Blinken, “son derece yanlış” olarak tanımladığı “tutuklama talebi” hakkında ilgili adım atmaya kararlı olduğunu söyledi.
Senato’da Cumhuriyetçilerin ICC yetkililerine yaptırım uygulanmasına yönelik yoğun bir çaba içerisinde olduğu biliniyor.
ABD mahkemeye üye değil ancak geçmişte ICC’nin Rus lider Vladimir Putin için tutuklama kararı istemesi gibi hamlelerin destekçisi konumundaydı.
ICC Başsavcısı Karim Khan, 20 Mayıs’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar hakkında savaş suçu işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkarılmasını istemişti.
Hakkında tutuklama emri çıkarılması istenen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, başsavcıyı “dünyadaki Yahudi karşıtı yangına benzin dökmekle” suçlamıştı.
‘Cumhuriyetçilerle birlikte çalışacağız’
ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde Cumhuriyetçilerin lideri konumundaki kıdemli senatör James Risch, “ICC’nin bağımsız, meşru ve demokratik hukuk sistemine sahip ülkelerin işlerine burnunu soktuğunu” savunarak, Blinken’ın ICC’ye yönelik bir adıma destek verip vermeyeceğini sordu.
Blinken, “Doğru yanıtın bulunması için partiler üstü bir zeminde sizlerle çalışmak istiyoruz. Bunu yapmaya kararlıyım” dedi ve yanlış bulduğu kararla ilgili adım atmaktan şüphe etmediğini söyledi.
ICC’nin kararına ABD Başkanı Joe Biden da tepki göstermiş, “Gazze’de İsrail’in soykırım suçu işlemediğini” savunmuştu.
Senato’da gündeme gelecek yasa, ICC yetkililerinin ABD’ye girişinin engellenmesi, ABD vizeleri varsa bunların iptali, ABD’de mülk edinmelerinin yasaklanması gibi yaptırımlar içerebilir.
Senato’da en az 37 senatörün bu tasarıya destek vereceği tahmin ediliyor.
ICC tarihinde bir ilk
ICC Başsavcısı Khan’ın tutuklama talebi, ICC tarihinde bir ilk; zira bundan önce haklarında tutuklama kararıyla gündeme gelen liderlerin hiçbiri başta ABD olmak üzere Batı’nın yakın müttefiki olarak görülmüyordu.
ICC 2011 yılında Libya lideri Muammer Kaddafi İçin “insanlığa karşı suç işlemek” iddiasıyla tutuklama emri çıkarmıştı.
Bundan önce de eski Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir hakkında işkence ve zorla yerinden etmeye kadar farklı suçlamalarla 2009 ve 2010’da olmak üzere iki ayrı tutuklama emri çıkarmıştı.
Başsavcı Khan, ICC’nin bundan yaklaşık bir yıl önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova için tutuklama emri çıkarmasında da benzer bir rol üstlenmişti.
İki ismin Ukrayna’dan ve işgal altındaki topraklardan Rusya’ya yasa dışı insan nakli ve sınır dışı etmelerden sorumlu olduğu iddia ediliyordu.
Bu kararı takip eden birkaç gün içinde Rusya, Khan ve üç ICC yargıcı hakkında soruşturma başlattı. Bundan aylar sonra ise ICC yetkilileri Rusya’da “aranan suçlular” listesine alındılar.
2020’de Donald Trump’ın başkan olduğu dönemde ABD, Afganistan’da Amerikan askerlerinin savaş suçu işlediği iddialarını soruşturan ICC yetkililerine yaptırım kararını açıklamıştı.
İskoçya’nın Edinburgh kentinde doğan Karim Khan uluslararası ceza hukuku ve insan hakları avukatı olarak 30 yılı aşkın mesleki deneyime sahip kıdemli bir avukat.
12 Şubat 2021’de ICC Başsavcısı olarak seçildi; 16 Haziran 2021’de yemin ederek görevine başladı.
]]>Pakistan’da Ulusal Meclis ve eyalet meclisleri için 8 Şubat’ta yapılan seçimlerin sonuçları gelmeye devam ediyor. Paylaşılan verilere göre 266 sandalyeli Ulusal Mecliste 250 sandalyen 99’unu cezaevindeki eski Başbakan Imran Khan’ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) destekli bağımsız milletvekilleri kazandı. Eski Başbakan Navaz Şerif’in lideri olduğu Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) 71, Bilaval Butto Zerdari’nin liderliğini yaptığı Pakistan Halk Partisi (PPP) ise 53 sandalye elde etti.
Cezaevindeki Khan’ın “zafer” konuşması
2018’de yapılan son seçimi kazanan eski Başbakan Khan’ın partisi PTI tarafından desteklenen bağımsız adaylar, Ulusal Mecliste PML-N ve PPP’ye göre seçimleri önde götürürken, cezaevindeki Khan’ın sosyal medya hesabından yapay zeka ile oluşturulan bir konuşması paylaşıldı. Khan 94 saniyelik videoda “PTI’nın baskıya meydana okuyarak ezici bir zafer kazandığını” öne sürdü.
Khan’ın partisinin seçimlere katılması daha önce yasaklanmıştı.
Şerif: “En büyük parti PML-N oldu, koalisyon görüşmelerine başlayacağız”
Dün akşam Lahor kentinde kalabalığa seslenen eski Başbakan Navaz Şerif ise partisinin seçim sonuçlarına göre ülkedeki “en büyük parti” olduğunu ifade etti. Şerif, “Bu ülkeyi girdaptan çıkarmak bizim görevimiz. Görevi kim alırsa alsın, ister bağımsızlar ister partiler olsun, onların sahip oldukları yetkiye saygı duyarız. Onları yanımıza durmaya ve bu yaralı milletin yeniden ayağa kalkmasına yardım etmeye davet ediyoruz” diye konuştu. Şerif partisinin salt çoğunluğu elde edememesinin ardından koalisyon hükümeti kurmak için görüşmelere başlayacağını söyledi.
Khan, partisini ortadan kaldırmak için uygulanan baskının arkasında ordunun olduğuna belirtirken, analistler ve muhalifler Şerif’in ordu tarafından desteklendiğini ifade ediyor.
Şerif ve Zerdari koalisyon için anlaştı
Pakistan medyası ve parti kaynaklarından bugün edinilen bilgiye göre, PML-N lideri Şerif ile PPP lideri Bilaval Butto Zerdari, Ulusal Meclis ile Pencap Meclisinde koalisyon hükümeti kurma konusunda anlaştı.
ABD, İngiltere ve AB’den seçim soruşturması çağrısı
ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılan açıklamalarda, Pakistan’ın oy verme ve oy sayım sürecinden duyulan endişelerle dile getirildi, bildirilen usulsüzlüklerin soruşturulması yönünde çağrıda bulunuldu. Parti çalışanlarının gözaltına alınması da dahil olmak üzere usulsüzlük ve müdahale iddialarının kapsamlı bir şekilde soruşturulması gerektiğini vurguladı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığından eleştirilere cevap
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, seçime müdahale edildiğine yönelik diğer ülkelerden gelen açıklamalara tepki gösterdi. Açıklamada, “Pakistan’da 8 Şubat 2024’te yapılan genel seçimlere ilişkin bazı ülke ve kurumların açıklamalarını dikkate aldık. Bu açıklamalar, Pakistan’ın genel seçimleri barışçıl ve başarılı bir şekilde düzenlediği ve bir yandan da öncelikle dış destekli terörizmden kaynaklanan ciddi güvenlik tehditleriyle uğraştığı yadsınamaz gerçeğini göz ardı ediyor. Bazı ifadelerin gerçekliği bile yok. Ülke genelinde internet kesintisi yaşanmadı. Seçim gününde terör olaylarını önlemek için yalnızca mobil hizmetler 1 gün süreyle durduruldu. Pakistan, istikrarlı ve demokratik bir toplum inşa etme taahhüdünün bir parçası olarak seçimleri gerçekleştirdi. Dostlarımızın yapıcı tavsiyelerine değer versek de seçim süreci tamamlanmadan olumsuz yorum yapmak ne yapıcı ne de objektiftir. Pakistan demokratik yönetim inşa etmek için çalışmaya devam edecek. Her seçim ve barışçıl iktidar değişimi bizi bu hedefe daha da yaklaştırıyor. Bunu başkaları tarafından dile getirilen endişeler nedeniyle değil, halkımızın arzusu ve kurucu atalarımızın vizyonu olduğu için yapıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Seçim günü 51 saldırı, 12 ölü
Pakistan ordusundan 8 Şubat’ta yapılan açıklamada, seçim günü ülke genelinde 51 terör saldırısı gerçekleştirildiği duyurulmuştu. Saldırılarda 10’u güvenlik görevlisi, 2’si sivil olmak üzere 12 kişinin hayatını kaybettiği, 39 güvenlik görevlisinin yaralandığı aktarılmıştı. Operasyonlarda 5 “teröristin” de öldürüldüğü belirtilmişti. Ayrıca 137 bin askerin 6 bin oy verme noktasında görevlendirildiği, 7 bin 800’den fazla Hızlı Müdahale Gücü (QRF) ekibinin de şiddeti önlemek için sahada bulunduğu kaydedilmişti.
Khan hükümeti düşmüştü
2018’de yapılan son genel seçimi kazanan Imran Khan’ın hükümeti, 10 Nisan 2022’de parlamentoda yapılan güven oylamasında 174 “hayır” oyuyla düşmüştü. Parlamentoda yapılan oylamada, 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif’in kardeşi Şahbaz Şerif çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmiş, Ağustos 2023’e kadar görevde kalmıştı. Daha sonra ülkeyi genel seçime kadar yönetecek geçici hükümetin başbakanı ise Anwaarul Hak Kakar olmuştu.
Khan, seçime 1 hafta kala 3 kez hapis cezasına çarptırıldı
Ağustos 2018’den parlamentoda güven oylamasını kaybettiği Nisan 2022’ye kadar Pakistan’ın başbakanlık koltuğunda oturan 71 yaşındaki Imran Khan, yargılandığı 3 farklı davada seçime 1 hafta kala hapis cezasına çarptırılmıştı. Khan, 30 Ocak’ta devlet sırlarını ifşa etmekten yargılandığı davada 10 yıl hapse mahkum edilmiş, 31 Ocak’ta ise başbakanlığı döneminde aldığı hediyelerinin ayrıntılarını açıklamadığı ve hediyeleri sattığı gerekçesiyle yargılandığı yolsuzluk davasında eşi Büşra Khan ile 14’er yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Khan ve eşi ayrıca yasa dışı evlilik yaptıkları gerekçesiyle yargılandıkları davada 3 Şubat’ta 7’şer yıl hapse mahkum edilmişti.
Khan hakkında açılan davaların ardından mahkemenin verdiği tutuklama kararı üzerine 5 Ağustos 2023’te cezaevine gönderilmişti. – İSLAMABAD
]]>