Bu yıl Denizli genelinde yaşanan kuraklık ve yüksek sıcaklıkların da etkisi ile hasat dönemi daha erken başladı. Denizli’nin Güney İlçesine bağlı Aydoğdu Mahallesinde kekik hasadı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen hasada Denizli Valisi Ömer Faruk COŞKUN, Güney Kaymakamı Ahmet Murat TÜRBE, Denizli İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Saffet ÜGE, İlçe Müdürleri ile teknik personellerin yanı sıra muhtar ve çiftçiler katılım sağladı. 2023 yılında İlimizde 19 bin 714 hektar alanda 26 bin 983 ton kekik üretimi gerçekleştirildi. Pamukkale, Güney, Çal, Buldan, Bekilli, Tavas ve Kale İlçeleri üretimin en yoğun yapıldığı yerler. Ülkemiz kekik ekim alanlarının yüzde 91,2’sine sahip olan Denizli, üretimin yüzde 89.6’sını karşılamaktadır.
Baharat, ilaç, kozmetik ve kimya sektörü başta olmak üzere pek çok kullanım alanı bulunan kekik, ülkemizin tıbbi ve aromatik bitkiler dış ticareti içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Dünyada kekik dış ticaret hacmi doğadan toplananlarla birlikte 25 bin ton civarındadır. Bunun yaklaşık yüzde 75’i ülkemiz tarafından karşılanmaktadır. 2023 yılında 16bin 966 ton kekik ve 68,5 ton kekik yağı ihracatından 55,2 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Bu verilere göre Dünya kekik üretimi ve ticaretinde Denizli ayrı bir yere sahiptir. Denizli’de üretilen kekikler başta ABD, Almanya, İtalya, Kanada, Polonya, Hollanda, Fransa, Japonya ve Avustralya olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine ihracatı yapılmakta.
2024 yılında yaklaşık 150 bin dekar alandan 12-14 bin ton civarında rekolte beklenen kekik piyasasında fiyatlar ürünün kalite ve randımanına göre kilogramı 40-50 TL civarlarında olması bekleniyor.
Denizli İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Saffet ÜGE konuşmasında; “Türkiye genelinde kekik üreticilerinin karşılaştığı sıkıntılar, özellikle pandemi döneminde Tıbbi Aromatik bitkilere olan ilginin artmasıyla daha belirgin hale gelmiştir. Talebin ani artışı, üreticileri hızlıca üretim kapasitelerini artırmaya yönlendirmiş ancak talep dengesizliği ve içinde bulunduğumuz ekonominin belirsizliği, üreticilerin karar alma süreçlerini zorlaştırmıştır. Ayrıca, kekik üreticileri arasında yapılan çalıştaylar ve toplantılar, sektördeki işbirliğini güçlendirerek sorunlara ortak çözümler bulma konusunda önemli bir adım olmaktadır. Bu yıl, geçen yıllarda kekiklerine bakamayan üreticilerin fazla olmasından dolayı ayrıca ben bu işi kolay bir iş olarak görüyordum, ek iş olarak ben bunu yapabilirim, Hafta sonları uğraşarak da nasıl olsa bir şekilde idare ederim diyen, diğer insanların da öyle olmadığını görerek bıraktığı bir yıl oldu. Bu nedenle biraz hem alan düştü hem yağışın olmamasından dolayı sıcaklıkların etkisiyle de ürün miktarı da tabi biraz az. Yani bu iş böyle böyle dengeyi bularak gerçekten bu işi yapan üreticiler emeğinin karşılığını alacaktır,” dedi.
2024 yılında yaklaşık 150 bin dekar alandan 12-14 bin ton civarında rekolte beklenmekte olup kekik piyasasında fiyatlar ürünün kalite ve randımanına göre kilogramı 40-50 TL civarındadır.
Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, “Aydoğdu Mahallesi’nde devam eden kekik hasadına katılarak çiftçilerimizin emeklerine ortak olmak istedik. Üreticilerimizin alın teriyle ortaya çıkan bu ürünlerin ekonomimize önemli katkıları var. Her bir çiftçimize bereketli ve hayırlı kazançlar diliyorum” dedi. – DENİZLİ
]]>Van’da farklı ürünlerin yetiştirilebildiğini çiftçilere göstermek, verim ve kar hesabı yapmalarını sağlamak isteyen Ziraat Fakültesi Dekanlığı, 4 yıl önce kampüs yerleşkesinde aromatik ve tıbbi bitkiler bahçesi kurdu.
Burada nane çeşitleri, oğul otu, ekinezya, civanperçemi, dağ çayı, sarı kantaron, ıtır, melisa, safran, ters lale, süsen, sümbül, lale, kuzu kulağı, yabani sarımsak ve dev doğan gibi tıbbi ve aromatik birçok bitki türünü yetiştiren akademisyenler, otlu peynire lezzet katan kekik türlerinin korunması için de çalışma başlattı.
Akademisyenler, her yıl ilkbahar döneminde vatandaşlar tarafından yoğun ve zamansız olarak toplandığı için nesli tehlike altına giren kekik türlerinden çelik kök alarak tıbbi ve aromatik bahçede ekimini yaptı.
Thymus (kekik cinsi) cinsine ait 20’ye yakın türün üretimini yapan akademisyenler, bu sayede hem söz konusu kekik türlerini koruma altına aldı hem de düşük rakımda da yetiştirilebileceğini ortaya koydu.
Van YYÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Tunçtürk, AA, muhabirine, otlu peynirde kullanılan bitkilerin üretim yöntemleri ve çoğaltılmasıyla ilgili bilimsel çalışma yürüttüklerini söyledi.
Aşırı ve bilinçsiz toplatılan kekik türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildiren Tunçtürk, şu bilgileri verdi:
“Son zamanlarda en çok yoğunlaştığımız konulardan biri bölgede peynir ve yemeklerde kullanılan Thymus dediğimiz kekik cinsi. Van Gölü Havzası’na özgü bu bitkinin koruma altına alınması, çoğaltılması ve üretimi için bir dizi çalışma yürütüyoruz. Ülkemizde kekik olarak 4 büyük cins bulunuyor. Bunlar Origanum, Thymus, Thymbra ve Satureja. Van Gölü Havzası’nda genelde Thymus türleri bulunuyor. Bu bitkilerin bölgede çiftçiler tarafından peynir ve yemeklerde kullanılmak üzere zamansız, aşırı ve bilinçsiz olarak toplandığını tespit ettik. Yerleşim yerlerine yakın yüksek yerlerde bu bitkiye çok zarar verildiğini gördük. Bölgede ‘catır’ ve ‘zahter’ olarak bilinen Thymus türleri aşırı ve bilinsiz toplatıldığı için nesli tükenmek üzere.”
“Hasat parsellerimizde birçok türün yetişmesini sağladık”
Bitkilerin korunma altına alınması için bilimsel çalışma yürüttüklerini belirten Tunçtürk, söz konusu bitkileri bahçede koruma altına aldıklarını dile getirdi.
Tunçtürk, Van Gölü Havzası’nda yaklaşık 90 lokasyonda Thymus cinsine ait 20’ye yakın tür topladıklarına işaret ederek, “Bu bitkilerle ilgili bir dizi üretim, çoğaltma ve tohum alma çalışmaları yürütüyoruz. Doğadan topladığımız türlerden çelik kök alarak üretim yaptık. Hasat parsellerimizde birçok türün yetişmesini sağladık.” dedi.
Otlu peynirde kullanılan bu bitkilerin sürdürülebilir hasadının çok önemli olduğunu vurgulayan Tunçtürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelecek nesillere kalması için biçme yüksekliği ve hasat zamanının çok iyi ayarlanması gerekiyor. Zaten zamansız hasadı yapılan bu bitkilerde istenilen aroma ve tat bileşenleri bulunamaz. Bu bitkiyi tüketenlere, toplayanlara ilkbaharda yeni yıl sürgünlerinin hasat edilmesini ve bu hasadın çiçeklenme öncesine denk getirilmesini tavsiye ediyoruz. Çiçeklenme sonrası yapılan hasatlarda bitkide koku bileşenlerinin, aromanın ve tadın azaldığını görecekler. Bu nedenle boyu 15 santimetre olunca, kök ile gövde kısımları tahrip edilmeden hasat edilmeli. Bu şekilde hasat yapılırsa sürdürülebilirliği sağlanmış olur.”
“1600 metrede yetiştirebildik”
Tunçtürk, koruma altına alınan türleri farklı yükseltilerden topladıklarını ifade ederek, “Bunları Van Gölü kıyısında 1600 metrede yetiştirebildik. Bu bitkiyi yetiştirmek isteyen çiftçilere ilkbaharda çelik fide verebiliriz. İki yıl önce buradan elde ettiğimiz tohumları Edremit Belediyesine verdik. Belediye yetiştirdiği fideleri her yıl vatandaşlara dağıtıyor. Bahçeli evlerde oturanların birçoğunun bahçesinde, bahçemizden tedarik edilen tohumlarla yapılan üretimi görebilirsiniz.” diye konuştu.
]]>