Kilo – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 07:33:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Teşkilatı Yeni Memurlarla Güçleniyor https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-teskilati-yeni-memurlarla-gucleniyor/ https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-teskilati-yeni-memurlarla-gucleniyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 07:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41555 (İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, zabıta teşkilatını yeni memurlarla güçlendirmek için sınav açtı. 36 kişilik kadro için açılan sınava 99 kişi katılma hakkı elde etti. Özellikle fiziksel yeterlilik sınavı genç zabıta adaylarını bir hayli zorladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’nın, 36 kişilik zabıta memuru alımı için açtığı sınava 99 kişi başvuruda bulundu. Yalnızca üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu lisans programından ve Adalet Meslek Yüksek Okulu’ndan mezun olup Kamu Personel Seçme Sınavı’ndan (KPSS) en az 65 puan alan, belirlenen kriterleri taşıyan adayın katıldığı sınavda kıyasıya bir yarış yaşandı.

Şehir dışından da katılım var

Sınavda ayrıca 30 yaşını doldurmamış olmak, kadınlarda en az 1,60, erkeklerde de 1,67 metre boyunda olma şartı arandı. Adaylardan bazıları sınava girmeden önce kilo koşuluna uymak için kilo verirken bazıları da kilo almaya çalıştı. İzmir’in yanı sıra farklı kentlerden de sınav için gelen adaylar, memur olabilmek için önce spor branşlarında ter döktü ardından mülakata katıldı.

Zabıta teşkilatı güçleniyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’nın yeni alımlarla güç kazanacağını ifade eden Zabıta Denetim Şube Müdürlüğü’nde görevli Zabıta Amiri Vedat Ayyıldız, “Amacımız İzmirlilere daha iyi ve kaliteli hizmet sunmak. Adaylar bin metre koşu, 100 metre engelli koşu, şınav ve mekik olmak üzere 4 branşta spor mülakatına katıldı. Bu sınavlara katılmalarındaki amaç, onların fiziki kondisyonunu ölçmek ve dayanıklılıklarını test etmek. Arkadaşlarımızın aramıza katılmasıyla, zabıta teşkilatı yaşanan olumsuzluklara daha etkin, verimli, hızlı müdahale edebilir hale gelecek. Vatandaşlarımızın şikayetlerine daha hızlı yanıt verebileceğiz. Kente daha iyi hizmet etmek için daha fazla çalışma arkadaşına ihtiyacımız var” dedi.

Zaman zaman zorlandılar

Adaylardan Vedat Kaynak ise sınavın beklediği kadar zor olmadığını belirtti. Kaynak, “Biraz daha büyük engeller bekliyordum. Sadece antrenmanlı değildim. O beni biraz zorladı. Genel olarak güzeldi” dedi.

Hüseyin İzmir de, “Önce parkurla başladık. Koşu, engelli parkuru vardı. Onun arkasından şınav ve mekik çektik. Pek alışık olmadığımız parkurlar. Genellikle koşu yaparken yokuş yukarı olan bölümde zorlandım. Mekik de biraz zorladı” diye konuştu.

“Umarım başarılı olurum”

Ankara’dan sınava girmek için geldiğini vurgulayan Gökay Kavak da şunları söyledi: “Zorlu bir sınavdı ama zorlansak da bitirdik. Umarım başarılı olurum. Zabıta mesleği güzel. Yurttaşlarla sürekli iletişim halinde oluyorsunuz. Kentin güvenliği ve daha iyi yaşam alanları oluşturmak için hizmet edilen bir meslek. Ben de bu mesleği gayet iyi yapabileceğime inanıyorum. Umarım bütün sınavlardan başarılı şekilde geçerim.”

“Bu mesleği yapmaya hazırım”

Adaylardan Ali Aydoğan da sınava girmek için Ankara’dan gelenlerden. Aydoğan, “Sınav ilanını gördükten sonra hemen hazırlanmaya başladım. Bir buçuk ay çalıştım.

Kilogram şartı olduğu için 13 kilogram verdim. Emek harcadım, umarım olur. Sınav, beklediğimden daha iyi geçti. Heyecanlandım, parkur gözümde büyüdü ama sahaya çıktığım zaman heyecan bitti. Ben hem bedenen hem de zihnen bu mesleğe hazırım” diye konuştu.

Sınava girebilmek içi kilo aldı

Sude Şahin ise kilogram sınırı nedeniyle sınava katılabilmek için kilo aldığını belirterek, “Sınava gelirken parkur olacağını biliyordum. Koşu kısmı beni çok zorladı. Onun dışında çok zorlu değildi. Başvurunun ilk günü geldiğimde 2 kilo eksik olduğum için kilo almam gerekti. 3 kilogram alarak yeniden başvurdum. Çok yemek yedim. Bu iş benim hayalim. Çocukluk zamanlarımda annemlerle kampa giderdik. Orada işletmeleri kontrol etmek için zabıta ekipleri gelirdi. Benim de çok dikkatimi çekiyordu. O zaman zabıta memuru olmaya karar verdim. Kadro açıldığını görünce hemen başvuru yaptım. Sınavlarda başarılı olur göreve başlarsam, işime sadık bir çalışan olacağım. İşimi gerçekten seveceğim” dedi.

Atanamayan beden eğitimi öğretmeni de katıldı

Sınava girmek için Diyarbakır’dan gelen Ruken Kaplan da “Heyecanlıydım. Heyecanlı ve stresli olduğum zaman bu benim daha iyi koşmamı sağlıyor. Bin kilometre koşusunda ilk gelen kişilerdendim. Mutluyum, bence güzel bir sınav oldu” diye konuştu. Atanamayan beden eğitimi öğretmeni Esra Zilek de şansını zabıta memurluğu için denedi. Zilek, şunları söyledi: ” İstanbul’dan geliyorum. İlanı duyar duymaz eşim ve oğlumla gelip başvurumu yaptım. İzmir’de olması beni ayrıca cezbetti. Sınava girme hakkı kazandığımı öğrenince çok sevindim. Başvurum kabul edilince hemen çalışmalara başladım. Her sabah kalkıp koşuyordum. O günlerde oğlum da bebek arabasında kayınvalidem ile yürüyüş yaptı. Beden eğitimi öğretmeniyim. Beklediğimden biraz daha zorladı ama güzel bir sınav oldu.”

Rakiplerine koşuda fark attı

Ezgi Çankaya ise uzun yıllardır birçok spor dalıyla ilgilendiğini ve antrenmanlı olduğunu anlatarak, “O nedenle koşuda rakiplerime fark attım. İdmanlıyım. Spor geçmişim var. Seçilirsem İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin; çalışkan, disiplinli, mesleğini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir zabıta memuru kazanacağına inanıyorum” diye konuştu.

Yalnızca 36 memurun alınacağı ve adayların sabırsızlıkla beklediği sınav sonuçları, önümüzdeki günlerde açıklanacak. Norm kadro sayısı 961 olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta teşkilatı, 463 memur ile hizmet vermeye çalışıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-zabita-teskilati-yeni-memurlarla-gucleniyor/feed/ 0
Avrupa’daki Üst Düzey İşini Bırakan Nilay Boyluoğlu, Arıcılık Yaparak Bal Üretiyor https://www.haber60.com.tr/avrupadaki-ust-duzey-isini-birakan-nilay-boyluoglu-aricilik-yaparak-bal-uretiyor/ https://www.haber60.com.tr/avrupadaki-ust-duzey-isini-birakan-nilay-boyluoglu-aricilik-yaparak-bal-uretiyor/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:06:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35918 Avrupa’daki üst düzey işini bıraktıktan sonra böcek korkusunu da yenen Nilay Boyluoğlu, Eskişehir’in dağlarında arıcılık yaprak bal üretmeye başladı. 200 kovana babasıyla bakan genç kadın girişimci, yıllık her kovandan 20 kilograma kadar bal hasat ediyor.

Daha önce Sibirya ve Galler’deki çeşitli işlerin yanı sıra turizm sektöründe de çalışan 28 yaşındaki Nilay Boyluoğlu, böcek korkusu olmasına rağmen, kendini ait hissettiği doğaya dönmeye karar verdi. Yurtdışındaki başarılı dolu turizm kariyerini geride bıraktıktan sonra, korkularını yenerek baba mesleği arıcılığı devam ettirmek isteyen Boyluoğlu, Odunpazarı Belediyesi tarafından hizmete açılan Arıköy’de eğitim aldı. Burada donanımını arttıran kadın girişimci kent merkezinden 38 kilometre uzaklıktaki Mihalgazi ilçesinin Karaoğlan Mahallesi yakınlarında bulunan sarp arazide 200 kovanın adeta başına geçti. Hayali olan sürdürülebilir hayatta babasıyla birlikte üretim yapan Nilay Boyluoğlu’nun yeni hedefi ise markalaşıp, kadın arıcılarla bir araya gelmek.

“Babam da sağ olsun her zaman arkamda”

Uluslararası turizmdeki görevini bırakıp Eskişehir’in dağlarında arılarıyla bal üreten Nilay Boyluoğlu, “Bu serüvenim tamamen işte, turizmden sonra yurt dışı projeler için koşturdum. Yurt dışında tamamen sürdürülebilir doğal odaklı bir projeye gittim. Ondan sonra Galler’de ofis işinde çalıştım sonrasında dedim ki ben bu ikisini neden bağlamayayım? Sürdürülebilir bir ortamda yaşamak istiyorum proje işleriyle de kendimi büyütmek istiyorum. En sonunda dedim; ‘babacığım ben yanında seninle bu yolda ilerlemek, sana destek olmak istiyorum’. Babam da sağ olsun her zaman arkamda, böyle başladı yolculuğumuz. Şu anda işte bir sosyal medyam var, orada keyifli videolar, bilgiler paylaşıyorum. Daha da ilerlemeyi düşünüyorum. Tabii ki desteklere de başvuracağım bu süreçte, bir yıllık bir arıcıyım daha yeniyim. Daha çok kadın arıcıyla birlikte olmak istiyorum ki Eskişehir’de çevresinde kadın arıcıyı kendime çekmek istiyorum. Burada böyle birlikte ilerleyebileceğimiz sadece kadınlarla ilerleyebileceğimiz” dedi.

“Her kovanın bal verimi 16 ile 20 kilogram”

Üretim bilgileri hakkında bilgi veren Nilay Boyluoğlu şöyle devam etti;

“Türkiye ortalaması normalde bir kovana yıllık düşen bal verimi 16 ile 20 kilogram. Hani bu arılara bırakılan kuluçkalıktaki arılara bırakılır, 0lması gereken budur. Bize yine 15-16 kilo kalıyor ama değişebiliyor. hani. Bazı kovanlar alamaya da biliyorsun. Şu an toplamda bizim 200 kovanımız var. Ama hani ben yeni başlayan olduğum için kendi kovanlarım da ayrı 10 kovanla başladım, 20’ye çıkarttım bölme yaparak. Arı bakımları her dönem değişiyor, şu anda bir bal hasadı için çalışıyoruz. İşte arıları geliştiriyoruz, geliyoruz, suları boşaldıysa ki bu demek ki arılar yavruya yatıyor. Daha çok su içiyorlar. Sularını kontrol ediyoruz, önceden bellidir zaten yapacağımız işler. İşte bugün gelip şu kovana bakılacak. Bu kovanın anası yok belki işte, bu kovana bir de takviye vermemiz gerekiyor gibi olaylarımız var.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupadaki-ust-duzey-isini-birakan-nilay-boyluoglu-aricilik-yaparak-bal-uretiyor/feed/ 0
İstanbul’da Gıda Enflasyonu: Sebze ve Meyve Tüketimi Azalıyor https://www.haber60.com.tr/istanbulda-gida-enflasyonu-sebze-ve-meyve-tuketimi-azaliyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-gida-enflasyonu-sebze-ve-meyve-tuketimi-azaliyor/#respond Fri, 31 May 2024 21:34:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34154 (İSTANBUL) – İstanbul Planlama Ajansı’nın ( İPA) yaptığı araştırma, artan hayat pahalılığı ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle vatandaşın sebze ve meyveyi daha az tükettiğini ortaya koydu. İPA’nın verilerine göre; 2017 – 2018 döneminde kişi başı tüketilen sebze miktarı 283,1 kilogram iken, bu miktar 2022 – 2023 döneminde 261,7 kilograma düştü. 2010’da nüfusun yüzde 57’si her gün bir kere veya daha fazla meyve tüketirken bu oran 2022 yılında yüzde 36,5’e geriledi.

İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe’nin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma göre, 2017 – 2018 döneminde kişi başı tüketilen sebze miktarı 283,1 kg iken, bu miktar 2022 – 2023 döneminde 261,7 kg’ye düştü. 2010 yılında nüfusun yüzde 69,4’ü her gün en az bir kere sebze veya salata tüketirken bu oran 2022 yılında yüzde 41,2’ye indi. 2010’da nüfusun yüzde 57’si her gün bir kere veya daha fazla meyve tüketirken bu oran 2022 yılında yüzde 36,5’e geriledi.

Soğan 1 lira 88 kuruştan 17 liraya, kuru fasulye 13.7 liradan 84 liraya yükseldi

Ocak 2021 tarihinde pazarda 1 kg soğan 1 lira 88 kuruşken, Ocak 2024’te 17 lira oldu. Aynı dönemde 1 kg patatesin fiyatı 1 lira 88 kuruştan 21 liraya, domatesin kilosu da 5 liradan 34,9 liraya çıktı. Yüksek enflasyon nedeniyle bakliyat fiyatları da cep yakmaya başladı. Ocak 2021 tarihinde pazarda 1 kilo pirinç 7,6 lirayken Ocak 2024’te 1 kg pirinç 48,5 liraya ulaştı. Bu dönemde nohutun kilosu 10.3 liradan 76 liraya, kuru fasulyenin kilosu 13,7 liradan 84 liraya ulaştı.

Et ürünleri yüzde 107.79 oranında artış gösterdi

Türkiye Ziraat Odası Başkanlığı (TZOB) verilerine dayanarak hazırlanmış rapora göre, 2024 yılında et ürün gruplarında yıllık fiyat artışı bir önceki yıla göre yüzde 107.79 oranında artış gösterdi. Önceki yıla göre dışarıda yemek yemenin maliyeti yüzde 106.5 oranında arttı.

Gıda enflasyonu en yüksek görülen ülkelerden biri de Türkiye

İPA Başkanı Gökçe’nin paylaşımları şöyle:

“Dünya Bankası araştırmasına göre nominal gıda enflasyonunun en yüksek görüldüğü ülke Arjantin olurken, Arjantin’i sırasıyla Zimbabwe, Türkiye, Venezuela, Lübnan, Filistin, Myanmar, Mısır, Sierra Leone, Nijerya takip ediyor.

2024 yılı Mart ayında BİSAM tarafından TÜİK, İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari fiyatları baz alınarak yapılan araştırmaya göre dört kişilik bir aile için açlık sınırı 16 bin 646 liraya ulaştı. Bu sınır ailenin sadece gıda masraflarından oluşuyor. Yani asgari ücret bir ailenin yalnız gıda masraflarına yetiyor. İstanbullular gıda enflasyonu nedeniyle aldıkları gıda ürünü çeşidini ve miktarını azaltıyor. Gıda enflasyonu nedeniyle pazarlardan kalan ürünleri almak için semt pazarları çıkışını bekleyen İstanbulluların sayısı gün geçtikçe artıyor”

Kent Lokantası gibi adımlara devam…

Tarım politikalarından başlayarak gıda enflasyonuna neden olan ve halkımızın gıdaya erişimini kısıtlayan politikalar değiştirilmelidir. Sn. Ekrem İmamoğlu başkanlığında İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu zor dönemde sosyal yardımlar, pazar destekleri ve Kent Lokantası gibi adımlarla İstanbulluların yanında güçlü şekilde durmaya devam edecek”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-gida-enflasyonu-sebze-ve-meyve-tuketimi-azaliyor/feed/ 0
Tüp Mide Ameliyatı Olurken Hamile Oldu, Nadir Sezaryen Operasyonla Bebeğine Kavuştu https://www.haber60.com.tr/tup-mide-ameliyati-olurken-hamile-oldu-nadir-sezaryen-operasyonla-bebegine-kavustu/ https://www.haber60.com.tr/tup-mide-ameliyati-olurken-hamile-oldu-nadir-sezaryen-operasyonla-bebegine-kavustu/#respond Wed, 22 May 2024 21:54:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32759 Tüp mide ameliyatı olacağı süreçte hamile olduğunu öğrenen ve doğuma 185 kilo ile giren Safiye Aydın Taştan, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde göğüs kafesinin alt kısmından yapılan nadir sezaryen operasyonla bebeğine kavuştu.

Çocukluğundan bu yana obezite problemi olan ve 8 yıl evlat özlemi çeken 40 yaşındaki Safiye Aydın Taştan, tüp mide ameliyatı öncesi yapılan tetkiklerinde 3,5 aylık hamile olduğunu öğrendi.

Obeziteden kaynaklı ciddi hayati riske karşın bebeğini dünyaya getirmeyi göze alan ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran Taştan, burada takibe alındı.

Karnının alt bölgesinde toplanan yoğun yağ tabakası nedeniyle normal doğumu ve bu noktadan sezaryen operasyonu mümkün olmayan Taştan’ın bebeği, kalabalık bir ekibin girdiği, nadir yapılan cerrahi operasyonla göğüs kafesinin alt bölgesinden çıkarıldı.

Anne Taştan, bu sayede 2 kilogram 800 gram ağırlığında dünyaya gelen oğluna kavuştu.

“8 yıllık evliyim, çocuğumuz olmuyordu”

Bebeğini 12 Mayıs Anneler Günü’nde dünyaya getiren Taştan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “8 yıllık evliyim, çocuğumuz olmuyordu. Tüp mide ameliyatı için hastanede verdiğim tahlilde 3,5 aylık hamile olduğumu öğrendim.” dedi.

Bu haberle büyük bir heyecan yaşadığını anlatan Taştan, “Hamile olduğumu öğrendiğimde inanamadım, farklı hastanelerde de test verdim. Hep ‘bebeğini aldır, bu kiloyla doğum yapamazsın’ dediler. Allah 8 yıl sonra bana evlat vermiş, böyle bir şeyi asla kabul etmedim.” ifadesini kullandı.

“Çok zorluk çektim ama çok mutluyum”

Kendisini özveriyle takip eden ve doğumunu gerçekleştiren doktorlarına teşekkürlerini ileten Taştan, “Gazi Hastanesine 3,5 aylık hamile olarak başvurduğumda 166 kiloydum, en son 177,5 kilosun demişlerdi. Sonrasını da takip etmedim.” diye konuştu.

Yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarını tutamayan anne, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok zorluk çektim ama çok mutluyum. Dünya tatlısı bir oğlum oldu. Çok şükür, onu sağlıkla kucağıma aldığımda büyük mutluluk yaşadım. İsmini İbrahim Agah koyduk.

Bebeğim belli bir yaşa geldiğinde, tüp mide ameliyatı olacağım. Benim için de evladım için de bu durum çok zor. Çocukluğumdan beri obezitem var. Kilom nedeniyle çevremden baskı, hor görme, her türlü olumsuzluğu yaşadım. Çok diyet denedim, kilo verdim ama hep yine aldım. Bundan sonra inşallah kalıcı olarak kilo verebileceğim. Sağlıklı bir ebeveyn, çocuğuma yeterli bir anne olabilmek istiyorum.”

“Hastamızı son noktada sezaryene almak durumunda kaldık”

Annenin takibi ve doğumunu gerçekleştiren Gazi Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Karçaaltıncaba da Taştan’ın kendilerine 25 haftalık hamileyken başvurduğunu ve gebelik izlem sürecinde hipertansiyon ve diyabet sorunlarının da ortaya çıktığını anlattı.

Bunun üzerine Taştan’ı hastanede yatırarak takibe başladıklarını belirten Karçaaltıncaba, şu bilgileri paylaştı:

“Annemizin hastanede takip edilirken suyu erken dönemde gelince, doğum kararı alındı. Önceliğimiz her zaman normal doğum ancak hastamız obezite kaynaklı ıkınamadığı, kas kuvvetini tam kullanamadığı için doğum eylemi ilerlemedi. Hastamızı mecburen son noktada sezaryene almak durumunda kaldık.

Çok ciddi obezitesi olan hastamızın karın yağları neredeyse dizine kadar uzanıyordu ve bu bölgede çok geniş bir yağ tabakası vardı. Yağ tabakasının içinden ilerlemek ve bebeğe ulaşmak imkansızdı. Bu nedenle başka bir teknik kullanarak, göğüs kafesinin hemen altından girerek, düz bir kesiyle karın boşluğuna ulaştık. Bu esnada yağ tabakalarını aşağı doğru çekerek bebeği çıkardık. Son derece düzgün ve başarılı bir operasyon oldu. Bebeğimiz 36’ıncı haftada, 2 kilogram 800 gram ağırlığında dünyaya geldi. Annemizin de bebeğimizin de sağlık durumu gayet iyi. Annemiz şu an 185 kilo ancak bundan önemlisi boyu da kısa olduğu için 65 vücut kitle indeksine sahip bir hastamız. Oldukça yüksek bir vücut kitle indeksi. Bunlar da cerrahi operasyonu zorlaştıran etkenlerdi.”

“Obezite hem anne hem bebek açısından risklere yol açıyor”

Perinatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Pınar Tokdemir Çalış ise obezitenin anne adayları açısından yarattığı sağlık risklerine dikkati çekti.

Obezitenin 100 yılın en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunu, hipertansiyon, diyabet gibi birçok sorunu beraberinde getirdiğini vurgulayan Çalış, “Obezite, gebelik döneminde hem anne hem bebek açısından risklere yol açıyor. Diyabet, hipertansiyon yanında gebelik zehirlenmesi obez anne adaylarında daha fazla görülüyor. Bebeklerde konjenital anomali, doğuştan kaynaklanan organ anomalisi riski artıyor.” dedi.

Çalış, morbid obezitede anne karnındaki bebeğin ultrasonla değerlendirme imkanının çok azaldığını, yağ dokusundan dolayı anne Taştan’ın bebeğine ultrasonla organ taraması yapılmasında da çok güçlük çekildiğini dile getirdi.

Planlı gebeliklerde, vücut kitle indeksi normal düzeye geldikten sonra hamileliğin düşünülmesinin önem taşıdığını belirten Çalış, gebelik öncesi tetkiklerin de mutlaka yaptırılması gerektiğini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tup-mide-ameliyati-olurken-hamile-oldu-nadir-sezaryen-operasyonla-bebegine-kavustu/feed/ 0
Dar Gelirli İçin Et ve Canlı Hayvan İthalatı Rekor Kırıyor https://www.haber60.com.tr/dar-gelirli-icin-et-ve-canli-hayvan-ithalati-rekor-kiriyor/ https://www.haber60.com.tr/dar-gelirli-icin-et-ve-canli-hayvan-ithalati-rekor-kiriyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:06:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30448

(ANKARA) –CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, dar gelirlinin tadını unuttuğu etin ve canlı hayvan ithalatının rekora koştuğunu belirterek, “1 kilo kuşbaşı etin kilosu 724 TL’ye, 1 kilo kıymanın kilosu 660 TL’ye yükseldi. 17 bin lira asgari ücret alan, 10 bin lira sefalet ücretine mahkum edilen emeklinin sofrasına et koyması hayal oldu. Et ve Süt Kurumu’nun fiyatlarına yüzde 25 zam yapmasıyla birlikte dar gelirlinin sofrasına bir parça et koyma umudu kalmadı. Yanlış tarım politikaları hayvancılığı bitirme noktasına getirdi” dedi.

CHP’li Vehbi Bakırlıoğlu, canlı hayvan et ithalatına ilişkin yazılı açıklama yaptı. 2018 yılında canlı hayvan ve et ithalatında rekor kırıldığını hatırlatan Bakırlıoğlu, “O dönemin Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ‘paramız var ki alıyoruz’ demişti. Rekorların kırıldığı 2018 yılında canlı hayvan ithalatı 1 milyar 767 milyon dolar, et ve et ürünleri ithalatı ise 325 milyondu. Zaman içerisinde canlı hayvan ve et ithalatı düştü. Öyle ki 2022 yılı canlı hayvan ithalatı 180 milyon dolara, et ve et ürünleri ithalatı ise 145 milyon dolara gerilemişti” dedi.

“2024 YILINDA YENİ REKOR MU GELİYOR?”

2023 yılında işin içinden çıkamayan iktidarın tekrar ithalat silahına sarıldığını belirten Bakırlıoğlu, 2023 yılı canlı hayvan ithalatı bir önceki yıla göre 7 kat artarak 1 milyar 195 milyon dolarla rekoru zorladığına dikkat çekti. “2024 yılında yeni rekor mu geliyor” diye soran Bakırlıoğlu, 2024 yılı ilk üç ay ithalat rakamlarındaki vahamete dikkat çekti.

Bakırlıoğlu, “Bu yılın rakamlarına baktığımızda yeni rekorların geleceğini üzülerek görüyoruz. 2024 ile 2023 yılı İlk üç ay rakamlarını kıyasladığımız zaman 2023 yılı ocak-mart dönemi 166 milyon dolarlık canlı hayvan ithal edildiğini ancak 2024 aynı dönemde 173 milyon dolara çıktığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“ET VE ET ÜRÜNLERİNDE DURUM DAHA KÖTÜ”

Et ve et ürünleri ithalatında da rakamların içler acısı olduğunu kaydeden Bakırlıoğlu, 2023 yılının ilk üç ayında 30 milyon dolar, yılın tamamında 363 milyon et ithalatı yapılmışken 2024 yılı ocak-mart et ithalatı rakamlarının 144.5 milyon doları bulduğunu kaydetti. Sadece mart ayı ithalatının 77 milyon dolar olduğunu belirten Bakırlıoğlu, “2022 yılının tamamında 145 milyon dolarlık et ithalatı yapıldığı göz önüne alındığında 2024 yılında et ithalatının tarihi rekoru kıracağından şüphe yok” dedi.

“DAR GELİRLİ ETİN TADINI UNUTTU”

Bakırlıoğlu, dar gelirlinin tadını unuttuğu etin ve canlı hayvan ithalatının rekora koştuğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“1 kilo kuşbaşı etin kilosu 724 TL’ye, 1 kilo kıymanın kilosu 660 TL’ye yükseldi. 17 bin lira asgari ücret alan, 10 bin lira sefalet ücretine mahkum edilen emeklinin sofrasına et koyması hayal oldu. Et ve Süt Kurumu’nun fiyatlarına yüzde 25 zam yapmasıyla birlikte dar gelirlinin sofrasına bir parça et koyma umudu kalmadı. Yanlış tarım politikaları hayvancılığı bitirme noktasına getirdi.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dar-gelirli-icin-et-ve-canli-hayvan-ithalati-rekor-kiriyor/feed/ 0 İzmir Balçova Pazar Yeri’nde Fiyatlardan Dert Yanan Vatandaşlar İsyan Etti https://www.haber60.com.tr/izmir-balcova-pazar-yerinde-fiyatlardan-dert-yanan-vatandaslar-isyan-etti/ https://www.haber60.com.tr/izmir-balcova-pazar-yerinde-fiyatlardan-dert-yanan-vatandaslar-isyan-etti/#respond Sat, 04 May 2024 22:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30395 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

(iZMİR) İzmir Balçova Pazar Yeri’nde yurttaş fiyatlardan dert yandı. Bir vatandaş, “Hayat çekilecek gibi değil. Bir emekli maaşıyla ne yapabilirsin? Esnaf da ağlıyor. Üretici de tüketici de herkes ağlıyor. Bunun sonu nereye gidecek?” diye isyan etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK’e göre enflasyon nisan ayında yüzde 69,80’e yükselirken, aylık enflasyon ise yüzde 3,18 oldu. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise nisanda enflasyonu aylık yüzde 5,02, yıllık yüzde 124,35 olarak hesapladı.

İzmir Balçova Pazar Yeri’nde ise vatandaşlar fiyatlara tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan vatandaş, “Hayat yani çekilecek gibi değil. Bir emekli maaşıyla ne yapabilirsin? Bu kadar halk, bu kadar millet, bu kadar esnaf… Esnaf da ağlıyor. Üretici de tüketici de herkes ağlıyor. Bunun sonu nereye gidecek? Ne olacak? Meçhul” dedi.

“ALDIĞIMIZ 10 BİN LİRA MAAŞLA GEÇİNMEYE GÜCÜMÜZ YETMİYOR”

Bir diğer vatandaş ise “Pahalı, hem de aşırı pahalı. Güç yetmiyor aldığımız 10 bin lira parayla, kiraya mı, yemeğe mi çoluk çocuğa mı alışverişe mi yetirelim. Allah yardımcımız olsun” şeklinde konuştu.

Başka bir vatandaş da “Fiyatlara yetişilecek gibi değil. Ne alırsan 50 lira. 50 lira burada para değil. Hani nerede bu hükümet? Hükümet gelmiyor pazarı yoklamaya. O da yok. Cebine koyuyorsun 500 lira bir şey alamıyorsun işte. 500 lira gitti. Ne var burada? Domates, limon, salatalık, bir de çilek, marul alabildik. Başka bir şey yok. İşte bitti. Vallahi gitti işte 500 lira para. Bir kayısı alamadık” dedi.

“ASGARİ ÜCRETLİ NE ALABİLİR?”

Pazar esnafı ise “Ne almaya kalkarsan 30 TL, 40 TL, 50 TL, 70 TL fiyatlar. İnsanlar alamıyor. Biz de esnaf olarak satamıyoruz. 3 kilo domates koyduk tezgaha 50 TL. Kilosu 15 TL, 12 buçuk TL diyoruz, malı satamıyoruz. İnsanlar yüksek diyorlar. Alım gücü yok diyorlar. ya asgari ücretle çalışıyor adam diyor ben geçinemiyorum. E tabii ki buna göre de halk alışveriş yapamıyor. Herkes mağdur. İş olmuyor. Ondan sonra hiç satış olmuyor. Millet rahatça alışveriş yapamıyor. Elini uzattığı zaman ateş pahası, ‘alamıyoruz, fiyatlar çok yüksek, alım gücümüz yok’ diyor. Millet geçinemiyor. Gerçekten akşamüstü görürseniz insanlar ezik çürük ürünleri topluyor. O durumdalar. Ne alırsan al bir kilosunu 30 TL’nin aşağısından bir şey alamıyorsun. Biz peynirini, zeytini karıştıramıyoruz Sadece meyve sebze için konuşuyoruz. En ucuz olan şey 25 TL. E ne alabilir gariban adam? Asgari ücretli ne alabilir ki? Yani bir pazara gelmesi için, alışveriş yapması için en azından bin 500 – 2 bin TL haftalık gelip pazar masrafı için ayarlaması lazım. O da yok. İnsanlarda o güç yok yani” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ DA ALIM GÜCÜ KALMADI”

Bir diğer pazarcı ise “Vatandaş da alım gücü kalmadı. Bazıları bir tane iki tane limon alıyor. Bu pazara gelen vatandaşlar çoğunlukla emekli. Dolaşıyorlar, belki pazarda iki tur atıyor ondan sonra alışveriş yapıyor insanlarımız. Yani onlara da hak vermek gerekir” diye konuştu.

Pazar esnafı da “Çoğunlukla patates soğan gidiyor ama yani hep hüsran. Milletle alışveriş yapamıyor. ya da istediği kadar alamıyor. 5 kilo alan artık 1 kilo alıyor, 1 buçuk 2 kilo alıyor” şeklinde konuştu.

“BOŞ YARIM PAZAR ARABASIYLA DÖNÜYORUZ”

Bir yurttaş ise “İşte gördüğünüz gibi 70 lira taze fasulye. Ne yemek pişireceğiz, ne yiyeceğiz bilmiyoruz. Alabildiğimizi alabiliyoruz. Alamadığımızı boş yarım pazar arabası gidiyoruz. Söylememize gerek yok anca geçinebiliyoruz. Bir hafta geliyorsak bir hafta gelemiyoruz. Evden idare ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEY PAHALI”

Bir diğer yurttaş ise “Yani her şey pahalı, para yetmiyor. 10 bin lirayla emekli maaşıyla nereye? Ev kirası, çoluk çocuk var. Yani bunları düşünmek lazım değil mi? Allah sonumuzu hayır etsin. Gittikçe de kötü mü olacak? Onu da bilemiyoruz. Hayat şartları çok zor” dedi.

“BUGÜN HİÇBİR ŞEY ALAMADIM”

Bir diğer vatandaş “Bugün hiçbir şey alamadım. Akşamüstünü bekleyeceğim. Yaprak alayım dedim. 100 lira. Patatesin kilosu 20 lira. Limonun kilosu 20 lira. Akşamüstü saat 6’dan sonra geleceğim. Ne emeklim var ne bir şey. Allah herkese yardım etsin. Devletimiz bizim gibi insanlara böyle yardım etsin. Benim emeklim yok, bir şeyim yok. Allah herkese yardım etsin” dedi.

Almanya’da yaşadığını söyleyen bir vatandaş da “Yurt dışından geliyorum. Burada yaşamıyorum. Ama gördüğüm fiyatlar yüksek. Almanya ile kıyasladığımız zaman Almanya’dan daha yüksek diyebilirim. Allah buradakilere yardım etsin” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-balcova-pazar-yerinde-fiyatlardan-dert-yanan-vatandaslar-isyan-etti/feed/ 0
Tacikistan’da Hisar Koyunları: Kârlı ve Dayanıklı Bir Besi Hayvanı https://www.haber60.com.tr/tacikistanda-hisar-koyunlari-karli-ve-dayanikli-bir-besi-hayvani/ https://www.haber60.com.tr/tacikistanda-hisar-koyunlari-karli-ve-dayanikli-bir-besi-hayvani/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29790 Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’nin dışındaki tepelerde, çoban Bahtiyor Şapirov, dev Hisar koyunlarından oluşan sürüsünü izliyor.

Bu koyun ırkı, kârlılığı ve iklim değişikliğine uyumuyla öne çıkıyor. Et üretimi ve uygun mera alanlarının azalması sorunlarıyla karşı karşıya olan bu Orta Asya ülkesindeki en gözde besi hayvanlarından.

18 yaşındaki Şapirov “Çok az su ve yayılma alanı olsa bile hızla kilo alıyorlar” diyor.

Hisar koyunu, yıllar süren aşırı otlatma ve küresel ısınma nedeniyle, tarım ve hayvancılığa uygun toprakların daralmasıyla yüzleşen Tacikistan’daki çiftçiler için potansiyel bir nimet ve tüketiciler için de bol bir koyun eti kaynağı.

Arkalarındaki iki yağ kütlesiyle kolayca ayırt edilebilen koyun ırkından 250 civarında hayvan, baharın ilk güneşli günlerinde Şapirov’un gözetiminde yayılıyor.

Şapirov “Bu koyunlar ortalama 135 kilo oluyorlar. Şu an kış sonu, şimdi o kadar ağır değiller ama hızla kilo alacaklar” diyor.

Neredeyse koyunlar kadar büyük bir beyaz Orta Asya çoban köpeği sürüye sahip çıkıyor.

Hisar koyununun en büyüklerinin ağırlığı 210 kiloya çıkabiliyor.

Hisar koyunları, toplam ağırlığının üçte ikisi kadar et ve yağ üretebiliyor. Bu oran, diğer birçok ırktan daha fazla. Bu özelliğiyle çiftçiler açısından çok kârlı bir seçenek olabiliyorlar.

Tacik Tarım Bilimleri Akademisi üyesi Şarafzon Rahimov “Hisarlar benzersiz bir ırk. Öncelikle ağırlıkları nedeniyle. Ayrıca bu koyunlar asla aynı yerde yayılmaz, dolayısıyla toprağın ekosistemini de geliştirirler” diyor.

Mera ararken 500 kilometre dolaşabiliyorlar ve bu sayede farklı mera alanları kendisini yenileyebiliyor.

Birleşmiş Milletler raporuna göre ülke topraklarının % 20’sinden fazlası tarım ve hayvancılık arazisi özelliğini kaybetti ve bu durum 18 milyon kişiyi etkiliyor.

800 bin kilometrekarelik alan, aşağı yukarı Türkiye’yle eşit.

Kurak topraklardan yükselen koz, kalp ve solunum hastalıklarına da yol açıyor.

Toprakları daha verimsiz hale gelirken, geçim kaynaklarını kaybeden çok sayıda çiftçi, ülke dışına göç ediyor.

Zorlu koşullarda yetiştirilebilen Hisar koyunları bu ortamda Tacikistan’da halkın büyük ilgisini çekiyor.

Irka adını veren Hisar Vadisi’ne uzanan yolun etrafındaki Tacik Cumhurbaşkanı Emomali Rahman’ı öven onlarca poster arasında, Hisar koyunlarının üç çeşidine ait altın renkli bir heykel var.

Bilim insanı ve yetiştirici İbrokhim Bobokalonov, başkent yakınlarındaki biyoteknoloji merkezinde, en büyük ve en kârlı koyunu yetiştirme umuduyla, en iyi genetik örnekleri topluyor.

Bobokalonov “Hisar koyununa talep sadece Tacikistan’da değil, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Azerbaycan, Çin ve ABD’de de büyüyor” diyor.

Hatta Hisar ırkı, bölgesel bir rekabeti de tetikledi.

Tacikistan, geçtiğimiz günlerde komşularını ırkı bozmakla ve daha da ağır koyunlar yetiştirmek için diğer yerel türlerle çiftleştirmekle suçladı.

Geçen yıl Kazakistan’daki bir tarım festivalinde 230 kiloluk bir Hisar koyunu Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi.

Kırgızistan’da da 210 kiloyu aşan koyunlar görüldü. Tacik yetiştiricilerse, yarışta öne geçmeye kararlı.

Bobokalanov, bacakları bağlı halde önündeki tartıda yatan koyunun önünde duruyor ve “Bu Mişa. Şu anda 152 kilo ve 15 bin dolar değerinde” diyor.

15 bin dolar Tacikistan’daki ortalama ücretle altı yılda kazanılabiliyor. Bobokalonov Mişa’yı önümdeki aylarda satmayı planlıyor.

“Umarım bu yazki yarışmaya kadar 220-230 kilo olacak. Sadece doğal ürünlerle, dopingsiz günde 800 gram alabilir” diyor.

2021’de Kazakistan’da bir Hisar koyunu 40 bin dolara satılmıştı.

Çiftçiler için Hisar ırkının kârlılığı çekici ama koyun aynı zamanda etinin tadı için de tercih ediliyor.

Koyun eti, Orta Asya mutfağının olmazsa olmazlarından.

Pazarda alışveriş yapan Umedjon Yuldaçev katılıyor.

“Bu koyun etiyle aklınıza gelen her türlü milli Tacik yemeğini yapabilirsiniz” diyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tacikistanda-hisar-koyunlari-karli-ve-dayanikli-bir-besi-hayvani/feed/ 0
Büyükbaş Hayvan Fiyatlarındaki Artış Üreticileri Zorluyor https://www.haber60.com.tr/buyukbas-hayvan-fiyatlarindaki-artis-ureticileri-zorluyor/ https://www.haber60.com.tr/buyukbas-hayvan-fiyatlarindaki-artis-ureticileri-zorluyor/#respond Mon, 22 Apr 2024 07:42:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28749 (ANKARA) –CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Tulumtaş köyünde büyükbaş hayvan üreticisi Ertuğrul Koç’u ziyaret etti. Koç ile büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarındaki artış ve üreticilerin yaşadıkları sorunları konuşan Gürer, 2023 yılı Kurban Bayramı’nda en yüksek büyükbaş hayvan fiyatı 80 bin TL iken, bu yıl büyükbaş kurbanlıkların en düşüğünün 110 bin TL’den başlayacağını belirti.

CHP’li Gürer, “Kurban Bayramı yaklaşıyor, büyükbaş hayvanlarda da kurbanlık satışları başladı. Kurban fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’e yakın artış göstermiş bulunuyor. Bir yıl içinde özellikle yemdeki artış, ahır giderleri, aşılar ve veteriner giderleri artış hayvan fiyatlarını katladı” dedi.

Üretici Ertuğrul Koç da “750 kilo bir tosun 210 bin liraya satıyoruz. Geçen yıl bu hayvan 95-100 bin liraydı. Geçen yıl yemin çuvalı 250 liraydı, şimdi 600 lira oldu. Geçen yıl bakıcı aylığı 15 bin liraydı, şimdi 30 bin lira oldu. Geçen yıl ilaç 150 liraydı, bu yıl 350 lira oldu. Yani, ilaç arttı, yem arttı, ahır gideri arttı, işçilik arttı, veteriner masrafları arttı ve bu yüzde 100’lük artış hayvan maliyetine yansıdı” diye konuştu.

“TULUMTAŞ’TA HAYVANCILIK YAPAN İKİ KİŞİ KALDI”

Gürer, hayvancılık yapan küçük aile tipi işletmelerde çok ahırın boş olduğunu yerinde gidip gördüğünü ifade etmesi üzerine üretici Ertuğrul Koç, “Ben 40 senedir bu işle uğraşıyorum. Bizim köyde benimle beraber bir kişi var, diğerleri sattılar hayvanlarını. Tulumtaş’ta hayvancılık yapan iki kişi kaldı köyde. 30 hane vardı, hepsi hayvancılık yapıyordu, herkes de hayvan vardı. Şimdi iki kişi de kaldı, çünkü bu işi sürdürmek çok zorlaştı. Yükünü çekmek isteyen azaldı. Yem giderleri pahalı, işçilik giderleri pahalı. Bu işi yapmak isteyen böyle giderse kalmayacak” dedi.

Gürer, “Büyükbaş hayvanlarda yetişkinlerin fiyatları 210 bin TL’yi buluyor. Geçen yıl 80 bin liraya kadar büyükbaş kurbanlık vardı, bu yıl ise katlamış” derken; üretici Ertuğrul Koç, büyükbaşların bulunduğu bölümlerde hayvanları göstererek şöyle konuştu:

“Bu yıl danalar 110 bin liradan başlıyor. En ufak hayvan erkek tosun 110 bin lira. Büyükbaş hayvanlar kilosuna göre fiyat değişiyor. Ahırda kurbanlık hayvanlarımız bölüm bölüm ayırdık. Bir grup kurbanlık 140-150 bin lira, diğer bölümdekiler 135-140 bin lira. Holstein Simental, onlarda 120 bin lira. Geçen yıl bu hayvanların fiyatı 40-45 bin lira aralığındaydı. Farklı bölümde cinsine, kilosuna göre hayvanları müşteri daha iyi görsün diye ayrı ayrı koyduk. Geçen yıl 55 bin lira olan hayvan giderlerinden dolayı bu yıl 110 bin lirayı buldu. Bakım masrafı çok arttı. Besici olarak emeğimizi de katarak fiyat koysak bu rakamları da aşar. Piyasada bakın giderleri, her şey ikiye katladı. Geçen yıl 200 lira olan şey, bu yıl 400 lira oldu. Bu hayvan 450 kilo besili hayvan, erkek tosun yüzde 65 randıman verir. Yüzde 65 demek, 100 kiloda 65 kilosu et olur. Zayıf hayvan da yüzde 50’ye düşer, erkek hayvan yüzde 60-65 randıman yapar. 100 kilo gelen hayvanın en az 65 kilo eti olur.”

“KÖYLERİMİZİ KALKINDIRMALIYIZ Kİ TÜRKİYE’DE TARIM, HAYVANCILIK BİTMESİN”

Gürer, hayvancılıkta desteklerin artırılması ve planlı bir politikanın uygulanması, yemin sübvanse edilmesi gerektiğini söyledi. Besici Ertuğrul Koç, “Yemde destek var, yeme az bir destek veriyorlar, o da kurtarmıyor yani. O da az oluyor. Yemin sübvanse edilmesi lazım, yüzde 50 destek olması lazım, yüzde 10 veriyorlar” dedi.

Hayvancılıkta yaşanan sorunlara değinen Gürer, “Hayvancılık giderek sorunlu hale geliyor. Artık bu işi yapanların sayısı geçmişe göre çok azaldı. Tulumtaş köyünde 30 hanede hayvan vardı, şimdi iki hanede hayvan var. Hayvancılık yapanlar hayvancılıktan vazgeçiyor, elde kalan hayvanlarını da maliyeti yüksek olunca satmakta da zorlanıyor, kurban için bekliyorlar. Kurbandan sonra hayvanları satınca, yerine yenisini koymakta zorlanacaklar” diye konuştu.

Gürer’in, “İthal hayvan geliyor, bunun size faydası yok mu” sorusuna cevap veren besici Ertuğrul Koç, “O hayvanlar bizim beslediğimiz hayvanların et lezzetini vermiyor. Alıp bir süre bakıp beslemek gerekiyor da maliyetleri artırıyor” dedi.

CHP’li Gürer, “Ülkemiz besicisi en az altı ay beslediği büyükbaş hayvanın etinin tadıyla ithal gelen hayvanın etinin tadı da bir olmuyor. Yerli ırkımızı geliştirmeliyiz, kendi kaynaklarımıza dönmeliyiz. Bu anlamda besicilerimize ve süt inekçiliği yapanlara gerçekçi destekler vermeliyiz, köylerimizi kalkındırmalıyız ki Türkiye’de tarım bitmesin, hayvancılık bitmesin” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/buyukbas-hayvan-fiyatlarindaki-artis-ureticileri-zorluyor/feed/ 0
CHP Milletvekili: İktidar Uyuşturucu ile Mücadele İçin Hiçbir Şey Yapmıyor https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-iktidar-uyusturucu-ile-mucadele-icin-hicbir-sey-yapmiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-iktidar-uyusturucu-ile-mucadele-icin-hicbir-sey-yapmiyor/#respond Mon, 22 Apr 2024 00:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28730 (ANKARA) – CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın 2023 yılı faaliyet raporunu değerlendirdi. İlgezdi, “İktidarın uyuşturucu ile mücadele için hiçbir şey yapmadığı bu rakamlarla kanıtlanıyor. Vatandaşlarımız uyuşturucu batağına sürükleniyor” dedi.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın 2023 yılı faaliyet raporlarını değerlendiren CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “2023 yılında 251 bin 103 uyuşturucu olayı meydana geldi. Bir başka ifade ile 2023 yılında günde 688, saatte 28,5 uyuşturucu olayı yaşandı. Olaylarda 312 bin 148 kişi ise gözaltına alındı. Bu da günde 855 kişi, saate 35,5 kişinin uyuşturucu olayından gözaltına alındığını ifade ediyor. Son dört yılda 1 milyon 77 bin 148 kişi hakkında uyuşturucu ile ilgili suçlardan işlem yapıldı. İktidarın uyuşturucu ile mücadele için hiçbir şey yapmadığı bu rakamlarla kanıtlanıyor. Vatandaşlarımız uyuşturucu batağına sürükleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

“ÜLKEMİZE ADETA ZEHİR SAÇILMIŞ DURUMDA…”

“2023 yılında ele geçirilen uyuşturucu madde verileri dehşet verici boyutta” diyen İlgezdi, şu ifadeleri kullandı:

“2023 yılında 73 bin 507 kilo esrar, 142 milyon 708 bin 414 kök kenevir bitkisi, 16 milyon 964 bin 403 kök haşhaş bitkisi, 3 bin 73 kilo 317 gram eroin, bin 637 kilo 22 gram kokain ele geçirilmiş. Bitti mi, bitmedi. Ülkemize adeta zehir saçılmış durumda… 14 milyon 102 bin 448 adet sentetik ecza yakalanmış, günde 38 bin 637 sentetik ecza demek bu. Çocuk yaşa düşen uyuşturucu kullanımı geleceğimizi açık açık tehdit ederken, ülkemizi uyuşturucu cehennemine çeviren iktidar neyi amaçlamaktadır.”

SON 4 YILIN TABLOSU

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın “Türkiye Uyuşturucu Raporu Eğilimler ve Gelişmeler 2023” raporuna ilişkin İlgezdi, “bu rapordaki veriler ile Emniyet ve Jandarma’nın 2023 yılı verileri toplandığında tablo daha da ağırlaşıyor. 4 yılda 1 milyon 77 bin 148 kişi hakkında uyuşturucu ile ilgili suçlardan işlem yapılmış ve 4 yılda 872 bin 379 olay yaşanmış. 4 yılda toplam 32 bin 286 kiloya ulaşan Metamfetamin (MET) ele geçirildi. Yakalanan captagon hap miktarı Türkiye nüfusunun yarısına ulaşmış durumda. 4 yılda 52 bin 208 kilo eroin, 8 bin 738 kokain, 27 milyon 787 bin 794 adet ecstasy, uyuşturucu amaçlı yetiştirilen 116 milyon 669 bin 771 kök haşhaş bitkisi ve 442 milyon 948 bin 829 kök kenevir bitkisi ve 6 bin 825 kilo bonzai yakalandı. Bunlar kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan miktarlar. Peki ya ele geçirilemeyen uyuşturucu maddelerinin geleceğimizi karartmasını önlemek amacıyla ne yapılıyor, hiçbir şey” diye konuştu.

2023 YILINDA ELE GEÇİRİLEN UYUŞTURUCU MİKTARLARI

73 bin 507 kilo esrar

142 milyon 708 bin 414 kök kenevir bitkisi 16 milyon 964 bin 403 kök haşhaş bitkisi 3 bin 73 kilo 317 gram eroin 1637 kilo 22 gram kokain 4 milyon 23 bin 212 tane ecstasy 4 milyon 351 bin 262 adet captagon 1781 kilo 869 gram bonzai 19 bin 386 kilo 561 gram metamfetamin 14 milyon 102 bin 448 adet sentetik ecza

2020-2023 YILLARINDA ELE GEÇİRİLEN UYUŞTURUCU MİKTARLARI

32 bin 286 kilo Metamfetamin

44 milyon 962 bin 118 captagon 52 bin 208 kilo eroin 8 bin 738 kilo kokain

27 milyon 787 bin 794 adet ecstasy, 116 milyon 669 bin 771 kök haşhaş bitkisi

442 milyon 948 bin 829 kök kenevir bitkisi 6 bin 825 kilo bonzai

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-iktidar-uyusturucu-ile-mucadele-icin-hicbir-sey-yapmiyor/feed/ 0
NARKOÇELİK-11 Operasyonunda 608 Kilogram Kokain Ele Geçirildi https://www.haber60.com.tr/narkocelik-11-operasyonunda-608-kilogram-kokain-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/narkocelik-11-operasyonunda-608-kilogram-kokain-ele-gecirildi/#respond Thu, 11 Apr 2024 07:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27000 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, elebaşılığını Lübnan ve Venezuela uyruklu Danı Talal Awad Abushanap’ın yaptığı, uluslararası uyuşturucu madde organize suç örgütüne yönelik Kocaeli merkezli 3 ilde düzenlenen NARKOÇELİK-11 operasyonlarında toplam 608 kilogram kokain ve 827 kilo 500 gram uyuşturucu madde çoğaltımında kullanılan ara kimyasal madde ele geçirildiğini bildirdi. Operasyonlarda organize suç örgütü elebaşının da aralarında bulunduğu örgüt üyesi 4’ü yabancı uyruklu 13 şüphelinin yakalandığını belirten Yerlikaya, NARKOÇELİK-11 operasyonunda ele geçirilen kokain miktarının, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından Türkiye’de bir defada yakalanan üçüncü en büyük kokain miktarı olduğunu kaydetti.

İçişleri Bakanı Yerlikaya, resmi X hesabından yaptığı açıklamada, Kocaeli merkezli 3 ilde düzenlenen NARKOÇELİK-11 operasyonuna ilişkin bilgi verdi.

“TÜRKİYE’DE BİR DEFADA YAKALANAN ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK KOKAEN MİKTARI”

Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:

“Kocaeli merkezli 3 ilde elebaşılığını Lübnan ve Venezuela uyruklu olan Danı Talal Awad Abushanap’ın yaptığı uluslararası uyuşturucu madde organize suç örgütüne yönelik düzenlenen ‘NARKOÇELİK-11’ operasyonlarında toplamda 608 Kilogram Kokain ve 827 kilo 500 gram uyuşturucu madde çoğaltımında kullanılan ara kimyasal madde ele geçirildi.

Operasyonlarda organize suç örgütü elebaşının da aralarında bulunduğu örgüt üyesi 4’ü yabancı uyruklu 13 şüpheli yakalandı. NARKOÇELİK-11 operasyonunda yakalanan kokain miktarı, EGM tarafından Türkiye’de bir defada yakalanan ‘3. en büyük kokain miktarı’ oldu.

Aziz Milletimizin bilmesini isterim ki; ister ulusal, ister uluslararası olsun zehir tacirlerine, organize suç örgütlerine ve çetelere göz açtırmayacağız. Organize suç örgütlerine karşı operasyonlarımız şafak sökerken de gün batarken de kararlılıkla devam edecek.

Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı, EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde; Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce uyuşturucu madde ticaretinin engellenmesine yönelik yapılan çalışmalar sonucu; Kocaeli, Antalya ve Tekirdağ Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince düzenlenen operasyonlarda organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; temin ettikleri kimyevi maddeleri Tekirdağ’ın Saray ilçesi kırsalında bir bağ evine depoladıkları, örgüt üyelerinin depoladıkları kimyevi maddeleri Antalya’ya sevk ettikleri, Antalya, Döşemealtı ilçesinde bulunan bağ evlerinde gübreye emdirilmiş olan kokain maddesini ayrıştırma ve çoğaltma faaliyetlerinde bulundukları ve çoğalttıkları uyuşturucu maddenin bir miktarını piyasaya sürmek amacıyla harekete geçtikleri tespit edildi.

Operasyonlar sonucu; 579 kilo 300 gram likit halde kokain, 7 kilo 790 gram kokain (7 paket halinde preslenmiş olarak), 20 kilo 500 gram gübreye emdirilmiş halde kokain, 625 gr kokain maddesi, 827 kilo 500 gram uyuşturucu madde çoğaltımında kullanılan ara kimyasal maddeler, 1 adet uyuşturucu preslemede kullanılan pres makinesi, 8 adet kokain maddesinin preslemesinde kullanılan baskı kalıpları, 1 adet hassas terazi, 1 adet pompalı adet tüfek, uyuşturucu madde ayrıştırmada ve çoğaltımında kullanılan çeşitli aparatlara el konuldu.

Körfez Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve operasyonları bayram günü gerçekleştiren kahraman polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/narkocelik-11-operasyonunda-608-kilogram-kokain-ele-gecirildi/feed/ 0
Tarlada çalışırken başladığı para halterde Avrupa şampiyonu olan Besra Duman, 2024 Paris Paralimpik Oyunları’na katılma hakkı elde etti https://www.haber60.com.tr/tarlada-calisirken-basladigi-para-halterde-avrupa-sampiyonu-olan-besra-duman-2024-paris-paralimpik-oyunlarina-katilma-hakki-elde-etti/ https://www.haber60.com.tr/tarlada-calisirken-basladigi-para-halterde-avrupa-sampiyonu-olan-besra-duman-2024-paris-paralimpik-oyunlarina-katilma-hakki-elde-etti/#respond Sat, 30 Mar 2024 08:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25186 Tarlada çalışırken bir hocasının tavsiyesiyle başladığı para halterde Avrupa şampiyonu olan 23 yaşındaki Besra Duman, kendisinin iki katı kilodaki ağırlıkları kaldırıyor. 2024 Paris Paralimpik Olimpiyat Oyunları’na katılım hakkı elde eden Besra, “Olimpiyatlarda hedefim ilk 3’e girmek. Altın madalyayı da alabilirsem çok mutlu olacağım. Elimden geleni yapacağım” dedi.

Konya’da yaşayan ve aslen Şanlıurfalı olan 23 yaşındaki milli sporcu Besra Duman, doğuştan boyu kısa olmasına rağmen, kendisinin iki katı kilodaki ağırlıkları kaldırıyor. 11 yaşında başladığı para halter sporunda 12 yılı deviren Besra, uluslararası turnuvalarda birçok başarı elde etti. En son katıldığı Mısır’da düzenlenen Para Halter Dünya Kupası’nda 55 kiloda altın madalya kazanarak, 2024 Paris Paralimpik Olimpiyat Oyunları’na da katılma hakkı elde eden milli sporcu, ülkesini en iyi şekilde temsil ederek altın madalya kazanmak istiyor. Spora başlamadan önce tarlada çalışan Duman, spora başlamanın kendi hayatı için inanılmaz olduğunu ifade etti.

“Para halter sporunda bir çok başarı elde ettim”

12 yıldır para halter sporu ile uğraştığını belirten Besra Duman, “İlk derecem 2018 yılında dünya üçüncülüğünden geldi. 2021 yılında olimpiyatlar oldu, olimpiyatlarda madalyamı aldım. Burada kazandığım ilk olimpiyat madalyam oldu. Sonrasında ardı kesilmedi, Dünya üçüncülüğüm, Avrupa ikinciliğim ve Avrupa şampiyonluklarım art arda geldi” şeklinde konuştu.

“İlk başta kaldırdığım 70 kilo oldu”

Spora başlama serüvenini anlatan Duman, “Bir hocamın tavsiyesi üzerine başladım. Halterin ne olduğunu daha önceden bilmiyordum. Hocam bana ‘Bu sporu yapmak ister misin?’ diye sordu. Ben de kendisine ‘Hocam ben halterin ne olduğunu bilmiyorum’ dedim. ‘Gel kızım bir göstereyim belki yapmak istersin, istemezsen sana kalmış’ dedi. Denedim, ilk başta kaldırdığım 70 kilo oldu. Bu da onun için büyük bir derece oldu. O zamanki kilomla bu kilom bir değil o zaman 39 kilo geliyorum ve 70 kilo kaldırıyordum. Hocanın beğenmesiyle bu spora başladım” diye konuştu.

“2024’te inşallah olimpiyatlara katılacağım”

Dubai ve Mısır’da aldığı dereceleri anlatan milli sporcu, “Dubai’de yarıştım. Art arda yarışmalarım oldu. Dubai’de 110, 115 ve 120 kilo kaldırarak dünya üçüncüsü oldum. Aynı zamanda 1 hafta sonra Mısır’a gittim. Mısır’da 110, 113 ve 115 kilo kaldırdım. Mısır’da fazla zorlamamıza gerek yoktu çünkü oraya gidip derdimiz kota almaktı. Çünkü bundan sonra alacağımız başarı, başarı olacaktır. Tabii 2024’te inşallah olimpiyatlara katılacağım” ifadelerini kullandı.

Besra Duman, olimpiyatlarda hedefinin ilk 3’e girmek olduğunu da belirterek, “Altın madalyayı da alabilirsem çok mutlu olacağım. Elimden geleni yapacağım. Altın madalya önceliğim ama ilk 3’te garanti olmak istiyorum” dedi.

“Spora başlamadan önce tarladan çalışıyordum”

Spor sayesinde hayatındaki neredeyse her şeyin değiştiğini anlatan Besra Duman, “Spor sayesinde hayatımda a’dan z’ye her şeyim değişti. Bu spora başlamadan önce tarladan çalışıyordum. Yani şu aklımda vardı; bu spora başlamasaydım diyorum acaba nerede olurdum? Çünkü ben tarlada çalışırken havuç, turp, meyve gibi işler yaparken bu spora başlamam inanılmaz diyebilirim” sözlerini kaydetti.

“Evde kalmanıza gerek yok, dışarı çıkıp bir spora başlamanızı öneriyorum”

Kendisi gibi engeli olanlara ve gençlere tavsiyelerde bulunan Besra Duman, “Gençlerin spor yapmasını çok istiyorum. Çünkü gerçekten Türkiye genelinde spor yapan bireyler olarak çok azız. Yani spor salonları olsun, yaptığımız bir aktivite, sporumuz olsun. Yabancı devletlere baktığımızda bizden biraz biraz daha öndeler. Bizim bunun için biraz yetersiz olduğumuzu düşünüyorum. Engelliler için de şunu söylemek istiyorum. Ben de ortopedik olarak engelli bir bireyim, onlara söylemek istediğim; evde kalmanıza gerek yok, dışarı çıkıp bir spora başlamanızı öneriyorum” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarlada-calisirken-basladigi-para-halterde-avrupa-sampiyonu-olan-besra-duman-2024-paris-paralimpik-oyunlarina-katilma-hakki-elde-etti/feed/ 0
Bursa’da 2 Yılda 94 Kilo Veren Servis Şoförü https://www.haber60.com.tr/bursada-2-yilda-94-kilo-veren-servis-soforu/ https://www.haber60.com.tr/bursada-2-yilda-94-kilo-veren-servis-soforu/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22158 Bursa’da 2 yılda tam 94 kilo veren 39 yaşındaki servis şoförünü görenler tanıyamıyor. Geçirdiği obezite ameliyatı sonrası 186 kilodan 92 kiloya düşmeyi başaran Rahmi Güler, “Neredeyse içimden bir ben daha çıktı. En büyük beden kıyafetler bile olmuyordu. Şimdi gördüklerine inanmayıp bana benden selam gönderen bile oluyor” dedi.

Bursa’da servis şoförlüğü yapan evli ve 2 çocuk babası Rahmi Güler, 186 kiloya ulaşıp nefes almakta bile zorlanmaya başlayınca ‘artık yeter’ diyerek, bir an önce kilo vermek için arayışa girdi. En büyük beden kıyafetlerin bile içine giremeyen, çalıştığı servis minibüsüne inip binmekte zorlanan, hayat konforu neredeyse kalmayan Güler, aşırı kilolarından kurtulmak için 28 Ekim 2021 tarihinde obezite ameliyatı oldu. Yapılan başarılı operasyonla zayıflamaya başlayan Güler, 2 sene içinde tam 94 kilo verip 186 kilodan 92 kiloya kadar düşmeyi başardı.

“Görenler tanımıyor, bana benden selam gönderenler bile oluyor”

92 kiloya inmesiyle birlikte bir anda hayatının değiştiğini anlatan 39 yaşındaki Rahmi Güler, “Şimdilerde beni görenler tanıyamıyor. Rahmi nerede diyenler oluyor. Bana benimle selam gönderen bile oluyor. Ses var ama görüntü kalmadı” dedi.

186 kilo olduğu dönemde 100 metre yol bile yürüyemezken kilo verdikten sonra her gün 2 kilometre yürüdüğünü belirten Güler, “En kısa 100 metrelik yolu bile arabayla gidiyordum. Servis şoförlüğü yaptığım için hep oturarak çalışıyordum. Hiç yürümek istemiyordum. Kıyafet alamıyordum. Büyük beden satan mağazalara gidiyordum. Ama orada bile kendime bir şey bulamıyordum. O seviyeye gelmiştim. Şimdi her şeyi eşim alıyor. Getiriyor giyiyorum. Şimdi her yere yürüyerek gidiyorum. 1-2 kilometre bana mısın demiyor. 186 kiloydum şu an 92 kiloyum. Artık kilomu sabitledim. Yarım gitti. İçimden bir tane daha ben çıktı. Beni uzun zamandır görmeyen biri benden bana selam yolluyor. Arkadaşlarla konuşuyoruz ayrılacağımız zaman Rahmi’ye selam söyle diyenler oluyor. ‘Abi benim’ diyorum. ‘Yok, sen değilsin’ diyorlar. Uzun zamandır görüşüp şimdi tanımayan çok kişi var” diye konuştu.

Rahmi Güler’in 2 senede 186 kilodan 92 kiloya düşmesinde büyük katkısı olan obezite ameliyatını gerçekleştiren Medicana Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ersoy Taşpınar, “Hasta bize ilk başvurduğunda hem sosyal hayatı, hem sağlık yönünden sıkıntılar çektiğini ifade etti. Sağlık sorunları artık baş göstermeye başlamıştı. Kendisiyle konuştuk ve obezite ameliyatı yapmaya karar verdik. En istikrarlı hastalarımızdan oldu. Toplam 94 kilo verdi. 2 yıl geçmesine rağmen kilosunu da koruyor. Kontrollerine düzenli olarak geliyor. Şu an gayet sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor. Sanki yeniden hayata başlamış gibi. Rahmi bey, bu işin nasıl başarılabileceğinin en somut göstergesi” diye konuştu.

Fazla kilolu olarak yaşamanın ameliyattan daha riskli olduğunu belirten Op. Dr. Taşpınar, “Kilo vermekte zorlanan kişiler için obezite ameliyatı her zaman alternatif çözümdür. Tabii ki diyet, spor yapmak gibi ameliyatsız yöntemler her zaman önceliklidir. Ama bunları yapmasına rağmen kilo veremeyen bir grup var. O grup için Rahmi bey iyi bir örnek” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-2-yilda-94-kilo-veren-servis-soforu/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den Emeklilere Destek Çağrısı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-emeklilere-destek-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-emeklilere-destek-cagrisi/#respond Wed, 28 Feb 2024 00:57:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12820 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Emekliye hiç olmazsa bu seneyi çıkaracak, rahat nefes aldıracak, ulaşımda da kullanacağı, bütünleşik bir emekli kart uygulaması getirelim. Biz bununla ilgili üzerimize ne düşerse bu desteği vermeye hazırız.” dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Toplum Yararına Programlar (TYP) uygulanmasında görev alan yaklaşık 57 bin vatandaşın sözleşmesinin sona ermek üzere olduğunu söyledi. Geçmişte kadro sözü de verilen TYP’lilerle ilgili yasal düzenlemeye destek vermeye hazır olduklarını bildiren Özel, TYP uygulamasından yararlanan vatandaşların mücadelesinin sonuna kadar yanında olduklarını belirtti.

Türkiye Fırıncılar Federasyonunca açıklanan ramazan pidesi fiyatına değinen Özel, ramazan pidesinin gramajının düşürülüp fiyatının da 15 liraya çıkarıldığını, böylece pideye enflasyonun üzerinde zam yapıldığını ifade etti.

Ankara’da Et ve Süt Kurumu önünde oluşan kuyruğu herkesin gördüğünü vurgulayan Özel, “Buradaki insanlar çocuklarının boğazından bir tutam kıyma geçsin diye, yapılan yemekte biraz et koksun diye sabahın köründe o mücadeleyi veriyorlar. Bunların tamamına yakını ya emekli ya işsiz.” diye konuştu.

Emekliye verilen bayram ikramiyesini ilk kez partisinin gündeme getirdiğine dikkati çeken Özel, gelinen aşamada hükümetin onca hesap kitap yaptıktan sonra emekliye bayram ikramiyesi olarak 3 bin lira verdiğini anımsattı.

Emekliye bayram ikramiyesi ilk verildiğindeki 1000 lira ile 24 kilo kıyma alınırken bugün 3 bin lira ile 6 kilo kıyma alınabildiğine işaret eden Özel, “Eğer bizim dediğimiz gibi olsa, bayram ikramiyesi 17 bin lira olacak, şimdi 3 bin lira. İkramiye 17 bin lira olsa emekli 35 kilo kıyma alacak. Emekli bugün 6 kilo kıyma alabiliyor. 18 kilosu sofrasından çalınmış.” ifadesini kullandı.

“1 Nisan sonrası bir çatı altında toplayacağız”

Emeklinin durumunu takip etmeyi sürdüreceklerini aktaran Özel, partisinin belediye başkanlarının emeklilere yönelik çalışmalarını, 1 Nisan’dan sonra tek çatı altında toplamayı planladıklarını dile getirdi.

Emekliler için bir kart çıkarma teklifinde bulunan Özel, şöyle devam etti:

“Bugün AK Parti iktidarının verdiği 3 bin liranın 2 katını ihtiyaç sahibi emekliye Mansur Başkan, Ankara Kart ile veriyor. Yetmiyor, 500 lira doğal gaz parası yatırıyor, yetmiyor 1 kilo da istediği kasaptan almak üzere et parası yatırıyor. Bugün bu uygulamalar ortadayken AKP pidenin gramajından çalmakla, 5 bin lira söz verdiğini 3 bin lira yapmakla meşgul. Buradan bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu kartı emekli kartına çevirelim.

Buradan bir çağrıda bulunuyoruz. Meclis’i yarın akşam üstü kapatıp, kaçmak istiyorlar. Gelin 3 gün daha çalışalım. Bir emekli kart çıkaralım. Emekli karta almaları gerekeni, hak ettikleri farkı yükleyelim. Bu milletin Meclis’i emeklisinin halinden anlar. Hiç olmazsa 15 günde bir kilo et, kıyma alacak parayı yükleyelim. Doğal gaz indirimini yükleyelim, elektrik faturasında indirim yükleyelim. Belediyelerin verdiği hizmetlerde de geçecek bir kart yapalım. Emekliye hiç olmazsa bu seneyi çıkaracak, bir rahat nefes aldıracak, ulaşımda da kullanacağı, 65 yaş için, orada kimlik filan göstermek zorunda kalmayacağı bir bütünleşik emekli kart uygulaması getirelim. Biz bununla ilgili üzerimize ne düşerse bu desteği vermeye hazırız. Ama yeter ki bir emekli kart çıkaralım.”

İşsizlik Sigortası Fonu

İşsizlik Sigortası Fonu ile ilgili düzenlemeye değinen Özel, partisinin de her zaman desteklediği bu fonun hükümet eliyle kuşa çevrildiğini, perişan edildiğini anlattı.

Kuruluş kanununa göre fonda biriken paranın başka işte kullanılamayacağını belirten Özel, hükümetin yol yapımında bile buradaki parayı kullandığını ifade etti. Daha sonra bu fonun işverene de açıldığını dile getiren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gelinen noktada İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçiye ödenen para, 21,7 milyar lira. Yani fonun yüzde 18,5’i işçiye ödeniyor. Ama işverene verilen teşvik 78,5 milyar lira. Yani yüzde 67’si. Bir kumbara var. Kumbaraya kanun gereği yüzde 50 işveren, yüzde 25 işçi, yüzde 25 devlet para atıyor. Bu kumbarayı ikide bir kırıyorlar, içinden para alıyorlar. Bu paranın 18,5’ini işçiye, yüzde 67’sini işverene vermişler. İnanılmaz bir rakamla karşı karşıyayız. Kumbaraya paranın yüzde 50’sini işveren atarken, kumbaranın yüzde 67’sini almış. Böyle kanun olur mu? Peki bugün ne yapıyorlar? Kanun diyor ki İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken toplam kaynağın en fazla yüzde 30’u kullanılabilir. Bunu yüzde 50’ye çıkarıyorlar. Biz, işçinin kumbarasından işverene bir şey ödenmesine ilk günden beri karşı çıktık. Biz, İşsizlik Sigortası Fonu’nun sadece işçi işsiz kaldığında kullanılmasını istiyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu, işçi işsiz kaldığında kullanılacak. Orada para birikiyor diye el atıyorlar. Bunu kesinlikle doğru bulmuyoruz. Takipçisi olacağız. Bu düzenlemeyi de en kısa zamanda Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağız.”

“31 Mart’ta korkutanlar değil, korkmayanlar kazanacak”

Özgür Özel, demokrasi tarihine postmodern darbe olarak geçen 28 Şubat’ın yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, partisinin de kendisinin de her zaman demokrasinin yanında durduğunu, ilk andan beri gerekli tepkiyi gösterdiklerini ifade etti.

Özel, “Askeri vesayet kalktı diyorlar. Askeri vesayet iktidar üzerinde değil ama muhalefet üzerinde yaptığı açıklamalar ve tartışmalarla sürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

28 Şubat davasından cezaevinde bulunanların bir çoğunun yaşlı ve hasta olduğunu ifade eden Özel, bu kişiler hakkında Cumhurbaşkanının af yetkisini kullanmasını istedi. Özel, “Eğer şu kadarcık vicdan, ahlak, devlet adamlığı varsa yarın bu insanlarla ilgili af yetkini kullanır, bu ayıbı bitirirsin. Bu ayıbı bitirmezsen her zaman söylüyorum teyit edersin ki şuranda senin kalp yok, bir taş var.” dedi.

Özgür Özel, “31 Mart’ta korkutanlar değil, korkmayanlar kazanacak. 31 Mart’ta ötekileştirenler değil, ötekinin hakkının kendi hakkı gibi savunanlar kazanacak. 31 Mart’ta toplumun yarısını şeytanlaştıranlar değil, kardeş gibi hepsini kucaklayanlar kazanacak. Toplumun tamamına sahip çıkanlar kazanacak. 31 Mart’ta Türkiye kazanacak, Türkiye İttifakı kazanacak.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozelden-emeklilere-destek-cagrisi/feed/ 0
Kebap Ustası Vatandaşın Alım Gücüne Dikkat Çekiyor https://www.haber60.com.tr/kebap-ustasi-vatandasin-alim-gucune-dikkat-cekiyor/ https://www.haber60.com.tr/kebap-ustasi-vatandasin-alim-gucune-dikkat-cekiyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:15:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10080

SEYFİ ÇELİKKAYA

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde kebap ustası Arif Hoşgör, vatandaşın alım gücünün azalması nedeniyle 500-600 lira olan kelle ve iskele kebabını yarı fiyatına sattığını söyledi. Hoşgör, “Vatandaşımız et yesin, tavuk zaten alma gücü insanlarda kalmadı. Tavuk kemiği satılıyor bizim tavukçuda, ‘tavuk kemiği bulunur’ diye. Ben vicdanen rahatsız oluyorum. Eti alıyoruz, aldığımız fiyata da geri satıyoruz. Bizde kar amacı yok” dedi.

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde önce sokakta, şimdi ise açtığı iş yerinde kelle ve iskele kebap satan Arif Hoşgör, vatandaşın et yemesi için kar marjından fedakarlık edip piyasanın yarı fiyatına satttığını söyledi. Hoşgör, şöyle konuştu:

“PORSİYONLARI AŞIRI FAZLA TUTUYORUM”

“35 yıldır bu işin içindeyim. Sadece kelle satıyordum, dışarıda sokakta kelle satıyordum. Baba mesleği kasaplık, ben kasabım normalde. Bütün kasaplar da beni tanır. Ben kasap açmak istemedim, sermayem de yoktu. Ufak böyle beş masalı kelle yeme yeri açmıştım. Sonra bu iskele kebabını özel yapıyordum, 10 kilo istiyorlardı, tepsiyle yapıyordum, ufak bir cüzi kar alıyordum. Çoğunlukla kelle yiyen müşterilerim ‘başka bir yiyecek yok mu?’ deyince ben bunu bir deneyeyim dedim. Deneme amaçlı yapmıştım, o da tuttu, sevdiler halkımız da. Biraz da porsiyonları aşırı fazla tutuyorum, iyi tutuyorum. İkinci isteyen olmadı daha çok şükür, iki senedir. Onun için ucuz veriyorum. Halkın gücü zaten belirli, bura küçük bir ilçe.

“KONYA’DA 3 BİN LİRA. DENİZLİ’DE 2 BİN LİRA. BENİM BURADA KİLOSU HEMEN HEMEN 700 LİRAYA GELMİYOR”

Halkın alım gücü biraz daraldığı için, ister istemez et fiyatları da aşırı arttığı için bu işi nasıl yaparız? İnsanlara eti nasıl yediririz dedik. Biz dedik ki; kar beklemiyoruz bundan. Elli porsiyondan bize beş porsiyon kalıyor, ona da elhamdülillah bereket versin diyoruz, geriye çekiliyoruz. Ama halkımız da ete doyuyor bu ara. Şu anda işlerimiz çok güzel. Cumartesi pazar açmıyoruz, ama şu anda açıyoruz, halkımızın yoğun ilgisinden dolayı. Şu ikisi bende bir porsiyon, şöylece bir porsiyon, normalde yarım kiloya denk geliyor. Yani bunu bir yiyen bir insan doyuyor, kesinlikle ikinci defaya yemiyor. Piyasada bunun kilosu 3 bin liraya da var, Konya’da 3 bin lira. Denizli’de 2 bin lira. Benim burada kilosu hemen hemen 600-700-800 liraya gelmiyor. Tartmadım ben, belki üç porsiyonu bir kilo gelir, belki dört tanesi. Önemli değil benim için. Ben de porsiyon 225 lira, yanında ekmeği, salatası, her şeyi içinde. İçecekle 250 liraya falan mal oluyor. Kelle de 225 lira. Kellemiz de kendi kırılır, nar gibidir, tertemizdir, mis gibidir. Biz kelle olursa satıyoruz, kelle olmazsa satmıyoruz. Biz de dolaba koyup dondurayım, şoka sokayım diye bir olay yok. Bizde sadece bugün kesim varsa o gün kelleyi alıyoruz. Ertesi gün satıyoruz. Başka yok. Hafta sonlarında günlük 25 kelle, 25 kilo et satıyoruz. Hafta içleri de 40-45 kilo et satıyoruz. Bazen de bir kelleyi üç kişi yiyen de var. Adam üç kişiyle geliyor, bir kelle yiyor, ne yapsın yani? Gücü ona yetiyor.”

“TAVUK KEMİĞİ SATILIYOR ARTIK, VİCDANEN RAHATSIZ OLUYORUM”

Vatandaşımız et yesin, tavuk zaten alma gücü insanlarda kalmadı. Kemik satılıyor artık, tavuk kemiği satılıyor bizim tavukçularda, ‘tavuk kemiği bulunur’ diye. Ben vicdanen rahatsız oluyorum. Eti alıyoruz, aldığımız fiyata da geri satıyoruz. Bizde kar amacı yok. Bizde çok az cüzi bir kar amacı var, Allah bereket versin diyoruz. Normal bir yevmiye gibi, öyle düşünün. Bizde tartı olayı yok. Tartımı normalde 90 gram, devletin bize sunduğu 90 gram, 100 gram arası kebap verilir diyor. 100 gramı nasıl vereyim? Küçücük bir parça, şunu ben nasıl vereyim? 200-300 liraya küçücük bir şey. Ben de diyorum ki; bunun yanına mesela şöyle vereyim 200 lira olsun diyorum. Amacım bu benim, fazla olsun, insanların karnı doysun. Dava bu. Bol bol yesinler, bol bol yesinler.”

“MARKETLERDE SATILAN KOLAJEN KEMİK SUYUDUR, ESAS KOLAJEN BUDUR”

Piyasada satılan kolajenin kemik suyu olduğunu aktaran Hoşgör, “Biz bundan bir kuruş para almıyoruz. 35 yıldır daha kuruş almadım almam da. Para getirene, tavuk, cücük, yumurta getirene hiç vermem. Ben hiç karşılığımı hiçbir şey yapmadım. Bu normalde üstteki kuyruk yağı, yemeklere konur, bu da kolajen. 35-40 kilo etten bu kadar. Marketlerde satılan kolajenler kemik suyu, esas kolajen budur. 700-800 gram çıkar çıkmaz, 40-50 kilo etten. Biz bunu, babamızın, anamızın hayrına, hastalara, kemik gelişimi olmayan çocuklara, hasta, kanser olanlara şifa niyetine, biz de bunun yanına bir ikram olaraktan veriyoruz” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/kebap-ustasi-vatandasin-alim-gucune-dikkat-cekiyor/feed/ 0 SMA Hastası Havvanur için Kampanya Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/sma-hastasi-havvanur-icin-kampanya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/sma-hastasi-havvanur-icin-kampanya-devam-ediyor/#respond Fri, 26 Jan 2024 07:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5062

BURSA’da SMA Tip-1 hastası Havvanur Koca (3) için 2,5 yıl önce başlatılan valilik onaylı kampanyada gerekli paranın yüzde 63’lük bölümü toplandı. Kızının ilacı kullanabilmesi için kilo almaması gerektiğini belirten Nurcan Koca (28), “İçimi en çok acıtan şey; şu an evladımı aç bırakıyorum. Havvanur, şu an 12,5 kilogram. Bu ilacın kilo sınırı da 13,5 kilogram. Eğer Havvanur 13,5 kilogram olursa ilacı alamayacak ve ilaç alma hakkını kaybedecek. Hiçbir şekilde evladımın sesini duyuramıyorum” dedi.

Bursa’da yaşayan Nurcan Koca ile Aslan Koca (34), 2018 yılında evlendi. 3 çocuğu olan Koca ailesi, Mart 2021’de dünyaya gelen en küçük kızları Havvanur’un hareketsiz olmasından şüphelenince hastaneye götürdü. Kontrol ve tetkikler sonucunda 2 aylık Havvanur’a Spinal Musküler Atrofi (SMA) Tip-1 teşhisi konuldu. 9 aylık olduğunda yoğun bakıma alınıp, taburcu edildikten sonraki 2 aylık süreçte fenalaşıp, 5 kez hastaneye kaldırılan Havvanur için Bursa Valiliği’nden alınan izinle yardım kampanyası başlatıldı.

KAMPANYA YÜZDE 63’E ULAŞTI

Koca ailesi, valilik izinlerinin ardından Havvanur’un tedavisi için gerekli olan 1 milyon 880 bin doları biriktirebilmek için çeşitli kampanyalar yürüttü. Okullara zarf bırakıp, kermes düzenleyen, sosyal medyada paylaşım yapıp, kurdukları stantlarla kızları için bağış toplayan aile, gerekli olan miktarın yüzde 63’üne ulaştı.

“Kızımın hastalığını öğrenince dünyam yıkıldı” diyen Nurcan Koca, yaşadıklarını anlattı:

“2 aylıkken SMA hastası olduğunu öğrendik. Havvanur’un hareketsizliği vardı. Sadece göz temasları vardı. Benim evladım hiçbir şekilde hareket edemiyordu. Hastaneye getirdik, götürdük. Araştırana kadar 2 aylıkken tanısı konuldu. İlaç maalesef dolar bazında alınıyor. Fiyatı çok yüksek. Tek başımıza bir aile olarak asla başaramayız. Herkesten destek bekliyoruz. Evladımı kaybedeceğim diye çok korkuyorum. Onun bir dakikası, bir dakikasını tutmuyor. Bir bakıyorsunuz çok iyi, bir bakıyorsunuz çok kötü.”

‘BAZEN MAMA BİLE VEREMİYORUM’

Tedavi için kilo sınırı olduğunu, bu nedenle kızını aç bıraktığını ifade eden Koca, “İçimi en çok acıtan şey; şu an evladımı aç bırakıyorum. Havvanur, şu an 12,5 kilogram. Bu ilacın kilo sınırı da 13,5 kilogram. Eğer Havvanur 13,5 kilogram olursa ilacı alamayacak ve ilaç alma hakkını kaybedecek. O yüzden Havvanur’u aç bırakıyoruz. Mamadan daha çok su veriyoruz. Zaten şu an 3 saatte bir besliyorum. Bazen mama bile veremiyorum. Çünkü evladım o kiloyu alırsa ilacını alamayacak. Kampanyamız 2,5 senedir devam ediyor. Kampanyamız tamamen valilik onaylı. 2,5 senedir sadece yüzde 63’e varabildik. Hiçbir şekilde evladımın sesini duyuramıyorum. Evladıma bir şey olacak diye çok korkuyorum ve her gün o korku ile uyanıp, kalkıyorum” dedi.

‘KIZIMI PARKA GÖTÜRMEK İSTİYORUM’

En büyük hayalinin 3 kızı ile dışarı çıkıp, gezmek olduğunu söyleyen Nurcan Koca, “Şu an dört duvar arasındayız. Şu an kapıya çıkıp, bir çöp bile atamıyorum. Bir şey olacak diye evladımın yanından ayrılamıyorum. 10 ton makineye bağlı. Artık o makinelerden kurtulmak istiyoruz, her yere gitmek istiyoruz. Kızımı parklara götürmek istiyorum. Kızıma ayakkabı ve oyuncak almak istiyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sma-hastasi-havvanur-icin-kampanya-devam-ediyor/feed/ 0
Sağlık Bakanlığı Obezite Merkezi 580 Kişiyi Zayıflattı https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligi-obezite-merkezi-580-kisiyi-zayiflatti/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligi-obezite-merkezi-580-kisiyi-zayiflatti/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:21:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4434 Sağlık Bakanlığı 29 Mayıs Devlet Hastanesi bünyesindeki Obezite Merkezi, kurulduğu 2019’dan bugüne 580 kişiyi dengeli beslenme, egzersiz ve eğitimlerle 1,5 tonun üzerinde zayıflattı.

Türkiye’nin dört bir yanındaki devlet hastanelerinde ücretsiz hizmet sunan Obezite Merkezleri, ciddi kilo problemi yaşayan kişilerin fazla ağırlıklarından sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarını kazanarak kurtulmalarını sağlıyor.

Bu merkezlerden biri de Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinde yaklaşık 5 yıldır hizmet veriyor.

Sorumlu hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistin görev aldığı merkeze başvuranlar, kendilerine özel hazırlanan beslenme, egzersiz programı ve eğitimlerle “doya doya” zayıflamanın, yaşam boyu uygulayacakları doğru beslenmenin inceliklerini öğreniyor.

Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olanlar başvurabiliyor

Merkezde yürütülen çalışmalara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Dahiliye Uzmanı Dr. İrem Alkan Tekeş, merkeze başvuran kişilerin öncelikle sağlık taramasına alındığını, bu sonuçlara göre bir tedavi ve beslenme planı oluşturulduğunu söyledi.

Bu planların diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist eşliğinde hazırlandığını, toplantılar ve eğitimlerle hastalarla bir araya geldiklerini anlatan Tekeş, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, eklem rahatsızlığı gibi birçok hastalığa yol açabilen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkati çekti.

Tekeş, merkezde vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişilere hizmet sunduklarını belirtti.

“Diyet listeleri vermiyoruz”

Obezite Merkezi Koordinatörü Zeynep Şen ise “Merkezimiz Nisan 2019’da açıldı. O tarihten bugüne 580 hastamıza hizmet sunduk ve toplamda 1,5 tonun üzerinde kilo verdiler. Şu anda da süreci devam eden 139 hastamız bulunuyor.” bilgisini paylaştı.

Merkezde kişiye özel programlar oluşturulduğunu, birebir görüşmelerin, haftalık takiplerin yapıldığını, ihtiyaç duyulduğunda bireysel terapilerin verildiğini dile getiren Şen, kişilerin sağlık kontrollerinin ardından 2 haftalık “bilinç değişimi” eğitimlerine alındığını, ardından da 4 haftalık beslenme programlarının uygulandığını anlattı.

Kilo kaybını takiben egzersiz programlarının da başlatıldığını aktaran Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hastalarımızın çoğuna burada ‘diyet listeleri’ vermiyoruz, bir kağıda bağlı kalarak ilerlemeleri yerine yaşam tarzı değişikliğini benimsemelerini istiyoruz. Oluşturduğumuz programlar da hastaların fiziksel, psikolojik, günlük aktivitesine göre belirleniyor. Merkezimize yoğun bir talep var, gerçekten ihtiyacı olan, obezitesi bulunan hastalara fayda sağlayabilmek için çabalıyoruz.

Çok güzel sonuçlar da aldık, bugüne kadar en fazla kilo veren hastamız, 71 kilo kaybetti. Ayrıca 38 kilo, 28 kilo veren danışanlarımız oldu. Bu bizlerin inancını da artırdı. Diyet listesi olmadan, motivasyonla, sağlıklı beslenme eğitimleriyle nelerin gerçekleşebileceğini gördük, hastalarımız için elimizden geleni yapmaya da devam edeceğiz.”

Beyin ameliyatları, felce rağmen pes etmedi

Obezite Merkezi sayesinde sağlıksız kilolarına “elveda” diyen 63 yaşındaki Günay Elalmış, “Merkez açıldığından beri buraya geliyorum. Başladığımda 100 kilonun üzerindeydim, 26 kilo verdim. Pandemide durmak zorunda kaldım, üstüne felç geçirince bir sene yatalak oldum, o süreçte biraz kilo aldım. Ama tekrar ayağa kalktığımda yeniden merkeze başladım, bu sefer de 16 kilo verdim.” dedi.

Elalmış, “Ben 7 kere beyin ameliyatı oldum, bacağımda platin var, felç geçirdim, bir sene yatalak kaldım. Ne olursa olsun merkezi bırakmadım, pes etmedim. Kendimi şu an çok iyi hissediyorum, buraya gelmek beni çok mutlu ediyor. Hastalığımı unuttum, yaşama dört elle sarıldım bu sayede.” diye konuştu.

Elalmış, sağlıksız kilolarından kurtulmak isteyenlere pes etmemeleri ve Obezite Merkezine başvurmaları tavsiyesinde bulundu.

“Evimizde düzenimiz değişti, sağlıklı yaşamı benimsedik”

Oğlunu zayıflatma düşüncesiyle Obezite Merkezine başlayan ama sonrasında kendi için buraya devam etmeye karar veren 64 yaşındaki Senem Öztaş da şunları kaydetti:

“Buraya 1,5 yıldır kızımla devam ediyorum. Ben 15, kızım 10 kilo verdi. Burası sayesinde evimizde yaşam düzenimiz değişti. Artık evdeki herkes sağlıklı yaşamı benimsedi. Yemek yapma tarzım, uyku düzenimiz tamamen değişti. Sağlığım elverdikçe buraya devam edeceğim. Kimse umutsuz olmasın, ben evden çıkamayan biriyken buraya geldiysem herkes gelir. Lütfen önce kendinize, sonra da bu merkezlere inanın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligi-obezite-merkezi-580-kisiyi-zayiflatti/feed/ 0