Kirli – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 21 Apr 2024 00:01:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sur Belediyesi’nde Atatürk ve Erdoğan’a hakaretle ilgili DEM Parti’den ilk sözler: Şahsın partiyle ilişkisi yok https://www.haber60.com.tr/sur-belediyesinde-ataturk-ve-erdogana-hakaretle-ilgili-dem-partiden-ilk-sozler-sahsin-partiyle-iliskisi-yok/ https://www.haber60.com.tr/sur-belediyesinde-ataturk-ve-erdogana-hakaretle-ilgili-dem-partiden-ilk-sozler-sahsin-partiyle-iliskisi-yok/#respond Sun, 21 Apr 2024 00:01:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28547 Diyarbakır Sur Belediyesi’ndeki mazbata töreninde bir şahsın Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret etmesiyle ilgili DEM Parti’den açıklama geldi. DEM Parti, şahsın parti ve belediye ile bir ilişkisi olmadığını, müdahalede bulunanların da kendi belediye eş başkanları olduğunu kaydederek, “Algı operasyonlarıyla belediyelerimizi yıpratmaya çalışan kirli odaklara sesleniyoruz; amacınızı ve kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz, bu ucuz komplolarınıza asla geçit vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

ATATÜRK VE ERDOĞAN FOTOĞRAFLARINI KALDIRILMASINI İSTEYEREK HAKARET ETTİ

Diyarbakır Sur Belediyesi’ndeki mazbata töreni sırasında skandal anlar yaşandı. Bir kişi makam odasındaki Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarına yönelik hakaret içeren sözler sarf etti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı görüntülerle ilgili “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlarından soruşturma başlattı.

ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI

Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaret içeren sözler sarf eden U.G isimli şahıs, Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Olaya ilişkin tepkiler büyürken, DEM Parti de sessizliğini bozdu.

DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA GELDİ

Partinin Merkez Yürütme Kurulu’ndan (MYK) yapılan açıklamada şahsın belediye ve parti ile resmi bir ilişkisinin olmadığı kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “31 Mart’ta Türkiye halkları sandık başına giderek yaşadıkları kentleri beş yıl boyunca yönetecek belediye eş başkanlarını ve meclis üyelerini seçmiştir. 31 Mart’tan bu yana DEM Partili yerel yönetimler olarak kayyımların yarattığı tahribatlara ve yönetme yetkisi aldığımız belediyelerdeki büyük soyguna çözüm bulmaya çalışıyor, halka hizmet etmek için var gücümüzle emek veriyoruz.

“PARTİMİZ SEMBOL VE DEĞERLERLE TEK BİR SORUNU OLMADAN SİYASET YAPMAKTA”

Yerel yönetim anlayışımızın gereği olarak her mahalle, ilçe ve kente hizmet götürmek en öncelikli hedefimizdir. Belediyelerimiz, genel siyasi tartışmalara dahil olmadan hizmet odaklı çalışmalarıyla farklarını gösterme adımlarını atmaya başlamıştır. Yerel yönetimlerimiz başta olmak üzere partimizin her kademesi yıllardır bayrak, ulusal, marş vb. sembol ve değerlerle tek bir sorunu olmadan siyaset yapmakta, hizmet üretmektedir. DEM Parti belediyeleri hiçbir ayrım gözetmeden ve yurttaşlarımızın kimliklerine, değerlerine, inançlarına ve saygı duydukları sembollere bakmaksızın eşit hizmet temelli bir yaklaşımı benimsemektedir.

“BELEDİYELERİMİZ KİRLİ KOMPLOLARLA HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR”

Bu gerçekler apaçık bilinmesine rağmen belediyelerimizde kirli oyunlar geliştirilmekte, belediyelerimiz asılsız iddialar ve kirli komplolarla hedef haline getirilmektedir. İktidar seçimlerde yaşadığı kayıpların üzerini bu algı operasyonlarıyla örtmeye çalışmaktadır. Türkiye’de artık bayrak, ulusal marş gibi sembollerin ve değerlerin istismarına dayanarak siyaset yapma dönemi miadını doldurmuştur. Demokratik kamuoyu bu ucuz algı operasyonlarını ve kumpasları ciddiye almamaktadır.

“ESKİMİŞ TARTIŞMALARI TEKRAR GÜNDEME GETİRME ÇABASI”

Bugün her kentte kayyımlardan ve iktidar partisinden devralınan belediyelerdeki soygunlar, usulsüz harcamalar ve borç batakları açığa çıkmaktadır. Halkın gerçek gündemi işte bu talan uygulamalarıdır. Söz konusu bu durumu örtmek isteyen İçişleri Bakanlığının ucuz algı operasyonları üzerinden belediyelerimize müfettiş görevlendirmesi, eskimiş tartışmaları tekrardan gündeme getirme çabasıdır. Bakanlığın asli görevi belediyelerde yapılmış olan soygun, yolsuzluk ve talanı araştırmak, sorumluları yargıya teslim etmektir. DEM Parti olarak alnımız ak, başımız diktir. Belediyelerimiz hiçbir soruşturmadan kaçmayacaktır. Ancak bu soruşturmaların soygunları, yolsuzlukları ve belediyelerdeki talanı da içerecek şekilde genişletilmesini talep ediyoruz.

“ŞAHSIN PARTİMİZ VE BELEDİYE İLE RESMİ İLİŞKİSİ YOK”

Son olarak Sur Belediyesinde partimiz ve belediye ile herhangi bir resmi ilişkisi olmayan bir vatandaşın hakaretlerine ve duvarda asılı olan fotoğraflara dair girişimlerine ilk karşı çıkanların ve müdahalede bulunanların Belediye Eş Başkanlarımız olduğu basına yansıyan görüntülerden de açıkça görülmektedir. Algı operasyonlarıyla belediyelerimizi yıpratmaya çalışan kirli odaklara sesleniyoruz; amacınızı ve kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz, bu ucuz komplolarınıza asla geçit vermeyeceğiz.

Bu kapsamda semboller ve değerler üzerinden yürütülen bu kirli tezgahları sert biçimde kınıyoruz. Bu tezgahlara rağmen kentlerdeki ve belediyelerdeki tahribatların giderilmesi, halka hizmet verilmesi ve ekonomik krize karşı halkın korunması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sur-belediyesinde-ataturk-ve-erdogana-hakaretle-ilgili-dem-partiden-ilk-sozler-sahsin-partiyle-iliskisi-yok/feed/ 0
Dünya’da 4.2 milyon kişi kirli havadan ölüyor: “Yenilenebilir enerji ve geri dönüşüm hayat kurtarır” https://www.haber60.com.tr/dunyada-4-2-milyon-kisi-kirli-havadan-oluyor-yenilenebilir-enerji-ve-geri-donusum-hayat-kurtarir/ https://www.haber60.com.tr/dunyada-4-2-milyon-kisi-kirli-havadan-oluyor-yenilenebilir-enerji-ve-geri-donusum-hayat-kurtarir/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:12:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10077 – Dünya’da 4.2 milyon kişi kirli havadan ölüyor: Yenilenebilir enerji ve geri dönüşüm hayat kurtarır

Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Can:

“Önemli kirlilik sınıflarından biri olan hava kirliliği, Mersin’de belirgin olarak hissediliyor”

“PM2.5 değerlerinde 2022 yılına göre biraz iyileşme görülüyor”

“Kent planları yapılırken hava kirliliği haritalarının ortaya konulması, coğrafik bilgi sistemleriyle bunun desteklenmesi ve imar planları yapılırken bu haritalardan beslenerek hazırlanması lazım”

MERSİN – Dünyada her yıl 4.2 milyon kişinin hava kirliliğine bağlı olarak yaşamını yitirdiğini belirten Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, Özellikle enerji üretim noktasında fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesi gerektiğini, geri dönüşüme de önem verilmesine dikkat çekti. Temiz hava için Mersin’in de artık bir raylı ulaşım sistemine kavuşması gerektiğine vurgulayan Can, şehirde hava kirliliğinin belirgin olarak hissedildiğini kaydetti.

Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Sinan Can, hava kirliliğinin önemli kirlilik sınıflarından biri olduğunu söyledi. Şehirde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Ulusal Hava İzleme Merkezi’nin Akdeniz, Huzurkent, İstiklal, Tarsus, Taşucu, Toroslar ve Yenişehir olmak üzere 7 adet hava kalitesi ölçüm istasyonu bulunduğunu ifade eden Can, bu istasyonlardan alınan 2023 yılının Partikül Madde 2.5 ve Partikül Madde 10 değerlerini açıkladı.

Kentteki istasyonlardan alınan PM10 değerlerini aktaran Can, istasyonlarda ölçüm yapılmayan gün sayılarının önemine değinerek, “Ölçüm gerçekleştirilen Taşucu istasyonu hariç diğer istasyonlarda bir yılda 35 defadan fazla kirli gün sayısı gerçekleştiği görülmüştür. Akdeniz ve Taşucu istasyonlarında yıl bazında ölçüm yapılmayan gün sayısının fazlalığı göze çarpmaktadır” dedi.

İstasyonlardan alınan PM2.5 değerlerini de açıklayan Can, bir önceki yıla göre istasyon bazında ölçülmeyen gün sayısının fazla olduğunu, bu durumun da sağlıklı veri alımı ve değerlendirilmesi açısından uygun koşul oluşturmadığını ifade etti. Can, Taşucu, Toroslar ve Yenişehir istasyonlarında PM2,5 değer ölçümlerinin yapılamamasının ise halk sağlığı ve çevre sağlığı açısından son derece önemli bir eksiklik olduğunu kaydetti.

Buna karşın PM2.5 değerlerinde 2022 yılına göre biraz iyileşme görüldüğünü vurgulayan Can, “Fakat bu iyileşmenin neden kaynaklandığının, yani bir önleme çalışmasından mı yoksa ölçülmeyen gün sayısının fazlalığından kaynaklı mı olduğunun ortaya konulması lazım. Kentimizin hava kirliliği kaynaklı sağlık riskinin hesaplanması, temel bileşenler analiziyle muhtemel kaynak tespitinin yapılması son derece önemlidir. Eğer bunlar yapılırsa hava kirleticiliğini önleme konusunda artı bir noktaya geçip seneye ya da diğer yıllar daha az kirli hava soluyacağımızı söyleyebiliriz” diye konuştu.

“Hava kirliliği, Mersin’de belirgin olarak hissediliyor”

Verilerin, ulusal sınır değerleri ve AB üye ülkelerin standartlarına göre yorumlandığının altını çizen Can, elde edilen veriler ışığında hava kirliliğinin, Mersin’de belirgin olarak hissedildiğini ifade etti. İstasyonlarda ölçüm yapılan gün sayısı ile orantılı olarak kirli gün sayısı oranının yüksek olduğuna işaret eden Can, “Hava kirliliği potansiyeli bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Nüfus yoğunluğu fazla olan kent merkezlerinde ulaşım ve ısınmanın hava kirliliğine etkisi görülmektedir. Ulaşımdan kaynaklı kirletici etkisi her mevsim görülebiliyor. Isınmadan kaynaklı kirleticilere baktığımızda daha çok sonbahar, kış, kısmen de ilkbahar dönemlerinde görüyoruz” dedi.

Kentteki hava kirliliğinin, kirletici parametrelerine dayalı olarak ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Can, şöyle devam etti: “Kentimizde 2023 yılında bazı istasyonlarda PM2.5 ve PM10 değerlerinde ve buna bağlı olarak kirli gün sayılarında artış yaşandığı, bazı istasyonlarda ise kirli hava gün sayılarında azalış gerçekleştiği görülmektedir. Diğer yandan 2023 yılı içerisinde PM2.5 ve PM10 kirleticisinin yıl bazında ölçüm yapılmayan gün sayısının fazlalığı gözden kaçmamaktadır. Bu durum yıl bazında Mersin’de hava kalitesinin bilimsel ve teknik açıdan sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır. Tüm bu veriler ışığında kentin hava kalitesinin sınıflandırılmasının ve kalitesinin ne olduğu tam olarak anlaşılmamaktadır.”

“Geri dönüşümü kesinlikle teşvik etmemiz gerekiyor”

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılı verilerine göre, dünya nüfusunun yüzde 91’ini oluşturan popülasyonun yaşadığı yerlerde, hava kalitesinin sınır değerlerini aştığını ve her yıl 4.2 milyon kişinin hava kirliliğine bağlı olarak yaşamını yitirdiğini dile getiren Can, hava kirliliğine karşı önlemler alınması gerektiğini belirtti. Hava kirliliğine karşı gerçekleştirilecek önleme çalışmalarını çevre yönetimi ve kentsel planlama yaklaşımı bağlamında iki başlık altıda değerlendirdiklerini ifade eden Can, “Özellikle enerji üretim noktasında fosil yakıtlardan vazgeçip, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmemiz gerektiğini söyleyebiliriz. Ulaşımdan kaynaklı hava kirliliğinde bireysel araç kullanımından ziyade toplu taşımaları kullanmamız ve kentimizin artık bir raylı ulaşım sistemine geçmesi gerektiğini yineliyoruz. Atıkları minimize etmemiz, sıfır atık yaklaşımı çerçevesinde çalışmalar yapmamız ve geri dönüşümü kesinlikle teşvik etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Hava kirliğinin önüne geçebilmek için doğal gaz alt yapı yatırımlarının artırılması gerektiğinin altını çizen Can, şunları kaydetti: “Kalitesiz yakıtların yerine doğal gazdan enerji üretimi ve ısınma sağlanırsa hava kalitesini ciddi anlamda değiştireceğini söyleyebiliriz. Ayrıca kömür satışı yapılan yerlerin denetlenmesi, vatandaşların da bir yakıtı nasıl yakacağı konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor. Kent planları yapılırken hava kirliliği haritalarının ortaya konulması, coğrafik bilgi sistemleriyle bunun desteklenmesi ve imar planları yapılırken bu haritalardan beslenerek hazırlanması lazım. Kent planlamaları güzel yapılırsa binalar arasındaki hava koridorları net olarak belirlenirse daha kaliteli bir hava soluyacağımızı söyleyebiliriz.”

Hazırladıkları raporun değerli olduğuna işaret eden Can, tüm paydaşlarla bu sorunun giderilmesi için çalışmaların yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dunyada-4-2-milyon-kisi-kirli-havadan-oluyor-yenilenebilir-enerji-ve-geri-donusum-hayat-kurtarir/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Binlerce Denizanası Görüntülendi https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-binlerce-denizanasi-goruntulendi/ https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-binlerce-denizanasi-goruntulendi/#respond Tue, 13 Feb 2024 07:03:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7584

TÜRKİYE Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi’nde Kuruçeşme, Sarıyer ve Beykoz kıyılarında aşırı kirliliğin göstergesi binlerce denizanasını görüntüledi. Dr. Kesici, Marmara’da depremden sonraki en önemli ikinci tehlike olarak gösterdiği istilacı denizanalarının toplanması gerektiğini söyledi.

Marmara Denizi’nin uzun yıllardır önemli sorunlarından, Atlantik Okyanusu göçmeni istilacı bir tür olan ay denizanası, bugünlerde yine çokça görülmeye başlandı. Marmara Denizi, yarı saydam, genellikle yaklaşık 25-40 santim çapında ve tepesinden kolayca görülebilen dört at nalı şeklindeki gonadları (üreme hücresi) ile tanınabilen ay denizanalarının istilasına uğradı. TTKD bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, İstanbul’da Sarıyer, Beykoz ve Kuruçeşme kıyılarında denizde çok net görülebilen binlerce denizanasını görüntüledi. Dr. Kesici, denizanalarının acilen temizlenmesi için 24 saat esasına göre çalışma yürütülmesi gerektiğini belirtti.

DEPREM KADAR TEHLİKELİ

Şu an Marmara Denizi’nin ay denizanalarının işgali altında olduğunu belirten Dr. Erol Kesici, “Marmara Bölgesi için deprem kadar önemli, deprem kadar yıkıcı ve tehlikeli bir durum. Marmara Bölgesi’nin depremden sonra önlem alınması gereken en ciddi ve tehlikeli sorunu Marmara Denizi ve körfezin kirliliğidir. Ne yazık ki ülkemizin en kirli denizlerinin başında, iç deniz özelliğine sahip, çok hassas ve kırılgan ekosistemi bulunan Marmara Denizi geliyor. Marmara Denizi’nin kirliliğinin temel nedeni, insan faaliyetleri, insandır. Marmara Denizi 20 milyonu aşan nüfusun ve neredeyse Türkiye’nin yüzde 70 oranında sanayisini etrafında barındıran bölgelerimizdendir. Tarım atıklarının oluşturduğu kirlilikte önemli bir etkendir” dedi.

KİRLİLİK VE AV BASKISI

Marmara Denizi’ni kirleten tüm unsurların acilen engellenmesi gerektiğini belirten Dr. Kesici, “Kirliliğe bağlı denizde azot, fosfor gibi besi elementlerinin aşırı artması sonucu müsilaja da neden fitoplankton, yani bitkisel mikroskobik alglerin artmasıdır. Aynı zamanda Marmara Denizi’nde çok sayıdaki balık türünün, kabuklu organizmaların, deniz kaplumbağası ve benzeri ekosistem elemanlarının tür ve popülasyonlarının azalması, kirliliğin aşırı artmasının diğer bir nedenidir. Diğer önemli bir faktör de Marmara Denizi’nde ne yazık ki çok aşırı şekilde av baskısı söz konusu. Bu av baskısı, balık popülasyonlarını azaltmakta, denizde kirliliği giderek artırmaktadır” diye konuştu.

İSTİLACI AY DENİZANASI

Marmara Denizi’nin biyolojik istila altında olduğunu ifade eden Dr. Kesici, “Yani doğal tür sayısı azalmakta, istilacı türler ise küresel ısınma ve su sıcaklığının artışıyla aşırı şekilde çoğalmaktadır. Akdeniz’den Ege ve Marmara’ya gelen istilacı türler yaygınlaştı. Marmara Denizi’nde şu an bunlar içinde en tehlikeli olanı denizanalarıdır. Burada görülen ay denizanası olarak bilinen bir tür olup, zaman zaman çok tehlikeli ve zehirli olan pusula denizanasına da rastlanmaktadır. Şu anda Marmara Denizi’nin her tarafını ay denizanaları istila etmiş durumda. Bu denizanaları balık yumurtaları, larvalarıyla beslendiği için, denizdeki balık popülasyonunu da yok ediyor. Çözüm, denizi kirleten tüm unsurlar kesinlikle engellenmelidir. Balık çeşitliliği, doğal türler artırılmalıdır. Aşırı av baskısı sonlandırılmalı ve 24 saat çalışma esaslı denizanaları toplanmalıdır” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-binlerce-denizanasi-goruntulendi/feed/ 0
Dyson’ın Küresel Hava Kalitesi Bağlantılı Veri Projesi Sonuçları Açıklandı https://www.haber60.com.tr/dysonin-kuresel-hava-kalitesi-baglantili-veri-projesi-sonuclari-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/dysonin-kuresel-hava-kalitesi-baglantili-veri-projesi-sonuclari-aciklandi/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3107 Dyson’ın ilk kez gerçekleştirdiği Küresel Hava Kalitesi Bağlantılı Veri Projesinin sonuçları belli oldu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2022’den 2023 yılına kadar 2,5 milyondan fazla Dyson hava temizleyiciden alınan iç mekan hava kalitesi verileri incelendi.

Dünyanın dört bir yanındaki evlerde, MyDyson uygulamasına bağlı Dyson hava temizleyicilerden gelen yarım trilyondan fazla verinin baz alındığı incelemede, hava kirliliği; gaz, partikül ve kirleticilere ayrılarak, günler, aylar, mevsimler ve tüm yıl boyunca trendlerin profili çıkartıldı.

Açıklamada, araştırmaya ilişkin görüşlerine yer verilen Dyson Hava Temizleme Mühendislik Direktörü Matt Jennings, “Bağlantılı hava kalitesi verilerimiz, dünyanın dört bir yanındaki evlerde iç mekan hava kirliliğinin gerçek sorunlarını anlamamızı sağlıyor. Bu, bize Dyson hava temizleyicilerin kullanıldığı gerçek ortamlarda yaşanan kirlilik problemini doğrudan anlama ve problemin üstesinden gelmek için daha iyi teknolojiler tasarlama imkanı sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Londra Üniversitesi Akademisi Yoğun Bakım Bölümü ve Dyson Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Profesör Hugh Montgomery de hava kirliliğinin açık havada yaşanan bir sorun olduğunun düşünüldüğünü belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“İç mekan hava kirliliği araştırmaları giderek artıyor ancak henüz yeterince gelişmedi. Dyson’ın araştırmasının sonuçları, dünya genelinde evlerdeki gerçek kirlilik seviyeleri hakkında değerli bir fikir vererek günlük, aylık ve mevsimsel kirlilik seviyelerini anlamamıza yardımcı oluyor. Dyson verileri inanılmaz derecede güçlü bir eğitim aracı ve olumlu etki yaratma noktasında sayısız fırsat sunuyor. Çevremizdeki kirliliği anlamak, kirliliğe maruz kalmamızı azaltmanın ilk adımıdır.”

İstanbul’da iç mekanlar, dışa göre daha kirli

Araştırmada, insan saçının 25’te biri kadar olan 2,5 mikron çapındaki partikülleri ifade eden “P.M2.5” değerleri incelendiğinde, çoğu ülkede iç mekan hava kirliliğinin dışarıya oranla daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Türkiye’de, genel olarak iç mekan hava kirliliği dıştan daha düşükken, İstanbul’da ise tersi bir durum görüldü. İstanbul, araştırmadaki şehirler arasında en yüksek P.M2.5 değerlerine sahip 10. şehir olarak sıralandı.

En yüksek kirlilik seviyeleri, kış aylarında görülüyor

Dyson hava temizleyici verileri, kış döneminin küresel olarak en kirli mevsim olduğunu gösterdi. Araştırmada yer alan tüm ülkeler, en kirli zamanlarını kış aylarında yaşadı.

Türkiye’de hava kirliliğinin en yüksek olduğu ay aralık iken, İstanbul’da şubat oldu. Megakentin yıllık ortalama PM2.5 seviyesinin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yıllık maruziyet kılavuzunun 4 katı üstünde olduğu görüldü.

Ulusal ortalama verilerinde ise aralık ayında DSÖ kılavuzunun 5,5 katına ulaşıldı. İstanbul, iç mekan hava kalitesi verilerinde şubat ayında DSÖ maruziyet kılavuzunun 5 katına ulaşırken, aralık, ocak ve mart aylarının ortalaması da 5 kata yakın gerçekleşiyor.

Araştırmada, 2022 yılı verilerine küresel olarak bakıldığında, iç mekan değerlerinin, pek çok ülkede DSÖ ortalamasını aştığı belirlendi. Değerler, Hindistan’da 11; Çin’de 6; Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde 4; Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong, Suudi Arabistan ve İtalya’da 3 kat aşıldı.

Ülkelerin P.M2.5 değerleri yıllık olarak incelendiğinde ise Türkiye; Hindistan, Çin, BAE, Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong, Suudi Arabistan, İtalya, Polonya ile en yüksek değerlere sahip 11 ülke arasında 3. sırada konumlandı. Türkiye’nin, Avrupa ülkeleri arasında ise en yüksek P.M 2.5 değerine sahip ülke olduğu görüldü.

Dyson hava temizleyicilere göre, temizlik veya yemek pişirme gibi faaliyetlerin yanı sıra deodorant ve vücut spreyi, mum, mobilya ve döşeme gibi ürünlerden yayılabilen benzen ve formaldehit gibi gaz kirleticileri ifade eden “VOC” seviyesi en yüksek olan ülkelerin çoğu, Avrupa’da yer aldı. Yıllık VOC seviyeleri sıralamasında Avusturya listenin başında bulunurken, onu Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya ve Türkiye takip etti.

Benzer şekilde, Avrupa şehirleri de diğer bölgelere kıyasla iç mekanlarda yüksek VOC seviyelerine maruz kaldı. Münih, en üst sırada bulunan şehir olurken, onu Pekin, Köln, Berlin ve Viyana izledi.

Akşam kirliliği, günün diğer saatlerinden daha yüksek

İncelenen 37 ülkeden 30’unda, iç mekan PM2.5 seviyeleri akşam ve gece saatlerinde en yüksek seviyeye ulaştı. Küresel olarak PM2.5 seviyelerinin en yoğun olduğu saatlerin çoğu coğrafyada 18.00 ile gece yarısı arasında yer aldığı görülürken, Güney Doğu Asya’da ( Tayland, Filipinler, Hindistan) saat 7.00 ile öğlen arasına denk geldi.

Bazı coğrafyalar, günün yüzde 50’sinden fazlasını, DSÖ’nün PM2.5 için tavsiye ettiği günlük maruziyet kılavuzunun üzerinde geçirdi. Bu ülkeler arasında Çin, Hindistan, Güney Kore, Meksika, BAE ve Türkiye de yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dysonin-kuresel-hava-kalitesi-baglantili-veri-projesi-sonuclari-aciklandi/feed/ 0
Dyson’un Küresel Hava Kalitesi Projesi Sonuçları Açıklandı https://www.haber60.com.tr/dysonun-kuresel-hava-kalitesi-projesi-sonuclari-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/dysonun-kuresel-hava-kalitesi-projesi-sonuclari-aciklandi/#respond Thu, 11 Jan 2024 07:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3033 Dyson, ilk Küresel Hava Kalitesi Bağlantılı Veri projesinin sonuçlarını açıkladı. Proje, 2022’den 2023’e kadar 2 buçuk milyondan fazla Dyson hava temizleyicisi tarafından toplanan iç mekan hava kalitesi verilerini analiz ederek kirliliği; gaz, partikül ve kirleticilere ayırarak, günler, aylar, mevsimler ve tüm yıl boyunca trendlerin profilini çıkarttı. Buna göre, ülkelerin üçte ikisinde 2022 yılında yıllık ortalama iç mekan PM2.5 seviyeleri dış mekana kıyasla daha yüksek. Türkiye’de genel olarak iç mekan hava kirliliği dış mekan hava kirliliğinden daha düşükken, İstanbul’da tam tersi bir durum söz konusu; iç mekan havası dış mekan havasından daha kirli. Türkiye, Avrupa’nın havası en kirli ülkeleri arasında yer alıyor.

Veriler, MyDyson uygulamasına bağlı Dyson hava temizleyicilerden geliyor; veri hacmi yarım trilyon veri noktasını aşıyor ve iç mekan hava kirliliğinin anlaşılmasına ve farkındalık yaratılmasına yardımcı olmak için küresel olarak iç mekan hava kalitesinin kesin bir haritasını çıkarıyor. Bu proje, çok sayıda veriden yola çıkarak iki tür kirleticiye odaklanıyor: PM2.5 ve Uçucu Organik Bileşikler (VOC’ler). PM2.5, tipik bir insan saçının 1/25’i kadar olan 2,5 mikron çapındaki partikülleri ifade ediyor. Bu partiküller çıplak gözle görülemiyor ama solunabiliyor. Kaynaklar arasında; odun sobaları, gazlı pişirme ve ısıtma sistemleri, polenler, evcil hayvan tüyleri ve toz bulunuyor. VOC’ler ise, temizlik veya yemek pişirme gibi faaliyetlerin yanı sıra deodorant ve vücut spreyi, mum, mobilya ve döşeme gibi ürünlerden yayılabilen benzen ve formaldehit gibi gaz kirleticileri ifade ediyor.

İSTANBUL’DA İÇ MEKANLAR DIŞ MEKANLARA GÖRE DAHA KİRLİ

P.M2.5 değerleri incelendiğinde, çoğu ülkede iç mekan hava kirliliğinin dış mekan hava kirliliğinden daha yüksek olduğu görülüyor. Türkiye’de genel olarak iç mekan hava kirliliği dış mekan hava kirliliğinden daha düşükken, araştırma sonuçlarına göre İstanbul’da tam tersi bir durum söz konusu ve iç mekan havası dış mekan havasından daha kirli. İstanbul, araştırmadaki şehirler arasında en yüksek P.M2.5 değerlerine sahip 10’uncu şehir olarak sıralanıyor.

EN YÜKSEK KİRLİLİK SEVİYELERİ KIŞ AYLARINDA GÖRÜLÜYOR

Dyson hava temizleyici verileri, kış döneminin küresel olarak en kirli mevsim olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte araştırmada yer alan tüm ülkeler en kirli zamanlarını kış aylarında yaşıyor. Araştırmaya göre, Türkiye için hava kirliliğinin en yüksek olduğu ay aralık, İstanbul için şubat ayı. İstanbul’un yıllık ortalama PM2.5 seviyesinin DSÖ yıllık maruziyet kılavuzunun dört katı olduğu görülüyor. Ulusal ortalama veriler, aralık ayında DSÖ kılavuzunun 5,5 katına ulaşırken; İstanbul iç mekan hava kalitesi verilerinde şubat ayında DSÖ maruziyet kılavuzunun 5 katına ulaşıyor ve aralık, ocak ve mart aylarında neredeyse 5 katına ulaşıyor.

Hava temizleyicilerden 2022 yılı boyunca elde edilen verilere küresel olarak bakıldığında, ülkeler ortalama PM2.5 seviyelerine göre sıralandığında bazı şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. İncelenen tüm ülkelerde iç mekan PM2.5 yıllık ortalamalarına bakıldığında, DSÖ yıllık maruziyet kılavuzunun (5 µg/m3) pek çok ülke tarafından aşıldığı görülüyor. (Hindistan 11 kat, Çin 6 kat, Türkiye ve BAE 4 kat, Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong SAR ve İtalya ise 3 kat) Ülkelerin P.M 2.5 değerleri yıllık olarak incelendiğinde Türkiye; Hindistan, Çin, BAE, Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong SAR, İtalya, Polonya ile birlikte en yüksek değerlere sahip 10 ülke arasında yer alıyor ve dünyada 3. sırada konumlanıyor. Türkiye, aynı zamanda Avrupa ülkeleri arasında en yüksek P.M 2.5 değerine sahip ülke konumunda bulunuyor. Avrupa’da Türkiye’yi Romanya (6.), İtalya (9.) ve İspanya (14.) takip ediyor.

TÜRKİYE EN YÜKSEK VOC DEĞERLERİNE SAHİP ÜLKELER ARASINDA

PM2.5’in aksine, Dyson hava temizleyicilere göre yıllık VOC seviyeleri en yüksek olan ülkeler Avrupa ülkeleri olarak görülüyor. Avusturya listenin başında yer alırken onu Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya ve Türkiye takip ediyor. İtalya 8. ve İrlanda 10. sırada yer alıyor. Ortalama yıllık PM2.5 için üst sıralarda yer alan Tayland, BAE, Tayvan, Malezya, Hong Kong SAR ve Güney Kore gibi birçok ülke, yıllık VOC seviyelerine bakıldığında listenin ilk yarısında yer almazken, ABD, Fransa, İspanya ve Danimarka daha üst sıralarda yer alıyor.

Benzer şekilde, Avrupa şehirleri de diğer bölgelere kıyasla iç mekanlarda yüksek VOC seviyelerine maruz kalıyor. Münih en üst sırada bulunan şehir olurken onu Pekin, Köln, Berlin ve Viyana takip ediyor. Sadece Pekin hem yıllık PM2.5 hem de VOC için ilk beş şehir arasında yer alırken, Delhi, İstanbul, Şangay ve Mexico City her iki kirletici türünün ortalama seviyesi için ilk onda yer alıyor. İç mekan VOC seviyeleri sıralamasına göre ilk 10 Avrupa ülkesi Avusturya, Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya, Türkiye, Hindistan, İtalya, Çin ve İrlanda olarak ortaya çıkıyor.

AKŞAM KİRLİLİĞİ GÜNÜN DİĞER SAATLERİNDEN DAHA YÜKSEK

İncelenen 37 ülkeden 30’unda, iç mekan PM2.5 seviyeleri akşam ve gece saatlerinde en yüksek seviyeye ulaşırken; bu da insanların çoğunun işte, okulda veya başka bir yerde olmak yerine evlerinde geçirdikleri zamana denk geliyor. Bu nedenle, hava temizleyicilerden alınan veriler, bu daha uzun ve daha kirli dönemin evlerde PM2.5’e maruz kalmanın artmasına neden olabileceğini gösteriyor. Küresel olarak en yoğun saatler çoğu coğrafyada akşam 6 ile gece yarısı arasında yer alırken Güney Doğu Asya’da (Tayland, Filipinler, Hindistan) en kirli saatler sabah 7 ile öğlen arasına denk geliyor. Güney Kore ve Meksika, sırasıyla gece yarısı ile sabah 7 ve sabah 9 ile öğleden sonra 3 arasında en yüksek kirlilik seviyelerinin görüldüğü diğer iki önemli istisna oluyor.

Tipik 24 saatlik dönemde, bazı coğrafyalar günün yüzde 50’sinden fazlasını Dünya Sağlık Örgütü’nün PM2.5 için tavsiye ettiği günlük maruziyet kılavuzunun (15 µg/m3) üzerinde geçiriyor. Bu ülkeler arasında Çin, Hindistan, Güney Kore, Meksika, BAE ve Türkiye bulunuyor. Şangay, Pekin, Shenzhen, Delhi, Mumbai, Viyana, Mexico City, Dubai ve İstanbul’daki evlerin tümü de 2022 yılı boyunca 24 saatlik sürenin yüzde 50’sinden fazlasını DSÖ kılavuzlarının üzerinde geçiriyor. Berlin, Roma, Milano, Madrid ve Polonya ve Romanya’daki ulusal ortalamanın tamamı, bir günün bir kısmını günlük PM2.5 maruziyeti için DSÖ kılavuzlarını aşarak geçirdiğini gösteriyor.

OTOMATİK MODUN KÜRESEL OLARAK DÜŞÜK KULLANIMI

Küresel olarak, hava temizleyicilerinin sadece yüzde 8’i zamanın dörtte üçünden fazlasını otomatik modda (makinenin hava kalitesini sürekli olarak izlediği ve değişen kirlilik seviyelerine otomatik olarak yanıt verdiği mod) geçiriyor. ABD, otomatik moddaki temizleyicilerin oranında (yüzde 14) başı çekerken, Şikago şehir listesinin başında yer alıyor ve onu New York, Toronto ve Los Angeles takip ediyor. Türkiye’deki kullanıcılar hava temizleyici cihazları çoğunlukla manuel modda kullanmayı tercih ederken, otomatik modda kullananların oranının oldukça düşük olduğu gözleniyor.

Dyson Hava Temizleme Mühendislik Direktörü Matt Jennings, “Bağlantılı hava kalitesi verilerimiz, dünyanın dört bir yanındaki evlerde iç mekan hava kirliliğinin gerçek sorunlarını anlamamızı sağlıyor. Bu bize Dyson hava temizleyicilerin kullanıldığı gerçek ortamlarda yaşanan kirlilik problemini doğrudan anlama ve problemin üstesinden gelmek için daha iyi teknolojiler tasarlama imkanı sunuyor” dedi.

“İÇ MEKAN HAVA KİRLİLİĞİ ARAŞTIRMALARI GİDEREK ARTIYOR ANCAK HENÜZ YETERİNCE GELİŞMEDİ”

Londra Üniversitesi Akademisi’nde Yoğun Bakım Bölümü Başkanı ve Dyson’ın Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Profesör Hugh Montgomery ise “Hepimiz hava kirliliğinin açık havada yaşanan bir sorun olduğunu düşünüyoruz. İç mekan hava kirliliği araştırmaları giderek artıyor ancak henüz yeterince gelişmedi. Dyson’ın araştırmasının sonuçları, dünya genelinde evlerdeki gerçek kirlilik seviyeleri hakkında değerli bir fikir vererek günlük, aylık ve mevsimsel kirlilik seviyelerini anlamamıza yardımcı oluyor. Dyson verileri inanılmaz derecede güçlü bir eğitim aracı ve olumlu etki yaratma noktasında sayısız fırsat sunuyor. Çevremizdeki kirliliği anlamak, kirliliğe maruz kalmamızı azaltmanın ilk adımıdır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dysonun-kuresel-hava-kalitesi-projesi-sonuclari-aciklandi/feed/ 0
Dyson Hava Temizleyicileriyle İç Mekan Hava Kalitesi Analizi https://www.haber60.com.tr/dyson-hava-temizleyicileriyle-ic-mekan-hava-kalitesi-analizi/ https://www.haber60.com.tr/dyson-hava-temizleyicileriyle-ic-mekan-hava-kalitesi-analizi/#respond Thu, 11 Jan 2024 06:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3029

Dyson, ilk Küresel Hava Kalitesi Bağlantılı Veri projesinin sonuçlarını açıkladı. Proje, 2022’den 2023’e kadar 2 buçuk milyondan fazla Dyson hava temizleyicisi tarafından toplanan iç mekan hava kalitesi verilerini analiz ederek kirliliği; gaz, partikül ve kirleticilere ayırarak, günler, aylar, mevsimler ve tüm yıl boyunca trendlerin profilini çıkarttı. Buna göre, ülkelerin üçte ikisinde 2022 yılında yıllık ortalama iç mekan PM2.5 seviyeleri dış mekana kıyasla daha yüksek. Türkiye’de genel olarak iç mekan hava kirliliği dış mekan hava kirliliğinden daha düşükken, İstanbul’da tam tersi bir durum söz konusu; iç mekan havası dış mekan havasından daha kirli. Türkiye, Avrupa’nın havası en kirli ülkeleri arasında yer alıyor.

Veriler, MyDyson uygulamasına bağlı Dyson hava temizleyicilerden geliyor; veri hacmi yarım trilyon veri noktasını aşıyor ve iç mekan hava kirliliğinin anlaşılmasına ve farkındalık yaratılmasına yardımcı olmak için küresel olarak iç mekan hava kalitesinin kesin bir haritasını çıkarıyor. Bu proje, çok sayıda veriden yola çıkarak iki tür kirleticiye odaklanıyor: PM2.5 ve Uçucu Organik Bileşikler (VOC’ler). PM2.5, tipik bir insan saçının 1/25’i kadar olan 2,5 mikron çapındaki partikülleri ifade ediyor. Bu partiküller çıplak gözle görülemiyor ama solunabiliyor. Kaynaklar arasında; odun sobaları, gazlı pişirme ve ısıtma sistemleri, polenler, evcil hayvan tüyleri ve toz bulunuyor. VOC’ler ise, temizlik veya yemek pişirme gibi faaliyetlerin yanı sıra deodorant ve vücut spreyi, mum, mobilya ve döşeme gibi ürünlerden yayılabilen benzen ve formaldehit gibi gaz kirleticileri ifade ediyor.

İSTANBUL’DA İÇ MEKANLAR DIŞ MEKANLARA GÖRE DAHA KİRLİ

P.M2.5 değerleri incelendiğinde, çoğu ülkede iç mekan hava kirliliğinin dış mekan hava kirliliğinden daha yüksek olduğu görülüyor. Türkiye’de genel olarak iç mekan hava kirliliği dış mekan hava kirliliğinden daha düşükken, araştırma sonuçlarına göre İstanbul’da tam tersi bir durum söz konusu ve iç mekan havası dış mekan havasından daha kirli. İstanbul, araştırmadaki şehirler arasında en yüksek P.M2.5 değerlerine sahip 10’uncu şehir olarak sıralanıyor.

EN YÜKSEK KİRLİLİK SEVİYELERİ KIŞ AYLARINDA GÖRÜLÜYOR

Dyson hava temizleyici verileri, kış döneminin küresel olarak en kirli mevsim olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte araştırmada yer alan tüm ülkeler en kirli zamanlarını kış aylarında yaşıyor. Araştırmaya göre, Türkiye için hava kirliliğinin en yüksek olduğu ay aralık, İstanbul için şubat ayı. İstanbul’un yıllık ortalama PM2.5 seviyesinin DSÖ yıllık maruziyet kılavuzunun dört katı olduğu görülüyor. Ulusal ortalama veriler, aralık ayında DSÖ kılavuzunun 5,5 katına ulaşırken; İstanbul iç mekan hava kalitesi verilerinde şubat ayında DSÖ maruziyet kılavuzunun 5 katına ulaşıyor ve aralık, ocak ve mart aylarında neredeyse 5 katına ulaşıyor.

Hava temizleyicilerden 2022 yılı boyunca elde edilen verilere küresel olarak bakıldığında, ülkeler ortalama PM2.5 seviyelerine göre sıralandığında bazı şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. İncelenen tüm ülkelerde iç mekan PM2.5 yıllık ortalamalarına bakıldığında, DSÖ yıllık maruziyet kılavuzunun (5 µg/m3)  pek çok ülke tarafından aşıldığı görülüyor. (Hindistan 11 kat, Çin 6 kat, Türkiye ve BAE 4 kat, Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong SAR ve İtalya ise 3 kat) Ülkelerin P.M 2.5 değerleri yıllık olarak incelendiğinde Türkiye; Hindistan, Çin, BAE, Güney Kore, Romanya, Meksika, Hong Kong SAR, İtalya, Polonya ile birlikte en yüksek değerlere sahip 10 ülke arasında yer alıyor ve dünyada 3. sırada konumlanıyor. Türkiye, aynı zamanda Avrupa ülkeleri arasında en yüksek P.M 2.5 değerine sahip ülke konumunda bulunuyor. Avrupa’da Türkiye’yi Romanya (6.), İtalya (9.) ve İspanya (14.) takip ediyor.

TÜRKİYE EN YÜKSEK VOC DEĞERLERİNE SAHİP ÜLKELER ARASINDA

PM2.5’in aksine, Dyson hava temizleyicilere göre yıllık VOC seviyeleri en yüksek olan ülkeler Avrupa ülkeleri olarak görülüyor. Avusturya listenin başında yer alırken onu Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya ve Türkiye takip ediyor. İtalya 8. ve İrlanda 10. sırada yer alıyor. Ortalama yıllık PM2.5 için üst sıralarda yer alan Tayland, BAE, Tayvan, Malezya, Hong Kong SAR ve Güney Kore gibi birçok ülke, yıllık VOC seviyelerine bakıldığında listenin ilk yarısında yer almazken, ABD, Fransa, İspanya ve Danimarka daha üst sıralarda yer alıyor.

Benzer şekilde, Avrupa şehirleri de diğer bölgelere kıyasla iç mekanlarda yüksek VOC seviyelerine maruz kalıyor. Münih en üst sırada bulunan şehir olurken onu Pekin, Köln, Berlin ve Viyana takip ediyor. Sadece Pekin hem yıllık PM2.5 hem de VOC için ilk beş şehir arasında yer alırken, Delhi, İstanbul, Şangay ve Mexico City her iki kirletici türünün ortalama seviyesi için ilk onda yer alıyor.  İç mekan VOC seviyeleri sıralamasına göre ilk 10 Avrupa ülkesi Avusturya, Romanya, Almanya, İsviçre, Polonya, Türkiye, Hindistan, İtalya, Çin ve İrlanda olarak ortaya çıkıyor.

AKŞAM KİRLİLİĞİ GÜNÜN DİĞER SAATLERİNDEN DAHA YÜKSEK

İncelenen 37 ülkeden 30’unda, iç mekan PM2.5 seviyeleri akşam ve gece saatlerinde en yüksek seviyeye ulaşırken; bu da insanların çoğunun işte, okulda veya başka bir yerde olmak yerine evlerinde geçirdikleri zamana denk geliyor. Bu nedenle, hava temizleyicilerden alınan veriler, bu daha uzun ve daha kirli dönemin evlerde PM2.5’e maruz kalmanın artmasına neden olabileceğini gösteriyor. Küresel olarak en yoğun saatler çoğu coğrafyada akşam 6 ile gece yarısı arasında yer alırken Güney Doğu Asya’da (Tayland, Filipinler, Hindistan) en kirli saatler sabah 7 ile öğlen arasına denk geliyor. Güney Kore ve Meksika, sırasıyla gece yarısı ile sabah 7 ve sabah 9 ile öğleden sonra 3 arasında en yüksek kirlilik seviyelerinin görüldüğü diğer iki önemli istisna oluyor.

Tipik 24 saatlik dönemde, bazı coğrafyalar günün yüzde 50’sinden fazlasını Dünya Sağlık Örgütü’nün PM2.5 için tavsiye ettiği günlük maruziyet kılavuzunun (15 µg/m3) üzerinde geçiriyor. Bu ülkeler arasında Çin, Hindistan, Güney Kore, Meksika, BAE ve Türkiye bulunuyor. Şangay, Pekin, Shenzhen, Delhi, Mumbai, Viyana, Mexico City, Dubai ve İstanbul’daki evlerin tümü de 2022 yılı boyunca 24 saatlik sürenin yüzde 50’sinden fazlasını DSÖ kılavuzlarının üzerinde geçiriyor. Berlin, Roma, Milano, Madrid ve Polonya ve Romanya’daki ulusal ortalamanın tamamı, bir günün bir kısmını günlük PM2.5 maruziyeti için DSÖ kılavuzlarını aşarak geçirdiğini gösteriyor.

OTOMATİK MODUN KÜRESEL OLARAK DÜŞÜK KULLANIMI

Küresel olarak, hava temizleyicilerinin sadece yüzde 8’i zamanın dörtte üçünden fazlasını otomatik modda (makinenin hava kalitesini sürekli olarak izlediği ve değişen kirlilik seviyelerine otomatik olarak yanıt verdiği mod) geçiriyor. ABD, otomatik moddaki temizleyicilerin oranında (%14) başı çekerken, Şikago şehir listesinin başında yer alıyor ve onu New York, Toronto ve Los Angeles takip ediyor. Türkiye’deki kullanıcılar hava temizleyici cihazları çoğunlukla manuel modda kullanmayı tercih ederken, otomatik modda kullananların oranının oldukça düşük olduğu gözleniyor.

Dyson Hava Temizleme Mühendislik Direktörü Matt Jennings, “Bağlantılı hava kalitesi verilerimiz, dünyanın dört bir yanındaki evlerde iç mekan hava kirliliğinin gerçek sorunlarını anlamamızı sağlıyor. Bu bize Dyson hava temizleyicilerin kullanıldığı gerçek ortamlarda yaşanan kirlilik problemini doğrudan anlama ve problemin üstesinden gelmek için daha iyi teknolojiler tasarlama imkanı sunuyor” dedi.

“İÇ MEKAN HAVA KİRLİLİĞİ ARAŞTIRMALARI GİDEREK ARTIYOR ANCAK HENÜZ YETERİNCE GELİŞMEDİ”

Londra Üniversitesi Akademisi’nde Yoğun Bakım Bölümü Başkanı ve Dyson’ın Bilimsel Danışma Kurulu Başkanı Profesör Hugh Montgomery ise “Hepimiz hava kirliliğinin açık havada yaşanan bir sorun olduğunu düşünüyoruz. İç mekan hava kirliliği araştırmaları giderek artıyor ancak henüz yeterince gelişmedi. Dyson’ın araştırmasının sonuçları, dünya genelinde evlerdeki gerçek kirlilik seviyeleri hakkında değerli bir fikir vererek günlük, aylık ve mevsimsel kirlilik seviyelerini anlamamıza yardımcı oluyor. Dyson verileri inanılmaz derecede güçlü bir eğitim aracı ve olumlu etki yaratma noktasında sayısız fırsat sunuyor. Çevremizdeki kirliliği anlamak, kirliliğe maruz kalmamızı azaltmanın ilk adımıdır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dyson-hava-temizleyicileriyle-ic-mekan-hava-kalitesi-analizi/feed/ 0