Akoluk Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda hayata geçirilen Trabzon’un en büyük kurban satış ve kesim alanında, 120 adet büyükbaş havyan çadırı ile 70 adet küçükbaş hayvan çadırı kurulacak.
Ortahisar Belediyesi, Kurban Bayramı’nda yoğunluğu önlemek ve vatandaşların kurban ibadetini kolay bir şekilde yerine getirebilmesi için ilçe genelinde toplamda 17 adet kurban kesim alanı oluşturuyor.
Ortahisar Belediyesi, Zabıta Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğünün koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Akoluk kurban satış ve kesim sahasında hem kurban satıcıları hem de alıcıların işlerini kolay ve rahat yürütebilmesi için her türlü tedbir alınıyor. Hazırlanan kurban sahasında yemekhane, çay ocağı, lavabo ve ofis alanları oluşturulacak.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, belediye tarafından tespit edilen alanların dışında hiçbir kaçak kesime müsaade edilmeyeceğini ve kaçak kesim yapanlara karşı cezai müeyyide uygulanacağını söyledi. Kaçak yapılan kesimlerin çirkin görüntülere neden olmasının yanında, çevre sağlığını da tehdit ettiğine vurgu yapan Başkan Kaya, “Belirlenen kurban kesim alanlarında vatandaşlarımızın dini görevlerini yerine getirmesi önemlidir. Bunun için Kurban Bayramı’nda vatandaşlarımızın sorun yaşamaması ve ibadetlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için çalışmalara erken başladık. Bu konuda Belediye olarak vatandaşlarımızın ihtiyaç ve taleplerini karşılamaya gayret edeceğiz. Halkımızdan istirhamımız, lütfen kurbanlarını belirlenen alanlarda kessinler. Bu hem görüntü kirliliğinin önlenmesi hem de hijyen ve sağlık açısından çok önemli. Sokak aralarında, yol kenarlarında ve uygun olmayan alanlarda yapılan kesimler, nahoş görüntülere sebep oluyor. Diğer yandan da temizlik ve sağlık açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Vatandaşlarımız, Ortahisar’ımızın imajına yakışmayan bu gibi durumlara sebebiyet vermemeli” ifadelerini kullandı.
Kurban satış ve kesim alanlarına getirilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar; Veteriner İşleri Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personelleri tarafından küpeli olup olmadıkları ve aşı durumları kontrol edildikten sonra alanlara alınacak.
Mahallelerde tespit edilen Kurban Satış ve Kesim Alanları ise şöyle oluştu:
“Akoluk Mah.- Erzurum Yolu Üzeri Trabzon Büyükşehir Belediyesi Büz Şantiyesi Yanı (kurban satış ve kesim alanı), Sezai Uzay Mah.- Hayali Camii altı, Bahçecik Mah.- Affan Kitapçıoğlu Cad. Zaim’in Yeri, Boztepe Mah.- Osmanlı Camii Yanı, Çamoba Mah.-Muhtarlık Yanı, 2 Nolu Bostancı Mah.-Odak Gıda Yanı, Aydınlıkevler Mah.- Murat Tosun Camii Arkası, Yenimahalle- İpekyolu Fuar Alanı, Çağlayan Mah.-Okullar mevkii, Bulak Mah.- Kirazlı Küme Evleri Sokak No: 1, Çukurçayır Mah.-Eski barınak yolu üzerinde bulunan arazi (şahıs), Karşıyaka Mah.-Öztürk Sokak Yolu üzerindeki boş arazi (şahıs), 3 ve Nolu Erdoğdu ile Yeşiltepe ve Soğuksu mahalleleri-2 Nolu Erdoğdu Mah. Kisarna 3 Nolu Sokak. Kanuni Bulvarı’nın bulunduğu köprünün altındaki büyük alan, 3 Nolu Erdoğdu Mah.- Elmalık Suyu Altı Sokak (üst geçit altı), Pelitli Mah.-Eski Can Bali Okulu arkası (Tanjant Yolu), Yeniköy Mah.-Yeni Küme Evleri Sağlamlar Sokak, Yalıncak Mah.-Küme Evleri (özel).” – TRABZON
]]>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, et fiyatlarındaki artışın iktidarın süreci yönetememesinden kaynaklandığını belirterek, “Hayvancılık yapan zarar ederek bu işten uzaklaşırken yemin sübvanse edilmesi sağlanmamış, sorun giderek derinleşmiştir. 50 kg süt yemi 600 TL’ye dayanmış, kimi ürünlerde de bu fiyatın üstüne çıkmıştır. Üç yılda üç katı aşan girdi artışı hayvancılık yapanın hayvanını satıp bu işten uzaklaşmasına neden olmuş ve bu durum sadece büyükbaş hayvan varlığında bir buçuk milyonu aşkın azalmaya yol açmıştır” dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığa verilen destekler ve et fiyatlarındaki artışla ilgili açıklama yaptı. Gürer, Et ve Süt Kurumu’nun piyasa dengeleme görevini yerine getiremediğini ve ithalatın da beklenen faydayı sağlamak yerine hayvancılıktan vazgeçenlerin sayısını artırdığını belirtti. Gürer, hayvancılık yapanın en azından kaba yemi olsun kendi üretmemesi halinde artan yem fiyatları ile hayvancılığı sürdürebilmesinin mevcut şartlarda giderek zorlaştığını, özellikle küçük aile tipi denilen 1-10 büyükbaş hayvanı olan ahırların boşaldığını ve bunun et, süt ve bunlardan mamül ürünlere olumsuz yansıdığını ifade etti.
Gürer, “Piyasada yükselen et fiyatlarını düşürme yönünde regülasyon görevini yerine getiremeyen ESK, geçtiğimiz yıllarda yerli üreticiye maliyetin altında kesim fiyatı belirleyip hayvancılık faaliyetlerini durağanlaşmasına neden olmuş, ardından da ithalata koşmuştur” dedi.
Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin haftalık periyotlar halinde kombinalar ve kesimhanelerden alınan yağsız dana kesim ve yağsız kuzu karkas fiyatlarına bakıldığında, 4 Ocak ile 22 Şubat tarihleri arasında dana karkas kesim fiyatının 45 TL, kuzu karkas kesim fiyatının ise 104 TL arttığını belirten Gürer, “Ortalama 50 günde karkas kesim fiyatına dana etinde 45 TL, kuzu etinde ise 104 TL zam geldi. Yani her gün dana eti ortalama 1 TL, kuzu eti ise 2 TL zamlanmaktadır. Üreticiden tüketiciye kadar olan tedarik zincirindeki tüm paydaşların girdi maliyetleri düşürülmediği sürece et fiyatlarının sorunun devam edeceği gözükmektedir” diye konuştu.
ÇÖZÜM İTHALATTA ARANIYOR
Gürer konuya ilişkin şunları söyledi:
“Et fiyatları son üç yılda uygulanan yanlış hayvancılık politikalarının yansımasıdır. Yem başta olmak üzere artan girdi maliyetleri nedeniyle zorlandığı için hayvanını satanın sorununa duyarsız kalan iktidar, kesimlik hayvan sorunu oluşunca fiyatlarda artış olacağını dahi öngörememiş ve et fiyatlarının düşük kaldığı dönemde bu durumun ilerleyen süreçte olumsuzluğa dönüşeceğini hesaplayamamıştır. Sürekli fiyat istikrarı sağlayacak planlamadan uzak ve çözümü ithal hayvan getirmek olarak gören anlayıştan dolayı et fiyatları kontrol altında tutulamamıştır.
Hayvancılık yapan zarar ederek bu işten uzaklaşırken yemin sübvanse edilmesi sağlanmamış, sorun giderek derinleşmiştir. 50 kg süt yemi 600 TL’ye dayanmış, kimi ürünlerde de bu fiyatın üstüne çıkmıştır. Üç yılda üç katı aşan girdi artışı hayvancılık yapanı hayvanını satıp bu işten uzaklaşmasına neden olmuş ve bu durum sadece büyükbaş hayvan varlığında bir buçuk milyonu aşkın azalmaya yol açmıştır. Yerli üreticinin desteklenmesinin öneminin hala kavranamayıp çözümü ithalatta arayanlar, et fiyatlarının bu kadar yükselmesinin başlıca sorumlularıdır. 2023 yılında 700 bin başa ulaşan hayvan ithal edilirken 2024 yılında da benzer sürecin devam edeceği görülüyor. İktidar 600 bin büyükbaş hayvan getirileceği açıklamış ve bu konuda birlikler eliyle çalışma yürütüldüğü duyurmuştu. Yılın ilk aylarında olmadı. Beklenen ithalat mart ayında olabilirliği belirtilirken ithalatın gecikeceği, haziran ayına kadar sarkacağı söylentileri dahi fiyatları olumsuz etkilemektedir. Bu yaşanan belirsizlik, karkas kesim fiyatlarının artmasına da neden olmaktadır.”
]]>