf mı kemer sıkacak” diye sordu.

CHP Manisa Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Akhisar’da esnaf oda başkanlarıyla bir araya geldi. Esnaf kefalet kredisindeki faiz artırımı sebebiyle geçinemeyen Manisalı esnaf, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e tepki gösterdi. Karardan dönülmezse icra dosyalarında patlama yaşanacağı uyarısı yapan esnaf, sendika başkanlarına da sitem etti:

“Sendika başkanları, bakanlar esnafı anlıyormuş gibi yapmışlar. Sen Maliye Bakanı olarak her şeyi daraltıyorsun ama ben bu maliyetleri nasıl karşılayacağım ‘ Esnafın maliyeti var, işleri azalmış. Zincir marketlere karşı bu kadar kolay hareket etseydiniz ya’ Bir sokakta 4 tane esnaf var, 7 tane market var. Bakan, elini vicdanına koysun bu esnaf aydan, uzaydan gelmedi. Esnaf bizim esnafımız. Bu karardan dönülmezse icra dosyaları patlar.”

“BÜYÜK ŞİRKETLERİN VERGİ BORCU SİLİNİYOR, KÜÇÜK ESNAFIN ÜZERİNE GİDİLİYOR”

Sermaye gruplarının ve büyük şirketlerin katrilyonlarca vergi borcunun silindiğini söyleyen esnaf, “Küçük esnaf sanatkarın üstüne bu kadar gidilmesini anlamış değiliz. Esnafımız ödeme koşullarını ayarlamış, krediyi ona göre çekmiş. Şimdi yeni yapılan bu uygulamada; 500 bin lira kredi çekmiş esnafa 180 bin lira ek yük geldi. Esnafın zaten girdi maliyetleri arttı. Ben kendi sektörüm adına konuşayım, pazarcı esnafını bu krediler bitirir” diye tepki gösterdi.

CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakıroğlu, “İktidar, kemer sıkalım diyor. Günde 33 milyon masrafı olan Saray’dan başlayalım kemer sıkmaya. Bir tek esnaf mı kemer sıkacak? Ben de esnaflık yaptım. Sabah o kepengin nasıl zor kalktığını en iyi bilenlerden biriyim. Saray’a çağrımız şudur: Almış olduğunuz karardan bir an önce vazgeçin” diye konuştu.

“KEMER SIKMAYA SARAY’DAN BAŞLAYALIM”

Esnafın şimdiye kadar böyle bir sorunla karşı karşıya kalmadığını söyleyen Bakırlıoğlu, “Bu ekonomik krizin sorumlusu esnafımız mı?” dedi ve hükümete seslendi:

“2023 yılında Hazine’den Halk Bankası’na aktarılan para 13 milyar lirayken, 2023 yılında Saray’ın masrafı ise 6.6 milyar liraydı. 2024 yılında bu masraf yüzde 85 artışla 12.3 milyar liraya çıkacak. Nerdeyse Saray’a aktarılan para ile 2023 yılında Halk Bankası’na esnaf için aktarılan para aynı. Neden esnafımız başkalarının yaratığı bu ekonomik krizin sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyor? Kemer sıkalım. Günde 33 milyon masrafı olan Saray’dan başlayalım kemer sıkmaya. Bir tek esnaf mı kemer sıkacak? Ben de esnafım. O kepengin nasıl zor kalktığını bilenlerden birisiyim. Bizim Saray’a çağırımız, aldığınız bu karardan bir an önce vazgeçin! Tasarruf edilecek çok şey var. Esnafla uğraşmayın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/esnaf-kefalet-kredisindeki-faiz-artisi-esnafi-zor-durumda-birakiyor/feed/ 0
Artvinli esnaflar, kredi faizlerinin artırılmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/artvinli-esnaflar-kredi-faizlerinin-artirilmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/artvinli-esnaflar-kredi-faizlerinin-artirilmasina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 17 May 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32230

UĞUR İSTANBULLU

(ARTVİN)- Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifinden kullanılan kredi ödemelerinde faiz artırımına gidilmesine Artvinli esnaf tepki gösterdi. Kemalpaşalı esnaf Muzaffer Ayaydın, “Bütçede açık var ve devlet bir yerden kasayı dolduracak. Şu anda esnaf zor durumda. Krediler de faiz artırılmış, vatandaş zaten düşük faizle aldığı krediyi ödemekte zorlanıyordu, şimdi ise nasıl ödeyecek” dedi. Taksici Hayrettin Aparoğlu, “Bu şekilde olsaydı biz çekmezdik krediyi. Gidip çay toplardık daha iyiydi şimdi ise tuzağa düşürülmüş gibi olduk” diye konuştu.

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri, esnaf kefalet kredilerinde faiz oranlarının yüzde 100’e varan oranlarda artırıldığını duyurdu. Duruma Artvinli esnaf tepki gösterdi. Kemalpaşalı taksici Hayrettin Aparoğlu, şunları söyledi:

“Esnaf kredisini mecburen çektik ÖTV çıkacaktı biz de taksilerimizi değiştirecektik. Şu anda kredileri ödeyemezken, kredilerimizin üzerine bir de faiz ilave edilmiş ve artık ne olacağı belli değil. Esnaflar Cemiyeti bizden taksi durağını ve plakaları alsın ve bizde rahatlayalım en iyisi bu. Bu böyle gitmez, kredi çekmenin bir anlamı kalmadı ki ve biz paramıza göre kredi çektik. Şimdi ödemiş olduğumuz kredi 17 bin liraydı şimdi olmuş 23 bin lira ve biz nasıl ödeyeceğiz, üç çocukla nasıl geçineceğiz? Şu anda kredileri ödeyemezken, kredilerimize faiz ilave edilmiş başka çaremiz yok. Geçinemiyoruz, esnaf kredisi böyle olmaz ki eskisi gibi olsa tamam yine ödemeye çalışacağız. İşler zaten yok ve asgari ücret 17 bin lira ve ben 23 bin lira nasıl ödeyeyim?

“KREDİYİ ÖDEYİNCE BEN NASIL GEÇİNECEĞİM?”

Güven Başer, “Bu krediler konusunda insanlara haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Kim kredi çektiyse bu durumdan etkilendi. Biz bu kredi ödeyemeyeceğiz. Benim gelirim 15 bin lira diyelim 8 bin 500 yüz lira kredi ödüyorum ve çocuklar okula gidiyor. Ben nasıl geçineceğim? Şu anda bu yapılan yanlış, düzelmesini istiyorum. Bizler bekliyorduk ki vergilerin yarısını silsinler ama şimdi her şey gittikçe artıyor. Biraz olsun insanlara yardım etme ihtimali yok mu yani düzeltme gibi şansları yok mu ve bizde onu sormak istiyoruz ama sesimizi duymuyorlar” diye konuştu.

Taksici Hayrettin Aparoğlu, “Bu şekilde olsaydı biz çekmezdik krediyi. Gidip çay toplardık daha iyiydi şimdi ise tuzağa düşürülmüş gibi olduk. Çektik kredileri Allah razı olsun dedik, faiz geldi biz nasıl ödeyeceğiz” dedi. Ali Başar, “Esnaf kredisi kullandık ama şimdi yeni bir faiz gelmiş kredilerimize ve nasıl yansır bilmiyoruz ama esnaf zaten zor geçiniyor ve bakın elimizde başka bir şey yok, günlük ve asgari ücrete çalışıyoruz yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.

“KEMERİ DEVLET DEĞİL, VATANDAŞ SIKACAK”

Kemalpaşalı esnaf Muzaffer Ayaydın, şöyle konuştu:

“Bütçede açık var ve devlet bir yerden kasayı dolduracak. Şu anda esnaf zor durumda. Krediler de faiz artırılmış, vatandaş zaten düşük faizle aldığı krediyi ödemekte zorlanıyordu, şimdi ise nasıl ödeyecek? Herkesin kredi kartlarına borcu var ve borçsuz bir insan var mı? Cebinde kredi kartı olmayan insan sokaktan geçen insana bakıyor ki bana bir çay ısmarlasın çay ocağında. İnanın ekmeği bile kredi kartıyla alan var. Ben şahidim adam çay ocağında çay içiyor ve içmiş olduğu iki çayın ödemesini kredi kartına çektiriyor. İnanın çok zor bir durum var. Esnafın durumu şu an iyiye gitmiyor yani ama umdum var iyi olacak inşallah. Şöyle 3- 5 sene geçsin aradan, devlet şu yeni kemer sıkma politikası düzenledi ama devlet değil vatandaş sıkacak kemerini.”

“BU UYGULAMANIN HAKSIZLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Borçkalı taksici Mesut Dikici şunları söyledi:

“4 yıldır esnaf ve sanatkarlardan kredi kullanmamıştım ama 2. ayda ihtiyacım vardı ve bu ihtiyaç doğrultusunda kredi kullandım. Önceki gün bir faiz artırımı yapılacağını durduk ve bu duruma baktığınızda bir adaletsizlik olduğunu görüyorsunuz. Bankadan da kredi kullandım ve kredimi daha önce ödediğim gibi aynı şekilde ödüyorum, ödemelerinde her hangi bir değişiklik yok. Bu şekilde olursa borç bitmeyecek ve her iki senede faizler arttıkça benim borcum stabil kalacak. Ben borcuma göre ödeme planı yapmıştım. Bugün 5 bin lira artarsa ki ve bazı arkadaşların 35 bin lira ödemeleri var ve bu ödemeler 40-45 bin liraya çıkması halinde ödemler nasıl yapılacak? Bu uygulamanın haksız bir uygulama olduğunu düşünüyorum.”

“BU DÜZENLEMENİN GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTİYORUM”

Terzi Mihriban Ayhan, “İnsanların alım gücü düşmüş dolaysıyla esnafların geliri azalmıştır yani ve sonuçta insana çalışıyoruz biz. Bu haberi duydum ve şok oldum açıkçası. Ödemekte zorlanıyoruz hatta hepsini ödeyemeyen arkadaşlarımız var. Ben bu ödemelerimizin üzerine yeni bir faizin eklenmesini istemiyorum ve geri çekilmesi lazım diye düşünüyorum” dedi.

Borçkalı esnaf Osman Özçelik, “20 yıllık esnafım, maalesef sonumuz gelmiştir diye düşünüyorum. Şunu söylemek istiyorum; AK partiyi kötülemek istemiyorum ben AK Partiliyim. AK Parti de bunu duysun; şu küçücük dükkana 2 bin 500 yüz lira veriyorum, 6 bin lira sigorta ödemesi var, kalp hastasıyım ve durumum iyi olmadığı içinde kredi kullandım şimdi de krediler arttı. Bugün bin lira arttı sonrasında ne olur onu bilemem. Esnaf zaten ağlıyor, esnafın durumu kötü. Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; bu durumumuzu görsün ve bu böyle gitmez kapatmamız gerek, esnaflık işi bitmiştir.” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/artvinli-esnaflar-kredi-faizlerinin-artirilmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Esnaf Temsilcileri Halkbank’ın Faiz Artışına Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/esnaf-temsilcileri-halkbankin-faiz-artisina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/esnaf-temsilcileri-halkbankin-faiz-artisina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 17 May 2024 07:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32159 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- Halkbank aracılığıyla Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri tarafından esnafa verilen kredi faizinin artırılmasına İzmir’de esnaf temsilcileri tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansına konuşan esnaf temsilcileri, faiz artışı nedeniyle daha önce kullandıkları kredi taksitlerinin de arttığını belirterek, faiz kararının geri alınmasını istedi. İzmir Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Emin Bağcı, “Esnaf bir çığlık halinde isyan ediyor. Bu faiz herkesi isyan noktasına getirdi. Böyle bir şeyin olması sosyal patlamalara neden olacak” dedi.

Halkbank tarafından kullandırılan esnaf kefalet kredi faizlerinin artırılmasından esnafın memnun olmadığın belirten İzmir Kahveciler Esnaf Odası Başkanı İsmail Hakkı Kırdı, “Kredi ve Kefalet Kooperatifleri’nden kredi kullanan esnafımız kesinlikle bundan memnun değiller. Çünkü yıllık 7,5 faizle almış olduğu krediler şu anda yüzde 29’a geldi. Tabii biz değişken faiz olarak imzalar attık. Esnaf almış olduğu kredilerle iş yerini genişletti, büyüttü veyahut masraf etti. Hele hele yeni alanlar bu faizin yüksekliğinden dolayı sıkıntı yaşıyorlar. Mesela benim 5 bin 600 lira öderken bu ay 7 bin 900 lira ödemek zorunda kalıyorum. Yani bin 800 lira küsur bir fark var. Zaten ekonominin bozukluğundan dolayı iş yapamaz durumda küçük esnaflar. Bundan dolayı mağduruz. Mağdur olan küçük esnaf çok var” dedi.

“FAİZLER GERİ ÇEKİLSİN”

Anayasanın “Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır” şeklindeki 173’üncü maddesini hatırlatarak sözlerini sürdüren Kırdı, “Biz küçük esnaflar işletmelerimizde almış olduğumuz esnaf kredileriyle döndürüyoruz işimizi. Bu ayrı bir yük getirdi. Zaten işler sıkıntılı. Yani ekonominin bozukluğunu esnafın üstünden gidermeleri mümkün değil. Devletimizin küçük esnafa destek olması lazım. Bu faiz oranlarının bir an önce geri çekilmesini istiyoruz. Yoksa çok esnaf, iş yerini kapatmak zorunda kalacak. İşsizler ordusuna daha da işsizler katılacak diye düşünüyorum” diye konuştu.

“ESNAFIN ARTIK HAREKETE EDECEK DURUMU KALMADI”

Esnaf kefalet kredi faizlerinin arttırılmasının müşteriye yansıyacağını vurgulayan Kırdı, “İş yerlerimizde zam yapma zorunluluğumuz doğuyor. Zam yaptığımız zaman da işlerimiz azalıyor. Çünkü biz küçük paralarla işimizi döndüren evimize iş yerimizden ekmek götüren insanlarız. Bu anlamda çok mağduruz. Bu mağduriyetimizin bir an önce görevliler tarafından, devletimiz tarafından geriye çekilmesi lazım. Çünkü esnafın artık harekete edecek durumu kalmadı. Zaten kiralarla ilgili çok büyük sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıları, mal sahipleriyle devamlı yaşıyoruz. Bu anlamda yanımızdaki çalışan insanlar da zor durumda kalıyorlar. Ne yapacağız? Üç işçi çalıştırıyorsak birini çıkararak iki işçi ile çalışmaya ve iş yerimizi devam ettirmek zorundayız. ya da bu işletmeleri kapatacağız” ifadelerini kullandı.

“ESNAF BİR ÇIĞLIK HALİNDE İSYAN EDİYOR”

İzmir Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Emin Bağcı da “Tebligatlar Halk Bankası’ndan geldiğinden beri esnaf bir çığlık halinde isyan ediyor. Bu büyük bir sosyal patlamaya neden olacak. Bu karardan derhal vazgeçilmesi gerekiyor. Eğer bu karardan vazgeçilmezse… Çünkü esnaf zaten ihtiyacı olduğu için kredi kullandı. Bu kullandığı kredinin tekrar faizini almak demek oluyor. Biz onu kullandık, işimize yatırdık para kazanmak için. Sermayeye muhtacız zaten, kısıtlı sermayemiz var. Siz bu harcadığımız paranın faizini tekrar istiyorsunuz. Bu faiz herkesi isyan noktasına getirdi. Böyle bir şeyin olması sosyal patlamalara neden olacak” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

– İzmir Kahveciler Esnaf Odası Başkanı İsmail Hakkı Kırdı Röportaj

– İzmir Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Emin Bağcı Röportaj

]]>
https://www.haber60.com.tr/esnaf-temsilcileri-halkbankin-faiz-artisina-tepki-gosterdi/feed/ 0
2024 Yılı İlk Çeyreğinde İpotekli Konut Satışları Yüzde 53 Azaldı https://www.haber60.com.tr/2024-yili-ilk-ceyreginde-ipotekli-konut-satislari-yuzde-53-azaldi/ https://www.haber60.com.tr/2024-yili-ilk-ceyreginde-ipotekli-konut-satislari-yuzde-53-azaldi/#respond Mon, 13 May 2024 21:00:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31508 Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “2024 yılı ilk çeyreğinde gerçekleşen ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 53 azalışla 27 bin 622’ye geriledi. Bu dönemdeki ipotekli satışların ise sadece 6 bin 569’u ilk el satış olarak gerçekleşti” dedi.

2024 yılı ilk çeyreğinde gerçekleşen ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 53 azalışla 27 bin 622’ye geriledi. Bu dönemdeki ipotekli satışların ise sadece 6 bin 569’u ilk el satış olarak gerçekleşti. Konut satışlarındaki bu düşüşün özellikle proje satışlarında çeşitli vadelerde senetli satışlara döndüğüne dikkat çeken Altın Emlak Global Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı “Günümüzde inşaatı tamamlanan bazı projelerde yüzde 50 gibi peşinatlarla, kalan tutarın 2-3 yıla kadar vade yapıldığı örnekler görüyoruz. Sabit taksit ile yapılan bu vadelendirmeler, alıcılar için çok cazip fırsatlar sunuyor. İnşaat maliyet endeksinin yıllık bazda yaklaşık yüzde 70 arttığını da dikkate alırsak, sabit ödeme önemli bir avantaj diyebiliriz. Özellikle de bu dairelerden bitmiş ve teslime hazır olanların hemen kiraya verilebilmesi de mümkün. Faizde beklemek yerine bitmiş projelerde konuta yönelmek bu dönem için iyi bir yatırım fırsatı sunuyor” dedi.

“Konut kredisi faizleri zirvede”

Konut kredilerinde aylık faiz oranının yüzde 3 seviyelerinin üstüne, yıllık bileşik faizde de yüzde 44 seviyelerine yaklaştığına değinen Özelmacıklı, “Örneğin bugün aylık yüzde 3,1 üzerinden 1 milyon TL, 120 ay vade ile kredi çekilse aylık taksit ödemeleri 31 bin 815 TL seviyelerinde oluyor. Lakin bu seviyeler yüksek görünse de artan enflasyonda rakamların hızla gerilediği de unutulmamalı. Hatta kredi faiz oranları düştüğünde yapılandırma ile daha düşük seviyelerde tekrar borçlanmak mümkün olabiliyor. Yeni projelendirilen veya inşaatları devam eden projelerde de her geçen gün maliyetler artıyor. Özellikle kredi faizlerinin yükselmesi sektörde ciddi bir nakit akışı sıkıntısına sebep oluyor” dedi.

“Yabancılara konut satışına gayrimenkul sektörünün ihtiyacı var”

Özellikle kredi imkanlarının kısıtlandığı bu dönemde inşaat sektörünün yabancılara konut satışına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Özelmacıklı “Yabancılara konut satışında önemli bir düşüş görüyoruz. Özellikle TÜİK istatistiklerinde ilk çeyrek rakamlarına baktığımızda geçen yılın aynı dönemine göre konut satışları yüzde 48 azaldı. Konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı ise sadece yüzde 2 seviyesinde. AB ortalamasının yüzde 8’in üstünde olduğu bir global pazarda payımız her geçen gün azalıyor. Ülkemizde döviz yatırımlarının neredeyse yarısı gayrimenkul sektöründen geliyor. Hem döviz ihtiyacı için hem de inşaat firmalarının nakit akışları için yabancıya satışa ihtiyacımız var. Uluslararası gayrimenkul yatırımcısı ile göçmenlerin karıştırılmaması gerekiyor. Bu başlıkların siyaset gündeminde çıkartılması lazım. Ülkemize döviz girişi sağlamak milli bir sorumluluktur. Vatandaşlık programları dışında Altın Vize gibi yenilikçi programlara ihtiyacımız var. Gün geçtikçe rakip ülkeler yatırım kolaylıkları ile öne çıkıyor. Hatta ülkemizden bazı vatandaşımız bile yurtdışından gayrimenkul yatırımlarına yöneliyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/2024-yili-ilk-ceyreginde-ipotekli-konut-satislari-yuzde-53-azaldi/feed/ 0
Erzurum’da Kişi Başına Düşen Nakdi Kredi Tutarı 72 Bin 809 TL Oldu https://www.haber60.com.tr/erzurumda-kisi-basina-dusen-nakdi-kredi-tutari-72-bin-809-tl-oldu/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-kisi-basina-dusen-nakdi-kredi-tutari-72-bin-809-tl-oldu/#respond Mon, 13 May 2024 06:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31472 Erzurum’da 38,0 milyar TL tutarında kamu bankası 16,5 milyar TL tutarında özel banka, toplamda ise 54,6 milyar tutarında nakdi kredi kullanımı gerçekleşti. İlde kişi başına düşen nakdi kredi tutarı 72 bin 809 TL oldu.

Erzurum bu yılın 3 ayında kişi başına düşen nakdi kredi değeri kaydında KUDAKA İstatistik, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik ve Doğu Anadolu Bölgesi ortalamalarını geçti. İl kredi kullanımı hacmi bazında Malatya, Van ve Elazığ gibi bölgenin diğer gelişmiş 3 iline fark attı.

Mart Ayı Verileri

TBB 2024 Mart dönemi Erzurum nakdi kredi iller dağılım sonuçlarını açıkladı. Erzurum’da 38,0 milyar TL tutarında kamu bankası 16,5 milyar TL tutarında özel banka, toplamda ise 54,6 milyar tutarında nakdi kredi kullanımı gerçekleşti. İlde kişi başına düşen nakdi kredi tutarı 72 bin 809 TL oldu. İl Nakdi kredi kullanım tutarı yüksekliği bakımından Bölge illeri sıralamasında ilk sırayı aldı.

Erzurum Kişi Başına Düşen Kredi Tutarı

Türkiye Bankalar Birliği TBB ‘Nakdi Kredilerin İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı’ verilerine göre Erzurum’da 2024 Mart ayı ölçeğinde kişi başına düşen nakdi kredi tutarı kamu banka kredilerinde 50 bin 734 TL, Özel banka kredilerinde 22 bin 74 TL, nakdi kredi toplamında ise 72 bin 809 TL olarak hesaplandı.

Kamu Bankası Kredileri ve Erzurum’un Payı

Mart 2024 dönemi kaydında Erzurum’da 38,0 milyar, KUDAKA istatistik Bölgesi illerinde 48,7 milyar, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 74,1 milyar, Doğu Anadolu Bölgesinde 162,1 milyar, tutarında kamu bankası nakdi kredi kullanımı kaydedildi.

Erzurum’un Payı

İlin Bölge kamu bankası kredi kullanım tutarı payı KUDAKA istatistik Bölgesi İlleri toplamında yüzde 78,10, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 51,33, Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında da yüzde 23,47 olarak hesaplandı.

Özel Banka Kredileri ve Erzurum

Yılın ilk 3 ayında Erzurum’da 16,5 milyar, KUDAKA istatistik Bölgesi illerinde 22,7 milyar, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 38,5 milyar, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 98,3 milyar TL tutarında özel banka nakdi kredi kullanımı kaydedildi.

Erzurum’un Özel Banka Kredisi Payı

İlin Bölge kamu bankası kredi kullanım tutarı payı KUDAKA istatistik Bölgesi İlleri toplamında yüzde 72,65, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 42,92, Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında da yüzde 16,84 olarak hesaplandı.

Bölgesel Toplam Kredi Verileri

TBB Verilerine göre Mart 2024 döneminde Erzurum’da 54 milyar 606 milyon, KUDAKA istatistik Bölgesi illerinde 71 milyar 506 milyon, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 112 milyar 693 milyon, Doğu Anadolu Bölgesinde 260 milyar 423 milyon tutarında nakdi kredi kullanımı gerçekleşti.

Erzurum’un Toplam Kredi Payı

DOSİAD analizlerine göre, Mart 2024 döneminde Erzurum’da kullanılan nakdi kredi değeri KUDAKA İstatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 76,36, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi toplamında yüzde 48,45, Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında yüzde 21’lik pay gösterdi.

Kişi Başına Düşen Kredi Değeri Bölgesel Veriler ve Erzurum

DOSİAD’ın veriler üzerinden yaptığı hesaplamalara göre kişi başına düşen toplam nakdi kredi değeri Erzurum’da 72 bin 809, KUDAKA İstatistik Bölgesi illeri toplamında 66 bin 244, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi toplamında 51 bin 894, Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında 43 bin 530 TL oldu.

Erzurum İller Sıralamasında 26’ıncı

Erzurum ülke illeri nakdi kredi kullanım değeri yüksekliği bazında 26’ıncı sırayı aldı. Ülkede nakdi kredi kullanım değerinin en yüksek olduğu iller; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Kocaeli, Adana, Konya, Denizli, Mersin, Kayseri, Hatay, Manisa, Samsun, Muğla, Balıkesir, Tekirdağ, Aydın, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Eskişehir, Şanlıurfa, Trabzon, Sakarya, Erzurum olarak sıralandı.

Bölge İlleri Kredi Kullanım Tutarı Dağılımı

Mart 2024 kaydında, Erzurum’da 54,6 milyar, Van’da 38,4 milyar, Malatya’da 38,4 milyar, Elazığ’da 33,6 milyar, Kars’ta 14,3 milyar, Erzincan’da 13,8 milyar, Ağrı’da 12,6 milyar, Bitlis’te 11,2 milyar, Muş’ta 10,3 milyar, Iğdır’da 8,0 milyar, Bingöl’de 7,0 milyar, Hakkari’de 6,5 milyar, Ardahan’da 6,0 milyar, Tunceli’de 5,1 milyar TL tutarında nakdi kredi kullanıldı. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-kisi-basina-dusen-nakdi-kredi-tutari-72-bin-809-tl-oldu/feed/ 0
CHP Milletvekili Ahmet Vehbi Bakıroğlu, dolu afetinden etkilenen çiftçilere destek çağrısı yaptı https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ahmet-vehbi-bakiroglu-dolu-afetinden-etkilenen-ciftcilere-destek-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ahmet-vehbi-bakiroglu-dolu-afetinden-etkilenen-ciftcilere-destek-cagrisi-yapti/#respond Wed, 08 May 2024 08:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30798 (ANKARA) –CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakıroğlu, Manisa’nın Saruhan ilçesinde dolu yağışının zarara neden olduğu mahalleleri ziyaret etti. Çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Bakıroğlu, “Çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları ertelenerek, hibe desteği ve faizsiz kredi verilmelidir. Afetten etkilenen bölgelerde borçlar ötelenmeli, çiftçi rahatlatılmalı ve yeniden üretime teşvik edilmelidir” dedi. Bakıroğlu’na yaşadığı sorunları anlatan bir çiftçi ise “Atatürk ne dediyse, iktidar tersini uyguluyor. Çiftçi düşmanlığı neden? İktidar bizi gelsin görsün. Buradaki çiftçilerin yüzde 70’i AK Partilidir. Bende AK Partiliydim ve kurucusuydum, lanet olsun” dedi.

TBMM Plan Bütçe Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu Manisa’nın Saruhanlı ilçesi Mütevelli Mahallesi ve Şehzadeler ilçesi Karaağaçlı, Çavuşoğlu ve Yeniharmandalı mahallelerinde dolunun zarar verdiği bölgede incelemelerde bulundu. Ziyarette CHP Manisa Milletvekili Bakırlıoğlu’na; CHP Saruhanlı İlçe Başkanı Zekeriya Şen, CHP Şehzadeler İlçe Başkanı Mert Özkösemen ve Belediye Meclis üyeleri eşlik etti.

“AVRUPA’DAN BEDAVA MI ALIYORSUNUZ?”

Bölgedeki binlerce dekar mahsulün ciddi hasar gördüğünü söyleyen Bakırlıoğlu’nun dinlediği bir çiftçi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şu sözlerle seslendi:

“Mısır dışarıdan, buğday dışarıdan. Avrupa’dan buğdayın sadece nakliyesi 5 lira. Benden 5 buçuk liraya alıyor. Sayın Cumhurbaşkanına soruyorum; Avrupa’dan bedavayı mı alıyorsunuz bunları? Bunlar kime peşkeş çekiliyor?”

“İKTİDAR GELSİN BİZİ GÖRSÜN”

Bakırlıoğlu’nun dinlediği bir çiftçi ise AKP’nin kurucularından olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

“67 yaşındayım. Çiftçilik yapıyorum, esnaflık yapıyorum. Mısır dışarıdan, buğday dışarıdan. Buğdayın, Avrupa’dan sadece nakliyesi 5 lira. Devlet benden 5 buçuk liraya alıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum; Avrupa’dan bedavayı mı alıyorsunuz buğdayı? Bunlar kime peşkeş çekiliyor? Atatürk ‘köylü milletin efendisidir’ dedi; biz böyle gördük. Atatürk ne dediyse, iktidar tersini uyguluyor. Çiftçi düşmanlığı neden? İktidar bizi gelsin görsün. Buradaki çiftçilerin yüzde yetmişi AK Partili’dir. Bende AK Partili’ydim ve kurucusuydum, lanet olsun”

“İKTİDARIN AMACI TARLALARI BOŞ BIRAKMAK MI?”

Ziraat Odası başkanlarının siyaset yaptığını ileri süren Manisalı bir çiftçi ise “Pamuk ekiyorum, mısır ekiyorum, her şeyi ekiyorum. Onu yapıyorum kurtaramıyorum bunu yapıyorum kurtaramıyorum. İktidarın amacı ne, tarlaları boş bıraktırmak mı? Çiftçiyi büyük sanayicilere iş gücü olarak veriyor. Kazanırsa onlar kazansın, zengin kazansın diyor. Ziraat Odası sadece para almaya bakıyor; başka bir şey yok. 5 bin dönüm karpuz ekilecek bu ovada; gelsin bizi uyarsın. Planlama yok. Çoğu yer boş. İşçi parası, yol parası kurtarmıyor ki… Geçen sene 300 liraydı işçi parası, bu sene 700 lira oldu Biz istiyoruz ki bu vatanın toprakları boş kalmasın” dedi.

“FABRİKALAR DA SATILDI, FABRİKALARDA DA İŞ YOK”

Tarlasına yeniden ürün ekebilmek için krediye başvurduğunu fakat alamadığını belirten bir diğer çiftçi “Ben devletten para istemiyorum, hibe istemiyorum. Bana kredi versinler. Faizsiz kredi versin 5 milyon; 5 senede ödeyeyim. Ben üreticiyim; üretirim. Bana para versin ki faizsiz; ben üreteyim yine. Satmayayım malımı. Bende üç tane oğlan çocuğu var. Bunlara ev lazım, düğün lazım, para lazım. Cumhurbaşkanı görsün bizi, günah bize. Hadi benim tarlam var satarım öderim borçlarımı, tarlası olmayan ne yapacak? Adam evini satacak, arabasını satacak, traktörünü satacak. Fabrikalar da satıldı, fabrikalarda da iş yok. Nereye gidecek bu insanlar çalışmaya? Bizi Allah koruyor ama devlet korumuyor” diye konuştu.

“ÇİFTÇİ RAHATLATILMALI VE YENİDEN TEŞVİK EDİLMELİ”

İncelediğini bölgelerdeki zararın bir senelik değil, uzun vadeli bir hasar olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu “Geçtiğimiz gün yaşadığımız dolu afetinden sonra mahsulü zarar gören üreticilerimizin yanındayız. Bölgedeki binlerce dekar domates, üzüm, mısır, kavun ve karpuzun yüzde 100’e varan zarar gördüğüne yaptığımız ziyaret ve incelemelerde şahit olduk. Zararlar bölgesel de olsa il ve ilçe ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Hasar tespit çalışmalarına bir an önce başlanarak TARSİM kapsamı dışındaki hasarlar mutlaka karşılanmalı. Çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifi ve bankalara olan borçları ertelenerek, hibe desteği ve faizsiz kredi verilmelidir. Afetten etkilenen bölgelerde borçlar ötelenmeli, çiftçi rahatlatılmalı ve yeniden üretime teşvik edilmelidir” dedi.

Çiftçinin çok zor günler geçirdiğini belirten Bakırlıoğlu, “CHP olarak her zaman çiftçimizin yanında olmaya, çiftçinin, üreticinin sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz. Dünyanın geleceği tarımdır. Tarıma sahip çıkılmalı, çiftçi, üretici mutlaka desteklenmelidir” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ahmet-vehbi-bakiroglu-dolu-afetinden-etkilenen-ciftcilere-destek-cagrisi-yapti/feed/ 0
Yalova Belediyesi’nin 1.6 Milyar TL Borcu Var https://www.haber60.com.tr/yalova-belediyesinin-1-6-milyar-tl-borcu-var/ https://www.haber60.com.tr/yalova-belediyesinin-1-6-milyar-tl-borcu-var/#respond Mon, 06 May 2024 23:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30609 Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, belediyenin nisan ayı itibarı ile 1 milyar 594 milyon liralık bir borcunun bulunduğunu belirterek, “Bu durumu alacağımız tedbirlerle çözeceğiz” dedi.

Yalova Belediye Meclisi Mayıs ayı olağan toplantısı Mehmet Gürel başkanlığında gerçekleştirildi. Raif Dinçkök Kültür Merkezi’ndeki Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleşen birleşimde konuşan Başkan Gürel, Yalova Belediyesi’nin Nisan 2024 itibarı ile net borç dökümünü meclis üyeleri ile paylaştı. Yalova Belediyesi’nin mali durumunun hiç de iç açıcı olmadığını söyleyen Gürel, şöyle konuştu:

“Yalova Belediyesi’nin nasıl bir mali tabloda devraldığımızı herkesin doğru bir şekilde bilmesi lazım. O nedenle borçları maddeler halinde sizlerle paylaşacağım. Belediyemizin kısa vadeli banka kredileri 38 milyon 768 milyon TL, uzun vadeli banka kredileri 116 milyon 142 bin TL, bütçe emanetleri 425 milyon TL, 1 Nisan 2024 itibarı ile sisteme girilmemiş fatura tutarları 105 milyon, depozito ve teminatlar 37 milyon, emanetler hesabı 8 milyon 741 bin TL, ödenek ve sosyal vergi fonlar borcu 42milyon 727 bin TL, kamu idareleri ve paylar borcu 113 milyon TL, vadesi geçmiş yapılandırılmış kamu borçları 64 milyon, dış mali borç 594 milyon TL, kısa vadeli faiz giderleri 21milyon, uzun vadeli faiz giderleri 26 milyon TL olmak kaydı ile 01 Nisan 2024 tarihi itibarı ile belediyenin toplam borcu 1 milyar 594 milyon 176 bin TL’dir. Kasamızda 2 milyon nakit para, 108 adet 0,25 gram altın ve 4 adet 1 gram altın bulunuyor.”

Başkan Gürel, mali durumunu birlikte alınacak tedbirlerle çözeceklerini belirterek, “O günden sonra her hangi bir ciddi harcamamız yok. Bu 1 milyar 594 milyon borcun 600 milyona yakını ana ishale hattının ödemesidir. Ben bir bilgi kirliliği olmasın ve siyaseten birileri olayı çarpıtmasın diye bunu söylüyorum. Geri kalan cari borcun yaklaşık 800 milyon lirası birliklere, Personel A.Ş’ye, vergi dairesine, SGK’ya ait olan borçlar. Yaklaşık piyasaya da 192 milyon TL borcumuz var. Toplamda birikmiş ve aylık bazda nasıl bir mali durumda olduğumuzu herkesin görmesini istediğim için bunları detaylarıyla açıklıyorum. Bu sorunlu durumu hep birlikte bazı tedbirler alarak ve tasarruflarda bulunarak çözeceğiz” dedi.

104 milyon TL kredi izni

Yalova Belediye Meclisi’ndeki bir diğer önemli gündem maddesi ise Yalova Belediyesi’nin cari giderleri ve kamu ödemelerini karşılamak için İller Bankası ya da İller Bankası Teminat Mektubu ile özel ya da kamu bankalarından 104 milyon TL’lik kredi kullanması konusu oldu. Bu krediyi almak zorunda olduklarını ifade eden Gürel, teklifi meclis onayına sundu. Yapılan oylamada Cumhur İttifakının hayır ve CHP’nin evet oyları ile teklif oy çokluğu ile kabul edildi.

İshale hattı için 8 milyon Euro kredi çekilecek

Yalova Belediye Meclisi yapımı devam eden Ana İshale Hattı çalışmalarının tamamlanabilmesi için ihtiyaç duyulan 8 Milyon Euro için kredi kullanılması için de Gürel’e yetki verdi. Burada konuşan Gürel, “Şehir için doğru yatırım ama şartları riskli bu krediyi almak zorundayız. Kısa vadede aylık 5-6milyon bir KDV yükü getirecek. Belediyenin bozuk olan mali yapısında bu çok riskli. Aylık gelir gider denklemi bozuk.38 milyon İller Bankası olmak üzere gelirlerinin var. 57 milyon net 71 milyon brüt personel giderimiz var. Temmuz ayında toplu sözleşmelerle yüzde 20 artış yaşanacak. Yani personel gideri 90-100 milyona çıkacak. Acilen belediye gelirlerini arttırmak ve gideri azaltacak tedbirler almamız lazım” ifadesini kullandı.

Cumhur İttifakı adına söz alan Fatih Şahin ise, “Yalova’daki su sıkıntısının önüne geçmek adına bu proje çok önemlidir. Hatta şehir içi şebekesinin de acilen tamamlanması lazım. Bunlar şehrimiz için olmazsa olmaz yatırımları” dedi. – YALOVA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yalova-belediyesinin-1-6-milyar-tl-borcu-var/feed/ 0
ANASİAD Genel Başkanı: Siyasi çekişmeleri geride bırakarak ekonomiye odaklanmalıyız https://www.haber60.com.tr/anasiad-genel-baskani-siyasi-cekismeleri-geride-birakarak-ekonomiye-odaklanmaliyiz/ https://www.haber60.com.tr/anasiad-genel-baskani-siyasi-cekismeleri-geride-birakarak-ekonomiye-odaklanmaliyiz/#respond Sat, 04 May 2024 21:54:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30385 Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANASİAD) Genel Başkanı Hakan Birkan, Türkiye’nin bir süredir yüksek enflasyon, yüksek faiz ve döviz fiyatlarındaki uyumsuzlukla mücadele ettiğini, bu yüzden tüm kesimlerden siyasi çekişmeleri geride bırakarak sadece ekonomiye odaklanması gerektiğini söyledi.

TÜİK’e göre, Tüketici Fiyat Endeksinin nisanda aylık bazda 3,18, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin de yüzde 3,60 artış gösterdiğini, yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında yüzde 69,80, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 55,66 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken ANASİAD Genel Başkanı Hakan Birkan, iş dünyası için en büyük sorunun enflasyon olduğunu, bunun yanı sıra yüksek faiz nedeniyle paraya ulaşmanın zorlaştığını bunun da yatırım ve üretimin önündeki engeller olduğunu belirterek, “Ülkemizdeki tüm kesimlerin kısır çekişmeleri bir kenara bırakarak biran önce gerçek gündem olan ekonomiye odaklanmasını gerekiyor. Merkez Bankası, yılsonu enflasyon beklentisini yüzde 36 olarak açıkladı. Ancak iş dünyası olarak bu yılı yüzde 43-44 bandında tamamlanmasını bekliyoruz. Bununla birlikte ihracatın sıkıntıya girmemesi ve ithalatın cazip hale gelmemesi için kur ile enflasyon arasındaki dengenin de kopmaması lazım. Kuru baskılayarak enflasyonu tutmanın kısa vadeli birtakım faydaları olabilir ama bu ithalatı artıran, ihracatı baskılayan unsurdur. Bu da kapatmak için büyük bir mücadele içinde olduğumuz dış ticaret açığımızı olumsuz yönde etkileyecektir” dedi.

Yüksek faiz politikası sebebiyle banka kredisi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirten Hakan Birkan, enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda, kredi maliyetlerinin enflasyon üzerinde konumlanmasının piyasanın bir gerçeği olduğunu kabul ettiklerini ama ticari faaliyetleri devam ettirmek için de kredi kullanımının zorunlu olduğunu vurguladı. Beklentilerinin enflasyonun makul seviyeye inmesi, buna bağlı olarak da faizlerin ve kredi maliyetlerinin daha uygun bir noktaya gelmesi olduğunu ifade eden Birkan, “Elbette kredi maliyetlerinin aşağıya çekilmesi, enflasyonun aşağıya çekilmesiyle uyumlu bir halde olacaktır. Bu yüzde de el birliği ederek önce enflasyonla topyekün mücadele etmeliyiz. Türkiye 2 yıldır seçim atmosferinde. Uygulanan seçim ekonomisi bütün dengeleri bozdu. Diğer yandan uzun bir pandemi sürecinin ardından Rusya Ukrayna arasında çıkan savaş dünyada ekonomileri alt üst etti. Geçen yıl yaşadığımız deprem felaketi ise ekonomimize büyük bir darbe vurdu. Şimdi el birliği ile bu durumu terse çevirecek hamleler yapmak zorundayız. Başta siyasetçiler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden normalleşme adımları atmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Hakan Birkan önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşen görüşmenin ve görüşme sonrasında da iade-i ziyaret yapılacağının açıklanmasının ülkede siyasi tansiyonun düşmesinde olumlu bir adım olarak gördüklerini de söyledi. Birkan, “İş dünyası olarak, sadece üretime odaklanmak istiyoruz. Ülkemizin ilerlemesi, halkımızın refah ve mutluluğu için birlik ve beraberlik içinde olmamız çok önemli. Ekonomideki olumsuzluklara, dünyada devam eden savaşlara rağmen gelecekten umutluyuz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/anasiad-genel-baskani-siyasi-cekismeleri-geride-birakarak-ekonomiye-odaklanmaliyiz/feed/ 0
CHP Milletvekili: Bankaların icra takibine aldığı bireysel kredi ve kredi kartı borçları 13,2 milyar lira arttı https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bankalarin-icra-takibine-aldigi-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclari-132-milyar-lira-artti/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bankalarin-icra-takibine-aldigi-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclari-132-milyar-lira-artti/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:06:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29752 (ANKARA) – CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, yurttaşların zamanında ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında yıl başından bu yana 13,2 milyar liralık artış gözlendiğini bildirdi.

CHP’li Müzeyyen Şevkin, yaptığı yazılı açıklamada, yurttaşın alım gücünün oldukça düştüğünü, annelerin çocuklarına süt alamaz hale düşürüldüğünü, fahiş fiyatlar nedeniyle insanların artık kırmızı eti unuttuğunu dile getirdi. Şevkin, erek, “Vatandaş borcu borçla kapatmaya çalışıyor ancak yüksek enflasyon, hayat pahalılığı nedeniyle bu borçlar her geçen gün daha çok artıyor. Banklalar zaman zaman bu borçları düşük bir karşılıkla varlık yönetim şirketlerine devrettikleri için gerçek rakam çok daha yüksek.” dedi.

“BATIK KREDİ 202,2 MİLYAR LİRAYA YÜKSELDİ”

Bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık kredilerin ise 2,3 milyar lira daha artarak 19 Nisan itibariyle 202,2 milyar liraya kadar yükseldiğini, batık kredilerde geçen yıl Aralık ayından başlayarak hızlı bir yükselişin görüldüğünü söyleyen Şevkin, “Söz konusu dönemde bankaların toplam batık kredilerin yükselmesinde en önemli rolü bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen vatandaşların oynadığı görünüyor. İstakozlarla, lüks saatler ve lüks makam odaları ve lüks araçlarla, saraylarda yaşayanlar vatandaşın derdiyle dertlenmiyor. 17 bin lirayla geçinmek zorunda bırakılan asgari ücretli, 10 bin liraya mahkum edilen emekli, 50 bin lirayı geçen yoksulluk sınırı karşısında ezilirken Türkiye’nin büyüdüğünü öne sürenler biraz olsun dönüp aynaya bakmıyor.” ifadesine yer verdi.

“99 MİLYAR LİRALIK İCRALIK KREDİ BORCU VAR”

Merkez Bankası’nın hazırladığı Finansal İstikrar Raporu’na göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunduğunu söyleyen Şevkin, “Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 99 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor.” dedi.

Tüketicilerin bankalara olan borçlarının 2024 yılı başından bu yana 338 milyar lira arttığını vurgulayan Şevkin, hem yüksek bütçe açığının finansmanı için duyulan yeni borçlanma ihtiyacı hem de yüzde 64’üne yakınının döviz cinsinden alınan borçlardan kaynaklanması nedeniyle Devletin borç stokunun da hızla büyüdüğünü aktardı.

“ŞİRKETLER KAPANIYOR”

Devletin borç stokunun bu yılın ilk üç aylık döneminde 777,1 milyar lira daha büyüyerek 7 trilyon 500 milyar liraya çıktığını ifade eden Şevkin, iktidarın “faiz sebep, enflasyon sonuç” şeklindeki akıl dışı bir varsayımla faiz artırılması gerekirken faiz indirimleri yapmaya başladığı Eylül 2021’den bu yana Türkiye genelinde ortalama konut fiyatlarının da yüzde 611,4 oranında arttığını vurguladı. Şevkin, “Asgari ücretli, işçi, emekli, memurun artık ev alması hayalden öteye geçemiyor.” dedi.

Ekonomideki olumsuzlukların şirketlere de yansıdığına işaret eden Şevkin, bu yıl ocak-mart döneminde yeni kurulan şirket ve gerçek kişi ticari işletmelerin sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,4 oranında azalarak 41 bin 453’ten 33 bin 753’e gerilerken, kapanan şirket sayısının ise yüzde 10,4 oranında artarak 16 bin 321’den 18 bin 15’e çıktığını kaydetti.

CHP’li Şevkin, iktidarın artık Türkiye’yi yönetemez hale geldiğini, ekonomideki istikrarsızlığın yurttaşları her geçen gün yeni bir karamsarlığa ittiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-bankalarin-icra-takibine-aldigi-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclari-132-milyar-lira-artti/feed/ 0
Özgür Özel: Yereldeki Başarımız, Geneldeki İktidarımızın Önünü Açacak https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-yereldeki-basarimiz-geneldeki-iktidarimizin-onunu-acacak/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-yereldeki-basarimiz-geneldeki-iktidarimizin-onunu-acacak/#respond Fri, 26 Apr 2024 00:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29402 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(TEKİRDAĞ) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerin ardından Manisa’dan sonra ikinci büyükşehir belediye ziyaretini Tekirdağ’da yaptı. Başkan seçilen Candan Yüceer’i ziyareti sırasında Özel, “Yereldeki başarımız, geneldeki iktidarımızın önünü açacak. Atatürk’ün partisinin belediye başkanları, Atatürk’ün partisinin ikinci yüzyılın ilk genel seçiminde iktidar olmasının yolunu açacak. İyi kamu görevi, şeffaf yönetim, adil yönetim, CHP’nin iktidarının yolunu açacak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugünkü Tekirdağ programları kapsamında önce Çorlu tren faciası davasının karar duruşmasını izledi, ardından sırasıyla Çorlu CHP İlçe Başkanlığı’nı, Çorlu Belediyesi, CHP Süleymanpaşa İlçe Başkanlığı, CHP Tekirdağ İl Başkanlığı ve il  başkanlığı önünde kurulan bir semt pazarını ziyaret etti, vatandaşlarla sohbet etti. Özel, son olarak da Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer’i makamında ziyaret etti. Geçen 31 Mart’ta yapılan seçimlerde başkan seçilen Yüceer, ziyareti için Özel’e teşekkür etti, seçimde en yakın rakibine yüzde 15’lik fark attıklarını hatırlattı. Özel de görevinde başarılar dileyerek şunları söyledi:

“KADINLARA DESTEK VEREN BELEDİYELERE MOR BAYRAK VERECEĞİZ”

“Mayıs ayında yaşadığımız üzüntüden sonra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğunda yapılan ölçme ve değerlendirmelerde önemli bir avantajı olduğunu gördük. Yeni dönem siyasetimizde kadın ve gençlere çok önem veriyoruz. Daha önce il belediye başkanı olarak seçilip büyükşehir belediye başkanı olan Aydın’ın topuklu efesi Özlem Çerçioğlu, tek büyükşehir adayımızdı. Bu seçimde 5 büyükşehirde kadın aday gösterdik. Sakarya ve Kahramanmaraş’ta adaylarımız, galibiyeti bir sonraki sefer tadacaklar inşallah ama 3 büyükşehrimizde; Tekirdağ, Eskişehir ve Aydın’da kadın belediye başkanlarımız var. Geçmiş dönemin 3 katı kadın belediye başkanımızla çok önemli işleri yapacağız. Ben çok başarılı sonuçlar alacaklarına inanıyorum. Önümüzdeki dönem Türkiye, CHP’li belediyelerin mor bayrak uygulamasını konuşacak. Önce belediyelerimizden yeteri kadar kadın istihdamı yaratan, önüne konulan hedefleri gerçekleştiren, kadının çalışma hayatına katılımı için yeterince kreş yapan, sosyal hayata katılımının önündeki engelleri kaldıran, kadınlar için bütün tedbirleri alan, 0-4 yaş arası çocuğu olan kadınların ulaşımını, çocuklarının sütünü sağlayan belediyelerde, belli kriterleri ilan ettiğimiz belediyelerde, o belediyelerimize kadınların mücadelesine destek verdikleri için mor bayrak vereceğiz. Sonra da o belediyeler yukarıdan aşağıya doğru kendi görev yaptıkları yerde, kendi denetimine tabi olan müesseselerde, esnaflarda, lokantalarda, işyerlerinde ilk önce kolay uyulabilir kriterler koyup dönem içinde onları artırarak kadın emeğini değerlendiren, kadın istihdamını artıran, kadının hayatını kolaylaştıran standartları sağlayan işyerlerine mor bayrak verecekler. Biz de diyeceğiz ki mor bayrağı görüyorsanız kadın emeğine saygı vardır, kadın istihdamına saygı vardır. Buradan alışveriş yaparsanız kadınları desteklemiş olursunuz diyeceğiz.

“DAHA FAZLA KADIN BAŞKANIMIZIN OLMASINI ÜMİT EDİYORUZ”

Bu, Türkiye’nin belli standartları sağlaması için de yerel yönetimlerden çok önemli bir hamle olacak. Ben bu anlamda sabahleyin Çorlu Belediye Başkanımız bu konuda oldukça iddialı olduklarını söylemişti. Zaten Candan Yüceer’in Meclis mücadelesi, kadın hakları mücadelesiyle geçmiştir. İlerleyen zamanlarda çok daha fazla kadın belediye başkanımızın olmasını ümit ediyoruz. Bugün çok sayıda belediye meclis üyemizle, kent konseyi başkanımızla, sayıları 3’e katlanan kadın muhtarlarımızla Tekirdağ, bir Cumhuriyet kenti olduğunu bir kez daha ispatlamış durumda. Ben il başkanımla birlikte ilde de ifade ettim. Gençlere önem vermeye, kadınlara önem vermeye ve sosyal politikalara önem vermeye devam edeceğiz. Bugün kapının girişinde sabahleyin Çorlu Belediyesinde belediye başkanımızın mal bildirimini gördüm. Süleymanpaşa Belediye Başkanımıza şimdi uçağa gidip Denizli’ye geçeceğim için gidemedik, ilçeyi ziyaret ettik ama o da fotoğrafını gösterdi. Candan Yüceer, kapının girişine binaya mal bildirimini astı. Biz kampanya boyunca bunu söylemiştik. Bazı belediye başkanlarımız, Mansur (Yavaş) Başkan gibi seçimi çoktan kazanmış başkanlar önceden astılar. Burada tabii Candan Başkan ilk kez adaydı. Bugün kapıda mal bildirimini gördük. Bu özgüveni yüksek, temiz belediyeciliğin, temiz yerel yönetimlerin taahhüdüdür. Bunlar çok kıymetlidir. Bundan sonra bu belediyeleri, Türkiye’deki nüfusun yüzde 65’ine, ekonominin yüzde 80’ine, toplanan vergilerin yüzde 86’sına hizmet ediyoruz. Yereldeki başarımız, geneldeki iktidarımızın önünü açacak. Atatürk’ün partisinin belediye başkanları, Atatürk’ün partisinin ikinci yüzyılın ilk genel seçiminde iktidar olmasının yolunu açacak. İyi kamu görevi, şeffaf yönetim, adil yönetim, CHP’nin iktidarının yolunu açacak.

“CHP’NİN BAŞARISI SADECE KENDİNE AİT DEĞİL”

Bugün CHP’nin yerelde kazanmış olduğu başarı sadece kendisine ait bir başarı değildir. Çağrımız Tekirdağ’da Tekirdağ ittifakınaydı, Türkiye’de Türkiye ittifakınaydı. Tekirdağ’ın aslan sosyal demokratları partimizdedir, bizimledir, Tekirdağ ittifakındadır ama sadece onlardan oy almadık. Tekirdağ’da neredeyse her iki oyun bir tanesini alırken aldığımız oyda milliyetçi demokratların payı vardır. Geçmişte başka partilerde olsa da bugün CHP’ye oyunu vermiş milliyetçi demokratların oyunun kıymetini bileceğiz. Onları pişman etmeyeceğiz. Bu belediye, onların da belediyesidir. Yalandan ve haramdan bıkmış muhafazakar demokratlar, bu seçimde dürüst ve iyi yönetim için Türkiye ittifakına gelirken Tekirdağ’da Tekirdağ ittifakında bize oy verdiler. Onları pişman etmeyeceğiz. Tekirdağ’da yerlilik çok önemli olduğu kadar dışarıdan göç alan bir yerdir. Çok sayıda Kürt kardeşim oy verdi, verdiği için pişman etmeyeceğiz. Yine İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu’dan gelmiş, Tekirdağ’a yerleşmiş vatandaşlarımızın hiçbirini pişman etmeyeceğiz. Onlarla birlikte Türkiye ittifakını iktidar yapacağız. Türkiye ittifakı iktidar olduğunda artık sadece yandaşların değil, bütün vatandaşların yüzü gülecek. Türkiye ittifakı iktidar olduğunda sadece bir partiye mensup olanlar değil, tüm siyasi görüşten olan tüm yoksullar, emekliler, tüm memurlar, tüm emekçilerin yüzü gülecek. Yine Türkiye ittifakında gençlerin yüzü gülecek.

“İKTİDAR OLMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Biz bugün 20 gün gençlerin yüzünü güldürdük, memnun oldular ama gençler okulda barınma sorunlarıyla, emekliler 10 bin lirayı kiraya verirlerse aç karınlarıyla, yemeğe verirlerse sokakta kalışlarıyla ağır bir ekonomik krizler karşı karşıyalar. Kredi kartları birinden çekip öbürüne kapatılırken kar topu gibi büyüyor, esnafın ve vatandaşın kredi kartı borcu büyüyor. Ayçiçek üreticisinden başlayarak burada buğday üreticisi, hububat, tahıl üreticileri çok zor durumdalar. Bunların hepsinin sesi olmaya çalışacağız ama onların yüzünü güldürmek için hep birlikte iktidar olmak için çalışacağız. Burada yerel yöneticilere, büyükşehirlere, illere, ilçelere, örgütümüze, il başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza çok önemli görevler düşüyor. Biz bu dönemi iyi geçirdiğimiz taktirde, millet zaten bıçak kemikte, bize mesajı verdi 31 Mart’ta. ‘Böyle siyaset yapın, ben size kredi veriyorum’ dedi. ‘Türkiye’nin geleceğine sizinle yatırım yapacağım’ dedi. ‘Size tüketmeniz için tüketici kredisi vermiyorum, Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmak için yatırımcı kredisi sağlıyorum’ dedi. İyi yönetirseniz unutmayın banka müdürleri yatırımcı kredisini verir. Kar eden şirket kredinin bitmesine yakın gider. Genel müdürlüğümüz sizin kredinizi genişletti, daha çok kullanır mısınız der ama şirkette işler gidiyorsa dönem sonu gelmeden krediyi kapamaya kalkar. Biz iyi yönetimimizle vatandaşın yatırımcı kredisini günü geldiğinde artırarak vermesini sağlayıp Türkiye’nin geleceğine yaptığı yatırım ve bize açtığı krediyi en iyi şekilde değerlendirmeye hepimiz mecburuz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-yereldeki-basarimiz-geneldeki-iktidarimizin-onunu-acacak/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Zafer değil, görevdir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zafer-degil-gorevdir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zafer-degil-gorevdir/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28481 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarına ilişkin, “Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Evet, bir başarıdır, önemli bir başarıdır ama zafer değildir, görevdir. Görev, önümüzdeki ilk seçimlerde parti iktidar olduğunda bu iktidar değiştiğinde ancak zafere dönüşecektir.” dedi.

Özel, parti genel merkezinde düzenlenen Yerel Yönetimler Çalıştayı’nın açılışında yaptığı konuşmada, seçilmiş belediye başkanları ve il başkanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Özel, “Gün oldu parti baraj altında kaldı, gün oldu çelengi il başkanları kendileri taşıdı ama 81 ilde 973 ilçede, Atatürk’ten emanet bu bayrağı yere düşürmeden bugünlere taşıyan ve onların sayesinde ki baba evi herkesin içine doğduğu, büyüdüğü, başı sıkışan herkesin çorbasının kaynadığını bacasının tüttüğünü bildiği, bir gün ihtiyaç duyarsa kapısının açılacağını bildiği yerdir. Bu baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.” diye konuştu.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde CHP’nin kazandığı belediyeleri hatırlatarak, CHP’nin toplumun her kesiminden oy alabildiğini söyledi.

Özel, “Seçimleri Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Türkiye ittifakının belediye başkanlarına selam olsun.” ifadesini kullandı.

Başlarının üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı “tuzla buz” ettiklerini vurgulayan Özel, artık Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine 408 CHP’li belediye başkanının hizmet edeceğini söyledi.

Özel, yola çıkarken partilerinin kadın ve gençlerin partisi olacağı vurgusunu yaptıklarını anımsatarak, “Bugün 35 seçilmiş kadın belediye başkanımız görevi başındadır. 2019’a göre tam 3,5 kat, yüzde 350’lik bir artış. Asla yeterli değildir ama atılan bu kararlı adım çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Genç belediye başkanı oranlarındaki artışa dikkati çeken Özel, CHP olarak seçimlerdeki başarılarının 3 anahtarlarının “gençler”, “kadın belediye başkanları” ve “bilimsel yöntemlerle seçime hazırlanmaları” olduğunu bildirdi.

Özel, şöyle konuştu:

“Ölçme değerlendirmeyi bundan sonra siyasetimizin odak noktasında tutacağız. Belediyenin boyutuna göre üçer, altışar aylık, birer yıllık ölçme değerlendirme raporlarını, karneleri, merkezi olarak çıkaracak ve paylaşacağız. Doğru yapanı örnek gösterecek, yanlış yapanı doğruya davet edecek, doğruları hep beraber tekrar edecek, yanlışlardan hep beraber uzak duracağız. Eğer ibre yukarıysa devam edeceğiz, durağansa doğrusunu arayacağız, aşağı ise mutlaka yanlıştan döneceğiz.”

Seçmenlerin CHP’li belediye başkanlarının omuzuna önemli bir yük yüklediğini bildiklerini belirten Özel, “Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Evet, bir başarıdır, önemli bir başarıdır ama zafer değildir, görevdir. Görev, önümüzdeki ilk seçimlerde parti iktidar olduğunda, bu iktidar değiştiğinde ancak zafere dönüşecektir.” dedi.

“Cumhuriyetin ikinci yüzyılında cumhuriyetin tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladık”

Tarihin akışını değiştirme fırsatı yakaladıklarını vurgulayan Özel, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, cumhuriyetin tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladıklarını dile getirdi.

Özel, “Yetkiyi kimden aldığımızı biliyoruz. Bir kredi açılmıştır. Açılan kredi tüketelim diye verilmiş bir tüketici kredisi değildir. Açılan kredi düpedüz bir yatırımcı kredisidir. Aynen bir bankanın bir firmaya açtığı yatırımcı kredisi gibi. Yatırım için Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmıştır seçmen.” ifadelerini kullandı.

Eğer, bu krediyi doğru kullanırlarsa, milletin, “Gelin bu ülkeyi de yönetin” diyeceğini ifade eden Özel, belediye başkanlarına, “O yüzden dünya üzerinde hiçbir belediye başkanına verilmemiş sorumluluk size verilmiştir sizin sırtınızdadır. Sabah yataktan kalkarken sizden ricam belediyeyi kazanmış muzaffer komutan, tadını çıkarmaya giderek değil, 4 yıl sonraki büyük mücadelenin ilk günlerini yaşayan, enerjisi olan, özgüveni tam ve büyük zafer için şu anda çalışmak zorunda olan neferler olarak kalkın. Ben her sabah yataktan bu niyetle kalkıyorum.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zafer-degil-gorevdir/feed/ 0
Yargıtay, Emeklilerin Kredi Borçlarını Ödemelerini İsteyemez Kararı Verdi https://www.haber60.com.tr/yargitay-emeklilerin-kredi-borclarini-odemelerini-isteyemez-karari-verdi/ https://www.haber60.com.tr/yargitay-emeklilerin-kredi-borclarini-odemelerini-isteyemez-karari-verdi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:27:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27277 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kredi borcunu emekli maaşı ile ödemeyi taahhüt eden emeklileri ilgilendiren emsal bir karara imza attı. Kurul, “emekli maaşından belli bir süre kredi ödemesi yapılmasından sonra bu kesintiye itiraz eden müşteri, kesintiyi durduran bankadan önceki tahsilatları isteyemez” dedi.

BANKA MAAŞ HESABINA BLOKE KOYDU

İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye göre, davacılar vekili; emekli maaş hesabının bulunduğu davalı bankadan kredi kullandığını, bankanın maaş hesabına bloke koyarak para tahsil ettiğini, promosyon vb. haklarından istifade ettirmediğini, kesintiler nedeniyle geçinemez hale geldiğini ileri sürerek hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasını, kesintilerin durdurulmasını ve ayrıca dava tarihine kadar hesaptan kesilen tutarların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı vekili; davanın reddini savundu.

İLK DERECE MAHKEMESİ DAVAYI REDDETTİ

İlk Derece Mahkemesi, davacının kullandığı kredinin teminatı olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat ettiği ve bu yönde virman talimatı verdiği, sözleşmedeki bu hükmün haksız şart teşkil etmeyeceği, taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazi kayıtsız kabul edip sonrasında iadesini talep etmenin dürüstlük kuralı ile uyuşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulundu.

MAAŞTAKİ BLOKENİN KALDIRILMASI KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, maaş hesabı üzerindeki blokenin kaldırılmasına karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulundu.

3. HUKUK DAİRESİ KARARI BOZDU

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını bozarak bozma ilamında şu ifadelere yer verdi:

“İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına uygun olup, bir isabetsizlik bulunmadığından, bölge adliye mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir”

Bölge Adliye Mahkemesi, önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verdi. Bunun üzerine direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulundu. Böylelikle dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine taşındı.

“KESİNTİYE İTİRAZ EDEN EMEKLİ BANKADAN ÖNCEKİ TAHSİLATLARI İSTEYEMEZ”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, temyiz incelemesi neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararını bozdu. Bozma ilamında ise şu ifadeler yer verdi:

“Emekli maaşından başka bir gelirinin olmadığı yönündeki genel kabulden dolayı zayıf tarafı daha da zayıf hale getirmeme saiki ile korunan tüketicinin, kendi iradesi ile imzaladığı kredi sözleşmesi çerçevesinde kavuştuğu ve sosyo-ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda harcadığı meblağı yine emekli maaşı ile ödemek zorunda olduğunu bilebilecek durumdayken, çekeceği kredinin ödeneceği ihtimalini banka gözünde kuvvetlendirir şekilde emekli maaşını mal varlığının bir parçası olarak gösterdiği, bu inançla hareket eden bankanın davacıya birden çok kez kredi tahsis ettiği, davacının başka bir yolla taksit ödemesinde bulunmadığı, en başından beri ödeme yöntemi olarak tercih ettiği virman usulüyle kredi taksitlerinin her ay düzenli tahsil edilmesine itiraz etmediği ve dava açmakla davacının bu yöndeki iradesinin ortadan kalktığını gören banka tarafından bu usulle yapılan tahsilata son verildiği gözetildiğinde söz konusu kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin ve bu talebin kabulüyle bağlantılı olarak da kesilen bedellerin iadesinin istenmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil eder ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2’nci maddesi gereğince iyi niyetle uyuşmadığından hukuk düzeni tarafından korunmamalıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yargitay-emeklilerin-kredi-borclarini-odemelerini-isteyemez-karari-verdi/feed/ 0
Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu: Döviz kurunda beklenen sıçrama gerçekleşmeyince küçük yatırımcılar satışa geçebilir https://www.haber60.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-doviz-kurunda-beklenen-sicrama-gerceklesmeyince-kucuk-yatirimcilar-satisa-gecebilir/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-doviz-kurunda-beklenen-sicrama-gerceklesmeyince-kucuk-yatirimcilar-satisa-gecebilir/#respond Wed, 03 Apr 2024 22:12:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25967 31 Mart seçimleri sonrası piyasanın oldukça sakin bir seyir izlediğini ve döviz kurunda korkulan sıçramanın olmadığını söyleyen Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, bunu Cumhurbaşkanı’nın balkon konuşmasında Orta Vadeli Program’a ve 12. Kalkınma Planı’na referansla, Mehmet Şimşek’in uyguladığı kemer sıkma programının devam edeceğini ima etmesine bağladı. Kozanoğlu ayrıca, “Seçim öncesi 100 avro, 150 dolar gibi mütevazı alımlarla döviz büfelerine koşan küçük yatırımcılar ise beklenen sıçrama gerçekleşmeyince bayram öncesi satışa dahi geçebilirler” dedi.

31 Mart yerel seçimler sonrası ekonomi ile ilgili Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu değerlendirmelerde bulundu. Piyasaların oldukça durgun olduğunu ve döviz kurunda herhangi bir sıçramanın olmadığını söyleyen Kozanoğlu, “Bunun sebebi Cumhurbaşkanı’nın balkonda Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı’na referansla, Mehmet Şimşek’in uyguladığı kemer sıkma programının devam edeceğini söylemesi olabilir. Başta bankalar gibi büyük oyuncuların bu senaryoyu onayladı. Bilindiği gibi dezenflasyon programının ana halkası, yabancı sermaye girişlerinin hızlanması, böylelikle liranın değer kaybının enflasyonun altında kalmasıdır. Türkiye’de faizlerin yüksek düzeyi önümüzdeki dönemde para girişlerini getirebilir. Seçim öncesi 100 avro, 150 dolar gibi mütevazı alımlarla döviz büfelerine koşan küçük yatırımcılar ise beklenen sıçrama gerçekleşmeyince bayram öncesi satışa dahi geçebilirler” dedi.

“Yüzde 63’lük ticari kredi faizi, ani bir durgunluğun habercisi”

Seçim sonrası ekonomi görünümünü değerlendiren Kozanoğlu, Mart enflasyonunun yüksek gelmesi, üç aylık enflasyonun 15’e dayanmasının ekonomide işleri güçleştirdiğini dile getirdi. O nedenle beklenen sıkılaştırma adımlarının biraz ertelense de önümüzdeki aylarda atılacağını belirterek, “Zaten ticari ve bireysel kredilerde aylık artış hızının yüzde 2’ye çekilmesi, zorunlu karşılıklara blokaj konulması, nakit çekim aylık faizinin yüzde 5’e yükseltilmesi ekonomiyi soğutmaya yeterliydi. 22 Mart haftası ihtiyaç kredisi faizinin yüzde 82’ye, ticari kredi faizinin yüzde 63’e çıkması ekonomide ani bir durgunluğun habercisi” dedi. Döviz kurunu tutmanın çarkların birden durması tehlikesi oluşturduğunu dile getiren Kozanoğlu, bunun da manşet işsizliğin sonbahara doğru yüzde 14-15’e, atıl işgücü oranının ise yüzde 35’e tırmanma ihtimalini güçlendirdiğini anlattı.

“Ekonomi yönetiminin önünde iki zorlu karar var”

Son olarak kemer sıkma programında ısrarlı ekonomi yönetimini iki zor karar beklediğini söyleyen Kozanoğlu, “Birincisi, sermaye kesimine ilişkin. Sıkı para politikası KOBİ’leri de çok olumsuz etkileyecektir. Krediye ulaşmanın zorluğu yanında, soğuyan ekonomiyle birlikte ciroların düşmesi de derin sorunlara yol açacak. Buna karşın piyasada ‘doğru yoldayız, tavizsiz istikrar programını uygulayalım’ söylemini sürdürecek” dedi. İkinci zor kararın ise geniş emekçi kesime ilişkin olduğunu dile getiren Kozanoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Temmuz ayında emeklilere ve kamu çalışanlarına yönelik maaş ayarlamaları bir süreliğine tepkileri azaltabilir. Ancak asıl düğüm noktası asgari ücret. Özel sektörde özellikle perakende, gıda, inşaat, mobilya, tekstil gibi işkollarında çalışanların yüzde 70-80’i asgari ücretli. Asgari ücrete Temmuz’da yeterli bir zam yapılmaması halinde toplumsal tepkiler şiddetlenir. Böyle bir ayarlamanın yapılması ise istikrar programını zedeler.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-doviz-kurunda-beklenen-sicrama-gerceklesmeyince-kucuk-yatirimcilar-satisa-gecebilir/feed/ 0
Mansur Yavaş, Londra’da kızına ait olan evin belgelerini kamuoyuyla paylaştı https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-londrada-kizina-ait-olan-evin-belgelerini-kamuoyuyla-paylasti/ https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-londrada-kizina-ait-olan-evin-belgelerini-kamuoyuyla-paylasti/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:19:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23729 AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok’un mal varlığını açıklamasının ardından sahip olduğu mülklerin fazlalığı kamuoyunda uzun süre konuşulmuştu. Altınok’un, “Tüm mal varlığım Mansur Yavaş’ın kızının Londra’daki evi kadar etmez” açıklaması üzerine Mansur Yavaş’ın İletişim Ofisi’nden söz konusu evle ilgili açıklama yapıldı. Yavaş’ın kızının Londra’daki evi 465 bin sterline alındığı ve bunun 372 bin 999 sterlininin banka kredisi olduğu, kredinin ise 32 yıl taksitle geri ödeneceğini belirtildi. Açıklamada Altınok’a yönelik, “Rakibimizi derhal hissedar olduğu şirketin mal varlığı dâhil tüm varlıklarını kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Turgut Altınok’un mal beyanında açıkladığı arsaların toplamının 6 bin dönüm olduğu ve toprakların yüzölçümünün Monako ve Vatikan’dan daha büyük olduğu sosyal medyada çok konuşulmuştu. Altınok, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik, “Tüm mal varlığım Mansur Yavaş’ın kızının Londra’daki evi kadar etmez” sözleriyle tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Mansur Yavaş cephesinden ise, Altınok’a, “Takas yapalım, onda biriyle takas yapalım, yüzde biriyle takas yapalım” sözleriyle yanıt geldi.

LONDRADA BULUNAN EVİN BELGELERİ PAYLAŞILDI

Tartışmalar gündemdeki yerini korurken Yavaş’ın çalışma ofisinden Londra’daki eve ilişkin açıklama yapıldı. Altınok’un “Tüm mal varlığım Mansur Yavaş’ın kızının Londra’daki evi kadar etmez” sözlerinin hatırlatıldığı açıklamada Yavaş’ın, temiz ve şeffaf siyaset adına 21 Şubat 2024’te mal varlığını açıkladığı ve tüm adaylara kamu görevinde bulundukları süre içerisindeki mal varlıklarını açıklama çağrısında bulunduğu hatırlatıldı.

Mansur Yavaş’ın kızının Londra’daki evi 465 bin sterline alındığı ve bunun 372 bin 999 sterlininin banka kredisi olduğu, kredinin ise 32 yıl taksitle geri ödeneceğini belirtildi.

“YAVAŞ, KIZINA 100 BİN POUND HİBE ETTİĞİNİ MAL BEYANINDA BELİRTTİ”

Yavaş’ın iletişim ofisinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Temiz, şeffaf ve ahlaklı siyaset adına Mansur Yavaş’ın kızının evinin satın alma ücreti ve banka opsiyonlarını açıklıyoruz:

– Bu kredi, İngiltere’de uygulanan, kira öder gibi ev sahibi olunan ‘mortgage’ sistemi ile çekilmiş olup 384 ay, yani 32yıl taksitle geri ödenecektir.

– Mansur Yavaş bu ev alınırken kızına 100 bin pound hibe etmiş, bunu da mal beyanında açıkça belirtmiştir.”

Mansur Yavaş, 2009 yılından beri mal varlığını düzenli olarak kamuoyuyla paylaşmaktadır. Ayrıca 1999 yılından itibaren tüm banka kartı hareketlerinin incelenmesi için de açık çağrıda bulunmuştur.

“RAKİBİMİZİ TÜM VARLIKLARINI PAYLAŞMAYA DAVET EDİYORUZ”

Açıklamada, evin satış ve kredi bellerinin de paylaşıldığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hal böyle iken, açıkladığı kadar açıklamadığı mal varlığının da kamuoyunda çokça tartışıldığı kişilerin 32 yıl taksitle alınan bir ev üzerinden spekülasyon yapmalarına fırsat vermeyeceğiz” Rakibimizin açıklamadıkları kendine kalsın; açıkladığı mal varlığının 10’da 1’ine, hatta 100’de 1’ine mal varlığı takası yapma teklifimiz geçerlidir.

Çok mal sahibi olmak tek başına şaibeli bir durum değildir. Ancak bunu kamuoyuyla paylaşmamak şaibeli bir durumdur. Rakibimizi derhal hissedar olduğu şirketin mal varlığı dâhil tüm varlıklarını kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-londrada-kizina-ait-olan-evin-belgelerini-kamuoyuyla-paylasti/feed/ 0
Samsun Büyükşehir Belediyesi Dünya Bankası’ndan 10 Milyon Euro Kredi Kullanacak https://www.haber60.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-dunya-bankasindan-10-milyon-euro-kredi-kullanacak/ https://www.haber60.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-dunya-bankasindan-10-milyon-euro-kredi-kullanacak/#respond Mon, 25 Mar 2024 14:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23328 Olağanüstü toplanan Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi, Dünya Bankası’ndan 10 milyon euro faizsiz kredi kullanma teklifini kabul etti.

Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Mart Ayı Olağanüstü Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir başkanlığında Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Olağanüstü toplantıda ilk önce ‘Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi’nde kullanılacak 10 milyon euroluk kredi için yetki verilmesi teklifi ile Adli Tıp Binası olarak kullanılmak üzere Aile Yaşam Merkezi’nin tahsis edilmesi teklifi gündeme alındı. Gündeme alınan maddelerin komisyonda görüşülmesi için meclise ara verildi. Komisyonda görüşülen maddeler karara bağlanmak için tekrar meclise havale edildi. Başkan Mustafa Demir, İller Bankası’nda yarın yapılacak toplantı öncesi meclis kararı almaları gerektiği için olağanüstü toplandıklarını açıkladı.

“Dünya Bankası’ndan 10 milyon euro faizsiz olarak İller Bankası’ndan kullanılacak”

Başkan Demir, “Alacağımız karar yarın İller Bankası’nın yönetiminde görüşülecek. Bugün meclis kararı gerekiyor. Bu kredi, başka yerlere verilen kredinin 2 katı. Sebebi, şartlarının çok uygun olması. Bu kredi, Dünya Bankası’ndan faizsiz olarak İller Bankası’ndan kullanılacak. Kredi ile 2 adet üzeri komple kanal temizleme aracı, 1 adet sal kasa, 1 adet tam donanımlı itfaiye aracı, 5 adet değişik çaplarda mini yükleyici, 1 adet 155’lik paletli dozer, 3 adet hidromek, 4 adet damperli greyder, 2 adet paletli ekskavatör, 2 adet 500’lük büyük ekskavatör, 3 adet 310’luk paletli ekskavatör, 3 adet lastikli ekskavatör, 3 adet 140’lık paletli ekskavatör, 3 adet 230’luk paletli ekskavatör, 4 adet lastikli yükleyici, 1 adet çatallı ve kovalı lastikli yükleyici ve 1 adet 963’lük paletli yükleyici alacağız. Saydığım 39 adet iş makinesi. Şu anda bu kadar makinesi olmayan büyükşehir belediyesi vardır. 1 kalemde bu kadar makine alacağız” dedi.

“2 yıllığına Adli Tıp’a tahsis ettiğimiz bina sonrasında Aile Yaşam Merkezi olarak hizmet verecek”

Adli Tıp binasının yapımı tamamlandıktan sonra Tepecik Mahallesi’ndeki binanın yapılma amacında olduğu gibi Aile Yaşam Merkezi olarak hizmet vermeye devam edeceğini ifade eden Başkan Mustafa Demir, “Aile Yaşam Merkezi olarak yaptığımız binayı Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı adına tahsis ediyoruz. Atamalar yapıldı. 60’a yakın kişi atandı. Bayramdan sonra göreve fiili olarak başlayacaklar. Bölgesel olarak adli tıpa kavuştuk. Aynı zamanda Adli Tıp Kurumu’nun bölge merkezi inşası için de Adalet Bakanlığı ihalesini yaptı. Cezaevi yolunda sağdaki yapının zemin katının kalıpları bitmek üzere. Alt katlar bitti, zemin katının da yılsonuna kadar tamamlanacak. Tamamlandığında Adli Tıp kendi yerine taşınacak. Bugün 2 yıllığına bedelsiz tahsis etiğimiz bina, o bölgede Aile Yaşam Merkezi olarak çok fonksiyonlu olarak hizmet verecek” diye konuştu.

Yeni OSB ve Bayraktepe Milli Tabiat Parkı

Toplantıda Yeni OSB ve Bayraktepe Milli Tabiat Parkı ile ilgili de bilgi veren Mustafa Demir, “Yeni OSB’nin altyapısı için ekiplerimiz çalışmalarına başladı. Oranın altyapısını yol, su yağmur suyu, kanalizasyon ve gri suyu Büyükşehir Belediyesi olarak biz yapacağız. İhaleye oranla 3’te 1 daha az maliyetle. Belediyenin gücünün şehir için ne kadar önemli olduğu da bir kez daha anlaşılıyor. Yine Havza OSB’ de SASKİ içme suyu çalışmalarını tamamlamak üzere. Bayraktepe’de çalışmalara başladık. Oradaki çalışmayı proje kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün denetiminde belediye olarak biz yapacağız. Teraslama ile tam bir rekreasyon alanı olacak. Yine Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne ait belediyemizin uhdesinde değerlendirilecek. Bu çok önemli ve tarihi bir çalışma. İnşallah oradaki tehlikeden de insanlarımızı kurtarmış olacağız” şeklinde konuştu.

Meclisteki son toplantısını bugün yaptıklarına dikkat çeken Demir, ayrıca şunları söyledi:

“Bugün son toplantımızı yaptık. Çok örnek bir dönem yaşadık. Dünyada bile yerel yönetimlerde böyle bir sıçrama yaşayan başka bir belediye yoktur. Samsun dünya çapında en mutlu insanların yaşadığı şehir olma yolunda ilerleyecek. Yatay mimari, botanik bahçe içinde bir şehir. Bu yapılanlar sayesinde bu yöne doğru yürüyecek. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”

Gündem maddelerinin görüşüp karara bağlanmasının ardından toplantı sona erdi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsun-buyuksehir-belediyesi-dunya-bankasindan-10-milyon-euro-kredi-kullanacak/feed/ 0
Taşıt Kredilerinde Yeni Vade Sınırı Açıklandı https://www.haber60.com.tr/tasit-kredilerinde-yeni-vade-siniri-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/tasit-kredilerinde-yeni-vade-siniri-aciklandi/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22582 Taşıt kredilerindeki faiz artışıyla birlikte birçok kişi otomobil alma seyrinde değişikliğe gitti. Bununla beraber otomobil piyasalarında durgunluklar da yaşandı. Bugün gelen yeni bir habere göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu taşıt kredilerine ilişkin yeni düzenlemeler yaptı. Peki taşıt kredilerinde yeni vade sınırı ne kadar oldu? İşte detaylar..

Taşıt kredilerinde yeni vade sınırı ne kadar oldu? İşte BDDK açıklaması

Özellikle son dönemlerde bankalar kredi faizleri konusunda ciddi yükselmelere gitti. Yüzde 0,99 oranlarında değişen faizler yerine artık yüzde 2 ile 4 arasında değişen faiz oranları bankalarda konuşuluyor. Bununla beraber özellikle otomobil sektöründe 2. el ve sıfır fark etmeksizin piyasalarda yavaşlama olduğunu belirtmekte mümkün.

Konuyla ilgili olarak yükselen ihtiyaç kredisi faizleriyle birlikte taşıt kredilerindeki oranlara da düzenlemeler getirildi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yeni açıklamalar ile birlikte değeri 1 milyon 600 bin lira ve üstü taşıtların kredi ile satın alımlarında vade oranlarında düzenlemelere gitti.

Türkiye’nin ikinci el otomobil pazarında lider belli oldu! Artık Fiat değil

Buna göre:

Değeri 1 milyon 600 bin lira ve altı olan taşıtlarda vade sınırı 48 ay,

Değeri 1 milyon 600 bin ile 3 milyon lira arasında olan taşıtlarda vade sınırı 36 ay,

Değeri 3 ile 4 milyon lira arasında olan taşıtlarda 24 ay,

Değeri 4 milyon ile 5 milyon lira arasında olan taşıtlarda ise vade sınırı 12 ay olarak belirlendi.

Bahsi geçen sınırlamaların açıklandığı kararda ise şöyle denildi:

Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin (Kredi Yönetmeliği) 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin (Finansal Kurumlar Yönetmeliği) 11/A maddesinin beşinci fıkrası uyarınca,

13.06.2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 12 nci maddesi kapsamına giren mükellefler tarafından üretilen sadece elektrik motorlu taşıtlar için;

a) Kredi Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile Finansal Kurumlar Yönetmeliğinin 11/A maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kredi vade sınırlarının;

Nihai fatura değeri bir milyon altı yüz bin Türk Lirası ve altında olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde kırk sekiz ay,

Nihai fatura değeri bir milyon altı yüz bin Türk Lirası’nın üzerinde olup üç milyon Türk Lirası’nın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde otuz altı ay,

Nihai fatura değeri üç milyon Türk Lirası’nın üzerinde olup dört milyon Türk Lirası’nın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde yirmi dört ay,

Nihai fatura değeri dört milyon Türk Lirası’nın üzerinde olup beş milyon Türk Lirası’nın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde on iki ay olarak belirlenmesine,

b) Kredi Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin ikinci fıkrası ile Finansal Kurumlar Yönetmeliğinin 11/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taşıt teminatlı krediler hariç, tüketicilere binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranının; Nihai fatura değeri bir milyon altı yüz bin Türk Lirası ve altında olan taşıtlar için yüzde yetmişi aşamamasına,

Nihai fatura değeri bir milyon altı yüz bin Türk Lirası’nın üzerinde olup üç milyon Türk Lirası’nın üzerinde olmayan taşıtlar için yüzde elliyi aşamamasına,

Nihai fatura değeri üç milyon Türk Lirası’nın üzerinde olup dört milyon Türk Lirası’nın üzerinde olmayan taşıtlar için yüzde otuzu aşamamasına,

Nihai fatura değeri dört milyon Türk Lirası’nın üzerinde olup beş milyon Türk Lirası’nın üzerinde olmayan taşıtlar için yüzde yirmiyi aşamamasına,

Nihai fatura değeri beş milyon Türk Lirası’nın üzerinde olan taşıtlar için yüzde sıfır olarak belirlenmesine,

-Bu Kararın Kuruluş Birliklerine duyurulmasına ve Kurumun internet sitesinde yayımlanmasına karar verilmiştir “

Peki siz taşıt kredilerinde vade sınırı hakkında ne düşünüyorsunuz?

]]>
https://www.haber60.com.tr/tasit-kredilerinde-yeni-vade-siniri-aciklandi/feed/ 0
CHP Milletvekili Ziraat Bankası’nın Şube Dizayn Harcamalarını Eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ziraat-bankasinin-sube-dizayn-harcamalarini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ziraat-bankasinin-sube-dizayn-harcamalarini-elestirdi/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22421

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Ziraat Bankası’nın bin 700 şubesinde dizayn ve konsept değişikliği için her yıl 4 milyar lira olmak üzere 4 yılda 16-17 milyar lira harcama yaptığını belirterek, “İçinde bulunduğumuz ekonomik durum, kredilerin kısıtlanması dikkate alındığında gereksiz dizayn değişikliklerinin belli firmaları zengin etmek için mi yapıldığı soruları akla gelmektedir. Bu dizayn değişikliği için yapılacak harcamalara Banka Yönetim Kurulu uygunluk vermiş midir? Ekonomik krizin had safhada olduğu mevcut durumda, bu değişikliklerin aciliyeti nedir? Çiftçileri desteklemek varken, neden yılda 4 milyar TL dizayn değişikliğine harcanmaktadır” dedi.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Ziraat Bankası şubelerinde yapılan yenileme çalışmalarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Akay, şunları kaydetti:

BU İŞLERLE KİM ZENGİN EDİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR”

“Ziraat Bankasında basiretsiz yönetim örneklerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Topladığı kaynakları çiftçimizin emrine sunmaktan imtina eden Ziraat Bankası, Banka Genel Müdürü’nün istek ve talimatları ile her yıl en az 400 şube olmak üzere, 4 yılda toplam bin 700 şube hizmet binasında dizayn konsept değişikliği çalışmalarına başlamıştır. Konsept değişikliği parke, ışık, duvar kağıdı, masa, sandalye, tabela değişikliğidir. Bu işlerle kim zengin edilmeye çalışılmaktadır? Bir şubenin ortalama dizayn maliyetinin 10 milyon TL olduğu düşünülürse, yılda 4 milyar TL, dört yılda da toplam 16-17 milyar TL’nin bu şekilde harcanması demektir. Bu durum Hazine ve Maliye Bakanımızın tasarruf genelgesinin hiç kale alınmaması anlamına gelmektedir.

İçinde bulunduğumuz ekonomik durum, kredilerin kısıtlanması dikkate alındığında gereksiz dizayn değişikliklerinin belli firmaları zengin etmek için mi yapıldığı soruları akla gelmektedir. Bu dizayn değişikliği için yapılacak harcamalara Banka Yönetim Kurulu uygunluk vermiş midir? Ekonomik krizin had safhada olduğu mevcut durumda, bu değişikliklerin aciliyeti nedir? Çiftçileri desteklemek varken, neden yılda 4 milyar TL dizayn değişikliğine harcanmaktadır?

ÇİFTÇİMİZİN ALDIĞI KREDİ YETERSİZ VE KISITLI DURUMDADIR”

Kuruluş amacı çiftçilerin finansman ihtiyacını karşılamak olan Ziraat Bankası bir aydan bu yana çiftçilere tahsis edilmesi gereken tarımsal kredi kullandırımlarında kısıtlamaya gitmiştir. Ziraat Bankası, her yıl üretim maliyetlerinde artışa bağlı olarak güncellediği birim başına kredi miktarlarını, çiftçinin son bir yılda maliyetlerinde meydana gelen artışa rağmen güncellememesi de diğer bir şikayet konusudur. Çiftçimizin aldığı kredi yetersiz ve kısıtlı durumdadır. Banka her departmanına, üst yönetimin tanıdığı eş, dost kadrolarından ivedilikle atama yaparken ana fonksiyonu ifa eden tarımsal bankacılık birimin başına iki aydır daire başkanı ataması yapmamaktadır. Tarım ile ilgili bilgisi, sigorta tarafıyla sınırlı Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı bir hanımefendinin de bankada yetersiz kaldığı mevcut uygulamalardan ve çiftçilerimizin şikayetlerinden net bir şekilde anlaşılmaktadır.

ZİRAAT BANKASI TARIMLA İLGİLİ ASLİ FONKSİYONLARINA BİR AN ÖNCE DÖNMELİDİR”

Buradan Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar’a bir kez daha sesleniyorum: Ziraat Bankası tarımla ilgili asli fonksiyonlarına bir an önce dönmelidir. Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Ferhat Pişmaf ve Genel Müdür Danışmanı Fikrettin Aksu’nun kurduğu işletmeleri finanse etmek yerine gerçekten üreten çiftçimizi finanse etmelidir. Bugün artık fahiş fiyatlara ulaşan et ve süt üretimlerinin artırılması için krediler kısıtlanmamalı ve üretim artışının önünü açmak için düşük faizli/ sübvansiyonlu tarımsal kredi kullandırımı yapılmalıdır. Ülkemizin 160 yıllık yerli ve milli bankasının basiretsiz ellerde talan edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Her bir kuruşun hesabını sormaya devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-ziraat-bankasinin-sube-dizayn-harcamalarini-elestirdi/feed/ 0 Kastamonu’da Orman Üretimi ve Hayvancılık Teşvikleriyle Artıyor https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-orman-uretimi-ve-hayvancilik-tesvikleriyle-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-orman-uretimi-ve-hayvancilik-tesvikleriyle-artiyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18968 Kastamonu’da orman üretimi ve hayvancılık yapan vatandaşlar, Tarım ve Orman Bakanlığının verdiği teşvikler sayesinde üretimini ve gelirini arttırıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2023 yılında orman köylüsüne 3 milyar lira istihkak ödemesi yaparken, 9 milyon lirası hibe olmak üzere 45 milyon lira da kredi desteğinde bulundu.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kastamonu’da özellikle kırsalda yaşayan vatandaşlara desteklerini sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, 2023 yılında 345 orman köylüsüne motorlu testere, tomruk çekme vinci, traktör, süt sığırcılığı ve süt koyunculuğu için 8 milyon lirası hibe olmak üzere 40 milyon lirası faizsiz kredi, 2 orman köyü kooperatifine de 1 milyon lirası hibe olmak üzere 5 milyon lira faizsiz kredi desteği sağladı. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, sık sık ev yangınlarının yaşandığı kentte eskiyen elektrik tesisatlarının da yenilenmesi için vatandaşlara kredi desteğinde bulundu. Alınan destekler sayesinde orman köylüsü, kesim yaptıkları alanda hem üretimlerini hem de gelirlerini arttırdı. Ayrıca hayvancılık yapmak için imkanı olmayan aileler de faizsiz Orköy kredileri sayesinde aldıkları hayvanlarla hayvancılık yapmaya başladı. Bazı aileler de hayvancılık dışında teşvikle aldıkları büyükbaş hayvanların sütünü sağarak gelir elde etmeye başladı.

“Orman köylüsünü 45 milyon lira kredi ile destekledik”

Kastamonu’da orman köylüsüne 45 milyon lira kredi desteğinde bulunduklarını söyleyen Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu, “Orman köylülerinin kalkındırılması noktasında 45 milyon lira orman köylüsünü kredi ile destekledik. Bu kredilerimiz faizsizdir, yüzde 20’si de hibe niteliğindedir. Son 5 yıldır orman köylümüzün üretim yapma kabiliyet ve kapasitesini arttırma doğrultusunda traktör, tambur, kesim motoru, iş güvenliği kıyafetleri gibi birçok desteklerde bulunduk. Orman köylümüzün sosyal ve ekonomik durumunu iyileştirme maksadıyla süt koyunculuğu ve süt inekçiliği gibi kredi desteğinde de bulunduk. Köylümüzün çok uzun yıllardır yenilemediği elektrik tesisatları sebebiyle birçok yangının çıktığını gördüğümüz için Kastamonu Valiliğimizle iş birliği dahilinde köy evlerinin elektrik tesisatlarının yenilenmesi projesi adı altında destekler verdik. Köylümüzün bu sayede elektrik tesisatlarını yeniledik” dedi.

“Ormancılık sektöründe 50 bin civarında insan orman ile ilgili işlerde çalışıyor”

Kastamonu’da 50 bin civarında insanın orman ve ormanla ilgili işlerde çalıştığını söyleyen Sönmezoğlu, “Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü olarak yaptığımız çalışmalar neticesinde halkımıza 3 milyar lira civarında istihkak ödemesi yaptık. Ormanda 220 kilometre yol inşa ettik. Birçok kampüsümüzde eksik olan binalarımızı ve tesislerimizi yeniledik. Kastamonu’da köylümüzün takriben 30 bin kadarı orman ile ilgili çalışmalarda görev alıyor. Orman ile ilgili sanayi sektöründe de 20 bin civarında insanın çeşitli şekillerde istihdam edildiğini tespit ettik. Gerek ormanda yapılan direkt çalışmalar, gerekse ormancılık ile ilgili sanayi ve direkt hizmet sektöründe çalışanları dikkate aldığımızda Kastamonu’da 50 bin civarında insan direkt orman ile ilgili işlerde çalışıyor” diye konuştu.

Bu yılki kredi desteğini 80 milyon lira olarak belirlediklerini belirten Sönmezoğlu, “2023 yılında Kastamonulu olan Bakanımız İbrahim Yumaklı’nın destekleriyle 45 milyon Orköy kredisi verdik. 2024 yılında da 80 milyon olarak yıllık programımız ve ödeneğimiz belirlendi. Bu programı ve ödeneği en hızlı şekilde bitirerek daha ilave kaynak tedarik etme konusunda çalışacağız” şeklinde konuştu.

“Tamburu daha önceden alsaymışız çok daha iyi olacakmış”

Karakaya Köyü Kooperatif Başkanı Muharrem Külte, “Sırtımızda motorlar ile ormanda üretim yapmaktaydık. Yıllar sonra bizler huzura kavuştuk. Orman işçileri olarak aletlerimiz değişti, Orköy kredisiyle tambur aldık. İşlerimiz kolaylaştı, üretimimiz de fazlalaştı. Zor olan alanlarda tambur ile çalışıyoruz. Daha önce alsaydık çok daha iyi olacakmış. Şimdi bizler hayatımızdan memnunuz. Her yıl 2 bin metre üretim, şimdi teknolojiyi de kullanarak 10 bin metreye kadar üretim yapabiliyoruz. Bizlere destek verilmesini istiyoruz. Orman köylüsüne traktör, tambur, kesim motoru gibi destekleri bekliyoruz” dedi.

“80 bin lira kredi kullandık ve tambur aldık”

Araç ilçesine bağlı Çubukludere köyünde ormanda kesim yapan Emre Kapucu da, “2023 yılında Orköy destekleri ile tamburlarımızı devletimiz sayesinde aldık. Bu makineler olmadan zor çalışıyorduk, şimdi iş gücümüz kolaylaştı. Daha önceleri yılda 500 metreküp civarında tomruk envari yapabilirken, şimdi ise 5-6 bin metreküp yapabiliyoruz bu ekipmanların ve makinelerin sayesinde. Biz, geçen yıl 80 bin lira kredi kullandık ve tambur aldık. Bu yüzden Cumhurbaşkanımıza, Tarım ve Orman Bakanımıza bizlere verdiği bu desteklerden ötürü çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Ev hanımıydım, aldığım teşvikle koyunculuk yapmaya başladım”

Araç’ın Akgeçit köyünde hayvancılık yapan Mukaddes Tokat ise, “Bizler teşvikten yararlandık, 30 koyun ve 1 koç aldık. Şu anda koyunlarımız doğuruyor. Bazıları ikiz oldu. Bu işi severek yapıyorum, hepsinin isimleri bile var. Ben daha önce ev hanımıydım, bir işle uğraşmıyordum. Birkaç tane koyun almıştık. Geçen yıl da bizlere teşvik çıkınca bundan yararlanmak istedik ve teşvikle koyunlar aldık. Eşim de yem fabrikasında çalışıyordu, emekli olunca biz de koyunculuk yapalım istedik. Daha önce hayvancılıkla ilgili bilgimiz yoktu. 150 bin lira civarında bir hibe ile koyunları aldık. Bu yıl da aldığımız koyunları ve kuzuları satacağız. Şu anda kazancı iyi gibi duruyor. Geri ödeyeceğimiz kredinin de taksitli ve faizsiz olması bizim işimize geldi. Bu koyunları sattığımız zaman fazlasıyla parasını çıkartacağız” şeklinde konuştu.

“İki ailemize ayrı ayrı 30 koyun ve 1 koç verdik”

Samatlar Orman İşletme Müdürlüğü Uçarsu Orman İşletme Şefi Orman Yüksek Mühendisi Gizem Özdikmenli Kokara da, “2023 yılında Akgeçit köyümüzde iki ailemizden başvuru olmuştu. Bu ailelere destek kredisini sağladık. Bu yıl da 4 ailemizin başvurusu var. İnşallah onların da taleplerini karşılayacağız. İki ailemize ayrı ayrı 30 koyun ve 1 koç olmak üzere 62 küçükbaş hayvan verdik. Bu yıl da aynı şekilde başvuruda bulunan ailelere destek vereceğiz. Bizler, bu yıl daha fazla teşvikler bekliyoruz. Daha fazla ödeneklerimiz var. Bu hibelerden yararlanmak isteyen herkesi işletme müdürlüklerimize davet ediyoruz” diye konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-orman-uretimi-ve-hayvancilik-tesvikleriyle-artiyor/feed/ 0
Uzmanlar, Fitch Ratings’in ardından diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından da not artırımı gelebileceğini tahmin ediyor https://www.haber60.com.tr/uzmanlar-fitch-ratingsin-ardindan-diger-kredi-derecelendirme-kuruluslarindan-da-not-artirimi-gelebilecegini-tahmin-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/uzmanlar-fitch-ratingsin-ardindan-diger-kredi-derecelendirme-kuruluslarindan-da-not-artirimi-gelebilecegini-tahmin-ediyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17488 Uzmanlar, Fitch Ratings’in ardından diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından da not artırımı gelebileceği tahmininde bulundu.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya yükseltirken, not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çıkardı.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında yeni ekonomi yönetimi ile başlayan sürecin sonuçlarını vermeye başladığını belirtti.

Orta Vadeli Program ile ekonomiye ilişkin yol haritasının çıkarılmış olmasının piyasalara pozitif bir hava kattığını ifade eden Şener, enflasyonla mücadelede bir yol haritasının oluşturulması, politika faizinin beklenen enflasyona yakın bir düzeyde yüzde 8,5’ten yüzde 45 seviyelerine çekilmesi ve 2023’te yüzde 4,5’lik büyüme rakamının yakalanmış olmasının Türkiye’ye dönük uluslararası bakış açısını da farklılaştırmaya başladığını söyledi.

Şener, “Diğer taraftan son on aylık dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin yeniden 130 milyar doların üzerine çıkması, 2023’ü 45 milyar dolarla kapatan cari açığın bu ay itibarıyla 36-37 milyar dolar seviyelerine kadar gerileyecek olması, deprem harcamaları hariç yüzde 2,6 düzeyinde olan bütçe açığının (Maastricht kriterlerinin altında ) ve gri bölgeden çıkış için gösterilen çabaların not artırımında önemli unsurlar olarak ön plana çıktığı görülmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

-“Not artırımı ileriki dönemde daha fazla yabancı yatırımcı gelmesini sağlayacak”

Fitch’in bu not artışının Türkiye’ye ileriki dönemde daha fazla yabancı yatırım gelmesini, uluslararası piyasalardan kamu ve özel sektörün daha ucuza sermaye temin edebilmesini ve ekonomideki pozitif beklentinin artmasını sağlayacağı öngörüsünde bulunan Şener, “Enflasyonda temmuz ayından itibaren beklendiği gibi önemli düşüşler yaşanması, makro ihtiyati tedbirler ve yapısal reformlara ağırlık verilmesi durumunda yıl sonuna doğru diğer derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’ye ilişkin not artırımlarına gitmesi sürpriz olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da Fitch’in kredi notunu yükseltmesinin olumlu bir gelişme olduğunu vurguladı.

Kredi notunun yükseltilmesinin, görünümün “durağandan” “pozitife” çıkarılmasıyla birlikte gerçekleşmesinin daha olumlu bir gelişme olduğunu belirten Aslanoğlu, bu gelişmelerde iki noktanın önemli etkide bulunduğunu kaydetti.

Bunlarda bir tanesinin para politikasındaki sıkılaşmanın güçlü bir şekilde yapılması, ikinci noktanın da cari işlemler açığındaki beklenenden fazla gerilemesi olduğunu aktaran Aslanoğlu, “Benim görebildiğim kadarıyla Fitch genelde para politikasını ve bunun güçlü olmasını daha fazla önemseyen bir kuruluş. Merkez Bankasının beklenenden güçlü adımları, kararlılığı, en azından son haftada gelen kararlar bu adımları etkilemiş gibi gözüküyor.” dedi.

Aslanoğlu, cari açığın azalmasının döviz talebini azaltıcı bir etkide bulunduğunu dile getirerek, özellikle gelişmiş ülkelerde faiz indirim ihtimalinin artmasının finansman tarafında sorunu azaltacağı vurgusu olduğunu söyledi.

Hem döviz talebinin azalacağı hem de dış finansman imkanlarının geçmişe göre daha pozitif olabileceğini kaydeden Aslanoğlu, seçim sonrasında da uygulanan politikalara benzer bir tablonun devam etmesi durumunda diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından da not artırımlarının da gelebileceğini belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uzmanlar-fitch-ratingsin-ardindan-diger-kredi-derecelendirme-kuruluslarindan-da-not-artirimi-gelebilecegini-tahmin-ediyor/feed/ 0
Vakıf Katılım, aktif büyüklüğünü 2024’te 506 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyor https://www.haber60.com.tr/vakif-katilim-aktif-buyuklugunu-2024te-506-milyar-tlye-cikarmayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/vakif-katilim-aktif-buyuklugunu-2024te-506-milyar-tlye-cikarmayi-hedefliyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12692 Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, üretim, istihdam ve ihracat temelli yatırımlara ve projelere kanalize olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu yıl, aktif büyüklüğümüzü 506 milyar TL’ye, nakdi ve gayri nakdi finansman toplamını 400 milyar TL’ye, toplanan fonlarımızı da yaklaşık 392 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi.

Vakıf Katılım’ın 2023 yılı finansal sonuçları ve 2024 hedefleri ile katılım bankacılığı sektörünün ele alındığı toplantı Mehmet Ali Akben’in ev sahipliğinde Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Akben, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de katılım finans pazar payının her geçen yıl arttığını ve sektörün coğrafi olarak yayılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Sektörün geçmişte olduğu gibi geçen yıl da kaynaklarını reel sektörün kullanımına sunduğunu kaydeden Akben, sektörün katma değerli üretim ve ekonomik dinamizmi merkeze alarak Türkiye Ekonomi Modeli’ni desteklemeye devam ettiğini söyledi.

Akben, Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin Aralık 2023 verilerine göre, bugün 9 katılım bankasının toplam 1455 şube ve yaklaşık 20 bin personelle hizmet sunduğunu anımsatarak, “Bankacılık sektörünün 2023 Aralık itibarıyla toplam nakdi finansman hacmi yüzde 54,7 düzeyinde büyürken, katılım bankalarında bu oran yüzde 63,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yine toplanan fonlarda aralık ayı itibarıyla bankacılık sektörü yüzde 69 düzeyinde büyürken, katılım bankaları yılbaşına kıyasla yüzde 71,5’lik büyüme kaydetmiştir.” ifadelerini kullandı.

Vakıf Katılım’ın Aralık 2023 itibarıyla katılım bankacılığı sektörü içindeki nakdi finansman pazar payının yüzde 17,51, öz kaynak pazar payının ise yüzde 20,29 şeklinde gerçekleştiğinin altını çizen Akben, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Toplam aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla kıyasla yüzde 67,62 artırarak 315,3 milyar TL’ye ulaştırdık. Bu dönemde, toplanan fon hacmini de yüzde 83,41 artışla 254,2 milyar TL’ye yükselttik. Yine geçtiğimiz yıl, güçlü fonlama?kaynaklarımız?ve öz kaynaklarımızla?reel sektöre desteğimizi artırarak nakdi ve gayri nakdi toplamda?260,4 milyar TL fon kullandırdık. Takipteki alacak oranımız yüzde 1’in altında. Sektör ortalamasının altında kalan bu oran başarılı olduğumuz alanlardan biri.” diye konuştu.

Akben, bütün kaynaklarını reel sektörün gelişimi ve büyümesi için yönlendirdiklerini belirterek, “Kullandırdığımız krediler içinde KOBİ kredilerinin payı 2023 sonu itibarıyla yüzde 42,7 seviyesine yükseldi. Sunduğumuz nakdi ve gayri nakdi desteği de 2023’de bir önceki yıla oranla yüzde 72,1 artırarak 100 milyar TL’ye ulaştırdık.” şeklinde konuştu.

Katılım bankalarında kredi hacminin bankalara oranla 9 puan daha fazla büyüdüğüne dikkati çeken Akben, “Katılım bankaları konvansiyonel bankalara kıyasla bir miktar fazla büyüyor. Toplanan fonlardaki düşük büyümenin sebebi faiz artışı ya da indirimlerine çabuk intibak edemiyor.” yorumunda bulundu.

Akben, Vakıf Katılım’da enflasyonun üzerinde büyüme olduğuna dikkati çekerek, toplanan fonlarda görülen büyümenin bu şartlara rağmen önemi bir başarı olduğunu söyledi.

“Toplamda 5,2 milyar TL tutarında finansman desteği sunduk”

Yenilenebilir ve sürdürülebilir finansmanlar konusunda da önemli çalışmalara imza attıklarını ifade eden Mehmet Ali Akben, bu kapsamda yaklaşık 2 milyar TL’si geçen yıl olmak üzere toplamda 5,2 milyar TL tutarında finansman desteği sunduklarını dile getirdi.

Akben, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında hayallerini gerçekleştirmek isteyen kadın girişimciler ve hakim ortağı kadın olan işletmelere desteklerini sürdürerek 4,1 milyar TL’si nakdi, 1,5 milyar TL’si gayri nakdi olmak üzere yaklaşık 5,6 milyar TL finansman sağladıklarını aktardı.

Büyüme stratejisinin temelini dijital kanalların güçlendirilmesi üzerine inşa eden bir kurum olduklarının altını çizen Akben, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını şubelerimizin yanı sıra dijital kanallarımız aracılığıyla da karşılamalarını oldukça önemsiyoruz.” diye konuştu.

Akben, tüzel kişiler için uzaktan müşteri edinimi sürecini başlatan ilk finans kurum olduklarını ifade ederek, “2023 yılında dijital kanallardan kazandığımız müşteri sayımızın bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdiğini özellikle belirtmek isterim. Bugün geldiğimiz noktada ise işlemlerin yaklaşık yüzde 94’ü dijital kanallar aracılığıyla yapılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“TROY logolu kartlar İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonrası daha fazla talep gördü”

TROY logolu kartların İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonrası daha fazla talep gördüğüne dikkati çeken Akben, “Debit’le birlikte ülkede 350 milyona yakın kart var. TROY kart, BDDK Başkanı olduğum dönemde hassasiyet gösterdiğim bir konu oldu. Türkiye’de yüzde 100’den fazla artışlar var. Bizde de talep artıyor. Talebe göre şekillenecek.” ifadelerini kullandı.

Akben, Türkiye’de kredi kartlarının vadeli çek gibi bir ödeme aracı olduğunu belirterek, “Nasıl ki bankalar bireysel ya da tüzel kredi notundan sonra kredi veriyor. Taksiti bir şirket yapıyor, ilave banka yapıyor. Vatandaşlar mobilya, elektronik eşya gibi yüksek tutarlı ürünlerde kredi kartının taksiti sayesinde sahip olabiliyor. Bizim çalıştığımız dönemde ithal ürünlerde, yüksek tutar içeren taksit sınırlaması getirdik. Az taksit uygulanmıştı. Amaç ithal yerine yerli ürünlerin tercih edilmesi idi.” diye konuştu.

Kredi kartlarında faizlerin düşük kaldığını ifade eden Akben, “Kredi kartının gelirle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Bizim dönemimizde dar gelirli için bant aralığı getirmiştik. Çok etkilenmesinler diye kademeli geçişler yapmıştık. Benzeri uygulamalar yapılabilir. Dar gelirlileri düşünerek dikkatli hareket etmek gerekir.” ifadesinde bulundu.

“Aktif büyüklüğümüzü 506 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz”

Kaynakları reel sektörün finansmana erişmesi için kullanmayı sürdüreceklerini ifade eden Akben, “Üretim, istihdam ve ihracat temelli yatırımlara ve projelere kanalize olmaya devam edeceğiz. Bu yıl, aktif büyüklüğümüzü 506 milyar TL’ye, nakdi ve gayri nakdi finansman toplamını 400 milyar TL’ye, toplanan fonlarımızı da yaklaşık 392 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Akben, Vakıf Katılım’ın tüzel müşteri hedef kitlesinin ana odakları arasında yer alan KOBİ’ler için çalışmalarına büyük bir hızla devam edeceklerini belirterek, “Hem mevcut KOBİ müşterilerimizle olan hacmi büyütecek hem de yenilikçi ürünlerle KOBİ müşterileri sayımızı artıracağız. Bu yıl KOBİ’lerimize nakdi ve gayri nakdi toplam 177 milyar TL destek sunmayı hedefliyoruz.” dedi.

2024 yılında da veriyi merkeze alan dijital odaklı iş yapış kültürünü daha da artırarak, yapay zeka ve robotik süreç uygulamalarına ağırlık vereceklerini ifade eden Akben, “Dijital Olgunluk” seviyelerini 2024 yılında daha da yükselteceklerini ve gelişen teknolojiye uygun bir şekilde müşterilerin beklentilerine en etkili ve hızlı şekilde yanıt vermeyi sürdüreceklerini aktardı.

Akben, “Ürün geliştirmelerimizin yanı sıra, web kanallarımıza entegre edilen yeni destek noktalarıyla müşteri temas noktalarını artırarak, müşteri memnuniyetini maksimum düzeyde tutma çalışmalarımızı da devam ettireceğiz.” diye konuştu.

Şubeleşmeye ve coğrafi kapsama alanlarını genişletmeyi sürdürerek mevcuttaki 196 şube sayılarını da yılsonuna kadar 210’a çıkarmayı planladıklarını kaydeden Akben, “Her zaman olduğu gibi önümüzdeki dönemde de hedeflediğimiz tüm kalemlerde başarılı sonuçlar alacağımıza, hem sektörümüzün hem de ülke ekonomimizin gelişimi için önemli faaliyetler ortaya koyacağımıza yürekten inanıyorum.” açıklamasını yaptı.

“Toplumun sadece ekonomik anlamda değil kültürel anlamda da kalkınmasına büyük önem veriyoruz”

Kuruldukları günden bu yana toplumun sadece ekonomik anlamda değil kültürel anlamda da kalkınmasına büyük önem verdiklerini belirten Vakıf Katılım Genel Müdürü Akben, kurumsal vatandaş kimlikleri doğrultusunda Vakıf Eserleri Envanter Projesi adlı çok özel bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti.

Akben, 2022 yılında başladıkları projenin ilk durağının Hatay olduğuna dikkati çekerek, “Şehirdeki 117 vakıf eserini 3 ay süren bir çalışmayla 2600 karede fotoğrafladık ve bunu çok kıymetli bir referans kitap haline getirdik. Hatay’ı fotoğraf karelerine taşıdığımız o günlerin ardından ne yazık ki hepimizi büyük acılara sevk eden bir deprem felaketi yaşadık. Deprem, sizlerin de bildiği gibi fotoğrafladığımız eserlerin çoğunu ya yıktı ya da büyük hasara uğrattı.

Dolayısıyla bu kitap çalışması bizler için artık vakıf eserlerinin tespit edilmesi amacının ötesinde, geçmişle aramızda bağ kuran çok kıymetli bir köprü niteliğinde. Bu anlamda çalışmamızın, eserlerin restorasyon çalışmasında kurum ve kuruluşlara kılavuzluk edecek nitelikte olduğunu düşünüyorum. Projemize şimdi de Konya ile devam ediyoruz. Yakında bu çalışmamızı da nihai haline getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/vakif-katilim-aktif-buyuklugunu-2024te-506-milyar-tlye-cikarmayi-hedefliyor/feed/ 0
Mansur Yavaş: Ankara Büyükşehir Belediyesi Türkiye’deki kredisi en yüksek belediye https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-ankara-buyuksehir-belediyesi-turkiyedeki-kredisi-en-yuksek-belediye/ https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-ankara-buyuksehir-belediyesi-turkiyedeki-kredisi-en-yuksek-belediye/#respond Sun, 25 Feb 2024 00:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11878 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışında, “Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı… Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:

“BEŞ YILDIR BELEDİYEDE BENİM FOTOĞRAFIMI ASMAK YASAK”

Beş yıl boyunca yine benim hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Reklam yaparken görmediniz. Onun için ‘Az Laf Çok İş’ diyoruz. ve beş yıldır belediyede benim fotoğrafımı asmak da yasak. Bunu bir genelgeyle memurlarıma, çalışanlarıma yazdım. Dedim ki ‘İllaki bir fotoğraf asacaksanız zaten Atatürk’ün resmi her odada vardır, kendi ailenizin fotoğrafını asın.’ İş yaparken aileniz, çoluğunuz çocuğunuz göz önüne gelsin istedim. Gölbaşı’na yaptıklarımızı biraz önce Yakup Başkan’ım söyledi. Biz tekrar buraya mitinge geldiğimizde detaylı olarak çıkaracağız aynı zamanda da mansuryavasneyapti.com veya MY2024’te köylülere kadar yaptığımız bütün hizmetleri sergiliyoruz. ve Ankara halkına bu şekilde de hizmetlerimizi veriyoruz. Seçimlerde sürekli olarak ben dördüncü adaylığım, her seçimde mutlaka sıkışınca karalama siyaseti başlar. Alıştık artık. Ankara’ya da bunu kimin getireceğini hepiniz bilirsiniz. Herkes eksik olanları eleştirirse onun yerine kendisi eksik olanları nasıl yapacağını söylese bu şekilde birbirimizden de feyzalırız. Rakiplerimizin projelerinde eğer bizim aklımıza gelmemiş Ankara halkının yararınaysa elbette onu da gerçekleştiririz. Ama öyle olmuyor.

“ÖNCE KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. NE KADAR KREDİ ÇEKMİŞSİNİZ, SIKIŞTIKÇA KREDİYE NE KADAR BAŞVURMUŞSUNUZ SİZLER DE ANKARA BÜYÜKŞEHİR GİBİ YAYINLAYIN”

Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı. Belediyenin şirketlerinin çoğu nereye çalışıyor biliyor musunuz? Sadece Ankara Büyükşehir’de çalışıyor. Dışarıya iş yapmıyor. Eğer bu şirketler kar ediyorsa büyükşehir zarar edecek öyle mi? Yani eğer onlar zarar ediyorsa Ankara Büyükşehir’i kar ediyor. Eğer onlar kar ediyorsa Ankara Büyükşehir zarar ediyor. Dolayısıyla dışarıya iş yapmadıktan sonra en uygun fiyata elbette ki belediye şirketleri çalışacak. Bunları da yayınlıyoruz. Her şeyimiz açık.

Bir diğer söyledikleri ‘yardımı kesecekler.’ Bırakın yardımları kesmeyi. Önceki dönemde inancımıza uygun olmayan bir şekilde yapılan dağıtımları ortadan kaldırdık. Bir tek tüccardan alınıyordu. Hep aynı tüccardan o da kar etmek için yurt dışından getirdiği bulguru makarnayı nohutu dağıtıyordu. Ben de diyordum ki; siz desteğinizi yapın da bir evin ihtiyacını en iyi anneler bilir. O gitsin bakkaldan, manavdan, kasaptan neye ihtiyacı varsa kendi çoluğunun çocuğunun ihtiyacını alsın. ve bu nedenle biz Başkent Kart çıkaracağımızı seçim öncesi söyledik. Üç yıldır uyguluyoruz, yeniymiş gibi ilan ediyorlar ‘Biz Başkent Kart çıkaracağız’ diye. Yani bu kadar mı belediyeden uzak olursunuz. Hiç mi Ankara Büyükşehir’i izlemediniz? Ben de diyorum ki; bizim yaptıklarımızı vaad olarak verecekseniz mansuryavasneyapti.com’a girin yaptığımız ‘Bütün icraatları ben de yapacağım’ deyin. Öyle mi? Yeni hiçbir şey yok.

“BUNLARA VERİLECEK CEVAP SANDIKTADIR”

Bunlara verilecek cevap sandıktadır. En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek.

Türkiye’de eşi benzeri görülmeyen kırsal kalkınma desteklerine başladık. Gölbaşı’nda da 5 bin 605 çiftçiye 2 milyon 150 bin kilogram tohum desteği. 2 bin 483 çift mazot desteği, 837 çiftçiye kendi ürettiğimiz sıvı gübre desteği. 2 bin 93 çiftçiye kendi seralarımızda kurduğumuz seralardan elde ettiğimiz sebze fidesi desteği, bir de aynı zamanda şu anda BELPLUS şirketimiz atık plastikleri toplamak suretiyle bunlardan damlama sulama borusu imal ediyor. Bunu da bütün çiftçimize dağıtıyoruz.

32 bini aşkın emekliye ben destek oluyorum düzenli. Arttırarak da devam edeceğim. Neden? Bu emeklilerimizin birçoğu 70-80 yaşına gelmiş. İkinci iş yapma imkanları yok. Bu rakamlarla geçinmelerine ve onların da aç kalmalarına soğukta üşümelerine elbette izin veremeyiz. Türkiye’de de bu desteği Ankara Büyükşehir’den başka veren yok. Biz bunu söyleyince İstanbul’daki adayları ben iki bin lira vereceğim, Ankara’daki de beş bin vereceğim demeye başladı. İyi oldu. Neden iyi oldu? En azından kendi partilerine ait hükümet Türkiye’de emeklilerinin maaş sorunu olduğunun inşallah farkına vardı. Keşke verseler ama şunu söyleyeceğim; İstanbul’daki aday şu anda belediye başkanı değil ama Keçiören’deki aday şu anda Keçiören Belediye Başkanı. 1 Nisan’dan sonra vereceğine hiç olmazsa Keçiören’de verse ya emeklilere. Keçiören’de bizim destek olduğumuz 50 bin aile var. 5 binin üzerinde de emekli var. Ama et dağıtacağız biz deyince but dağıtacağız dediler. Baktık ihalelere. Şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Şimdilik sürekli olarak et ihalesi yapıyor. Keşke siz de iyi bir yönetici olsaydınız, ilçenizde yaşayan mağdurların farkına varsaydınız olmaz mıydı?

“BUGÜNE KADAR YAPTIĞIM EN BÜYÜK PROJEYİ GÖLBAŞI’NA YAPTIM”

Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik. Meyve ağaçları da var. Oraya dut zamanı dut çırpmaya, ceviz zamanı ceviz toplamaya Ankaralıları davet edeceğiz. 30 kadar bungalov ev var. Ankara’daki aileleri orada misafir edip çocuklarına tarımı öğreteceğiz ve çocuklarımız artık domatesin, meyvenin, sebzenin manavda yetişmediğini öğrenecekler orada. 29 kilometre bisiklet yolu, 19 kilometre yürüyüş yolu var, spor alanları var.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-ankara-buyuksehir-belediyesi-turkiyedeki-kredisi-en-yuksek-belediye/feed/ 0
İstanbul’da Kentsel Dönüşüm İçin ‘Yarısı Bizden’ Kampanyası Yürürlüğe Girdi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-icin-yarisi-bizden-kampanyasi-yururluge-girdi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-icin-yarisi-bizden-kampanyasi-yururluge-girdi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:21:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11709 İstanbul’da kentsel dönüşüme destek uygulamalarından ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.

İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için yapılacak uygulamalar kapsamında ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.

Hibe ve kredi desteği verilecek

İstanbul’da kentsel dönüşümde gerçekleştirilecek uygulamalar hakkında Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı bilgi verdi. Özelmacıklı, “Hak sahiplerine her bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar kredi ve 100 bin TL tahliye desteği verilebilecek. Tahliye desteği maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine bağımsız bölüm başına bir kereye mahsus ve karşılıksız olarak sağlanacak” dedi.

Kampanyaya başvuru durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Özelmacıklı, “Kampanyaya 72 bin bağımsız bölümde yaklaşık 14 bin binada yüzde 100 mutabakat ile başvuru olmuştu. Diğer başvurular ile beraber bu rakam 1 milyon 255 bin seviyesindeydi. Şuan için yeni bir başvuru alınmıyor. Mevcutta yapılan başvurular çerçevesinde; risk düzeyine göre ve kentsel dönüşüme girme rızası gösteren binalarla beraber sürecin başlaması bekleniyor. Bu destek paketinin 2026 yılı sonuna kadar verilmesi öngörülüyor. 5 yıl içerisinde yerinde dönüşüm kapsamında 350-400 bağımsız bölümün yapılması hedefleniyor. Orta vadede bütçede 485 milyar TL’lik hazırlandığını değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.

Kampanyanın kredili bölümünün ödeme koşulları

700 bin TL’lik kredilendirilecek desteğin ödemesiyle ilgili bilgi veren Özelmacıklı, “Destek paketinde 700 bin lira kredilendirilecek. Gerisi hibe olacak. Kredi geri ödemeleri, geri ödemesiz dönemden sonraki ilk aydan itibaren başlayacak ve ilk 12 taksit faizsiz olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak. Geri ödemesiz ve faizsiz dönem sonunda ilk taksit ödemesinden önce başlangıç güncellemesi yapılacak. Kredi borcu, her güncelleme döneminde güncelleme oranının uygulanması suretiyle güncellenecek. Güncelleme oranı ise Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen yıllık değişim oranının yarısını olarak baz alınacak” şeklinde konuştu.

Kampanyadan faydalanamayacak olanlar

Kampanyaya faydalanamayacaklarla ilgili de konuşan Özelmacıklı, “1 Nisan 2023 tarihinden önce inşaat ruhsatı almış dönüşüme başlamış olan yapılar bu kampanyadan faydalanamıyor. Bazı kentsel dönüşüm projelerinde daire sayısında artış imkanı oluyorsa, bu rakam bakanlık tarafından yüzde 50 ile sınırlandırılmış, bu yerler yüzde 50’den fazla artış görünüyorsa bu kampanyadan faydalanamıyor” ifadelerini kullandı.

Dönüşüm çerçevesinde kredilerin doğru ve etkili kullanılması hedefleniyor. Hibe ve krediler binanın inşaatının tamamlanma oranına göre yükleniciye teslim edilecek. Subasman seviyesi, taşıyıcı sistemin bitimi ve inşaat bitimi olmak üzere üç eşit taksitle yapıdaki hak sahipleri adına kurum tarafından ödeme yapılacak. Kredi verilirken hak sahiplerinin gelir ve kredi puanı durumlarına bakılmayacak lakin kredi tutarının iki katı kadar tutarda ipotek tesis edilecek” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-icin-yarisi-bizden-kampanyasi-yururluge-girdi/feed/ 0
Türk Eximbank’ın yeni genel müdürlük binasının açılışı yapıldı https://www.haber60.com.tr/turk-eximbankin-yeni-genel-mudurluk-binasinin-acilisi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/turk-eximbankin-yeni-genel-mudurluk-binasinin-acilisi-yapildi/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10539 Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Ticaret Bakanlığıyla yürüttükleri çalışmalar kapsamında Türk Eximbank’ın sermaye yapısını güçlendirdiklerini belirterek, “7 ayda 3 defa sermaye artırımı gerçekleştirdik. Böylece bankamızın sermayesini 13,8 milyar liradan, ödenmiş sermayesini şubat ayı itibarıyla 35,7 milyara çıkarmış durumdayız.” dedi.

Türk Eximbank’ın Ümraniye’deki yeni genel müdürlük binasının açılışı gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katıldığı açılış programında konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Türkiye’nin son 20 yılda güçlü büyüme performansı gösterdiğini vurguladı.

Çelik, geçmiş dönemin kazanımlarını her alanda daha da ileriye taşıyacakları “Türkiye Yüzyılı”nda da katma değerli üretim ve ihracat olarak büyümeyle vatandaşların refah seviyesini artırmak ve küresel değer zincirinde de daha da yükseltmek için durmaksızın çalışacaklarını ifade etti.

“7 ayda 3 defa sermaye artırımı gerçekleştirerek, sermayeyi 35,7 milyara çıkardık”

Osman Çelik, Orta Vadeli Program’daki (OVP) hedefler doğrultusunda Türk Eximbank’ın yüksek teknoloji ve katma değerli ihracatın finansmanına yönlendirecek mekanizmalar kurarak önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.

Çelik, Ticaret Bakanlığıyla birlikte yürüttükleri çalışmalar kapsamında Türk Eximbank’ın sermaye yapısını güçlendirdiklerini kaydederek, “7 ayda 3 defa sermaye artırımı gerçekleştirdik. Böylece Sayın Genel Müdürümüzün de ifade ettiği gibi bankamızın sermayesini 13,8 milyar liradan, ödenmiş sermayesini şubat ayı itibarıyla 35,7 milyara çıkarmış durumdayız. 6 ayda 3 kat bir nakdi sermaye artışı. Bu bakanlık olarak, hükümet olarak Eximbank’a verdiğimiz değerin de bir göstergesidir.” diye konuştu.

Bankanın ihracatçılara teminat kolaylığı sağlayarak kredi maliyetlerini azaltacak çalışmaları da sürdürdüğüne dikkati çeken Çelik, “Bu stratejik dönüşümün en önemli yönlerinden bir tanesi, ihracatçıların maliyetlerini azaltacak, teminat ihtiyaçlarını azaltacak şekilde bir çalışma içine girme noktasındaki gayretlerdir. Bu sermaye artışının ana sebeplerinden biri de sermaye ihtiyacı duymadan, sermaye yeterlilik sorununda sıkıntı yaşamadan tedbirli bir şekilde kredibilitesi yüksek firmalarımızdan başlamak üzere teminat ihtiyacını azaltmak dolayısıyla hem krediye ulaşımı kolaylaştırmak hem de kredi maliyetlerini azaltmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TCMB ile çalışmalar neticesinde reeskont kredi limitini 10 katına çıkardık”

Osman Çelik, ihracatçıların finansmana erişimini artırmak amacıyla da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini anımsatarak, “Çalışmalar neticesinde geçtiğimiz temmuz ayında 300 milyon lira olan günlük reeskont kredi limitini önce 1,5 milyar liraya daha sonra da 3 milyar liraya yükselttik ve böylece günlük limitleri 10 katına çıkarmış durumdayız. Önümüzdeki günlerde de yine bu noktada yapılabilecek iyileştirmeler konusunda ilgili kurumumuzla görüşmelerimiz devam ediyor.” dedi.

Çelik, Türk Eximbank’ın güçlenen sermaye yapısıyla ihracat ekosistemine sağladığı destekleri, katma değerli ihracata dönüştürmeyi hedeflediklerini aktardı.

Hükümetin ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda, ihracatçılara olan desteklerini artırarak sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Çelik, “Bu kapsamda 7456 sayılı kanunla ihracat gelirlerine uygulanan kurumlar vergisi avantajında değişikliğe gidilmiş olup, kurumlar vergisi mükellefleri için uygulanacak yüzde 25’lik kurumlar vergisi oranı, ihracat gelirleri özelinde 5 puanlık indirimle yüzde 20 olarak uygulanmaya başlanmıştır. Diğer bir deyişle ihracatçılarımızın münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançtan bir puan olarak uygulanan kurumlar vergisi indirim oranı 5 puana yükseltilmiştir.” diye konuştu.

“Yeni genel müdürlük binası, başlattığımız stratejik dönüşümün bir vitrini”

Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney de faaliyete başladıkları 1987’den beri mal ve hizmet ihracatı yapan firmaların en büyük destekçisi olduklarını ve bankanın tarihi bir dönemine hep birlikte şahitlik edildiğini söyledi.

Güney, yeni genel müdürlük binasının, bankada başlattıkları stratejik dönüşüm ve yeniden yapılandırma çalışmalarının bir vitrini olduğunu vurgulayarak, Eximbak’ın nakdi kredi desteklerine erişimi kolaylaştırmak adına teminat mektubunun yanı sıra Türk bankacılık sektöründe kabul görmüş olan diğer kredi teminatlarıyla da çalışmaya başladıklarını belirtti.

Bunu sağlamak üzere bankada kredi izleme ve erken uyarı sistemlerini hayata geçirdiklerini kaydeden Güney, “Yine kredi tahsis süreçlerini hızlandırmak adına otomatik kredi karar destek sistemlerin uygulamaya aldık. Yine finansal kapsayıcılığımızı artırmak adına özellikle faiz hassasiyeti olan ihracatçılarımızın Eximbank desteklerine erişimini sağlamak üzere bankamız içerisinde faizsiz bankacılık pencere sistemini kurduk. Faizsiz bankacılık danışma komitemizin uygunluğu ile hem sigorta tarafında, alacak sigortası tarafında hem de kredi tarafında faizsiz bankacılık ilke ve standartlara uygun birçok ürünü ihracatçılarımızın kullanımına sunmuş bulunmaktayız.” dedi.

“İhracatçılarımızın yeşil dönüşüm projelerini desteklemek üzere 3,7 milyar dolar kaynak temin ettik”

Ali Güney, sınırda karbon vergisi düzenlemesine de değinerek, bu kapsamda Eximbank’ta sürdürülebilirlik süreçlerini oluşturduklarını ve kredi tahsis politikalarının ana unsuru haline getirdiklerine dikkati çekti.

Güney, “İhracatçılarımızın yeşil dönüşümle ilgili yapmış olduğu projeleri desteklemek üzere yurt dışı sermaye piyasalarından ve uluslararası finansal kuruluşlardan 3,7 milyar dolar kaynak temin ettik ve bu kaynağı da ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. Bu sene içerisinde çok ciddi anlamda yeni kaynaklar, sürdürülebilir temalı yeni kaynakların arayışı içerisindeyiz. Buradaki çalışmalarımız son aşamaya geldi. Önemli bir miktarda kaynak girişi sağlamayı hedefliyoruz. Yine ihracatçımızın yeşil ve dijital dönüşümle ilgili projelerini desteklemek üzere Ticaret Bakanlığımızla beraber uygun maliyetli, uzun vadeli kredi paketleri konusundaki çalışmalarımızla son aşamaya geldik.” şeklinde konuştu.

Gelecek dönemde bu paketlerle ilgili de açıklamalar yapacaklarını dile getiren Güney, Eximbank’ın desteklerinin tabana yaygınlaştırılmasında özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimini önceliklendirdiklerinin altını çizdi.

“2023’te ihracatımıza sağlamış olduğumuz destek 42 milyar dolar olarak gerçekleşti”

Türk Eximbank Genel Müdürü Güney, KOBİ’lerin finansman erişimindeki en büyük sorunu olan teminat sorununa kalıcı bir çözüm oluşturmak adına İhracatı Geliştirme AŞ’nin kuruluşuna katkıda bulunduklarını ve yüzde 5 hissedarı oldukları bilgisini paylaştı.

Güney, “İhracatı Geliştirme AŞ, faaliyetine başladığı süreden bu yana yaklaşık yüzde 93’ü KOBİ olan 6 bin ihracatçıya 40 milyar lira kredi kullandırdık. Türk Eximbank desteklerinden faydalanan ihracatçılar içerisinde KOBİ’lerin payı 2019’da yüzde 70’lerdeydi. Bugün bu oran yüzde 85’lere ulaşmış durumda. Yine KOBİ’lerin kredi desteklerinden almış olduğu pay aynı dönemde yüzde 12’lerdeydi. Geçen yıl sonu itibariyle bu oran yüzde 28’e ulaşmış durumda.” ifadelerini kullandı.

Eximbank olarak 2023’te ihracatçılara 19,6 milyar dolar kredi desteği sağladıklarını dile getiren Güney, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Yine Türkiye’nin en büyük alacak sigortası kuruluş yolu olarak sigortalamış olduğumuz vadeli ihracat alacakları 22,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece 2023’te ihracatımıza sağlamış olduğumuz destek 42 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bakanlığımızın yapmış olduğu nakdi sermaye girişleriyle, ödenmiş sermayemiz 35,7 milyar seviyesine öz kaynaklarımızla 60 milyar lira seviyesine ulaşmıştır. Güçlü öz kaynak ve sermaye yapımızla önümüzdeki dönemde bunun kaldıraç etkisiyle ihracatçımıza 2024’te 24 milyar dolar nakdi kredi desteği ve 26 milyar dolar da alacak sigortası desteği olmak üzere 50 milyar dolarlık bir destek sağlamayı hedefliyoruz.”

Programa, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve bazı bankaların genel müdürleri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-eximbankin-yeni-genel-mudurluk-binasinin-acilisi-yapildi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: 21 yılda esnaf ve sanatkara 458 milyar lira finansman desteği sağlandı https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakani-21-yilda-esnaf-ve-sanatkara-458-milyar-lira-finansman-destegi-saglandi/ https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakani-21-yilda-esnaf-ve-sanatkara-458-milyar-lira-finansman-destegi-saglandi/#respond Fri, 16 Feb 2024 23:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8771 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2002’den bu yana 21 yılda esnaf ve sanatkara 458 milyar lira finansman desteği sağlandığını söyledi.

Bakan Bolat, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nda düzenlenen “Esnaf Buluşması”nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki hükümetin her büyük sıkıntılarda dahi devletin imkanları ölçüsünde toplumun bütün kesimlerinin dertlerini çözme gayreti içinde olduğunu vurguladı.

Son dört yıl içerisinde, patlak veren Kovid-19 salgını nedeniyle Türkiye’de 100 binin üzerinde dünyada da 20 milyon insanın hayatını kaybettiğini, Rusya-Ukrayna savaşı çıktığını, ardından Türkiye’de 53 bin 537 kişinin yaşamını yitirdiği deprem felaketinin yaşandığını ifade eden Bolat, “Hiçbir dönemde ne parasızlık ne maaşların ödenmemesi ne finansman imkanları sunulmaması ne de hiçbir ürünün bulunamaması gibi bir durum meydana gelmedi. Ardından üç ay süren çok büyük bir seçim maratonu yaşandı. ve hükümetimiz, göreve geldiği 3 Haziran’dan bu yana 7/24 var gücüyle çalışıyor. Toplumun bütün kesimlerinin ihtiyaçlarının karşılanması, satın alma gücünün artması noktasında gayret ediyoruz.” diye konuştu.

“Türkiye’deki bütün esnafa geçen yıl kullandırılan kredi 164 milyar lira”

Bakan Bolat, 2002 yılında Halkbank kaynağından esnaf ve sanatkarlara yüzde 20 sübvansiyonla şahıs başına 5 bin lira kredi verilirken, şu anda yüzde 50 sübvansiyonla 650 bin liraya kadar kredi verildiğini söyledi.

Eskiden yatırım kredisi alamayan esnafa, bugün 1,5 milyon liraya kadar yatırım kredisi verilebildiğini aktaran Bolat, 300 bin liraya kadar da Genç Girişimci Kredisi verildiğini belirtti.

Bolat, bugüne kadar Usta Girişimci Kredisi olarak 15,5 milyon lira kredi verildiğini dile getirerek, “1950 ile 2002 yılları arasında 52 senede 152 milyon lira kredi kullandırılmış. Tabii o zaman paranın değeri ona göre daha değerliydi. Ama 2002’den bu yana 21 yılda esnaflarımıza, sanatkarlarımıza 458 milyar lira finansman desteği sağlandı. ve Antalya için 2023 yılında, geçen yıl kullandırılan finans desteği 9 milyar 800 milyon lira. Türkiye’deki bütün esnafa geçen yıl kullandırılan kredi rakamı 164 milyar lira.” dedi.

“Kadın kooperatiflerin projeleri çağrıya çıkıyor”

Bakanlığının görev alanı içinde olan kooperatif sayısının 10 bin olduğunu belirten Bolat, onlar için Kooperatiflerin Destek Programı’nı (KOOP-DES) uyguladıklarını söyledi.

Kadın kooperatiflerine ciddi hibeler verdiklerini ifade eden Bolat, “Kadın girişimcilerin üretim hayatına katılması ve gelir elde etmeleri noktasında onlara makine, ekipman ve demirbaş alımı için beş yılda bir defaya mahsus, 400 bin liraya kadar nakdi destek, sergi ve fuarlara katılmaları için de 60 bin lira ve çalıştırdıkları iki eleman için de yılda 273 bin lira hibe destek sağlıyoruz. KOOP-DES faaliyetlerimiz devam edecek. Yakında kadın kooperatiflerinin projeleri için 1-2 haftaya çağrıya çıkılıyor.” diye konuştu.

Antalya’nın turizmde büyük atılımları olan, dünyaca bilinen bir turizm cenneti olduğunu vurgulayan Bolat, Antalya’ya gelen turist sayısının geçen yıl 15 milyona yaklaştığını söyledi.

Bolat, bundan iki sene öncesine kadar 650-680 dolar olan kişi başı turist harcamasının bu yıl 960 dolara yükseldiğini vurgulayarak, bunun çok önemli bir rakam olduğunu belirtti.

Bu durumun devamı için “Turistten çok para kazanalım” anlayışı ile değil “Onlara güzel hizmet edelim ki ülkemizi güzel tanıtalım, gezdirelim, beğendirelim ki hep gelsinler” anlayışıyla turizmde çalışmak gerektiğini vurgulayan Bolat, “Yani ‘bir kere voliyi vuralım, ne olursa olsun’ anlayışı çok tehlikeli bir anlayış. Allah korusun müşteriyi, turisti kaçırırsın. Bizim esnafımız asla öyle bir şey yapmaz.” ifadelerini kullandı.

Kamu bankalarının esnaftan aldığı kredi kartı komisyonu yüzde 2,39’a düşürüldü

Bakan Bolat, yaklaşık 1,5 ay önce bakanlık olarak Türkiye Bankalar Birliğiyle bir toplantı yaptıklarını anımsatarak, orada bazı taleplerde bulunduklarını söyledi.

Esnaf ve sanatkarın post makinesinden yani kredi kartı ve banka kartıyla yapılan ödemelerden alınan komisyonları, akaryakıt istasyonlarından alınan komisyonları düşürmelerini istediklerini aktaran Bolat, “Üç tane kamu bankası bir araya geldi. ve inşallah esnaftan aldıkları kredi kartı komisyonunu yüzde 2,39’a düşürdüler. Aynı şekilde üye iş yeri ücretinde de yüzde 50 indirim yapma kararı aldılar. İnanıyorum ki üç kamu bankasının yaptığı bu önderliği diğer özel bankalar da mecbur kalacak, takip edecekler. Rekabet gereği. Esnafımız, sanatkarlarımız için gerçekten 2024 yılı başında önemli bir katkı olarak kaydedilmiş oldu.” diye konuştu.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakani-21-yilda-esnaf-ve-sanatkara-458-milyar-lira-finansman-destegi-saglandi/feed/ 0
Halkbank’ın öz kaynakları yüzde 42,9 arttı https://www.haber60.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/ https://www.haber60.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/#respond Thu, 15 Feb 2024 01:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8129 Halkbank, geçen yıl toplam 10 milyar 112 milyon lira net kar elde ederken, bankanın bu dönemdeki öz kaynakları 2022 yıl sonuna göre yüzde 42,9 oranında artarak 128,4 milyar TL oldu.

Halkbank’tan yapılan açıklamaya göre, 2023 yıl sonunda aktif büyüklüğünü 2022 yıl sonuna göre yüzde 57,7 artışla 2,2 trilyon TL seviyesine ulaştıran banka, bu dönemde toplam kredi büyüklüğünü ise, yüzde 61,6 artışla 1,9 trilyon TL’ye yükseltti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, küresel ekonominin, resesyon endişeleri ve finansal göstergelerdeki dalgalanmalarla geçirdiği bir dönemi, ülkenin dirençli ekonomisi, güçlü liderliği ve rekabet avantajıyla büyüyerek geride bıraktığının altını çizdi.

Arslan, ülke ekonomisinin ekonomi yönetiminin kararlı tutumu ve bankacılık sisteminin güçlü altyapısı sayesinde küresel ekonomiden kaynaklanan negatif etkilerden en az düzeyde etkilendiğini ifade etti.

Ülkemizin bu istikrarlı büyümesinde kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen akabinde hayata geçirilen yapısal reformların ve kararlı ekonomi politikalarının önemli etkisi olduğunu belirten Arslan, ” Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS), 2023’te olumlu bir ivme yakalayarak günümüzde 310 baz puan seviyesine gelmesi atılan adımların meyvelerini vermeye başladığının en net göstergelerindendir.” ifadelerini kullandı.

Arslan, KOBİ’lerin güvenli limanı olduklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Ülkemiz, istiklalden istikbale giden yolda bir asrı geride bırakırken, Türkiye Yüzyılı hedeflerine odaklanmış KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerin gayretiyle ekonomimizin güçlenmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz. KOBİ kredileri büyüklüğümüz 2023’te 615,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.

KOBİ kredileri alanındaki yüzde 19 pazar payımız ile sektörümüzün lider KOBİ bankası olmaya devam etmekteyiz. Güçlü finansal altyapımızla, KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerimizin yanında olmaktan, ekonomimizi büyütmek için çalışmaktan ve ülkemizin kalkınma hamlesine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.”

Halkbank’ın esnaf ve sanatkarların ihtiyaçlarını en iyi bilen banka olduğunu belirten Arslan, “Bankamızın kuruluş harcında esnafımızın alın teri ve emeği var. Bugün bankamızda kredili esnaf sayımız 841 bin iken, esnaf kredi büyüklüğümüz ise 235,1 milyar TL’ye ulaşmış durumdadır.” açıklamasını yaptı.

“Her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdık”

Osman Arslan, Türkiye Yüzyılı’nda gelişen teknolojiyi takip ettiklerini, değişen koşullara uygun projeler üreterek, genç girişimcileri de sektör ayrımı yapmaksızın geniş bir yelpazede desteklediklerini ifade etti.

2021 yılından bu yana kendi işini kurmak isteyen her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdıklarını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

“Geleceğin girişimciliğini bugünden inşa etmek için Dijital Gelecekte Genç Girişimciler Vizyon Buluşması’nı ve Jet Luck Projesi’ni hayata geçirdik. Halk Yatırım hizmeti olan kitle fonlama platformu ‘Fonlabüyüsün’ ile girişimcilere ihtiyaç duydukları finansal kaynaklara kitle fonlarıyla erişim olanağı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Yıldız Teknik Üniversitesi Startup House işbirliğiyle, HUBrica adını verdiğimiz bir girişim hızlandırma programına başlayacağız. Yakın zamanda ekosisteme yönelik buluşmalar ve seminerler düzenleyeceğimiz Girişimcilik Merkezimizi de hizmete sunacağız.”

Arslan, Halkbank’ın, kadın girişimciliğini desteklediğini belirterek, “Sürdürülebilir kalkınma için öncelikli hedefimiz ülkemizde yüzde 14 düzeyinde seyreden kadın girişimciliği oranını dünya ortalaması olan yüzde 35 seviyesine çıkarmaktır. 2021’de hayata geçirdiğimiz Kadın Girişimci Kredi Destek Paketi ile bugüne kadar, farklı meslek gruplarından 217 bin kadın girişimciye ulaşarak 57 milyar TL finansal destek sunduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Üreten Kadınlar Buluşmalarını, Üreten Kadınlar Yarışması ile Türkiye’nin en güçlü girişimcilik markalarından birine dönüştürdüklerini belirten Arslan, “Üreten Kadınlar Değişken Fonu, İhracatta Kadın İzi Projesi ve Üreten Kadınlar Akademisi MasterClass Marka Eğitimleri, Kadınlar Liderler ve Girişimciler Vizyon Buluşması ile kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” açıklamasını yaptı.

Arslan, Cumhuriyetin 100’üncü, bankanın 85’inci yılına ulaşmanın gururuyla girdikleri 2023 yılında, üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini belirterek, “Halkın Bankası olarak, yeni ekonomi modelimiz ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda üretime, ihracata, istihdama ve yatırıma yönelik desteğimiz sürecek; tüm sektörlerde inovatif dönüşümle yerli ve milli kalkınma stratejilerinin ülkemiz ekonomisine katkı sunması için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/feed/ 0
Türkiye’de Konut Satışları Yüzde 17,5 Azaldı https://www.haber60.com.tr/turkiyede-konut-satislari-yuzde-175-azaldi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-konut-satislari-yuzde-175-azaldi/#respond Fri, 02 Feb 2024 07:03:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5672 Türkiye’de bir önceki yıla göre konut satışının yüzde 17,5 azaldığını belirten Emlak Uzmanı Özkan Aydemir, kredi faizlerinin yüksek olması bunun en büyük sebeplerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye’de 2023 yılında bir milyon 225 bin 926 adet konut satıldığını ifade eden Elfi Gayrimenkul Kurucusu ve Brokerı Özkan Aydemir, “Satışların yüzde 14’ü yani 177 bin 748’ü kredili olarak gerçekleşti. İlk satışlarda önceki yıllara göre ciddi bir düşüş ile 379 bin konut satıldı. İkinci elde ise 846 bin konut satışı oldu. Bursa, 2023 yılını son 9 yılın en düşüğü 45 bin, Balıkesir ise son 5 yılın düşüğü olarak 28 bin satış ile kapattı. Yabancılara satışlarda geçen yıla göre yüzde 47 düşüş ile 35 bin 5 adet gerçekleşti. Geçen seneyi Antalya 12 bin 702, İstanbul 11 bin 229 ve Mersin 3 bin 16 adet gerçekleşti. Son 9 yıllık süreçte ülkelerine göre en çok konut alan Irak 50 bin 363 sayısı ile birinci olurken, 45 bin 110 konut ile ikinci ülke Rusya oldu. İranlılar ise 41 bin 15 konut alımı yaptı” dedi.

Son 9 yılın en düşük konut satışlarının gerçekleştiği bir yılın geride kaldığını ifade eden Aydemir, “İnşaat maliyetlerinin her geçen gün arttığı, işçilik maliyetleri, konut kredi faizlerinin son aylardaki yükselişi, finansa erişim ile konut alımının zorlaştığı, nakit parası olanların konut edindiğini ve sektörü 2024 yılı için biraz tedirgin edeceğini görmekteyiz. Yeni imar bölgelerinin açılmaması, açılan yerlerde ise alt yapıların kısa sürede yapılamaması ile birlikte arsa maliyetlerinde inşaat maliyetlerinin üzerinde artış gerçekleşmesine sebep oldu. 2024 yılı konut satışlarının da önceki yılların çok altında kalacağını ve inşaat firmalarının pazarlama ve satış konularında farklı alternatifler bulacağını öngörüyoruz. Önceki yıllarda satışların yüzde 45’e yakını konut kredi finansmanı ile gerçekleştiğini ve satışlardaki en büyük etkenin bu olduğunu biliyoruz. 2024 yılında da enflasyon ve faiz oranlarının yüksek olması sebebiyle konut kredileri açılamayacaktır. 1+1 dairelerin bile en düşük 2 milyon 500 binden başladığı ve konut kredi faizlerinin yükseldiği bir dönemde inşaat firmalarının takaslı ve şirket içi finansmanı değerlendirmesi gerekmektedir. Pandemi ve 6 Şubat asrın felaketi ile ihtiyaçların çok fazla değiştiği yüksek katlardan daha çok müstakil, yatay mimarinin olduğu ve köy evlerine yönelimin olduğu bir yılı geride bıraktık. Önümüzdeki süreçlerde de bunu devam edeceğini görmekteyiz. Konuta erişimin zorlaşması ile birlikte arsa tarla taleplerinde de son 10 yılın en yüksek satışları gerçekleşmiştir. İstanbul- İzmir otoyolu, Çanakkale köprüsü ve otoyol devamı, yeni sanayi bölgeleri ve nüfus artış hızı ile birlikte Bursa, Balıkesir ve Çanakkale bölgelerinde daha çok arsa ve tarla yatırımı yapıldığını görmekteyiz” şeklinde konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-konut-satislari-yuzde-175-azaldi/feed/ 0
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar, ekonomi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi: (2) https://www.haber60.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-2/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-2/#respond Wed, 24 Jan 2024 07:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4767 Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, TL’nin çok cazip bir ürün olduğunu, dövize yatırım yapmanın önümüzdeki dönem itibarıyla TL’den daha fazla getiri sağlamayacağı konusunda genel bir kanaatin oluşmaya başladığını belirterek, “2025 yılında TL’nin tekrar olağan mekanizmasına, mecrasına döndüğünü göreceğiz.” dedi.

Çakar, Ziraat Bankasının İstanbul Finans Merkezi’ndeki genel müdürlük binasında düzenlenen toplantıda, ekonomi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi, 2024’e ilişkin beklentilerini paylaştı.

Türk bankacılık sektörünün büyüklüğünün 23,5 trilyon lira olduğunu, bunun 2,5 trilyon lirasının öz kaynak, 4,5 trilyon lirasının mevduat dışı kaynak, 15 trilyon lirasının da mevduattan oluştuğunu bildiren Çakar, Türk bankacılık sektörünün çok sağlam bilançoya sahip olduğunu vurguladı.

Kur korumalı mevduat (KKM) hariç Aralık 2022’de TL mevduatın toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 38 olduğunu, yüzde 33 seviyelerine inmesinden sonra Haziran 2023’ten bu yana 9 puanlık artış kaydedildiğini, bugün itibarıyla da yüzde 42 seviyesinde bulunduğunu aktaran Çakar, TL’ye dönüş noktasında net bir iyileşme gördüklerini ifade etti.

Yabancı paranın toplam mevduat içerisindeki payının Aralık 2022’de yüzde 46 iken, bugün itibarıyla yüzde 40’a düştüğünü bildiren Çakar, şunları kaydetti:

“KKM ve dövizden dönüşümlü kur korumalı mevduat (DDM) toplamı bugün itibarıyla 88-89 milyar dolara düştü. Bir ara 3,4 trilyon lira, yani 126 milyar dolara kadar çıkmıştı. Bugün itibarıyla payı yüzde 16,8’e düştü. TL KKM’nin toplam mevduat içerisindeki payı yüzde 5’e düştü. Muhtemelen bu ay sonu ya da gelecek ay TL KKM bitmiş olur. Halihazırda DDM’nin yüzde 15-20’si standart TL mevduata geçiyor. Merkez Bankası; kur üzerindeki baskı, rezerv hususları dikkate alındığında DDM’nin hemen hızlı bir şekilde bitmesini istemiyor. 2025 yılında DDM’yi konuşmuyor olacağız. DDM tedrici olarak yavaş yavaş azalarak gündemimizden çıkacaktır.

2025 yılında TL’nin tekrar olağan mekanizmasına, mecrasına döndüğünü göreceğiz. Bugün itibarıyla TL çok cazip bir üründür, iyi kazandıran bir üründür. TL, şu anda doğru bir enstrümandır ve çok cazip noktada. Şu anda 2024 yılında TL, en doğru enstrüman gibi gözüküyor.”

Sektörün likit varlıklarının 5 trilyon lira civarında olduğunu belirten Çakar, likit varlıkların bu kadar yüksek olmasının temelinde zorunlu karşılıkların olduğunu, zorunlu karşılıkların banka bilançolarının yüzde 15-16’sına tekabül ettiğini söyledi.

Çakar, “Zorunlu karşılıklar, bankacılık sektörü için net bir maliyettir. Maliyet vererek, faiz vererek aldığımız mevduatı şu anda Merkez Bankasında zorunlu karşılık tuttuğumuzda herhangi bir faiz almıyoruz. Zorunlu karşılıklarda en azından bir miktar faiz verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü zorunlu karşılık olarak tutulan miktarın payı artmış durumdadır. Bu konudaki talebimizi de ısrarla iletiyoruz. O konudaki müzakerelerimiz devam ediyor.” diye konuştu.

Çakar, sektörün enflasyona endeksli kağıtlara iştahının kalmadığını, daha çok sabit faizli kağıtlar istediğini de ifade etti.

Kredi kartlarında düzenleme beklentisi

Geçen yıl kredilerin 11,6 trilyon lira olarak şekillendiğini, 12 aylık değişime bakıldığında kredilerdeki büyümenin 2023 sonunda yüzde 54 olduğunu ifade eden Çakar, “Kredilerde Haziran 2023’te büyüme oranı yüzde 59’du. Yılın ikinci yarısında kredilerde bir yavaşlama söz konusu. Bu özellikle TL kredilerde net olarak görülüyor.” dedi.

Ayrışan tek kalemin kredi kartı olduğuna işaret eden Çakar, “Kredi kartları harcamalarındaki artış göze çarpmaktadır. Kredi kartı harcamalarına ilişkin enflasyon etkisini de yönetmek adına burada bir düzenleme olabileceği kanaatindeyim. Bunun birkaç tane yöntemi var; faiz oranı, taksit sınırlaması ya da kişinin harcayabileceği tutar konusu… Bu konuda bir aksiyon alınacağı kanaatindeyim.” diye konuştu.

Çakar, 2023’te KOBİ, ihracat, imalat sanayisi ve tarım kredilerinin payında artış olduğunu vurgulayarak, konut kredilerinin düştüğünü, taşıt ve ihtiyaç kredilerinin yatay bir seyir aldığını, kredi kartlarının çok ciddi bir artış eğilimi içerisinde olduğunu gördüklerini söyledi.

Aktif kalitesinde oranın bugün itibarıyla 1,65 olduğunu bildiren Çakar, takipteki kredi oranının makul ve yönetilebilir düzeyde olduğunu kaydetti.

Çakar, “Parasal sıkılaşma ve finansman maliyetleri dikkate alındığında önümüzdeki dönemde takip oranlarının bir miktar artacağını söyleyebiliriz. Bu, asla kredi kalitesinin çok bozulduğu ve bozulacağı anlamına gelmiyor. Bankacılık sektöründeki aktif kalitesi asla bozulmayacak ama makul bir artış olacak. Çok negatif bir durum beklemiyorum.” diye konuştu.

“Bilanço sağlığını koruma noktasında bir zafiyet yok”

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, sektörün, tahsili gecikmiş alacaklar için yüzde 80 oranında özel karşılık ayırdığını belirterek, “Yakın izlemede, yani ikinci grupta sınıflandırılan krediler için ise yüzde 32 civarında karşılık ayırmış durumdayız. Tecrübemiz yakın izlemedeki, yani ikinci gruptaki kredilerin yüzde 20’sinin takibe gittiği yönündedir ama sektör yüzde 32 oranında karşılık ayırmış durumda. Bu anlamda bilanço sağlığını koruma noktasında bir zafiyet yok.” dedi.

Türk bankacılık sektöründe yapılandırılmış kredi tutarının 503 milyar lira olduğunu, bunun da toplam kredilerin yüzde 5’ine tekabül ettiğini bildiren Çakar, kredi kalitesine bakıldığında, takip oranının bir miktar artacağını, bunun yönetilebilir durumda olduğunu, bilanço itibarıyla da baskı yaratacak bir durumda bulunmadığını söyledi.

“Finansal erişim noktasında sorun yok”

Finansal erişim noktasında sıkıntı olmadığını, özellikle TL tarafında KKM ve kredi talebinde yaşanan yavaşlama dolayısıyla TL likiditede artış yaşandığını dile getiren Çakar, şunları kaydetti:

“Son zamanlarda yabancı para kredi konusunda talep var. Firmalarımız yabancı para kredi kullanıyor. Döviz kazandırıcı geliri olana döviz kredisi verebiliyoruz. Çok doğru bir düzenleme. Finansal erişim noktasında sorun yok. Bu finansman maliyetleri, yatırımı zorlaştıran finansman maliyetleridir ama biz bir geçiş aşamasındayız. Yatırım yapacak olan müşterilerimizin bugünden itibaren fizibilitelerini, altyapılarını, hazırlıklarını doğru yapmaları önemlidir. Yılın ikinci yarısı itibarıyla faiz eğrisi aşağı yönlü olacak, değişken faizli olarak önümüzdeki dönem itibarıyla yatırım kararlarını almaya başlayabilirler. Bu yılın sonu ve gelecek yılın başı itibarıyla da çok rahat yatırım yapılabilir bir dönem yakalayacağız inşallah.”

Türkiye’nin büyümesinin finansmanını bankacılık sektörünün yaptığını, yüzde 35-40 civarındaki kredi büyümesinin Türk bankacılık sektörü için normal olduğunu belirten Çakar, 2025’te faizlerin aşağı yönlü olacağını söyledi.

Sektörde sermaye yeterlilik oranının yüzde 18 civarında olduğunu hatırlatan Çakar, bir soru üzerine, enflasyon muhasebesi uygulandığında bankaların sermaye yeterlilik rasyolarına 100 baz puanlık olumlu katkıda bulunacağını ifade etti.

“Makroihtiyatı tedbirlerin önümüzdeki dönem itibarıyla kademeli olarak kaldırılacağını düşünüyorum”

Bugün itibarıyla sermaye anlamında sıkıntıda olan bir banka bulunmadığını vurgulayan Çakar, Merkez Bankasının makroihtiyatı tedbirlerinin önümüzdeki dönem itibarıyla kaldırılacağını düşündüğünü kaydetti.

Çakar, “Makroihtiyati tedbirlerin 2025 yılında gündemimizde olmayacağını düşünüyorum. Bunun takvimini belirleyecek olan Merkez Bankası rezervleri, uluslararası konjonktür, enflasyonun durumudur. Rezerv kompozisyonu, önümüzdeki dönem itibarıyla makroihtiyati tedbirlerin kaldırılması, normalleştirilmesi ve sadeleştirilmesi konusunda belirleyici olacak. Artık piyasada hayat normalleşiyor. Bizim gündemimiz artık iş olmalı. Yılın ikinci yarısı itibarıyla Türk bankacılık sektöründeki gündemin artık müşteri, iş, bilanço, proje olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Bireylerin döviz talebinin normal seyrinde olduğunu belirten Çakar, düşük faiz ortamında şirket bilançolarının çok iyileştiğini, o dönem bazı firmaların da yeniden yapılandırma ile ülke ekonomisine kazandırıldığını söyledi.

Futbol kulüplerinin borçlarının yapılandırılmasına ilişkin bir soru üzerine Çakar, yapılandırmanın devam ettiğini, şimdiye kadar taksitleri aldıklarını bildirdi. Çakar, “Bazı kulüplerde borçların tamamının neredeyse ödenmesi noktasına gelmiş durumdayız. Futbol kulüplerinden paramızın tahsilinde sorun yaşanmasını öngörmüyoruz.” dedi.

“Enflasyonun üzerinde bir kur beklentisi olmayacak”

Alpaslan Çakar, yaptırımlara ilişkin görüşmelerinin olup olmadığının sorulması üzerine, bankacılık sektöründe uyum mekanizmasının çok iyi olduğunu vurgulayarak, “Türk bankacılık sistemindeki tüm bankalar bu kural setine uygun hareket ediyor. Tamamen uluslararası normlarla tam entegre hareket ediliyor. Uluslararası normlara muhalif bir pozisyon alma durumu hiçbir zaman söz konusu olmadı.” diye konuştu.

Rusya- Ukrayna Savaşı’nın etkilerinin uzun süre devam edeceğini düşündüğünü ifade eden Çakar, “Onun için ülkeler arası ticari ilişkileri korumak önemli ama kural seti içerisinde hareket edeceğiz.” dedi.

Çakar, TL’nin cazip olmasıyla ilgili, “TL niye cazip? Çünkü dövize yatırım yapmanın önümüzdeki dönem itibarıyla TL’den daha fazla getiri sağlamayacağı konusunda genel bir kanaat oluşmaya başladı. Yani enflasyonun üzerinde bir kur artışı beklentisi olmayacak. Borsa çok ciddi bir yatırım aracı. TL cinsinden faiz oranı, doğru bir alternatif olmaya başladı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ziraat Bankası olarak dijital banka kuruyoruz”

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, öz sermaye karlılığının yüzde 30 civarında olacağını öngördüklerini belirterek, enflasyona endeksli kağıtlar dolayısıyla karlılıkta özellikle ilk yarı itibarıyla azalma olacağını, vade yapısı nedeniyle faiz giderleri artarken kredi gelirlerinin eş oranlı artmadığını, bunun ilk yarıda karlılıklar üzerinde bir baskı yaratacağını söyledi.

Finansal kapsayıcılığın iyi olduğunu, henüz bankacılık sektörüyle tanışması gereken yüzde 10-15 civarında müşteri kitlesi bulunduğunu, bunun ciddi bir potansiyel oluşturduğunu, bu kesimin de finansal sisteme katılmasıyla bilanço büyüklüklerinin daha da artacağını vurgulayan Çakar, dijital bankacılığın önemine işaret etti.

Çakar, “Ziraat Bankası olarak şimdi dijital banka kuruyoruz. Faaliyet iznini inşallah kısa zaman içerisinde alacağız. Belli bir noktaya kadar geldi. Yazılımı bitirdik. Kuruluş izni almıştık. BDDK denetimleri başlayacak.” dedi.

Aralık 2023’te uzaktan müşteri ediniminin şubeden müşteri edinimini geçtiğini aktaran Çakar, Ziraat Bankasında 15 milyon müşterinin internet ve mobil bankacılığı kullandığını söyledi. Çakar, banka müşterilerinin yüzde 7’sinin şube kapısından içeri girdiğini belirtti.

Çakar, Ziraat Bankası olarak tarımsal kredilerde 450 milyar liraya ve 1 milyon müşteriye ulaştıklarını bildirdi.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-2/feed/ 0
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar, ekonomi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi: (1) https://www.haber60.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-1/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-1/#respond Wed, 24 Jan 2024 06:30:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4758 Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz artırım sürecini ocak ayı itibarıyla tamamlayacağı kanaatinde olduğunu belirterek, “Son çeyrek içerisinde ülkemizde de faiz indirim sürecine doğru gidileceğini düşünüyorum.” dedi.

Çakar, Ziraat Bankasının İstanbul Finans Merkezi’ndeki genel müdürlük binasında düzenlenen toplantıda, ekonomi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi, 2024’e ilişkin beklentilerini paylaştı.

2022 ve 2023’ün, bütün dünyada “enflasyonla mücadele yılları” olarak geçtiğini ifade eden Çakar, küresel ekonomide ciddi bir yavaşlama olduğunu, büyümenin sorun olmaya başladığını söyledi.

Türkiye’nin büyüme konusunda her zaman pozitif ayrıştığını, 1923 ila 2022 yılları arasında ortalama büyümesinin yüzde 4,8, 2003-2023’teki büyümenin yüzde 5,4 olduğunu kaydeden Çakar, Türkiye’de büyümenin 2023’te muhtemelen yüzde 4,5 olarak gerçekleşeceğini, 2024’te de yüzde 4 olarak öngörüldüğünü, yurt dışında yaşanan gelişmeler nedeniyle büyümenin iç talep kaynaklı olduğunu, bunun çok arzu edilen bir durum olmadığını belirtti.

OVP’yi çok gerçekçi bulduğunu ifade eden Çakar, enflasyon konusunda bir miktar iddialı olmakla birlikte bütün olarak bakıldığında OVP’nin, ciddi, tutarlı ve öngörülebilir bir program olduğunu vurguladı.

Enflasyonun bu yıl yüzde 40-45 bandında şekilleneceğini düşündüğünü aktaran Çakar, “Enflasyon, mayıs ayında en üst düzeye gelip düşüşe geçecek. Mevcut uygulanan politikalarda bence asla acele etmemek lazım. Bence enflasyonun yüzde 40-45’lere inmesi zaten olağan, bu olacak. Önemli olan enflasyonun yapışkan olmadan, kalıcı hale gelmeden düşürülmesidir. Orada bizim daha dikkatli olmamız, mevcut politikaları daha olgunlaştırarak devam etmemiz önemli.” diye konuştu.

Çakar, OVP’nin çok kapsayıcı olduğuna işaret ederek, “Faiz politikası etkin olarak uygulanıyor. Miktarsal sıkılaştırma adımları hala devam ediyor. Selektif olmayan kredilerde yüzde 2,5 oranında büyüyebiliyoruz. TL’nin güçlendirilmesine yönelik makroihtiyati tedbirler devam ediyor. Merkez Bankası, fazla likiditeyi çekecek sterilizasyon adımlarını atmaya devam ediyor. Zorunlu karşılık oranları şu anda banka bilançolarının yüzde 15-16 seviyelerine kadar geldi ki bunlar çok ciddi oranlardır. Bankacılık sektörü için de ciddi maliyettir aynı zamanda…” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapışkan enflasyonun yönetimi hayati önemde ve ona çok dikkat edilmesi gerekir”

Alpaslan Çakar, yarın Merkez Bankasının faiz kararı toplantısı olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Ben de herkes gibi düşünüyorum. Piyasa faiz oranlarını çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum. Mevduat piyasasında şu anda faiz oranları TL cinsinden yüzde 45-50 bandında. Kredi faiz oranları yüzde 45-55 arasında bir bantta gidip geliyor. Dolar faiz oranları kredilerde yüzde 9’lar civarında, avro faiz oranları da yüzde 7,5-8 bandında. Yıl sonuna kadar faiz oranlarının çok daha artarak devam edeceği kanaatinde değilim. Merkez Bankasının, faiz artırım sürecini piyasa beklentisi doğrultusunda muhtemelen ocak ayı itibarıyla tamamlayacağı kanaatindeyim.

Bizim alacağımız kararlar yurt dışından bağımsız olmayacak. Fed’in mayıs, haziran itibarıyla faizleri yavaş yavaş aşağı doğru çekeceğini düşünüyorum. ECB de faizleri düşürecek. Bütün dünyada faiz artırım sürecinin sonuna gelindiğini söyleyebiliriz. Onlar faizi indirdiklerinde biz de onların ardından, makro verilerin de ışığında onları takip edeceğiz diye düşünüyorum. Bizdeki faiz indirim süreci, onlardan bir süre sonra olacaktır. Bu ne zaman olabilir? Takvim söylemem çok doğru değil ama son çeyrek içerisinde ülkemizde de faiz indirim sürecine doğru gidileceğini düşünüyorum. Tabii burada Merkez Bankasının, veri setiyle hareket edeceğini tahmin ediyorum, enflasyon oranına göre hareket etmesini bekliyorum. Yapışkan enflasyonun yönetimi hayati önemde ve ona çok dikkat edilmesi gerekir. Bu bağlamda da piyasayı korumak, reel sektörü korumak, tekrar potansiyel hızda büyümeyi sağlamak adına da mevcut bazı mekanizmaların daha aktif şekilde işletilmesi gerekir. Bunlardan bir tanesi selektif kredi politikasıydı. Bu seçici kredi politikasına mutlaka devam etmek gerekiyor. YTAK kredileri, piyasayı korumak ve yatırımı teşvik etmek adına çok önemli. Reeskont üst limitlerinin artırılması da önemliydi.”

Türkiye’nin en büyük probleminin tasarruf olduğunu vurgulayan Çakar, yakın dönemde dünya konjonktürünün hep Türkiye aleyhinde olduğunu ancak bu süreçte iyi gelişmeler de kaydedildiğini, enerji maliyetlerini ciddi anlamda azaltacak gelişmeler yaşandığını, turizm ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin de bu sürece olumlu katkı vereceğini düşündüğünü aktardı.

“Avrupa ve Amerika’dan çok ciddi anlamda kaynak girişi bekliyorum”

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, ABD ve Avrupa’nın faiz indirimiyle beraber Türkiye gibi ülkelere sermaye akımları olacağını düşündüğünü ifade ederek, “Bu da bizim kur üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Avrupa ve Amerika’dan çok ciddi anlamda sermaye girişi bekliyorum. ABD ve Avrupa’daki faiz indirimleriyle beraber iyi hikayesi olan gelişmekte olan ülkelere ciddi bir akış olacağını tahmin ediyorum.” şeklinde konuştu.

Yurt dışı finansman boyutuna bakıldığında, seçim öncesi dönemde 2,1 milyar dolar çıkış, seçim sonrası dönemde, Mayıs- Aralık 2023’te ise 11,5 milyar dolarlık giriş olduğunu dile getiren Çakar, “Yani 2023’ü 9,3 milyar dolar girişle kapattık. Bu yıl menkul kıymet ihraçlarından 1,5 milyar dolar giriş oldu. Bunlar ciddi anlamda girişin olduğunu gösteriyor.” dedi.

Türk bankacılık sektörünün yurt dışı borçlanmasının 116 milyar dolar olduğunu, bunun 78 milyar dolarının krediler, 19 milyar dolarının para piyasalarından alınmış borçlar, 19 milyar dolarının da menkul kıymet ihracıyla sağlanmış kaynaklardan oluştuğunu bildiren Çakar, önceki yıllarda yurt dışından borçlanma yaparken dönem dönem zorluklar yaşanabildiğini ancak şu anda borçlanma ve talep noktasında hiçbir sorun kalmadığını söyledi.

Çakar, “Vadeler uzuyor, maliyet de giderek düşecek. Para bulunabiliyor, artık talep var. Maliyetler de CDS’in düşmesiyle beraber gerileyecek.” dedi.

Kredi notları konusuna değinen Çakar, son zamanlarda gerek ülke gerekse bankalar ve şirketlerle ilgili bu konuda güzel haberler aldıklarını kaydetti.

“TL, çok cazip olmaya başladı”

Alpaslan Çakar, TL’nin çok cazip olmaya başladığına dikkati çekerek, “Yurt dışı yatırımcılar, önce tahvil ve hisse senedi piyasasına girer. Bu talebin de oluşmaya başladığını görüyoruz. Seçim sonrası dönemde tahvil piyasasına 2 milyar dolarlık, hisse senedi piyasasına 2,5 milyar dolarlık bir giriş var. Kredi piyasasında da giriş var. Dolayısıyla önümüzdeki süreç itibarıyla bu anlamda, daha doğrusu sermaye hareketleri anlamında rahat olduğumuzu, daha pozitif bir geleceğin bizi beklediğini söyleyebilirim.” ifadesini kullandı.

Şu anda ciddi bir bütçe disiplini içerisinde hareket edildiğini, bütçe disiplini konusunda net bir duruş olduğunu vurgulayan Çakar, şöyle devam etti:

“Kararlı setin mutlaka devam etmesi lazım. Sermaye hareketlerinin başlayacak olması dolayısıyla kur üzerindeki baskının azalacak olması önemli. Enerji, turizm ve yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin vereceği katkı önemli. Selektif kredi politikası, YTAK kredileri ve reeskont kredileri hayati önemde. YTAK kredileri bu sefer doğru bir kurguyla yapılıyor. Bunların hepsi dikkate alındığında, yüzde 40-45 yapışkan enflasyonu yönetmek çok önemli. Oradaki parasal genişleme ve gevşemeyi kontrollü götürmek gerektiğini söylüyorum.”

“Seçim sonrası dönem, Türkiye’ye olağanüstü bir fırsat sunuyor”

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Çakar, seçim sonrası dönemin Türkiye’ye olağanüstü bir fırsat sunduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“4,5 yıllık istikrarlı bir dönem sunuyor. Bunu mutlaka fırsata çevirmek ve değerlendiriyor olmamız lazım. Çünkü hiçbir seçimin olmadığı bir dönemden bahsediyoruz. Küresel konjonktürün de artık bu problemleri kısmen aştığı bir dönem olacak. Bunlar olduğunda o dönemi mutlaka ‘doğru reformlar dönemi’ olarak değerlendirmek lazım. Yapısal bazı problemlerimize tamamen eğileceğimiz ve bunları yöneteceğimiz bir dönem olarak değerlendirmek gerekiyor.

Seçim sonrası dönemde, özellikle mart sonrası enflasyon noktasındaki kararlı duruşun devam edeceği kanaatindeyim. Enflasyonun yönetilmesi konusundaki kararlı duruşun devam edeceği kanaatindeyim. Biz fiyat istikrarını sağlamadan finansal istikrarı sağlayamayız. Finansal istikrarın olmadığı bir ekonominin geleceği olamaz. Doğru bir finansal istikrar için öncelikle bu fiyat istikrarını, enflasyonu makul seviyelere çekme zorunluluğumuz var. Seçim sonrası uygulanan net bir kararlı duruş var. Bu kararlı duruşta Sayın Cumhurbaşkanı’mızın desteği ile ekonominin bütün paydaşlarının tam bir mutabakatla ve toplumsal bir sözleşme içerisinde hareket ettiğini görüyoruz. İş dünyasının da programın arkasında olduğunu söyleyebilirim. Bizim de bunun arkasında net ve kararlı duruşu göstermemiz lazım. Çünkü OVP bizim için çok önemli bir yol haritası, çok önemli bir çıpa, gerçekçi bir yaklaşım. Bizim seçim sonrası yeni bir hikayemiz var. Bu hikayeye şu anda bütün taraflar inanıyor, arkasında duruyor. Biz zaten bu hikayeden vazgeçemeyiz, bunu sonuçlandırmamız lazım.”

“Kredi büyümesinin bu yıl yüzde 40 civarında olacağını düşünüyorum”

Alpaslan Çakar, 2024’ün bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “bir restorasyon”, “bir normalleşme yılı” olduğunu belirterek, “Bizim aslında 2025’i satın almak adına 2024 yılını kullanıyor olmamız lazım. 2025’i bir atlama, sıçrama yılı yapabilmemiz için bu yıl bu tamiratlarımızı, bu restorasyonumuzu, bu normalleşmemizi mutlaka sağlamamız lazım. Çünkü dünya böyle yapıyor. Herkes buna göre pozisyon alıyor. Biz de bunu yapıyoruz. 2024, daha sakin ama hazırlıkların tamamlanacağı bir yıl olacak. Ama 2025’in, ülkede düzenlemelerin, regülasyonların, otoritelerin konuşulduğu bir dönemden çıkıp reel sektörün, bilançoların, şirketlerin, yatırımların, ekonominin konuşulduğu bir yıl olmasını hedefliyoruz ve bekliyoruz ” diye konuştu.

2025 enflasyonunun OVP’de yüzde 15 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Çakar, bu kararlı duruş devam ettiği sürece bunun yakalanabilir bir hedef olduğunu dile getirdi.

Kredi büyümesinin bu yıl yüzde 40 civarında olacağını düşündüğünü aktaran Çakar, kurun da bu yıl enflasyondan fazla artmayacağı kanaatinde olduğunu, doların 39-40 lira olacağını düşündüğünü söyledi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-bankalar-birligi-baskani-cakar-ekonomi-ve-bankacilik-sektorundeki-gelismeleri-degerlendirdi-1/feed/ 0
İnegöl’de Emekli İşçinin Hesabı Ele Geçirildi, 49 Kez Kredi Çekildi https://www.haber60.com.tr/inegolde-emekli-iscinin-hesabi-ele-gecirildi-49-kez-kredi-cekildi/ https://www.haber60.com.tr/inegolde-emekli-iscinin-hesabi-ele-gecirildi-49-kez-kredi-cekildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:09:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4677 Bursa’nın İnegöl ilçesinde emekli işçinin mobil bankacılık hesabını ele geçiren kişi veya kişiler 49 kez kredi çekip 300 farklı hesaba gönderdiler. Mobilya firmasından emekli işçi İrfan Kahraman’ın (50) başı hiç kullanmadığı kredi kartı yüzünden belaya girdi.

Aralık ayında hiç kullanmadığı kredi kartını ilk kez alışveriş için kullanmak isteyen İrfan Kahraman, bakiye yetersiz uyarısını alınca şaşırdı. Banka müşteri temsilcisini arayan Kahraman, hesabından bir çok kez para çekildiği bilgisini aldı. 49 kez hesabından para çekilen Kahraman, toplamda çekilen 452 bin TL’nin 300 farklı hesaba gönderildiğini öğrenince karakolun yolunu tutarak şikayetçi oldu.

Kısa sürede 452 bin lirası gitti

Yaşadıkları olayı anlatan İrfan Kahraman, “Aralık ayında kredi kartı vardı. O kartımı kullanmıyordum. Kullanmaya kalktım, bakiye yetersiz dedi. 20 bin lira limitim vardı. Tamamını ele geçirmişler. Hesabımdan 452 bin liraya yakın para çekilmiş. Banka hiç bir bildiri vermedi bana. Bu para yaklaşık 300 farklı IBAN’a gönderilmiş. Kartı öğrendiğimde hemen müşteri hizmetlerini arayıp bloke ettirdim. Emniyete gidip suç duyurusunda bulundum. Aynı günde 2-3 kere para çekildiği günler var. Dekontta öyle görünüyor. Nakit avans olarak çekiliyor. 20, 30, 40 lira olarak çekilip farklı kişilere gönderiliyor. 20 liralık limitim artırılarak 452 bin liraya kadar çıkarılıyor. Bana hiçbir şekilde bildirim gelmedi. 30 senedir çalışıyorum. Kredi çekip ev aldım. İşlemediğim borç yüzünden evimin gitmesinden korkuyorum. Kartı öğrendikten sonra eşim rahatsızdı ve iyice psikolojik çöküntüye uğradık. Düzenimiz kalmadı. Gereken neyse yapılmasını istiyorum” dedi.

“Hayata tekrar tutunmuşken şu yaşadıklarıma bak”

Evini almak için geçmişte büyük zorluklar çektiğini belirten Hanife Kahraman ise, “Ben meyve topladım evimi ödeyebilmek için. Neler yaşadım, neler gördüm. Mağdur ettiler bizi. Ben kimsenin hakkına girmedim. Neden onlar bizim hakkımıza girdi? Ben zaten hastalık içerisindeyim. Yaşadıklarım beni mahvetti. Şu halime bakın, ayakta zor duruyorum. Bu yaşadıklarım reva mı? Oturduğum yerden olmadık insanlar bizi dolandırıyor. Şu mahallede sorun ben kimsenin hakkına girmemişim. 10 senedir burada oturuyorum. Yetimim anam yok babam yok. Yetimin hakkını neden yediler? Çok zoruma gidiyor. Ben çok şey yaşadım, bu yaşantımı kimseye yansıtmadım. Tam rahata erecektik, şu yaşadıklarımıza bak. Allah sorsun, ne diyeceğimi bilmiyorum, çok zoruma gidiyor. Ben hiç kimsenin hakkına girmesin. Ben çoluğumu, çocuğumu tarlalarda büyüttüm. Haram lokma yedirmedim. Ameliyat olacağım, ben kocamı mı kayırayım, oğlumu mu? 12 kez ameliyat oldum. Hayata tekrar tutunmuşken şu yaşadıklarıma bak” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Avukat Hasan Balyoz da, “Bir gün bir alışveriş esnasında kartını kullanmaya çalışan müvekkilim, bakiye yetersiz uyarısı alıyor. Hemen akabinde bankaya bildiriyor ve bunun nedenini bankaya sorduğunda kredi kartının kullanılmış olduğunu yarım milyona yakın paranın defalarca kez, 300 farklı hesaba, Türkiye’nin dört bir tarafına dağıtıldığını söylüyorlar. Sonrasında müvekkilim suç duyurusunda bulunuyor ve bankayı arayıp hesaplarını kapatıyor. Kredi kartlarına bloke istiyor. Biz de bunun akabinde gerekli yerlere ve bankaya müracaatta bulunduk. Ancak geçen zaman içerisinde bankadan bize herhangi bir geri dönüş sağlanmadı. Biz bunu yargı yoluna taşıyacağız. Burada müvekkilimin herhangi bir şekilde kusuru yok. Tüketicilerin mevduatlarını, hesaplarını teminat altına almak, güvende tutmak bankanın sorumluluğundadır. Siz ufak bir işlem yapmak istediğinizde dahi bir onay kodu gelir ve sizin müşteri hizmetleri şüpheli işlem yapıldığına dair arama yapar, sizden onay ister. Burada yaklaşık 300 farklı hesaba, Türkiye’nin dört bir tarafına küçük miktarlarda krediler çekilerek dağıtılmış ve banka hiçbir şekilde bunu müvekkilimi bildirmemiştir. Tüketiciye bunu bildirmesi en azından bir onay kodu alması gerekirken banka bu güveni sağlayamamış. Biz bu doğrultuda mahkemeye başvuracağız, emsal kararlar aynı bizim yönümüzde. Bu işlemleri iptal ettireceğiz, mağduriyetimizin giderileceğini düşünüyoruz. Bu tür dolandırıcılıklar karşı bütün vatandaşlarımızı uyarıyoruz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/inegolde-emekli-iscinin-hesabi-ele-gecirildi-49-kez-kredi-cekildi/feed/ 0
Halkbank kredi kartları cirosunda TROY’un payı hızla artıyor https://www.haber60.com.tr/halkbank-kredi-kartlari-cirosunda-troyun-payi-hizla-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/halkbank-kredi-kartlari-cirosunda-troyun-payi-hizla-artiyor/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:00:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1668 Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, yerli kart TROY’un kullanım alanı ve yaygınlığının artırılması gerektiğini belirterek “Bugün itibarıyla toplam kredi kartı ciromuz içerisindeki TROY ödeme sisteminden geçen ciro oranı yüzde 13 seviyesine ulaştı. Halkbank olarak, kartın kullanımı ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmaktayız.” dedi.

Arslan, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, 2023’e “asrın felaketini” yaşayarak başladığını, 6 Şubat 2023’te 14 milyon kişiyi doğrudan etkileyen iki büyük deprem yaşandığını, 50 binin üzerinde yurttaşın hayatını kaybettiğini hatırlatarak milletin feraseti ve birlikteliği, devletin zamanında ve etkin müdahalesiyle bu süreci kısa sürede geride bırakarak süratli biçimde toparlanma yaşadıklarını söyledi.

Yılın ikinci yarısında ise seçimlerin sorunsuz bir şekilde tamamlanması ve yeni ekonomi yönetiminin göreve başlamasıyla para ve maliye politikaları başta olmak üzere köklü önlemlerin hayata geçirilmeye başlandığını ifade eden Arslan, Türkiye ekonomisinde Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı doğrultusunda enflasyonla mücadelenin ön plana çıktığını ve bu mücadelenin istikrarlı ve başarılı bir şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.

OVP doğrultusunda üretime, yüksek katma değerli yatırımlara, ihracata, istihdama ve kalkınmaya odaklanan ekonomi modelinin kısa sürede olumlu sonuçlar vermeye başladığını aktaran Arslan, enflasyonun çıpalanması ve enflasyon beklentilerinin iyileştirilmesi adına faiz artışları, seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararlarının ekonomik göstergelerde beklenen iyileşmeyi beraberinde getirdiğini, bu dönemde de Halkbank’ın OVP ile uyumlu olarak selektif kredi politikası ile üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan firmalara desteğine devam ettiğini belirtti.

2024’ün ikinci yarısından itibaren mali disiplini esas alan maliye ve para politikaları ile enflasyonda düşüş yaşanmasını beklediklerini ifade eden Arslan, rezervlerdeki artışın finansal istikrarı güçlendirdiğini, piyasalardaki kırılganlığa da son verdiğini söyledi.

Arslan, “Buna paralel olarak ülkemizin CDS seviyesi, seçim öncesindeki 720 baz puan seviyelerinden hızlı bir düşüş eğilimine girerek 283 baz puan seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu gelişmeler sonrasında KKM’den çıkışın 2024’te de devam edeceğini öngörüyoruz. Ağustos ayında 3,4 trilyon lirayla zirveyi bulan KKM stokunun aralık itibarıyla 2,7 trilyona düşmüş olması önemlidir. Ekonomi yönetimimizin açıkladığı veriler de bu değerlendirmelerimizi destekler niteliktedir.” diye konuştu.

“Bankacılık sisteminin güçlü yapısı TCMB para politikasının etkinliğini destekleyen en önemli faktörlerden”

Osman Arslan, eylül ayında açıklanan OVP doğrultusunda, fiyat istikrarını tesis etmek, mali disiplini sürdürmek ve enflasyonu orta vadede tek haneye düşürmek için güçlü yapısal reformları içeren kararlı adımlar atıldığını, sürdürülebilir büyümeyi, üretimi ve düşük enflasyonu önceleyen bu politika setinin istenen sonuçları verebilmesi için fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedeflerinden taviz verilmeden kararlılıkla ilerleneceğini gördüklerini söyledi.

Finansal sistemin en önemli aracısı olan bankacılık sektörünün de makro politika kararlarına doğru tepki vermesi ve uyum göstermesi gerektiğini vurgulayan Arslan, küresel anlamda var olan mevcut belirsizliklerin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda dışsal şoklara karşı finansal sistemin sağlığını korumak adına etkin risk yönetiminin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetti.

Arslan, “Sağlam bilanço yapısına sahip olan sektörümüz, bu bakımdan parasal sıkılaştırma sürecinde faiz riskini başarıyla yönetmekte ve TCMB’nin dezenflasyon hedefiyle uyumlu olarak çalışmaktadır. Özetle, bankacılık sisteminin güçlü yapısı TCMB’nin para politikasının etkinliğini destekleyen en önemli faktörlerden birisi olarak öne çıkmaktadır.” dedi.

“Sektörün kur riski bulunmamakta”

Halkbank Genel Müdürü Arslan, BDDK’nin 2023’ün 10 aylık verilerine göre, sektörün pozitif bir performans sergileyerek geçen yılın aynı dönemine göre net karını yüzde 45 artırdığını bildirdi.

Tüm dünyada bankacılık sisteminin sağlıklı olup olmadığını ortaya koyan en belirgin göstergenin, sorunlu alacak oranı olduğuna işaret eden Arslan, şunları kaydetti:

“2023’ün ilk 10 ayında sektörün takipteki alacaklarının toplam nakdi kredilere oranının geçen yıla kıyasla azalarak yüzde 1,54 seviyesine gerilemesi, Türk bankacılık sisteminin güvenilir ve güçlü olduğunun en açık kanıtıdır. Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in TBMM’deki 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklif sunumunda da ifade ettiği gibi sektörün kur riski bulunmamaktadır. Yabancı para net genel pozisyonu 4,3 milyar dolar fazla vermektedir. Bankacılık sektörünün yurt dışı borçlarını çevirebilme kabiliyeti de yüksektir. Görüldüğü üzere, Türk bankacılık sektörü; güçlü sermaye yapısı, yüksek aktif kalitesi ve yeterli likidite düzeyiyle güçlü yapısını korumaktadır.”

“Ülkemiz ekonomisine değer katan yatırımlara desteğimize devam edeceğiz”

Osman Arslan, Halkbank olarak, bu yıl Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme politikasını kendilerine rehber edinerek, 85 yılı geride bırakırken işletmelerinin finansmana erişimini de kolaylaştırmaya devam ettiklerini söyledi.

Esas gücünü halktan alan bankanın, 2023’ün 3. çeyreğinde aktif büyüklüğünü 2,2 trilyon TL’ye, toplam kredilerini 1,8 trilyon TL’ye taşıdığını, başta esnaf, kadın ve genç girişimciler olmak üzere KOBİ’lere ciddi anlamda destek verdiklerini anlatan Arslan, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin lider KOBİ bankasıyız. Bugün itibarıyla nakdi ve gayrinakdi KOBİ kredilerimizin toplam tutarı 787 milyar TL’ye ulaştı. 2022 sonuna göre toplam artışımız yüzde 67 olarak gerçekleşti. Bugün itibarıyla nakdi KOBİ kredilerde pazar payımız yüzde 19,1’dir. 2022 sonunda yüzde 53 olan bireysel krediler hariç ticari nitelikli krediler içindeki KOBİ kredileri payımız ise bugün yüzde 56’ya ulaşmış durumdadır. Esnafımızla da geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir gönül bağımız var. Her zaman esnafımızın yanındayız. 2002’de 64 bin olan kredili esnaf sayımız, bugün 840 bine ulaşmıştır. 2002’den bugüne 4,1 milyon esnafımıza 443 milyar TL kredi kullandırdık.”

“2021’de gündemimize aldığımız Üreten Kadınlar Yarışması ile kadın girişimcilere destek olmaya devam etmekteyiz. Bugüne kadar 213 bin kadın girişimciye 53 milyar TL finansal destek sunarak üretim ve istihdama katkılarını artırdık.” diyen Arslan şöyle devam etti:

“Türkiye’de kadınların kullandığı her iki ticari krediden birinde imzamız bulunmaktadır. Bankamız tarafından kendi işini kurmak isteyen her yaştan ve eğitim düzeyinden girişimcilere sunulan kredi desteğimiz 24 milyar TL’ye, destek verdiğimiz girişimci sayısı ise 134 bine ulaşmıştır. Girişimcilik literatüründe ‘Asansör Konuşması’ olarak bilinen teknikten esinlenerek tasarladığımız ‘Jet Luck’ yarışmamızı da bu yılın son çeyreğinde gerçekleştirdik. Yarışmada girişimciler yenilikçi iş fikirlerini en yaratıcı ve en etkili biçimde, 50 saniyelik bir asansör yolculuğunda anlattılar. Biz sadece kredi veren bir finansal kurum değiliz, aynı zamanda girişimcilerimizin hayallerine ulaşabilmeleri ve ülkemize katkı sağlamaları için fikri sermayemizi de seferber ediyoruz.”

Arslan şunlara dikkati çekti:

“Halkbank olarak önümüzdeki dönemde bankacılık anlayışımızı; esnafı KOBİ’lere, KOBİ’leri büyük sanayi firmalarına, sanayi firmalarını da ihracatçı firmalara dönüştürecek, kadın ve genç girişimcilerimize destek vererek ülkemizde ve dünya çapında markaların oluşmasını sağlayacak şekilde belirledik. Ayrıca, nitelikli yatırımları desteklemek için oluşturulan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK), reeskont kredileri gibi selektif kredilerin kullanımını ön planda tutmayı planladık. 2024’te de ülkemiz ekonomisine değer katan yatırımlara desteğimize devam edeceğiz.”

“Aktif dijital müşteri sayımız 6,3 milyona, mobil uygulamalardan yararlanan kullanıcı sayımız 6,1 milyona ulaştı”

Halkbank Genel Müdürü Arslan, yeni nesil bankacılık ekosisteminin, daha dijital ancak aynı zamanda daha müşteri odaklı olacağını öngördüklerini ifade ederek, yeni dijital ekosistemde, dijital kanallarını çeşitlendirerek kişiselleştirilmiş hizmetler sunan ve müşteri deneyimini iyileştiren bankaların rekabette öne çıkacağını söyledi.

Bu yılın başında temassız alışverişler için son teknoloji ile tasarlamış oldukları Paraf RingPay’in “Türkiye’nin giyilebilir ilk temassız ödeme aracı” olarak bankacılık ekosisteminde yerini aldığını hatırlatan Arslan, şunları kaydetti:

“Biz ‘Gelecek Halkbank’ta’ anlayışıyla 2024’e de iddialı biçimde hazırlanıyoruz. Her yaştan, her kesimden müşterimize sunduğumuz kişiselleştirilmiş hizmetler ile dijital bankacılığın çehresini değiştirmeye devam ediyoruz. 2023’te sektörümüzdeki bir diğer önemli değişim ise Açık Bankacılık ile hayatımıza girdi. Müşterilerimize tek bir ekran üzerinden diğer bankalardaki hesaplarını yönetebilme olanağı sağladık. Bununla beraber Halkbank olarak sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital bir dünyada yerimizi aldık. Halkbank Metaversede, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile bankacılık hizmetlerimizden yararlanılabilmektedir.”

“Metaverse evreninde açtığımız etkinlik merkezi de bu alanda bir ilk olma özelliği taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulunan Arslan şöyle devam etti:

“Çocuk bankacılığı uygulamamız ile 18 yaşını doldurmamış çocuklarımız için ilk kez bankacılıkla tanışacakları, finansal okuryazarlığı öğrenecekleri, tasarruf bilincini aşılayan, eğitici ve eğlenceli bir uygulamayı hayata geçirdik. 2023’ün son çeyreği itibarıyla aktif dijital müşteri sayımız 6,3 milyona, mobil uygulamalardan yararlanan kullanıcı sayımız ise 6,1 milyon kişiye ulaşmıştır. Bununla birlikte yerli ödeme sistemimiz TROY’un kullanım alanının ve yaygınlığının artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bugün itibarıyla toplam kredi kartı ciromuz içerisindeki TROY ödeme sisteminden geçen ciro oranı yüzde 13 seviyesine ulaştı. Halkbank olarak kartın kullanımı ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmaktayız.”

Arslan, Türkiye’de ödeme sistemlerinin çok hızlı gelişmesi ve bu alanda ihtiyaçların giderek artması nedeniyle Haziran 2022’de bağlı ortaklıkları haline getirmiş oldukları Platform AŞ’nin lisans onayı başvurusunu yaptıklarını, gelecek yıldan itibaren Platform AŞ aracılığıyla müşterilerine dijital cüzdan, elektronik para, elektronik yazarkasa ve POS gibi ürünleri sunarak ürün gamını daha da genişletmiş olacaklarını bildirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/halkbank-kredi-kartlari-cirosunda-troyun-payi-hizla-artiyor/feed/ 0
Albaraka Türk CEO’su Temsah’tan “sıkı para politikasının devam edeceği” beklentisi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/albaraka-turk-ceosu-temsahtan-siki-para-politikasinin-devam-edecegi-beklentisi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/albaraka-turk-ceosu-temsahtan-siki-para-politikasinin-devam-edecegi-beklentisi-aciklamasi/#respond Fri, 29 Dec 2023 09:03:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1539 Albaraka Türk Üst Yöneticisi (CEO) Malek Khodr Temsah, en erken 2024’ün ikinci yarısına kadar bir faiz indirimi olmayacağını ve sıkı para politikasının devam edeceğini düşündüğünü ifade ederek, “Sektör genelinde 2024’te enflasyon beklentilerine yakın oranda yüzde 30-35 seviyelerinde bir büyüme görmemiz olası.” dedi.

Temsah, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, küresel ekonomide yüksek enflasyon trendinin hala devam ettiğini belirterek, geçtiğimiz dönemde enflasyon sebebiyle faiz artırımına giden merkez bankalarının bir süredir faizleri sabit tuttuğunu, bu tercihin arkasında özellikle son çeyrekte beklenenden düşük gelen enflasyon verilerinin olduğunu ancak merkez bankalarının iletişimlerine bakıldığında hala geleceğe yönelik belirsizlikler bulunduğunu söyledi.

Enflasyon ve ekonomik aktivite büyümelerinin gidişatının burada faiz indirimlerinin ne şekilde gerçekleşeceğini belirleyeceğini aktaran Temsah, şöyle devam etti:

“Örneğin, ABD’de beklenenden olumlu gelen makroekonomik veriler, ilk faiz indirimine yönelik tahminleri yılın ilk yarısına kadar çekti. Beklentimiz, 2024’ün ilk yarısında gelecek olan makro verilerin de ışığında küresel para politikalarındaki sıkılık seviyesinin bir süre bu düzeyde kalması yönünde. Yılın ilk yarısının sonundan itibaren kademeli bir şekilde küresel merkez bankaları tarafında faiz indirimlerini görebiliriz. Açıklanacak makro verilerin olumlu seyretmesi halinde ise bu takvim ilk çeyrek sonuna kadar geri gelebilir. Resesyon endişeleri her ne kadar devam etse de genel manada geçmiş yıl beklentilerine göre daha iyimser seyrediyor. Yumuşak iniş senaryosunun büyük oranda gerçekleşmeye devam ettiği bu trendde 2024’ün özellikle ikinci yarısının küresel ekonomik aktivite açısından daha hareketli olmasını bekliyoruz.”

2023’ün ikinci yarısında makroekonomik çerçevede önemli değişiklikler yaşandığını, bunların başında da para politikasında atılan hızlı sıkılaşma adımları ve faiz artışlarının geldiğini belirten Temsah, enflasyonun bugün bulunduğu seviyeler göz önüne alındığında, şu anda önceliğin enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması olduğunu, bunun biraz zaman alacağını ancak bu alanda atılan adımların olumlu sonuçlarının 2024’ün ikinci yarısında daha belirgin bir şekilde görülmesini beklediğini ifade etti.

“2024’ün ikinci yarısında daha hareketli bir ekonomik aktivite ortamı görebiliriz”

Alınan kararların önemli yansımalarını cari denge ve rezervlerdeki toparlanmada da görebildiklerini ifade eden Temsah, yılın ikinci yarısında Türkiye’ye gelen fon akımında önemli artış olduğunu, yeni ekonomi yönetiminin, enflasyonu dizginlemek ve deprem harcamalarının bütçede oluşturduğu yükü hafifletmek için önemli vergi düzenlemelerini hayata geçirdiğini anlattı. Temsah, para politikasında uygulanan sadeleşme adımları ve KKM’den çıkış stratejilerine de işaret etti.

Genel manada bu yıl hayata geçirilen aksiyonların Türkiye’nin makroekonomik istikrarına olumlu katkı sağlayacağını düşündüğünü ifade eden Temsah, şu değerlendirmelerde bulundu:

“2024; özellikle ilk yarıda para politikasında sıkılığın ve enflasyondaki yüksek seviyenin devam edeceği bir yıl olacak. Bu süreçte başta tüketici tarafı olmak üzere genel olarak talepte de bir daralma görmeyi bekliyoruz. Ancak yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonda öngörülen kademeli düşüşle birlikte para politikası ve likidite kanalları açısından kademeli bir gevşeme göreceğimizi düşünüyoruz. Halihazırda bizim de beklentimiz Merkez Bankasının yıl sonu enflasyon hedeflerine yakın seviyelerde. Tabii para politikasının enflasyon tarafına yansıması biraz zaman alacak bir süreç. Ancak gerek Merkez Bankası rezervlerindeki toparlanma gerek risk primlerinin geldiği seviyeler, içinde bulunmuş olduğumuz patikanın makroekonomik istikrar açısından destekleyici olduğunu bizlere söylüyor. Bu politika setinin bir sonucu olarak da küresel makroekonomik gelişmelere de bağlı şekilde Türkiye’ye yönelik fon akımının ve bununla paralel şekilde rezervlerdeki toparlanmanın 2024’te artarak devam etmesini bekliyorum. Bu bağlamda 2024’ün özellikle ikinci yarısında daha hareketli bir ekonomik aktivite ortamı görebileceğimizi düşünüyorum.”

“Bankalar KKM’den çıkış sürecine önemli ölçüde uyum sağladı”

Malek Khodr Temsah, yakın geçmişe göre finansman taleplerinin önemli ölçüde yavaşlamış durumda olduğunu, enflasyon ve daha önemlisi enflasyon beklentileri kontrol altına alınana kadar da bu sıkı duruşun devam etmesini beklediklerini ifade ederek, KKM’den çıkışla alakalı düzenlemelerin bankalar için kritik önem arz ettiğini, TL tarafında getirilerin geldiği seviyelerin de bu çıkış sürecini destekler nitelikte olduğunu söyledi.

Temsah, “Geldiğimiz noktada bankaların KKM’den çıkış sürecine önemli ölçüde uyum sağladığını söylememiz mümkün. Bunun yanında genel olarak para politikası çerçevesini sadeleştirmek için atılan adımların da sektör tarafından olumlu karşılandığını söyleyebiliriz. Gelecek yıl yeni ekonomi yönetiminin nasıl bir politika izleyeceğini şu ana kadar yapılan sıkılaşma hamlelerinin etkileri büyük ölçüde belirleyecektir. Daha önce ifade ettiğim gibi, şu anda enflasyon beklentilerinin makul seviyelerde kontrol altına alınması ekonomi yönetiminin birinci önceliği. Bu bağlamda para politikasında istenen sıkılık düzeyine çok büyük ölçüde ulaşıldığını düşünüyorum. Bundan sonraki dönemde gelinen seviyelerde bir süre sabredilmesi ve özellikle 2024’ün ikinci yarısından sonra likidite kanallarında kademeli gevşeme sürecinin hayata geçirilmesini bekliyorum.” şeklinde konuştu.

“KKM’den çıkış sürecinde mudiler tarafında kayda değer bir dövize yönelimle karşılaşmıyoruz”

Albaraka Türk CEO’su Temsah, farklı makroekonomik düzlemleri deneyimledikleri 2023’ün genel manada bankacılık sektörü için oldukça olumlu geçtiğini, bu dönemi bankaların geçmiş yıllar tecrübesinin de desteğiyle oldukça başarılı bir şekilde yönettiğini, bankacılık sektörünün gelir ürerim kapasitelerini iyileştirmeye devam ederken, bu dönemi aynı zamanda bilançolarını güçlendirmek için bir fırsat olarak da kullandığını, bu politikanın bir sonucu olarak takipteki kredi oranlarının son yılların en düşük seviyelerine gerilerken, birçok bankanın ayırdığı yüksek oranda karşılıklarla bilançolarını olası risklere karşı kuvvetlendirdiğini anlattı.

2022 yılı ve 2023’ün ilk döneminde bankaların en önemli gündemlerinden birinin KKM süreci ve onunla birlikte gelen TL hedeflerini yönetmek olduğuna işaret eden Temsah, şunları kaydetti:

“KKM ile başlayan bilançolardaki TL dönüşüm süreci de sektör görünümünü kur riskine karşı oldukça kuvvetlendirdi. KKM’den çıkış sürecinde şu ana kadar mudiler tarafında kayda değer bir dövize yönelimle karşılaşmıyoruz. Buradaki dengenin korunması bankacılık sektörü bilançolarındaki TL oranının da korunması anlamına geliyor. Yılın ikinci yarısından sonra yeni ekonomi yönetiminin uygulamaya başladığı sıkı para politikası ve ek tedbirler sonrasında mevduat ve kredi maliyetlerinin artması, kredilere olan talebin beklendiği gibi azalmasına sebep oldu. Dolayısıyla bu taraftaki büyümede bir miktar yavaşlama beklesek de bankaların gelir üretim kapasitelerini çeşitlendirmeleri ve bilançolarındaki sağlamlığı da düşündüğümüzde bu sürecin sektör tarafında hasarsız bir şekilde geçirileceğini düşünüyoruz.???????

2023’te artan dijitalleşmeyle beraber bankalar da diğer sektörlerdeki firmalarla anlaşmalarını artırmaya ve API’ler aracılığıyla bankacılık ürünlerini üçüncü taraflara sunmaya devam ettiler. Bu durum, müşteri edinimi açısından bankalara oldukça kolaylık sağladı. Bankalar gitgide artan oranlarda müşteri edinim süreçlerini dijital kanallara kaydırmış durumda. Bunun yanında ağırlıklı olarak katılım bankacılığı sektöründe olmak üzere sektöre yeni dijital bankalar dahil oldu. Dijitalleşme ve teknolojik devrimin çok yakından hissedildiği sektörlerin başında gelen bankacılık sektörünün hızlı adapte olabilme yetkinliği de bu noktada kendisini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de bu trendin hız kesmeden sürmesini bekliyoruz.”

“Bireysel kredilerde sınırlı, ticari kredilerde ise belirli sektörler üzerinden bir büyüme olmasını bekliyoruz”

Malek Khodr Temsah, yılın ikinci yarısında atılmaya başlanan adımlarla oldukça sıkı bir para politikası çerçevesine geçiş yapmış durumda olduklarını aktararak, “En erken 2024’ün ikinci yarısına kadar bir faiz indiriminin olmayacağını ve sıkı para politikasının devam edeceğini düşünüyoruz. Yüksek kredi maliyetleri nedeniyle talebin görece düşük olması 2024 genelinde bankacılık sektöründe daha ılımlı bir büyüme olacağına dair beklentilerimizi güçlendiriyor. Bu bağlamda sektör genelinde 2024’te enflasyon beklentilerine yakın oranda yüzde 30-35 seviyelerinde bir büyüme görmemizin olası olduğunu düşünüyorum. Yaklaşım olarak ekonomi yönetiminin yönlendirmesine uygun şekilde bireysel kredilerde büyümenin bir miktar daha sınırlı olmasını beklerken, ticari kredilerde ise özellikle bilançosu sağlam, riski düşük müşteriler ve başta ihracata yönelik sektörler olmak üzere belirli sektörler üzerinden bir büyümenin gerçekleşmesini bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

KKM’den çıkış konusunda ekonomi yönetiminin kararlılığını gördüklerini ifade eden Temsah, “Şu ana kadar verilere baktığımızda hedeflenen seviyelere yakın bir çıkış hızı söz konusu. Ayrıca yine veriler, KKM’den ayrılan mevduatın yabancı paralara değil, TL’ye yöneldiğini gösteriyor. Şu anda TL tarafta sunulan getirilerle birlikte değerlendirdiğimizde 2024 sonuna kadar KKM’nin sistemdeki payının çok büyük oranda azalmasını bekliyorum.” dedi.

Son faiz artışlarında açıklanan metinlerde TCMB’nin faiz artış döngüsünün artık sonuna geldiklerini görebildiklerini ifade eden Temsah, şöyle devam etti:

“Belki bir kez daha küçük montanlı bir artış görebiliriz ancak politika faizinde zirve seviyelere çok yakın olduğumuzu söyleyebiliriz. Sonrasında da enflasyon gerçekleşmelerini ve beklentilerini yakından takip ederek en erken 2024’ün ikinci yarısına kadar faizlerde bir değişiklik beklemiyoruz. Sonrasındaki dönemde dezenflasyon sürecinin başlamasıyla kademeli olarak hem politika faizinde hem de TL mevduat getirilerinde bir geri çekilmenin başlamasını bekliyorum. Bankamızın son 2 yıldır en önemli önceliklerinden birisi regülasyonlara paralel şekilde bilançomuzdaki TL payının artırılmasıydı. Bu konuda da tüm çalışanlarımızın özverili yaklaşımıyla çok önemli mesafe kat ettik. YP katılım fonlarının toplam fonlar içindeki payı 2021 sonunda yüzde 78 seviyesindeyken, bunu 2022 sonunda yüzde 54’e, 2023’ün eylül ayı sonu itibarıyla da yüzde 48’e düşürdük. Diğer taraftan yılın ikinci yarısından itibaren yeni ekonomi yönetiminin hayata geçirdiği politikalara uygun şekilde KKM’den çıkış sürecine ve standart TL katılım fonlarının payını artırmaya odaklandık. Bu sürecin neticesinde piyasa dinamiklerine paralel şekilde YP katılım fonlarımızın toplanan fonlarımız içerisindeki payı paralel seyrederken standart TL katılım fonlarının payını kademeli olarak artırıyor, KKM’nin payını da kademeli olarak düşürüyoruz.”

“Ticari kredi büyümeleri bankacılık sektöründeki ılımlı büyümenin belirleyicisi konumunda”

Albaraka Türk CEO’su Temsah, kredi büyümelerinde ciddi yavaşlama olduğunu, 2024’ün ikinci yarısından sonra kademeli bir şekilde kredi kanallarının rahatlamasını beklediklerini ifade etti.

Yeni ekonomi yönetiminin hayata geçirdiği politikaların daha büyük oranda etkisini bireysel taraftaki kredi büyümelerinde gördüklerini aktaran Temsah, özellikle yılın ilk yarısında bankacılık sektöründeki kredi büyümesinde itici gücün tüketici kredileri tarafında olduğunu söyledi.

Temsah, “Şu anda geldiğimiz noktada ise ticari kredi büyümeleri bankacılık sektöründeki ılımlı büyümenin belirleyicisi konumunda. Özellikle trend olarak değerlendirdiğimizde üçüncü çeyrek ortasından itibaren bu alanda bir hareketlilik mevcut. Albaraka Türk olarak biz de bu dönemde reel sektöre olan desteğimizi sürdürerek reel ticaret finansmanını önceliklendireceğiz.” diye konuştu.

“2023, sektörde olduğu gibi Albaraka Türk için de oldukça verimli bir yıl oldu”

2023’ün, sektörde olduğu gibi Albaraka Türk için de oldukça verimli bir yıl olduğunu belirten Temsah, bankanın toplam aktiflerinin 2023’ün üçüncü çeyreğinde 2022 sonuna göre yüzde 39,2 artarak 203,7 milyar TL’ye ulaştığını, katılım hesapları ile özel cari hesaplar aracılığıyla topladıkları fonların üçüncü çeyrekte 146,8 milyar TL seviyesine ulaştığını bildirdi.

İlk yarıda 2022’de elde ettikleri kar miktarını yakalamayı başardıklarını, eylül sonu itibarıyla bankanın net karının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 171,4 artış ile 2,46 milyar TL’ye ulaşarak ciddi bir başarı gösterdiğini, 2022 sonunda yüzde 1,94 olan takipteki kredi oranının ise Eylül 2023 itibarıyla yüzde 1,77’ye gerilediğini aktaran Temsah, “Albaraka Türk için 2023, oldukça bereketli bir şekilde geride kaldı. Değişen makroekonomik konjonktüre hızlı bir şekilde adapte olarak sağlam ve istikrarlı bir şekilde büyümemizi 2024’e de taşıyacağımızı düşünüyorum.” dedi.

Temsah, sektörde her yıl dijitalleşmenin etkisinin artmaya devam ettiğini vurgulayarak, BDDK’nin dijital bankacılık lisanslarına dair düzenlemesinden sonra yeni dijital oyuncuların sektöre dahil olduğunu, bu bağlamda dijitalleşmenin bankacılık sektörü için bir tercihten ziyade bir norm haline geldiğini, bütün bankaların oyun planlarının merkezine muhakkak dijital dönüşümü aldığını söyledi.

Dijitalleşme yolculuğunun 2024 ve sonrasında da hız kesmeden devam etmesini beklediğini aktaran Temsah, sektör genelinde şube sayılarında genel bir azalma trendi olduğunu, dijital dönüşüme ayak uyduran yeni şube modellerini, farklı ihtiyaçları karşılayacak konseptlerin bir araya geldiği modelleri daha sık göreceklerini kaydetti.

Albaraka Türk olarak müşteri tabanlarını dijital odaklı genişletmenin yeni dönem stratejilerinin yapıtaşları arasında yer aldığını belirten Temsah, görüntülü görüşme ile şubeye gelmeden Albaraka Türk müşterisi olan kişilerin payının hızlı bir şekilde arttığını vurguladı. Temsah, “Dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm odağımızı hiç kaybetmeden bu alanda yatırımlarımızı sürdürecek ve Türkiye’deki ilk katılım bankası olmanın verdiği misyonla bu alanda da öncü olmaya devam edeceğiz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/albaraka-turk-ceosu-temsahtan-siki-para-politikasinin-devam-edecegi-beklentisi-aciklamasi/feed/ 0