Bursa’nın dağ yöresi ilçelerinden Keles’te coğrafi işaretli Keles kirazının hasadına başlandı. Keles’e bağlı Gelemiş Mahallesi’ndeki kiraz üreticileri, sezonun olumlu geçtiğini ve yüksek rekolte beklediklerini söyledi. 50 yıllık üretim geçmişine sahip olan Keles kirazında rekoltenin bu yıl 22 bin dekarda 18 ila 22 bin ton arasında olması bekleniyor.
Keles kirazının özellikleri pazar payını arttırıyor
Keles kirazlarının iklim ve coğrafi şartlardan dolayı daha dayanıklı olduğunu belirten kiraz üreticisi Zeki Yürüten, “Bu sene mahsulümüz çok iyi. Çok kaliteli bir ürün yetiştirdik. Rekoltemiz de diğer yıllara oranla yüksek. Keles kirazı çok kaliteli ve yüksek kesimde üretildiği için dayanıklı bir üründür. Burada geceleri soğuk geçer. Bu soğukla kirazlar da dayanıklı hale gelir. Uzun yola gidebilir, dolaba konulmadan 1 hafta dayanabilir” şeklinde konuştu.
Günlüğü bin liraya mevsimlik işçi bulunamıyor
Haziran ayında başlanan kiraz hasadında çalışacak mevsimlik işçi bulamadıklarını ifade eden Yürüten, “Şu anda ürünümüzü 55 ila 60 lira arasında veriyoruz. Ama daha da artması lazım, çünkü maliyetlerle kafa kafaya gidiyor. Maliyetinin büyük bir kısmı ilaçlara gidiyor. İşçi bulmakta sıkıntımız var. Hasat için çalıştırabileceğimiz işçi bulamıyoruz. Günlük bin lira yevmiye ve 3 öğün yemek veriyoruz ama yine de çalıştırabileceğimiz kimseyi bulamıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda mevsimlik işçiler de geliyordu fakat bu sene gelmedi. Kendi kendimize topluyoruz. Ürünü yetiştiremiyoruz. Yetiştiremezsek de ürün kararıyor ve pazar payını kaybediyor” dedi.
“Keles kirazının 50 yıllık bir hikayesi var”
Keles kirazının 50 yıllık bir tecrübe eseri olduğunu aktaran Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, “Keles’in kirazı meşhur. Geçtiğimiz yılda önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın girişimleri ve önceki dönem Keles Belediye Başkanı Mehmet Keskin’in destekleri ile Keles kirazının tescili alındı. Sandıklarımızda da Keles kirazı coğrafi işareti etiketleriyle yerini almış durumda. Coğrafi ve iklim olarak Keles kirazının 50 yıllık bir hikayesi var. 50 yıldan günümüze bir tecrübe ortaya çıkmış. Ürettiğimiz ürün hem iç piyasaya hem de yurt dışına ihracat olarak gitmekte. Haziran ayında başlayan hasat temmuz sonuna kadar devam ediyor. 600 rakımdan başlayıp bin 300 rakıma kadar uzanan bir bölgede kiraz üretimi Keles’te gerçekleşmiş oluyor. Keles’in kışı soğuk ve sert. Özellikle ilkbahar dönemi yağmurlu ve ılıman geçmesi kirazın soğukluk derecesini arttırdığı için iklimi ve toprak yapısının uygun olması hasebiyle Keles’te böyle bir ürün ortaya çıkmış durumda. Coğrafi işaret de alındığı için bizim için kıymetli. İriliği, lezzeti ve et sertliği kirazın kalitesini arttırmış oluyor, Keles kirazının en önemli özelliği bu aslında. Bu özelliği ile iç piyasa ve yurt dışında değeri var. Hasadımızın bereketli olmasını diliyorum” dedi.
“Keles kirazını dünya markası haline getirmek için elimizden gelen desteği vereceğiz”
Keles kirazını dünya çapında tanıtmak için çalışmalara başladıklarını söyleyen Başkan Doğru, “Bizim pazar konusunda çalışma yapmamız gerekiyor. Ürün toplama merkezlerinin sayısını arttırmak ve biraz daha profesyonel yöntemlerle pazarlama tekniklerini arttırma noktasında çiftçilerimiz ve muhtarlarımızla el ele vermek suretiyle önümüzdeki sezonda çiftçimizin yanında olmaya gayret edeceğiz. Kiraz üretimi budamasından itibaren, ilaçlaması, gübrelemesi ve hasadı ciddi bir emek gerektiriyor, bu emek çok kıymetli. Biz de Keles Belediyesi olarak çiftçimizin yanındayız. Önümüzdeki süreçte pazarlama konusunda hangi yöntemleri deneyeceğimizin istişarelerini yapacağız. Keles kirazını dünya markası haline getirmek için elimizden gelen desteği biz belediye olarak sağlamaya hazırız” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, kirazda hasada başladıklarını ve ürünlerinin ise oldukça verimli olduğunu ifade etti.
“UMUYORUZ Kİ BU YIL KİRAZ ÜRETİCİMİZ HAK ETTİĞİ DEĞERİ ALIR”
Coğrafi işaret belgeli olan dal bastı kirazlarının bu yıl aroma bakımında çok kaliteli olduğunu ifade eden Solmaz, ” Türkiye’de nam yapmış bir kirazımız. İhracatçı gelirse İnşallah bu yıl da üreticilerimizin yüzü gülecek. Bu sezon da ürünlerimiz de çok kaliteli, seyrek tuttu ürün kalibrasyonu çok güzel” dedi.
Bu yıl ilçede 800 ton civarında kiraz hasadı olmasını beklediklerini de ifade eden Başkan Solmaz, “Umuyoruz ki bu yıl kiraz üreticimiz hak ettiği değeri alır. Geçen yıl biliyorsunuz büyük bir afet yaşadık. Bundan dolayı çiftçilerimiz mağdur durumda” ifadelerine yer verdi.
GÜNLÜK 2 BİN TL’YE İŞÇİ BULUNAMIYOR
Bu yıl üreticinin en büyük sorunlarından birinin de işçi bulmak olduğunu dile getiren Solmaz, “En büyük sorun işçi sıkıntısı. Yerelde çalışanlar kalacak yeri olmadığı için il dışına çıkınca şu anda işçi bulmakta zorlanıyoruz. Bir işçinin maliyeti günlük 2 bin TL. Günde ortalama 60 kilo kiraz derecek” dedi.
Pazarda kirazın kilogram fiyatının da 60 ila 75 TL arasında gittiğini de ifade eden Başkan Solmaz, “Çiftimiz bir yıllık emeğini alamıyor ama aracılar burada kilo başına 15-20 TL alarak çiftçinin 2 senede kazanamadığını bir ayda kazanıyorlar. Bu mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
“İŞÇİ OLMADIĞI İÇİN MECBUR BEN KENDİM TOPLUYORUM”
Solmaz ayrıca kiraz üreticileri için hijyenik bir toplama alanı oluşturulması gerektiğini de belirterek bu şekilde ihracatçıların Yeşilyurt’a daha fazla geleceğini söyledi.
Kiraz üreticisi Mehmet Ali Özendi ise bu yıl kiraz hasadında işçi bulmakta güçlük yaşadıklarını söyledi. Günde 2 bin TL’ye kiraz toplayacak işçi bulamadığını ifade eden Özendi, “Şu an bir devlet memuru bile 40 bin TL alırken bizler 60 bin TL’ye ayda çalışacak işçi bulamıyoruz. İşçi olmadığı için mecbur ben kendim topluyorum, yetiştiremediğimden de ürünün ağaçta kalma riski var” diye konuştu.
KİRAZI İŞÇİ BULAMAYINCA KÖYLÜLER İMECE USULÜ TOPLADI
Adana’nın Kozan ilçesinde kiraz hasadı için işçi bulamayınca köylüler kirazı imece usulü hasat etti.
Kozan’da bin 100 rakımlı Dikenseki mevkiinde 7 dönüm arazisine 130 kiraz ağacı diken ve ilaçsız tarım ile kiraz üretimi yapan Ali Ağluç, Napolyon cinsi ürettiği kirazı köyündeki komşuları ile imece usulü topladı. Hasat için işçi bulamadığını kaydeden Ağluç, bu yıl verim aldığı 30 ağaçtan memnun olduklarını 100 ağacın iklimdeki olumsuzluklar nedeniyle tutmadığını kaydetti.

“YEVMİYELİ İŞÇİ BULAMIYORUZ”
Şiirler okuyarak hasat yapan Ağluç, “Bin 100 rakımda hasat yapıyoruz. Kışın yağmur nedeniyle fidanların hepsi tutmadı. 130 fidanın 30’u tuttu. Sıcaklık nedeniyle bu yıl daha erken hasat yaptık. Kışın yaşanan sıcaklar nedeniyle çiçekler kurudu” diye konuştu.
Dalında 30 liradan hasat yaptıklarını belirten Alguç, şöyle devam etti:
“Ağaçların tutmadığına sevindim aslında. İşçi bulamıyoruz. Hasadımız 20 günde tamamlanıyor. Ama işçi yok bulamadığımız için zor bir hasat oluyor. 6-7 kişilik ekiple topladık. Yevmiyeli işçi bulamıyoruz. Köylülerle imece usulü hasat yaptık.”
]]>Denizli’nin Honaz ilçesinde, erkenci kiraz bahçelerindeki ağaçlarda yetiştirilen kirazlar toplanmaya başlandı. İklim özellikleri sayesinde başta cennet elması, nar ve dut olmak üzere çok sayıda meyve yetiştirildiği ilçede, açık alandaki bahçelerde erkenci kiraz hasat edilmeye başlandı. TÜİK’ in 2023 verilerine göre Denizli’de 2 bin 279 hektar alandan 11 bin 504 ton kiraz üretimi gerçekleşti. Dekara düşen ortalama kiraz verimi 504,7 kilogram olurken, meyve veren yaştaki ağaç sayısı 576 bin 501 adet, meyve vermeyen yaştaki ağaç sayısı 46 bin 415 adet olarak kayıtlarda yer aldı. Meyve veren ağaç başına verimin 20 kilogram olduğu ve ihracatlık kiraz üretimin önemli merkezlerinden olan Honaz ilçesi genelindeki yaklaşık bin 180 hektarlık kiraz bahçelerinde bu sezon 5 bin tona yakın ürün rekoltesi beklendiği kaydedildi.
“Denizli yaklaşık 2 bin 300 hektar alanda 11 bin 500 ton civarı kiraz hasadı ve üretimi yapan bir il”
Bu yılın ilk hasadına katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Çınar yaptığı açıklamada, “Bugün Denizli’mizin Honaz ilçesine kiraz hasadı için geldik. Erkenci çeşitlerde ilk hasadı yapıyoruz. Denizli de yaklaşık 2 bin 300 hektar alanda 11 bin 500 ton civarı kiraz hasadı ve üretimi yapan bir il. Honaz’da bu üretimin yarısını karşılayan bir ilçemiz. Bu yıl havaların sıcak gitmesi nedeni ile hasat yaklaşık 10-15 gün önce başladı. Bugün kapalı bahçemizde erkenci çeşidin hasadını yapıyoruz. Yaklaşık 10-15 gün sonrada bu bölgenin Ziraat-900 (Napolyon) adı altında değerli olan ihracata giden çeşidimizin hasadı yapacağız. Kiraz, Denizli için Honaz ilçemiz için önemli bir meyve. Bunun sebebi de İzmir bölgesinde başlayan erkenci çeşitler iç bölgelere gelirken geçiş bölgesi olan Honaz’da değer bulmakta. Tüm alanlarımızda yeterli miktarda ürünümüz var. Son 10-15 gün içerisinde de iklim ile ilgili bir sorun yaşanmaz ise üreticimizin yüzünü güldüreceğini düşünüyoruz. Üreticilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyoruz” dedi.
Honaz ilçesinde üretim yapan İbrahim Sarıkaya ise erkenci kiraz çeşidi hakkında şunları söyledi:
“Bugün Honaz’da ilk kiraz hasadımızı yapıyoruz. Bu erkenci çeşidimizi iç piyasa için üretiyoruz. Olgunlaşan meyvelerin hasadını yapıyoruz. Napolyon (Ziraat-900) çeşidi olana kadar bu süreci erkenci çeşit ile değerlendiriyoruz. İşçi sıkıntısından dolayı erkenci çeşide geçiş yaptık. Böylelikle işçi sıkıntısını aştık. Bu Bahçemiz örtülü bir bahçe. Rüzgar ve dolu zararına karşı bahçemizi file ile kapattık. Geçen yıl olan dolu yağışından tüm bölge zarar görmüştü, biz böyle bir zarar ile karşılaşmadık.
Erkenci çeşit yapmamızdaki en önemli faktör işçi sıkıntısı. Bölge komple Napolyon çeşidi olunca herkes aynı anda, çok kısa zaman ürününü toplamak istiyor. Erkenci çeşit olunca hem bizim boş olduğumuz zamana denk geliyor hem de işçi problemi ile karşılaşmıyoruz. Bölgemizde erkenci çeşit fazla kalmadı. Herkes Napolyon ya da Trabzon hurmasına geçiş yapınca ben de böyle bir çalışmaya girdim ve memnunum da. Honaz ilçemizde ilk kirazı çıkaran üreticilerden biriyim, böyle bir avantajım var. Şu an hasadını yaptığımız bahçemiz 4 dekar ve yeni 3 dekar daha bahçe yaptım. Toplamda 7 dönüm civarı erkenci çeşidim var. 20 dönüm kadar da Napolyon cinsi kirazım var. O bahçemin işçi ihtiyacını da ilçemiz dışından karşılıyoruz. Bu erkenci çeşidin olum süresi çok kısa. Çiçeği açtıktan 45 gün sonra toplamasını yapabiliyorum. 1,5-2 ay gibi bir sürede hasadımızı tamamlıyoruz. Ettiğim masrafı da kısa bir sürede karşılayabiliyorum.”
Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Honaz ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelinin katılımıyla gerçekleştirilen hasat etkinliğinde İl Müdürü Şakir Çınar, üreticilere tavsiyelerde bulunarak tarım işçilerine kolaylıklar diledi. Daha sonra toplanan kirazlar, kasalara yerleştirildi. – DENİZLİ
]]>İklim özellikleri sayesinde başta cennet elması, nar ve dut olmak üzere çok sayıda meyve yetiştirildiği ilçede, açık alandaki bahçelerde erkenci kiraz hasat edilmeye başlandı. TÜİK’ in 2023 verilerine göre Denizli’de 2 bin 279 hektar alandan 11 bin 504 ton kiraz üretimi gerçekleşti. Dekara düşen ortalama kiraz verimi 504,7 kilogram olurken, meyve veren yaştaki ağaç sayısı 576 bin 501 adet, meyve vermeyen yaştaki ağaç sayısı 46 bin 415 adet olarak kayıtlarda yer aldı. Meyve veren ağaç başına verimin 20 kilogram olduğu Honaz ilçesi genelindeki yaklaşık bin 180 hektarlık kiraz bahçelerinde bu sezon 5 bin tona yakın ürün rekoltesi beklendiği kaydedildi.
Bu yılın ilk hasadına katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Çınar, yaptığı açıklamada; “Bugün Denizli’mizin Honaz ilçesine kiraz hasadı için geldik. Erkenci çeşitlerde ilk hasadı yapıyoruz. Denizli’ de yaklaşık 2300 hektar alanda 11 bin 500 ton civarı kiraz hasadı ve üretimi yapan bir il. Honaz’da bu üretimin yarısını karşılayan bir ilçemiz. Bu yıl havaların sıcak gitmesi nedeni ile hasat yaklaşık 10-15 gün önce başladı. Bugün kapalı bahçemizde erkenci çeşidin hasadını yapıyoruz. Yaklaşık 10-15 gün sonrada bu bölgenin Ziraat-900 (Napolyon) adı altında değerli olan ihracata giden çeşidimizin hasadı yapacağız. Kiraz, Denizli için Honaz ilçemiz için önemli bir meyve. Bunun sebebi de İzmir bölgesinde başlayan erkenci çeşitler iç bölgelere gelirken geçiş bölgesi olan Honaz’ da değer bulmakta. Tüm alanlarımızda yeterli miktarda ürünümüz var. Son 10-15 gün içerisinde de iklim ile ilgili bir sorun yaşanmaz ise üreticimizin yüzünü güldüreceğini düşünüyoruz. Üreticilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyoruz” dedi.
Honaz ilçesinde üretim yapan İbrahim Sarıkaya ise erkenci kiraz çeşidi hakkında şunları söyledi:
“Bugün Honaz’ da ilk kiraz hasadımızı yapıyoruz. Bu erkenci çeşidimizi iç piyasa için üretiyoruz. Olgunlaşan meyvelerin hasadını yapıyoruz. Napolyon ( Ziraat-900) çeşidi olana kadar bu süreci erkenci çeşit ile değerlendiriyoruz. İşçi sıkıntısından dolayı erkenci çeşide geçiş yaptık. Böylelikle işçi sıkıntısını aştık. Bu Bahçemiz örtülü bir bahçe. Rüzgar ve dolu zararına karşı bahçemizi file ile kapattık. Geçen yıl olan dolu yağışından tüm bölge zarar görmüştü, biz böyle bir zarar ile karşılaşmadık.
Erkenci çeşit yapmamızdaki en önemli faktör işçi sıkıntısı. Bölge komple Napolyon çeşidi olunca herkes aynı anda, çok kısa zaman ürününü toplamak istiyor. Erkenci çeşit olunca hem bizim boş olduğumuz zamana denk geliyor hem de işçi problemi ile karşılaşmıyoruz. Bölgemizde erkenci çeşit fazla kalmadı. Herkes Napolyon ya da Trabzon hurmasına geçiş yapınca bende böyle bir çalışmaya girdim ve memnunum da. Honaz İlçemizde ilk kirazı çıkaran üreticilerden biriyim böyle bir avantajım var. Şuan hasadını yaptığımız bahçemiz 4 dekar ve yeni 3 dekar daha bahçe yaptım. Toplamda 7 dönüm civarı erkenci çeşidim var. 20 dönüm kadar da Napolyon cinsi kirazım var. O bahçemin işçi ihtiyacını da ilçemiz dışından karşılıyoruz. Bu erkenci çeşidin olum süresi çok kısa. Çiçeği açtıktan 45 gün sonra toplamasını yapabiliyorum. 1,5-2 ay gibi bir sürede hasadımızı tamamlıyoruz. Ettiğim masrafı da kısa bir sürede karşılayabiliyorum”
Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Honaz ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelinin katılımıyla gerçekleştirilen hasat etkinliğinde İl Müdürü Şakir Çınar, üreticilere tavsiyelerde bulunarak tarım işçilerine kolaylıklar diledi. Daha sonra toplanan kirazlar, kasalara yerleştirildi. – DENİZLİ
]]>Kiraz Hasat Şenliği’ne, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin ‘Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı’nı tamamlayan gıda ve ziraat mühendisliği mezunu ya da öğrencisi gençlerde katıldı. Tarım gönüllüleri, gençlikleriyle kiraz hasat şenliğine enerji kattı.
Türkiye’nin yıllık 736 bin tonluk kiraz rekoltesiyle dünya lideri olduğunu söyleyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2024 yılında kiraz ihracatından 300 milyon dolar döviz hedeflediklerini dillendirdi.
Ege Bölgesi’nde 260 bin ton kiraz üretiliyor
Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak, “Kirazda dünyada ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 260 bin ton kiraz üretiyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihracatı karşılığı 215 milyon dolar ihracat yapmıştık. Kirazımızın Çin ve Hindistan gibi pazarlara ihraç edilebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığımız, temaslarını sürdürüyor. İlgili ülkelerle anlaşma olduğu takdirde kirazda çok önemli bir aşama kaydetmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Kiraz ihracatının lideri Almanya
Türkiye’nin, 2023 yılında 215 milyon dolar kiraz ihraç ettiği bilgisini paylaşan EYMSİB Başkanı Hayrettin Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Almanya 95, 5 milyon dolarlık Türk kirazı talebiyle zirvede yer aldı. Taze meyve sebze ihracatında Türkiye’nin lider pazarı Rusya Federasyonu, 2023’te 43, 8 milyon dolarlık Türk kirazı talebiyle zirve ortağı oldu. Kiraz ihracatında üçüncü sırada 14, 2 milyon dolarlık taleple Avusturya adını yazdırdı. Türkiye, 2023 yılında 55 ülkeye kiraz ihraç ederken, ilk 10’daki diğer ülkeler; İtalya, Norveç, Hollanda, Irak, Polonya, Bulgaristan ve İngiltere şeklinde sıralandı. “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi ve Akdeniz Meyve Sineğinden Arındırılmış Kiraz Üretimi Projesi” ile Türkiye’nin kalıntısız kaliteli kiraz üretip ihraç etmesi için çabalıyoruz.
Genç girişimciler sürdürülebilirlik ve gıda kayıplarını önlemeye odaklandı
Tarım sektörüne genç girişimcileri kazandırmayı hedefleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bu amaçla, “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nı 2022 yılından sonra bu yıl ikinci kez düzenledi. “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” katılımcıları sertifikaları ile buluştu. “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nın finali Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirildi. 4 hafta süren kursa katılan, gıda mühendisliği ve ziraat mühendisliği öğrencisi ya da mezunu 82 genç, uzman isimlerden 4 hafta boyunca dersler alırken, işletme ve bahçe ziyaretleri gerçekleştirdi. “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı’nın son haftasında genç girişimciler gruplar halinde eğitim hayatları boyunca kazandıkları deneyimlerle, 4 haftalık eğitim programındaki kazanımlarını birleştirerek, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ve Eğitmen hocalara sunumlarını gerçekleştirdiler. Sunumlarda, gıda kayıplarının önlenmesi, tarım sektöründe su kullanımının verimli olması, gıda atıklarının geri kazanımı öne çıkan başlıklar oldu.
Gençlerden gıda kayıplarını azaltan, akıllı tarım projeleri bekliyoruz
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, yaptığı konuşmada gençlere işlerini severek yapmayı öğütledi. Uçak, “Sizler işinizi severek yaptığınız, ürettiğinizin kıymetini bildiğiniz sürece çok iyi yerlere geleceğinize inanıyorum. Sizlerin burada dillendirdiği projeleri yönetim kurulumuza da aktaracağız, belki sizleri tekrar sunum yapmaya toplantılarımıza davet edeceğiz. Sizlerden gıda kayıplarını azaltan, kalıntısız üretimi teşvik eden, akıllı tarım uygulamalarına önem veren, katma değerli üretime dönük projeler bekliyoruz. Aramızdaki bağı koparmadan her zaman yanınızda olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.
“Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nın sertifika törenine, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Eğitimciler Phonus Dan. ve İlt. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. firması Kurucusu Halil Tolga İlkin, SÜGEP Akademi Kurucusu Umut Dilsiz, 2022 yılında yapılan “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”nda projesi birinci olan Ayça Uysal ve öğrenciler katıldı. – İZMİR
]]>(İZMİR) – İzmir’in kiraz üretim merkezlerinden olan Kemalpaşa ilçesinde Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray ile üreticiler sorunlarını ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Artan maliyetlerin ve bahçe ile market arasındaki fiyat farkının üreticiyi olumsuz etkilediğini belirten Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray, “Bugün bir toplama maliyeti 30-35 lira kiloda. Pazara götürdüğünüzde en iyi kirazı 50 liraya satarsanız en düşük, kiraz 20 lira olursa bu işin içinden nasıl çıkılır? Yani bu insanlar ne yapacak? Bu sene 70, 80 liranın altında kiraz satılırsa üretici bu işin altından kalkamaz. Biz bundan sonraki nesillere artık bu kirazı belki fotoğraflarda gösterecek seviyelere geleceğiz. 5-10 seneye kalmaz kirazı da yurt dışından ithal edersek şaşırmam” dedi.
Üreticinin sesinin duyulmadığını belirten Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray, kiraz fiyatlarının düşüklüğünden yakındı. “Bugün baktığımızda ürünlerimizde bir zirai kalıntı yok. Pazarımızı etkileyecek olumsuzluklar yok. Bu işi ticaretine yapanlar yurt içinde hadi ekonomiye bağlıyor ama yurt dışında dolarla satıldığı için dolar çok yüksek. Niye hala bu fiyatlar yerlerde? Biz anlamış değiliz, anlam vermiş değiliz. Dilimizin döndüğünce yıllardır bunun mücadelesini veririz. Bunun söylemlerini söylüyoruz ama üreticinin sesini duyan yok. Ama bu vurdum duymazlık Kemalpaşa’daki üreticilerimizin kiraz üretiminin sonu olacaktır” diye konuştu.
TARLADA 70, MARKETTE 1200 LİRA
“Biz bundan sonraki nesillere artık bu kirazı belki fotoğraflarda gösterecek seviyelere geleceğiz” diyerek açıklamalarını sürdüren Oray, şunları ifade etti:
“Üretici gerçekten çok haklı. Daldaki kiraz el ile oraya konulmuyor. Bir emek sarf ediliyor, bir alın teri dökülüyor. Yani bugün bir toplama maliyeti 30-35 lira kiloda. Pazara götürdüğünüzde en iyi kirazı 50 liraya satarsanız en düşük kiraz 20 lira olursa bu işin içinden nasıl çıkılır? Yani bu insanlar ne yapacak? Yani tabii ki haklı olarak biz üreticinin temsilcisiyim ve dilimin döndüğü kadar bunları anlatmak için mücadele veriyorum ama belli yerlerden de belli tepkileri de alıyoruz. Bir kıyaslama yapmak lazım. Yani bunu ben vekillerimize söyledim. Marketteki raftaki fiyattan geriye doğru bir bakılsın. Yani bu işin ticaretini, nakliyesini, ambalaj işini yapan ve üretici ayağına kadar gelsin bu. O aradaki makasta para dağılımına bir bakalım. 10 kilometre ilerimizde büyük bir market var. 250 gram kiraz 295 lira. Bunun kilograma vurduğunuzda 1200 lira. Ama üreticinin cebine giren o kirazın parası 70 lira. Anlam verecek bir durum yok. Yani bunu siz birebir maliyette yapıyorsunuz. Masraf koysanız kar koysanız, döküldüğünü koysanız o rakamlara ulaşamaz. Yazık günahtır yani bu üreticilerin yani bu şekilde bir durumun içine sokulması.
“ÇİFTÇİLER ÜRETMEZSE BU İNSANLAR NE YİYECEK?”
Bugün çiftçiler üretmezse bu insanlar ne yiyecek? Yani bugün bir ayakkabıyla idare edebiliriz ama yemek yemek zorundayız. Nasıl bir kiraz üreticisi böyleyse domates, biber de aynı şekilde. Sadece kirazın toplama maliyeti 35 lira. Bunun bir o kadar da yıl içindeki masrafları var. İlaç var, gübre var. Bugün bu bahçeyi nisan ayında başlıyoruz biz sulamaya. Yağmur yağana kadar. Ekim, kasım ayına kadar suluyoruz. Bugün bir saat suyun maliyeti 250 lira. Kirazı topladık mı bizim işimiz bitmiyor. Yıl boyunca biz bu mücadeleyi yine yapıyoruz. İlaçlama yine yapılıyor. Araziyi işlemek için mazot yine kullanılıyor. Bu sene 70, 80 liranın altında bu kiraz satılırsa üretici bu işin altından kalkamaz.”
“ÜRETENLE ÜRETMEYEN ARASINDA BİR FARK YOK”
Oray, tarımsal desteklerin üretene verilmesi gerektiğini de belirterek, “Devlet tarafından mazot, gübre desteği veriliyor. Üretene de aynı parayı alıyor, boş tarlası olan da. Yani üretenle üretmeyen arasında bir fark yok. Yani kayıt altına alınacaksa alsın. Bütün masrafları aynı bir esnaf gibi düşünülsün. Ne kadar masrafı varsa yazsın ondan sonra da karından sonra devlet vergi alsın. Şunu anladım; Kemalpaşa için ilerleyen yıllarda tarım düşünülmüyor. İşte imara açılsın, sanayi bölgesi olsun, liman yakın, İzmir yakın, potansiyel olarak rant güzel. Bunun savaşıyla işte insanlar bu fiyat dar boğazından dolayı bu üretimsel taraftan çıksın isteniyor” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİ ÇILDIRMIŞ VAZİYETTE”
Kemalpaşa’da bir kiraz üreticisinin para etmediği gerekçesiyle kirazlarını hayvanların yemesi için boş araziye döktüğü sosyal medyadaki görüntülerle ilgili de açıklamalarda bulunan Oray, şunları kaydetti:
“Bununla ilgili tüketiciler tarafından da çok olumsuz bir şekilde tepki verildi ama ben orada üreticiyi haklı buluyorum. Yani tabiri caizse üretici çıldırmış vaziyette. Niye? Bir beklentisi var. Yılda bir sefer bu ürün alma şansı var. İyi bir şekilde değerlendirmek zorundasınız. Ona göre geçimini sağlıyor. Şark kurnazlığı yapıp buradan ucuza alıp da tüketiciye pahalı vermenin anlamı yok. O 20 lira olan kirazı bugün en yakınımızdaki İzmir’deki pazar yerlerine gittiğimizde 100 liradan aşağı bulamıyorsunuz. İşçilik diye bir şey yok. Sadece kasayla alıp götürüyor, kiloyla satıyor. Yani o bile aldığı maliyetin üzerine bir kar koyup da satıyor. Ama burada ‘üretici senin maliyeti kaç para?’ denilmiyor. Yani bu sene üretici yıl içinde yapmış olduğu masraflarını alabilse karlı. İmkanı yoksa, kredi çekemiyorsa ne yapacak? Borcu varsa nasıl ödeyecek? En kötü ihtimal buradaki araziler satılıp gidecek. Bugün nasıl uzak doğu meyveleri yurt dışından geliyorsa 5-10 seneye kalmaz kirazı da yurt dışından ithal edersek şaşırmam. O üreticinin veryansını, sıkıntısı bu.”
“BÖYLE GİDERSE KÜÇÜK ÇİFTÇİ KALMAZ”
Maliyetlerin çok ağır olduğunu dile getiren kiraz üreticisi Hasan Ali Oray ise “Masraflarımız ağır, gübre pahalı, elektrikli pahalı. Devlet Su İşleri’nin kuyuları var. Oradan sulama yapıyoruz. Elektrik zamlandığı zaman bu sefer sulama maliyetleri de artıyor. Kiraz bitince bizim işimiz bitmiyor. Mücadelemiz yine devam ediyor. İlaçlamasıdır, sulamasıdır, gübrelemesidir. Yani düşündürüyor. Bugün kızımı okula göndermedim, kova çekiyor bugün burada. Yani biraz maliyetleri düşürebilir miyiz? Eşim, annem seçiyor. Yani zararın neresinden dönersek kardır gibi düşünüyoruz. Böyle giderse benim 50-60 dönüm arazim var. 5 dönüm yerimi satarım. İki, üç sene daha gider ama çocuklarım için çok zor yani. Bu işi yapamazlar böyle giderse. Küçük çiftçi kalmaz. Bu sene adamın sade kirazı varsa ne düğün yapabilir, ne o çocuğunu okula gönderebilir, ne doğru düzgün harcama yapabilir. Hiç bir şey yapamaz. Şu andaki amacımız şimdiye kadar bahçenin içine döktüğümüz masrafı almak. Başka bir şey düşünmüyoruz” diye konuştu.
“KENDİ BAHÇEMİZİN İÇERİSİNDE İŞÇİDEN DAHA AZ PARA KAZANIYORUZ”
Kiraz üreticisi Mehmet Murat Akgün de “Bu sene kirazda rekoltemiz çok düşük. Benim üç tane çocuğum var. Birisi liseye gidiyor. Bulunduğumuz bölgede lise yok. Ben çocuğumu nasıl liseye göndereceğim onu düşünüyorum. Buradan artık siz pay biçin. İnsanlarımız pay biçsin. Rekoltemiz çok düşük. İşçi maliyetlerimiz yarı yarıya. Ben üç, dört günden bu yana kiraz topluyorum. Topladığım kirazın ücretinin yarısını işçiye veriyorum, yarısını da kendim alıyorum. Kendi bahçemizin içerisinde işçiden daha az para kazanıyoruz şu an için. Sulama maliyetleri bir dahaki dönemdeki hastalık maliyetleri bunlar hariç. İşimiz bu sene çok zor. Yetkililerden beklediğimiz işte kredilerdir. Faiz ertelemesidir. ‘Ben yılı nasıl tamamlayacağım?’ onun düşüncesindeyim. Tek sıkıntım bu” dedi.
]]>Türkiye’nin önemli kiraz merkezlerinden Manisa’da kiraz hasadına hız veren üreticiler rekolteden memnun. Kuzey yarımkürede ilk hasadın yapıldığı Şehzadeler ilçesine bağlı Sancaklıbozköy Mahallesi’nde de üreticiler, hasat çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Erkenci türde olan kirazlarının hasadına başladıklarını belirten üretici İlyas Coşkuner, “13 Nisan tarihinde ilk hasadımızı yaptık. Bugün üçüncü hasadımızı gerçekleştiriyoruz. Bölgemizde hasat iki ay sürüyor. Bende 7-8 çeşit kiraz çeşidi bulunuyor. Şu anda cristobalina türü kirazlarımız hasat ediliyor. Hemen arkasından Karabodur, Salihli ve Napolyon türlerinin hasadı başlayacak. Bu yıl rekoltemiz güzel. Fiyatlar da iyi olursa mutlu oluruz. Bizim malımız ekonomik olarak da taçlanırsa iyi bir sezon olacak. Fiyatların da ortalama 100-150 TL’nin altına düşmemesini bekliyoruz. Kirazda çok fazla işçilik var, çok emek var. Girdi maliyetleri çok yüksek. Emek yoğun bir ürün. Buradan hasat ettiğimiz ürünler daha çok Avrupa ülkelerine, onun yanında Rusya’ya ve doğu ülkeleri ile Irak pazarına gidiyor. Tabii artık uçak kargolar da kullanılıyor. Uçak kargo vasıtasıyla Dubai, Katar, Fransa, İtalya diğer Avrupa ülkelerine parça parça da siparişleri oranında gönderiliyor. Daha kolay bir şekilde pazara ulaşıyor” dedi.
İlk kiraz için tören düzenlendi
Kuzey yarımkürede açık havada kirazın ilk yetiştiği yer olan Şehzadeler’de hasat edilen yılın ilk kirazı törenle satışa çıkarıldı. İlk hasat töreninde Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, CHP Şehzadeler İlçe Başkanı Mert Özkösemen, Sancaklıbozköy Mahalle Muhtarı Erdal Coşkuner, kiraz üreticileri ve tüccarlar hazır bulundu. Törenin açılış konuşmasını yapan Sancaklıbozköy Mahalle Muhtarı Erdal Coşkuner katılımcılara teşekkür ederek kiraz sezonunun bol ve bereketli geçmesi temennisinde bulundu.
Katılımcılara hitap eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ise sezonun hayırlı olmasını dileyerek şöyle konuştu: “Kuzey yarımkürede erkenci olarak tanımladığımız ve mevsimin ilk kirazının yetiştiği mahallelerimizdeyiz. Sancaklı Mahallelerimiz bu yüzden bizim için de çok kıymetli. Bizim katma değerli ürün olarak tanımladığımız kuzey yarımkürede ilk yetişen, Avrupa’nın mevsimin ilk kirazını bizden tattığı yerdeyiz. Bundan sonrası için bu hasat törenlerinin daha kalabalık olmasını ve Türkiye’nin tüm illerine hatta Avrupa’ya ulaştığı festivaller yapmayı hedefliyoruz. Hem üreticimizin hem köylülerimiz daha fazla kazandığı, kirazımızın tüm dünyaya duyurulduğu festivaller olsun istiyoruz. Lezzet olarak hepimizin çok sevdiği kirazımızı hem organik olma yolunda hem yeşil dönüşüme ayak uydurarak karbon ayak izini azaltma yolunda işbirliği içerisinde kirazımızı hem sağlıklı hem de organik bir ürün olması için tüm hemşehrilerimizin iş birliğini bekliyorum. Yeni hasat dönemimizin bereketli olmasını diliyorum. Hayırlı uğurlu olsun”
Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel de bereketli bir sezon geçirilmesi dileğinde bulunarak, “Şehzadeler şehri Gediz Ovası, Spil Dağı her şeyi ile bereketli bir şehir. Kuzey yarımkürede çıkan ilk ürün olan kirazımızın tadı tahmin ettiğimizin ötesinde güzel. Ben bu tarihlerde böylesine güzel tadı olan kiraz olmasını beklemiyordum. Bugün yapılan bu ilk hasadın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Tüm üreticilerimize bereketli kazançlar olmasını temenni ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından yılın ilk kirazı satışa çıkarıldı. İlyas Coşkuner’e ait 30 kilogram kiraz, kilosu sembolik fiyat olan 500 TL’den alıcı buldu. – MANİSA
]]>Şehzadeler Belediyesi Kuzey Yarımkürenin ilk kiraz hasat töreni yapıldı
Manisa’nın ilk kirazları dünya pazarlarına ulaştırılıyor
MANİSA – Kuzey yarımkürenin ilk kirazının yetiştiği Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde üreticiler, bu yıl rekolte ve fiyatlardan umutlu olduklarını belirterek, fiyatların 100-150 TL bandının altına düşmemesini beklediklerini ifade ettiler.
Türkiye’nin önemli kiraz merkezlerinden Manisa’da kiraz hasadına hız veren üreticiler rekolteden memnun. Kuzey yarımkürede ilk hasadın yapıldığı Şehzadeler ilçesine bağlı Sancaklıbozköy Mahallesi’nde de üreticiler, hasat çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Erkenci türde olan kirazlarının hasadına başladıklarını belirten üretici İlyas Coşkuner, “13 Nisan tarihinde ilk hasadımızı yaptık. Bugün üçüncü hasadımızı gerçekleştiriyoruz. Bölgemizde hasat iki ay sürüyor. Bende 7-8 çeşit kiraz çeşidi bulunuyor. Şu anda cristobalina türü kirazlarımız hasat ediliyor. Hemen arkasından Karabodur, Salihli ve Napolyon türlerinin hasadı başlayacak. Bu yıl rekoltemiz güzel. Fiyatlar da iyi olursa mutlu oluruz. Bizim malımız ekonomik olarak da taçlanırsa iyi bir sezon olacak. Fiyatların da ortalama 100-150 TL’nin altına düşmemesini bekliyoruz. Kirazda çok fazla işçilik var, çok emek var. Girdi maliyetleri çok yüksek. Emek yoğun bir ürün. Buradan hasat ettiğimiz ürünler daha çok Avrupa ülkelerine, onun yanında Rusya’ya ve doğu ülkeleri ile Irak pazarına gidiyor. Tabii artık uçak kargolar da kullanılıyor. Uçak kargo vasıtasıyla Dubai, Katar, Fransa, İtalya diğer Avrupa ülkelerine parça parça da siparişleri oranında gönderiliyor. Daha kolay bir şekilde pazara ulaşıyor” dedi.
İlk kiraz için tören düzenlendi
Kuzey yarımkürede açık havada kirazın ilk yetiştiği yer olan Şehzadeler’de hasat edilen yılın ilk kirazı törenle satışa çıkarıldı. İlk hasat töreninde Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, CHP Şehzadeler İlçe Başkanı Mert Özkösemen, Sancaklıbozköy Mahalle Muhtarı Erdal Coşkuner, kiraz üreticileri ve tüccarlar hazır bulundu. Törenin açılış konuşmasını yapan Sancaklıbozköy Mahalle Muhtarı Erdal Coşkuner katılımcılara teşekkür ederek kiraz sezonunun bol ve bereketli geçmesi temennisinde bulundu.
Katılımcılara hitap eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ise sezonun hayırlı olmasını dileyerek şöyle konuştu: “Kuzey yarımkürede erkenci olarak tanımladığımız ve mevsimin ilk kirazının yetiştiği mahallelerimizdeyiz. Sancaklı Mahallelerimiz bu yüzden bizim için de çok kıymetli. Bizim katma değerli ürün olarak tanımladığımız kuzey yarımkürede ilk yetişen, Avrupa’nın mevsimin ilk kirazını bizden tattığı yerdeyiz. Bundan sonrası için bu hasat törenlerinin daha kalabalık olmasını ve Türkiye’nin tüm illerine hatta Avrupa’ya ulaştığı festivaller yapmayı hedefliyoruz. Hem üreticimizin hem köylülerimiz daha fazla kazandığı, kirazımızın tüm dünyaya duyurulduğu festivaller olsun istiyoruz. Lezzet olarak hepimizin çok sevdiği kirazımızı hem organik olma yolunda hem yeşil dönüşüme ayak uydurarak karbon ayak izini azaltma yolunda işbirliği içerisinde kirazımızı hem sağlıklı hem de organik bir ürün olması için tüm hemşehrilerimizin iş birliğini bekliyorum. Yeni hasat dönemimizin bereketli olmasını diliyorum. Hayırlı uğurlu olsun”
Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel de bereketli bir sezon geçirilmesi dileğinde bulunarak, “Şehzadeler şehri Gediz Ovası, Spil Dağı her şeyi ile bereketli bir şehir. Kuzey yarımkürede çıkan ilk ürün olan kirazımızın tadı tahmin ettiğimizin ötesinde güzel. Ben bu tarihlerde böylesine güzel tadı olan kiraz olmasını beklemiyordum. Bugün yapılan bu ilk hasadın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Tüm üreticilerimize bereketli kazançlar olmasını temenni ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından yılın ilk kirazı satışa çıkarıldı. İlyas Coşkuner’e ait 30 kilogram kiraz, kilosu sembolik fiyat olan 500 TL’den alıcı buldu.
]]>Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Hukuk Fakültesi ve Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesindeki İdeal Hukuk Kulübü tarafından şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz anısına düzenlenen 5. Makale Yarışması Ödül Töreni, üniversitenin Haliç Kampüsü’nde yapıldı.
Törende konuşan Bakan Tunç, savcı Kiraz’ın adalet nöbeti tutarken, adaletin tecelli etmesi için görev başındayken kurşunların hedefi olduğunu söyledi.
Tunç, şöyle devam etti:
“Savcı Mehmet Selim Kiraz’a sıkılan o kurşun, onun şahsına yönelik bir kurşun değildi. Türkiye’nin geleceğine yönelik, hukuka, adalete sıkılan bir kurşundu. Ama o hainler hiçbir zaman bu ülkede emellerine ulaşamayacaklar. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Terörün her türlüsüyle mücadele etmeye ve bu mücadeleden hiçbir zaman taviz vermeden, bu çabamızı millet olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde sürdürmeye devam edeceğiz.”
Üniversiteden yetişen genç hukukçuların savcı Kiraz’ın idealini sürdüreceklerine dikkati çeken Tunç, “Hiç endişeniz olmasın Hakkı Kiraz amcamız, burada binlerce Mehmet Selim Kiraz’lar var. Türkiye genelinde onun idelini sürdürecek, Türkiye Yüzyılı mücadelesini adaletin de yüzyılı yapacak genç, idealist hukukçularımız var. Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu ifade etmek istiyorum ve buna yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
Yarışmadaki makalelerin ve panelin konusunun Filistin’deki soykırım olduğuna işaret eden Bakan Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Maalesef Filistin’de bir asırdan bu yana devam eden işgal söz konusu. Filistin toprakları İsrail tarafından sürekli işgal edile edile oradaki Filistinli kardeşlerimiz küçücük topraklarda, açık hava hapishanesine mahkum edilmiş durumdalar. Yerlerinden, yurtlarından edildiler. Toprakları ellerinden alındı. Vatanları ellerinden alınmak isteniyor. Tüm dünyanın gözü önünde yok edilmeye çalışılan bir millet ve bir Filistin söz konusu. Uluslararası hukuku, uluslararası kuruluşların aldığı kararları tanımayan bir devlet söz konusu. Ona devlet denmez, adeta bir terör örgütü gibi bir asırdan bu yana orada soykırım yapan, insanlık suçu işleyen işgalci bir örgüt söz konusu.”
Tunç, 7 Ekim’den bu yana yaşananlara dünyanın sessiz kaldığını, adaletsiz bir dünyanın söz konusu olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür.” derken hep bugünlere işaret ettiğine dikkati çeken Tunç, şöyle devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mız, başından beri her platformda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmalarda o haritayı göstererek, oradaki zulmün, işgalin nerelere vardığını yüksek sesle dile getirdi. 7 Ekim’den bu yana da bir diplomasi çalışmasıyla Dışişleri Bakanı’mız, Sayın Cumhurbaşkanı’mız tüm bölge ve dünya liderleriyle bu konuları konuştu. Bir an önce ateşkes sağlansın diye çok gayret gösterdik. İnsani yardımlarımızı sürdürdük, sürdürmeye de devam ediyoruz. Türkiye olarak İsrail’in karşısında olmaya ve bu soykırımı bir an önce sona erdirmesi noktasındaki sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”
Tunç, önceki gün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bir karar aldığını, söz konusu kararın ABD’nin çekimser oyuyla alınabildiğini anımsattı
Bakan Tunç, “Dünyanın gözü önünde bir terör faaliyeti işleniyor. Bir örgüt gibi hareket eden bir devlet var. Türkiye olarak haklının, adaletin yanında olmaya devam edeceğiz. Filistinli mazlumların hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Bu sorunun çözümü yok mu? Var. Bir bağımsız Filistin devletinin kurulması lazım. Başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan oradaki problemin çözülemeyeceğini hep söylüyoruz. Orada bağımsız bir Filistin devletinin kurulması noktasındaki mücadelemizi de Türkiye olarak sürdürmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
Ödüller sahiplerini buldu
Törende daha sonra bu yıl “Soykırım Suçu” başlığıyla düzenlenen makale yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi.
Lisans düzeyindeki öğrenciler arasında birinciliği Ticaret Üniversitesinden Okan Yarat, ikinciliği Marmara Üniversitesinden Recep Sütçü, üçüncülüğü İstanbul Üniversitesinden Muhammet Aşantuğrul kazandı.
Lisansüstü ve doktora düzeyindeki öğrenciler arasında Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinden Hasibe Sulak birinci, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden Alp Kaan Ertan ikinci, Türk-Alman Üniversitesinden Osman Ahmet Kömürcü üçüncü oldu.
Birinciler, ödüllerini Adalet Bakanı Tunç’un elinden aldı.
Törende, FSMVÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Mevlüt Uysal, Adalet Bakanı Tunç’a, Rektör Prof. Dr. Nevzat Şimşek de şehit savcı Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz’a hediye takdim etti.
Bakan Tunç, ödül alan öğrenciler ve katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>