Köse – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 30 May 2024 22:48:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Urla’da markette çıkan tartışmada bir kişi çakıyla öldürüldü https://www.haber60.com.tr/urlada-markette-cikan-tartismada-bir-kisi-cakiyla-olduruldu/ https://www.haber60.com.tr/urlada-markette-cikan-tartismada-bir-kisi-cakiyla-olduruldu/#respond Thu, 30 May 2024 22:48:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33799 İZMİR’in Urla ilçesinde, Semih Kenan Köse’nin (30) markette çıkan ‘Omuz attın’ tartışmasında çakıyla öldürüldüğü, yanındaki sevgilisi Sibel Kabadayı’nın (27) ise yaralandığı olayla ilgili davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar Sercan Bavkır (33) ile kardeşleri Serkan Bavkır (32), Taylan Bavkır (26) ve tanıklar, Köse ve Kabadayı’nın olayın büyümesine neden olduğunu söyledi. Sercan Bavkır’ın tutukluluk halinin devamına, tutuklu sanıklardan Serkan Bavkır ve Taylan Bavkır’ın adli kontrol şartıyla ve yurt dışı yasağı uygulanarak tahliyesine karar verildi.

Olay, 16 Ekim 2023’te saat 19.30 sıralarında, Altıntaş Mahallesi Ahmet Besim Uysal Caddesi’nde meydana geldi. Urla’da emlakçılık yapan ve inşaat şirketi olan kick boksçu Sercan Bavkır, markette alışveriş yaparken yanından geçen müteahhit Semih Kenan Köse ile omuz omuza çarpıştı. İkili arasında başlayan ‘Omuz attın’ tartışması, yumruklu kavgaya dönüştü. Kavgaya Sercan Bavkır’ın yanındaki 2 kardeşi de dahil oldu. Bu sırada eline geçirdiği içki şişesini kıran Köse, Sercan Bavkır’ın üzerine doğru hamle yaptı. Bunun üzerine Sercan Bavkır, yanındaki çakıyla Köse’yi ve yanındaki sevgilisi Sibel Kabadayı’yı göğsünden yaraladı. Urla Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Köse hayatını kaybetti, Kabadayı ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Sercan Bavkır ile kardeşleri Serkan Bavkır ve Taylan Bavkır, polis ekiplerine teslim oldu. Polisteki işlemlerin ardından 3 kardeş, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

SEVGİLİSİNİN KUCAĞINDA AMBULANS BEKLEDİ

Olay, marketin güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde, markette çıkan yumruk ve metal çubukların kullanıldığı kavgada Semih Kenan Köse’nin kanlar içinde kalması ve market çalışanlarının tarafları ayırmaya çalışması yer alıyor. Görüntülerde Sibel Kabadayı’nın yaralanan sevgilisi Köse’yi yerde kucağına alarak sağlık ekiplerinin gelmesini beklediği görüldü. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiğ iddianamede 3 kardeş hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçlamasıyla müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Tutuklu sanıklar, bugün 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarken; duruşmaya tarafların avukatları ile ölen Köse’nin yakınları katıldı.

‘ONU TUTUYOR AMA BİR TARAFTAN DA KIŞKIRTIYORDU’

Duruşmada ilk olarak, mahkeme başkanı iddianameyi okudu ardından söz verilen tutuklu sanıklardan Sercan Bavkır, “Çok üzgünüm. Aileye başsağlığı diliyorum. Helallik istiyorum. Normalde bıçak veya silah taşıyan bir insan değilim. Pazar günü babamlara gidecektik. Çakıyı da yanıma o gün almıştım. Kardeşlerimle eksikler için markete gittik. Markete girdik. Omzuma birisi dokundu ve ‘Hayırlı işler’ dedi. Bende ‘Hayırlı işler kardeş’ dedim. Bana küfretti. Yanındaki kadın da bize küfretti. Ben ve kardeşim hiçbir şey demedik. Hanımefendi onu tutuyor ama bir taraftan da kışkırtıyordu. Kardeşim Serkan da sesler üzerine koşarak geldi. 4’ümüz birbirimize girdik. Marketin çıkışına götürmek istedik. Hanımefendi bizi bıraktı, bu sefer raflardan bir şeyler atmaya başladı. Bizi ayırmaya çalıştılar. Maktul ve yanındaki kadın bizi ayırmaya çalışanları itti. Ben bir ara çakıyı korkması için çıkardım. Çakı kapalıydı. İstesem defalarca bıçaklardım. Ama hiç öyle bir isteğim olmadı. Beyefendi durduğu zaman hanımefendi durmak bilmedi” dedi.

‘KANI KETÇAP SANDIM’

Olayı anlatırken ağlayan Bavkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elimde bıçak olmasına rağmen üzerine gitmedik. Kardeşlerim Serkan ve Taylan ‘Bırakın gidelim’ diye yalvardı. Dinlemedi. Hanımefendi üzerime arkadan atladı, yere düştük. Rahmetli bana vurmaya başladı. O sırada kanı gördüm, ketçap sandım. Hatta durdurdum. Yaralanıp, yaralanmadığını sordum ama durmadı, vurmaya devam etti. Kardeşim doktor, müdahale etmek istedi. Hanımefendi bize yine küfretmeye devam etti, izin vermedi. Elimdeki çakıyı fırlatıp kadına yalvardım. Bu arada kardeşlerim ambulansı aradı. İzin verseler hastaneye götüreceğiz. Kadın, bana 2 tane tokat attı. Bıçağı alıp kenara koydum. Polisler gelince teslim olduk. 2 tane çocuğum var. Karakol önünden geçmeyen insanım. Oğlum 8 aylık beni tanımıyor. Çok çok üzgünüm.”

‘ABİM ÇAKIYI KAPALI OLARAK KORKUTMAK İÇİN GÖSTERDİ’

Ardından söz verilen diğer sanık Serkan Bavkır da ağlayarak öldürme gibi bir kasıtlarının olmadığını söyledi. Serkan Bavkır, “Abim çakıyı kapalı olarak korkutmak için gösterdi. Ambulansı ve polisi aradım. Sonra kardeşim de aradı. Abim, doktor kardeşimin müdahale etmesini istedi. Sibel Hanım müdahale edilmesine izin vermedi. Biz 3 kardeş müdahale etmek istedikçe Sibel Hanım bize saldırmaya devam etti. Kimseye saldırmak istemedik. Maktulün ailesine başsağlığı diliyorum. Yeni çocuğum oldu. 8 aydır hiçbir şekilde görmüyorum. Perişan durumdayız. Hiçbir şekilde uyuyamıyoruz” diye konuştu.

‘DURMALARI İÇİN ÇOK ÇABALADIK’

Diğer sanık Taylan Bavkır ise “Arbedede abilerimin burnu kanadı. İlk arbede sonrası biz ‘Bitti’ derken çıkış kapısını kapattılar. İkisi de öfke nöbeti geçiriyorlardı. Dışarıya bağırıp birini çağırdılar. Biz, ‘Polisi çağırın’ dedik. Bıçaklandığını en son fark ettik. Yaralandığını fark edince durdular. Müdahale etmek istedim. Diş hekimiyim ve ilk müdahaleyi edebilecek kapasitede birisiyim. Müdahaleye izin verse gömleğimi çıkarıp tampon yapabilirdim. Tamponla hastaneye yetiştirmeye çalışacaktım. Sibel Hanım ‘Arabaya silah almaya gidiyorum’ dedi ve bira şişesi alıp bize saldırdı. Biz evde birbirimize sesimiz yükseltmeyiz. 8 aydır hapisteyim. Çocuğumun ‘Baba’ dediğimi görmedim. Durmaları için çok çabaladık. Keşke böyle olmasaydı” ifadelerini kullandı.

Ardından tanıklar dinlendi. Tanık Çetin Kaya, “İş çıkışı alışverişe gittim. Gürültülü tartışma oldu. Ayırmaya gittim. Ölen genci sakinleştirmek, dışarı çıkarmak istedim. Ancak bir anda yanındaki kadınla sanıkların yanına gitti. Sonra yaralı halde geldi, yere yığıldı. Ölen gencin yanındaki kadın sürekli küfredip, aracında silahı olduğunu söyleyerek tehdit ediyordu” dedi.

Diğer tanık Ümit Gülhan ise “Evim olayın olduğu işletmenin karşısında. Kavgayı dışardan gördüm. Kadının birinin küfürler ettiğini, silahının bulunduğunu, polis olduğunu söylediğini duydum. Sonra maktulün kanlar içinde yere yığıldığını, sandıklardan birinin ‘Ben doktorum, müdahale etmeme izin ver’ dediğini duydum” ifadelerini kullandı.

Olayın yaşandığı işletmede çalışan tanık Gülseren Demirci de “Sanıklar, ‘Yeter artık dur’ diye ölen gence seslendi. Ancak yanındaki kadın agresifti. Küfretti. Sanıklardan biri sağlıkçı olduğunu söyledi. Müdahale etmeyi önerdi, kadın müsaade etmedi” diye konuştu.

Sanıkların avukatı Çiler Nazife Koşar ise “Maktulün ölümünden müşteki sanık Sibel Kabadayı sorumludur” diyerek Kabadayı’nın tutuklanmasını talep etti. Koşar ayrıca Sibel Kabadayı’nın ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘hakaret’, ‘mala zarar verme’ suçlarından sabıkası olduğunu da dile getirdi.

Mahkeme heyeti, duruşmada ara kararını açıkladı. Sanıklardan Sercan Bavkır’ın tutukluluğunun devamına, diğer sanıklar Serkan Bavkır ve Taylan Bavkır’ın ise adli kontrol şartıyla ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliyesine karar verildi. Duruşma, ileri bir tarihe ertelendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/urlada-markette-cikan-tartismada-bir-kisi-cakiyla-olduruldu/feed/ 0
Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Lisansüstü Programlarına Başvuruları Haziran Ayında Almayı Hedefliyor https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlarina-basvurulari-haziran-ayinda-almayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlarina-basvurulari-haziran-ayinda-almayi-hedefliyor/#respond Fri, 17 May 2024 22:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32228 Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Akademinin lisansüstü programlarına başvuruları haziran ayının ilk yarısında almayı hedeflediklerini bildirdi.

Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Köse, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek Akademinin çalışmalarını ve hedeflerini anlattı.

Türkiye’nin istihbarat alanında köklü bir geçmişe ve güçlü bir birikime sahip olduğunu vurgulayan Köse, MİA’nın kurulmasıyla birlikte, istihbaratın ve güvenlik çalışmalarının akademik perspektifle ele alınacağını söyledi.

Köse, Türkiye’nin istihbarat alanındaki güçlü birikiminin akademik anlamda tartışılmasının ve kavramsallaştırılmasının önemli olduğunu kaydetti.

İstihbarat çalışmalarının bilimsel bir araştırma alanı olarak tüm dünyada ele alındığını belirten Köse, şöyle konuştu:

“Üniversiteler, düşünce kuruluşları istihbarat çalışmaları alanında ürettikleri yayınlarda yeni kavramlar, teoriler ve yöntemler ortaya koyabiliyor. Artık Türkiye’nin de bilimsel anlamda kendi kavramlarının, teorilerinin ve yöntemlerinin ortaya konulması, istihbarat çalışmalarına ilişkin yaklaşımının doktrine edilmesi önem taşıyor. Bu alanda akademik çalışmalarla bilimsel bilgi üretmek, Türkiye’nin istihbarat birikiminin kıymetlendirilmesinde ve gelecek vizyonunun oluşmasında önemli rol oynayacaktır.”

“Bilgi üreten bir istihbarat topluluğu oluşturmayı hedefliyoruz”

MİA Başkanı Köse, Akademinin istihbarat çalışmaları alanında iddialı olduğunu belirterek, “Türkiye’de istihbarat konusunda çalışan ve bilgi üreten akademisyen, uzman ve ilgili kişilerden oluşan bir istihbarat topluluğu oluşturmayı hedefliyoruz. Bu topluluk aslında istihbarat konusuna kafa yoran, istihbaratı farklı bilimsel disiplinlerden ele alan kişilerin etkileşebildiği bir ortamın yaratılmasıyla mümkün olacak.” dedi.

Köse, MİA olarak düzenleyecekleri çalıştaylar, sempozyumlar, bilimsel etkinlikler ve araştırma projeleri ile istihbarat alanında çalışan kişiler arasında ağ oluşturacaklarını belirterek, “İstihbarat topluluğunun Türkiye’de yeni bir sinerji yaratacağını ve bu alanda yeni çalışmalar ve yeni fikirlere kapı açacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

MİA bünyesinde iki enstitü kuruldu

Akademi bünyesinde iki enstitü kurduklarını söyleyen Köse, bu enstitülerde önümüzdeki dönem açacakları lisansüstü programlara öğrenci başvurularını yakın zamanda başlatacaklarını ifade etti.

Köse, şöyle devam etti:

“İlk aşamada İstihbarat ve Güvenlik Enstitüsü bünyesinde 4 yüksek lisans programı açmayı planlıyoruz. İstihbarat Çalışmaları ve Güvenlik Çalışmaları’nın yanı sıra Bölge Araştırmaları Ana Bilim Dalı altında Afrika Çalışmaları ile Rusya ve Afrika Çalışmaları programlarını açacağız. Çünkü bölge araştırmaları MİA’nın vizyonunda önemli bir yer tutuyor. İlerleyen dönemlerde bu bölümlere yenilerini ekleyeceğiz. Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde açılacak iki program olan Bilgisayar Mühendisliği ile Elektrik-Elektronik Mühendisliği programlarında öğrenciler siber güvenlik, veri bilimi, yapay zeka, kriptoloji, uydu ve uzay sistemleri gibi alanlarda eğitim görecekler. Bu alanları tespit ederken Türkiye’nin stratejik önceliklerini göz önünde bulundurduk. MİA’dan mezun olan öğrencilerin, Türkiye’nin stratejik vizyonuna da katkı sunmasını planlıyoruz.”

Türkiye’nin stratejik öncelikleri doğrultusunda araştırmalar yapılacak

MİA’nın faaliyetlerinin odak noktasının Türkiye’nin stratejik öncelikleri doğrultusunda bilimsel araştırma faaliyetleri yürütmek olduğunu ifade eden Köse, yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerin de bu araştırma projelerinde görev alacaklarını vurguladı.

Köse, öğrencilerin sadece ders almak ya da tez yazmakla sınırlı kalmayacağını belirterek, “MİA bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinde de çeşitli aşamalarda görev alabilecekler. Öğrenciler hem öğrenecekler hem deneyim kazanacaklar hem de bilimsel üretime katkı sunacaklar. MİA olarak aynı zamanda diğer üniversiteler ile ve oradaki akademisyenlerle de bilimsel faaliyetleri yoğun biçimde yürüteceğiz.” dedi.

Dil Okulu’nda kritik dillerde eğitim verilecek

MİA bünyesinde, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kritik dillerde eğitim vermek üzere bir Dil Okulu kurulacağını belirten Köse, okulun Çince, Rusça, Arapça, Farsça, İbranice, Ermenice, Yunanca ve ihtiyaç duyulan diğer dilleri de kapsayacağını ve yabancı dil eğitiminde öğrenci odaklı yeni metodolojiler kullanacağını kaydetti.

Köse, MİA bünyesinde kurulacak Analiz Okulu kapsamında istihbarat, savunma ve siber güvenlik alanlarında sertifika programlarının düzenleneceğini, eleştirel düşünce ve analitik yazım konusunda Türkiye’deki kurumların ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.

Köse, MİA lisansüstü programlarına başvuru koşulları ve kontenjanların detaylı biçimde mayıs ayının son haftasında resmi internet sitesi “mia.edu.tr” üzerinden duyurulacağını, haziran ayının ilk yarısında başvuruları almayı hedeflediklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlarina-basvurulari-haziran-ayinda-almayi-hedefliyor/feed/ 0
Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethederken kara ordusunun kullandığı güzergah belirlendi https://www.haber60.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-trabzonu-fethederken-kara-ordusunun-kullandigi-guzergah-belirlendi/ https://www.haber60.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-trabzonu-fethederken-kara-ordusunun-kullandigi-guzergah-belirlendi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:01:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27840 Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethederken kara ordusunun kullandığı güzergah ile 2 bin 400 yıl önce Pers prensi iki kardeş arasındaki savaşa katılan paralı askerlerin yürüdüğü rota, 2 yıllık çalışmanın ardından belirlendi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Köse yürütücülüğündeki “MÖ 401-400 yılında on binlerin ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz’e varış güzergahlarının tespit edilerek modellendirilip coğrafi işaretle belirlenmesi” projesi, AB destekli COST Aksiyonu Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Programı-SEADDA kapsamında KTÜ Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezinin katkısıyla hazırlanarak TÜBİTAK’a sunuldu.

TÜBİTAK’ın desteğiyle 2 yıl önce hayata geçirilen projeyle ?2 bin 400 yıl önce Pers prensi Kyros’un iktidarı ele geçirmek için ağabeyi 2. Artakserkes ile yaptığı Kunaksa Savaşı’nda yardıma çağırdığı 10 bin paralı askerin kullandığı güzergah ile 1461 yılında Trabzon’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in kara ordusunu yürüttüğü güzergahı tespit etmek isteyen bilim insanlarınca çalışma başlatıldı.

Trabzon, Gümüşhane ve Bayburt’taki savaş ile fetih rotaları, KTÜ, Trabzon Üniversitesi, Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi ve Gümüşhane Üniversitesinden öğretim üyelerinin yer aldığı ekiple yürütülen saha araştırmaları ve akademik çalışmaların ardından tamamlandı.

Doç. Dr. İsmail Köse, AA muhabirine, on binlerin ve Fatih’in geçtiği yolları ararken saha çalışmalarında birçok şehitlikleri, unutulmuş yapıları da kayıt altına aldıklarını söyledi.

Osmanlı ve klasik çağ akademisyenleriyle 8 kişilik ekip ve bursiyerlerle çalışmalarını tamamladıklarını belirten Köse, “2 yıl boyunca bütün araziyi taradık ve kayda geçirdik. Fotoğrafladık, coğrafi işaretlerle harita üzerine işaretledik. Modellemesi yapılıyor şu anda. Yarınki çalıştayımızda sunulacak.” dedi.

Köse, elde ettikleri bulguları yazılı şekilde, akademik makaleyle yayınlayıp hizmete sunmayı planladıklarını ifade ederek, “Projemiz 2 yıl sürdü. 2 yıl boyunca zorlu coğrafyada, mayıstan kasıma kadar bütün araziyi tarayarak unutulmuş yol güzergahlarını, Fatih Sultan Mehmet’in geçebileceği olası güzergahı ve on binlerin geçebileceği olası güzergahları ki bunlar bazı kısımlarda örtüşüyorlar, bunları incelemeye çalıştık.” diye konuştu.

“Proje, turizmin bölgeye yayılmasına katkı sağlayacak”

Elde ettikleri bilgilerin çok yüksek ihtimalde doğru olduğunu dile getiren Köse, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şunu söylememiz kesinlikle mümkün değil, ‘Yüzde 100 Fatih Sultan Mehmet bu yoldan geçti.’ diyemiyoruz, diyemedik. Neden? Çünkü farklı alternatifler de mümkün ve izler kaybolmuş. Bir kısmı yok edilmiş, bir kısmı da yok olmuş. Aynı durum on binler için de geçerli. ‘Yüzde 100 şu güzergahı kullanarak Karadeniz’e ulaştılar, kesinlikle burası.’ dememiz bilimsel olarak mümkün değil. Zira on binlerin geçişinden sonra topoğrafya değişmiş, yine buluntular, kalıntılar varsa onlar da yok edilmiş. Fakat alternatifler de çok fazla değil. Alternatifler çalıştayda tartışılacak. Literatürü taradığımızda verilen bilgiler, coğrafya bilgilerinin örtüşmesi, bizim arazi çalışmalarında elde ettiğimiz bilgilerin örtüşmesi neticesinde en yüksek olasılıklı alternatifleri belirledik. Haritalandırdık, modellendirilip istifadeye sunulacak.”

Köse, projenin, turizmin bölgeye yayılması ve gelen turistlerin bölgede daha çok zaman geçirmesine katkı sağlayacağını vurgulayarak, şunları aktardı:

“Sümela Manastırı Trabzon’daki turizmin ana çekim merkezidir. Manastırı turistler bir günde ziyaret eder ve dönerler. Turistlerin Trabzon’da kalma, Gümüşhane, Bayburt güney kırsalına doğru yayılacak şekilde bölgede kalma sürecini uzatarak turizmden daha fazla gelir elde etmeyi planlıyoruz. Ayrıca kalkınma planları doğrultusunda turistik aktivitelerin kırsala doğru yayılarak buradaki halkımızın yöresel ürünlerini turistlere satarak ekonomik girdi sağlamasını istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-trabzonu-fethederken-kara-ordusunun-kullandigi-guzergah-belirlendi/feed/ 0
Bayburt’ta Sahipsiz Köpek Mahallelinin Gözdesi Haline Geldi https://www.haber60.com.tr/bayburtta-sahipsiz-kopek-mahallelinin-gozdesi-haline-geldi/ https://www.haber60.com.tr/bayburtta-sahipsiz-kopek-mahallelinin-gozdesi-haline-geldi/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14076 Bayburt’un Şingah Mahallesi’nde yaşayan mahalle sakinlerinin ‘Çirkin’ ismini koyduğu sahipsiz köpek, alkış sesi duyunca patilerinin üzerine kalkarak dans edip, oynamaya başlıyor. Köpek eğitimi olmayan ve sadece duyduğu sese tepki veren Çirkin isimli köpek ise sevimli halleriyle adeta mahallelinin gözdesi haline geldi. Sahibinin farklı bir mahalleye taşınması üzerine sahipsiz kalan köpeğe mahallede yaşayan vatandaşlar sahip çıkarak Çirkin’i beslemeye başladılar. Mahalle sakinlerinin sevgi gösterdiği ve kaderine terk etmediği köpek ise gördüğü muamele karşısında mahalleye yabancı kimseyi sokmuyor. Mahalleye tanımadığı araç geldiğinde ise gece gündüz demeden havlayarak mahalle sakinlerini uyaran Çirkin, yine mahalleye gelen farklı cinsten köpekleri havlayıp korkutarak, kaçırıyor.

Sadık dost kendisini besleyenleri koruyor

Şingah Mahallesi sakinlerinin kucak açtığı Çirkin, mahallelilerden gördüğü sevgi karşısında vefasını mahalleye yabancıları sokmayarak ve dans ederek gösteriyor. Ara ara kendisini besleyen vatandaşların yanında yabancı biri gördüğünde kıskançlık krizi yaşayan sadık dost Çirkin, kendisini besleyen insanları başkalarından kıskanıyor. Mahalle sakini Beyhan Köse’nin iddiasına göre Çirkin, kombileri bozulduğu için eve gelen tamirciyi Köse’nin yanında görünce ısırdı. Saldırma, ısırma huyunun olmadığını ve ilk defa böyle bir şeyi gördüğünü belirten Köse, “Bizi sevip, sahiplendi. Kıskançlığından yapıyor. Bizi kimseyle paylaşamıyor. Yanımızda birini görünce bize zarar vereceğini düşünüyor ve koruma içgüdüsüyle direkt yanımıza geliyor ve yanımızdakinden korumaya çalışıyor” dedi.

Köpeğin çirkin olmadığını aksine çok güzel ve akıllı olduğunu vurgulayan Köse, insanların severken çirkin diye sevdiği için adının o şekilde kaldığını kaydetti. Mahallede herkesin Çirkin’i sevdiğini ve soğuk kış günlerinde de unutmadıklarını aktaran Köse “Çirkin bizim dünya güzelimiz. Çirkin değil aslında nazar almasın diye Çirkin diyoruz. Çok tatlı, hepimizi ayrı ayrı çok seviyor. Mahallemize yabancı birisi gelse, izin vermiyor. Geçen gün evimize tamirci geldi, onla kapı önünde görüştüğüm esnada hemen gitti tamircinin ayağını ısırdı. Beni kıskanıyor, çok kıskanç bir şey Çirkinimiz. Mahalle olarak herkes seviyor, hayvanları ben de çok seviyorum ama bu bambaşka bir şey Çirkin’i sevmemek mümkün mü? Ben Leydi diyeceğim de artık ismine alışmış, ismini benimsemiş ismine yabancılık çeker, o yüzden Çirkin diyoruz” ifadelerini kullandı.

Mahallelinin gözdesi Çirkin alkış sesi duyunca dayanamıyor

“Alkış sesini duyunca ayaklarının üzerine kalkarak oynuyor, öpücük veriyor” diyerek konuşan, Köse, “Şu an Çirkin hamile, pek rahatsız etmek istemiyoruz. O yüzden sadece besliyoruz, yavruları olunca daha çok eğlenip oynayacağız, kendisi de oynamayı çok seviyor. Alkışladığımız zaman o da alkış tutuyor, öpücük veriyor” sözlerini kullandı.

“Kapı önündeki tanımadığı ayakkabıları da alıp götürüyor”

Köse, Çirkin’in mahalleye gelen yabancılara tahammülünün olmadığını belirterek, “Ayakkabılarımızı bile kimseyle paylaşmıyor. Kapı önünde başkasının ayakkabısını görse alıp götürüyor. Niye geldiniz düşüncesiyle kapı önünden kaptığı gibi misafirlerimizin ayakkabılarını götürüyor. Bizim ayakkabılarımızı hiç almıyor. Kıskanıyor yani, bizim mahallemizin maskotu oldu. Biz de onu böyle sevip kabullendik” diye konuştu. – BAYBURT

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayburtta-sahipsiz-kopek-mahallelinin-gozdesi-haline-geldi/feed/ 0