Kobani – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 19 Dec 2024 09:21:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Pentagon’dan Suriye açıklaması: Türkiye ile iletişim hatlarını açık tutmayı sürdürüyoruz https://www.haber60.com.tr/pentagondan-suriye-aciklamasi-turkiye-ile-iletisim-hatlarini-acik-tutmayi-surduruyoruz/ https://www.haber60.com.tr/pentagondan-suriye-aciklamasi-turkiye-ile-iletisim-hatlarini-acik-tutmayi-surduruyoruz/#respond Thu, 19 Dec 2024 09:21:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/pentagondan-suriye-aciklamasi-turkiye-ile-iletisim-hatlarini-acik-tutmayi-surduruyoruz/ Suriye’nin bazı bölgelerindeki PKK/YPG terör unsuru grupların yerli Arap nüfusu tarafından protesto edilmesine ilişkin ABD’nin tutumuna ve bunun ABD güçlerine bir tehdit oluşturup oluşturmadığına yönelik sorusu üzerine Ryder, “Suriye’deki durumun şu anda kırılgan olduğunu kabul ediyoruz. ABD güçleri, yıllardır DEAŞ’ı yenme misyonu için, özellikle de (Beşşar) Esad rejimi sonrasıyla ilgili olarak SDG ile yakın şekilde çalışıyor ve bu bizim odak noktamız olmaya devam ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

Ryder, Suriye’nin iç siyasetine değinmeyeceğini vurgulayarak, “SDG adına veya yerel halkın ne söyleyip söylemeyeceği konusunda konuşmayacağım.” ifadesini kullandı.

Bir gazetecinin, terör örgütü DEAŞ konusunda ABD’nin NATO müttefiki Türkiye ile niye birlikte çalışmadığı sorusuna ise Ryder, “Türkiye çok değerli bir NATO müttefikidir ve Suriye’deki durum ve DEAŞ gibi bölgesel güvenlik çıkarlarıyla ilgili olarak iletişim hatlarını açık tutmaya devam ediyoruz.” yanıtını verdi.

Ryder, ABD’nin bölgedeki pozisyonu veya DEAŞ’ı yenme misyonuna nasıl yaklaştığı konusunda duyuracak herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, “DEAŞ ve SDG ile ilgili zorluklar konusunda Türk mevkidaşlarımızla ve bölgedeki diğerleriyle görüşüyoruz.” dedi.

Terör örgütü DEAŞ’ın yeniden canlanmamasında bölgedeki herkesin çıkarı olduğunu kaydeden Ryder, bu konuda PKK/YPG unsurlarının “önemli bir ortak olmaya devam ettiğini” savundu.

Ryder, Türkiye’nin sınırına yakın Aynularab (Kobani) bölgesinde terör örgütü PKK/YPG unsurlarının diğer taraflarla ateşkes görüşmeleri yapmasına ilişkin ABD’nin tutumuyla ilgili bir soru üzerine de sadece bu konudaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/pentagondan-suriye-aciklamasi-turkiye-ile-iletisim-hatlarini-acik-tutmayi-surduruyoruz/feed/ 0
Tülay Hatimoğulları: “Arkadaşlarımızın İkinci Etap Kobani Kumpas Davasında Serbest Bırakılması Gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 08:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35781 (ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ” Türkiye’de AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bugün sevgili Hüda Kaya’nın tutuklu olarak yargılandığı, -diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır” dedi.

6-8 Ekim 2014’teki Kobani eylemlerine ilişkin eski HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay, Garo Paylan, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, duruşma öncesi Sincan Cezaevi önünde açıklama yaptı. Hatimoğulları şöyle konuştu:

“Bugün yine Sincan Adliyesi’nin önündeyiz ve yine gündem Kobani kumpas davası. Kobani kumpas davasının ikinci etabı bugün görülmeye başlanıyor. Daha önce biliyorsunuz Kobani kumpas davasında bir karara bağlanmıştı dava ve kararda içinde geçmiş dönemde eş başkanlığımızı yapmış olan sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın olduğu 13 arkadaşımız bu kumpas davasında haksız ve hukuksuz bir şekilde neredeyse müebbete yakın cezalar verilmiş oldu ve daha önce milletvekili oldukları için isimleri olduğu halde bu aşamada  yargılanmamış olan sevgili Hüda Kaya, Garo Paylan, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar arkadaşlarımız, milletvekillerimiz bugün onlarla ilgili iddianame yayınlandıktan sonra, iddianame sunulduktan sonra bugün ilk yargılamaları gerçekleşecek. Biz dün olduğu gibi bugün de Kobani kumpas davasının bir kumpas davası olduğunun altını sürekli kalın kalın çizdik. Nitekim haklı da çıktık. ve bakın ceza alan arkadaşlarımızın hiç biri isnat eden suçlardan ceza almış değildir. İsnat edilen suçlar neydi? 37 kişinin hayatını kaybetmesi 37 kişinin katledilmesinden sorumlu tutulmuşlardı. Birçok kuruma maddi zarar verdikleriyle ilgili yargılanıyorlardı. Türkiye kamuoyu Yasin Börü cinayeti şeklinde biliyordu bu olayları ve bu dönemde karar açıklandığı zaman görüyoruz ki arkadaşlarımız isnat edilen bu suçlardan ceza almadılar. Zaten hem gizli hem açık tanıkların tanıklıklarına da baktığımız zaman elle tutulur herhangi bir tanıklığa, delile, sonuca varamamışlardır. Bugün Kobani kumpas davasındaki iddianame zaten çökmüştür ve bu çöküşün üzerine arkadaşlarımızın aldığı cezalar parlamentoda, sokakta, parti görevleri üzerinden yapmış olduğu konuşmalar, açıklamalardır. Yine aynı şekilde şimdi içinde tutuklu olan Hüda Kaya arkadaşımızın da bulunduğu Kobani kumpas davasının ikinci etabında da iddianamedeki gelişmelere baktığımızda yine aynı şekilde aynı kumpasın buradaki iddianamede de olduğu gibi devam ettiğini görüyoruz.

“Bu cezalar IŞİD’e ‘sen doğru yoldasın yoluna devam et’ diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır”

Bugün sevgili Hüda Kaya, 28 Şubat döneminde darbecilerin döneminde yargılanmış bir insandır. Aynı Hüda Kaya şu anda sarayın yargısı tarafından aynı mantıkla yargılanmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz. ve dün olduğu gibi taleplerimizi bugün de sıralamaktan asla geri adım atmayacağız. Kobani bir kumpas davasıdır. Kobani kumpas davası AKP’nin ve sarayın koltuk değneğine dönüşmüş olan ve sarayda yazılan iddianamelerle yol alan yargının sonuçlarıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları ortadadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sevgili Selahattin Demirtaş için vermiş olduğu karar bu davada yargılanan bütün arkadaşlarımızı bağlayan bir karardır. ve Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak AHİM kararlarını harfiyen yerine getirmelidir. AHİM kararları der ki; Türkiye’de yargı taraflı davranmıştır. Türkiye’de yargı hukuka göre değil siyasi saiklerle davranmış ve bu kararları vermiştir. Bu kararlar yok hükmündedir ve Kobani kumpas davasında yargılananlar derhal serbest bırakılmalıdır demektedir. ve biz AHİM kararlarının uygulanmasını bir kez daha buradan talep ediyoruz. Bütün Türkiye kamuoyu gayet iyi hatırlayacak ki Kobani kumpas davasının esas hikayesinin başlama noktasını herkes biliyor. Kobani IŞİD’e karşı en güçlü mücadelenin yürütüldüğü bir yerdir. Kobani’yi bütün dünya IŞİD’e karşı verilen onurlu mücadeleyle tanımıştır. ve IŞİD o dönemde Irak’tan Türkiye’nin sınırlarına kadar Levant bölgesinin tamamında bir İslam devleti kurmak amacıyla Müslümanlar da dahil olmak üzere herkesi katletmiş bir örgüttür. Bu ideolojik olan örgütün bu katliamcı, bu kadınlara yönelik düşmanca politika yürüten, tecavüzcü, katliamcı örgüte karşı Kobani halkı, Kürt halkı güçlü bir direniş sergilemiştir. ve bu direniş bütün Türkiye ve dünyada büyük bir onurla, takdirle karşılanmıştır. Ama ne var ki  Türkiye’de AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bu tezgahı asla kabul etmiyoruz.

Kobani direnişi onurlu bir direniştir. Kobani direnişine sadece HDP’liler sahip çıkmamıştır. Türkiye’deki demokrasiden yana olan IŞİD zihniyetine karşı olan herkesin Kobani direnişini takdirle karşılamıştır. Dünya kamuoyu için de öyledir. ve bakın bugün verilen bu kararlar Kobani kumpas davasında 400 küsur sene arkadaşlarımıza verilen cezalar IŞİD’in ekmeğine yağ sürmüştür. Bugün verilen bu cezalar IŞİD’e ‘sen doğru yoldasın yoluna devam et’ diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır. Bu karar IŞİD yanlısı bir karardır. Bu karar ve kararları asla kabul etmiyoruz. ve bugün sevgili Hüda Kaya’nın tutuklu olarak yargılandığı diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/feed/ 0 DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen cezalara ilişkin açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-kobani-davasinda-verilen-cezalara-iliskin-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-kobani-davasinda-verilen-cezalara-iliskin-aciklama-yapti/#respond Mon, 20 May 2024 22:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32542

(ANKARA) – DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de; Kobani Davası’nda verilen cezalara ilişkin “Bunun operasyonel sonuçlar doğurması için çaba harcandığını çok açık ve net görüyoruz. Bugün muhalefet arasına yeniden Kobani kumpas davası ve onun cezaları üzerinden kama sokulmaya çalışılmaktadır. Yeniden bir Yenikapı ruhu yaratılmak istenmektedir. Yeniden bir müesses nizamın inşası için aslında adım atılmaktadır ve bunun taşları döşenmektedir. İktidarın kurduğu tuzaklara karşı yan yana durmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum” açıklamasını yaptı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen cezalara ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kirada yüzde 25’lik sınırın kaldırılması kararını eleştiren Koçyiğit, “Mehmet Şimşek’in tuzu kuru, kendisinin muhtemelen kira sorunu yok. Bu ülkede ayda 17 bin lira alan emeklinin, işçinin ciddi bir kira sorunu olduğunu da sanırım görmüyor. Yüzde 25’lik kira artış sınırının getirilmesiyle devlet asli sorumluluğundan bir şekilde çekilmiş oldu. Kiracıyla ev sahibini karşı karşıya bırakmış oldu. Sayın Şimşek’in aklından dar gelirliye ‘kira yardımı yapalım’ gibi bir akıl olmadığını görüyoruz. Sayın Şimşek çok fazla İngiltere’ye gidip geliyor, sıcak para arayışları nedeniyle… Dönemin ‘Demir Leydi’sine özendiğini düşünüyoruz…Ölen ölsün kalan sağlar bizimdir diyen bir anlayışlı karşı karşıyayız” dedi.

“Uçakla gidip bize de tasarruf diyorlar”

Koçyiğit, Tasarruf Paketi’ne ilişkin “Buradan uçakla kalkıyorlar, Hatay’a gidiyorlar Hatay’da otobüsle programın yapılacağı yere gitmeyi de bize tasarruf diye anlatamaya ve halkla dalga seçmeye devam ediyorlar” diye konuştu.

20 Mayıs 2016’da dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla Kobani Davası’na giden sürecinde başladığını belirten Koçyiğit, “O dönem açısından CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Anayasa aykırı ama evet’ demesiyle süreç tam olarak ilerledi ve 20 Mayıs tarihinde milletvekillerimizin dokunulmazlığı kaldırılmış oldu. 4 Kasım 2016’da dönemin Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başkanlarımız gözaltına alınıp rehin olarak cezaevine konuldular. O süreç bugün üzerine konuştuğumuz Kobani Kumpas Davası’nın taşlarını döşediğini ve o günden bugüne demokratik siyasetin tavsiyesi konusunda AKP’nin adım adım yol aldığını ifade etmemiz gerekiyor. 16 Mayıs tarihinde 108 kişinin yargılandığı Kobani kumpas davasında 400 yılı aşkın olan cezalarla arkadaşlarımız cezalandırıldı. Bunun siyasi saiklerle hazırlandığı bir dava olduğunu bütün Türkiye halkları biliyor.”

Koçyiğit şöyle devam etti:

“Kobani kumpas davasının demokratik siyasete kurulmuş bir kumpas olduğunun da altının çizmek gerekiyor. HDP’nin 7 Haziran başarısını sindiremeyen iktidardan düşen AKP’nin yol yürüyüşünü, iktidarda kalmasını sağlamlaştırmak için açılmış bir dava olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kobani kumpas davasının IŞİD’in kaybettiği Kobani’den intikam alma davası olduğunun da altını çizmemiz gerekiyor. Eğer IŞİD Kobani’yi ele geçirmiş olsaydı bu kumpas davası açılmayacaktı. Aslında rahatsız olunan şeyin HDP’nin zaferi olmasından  duyulan rahatsızlık.

Özellikle Yasin Börü’nün ölümü üzerinden arkadaşlarımız sürekli hedef gösterildiler. Ama yargılamanın sonucunda çıkan cezalarda gördük ki arkadaşlarımız 52 Kobani olaylarından ölen hiç kimsenin ölümünden sorumlu olmadılar, hepsinden beraat ettiler.

“AKP ve MHP ittifakı rotasını baskıya, zora, zulme kırdı”

Neyden ceza aldı arkadaşlarımız? Kürsü konuşmalarından, katıldıkları eylem ve etkinliklerde yaptıkları konuşmalardan o yürüyüşlere katılmış olmaları nedeniyle ceza aldı arkadaşlarımız. Türkiye ikinci yüzyılına adım attı. 31 Mart seçimleri sonrasında yeni bir tablo açığa çıktı. Aslında yelkenini tıpkı 7 Haziran’da olduğu gibi ortam müsaitti, demokrasi ve eşitliğe ve barışa kırılmış olsaydı bambaşka bir rotaya girebilecek, ülkeyi refaha kazandıracak bir iklim açığa çıkmışken ne yazık ki AKP ve MHP ittifakı yine ve yeniden rotasını baskıya, zora, zulme kıldığını Kobani kumpas davaları üzerinden de ifade edebiliriz.

“Mahkeme Başkanı’nın suç örgütü lideri olması…”

Hukuksal bir değerlendirme yapma ihtiyacı duymuyoruz ama şunu söyleyelim hiçbir usul hukukun gözetilmediği CMK’nın hiçbir amir hükümlerine uyulmadığı en temel hakkın, adil yargılanma hakkının savunma hakkının yok sayıldığı bütün avukatların süreç boyunca yaptıkları itirazların görmezden gelindiğini özellikle mahkeme heyeti başkanı olan Bahtiyar Çolak’ın bir ‘Ata Dedeler’ suç örgütü lideri olmasına rağmen kurduğu bütün ara kararların geçerli kılınması ve onlara uyulması aslında nasıl bir siyasi dava olduğunu göze sermiş oldu.

“Muhalefetin arasına kama sokuluyor”

Bu davanın, kararının olduğu gün ilginç gelişmeler oldu. Hem İçişleri Bakanı’nın hem Mehmet Uçum’un yaptığı paylaşımların aslında bu davanın nerelerde planlandığını ve sonucundan kimlerin memnun olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Yerli ve milli yargı, yargı denen şeyin sosyalistleri Kürtleri, demokratları biçen bir yargı olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu yargısal süreçlere alkış tutanların adil bir yargılama süreçleri işlediğinde hesap vereceklerini hep beraber göreceğiz. Bunun operasyonel sonuçlar doğurması için çaba harcandığını çok açık ve net görüyoruz. Bugün muhalefet arasına yeniden Kobani kumpas davası ve onun cezaları üzerinden kama sokulmaya çalışılmaktadır. Yeniden bir Yenikapı ruhu yaratılmak istenmektedir. Yeniden bir müesses nizamın inşası için aslında adım atılmaktadır ve bunun taşları döşenmektedir. İktidarın kurduğu tuzaklara karşı yan yana durmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum.”

“Kayyım borçlarını silin”

DEM Parti’nin kayyımlardan devraldığı belediyelerin borç içerisinde olduğunu söyleyen Koçyiğit, kayyımların belediyelerde yaptıkları borçların kaldırılmasına ilişkin TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini söyledi. Koçyiğit, ” Van Büyükşehir Belediyesi’nin kayyım borcu 8,5 milyar TL. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 3 milyar 345 milyon TL, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 3 milyar 502 milyon TL” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-kobani-davasinda-verilen-cezalara-iliskin-aciklama-yapti/feed/ 0 DEM Parti Ankara il örgütü Kobani davası kararlarını protesto etti https://www.haber60.com.tr/dem-parti-ankara-il-orgutu-kobani-davasi-kararlarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-ankara-il-orgutu-kobani-davasi-kararlarini-protesto-etti/#respond Fri, 17 May 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32282 (ANKARA) – DEM Parti Ankara il örgütü Kobani davası kararlarını protesto için il binası önünde basın açıklaması yaptı. Ankara İl Başkanı Fatin Kara, “Savaştan, ranttan beslenen, IŞİD artığı çeteleri beslemeye devam eden, giderek çeteleşen, hak hukuk yasa ve Anayasa tanımayan, Kürt düşmanı, halklar ve farklı inançlar düşmanı, emek düşmanı politikalarını sürdüren ceberrut iktidarın yumuşama balonu çabuk söndü” dedi.

DEM Parti Ankara İl Örgütü, dün karar duruşması görülen ve çok sayıda siyasetçinin hapis cezası aldığı Kobani Davası sonucunu protesto etti. “Kobane Davası Bir Kumpastır. Siyasi Kararları Tanımıyoruz” yazılı pankart önünde yapılan açıklamada, “Kobani düşmedi, düşmeyecek”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”,” Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı. Basın açıklaması DEM Parti Ankara İl Eş Başkanı Fatin Kara tarafından okundu.

“ASKERİ CUNTA MAHKEMELERİNE RAHMET OKUTACAK BİR KARAR”

Kobani davasında hukuki ve siyasi bir darbe gerçekleştirildiğini söyleyen Kara, “İddianame nasıl Saray’da ve MHP Genel Merkezi’nde yazıldıysa, bu karar da aynı odaklar tarafından verilmiştir. Türkiye’de yargı diye bir şey kalmamıştır. Türkiye’de şu anda yargının almış olduğu bu karar askeri cunta mahkemelerine rahmet okutacak bir karardır” dedi.

“KÜRT TUTSAKLAR ES GEÇİLDİ”

“Yalanlar ve sahte deliller bir yana apaçık talimatlarla sürdürülen Kobani kumpas davasının sonuçları, AKP-MHP iktidarının bildiği yoldan şaşmayacağının, baskı, şiddet ve zorbalıkla iktidarını sürdürmeye çalışacağının işaretidir.” ifadelerini kullanan Kara’nın okuduğu açıklamada öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Aynı sürece denk getirilen 28 Şubat hükümlüsü generallerin yaşlılık ve kocama gerekçesiyle affı, yaşlı ve hasta Kürt tutsakların yine es geçilmesi, ki, örneğin 83 yaşındaki Makbule Özer, 87 yaşındaki Sıddık Güler, 81 yaşındaki Abdülhalim Kaya, 75 yaşındaki Hatice Yıldız, 76 yaşındaki Hanife Arslan bunlardan bir kaçıdır. Yine Van protestolarındaki ve Taksim’de 1 Mayıs sloganıyla alana çıkmak isteyen sosyalistlere yönelik tutuklamalar; üst makamdan dile getirilen ‘yumuşama’ söyleminin ve mevcut sürecin, kime düşmanlık, kime yumuşama olduğunun ve olacağının da belirtisidir.

“İŞİD’İN YANINDA OLUNDUĞUNUN İFADESİDİR”

Savaştan, ranttan beslenen, IŞİD artığı çeteleri beslemeye devam eden, giderek çeteleşen, hak hukuk yasa ve Anayasa tanımayan, Kürt düşmanı, halklar ve farklı inançlar düşmanı, emek düşmanı politikalarını sürdüren ceberrut iktidarın yumuşama balonu çabuk söndü, yeni Anayasa yapma gibi imaj düzeltme hamleleri şimdiden boşa çıktı. Açıklanan karar, bir kez daha halk düşmanı, kadın düşmanı, insanlık düşmanı olan ve Ortadoğu’ya büyük bir felaket yaymak isteyen IŞİD’in yanında olunduğunun da ifadesidir.

“KARARLARI TANIMIYORUZ”

Kürtler için ve Kürdün hakkını dert edinen, bunu mücadelelerine yansıtan sosyalistler ve demokratlar için ayrı hukukun, düşman hukukunun son göstergesi olan Kobani kumpas davasının kararlarını tanımadığımızı, tanımayacağımızı; Kürtler ve halklarımız nezdinde açıklanan bu hükümlerin yok sayıldığını, hukuk ve yargı tarihine sürülen bu büyük kara lekenin bu kararı verdirenler ve verenlerin boyunlarında asılı kalacağını; çetelerin, mafyaların, güpegündüz kent meydanlarında çakarlı araçlarla serbest dolaştığı, serbest bırakıldığı bir süreçte; Kürtleri asit kuyularında katleden, binlerce faili meçhul cinayet işleyen Jitem davalarının aklandığı bir süreçte, İstiklal Mahkemeleri vb. mahkeme kararları gibi tarih önünde mahkum olacağını yineleyelim.

“VİCDANLARDA BERAAT ETMİŞLERDİR”

Şunu bir kez daha söylüyoruz; faşizme asla geçit vermeyeceğiz. Faşizme karşı daha çok omuz omuza olmanın, daha çok dayanışmanın olması gerektiği bir zaman dilimindeyiz. Selahattinler, Figenler, Bülent Parmaksızlar, Günay Kubilaylar, Alp Altınörsler, Ali Ürkütler, yani Kobani kumpas davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız, Kürtlerin, Türklerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve bu topraklardaki tüm ötekileştirilenlerin gönüllerinde ve vicdanlarında beraat etmişlerdir, özgürlerdir. Onları ortak mücadelemizle fiziken de özgürleştireceğimiz günler çok uzak değildir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-ankara-il-orgutu-kobani-davasi-kararlarini-protesto-etti/feed/ 0 Gültan Kışanak, Diyarbakır’a döndü https://www.haber60.com.tr/gultan-kisanak-diyarbakira-dondu/ https://www.haber60.com.tr/gultan-kisanak-diyarbakira-dondu/#respond Fri, 17 May 2024 22:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32246 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – Kobani Davası’nda 12 yıl hapis cezası alan ancak tutuklulukta geçen süresi dikkate alınarak dün tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, bugün Diyarbakır’a geldi. Kışanak, “Dünkü karar bizim için anlamlı bir karar değildi. Ne hukuki olarak, ne insani olarak, ne vicdani olarak ne de bu ülkenin hakikati gibi zerre kadar geçerli karar değil.Yüreğimiz buruk ama umudumuz her zamankinden daha güçlü” dedi.

Kobani Davası’nda 12 yıl hapis cezası alan ancak tutuklulukta geçen süresi dikkate alınarak dün tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, bugün Diyarbakır’a geldi. Kışanak, Kobani Davası’nda 10 yıl hapis cezası alan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük ile birlikte DEM Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.

Partililer tarafından coşku bir şekilde karşılaşan Kışanak, Kobani Davası’nda alınan kararlarının bir anlamı olmadığını söyledi. Kışanak, cezaevinde bulunan tüm tutsaklar özgür kalana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Kışanak, “Cezaevinde bulunan bütün tutsaklarla birlikte gelmek isterdik. Biz biliyoruz ki, cezaevinin kapısı tamamen açılmayana kadar biz de özgür değiliz. Bugün burada sizlerle buluşmak, toprağımızla buluşmak, tabii ki onur verici. Bu, sizlerin dışarıda, siyasi tutsakların da içeride verdiği onun bir mücadelenin sonucudur. Ama yüreğimiz buruk. Yoldaşlarımız bir kumpas davasında haksız, hukuksuz, bir kararla karşı karşıya kaldı. Kobani aslında bir insanlık davasıydı, bir vicdan davasıydı. O zaman herkes, Kobani’de insanlığa, vicdana, onura sahip çıktı. Sonrasında bir kumpas davasıyla siyasi operasyonlar yapıldı. Dünkü karar bizim için anlamlı bir karar değildi. Ne hukuki olarak, ne insani olarak, ne vicdani olarak ne de bu ülkenin hakikati gibi zerre kadar geçerli karar değil. Biz biliyoruz ki, oradaki arkadaşlarımızın her biri halklarımızın barışı için, özgürlüğü, demokrasi için yaşadılar. Bunun için nefes aldılar. Bugün de cezaevlerinde aynı direnişi sürdürüyorlar. Hep beraber mücadele edeceğiz. Bu haksızlığın sona ereceği, Selahattin ve Figen başkanın, cezaevinde bulunan bütün siyasi tutsak arkadaşlarımızın halkıyla, toprağıyla, ailesiyle buluştuğu özgür günleri beraber karşılayacağız. Bu umutlu sizleri selamlamak istiyorum. Evet, yüreğimiz buruk ama umudumuz her zamankinden daha güçlü” dedi.

‘KÜRT HALKININ ÖZGÜR GELECEĞİ İÇİN MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEK’

Kışanak’ın ardından söz alan Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk Kobani Davası’nı siyasi bir dava olarak gördüklerini belirterek, şunları söyledi:

“Uzun süreden beri Kürt halkı siyasi bir soykırımla karşı karşıya. Kobani kumpas davası, Kürt halkını sindirmeye, susturmaya, Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik bir siyasi dava olarak karşımızda duruyor. Biliyoruz ki geçmişten bugüne kadar Kürt halkının kazanımlarını yok etmek için adeta ırkçı, milliyetçi, bir anlayışla karşı karşıyayız. Şunu bilmenizi istiyoruz, ne yaparlarsa yapsınlar, bu halk asla başını eğmeyecek. Özgürlüğü için, demokratik geleceği için, Kürt halkının özgür geleceği için mücadeleyi sürdürecek. Yüreğimiz buruk. Çünkü yoldaşlarımız halen içeride. Ama biz özgür ve demokratik gelecek için bugün dünden daha fazla örgütlü ve inançlı bir şekilde mücadele edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/gultan-kisanak-diyarbakira-dondu/feed/ 0 Kobani Davası’nda Verilen Cezalar Protesto Edildi https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi-2/ https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi-2/#respond Fri, 17 May 2024 00:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32124 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- Kobani Davası’nda verilen cezalar İzmir’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyeleri tarafından protesto edildi. DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Mehmet Kuruş, İl Başkanlığı binası önünde yaptığı açıklamada, verilen kararların siyasi olduğunu ifade ederek, “Demokratik siyasetten asla uzaklaşmayacağız. Demokrasi siyaseti sokaklarda, meydanlarda Türkiye’nin bütün halkları, bütün ezilenleri adına yüksek sesle ifade etmeye devam edeceğiz” dedi.

Kobani Davası’nda kararın açıklanmasının ardından DEM partililer verilen cezaları protesto etmek için İl Başkanlığı önünde toplandı. Polis, İl Başkanlığı önünde geniş güvenlik önlemleri aldı. DEM Parti İzmir İl Eş Başkanı Mehmet Kuruş yaptığı açıklamada, “Kamuoyunda Kobani Kumpas Davası olarak biliniyor bu dava. Esasen HDP MYK üyesi Kürt siyasetçilerin ve sosyalist arkadaşlarımızın yargılandığı bir davadır. Bir bütün olarak Kürt siyaseti ve HDP siyaseti yargılanıyor. HDP’li siyasetçiler yargılanıyor. Aslında bir dönemin çözüm ve barış siyaseti yargılanmak isteniyor. Kürt halkının statüsü eşit egemen yurttaşlıktan uzaklaştırılmak isteniyor. Bu davada olup bitenler doğruları bilmek isteyenler için yakın dönemin her yönüyle tanıklığıdır” diye konuştu.

“IŞİD VAHŞETİNİ DURDURMAYA ÇALIŞAN HDP’LİLER YARGILANMIŞTIR”

Kuruş açıklamasında şunları söyledi:

“Sayın Demirtaş’ın, Sayın Yüksekdağ’ın, Sayın Kışanak’ın Sayın Tuncel’in, Sayın Akat’ın ve diğer birçok arkadaşımızın savunmalarında ifade ettikleri yakın döneme tanıklık eden şeyler. Bu davayla ilgili olarak daha önce partimizin açıkladığı raporlar ve açıklamalar var. Gerçekler orada yazılmıştır. Gerçekleri görmek isteyen arkadaşlarımızın savunmalarına baksınlar. Düzmece davalar ile emek ve özgürlük mücadelesini durduramazsınız. 6-7 Ekim 2014’te neler oldu? DAEŞ Kobani sınırlarına dayanmıştı. Kobani halkı yardım istiyordu. O zaman Türkiye’yle yakın ilişki içinde olan PYD de yardım istiyordu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri 6 Ekim’de tüm dünyada Kobani ile Dayanışma diye çağrı yaptı. Aynı Bir gün Türkiye’de HDP MYK’sı da sosyal medya hesaplarından dayanışmayla ilgili olarak demokratik gösteri hakkının kullanılmalarını istedi. HDP ve insan haklarından yana kurumlar vahşetin durdurulması için çağrı yaparken IŞİD’in saldırılarını müjdeler gibi duyuran ve ardından sokakta şiddet ve saldırıların büyümesine zemin hazırlayan siyasi iktidarın tam da kendisidir. Yargılanması gerekenler vahşeti yapanlar neden olanlar olması gerekirken IŞİD vahşetini durdurmaya çalışan HDP’liler yargılanmıştır.

“KOBANİ KUMPAS DAVASI HÜKÜMSÜZDÜR”

Bu topraklara demokrasi ve barışın gelmesi için ortak mücadele yürütenlerin kumpasla 8 yıldır tutsak edilmesinin anatomisi olan Kobani Kumpas Davası’nda verilen siyasi bir karardır. Bu temelde Türkiye kamuoyunun tamamını ilgilendiren bu siyasi kumpası boşa çıkarmak ve eşitlik, özgürlük, emek mücadelesinden yana, güçlü bir tavır almak, tüm emek ve demokrasi güçlerinin görevidir. Haksız, hukuksuz tüm davalar gibi Kobani Kumpas Davası da hükümsüzdür. Tüm yargılananlar hemen serbest bırakılmalı. Bu yanlıştan dönülmeli, dava tüm sonuçları ile bozulmalıdır. Dosta, düşman da bilsin ki bedelini ödeyerek kazandığımız demokratik haklarımızı sonuna kadar savunacağız. Baskılarınız, cezalarınız bizi yıldıramaz. Bu temelde son olarak şunu söyleyebiliriz. Demokratik siyasetten asla uzaklaşmayacağız. Demokraktik siyaseti sokaklarda, meydanlarda Türkiye’nin bütün halkları, bütün ezilenleri adına yüksek sesle ifade etmeye devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi-2/feed/ 0 Kobani Davası’nda Verilen Cezalar Protesto Edildi https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi/ https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi/#respond Fri, 17 May 2024 00:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32114 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: ONUR BİNGÖL

(ANKARA) – DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Kobani Davası’nda verilen cezalarla ilgili ANKA’ya değerlendirmelerde bulundu. Bozan kararın “mahkemeler” değil “sarayda” yazıldığını iddia ederek, “Bu karar sarayın kararıdır. Erdoğan, bugün Kobani kumpas davasında karar verirken bir tercihte bulunmak zorundaydı. Neydi? ya ‘demokratik siyaset’ diyecekti ya da ‘IŞİD çeteleri’ diyecekti. Verilen karar ile AKP ve Erdoğan tercihini yaptı. Tercihini, IŞİD çetelerinden, İŞID barbarlığından yana yaptı” dedi.

Kobani Davası’nın 83’üncü duruşmasında karar açıklandı. Selahattin Demirtaş’a ağırlaştırılmış müebbet cezasından indirim yapılarak 42, Figen Yüksekdağ’a ise 30 yıl hapis cezası verildi. Ahmet Türk’e 10 yıl hapis cezası verilirken, Altan Tan, Ayhan Bilgen, Aysel Tuğluk ve Bircan Yorulmaz hakkında beraate hükmedildi. Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel’in 12’şer yıl hapis cezası ile birlikte tahliye edilmeleri yönünde karar çıktı. Sırrı Süreyya Önder de beraat etti.

Kobani Davası’nda ilişkin açıklanan kararlar, DEM Partili milletvekilleri tarafından TBMM Genel Kurulu’nda protesto edildi. Kobani Davası’nın milletvekili seçilmeden önce avukatlığını da üstelenen DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

Kararı “siyasi” olarak değerlendiren Bozan, “Davanın ilk aşamasından, geldiğimiz noktaya baktığımızda Erdoğan’ın açıklamaları, Bahçeli’nin açıklamaları, dönemin İçişleri Bakanının açıklamalarında politik yargılama kısmı daha net ortaya çıkıyordu. Kobani yargılamasıyla AKP ve Erdoğan kinini, nefretini ortaya koydu” diye konuştu.

Bozan, “Kobani’de ölümler Erdoğan’ın açıklamasından sonra başladı. Erdoğan 7 Ekim’de ‘Kobani düşüyor, düştü’ demişti. Bundan kaynaklı Kobani Davası’ndan yargılanması gereken birinci kişi Erdoğan’ın ta kendisidir. Biz şunu biliyorduk, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi her ne kadar hükmü açıklayan mahkeme de olsa bu karar mahkeme tarafından yazılmadı. Bu karar sarayda yazıldı. Bu karar sarayın kararıdır. Erdoğan, bugün Kobani kumpas davasında karar verirken bir tercihte bulunmak zorundaydı. Neydi? ya ‘demokratik siyaset’ diyecekti ya da ‘IŞİD çeteleri’ diyecekti. Verilen karar ile AKP ve Erdoğan tercihini yaptı. Tercihini, IŞİD çetelerinden, İŞID barbarlığından yana yaptı” dedi.

“BU KARAR AK PARTİ’NİN KÜRT MESELESİNE BAKIŞ AÇISINI ORTAYA KOYDU”

Yeni anayasa tartışmaları, normalleşme süreçlerine ilişkin iktidarın söylemleri ve adımlarını da değerlendiren Bozan şöyle devam etti:

“Gerçekten bir normalleşme olsaydı, bugün Kobani davalarında beraat kararlarının verilmesi gerekiyordu. Bir yandan yeni bir anayasa tartışması yaratıp diğer yandan Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan bir hüküm açıklandı bugün. Mevcut anayasayı tanımıyorsun, öte yandan diyorsun ki ‘Ben yeni bir anayasa yapacağım’ ne kadar samimi. Bugün açıklanan karar 18 tutuklu siyasetçi ile ilgili açıklanan bir karar değil, bugünden sonra AKP ve Erdoğan’ın Türkiye’de siyasete bakış açısı nedir, Türkiye’de Kürt meselesine bakış açısı nedir açık şekilde ortaya koydu. Geldiğimiz aşama ne bir normalleşme ne bir yumuşamadır.”

“YARGIYI PARSELLEDİLER, TAM DA O ORTAMDA VERİLEN KARAR”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na Muhsin Şentürk’ün atandığını da hatırlatan Bozan, “İçinden geçtiğimiz süreçte yüksek yargıda kimi atamalar yapıldı, kimi seçimler yapıldı. Buradaki mesele şu, AKP ve Erdoğan 22 yıldır bu ülkeyi parselledi. Geçtiğimiz birkaç gün içerisinde yüksek yargıyı parsellediler. Yüksek yargıyı parsel parsel paylaştılar. Küçük ortakları MHP ile paylaştılar, cemaatlerle paylaştılar. Tam da böyle bir yargı mekanizmasının içerisinde verilen karar” ifadelerini kullandı.

“AHMET TÜRK’ÜN BELEDİYE BAŞKANLIĞI SÜRECİNİ ETKİLEMEYECEK”

Bozan, Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’e verilen 10 yıl hapis cezasına ilişkin de “belediye başkanlığı sürecini etkilemeyecek. Bir istinaf ve Yargıtay süreci olacak” değerlendirmesini yaptı.

]]> https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-verilen-cezalar-protesto-edildi/feed/ 0 DEM Parti Van İl Başkanı: Kobani Davası Hukuk Dışı Bir Siyasi Davadır https://www.haber60.com.tr/dem-parti-van-il-baskani-kobani-davasi-hukuk-disi-bir-siyasi-davadir/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-van-il-baskani-kobani-davasi-hukuk-disi-bir-siyasi-davadir/#respond Thu, 16 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32055

(VAN)- DEM Parti Van İl Başkanı Gülşen Kurt, Kobani davasına ilişkin, “AYM ve AİHM kararları ortada iken bu hukuksuzluk 8 yıldır sürüyor. Hukuki delillerle ispatlanamayan iddialar hukuk dışı delillerle ispatlanmaya çalışılmıştır. Arkadaşlarımız 8 yıldır  hukuk dışı bir şekilde tutukludur. Bu dava her yönüyle hukuk dışı siyasi bir davadır” dedi.

DEM Parti Van İl Başkanlığı, bugün karar duruşması görülen Kobani davasıyla ilgili basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Gülşen Kurt, şunları söyledi:

“2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerin iştirakiyle inançlara, toplumlara ve halklara düşman bir örgüt olan IŞİD örgütünü açığa çıkarmıştır. Bu örgüt hiçbir ayrım gözetmeksizin her yaşta insanlara, kadınlara, çocuklara, sağlık görevlilerine işkence, eziyet ve ölüm getiren bir eğilimle Ortadoğu’ya karanlık taşımak istemiştir. Bu örgütün hangi ülkeler ve iktidarlarca kimlere karşı desteklendiği sır olarak kalmamış gerçekler gün gibi açığa çıkmıştır. Suriye rejimini devirmek için herkesle işbirliği yapanlar elleriyle bir canavarı açığa çıkarmıştır. Başta Kürt halkı olmak üzere bölgede yaşayan Müslümanlara, Ezidilere, Ermenilere, Türkmenlere, Araplara ve diğer tüm halklara saldıran bu vahşet Ortadoğu’da şiddet ve terörün nasıl finanse edildiğini ve gerçek anlamda ne olduğunu tüm dünya halklarına göstermiştir. Tüm bu vahşetle, Kobani’yi de işgal ve talan etmek isteyen bu zihniyete karşı başta Kürt halkı olmak üzere bölge ve dünya halkları teyakkuza kalkmış, büyük bedel vererek bu işgal ve karanlık operasyonu engellemiştir. Bugün buradan bir kere daha IŞİD karşısında bedeni ve emeği ile direnen, yaşamını yitiren tüm canlarımızı bir kere daha saygı ve minnetle anıyoruz.

“BİRÇOK HUKUK DIŞI DURUM YAŞANDI”

IŞİD’in Kobani işgal girişimi devam ederken 6-8 Ekim 2014 tarihinde ülke genelinde bu işgal girişimine karşı halkımız demokratik tepkisini göstermek ve dünyaya, bu ülkenin iktidarına sesini duyurmak istemiştir. Tüm bu yaşananlar ortada iken Mayıs 2016’da sadece Kürt milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak üzere  Anayasa’ya aykırı da olsa anayasa değişikliğine ‘evet’ denilmiştir. Kürt siyasetinin demokratik çizgisini ve halkımızın seçilmiş iradesini temsil eden 12 milletvekilimiz 4 Kasım 2016’da, OHAL koşullarında, evleri basılarak hukuksuzca tutuklanmıştır. AYM ve AİHM kararları ortada iken bu hukuksuzluk 8 yıldır sürüyor. Bu süreçte hukuksuz yargılamalar, mahkeme savcı ve hakimlerinin değişmesi, ilgisiz kişilerin müdafi olması, şiddet ve cinayet faillerinin yargılanmaması ve hatta ifadeye bile çağrılmaması, delillerin hukuki olarak incelenmemesi, mahkemelere siyasi müdahalelerin yapılması gibi birçok hukuk dışı durum yaşanmıştır. Hukuki delillerle ispatlanamayan iddialar hukuk dışı delillerle ispatlanmaya çalışılmıştır. Arkadaşlarımız 8 yıldır  hukuk dışı bir şekilde tutukludur. Bu dava her yönüyle hukuk dışı siyasi bir davadır.

“EVRENSEL HUKUK İLKELERİNE UYMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

Milletvekillerimiz, parti üyelerimiz toplumsal barış çağrısı yapmıştır. Bugün de biz bu çağrıyı yineliyoruz. Kürt meselesinde onurlu bir barışın sağlanması, Türkiye’de ve Ortadoğu’da Kürt meselesinin çözümü evrensel hukuk ilkeleri ile demokratik bir müzakere ile ve çözümün muhataplarına saygı ile mümkündür. Kobani davasında haksız hukuksuz kararların çıkması çözümsüzlükte ısrar etmek olacaktır. Türkiye halkları, geçen yüzyılı bu çözümsüzlükle kaybetmiştir. Sonuç olarak Kobani kumpas davası Türkiye hukuk tarihine bir kara leke olarak geçmiştir. Hukuka deli gömleği olarak giydirilmek istenen bu yaklaşım derhal son bulmalıdır. Bugün karar vermesi beklenen Kobani mahkemesini hukuka ve evrensel hukuk ilkelerine uymaya davet ediyoruz. Tüm arkadaşlarımız  demokratik siyasal bir mücadelenin içinde yaşamlarını geçirmişlerdir. Hepsi birer barış emekçisidir. Tümü gecikmeksizin serbest bırakılmalıdır. Aksi yönde bir karar barışa ve demokrasiye saldırı niteliğinde olacaktır. Hukuk dışı bir hüküm halkımızın iradesine yönelik bir darbe niteliğinde görülecektir. Tüm halkımızın, yapılarımızın, demokratik kitle örgütlerinin, aydınların bu hukuksuzluğa dur demesi için herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-van-il-baskani-kobani-davasi-hukuk-disi-bir-siyasi-davadir/feed/ 0
Kobani davasında karar duruşması: Selahattin Demirtaş’ın da yargılandığı davayla ilgili neler biliniyor? https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-karar-durusmasi-selahattin-demirtasin-da-yargilandigi-davayla-ilgili-neler-biliniyor/ https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-karar-durusmasi-selahattin-demirtasin-da-yargilandigi-davayla-ilgili-neler-biliniyor/#respond Thu, 16 May 2024 00:18:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31961 Kamuoyunda “Kobani” veya “6-8 Ekim olayları” olarak bilinen, 2014 yılında yaşanan protesto ve şiddet olaylarıyla ilgili davanın yeni duruşması Perşembe günü görülecek. Bu duruşmanın davanın karar duruşması olması bekleniyor.

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, dava kapsamında tutuklu yargılanan sanıklar arasında yer alıyor.

Sanık avukatları, hukuki süreci “kumpas davası” olarak tarif ediyor ve beraat talep ediyor.

Kobani (6-8 Ekim olayları) davasının içeriğini ve dava kapsamında bugüne kadar neler yaşandığını inceledik.

Kobani olayları nedir?

Davaya konu olan Kobani olayları, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün, Eylül 2014’te Kobani’ye karşı bir saldırı başlatmasını takiben Türkiye’de yaşanan protesto ve şiddet olaylarını kapsıyor.

Arapça adıyla Ayn-el Arab, Kürtçe adıyla Kobani, Suriye’nin kuzeybatısında yer alan, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine komşu bir kasaba.

Halep Vilayeti’ne bağlı kasabanın kontrolü, Suriye’de 2011 yılında iç savaşın başlamasından kısa süre sonra Demokratik Birlik Partisi’ne (PYD) geçti.

IŞİD, Eylül 2014’te Kobani’ye karşı kapsamlı bir harekât başlattı.

Türkiye’de bu dönemde, kamuoyunda “çözüm süreci” olarak bilinen süreç devam ediyordu.

IŞİD, Ekim ayında kasabanın çevresinden merkezine doğru ciddi bir ilerleme kaydetmeye başladı.

Bu süreçte, Türkiye’nin farklı kentlerinde “Kobani’ye destek” eylemleri yapıldı.

HDP yetkilileri, krizin başından itibaren Türk yetkilerle çeşitli görüşmelerde bulundu.

HDP’lilerin en önemli taleplerinden biri, Suriye’nin kuzeyindeki diğer bölgeler ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) üzerinden gelecek askeri yardımın ulaşması için Türkiye toprakları üzerinden Kobani’ye bir koridor açılmasıydı.

6 Ekim’de HDP Genel Merkezi, Kobani’yle ilgili olarak Twitter üzerinden sokak protestosu çağrısı yaptı.

Bunun ardından önemli bir bölümü Doğu ve Güneydoğu kentlerinde olmak üzere Türkiye çapında kitlesel sokak eylemleri başladı.

Bu arada Batılı ülkelerin Kobani’ye hava operasyonu da gündemdeydi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Ekim’de Gaziantep’te yaptığı konuşmada, Batılı ülkelere seslenerek IŞİD’e karşı mücadelenin havadan bombardımanla çözülemeyeceğini söyledi.

Erdoğan, “Yerde, kara harekâtı ifa edenlerle işbirliği kurulmadıkça hava harekâtıyla bu iş bitmez. İşte aylar geçti, herhangi bir netice yok. Şu anda Ayn-el Arab da, diğer adıyla Kobani de, buyrun, düştü düşüyor” dedi.

Bu açıklama HDP’den tepki gördü.

8 Ekim’e gelindiğinde gösterilerde şiddet olayları arttı.

Olaylarda hem güvenlik güçleriyle göstericiler hem de bazı yerlerde göstericilerle onlara karşı çıkanlar arasında çatışmalar yaşandı.

Güvenlik güçleri yer yer gerçek mermi de kullanarak müdahale etti; göstericiler ise taş, sopa, molotof kokteyli ve havai fişek kullandı.

Bazı kentlerde eylemcilerle Hür Dava Partisi (Hüda-Par) yanlıları arasında gerilim ve şiddet olayları yaşandı.

Selahattin Demirtaş, 9 Ekim’de Diyarbakır’da bir basın açıklaması yaptı ve protestoları savunurken şiddet olaylarını eleştirdi.

Bunların durması çağrısını yaptı ve tutuklu PKK lideri Abdullah Öcalan’ın da kendilerine ulaşan mektubunda bunu savunduğunu söyledi.

9 Ekim’de olaylar sona erdi.

Resmi açıklamalara göre 35 il ve 96 ilçede yaşanan olaylarda 37 kişi yaşamını yitirdi, 326’sı güvenlik görevlisi 761 kişi de yaralandı.

Bu açıklamalarda, olaylarda 197 okulun yakıldığı, 269 kamu binasının tahrip edildiği, 1731 ev ve iş yerinin yağmalandığı, 1230 aracın da zarar gördüğü belirtildi.

İktidar, ilerleyen yıllarda ölümlerle ilgili olarak sokak eylemi çağrısı yapan HDP’yi suçlayacaktı.

Kobani davası nasıl başladı ve ilerledi?

Olaylar üzerinden HDP ile hükümet arasında gerilim yaşanmasına karşın “çözüm süreci” devam etti.

Türkiye, 20 Ekim 2014’te IKBY’ye bağlı Peşmerge güçlerinin destek amacıyla Türkiye üzerinden Kobani’ye geçmesine izin verdi.

28 Şubat 2015’te HDP heyeti ile hükümet yetkilileri, İstanbul Dolmabahçe’deki Başbakanlık ofisinde yaptıkları görüşmenin ardından kamuoyuyla 10 maddelik bir deklarasyon paylaştı.

Ancak 2015 yaz aylarında “süreç” sona erecekti.

Kobani olaylarıyla ilgili ilk soruşturma 2014 yılında başlatıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, olaylarla ilgili soruşturması kapsamında 2 Ekim’de 17 HDP’li siyasetçi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında, o dönem gözaltına alındıktan sonra görevinden istifa eden eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen de vardı.

Savcılığın hazırladığı iddianame, 7 Ocak 2021’de Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Dava kapsamında bugüne kadar 30’u aşkın duruşma yapıldı.

Duruşmalar, Ankara’daki Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü’nde gerçekleştirildi.

Suçlamalar neler?

Dava dosyası 3 bin 530 sayfalık bir iddianame ile 324 klasör delil ve eklerinden oluşuyor.

Sanıkların 29 ayrı suçlamayla 38’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 19 bin 680’er yıl hapsi isteniyor.

“Adam öldürme”, “yağma”, “kamu görevlisini silahla yaralama”, “bayrak yakma”, “devletin birliğini, ülkenin bütünlüğünü bozma” yöneltilen suçlamalardan bazıları.

Demirtaş’ın durumu ne?

Selahattin Demirtaş hakkında, çeşitli tarihlerdeki farklı konuşmalarıyla ilgili 122 adet fezleke hazırlandı, bunlardan 31’i bir ana dava dosyasında toplandı ve Demirtaş bu dosya kapsamında, 4 Kasım 2016 tarihinde tutuklandı.

Demirtaş’ın konuşmalarıyla ilgili çeşitli suçlamalarla açılan çeşitli davaların bir kısmı düştü veya beraatle sonuçlandı, bir kısmı ise birleştirildi ve halen devam ediyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 20 Kasım 2018’de Demirtaş’ın siyasi nedenlerle tutuklu olduğuna karar verdi ve kendisinin derhal serbest bırakılması gerektiğini açıkladı.

Bir gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AİHM’nin kararı bizi bağlamaz” açıklamasını yaptı.

7 Aralık 2018’de ise ana dava dışında Demirtaş’a bir konuşması nedeniyle verilen 4 yıl 8 aylık hapis cezası, İstanbul’daki bir mahkeme tarafından onanarak kesinleşti.

Demirtaş, ana dava dosyasından tutukluyken bu dosyadan ise hükümlü hale geldi.

AİHM kararı, tarafların itirazı üzerine AİHM Büyük Dairesi’ne taşındı ve Büyük Daire 18 Eylül 2019 tarihinde Strasbourg’da duruşma yapmaya karar verdi.

2 Eylül 2019’da, Ankara’da, ana davanın görüldüğü duruşmada, Demirtaş hakkında tahliye kararı verildi.

18 Eylül’de Strasbourg’daki duruşmada Türkiye, Demirtaş’ın “bir başka suçtan hükümlü olduğunu” savundu.

Bunun üzerine avukatları, Demirtaş’ın hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu bu aşamada, tutuklu kaldığı sürenin, hükümlü olduğu ceza süresinden mahsup edilmesi için başvuru yaptı.

20 Eylül 2019 tarihinde Demirtaş, Kobani olaylarıyla ilgili soruşturma dosyasından tutuklandı.

Bu dönemde mahsup talebi kabul edildi, Demirtaş’ın hükümlülüğü ortadan kalktı ve tahliye edildi ancak bu kez Kobani soruşturması nedeniyle tutuklanmış olduğu için cezaevinde kalmaya devam etti.

Demirtaş savunmasında ne dedi?

Demirtaş, dava kapsamında ilk savunmasını 25 Aralık 2023’te yaptı.

Eski HDP lideri savunmasında, “Hakkımda somut tek bir delil yok, bu bir siyasi intikam davasıdır, hukuken tutuklanmadık, hepimiz siyasi rehineleriz” diye konuştu.

Davanın hukuken savunulacak bir tarafı olmadığını da öne süren Demirtaş, dava dosyasını “çöp” diye niteledi.

Demirtaş, “mahkemeden çıkacak kararın halkın vicdanında yok hükmünde olduğunu” söyledi.

17 Nisan’daki son duruşmada ise Demirtaş, “Herhangi bir söz talebim yok. Bütün arkadaşlarımın özgürlüğünü talep ediyorum” sözlerini sarfetti.

Figen Yüksekdağ ise 20 Aralık’taki savunmasında, “siyasi iktidarın yaklaşan seçimler öncesinde düşman yaratmak, toplumu kutuplaştırmak ve bir konsolidasyon yaratmak istediğini, tutuklanmalarının arkasında böyle bir siyasi amaç olduğunu” söyledi.

Demirtaş dışındaki sanıklar kimler?

Kobani davası kapsamında 18’i tutuklu olmak üzere toplam 108 kişi yargılanıyor.

Sanıklar arasında; Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Ayhan Bilgen, Ayla Akat Ata gibi siyasetçiler de yer alıyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden Emekli Prof. Dr. Beyza Üstün de sanıklar arasında bulunuyor. Dava kapsamında bir süre tutuklu kalan Üstün, tutuksuz yargılanıyor.

Yargılananlar arasında ayrıca, Murat Karayılan ve Cemil Bayık gibi KCK yöneticileri ile PYD Sözcüsü Salih Müslim de bulunuyor.

Davada 2 bin 676 kişi ve kurum ise müşteki (Şikayetçi) olarak bulunuyor.

Avukatlar ne diyor?

Savunma avukatları hukuki sürecin bir “kumpas davası” olduğunu savunuyor.

Davada birçok hukuksuzluğun yaşandığını öne süren avukatlar, yayımladıkları ortak açıklamada verilecek kararın “siyasi bir karar olacağını” öne sürdü.

BBC Türkçe’ye konuşan, Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman, “Beklentimiz sekiz yıllık bu yargı tacizinin ortadan kalkmasıdır. AİHM ihlal kararını verdiği zaman Sayın Demirtaş’ın siyasi saiklerle tutuklandığını söylemişti. Dolayısıyla eğer bugün itibariyle yargı uluslararası hukuk tarafından yapılan tespitleri dikkate alacak ise beraat kararı vermesi gerekiyor” dedi.

Karaman, Demirtaş hakkında devam eden başka davalar olmakla birlikte tutuklu yargılandığı tek davanın Kobani davası olduğunu, dolayısıyla olası bir beraat kararının sonucunun Demirtaş’ın serbest kalması olacağını söylüyor.

Duruşmanın TSİ 10.00’da başlaması bekleniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kobani-davasinda-karar-durusmasi-selahattin-demirtasin-da-yargilandigi-davayla-ilgili-neler-biliniyor/feed/ 0