Kktc – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:36:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a Su Temini Projesi ile Su Sorunu Çözülüyor https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-kuzey-kibrisa-su-temini-projesi-ile-su-sorunu-cozuluyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-kuzey-kibrisa-su-temini-projesi-ile-su-sorunu-cozuluyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:36:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42672 Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a sağlanan su temini, bölge halkının ihtiyaçlarının giderilmesine destek oluyor. Aynı zamanda adada süren sondaj çalışmaları kapsamında yeni kaynaklara erişiliyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) uzun vadeli su ihtiyacını gidermek amacıyla 2015’te hayata geçirilen “Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi” kapsamında Kıbrıs halkının suya erişimi kolaylaştırıldı. Adadaki vatandaşlar bölgenin suya erişiminin öncelerde kısıtlı olduğunu, ancak Türkiye sayesinde su sorununun büyük ölçüde üstesinden gelindiğini anlattı.

“Türkiye’nin Kıbrıs’a su temini Barış Harekatı’ndan sonraki en büyük iyilik oldu”

KKTC’nin şebeke suyu ihtiyacına Türkiye’den de destek veriliyordu. KKTC vatandaşları Türkiye’den temin edilen suyun problemin çözülmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor. Ahmet Ulubay isimli vatandaş KKTC’de yaşanan su sorununa ilişkin konuştu. Ulubay, “Uzun yıllar şebeke suyu kullandık. KKTC’de nüfusun artması, kaynakların yetersiz kalmasıyla su sorunu ortaya çıktı. Şebekelerden sarı renkte sular akmaya başlamıştı. Türkiye’nin KKTC’ye su temini, 1974 Kıbrıs Harekatı’ndan sonraki en önemli iyiliği oldu” dedi.

“Türkiye’nin yardımını takdir ediyoruz”

Ulubay, “Türkiye’nin Kıbrıs’a bu şekilde yardımda bulunmasını takdir ediyoruz. Kıbrıs’ta bulunan kaynaklar ihtiyacımızın küçük bir kısmını karşılayacak. Kaynak bulunması önemli bir durum. Kıbrıs’ın daha fazla kaynaklara ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

Su temin projesi 2015 yılında hayata geçirilmişti

“Türkiye’den KKTC’ye Su Temini Projesi” kapsamında Mersin’deki Alaköprü Barajı’ndan alınan su askılı boru sistemiyle Girne’deki Geçitköy Barajı’na aktarılıyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı yapılan ve “asrın projesi” olarak nitelendirilen proje, 17 Ekim 2015’te adanın uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması için hayata geçirilmişti. KKTC tarafından hali hazırda ihtiyacın karşılanmasına yönelik kaynak arama çalışmaları da sürdürülüyor.

Yeni su kaynakları bulunuyor

Öte yandan KKTC şebeke suyu sorununu çözmeye yönelik çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Bu kapsamda KKTC Başbakan Yardımcılığı, KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, KKTC Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Beşparmak Dağları’nın Çatalköy eteklerinde su kaynağı keşfedildi. Keşfedilen su kaynağının KKTC tarihinde keşfedilmiş en zengin su kaynağı olduğu bildirildi.

Saatte 80 ton kapasitede su kaynağına erişildi

KKTC makamlarının bir aydır kesintisiz arama çalışmaları sonucu bulunan kaynak bölgenin ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılayacak. Keşfedilen su kaynağı saatte 80 ton su kapasitesine sahip. KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu keşfedilen su kaynağı ile ilgili bilgi verdi. Ataoğlu, 7 yıldan sonra, Jeoloji ve Maden Dairesi’nin kendi imkanları ile gerçekleştirdiği ve sonucunda saatte 80 tona kadar çıkabilecek kapasitede bir su kaynağına ulaşıldığını, bunun da KKTC tarihinde keşfedilmiş en zengin su kaynağı olduğunu belirtti.

Ataoğlu, 168 metre derinliğinde ve saatte 80 ton su kapasitesine sahip su kaynağı ile Çatalköy ve civar köylerin büyük oranda rahatlayacağını belirterek, bir sonraki adımın da Lapta bölgesi olduğunu, burada da çalışmaların başlatıldığını, hedeflerinin Lapta bölgesinde de benzer bir kaynağa ulaşılması olduğunu ifade etti. Ataoğlu, keşfedilen suyun tahlil sonuçlarının hızla yapılarak kamuoyu ile paylaşılacağını da söyledi. – LEFKOŞA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyeden-kuzey-kibrisa-su-temini-projesi-ile-su-sorunu-cozuluyor/feed/ 0
Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Şubesi, Barış Harekatı’nın 50. Yılı Dolayısıyla Resepsiyon Düzenledi https://www.haber60.com.tr/kibris-turk-kultur-dernegi-istanbul-subesi-baris-harekatinin-50-yili-dolayisiyla-resepsiyon-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/kibris-turk-kultur-dernegi-istanbul-subesi-baris-harekatinin-50-yili-dolayisiyla-resepsiyon-duzenledi/#respond Fri, 26 Jul 2024 07:12:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42260 Kıbrıs Türk Kültür Derneği (KTKD) İstanbul Şubesi tarafından KKTC İstanbul Başkonsolosluğu himayelerinde Barış Harekatı’nın 50. yılı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.

Artistanbul Feshane’de yer alan resepsiyona, İstanbul’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar da katıldı.

Etkinlikte ayrıca, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Ali Sivri, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gaziler, şehit aileleri ve çok sayıda davetli yer aldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, resepsiyonda yaptığı konuşmada, 50 yıl önce 20 Temmuz tarihinde Kıbrıs Türk halkının etnik temizlik ve soykırımdan geçmesinin arifesinde, Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanarak Harekat gerçekleştirdiğini kaydederek, “Mücahitlerimiz bir destan yazdı. Bu destan sayesinde bugün Kıbrıs’ta barış, huzur ve güvenlik var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, güzel ada Kıbrıs’ta gelecek nesillerin de huzur ve güvenlik içinde yaşayabilmesi için egemen eşitlik temelinde bir anlaşmanın vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Bunun yanında, adada askerin caydırıcı gücünün yaşamsal bir öneme sahip olduğunu söyleyen Tatar, bugün Gazze’de yaşananlara dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Tatar, uluslararası toplumun bugün Gazze’de sessiz kaldığı gibi 1974 öncesi Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarına da sessiz kaldığını hatırlattı.

Bu nedenlerle sağlam basılması, KKTC’nin görünürlüğünün artırılması için çaba harcanması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin kalkınması için Türkiye’nin elinden geleni yaptığına ve yapacağına inanç belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Çünkü biz aynı milletin ayrılmaz ve kopmaz bir parçasıyız. Kıbrıs Türk halkı yalnız kalacak değildir. Bu Türkiye’nin de bir namusudur.” dedi.

En güneydeki bağımsız Türk devleti olarak da KKTC’nin Türk dünyasındaki statüsünün artmakta olduğunun görüldüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Milletimize yakışır bir şekilde orada varlığımızı sürdürmek bizlere yakışandır. Bunu başarmanın bahtiyarlığı ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu hepimizin bir görevidir. dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin bugünlere gelmesinde bir merkez olan İstanbul’un rolünün de çok büyük olduğunu kaydederek, İstanbul ve KKTC arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağların her gün güçlendiğini, daha da güçlenmesi gerektiğini kaydetti.

Katılımcılara ve resepsiyona destek verenlere yürekten teşekkür eden Tatar, şehitleri rahmetle andı, hayatta olan gazilere sağlık ve esenlik diledi.

“Kardeşliğimiz sonsuza kadar devam edecektir”

İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut da Kıbrıs Barış Harekatı’nın ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50. yılını en içten dilekleriyle kutladığını, sürece önderlik eden tüm devlet adamlarını, şehitleri rahmetle andığını kaydetti.

Karabulut, Kıbrıs’taki soydaşlarına uygulanan zulmü ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenen Harekat’ın üzerinden tam 50 yıl geçtiğini hatırlatarak, “Kahraman ordumuz 20 Temmuz 1974’teki müdahalesiyle bölgesel ve küresel planları bugün de olduğu gibi elinin tersiyle ortadan kaldırdı.” dedi.

20 Temmuz’un her türlü acıya ve zorbalığa direnen Kıbrıs Türkü’nün kurtuluş tarihi, varoluş mücadelesinin şanlı günü olduğunu kaydeden Karabulut, KKTC’nin Anadolu’nun güvenliğinin başladığı nokta ve Doğu Akdeniz’in anahtarı olduğunu vurguladı.

Vali Yardımcısı Karabulut, Türkiye’nin Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın teminatı olmaya devam edeceğini belirtti, “Kardeşliğimiz sonsuza kadar devam edecektir.” dedi.

“Kıbrıs meselesi, kutuplaşmalara malzeme edilmeyecek kadar hayatidir”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise, Artistanbul Feshane’deki resepsiyona ev sahipliği yapmaktan ve bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Türkiye’nin Kıbrıs Türkleri ile bağları nedeniyle dününe, bugününe ve geleceğine büyük önem verdiğini kaydeden İmamoğlu, Kıbrıs meselesi bugün Türkiye’nin dış politika anlamında en önemli maddelerinden biridir. Kutuplaşmalara malzeme edilmeyecek kadar hayatidir, önemlidir. Hepimizin ortak davasıdır.” dedi.

İmamoğlu, haklı davada omuz omuza mücadeleye devam edilmesi gerektiğini kaydederek, dünyada yaşanan olaylara işaret etti; böyle bir dönemde birlik ve beraberliğin daha da önem kazandığını belirtti.

Her zaman önceliklerinin barış olduğunu ancak Kıbrıs’ta olduğu gibi zulüm ve tehdit karşısında kararlı olunacağını söyleyen İmamoğlu, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde büyük rolü olan Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ı andı, şehitlere rahmet diledi.

Eğitim hayatının bir kısmını KKTC’de geçirdiğini ve KKTC’nin kendisi için özel bir yere sahip olduğunu söyleyen İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı iken yaptırdığı Kıbrıs ve Rauf Denktaş anıtını hatırlattı. İmamoğlu, “Türk Ocağı takımının kalecisi ve bir hayranı olduğumu buradan belirtmek isterim.” dedi.

KKTC’deki yerel yönetimlerle olan çalışmaları hakkında da konuşan İmamoğlu, ileriki dönemde de katkı ve yardımlaşma konularında görüşmelere devam edeceklerini kaydetti.

İmamoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeş KKTC’nin yanındadır, öyle olacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Aynı kararlılık ve cesaretle yürüyeceğiz”

KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel de Kıbrıs halkının özgürlüğe, Kıbrıs adasının barış ve özgürlüğe kavuştuğu gün olan 20 Temmuz’un 50. yıl dönümünü kutlamak için bir araya geldiklerini kaydederek, resepsiyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

Başkonsolos Demirel, bugünlere gelmenin kolay olmadığını vurguladı.

Konuşmasında, Osmanlı devletinin adadan ayrılmasıyla Kıbrıslı Türklerin yaşadığı olaylara yer veren Demirel, 1963 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dağılmasının ardından Kıbrıslı Türklerin tarihe geçen bir varoluş mücadelesi sergilediğini, çok acılar çekmelerine, sevdiklerini kaybetmelerine, işlerinden ve evlerinden olmalarına rağmen direnmekten asla vazgeçmediklerini belirti.

20 Temmuz’da Mehmetçiğin adaya gelmesiyle Kıbrıslı Türklerin etnik temizliğinin durdurulduğunu, Türklerin güvenle yaşayacağı bir ortam yaratıldığını söyleyen Demirel, şehitleri andı, gazilere şükran duygularını sundu.

Ömrünü halk mücadelesi için adayan liderlerden bayrağı devraldıklarını söyleyen Başkonsolos Demirel, aynı kararlılık ve cesaretle yürüyeceklerini vurguladı.

“KKTC sonsuza kadar yaşatılacak”

KTKD İstanbul Şubesi Başkanı Zehra Bilge Eray ise, 1974 yılına kadar Kıbrıs Türk halkının çektiği acılara dikkat çekerek, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan yıldırım harekatla soykırımın engellendiğini ve Kıbrıs Türklerinin özgürlüğe kavuştuğunu kaydetti.

Eray, Anavatan Türkiye’ye sonsuz şükran duyduklarını belirterek, o bayrağın indirilmeyeceğini, Kuzey Kıbrıs’ın Güney’e yama olmayacağını söyledi; “KKTC sonsuza kadar yaşatılacaktır.” dedi.

Resepsiyon plaket takdimi ve video gösterimiyle devam etti.


KAYNAK: KKTC Cumhurbaşkanlığı

]]>
https://www.haber60.com.tr/kibris-turk-kultur-dernegi-istanbul-subesi-baris-harekatinin-50-yili-dolayisiyla-resepsiyon-duzenledi/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Fahri Doktora Ünvanı Verildi https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatara-fahri-doktora-unvani-verildi/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatara-fahri-doktora-unvani-verildi/#respond Wed, 24 Jul 2024 23:45:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42059 İstanbul’da düzenlenen “Kıbrıs Türklüğünün Damgası: Kıbrıs Barış Harekatı” başlıklı etkinliğe katılan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Kıbrıs Türk toplumuna katkı sağlayan liderlik vasfı, uluslararası diplomasi alanındaki üstün hizmetleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki güçlü ilişkilerin inşasına katkıları nedeniyle fahri doktora ünvanı verildi.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılı dolayısıyla İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde “Kıbrıs Türklüğünün Damgası: Kıbrıs Barış Harekatı” başlıklı etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Nihat Kırmızı ve Rektör Prof. Dr. Emre Alkin’in yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türk Kadın Akademisyenler Birliği KKTC Temsilcisi Doç. Dr. Süheyla Üçışık Erbilen, Kadın Akademisyenler Derneği ve Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel ve akademisyen-yazar Dr. Ayşe Kazdal ile çok sayıda akademisyen ve basın mensubu katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar’a fahri doktora ünvanı verildi

İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Nihat Kırmızı ve Rektör Prof. Dr. Emre Alkin, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a “Kıbrıs Türk toplumuna katkı sağlayan liderlik vasfı, uluslararası diplomasi alanındaki üstün hizmetleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki güçlü ilişkilerin inşasına katkıları” nedeniyle fahri doktora ünvanı verdi.

“Her masada yalnızca KKTC’nin değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin de haklarına sahip çıkıyoruz”

Programda konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını yürütmek için verdikleri mücadelenin önemine değinerek, “Asırlardır Anadolu’nun desteğiyle bu mücadeleyi taçlandırmak istiyoruz. Esas kilit sözcüğümüz ‘egemenlik’tir” dedi. Tatar, Limassol ve Larnaka’daki İngiliz üslerinin Doğu Akdeniz’e açılan limanlarıyla stratejik önem taşıdığını belirterek, Gazze’deki gelişmelerin İngiltere’nin Kıbrıs’taki üslerinin kritik bir rol oynadığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Avrupa Birliği’nde İngiliz üslerinin tartışılmadığını vurgulayan Tatar, “İngiltere artık AB’den ayrıldı; bu üslerin burada ne işi var diye soran olmadı. Kıbrıs Türk halkı hala egemen bir halk değil. Bizler iki devletli bir çözüm istiyoruz” diye konuştu.

Tatar, KKTC’nin stratejik önemine dikkat çekerek, “Artık mavi vatan var; Türkiye’nin ve KKTC’nin hakları vardır. Zor bir mücadele içindeyiz ve bu yolu imanımızla, vatanseverliğimizle, milliyetçiliğimizle birlikte yürütmek istiyoruz” dedi.

Bugüne kadar tüm müzakere masalarında Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin haklarını koruduğunu belirten Tatar, “Mesele millidir, ulusaldır, hassastır; mesele millet meselesidir. Bu yolu birlikte yürümenin bahtiyarlığı içindeyim” ifadelerini kullandı.

İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can: “KKTC’nin tarihini bilmek büyük önem taşıyor”

Konuşmasında Kıbrıs Adası’nın tarihinden söz eden İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can ise, Kıbrıs Barış Harekatı’na değinerek, KKTC’nin tarihini bilmenin büyük önem taşıdığının altını çizdi. Can, Türkiye Cumhuriyeti’nin Barış Harekatı sonrasında önemli adımlar attığını ve 2004’te Annan Planı’nı kabul ettiğini belirtti. Ancak karşı tarafın iki toplumlu yönetime razı olmadığını vurgulayan Can, “Bu aşamada KKTC, müstakil bir devlet olarak şekillenmiştir. Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar liderliğinde diğer ülkeler tarafından da tanınarak, KKTC’nin Birleşmiş Milletler üyesi olmasını sağlamak için çalışıyoruz. Buna inanıyoruz” dedi.

Prof. Dr. Emre Alkin: “Geçmişi unutturmak isteyenler var’

İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye ve KKTC arasındaki güçlü bağların altını çizdi. Alkin, “Sayın Cumhurbaşkanım, Atatürk’ün dediği gibi ‘az zamanda çok işler başardınız.’ Bu nedenle iki ülke arasındaki bağları güçlendirdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Geçen 50 yılda neler yaşandığını kimse hatırlamıyor. Bugünün koşullarıyla o günün mücadelesini yargılamaya çalışanlar var. Kurtuluş Savaşı destanını unutturmak isteyenler olduğu gibi, KKTC’nin nasıl kurulduğunu unutturmak isteyenler de var” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Alkin, İstanbul Topkapı Üniversitesi’nin yayınlarından çıkacak olan ve KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Kıbrıslı Türklerin milli mücadelesini ayrıntılarıyla kaleme aldığı yeni kitabının müjdesini verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatara-fahri-doktora-unvani-verildi/feed/ 0
İmamoğlu: Türkiye Cumhuriyeti her zaman KKTC’nin yanında olmaya devam edecektir https://www.haber60.com.tr/imamoglu-turkiye-cumhuriyeti-her-zaman-kktcnin-yaninda-olmaya-devam-edecektir/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-turkiye-cumhuriyeti-her-zaman-kktcnin-yaninda-olmaya-devam-edecektir/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41807 Haber: OKTAY YILDIRIM – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona katıldı. İmamoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmaya devam edecektir. Kıbrıs konusu gerek KKTC için gerekse Türkiye için siyasi çekişmelere, kutuplaşmalara malzeme edilemeyecek kadar hayatidir. Hepimizin ortak davasıdır” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü münasebetiyle Artİstanbul Feshane’de düzenlenen resepsiyona katıldı.  Adada yaşayan Türkleri soykırımdan kurtaran, yaşadıkları zulme son veren  operasyonun yıl dönümü iç in düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı 50. Yıldönümü Resepsiyonu’na Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)  Cumhurbaşkanı  Ersin Tatar, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Ali Sivri,  KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Zehra Bilge Eray da katıldı. İBB’nin desteğiyle gerçekleşen resepsiyonda konuşan İmamoğlu’nun konuşması özetle şöyle:

“Si·yasi· çeki·şmelere, kutuplaşmalara malzeme edi·lemeyecek kadar hayati·di·r

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın resepsiyonunda, kutlamasında bir arada olmaktan çok mutluyum, gururluyum. Bu duygularla sizlerle bir aradayız. İstanbul’un bu ev sahipliğini çok önemli buluyorum. KKTC, Kıbrıs Türkleriyle olan tarihsel bağımız, ortak mücadelemiz ve yakın ilişkimiz nedeniyle bugün ve geleceğine önem verdiğimiz bir devlettir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti her zaman KKTC ‘nin yanında olmaya devam edecektir. Kıbrıs meselesi, bugün Türkiye’nin dış politika alanında en önemli gündem maddelerinden biridir. Kıbrıs konusu gerek KKTC için gerekse Türkiye için siyasi çekişmelere, kutuplaşmalara malzeme edilemeyecek kadar hayatidir. Hepimizin ortak davasıdır. Hem Kıbrıs Türkleri’nin hem Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak çıkarlarını korumak, haklı davamızı uluslararası alanda savunmak için omuz omuza birlikte mücadele etmeyi sürdürmeliyiz.

“Her zaman önceli·ği·mi·z barıştan yana tavır almak olmalıdır ama…”

Dünyanın ve özellikle yakın coğrafyamızın savaşlarla, çatışmalarla çalkalandığı bir dönemdeyiz. Böylesi dönemlerde birlik ve beraberliğin önemi daha çok artıyor. Tabii ‘yurtta sulh, dünyada sulh” diyen bir liderin yolundan yürümekteyiz. Her zaman önceliğimiz barıştan yana tavır almak olmalıdır. Ama bu demek değil ki, soydaşlarımızın zulme uğramasına sessiz kalacağız ya da bir tehdit karşısında pasif ve savunmasız kalacağız. Hayır. Son ana kadar barış için çabalayacak, ama zaruret halinde gerekeni yapmak için de her zaman hazırlıklı olacağız. Tıpkı 1974 yılında, Rum tarafınca her türlü zulme maruz bırakılmış olan Kıbrıs Türk halkını korumak ve adada barışı hakim kılmak için yaptığımız gibi…

“Küçük ve Denktaş’ın adları Türk tari·hi·nde altın harflerle yazılıdır”

Bundan 50 yıl önce kahraman Türk ordusu Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hakkı uyarınca harekete geçti, Kıbrıslı mücahitlerle birlikte Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi zulümden kurtardı. Bu uğurda hayatını ortaya koyan şehitlerimizi, aramızdan ayrılan gazilerimizi sonsuz minnet ve rahmetle anıyorum. O günlerin hafızasını ve gazilik onurunu bugün de yaşamaya devam eden kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Tabii Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesi denildiğinde Doktor Fazıl Küçük’ün ve Rauf Denktaş’ın çok ayrı bir yeri vardır. Onların mücadele azimleri hepimize örnek olmalıdır. Türk tarihinde adları altın harflerle yazılıdır. Her ikisini de rahmet ve saygıyla anıyorum.

“Hem Kıbrıs Anıtı’nı hem de Rauf Rai·f Denktaş Anıtı’nı açmanın gururunu yaşadım”

Eğitim hayatının bir kısmını KKTC’nde geçirmiş birisi olarak Kıbrıs’ta çok ama çok güzel ve yakın dostluklar edindim. Yaşanılan acıları, verilen mücadeleyi tanıklarından dinleme, öğrenme ve izleme şansını yakaladım. O nedenle hiçbir zaman KKTC’ni, Kıbrıs mücadelesinin kişisel olarak sürecinin yanından, zihnimden ayırmadım ve her zaman oradaki dostlarımla iç içe oldum. Her zaman ayrı bir yeri olduğumu dünyamda belirtmek isterim. Tam da onun için Beylikdüzü Belediye başkanlığı yaptığın dönemde sayın Rauf Denktaş’ın Türkiye’deki evinin bulunduğu ilçemizde güzel Yaşam Vadi’mizin tam ortasında hem Kıbrıs Anıtı’nı hem de Rauf Raif Denktaş Anıtı’nı açmanın gururunu yaşadım.

“İBB ve TBB Başkanı olarak Kıbrıs’ı zi·yaret edeceği·m”

Bu yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak da KKTC’mizin bu kutlu gününü Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümüne özel birçok etkinlikler gerçekleştirdik. O güzel ruhu şehrimizin her köşesinde konserlerle, söyleşilerle, resepsiyonlarla ve sevgilerle karşılamanın gururunu yaşadık. Tarihimizin bu önemli sayfasını kardeşliğimizi, mücadelemizi hatırlayıp yeni nesillere aktarmayı görev edindik. Kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi andık ve anmaya devam edeceğiz. Tabii bizim KKTC’ye olan ilgimiz aynı zamanda oradaki mevkidaşlarımızla, yerel yönetimlerle olan güçlü çalışmalarımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek. Lefkoşa ve Girne belediye başkanlarımızla yeni dönemde göreve başladığım bu kısa zaman içerisinde bir araya geldik. En kısa zamanda hem İBB Başkanı olarak hem de Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı olarak KKTC ‘ni ziyaret ederek oradaki yerel yöneticilerle Türkiye’deki yerel yönetimler arasında hangi ilişkileri kurabiliriz, hangi seviyede yardım ve KKTC’nin yerel yönetim noktasındaki gelişmelerine katkı sunabiliriz görüşmelerimizi yapacağımızı buradan belirtmek isterim. Tabii ki bu arada Türk Ocağı takımının kalecisi olduğumu ve hayranı olduğumu da buradan bütün Kuzey Kıbrıs’a yollamak isterim.

“Barışı tehli·keye atacak söz ve eylemlerden her i·ki· kesi·m de uzak durmalıdır”

En büyük dileğimiz barıştır. Savaşların, çatışmaların, acıların tekrarlamamasıdır. Bunun için herkese ve başta yöneticilere büyük iş düşüyor. Gerginliği tırmandıracak açıklamalardan, siyasi çıkar uğruna halklar arası barışı tehlikeye atacak söz ve eylemlerden her iki kesim de uzak durmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeş KKTC’nin yanındadır, ilelebet öyle olacaktır. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlarken tekrar KKTC Cumhurbaşkanımızı İstanbul’da ağırlamaktan kıymetli eşleri hanımefendiyi, İstanbul’da ağırlamaktan duyduğum onuru belirtmek isterim. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlarım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-turkiye-cumhuriyeti-her-zaman-kktcnin-yaninda-olmaya-devam-edecektir/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Kıbrıs Türk halkı Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-kibris-turk-halki-turk-dunyasinin-ayrilmaz-bir-parcasidir/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-kibris-turk-halki-turk-dunyasinin-ayrilmaz-bir-parcasidir/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:15:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41105 (ANKARA) – KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi’nde de ifade edildiği gibi Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. KKTC, Türk devletleriyle her alanda ilişki kurmaya hazır bir devlet yapısına sahiptir. 21’nci yüzyılda tüm siyasi dengeleri derinden etkileyebilme potansiyeline fazlasıyla sahip olan TDT’nin sınırları Doğu Akdeniz’e kadar genişletilerek en güneydeki Türk devleti olan KKTC’nin katılımlarıyla daha da güçlenmiştir” dedi.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı KKTC’de kutlanıyor. Lefkoşa’daki resmi törene katılmak üzere KKTC’ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ercan Havalimanı’nda KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve kalabalık bir heyet tarafından karşılandı. Heyette KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu KKTC’ye geldi.

Cumhurbaşkanı Tatar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraberindeki devlet erkanı, önce Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı, ardından Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Geçit Töreni’ne katıldı.

Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve diğer yetkililer katıldı.

Törende konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şunları kaydetti:

“Bu yol özgürlük, bağımsızlık ve hürriyet yoludur”

“Rum-Yunan ikilisi 1963-74 arasında bir taraftan katliamlar yaparken diğer yandan da adanın Yunanistan’a ne zaman bağlanacağının hesabını yapmaya devam ediyordu. Nitekim Yunanistan’daki askeri cunta yönetimiyle EOKA milisleri 14 Temmuz 1974 darbesiyle Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin ilan ederken ana hedefleri halkımızı yok edip Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak etmekti. Bu süreçte halkımızın gözü Toroslar’da kulağı da Ankara’daydı. 15 Temmuz darbesinden sonraki günlerde sanki aylar geçiyordu.

Kıbrıs Türk halkının artık tahammülü kalmamıştı. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974 sabahı Barış Harekatı’nı gerçekleştirme kararı almış, 20 Temmuz 1974 sabahı Türk askeri Girne sahillerine ayak basarken, paraşütlerle gökten yağmur gibi toprağa iniyordu.

Doktor Fazıl Küçük ile Rauf Raif Denktaş’ın yakmış oldukları meşaleler yolumuzu aydınlatırken ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleriyle yolumuzu çizmiştir. Bu yol özgürlük, bağımsızlık ve hürriyet yoludur.

“Türk tarafı olarak çözüm önerilerine olumlu ve yapıcı bir tutum gösterdik”

Türk tarafı olarak müzakere süreçlerinde uluslararası çözüm önerilerine her zaman samimi, olumlu ve yapıcı bir tutum gösterdik. Amacımız Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmaya ulaşmaktı. Ama ne var ki, değişmeyen Rum zihniyetinin hakimiyetçi ve dayatmacı tutumu tüm müzakere süreçlerini başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur. Rum tarafı hala daha federal çözüm adı altında Kıbrıs Türkünün azınlık pozisyonunda olacağı ve AB içinde üniter bir yapıya dönüşeceği bir çözümde ısrar etmektedir.

Beklentimiz egemen eşit ve eşit uluslararası statü temelinde pozisyonumuzun teyit edilmesidir. Cenevre Zirvesi’nin ardından BM Genel Sekreteri sayın Guterres tarafından tespit çok nettir. Sayın Guterres bir sürecin başlamasına yönelik olarak iki taraf arasında ortak zeminin bulunmadığını ortaya koymuştur. Sayın Guterres’in bu söylemleri Kıbrıs gerçekleriyle uyum sağlamaktadır.

“Dendias’ın yalan ve iftara dolu açıklamasını şiddetle kınıyoruz”

Yunanistan Savunma Bakanı Dendias, 16 Temmuz 2024 günü Güney Kıbrıs Rum kesimine yaptığı bir ziyarette, Larnaka yakınlarındaki Mari’de bir deniz üssü inşa edilmesi konusunda Rum yönetimiyle anlaştıklarını açıklamıştır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Savunma Bakanlığı’ndan 17 Temmuz 2024 tarihinde yapılan açıklamada da ifade edildiği gibi Kıbrıs Türklerini ve kahraman Türk ordusunu hedef alan Yunanistan Savunma Bakanı Dendias’ın yalan ve iftira dolu açıklamasını biz de şiddetle kınıyoruz.

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıs Adası’nda son 50 yıldır sürdürülen barışı bu şekilde tarihi hatalarla bir çatışmaya veya birilerinin hedef tahtası yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Rum tarafının provokatif adımları, üçüncü ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalar, ortak tatbikatlar gerginliğe hizmet etmektedir.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi’nde de ifade edildiği gibi Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır. KKTC, Türk devletleriyle her alanda ilişki kurmaya hazır bir devlet yapısına sahiptir. 21’nci yüzyılda tüm siyasi dengeleri derinden etkileyebilme potansiyeline fazlasıyla sahip olan TDT’nin sınırları Doğu Akdeniz’e kadar genişletilerek en güneydeki Türk devleti olan KKTC’nin katılımlarıyla daha da güçlenmiştir. Doğu Akdeniz’de Türk dünyasının kalesi konumunda olan KKTC, Mavi Vatan’daki ve hava sahasındaki hak ve hukukumuzun korunması için gemileriyle, İHA ve SİHA’larıyla mücadelemize devam etmektedir.

“Kınanması gerekenlerin en başında Yunanustan gelmektedir”

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in kendi ifadeleriyle Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümünü kınamak üzere Güney Kıbrıs’ta bulunuyor. Kıbrıs konusunda kınanması gerekenlerin en başında Yunanistan gelmektedir.

Merhum Bülent Ecevit’in vurguladığı gibi 20 Temmuz Barış Harekatı hem Güney Kıbrıs’ta hem de Yunanistan’da barış ve demokrasinin tesis edilmesini sağlamıştır.

KKTC’yi tanıtmak, ekonomisini güçlendirmek, refahını arttırmak için Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle canla başla çalışıyoruz. Çalışmalarımıza ve bizlere her alanda desteğini esirgemeyen sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.”

Cumhurbaşkanı Tatar’ın konuşmasının ardından MHP Genel Başkanı Bahçeli, Tatar’a Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla hediyeyi takdim etti.

(SÜRECEK)

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-kibris-turk-halki-turk-dunyasinin-ayrilmaz-bir-parcasidir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KKTC’yi ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktcyi-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktcyi-ziyaret-etti/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41017 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(LEFKOŞA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla geldiği KKTC’de, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nu ziyaretinde, “‘Ayşe hanımın tatile çıkması’ Ada’ya barış getirdi. Bugün de onun heyetimizde olması aynı duyguları muhafaza ettiğimizi ifade ediyor” dedi.  Ertuğruloğlu ise “20 Temmuz bir anlamda Kıbrıs Türkünün hayata yeniden bağlandığı bir tarihtir. Soykırım tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türkünün ve Ada’nın bir Helen adasına dönüştürülmesi olasılığının sonlandırıldığı bir tarihtir” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla 20 Temmuz’da Lefkoşa’da düzenlenecek resmi törene katılmak üzere, KKTC’ye geldi. CHP heyetinde; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel ve Milli Savunma Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Milletvekili Namık Tan ve Parti Meclisi Üyesi Selin Kırçiçek yer aldı.

Özel’e ayrıca önceki CHP Genel Başkanları Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın’ın yanı sıra Özel’in davetiyle KKTC’ye gelen; Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatan hükümetin Çalışma Bakanı Önder Sav ile harekatın “Ayşe tatile çıksın” parolasına ilham veren dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş Ayata da temaslarda Özel’e eşlik etti.

Özel, KKTC temaslarına Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile devam etti. Ertuğruoğlu ve Özel, görüşme öncesinde açıklama yaptı. Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:

“20 Temmuz Kıbrıs Türkü’nün hayata yeniden bağlandığı bir tarihtir”

“20 Temmuz bir anlamda Kıbrıs Türkü’nün hayata yeniden bağlandığı bir tarihtir. Soykırım tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türkü’nün ve Ada’nın bir Helen adasına dönüştürülmesi olasılığının sonlandırıldığı bir tarihtir. Tarihi bir yıl dönümüdür.

Çözümsüzlüğün suçlusu Türk tarafıymış gibi bir oyun oynayarak Kıbrıs Türkü’nü ve anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ni Kıbrıs konusunda suçlanan taraflar olarak gösterme pişkinliğini sergilediler. Bütün bunlara karşı yıllardır verilmekte olan ulusal dava mücadelemiz var. Bunu taçlandırdığımız süreçlerden geldik, devletimizi kurduk, devletimizi yaşatıyoruz. Dün TBMM’de tezkerenin oy birliğiyle kabul edilmesi bizler için son derece anlamlıdır, son derece önemlidir. Buna katkı sunan herkese müteşekkiriz.”

Özel: “CHP yurt dışına çıktığında Türkiye’nin partisidir”

CHP Genel Başkanı Özel ise şunları kaydetti:

“50 yıl önceki dostlukla, 50 yıl önceki kararlılıkla Kıbrıs Türkünün, KKTC’nin yanında, arkasında olduğumuzu bir kez daha teyit etmek üzere Kıbrıs’tayız. Yarınki resmi törenlere de heyetimizle birlikte katılacağız.

CHP yurt dışına çıktığında Türkiye’nin partisidir. Aynı zamanda KKTC’nin, Kıbrıs Türkü’nün davasını savunmakla yükümlü, bunu büyük bir inançla yapan bir partidir. Geçmişten bugüne kadar tüm zorlu süreçlerde bu çizgimizi hiç terk etmedik. Göreve geldiğimizde ilk ziyareti KKTC’ye yapmıştım.

Dünkü birlikteliğin, Türkiye’de sağlanan birlikteliğin Kıbrıs’ta da sağlanması, elbette farklı fikirler, farklı öneriler olacak ama sonuçta hepimiz birden Kıbrıs Türkleri’nin sorunlarının çözülmesinin, seyahat engellerinin, serbest ticaret engelinin ortadan kalkmasını, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’ne tam üye yapılmasıyla ortaya çıkan adaletsiz durumun bir an önce ortadan kalkmasını arzu ediyoruz.

Türkiye’nin garantörlük haklarının temel prensip olarak sürmediği hiçbir çözümün içinde bulunulmaması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu adada bizim askerimiz bir işgal kuvveti değil, barış kuvveti. Gelmeden önce Ada’da kan akıyordu, geldikten sonra kan durdu. Ada’nın sadece kuzeyine değil güneyine de barış getirdik. Hatta bu süre içerisinde demokrasinin yerleşmesini, cunta hükümetinin uzaklaşmasına katkı sağlayan bir Barış HarekAtı idi. ‘Ayşe hanımın tatile çıkması’ Ada’ya barış getirdi. Bugün de onun heyetimizde olması aynı duyguları muhafaza ettiğimizi ifade ediyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktcyi-ziyaret-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KKTC Başbakanı Ünal Üstel’i ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktc-basbakani-unal-usteli-ziyaret-etti-2/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktc-basbakani-unal-usteli-ziyaret-etti-2/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40987

HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(LEFKOŞA) – KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla geldiği KKTC’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kabul etti. Özel, “Biz yapılacak ilk seçimlere kadar muhalefet partisiyiz ama yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Dolayısıyla KKTC’nin de partisiyiz. KKTC’nin haklı davasını anlatmakla mükellefiz. Biz tüm platformlarda, bulduğumuz her kürsüde, her fırsatta sizlerin yanında olduğumuzu ifade etmeye devam edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla 20 Temmuz’da Lefkoşa’da düzenlenecek resmi törene katılmak üzere, dün KKTC’ye geldi. Özel’ ile birlikte CHP heyetinde; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel ve Milli Savunma Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Milletvekili Namık Tan ve Parti Meclisi Üyesi Selin Kırçiçek yer aldı.

Özel’e ayrıca önceki CHP Genel Başkanları Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın’ın yanı sıra Özel’in davetiyle KKTC’ye gelen; Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatan hükümetin Çalışma Bakanı Önder Sav ile harekatın “Ayşe tatile çıksın” parolasına ilham veren, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş Ayata da temaslarda Özel’e eşlik etti.

CHP Lideri Özel’in KKTC temasları Başbakan Ünal Üstel ile devam etti. Başbakanlık’ta gerçekleşen görüşme öncesinde Üstel ve Özel açıklama yaptı.

“Bizim zamanında yaşadığımız zulmü bugün Filistin halkı yaşıyor”

KKTC Başbakanı Ünal Üstel şunları söyledi:

“50. yıl dönümümüzde böyle güzel bir kadroyla sizleri KKTC’de ağırlamaktan onur ve mutluluk duyuyoruz. Biz 50’lerden 74’e kadar baskı, zulüm ve ambargoların altında varoluş mücadelemizden vazgeçmeden bir Kıbrıs Türk toplumu ve nihayet 1974’te Barış Harekatı’yla birlikte en büyük şansımız Bülent Ecevit, Erbakan olmuştur. Sizler gibi cesur yüreklerin aldıkları kararlar ışığında bugün en büyük özgürlüğü yaşıyoruz. Ben bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi’ne, halkım ve şahsım adına yürekten teşekkür ediyorum. Bu barış yalnız Türk toplumuna gelmedi, Rum’a da aynı barış getirildi ama o zamanki zihniyet maalesef devam etti. Biz burada özgürlüğümüzün 50. yılını kutlarken, o tarafta Yunanistan ile birlikte savunma iş birliği ve Yunanistan üs vermek ve oralara savaş uçakları getirmek için hazırlık içerisindeler. Böyle bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Meclis’te dün alınan tarihi kararda sizlerin de imza vermenize biz çok mutlu olduk. Bu tarihi karar, 50. yılımızın üzerine bizim için ikinci bir bayram havası estirdi. Bizim zamanında yaşadığımız zulmü bugün Filistin halkı yaşıyor. İsrail, Filistin’deki masum insanlarımızı çoluk çocuk, yaşlı demeden her gün bombalar yağdırıyor. Ne hastane ne sivil insan dinliyor. Avrupa Birliği sadece seyrediyor. Hani nerede Birleşik Milletler? Biz şanslıydık ki Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisi vardı.”

“Kıbrıs’a uygulanan ambargolar büyük bir haksızlık”

Özgür Özel ise şunları söyledi:

“Göreve geldikten sonra ilk ziyareti KKTC’ye gerçekleştirmiştim. O zaman da çok değerli bir sohbet gerçekleştirmiştik. Bugün de harekatın 50. yıl dönümü törenlerine katıldık. Biz de tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Öyle acılı günlerin ne Kıbrıs’a ne dünyadaki herhangi bir coğrafyaya bir daha gelememesini temenni ediyoruz. Filistin vurgunuza yürekten katılıyorum. Geçtiğimiz günlerde Aliya İzzetbegoviç’in mezarı başında katliamın 29. yılında Aliya İzzetbegoviç’in başında onun şu sözünü tekrar etmiştim; ‘unutulan katliamlar tekrarlanır.’ Ada’da büyük bir katliam yapıldı ve o katliamın ilk başladığı aşamalarda uluslararası toplum üzerine düşeni yapsaydı bu büyük acılar yaşanmamış olacak. Sonrasında da bir Barış Harekatına da ihtiyaç olmayacaktı. Aynı şey şimdi de Filistin’de aynı mezalim İsrail tarafından yapılıyor ve uluslararası toplum yine sessiz. Elbette ses çıkaranları çok önemsiyoruz. Ama uluslararası toplumun Filistin konusunda çok daha kararlı bir tutum sergilemesi, artık bir ‘dur’ demesi gerekiyor.

Hastanelerin vurulduğu, BM’nin gözlemcilerinin gözünün önünde ambulansların vurulduğu ve dünyanın görmezden geldiği bir sürecin içindeyiz. Bunun derhal durdurulması gerekiyor.

Biz 50 yıl önceki samimiyetle, kararlılıkla, bağlılıkla Kıbrıs’tayız tekrar. Tabii Kıbrıs Türkünün çok önemli sorunları var ve bu sorunların aşılması için hep birlikte yapmamız gerekenler var. Ben gerek Başkan Yardımcısı görevini üstlendiğim Sosyalist Enternasyonel’de, gerek başkanlık düzeyinde katıldığımı Avrupa Sosyalist Partisi ki bütün sos, sosyalistlerin çatı örgütüdür, gerek arkadaşlarımız Avrupa Konseyi’nde, ben de yaptığım bütün konuşmalarda Kıbrıs meselesine, adil bir şekilde çözülmesine vurgu yapıyoruz. Ayrıca büyük bir haksızlık, Kıbrıs’a uygulanan ambargolar, Kıbrıs’a yaşatılan tecrit, doğrudan uçuşların olmaması, gibi durumları kabul edilebilir bulmuyoruz.

“Tüm platformlarda sizlerin yanında olduğumuzu ifade edeceğiz”

Kıbrıs’ın taleplerinin çok haklı talepleri var, bunların ortak çözümlerle yerine getirilmesi gerekir. Sporcularımızdan tutun hastanelerimize kadar, uçuş zorluklarına kadar bir sürü olmadık sorunlar var. Hepsinin üzerinde titizlikle durmak gerekiyor. Biz yapılacak ilk seçimlere kadar muhalefet partisiyiz ama yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Dolayısıyla KKTC’nin de partisiyiz. KKTC’nin haklı davasını anlatmakla mükellefiz. Türkiye’de konuları farklı şekilde değerlendiriyor olabiliriz ama Kıbrıs’ın arkasında tek yumruk olmak, Kıbrıs Barış Harekatında Bülent Ecevit o cesareti gösterdiğinde Necmettin Erbakan ve koalisyon hükümeti o adımı attığında Süleyman Demirel’in ‘Türkiye şimdi tek kalp gibi çarpmalıdır’ demesi çok önemlidir. İktidar- muhalefet çelişkileri bir yana, doğruları hep birlikte yapmak lazım. O yüzden dün metnin oylamasında hep birlikte poziyonumuzu bir kez daha teyit ettik. Kıbrıs’ta bir birliğin olması çok önemli. Burada ortak doğrular etrafında buluşulduğunu ve Kıbrıs’ın geleceği için beklentilerin ve geçmişte Rum tarafının masayı terk etmeleri veya anlaşmazlık çıkartıp ödüllendirilmesini ve bizlerin boşu boşuna çektiği sıkıntılardan ders çıkartılarak çok doğru bir strateji izlemek gerekiyor. Biz tüm platformlarda, bulduğumuz her kürsüde her fırsatta sizlerin yanında olduğumuzu ifade etmeye devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kktc-basbakani-unal-usteli-ziyaret-etti-2/feed/ 0 KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kabul etti https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-kabul-etti/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-kabul-etti/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40939 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(LEFKOŞA) – KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla geldiği KKTC’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kabul etti. Tatar, “Biz Kıbrıs Türkleri olarak 20 Temmuz 1974’teki Barış Harekatı bizim tekrar doğumumuzdur. Bağımsızlığımıza ve özgürlüğümüze ve küllerimizden tekrar doğduğumuz bir gündür” dedi. Özel ise, ” Türkiye, Ada’ya Ada’daki varlığını korumak, Ada’daki soydaşlarını, Türk varlığını korumak ve yüz yıllardır kazanılmış egemenlik hakkını teyit için oraya gitti. Ne eksik yaptı ne fazla yaptı” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla 20 Temmuz’da Lefkoşa’da düzenlenecek resmi törene katılmak üzere dün, KKTC’ye geldi. Özel’ ile birlikte CHP heyetinde; CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel ve Milli Savunma Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Milletvekili Namık Tan ve Parti Meclisi Üyesi Selin Kırçiçek yer aldı.

Özel’e ayrıca önceki CHP Genel Başkanları Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın’ın yanı sıra Özel’in davetiyle KKTC’ye gelen; Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlatan hükümetin Çalışma Bakanı Önder Sav ile harekatın “Ayşe tatile çıksın” parolasına ilham veren, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş Ayata da temaslarda Özel’e eşlik etti.

Özel’in KKTC temasları kapsamında ilk ziyareti, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’a oldu. Özel buradan sonra, KKTC’nin Üçüncü Genel Başkanı Derviş Eroğlu’nu ziyaret etti. Heyetlerarası yapılan görüşme, basına kapalı olarak gerçekleşti.

Özel’in KKTC temasları, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile devam etti. Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşme öncesi Tatar ve Özel açıklamalarda bulundu. Açıklamanın ardından yapılan görüşme basına kapalı devam etti.

Tatar şöyle konuştu:

” 15 Temmuz’dan 20 Temmuz’a kadar Kıbrıs Türkü adeta tekrar doğmuş ve tekrar ölmüştür”

“15 Temmuz 1974 çok önemli bir tarihtir. İkinci darbeyi yapan yine Yunanistan’dır. 21 Aralık 1963 ve 15 Temmuz 1974 Yunanistan’daki cunta ve buradaki iş birlikçileri, yavaş yavaş Enosis’i gerçekleştirmek üzere Makarios’a darbe yapmak suretiyle ikinci Helen Cumhuriyeti ilan edildi. 15 Temmuz’dan 20 Temmuz’a kadar Kıbrıs Türkü adeta tekrar doğmuş, tekrar ölmüş ve tekrar doğmuştu. Çünkü gelecekler mi gelmeyecekler mi diye.

İsmet İnönü diyor ki, ‘Biz Kıbrıs’taki soydaşlarımızın katliamına seyirci kalamayız. Bu katliamlar devam ederse mutlak surette müdahalemizi yapacağız.’ Türkiye hazırlıklarına devam eder. Ama Yunanistan da durmaz ve acayip silahlanır. 15 Temmuz 1974’te buradaki darbeden sonra Türkiye Cumhuriyeti gereğini yaparak sayın Bülent Ecevit, diğer garantör İngiltere’ye gitti.

İstişarelerden sonra Türkiye Cumhuriyeti o harekatı gerçekleştirme kararı aldı. 20 Temmuz bir Cumartesi sabahında Mehmetçik buraya hem denizden hem havadan hem karadan çıkartmasını yaptı.

Biz Kıbrıs Türkleri olarak 20 Temmuz 1974’teki Barış Harekatı bizim tekrar doğumumuzdur. Bağımsızlığımıza ve özgürlüğümüze ve küllerimizden tekrar doğduğumuz bir gündür. Sizlerin ziyaretiyle bu coşkuyu birlikte kutlamanın mutluluğu içerisindeyim. Yarın sabahki törenlerde büyük bir coşkuyla kutlayacağız.

Federal temelde bir anlaşma için Sayın Rauf Denktaş, kurucu Cumhurbaşkanımız yıllarca müzakere masalarında omuz çürütmüş, çok büyük fedakarlıklar yapmıştır. Büyük sabırla orada hakkımızı hukukumuzu korumuş ama hiçbir zaman bir anlaşmaya ulaşılması mümkün olamamıştır. Çünkü bize söylediği, Kıbrıslı Rumlar hiçbir zaman kapıyı Enosis’e kapatmayacakları yönündeydi. Herhangi bir anlaşma durumunda buranın tamamıyla bir Helen adası olması için şartları zorlayacaklardı.

“Egemen eşitliğimiz teyit edilmeden müzakere masasına oturmayacağımız anlayışıyla pozisyon aldık”

Bütün seçenekler denendiği için, bunların üzerinden yıllar geçtiği için biz de artık yeni bir yola girdik. Türkiye’nin desteğiyle egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası temsil teyit edilmeden tekrar müzakere masasına oturmayacağız anlayışıyla pozisyon aldık.

Ambargolar ile Kıbrıs Türkü’nü çökertmek ve diz çöktürmek için her şeyi yapıyorlar. Dayatmayla ve zorla bir çözüme götürmek için. ‘Biz bunu kabul etmeyeceğiz’ dedik ve egemenliğimiz tanınmadan masaya oturmayacağımızı söyledik. Şimdi onu bekliyoruz.

Bir anlaşma olacaksa mutlak surette KKTC’nin, yani Kıbrıs’ın kuzeyindeki egemen Türk devleti bu anlaşmanın bir parçası olmak zorundadır.”

Özel: Tüm temaslarımda KKTC’ye haksızlık yapıldığını söyledik

CHP Genel Başkanı Özel de şöyle konuştu:

“Genel Başkan seçildikten sonra ilk ziyaretimi Türk dış politikasının da geleneği olduğu gibi KKTC’ye yapmıştım. O zaman da şunu ifade etmiştim, bundan sonra yurt dışında çok sayıda temasımız olacak. Türkiye’de ana muhalefet partisiyiz ama yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Gerek İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Başkanı olduğu ve benim de yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal’de gerek Avrupa’daki tüm sol, sosyal demokrat partilerin çatı örgütü olan Avrupa Sosyalist Partisi gerek resmi görev yaptığımız Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde yaptığımız tüm temaslarda konu Kıbrıs’a geldiğinde KKTC’ye büyük bir haksızlık yapıldığını, Annan Planı’nı onaylamayan tarafın ödüllendirildiğini söyledik.

Türkiye, Ada’ya; Ada’daki varlığını korumak, Ada’daki soydaşlarını, Türk varlığını korumak ve yüz yıllardır kazanılmış egemenlik hakkını teyit için oraya gitti. Ne eksik yaptı ne fazla yaptı. Bundan sonra da bu çizgiyi korumaya devam edeceğiz. Elbette barışı savunuyoruz, çözümü savunuyoruz. Bugün Kıbrıs Türkleri’nin elbette sorunları var. Sporcularımızın sorunları var, ticaret hayatında olanların sorunları var, üniversitelerimiz sorun yaşıyor. Bu zorlukların hepsinin aşılması için en güçlü şekilde KKTC’nin arkasında durma zaruretimiz var.

“Kıbrıs’ı bir bütün olarak sahipleniyoruz”

Biz Kıbrıs’ı bir bütün olarak sahipleniyoruz. Dün TBMM’nin bütün dünyaya verdiği kuvvetli mesajı Kıbrıs’ta da iktidarıyla muhalefetiyle hep birlikte verilmesinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün fikir ayrılıklarının değil KKTC’nin ve Türkiye’nin ortak menfaatleri için bir ve birlikte olmak zamanıdır, bunun için buradayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti AB’ye tam üyelik başvurusunu İsmet Paşa zamanında yapıldı. Bu hedefin sonuna kadar arkasındayız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-kabul-etti/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu ile görüştü https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-ile-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-ile-gorustu/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40930 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede, “Türk askerinin varlığının devamı hem Kıbrıs Türklerine hem de Rumlara fayda sağlamaktadır” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü kutlamaları kapsamında KKTC’de bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulde, Adana Milletvekili, Türk Dünyası ve Yurtdışı Teşkilatlandırma Başkanı Ayyüce Türkeş Taş, Uluslararası İlişkler Başkanı Ahmet Kamil Erozan, İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın ve İYİ Parti KKTC Temsilcisi Cihangir Bütün de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Tatar kabulde yaptığı konuşmada, İYİ Parti heyetini Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü kutlamaları dolayısıyla KKTC’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek Türkiye ve Azerbaycan’dan çok sayıda misafirin coşkulu kutlamalara katılması dolayısıyla duyduğu mutluluğu da ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği’nin (AB) federal temelde bir anlaşma için ortaya koyduğu zorlamalarına rağmen federal temelde görüşmelerin artık geride kaldığını tüm dünyaya ifade ettiklerini belirtti. Güney Kıbrıs’ın tek taraflı olarak AB’ye üye yapılması ile Kıbrıs Türklerine büyük haksızlık yapıldığını vurgulayan Tatar, izolasyonların kaldırılacağı sözünün ise üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen tutulmadığını hatırlattı. Kıbrıs Türk halkının baskılara uğratılarak çoğunluğun azınlığı yöneteceği bir yapıda Türkiye Cumhuriyeti’nin adadan çekilmesinin hedeflendiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, oynanan bu oyunlara izin verilmeyeceğini söyledi.

“Türk askerinin varlığının devamı hem Kıbrıs Türklerine hem de Rumlara fayda sağlamaktadır”

Tatar, “İki devletli siyasetin temelinde bir antlaşmada kuzeydeki Türk devleti antlaşmanın bir parçası olacaktır” dedi. Tatar, egemen halk olarak Kıbrıs Türk halkının geleceğini kendi isteğine göre tayin etmesi gerektiğini belirtti. Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün devamının Kıbrıs Türk halkı için barış, huzur ve güvenliği bakımından öneminin altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, “Türk askerinin varlığının devamı hem Kıbrıs Türklerine hem de Rumlara fayda sağlamaktadır” şeklinde konuştu. Rumların milli siyasetinin ve emelinin Türkiye’nin adadan çekilmesini ve kuzeyi de Yunanlaştırmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur. Biz kendi müktesep haklarımızı korumaya çalışıyoruz. Tarihi mücadeleden ve özden gelen haklarımız uluslararası anlaşmalardan kaynaklanmaktadır. Buna herkesin saygı duyması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi, iki ayrı halkın olduğunu tüm dünyanın da gördüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti’nin uyum içinde hareket ederken hak ve hukukun korunması bakımından güçlü bir pozisyonda olduklarını belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı’nda da ifade ettiği gibi KKTC’nin en güneydeki Türk devleti olarak Akdeniz’e açılan bir pencere olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Akdeniz’de bir serhat bekçisi olarak Türk dünyasının hak ve hukukunu korumakla varlığımızı sürdürmekteyiz” dedi. Tatar, “Anavatan Türkiye ile her konuda uyum içerisinde hareket etmek bizi güçlü kılacaktır” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin 50 yıl önce yapmış olduğu hamle, tüm adaya barış getirdi”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da konuşmasında, vatanlarının bir parçası olarak gördükleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tarihinin ve mücadelesinin bilinci içerisinde hareket ederek verilen mücadeleden iftihar ettiklerini kaydetti. Bugün Barış Harekatının 50. yılında davet üzerine Kıbrıs’ta bulunduklarından dolayı duydukları memnuniyeti dile getiren Dervişoğlu, kendilerine gösterilen misafirperverlik için teşekkürlerini ve şükranlarını sundu. Türkiye’nin 50 yıl önce yapmış olduğu hamlenin tüm adaya barış getirdiğini ve o günden sonra olumsuz herhangi bir çatışmayı da engellediğini belirten Dervişoğlu, ambargo ve izolasyonlara da atıfta bulunarak uluslararası platformlarda Kıbrıs’ın hak ve hukukunun savunulması noktasında üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini ve getirmeye de devam edeceklerini belirtti. Dervişoğlu, bu uğurda yaşamının tüm şehitleri rahmetle andı. – LEFKOŞA

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-ile-gorustu/feed/ 0
Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2024 Arama Kurtarma Tatbikatı Tamamlandı https://www.haber60.com.tr/sehit-tegmen-caner-gonyeli-2024-arama-kurtarma-tatbikati-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/sehit-tegmen-caner-gonyeli-2024-arama-kurtarma-tatbikati-tamamlandi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35210

TÜRKİYE Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından KKTC’de gerçekleştirilen Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı tamamlandı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nda dost ateşiyle batan ‘TCG Kocatepe’ gemisinde şehit olan Teğmen Caner Gönyeli’nin anısına her yıl düzenlenen arama kurtarma tatbikatının 20’incisi gerçekleştirildi. 2 safhadan oluşan tatbikatın kara aşaması dün Girne’de yapıldı. Bugün düzenlenen deniz aşaması ise 2 senaryo halinde gerçekleştirildi. Tatbikatı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, KKTC Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç tatbikatın deniz safhasını yerinde ‘TCSG Yaşam’ korvetinden takip etti.

TATAR: İHA, SİHA VE UÇAKLARLA FAALİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİREBİLMENİN MUTLULUĞU İÇERİSİNDEYİM

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tatbikatın deniz safhası başlamadan önce ‘TCSG Yaşam’ gemisini ziyaret etti. Burada konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Bugün ‘Mavi Vatan’ dediğimiz Doğu Akdeniz’i de sadece Kıbrıs’ın topraklarında değil aynı zamanda etraftaki çok kıymetli ve değerli denizlerde hakkımız ve hukukumuz için böylesine faaliyetler ile neleri yapabileceğimizi izleyebilmemiz bizlere güç katmaktadır. Bütün bu çalışmalarımıza destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve diğer kurum ve kuruluşlara, Sahil Güvenliğe çok teşekkür etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni güçlendirirken her türlü yeni gelişmeyi uygulamak suretiyle gerek güvenimizi gerek bölgede oluşabilecek herhangi bir felaket ve göçmen sorunlarına yapacağımız katkılarla bunları sürdürebilmeliyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti en güneydeki bağımsız bir Türk Devleti olarak anavatanı Türkiye Cumhuriyeti ile işbirliği içerisinde bütün imkan ve kabiliyetlere ulaşabilmiş ve bunları yıllar itibariyle geliştirmektedir. Sadece denizde değil, yukarıda hava sahasında helikopter katkılarıyla ve gerektiğinde İHA, SİHA ve uçaklarla faaliyetlerimizi güçlendirebilmenin mutluluğu içerisindeyim” dedi.

‘DENİZ SAFHASI NEFES KESTİ’

Tatbikatın deniz safhasının ilk senaryosu Gazimağusa açıklarında, KKTC kara suları dışında gerçekleştirildi. Senaryoya göre; Türk arama kurtarma bölgesi içindeki kuru yük gemisiyle, düzensiz göçmen taşıyan ticari yat çarpıştı. Kıbrıs Türk Radyosu’ndan alınan yardım çağrısı ve arama kurtarma merkezine ulaşan tehlike sinyali üzerine, ekipler harekete geçti. Senaryo gereği deniz üzerinde can yeleği ile yardım bekleyen 2 kazazedenin arama kurtarma uçağı tarafından tespit edilmesi ile başladı. Daha sonra arama kurtarma helikopterlerinden ip ile denize inerek kazazedelere ulaşan personeller, sedyelere ip ile bağladıkları kazazedeleri kurtardı. Ardından kazazedeler, Sahil Güvenlik’e ait korvete ulaştırılarak ilk müdahaleleri yapıldı.

İkinci aşamada ise arama kurtarma timi, belirlenen hedefe 5 bin fit yükseklikten paraşütle atladı. Tim, kazazedeleri olay yerine gelen sahil güvenlik botuna teslim etti. KKTC kara sularında akaryakıt tankeri ile kuru yük gemisinin çarpışması sonucu yapılan yardım çağrısı üzerine arama kurtarma çalışmaları gerçekleştirildi.

‘DENİZ KİRLİLİĞİ İLE MÜCADELE EDİLDİ’

Tatbikatın son senaryosunda ‘Bayrak Sahası’ olarak adlandırılan bölgede bir akaryakıt tankeri ile ticari geminin çarpışması sonucu denize düşen kazazedeler kurtarılırken deniz kirliliğinin yayılmasını önlemeye yönelik bariyer kuruldu. Kurulan bariyer ile senaryo gereği tankerden denize sızan petrolün yayılması engellendi.

‘TATBİKATTA ÇOK SAYIDA PERSONEL YER ALDI’

Deniz safhasına Türkiye Cumhuriyeti Sahil Güvenlik Komutanlığına ait 3 korvet, 4 bot, 2 arama kurtarma uçağı ve 4 helikopter, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 helikopter, 1 arama kurtarma timi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 fırkateyn ve 1 insansız hava aracı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 arama kurtarma uçağı, 1 arama kurtarma helikopteri ve 1 arama kurtarma timi görev aldı. KKTC tarafından ise 2 adet uçar unsur, 7 adet yüzer unsur ve çok sayıda personel katılım sağladı. Tatbikat, deniz safhasındaki senaryoların başarıyla icra edilmesinin ardından tatbikata katılan unsurları selamlama ve hatıra fotoğrafı çekimi ile tamamlandı.

‘TÜMGENERAL KENDİR: İNSANLARA ULAŞMAK HAYATİ BİR ZORUNLULUKTUR’

Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir tatbikatın tamamlanmasının ardından yaptığı konuşmada, tatbikata adını veren Şehit Teğmen Caner Gönyeli ve tüm şehitleri rahmetle andı. Tatbikatın başarıyla tamamlandığını ifade eden Tümamiral Kendir, “Denizde ve karada zor durumda olan insanların yardım çağrılarına en kısa sürede reaksiyon gösterip insanlara ulaşmak, hayati bir zorunluluktur. Sorumluluk sahasında gerçekleştirdiği· tüm görevlerde ‘önce insan’ prensibiyle hareket eden arama kurtarma teşkilatımız, bu zorunluluğun farkındalığıyla gerçekleştirdiği tatbikatlar vesilesiyle arama kurtarma faaliyetlerindeki performansını daha da geliştirmektedir” diye konuştu.

BAKAN YARDIMCISI SAĞLAM: DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA ÖNEMLİ BİR ADIM

İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam ise tatbikatın ardından yaptığı konuşmada, “Bu tatbikat bulunduğumuz bölge itibariyle deniz güvenliği alanında önemli bir adımdır. İki ülke arasında arama kurtarma operasyonlarında koordinasyonumuzun ve birlikte çalışma yeteneklerimizin hem bölgesel hem uluslararası düzeyde barış ve güvenliği katkı sağlayacaktır. Böylesine kritik bir coğrafyada barış ve istikrarı sağlamak sadece bölge ülkeleri için değil aynı zamanda tüm dünya için de önemlidir. Sürdürülebilir ve barışçıl bir gelecek inşa etmek için iş birliği yaparak çatışmaları azaltma çabalarımıza tüm uluslararası toplumdan destek beklemekteyiz çünkü şüphesiz Türkiye, Doğu Akdeniz’deki varlığını ve haklarını kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Türk arama kurtarma bölgesinin önemi ve Türkiye’nin bu bölgedeki haklarını vazgeçilmez olduğu konusunda hiçbir tereddüdümüz yoktur” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sehit-tegmen-caner-gonyeli-2024-arama-kurtarma-tatbikati-tamamlandi/feed/ 0
KKTC’li öğrencilerin hayatını kaybettiği Adıyaman’daki otel davası ikinci duruşması bugün https://www.haber60.com.tr/kktcli-ogrencilerin-hayatini-kaybettigi-adiyamandaki-otel-davasi-ikinci-durusmasi-bugun/ https://www.haber60.com.tr/kktcli-ogrencilerin-hayatini-kaybettigi-adiyamandaki-otel-davasi-ikinci-durusmasi-bugun/#respond Fri, 26 Apr 2024 05:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29438 DİLAN KUTLU

(ADIYAMAN) – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde KKTC’li öğrencilerin de aralarında bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği Adıyaman’daki Grand İsias Oteli davasının ikinci duruşması bugün yapılacak. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Bakanlar ve milletvekilleri de ailelerle birlikte Adıyaman’a geldi. Cumhuriyetçi Türk Partisi Girne Milletvekili Fazilet Özdenefe, hukuki sürecin takibiyle ilgili KKTC Meclisi’nde özel bir komite kurduklarını belirterek, “Mahkemeye siyasiler olarak müdahil olma gibi hukuki bir hakkımız yok. Amacımız, yurttaşlarımızın evlerinden kilometrelerce uzakta kaybettikleri çocuklarımızı, halkımızın her bir bireyinin sesi olmak” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde KKTC’li öğrencilerin aralarında bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği Adıyaman’daki Grand İsias Otel davasının ikinci duruşması Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Bakanlar ve milletvekilleri de davayı izlemek üzere ailelerle birlikte Adıyaman’a geldi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Girne Milletvekili Fazilet Özdenefe duruşma öncesi ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, “Biz bugün burada iktidarıyla, muhalefetiyle aslında Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerin temsilcileri olarak bir araya geldik” dedi.

“KOMİTEDE TÜM SİYASİ PARTİ TEMSİLCİLERİ VAR”

İsias Oteli özelinde depremde hayatını kaybeden KKTC yurttaşlarıyla ilgili “hukuki ve adli sürecin takibiyle alakalı KKTC’de “Cumhuriyet Meclisi Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Oluşturulan Geçici ve Özel Komite Meclisi” kurduklarının altını çizen Özdenefe, “Bu komitede mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerden temsilcilerimiz vardı. Bugün öğle saatlerinde ana muhalefet partisi liderimiz Sayın Tufan Ernuman ve komite üyelerimizle birlikte geldik ve Sayın Başbakan Adıyaman’a gelecek davayı takip etmek için” dedi.

“SÜRECİ KIBRIS TOPLUMU ADINA TAKİP EDİYORUZ”

Özdenefe, 6 Şubat depremlerinde farklı bölgelerden KKTC’li vatandaşların hayatını kaybettiğini belirterek şunları söyledi:

“Sadece Adıyaman’da değil, farklı bölgelerde de kaybettiğimiz yurttaşlarımız oldu. Hatay’da bu bölgelerden biri. Elbette ki biz depremde kaybettiğimiz tüm canlarla ilgili süreçleri takip ediyoruz ama İsias’ı biliyorsunuz. Orada kaybettiğimiz çocuklarımız çok önemli, çok kıymetli; okullarını temsilen buraya geldiler. Aynı zamanda büyük bir kafileydi ve Adıyaman özelinde baktığımızda en vahim şekilde yıkılan, çevresindeki binalar ayaktayken yerle bir olan ve hiçbir şekilde kaçma imkanı dahi olmadan kaybetmiştik çocuklarımızı. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki yargının ve adalet sisteminin doğru düzgün şekilde, bütün bu acılara rağmen ileriliyor oluşuna dair inancımız elbette tamdır. Derdimiz, herhangi bir noktada müdahale değil ama çocuklarımızı kaybettiğimiz bu özel davada ailelerimizin yanında olmak ve süreci Kıbrıs Türk toplumu adına onlarla birlikte takip etmek.”

“TÜRKİYE’DEKİ BAROLAR BİRLİĞİ İLE İSTİŞARE HALİNDEYİZ”

Özdenefe, komitenin bu zamana kadar izlediği yola ilişkin de, “Bu komiteyle farklı zamanlarda istişare toplantıları yaptık. Geçtiğimiz hafta hukukçu arkadaşlarla bir araya geldik. Türkiye Barolar Birliği çatısı altında bu davalarla ilgili gönüllü avukatlarımız var, onlarla ve uzman heyetlerle teknik raporlarla alakalı olarak istişare toplantıları yapıyoruz. Dönem dönem onlar da Kıbrıs’a gelip bizi bilgilendiriyorlar. Biz de halkımıza doğru bilgileri veriyoruz. Ailelerimiz sağlıklı bir şekilde bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Bugün Ankara’daki muhataplarımıza ve Barolar Birliği’ne ziyaretler gerçekleştirdik” dedi.

“MAHKEMEYE MÜDAHİL OLMA HAKKIMIZ YOK”

Davanın ardından 1 yılı  içeren bir rapor hazırlayacaklarını ifade eden Özdenefe, “Raporlarımızı hazırlayıp komite olarak Genel Kurul’umuza elbette sunuyoruz. Mahkemeye siyasiler olarak müdahil olma gibi hukuki bir hakkımız yok. Amacımız, yurttaşlarımızın evlerinden kilometrelerce uzakta kaybettikleri çocuklarımızı, halkımızın her bir bireyinin sesi olmak” diye konuştu.

KKTC ÖZEL KOMİTE MECLİSİ NEDİR?

Cumhuriyet Meclisi Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Oluşturulan Geçici ve Özel Komite Meclisi 20 Şubat 2023’te kuruldu. Komitenin hedefi; davalara ilişkin süreçlerin takip edilmesi, şikayetçi olacak veya davalara taraf  olacak KKTC’li vatandaşlar arasındaki kordinasyonun sağlanması olarak belirlendi.

Komitenin görevleri arasında; yaralılar, kayıplar, mağdurlarla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti’nde gerek cezai gerekse hukuk davaları bağlamında adli süreçlerde, TBMM, savcılıklar, Adalet Bakanlığı tarafından deprem suçlularının soruşturulması ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla inceleme araştırma süreçleri yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktcli-ogrencilerin-hayatini-kaybettigi-adiyamandaki-otel-davasi-ikinci-durusmasi-bugun/feed/ 0
TİKA, Pakistan, Bangladeş ve KKTC’deki projelerine devam ediyor https://www.haber60.com.tr/tika-pakistan-banglades-ve-kktcdeki-projelerine-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/tika-pakistan-banglades-ve-kktcdeki-projelerine-devam-ediyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 01:15:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28885 Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, (TİKA) Pakistan, Bangladeş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) projelerine devam ediyor.

TİKA tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, Başkanlık tarafından Pakistan’da faaliyet gösteren Türkiye-Urdu Haber Ajansına teknolojik altyapıyı güçlendirmek amacıyla ofis tadilatı ve teknik ekipmanların kurulumu tamamlandı.

Video-grafik sistemleri, mikrofonlar, kameralar gibi stüdyo ve ışık sistemlerinin yenilendiği projenin açılış törenine, Türkiye’nin Lahor Başkonsolosu Durmuş Baştuğ, TİKA İslamabad Koordinatörü Muhsin Balcı, Türkiye-Urdu Haber Ajansı Genel Müdürü Muhammed Hasan, Gazeteciler Birliği üyeleri ve basın mensupları katıldı.

Hasan, Türkiye ve TİKA’ya katkılarından dolayı teşekkür ederek, güncel haberlerin yanı sıra Pakistan-Türkiye ortak tarihini, kültürünü, değerlerini ve geleneklerini tanıtmak amacıyla alanında uzmanlarla programlar, röportajlar ve belgeseller hazırlanacağını ifade etti.

TİKA, Bangladeş’de de projelere devam ediyor

TİKA, 2019’da Başkanlık tarafından kurulan Türkiye-Bangladeş Teknik Enstitüsünde de (BTTI) sürücülük kursu, elektrik-elektronik ve sıhhi tesisat kurslarına eğitim malzemesi desteğinde bulundu.

Sürücü kursu törenle hizmete açılırken, törende, elektrik-elektronik ve sıhhi tesisat bölümleri için TİKA tarafından temin edilen eğitim malzemelerinin de teslimi yapıldı.

Açılış töreninde Türkiye Bangladeş Parlamentolararası Dostluk Komitesi Üyesi Milletvekili Motahar Hossain, Türkiye’nin Bangladeş ile dostluğuna vurgu yaparak TİKA projelerinin bu anlamda çok önemli etkiler bıraktığının altını çizdi.

Proje kapsamında sürücü kursu için bir araç, bir motosiklet temin edilerek mesleki eğitim binasının elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak bir güneş enerjisi sistemi kuruldu. Ayrıca elektrik-elektronik bölümü için multimetre, voltmetre, gerilim test cihazı; sıhhi tesisat bölümü içinse pistonlar, matkaplar ve bükücüler gibi tam kapasiteli bir eğitim olanağı oluşturacak teknik ekipmanlar temin edildi.

İlk etapta BTTI, bölgede ikamet eden gençlerden mesleki eğitim kurslarına ilgi duyan ve bu alanlarda uzmanlaşmak isteyenleri belirleyerek eğitim programlarına katılmaya teşvik etti. İşsiz kalan genç erkek ve kadınlar arasında yoksulluğun azaltılması, becerilerin geliştirilmesi ve farkındalığın artırılması ana hedefler olarak belirlendi.

Mesleki eğitim merkezi 3 bin 200 metrekarelik bir alana kurulu halde bulunan BTTI, başkent Dakka’nın 375 kilometre kuzeyinde, Bangladeş sınır bölgesindeki Lalmonirhat şehrinde yer alıyor.

TİKA tarafından kurulan teknoloji binasında, gençlere temel bilgisayar ve ofis araçları kullanımı, web site dizayn ve programlama gibi kursların yanı sıra, kadınlara yönelik tekstil işçiliği dersleri verilmesi de planlamalar arasında.

KKTC’de “Uygulama Oteli” yenileme projesi

TİKA, KKTC’de eğitim faaliyetlerini sürdüren Haydarpaşa Ticaret Lisesi bünyesindeki Uygulama Otelini yeniledi.

Yenilenen “Haydarpaşa Ticaret Lisesi Uygulama Oteli” açılışına, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, TİKA Lefkoşa Koordinatörü Havva Pınar Özcan Küçükçavuş, KKTC MEB Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, turizm alanında eğitim gören öğrenciler tarafından uygulama otelinde ağırlandı.

Uygulama Otelinin yenilenen bölümü, öğrencilerin pratik eğitimlerini gerçekleştirdiği alanın yanı sıra Türkiye’den gelen öğretmenler ve diğer misafirler için kısa süreli konaklama imkanı sunuyor.

1959’dan bu yana Lefkoşa’da mesleki eğitim alanında eğitim öğretim faaliyetlerini yürüten Haydarpaşa Ticaret Lisesi, muhasebe, finansman, pazarlama, büro yönetimi, yiyecek içecek konaklama ve ön büro hizmetleri olmak üzere üç alanda eğitime devam ediyor.

Okul bünyesinde 250’ye yakın öğrenci, yiyecek içecek ve konaklama, mutfak, servis, resepsiyon ön büro ve kat hizmetleri dallarında eğitim alıyor.

Bu eğitimler, 6 odalı, resepsiyon, restoran ve lobisi bulunan okul binasında yapılıyor. Okulun uzun yıllardır kullanılan, yıpranmış tarihi binası, TİKA tarafından detaylı bir tadilattan geçirilerek tekrar hizmete açıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tika-pakistan-banglades-ve-kktcdeki-projelerine-devam-ediyor/feed/ 0
Ticaret Bakan Yardımcısı: KKTC ile ticaret hacmini artırmak ve paylarını genişletmek istiyoruz https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-kktc-ile-ticaret-hacmini-artirmak-ve-paylarini-genisletmek-istiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-kktc-ile-ticaret-hacmini-artirmak-ve-paylarini-genisletmek-istiyoruz/#respond Sat, 20 Apr 2024 01:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28358 Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile 2023 yılında 2,5 milyar dolarlık ticaret hacmi gerçekleştirdik. Ticaret hacmimizi önümüzdeki yıllarda artırmanın yanında KKTC’nin bu ticaretten aldığı payı genişletmek de asıl amaçlarımızdan birisi” dedi.

Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu’nun düzenlediği “Türkiye-KKTC İkinci Ekonomi Konferansı”, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Deniz, Türkiye-KKTC Ticaret Odası KKTC Tarafı Eş-Başkanı Omaç Cin ve iş insanlarının katılımıyla TOBB İstanbul Hizmet Binası’nda yapıldı.

Gürcan, buradaki konuşmasında, ulusal ve uluslararası tüm platformlarda vurguladıkları gibi Kıbrıs’a yaklaşımlarında ana politikalarının uluslararası toplumun Kıbrıs Türklerinin bağımsızlığını ve egemenliğini tam ve eşit bir biçimde tanıması olduğunu belirtti.

Gürcan, “Kıbrıs Türkü’nün yıllardır haksız bir şekilde maruz kaldığı adaletsizlik ortadan kaldırılmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın da her zaman belirttiği üzere her koşulda Kıbrıs Türklerinin eşit egemenliğinin ve eşit uluslararası statüsünün onaylanmasına yönelik gayretlerimizi kesintisiz olarak tüm mecralarda sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının varlığının, hürriyetinin ve geleceğinin teminat altına alınmasını, refah seviyesinin yükseltilmesini, KKTC’nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla güçlendirilmesini öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüklerini söyleyen Gürcan, birlikte yürütülecek çalışmalara önem verdiklerini vurguladı.

Kıbrıs mücadelesini sadece siyasi alanda değil, ekonomik alanda da sürdürdüklerini, hem siyasi hem de ekonomik alandaki kazanımları artırmak istediklerini dile getiren Gürcan, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda Kıbrıs’ı ihtiyaç duyacağı her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığı olarak Kıbrıs ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizin genişletilmesine ve derinleştirilmesine büyük önem vermekteyiz. Ülkelerimiz arasındaki kardeşlik bağlarını ticari ve ekonomik ilişkilerimize en iyi şekilde yansıtmak istiyoruz. Maksadımız Kıbrıs’ın sosyal ekonomik kalkınmasını hızlandırmak. İş dünyalarımız, çizdiğimiz bu çerçevenin içini doldurması, talepleriyle bu çerçevenin büyütülmesi açısından mühim bir rol oynayacaklardır.”

Gürcan, ocak ayında yapılan Türkiye-KKTC Ortak Komite 12. Dönem Toplantısı’nda ticaret, gümrük, e-ticaret, ürün güvenliği, insan kaynakları, serbest bölgeler, sağlık, hukuki altyapı gibi alanlarda işbirliğine yönelik eylem planları belirlediklerini söyledi.

“Cumhuriyet’imizin 100. yılına son 14 çeyrektir aralıksız büyümeyi gerçekleştirerek girdik”

Mahmut Gürcan, 85 milyona dayanan nüfusu, coğrafi konumu ve büyük ölçekli iç pazarıyla bugün birçok uluslararası firmanın bölgesel üssü konumundaki Türkiye’nin, KKTC’nin dünyaya açılan kapısı niteliğinde olduğunu belirterek, KKTC’nin maruz kaldığı izolasyondan kaynaklı zorlukların etkilerinin azaltılması konusunda KKTC ile işbirliği içinde olduklarını ve bunu sürdüreceklerini ifade etti.

KKTC’nin uluslararası fuarlar ve çeşitli platformlarda daha etkin bir şekilde tanıtımına desteklerinin de sürdüğünü söyleyen Gürcan, “Altyapı ve üstyapı projelerinden turizm ve eğitime kadar pek çok konuda Kıbrıslı kardeşlerimizin hep yanında yer aldık, yer almaya devam edeceğiz. Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin KKTC ekonomisine de önemli etkileri olduğunun farkındayız.” dedi.

Türkiye’nin 2020-2021 yıllarındaki Kovid-19 süreci, ardından Rusya-Ukrayna Savaşı ve ekonomik olarak bunların getirmiş olduğu zorluklara rağmen Cumhuriyet’in 100. yılına son 14 çeyrektir aralıksız büyümeyle girdiğini belirten Gürcan, “Büyüme ivmemizi sürdürüyoruz. 2023’te Kahramanmaraş merkezli büyük bir deprem yaşadık, 11 ilimizde çok büyük yıkımlar oldu. Buna rağmen 2023’te yüzde 4,5’lik büyüme gerçekleştirdik. Yine 2002 yılında 36,1 milyar dolar olan ihracatımızı 2023’te 7 kattan fazla büyüterek 255,8 milyar dolar yaptık. Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en yüksek ihracat rakamıydı. Bu rakamlarımızı daha da geliştirerek 2024’te de yeni hedeflerimize ulaşmayı arzuluyoruz.” diye konuştu.

“Firmalarımızı KKTC’nin gelişmekte olan yatırım ortamından daha aktif yararlanmaya davet ediyoruz”

Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan, “KKTC ile 2023 yılında 2,5 milyar dolarlık ticaret hacmi gerçekleştirdik. 2,5 milyar dolar olan ticaret hacmimizi önümüzdeki yıllarda artırmanın yanında KKTC’nin bu ticaretten aldığı payı genişletmek de asıl amaçlarımızdan birisi.” dedi.

Türkiye’nin KKTC’deki 360 milyon dolarlık yatırımını yeterli bulmadıklarını dile getiren Gürcan, yatırımları genişletmek, daha da yukarıya taşımak için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Firmaları KKTC’nin gelişmekte olan yatırım ortamından daha aktif şekilde yararlanmaya davet eden Gürcan, şunları söyledi:

“Müteahhitlerimiz KKTC’de 1,4 milyar dolar değerinde 114 projeyi üstlenmiş durumdalar. Hangi ülkede olursa olsun üstlendikleri her projeyi en hızlı ve en kaliteli şekilde tamamlayan Türk müteahhitleri dünyada bir marka haline gelmiştir. Müteahhitlerimiz KKTC’nin alt ve üstyapısının geliştirilmesine katkı sağlama çalışmalarını devam ettiriyorlar. Ticaret Bakanlığı olarak Türkiye ve KKTC ilişkilerinin geliştirilmesi için elimizden gelen her şeyi yönetim anlayışımıza uygun olarak tüm paydaşlarla istişare halinde yapıyoruz. Ticaret Bakanlığında hem bakanımızın hem bakan yardımcılarımızın kapılarının her zaman olduğu gibi hem Türk iş adamlarımıza hem KKTC’den gelecek tüm iş adamlarımıza açık olmaya, onlarla her türlü istişareyi ve onlara her türlü yardımı yapacağımızı taahhüt ediyoruz. Ortak gayretlerimizin neticesinde ikili ilişkilerimizin tüm alanlarda gelişeceğine inancımız tamdır.”

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da her zaman Kıbrıs Türklerinin haklı mücadelesinde yanlarında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirtti.

KKTC ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durabilmesi gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Bunun için güçlü bir özel sektörün varlığı da çok önemlidir. Zira özel sektör güçlü olursa, iktisadi kalkınma süreci de kuvvetli olur. Özel sektörün geliştirilebilmesi için Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile uzun süreden beri birlikte çalışıyoruz. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki ekonomi ve ticari ilişkilerin gelişmesi için ortak hareket ediyoruz.” diye konuştu.

“Türkiye-KKTC Ticaret Odası Forumu” ile gerek ikili ticaret gerekse yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine odaklandıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda da birlikte çalıştıklarını ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, KKTC’nin dünyayla bütünleşme çabalarına da destek olduklarını, bu kapsamda Milletlerarası Ticaret Odası, İslam Odası, EUROCHAMBRES ve Türk Ticaret ve Sanayi Odasında, Kıbrıs Türk iş dünyasının layıkıyla temsili için girişimler yaptıklarını anlattı.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası bünyesinde kurulan İhracat Destek Ofisi’nin de Kuzey Kıbrıs ihracatının gelişmesine katkı sağlayacağına inandıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Bizler bundan sonra da Kıbrıs iş dünyasıyla birlikte çalışarak Kuzey Kıbrıs ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Hükümetlerimiz arasında devam eden gümrük altyapısının geliştirilmesi, AB mevzuatı ile uyumlu bir ürün güvenliği sisteminin oluşturulması, fuar katılımlarının desteklenmesi gibi işbirliği alanlarının da genişletilmesini istiyoruz. İş dünyası olarak bu çalışmalara katkı vermeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın son KKTC ziyaretinde de vurguladığı gibi Güzelyurt civarında bir soğuk hava deposu yatırımı için TOBB olarak çalışma yapıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ticaret-bakan-yardimcisi-kktc-ile-ticaret-hacmini-artirmak-ve-paylarini-genisletmek-istiyoruz/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Yabancılara mülk satışı ciddi bir sorun değil https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-yabancilara-mulk-satisi-ciddi-bir-sorun-degil/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-yabancilara-mulk-satisi-ciddi-bir-sorun-degil/#respond Thu, 28 Mar 2024 02:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24250 MELİS YILDIRIM

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gazimağusa’daki İskele bölgesinde yoğunlaşan yabancılara mülk satışının ciddi bir sorun olmadığını belirterek, “Elbette bunun her türlü milli boyutu da var. İmar yasalarını düzenleyerek, çevreyi, mavi ve yeşili korumak gerekir” dedi. Tatar, en fazla İsraillilerin mülk satın aldığı iddialarına dair, “İsrail bizim düşmanımız değil ki, tehdit olsun. Rumlar gelip satın almıyor. Bize tehdit olanlar Rumlar. İsrailli, yatırım için buradadır. Dünyanın her yerinde, İranlı, Iraklı, Amerikalıya da satış yaptılar. Onların Yahudiler olduğunu nereden sen biliyor musun” diye konuştu.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye ve KKTC’den gazetecilerle Lefkoşa’daki Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Üç yıldan beri yürüttükleri siyasetin Türkiye’nin de desteğiyle devam ettiğini belirten Tatar, “Bazıları kelime oyunlarıyla kendilerine göre bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Ama bizim kelime oyunlarıyla bir işimiz yok. Bizim pozisyonumuz açık ve nettir. Halkın kendi kaderine karar verme hakkıyla yaklaşıyoruz. Kıbrıs Rum’u kadar bizlerin de devlet tecrübesi vardır” ifadelerini kullandı. Tatar, devamında şöyle konuştu:

“Rum tarafı Ada’nın üçte birinin işgal edildiğini öne sürüyor. Rum tarafı politikasında Annan Planı’na hayır diyerek Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle ödüllendirilmelerinden beri hiçbir değişiklik yoktur. Artık iki egemen devlet arasında işbirliği olur. KKTC’yi tanımayabilir ama KKTC gerçeği vardır.

Biz egemen devlet isek taviz veremeyiz. Masaya oturacaksak egemen iki eşit devlet oturacaktır. Güney Kıbrıs Crans Montana’da bırakıldığı yerden başlamak istiyor, Ada’da sıfır asker, sıfır garantör diyor. Bizim milli siyasetten geri adımımız yoktur. Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde milli siyaset değişikliği olmayacaktır.

Ada’da federal temelde bir anlaşma olduğunda kısa bir süre sonra Türkiye’nin Kıbrıs’tan tümüyle çekilmek zorunda kalacağı, çünkü ne diyorlar, bütün bunlar müzakere tutanaklarında var, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesi olmadığı için mutlak surette modası geçmiş olan garantörlüğü sona erdirilmesi ve AB güvenlik mekanizmalarının Türkiye’nin garantörlüğünün yerine anlaşmalarda yer alması ve Türk askerinin Ada’dan çekilmesi… Böyle bir ortamda elbette çok kısa bir süre sonra otoritelerini Kuzey’e dayayacakları için bizler için ölüm fermanıdır, Kıbrıs Türkü’nün yok oluşudur. Ayrıca Türkiye ile bağlantımızın kopartılması ile hem Türkiye’nin kendi güvenliğinin sarsılması ve Doğu Akdeniz’den dışlanmasıdır. Dolayısıyla AB’ye alınmalarından sonra Kıbrıs’ta bir anlaşma olursa bu mutlak surette iki egemen eşit devletin işbirliğiyle bu anlaşma olabilir.”

“HER TÜRLÜ MİLLİ BOYUTU VAR”

Aralarında ANKA Haber Ajansı’nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tatar, Gazimağusa’daki İskele bölgesinde yoğunlaşan ve son dönemin önemli gündem maddelerinden olan yabancılara mülk satışının ciddi bir sorun olmadığını belirtti. Tatar, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yabancılara bir konut ve bir dönüm arazi resmi satış söz konusu. Aracılarla satış da gözden geçiriliyor. Bunun yasası var. Elbette bunun her türlü milli boyutu da var. Tarımsal arazileri korumak gerekir, imar yasalarını düzenleyerek, çevreyi, mavi ve yeşili korumak gerekir.

“ÇALKANTILAR VAR AMA ABARTILIYOR”

Burası eğitim ve turizmde marka destinasyon olmuştur. Çalkantılar var ama abartılıyor. Her milletten insanın gelmesi KKTC’nin tanınması için bir fırsattır. ‘Yabancılar geldi Kıbrıs’ı işgal etti’, ben buna inanmıyorum. Güney Kıbrıs’ta 50 bin Rus var, Güney Kıbrıs’ta her milletten insan var.

İsrail bizim düşmanımız değil ki, tehdit olsun. Rumlar gelip satın almıyor. Bize tehdit Rumlar. İsrailli, yatırım için buradadır. Dünyanın her yerinde İranlı, Iraklı, Amerikalıya da satış yaptılar. Onların Yahudiler olduğunu nereden sen biliyor musun?”

“YIPRATICI SÖYLEMLER SONA ERECEK”

KKTC’nin Güzelyurt ilçesindeki Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde başlayan ve çok sayıda üst düzey bürokrat ve yetkilinin tutuklandığı “sahte diploma” krizi için Tatar, “Bu skandala ilişkin KKTC’de bunun genel bir tecrübe olduğunu kabul edemem. Çok iyi eğitim veren üniversitelerimiz var. Bu eğitim sektörümüzü korumamız lazım. YÖK’ten destek talep ettik. YÖK’ün YÖDAK ile çalışmasıyla sıkıntılar giderilecek. Gereği neyse yapılacak. Yıpratıcı söylemler de sona erecek” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-yabancilara-mulk-satisi-ciddi-bir-sorun-degil/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sahte üniversite diploması skandalıyla ilgili açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-sahte-universite-diplomasi-skandaliyla-ilgili-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-sahte-universite-diplomasi-skandaliyla-ilgili-aciklama-yapti/#respond Wed, 27 Mar 2024 05:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23887 MELİS YILDIRIM

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “sahte üniversite diploması” skandalıyla ilgili, “Çok iyi eğitim veren üniversitelerimiz var. Eğitim sektörümüzü korumamız lazım. Yükseköğretim Kurulu’ndan (YÖK) destek talep ettik. YÖK’ün Yükseköğretim Planlama, Denetleme ve Akreditasyon Kurumu (YÖDAK) ile çalışmasıyla sıkıntılar giderilecek. Gereği neyse yapılacak” dedi.

KKTC’nin Güzelyurt ilçesindeki Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde başlayan “sahte diploma” krizi gündemdeki yerini koruyor. KKTC’de üniversiteleri denetlemekle sorumlu YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı ve yolsuzluğun yaşandığı dönemdeki Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler ile çok sayıda üst düzey bürokrat ve yetkili bu kapsamda tutuklandı.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefkoşa’da aralarında ANKA Haber Ajansı’nın da bulunduğu bir grup gazeteciye yaptığı değerlendirmede; “Bu skandala ilişkin KKTC’de bunun genel bir tecrübe olduğunu kabul edemem. Çok iyi eğitim veren üniversitelerimiz var. Eğitim sektörümüzü korumamız lazım. YÖK’ten destek talep ettik. YÖK’ün YÖDAK ile çalışmasıyla sıkıntılar giderilecek. Gereği neyse yapılacak. Yıpratıcı söylemler de sona erecek” ifadelerini kullandı.

ÖZERSAY: ÇÜRÜME SADECE SİYASAL BİR ÇÜRÜME DEĞİL

Ana muhalefet partilerinden Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay ise konuya ilişkin şunları kaydetti:

“Sadece bu diplomayı verenler açısından değil, yozlaşma toplumun her düzeyine sirayet etmiş durumda. Yani müdür, müsteşar, milletvekili, eski bakan, üniversitelerden sorumlu kurum başkanı, bu bir kategori. İkinci kategori öğretmen, polis, asker aldığı diplomayı da devlete verip kademe derece ilerlemesi, makam-mevki maaş artışı. Şimdi bütün bunları biz gördük şu ana kadar. Toplumdan bağımsız bir şey değil bu. Çürüme, sadece siyasal bir çürüme değil. Toplumun bazı kesimleri de buna ortak olmuş durumda. Bir şeye karar vermemiz lazım, bu sorunu nasıl çözeceğiz? YÖK heyeti geldi, YÖDAK ile birlikte çalışarak sorunu çözecek. Evet bunu konuşmamız lazım, doğrudur. Ama eğer biz mevcutların üzerini örterek ‘Yeni bir sistem yaratalım. Geçmişe bakmayalım’ dersek, bu çuval içerisinde kalan o çürümüş patatesler hepsini çürütecek ve bu koku gitmeyecek.”

SUCUOĞLU: EĞİTİMİ YARALARSANIZ BU İNANILMAZ EKONOMİK SIKINTILAR YARATACAKTIR

Bu durumun eğitime büyük zarar verdiğini kaydeden eski Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Faiz Sucuoğlu, “Çok fazla ve denetimsiz üniversite izni verildi ve bazıları tabela üniversitesi şeklinde kaldı. Bir nevi ticari açıdan olaya bakıldı” dedi. Sucuoğlu ayrıca, “Bu diplomayı kötü niyetle kullanan, terfi için kullananlar ayrı ama bir de hiç bir yerde kullanılmamış diplomalar için ayrı bir şey yapmak lazım. Çünkü iş farklı boyutlara gidecek gibi görünüyor ve bu büyük bir zarar verecektir. Kuzey Kıbrıs’ın iki önemli hususu var, biri turizm biri de eğitim. Siz eğitimi böyle yaralarsanız yarın öbür gün inanılmaz ekonomik sıkıntılar yaratacaktır” diye konuştu.

FEYZİOĞLU: 17 ÜNİVERSİTENİN YÖK AKREDİTASYONU VAR

25 Mart itibariyle KKTC talebiyle Ada’ya gelen YÖK heyetinin çalışmalarına başladığını söyleyen, Türkiye ve KKTC’den bir grup gazeteciyle bir araya gelen Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KKTC’deki 17 üniversitenin YÖK’e akredite olduğunu, 5 üniversitenin olmadığını ifade etti. Akredite olan üniversitelerin tüm bölüm ve kontenjanlarıyla YÖK tarafından denkliklerinin kabul edildiği anlamına gelmediğinin altını çizen Feyzioğlu, “Türkiye’de ÖSYM kılavuzunda hangi üniversite ve bölümleri, kaç kontenjanla yer alıyorsa o sayıda bölüm ve öğrenci diploması denk kabul ediliyor. Örneğin A üniversitesinin hukuk fakültesinden 5 kontenjan ÖSYM kılavuzunda yer alıyorsa sadece o yıl, bu şekilde giren 5 öğrencinin diploması Türkiye’de geçerli oluyor. Oysa o üniversite ve o fakülte 90 öğrenciyi sınavsız, kapıdan aldıysa onların diplomaları denk kabul edilmeyen diğer 5 üniversite ile aynı muameleyi görüyor. Yani denk kabul edilmesi için onların da başka prosedürleri yerine getirmesi gerekiyor” diye konuştu. Feyzioğlu şunları kaydetti:

“Yaşananlar üzerine KKTC Başbakanı Türkiye’ye, Cumhurbaşkanımıza yazı yazdı ve YÖK’ün burada sistem kurmasını istedi. YÖK heyeti de görüşmek üzere buraya geldi. YÖK, YÖDAK’a bu sistemi kurduğunda tek bir ekrandan, her bir öğrencinin ders seçiminden derslere devam edip etmediğine; ödevden teze tüm bilgileri görülecek ve her bir diplomaya da barkod verilecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-sahte-universite-diplomasi-skandaliyla-ilgili-aciklama-yapti/feed/ 0
KKTC ve GKRY meclisleri arasında ortak yasa çalışması önerisi reddedildi https://www.haber60.com.tr/kktc-ve-gkry-meclisleri-arasinda-ortak-yasa-calismasi-onerisi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/kktc-ve-gkry-meclisleri-arasinda-ortak-yasa-calismasi-onerisi-reddedildi/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:27:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23553 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ulusal Birlik Partisi Milletvekili ve Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) marjında gerçekleşen Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı’nda İsviçreli moderatör Laurent Wehrli’nin yaptığı “KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) meclisleri tarafından iklim değişikliği ve deprem gibi konularda ortak bir yasa çalışması yapılması” önerisinin, Rum heyeti tarafından reddedildiğini belirtti.

Cenevre’de PAB’ın 148’incisini gerçekleştirdiği genel kurul toplantısına, KKTC Cumhuriyet Meclisini temsilen Hasipoğlu’nun yanı sıra Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Asım Akansoy ve Demokrat Parti Milletvekili Serhat Akpınar katıldı.

Temaslarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, yılda bir kez düzenlenen PAB’dan KKTC’den siyasi partiler olarak davet aldıklarını belirterek, KKTC’den heyet başkanı olarak bu toplantıya katıldığını bildirdi.

Hasipoğlu, “Burada 140 ülke ve 1000’in üzerinde milletvekili var. Bizim için önemli bir ortam. Diğer ülkelerin vekilleri ile görüşüp, haklı davamızı anlatmak ve lobi yapmak fırsatını bulmuş olduk.” dedi.

İkili görüşmeler kapsamında TBMM heyeti ile bir araya geldiklerini belirten Hasipoğlu, bundan sonra atılacak adımlar konusunda strateji toplantısı yaptıklarını aktardı.

TBMM heyetiyle hangi uluslararası kuruluşlara üyelik müracaatlarında bulunabileceklerini de ele aldıklarına işaret eden Hasipoğlu, “Daha sonra kardeş Azerbaycan ile bir toplantımız oldu. Türk Devletleri Teşkilatına girdikten sonra Azerbaycan ile ilişkilerimiz daha da arttı, ihracatımız başladı. Narenciye olsun, alüminyum olsun ihracatımız en üst seviyede gerçekleşiyor. Gelecek ay üniversitelerimiz ve turizm yatırımları ile ilgili bir toplantı düzenlenecek. Ticari hayat Azerbaycan ile de başladı. Bir millet üç devlet olma yolunda hızlıca ilerliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir”

Hasipoğlu, Bahreyn ve Pakistan heyetleri ile de görüştüklerini, karşılıklı işbirliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi.

Yaptıkları tüm görüşmelerde muhataplarına Kıbrıs Türk tarafının iki devletli çözüm tezini ilettiklerini kaydeden Hasipoğlu, “Egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü talebimiz, son derece makul ve doğru zamanlı bir taleptir. 2021’de Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar ile birlikte Cenevre’deki Kıbrıs konulu 5+1 gayriresmi toplantıda bu önerilerimiz Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne sunduk. Genel Sekreter bizi çok iyi anladı, artık farklı şeyleri konuşma zamanının geldiğini, ‘Kutu dışında düşünmemiz gerektiğini’ söyledi. Biz de bu konuda çalışıyoruz, hiçbir zaman da masadan kaçan taraf olmadık.” değerlendirmesinde bulundu.

Hasipoğlu, Kıbrıs Türk tarafının tüm çözüm planlarına “evet” dediğini hatırlatarak, daha fazla ambargolar altında cezalandırılmamaları gerektiğini vurguladı.

Muhataplarının “iki devletli çözüm” konusundaki taleplerini makul karşıladığını da söyleyen Hasipoğlu, daha önceki tüm çözüm planlarına Kıbrıs Rum kesiminin “hayır” dediğinin bilinen bir gerçek olduğunu kaydetti.

Hasipoğlu, PAB toplantısına davet edilmelerinin esas amacının, GKRY milletvekilleri ve siyasal parti temsilcileriyle bir masa etrafında Kıbrıs konusunu konuşmaları olduğunu anlattı.

PAB’ın, devlet başkanlarından sonra en üst düzeyde Kıbrıs konusunun konuşulduğu bir ortam olduğuna dikkati çeken Hasipoğlu, İsviçreli milletvekilleri arabuluculuğunda, Kıbrıs Kolaylaştırıcılar Grubu Toplantısı kapsamında Rum parlamenterlerle 1,5 saatlik bir görüşme yaptıklarını, herkesin pozisyonunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, Rum heyetinin üst düzey ve tecrübeli vekillerle toplantıya katıldığını ve “zaman çok hızlı geçti”, “bir an önce çözüme ulaşmamız lazım”, “hepimiz Kıbrıslıyız”, “federasyon modelinde sizlerle birlikte olmak istiyoruz” ve “çözümün de önündeki tek engel Türkiye’dir” diye aynı söylemleri tekrarladıklarını belirtti.

“Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif şekilde yazarlar”

Kendilerinin de “bu kadar zamandır bütün çözüm planlarına ‘hayır’ dediniz, ‘evet’ deseydiniz bugün çok farklı bir ortam olacaktı” ve “buna rağmen sizinle bir masa etrafında görüşmelerimize devam edelim” diye Rumlara söylediklerini aktaran Hasipoğlu, şöyle devam etti:

“Egemenlik eşitlik ve uluslararası eşit statü talep eden pozisyonumuzu da iktidar olarak ortaya koyduk. İsviçreli moderatör ‘Sizler halklarınızın seçilmiş vekillerisiniz, niye siz Kıbrıs’ta meclis heyetleri olarak meclislerinizi ziyaret etmiyorsunuz? İklim değişikliği, Avrupa Birliği uyum yasaları, deprem ve afet gibi konularda niye ortak bir yasa çalışması yapmıyorsunuz?’ diye bir öneri ortaya koydu. Bu öneriyi İsviçreli vekil başkanlığındaki Kıbrıs arabulucu ekibi ortaya koydu. (Rumlar) Hepsi şaşırdı, birbirlerine baktılar ve bu öneriyi reddettiler. PAB’da bunun en basit örneğini yaşadık. Bizimle hiçbir şekilde eşit statüyü kabul etmiyorlar. Halbuki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin zamanında eşit kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Türk halkının 60 yıldır haklarını gasbederek bugünkü zihniyetleri içerisinde bizleri yok saymaya devam ediyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş milletvekilleriyle oturup çalışma içerisine girmekten imtina ediyorlar. İşbirliğine yanaşmıyorlar. Kıbrıs Türk halkının seçilmiş vekilleri olarak bu tür uluslararası platformlarda onların gerçek zihniyetini, sahte yüzlerini ortaya koymaya devam edeceğiz. Umarım toplantıyı düzenleyenler ve İsviçreli milletvekilleri raporlarını objektif bir şekilde yazarlar ve Rumların bu retçi tavırlarını kayda geçirirler.”

Hasipoğlu, Kıbrıs Rum kesiminin güven oluşturmak için bir adım atarlarsa “KKTC’yi tanır mıyız?” korkusunu taşıdığını belirterek, bu toplantıdaki retçi tavırlarının, KKTC olarak ortaya koydukları uluslararası eşit statü talep eden önerilerinde ne kadar haklı olduklarını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-ve-gkry-meclisleri-arasinda-ortak-yasa-calismasi-onerisi-reddedildi/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Kurum: “Kıbrıs, bizim milli davamızdır” https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-kibris-bizim-milli-davamizdir/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-kibris-bizim-milli-davamizdir/#respond Thu, 21 Mar 2024 05:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21699 İBB Başkan Adayı Kurum: “Kıbrıs, bizim milli davamızdır”

“İBB, Kıbrıs’ın tüm sorunlarına ilişkin kardeşlerinin yanında olacaktır”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Elimizdeki tüm imkanlarla Kıbrıs halkının yanındayız”

İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, KKTC Başbakanlığı tarafından Beyoğlu’nda düzenlenen I. Kentler ve Kültürler Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Kıbrıs, bizim milli davamızdır. Biz her zaman Kıbrıs Türk’ünün yanında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Maraş’ın açılımı da dahil olmak üzere birlikte attığımız tarihi adımlarla milli davamızı yüceltmeye ve yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanlığı tarafından Beyoğlu’nda düzenlenen I. Kentler ve Kültürler Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin Lefkoşe Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ve çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol ve katılımcılar program öncesinde “Kuzey Kıbrıs’ı İstanbul’da Yaşamak” adlı fotoğraf sergisini gezdi. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Elimizdeki tüm imkanlarla Kıbrıs halkının yanındayız”

100. yılını geride bırakan Türkiye Cumhuriyeti ile 40. yılını tamamlayan KKTC’nin kalkınma işbirliğinde artık ustalık döneminde olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “İktisadi ve mali işbirliği temelinde ulaştırmadan enerjiye, tarımdan turizme her alanda Kıbrıs Türkü ile beraberiz, elimizdeki tüm imkanlarla Kıbrıs halkının yanındayız. Sadece adada değil, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, her bir Kıbrıs Türkü’nün geleceğe, öz vatanının yarınlarına güvenle bakmasını istiyoruz” diye konuştu.

“30 yılda çok aşamalar kaydettik”

Programda konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar “Şimdi 30 yıl önce böyle bir salonda o zaman İBB Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı davet ettiğimizde Kıbrıs’ın geleceğini konuşuyorduk. 30 yılda çok aşamalar kaydettik. O zaman suyumuz da yoktu, yollarımız da yoktu. Bundan yıllar önce çalışmalarımızı hep Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çevresini değiştirmek, ekonomisini kalkındırmak, refahımızı artırmak için çalışmamızı yaparken büyük düşüncelerimiz vardı. Ama bu büyük düşüncelerin gerçekten ortaya çıkması Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük destekleriyle olabildi” ifadelerine yer verdi.

“Kıbrıslılar yurt edindiği toprakları hiçbir zaman bırakmamıştır”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Ben ne zaman sizlerle buluşsam, ne zaman sizleri böyle karşımda görsem Kıbrıs’ımızın nasıl kurtulduğu aklıma düşer. Kıbrıs’ımızın kurtuluşu her şeyden önce Kıbrıs Türk halkının mazisinde şanlı bir sayfadır, şanlı bir dönüm noktasıdır. Kıbrıs’ın asil halkı geçmişte yaşanan belirsizliklere, zulümlere, işkencelere rağmen mücadelesinden asla vazgeçmemiş on yıllarca Rumlara karşı korkusuzca direnmiştir. Can vermiş ama asla hürriyetinden, egemenliğinden taviz vermemiştir. Boyun eğmemiştir. Kıbrıslılar yurt edindiği, memleket bildiği toprakları hiçbir zaman bırakmamıştır. 1974 Barış Harekatı ile bu şanlı mücadele; Mehmetçiğimizin ve Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizin kahramanlığıyla yerini kutlu bir zafere bırakmıştır. O günden bugüne sizler, Kıbrıs Türk’ü soydaşlarımız; istiklaline ve istikbaline sonuna kadar sahip çıkıp, bu zaferin haklı gururunu yaşadınız. Bizim için de hak ve eşitlik mücadelesinde nice zorluklara göğüs geren Kıbrıs Türk’ünün azmi ve dirayeti, ayrılmaz parçası olduğu Türkiye için gurur kaynağıdır, iftihar tablosudur” dedi.

“Kıbrıs, bizim milli davamızdır”

“Her Kıbrıs meselesi gündeme geldiğinde elbette ki KKTC’nin dünyada tanınması hususu da gündeme geliyor” diyen Kurum konuşmalarını şu şekilde sürdürdü: “Bugün KKTC, adanın iki eşit parçasından biridir. Toprağıyla, nüfusuyla, demokrasisiyle, ticaretiyle, turizmiyle her alanda bir devlet olma hakkına ve hukukuna sahiptir. Her ne kadar bu gerçeği Rum tarafı sulandırmak istese de bu böyledir ve böyle olmaya devam edecektir. İşte bugün 144 ülkeden öğrencinin bulunduğu, 100’den fazla ülkeyle ticari ilişkilerin olduğu ve yine 100’den fazla ülkeden turistin geldiği KKTC, dünyanın bildiği, tanıdığı bir coğrafyadır, yerdir. Kıbrıs’ın Güney’inde Rum devleti varsa, Kuzey’inde de Türk devleti vardır. KKTC vardır. Kıbrıs, bizim milli davamızdır. Biz her zaman Kıbrıs Türk’ünün yanında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Maraş’ın açılımı da dahil olmak üzere birlikte attığımız tarihi adımlarla milli davamızı yüceltmeye ve yükseltmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde haksız ve hukuksuz tüm ambargolara rağmen biz Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’in incisi, gözdesi yapacağız, bambaşka bir cazibe merkezi haline getireceğiz”

“İBB, Kıbrıs’ın tüm sorunlarına ilişkin kardeşlerinin yanında olacaktır”

İstanbul’un ülkenin kalbi ve lokomotifi olduğunu belirten Kurum “İstanbul bizim ülkemizin kalbi, ekonomimizin lokomotifi, medeniyetimizin başkentidir. Bu şehir ne kadar güçlüyse Türkiye ve KKTC o kadar güçlüdür. İşte biz bu anlayışla, İstanbullu kardeşlerimize hizmet etmek, eser üretmek için kutlu bir yolculuğa çıktık. Bizler tarihimizden aldığımız güç ve ilhamla, bu şehre değer katmak için geliyoruz. Nasıl ki 81 ilimizde gece gündüz demeden tüm sorunları çözmek için koştuysak, şimdi de İstanbul’umuzun problemleri için koşacağız, üreteceğiz. Bu şehrin bekleyen sorunları var ve biz bu sorunlara köklü çözüm üretmek üzere geliyoruz. Bu sorunların başında da sizler de çok iyi biliyorsunuz, kentsel dönüşüm ve ulaşım geliyor. 31 Mart’ta İstanbullular bize yetki verdikten hemen sonra, 1 Nisan’dan itibaren iş başına geçeceğiz. İstanbul’u afetlere karşı daha dirençli hale getirmek, olası bir depremi en az hasarla atlatabilmek için tüm planlarımızı uygulayacağız. Kentsel dönüşümdeki adımlarımızı kararlı bir şekilde atacağız. İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar vatandaşımızla el ele vereceğiz ve deprem korkusunu tamamen bitireceğiz. İstanbul’un trafik çilesini ve ulaşım sorununu da çözüme kavuşturmak için hızlıca hareket edeceğiz. İBB olarak, İstanbul’u trafik sorunlarının eziyet hale geldiği bir durumdan çıkarmak için kararlı bir şekilde yatırımlar yapacağız. İBB, Kıbrıs’ın ulaşım sorunu başta olmak üzere tüm sorunlarına ilişkin, kardeşlerinin yanında olacaktır” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-kibris-bizim-milli-davamizdir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’de düzenlenen etkinlikte konuştu https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-kktcde-duzenlenen-etkinlikte-konustu/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-kktcde-duzenlenen-etkinlikte-konustu/#respond Thu, 21 Mar 2024 04:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21687 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Türkiye’nin garantörlüğü olmasa, barış harekatı olmasa Gazze’de yaşanan manzaralara benzer manzaraların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de yaşanabileceğini herhalde hepimiz görüyoruzdur diye inanıyorum. Çok şükür Türkiye buna müsaade etmedi. Bu anlamda tekrar emeği geçenlere, hem mücahitlere hem silahlı kuvvetlerimize, askerimize şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.

KKTC Başbakanlığınca Beyoğlu’nda bir otelde düzenlenen Kentler ve Kültürler Buluşması’nda konuşan Yılmaz, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit düşen Tabip Teğmen Hulusi Elçi’ye Allah’tan rahmet diledi, terörle kararlı mücadelenin devam edeceğini söyledi.

Türkiye ile KKTC’nin ezeli gönül birlikteliğinin yansıdığı iftar sofrasında yer almaktan onur ve mutluluk duyduğunu belirten Yılmaz, kardeşliğin ramazan vesilesiyle perçinlenmesini, geleceğin bu birlik ve beraberlik temelinde taçlanmasını temenni etti.

Yılmaz, katılımcılara Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Türkiye ve KKTC’nin, kökleri tarihe uzanan bağlarla birbirine sarılmış, gönül birlikteliği yapmış iki devlet olduğunu dile getiren Yılmaz, “Bu bağlar, milletimiz ile Kıbrıs Türk halkının tasada ve sevinçte birliği ve milli davaya olan inancıyla beslenerek bugünlere ulaşmıştır. Kıbrıs Türk’ü, 1571’den bu yana Kıbrıs Adası’nın asli unsuru olduğu kadar Türk milletinin de ayrılmaz bir parçasıdır. 1071’de Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt ruhundan, 1453’te İstanbul’da çağ açan inançtan Kıbrıs Türkü’nü ayrı tutamayız. 1878’den itibaren adada baş gösteren zulme milletimizin sessiz kalamayışı bundandır. Kıbrıs Türk halkı, Rum mezalimine karşı direnirken 7’den 70’e tüm Türkiye’nin Kıbrıs Türk’ünün geleceği için ayağa kalkması, geçmişten gelen bu kader birliğindendir. Ortak mücadele ruhuyla 1974 kutlu (Kıbrıs) Barış Harekatı’nda Mehmetçik ve mücahitlerimiz omuz omuza istiklal mücadelesi vermiştir. Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıs Türk’ünü hedef alan baskı, terör ve insanlık dışı sindirme çabalarına son vermiştir.” ifadesini kullandı.

Yılmaz, bu yıl Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yılının coşkuyla ve farklı etkinliklerle kutlanacağını belirterek, etkinlikler kapsamında Türkiye’den bir grubun gemiyle KKTC’ye gitmesinin planlandığını söyledi.

Kıbrıs Türkü’nün hürriyeti için cesaretle savaşan ve bu uğurda gözlerini kırpmadan can veren tüm Mehmetçik, mücahitleri ve şehitleri rahmetle anan Yılmaz, “Kıbrıslı Türklerin özgürlük mücadelesine öncülük eden Dr. Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da şükranla yad ediyorum. Bu vesileyle kutlu Barış Harekatı’na önderlik yapan rahmetlik Ecevit’i, rahmetli Erbakan’ı da anmak istiyorum. Allah onlardan razı olsun. O gün o cesur kararları vermeselerdi bugün bu tabloyla karşı karşıya olmazdık.” diye konuştu.

Yılmaz, 100. yılını geride bırakan Türkiye Cumhuriyeti ile 40. yılını tamamlayan KKTC’nin kalkınma işbirliğinde artık ustalık döneminde olduğuna işaret ederek, “İktisadi ve mali işbirliği temelinde ulaştırmadan enerjiye, tarımdan turizme her alanda Kıbrıs Türkü ile beraberiz, elimizdeki tüm imkanlarla Kıbrıs halkının yanındayız. Sadece adada değil, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın her bir Kıbrıs Türkü’nün geleceğe, öz vatanının yarınlarına güvenle bakmasını istiyoruz.” dedi.

KKTC’nin geniş bir diasporasının bulunduğunu belirten Yılmaz, KKTC’nin tüm bölgeleriyle gelişmesi ve kalkınması için yapısal reformların da işbirliği içinde hayata geçirildiğini ifade etti.

KKTC Cumhurbaşkanlığı binası ile Cumhuriyet Meclisi binasının inşaatına hızla devam edildiğini ve kasım ayına yetiştirilmesinin öngörüldüğünü dile getiren Yılmaz, destekler kapsamında KKTC’li çiftçilerin, besicilerin ve üreticilerin de yanında olduklarını söyledi.

245 üreticiye yaklaşık 11 milyon liralık ödeme yapıldığını ifade eden Yılmaz, KKTC’de ilk kez yurt yapmaya başladıklarını, söz konusu yurdun 802 kişi kapasiteli olduğunu belirtti.

KKTC’de çok daha sağlıklı, güçlü bir yükseköğretim sistemi için gerekli adımların işbirliği içinde atılacağını söyleyen Yılmaz, “KKTC vatandaşlarının ülkemizde oturma ve çalışma izninden muaf tutulması, KKTC’den ülkemize kimlikle seyahat edebilmeleri ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilmeleri gibi pek çok kolaylığı getirdik, yenilerini de ekleyeceğiz. Temel felsefemiz şu; KKTC’de yaşayan kardeşlerimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hangi konulardan istifade ediyorsa aynısını eşit bir şekilde elde etmeleri, o hizmetlerden faydalanmaları.” dedi.

Yılmaz, KKTC ile belediyecilik tecrübesini de paylaştıklarını, KKTC’deki 11 belediyenin 29 projesine kaynak tahsis edildiğini söyledi.

Türkiye ile KKTC arasında elektrik alanında çift hatlı kablo projesinin hayata geçirileceğini ifade eden Yılmaz, “Bunu başardığımız zaman gidişli gelişli olacağı için bu kablo sistemi, KKTC yenilenebilir enerji konusunda da potansiyelini kullanabilir hale gelecek. Bu projenin fizibilite çalışmalarına başlamış durumdayız.” bilgisini verdi.

Yılmaz, Gazze’de herkesin yüreğini yakan manzaraların olduğuna işaret ederek, “Bunları görünce yapılan barış harekatının ne kadar anlamlı olduğunu da bir kez daha hepimiz herhalde takdir ediyoruzdur diye düşünüyorum. Türkiye’nin garantörlüğü olmasa, barış harekatı olmasa Gazze’de yaşanan manzaralara benzer manzaraların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de yaşanabileceğini herhalde hepimiz görüyoruzdur diye inanıyorum. Çok şükür Türkiye buna müsaade etmedi. Bu anlamda tekrar emeği geçenlere, hem mücahitlere hem silahlı kuvvetlerimize, askerimize şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadesini kullandı.

KKTC’nin istikrarının Doğu Akdeniz’in istikrarı anlamına geldiğini belirten Yılmaz, “Burada da şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum; geçmişte denenip sonuç alınmayan yöntemlerin tekrar tekrar denenmesinin de bir anlamı yok. 40 yıllık bir devlet var, 50 yıllık bir barış harekatı geçmişi var, bir realite var. Bu realiteyi bütün dünyanın görmesi gerekir, anlaması gerekir. Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statüleri tespit edilmek durumundadır, biz buna inanıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu konuda her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanındayız.” diye konuştu.

31 Mart yerel seçimlerine az bir zaman kaldığını söyleyen Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’a destek istedi.

Bir belediye başkanının belediye kaynaklarını şan ve şöhret için kullanmasının yanlış olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Kendisi için, kendisinin kariyer basamağı olarak kullanıyorsa gerçek belediyecilik yapmıyor demektir. Yine bu belediye başkanı belediyeyi ideolojik amaçlarla, farklı amaçlarla kullanıyorsa gerçek belediyecilik yapmıyor demektir. Gerçek belediyecilik çok sade bir şey, kanunlarında yazan görevler var, o görevler çerçevesinde belediyeye verilen kaynakları verimli, etkili kullanan, halkın ihtiyaçlarına yönelik kullanan belediye başkanı ise gerçek belediyecilik yapıyor demektir. Biz polemiklere, çatışmalara, kavgalara ihtiyaç duymuyoruz. İstanbul’un kaybedecek vakti yok, İstanbul’un gerçek belediyeciliğe ihtiyacı var. Son 5 yılda İstanbul’un sermayesine doğru düzgün yatırım yapılmadı. Geçmişten gelen sermayeyi yiyerek bir anlamda devam edildi. Geçmişten gelen sermayeyi bir 5 yıl kullanabilirsiniz ama buna bir 5 yıl daha İstanbul’un tahammülü yok, kaybedecek vakti yok. Biz inanıyoruz ki donanımıyla, geçmiş tecrübesiyle Murat Kurum kardeşimiz gerçek belediyecilik yapacaktır. Sermayeyi yemeyecektir, sermayeye ilaveler yapacaktır.”

Yeni afetler yaşamamak adına risklerin yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, özellikle İstanbul’da kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini, bunun lafla olacak bir şey olmadığını, somut projelerle gerçekleştirilebileceğini sözlerine ekledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un da konuşma yaptığı programa, Türkiye’nin Lefkoşe Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile bazı medya kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

Katılımcılar, program öncesinde “Kuzey Kıbrıs’ı İstanbul’da Yaşamak” adlı fotoğraf sergisini gezdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-kktcde-duzenlenen-etkinlikte-konustu/feed/ 0
Murat Kurum: Kıbrıs Türkünün yanında durmaya devam edeceğiz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-kibris-turkunun-yaninda-durmaya-devam-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-kibris-turkunun-yaninda-durmaya-devam-edecegiz/#respond Thu, 21 Mar 2024 04:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21649 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Kıbrıs’ın güneyinde Rum devleti varsa kuzeyinde de Türk devleti vardır, KKTC vardır ve bu hiçbir şekilde değişmedi, değişmeyecektir. Çünkü Kıbrıs hepimizin milli davasıdır. Biz her zaman Kıbrıs Türkünün yanında durduk, yine aziz milletimizin desteğiyle durmaya devam edeceğiz.” dedi.

Taksim’de bir otelde düzenlenen Kentler ve Kültürler Buluşması programında konuşan Kurum, Kıbrıslılarla ne zaman buluşsa, Kıbrıs’ın nasıl kurtulduğunu hatırladığını söyledi.

Kıbrıs’ın kurtuluşunun her şeyden önce Kıbrıs Türk halkının mazisinde şanlı bir sayfa, şanlı bir dönüm noktası olduğunu belirten Kurum, “Kıbrıs’ın asil halkı geçmişte yaşanan belirsizliklere, zulümlere, işkencelere rağmen mücadelesinden asla vazgeçmemiş, on yıllarca Rumlara karşı korkusuzca direnmiştir. Can vermiş ama asla hürriyetinden, egemenliğinden taviz vermemiştir, boyun eğmemiştir. Kıbrıslılar yurt edindiği, memleket bildiği toprakları hiçbir zaman bırakmamıştır.” diye konuştu.

1974 Barış Harekatı ile bu şanlı mücadelenin Mehmetçik ve Kıbrıs Türkü kardeşlerinin kahramanlığıyla yerini kutlu bir zafere bıraktığını vurgulayan Kurum, “O günden bugüne sizler, Kıbrıs Türkü soydaşlarımız, kardeşlerimizin, Kıbrıs’ımızın istiklaline ve istikbaline sonuna kadar sahip çıkıyor, bu zaferin haklı gururunu yaşıyorsunuz. Bizim için de hak ve eşitlik mücadelesinde nice zorluklara göğüs geren Kıbrıs Türkünün azmi ve dirayeti, ayrılmaz parçası olduğu Türkiye için gurur kaynağıdır, iftihar tablosudur.” ifadelerini kullandı.

“Kıbrıs milli davamızdır”

Her Kıbrıs meselesi gündeme geldiğinde KKTC’nin dünyada tanınması için yapılan çalışmalara değinen Kurum, şöyle devam etti:

“Bugün KKTC, adanın iki eşit parçasından biridir. Toprağıyla, nüfusuyla, demokrasisiyle, ticaretiyle, turizmiyle her alanda bir devlet olma hakkına ve hukukuna sahiptir. Her ne kadar bu gerçeği Rum tarafı sulandırmak istese de bu böyledir ve bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir. Bugün 144 ülkeden öğrencinin bulunduğu, 100’den fazla ülkeye ticari ilişkilerin olduğu ve yine 100’den fazla ülkeden turistin geldiği KKTC zaten dünyanın bildiği, tanıdığı bir coğrafyadır, bir yerdir. Kıbrıs’ın güneyinde Rum devleti varsa kuzeyinde de Türk devleti vardır, KKTC vardır ve bu hiçbir şekilde değişmedi, değişmeyecektir. Çünkü Kıbrıs hepimizin milli davasıdır. Biz her zaman Kıbrıs Türkünün yanında durduk, yine aziz milletimizin desteğiyle durmaya devam edeceğiz. Maraş’ın açılımı da dahil olmak üzere birlikte attığımız tarihi adımlarla milli davamızı yüceltmeye ve yükseltmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, haksız ve hukuksuz tüm ambargolara rağmen biz Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’in incisi, gözdesi yapacağız, bambaşka bir cazibe merkezi haline getireceğiz.”

“Tarihimizden aldığımız güç ve ilhamla 31 Mart akşamı geliyoruz”

Kurum, İstanbul’un Türkiye’nin kalbi, ekonominin lokomotifi, medeniyetin başkenti olduğunu, İstanbul ne kadar güçlüyse Türkiye ve KKTC’nin de o kadar güçlü olduğunu kaydetti.

İstanbullulara hizmet etmek, eser üretmek için kutlu bir yolculuğa çıktıklarını dile getiren Kurum, “Bizler tarihimizden aldığımız güç ve ilhamla 31 Mart akşamı geliyoruz. Nasıl ki 81 ilimizde gece gündüz demeden tüm sorunlarını çözmek için koştuysak, şimdi de İstanbul’umuzun problemleri için koşacağız, üreteceğiz, çalışacağız.” diye konuştu.

Kurum, İstanbul’un trafik çilesini, ulaşım sorununu çözüme kavuşturmak için hızla harekete geçeceklerini anlattı.

Ayrıca Kurum, “Kuzey Kıbrıs’ı İstanbul’da Yaşamak” sergisini gezdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-kibris-turkunun-yaninda-durmaya-devam-edecegiz/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Kıbrıs’ın başkalarının yönetimine asla müsaade edemeyiz https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-kibrisin-baskalarinin-yonetimine-asla-musaade-edemeyiz/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-kibrisin-baskalarinin-yonetimine-asla-musaade-edemeyiz/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17349 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bu deniz, bizim Mavi Vatan’ımızdır. Bizleri bağlayan, güçlü bir milli iradedir, o denizin dibi de topraktır. O denizin dibinde zenginlikler vardır. Deniz ticareti, limanlar ve güvenlik meseleleri vardır. Dolayısıyla Kıbrıs’ın başkalarının yönetimine, egemenliğine geçmesine asla müsaade edemeyiz” dedi.

Antalya’da Kepez Belediyesince hayata geçirilen, KKTC’nin tarihini ve milli mücadelesini anlatan “1974 Kıbrıs Türk Evi” ziyarete açıldı.

Müzenin açılışını gerçekleştiren KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, burada yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Evi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.

Kıbrıs’ı milli bir dava olarak gören büyükleri minnetle andığını belirten Tatar, 1974 Kıbrıs Harekatı’nda verilen mücadele Türk milletinin hep beraber olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin her bölgesinde aynı sevgiyle karşılaştıklarını dile getiren Tatar, “Antalya bize çok yakın. Biz de Akdeniz çanağında KKTC’de aynı kültürü, aynı sevgiyi paylaşan insanlar olarak kendimizi buranın bir uzantısı olarak görüyoruz. Son yıllarda hep anavatan, yavru vatan ve mavi vatan ile birlikte geleceğe emin adımlara yürümenin mutluluğu içerisinde olduğumuzu söylüyorum. Bu deniz bizim Mavi Vatan’ımızdır. Bizleri bağlayan, güçlü bir milli iradedir, o denizin dibi de topraktır. O denizin dibinde zenginlikler vardır. Deniz ticareti, limanlar ve güvenlik meseleleri vardır. Dolayısıyla Kıbrıs’ın başkalarının yönetimine, egemenliğine geçmesine asla müsaade edemeyiz.” diye konuştu.

“Yürütmekte olduğumuz yeni siyaset iki devletli bir siyasettir”

Tatar, yıllardır bölgede, KKTC’nin Türkiye ile bağlarını koparmak ve yalnızlığa sürüklemek, Türkiye’yi ise Doğu Akdeniz’den dışlama siyaseti yürütüldüğünü vurguladı.

Bu nedenle Kıbrıs’ta yeni bir siyaset yürüttüklerini belirten Tatar, “Yürütmekte olduğumuz yeni siyaset iki devletli bir siyasettir. Kıbrıs’ın kuzeyindeki Türk devleti bağımsız olacak, egemen olacak ki ana vatan ile ilişkilerimizi istediğimiz gibi sürdürebilelim ve bu coğrafyada Türkiye ve KKTC, KKTC’nin kendi deniz yetki alanlarıyla, karasularıyla, kıta sahanlığıyla, ekonomisiyle, göklerdeki hava sahasıyla milli menfaatlerimizi, ulusal çıkarlarımız sonuna kadar güçlü bir şekilde sürdürüp, gelecek nesillere taşıyabilelim.” ifadelerini kullandı.

Tatar, KKTC vatandaşlarının her zaman kendilerini Anadolu’nun bir parçası olarak gördüğünü, milletin ayrılmaz ve kopmaz birer parçası olduklarının altını çizdi.

Türkiye’nin artık dünyada söz sahibi bir ülke olduğunu vurgulayan Tatar, “Türkiye gerek milli savunma sanayisindeki başarıları, gerek ekonomideki dönüşümüyle dünyadaki haklı yerini alırken Doğu Akdeniz’de güçlenmeye devam ediyor. Çünkü bu gücünü milletinden alıyor. Milletinin güçlü tarihiyle geçmişiyle her türlü başarısıyla gelecekte bu bölgede mutlak suretle en güçlü devlet olacaktır.” dedi.

“Kıbrıs davası hepimizin milli davasıdır”

Antalya Vali Hulusi Şahin ise Kıbrıs davasının Türk milletinin en büyük milli davalarından biri olduğunu, kendi neslinin bu dava ile büyüdüğünü söyledi.

Kıbrıs davasının genç nesillere anlatılması gerektiğinin önemini vurgulayan Şahin, “Kıbrıs mavi vatan için bir kaledir. Anadolu’nun güvenliği, sabit bir uçak gemisi gibi Kıbrıs’a bağlıdır. Kıbrıs adasını kaybeden Anadolu’da rahat oturamaz. O yüzden Kıbrıs davası hepimizin milli davasıdır.” diye konuştu.

Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de Türkiye ile KKTC’nin ayrılmaz olduğunu belirterek Kıbrıs davasının gündemde tutulmasının önemini vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-kibrisin-baskalarinin-yonetimine-asla-musaade-edemeyiz/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Kıbrıs Meselesinde İki Devletli Çözüm İstiyoruz https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-kibris-meselesinde-iki-devletli-cozum-istiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-kibris-meselesinde-iki-devletli-cozum-istiyoruz/#respond Thu, 07 Mar 2024 03:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16435 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs meselesinde eşitlik temelinde iki devletli çözüm istediklerini söyledi.

Tatar, Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliğinde düzenlenen basın toplantısında, “Anlaşma niyetimiz ‘evet’, ama eşitlik temelinde. Kıbrıs Türk’ünün egemenliği fevkalade önemli.” dedi.

Kıbrıs meselesinde eşitlik temelinde iki devletli çözüm istediklerini vurgulayan Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle (GKRY) müzakere masasına tekrar oturabilmeleri için direkt uçuşun, ticaret imkanının, izolasyonların kaldırılarak sporcuların müsabakalara katılma hakkının ve kendilerinin diğer muhataplarıyla görüşme hakkının gündeme gelmesi gerektiğini belirtti.

Akdeniz’deki doğal kaynakların araştırılması ve geliştirilmesi için eşitlik temelinde bu çalışmaların başlatılabilmesi gerektiğini dile getiren Tatar, “Bunu başlatacak olan GKRY ve KKTC’dir. Bize ‘Gelin temsilci verin’ diyorlar. Ama Biz Kıbrıs Cumhuriyetini tanımıyoruz. Biz silah zoruyla dışarı atıldık. Kıbrıs Cumhuriyeti işgal altında bir cumhuriyettir. Diğer tarafa verdikleri önem kadar KKTC’ye de önem verecekler.” ifadesini kullandı.

Egemenlik meselesiyle ilgili olarak ortaya çıkacak olan yeni bir anlayışın kendilerini tatmin etmesiyle oturup devletten devlete görüşmeleri başlatabileceklerini belirten Tatar, şöyle devam etti:

“Devletten devlete görüşme süreci başlamazsa, eskiden olduğu gibi Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle ve bizi ise Kıbrıs Türk toplumu olarak o masaya oturttuklarında hiçbir netice alınamaz. Biraz düşünseler bunu görecekler. Rum tarafı zaten diyor ki ‘Ben bunlara ne vereyim. Bunları tanıyan yok. Ben yoluma devam edeyim. Tanınmış devletim, AB üyesiyim’. O masadan siz ne yaparsanız yapınız, Annan Planı’nda olduğu gibi hiçbir netice alınmaz, günün sonunda her türlü öneriyi reddederler ve yoluna devam ederler. Biz de tanınmamış vaziyette hayatımıza devam ederiz.”

“Gelin devletinizden vazgeçin sizi entegre edelim ama devletten vazgeçin” önerilerine de tepki gösteren Tatar, bu ve benzeri önerilerin, Kıbrıs Türk’üne ve mücadelesine hakaret anlamına geldiğini vurguladı.

Avrupa’ya seslenen Tatar, “Benim tarihim var, mücadelem var, milli duruşum, var değerlerim var, maneviyatım var, var oğlu var ve Türkiye’m var. Geliniz, saygı duyunuz. Bu saygının ne olduğunu birkaç diplomat görevlendirirlerse onlar anlatırlar. Yeter ki niyet olsun ama şu an o niyeti göremiyorum. Çünkü onlar AB ailesi içinde. Yunanistan da GKRY de orada. Al gülüm ver gülüm, birbirlerini kırmamak için o şekilde bir anlayışla bize haksızlık yapmaya devam ediyorlar. İnşallah uzun sürmez bu yanlıştan geri dönerler.” sözlerini sarf etti.

KKTC’nin pozisyonunu koruduğunu anlatan Tatar, “Egemen eşitlik, eşit uluslararası statü. Bunların teyidiyle müzakere masasına tekrar dönülebilir şeklinde. Nedir egemen eşitlik? Benim de devlet olduğumu kabul etmeleridir.” diye konuştu.

“KKTC hep var olacak”

Hiçbir zaman Rum tarafına teslim olmayacaklarını dile getiren Tatar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Oynanan oyun federal çatı. O federal çatı içerisinde çoğunluğun azınlığı yöneteceği Türkiye’nin de çekileceği bir dünya yaratarak bizleri onun içerisinde eritmek ve asimile etmektir. Böyle bir oyuna gelmeyeceğimiz için egemenliğimiz ve devletimiz çok önemlidir. Egemen eşitlik ve bir anlaşmadan sonra iki devletli işbirliğiyle bu coğrafyada varlığını sürdürmeli. Ama anlaşmanın devletten devlete olması gerekiyor. Onların dediği Kıbrıs Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türkü’nün anlaşması yani beni vatandaş yapacak ve Kıbrıs Cumhuriyeti içinde beni eritecek. Mesele bu kadar milli ve önemlidir.”

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupalı bazı eski siyasetçilerin GKRY’nin AB’ye alınmasını hata olarak gördüklerinin hatırlatılması üzerine, “Görüştüğümüz yetkililer ‘O zaman biz yoktuk hata yaptılar. Biz elimizdekilere bakıyoruz’ diyorlar. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri her görüştüğümde ‘O zaman ben yoktum’ diyor, ‘Ben önümdeki bunu buldum bunu yönetmeye çalışıyorum’ diyor. 40 yıldır aralıklarla vahim şeyler yapıyorlar. Bakalım 2044’te ne yapacaklar. Allah kerim 2044’e. Ama KKTC hep var olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-kibris-meselesinde-iki-devletli-cozum-istiyoruz/feed/ 0
Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının 60. yılında İngiltere Parlamentosu önünde protesto düzenledi https://www.haber60.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:03:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15496 İngiltere Parlamentosu önünde toplanan Kıbrıs Türkleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesini içeren 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararın 60. yılında protesto düzenledi.

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.

Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir”

Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.

Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir.” dedi.

Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:

“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.

-“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasbedilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.

“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:

“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”

Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Egemenliğimizden vazgeçmeyeceğiz https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-egemenligimizden-vazgecmeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-egemenligimizden-vazgecmeyecegiz/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:54:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14726 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bugüne kadar 60 yıl sabrettik, Gerekirse haklarımız ve egemenliğimiz için bir 60 yıl daha sabredeceğiz. Egemenliğimizden vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamındaki “ADF Talks” paneline konuşmacı olarak katıldı.

Gazeteci Maria Ramos’un sunuculuğunu yaptığı panelde konuşan Tatar, Kıbrıs’ta Türkler ve Rumlar olarak iki ayrı millet bulunduğunu, bu iki halkı bir araya getirmek için ortak bir zeminin 60 yıldır bulunamadığını kaydederek, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve diğer uluslararası aktörlerin artık rüyadan uyanmaları gerektiğini söyledi.

BM Genel Sekreteri Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın Kıbrıs’ta yaptığı temaslara da değinen Tatar, Genel Sekretere gerçekçi bir rapor sunulmasını beklediklerini ifade ederek, “Kıbrıs’ın tekrar bir federal cumhuriyet olma imkanı yoktur. Egemen haklarımız ve eşit uluslararası statümüzün teyit edilmesi halinde 2 devletin işbirliği olacaktır. 60 yıldır ayrı olan 2 farklı halkı tek devlet altında birleştirmek mümkün değildir. Ayrıca biz artık bir Rum devleti haline dönüşmüş olan ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ içine bir topluluk olarak girmek istemiyoruz çünkü biz milletiz.” diye konuştu.

Tatar, KKTC’yi Türkiye dışında tanınmamasının onun bir devlet olmayacağı anlamı taşımadığını ifade ederek, Kuzey Kıbrıs’ın kendi bayrağı, meclisi, kültürü, dili, devlet kurumları ve otoritesi ile devlet olma şartlarını tamamıyla karşıladığını vurguladı.

KKTC’nin görünürlüğünün artması ve tanınması için mücadeleyi, Rumların engellemelerine rağmen gerçekleştirdiklerini dile getiren Tatar, KKTC’nin ayrı bir devlet olma gerçeğini, zamanla tüm dünyanın göreceğini söyledi.

Kıbrıs’ın yanı başındaki Gazze’de yaşanan katliamlara dikkat çeken Tatar, Kıbrıs’ta federal çatıda Rumların yetkisinde tek bir devlet olması halinde bu riski Kıbrıslı Türklerin de yaşayacağını anlatarak, bu nedenlerle Ada’da bulunan Türk askerinin barışın teminatı olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının, Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığından asla taviz vermeyeceğini aktaran Tatar, Türkiye’nin Kıbrıs’ta yapılacak her hangi bir anlaşmanın mutlaka tarafı olması gerektiğine vurgu yaptı.

Tatar, Türk halkının Kıbrıs için sunulan tüm çözüm önerilerine olumlu yaklaştığını hatırlatarak, Annan Planı Referandumuna (2004) Türklerin çoğunlukla “evet” Rumların ise “hayır” oyu vermelerine rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tek taraflı olarak AB’ye alındığını ve Türklere yönelik haksız ambargo ve engellemelerin devam ettiğini söyledi.

Kıbrıs’ın Türkiye’ye sadece 40 mil uzaklıkta olduğunu, Yunanistan’ın 700 mil Avrupa’nın ise 2 bin mil uzaklıkta bulunduğunu hatırlatarak, Ada’nın enerji koridoru ve uluslararası sisteme elektrik şebekesi ile Türkiye üzerinden bağlanmasının daha kolay olduğunu kaydetti.

“Biz asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz”

Türkiye’nin sadece tanınma anlamında değil diğer tüm alanlarda KKTC’ye destek verdiğinin altını çizen Tatar, KKTC ekonomisinin bu sayede turizm, sanayi, tarım ve diğer alanlarda geliştiğini anlattı.

Paneldeki konuşmasında Kıbrıs Türk halkının mücadeleci ve sabırlı bir halk olduğuna dikkat çeken KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Bugüne kadar 60 yıl sabrettik, Gerekirse haklarımız ve egemenliğimiz için bir 60 yıl daha sabredeceğiz. Egemenliğimizden vazgeçmeyeceğiz. 60 yıl daha mücadele ederiz. Kıbrıs Türk halkını tanıyanlar bunu iyi bilir. Biz asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz.” diye konuştu.

Uluslararası toplumdan kendilerine adil ve makul davranmalarını beklediklerini dile getiren Tatar, “KKTC’ye her alanda uygulanan haksız ambargoların kaldırılması ve ülkesinde Türkiye dışındaki diğer ülkelerden doğrudan uçuşların bir an önce başlaması” çağrısında bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-egemenligimizden-vazgecmeyecegiz/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Dünyadaki devletlerin çifte standartlarına tanık olduk https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-dunyadaki-devletlerin-cifte-standartlarina-tanik-olduk/ https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-dunyadaki-devletlerin-cifte-standartlarina-tanik-olduk/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:48:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14610 MUHAMMET TARHAN/GÖKHAN ÇELİKER – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Gazze’deki katliamı düşünecek olursak dünyadaki bazı büyük devletlerin nasıl ikiyüzlülüğü ve çifte standartları olduğunu, kendi öngördükleri çıkarları için hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan bir nesli soykırımla yok etmek için her şeyi yapabileceklerini gördük.” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine ülkesi ve bölgesel konularla ilgili açıklamalarda bulundu.

Tatar, 147 ülkeden 19 devlet başkanı ve başbakan, 73 bakan ve 57 uluslararası temsilcinin katıldığı Antalya Diplomasi Forumu’na ikinci kez katıldığını hatırlatarak toplantının kendileri için önemli ve anlamlı olduğunu dile getirdi.

Kendilerine yönelik ambargo ve engellemelere karşı Türkiye’nin her zaman KKTC’nin yanında durarak destek verdiğini dile getiren Tatar sözlerine şöyle devam etti:

“Antalya Diplomasi Forumu KKTC’nin görünürlüğünün artırılması açısından büyük bir imkan ve bundan dolayı Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a teşekkür ediyorum.”

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Kanıt” kitabını inceledi

AA’nın, İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarını belge niteliğindeki fotoğraflarla gözler önüne serdiği “Kanıt” kitabı, AA muhabiri tarafından KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’a takdim edildi.

Kitaptaki fotoğrafları ve yer alan bilgileri inceleyen Tatar, “Kanıt”ın değerinin ilerde daha iyi anlaşılacağını belirterek kitabı gördükten sonra İsrail’in Gazze’de yaptığı katliam ve vahşet karşısında bir kez daha hayretler içerisinde kaldığını söyledi.

Tatar, dijital bir devirde yaşanmasına rağmen bazı fotoğraf ve belgelerin kaybolma ihtimali olduğunu belirterek “Kanıt kitabı hem mahkemede delil olacak hem de vahşetin boyutunu geniş kitlelere ulaştırma işlevi üstlenebilir.” diye konuştu.

Gazze’deki İsrail saldırılarında 100’den fazla gazetecinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Tatar, bölgede görev yapan gazetecilere kolaylıklar diledi.

Tatar, İsrail’in Gazze’de yardım için bekleyen sivillere yönelik saldırısını kınadı

Tatar, İsrail’in Gazze’de yardım almak isteyen sivillere yönelik saldırısını kınayarak Gazze’de 30 binden fazla insanın katledilmesinin “kabul edilemez” olduğunu kaydetti.

Gazze konusunda “çifte standarda” tanık olduklarını belirten Tatar, “Gazze’deki katliamı düşünecek olursak dünyadaki bazı büyük devletlerin nasıl iki yüzlülüğü ve çifte standartları olduğunu, kendi öngördükleri çıkarları için hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan bir nesli soykırımla yok etmek için her şeyi yapabileceklerini gördük. Bu durumdan dolayı açıkçası dünyanın geleceğinden endişe duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

“Yama olmayacağız”

İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamların benzerini Kıbrıs’ta Rumların 1960’lardan itibaren Türklere yaptığını ve dolayısıyla benzer şeyleri Kıbrıs Türk halkının geçmişte yaşadığını anlatan Tatar, bundan sonra Ada’da bir anlaşma olacaksa bunun mutlaka iki devletli çözüme dayanması gerektiğini vurguladı.

“Çağdaş dünyada katliamlar olmaz” şeklindeki yaklaşımın, 2. Dünya Savaşı’nın üzerinden daha 100 yıl geçmeden Gazze’de on binlerce insanın katledilmesiyle gerçekliğini yitirdiğine işaret eden Tatar, şunları kaydetti:

“Kıbrıs’ta gelecekte herhangi bir anlaşma pozisyonunda Kıbrıs Türk halkının ayrı bir varlık olarak mutlak surette eşitlik temelinde o pozisyonda yerini alması gerekmektedir. Eşit uluslararası statüde bir anlaşma iki devletin işbirliği şeklinde olabilir. Kuzey Kıbrıs Türk Hükümeti’nin ortadan kalkması ve bizleri Rum milletinin devamı olacak Kıbrıs’taki federal bir cumhuriyete yama etmelerini asla kabul etmeyeceğiz. Onlara yama olmayacağız.”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın Kıbrıs’ın iki tarafında da temasları olduğunu hatırlatan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, egemen, eşit uluslararası statülü iki devletli çözüm konusunda niyetlerini Genel Sekreter’e aktarması için Cuellar’a ilettiklerini dile getirdi.

Tatar, Kıbrıs’ta BM’nin 60 yıldan beri üzerinde uğraştığı “Federasyon” temelli bir anlaşmanın mümkün olmadığına işaret ederek “Federasyon temelinde bir anlaşma olmayacağını Cuellar’a bildirdik. Eğer bizim egemen eşitlik ve eşit uluslararası statümüz kabul edilebilirse o zaman masaya oturabiliriz. Siyasetimizden ödün vermeyeceğiz ve bu duruşumuzu devam ettireceğiz.” dedi.

“BM Barış Gücü, Kıbrıs Türk halkına haksızlık yapmaya devam ediyor”

Kıbrıs’ın iki tarafında da görev yapan BM Barış Gücü’nün görev süresinin 4 Mart’ta 60. yılını dolduracağını dile getiren Tatar, BM Barış Gücü askerlerinin hep taraflı davrandığını ve Rumların tesirinde kaldığını belirtti.

Tatar, KKTC’nin ara bölgedeki Pile köyünde yaşayan Türklere kolaylık sağlamak üzere yapmak istediği, Yiğitler-Pile yolu konusunda iki tarafın anlaşmaya varmasına rağmen BM Barış Gücü’nün Yunanistan’ın etkisiyle yol yapımını durduğunu hatırlatarak “BM Barış Gücü, Kıbrıs Türk halkına haksızlık yapmaya devam ediyor.” diye konuştu.

Barış Gücü askerlerinin KKTC’de görev yapabilmeleri için Kuzey Kıbrıs Türk makamları ile mutlak bir anlaşma yapmaları gerektiğine dikkati çeken Tatar, bu konuda değerlendirmelerinin sürdüğünü ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-dunyadaki-devletlerin-cifte-standartlarina-tanik-olduk/feed/ 0
KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın Anma Etkinliği Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/kktc-kurucu-cumhurbaskani-rauf-raif-denktasin-anma-etkinligi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/kktc-kurucu-cumhurbaskani-rauf-raif-denktasin-anma-etkinligi-duzenlendi/#respond Wed, 21 Feb 2024 01:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10284 Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ile KKTC’nin Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı anma etkinliği düzenlendi.

TÜRKSOY Genel Sekreterliğinde düzenlenen “Doğumunun 100. yılında Sanatçı Kimliğiyle KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Anma Toplantısı” etkinliğine; KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve birçok davetli katıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, burada yaptığı konuşmada, bugünün kendileri için anlamlı bir gün olduğunu belirterek, Türk devletlerinin, Türk ulusunun özden gelen kültürünü, sanatçısını, edebiyatını, her türlü güzelliğiyle ilgili çalışmalar yapan TÜRKSOY’a Denktaş’ı konu alan etkinliği için teşekkürlerini iletti.

Denktaş’ın sanatsal kimliğiyle güzel tespitler yaptığını anlatan Tatar, Denktaş’ın KKTC’yi gezerken fotoğraflarla Kıbrıs’ın güzelliklerini ve Kıbrıs Türkü’nün hayatını da yansıttığını dile getirdi.

Tatar, “(Denktaş) Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığı için kendisine bu görevi layık görmüş ve kendisini defalarca tehlikeye attı.” dedi.

Kıbrıs Türk halkına reva görülenlerin büyük bir haksızlık olduğuna işaret eden Tatar, “Ayrı dili, ayrı diniyle, ayrı kültürüyle, her türlü kültürel mirası ile ayrı bir halk olma özelliği taşıyan Kıbrıs Türk halkı, elbette kendi geleceğini tayin etme hakkına sahiptir.” ifadesini kullandı.

Tatar, Türkiye’nin desteğiyle Denktaş’ın vasiyetini ileri taşımak için mücadele ettiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının bağımsız ve hür olduğunun altını çizdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirve Toplantısı’nda, “Şuşa’da yapılacak zirvede, KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.” ifadesini hatırlatan Tatar, Aliyev’e davetlerinden dolayı teşekkür etti.

“Denktaş bir barış savunucusuydu”

Ataoğlu da Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının unutulmaz liderlerinden olduğunu, Denktaş’ın hayatını Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı için adadığını söyledi.

Denktaş’ın 1960’lardan itibaren Türklerin yaşadığı baskılara karşı mücadele etmeye başladığını ve KKTC’nin kurulmasına öncülük ettiğini dile getiren Ataoğlu, “Kıbrıs Türk halkı, sesini onun sayesinde duyurdu. Denktaş, bir barış savunucusuydu. Diyalog yoluyla çözüm arayışını hep destekledi.” diye konuştu.

Ataoğlu, Denktaş’ın fotoğraf makinesini yanından hiç ayırmadığını anımsattı.

Büyükelçi Korukoğlu, Denktaş’ın hayatı boyunca KKTC’nin bağımsızlığı için mücadele ettiğini ve Kıbrıs Türkü’nün sesini tüm dünyaya duyurmaya çalıştığını söyledi.

Denktaş’ın fotoğraf çekmeyi çok sevdiğini belirten Korukoğlu, bugün açılan sergide Denktaş’ın çektiği karelerin yer aldığını dile getirdi.

“Siyasi hayatının yanı sıra sanatçı, yazar ve şair olarak da önemli bir şahsiyet haline gelmiştir”

Raev de Denktaş’ın 88 yıllık ömrünü Kıbrıs Türkü’nün hürriyetine adadığını vurgulayarak, “Hayatı mücadele ile dolu, ülkesine sınırsız sevdayla bağlı olan, siyasi hayatının yanı sıra sanatçı, yazar ve şair olarak da önemli bir şahsiyet haline gelmiştir.” dedi.

Fotoğrafçı kimliğiyle de bilinen Denktaş’ın resmi görüşmelerinde bile fotoğraf makinesini yanında taşıdığını anlatan Raev, “Ülkesinin kültürel değerlerini, coğrafyasını, örf ve adetini çekmiştir. ?, Amerika’da, Avrupa’da, Türk dünyasında ve Türkiye’de fotoğraf sergileri açmıştır. Fotoğrafları çeşitli kitaplarda, broşür ve takvimlerde kullanılmıştır.” ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından Raev tarafından Yılmaz, Tatar, Ataoğlu ve Korukoğlu’na plaket takdim edildi ve daha sonra panele geçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-kurucu-cumhurbaskani-rauf-raif-denktasin-anma-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: KKTC’nin gelişimi için çalışmalarımız sürüyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-kktcnin-gelisimi-icin-calismalarimiz-suruyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-kktcnin-gelisimi-icin-calismalarimiz-suruyor/#respond Wed, 21 Feb 2024 01:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10282 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Haksız, hukuksuz ambargolara rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişebilmesi, Doğu Akdeniz bölgesinde bir çekim merkezi haline getirilmesi için ortak çalışmalarımız sürüyor.” dedi.

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve KKTC Ankara Büyükelçiliği tarafından, TÜRKSOY Genel Sekreterliği’nde “Doğumunun 100. Yılında Sanatçı Kimliği ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ı Anma Toplantısı” düzenlendi.

Programa, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, hayatını Kıbrıs Türk halkının onurlu varoluş mücadelesine adayan Denktaş’ı, doğumunun 100. yılında rahmet ve saygıyla andığını söyledi.

Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü’nün, on yıllarca Rum mezalimine korkusuzca direndiğini, can ve kan verdiğini ama hürriyetinden vazgeçmediği vurgulayan Yılmaz, Kıbrıs Türklerinin EOKA zulmüne rağmen 1571’den beri yurdu, memleketi bildiği toprağını bırakmadığını ve egemenliğinden asla taviz vermediğini ifade etti.

Yılmaz, Kıbrıs Türklerinin efsanevi direniş destanının, adanın Yunanistan’a bağlanması anlamına gelen Rumların Enosis hayaline bir hançer gibi saplandığını, Kıbrıs Türkü katledilirken seyreden dünyaya azmin zaferini gösterdiğini kaydetti.

Rauf Denktaş’ın, Kıbrıs Türkü’nün bu varoluş mücadelesine önderlik ettiğine, sadece Kıbrıs’ta değil tüm Türk dünyasında yakın tarihin sembol isimlerinden biri olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Denktaş’ın KKTC başta olmak üzere eserlerinin nefes almaya devam ettiğini ve en önemli eserinin KKTC olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, Denktaş’ın hukuk öğrenciliğinden Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) kuruculuğuna uzanan hayat yolculuğunda yeni bir devletin kurucu lideri olarak tarihe adını yazdırdığına işaret ederek, bunun yanı sıra gerek fotoğrafçılığı gerek yazarlığı ile çok yönlü bir fikir ve devlet adamı olarak hafızalarda yer aldığını söyledi.

“Sayın Denktaş’ın lensinden yansıyan kareler, Denktaş’ın sadece siyasi bir figür değil, memleket sevdasını fotoğraflarla ölümsüzleştirecek kadar tutkulu bir vatansever olduğunu anlatıyor.” diyen Yılmaz, fotoğraf dışında mücadelesini, bayrağına ve özgürlüğüne olan düşkünlüğünü gelecek nesillere aktarabilmek için hatırat tutup yayınlamasının, farkındalığı yüksek bir liderin duygusal derinliğini gösterdiğini ifade etti.

“Kuzey Kıbrıs’ı her alanda destekliyoruz”

Yılmaz, Denktaş’ı, onun sanatla dokuduğu içten yazılarıyla anarken sevgi, muhabbetle hatırladıklarını ve mirasını kalplerinde taşıdıklarını anlatarak, “Bu mirası kararlılıkla savunuyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescili için durmadan hep birlikte gayret ediyoruz.” diye konuştu.

KKTC’nin 40 yıldır ayrı bir devlet, ayrı bir demokrasi olduğu gerçeğini her platformda muhataplarına anlattıklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının, bir diğer ifadeyle egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi, çözüme giden yolu açacak anahtardır. Kıbrıs Adası’nda çözüm, bölgesel istikrar ve refaha da katkıda bulunacaktır. Bu şekilde olacak bir çözüm tüm taraflara, tüm paydaşlara fayda sağlayacaktır. Daha huzurlu, daha müreffeh, geleceği daha güçlü bir Doğu Akdeniz’in oluşumunu da ortaya koyacaktır. Haksız, hukuksuz ambargolara rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişebilmesi, Doğu Akdeniz bölgesinde bir çekim merkezi haline getirilmesi için ortak çalışmalarımız sürüyor. Bir kapı kapalıysa diğer kapıyı açarız diyoruz. Hiçbir zaman yılmadan, yorulmadan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyayla olan ilişkilerini, bağlarını üst seviyelere çıkarmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda, İktisadi ve Mali İşbirliği anlaşmamız çerçevesinde Kuzey Kıbrıs’ı turizminden tarımına, kültüründen altyapısına her alanda destekliyoruz. Desteklemeye de devam edeceğiz.”

Yılmaz, KKTC yetkilileriyle yeni İktisadi ve Mali İşbirliği Programı üzerinde çalıştıklarını aktararak, bunu da şekillendirirken Kıbrıs Türkü’nün önceliklerini esas alıp hep birlikte bunu geliştirdiklerini ve yeni işbirliği programı tamamlandığında paylaşacaklarını söyledi.

Denktaş’ın ileri taşıdığı milli dava yolunda, Kıbrıs Türklerine hak ettikleri güzel yarınları sunmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmaya, her türlü gayreti ortaya koymaya devam edeceklerini dile getiren Yılmaz, merhum Denktaş’ın tüm dünyada takdir edilen liderlik ve devlet adamlığı vasıflarıyla tarihteki müstesna yerini her zaman muhafaza edeceğini ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-kktcnin-gelisimi-icin-calismalarimiz-suruyor/feed/ 0
KKTC Dışişleri Bakanı: Denktaş, KKTC sınırlarını aşan bir liderdi https://www.haber60.com.tr/kktc-disisleri-bakani-denktas-kktc-sinirlarini-asan-bir-liderdi/ https://www.haber60.com.tr/kktc-disisleri-bakani-denktas-kktc-sinirlarini-asan-bir-liderdi/#respond Fri, 12 Jan 2024 09:00:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3232 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “(KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif) Denktaş Bey, doğuştan bir lider kişi olarak dediğim gibi ünü, karizması, ağırlığı ve sözü KKTC sınırlarını aşan bir liderdi.” dedi.

KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu ve avukat Fuat Veziroğlu, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’a dair anılarını ölüm yıl dönümünde AA muhabiriyle paylaştı.

Ertuğruloğlu, Denktaş ile dışişleri bakanı olarak 5 yıl çalıştığını, bunun bir şeref olduğunu söyledi.

Yurt dışında görevdeyken Denktaş’ın kendisini çağırarak Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlenecek görüşmeye gitmesini istediğini anlatan Ertuğruloğlu, “Ben de hiç duraksamadan dedim ki: ‘Bir şartla’. ‘Ne şartı?’ dedi. ‘İmza varsa gitmem.’ dedim. ‘İmzalanmasın diye sen gideceksin.’ dedi, ‘O zaman giderim.’ dedim. Meslek hayatımın en önemli anlarından biriydi. KKTC sınırlarını aşan bir ağırlığı, adı ve karizması olan bir liderin Kopenhag’daki görüşmelerle ilgili beni görevlendiriyor olması, benim için bir onur meselesiydi.” ifadelerini kullandı.

Ertuğruloğlu, lider olunmayacağını, lider doğulduğunu vurgulayarak, “Denktaş Bey, doğuştan bir lider kişi olarak dediğim gibi ünü, karizması, ağırlığı ve sözü KKTC sınırlarını aşan bir liderdi. Onunla 5 yıl dışişleri bakanı olarak görev yapmış olmak, benim için bir onur meselesidir. Ona layık bir dışişleri bakanı olarak görev yapmış isem ne mutlu bana.” dedi.

“Ulusal kahramanlar ölmezler”

Avukat Veziroğlu da Denktaş’ın ulusal bir kahraman olduğunun altını çizerek, “Denktaş, sadece Kıbrıs Türk aleminin değil bütün Türk aleminin ulusal kahramanıdır.” dedi.

Denktaş gibi liderlerin ölmediğini, onların fani vücudunun toprağa verildiğini ancak aslında milletin kalbine gömüldüklerini kaydeden Veziroğlu, “Bu nedenle onlar ebediyen yaşarlar, ulusal kahramanlar ölmezler.” ifadesini kullandı.

Veziroğlu, Denktaş’ın Kur’an-ı Kerim ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk adlı eserini baş ucundan ve masasından eksik etmediğini vurgulayarak, her sıkışık durumda ve çare aradığı zaman bu iki kitaba müracaat ettiğini söyledi.

Denktaş’ın devletin kurucusu ve aynı zamanda bir yazar olduğuna işaret eden Veziroğlu, “Özetlemek gerekirse Denktaş, politikacılığından insanlığına kadar mükemmel bir adamdı.” dedi.

Rauf Denktaş

Kıbrıs’ın Baf kentinde 1924’te doğan, 1,5 yaşında annesini kaybeden ve nineleri tarafından büyütülen Rauf Denktaş, 1930’da ailesi tarafından eğitim için yatılı olarak İstanbul’a gönderildi.

İlk ve ortaokulu İstanbul’da bitiren Denktaş, tekrar Kıbrıs’a dönerek lise eğitimini 1941’de Lefkoşa’da tamamladı. Lise sonrası bir süre Magosa’da tercümanlık, mahkemede katiplik ve öğretmenlik yapan Denktaş, üniversite eğitimi için gittiği İngiltere’den ülkesine avukat olarak döndü.

Bir süre Kıbrıs’ta serbest avukatlık ve savcılık yapan Denktaş, 1945’li yıllarda Kıbrıslı Türklerin lideri Dr. Fazıl Küçük ile tanıştı.

Denktaş, Küçük’ün yanında, önce İngiliz sömürge yönetiminin Ada’daki Türklerin haklarına yönelik politikalarına, daha sonra da Rumların saldırılarına karşı mücadelede yer aldı.

Kıbrıs davası için mücadele ederken 1957’de Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığına seçilen Denktaş, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak üzere EOKA terör örgütünün kurulması ve Türklere yönelik Rum saldırılarının artması üzerine 1958’de Türklerin direniş teşkilatı TMT’nin 3 kurucusunun arasında yer aldı.

1959’da Zürih Anlaşması’nın hazırlanmasında Denktaş’ın perde arkasında etkin rolü oldu.

Türkiye’nin garantisinin ve 650 kişilik askeri kuvvetle Kıbrıs’ta etkin ve fiili bir güvence olmasının yolu, Denktaş’ın ısrarı ve Küçük’ün de onu desteklemesiyle gerçekleşti.

1959-1963 yıllarında Rauf Denktaş, Türk hükümetine Kıbrıs Türklerinin durumu, Ada’daki Yunanistan’ın faaliyetleri, EOKA çetelerinin saldırıları ve karşı direniş konusunda çok sayıda rapor gönderdi.

1964’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde Kıbrıs Türklerini temsilen yaptığı konuşmanın ardından 3. Makarios tarafından Ada’ya alınmayan Denktaş, aynı yıl balıkçı teknesiyle gizlice Erenköy’e çıkarak Rumlarla çarpışan Kıbrıslı Türk üniversite öğrencilerine katıldı.

Bu arada Türkiye’ye giden Denktaş, iki arkadaşıyla 1967 sonunda gizlice küçük bir gemiyle tekrar Ada’ya çıktı fakat Rumlar tarafından yakalandı. Türkiye’nin baskısıyla 13 gün esir kaldıktan sonra Ankara’ya iade edilen ve bir yıl sonra normal yollardan tekrar Lefkoşa’ya gelen Denktaş, 1968’den 1974’e kadar toplumlar arası görüşmelerde Kıbrıslı Türkleri temsil etti.

Denktaş, 16 Şubat 1973’te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı seçildi.

Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulduğu 1975’den itibaren iki dönem başkanlığını yapan Denktaş, 1983’te KKTC’nin kurucu cumhurbaşkanı oldu. 1990, 1995 ve 2000 yıllarındaki başkanlık seçimlerini kazanan Denktaş, 2005 seçimlerinde aday olmayarak siyasete veda etti.

Çok sayıda kitabı bulunan, aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan Denktaş, yaşamı boyunca birçok uluslararası ödüle layık görüldü.

Denktaş, 13 Ocak 2012’de organ yetmezliği teşhisiyle tedavi gördüğü hastanede 88 yaşında vefat etti.

Vefatının ardından naaşı, Türkiye ve KKTC’de ulusal yas ilan edilerek 17 Ocak 2012’de yapılan devlet töreninin ardından Lefkoşa’daki Cumhuriyet Parkı’na defnedildi.

Denktaş’ın vefatı dolayısıyla her yıl 13 Ocak’ta KKTC ve Türkiye’de anma törenleri düzenleniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-disisleri-bakani-denktas-kktc-sinirlarini-asan-bir-liderdi/feed/ 0
KKTC Başbakanı Üstel, Şampiyon Melekler davasını takip etmek üzere Şanlıurfa’ya geldi https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:33:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2009

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, 6 Şubat depremlerinde çoğunluğu KKTC’den gelen sporculardan oluşan 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli’nin yıkımıyla ilgili açılan ve kamuoyunda ‘Şampiyon Melekler’ davası olarak adlandırılan duruşmaya katılmak üzere Şanlıurfa’ya geldi. Burada açıklama yapan Üstel, yarın ilk duruşmanın görüleceği davayı takip etmek üzere Adıyaman’a hareket etti.

Adıyaman’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 35’i KKTC’li sporcu ve öğretmenlerden oluşan ‘Şampiyon Melekler’ kafilesinin yanı sıra toplam 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’i ile ilgili 11 sanığın ‘bilinçli taksir’ suçundan yargılanacağı davayı takip etmek üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, beraberindeki kalabalık bir heyetle Şanlıurfa’ya geldi. GAP Havaalanına inen Üstel’i, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile ilgili kurum kent protokolü tarafından karşılandı.

ŞAMPİYON MELEKLER DAVASI 3- 5 OCAK TARİHLERİNDE GÖRÜLECEK

İsias Otel’in yıkılmasıyla ilgili sürdürülen soruşturma sonucu savcılar tarafından hazırlanan, 5’i tutuklu 11 sanık hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8 ile 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile ilgili iddianame, 2 Aralık 2023’te kabul edildi. Kamuoyunda ‘Şampiyon Melekler’ davası olarak adlandırılan duruşma Adıyaman 3’ünc Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3-5 Ocak tarihlerinde görülecek.

ÜSTEL: SEMBOL DAVA

Şanlıurfa GAP Havaalanı’nda açıklama yapan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kalabalık bir heyetle Şampiyon Meleklerin adaleti için Adıyaman’a geçeceklerini belirterek, İsias Otel davasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin ortak davası olduğunu söyledi. İsias Otel davasının binlerce davadan sadece bir tanesi olmasına rağmen, bunların arasındaki en sembol davalardan biri olduğunu vurgulayan Başbakan Üstel, “Biz Yüce Türk adaletine güveniyoruz” dedi.

’50 BİN HAYAT NE ACIDIR Kİ, DAKİKALAR İÇERİSİNDE SON BULDU’

KKTC Başbakanı Üstel, 2023 yılının 6 Şubat tarihinde gerçekleşen Asrın Felaketinin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Milletimizin yaklaşık 50 bin ferdinin yaşamını yitirdiği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının, şampiyon meleklerimizin de içinde bulunduğu 50 bin hayat, ne acıdır ki dakikalar içinde son buldu. Bu ve benzeri şiddette depremler dünyanın pek çok ülkesinde az da olsa yaşanmaktadır. Ancak bizim kayıplarımıza bakarsanız, aradaki uçurum farkı görebilirsiniz.O yüzden, gündelik çıkarlara bakmadan, gerekli yasal tedbirleri tam ve eksiksiz uygulayarak, bunlara uymayanları da en ağır şekilde cezalandırarak bu acılardan kurtulabiliriz.”

Şampiyon Meleklere mezar olan davayı yakından takip etmek ve adaletin tecelli etmesini sağlamak için duruşmayı takip ettiğini sözlerine ekleyen Başbakan Üstel, “Çünkü adalet mülkün temelidir. Buradaki mülk devlettir. Adalet yoksa devlet de olamaz. Dolayısıyla adil bir yargılanmanın ardından, sorumluluğu olan herkesin kanunların öngördüğü şekilde hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum” dedi.

Suçluların hak ettikleri en ağır cezaları almasının, gelecekte bu suçlara yeltenenlere önemli bir ders olacağına dikkat çeken Başbakan Üstel, “Bir kez daha, Adıyaman’a ve deprem felaketi yaşan tüm illere geçmiş olsun diyor, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum” diye konuştu.

‘BİZ ET VE TIRNAK GİBİ, TEK BİR MİLLETİN AYRILMAZ İKİ PARÇASIYIZ’

Başbakan Üstel, “Biz et ve tırnak gibi, tek bir milletin ayrılmaz iki parçasıyız. Dünümüz, yarınımız, geçmişimiz, geleceğimiz hep bir olmuştur, olmaya da devam edeceğiz. Her kötü günümüzde yanımızda duran Anavatan Türkiye’ye o günlerde değil de ne zaman destek olacaktık” ifadesini kullandı.

KKTC vatandaşlarının deprem dönemi, Kıbrıs Türk tarihinin savaş yıllarından sonra belki de en büyük acıyı yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini dile getiren Başbakan Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Acı o kadar büyük ki, hiç bir bina yıkımı olmamasına karşın koskoca kentimiz Gazimağusa ve ülkemiz hala kendine gelemedi. Şampiyon meleklerimizi kaybettik. Yaşları 10-15 arasında bulunan geleceğimizi şekillendirecek evlatlarımızı kaybettik, hocalarımızı kaybettik, vatandaşlarımızı kaybettik. Şimdi yaşanan bu kötü olayların hukuki süreci başlıyor. İlk davaları görülüyor. Bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.” dedi.

Yaklaşık 100 kişilik bir heyetle bu davaları izlemek için Adıyaman’da bulunduklarını belirten Başbakan Üstel, “Başbakan olarak ben buradayım. Hükümetimizi temsilen 3 bakanımız yanımızda. Bu bakanlarımız aynı zamanda, deprem süresince günlerce burada kalıp arama kurtarma çalışmalarını koordine eden bakanlarımız ve ekibimiz. Ana muhalefet partisi başkanı burada. Meclisimizin deprem konuları ile ilgili kurulan izleme komitesi ve onun çok kıymetli milletvekilli üyeleri de burada. Başbakanlıkta deprem sürecini yöneten özel kriz ekibimiz burada. Barolar birliğimiz burada. Yaşamlarını yitiren şampiyon meleklerimizin ailelerinin temsilcileri burada. Sanıyorum bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.”

Basın açıklamasının ardından KKTC Başbakanı ve beraberindeki heyet, karayoluyla Adıyaman’a hareket etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-sampiyon-melekler-davasini-takip-etmek-uzere-sanliurfaya-geldi/feed/ 0
KKTC Başbakanı Üstel: “Bir yandan barış çağrısı yapan Rumlar, diğer taraftan silahlanıyor” https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-bir-yandan-baris-cagrisi-yapan-rumlar-diger-taraftan-silahlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-bir-yandan-baris-cagrisi-yapan-rumlar-diger-taraftan-silahlaniyor/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:06:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1393 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) 2024 yılı için oluşturmaya çalıştığı savunma bütçesini takip ettiklerini belirterek “Bir yandan barış çağrısı yapan Rumlar, diğer taraftan silahlanıyor.” dedi.

Üstel, son bölgesel gelişmelerle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Bir yandan silahlanma çabasına giren GKRY’nin, dünya kamuoyunu etkileyebilmek, kendilerini barışçıl göstermek ve KKTC’yi barışa karşı duruyormuş gibi lanse edebilmek için zaman zaman uzlaşma çağrıları yaptığını belirten Üstel, Rumların söylemleri ile icraatlarının birbirini tutmadığını söyledi.

Üstel, Rumların Temsilciler Meclisinde 2024 savunma bütçesi oluşturma gayretlerini KKTC olarak takip ettiklerini belirterek İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ardından GKRY’nin silahlanma çabalarının bölgedeki istikrar ve barışa zarar vereceğini vurguladı.

KKTC’nin ana vatan Türkiye ile Doğu Akdeniz’de birlikte hareket ederek barış ve istikrardan yana ortak duruş sergilediğine dikkati çeken Üstel, bölgede İsrail’in Gazze’ye saldırıları sürerken bir de Rumların silahlanma çabalarını işittiklerinin altını çizdi.

Üstel, şöyle devam etti:

“Bir yandan barış çağrısı yapan Rumlar, diğer taraftan silahlanıyor. Hemen yanı başımızda İsrail’in Filistin’e saldırılarını görüyoruz. Bu saldırılarda 20 binin üzerinde sivil kayıp var. ve hala dünya buna seyirci kalıyor ve bir ateşkes sağlanamıyor. Bütün bunlar varken, Akdeniz’de de her zamanki gibi suların sıcak olduğu bilinirken; bir yandan barış naraları atan Güney Kıbrıs diğer taraftan silahlanıyor.

Rumların silah alım programları, savunma bütçeleri ve imzaladıkları protokollerden barış söylemelerinin gerçek olmadığını anlıyoruz. Biz ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile yaptığımız işbirlikleri neticesinde Akdeniz’deki bu sıcak gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve bunların çözümlenebilmesi için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”

“Hep söylüyoruz 2024, 2023’ten daha iyi olacak”

Bu yıl ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan KKTC Başbakanı Üstel, Türkiye ile 2023’te ülkesinde önemli projelere imza attıklarını vurgulayarak Türkiye’den KKTC’ye deniz altından çekilecek kablo ile elektrik sağlama projesinin fizibilite çalışmasının 2024’te tamamlanacağını, bu konuda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile ön protokol imzaladıklarını hatırlattı.

Üstel, bu yılın önemli olayları arasında Ercan Havalimanı’nın terminal binası ve pistinin yenilenerek bir prestij projesi olarak KKTC’ye kazandırılmasının da bulunduğuna işaret etti.

2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin kendilerinde derin izler bıraktığını belirten Üstel, “2023, 6 Şubat’ta ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan ‘Asrın Felaketi’nde büyük acıları birlikte yaşadığımız bir yıl olmuştur. 6 Şubat depremlerinde hem ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nde 50 bin insanımızı yitirdik biz de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Şampiyon Meleklerimizi yitirdik. Bir kez daha biz bu felakette kaybettiğimiz insanımıza Allah’tan rahmet diliyoruz, yaslı ailelerine Allah’tan sabırlar diliyoruz.” diye konuştu.

Üstel, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek 2024’te yapacakları projeleri ele aldıklarını aktararak şunları kaydetti:

“Hep söylüyoruz; 2024, 2023’ten daha iyi olacak. 2024 yılının hem Türk dünyasına hem ana vatanımızda yaşayan soydaşlarımıza hem de halkımız için barış, sağlık ve iyilik dolu bir yıl olmasını temenni ediyorum. Türk dünyasının yeni yılını candan kutluyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kktc-basbakani-ustel-bir-yandan-baris-cagrisi-yapan-rumlar-diger-taraftan-silahlaniyor/feed/ 0