MİLLİ Savunma Üniversitesi’nin (MSÜ) Kuvvet Harp Enstitüleri 14. Dönem Karargah Subaylığı Eğitimi Mezuniyet Töreni düzenlendi. Milli Savunma Üniversitesi’nden 133’ü Kara Harp Enstitüsünden, 55’i Deniz Harp Enstitüsünden, 70’i Hava Harp Enstitüsünden, 22’si Misafir Ülke Askeri personeli olmak üzere toplam 280 öğrenci Milli Savunma Üniversitesi’nden mezun oldu.
Törende konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, “Bu kıymetli yuva geleceğin komutanlarını yetiştirmeye devam ederken bizler de hudutlarımızın güvenliğini sağlamasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiğimiz tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Kuvvet Harp Enstitüleri 14. Dönem Karargah Subaylığı Eğitimi Mezuniyet Töreni, üniversitenin Yenilevent’teki yerleşkesinde düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda ilk olarak Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in mesajı okundu. 133’ü Kara Harp Enstitüsünden, 55’i Deniz Harp Enstitüsünden, 70’i Hava Harp Enstitüsünden, 22’si Misafir Ülke Askeri personeli olmak üzere toplam 280 öğrenci Milli Savunma Üniversitesi’nden mezun oldu. Törende eğitimini birinci olarak bitiren öğrenciler diplomalarını Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun elinden aldı. Dönem ikincilerine diplomaları 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ali Sivri tarafından verilirken, dönem üçüncüleri ise diplomalarını Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun elinden aldı. Dönem birincileri törenin ardından Yaş Kütüğüne plaka çaktı. Törende, Türkiye’de eğitim gören mezunlara diplomaları takdim edildi.
“MÜCADELE VE HUDUT GÜVENLİĞİ OLMAK ÜZERE KARARLILIKLA DEVAM ETMEKTEDİR”
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin jeopolitik konumu, istikrarsız ve sürekli değişen güvenlik ortamının caydırıcı ve sürekli harbe hazır bir Silahlı Kuvvetlerini zorunlu kıldığının altını çizerek sözlerine başladı. Bayraktaroğlu, “Böylesine kritik ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemiz ve asil milletimizin hak ve menfaatlerini korumak için gece gündüz demeden büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi yapmaktayız. Bu kapsamda her geçen gün gelişen savunma sanayimizin sağladığı yerli ve milli imkan ve kabiliyetlerle techiz edilen Silahlı Kuvvetlerimiz, yurdumuzun güvenliği ve bölgemizin istikrarı için başta terörle mücadele ve hudut güvenliği olmak üzere vazifesini, kararlılıkla ve başarıya davet ettirmektedir” diye konuştu.
“MİLLETİMİZİN BEKASI İÇİN GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Mezun olan subayları tebrik ederek sözlerine devam eden Bayraktaroğlu, “Karargah subaylığı eğitimini tamamlayan sizlerden beklentimiz şunlar olmalı, sürekli öğrenme anlayışıyla bireysel ve mesleki gelişiminizi birinci önceliğiniz olarak benimseyiniz. İlgi ve sorumluluk alanındaki bilgilerinizi geliştiriniz. Uzmanlaştığınız konularda ve tecrübelerinizde Silahlı Kuvvetlerimize en yüksek katkıları sunmanızdır. Unutmayınız ki bu coğrafyada başarılı olmak, var olmak demektir, sizlere güveniyoruz. Dost ve kardeş ülkenin kıymetli subayları; bu yuva daima sizlerin yanında olacaktır. Sizler ülkelerimiz arasındaki ilişkilerimizin geliştirilmesinde öncü olacaksınız. Sizlere her zaman gönül kapımız açıktır. Bu doğrultuda şüphesiz Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu dönemde Türkiye Yüzyılı hedeflerine kararlılıkla ilerlerken bu kıymetli yuva geleceğin komutanlarını yetiştirmeye devam ederken bizler de hudutlarımızın güvenliğini sağlamasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiğimiz tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“BUGÜNE KADAR 3 BİN 123 SUBAYIMIZI MEZUN ETTİK”
Kurmaylık sistemi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin Atatürk, Kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak gibi çok üst düzey komutanların yetiştiğini ancak 15 Temmuz darbe girişimiyle sistemin ciddi yaralar aldığını söyleyen Mili Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ise, “15 Temmuz 2016’da Türkiye hain darbe teşebbüsüyle karşılaştığı zaman Silahlı Kuvvetlerimiz çok ciddi yara aldı, fakat en ciddi yarayı alan kurmay sistemimizdi. Çünkü kurmay sistemi tamamen FETÖ tarafından ele geçirilmiş, kurmay subayların yüzde 80’den fazlası FETÖ’nün elemanı olmuşlar ve darbe gününde dikkat ettiyseniz çoğu yerde kurmay subayları ve kurmay subay öğrencilerini görürsünüz.” ifadelerini kullandı.
Kurmaylık sisteminin Genelkurmay Başkanlığı ve bakanlıkla yeniden tasarlandığını vurgulayan Afyoncu, “2017 yılından itibaren kurmaylık sisteminin ilk kademesi olan karargah subaylığı eğitimi başladı ve günümüzde Silahlı Kuvvetlerdeki subaylarımızın yüzde 11’i karargah subaylığı ve komuta kurma eğitimi almış subaylarımızdan oluşuyor. Bugüne kadar 655’i dost ve müttefik ülkelerden, 3 bin 123 subayımızı Harp Enstitülerinden mezun ettik. Bu sene de ilk dönemde dahil 35’i MAP (Misafir Askeri Personel), 421’i Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu karargah subaylığı eğitiminden, 20’si MAP, 37’si Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Harp Enstitüsünden, 44’ü MAP, 108’i de Silahlı Kuvvetler mensubunu kurmay subay eğitiminden mezun ediyoruz. Yani kurduğumuz sistem bakanlığımızın ve kuvvetlerimizin de desteğiyle işler hale geldi. Önümüzdeki yıllarda daha da aktif hale gelecektir. Planlandığı gibi giderse harp okullarında en az yüzde 50’si karargah subaylığı eğitiminden geçerek ordumuzda daha fazla ihtisas almış subayımıza sahip çıkacağız” diye konuştu.
]]>
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “3. Dünya Savaşı ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğine” ilişkin açıklamalarının ardından, Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından da benzer bir mesaj geldi.
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma gücüne ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) olan güvenini vurguladı. Bağcıoğlu, açıklamasında şunları kaydetti:
“Biz CHP olarak her ne kadar savaş bir seçenek olmamalı ve barışçıl çözümler aranmalı düsturuyla hareket etsek de, ülkemizin güvenliği söz konusu olduğunda Silahlı Kuvvetlerimizin hazırlık seviyesinin üst düzeyde tutulması gerektiğine inanıyoruz. Ancak karamsar senaryolara kapılmadan, acı tecrübelerden dersler çıkararak hazırlıklı olmak zorundayız. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin muharebe kabiliyetinden hiçbir şüphemiz bulunmuyor. Ordumuz her zaman güven kaynağımız olmuştur. Bununla birlikte, böylesine kritik bir konuda samimi tespitler yapmak ve hazırlıkları gözden geçirmek zorundayız. Bu kapsamda, 3’üncü Dünya Savaşına hazır olacaksak öncelikle ve ivedilikle; Askeri Sağlık Sistemi alınan derslerle revize edilerek en kısa sürede, öncelikle harekat faaliyetlerini destekleyecek birimler olacak şekilde, tekrar tesis edilmeli. Askeri Sağlık Sisteminin acilen revize edilerek yeniden faaliyete geçirilmesi gerekmektedir.
Diğer bir husus ise Milli Savunma Bakanı’nın mevcut durumda yaptığı uygulamalarla olumsuzluğu bir ölçüde gidermeye çalıştığı, TSK komuta yapısı süratle komuta birliği ve sadelik prensibine uygun hale getirilmeli, TSK komuta yapısının komuta birliği ve sadelik prensiplerine uygun hale getirilmesidir. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın, Kara ve Deniz Kuvvetleri ile bağları süratle yeniden tesis edilmeli, gerginlik ve savaşta Kara ve Deniz Kuvvetlerinin emrine girecek birlikler şu andan itibaren belirlenmeli. Ayrılmadan birleşerek sinerji oluşturulmalıdır.
“Milli savunma sanayi hamlemizi daha da ileriye taşımalıyız”
Rusya- Ukrayna savaşında, Montrö Sözleşmesi hükümlerinin titizlikle uygulanması, bölgedeki tansiyonun daha da tırmanmasını engellemiştir. Türkiye, tarafsız bir şekilde sözleşmeyi uygulayarak, savaşan tarafların gemilerine kısıtlı geçiş hakkı tanımış, büyük savaş gemilerinin ise boğazlardan geçmesine izin vermemiştir. Ne yazık ki bu süreçte Montrö Sözleşmesi’nin önemini vurgulayan amirallerimiz haksız bir muameleye maruz kalmıştır. Emekli amirallerin, sözleşmeyi ve Türkiye’nin çıkarlarını savunan açıklamalarından ötürü yargılanmaları, derin bir üzüntü kaynağı olmuştur. Bize düşen, bu olaydan dersler çıkarmak ve benzer hataların tekrarlanmamasını sağlamaktır. Öncelikle, ülkemizin milli çıkarlarını savunan her görüşe saygı duyulmalı ve ifade özgürlüğü tartışmasız bir şekilde teminat altına alınmalıdır. Ayrıca, Türkiye’nin Karadeniz’deki hakları ve Montrö Sözleşmesi’nin önemi, tüm vatandaşlarımız tarafından daha iyi anlaşılmalıdır. TSK’nın eğitimli personelinin yanı sıra gelişmiş platform, araç, silah ve sistemler ile de teçhiz edilmesi önemli bir zorunluluktur. Ulusal savunma sanayi; hepimizin ortak milli gururu, her siyasi görüşten binlerce kişinin onlarca yıllık büyük emeğidir. Bu çerçevede bölgesel veya küresel ölçekte her türlü olumsuz gelişmeye hazır olmak için mevcut uygulamalardan alınan dersler ve elde edilen tecrübeler çerçevesinde personel politikası, projelerin etkin yönetimi, gizlilik ve güvenlik, ayrımcılık ve nepotizmden uzak politikalarla milli savunma sanayi hamlemizi daha da ileriye taşımalıyız.
Biz CHP olarak, ülkemizin güvenliğinin ve milletimizin huzurunun teminat altına alınması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Savaş bir tercih asla değildir, ancak hazırlıksız da yakalanmayacağız. Silahlı Kuvvetlerimizin her türlü senaryoya muktedir olması için gereken tüm desteği vereceğiz. Barıştan yana olan tutumumuz, hazırlıklarımızı ihmal etmemizi gerektirmez. Tam tersine, barışı kalıcı kılmak için atılacak en önemli adımlardan biridir.”
]]>Türkiye’nin en büyük müşterek tatbikatı olma özelliği taşıyan EFES-2024 Birleşik, Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı, Seçkin Gözlemci Günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri ile sona erdi. 45 ülkeden yaklaşık 11 bin personelin katıldığı tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü kapsamındaki gece faaliyetleri, dün İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atış ve Tatbikat Alanı’nda yapıldı. Seçkin Gözlemci Günü’nün gündüz safhası bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın beraberindeki diğer ülkelerin savunma bakanı ve genelkurmay başkanları ve TSK komuta kademesi tatbikatı takip etti.
Tatbikatın gündüz safhası denizden karaya yapılan deniz topu atışlarıyla başladı. Ardından gece başlayan sızma harekatına devam edildi. Sızma harekatını amfibi hücum harekatı izledi. Deniz altı savunma harbi, bot harekatı, istihkam engellerden geçit açma, tank piyade iş birliği ile birlikte harekat yapabilme kabiliyetlerinin sergilenmesi gibi tüm harekat tekniklerinin kullanıldığı tatbikatta muharebe arama kurtarma harekatı ve hava savunması da yapıldı. Meskun mahal muharebesinin ardından tank topu atışı ve topçu atışları senaryo dahilindeki harekatın icrasında ateş desteği sağladı. Birleşme harekatının ardından, Mehteran Birliği gösterisi ile Türk Yıldızları gösteri uçuşu yapıldı. Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü, tatbikata katılan unsurların selamlaması ile sona erdi.
Dost ve müttefik ülkelerden büyük ilgi
Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, Bosna Hersek Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Zukan Helez, Gine-Bissau Savunma Bakanı Nicalou Dos Santos, Kongo Savunma Bakanı Charles Richard Mondjo, Somali Savunma Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur, Tanzanya Savunma ve Ulusal Hizmet Bakanı Stergomena Lawrence Tax, Uganda Savunma ve Gazi İşleri Bakanı Jakob Marksons Oboth, Gambiya Savunma Bakanı Sering Modou Njie, Arnavutluk Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Arben Kingji, Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kerim Veliyev, Bosna Hersek Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Gojko Knezevic ve Birleşik Arap Emirlikleri Genelkurmay Başkanı Korgeneral İsa Seyf bin Eblan el-Mazrui tatbikatı izledi.
Tatbikat, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ile Almanya, ABD, Arnavutluk, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Burkina Faso, Fransa, Gambiya, Gine, Gürcistan, İtalya, Kamerun, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Kore Cumhuriyeti, Kongo, Kosova, Kuveyt, Kuzey Makedonya, Letonya, Libya, Macaristan, Mali, Meksika, Moğolistan, Moldova, Nijer, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Ruanda, Somali, Suudi Arabistan, Tanzanya, Tunus Uganda, Zambiya ve Zimbabve’den olmak üzere 45 ülkeden askeri personel, birlik ve unsurlarının katılımıyla yapıldı.
EFES-2024 Tatbikatı, çeşitli operasyonlardan edinilen tecrübelerin muharebe sahasına yansıtılması, hibrit harekat ortamının esas alınması, meskun mahal muharebeleri, Özel Kuvvetler ile gece denizden ve havadan sızma, baskın ve kritik personelin kurtarılması hususlarıyla önceki tatbikatlardan farklılık gösterdi.
Yeni nesil Fırtına-2 ve Boran Obüsü, PARS OMTAS kuleli tekerlekli araç, araca monteli mayın tespit sistemi, KARGU hedefe yönlendirilebilen mühimmat sistemi, BAHA insansız hava aracı, TOGAN otonom döner kanatlı gözcü İHA sistemi, füzyon silah gece görüş dürbünü, MİLKAR taarruz sistemleri, C-70 termal silah nişangahı E- 60 termal silah dürbünü, A-960 gündüz görüş dürbünü, A-600 gece görüş dürbünleri, silah tespit radarı, SERHAT ve ACAR radar sistemleri, İHTAR sistemi, şişirilebilir sahte tank ve sistemler, helikopterden havadan tahliye platformu, MİKON mikro kamikaze dron, BOYGA havan mühimmatı taşıyan döner kanatlı İHA, MX-908 patlayıcı madde tespit cihazı, URGAN IP kamera sistemi, CADEX keskin nişancı tüfeği ve NIGHT FORCE ATACR silah üstü optik dürbün gibi muhtelif silah ve sistemler farklı şekillerde ve ilk defa atışlı bir tatbikatta kullanıldı.
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinasyonuyla düzenlenen Deniz Aslanı 2024, Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında iki senaryo halinde icra edildi. Daha sonra tatbikata iştirak eden uçar ve yüzer unsurlar, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir’i selamladı. Selamlamanın ardından Tümamiral Ahmet Kendir de tatbikata dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Tatbikatın başarı ile tamamlandığını belirten Kendir, “Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde, Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında icra edilen Deniz Aslanı-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (AAKKM), Sahil Güvenlik Komutanlığı Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM), Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (HVAKKM) ve diğer ilgili kurum/komutanlıklara ait acil durum/harekat merkezleri arasındaki koordinasyon ile Türk arama kurtarma unsurlarının imkan ve kabiliyetlerinin denenmesi, müşterek arama kurtarma faaliyetlerinde iş birliği ve koordinasyonun üst düzeye çıkarılması, Türkiye’nin arama kurtarma imkan ve kabiliyetleri ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi’ndeki uygulamaların uluslararası camiaya duyurulması, tatbikata katılan tüm unsurların arama kurtarma usullerinin uygulanmasına yönelik eğitimlerinin geliştirilmesi, arama kurtarma komuta kontrol sistemlerinin denenmesi, hedeflerine yönelik olarak icra edilmiştir” diye konuştu.
“7 gün 24 saat arama kurtarma faaliyetlerinin icra edilebileceğini gözler önüne serdi”
Tatbikatın fiili kısmına, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin iştirak ettiğini anlatan Kendir, şunları kaydetti:
“Bugün burada başarı ile icra ettiğimiz tatbikat, Türk Arama Kurtarma bölgesinde her türlü hava ve deniz şartında ‘7 gün 24 saat’ arama kurtarma faaliyeti icra edilebileceğini, ulusal ve uluslararası kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. Ülkemizin arama kurtarma teşkilatı içerisinde yer alan tüm kurumları, denizlerimizde oluşabilecek tehlike durumlarına karşı hazırlıklı olmak ve hızlı reaksiyon göstermek üzere sürekli olarak imkan ve kabiliyetlerini geliştirmektedir.”
“Düzensiz göç olayları hızlı, etkin ve sürekli hazır olmaya zorlamaktadır”
Sözlerini sürdüren Kendir, “Tüm dünyayı etkisi altına alarak global bir kriz haline gelen düzensiz göç olayları, dünya kamuoyunun gündemini her geçen gün bu yöne doğru kaydırmakta, denizde arama kurtarma yapan tüm ülkelerin arama kurtarma teşkilatlarını ‘hızlı, etkin ve sürekli hazır’ halde olmaya zorlamaktadır. Türk arama kurtarma bölgesinde 7 gün 24 saat görev yapabilen arama kurtarma unsurlarımızın başarı ile gerçekleştirdiği bu tatbikat, arama kurtarma teşkilatının ve kurumlarının sahip olduğu üst seviyedeki koordinasyonun ve etkinliğin göstergesidir” cümlelerini aktardı.
Konuşmaların ardından TCSG Umut’un helikopter platformunda aile fotoğrafı çektirildi. – İZMİR
]]>Milli Savunma Bakanlığı tarafından basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bakanlıkta gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesine devam ettiğini hatırlatarak, “Suriye’nin kuzeyi dahil son iki haftada 75 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 331’i Irak’ın, 417’si Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 748 olmuştur” ifadelerini kullandı.
“Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 46 bin 305’e yükselmiştir”
Sınır hattının cumhuriyet tarihinin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunduğuna dikkati çeken Tuğamiral Aktürk, “Son iki haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 11’i terör örgütü mensubu olmak üzere 373 şahıs yakalanmış, 4 bin 784 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar
hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 485’e, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 46 bin 305’e yükselmiştir” diye konuştu.
Barınma alanlarından kaçan 1 PKK’lı terörist daha teslim oldu
Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 1 PKK’lı teröristin daha 4 Nisan’da Habur’daki hudut karakoluna teslim olduğunu hatırlatan Tuğamiral Aktürk, son iki hafta içerisinde yapılan operasyonlarda yaklaşık 45 kilogram uyuşturucu madde ile 7 adet tabancanın ele geçirildiğini söyledi. Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in programına ilişkin de şu bilgileri verdi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi ile Şanlıurfa’ya giden sayın bakanımız 9 Nisan’da Şanlıurfa Valiliğini ziyaret etmiş, ardından 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş ve Mehmetçiklerle iftar yapmış, 10 Nisan’da 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığında bulunan Mehmetçiklerimizle bayramlaşmış, ardından gerçekleştirilen video telekonferansla yurt içinde ve sınır ötesinde görev yapan birlik komutanlarının bayramlarını kutlamıştır. 17 Nisan’da ülkemizin Bujumbura Büyükelçisini kabul eden sayın bakanımız, bugün de (18 Nisan) Savunma Sanayi Başkanlığında gerçekleştirilecek olan ‘İnsanlı Hava Platformları Projesi’ imza törenine katılım sağlayacaktır.”
Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı 22 Nisan Pazartesi günü Atina’da yapılacak
Son olarak Ankara’da gerçekleştirilen Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı’nın bir sonraki ayağının gelecek hafta Atina’da yapılacağını açıklayan Tuğamiral Aktürk, “Yunanistan ve Türkiye’den heyetlerin katılımıyla Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) Toplantısı, 22 Nisan Pazartesi günü Atina’da yapılacaktır. Ankara’daki toplantıda üzerinde mutabakata varılan Güven Artırıcı Önlemler çerçevesinde Trakya’daki sınır birlik komutanlarının karşılıklı ziyaretleri kapsamında Yunanistan 3’üncü Mekanize Piyade Tugay komutanı tarafından 16-17 Nisan’da Edirne’deki 54’üncü Mekanize Piyade Tugayı’na ziyaret gerçekleştirilmiştir. Bugün ve yarın da 4’üncü Mekanize Piyade Tugay komutanımız tarafından Yunanistan’daki 31’inci Mekanize Piyade Tugayı ziyaret edilmektedir. Karşılıklı olarak gerçekleştirilen bu ziyaretler Güven Artırıcı Önlemler kapsamında 2024 Uygulama Planı’nda mutabık kalınan 16 faaliyetin ilk ikisidir” şeklinde konuştu.
Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında imzalanan memorandum ile Karabağ bölgesinde ateşkesin kontrolü ve ihlallerin önlenmesi maksadıyla 30 Ocak 2021 tarihinde Ağdam Azerbaycan’da teşkil edilen Türk-Rus Ortak Merkezi’nin görevinin tamamlanmasına yönelik çalışmaların Rusya Federasyonu ve Azerbaycan ile koordineli şekilde devam ettiğini bildirdi.
“Ülkemiz uluslararası toplumu sorumluluk almaya davet etmiş, İsrail’e de bu katliamlarını durdurması için çağrıda bulunmuştur”
İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılar neticesinde yaklaşık 34 bin Filistinlinin katledildiğine vurgu yapan Tuğamiral Aktürk, “İsrail’in başlattığı bu saldırılar karşısında ülkemiz adaletli ve insani tutumunu sürdürerek vahşetin durdurulması ve bölge geneline sıçramaması adına uluslararası toplumu sorumluluk almaya davet etmiş, İsrail’e de bu katliamlarını durdurması için çağrıda bulunmuştur. Bölgemizin daha fazla felakete sürüklenmemesi için gereken tüm adımların ivedi bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz” açıklamasında bulundu.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edildiğini aktaran Tuğamiral Aktürk, TCG Bandırma ile Almanya Deniz Kuvvetlerine ait FGS Baden Württemberg fırkateynleri arasında ‘geçiş eğitimleri’ icra edilmiş, 15 ve 17 Nisan tarihlerinde hava sahamızda F-16’larımız eşliğinde ABD Hava Kuvvetlerine ait 2 adet B-1B uçağı ile havada yakıt ikmali ve müşterek taarruz kontrolör eğitimleri yapılmıştır” ifadelerini kullandı.
Tuğamiral Aktürk, konuşmasına şöyle devam etti:
“TCG Nusret müze gemimiz tarafından Türk deniz tarihinin tanıtılması, denizciliğin sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması kapsamında 20 Nisan’da Dikili, 22-23 Nisan’da İzmir, 26 Nisan’da Kuşadası ve 28 Nisan’da Bodrum liman ziyaretleri icra edilecek ve gemi halkımızın ziyaretine açılacaktır. Türkiye-Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü, Ertuğrul fırkateyninin Japonya seyrinin 134’üncü yıl dönümü kapsamında 8 Nisan’da Foça İzmir’de yapılan uğurlama töreniyle Japonya seyrine başlayan ve 20 ülke, 24 liman ziyareti gerçekleştirecek olan TCG Kınalıada korvetimiz, Cidde Suudi Arabistan liman ziyaretinin ardından 17 Nisan’da Cibuti’ye ulaşmıştır.”
“Müşterek harita üretimi konulu iş birliği protokolü imzalanmıştır”
Harita Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında müşterek harita üretimi konulu iş birliği protokolü imzalandığını bildiren Tuğamiral Aktürk, “Harita Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında ders kitapları ile eğitim araç gereçlerinde yer alan haritaların temel haritacılık prensiplerine ve milli menfaatlerimize uygun olarak üretilmesini sağlamak, aynı zamanda ‘Kültür ve Gönül Coğrafyası Atlası’nı hazırlamak amacıyla ‘müşterek harita üretimi’ konulu iş birliği protokolü 4 Nisan’da imzalanmıştır” ifadelerini kullandı.
“İncirlik üssünün ismi ’10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ olarak değiştirilmiştir”
İncirlik üssünün isminin değiştirildiğini de açıklayan Aktürk, “Adana İncirlik’te bulunan 10’uncu Tanker Üs Komutanlığı’nın ismi Hava Kuvvetlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda ’10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’ olarak değiştirilmiştir” dedi.
İran’ın İsrail’e yönelik saldırıları
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları ise İran’ın İsrail’e saldırı gerçekleştirdiği gece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önleyici bazı tedbirler alıp almadığına yönelik bir soru üzerine şunları söyledi:
“Biz Milli Savunma Bakanlığı olarak bölgemizdeki savunma ve güvenlik konularını yakından takip ediyoruz. İlk andan itibaren tüm gelişmeler yakından takip edilmiş, muhtemel gelişmelere yönelik alınabilecek tüm tedbirler alınmıştır ve alınmaya da devam edilmektedir. Bakanımızın da ifade ettiği gibi; ülkemiz bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesi ve yatıştırılmasında gerek ilgili ülkeler gerekse uluslararası platformlarda vazgeçilmez ve etkin bir aktördür. Türkiye, İsrail’in 7 Ekim’de başlattığı saldırılara karşı tutarlı, insani ve adaletli tutumunu devam ettirmektedir. Bölgesel barışa ve istikrara önem veriyoruz ve bunun için gerekli adımları atıyoruz. Hadiselerin tırmanması olayları bölgesel bir savaşa dönüştürebilir. Ayrıca Gazze’de yaşanan katliamın uluslararası kamuoyunun gözünden kaçırılmaması yönünde hassasiyet gösteriyoruz. İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarına ve saldırılarının bölge ülkelerine de yansımasından endişe ederek uluslararası toplumu göreve çağırdık. Bölgemizin istikrarını bozacak, küresel çatışmalara neden olacak gelişmelerin yaşanmaması için çabalarımızı sürdürmekteyiz. İtidalli davranarak geniş bir bölgesel çatışmanın kapılarını aralayacak adımlardan kaçınmanın ve bölge ülkelerinde sağduyunun hakim olmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.”
ABD uçakları ile İncirlik’te yapılan eğitimler
Bakanlık kaynakları, ABD bombardıman uçaklarının geçtiğimiz günlerde İncirlik’te gerçekleştirdiği eğitimlere ilişkin bir soru üzerine, “15-17 Nisan tarihlerinde hava sahamızda F-16’larımız eşliğinde ABD’ye ait B-1B uçaklarıyla havada yakıt ikmali ve Müşterek Taarruz Kontrolör Eğitimleri gerçekleştirilmiştir. ABD uçakları 17 Nisan tarihinde ülkemizden ayrıldılar. Bahse konu eğitimler, ikili anlaşmalar ve müttefiklik kapsamında yılda birkaç kez yapılan eğitimlerdir. ve icra edilen eğitim de çok daha önceden planlanmış olup, son dönemde bölgemizde meydana gelen gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır” yanıtını verdi.
Kürecik’teki radar
Bakanlık kaynakları, Kürecik’teki NATO radarının İran’ın İsrail’i vurduğu sırada İsrail’e bilgi aktarıp aktarmadığı yönündeki sorular üzerine, “Kürecik radarı tamamen ulusal güvenliğimiz gereği kurulmuş olup, NATO müttefiki ülkelerin korunmasını amaçlamaktadır. Bu radar sisteminden elde edilen bilgiler NATO prosedürleri çerçevesinde müttefiklerle paylaşılmakta, NATO müttefiki olmayan ülkelerle paylaşımı söz konusu değildir” cevabını verdi.
Irak’ın kuzeyinde devam eden operasyonlar
Bakanlık kaynakları, son günlerde Irak’ın kuzeyinde etkisiz hale getirilen terörist sayısında artış olmasına dikkat çeken sorulara yönelik olarak, “Bölgede operasyonlarımız 7/24 hız kesmeden devam ediyor. Daha önce de sayın cumhurbaşkanımızın ve sayın bakanımızın ifade ettikleri gibi Pençe-Kilit’te kilit bu yaz kapanacak. ve bu kilit kapanırken hangi prensipler doğrultusunda çalışacağımızı bakanımız açıkladı. Öngörülemez, alışılmadık, PKK’nın reaksiyon gösteremeyeceği şekilde süratli operasyonlar devam ettirilecek” ifadelerini kullandı.
Yunanistan’ın deniz parkı ilan etme girişimi ve Güven Artırıcı Önlemler toplantıları
Bakanlık kaynakları, gazetecilerin “Yunanistan’ın deniz parkı ilan etme girişimi ve Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı”na ilişkin sorularına şu cevabı verdi:
“Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından 8 Nisan 2024 tarihinde Ege Denizi ve İyon Denizi’nde iki büyük deniz parkı ilan edileceği duyurulmuştur. İlan edilmesi planlanan parklar hakkında Dışişleri Bakanlığımız diplomatik olarak gerekli girişimlerde bulunmuş, EGAYDAAK’lar üzerindeki tek taraflı fiili durumların kabul edilmeyeceğini ve herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını ifade etmiştir. Bakanlık olarak Ege Denizi’nde hak, alaka ve menfaatlerimizi korumak ve Yunanistan’ın tek taraflı statü oluşturma çabalarını engellemek maksadıyla teyakkuz halinde bulunmaktayız. 22 Nisan’da Atina’da gerçekleştirilecek Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) Toplantısı’nda 2024 yılı GAÖ Uygulama Planı gözden geçirilecek ve 2025 yılı Uygulama Planı’nda yer alabilecek faaliyetlere ilişkin teklifler görüşülecektir.” – ANKARA
]]>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ramazan Bayramı dolayısıyla bulunduğu Şanlıurfa’da bayram namazını beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Şanlıurfa’da Mevlid-i Halil Camisi’nde kıldı. Namaz sonrası camideki yurttaşlarla ve görevli polislerle bayramlaşan Güler ve TSK komuta kademesi ardından Şanlıurfa Kışla Gazinosuna geçti. 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda mehmetçikler ile bayramlaşan Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak askerleri görüştürdü. Erdoğan şunları söyledi:
“Tüm komuta kademesindeki kardeşlerime, mehmetçiklerimize özellikle en kalbi duygularla selam, sevgilerimi gönderiyorum ve Ramazan Bayramı’nın tüm milletimize hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Bizler gerek mehmetçiklerimiz, gerek komuta kademesi hepsiyle teröristleri inşallah bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi yok edeceklerine inanıyoruz. Gerek sınırda gerek sınır ötesinde bu mücadelemiz aynı şekilde devam edecektir. Tekrar bayramınızı tebrik ediyor ve en kısa zamanda buluşmak üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.”
GÜLER: BÖLGEDEKİ VARLIĞIMIZ İLE URFA’NIN GÜVENLİĞİNİ İLERİDEN SAĞLIYORUZ
Bakan Yaşar Güler ise şöyle konuştu:
“Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Ülkemizin ve asil milletimizin bu bayram günlerini huzur ve güven içerisinde geçirmesi için siz değerli silah arkadaşlarım, sevdiklerinizden uzakta kahramanca ve fedakarca görev yapmaktasınız. İcra ettiğiniz bu kutsal görevde; ortaya koyduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve büyük gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle vazifelerini icra eden tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.
Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonları icra ettik. Geçmişte yürütülen ‘sınırlı hedefli ve süreli’ askeri harekatların yerine, bugün artık, ‘sürekli ve kapsamlı’ operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Bu anlayışla Suriye’nin kuzeyinde büyük bir başarı ile icra ettiğimiz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekatları ile güney sınırlarımızda bir terör koridoru oluşturulmasına mani olduk. Aynı zamanda bu sahalarda güvenli bölgeler tesis ederek Suriyelilerin geri dönüşlerine yönelik önemli adımlar attık. Şu anda, eğer orada olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi sürecekti ve ülkemizdeki istikrar ortamı sağlanamayacaktı. O süreci hatırlayın, sadece Şanlıurfa’ya, Barış Pınarı Harekatı öncesinde kalleş terör örgütü tarafından, çok sayıda füze ve havan saldırısı yapılmıştı. Dolayısıyla bugün, bölgedeki varlığımız ile Urfa’nın güvenliğini de ileriden sağlıyoruz.
“HİÇBİR TERÖRİST, KAHRAMAN MEHMETÇİĞİMİZİN ÇELİK YUMRUĞU ALTINDA EZİLMEKTEN KURTULAMAYACAKTIR”
Bu süreçte 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığımız da başta Barış Pınarı bölgesi olmak üzere Suriye Harekat sahasındaki birlikleri ile üstlendiği görevleri büyük bir başarıyla yerine getirmiştir, getirmeye devam etmektedir. Tugayımızın siz değerli mensuplarının, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile ortaya koyduğu üstün gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Siz kahraman silah arkadaşlarımın, milli ve manevi değerlerimizi korumak için daima vazifeye hazır olduğunu görmek, terörü bitirme irademizi daha da pekiştirmektedir. Terör örgütünün en ufak bir şekilde kıpırdanmasına, belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz. Şuna eminim ki hiçbir terörist, kahraman mehmetçiğimizin çelik yumruğu altında ezilmekten kurtulamayacaktır. Terörle mücadelemiz; kararlı ve etkin adımlarla, örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecektir.
Sizler, buradaki varlığınız ile vatanımızın en önemli güvencesi, milletimizin göz bebeğisiniz. Şüphesiz gösterdiğiniz cesaret ve gayretleriniz, her şeyden önemlidir. Ancak görevin layıkıyla ve en etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi için de hudut birliklerimizin, teknolojiyi haiz sistemlerle donatılması elzemdir.
Hudutlarımızın Cumhuriyet tarihinin en yoğun, en etkin tedbirleriyle korunması sonucunda, terör örgütünün sınırlarımızdan eleman ve malzeme aktarımı engellenmiş, durma noktasına gelmiştir. Kimsenin şüphesi olmasın ki kahraman mehmetçik, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızda büyük bir özveri ve başarıyla görevlerini yerine getirecektir.”
]]>DOĞU Akdeniz’de düzenlenen test atışında yeni yerli torpido ‘Akya’ 12 bin yardalık mesafeden hedef gemiyi tam isabetle vurdu.
TCG Preveze denizaltısı tarafından 27 Aralık’ta Doğu Akdeniz açıklarında ‘Akya’ torpidosu için test atışı yapıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Roket Sanayii ve Ticaret AŞ (ROKETSAN) Genel Müdürü Murat İkinci ve askeri personel ‘Akya’ ağır torpidosunun atışını TCG Gökova’nın Komuta Merkezi’nden takip etti. Son hazırlıkların tamamlanmasının ardından Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun “Bismillah ateş serbest” komutuyla ateşlenen ‘Akya’, 12 bin yardalık mesafeden hedef gemiyi tam isabetle vurarak batırdı. Hedefin vurulduğu anlar TCG Gökova’nın Komuta Merkezi’nde sevinçle karşılandı.
‘DENİZ KUVVETLERİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR GÜN’
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, “Bugün, Türk Deniz Kuvvetleri için çok önemli bir gün. Yerli ve milli torpidomuz ‘Akya’nın çok başarılı bir atışını icra ettik ve Akya torpidosunu Türk Deniz Kuvvetleri envanterine aldık. Bildiğiniz gibi kısa bir süre önce milli ve yerli güdüm mermimiz Atmaca’yı envanterimize almıştık. Kısa süre sonra gemilerimizden hava hedeflerine karşı kullanacağımız Hisar deniz milli ve yerli güdümlü mermimizi hizmete alacağız. Aynı şekilde milli ve yerli mayınımız Malaman’ı kısa bir süre sonra envanterimize alacağız. Yerli ve milli atış kontrol sistemlerimizi kullanan gemilerimiz, yerli ve milli güdüm mermileri ile yerli ve milli torpidoları kullanmaktadır. Hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.
‘MAVİ VATAN’DA CAYDIRICI BİR GÜÇ OLACAK’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisi açısından çok anlamlı bir günü hep beraber yaşadıklarını belirterek, “Bugün yüksek teknoloji içeren bir mühimmatı, başarılı bir atışla Deniz Kuvvetlerimize kazandırmış olduk. Milli Savunma Bakanlığımız, Kuvvet Komutanlığımız, Savunma Sanayii Başkanlığımız ve tüm şirketlerle beraber koordinasyonlu çalışmaların sonuçlarını görmüş olduk. Bugün atışını yapmış olduğumuz ağır torpido özellikle denizaltı harbi için çok çok önemli, vazgeçilmez bir unsur. Hem zor tespit edilmesi ve hem de çok ciddi bir tahrip gücüne sahip olması sebebiyle yerli ve milli olması çok elzemdi. Bunu yapabilen dünyada 5-6 ülke var. Biz de bunlardan bir tanesi olduk. Allah’a çok şükür bugün başarılı atış sonucunda bunu envantere kazandırmış olduk. Bu Mavi Vatanımızın korunmasında, bölgedeki haklarımızın korunmasında Deniz Kuvvetlerimiz için çok caydırıcı bir güç olacak. Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Milli Savunma Bakanlığımıza, Deniz Kuvvetlerimize ve bu projede emeği geçen tüm şirketlerimize, tabii ki ROKETSAN ve Savunma Sanayii Başkanlığı personeline teşekkür ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
‘MAVİ VATAN’DAKİ ÇELİK KILIÇ’
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de “Gerçekten Türk Silahlı Kuvvetleri için Deniz Kuvvetleri için özellikle savunma sanayimiz için çok tarihi bir gün. Envantere giren yerli ve milli ‘Atmaca’ gemisavar füzemizden ‘Akya’ torpidomuzun da Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde olması gerçekten Türkiye’nin Mavi Vatan’daki çelik kılıcının ne kadar keskin olduğunu gösteriyor. Bunu milli kabiliyetlerle gerçekleştirmiş olmanın haklı gururunu da burada hepimiz beraber yaşadık” dedi.
]]>