Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, Bloomberg HT’de yayınlanan Gündem Teknoloji Programında, dijital dönüşüm ve e-ihracat konularında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kileci, Türk sanayicisinin dijital dönüşümün önemini kavradığını, dijital dönüşüme büyük önem verdiğini ifade etti. Kileci, “Günümüzde e-ihracat tüm dünyanın olmazsa olmazlarından biri haline geldi. Türk sanayicisi, elinden geldiğince, gücünün yettiğince tüm yeniliklere uyum sağlamaya çalışıyor. Dijital dönüşümü gerçekleştiremeyen firmalar oyun dışı kalacaktır. Biz bu değişim ve dönüşüme daima dahil olmalıyız” dedi.
“Dijitalleşmeye karşı koymak mümkün değildir”
Devletin dijital dönüşümle ilgili önemli desteklerinin bulunduğunu vurgulayan Başkan Kileci, firmaları bu desteklerden yararlanmaya çağırdı. Kileci, dijital dönüşüm ve e-ihracatla ilgili, “Bundan sonraki süreçte veri çok önemli. Verilerin okunması, raporlanması, analiz edilmesi ve bu verilerden çıkan değerleri bundan sonraki üretim sürecine yansıtmak çok önemli olacaktır. Eski yöntemlerle yapılacak işler belli. Ama dijital dünyada bunun ucu açık. Her türlü raporlamayı, bilginin değerlendirmesini, geçmiş tecrübeleri daha iyi yapmak adına dijitalleşme bu işin en önemli mekanizmalarından bir tanesi. Dolayısıyla insanların dijitalleşmeye karşı koyma gibi bir lüksü, seçeneği yok. Siz global düzeyde işler yapmak istiyorsanız, şirketinizi, işinizi, ülkenizi daha iyi yerlere taşımak istiyorsanız değişime ayak uydurmanız gerek. Sanayicimiz de bu konuda son derece istekli” ifadelerini kullandı.
“Kilogram başına birim ihracat değerimiz 1,48 dolar”
Kileci, “İhracatta katma değeri sağlamak çok önemli. Nitelikli ihracat daha çok euro bölgesine yapılıyor. Kilogram başına birim ihracat değeri önemli bir veri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye olarak tüm dünyaya yaptığımız ihracatta, birim ihracat değerimiz geçen yıl 1,48 dolar idi. Bu yıl 1,43 dolara düştü. Euro bölgesine baktığımızda ise, bir önceki yıl 2,03 dolar iken bu yıl 1,81’e düştü. Ama bu düşüş, pazarlardaki daralma ile alakalı bir konu. Sıkılaşma, daralma, arz-talep dengesindeki değişikliklerle ilgili. Sadece bizim değil tüm dünyanın yaşadığı bir sorun. Bizim en çok etkilendiğimiz noktalardan bir tanesi de ihracat yaptığımız ülkelerdeki problemler. O problemler bizi de doğrudan etkiliyor” ifadelerine yer verdi.
“Katma değerli ürünlere yönelmeliyiz”
Katma değerli ürünlerine yönelmenin önemine değinen Kileci, “Genel ihracat birim değerinin artması için çok ciddi çalışmalar var. Katma değerli, sürdürülebilir, çevreci üretimler için önemli çalışmalar yapılıyor. Bunlar öyle kısa sürede yapılacak şeyler değil. Kısa, orta ve uzun vadeli programlar yapıyoruz. Verileri iyi analiz edip, geleceği buna göre planlamak gerek. Dünyada tüm pazarlarda daralma var. Tüketim alışkanlıkları, öncelikler ve tercihler değişti. Bunu iyi okumak gerek. Artık dünyada artık kimsenin önceliği lüks tüketim değil. Çünkü kaynaklar sınırlı. Her şeyi daha ekonomik daha kısıtlı şartlarda, ihtiyacımız kadar kullanmamız gerek” şeklinde konuştu.
“E-ticaret katlanarak büyüyor”
TİM Başkan Vekili Ahmet Fikret Kileci, ülke olarak e-ticarete, e-ihracata büyük önem verdiklerini de vurgularken bu konuda TİM, TOBB ve Bakanlık olarak birlikte hareket ettiklerini söyledi. Kileci, e-ihracatla ilgili, “2023 yılında e-ticaretimiz yüzde 115 artışla 1,85 trilyon Türk lirası oldu. Ama bu yıl sonuna kadar bu rakamın 3,4 trilyon lira olması bekleniyor. Geçen yılki rakamları yakalamış ve geçmiş durumdayız. İşlem adedi de 5,9 milyar adetten 6,7 milyar adete çıktı. Elektronik ticaret, elektronik ihracat hızla artarak, katlanarak devam edecek. Ülke olarak e-ihracatla ilgili çok önemli çalışmalarımız var. Devletin bu konuda ciddi destekleri var. Bu destekleri değerlendirmek gerek” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Kileci, ihracatın büyümeye katkısı, kamuda tasarruf paketi, sıkı para politikası, Haziran ayı ihracatındaki düşüş, finansman maliyetleri, kurların ihracata etkisi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ekonominin genel durumu ve geleceği ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Tasarruf her zaman yapılmalı”
TİM Başkan Vekili Kileci, tasarruf tedbirleri ile ilgili görüşlerini açıklarken, tasarrufun sadece zor zamanlarda değil her zaman yapılması ve yukarıdan aşağıya doğru uygulanması gerektiğine dikkat çekti. Başkan Kileci, “Tasarruf tedbirleri tüm dünyada uygulanan, olmazsa olmaz bir olgudur. Ancak tasarruf tedbirleri herkesi kapsamalı, genele yayılmalı ve aşağıdan yukarıya değil yukarıdan aşağıya doğru yapılmalı. Biz iş insanları olarak her zaman fedakarlık yapmaya hazırız. Ancak bu fedakarlık herkes tarafından yapılmalı. Fakat siz bu tasarrufu, sıkılaştırmayı sadece bir kesime uygularsanız birtakım dengesizlikler, problemler çıkar. Tasarruf sadece maddi konularda da olmamalı. Zamanımızı da ilişkilerimizi de doğru kullanmalıyız” dedi.
“Fedakarlığı tüm kesimlere yaymalıyız”
Kileci, “Sıkı para politikasının ilk 6 aylık periyodunu nasıl buldunuz?” sorusuna da şöyle yanıt verdi: “Uygulanan politika, öyle ya da böyle fayda gösteriyor. Sonuçları ortaya çıkıyor. Tüm dünyanın içinden geçtiği süreci atlatmak için her ülke kendi çapında sıkı para politikası uyguluyor. Biz de bu uygulamaların içinden geçiyoruz. Genişletici ve daraltıcı para ve maliye politikaları zaman zaman bir döngü içerisinde her ekonomide uygulanmaktadır. Elbette ilerleyen dönemde gevşemeler olacaktır, normalleşme adımları atılacaktır. Ancak yine altını çizmek gerekirse bu politikayı genele yaymak gerek, bu fedakarlığı sadece bir kesim, bir sektör yapmamalı. Fedakarlığı tüm kesimlere yayarsak bu süreci daha kolay atlatırız.”
“Dünyadaki değişimleri iyi okumalıyız”
Haziran ayı ihracatındaki düşüşün nedenlerini de açıklayan Kileci, “İhracatta ürün ve pazar çeşitliliğimiz çok fazla. Dünyada değişen dengeler, tüketim alışkanlıklarındaki değişikliklerle beraber bizim de satış modellerimiz değişiyor. Biz daha önce özellikle tekstil, hazır giyim ve lüks tüketim alanında iyi bir üreticiydik, iyi bir tedarikçiydik. ve dünyanın tüm kesimlerine satıyorduk. Ancak şu anki konjonktürde lüks tüketim yerini zorunlu malların tüketimine bıraktı. Ülke olarak bu üretimleri de yaptığımız için sektörler arasında belli kaymalar oluyor. Haziran ayı özel bir ay. Derinlemesine incelendiğinde birtakım eksiler var ama bunun da sebepleri var. Bir önceki aydaki çalışma gününün fazla olması, yaz tatilinin başlaması gibi sebepler var. Ama yine de Haziran ayı iyi geçmedi. Ama bir öncesinde de rekorlar kırıldı. Temmuz ayında tekrardan artıya geçeceğimizi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu süreçten karlı çıkarız”
Dünyadaki değişim ve gelişim sürecinin çok iyi analiz edilmesinin önemine de dikkat çeken Kileci, özellikle planlamaya vurgu yaptı. Şartların her gün değiştiği bir dünyada planların esnek olması gerektiğinin altını çizen Kileci, “Bu değişim sürecinde dünyadaki gelişmeleri çok iyi okumak gerekiyor. Bizim bundan sonraki süreçte de elbette kısa, orta ve uzun vadeli planlarımız olacak. Ancak bu planların her zaman kontrol edilerek, sık sık revize edilmesi gerekiyor. Çünkü şartlar her gün değişiyor. Bugün doğru bildiğiniz bir kararı, yarın tekrar gözden geçirip, revize etmeniz gerekebiliyor. Biz hayatımız boyunca bu coğrafyada hep zorluklarla iş yaptığımız için karşımıza çıkacak engellere karşı hazırlıklıyız, tecrübeliyiz. Bu anlamda gelişmiş ülkelere göre daha avantajlıyız. Doğru planlama ile doğru iş yapılırsa biz bu süreçten karlı çıkarız. Ancak sektörlerde ve pazarlarda mutlaka değişiklik olacak, bu değişikliği iyi okumak ve ona göre adım atmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Bu maliyetlerle uzun vadeli yatırımlar çok zor”
Finansmana ulaşımın zor olmadığını ancak finansman maliyetlerinin çok yüksek olduğunu belirten TİM Başkan Vekili Kileci, yüksek finansman maliyetlerinin özellikle uzun vadeli yatırımların önündeki en büyük engel olduğunu ifade etti. Kileci, yüksek finansman maliyetlerinin sürdürülebilir olmadığını söylerken, “Şu andaki modelle ancak günü kurtarabiliriz.” dedi. Uzun vadeli yatırımlarda çok iyi hesap-kitap yapılmasının gerekliliğini vurgulayan Kileci, “Uzun vadeli yatırımlarda çok iyi düşünmek gerek. Çünkü kaynaklar sınırlı, bu nedenle bugünkü şartlarda uzun vadeli yatırımlarda çok dikkatli, temkinli olmak gerekiyor. Ancak bugün şartlar bu, yarın hep böyle olmayacaktır. Bugünkü maliyetlerle yatırım yapmak çok ihtimal görünmüyor” ifadelerine yer verdi.
“İhracat, gelişmenin en önemli silahıdır”
Döviz kurlarında gelinen noktayı da değerlendiren Kileci, ihracatçının düşük kurdan kaynaklanan dezavantajının bir şekilde giderilmesi gerektiğini söyledi. Kileci, döviz kurlarının ihracatçıya yansıması ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Ocak ayında Dolar kuru 30 lira bandındaydı, şimdi 33 lira bandında bulunuyor. 6 Aylık enflasyon yüzde 25, kur artışı yüzde 10. Arada yüzde 15’lik bir makas var. Biz ihracatçılar her şeyimizi kura bağlamış değiliz. Ancak kur bizim için en önemli enstrümanlardan bir tanesi. Dolayısıyla da dış pazarlarda varlığımızı devam ettirmemiz için döviz kurlarının belirli bir düzeyde faiz ve enflasyonla birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Elbette yüksek kur ülke açısından doğru değildir. Bunu kimse istemez. Ancak ihracatçıyı da alaşağı edecek bir kur olmamalı. Farklı farklı destekler var. Başka ülkelerde yapılan uygulamalar var. Bunlar konuşulabilir. Çünkü ihracat gelişmişliğin en önemli silahıdır. Siz eğer aldığınızdan fazlasını satamıyorsanız uluslararası platformlarda istediğiniz noktaya gelmeniz zor olacaktır. Biz ihracatla büyümeyi hedefleyen bir ülkeyiz. O yüzden dış ticaret fazlası vermemiz refah seviyemiz için önemlidir. Dolayısıyla kur problemine çözüm bulunmalı. Biz illaki kur şuraya gelsin demiyoruz ama ihracatçının kurdan kaynaklanan zararları telafi edilmeli. Aksi halde bugüne kadarki pazarlarımızı, emeğimizi, alın terimizi, akıl terimizi bir şekilde kaybetme riski ile karşı karşıya kalırız.”
“Bölgemiz ikinci bir körfez haline gelecektir”
Güneydoğu Anadolu Bölge ekonomisini de değerlendiren Kileci, “Türkiye genelindeki fotoğrafın bir benzeri bizim bölgemizde de var. Bölgede birtakım sektörlerde ilerlemeler bir takım sektörlerde gerilemeler var. Ama bizim coğrafyamızda her zaman bir hareketlilik vardır. Komşu ülkelerde hep bir hareketlilik vardır. Bunların hepsi bizi etkiliyor. Biz deprem öncesi ihracat rakamlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Sonrasındaki süreçte kendimize yeni hedefler belirleyeceğiz. Depremde hasar gören yıkılan tesislerin yerine daha çevreci ve daha doğru yapılanmalarla sanayimizi yeniden inşa ediyoruz. Bölgemizin daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi çok önemli bir üretim üssüdür. Bir de bizim Amanos Tüneli Projemiz var. Bu tünel bizi çok heyecanlandırıyor. Çünkü tünelle birlikte İskenderun limanına ulaşmamız çok kolaylaşacak. Bundan sonraki süreçte Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi illerimiz ikinci bir Körfez olma yolunda ilerliyor. Buralarda çok önemli yatırımlar yapılacaktır. Özellikle yeniden yapılanma sürecindeki Ortadoğu’da bölgemizin çok önemli bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Bütün planlarımızı da bu doğrultuda hazırlıyoruz” diye konuştu.
Kileci, yılsonu büyüme beklentisi ile ilgili olarak da, “Yılsonunda yüzde 3,6 veya 3,7 gibi bir büyüme bekliyorum. Yüzde 4’ün üzerini hayal olarak, 3,5’un altını da hayal kırıklığı olarak görüyorum.” şeklinde değerlendirmede bulundu. – GAZİANTEP
]]>