Kedi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 19 Sep 2024 09:12:24 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yavru Kedi, Yemek Borusu Hastalığı Nedeniyle Tavuk Sesi Çıkartıyor https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/ https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/ Duyan şaştı kaldı: Yemek borusu genişleyen yavru kedi tavuk sesi çıkartıyor

Hastalığı nedeniyle tavuk sesi çıkartan yavru kedi görenleri şaşırtıyor

‘Kupa’ isimli sevimli kediye tedavi sonrası için sıcak bir yuva aranıyor

Veteriner hekim Evren Fatih Mumcu:

“Kedimiz tavuk gibi gıdaklama şeklinde sesler çıkartıyor”

“Önümüzdeki süreçte yemek borusunda bir gelişme bekliyoruz, şu anda kusmaları kontrol altına alındı”

“Kedimizi bizim beslediğimiz şekilde besleyebilecek bir kişi arıyoruz”

ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yemek borusunun genişlemesi nedeniyle tavuk sesi çıkartan yavru kedi görenleri şaşırtırken, götürüldüğü veteriner kliniğindeki tedavisi devam ediyor. ‘Kupa’ isimli sevimli kediye tedavi sonrası için sıcak bir yuva aranıyor.

Yaklaşık 60 günlük olduğu tahmin edilen 600 gram ağırlığındaki yavru sokak kedisi, yemek yememesi ve kusması nedeniyle bir hayvansever tarafından geçtiğimiz günlerde veteriner kliniğine götürüldü. Bilinmeyen bir nedenle tavuk sesi de çıkartan yavru kedi, teslim edildiği klinikte tedavi altına alındı. Yapılan kontrollerin ardından yavru kedinin yemek borusunda genişleme olması nedeniyle hastalanarak bu sesi çıkarttığı belirlendi. Bunun üzerine özel bir şekilde besleme programına ve ilaç tedavisine başlandı. Hastalığı ilerlemiş olan yavru kedinin sağlık durumu gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte zaman içerisinde kontrol altına alındı. Tedavi sürecinin başarıyla sonuçlanması amacıyla büyük gayret gösteren veteriner kliniği ise, yavru kediyi sahiplendirebilmek için uygun bir yuva arıyor.

“Önümüzdeki süreçte yemek borusunda bir gelişme bekliyoruz çünkü şu anda kusmaları kontrol altına alındı”

Veteriner hekim Evren Fatih Mumcu, “İsmini ‘Kupa’ koyduk. Kupa sokaktan geldi. Bize tedavisi için bir hayvansever getirdi. Kendisi yemek yemiyordu, kusuyordu. Bunun üzerine biz gerekli röntgen teşhisini yaptık ve yemek borusunda bir genişleme gördük. Bir patoloji olduğunu fark ettik. Bunun sonucunda özel bir şekilde besleme yapıyoruz, ilaçlarını kullanıyor. Önümüzdeki süreçte yemek borusunda bir gelişme bekliyoruz çünkü şu anda kusmaları kontrol altına alındı. Eğer tedavisi başarıyla sonuçlanırsa uygun gördüğümüz bir takdirde sahiplendirmek isteriz” dedi.

“Kedimiz tavuk gibi gıdaklama şeklinde sesler çıkartmakta”

Yavru kedinin rahatsızlığı nedeniyle tavuk benzeri bir ses çıkartmasına değinen Mumcu, “Bu sesin nedeni, yemek borusu aşırı derecede genişlediği için soluk borusuna ve yutağa baskı yapmakta. Zaman zaman oralarda titreşimler oluşturup, kedimiz zaman zaman tavuk gibi gıdaklama şeklinde sesler çıkartmakta ama bunun düzeleceğini tahmin ediyoruz. Böyle vakalar gördük. Yemek borusu genişleme hastalığı megaözafagus ama her hasta böyle sesler çıkartmaz. Bu kedide büyük ihtimalle hastalık biraz ileri” şeklinde konuştu.

“Bizim beslediğimiz şekilde besleyebilecek bir kişi arıyoruz”

Fatih Mumcu, yavru kedinin 600 gram olması nedeniyle şu anda hiçbir aşı uygulayamadıkları bilgisine de paylaşarak sözlerine şöyle devam etti:

“Özel bir aşı yapacağız. Eğer bu süreçte herhangi bir hastalık kapmazsa sonrasında sahiplendireceğiz ama yine de sokaktan gelen bir kedi, hastalıklara açık. Kilo almaya başladı. İlk geldiğinde daha zayıftı. Şu anda ayağa kaldırarak direkt midesine gidecek tarzda bir besleme yapıyoruz. Yavru kediler bazen yabancı cisim yiyebiliyor ya da gelişim bozukluğu olabiliyor. Bu kedide olduğu gibi. O yüzden yavru kedilerde böyle semptomlar olursa en kısa sürede tetkikleri yapılsın ki yavruyken hastalıklar çok daha hızlı iyileşiyor, çözüme kavuşabiliyor. Biz bu kediyi sahiplendirmek istiyoruz. O yüzden isteyen bize ulaşabilir ama tabii tedavisi bittikten sonra. Bizim beslediğimiz şekilde besleyebilecek bir kişi arıyoruz.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/feed/ 0
Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Hayvan Hakları Tutum Belgesi’ni İmzaladı https://www.haber60.com.tr/mersin-yenisehir-belediye-baskani-hayvan-haklari-tutum-belgesini-imzaladi/ https://www.haber60.com.tr/mersin-yenisehir-belediye-baskani-hayvan-haklari-tutum-belgesini-imzaladi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:36:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41636 (MERSİN) – Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Yenişehir Kent Konseyi tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Tutum Belgesi’ni imzaladı. Başkan Özyiğit, “Sokak hayvanları konusunda hepimize sorumluluk düşüyor. Sokak hayvanlarının rehabilite edilmesi, kısırlaştırılması, eğitilmesi ve sahiplendirilmesi konusunda birlikte çalışmamız gerekiyor” dedi.

Hayvanların yaşatılması ve korunması amacıyla Yenişehir Kent Konseyi tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Tutum Belgesi’ni imzalayan Başkan Özyiğit, Yenişehir Kent Konseyi Başkanı Belgin Gürağaç, Yenişehir Belediye Meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve hayvanseverlerle Yenişehir Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni gezdi.

Bakımevinde devam eden çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi veren Özyiğit, şunları söyleid:

“Bakımevimizi mart ayında hizmete açtık, kentimizde ihtiyaç vardı. Mersin Üniversitesi 15 bin dönümlük bu alanı bize tahsis etti. Şu anda 65 köpek ve 46 kediye ev sahipliği yapıyoruz. Mart ayından bu yana 380 kedi ve 20 köpeği kısırlaştırdık. Burada birlikte yaşadığımız canlıları doğru ortamda yaşamlarını sağlıyor ve sahiplendiriyoruz. Bu çalışmaları yapmamızda bize destek olan, bizleri teşvik eden gönüllülerimize teşekkür ediyorum.”

Yenişehir Belediyesi’nin hayvan bakımevinden sahiplenilen kedi ve köpeklerin bir yıllık mamalarını Yenişehir Belediyesi olarak karşılayacaklarını söyleyen Özyiğit, şöyle devam etti:

“Sahiplenilen kedi ve köpeklerin bir yıllık mamaları Yenişehir Belediyesi tarafından karşılanacak”

“Sorumluluğu ortaklaştırmak adına teklifte bulunacağız. Sahiplenilen kedi ve köpeklerin bir yıllık mamaları Yenişehir Belediyesi tarafından karşılanacak. Biz hayvanların her şeyinden faydalanıyoruz. Onlar bizim çizgi filmlerimizde, onlar çocuklarımızın oyuncalarında, filmlerimizde. Ancak maalesef vicdanların kaldıramayacağı bir şekilde onlardan kurtulma noktasında bir çaba var. Muğlak biçimde sorumluluklar veren bir yasa maddesi ile karşı karşıyayız. Elbette ki yasalar halk için yapılır. Yasalarda yanlış teklifler de olabilir. Halk bunlara tavrını göstermeli ki yasa yapıcılar da bunlardan ders alsınlar ve buna göre davransınlar. Dolayısıyla bu hayvanlara doğru biçimde bakmak için herkesin sorumluluğunu bilmesi gerekiyor. Herkes sorumlu davranmalı, yerel yönetimlere de sorumluluk düşüyor. Biz de görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Sadece bir ilçenin bir ilin değil herkesin sürece dahil olması gerekiyor. Doğru bir uygulama ile biz Türkiye’de sokak hayvanlarını sorun olarak değil, birlikte yaşamaktan mutluluk duyacağımız bir hale getirebileceğimizi biliyoruz.  Buradan bir öneri getirmek gerekiyorsa kaynak mı yok? İşte o kitaplarda, dizilerde hayvan figürü kullanan kim varsa belli bir vergi ödesin. Oradan oluşacak vergi hayvanların bakımına ve rehabilitasyonuna kullanılsın. Bir hayvanın canını almak ile ilgili ne kendi vicdanımda ne de toplumunun vicdanında anılmak istemem. Sokak hayvanları sorununu yok saymıyoruz. Hepimize bir sorumluluk düşüyor. Sokak hayvanlarının rehabilite edilmesi, kısırlaştırılması, eğitilmesi ve sahiplendirilmesi konusunda çalışmamız gerekiyor.”

Belgin Gürağaç’tan Başkan Özyiğit’e teşekkür

Yenişehir Kent Konseyi Başkanı Gürağaç ise “Yenişehir Belediyesi bu bakımevi olanağı ile ülkemizin vicdanına uygun, kalıcı çözümler üretilmeye çalışıyor. Bu imkanı sağlayan ve tutum belgesini de imzalayacak olan Başkanı’mız Abdullah Özyiğit’e teşekkür ediyoruz. Kısırlaştır, aşılat ve yaşat bilinciyle hayvanların yaşatılması noktasında iş birliği içerisinde olacağız” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersin-yenisehir-belediye-baskani-hayvan-haklari-tutum-belgesini-imzaladi/feed/ 0
Sinop’ta Bir Kedi 11 Yavru Doğurdu https://www.haber60.com.tr/sinopta-bir-kedi-11-yavru-dogurdu/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-bir-kedi-11-yavru-dogurdu/#respond Mon, 22 Jul 2024 23:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41484

MUSTAFA USTA

(SİNOP) – Sinop’ta bir kedi tek seferde 11 yavru doğurdu. Veteriner hekim Ahmet Kaya, “Başarılı geçen sezeryan sonucu 11 tane yavru kedi dünyaya geldi. 11’i de sağlıklı ve çok güzel. 5 gündür yaşıyorlar. Bu rakam rekor denilebilecek bir rakam. Dünya genelinde 19 taneymiş rekor. Türkiye genelinde 11 sayısı kaydedilmemiş” dedi.

Sinop’ta bir kedinin sağlığından kuşku duyan vatandaşlar, durumu Sinop Sahipsiz Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği’ne bildirdi. Karnındaki şişlik şikayetiyle getirilen kedinin yapılan kontrollerin ardından hamile olduğu anlaşıldı. Ardından hamile kedi hemen doğuma alındı. Sezeryan doğum sonucunda kedinin karnından tam 11 tane yavru alındı. Veterinerler bu durum karşısında şaşkına döndü. Yavrular, süt anne çıkması halinde sahiplendirilecek.

“Bu rakam rekor denilebilecek bir rakam”

Klinikte hizmet veren veteriner hekim Ahmet Kaya, şöyle konuştu:

“Sinop’ta bir hayvansever tarafından getirilen kedinin karnının çok şişkin olduğunu, yürümekte zorlandığını görünce muayenemizi yaptık. Yaptığımız muayenede çoklu gebeliğe rastladık. Bu hayvanımızın kan tahlilleri yapıldıktan sonra anesteziye uygun olup olmadığı değerlendirilip acilen sezaryene alındı. Başarılı geçen sezaryen sonucu 11 tane yavru kedi dünyaya geldi. 11’i de sağlıklı ve çok güzel. 5 gündür yaşıyorlar. Bu rakam rekor denilebilecek bir rakam. Dünya genelinde 19 taneymiş rekor. Türkiye genelinde 11 sayısı kaydedilmemiş. Yaşı olan klinik tecrübesi olan veteriner hekimlerimize de sorduk. Onlar da 11 rakamıyla hiç karşılaşmadıklarını söylediler. Yani, bu rakam rekor denilebilecek bir rakam. 4 tanesini sahiplendirdik. 7 tanesi de anneyle birlikte. Onlara süt anne ihtiyacı hala devam ediyor. Çünkü, annenin tek başına beslemesi mümkün değil. Burada biz yaklaşık 5 gündür besliyoruz. Daha fazla bakıma ve daha fazla ilgiye ihtiyaçları var. Sokakta kalmaları doğru değil. Süt anne olan bir kediye diğer yavruların da bir kısmının alınabilmesi yönünde olursa daha iyi olur tabi ki. Sütten kesildiği zaman da sahiplendirilebilir.”

“Bizim de başımıza ilk defa böyle bir durum geldi”

Klinikteki stajyer veteriner öğrenci Eylül Arıcı şu şekilde konuştu:

“Çoğu hocalarımdan da duyduğum kadarıyla herkesin ömründe gördüğü doğum sayısı maksimum 7 ve 8 oluyor. Bizim de başımıza ilk defa böyle bir durum geldi. Anne, bize geldiğinde karnı çok şişti ve hepimiz bir tahminde bulunduk. Aramızdan maksimum 10 diyen oldu ama 11’i biz de beklemiyorduk. Araştırmalarıma göre daha önce Van’da bir kedinin 10 yavru doğum yaptığını görmüştüm. 11 rakamını daha önce duymadım ve görmedim, çoğu kişi de görmemiş. Şansımıza 11’i de çok sağlıklı doğdu. Biz de çok iyi baktık ve geceleri de dahil 2 saatte bir besledik. Şu an Sinop halkı çağrımızı duydu ve süt anne çağrımızla 4 tane yavrumuz gitti. 11 yavrudan 4 yavrumuzu süt anneye verdik. Geriye 7 yavrumuz kaldı. Şu an anne onlara bakabiliyor. Bizim de ek gıda desteğimiz var. Ama ilerleyen dönemlerde yavrular yeterince büyüdüğünde, gözleri açıldığında onların sıcak bir yuvaya ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.”

Klinikteki stajyer veteriner öğrenci Berrak Göl ise “Kedimizin ismini Karainci koyduk. Aslında biz Eylül ile beraber onu besliyoruz. Normalde, kediler yavrularının çok yanına yaklaşılmasını istemezler ama Karainci bize çok alıştığı için biz de yavruları beslerken çok rahat bir şekilde yanımıza geliyor, bizim yanımıza kıvrılıp yatıyor. 7 tane yavrumuz kaldı onları da sahiplendirirsek çok güzel olacak. Çünkü, onlar sokakta yaşamayı hak etmiyorlar. Biz onlara burada çok güzel bakıyoruz aslında. Herkes birlik olursa ve onlara bir yuva bulabilirsek çok iyi olacak” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/sinopta-bir-kedi-11-yavru-dogurdu/feed/ 0 Ortaköy’de İki Katlı Binada Yangın: Kedi Sahibini Uyandırdı https://www.haber60.com.tr/ortakoyde-iki-katli-binada-yangin-kedi-sahibini-uyandirdi/ https://www.haber60.com.tr/ortakoyde-iki-katli-binada-yangin-kedi-sahibini-uyandirdi/#respond Sat, 01 Jun 2024 22:24:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34366 Ortaköy’de bulunan iki katlı binada yangın çıktı. Evde yaşayan ve o esnada uyuyan Güven Akıcı’nın hayatını onu uyandıran kedisi kurtardı. Ayrıca Güven Akıcı’nın son genel seçimde bağımsız olarak İstanbul Büyükşehir Belediye adayı olduğu öğrenildi.

Yangın, saat 09.00 sıralarında Ortaköy Mecidiye Mahallesi Büyükşekerci Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde Ortaköy’de bulunan iki katlı tarihi binanın ikinci katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Geçimini hurdacılık yaparak sağlayan Güven Akıcı’nın evde olduğu esnada başlayan yangında hurdalık ve plastik malzemelerin de tutuşmasıyla alevler büyüdü. Akıcı’yı evde uyuduğu esnada yangından kendisini uyandıran kedisi kurtardı. Yangının ardından Akıcı, kendisini binanın dışına attı. Birçok noktadan fark edilen yangın, binanın çevresinde bulunan 4 apartmanın çatısına da sıçradı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler evde çıkan yangına müdahale ederken diğer çatılara da merdiven yardımıyla müdahale etti. Yaklaşık 2 saat süren çalışmaların ardından yangın söndürüldü. Yangın sonucunda, tarihi yapı tamamen kullanılamaz hale gelirken, alevlerin sıçradığı diğer binaların çatı ve duvarlarında büyük hasar oluştu. Yangını söndürülmesinin ardından soğutma çalışması yapan ekipler, yıkılma riski olan duvarları kazma ve kürek yardımıyla yıktı.

Son seçimde İBB adayı olmuş

Yangını son anda fark ederek kendini sokağa atan Güven Akıcı’nın, son yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için bağımsız aday olduğu ortaya çıktı.

Kendisini uyandıran kedisi sayesinde ölümden kurtulduğunu belirten Güven Akıcı, “Benim kedim var, o uyandırdı beni. Uyandırmasa ben de ölmüş olabilirdim. Hastalıktan dolayı engelli vatandaşım. Tek yaşıyorum zaten. İki gün sonra da memlekete gidecektim. Bu olay olunca da kendimi can havliyle zor attım. Kediyi de aradım ama bulamadım. Söyledim itfaiyecilere ama onlar da bulamadı. İnşallah düşündüğüm olmamıştır. Zaten kedim yanımda yatıyor, miyavlayıp üzerimi tırmalayınca ben de şaşırdım. Gözümü açtığımda alevler vardı. Can havliyle dışarı çıktım. Üstümde de bir şey yoktu, her şey kaldı evde. Önce can, sonra canan zaten. Ama şunu söyleyeyim Türkiye halkına; Önemli olan sokak hayvanlarını evimize almamız. Bakın benim başıma geldi, kedi beni uyandırmasaydı ben belki de ölmüştüm. Ne oluyorsa olsun, afet de olsa, deprem de olsa hayvanlar bunu hissediyor” diye konuştu.

“Tedbir yok, yangın tüpü yok”

Yangında camları patlayan ve çatısı zarar gören binanın sahibi Olcay Tok, “Sabah erkenden kiracımız aradı beni, ‘Çok acil’ diye. Geldim hemen. Arka tarafta camlar, vesaire, her şey patladı. Çatımız da yandı. Bu ikinci vukuat. Burada gerekenin yapılması lazım. Bu ahşap binalarda ne yazık ki hiçbir şey yok. Tedbir yok, yangın tüpü yok. Yani itfaiye bile giremiyor gördüğünüz gibi. Çok şükür ki, kimse yoktu binada. Sadece bir tane kiracımız vardı. Çok şükür ki kimseye bir şey olmadı” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ortakoyde-iki-katli-binada-yangin-kedi-sahibini-uyandirdi/feed/ 0
Umut Kedi, Tren Kazası Sonucu Bacaklarını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/umut-kedi-tren-kazasi-sonucu-bacaklarini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/umut-kedi-tren-kazasi-sonucu-bacaklarini-kaybetti/#respond Thu, 25 Apr 2024 08:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29275 Osmaniye’de 2014’te ön bacakları kesik şekilde tren raylarının yakınında bulunan ve sonrasında tedavi için Ankara’ya getirilen “Umut” kedi 10. yaşına girdi.

Osmaniye’de 2014’te ön bacakları dibinden kesilmiş ve arka ayağı yaralı halde bulunan, bir süre oyuncak araba parçaları kullanılarak hareket etmesi sağlanan Umut tedavi için Ankara’ya gönderildi. Umut, Ankara Kedi Hastanesindeki uzun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.

Hastanenin Veteriner Başhekimi Tarkan Özçetin’in himayesine aldığı Umut’a, her anına tanıklık eden veteriner hekimlerle birlikte 10’uncu yaş günü kutlaması yapıldı.

Umut’un yeni yaşı, artık evi olan hastanede mumların dikildiği yaş mamadan “pasta” ile kutlandı.

Özçetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önce bir kedinin 2 ön bacağının kökünden kesik halde tren raylarının yakınında bulunduğu haberiyle Umut ile tanıştıklarını anlattı.

Özçetin, “Tren raylarının üstünde bir kedi, kesilen ayakları da kenara bırakılmış, oldukça dramatik ve üzücü bir haberdi. Osmaniye’deki imkanlar yeterli olmadığı için Umut’u hastanemize naklettiler. Umut’un hayata tutunması için yoğun çaba verdik. Umutsuz bir vakaydı ama yaşama azmini görünce biz de Umut ismini verdik.” dedi.

“Bunu sadist ruhlu bir varlığın yaptığından neredeyse eminiz”

Umut’un iddia edildiği gibi tren kazası sonucu 2 bacağını kaybettiğini düşünmediklerini ifade eden Özçetin, şunları söyledi:

“Bir kedinin tren raylarında kalıp sadece iki ön ayağının kesilmesi bize inandırıcı gelmedi. Biraz araştırınca olayın gerçekten öyle olmadığı ortaya çıktı. Umut’un tren kazasından dolayı bu duruma düşmediğini herkes biliyor. Bunu sadist ruhlu bir varlığın yaptığından neredeyse eminiz. Bunu yapan insanlar yarın çocuklara, güçsüzlere yapıyor. Keşke 10 yıl önce bu daha ciddiye alınsaydı da belki bugün yaşadığımız olayları daha az yaşardık.”

Özçetin, Umut’un Ankara’ya geldiğinde yaşam mücadelesi verdiğini, Osmaniye’de geçirdiği ameliyatların uygun şartlarda yapılmadığını, orada oyuncak arabadan geçici ayak takıldığını, Ankara’da geldiğinde ilk olarak o aparatı çıkardıklarını söyledi.

Umut’a yürümesi için protez bacak yapıldığını ama Umut’un bunları reddettiğini, sadece ilk adımlarını atarken kullandığını kaydeden Özçetin, Umut’un zamanla arka ayaklarını kullanarak yürümeye başladığını aktardı.

“Uyutun diyenlere en güzel cevabı 10 yıl sonra Umut veriyor”

Özçetin, 10 yıl önce bazı kişilerin Umut’un uyutulmasını önerdiğini ancak tedaviye devam ettiklerini anlatarak, “Uyutun, o engelli kedi. Yaşamasının anlamı yok dendi. ‘Uyutun’ diyenlere en güzel cevabı 10 yıl sonra yine Umut veriyor” dedi.

Hayvanların can taşıdığının unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Özçetin, hayvanların bazı uzuvlarını kaybetmesinin uyutma nedeni olmaması gerektiğini, hekimlerin de bunu en son çare olarak gördüğünü ifade etti.

“Hiçbir problemin çözümü ölüm olmamalı”

Özçetin, “Günümüzde teknoloji gelişti. Her canlının yaşamaya hakkı olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir problemin çözümünün ölüm olmaması lazım. Maalesef insanlar birbirlerini öldürerek, hayvan öldürerek bir takım şeylere çözüm bulacaklarını zannediyorlar. Bu geldiğimiz yüzyılda bunların olmaması en büyük dileğimiz.” ifadelerini kullandı.

Özel bakıma ihtiyaç duyan Umut’un hastanede kalmasının sağlığı için daha iyi olduğunu düşündüklerini kaydeden Özçetin, bu konuda yanılmadıklarını belirtti. Özçetin, “Umut’un 10. yılını aslanlar gibi geçiriyoruz. Umarım bir 10 yıl sonra da sizlerle buluşuruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/umut-kedi-tren-kazasi-sonucu-bacaklarini-kaybetti/feed/ 0
Konya’da Motosikletli Kişi 4 Yavru Kediyi Çöpe Attı https://www.haber60.com.tr/konyada-motosikletli-kisi-4-yavru-kediyi-cope-atti/ https://www.haber60.com.tr/konyada-motosikletli-kisi-4-yavru-kediyi-cope-atti/#respond Mon, 15 Apr 2024 08:00:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27450 Konya’da motosiklet ile çöp konteynerinin yanına duran kişi poşet içerisine doldurduğu 4 yavru kediyi çöpe atarak bu kadarına pes dedirtti. O anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansırken, kedilerin sesini duyarak çöp konteynerini kontrol eden anne ve kızı çöpten kedileri alarak sahiplendi.

Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü akşam saatlerinde merkez Meram ilçesi Çandır Mahallesi Avgın Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerindeki çöp konteynerinden kedi sesini duyan Burcu Kocaer ve kızı Eylül Kocaer sesin geldiği konteynerin yanına gitti. Çöp konteynerini kontrol eden anne ve kızı çöp içerisinde 4 tane yavru kedi buldu. Konteynerden çıkardıkları kedileri evlerine alan anne ve kızı önce kedileri temizledi ardından karnını doyurdu. Burcu Kocaer ve kızı Eylül Kocaer, yavru kedileri sahiplenerek Latte, Bitter, Oreo ve Bonte ismini verdi. Burcu Kocaer daha sonra kedileri çöp konteynerine bırakan kişiyi tespit etmek için güvenlik kameralarını inceledi. Güvenlik kamerası görüntülerinde, motosikletle gelen bir kişinin poşet içerisindeki yavru kedileri çöp konteyneri içerisine bırakarak sokaktan ayrıldığı görülüyor.

“Böyle bir vicdan, merhamet, yoksunu insanı gördüğümüz için, kamera görüntüsünde de olsa onunla karşılaştığımız için inanılmaz üzgünüz”

Kedileri çöp konteynerinden alarak sahiplenen Burcu Kocaer, “Geçtiğimiz akşam oldu bu olay. Burada evimizin bahçesindeydik. Yavru kedi sesi duyduk. Ses, hemen bizim bahçemizin arka tarafından geliyordu. Yavru kedilerin yardıma ihtiyacı olduğunu anladığımız için çıkıp yardıma ihtiyacı var mı, annesini mi arıyor diye sokağa geçtik. Daha sonra kedinin aslında bir tane değil, 4 tane olduğunu hem de çöp konteynerinin içinde olduğunu fark ettik. Önce kedileri aldık konteynerin içinden. Kedileri aldıktan sonra güvenlik kamerasını kontrol ettik. Hiç görmeseydik ki bir şahıs motosikletiyle yavru kedileri poşete koyarak getirmiş. Poşetten de çöp silkeler gibi konteynerin içine silkeleyip sonra da hiç ardına bakmadan dönüp gidiyor. Yani biz fark etmeseydik o kediler ne halde olacaklardı hiç bilmiyoruz. Yani böyle bir vicdan, merhamet, yoksunu insanı gördüğümüz için kamera görüntüsünde de olsa onunla karşılaştığımız için inanılmaz üzgünüz” dedi.

“Diğer kedilerimizle beraber büyüyecekler, sahiplendirmeyeceğiz”

Kedileri kendilerinin sahiplendiğini söyleyen Burcu Kocaer, “Bunlar dilsiz, bizim korumamıza muhtaç hayvanlar, özellikle yavru olanlar. Bu tür olaylara hep üzülüyorduk ama birebir görüp şahit olunca insan sinirlerine ve duygularına hakim olmakta zorlanıyor insan. Sahiplendirmeyeceğiz, evimiz zaten bahçeli. Halihazırda ev içerisinde bahçede zaten çok kedimiz var. Burada onlar da diğer kedilerimizle bizimle beraber büyüyecekler, sahiplendirmeyeceğiz. Onlar artık bizim ailemizin bireyleri” şeklinde konuştu.

“O kişi ömrü boyunca belki de bunu yapmaya devam edecek”

Yavru kedileri çöpe bırakan kişinin cezasız kalmamasını isteyen Kocaer, “Öncelikle şahsa ulaşılmasını ve kimlik tespiti yapılmasını, sonra da tabii ki diğer örneklerde olduğu gibi maalesef cezasız kalmamasını istiyoruz. Yani bir caydırıcı sebep olsun, kanunlarımız değişsin. Koruma Kanunu kapsamında değişiklikler yapılsın. Yani hangi birine biz vatandaş olarak yetişebiliriz. Bu şekilde devam ettikçe mesela dün biz fark etmeseydik o kişi ömrü boyunca belki de bunu yapmaya devam edecek, daha sonra belki bunu çocuğuna, eşine yapmaya devam edecek diye ya da belki ediyor bilemiyoruz. Yani bunun artık kanunlarda karşılığının olması, bunların ceza alması gerekiyor. Biz sahibi olarak genel bir muayene yaptık. Yarın da veteriner kontrolüne gidecekler, muayene olacaklar. Aşı vakitleri geldiğinde aşıları olacak. Güzel bakılacaklarını ve mutlu büyüyeceklerini umuyoruz bizimle beraber. Biz elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-motosikletli-kisi-4-yavru-kediyi-cope-atti/feed/ 0
Özel Yapım Araba Kedilere Yuva Oldu https://www.haber60.com.tr/ozel-yapim-araba-kedilere-yuva-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ozel-yapim-araba-kedilere-yuva-oldu/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:51:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27383 Özel yapım aracını anne kedi ve yavrularına tahsis etti

Sabah işe gitmek için çıktı aracında kedileri görünce şaşkına döndü

Aracı ile planladığı bayram tatilini kediler için erteledi

Cip, kedilerin yaşam alanı oldu

ANTALYA – Antalya’nın Kepez İlçesi Yeşiltepe Mahallesi’nde yaşayan Amerikan Klasik araba koleksiyoneri Abdullah Bilir’in, 2019 yılında atıl vaziyette alıp, kullanır hale getirdiği cipi, bir anne ve 4 yavru kediye yuva oldu.

Bir sabah işe giderken aracın içinde anne kedi ve yavrularını gören Abdullah Bilir, neye uğradığını şaşırdı. Aracına binmeyen ve anne kedi ile yavrularını kahatsız etmeyen Bilir, ellerinin kokusu sinip yavrularına bakmaz diye kediledti araçtan dışarı taşımak ta istemedi. Kediler 20 gündür özel yapım cipi yuva olarak kullanıyor.

Yavru kediler büyüyene kadar aracı kullanmayacak

Yavru kediler büyüyene kadar aracı kullanmayacağını söyleyen Bilir, şu ifadelere yer verdi: “1950 model Amerikan yapımı bir aracımız var, atıl vaziyette aldık. İki yıla yakın bir sürede emekle topladık, gündelik kullanım durumuna getirdiğimiz, severek kullandığımız, evlat gibi sevgiyle kullandığımız bir araç. Aracımla her gün işe gidip geliyorum. Bir gün işe giderken bir anne kedi ve 4 tane yavru aracın içinde yatıyordu. Aracın içinde kedileri görünce çok şaşırdım, anne biraz vahşiydi tabii. Çocukları koruma içgüdüsüyle bize sıcak samimi davranmadı. Öyle olunca da kıyamadık, çocuklar çok küçük, büyüyene ya da aracımızı terk edene kadar aracımızda kalsın istedik. Dışarıya alıp koyalım diye düşünmedik, elimizin kokusu çocuklara sinerse anne bakmaz diye düşündük. 25 Mart 2024 tarihinden itibaren, yaklaşık 20 gündür aracımı kullanamıyorum, aracım çalışıyor mu çalışmıyor mu ne vaziyette onu da bilmiyorum, aracı onlara tahsis ettik. Çocuklar tedirgin olmasın, büyüsün diye severek kullandığımız aracı kullanamıyoruz. Doğayla iç içe olmayı çok seviyorum, bayram tatilinde dağ tepe tırmanmayı çok istiyordum ama bu bayram bu çocukların hatırına kullanmadık. Başka bir tatilde planlarımızı gerçekleştireceğiz.”

Tüm canlıların isteği sevgi

Hayvan sever olduğunun altını çizen Abdullah Bilir, tüm canlıların ihtiyacı olan tek ögenin sevgi olduğuna dikkat çekti. Bilir, “Evimde iki tane, iş yerimde bir tane kedim var. Hayvanları çok seviyorum. Bir dostum ‘Sizi güvenilir bulduğu için size sığınmış, lütfen yerinden tedirgin etmeyin hayvanları’ dedi. Onlarla kalpten konuşuyorum, bu kadar aracın içinde bizi tercih etmeleri gurur ve zevk verdi. İşe giderken vedalaşıyorum, işten gelirken maması suyu var mı diye kontrol ediyorum. Anneyle aramızda bir samimiyet oldu, artık eskisi gibi hırçın değil. Yavrular çok sıcak, çok sevimliler, patileri burunları pembe pembe. Tüm canlılar sevilsin, bizden istedikleri sadece sevgi. Mamasını her yerde yiyebiliyor onlar, sadece sıcak bir duygu istiyorlar. Eziyet edenlere çok kızıyorum, bu hayvanların sadece dili yok ama kalpten konuşabiliyorlar. Hayvanın sevgiyle minnetle yaklaştığını, gözlerine baktığında anlıyorsunuz” diye konuştu.

“Kedileri yuvasız bırakmayacağız”

Abdullah Bilir’in eşi Gönül Bilir ise kedileri sahiplendirmek için harekete geçtiklerini ve yavruları yuvasız bırakmayacaklarını açıkladı. Bilir, “Yavruları yaklaşık bir ay önce arabayı eşim çalıştırdığı zaman gördük. Kıyamadık da tabii onlar oradayken, evlat gibi her gün yokluyoruz, mamalarını ve suyunu veriyoruz. Anne biraz yabani olduğu için bize dokundurtmuyor ama yine de onları ihmal etmedik. Kedilerle serüvenimiz doğduğumuzdan itibaren var, hayvanları çok seviyoruz. Bizim için, onlarsız hayat olmaz, onlarla var oluyoruz, onlarla mutlu oluyoruz. Büyütüp yuva sahibi edene kadar da bakmaya devam edeceğiz. Onlar yuva sahibi olana kadar biz araca binmeyelim, hiç önemli değil bizim için. Arkadaşlarımızı haberdar ettik, yavrularımıza yuva arıyoruz, iki tanesine yuva bulduk, diğer ikisi için de arıyoruz. Onları sahipsiz bırakmayacağız” ifadelerine yer verdi.

Komşular, kedilerden memnun

Bilir ailesinin aynı apartmanda yaşadığı komşuları Yaprak Doğan ise yavruların bahçelerinde yaşıyor olmasından duyduğu mutluluğu paylaştı. Doğan, “Biz de kedi anne babasıyız, iki gün önce kaybettik, rahatsızlığı vardı. Acımız var ama burada yavruları görünce mutlu oluyoruz, onu hatırlıyoruz. Hayvan sever bir apartmanda oturuyoruz, üç dört dairenin kedisi var. Abdullah abi yavrulara yuva oldu, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onlar da bizim yavrumuz gibi oldu, işe gelip giderken yapabileceğimiz bir şey var mı diye bakıyoruz, onları görünce mutlu oluyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-yapim-araba-kedilere-yuva-oldu/feed/ 0
Antalya’da Klasik Araba, Bir Anne ve 4 Yavru Kediye Yuva Oldu https://www.haber60.com.tr/antalyada-klasik-araba-bir-anne-ve-4-yavru-kediye-yuva-oldu/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-klasik-araba-bir-anne-ve-4-yavru-kediye-yuva-oldu/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:39:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27381 Antalya’nın Kepez ilçesi Yeşiltepe Mahallesi’nde yaşayan Amerikan klasik araba koleksiyoneri Abdullah Bilir’in, 2019 yılında atıl vaziyette alıp, kullanılır hale getirdiği cipi, bir anne ve 4 yavru kediye yuva oldu.

Bir sabah işe giderken aracın içinde anne kedi ve yavrularını gören Abdullah Bilir, neye uğradığını şaşırdı. Aracına binmeyen ve anne kedi ile yavrularını rahatsız etmeyen Bilir, ellerinin kokusu sinip yavrularına bakmaz diye kedileri araçtan dışarıya da taşımak istemedi. Kediler 20 gündür özel yapım cipi yuva olarak kullanıyor.

Yavru kediler büyüyene kadar aracı kullanmayacak

Yavru kediler büyüyene kadar aracı kullanmayacağını söyleyen Bilir, şu ifadelere yer verdi: “1950 model Amerikan yapımı bir aracımız var, atıl vaziyette aldık. İki yıla yakın bir sürede emekle topladık, gündelik kullanım durumuna getirdiğimiz, severek kullandığımız, evlat gibi sevgiyle kullandığımız bir araç. Aracımla her gün işe gidip geliyorum. Bir gün işe giderken bir anne kedi ve 4 tane yavru aracın içinde yatıyordu. Aracın içinde kedileri görünce çok şaşırdım, anne biraz vahşiydi tabii. Çocukları koruma içgüdüsüyle bize sıcak samimi davranmadı. Öyle olunca da kıyamadık, çocuklar çok küçük, büyüyene ya da aracımızı terk edene kadar aracımızda kalsın istedik. Dışarıya alıp koyalım diye düşünmedik, elimizin kokusu çocuklara sinerse anne bakmaz diye düşündük. 25 Mart 2024 tarihinden itibaren, yaklaşık 20 gündür aracımı kullanamıyorum, aracım çalışıyor mu çalışmıyor mu ne vaziyette onu da bilmiyorum, aracı onlara tahsis ettik. Çocuklar tedirgin olmasın, büyüsün diye severek kullandığımız aracı kullanamıyoruz. Doğayla iç içe olmayı çok seviyorum, bayram tatilinde dağ tepe tırmanmayı çok istiyordum ama bu bayram bu çocukların hatırına kullanmadık. Başka bir tatilde planlarımızı gerçekleştireceğiz.”

“Tüm canlıların isteği sevgi”

Hayvansever olduğunun altını çizen Abdullah Bilir, tüm canlıların ihtiyacı olan tek ögenin sevgi olduğuna dikkat çekti. Bilir, “Evimde iki tane, iş yerimde bir tane kedim var. Hayvanları çok seviyorum. Bir dostum ‘sizi güvenilir bulduğu için size sığınmış, lütfen yerinden tedirgin etmeyin hayvanları’ dedi. Onlarla kalpten konuşuyorum, bu kadar aracın içinde bizi tercih etmeleri gurur ve zevk verdi. İşe giderken vedalaşıyorum, işten gelirken maması, suyu var mı diye kontrol ediyorum. Anneyle aramızda bir samimiyet oldu, artık eskisi gibi hırçın değil. Yavrular çok sıcak, çok sevimliler, patileri, burunları pembe pembe. Tüm canlılar sevilsin, bizden istedikleri sadece sevgi. Mamasını her yerde yiyebiliyor onlar, sadece sıcak bir duygu istiyorlar. Eziyet edenlere çok kızıyorum, bu hayvanların sadece dili yok ama kalpten konuşabiliyorlar. Hayvanın sevgiyle, minnetle yaklaştığını, gözlerine baktığında anlıyorsunuz” diye konuştu.

“Kedileri yuvasız bırakmayacağız”

Abdullah Bilir’in eşi Gönül Bilir ise kedileri sahiplendirmek için harekete geçtiklerini ve yavruları yuvasız bırakmayacaklarını belirtti. Bilir, “Yavruları yaklaşık bir ay önce arabayı eşim çalıştırdığı zaman gördük. Kıyamadık da tabii onlar oradayken, evlat gibi her gün yokluyoruz, mamalarını ve suyunu veriyoruz. Anne biraz yabani olduğu için bize dokundurtmuyor ama yine de onları ihmal etmedik. Kedilerle serüvenimiz doğduğumuzdan itibaren var, hayvanları çok seviyoruz. Bizim için, onlarsız hayat olmaz, onlarla var oluyoruz, onlarla mutlu oluyoruz. Büyütüp yuva sahibi edene kadar da bakmaya devam edeceğiz. Onlar yuva sahibi olana kadar biz araca binmeyelim, hiç önemli değil bizim için. Arkadaşlarımızı haberdar ettik, yavrularımıza yuva arıyoruz, iki tanesine yuva bulduk, diğer ikisi için de arıyoruz. Onları sahipsiz bırakmayacağız” dedi.

Komşular da kedilerden memnun

Bilir ailesinin aynı apartmanda yaşadığı komşuları Yaprak Doğan da yavruların bahçelerinde yaşıyor olmasından duyduğu mutluluğu paylaştı. Doğan, “Biz de kedi anne babasıyız, iki gün önce kaybettik, rahatsızlığı vardı. Acımız var ama burada yavruları görünce mutlu oluyoruz, onu hatırlıyoruz. Hayvansever bir apartmanda oturuyoruz, üç dört dairenin kedisi var. Abdullah abi yavrulara yuva oldu, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onlar da bizim yavrumuz gibi oldu, işe gelip giderken yapabileceğimiz bir şey var mı diye bakıyoruz, onları görünce mutlu oluyoruz” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-klasik-araba-bir-anne-ve-4-yavru-kediye-yuva-oldu/feed/ 0
Kastamonu’da yaşlı vatandaş baygın halde bulundu, kedileri sahipsiz kaldı https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-yasli-vatandas-baygin-halde-bulundu-kedileri-sahipsiz-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-yasli-vatandas-baygin-halde-bulundu-kedileri-sahipsiz-kaldi/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:04:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26643 Kastamonu’nun Ağlı ilçesinde barakada, 36 kedisiyle birlikte yaşayan yaşlı vatandaş, evinde baygın halde bulundu. Yoğun bakımda tedavi altına alınan vatandaşın kedileri ise sahipsiz kaldı.

Kastamonu’nun Ağlı ilçesinde Kırlardere Mahallesi Ayanoğlu Sokak’ta yaşayan 70 yaşındaki Nazmi Özsoy, fitre vermek için gelen komşuları tarafından baygın halde bulundu. Aldığı aylığı ile yaşadığı barakada 36 kedi besleyen Özsoy’u hareketsizce bulan komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Özsoy, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Burada ilk müdahalesi yapılan Özsoy, Tosya Devlet Hastanesine sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. 1 haftadır hastanede yaşam mücadelesi veren Özsoy’un kedileri ise sahipsiz kaldı. Özsoy’un komşuları ve köyde yaşayan gençler, kedilere mama ve su bırakıyor. Özsoy’un komşuları, bakmakta zorlandıkları kedilerin sahiplendirilmesini ya da hayvanseverlerin kendilerine destek olunmasını istedi.

“Kedileri sahiplendirmek istiyoruz”

Özsoy’un kedilerini besleyen Muhammed Ömer Ersoy, “Biz, buraya arkadaşlarımızla 2-3 günde bir geliyoruz. Kedilere mama ve su veriyoruz. Amcamız rahatsızlandığı için buradaki kedileri sahiplendirmek istiyoruz. Ağlı ilçe merkezi köye biraz uzak. Kediler o yüzden susuz ve aç kalıyor. Amcamız şu anda yoğun bakımda rahatsız kendisi” dedi.

“Köylüler ellerinden geldiği kadar yardım ediyor ama yeterli olmuyor”

Fitre vermek için geldikleri sırada köyün imamı tarafından evinde baygın halde bulunduğunu söyleyen Ersoy, “Hocalar Ramazan ayı olduğu için fitre vermeye gelmişler. Amcamızın evine giriyorlar, amcamız yatakta baygın şekilde yatar vaziyette buluyorlar. Amcamızı öyle gördükten sonra ambulansa telefon açıyorlar. Ambulans gelip amcamızı alıyor. Amcamız şu anda yoğun bakımda tedavi görüyor. Buradaki kediler de aç ve susuz kaldı. Arkadaşlarımızla biz buraya gelmeye çalışıyoruz fakat ilçe merkezi köye uzak. Her zaman köye gelip gidemiyoruz. Kedilerimiz sahipsiz kaldı. Köylüler ellerinden geldiği kadar yardım ediyor ama yeterli olmuyor. Kedilere sahip çıkılmasını istiyoruz. Kedileri sahiplendirmek istiyoruz” diye konuştu.

“Devletimizin büyüklerinden ve hayvan severlerden yardım bekliyoruz”

İstanbul’dan Ramazan Bayramı için Ağlı ilçesine gelen Hüseyin Efe Yürük ise, “Biz, Ağlı ilçe merkezinden köye geliyoruz. Köyde yaşlı bir amcamız vardı. Kendisi tek başına yaşıyordu ve burada 30-40 civarında kedisi bulunuyordu. Kedilere tek başına bakmaya çalışıyordu. Yaşlandığı için çalışamıyor, maddi durumu da çok iyi değildi. Kendisi elinden geldiğince köylülerden aldığı yardımlarla birlikte kedilerine bakıyordu. Artık yediği bir şey mi dokundu yoksa başka şüpheli bir durum mu var bilemiyoruz. Yoğun bakımda şu anda tedavi görüyor. Köydeki hoca, fitre getirmeye geldiği zaman fark etmiş. Ambulans ile hastaneye kaldırmışlar. Bizlerde köyün gençleri olarak hayvanlara elimizden geldiği kadarıyla bakmaya çalışıyoruz. Bugün yine geldik ve kedilere mama getirdik. Biz elimizden geldiğince kedileri beslemeye çalışıyoruz ama elimizden bu kadarı geliyor. Daha fazlasını devletimizin büyüklerinden, hayvan severlerden bekliyoruz. Bizim elimizden daha fazlası gelmiyor. Kedilerinde artık sahiplendirilmeye ihtiyacı var. Burada köyde çok fazla insanda yok. Kedilere bakabilecek çok kişi de yok. Bizde elimizden geldiğince köyün gençleri olarak yardım etmeye çalışıyoruz, hayvanlara sahip çıkmaya onlara bakmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber60.com.tr/kastamonuda-yasli-vatandas-baygin-halde-bulundu-kedileri-sahipsiz-kaldi/feed/ 0
Ankara’da bir kadın, evini kedilere yuva yaparak 60 kedinin bakımını üstleniyor https://www.haber60.com.tr/ankarada-bir-kadin-evini-kedilere-yuva-yaparak-60-kedinin-bakimini-ustleniyor/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-bir-kadin-evini-kedilere-yuva-yaparak-60-kedinin-bakimini-ustleniyor/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:27:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25949 Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Nurhan Canatar, evinin giriş katı ve bahçesini, sokakta güçsüz halde bulduğu kediler için yuvaya çevirdi.

Üç çocuk annesi Canatar, kedilerine daha geniş bir yaşam alanı sağlamak için şehir merkezindeki evinden Kahramankazan’da satın aldığı iki katlı müstakil eve taşındı.

Evin giriş katını kedilere tahsis eden Canatar, tellerle çevirdiği bahçede de kedileri için güvenli alan oluşturdu. Canatar, kışın evinin giriş katında ilgilendiği 60 kedinin bakımını, havaların ısınmasıyla bahçede onlar için ayrılan alanlarda sağlıyor.

Hayatını kedilere adayan ve 12 yıldır onlara adeta annelik yapan Canatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayvanlardan korktuğunu, İstanbul’dan getirilen kedilerle korkusunu yendiğini ve sokakta bulduğu yavru kedilere evini açtığını söyledi.

Evinde himayesine aldığı kedi sayısı artınca Kahramankazan’da aldığı evin bahçesi ve bir katını kedilere göre dizayn ettiğini anlatan Canatar, sokakta bulduğu, kaza geçiren, hasta olan, doğum yapan kedileri evine aldığını söyledi.

Canatar, “100’ün üzerinde kedi vardı, çok fazla kedi sahiplendirdim. Yalnız başıma bunlara sahip çıkıyorum. Bana kedi getirdiler, söz verdiler ‘Biz de sahip çıkacağız’ diye ama hiçbiri sahip çıkmadı, bırakıp gittiler. Her şeyleriyle tek başıma ilgilendim. Hayvanların perişan olduğunu görünce aldım. Bu vicdan meselesi.” dedi.

Güne kedilerini besleyerek ve hasta olanlara ilaçlarını vererek başladığını dile getiren Canatar, veterinerlerden öğrendiği bilgilerle neredeyse “veteriner teknikeri” gibi olduğunu kaydetti.

“Kışın sıcak odalarda yazın da bahçede bakımlarını yapıyorum”

Canatar, kedilerin masraflarını eşinin karşıladığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sosyal medyada ‘Nurhan Teyzenin Kedileri” adında sayfam ve mama kumbaram var, oradan mama gönderiyorlar. Evde sıcak ortamları var. Kapı açık, kışın eve giriyorlar, istediklerinde bahçeye çıkıyorlar, yazın bahçeye salıyorum. 6 tane de inşaat çöplüğünden aldığım köpeğim var.”

Kedilerin bakımlarıyla ilgilenebilmek için yardım isteyen Canatar, şunları söyledi:

“Allah’ım insanların hepsine vicdan, merhamet versin. Ben Kabe’ye gittim, Kabe’de bile onlara devamlı dua ediyorum. Ben orada da hayvanlara mama götürdüm, onlara sahip çıktım. Hayvanları sokaklara atmamalarını istiyorum. Eğer sokağa atacaklarsa almasınlar. Bana bir kedi geldi, sahibi ölmüş, annesi kediyi bana attı, insan yavrusunun hatırı için bakar ona.”

“Kedilerim hastalığıma çok iyi geldi”

Canatar, parkinson hastalığı geçirdiğini ve bu süre içinde kedilerini yanından ayırmadığını ifade ederek, “Hastalığımda kediler bana çok iyi geldi. Belki de hastanede yatacaktım ama onlar bana çok iyi geldi. Onlar benim yavrularım gibi, torunlarım var ama bunlar da ön plandalar benim için.” diye konuştu.

“Öldüklerinde çok ağlıyorum”

Canatar, ölen kedilerini evinin arka tarafındaki boş araziye gömdüğünü belirterek, “Çok üzülüyorum, çok ağlıyorum, geçen de bir tane öldü, çok üzülüyorum, Allah yardımcımız olsun, insan ibret almalı, can vermek çok zor. Mezarlıkta 60 tane var.” dedi.

Canatar, kedilerin temizliği için kendisine ücret karşılığı bir yardımcı aradığını, tek başına ilgilenirken zorlandığını kaydetti.

Sokakta baktığı köpekleri için de mama desteği çağrısında bulunan Canatar, şunları söyledi:

“Bir kilogram olsun yardım etsinler. Kapıma geliyorlar, boş çeviremiyorum, bir yere gitmiyorlar, hipnoz gibi kapıya bakıyorlar. Kapının önünde soğukta titriyorlar, onları sıcak alana koyuyorum. Kendi yiyeceğinden kesip onlara veriyorum. Hepsinin ismi var, isim seçme yerinden onlara isimler seçtim. Onlarla çok güzel günler geçirdim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-bir-kadin-evini-kedilere-yuva-yaparak-60-kedinin-bakimini-ustleniyor/feed/ 0
Kedi Eros’u tekmeleyerek öldüren sanık hakkındaki karara başsavcılık itiraz etti https://www.haber60.com.tr/kedi-erosu-tekmeleyerek-olduren-sanik-hakkindaki-karara-bassavcilik-itiraz-etti/ https://www.haber60.com.tr/kedi-erosu-tekmeleyerek-olduren-sanik-hakkindaki-karara-bassavcilik-itiraz-etti/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:57:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25035 Kedi Eros’u tekmeleyerek öldüren sanık hakkındaki karara başsavcılık itiraz etti

Başsavcılık kararın bozulmasını ve sanığın tutuklanmasını talep etti

İSTANBUL – Başakşehir’de bir sitede Eros isimli kediyi dakikalarca tekmeleyerek öldüren İbrahim Keloğlan hakkında verilen karara Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. İtirazda, sanık hakkında verilen kararın bozulması ve sanığın tutuklanmasına yönelik karar verilmesi talep edildi.

Başakşehir’de bir sitede 1 Ocak’ta meydana gelen olayda, İbrahim Keloğlan, Eros isimli kediyi dakikalarca döverek ölmesine neden olmuştu. Sanık Keloğlan hakkında Küçükçekmece 16. Asliye Mahkemesi tarafından 1 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Verilen ceza iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 3 aya düşürülüp hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. Karara itirazlar üzerine yeniden yapılan yargılamada İbrahim Keloğlan hakkında ‘evcil hayvanı kasten öldürme’ suçundan 2 yıl 6 hapis cezasına hükmedilmişti. Verilen karara Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

“Öldürmeye yönelik davranışına devam etti”

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, sanık İbrahim Keloğlan’ın site sakinleri tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansör içerisinde tekme vurduğu ve kedinin can havliyle koridora kaçtığı kaydedildi. Dilekçede, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde, koridor kapılarını kapattığı ve kendisinden kaçmaya çalışan kediyi tekmelemekten vazgeçmeyerek öldürmeye yönelik davranışına devam ettiği belirtildi. Dilekçede sanık hakkında üst hadden hapis cezası verilmesi gerekirken ceza adaletine ve kamusal vicdana uygun olmayacak şekilde temel ceza tayinine gidildiği kaydedildi.

Dilekçede “Canavarca hisle, hunharca, eziyet çektirerek, yoğun kast altında işlenen eyleme yönelik üst hadden ceza verilmemesi durumunda hangi daha vahim eylem ve hadisede bu miktar ceza verileceği de anlaşılamamıştır” ifadeleri kullanıldı.

“Olayın son derece ağır ve vahim olduğuna dair bir kuşku yok”

Sanığın olayda yoğun kast altında canavarca hisle acı çektirerek eylemi gerçekleştirme biçiminde olayın son derece ağır ve vahim olduğuna dair bir kuşku olmadığı da dilekçede aktarıldı. Dilekçede, temel cezanın belirlenmesinde şikayetçi olup olunmaması ile zararın karşılanıp karşılanmamasına bakılmadığına, sanığın olay sonrasında gösterdiği kişilik özelliklerinin ölçüt olarak sayılmadığına işaret edilerek temel cezanın belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü aktarıldı.

Kararın bozulması ve sanığın tutuklanması talep edildi

Sanık hakkında takdiri indirim yapıldığı belirtilen dilekçede, canavarca hisle ve eziyet çektirerek eylemini gerçekleştirmesi, suçun işleniş biçimi, güttüğü amaç ve kastının yoğunluğu da dikkate alındığında cezada yetersiz gerekçe ile indirim uygulanmasının usul ve yasalara aykırı olduğu belirtildi. Toplum bilinci ve ahlakının geniş tepkisini çeken, amacı itibariyle tehlikeli ve vahşi, kötülük eylemini sergileyen, psikolojik bir güdüyle hareket eden sanığın merhametsiz ve acımasız bir şekilde, canavarca hisle ve eziyet çektirerek kediyi öldürdüğü de dilekçede kaydedildi. Dilekçede sanık hakkında verilen kararın bozulması ve bozma kararı ile birlikte sanığın tutuklanmasına yönelik karar verilmesi talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kedi-erosu-tekmeleyerek-olduren-sanik-hakkindaki-karara-bassavcilik-itiraz-etti/feed/ 0
Başakşehir’de kedi “Eros”u öldüren sanık 2,5 yıl hapse çarptırıldı https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 00:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18609 Başakşehir’de sitenin asansöründe “Eros” isimli kediyi öldürdüğü gerekçesiyle yeniden yargılanan sanık İbrahim Keloğlan, “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 2 yıl 6 hapse çarptırıldı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Küçükcekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık İbrahim Keloğlan ve avukatı, müştekiler, Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatları katıldı.

Bazı siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının avukatları da duruşmayı izledi.

Duruşmada, savunmasını yapan sanık Keloğlan, “Ben bir suç makinesi değilim. Yaşadığım bir anlık psikolojik çöküşten dolayı öfke ve cinnet anıyla tamamen kendimi kaybettim. Hayatım boyunca unutamayacağım bir hata yaptım.” dedi.

“Psikolojik destek göreceğime söz veriyorum”

Her fırsatta mama alıp kedi ve köpekleri beslediğini ifade eden Keloğlan, “Onlarla vakit geçirmek bana terapi gibi geldi. Bunlarla yetinmeyip hayvan barınağına bağışta bulundum. Elimden geldiğince bunları yapacağım. psikolojik destek göreceğime söz veriyorum.” ifadelerini kullandı.

Keloğlan, olayın bazı kişilerce yanlış lanse ettirildiğini savunarak, “İnsan içine çıkamayacak hale geldim. Şu an burada alacağım hiçbir cezanın bugüne kadar yaşadıklarımın yanında bir önemi yoktur. Beni tek başıma bıraktılar. Şu ana kadar söylediğim her şey kanıtlı ve gerçektir. Çok pişmanım. Hatamı kabul ediyorum. diye konuştu.

Sanık Keloğlan’ın avukatı Cemal Vehbi Günaydın, müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep ederek, şunları söyledi:

“Zaten kendisi toplum nezdinde cezasını çekmiştir. Bundan sonrasında da çekmeye devam edecektir. Müvekkilin olayın öncesinde yaşadıkları ve olay esnasındaki psikolojisinin dikkate alınmasını talep ediyorum. Ben de bir kedi sahibiyim.”

Avukatının ardından yeniden söz alan sanık Keloğlan, söylemek isteği çok şey olduğunu belirterek, “Beni tamamen yalnız bıraktılar. Hakkımda söylenen her şey yalan ve iftiradır. Ben zaten hayvan sevgisi olan bir insanım.” ifadelerini kullandı.

Duruşmada söz verilen müşteki Ebubekir Fırat, her ne kadar kedinin sahibi olmasa da bakımını üstlendiğini, bu nedenle olaydan zarar gördüğünü anlattı.

Savcı sanığın tutuklanmasını talep etti

Duruşmada, cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını okudu.

Mütalaada, sanığın 1 Ocak’ta saat 03.15 sıralarında Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi Karacaoğlan Sokak’ta ikamet ettiği sitede, site sakinleri ve müşteki tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansörde tekme attığı anlatıldı.

Mütalaada, şu ifadelere yer verildi:

“Kedinin can havliyle koridora kaçtığı, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde kapıları kapattığı, kediye defalarca vurduğu, kedinin sanıktan defalarca kaçmaya çalışması süreci içinde sanığın eyleminden ısrarla vazgeçmediği, kediyi öldürmeye yönelik eylemine devam ettiği, merhametsiz ve acımasız şekilde canavarca bir hisle eziyet çektirerek kediyi öldürdüğü, mevcut görüntü izleme ve araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.”

Sanığa bu kapsamda üst hadde yakın ceza verilmesi talep edilen mütalaada, sanığın Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A2 maddesi gereğince cezalandırılarak hükümle birlikte tutuklanması istendi.

Sanığa “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan hapis cezası verildi

Son sözü sorulan sanık Keloğlan, “Ben devletime güveniyorum. Bugüne kadar ben bir yere kaçmadım. Bunca şeye rağmen kendim geldim.” dedi.

Davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme, sanık İbrahim Keloğlan’ı “evcil hayvanı kasten öldürme” suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse çarptırdı.

Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini takdiri indirim sebebi kabul eden mahkeme, cezayı 2 yıl 6 aya indirdi.

Mahkeme, her ne kadar kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunsa da, sanığın aldığı ceza, delillerin toplanmış olması, karartılacak herhangi bir delil bulunmayışı, bu aşamada tutuklanmasının orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle, sanık Keloğlan hakkında karar kesinleşinceye kadar yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Davanın karara bağlanmasının ardından

Müşteki Ebubekir Fırat Avukatı Merve Poyraz Özcan, adliye önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sanığın 6 dakika boyunca böcek ezer gibi kediyi ezerek öldürdüğünü, bu nedenle cezasında indirim uygulanmasını kabul etmediklerini, dosyanın takipçisi olacaklarını söyledi.

? Davanın geçmişi

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanık Keloğlan’ın “bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapsi istenmişti.

İddianameyi kabul eden mahkeme, yargılama sonunda sanığa 1 yıl 3 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti.

İtiraz üzerine dosyaya bakan ağır ceza mahkemesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kaldırılmasına ve dosyanın Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilerek sanığın yeniden yargılanmasına karar vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/feed/ 0
Üniversitede okurken yurdun bahçesindeki kedilere bakan genç kadın, bugün 30 kediye annelik yapıyor https://www.haber60.com.tr/universitede-okurken-yurdun-bahcesindeki-kedilere-bakan-genc-kadin-bugun-30-kediye-annelik-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/universitede-okurken-yurdun-bahcesindeki-kedilere-bakan-genc-kadin-bugun-30-kediye-annelik-yapiyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 08:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9057 Üniversitede okurken yurdun bahçesindeki kedileri beslemesiyle hayvanlara bakmaya başlayan Hande Sonsöz, bugün evinde 10, sokakta da 30 kediye sahip çıkarak minik patilerin adeta annesi oldu.

Antalya’da büyüyen Sonsöz, 1998’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde öğrenime geldiğinde kaldığı yurdun bahçesindeki kedilere bakmaya başladı. İlk başta bir iki kediyi besleyen Sonsöz, 4 yılın sonunda mezun olurken kendini yurdun bahçesinde onlarca kediye bakarken buluverdi.

Şu an edebiyat alanında doktora eğitimine devam eden Sonsöz, Kadıköy Feneryolu’ndaki dairesinde 10 kedisiyle yaşıyor. Sokakta beslediği ve bakımı yaptığı yaklaşık 30 kediye de adeta annelik yapan Sonsöz, yıllardır süren kedi sevgisini 17 Şubat Dünya Kediler Günü’nde AA muhabirine anlattı.

Günde 3 saatini kedilerin bakımına ayırıyor

Sonsöz, ailesindeki hayvan sevgisi nedeniyle evlerinde hep kedi ve köpek beslendiğini ancak annesi eve ilk kez kedi getirdiğinde çok korktuğunu hatta hayvana hiç dokunamadığını kaydetti.

Üniversitede okurken ilk başta korkup kedilere dokunamadığını belirten Sonsöz, “Sadece onları gözlemliyordum. Sonra sanat tarihi hocam kedilere olan bu ilgimi görünce bana yavru bir kedi hediye etti. Yıl 2000’di. Bu kediyle birbirimize tam alışmıştık ki bir araba çarptı. Bu beni çok üzdü. Sonra sokaktaki kedilere hassasiyetim daha çok arttı. Mama, ilaç ve bakım ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenmeye başladım. Bu acı tecrübeden sonra sokakta rastladığım gözü göremeyen, ayağı sakat olan kedilere sahip çıkmaya başladım.” ifadelerini kullandı.

Sonsöz, günün en az 3 saatini evde ve sokaktaki kedilere ayırdığını dile getirerek, “Şu an evde 10 kedim var. Evim 3+1, yarısını kedilere ayırdım. Sabah kalktığımda ilk olarak evdeki kedilerin bakımını, temizliğini yapıyorum, sonra onların karnını doyuruyorum. Ardından sokağa çıkıyorum, yaklaşık 30 kedinin beslenmesini sağlıyorum. Bu işlemi günde iki kez yapıyorum. ‘Evde bu kadar çok kedinin olması hijyen sorunu yaratmıyor mu?’ şeklinde sorulara sıkça maruz kalıyorum ama gerekli hijyen sağlanınca sorun olmuyor.” diye konuştu.

“Hayvanın sorumluluğunu alacağına inanmayanlar bu işe adım atmamalı”

Herkesin hayvanları sevmesini beklemediğini ancak onların yaşam hakkına saygı duyulması gerektiğini vurgulayan Sonsöz, “Sokak hayvanlarının hakları ve korunması noktasında belediyelere çok görev düşüyor. Osmanlı ve Türk medeniyetinde hayvan hakları ve sevgisi çok kıymetlidir. Kuşlar için bile evler yapan bir medeniyetin torunlarıyız. Sokak hayvanlarının varlığı insanların göstereceği merhamet ve saygıdan geçiyor. ” dedi.

“Dünya Kediler Günü” vesilesiyle bir mesaj vermek istediğini aktaran Sonsöz, şöyle devam etti:

“Kedileri ponçik hayvanlar olarak görüp eve alıp sonra sokağa bırakmak çok acımazlık. Bunlara heveskar tipler diyoruz. İnsan sorumluluk alabilen bir varlıktır bu nedenle aciz olanı ezmek yerine onun yaşam hakkına saygı duymalıdır. Bir hayvanın sorumluluğunu alacağına inanmayanlar bu işe adım atmamalıdır. İnsanların kedi ve köpekleri görsel açıdan daha cazip hale getirmek için faklı cinsler arasında çiftleşmeler yapmasının da çok acımasız olduğunu düşünüyorum. Cins hayvan üretiminin durdurulması lazım.”

“Kısırlaştırma şu an en masum ve en kalıcı çözüm”

Hande Sonsöz, sokak hayvanları ile ilgili kısırlaştırmanın şu an en masum ve en kalıcı çözüm olduğunu aktararak, vatandaşların şikayetiyle sokak hayvanlarını toplayan yerel yönetimlerin kısırlaştırma konusunda yetersiz kaldığını dile getirdi.

Hayvanlarla insanlar arasında bir duygu bütünlüğü olduğunu belirten Sonsöz, “Hayvanlar ruhunuzu okşuyor, sizi rahatlatıyor, halinizden anlıyor. Her şeyden önce bir can taşıyor, üzülüyor hatta ağlıyorlar. Ailelerin küçük yaştan itibaren çocuklarına bir hayvan edindirmesi lazım. Hayvan edinmek çocuklarda merhamet ve sorumluluk duygularının gelişmesini sağlıyor. Paylaşmayı, bencil olmamayı öğreniyor.” dedi.

Zaman zaman karşısına hayvanlara kötü davranan insanların çıktığını belirten Sonsöz, bu insanlar yüzünden sokakta bakımını yaptığı birçok hayvanın öldüğünü anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/universitede-okurken-yurdun-bahcesindeki-kedilere-bakan-genc-kadin-bugun-30-kediye-annelik-yapiyor/feed/ 0
Ünlü ikizler Meral ve Zuhal kardeşler, Kadıköy Moda sokaklarında 150 kediye bakıyor https://www.haber60.com.tr/unlu-ikizler-meral-ve-zuhal-kardesler-kadikoy-moda-sokaklarinda-150-kediye-bakiyor/ https://www.haber60.com.tr/unlu-ikizler-meral-ve-zuhal-kardesler-kadikoy-moda-sokaklarinda-150-kediye-bakiyor/#respond Sat, 17 Feb 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9054 “Param Yok Pulum Yok” şarkısı ile hafızalara yerleşen 1970’li yılların ünlü ikizleri Meral ve Zuhal kardeşler, uzun yıllardır gözlerden uzak sakin bir hayat yaşıyor. İki kardeş, yıllardır Kadıköy Moda sokaklarında 150 kediye bakıyor.Meral ve Zuhal kardeşler, 17 Şubat Dünya Kediler Günü’nde hayvanlarla olan bağlarını anlattı.

“KEDİLERİ BESLEDİĞİM İÇİN ŞİKAYET ALINCA AĞLIYORDUM”

İkizlerden Meral Ozan, yaşamını sürdürdüğü Moda’da 1990’dan bu yana kedilere baktığını söyledi. Bir komşusunun o yıllarda yeni çıkan kuru mamayı kedilere verdiğini görünce kendisinin de çantasında mama taşımaya başladığını dile getiren Ozan, “O günden sonra çantama mama alıp sokakta rastladığım kedilere vermeye başladım. Daha sonra hayvanlara mama verme işini sisteme koydum. Kapının önüne belirli aralıklarla mama koymaya başladım. Bu da binada oturanlarda rahatsızlık yarattı. ‘Burada kedi besleme, etraf kedi doldu.’ gibi şikayetler aldım. Bu şikayetler karşısında o kadar üzülüyordum ki eve gidip ağlıyordum” diye konuştu.

“ŞİKAYETLER YÜZÜNDEN TANSİYON VE ŞEKER HASTALIĞIM ÇIKTI”

Hatta bu şikayetler yüzünden kedilere bakamadığı için tansiyon ve şeker hastalığının nüksettiğini vurgulayan Ozan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kedi baktığım için bana bağıran çağıran insanlara da hayvan sevgisi versin, diye Allah’a çok içten dua ettim. Duam kabul olmuş olacak ki bir baktım bana bağıran, çağıran insanlar kedi, köpek almaya başladı. Şimdi Moda’da kediden köpekten geçilmiyor. Herkesin bir kedisi ya da köpeği var. Kar da yağmur da yağsa her sabah kalkıp, kedilerimi besliyorum. Şimdi böbreğimde taş çıktı ağrım da oluyor ama ona rağmen sürüklene sürüklene sokağa çıkıp, kedilerimi besliyorum.”

“KEDİLERE BAKTIĞIM İÇİN 1990’DAN BERİ TATİLE GİTMİYORUM”

Ozan, kedilere bakmanın çok ağır bir sorumluluk olduğunu dile getirerek, “1990’dan bu yana hiç tatil yapmadık. Hatta Bodrum’da bir yazlığımız vardı, kedileri bırakıp gidemiyoruz diye onu da sattık. Bizim elimize bakan 150 kediyi başkalarına emanet edip gidemiyoruz. Bütün vaktim kedilerle geçiyor” dedi. Sadece mama vermediğini, hastalandıklarında da kedileri veterinere götürdüğünü anlatan Ozan, “Kısırlaştırma yaptırıyorum. Çok vaktimi alıyor gerçekten çok yoruluyorum. Her gün 150 kediye bakmak yorucu olabiliyor.” ifadelerini kullandı.

“KEDİLERE NANKÖR DENMESİNİ HİÇ ANLAMIYORUM”

Hayvan beslemenin verdiği huzuru hiç bir şeyde bulamadığının altını çizen Ozan, “Hayvan beslemenin çok faydasını gördüm. Vücudunuzda neresi hasta ise kedi orayı anlar ve gelip o bölgenize yatar. Size bir arkadaş olur, huzur verir. Kedilere nankör denmesini hiç anlamıyorum.” diye konuştu. Zühal Şener Kandemir ise 1985’li yıllardan itibaren kedi beslediğini belirterek, “Evdeki artan yemekleri kedilere vermeye başladım. Her gün iki kez 4 kat aşağı inip kedileri besliyordum. Fakat beslediğim kediler tek tek arabanın altında kalıp ölünce psikolojim bozuldu. Bir süre ara verip, kedi bakım işini kardeşim Meral’e bıraktım.” dedi.

“KIŞIN EVDEKİ KEDİ SAYISI 15’E ÇIKIYOR”

Kandemir, hayvan sevgisinin annelerinin kendilerine aldığı bir kedi ile başladığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Kedimizin adı Minnoş’tu, bir sokak kedisiydi. Babamın işi nedeniyle Zonguldak’tan Denizli’ye taşınınca onu yanımızda götürememek bizi çok üzmüştü. Denizli’deki komşumuzun kedisinin yavruları olunca birini aldık. Ondan sonra içimizdeki kedi sevgisi hiç bitmeden büyüdü. Hiç kedisiz evimiz olmadı. Şu an 10 kedim var evde. Havalar soğuduğunda sokaktaki kedileri de eve alıyoruz. Eşim de çok hayvansever ve merhametli bir insan. ‘Evde çok kedi var almayalım.’ desem de o alıyor. Kışın, 15’e kadar çıkıyor evdeki kedi sayısı.”

“MAAŞLARIMIZ KEDİLERİN BAKIMINA GİDİYOR”

Kandemir, kedilere bakmanın çok yorucu olduğunu belirterek, “Sabah kalkar kalmaz kedilerin bakımını yapıyor ve karınlarını doyuruyorum. Bir kedim yaşlılıktan idrarını tutamıyor. O yüzden sürekli paspas elimde geziyorum. Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor. Benim de Meral’in de emekli maaşı kedilerin bakımına gidiyor. Veteriner ve mama ücretleri çok yüksek.” ifadelerini kullandı.

Kedi beslemenin insan psikolojisi üzerinde çok olumlu bir etki yarattığını aktaran Kandemir, kedilerin uğur ve şans getirdiğine inandığını söyledi. Kandemir, bir hevesle hayvan alıp, sonra sokağa bırakılmasının sorumsuzluk ve vicdansızlık olduğunu dile getirdi.

PARAM YOK PULUM YOK ŞARKISIYLA TANINDILAR

Türk müzik tarihinin önemli isimlerinden biri olan Fecri Ebcioğlu tarafından keşfedilen Meral ve Zuhal kardeşler, 1970’li yıllarda müzik dünyasına adım attı. İkizlerin, seslerini duyurduğu “Param Yok Pulum Yok” adlı şarkısı 1974 yapımı Kadir İnanır ve Müjdat Gezen’in başrolündeki “Uyanık Kardeşler” filminin müziği olarak dönemin klasiği haline geldi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/unlu-ikizler-meral-ve-zuhal-kardesler-kadikoy-moda-sokaklarinda-150-kediye-bakiyor/feed/ 0
Mersin’de saplandığı demirden kurtarılan kedi sağlığına kavuştu https://www.haber60.com.tr/mersinde-saplandigi-demirden-kurtarilan-kedi-sagligina-kavustu/ https://www.haber60.com.tr/mersinde-saplandigi-demirden-kurtarilan-kedi-sagligina-kavustu/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:45:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8290 Mersin’de saplandığı demirden kurtarılan kedi sağlığına kavuştu

MERSİN – Mersin’de bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan ve itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kendi, tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.

Alınan bilgiye göre, demir korkuluklara saplanmış bir kedi olduğuna dair ihbar alan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak itfaiye ekipleri ile bölgeye ulaştı. Mezitli’deki bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan kediyi korkulukları keserek kurtaran ekipler, Mersin Büyükşehir Belediyesi veterinerlerine teslim etti. Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde tedavisi yapılan sağlıklı bir şekilde yürümeye başlayan kedi, alışkın olduğu ve beslendiği doğal ortamına bırakıldı. Zamanında müdahale ile kedinin bacağının ampute edilmeye gerek kalmadan kurtarıldığı ifade edildi.

“Can dostlarımıza gerekli tüm ilgiyi gösteriyoruz”

Yaralı kedinin bacağını eski sağlığına kavuşturduklarını anlatan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesinde Veteriner Hekim olarak görev yapan Yusuf İncir, “Yapılan ilk tespitler sonucunda, balkon demirinin bacağından yaklaşık 10-15 cm civarında geçtiği görülmüştür. Yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinin ardından, balkon demiri anestezi altındaki kedinin bacağından çıkarıldı. Çıkarılırken dokuya mümkün olduğu kadar zarar vermemeye dikkat ettik. Yaptığımız tespitlerde kaslardan bir tanesinin kopmuş olduğu, yalnız sinir dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yara temizliği ve dezenfeksiyonun ardından, kopan kas kısmı dikişle tekrar eski haline getirildi. Dezenfeksiyonun ardından, yırtılan ve hasar gören dokuların dikiş işlemini gerçekleştirdikten sonra, deri dikişi ile işlemimizi tamamladık. 12 gün zarfında kedimiz sağlığına kavuştu” ifadelerine yer verdi.

Sahipsiz sokak hayvanlarını tedavi ettikten sonra doğal ortamlarına bıraktıklarını ifade eden İncir, “Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak, can dostlarımıza gerekli ilgiyi gösteriyoruz. Elimizden geldiği kadar onları tedavi etmeye ve işlemlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sadece sokak hayvanlarına hizmet ediyoruz. Burada gerek kısırlaştırdığımız, gerekse de tedavisini yaptığımız hayvanları, süreç sonunda doğal ortamlarına geri bırakıyoruz” dedi.

“Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım”

İkamet ettiği Mezitli’de yaklaşık 60 kediye bakan Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Canan Keven, bir sabah sitesindeki bir kedinin sesine uyandığını ve demir korkuluklara saplandığını söyledi.

Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’ni aradığını, ardından da Alo 185’i arayarak ihbar oluşturduğunu anlatan Keven, “Yarım saat içerisinde geldiler. Onlardan tek bir ricam vardı. ‘Kediyi arka tarafa bırakmayın’ dedim. Çünkü saplandığı demir kesildi. Yanlarında tutmalarını rica ettim, onlar da bu isteğimi yerine getirdiler. Başta başkanımıza, barınak müdürümüze ve görevli arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Benim canım, tamamlanan tedavisi sonrasında sapasağlam geldi. O kadar çok mutluyum ki, sanki bana dünyalar bağışlanmış gibi” şeklinde konuştu.

Bakımını üstlendiği can dostların belediyenin bakımevinde kısırlaştırıldığını da sözlerine ekleyen Keven, “Bütün vatandaşlardan tek bir talebim var. Mersin Büyükşehir Belediyesine Alo 185’i arayarak başvurabilirler. Bütün hayvanseverler bilirler ki onlar bizim için bir hayvan değil, bir can. Allah’ın sessiz kulları. Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersinde-saplandigi-demirden-kurtarilan-kedi-sagligina-kavustu/feed/ 0
Mersin’de Demir Korkuluklara Saplanan Kedi Kurtarıldı https://www.haber60.com.tr/mersinde-demir-korkuluklara-saplanan-kedi-kurtarildi/ https://www.haber60.com.tr/mersinde-demir-korkuluklara-saplanan-kedi-kurtarildi/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:03:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8219 Mersin’de bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan ve itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kendi, tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.

Alınan bilgiye göre, demir korkuluklara saplanmış bir kedi olduğuna dair ihbar alan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak itfaiye ekipleri ile bölgeye ulaştı. Mezitli’deki bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan kediyi korkulukları keserek kurtaran ekipler, Mersin Büyükşehir Belediyesi veterinerlerine teslim etti. Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde tedavisi yapılan sağlıklı bir şekilde yürümeye başlayan kedi, alışkın olduğu ve beslendiği doğal ortamına bırakıldı. Zamanında müdahale ile kedinin bacağının ampute edilmeye gerek kalmadan kurtarıldığı ifade edildi.

“Can dostlarımıza gerekli tüm ilgiyi gösteriyoruz”

Yaralı kedinin bacağını eski sağlığına kavuşturduklarını anlatan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesinde Veteriner Hekim olarak görev yapan Yusuf İncir, “Yapılan ilk tespitler sonucunda, balkon demirinin bacağından yaklaşık 10-15 santimetre civarında geçtiği görülmüştür. Yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinin ardından, balkon demiri anestezi altındaki kedinin bacağından çıkarıldı. Çıkarılırken dokuya mümkün olduğu kadar zarar vermemeye dikkat ettik. Yaptığımız tespitlerde kaslardan bir tanesinin kopmuş olduğu, yalnız sinir dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yara temizliği ve dezenfeksiyonun ardından, kopan kas kısmı dikişle tekrar eski haline getirildi. Dezenfeksiyonun ardından, yırtılan ve hasar gören dokuların dikiş işlemini gerçekleştirdikten sonra, deri dikişi ile işlemimizi tamamladık. 12 gün zarfında kedimiz sağlığına kavuştu” ifadelerine yer verdi.

Sahipsiz sokak hayvanlarını tedavi ettikten sonra doğal ortamlarına bıraktıklarını ifade eden İncir, “Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak, can dostlarımıza gerekli ilgiyi gösteriyoruz. Elimizden geldiği kadar onları tedavi etmeye ve işlemlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sadece sokak hayvanlarına hizmet ediyoruz. Burada gerek kısırlaştırdığımız, gerekse de tedavisini yaptığımız hayvanları, süreç sonunda doğal ortamlarına geri bırakıyoruz” dedi.

“Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım”

İkamet ettiği Mezitli’de yaklaşık 60 kediye bakan Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Canan Keven, bir sabah sitesindeki bir kedinin sesine uyandığını ve demir korkuluklara saplandığını söyledi.

Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’ni aradığını, ardından da Alo 185’i arayarak ihbar oluşturduğunu anlatan Keven, “Yarım saat içerisinde geldiler. Onlardan tek bir ricam vardı. ‘Kediyi arka tarafa bırakmayın’ dedim. Çünkü saplandığı demir kesildi. Yanlarında tutmalarını rica ettim, onlar da bu isteğimi yerine getirdiler. Başta başkanımıza, barınak müdürümüze ve görevli arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Benim canım, tamamlanan tedavisi sonrasında sapasağlam geldi. O kadar çok mutluyum ki, sanki bana dünyalar bağışlanmış gibi” şeklinde konuştu.

Bakımını üstlendiği can dostların belediyenin bakımevinde kısırlaştırıldığını da sözlerine ekleyen Keven, “Bütün vatandaşlardan tek bir talebim var. Mersin Büyükşehir Belediyesine Alo 185’i arayarak başvurabilirler. Bütün hayvanseverler bilirler ki onlar bizim için bir hayvan değil, bir can. Allah’ın sessiz kulları. Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım” ifadelerine yer verdi. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersinde-demir-korkuluklara-saplanan-kedi-kurtarildi/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kediyi Kurtardı https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-kediyi-kurtardi/ https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-kediyi-kurtardi/#respond Thu, 15 Feb 2024 07:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8172 Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi ekipleri, bir can dostu daha sağlığına kavuşturdu. Mezitli’de ikamet eden hayvansever bir vatandaşın ihbarı sonucu, bir apartmanın korkuluklarına ayağı saplanan kediyi İtfaiye Dairesi ekipleri kurtardı, Büyükşehir’in veterinerleri iyileştirdi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi bünyesindeki Bozyazı, Silifke ve Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde misafir edilen can dostların yanı sıra sokakta yaşayan hasta, yaralı ve kaza geçirmiş patili dostlar için önemli çalışmalar yapılıyor. Başıboş, hasta, yaralı kedi ve köpekleri toplayarak tedavi etme, kısırlaştırma, sahiplendirme ve mama desteği vermeyi sürdüren Büyükşehir, Alo 185 üzerinden gelen ihbarlara da en kısa sürede yanıt veriyor.

30 Ocak günü Alo 185 üzerinden demir korkuluklara saplanmış bir kedi olduğuna dair ihbar alan Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak İtfaiye ekipleri ile bölgeye ulaştı. Mezitli’deki bir apartmanın demir korkuluklarına bacağı saplanan kediyi korkulukları keserek kurtaran İtfaiye ekipleri, can dostu, Büyükşehir’in veterinerlerine teslim etti. Kaşlı Geçici Hayvan Bakımevi’nde yaklaşık 12 günlük tedavisinin ardından sağlıklı bir şekilde yürümeye başlayan patili dost, alışkın olduğu ve beslendiği doğal ortamına bırakıldı. Büyükşehir İtfaiyesi’nin hızı, veteriner hekimlerin de etkin müdahalesi sonucu can dostun bacağı, ampute edilmeye gerek kalmadan kurtarıldı.

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde Veteriner Hekim olarak görev yapan Yusuf İncir, yaralı kedinin bacağını eski sağlığına kavuşturduklarını anlatarak, şöyle konuştu:

“Yapılan ilk tespitler sonucunda, balkon demirinin bacağından yaklaşık 10-15 cm civarında geçtiği görülmüştür. Yapılan dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinin ardından, balkon demiri anestezi altındaki kedinin bacağından çıkarıldı. Çıkarılırken dokuya mümkün olduğu kadar zarar vermemeye dikkat ettik. Yaptığımız tespitlerde kaslardan bir tanesinin kopmuş olduğu, yalnız sinir dokusunda herhangi bir hasar oluşmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yara temizliği ve dezenfeksiyonun ardından, kopan kas kısmı dikişle tekrar eski haline getirildi. İçerinin dezenfeksiyonun ardından, yırtılan ve hasar gören dokuların dikiş işlemini gerçekleştirdikten sonra, deri dikişi ile işlemimizi tamamladık. 12 gün zarfında kedimiz sağlığına kavuştu. Büyükşehir Belediyesi çalışanları olarak, can dostlarımıza gerekli ilgiyi gösteriyoruz. Elimizden geldiği kadar onları tedavi etmeye ve işlemlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sadece sokak hayvanlarına hizmet ediyoruz. Burada gerek kısırlaştırdığımız, gerekse de tedavisini yaptığımız hayvanları, süreç sonunda doğal ortamlarına geri bırakıyoruz.”

İkamet ettiği Mezitli’de yaklaşık 60 kediye bakan Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Canan Keven, bir sabah sitesindeki bir kedinin sesine uyandığını ve demir korkuluklara saplandığını söyledi. Büyükşehir İtfaiyesi’ni aradığını, ardından da Alo 185’i arayarak ihbar oluşturduğunu anlatan Keven, şunları dile getirdi:

“Yarım saat içerisinde geldiler. Onlardan tek bir ricam vardı. ‘Kediyi arka tarafa bırakmayın’ dedim. Çünkü saplandığı demir kesildi. Yanlarında tutmalarını rica ettim, onlar da bu isteğimi yerine getirdiler. Başta Başkanımıza, barınak müdürümüze ve görevli arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Benim canım, tamamlanan tedavisi sonrasında sapasağlam geldi. O kadar çok mutluyum ki, sanki bana dünyalar bağışlanmış gibi. Başkan Vahap Seçer, hayvan hakları konusunda Mersin için mucize.”

Bakımını üstlendiği can dostların Büyükşehir’in bakımevinde kısırlaştırıldığını da sözlerine ekleyen Keven, “Bütün vatandaşlardan tek bir talebim var. Büyükşehir Belediyesi’ne Alo 185’i arayarak başvurabilirler. Bütün hayvanseverler bilirler ki onlar bizim için bir hayvan değil, bir can. Allah’ın sessiz kulları. Hepimizin hayvanlar konusunda elimizi taşın altına koymamız lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-kediyi-kurtardi/feed/ 0
Bayrampaşa’da ‘Badem’ adlı kedinin ölümüne neden olan sanığa 2 yıl hapis cezası https://www.haber60.com.tr/bayrampasada-badem-adli-kedinin-olumune-neden-olan-saniga-2-yil-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/bayrampasada-badem-adli-kedinin-olumune-neden-olan-saniga-2-yil-hapis-cezasi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:36:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5604 Bayrampaşa’da ‘Badem’ adlı kediyi yakalayıp poşete koyduğu ve tekmeler atarak ölümüne neden olduğu iddia edilen sanık, 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca, sanığın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar verdi.

Bayrampaşa’da 22 Ekim 2023’de ‘Badem’ isimli sahipli kediyi yakalayarak poşete koyduğu, daha sonra sokağa fırlattığı kediye tekmeler atarak ölümüne neden olduğu iddia edilen sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. İstanbul 50.Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Yunus Can ve müşteki Ebru Dilaver hazır bulundu. Duruşmaya müşteki avukatı ile İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatı da katıldı.

“Bize araba çarptığını söyledi, GBT sorgulaması ve kaba üst aramasını yaptık”

Duruşmada tanık olarak dinlenen bekçi T.U., olay günü sabaha karşı devriye görevi sırasında bir kepenk sesi gelmesi üzerine sesin geldiği sokağa doğru geçtiklerini söyleyerek, “Gittiğimiz yerde cansız bir kedi bulunuyordu, çevresinde de sanığı gördük. Bize araba çarptığını söyledi, GBT sorgulaması ve kaba üst aramasını yaptık. Herhangi bir olumsuzluğa rastlamadık. Kedi cansız bir halde, yaşam belirtisi göstermiyordu, ağzından da kan geliyordu. Sanık, ‘kedi ölmüş, ben bunu çöpe atayım’ dedi. Biz karışmamasını söyledik ve oradan uzaklaştırdık. Sanık, kedinin ölüsüne bir zarar vermesin diye bir karton parçasına koyup veterinerin önüne bıraktık. Birkaç gün sonra da haberlerde görünce şahsı tespit edip olay hakkında ifademizi verdik” şeklinde konuştu.

“Herhangi bir şiddet uygulamış olsaydım benim üzerimde de kan lekesi olurdu”

Duruşmada savunma yapan sanık Yunus Can, “Ben herhangi bir şiddet uygulamış olsaydım benim üzerimde de kan lekesi olurdu. Önceki ifademde araba çarpmasın diye kediyi ittirdiğimi söylemiştim” dedi.

“Bugün hayvana bunları yapan yarın insana da yapar”

Müşteki Ebru Dilaver beyanında, sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Bugün hayvana bunları yapan, yarın insana da yapar, ileride bizlere de zarar verebilir. Dosyada bilgilerim mevcut olduğu için tehdit altındayım, bu kişinin ceza almasını istiyorum” diye konuştu.

“İnsan kendi vasfında olanı söyler”

Duruşmada son sözü sorulan sanık, “Olayı olduğu gibi aktardım, ortada bir şiddet, taş, sopa yok. Şiddeti gösteren bir delil yok. Kedi, sokak kedisidir. Tasması yok, boynunda cep telefonu yazardı. Kedi, sokaktan aldığım bir kedidir. Ayrıca, ben sokak kedilerini beslemekte ve tedavisini yaptırmaktayım. Hatta veterinerde buna ilişkin kayıtlar mevcuttur. Sabıkam temizdir, insan kendi vasfında olanı söyler. Kimseyi tehdit edecek bir halim yoktur. Beraatımı talep ederim” ifadelerini kullandı.

2 yıl hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi

Kararını açıklayan mahkeme, sanık Yunus Can’ın ‘bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alan mahkeme, sanığın tahliyesine karar verdi.

Mahkeme ayrıca, sanık Can’ın ‘hırsızlık’ suçundan kesin delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatına karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, müşteki Ebru Dilaver’in polis merkezine gelerek sahipli olan ‘Badem’ isimli kedisinden uzun süredir haber alamadığını, kamera sistemlerini kontrol ettiğinde tanımadığı bir şahsın kedisini, poşetin içerisine atarak götürdüğünü söylediği anlatıldı.

Olay yeri ve çevresine ait kamera kayıtları incelemesine yer verilen iddianamede, şüpheli Yunus Can’ın kediyi yakalayarak poşete koyduğu, götürdükten sonra kediyi sokağa fırlattığı ancak bir süre sonra gelerek kediye tekme attığı ve kedinin yerde hareketsiz şekilde kaldığı kaydedildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Can’ın müşteki Dilaver’e ait kediyi gece vakti aldığı, sahipli hayvana tekme attığı ve böylece zarar verdiği aktarıldı.

İddianamede şüpheli Yunus Can’ın ‘bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme’ ve ‘gece vakti hırsızlık’ suçlarından toplamda 2 yıldan 8 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayrampasada-badem-adli-kedinin-olumune-neden-olan-saniga-2-yil-hapis-cezasi/feed/ 0
Ankara’da Havalı Tüfekle Kedilere Ateş Edip Öldüren Şüpheli Tutuklandı https://www.haber60.com.tr/ankarada-havali-tufekle-kedilere-ates-edip-olduren-supheli-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-havali-tufekle-kedilere-ates-edip-olduren-supheli-tutuklandi/#respond Wed, 03 Jan 2024 08:48:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2083 Ankara’da havalı tüfekle çok sayıda kediye ateş edip öldürdüğü iddiasıyla yakalanan şüpheli, “5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu”na muhalefetten tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Çankaya ilçesi Ertuğrulgazi Mahallesi’nde yaşayan Ayşe D. ve Seçil P, bakımını üstlendikleri kedilerinden bazılarının rahatsızlanması üzerine hayvanları veteriner kliniğine götürdü.

Burada tedavi edilen kedilerin vücutlarında havalı tüfek mermisi bulundu. Tedavi sırasında hamile olan kedilerden biri yavrularıyla birlikte hayatını kaybederken, hayvansever kadınlar hayvanların durumuna ilişkin Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Patoloji bölümünden rapor aldı.

Bu sırada hayvansever kadınlar, komşuları D.D’den mahalledeki başka hayvanlara da bir binanın balkonundan havalı tüfekle ateş edildiğini öğrendi.

Kadınların olaya ilişkin suç duyurusunda bulunduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla harekete geçen emniyet ekipleri, hakkında görgü tanıklarının beyanı bulunan Ömer Ayhan A’yı gözaltına aldı.

Şüphelinin evinde hayvanların üzerinde çıkan mermilerin atıldığı değerlendirilen havalı tüfek ve tabanca bulundu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesine sevk edilen şüpheli Ömer Ayhan A. savcılık ifadesinde, mahalledeki hayvanların çok gürültü yaptığını, bu yüzden zaman zaman havaya ateş açtığını öne sürdü.

Ömer Ayhan A, “Bu hayvanlar tarafından saldırıya uğradım. Genelde korkutmak amacıyla havaya doğru ateş ettim. Bazen yere doğru ateş ettiğim de olmuştur ancak kesinlikle nişan almadım. Aleyhimdeki beyanları kabul etmiyorum. Serbest bırakılmayı talep ederim.” ifadelerini kullandı.

“Tanığa baskı girişiminde bulunabilir”

Ömer Ayhan A, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusu sonucunda tutuklandı.

Tutuklama kararında şüphelinin beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı belirtildi. Şüphelinin, hayvanların yaşam haklarını insancıl olmayan muamele ile kısıtladığı eyleminin tekrar eder mahiyette olduğu ve pişmanlık göstermediği ifade edilen kararda, şüphelinin eylemi neticesinde vahim sonuçlar meydana geldiği vurgulandı.

Sahipsiz hayvanların yaşam haklarına dikkat çekilen kararda, şüphelinin beyanı alınan tanığa baskı girişiminde bulunabileceği belirtildi. Mevcut aşamada tutuklama tedbirinin ölçülü olacağı, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kaydedilen kararda, bu sebeplerle şüphelinin tutuklanmasına karar verildiği bildirildi.

“Kimse kendini savunamayan masum canlılara herhangi bir şekilde zarar vermemeli”

Müşteki avukatı Gülendam Bakıcı Yalçınkaya, AA muhabirine, bir aydır mahallede sokak hayvanlarının yaralanmalarının sebebini araştırdığını söyledi.

Mahallece dedektif gibi iz sürdüklerini anlatan Yalçınkaya, şunları kaydetti:

“En başta kedilerin kendi aralarında kavga ettiğini zannettik, ancak gün geçtikçe yaralanan kedi sayısı arttı. Ardından apar topar müvekkillerimle kedileri veterinere götürdük. 8 kedimiz yaralandı, 4 kedimiz öldü. Bir süre sonra aynı mahallede bulunan bir kişinin balkona çıkıp rastgele sokak hayvanlarına ateş ettiğini öğrendik. Karakola gittik, savcının talimatıyla delil toplanmaya başladı. Ardından sokak hayvanlarına ateş açan kişinin müvekkillerimin evinin karşısında oturan şüpheli olduğunu öğrendik.”

Şüphelinin gözaltına alındığında suçlamayı kabul etmediğini belirten Yalçınkaya, tutuklanan şüphelinin “Ben nasıl olsa çıkacağım, mahallede bir tane hayvan bırakmayacağım.” dediğini savundu.

Yalçınkaya, “Bu tarz insanların rehabilite edilmesi gerekiyor. Bir insan savunmasız kedileri nasıl öldürür? Kedilerin gürültü yaptığını öne sürerek, havaya ateş açtığını söylemesi bile akla ziyan bir durumdur. Bu şahsa verilecek ceza umarım Türkiye’de emsal niteliğinde olur.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-havali-tufekle-kedilere-ates-edip-olduren-supheli-tutuklandi/feed/ 0