Kirliliği – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 07:48:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Eğirdir Gölü’nde Algler Yüzeyi Kaplamaya Başladı https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-algler-yuzeyi-kaplamaya-basladi/ https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-algler-yuzeyi-kaplamaya-basladi/#respond Tue, 23 Jul 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41567

TÜRKİYE’nin en büyük tatlı su göllerinden olan ve son yıllarda kuraklık tehlikesi yaşanan Eğirdir Gölü’nün yüzeyini algler kaplamaya başladı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, su yüzeyini battaniye gibi kaplayan alglerin hem kirliliğin kanıtı, hem de çok tehlikeli olduğunu söyledi.

Türkiye’nin en büyük dördüncü gölü olan ve son yıllarda ciddi kuraklık tehdidi altında bulunan Eğirdir Gölü’nde kirliliğin göstergesi su yosunları olarak da bilinen algler ile göldeki otçul balıkların tükenmesine bağlı hızla çoğalan su bitkileri, göl yüzeyini kapatmaya başladı. Uzun yıllardır Eğirdir Gölü’nün yaşadığı tehlikeleri dile getirip, uyarılar yapan TTKD bilim danışmanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi’nin Eğirdir’deki Su Ürünleri Fakültesi’nden emekli öğretim üyesi Dr. Erol Kesici, “Eğirdir Gölü’nü kaplayan bitkiler, gölün doğal bitkileri olan su sümbülü, civan perçemi ve chara, kurdele otu. Eskiden gölün doğal ekosisteminde dokuz çeşit otçul balık bulunmaktaydı. Balıklandırma için atılan levrek, sazan gibi balıklar bu otçul balıkları yedi. Halbuki bu bitkiler otçul balıkların en iyi besinleriydi. Yani bir merayı, otlağı düşünün. Oradaki koyunlar nasıl otla besleniyorsa, aynı zamanda o ortamdaki ot dengesini koruyorsa işte göldeki balık popülasyonunun etçilleştirilmesi gölün her tarafının bu otlarla kaplanmasına neden oldu” ifadelerini kullandı.

MÜSİLAJ ÖRNEĞİ

Dr. Erol Kesici, gölün su seviyesinin azalmasıyla güneş ışınlarının dip kısma daha çok etki ettiğini ve bunun sonucu olarak su bitkilerinin aşırı geliştiğini söyledi. Dr. Kesici, “Köpüklenmeyle aynı bitkiler ve üst kısmında da mikroskobik su bitkileri dediğimiz siyanobakteriler, fitoplanktonlar meydana gelmesiyle pelteleşmiş bir tabaka oluşuyor. Daha önce yaptığımız çalışmalarda şunu söylemiştik; müsilaj sadece denizlerde değil, Eğirdir Gölü’nde gördüğümüz şekilde bir yapının oluşması aynı zamanda bir müsilaj örneği olarak karşımıza çıkıyor. Gerçekten de çok üzücü ve tehlikeli bir durum. Çözümü basit ama bu işin liyakatli bilim insanları tarafından çözülmesi gerekir” dedi.

SU YÜZEYİNİ BATTANİYE GİBİ ÖRTÜYOR

Gölde makroskobik su bitkilerinin üzerinde su yosunları denilen alglerin bir örtü meydana getirdiğini belirten Dr. Kesici, “Ki, bu örtü çok çok tehlikelidir. Çünkü her tarafı battaniye gibi örtmekte ve gölün oksijensiz kalmasına, su canlılarının ölümlerine neden olmaktadır. Gölün özellikle güneyinde görülen bu sarımsı, yeşilimsi tabaka ise su yosunlarının oluşturduğu kirliliğin göstergesi bir kanıttır. Gölün kuzey kısmı poyraz ve genellikle dalgalı. Güney kısmı ise lodos kısmı ve daha sakin. Su bitkilerinin daha çok olduğu, aynı zamanda bütün havzadaki kirliliğin toplandığı alan olduğu için oradaki su bitkisi dediğimiz makrofitlerin sayısı alabildiğine fazla. Bitkiler suyun yüzeyine çıkıyor ve algler de üzerini tamamen kaplıyor ve gölün tamamen oksijensiz kalmasına, aşırı kirlenmesine neden oluyor. Kuzeyde poyraz sebebiyle koku olmazken, gölün güney kısmında son 15 gündür çok şiddetli bir koku yaşanıyor. İnsanlar burunlarını tutarak geçiyor, çok ekşimsi bir koku. Zaten görüntü kirliliği yanı sıra bu koku gerçekten çok üzücü. Burası stratejik öneme sahip bir yer. Yani açlık, kıtlık, savaşta ilk başvurulacak yer. Ama maalesef bu hale gelmiş vaziyette” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-algler-yuzeyi-kaplamaya-basladi/feed/ 0
Dyson’ın Küresel Hava Kalitesi Bağlantılı Veri Projesi Sonuçları Açıklandı https://www.haber60.com.tr/dysonin-kuresel-hava-kalitesi-baglantili-veri-projesi-sonuclari-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/dysonin-kuresel-hava-kalitesi-baglantili-veri-projesi-sonuclari-aciklandi/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3107 Dyson’ın ilk kez gerçekleştirdiği Küresel Hava Kalitesi Bağlantılı Veri Projesinin sonuçları belli oldu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2022’den 2023 yılına kadar 2,5 milyondan fazla Dyson hava temizleyiciden alınan iç mekan hava kalitesi verileri incelendi.

Dünyanın dört bir yanındaki evlerde, MyDyson uygulamasına bağlı Dyson hava temizleyicilerden gelen yarım trilyondan fazla verinin baz alındığı incelemede, hava kirliliği; gaz, partikül ve kirleticilere ayrılarak, günler, aylar, mevsimler ve tüm yıl boyunca trendlerin profili çıkartıldı.

Açıklamada, araştırmaya ilişkin görüşlerine yer verilen Dyson Hava Temizleme Mühendislik Direktörü Matt Jennings, “Bağlantılı hava kalitesi verilerimiz, dünyanın dört bir yanındaki evlerde iç mekan hava kirliliğinin gerçek sorunlarını anlamamızı sağlıyor. Bu, bize Dyson hava temizleyicilerin kullanıldığı gerçek ortamlarda yaşanan kirlilik problemini doğrudan anlama ve problemin üstesinden gelmek için daha iyi teknolojiler tasarlama imkanı sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Londra Üniversitesi Akademisi Yoğun Bakım Bölümü ve Dyson Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Profesör Hugh Montgomery de hava kirliliğinin açık havada yaşanan bir sorun olduğunun düşünüldüğünü belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“İç mekan hava kirliliği araştırmaları giderek artıyor ancak henüz yeterince gelişmedi. Dyson’ın araştırmasının sonuçları, dünya genelinde evlerdeki gerçek kirlilik seviyeleri hakkında değerli bir fikir vererek günlük, aylık ve mevsimsel kirlilik seviyelerini anlamamıza yardımcı oluyor. Dyson verileri inanılmaz derecede güçlü bir eğitim aracı ve olumlu etki yaratma noktasında sayısız fırsat sunuyor. Çevremizdeki kirliliği anlamak, kirliliğe maruz kalmamızı azaltmanın ilk adımıdır.”

İstanbul’da iç mekanlar, dışa göre daha kirli

Araştırmada, insan saçının 25’te biri kadar olan 2,5 mikron çapındaki partikülleri ifade eden “P.M2.5” değerleri incelendiğinde, çoğu ülkede iç mekan hava kirliliğinin dışarıya oranla daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Türkiye’de, genel olarak iç mekan hava kirliliği dıştan daha düşükken, İstanbul’da ise tersi bir durum görüldü. İstanbul, araştırmadaki şehirler arasında en yüksek P.M2.5 değerlerine sahip 10. şehir olarak sıralandı.

En yüksek kirlilik seviyeleri, kış aylarında görülüyor

Dyson hava temizleyici verileri, kış döneminin küresel olarak en kirli mevsim olduğunu gösterdi. Araştırmada yer alan tüm ülkeler, en kirli zamanlarını kış aylarında yaşadı.

Türkiye’de hava kirliliğinin en yüksek olduğu ay aralık iken, İstanbul’da şubat oldu. Megakentin yıllık ortalama PM2.5 seviyesinin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yıllık maruziyet kılavuzunun 4 katı üstünde olduğu görüldü.

Ulusal ortalama verilerinde ise aralık ayında DSÖ kılavuzunun 5,5 katına ulaşıldı. İstanbul, iç mekan hava kalitesi verilerinde şubat ayında DSÖ maruziyet kılavuzunun 5 katına ulaşırken, aralık, ocak ve mart aylarının ortalaması da 5 kata yakın gerçekleşiyor.

Araştırmada, 2022 yılı verilerine küresel olarak bakıldığında, iç mekan değerlerinin, pek çok ülkede DSÖ ortalamasını aştığı belirlendi. Değerler, Hindistan’da 11; Çin’de 6; Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde 4; Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong, Suudi Arabistan ve İtalya’da 3 kat aşıldı.

Ülkelerin P.M2.5 değerleri yıllık olarak incelendiğinde ise Türkiye; Hindistan, Çin, BAE, Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong, Suudi Arabistan, İtalya, Polonya ile en yüksek değerlere sahip 11 ülke arasında 3. sırada konumlandı. Türkiye’nin, Avrupa ülkeleri arasında ise en yüksek P.M 2.5 değerine sahip ülke olduğu görüldü.

Dyson hava temizleyicilere göre, temizlik veya yemek pişirme gibi faaliyetlerin yanı sıra deodorant ve vücut spreyi, mum, mobilya ve döşeme gibi ürünlerden yayılabilen benzen ve formaldehit gibi gaz kirleticileri ifade eden “VOC” seviyesi en yüksek olan ülkelerin çoğu, Avrupa’da yer aldı. Yıllık VOC seviyeleri sıralamasında Avusturya listenin başında bulunurken, onu Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya ve Türkiye takip etti.

Benzer şekilde, Avrupa şehirleri de diğer bölgelere kıyasla iç mekanlarda yüksek VOC seviyelerine maruz kaldı. Münih, en üst sırada bulunan şehir olurken, onu Pekin, Köln, Berlin ve Viyana izledi.

Akşam kirliliği, günün diğer saatlerinden daha yüksek

İncelenen 37 ülkeden 30’unda, iç mekan PM2.5 seviyeleri akşam ve gece saatlerinde en yüksek seviyeye ulaştı. Küresel olarak PM2.5 seviyelerinin en yoğun olduğu saatlerin çoğu coğrafyada 18.00 ile gece yarısı arasında yer aldığı görülürken, Güney Doğu Asya’da ( Tayland, Filipinler, Hindistan) saat 7.00 ile öğlen arasına denk geldi.

Bazı coğrafyalar, günün yüzde 50’sinden fazlasını, DSÖ’nün PM2.5 için tavsiye ettiği günlük maruziyet kılavuzunun üzerinde geçirdi. Bu ülkeler arasında Çin, Hindistan, Güney Kore, Meksika, BAE ve Türkiye de yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dysonin-kuresel-hava-kalitesi-baglantili-veri-projesi-sonuclari-aciklandi/feed/ 0