Kazak – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 07 Jul 2024 22:33:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’ndan Ulusal Dombra Günü Etkinliği https://www.haber60.com.tr/kazakistan-cumhuriyeti-istanbul-baskonsoloslugundan-ulusal-dombra-gunu-etkinligi/ https://www.haber60.com.tr/kazakistan-cumhuriyeti-istanbul-baskonsoloslugundan-ulusal-dombra-gunu-etkinligi/#respond Sun, 07 Jul 2024 22:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37992

Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Ulusal Dombra Günü için Zeytinburnu’nda etkinlik düzenledi. Etkinlikte Türkiye’de dombra kursu alan öğrenciler ve Kazak sanatçılar tarafından dombra performansı sergilendi. Yöresel kıyafetler ile renkli görüntülere sahne olan dombra performansı büyük beğeni topladı.

Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından Bağcılar ve Zeytinburnu Belediyeleri’nin destekleriyle 2023’ün Aralık ayında açılan ‘dombra kursu’ndaki öğrenciler ‘Ulusal Dombra Günü’ kutlamaları kapsamında dombra gösterisi düzenledi.

Türkiye’de Kazak kültürünü geniş bir şekilde tanıtmayı, genç nesillere dombranın anlamını aktarmayı ve bu ulusal enstrümanı yaygınlaştırmayı hedefleyen Ulusal Dombra Günü etkinliğine Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, Zeytinburnu Belediye Başkan yardımcısı Saffet Öz, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mümin Yıldıztaş ve vatandaşlar katılım gösterdi.

Kursa başladıklarında dombra çalmayı hiç bilmeyen öğrenciler yaklaşık 6 ay sonunda etkinlikte sergiledikleri dombra performansıyla beğeni topladı. Etkinliğe yaklaşık 40 öğrenci katılırken, tören sonunda kursiyerlere sertifika takdim edildi.

AMANKUL: DOMBRA KURSU YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR

Dombra kursunun yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul, “Temmuz ayının ilk hafta sonu ülkemizde ‘Ulusal Dombra Günü’ olarak geçmektedir. 2023’de Aralık ayında Zeytinburnu’nda dombra kursunu açtık. Dombra kursu yoğun ilgi görüyor. Etkinlikte dombra çalacak arkadaşlar bundan 6 ay önce dombrayı sıfırdan öğrenen arkadaşlardır. Bugün arkadaşların ne kadar iyi dombra çalabildiğini göreceğiz. Bugün sadece kursa gelenler değil, dombrayı seven ve çalan kişiler de katılacak. Farklı şehirlerden gelen katılımcılar var. Bugünkü etkinliğe yaklaşık 30-40 öğrenci katılacak” diye konuştu.

“MÜZİĞE BAŞLAMADAN ÖNCE ÇOK İÇİME KAPANIKTIM”

Anne karnında gözleri gelişmediği için görme bozukluğu yaşayan ve zorlu ameliyatlar geçiren 16 yaşındaki Sait Efe Eşol, müzik tutkusuyla hayata tutunduğunu ifade ederek,”Küçüklükten beri annem ve babam bana çok şarkı dinletirdi. 2019’un sonlarında müzikle uğraşmaya başladım. 5 senedir gitar çalıyorum. 2 senedir dombra çalıyorum. Burada da Ulusal Dombra Günü’nde çalacağım. Ben müziğe başlamadan önce çok içime kapanıktım. Çok agresiftim, kendimi ifade edemiyordum. Daha sonra müziğe başladım” dedi.

“DOMBRA ÇALARKEN ÇOK ÖZGÜR HİSSEDİYORUM”

Kısa süre içerisinde dombra çalmayı öğrendiği için mutlu olduğunu belirten Süheyla Polat ise “Çok gururlu ve mutluyum. Dombra kursuna bu sene başladık. Yaklaşık 8 ay gibi bir süre oldu. Bu süre içerisinde öğrendiğimiz için çok mutluyum. Herkesin Ulusal Dombra Günü’nü kutluyorum. Bu sene ilk defa düzenleniyor. Dombra çalarken çok özgür, atın üzerinde savaşa gidiyormuş gibi hissediyorum. Öğrenmesi zor olmadı. Her enstrüman gibi pratik istiyor. Tarihi Orta Çağ’dan öncesine dayanıyor, sazın atası diyebiliriz” diye konuştu.

6 yaşından beri dombra çalan 25 yaşındaki Aidana Kabdylova, etkinlikte özel konuk olarak performans sergiledi. Kabdylova performansı öncesinde “Ulusal Dombra Günü kutlu olsun. Dombranın sesi bütün dünyada duyulsun. Dombra benim için huzur demek ve Türk milletinin simgesi” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kazakistan-cumhuriyeti-istanbul-baskonsoloslugundan-ulusal-dombra-gunu-etkinligi/feed/ 0
Konya’da İsmil Kazak Türkleri Sosyal Tesisinin açılışı yapıldı https://www.haber60.com.tr/konyada-ismil-kazak-turkleri-sosyal-tesisinin-acilisi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/konyada-ismil-kazak-turkleri-sosyal-tesisinin-acilisi-yapildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 03:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36835 Konya’nın Merkez Karatay İlçe Belediyesi tarafından İsmil Kazak Türkleri Sosyal Tesisinin resmi açılışı gerçekleştirildi. Sosyal Tesis; kültürel etkinliklerin yanı sıra sosyal yardımlaşma ve dayanışma projelerine ev sahipliği yapacak. Sosyal Tesisin açılış töreninde konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, tesisin hayırlara vesile olmasını dileyerek,

“Kazak halkının kültürel değerlerini yaşatmasında ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmesinde önemli bir rol oynayacağını kaydetti. Kazakistan Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ise Kazak ve Türk halkları arasındaki derin bağlara vurgu yaparak, “Sosyal tesisin bu birlikteliğe katkı sunacağına dikkat çekti.

İsmil Kazak Türkleri Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Karatay Belediyesi ve hayırsever merhum Ömer Yiğit ve Hüdaverdi Sevinç’in katkılarıyla yapımı gerçekleştirilen İsmil Kazak Türkleri Sosyal Tesisinin açılış töreni gerçekleştirildi. İsmil Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılışı törenine, Kazakistan Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, AK Parti MKYK Üyesi ve Genel Merkez Sivil Toplum Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Reşide Yüksel, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, AK Parti Konya 22. ve 23. Dönem Milletvekili ve Kazakistan Konya Fahri Konsolosu Mustafa Kabakcı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

“Karatay’da yaşamaktan mutluluk duyuyoruz”

Sosyal Tesisin açılış töreninde konuşan İsmil Kazak Türkleri Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı Mehmet Muhammet Alim, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya sosyal tesisin yapımındaki katkılarından dolayı teşekkür etti.

Dernek Başkanı Mehmet Muhammet Alim, Karatay’da yaşamaktan duydukları memnuniyeti aktararak şunları söyledi; “Bizler Konya’ya yerleşmekten Mevlana torunu sıfatı almaktan şeref duymaktayız. 16 Aralık 1991’de Kazakistan Cumhuriyetinin bağımsızlığını kazanması sevincimizi daha da arttırarak iki devlet tek millet düsturuyla hareket etmeye başladık. Derneğimizin o dönemin Yönetim Kurulu Başkanı merhum Ömer Yiğit ile Hüdaverdi Sevinç abilerimiz arsalarını bağışladı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Selçuklu devletinin başkenti Konya’nın Karatay ilçesine güzel bir eser kazandırmanın onurunu yaşamaktayız. Hizmet binamızın yapılmasında emeği geçen maddi manevi desteğini esirgemeyen kurum ve kuruluşlara, sponsorlara ayrı ayrı teşekkür ederiz. Karatay Belediye Başkanımıza da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Hasan Başkanımız 2019 yılından beri projemizi takip ederek, her zaman yanımızda oldu. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.”

“Kazak kardeşlerimizin her zaman yanındayız”

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, sosyal tesisin hayırlara vesile olmasını diledi. Başkan Kılca, Tesisin, Kazak halkının kültürel değerlerini yaşatmasında ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmesinde önemli bir rol oynayacağını kaydetti.

Başkan Kılca, “Kazakistan her zaman bizim gönlümüzde. Bizler soydaş iki devletiz; tek milletiz. Konya’mız bin yıldan fazladır Anadolu Türk yurdu olarak kabul edilmiş, 200 yıldan fazlada Selçuklulara başkentlik yapmış bir şehirdir. Hazreti Mevlana’nın çağrısına uyarak 1955 yılında buraya Kazak soydaşlarımız devletimizin imkanları ölçüsünde yerleştirildiler. O dönemden bu yana da İsmil’de ikamet ediyorlar. Kazak kardeşlerimizle burada hem akraba hem komşu olduk. Yine Kazak soydaşlarımızın bir kısmı da İstanbul’umuzun Zeytinburnu ilçesinde ikamet ediyorlar. Zeytinburnu Belediye Başkanımız da her zaman kendilerinin yanındadır. Dernek başkanımız Sosyal tesisin yapımı ile ilgili bize geldiğinde çok heyecanlandım ve işin başından bu yana çevre düzenlemesiyle, malzeme tedariki ve tefrişatıyla Karatay Belediyesi olarak destek olduk. Karatay Belediyesi olarak her zaman Kazak kardeşlerimizin yanınızdayız ve telefonumuz 7/24 açık. Bize istedikleri her zaman ulaşabilirler. Bu düşüncelerle İsmil Kazak Türkleri Sosyal Tesisinin Konya’mıza, Karatay’ımıza ve Kazakistan’a hayırlı olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

“Kazak Türklerinin varlığı kültürel zenginliğimize katkı sağlıyor”

İsmil Kazak Türkleri Sosyal Tesisinin, sosyal yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerinde önemli bir rol oynayacağına dikkat çeken Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, tesisin yapımında emeği olan herkese teşekkür etti. Ömer Arısoy, “Bizler her zaman Kazak kardeşlerimizin yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Kazak Türkeri’nin varlığı, kültürel zenginliğimize büyük katkı sağlıyor. Burada açılışını yaptığımız Sosyal Tesisin sosyal yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerinde önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Tesisin hayata geçmesinde emeği olan vakfeden merhum Ömer Yiğit ve merhum Hüdaverdi Sevinç’e, katkıları dolayısıyla değerli dostum Belediye Başkanımız Hasan Kılca’ya ve Dernek Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Sosyal Tesis Konya’ya hayırlı uğurlu olsun” ifadelerine yer verdi.

“Kültürel mirasa katkı sunacak bir tesis”

‘İsmil Kazak Türkleri Sosyal Tesisi, kültürel mirasa sahip çıkacak bir merkez olmuş’ diyen AK Parti MKYK Üyesi ve Genel Merkez Sivil Toplum Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Reşide Yüksel; “Bu vatan için her zaman hizmet edeceğiz” ifadelerini kullandı. Reşide Yüksel, “Atayurt işgale uğrayıp var olmak ve yok olmak arasında kaldığımız vakit bize kucak açan bu güzel vatana bu necip Türk milletine büyük bir vefa borcumuz var. Bu vatana her zaman hizmet edeceğiz. Geçmişten geleceğe bir köprü geleneği üstlenen İsmil Kazak Türkleri Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu ve Yöneticilerini tekrar tebrik ediyorum. Gelecek nesillerimizin yetişeceği ve kültürel mirasa sahip çıkacak bu dernek binamızın yapımında emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara, arsayı bağışlayan hayırseverlerimize, gönül dostlarımıza, özellikle de Karatay Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Mustafa Kabakcı’dan emeği geçenlere teşekkür

AK Parti Konya 22. ve 23. Dönem Milletvekili ve Kazakistan Konya Fahri Konsolosu Mustafa Kabakcı ise Sosyal Tesisin kazandırılmasında büyük emeği geçen Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya ve katkılarından dolayı Dernek Başkanına teşekkür ederek; İsmil Kazak Türkleri Tesisinin hayırlı olmasını diledi.

“Kazak ve Türk halkı arasında derin bir bağ var”

Kazakistan Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, Kazak ve Türk halkları arasındaki derin bağlara vurgu yaparak; Sosyal Tesisin bu birlikteliğe katkı sunacağına dikkat çekti. Büyükelçi Yerkebulan Sapiyev, ” Türkiye’nin çeşitli illerine göç eden Kazak kardeşlerimiz ile burada bu güzel sosyal tesisin açılışı için buluştuk. Açılışını yaptığımız tesisin önemi Kazak Türkleri için çok değerlidir. Kazak ve Türk Halkları arasında derin bağlar var. Biz tarihimizle birbirimize bağlıyız. Bu tesisin de bu derin bağa katkı sunacağına inanıyorum. Sosyal Tesisin inşa edilmesinde büyük emeği geçen Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya, Derneğimize ve vakfedenlere teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Konuşmaların ardından İsmil Mahallesi’ne kazandırılan Kazak Türkleri Sosyal Tesisinin açılışı protokol üyeleri tarafından gerçekleştirildi. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-ismil-kazak-turkleri-sosyal-tesisinin-acilisi-yapildi/feed/ 0
Dünya Göçebe Oyunları, geleneksel sporların en büyük etkinliği https://www.haber60.com.tr/dunya-gocebe-oyunlari-geleneksel-sporlarin-en-buyuk-etkinligi/ https://www.haber60.com.tr/dunya-gocebe-oyunlari-geleneksel-sporlarin-en-buyuk-etkinligi/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22177 Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, 8-14 Eylül’de Kazakistan’ın başkenti Astana’da 5’incisi düzenlenecek “Dünya Göçebe Oyunları”nın, geleneksel sporların dünyadaki en büyük etkinliği olduğunu belirtti.

Kazakistan’ın ev sahipliğinde yapılacak “5. Dünya Göçebe Oyunları”nın geri sayım töreni için Astana’da temaslar gerçekleştiren Erdoğan, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Bilal Erdoğan, temasları kapsamında Kazak yetkililerle etkinliğe ilişkin hazırlıkları ele aldıklarını belirterek, “Kazakistan Meclis Başkanı Yerlan Koşanov ile 5. Dünya Göçebe Oyunları’nın geri sayımını başlatmış olduk. Aynı zamanda bilet satışına da başlandı. İlk bileti de biz almış olduk.” diye konuştu.

Kazakistan Turizm ve Spor Bakanlığı ile oyunlara hazırlık aşamasında ne tür işbirlikleri yapacaklarını kayıt altına alan iyi niyet belgesi imzaladıklarını dile getiren Erdoğan, “Dünya Göçebe Oyunları’nın 5’incisinin en başarılı etkinlik olmasını arzu ediyoruz. Çünkü Dünya Göçebe Oyunları, geleneksel sporların dünyadaki en büyük etkinliğidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, “Dünya Göçebe Oyunları”nın, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) da inisiyatifi olduğuna işaret ederek, “Bu etkinlik ne kadar başarılı olursa, büyük bir katılımla dünyada yankı bularak gerçekleştirilirse bizim de misyonumuz olan geleneksel sporların dünyada yaygınlaştırılması ve popülerleştirilmesine en üst düzeyde katkı sağlamış olacağız.” ifadesini kullandı.

“Dünya Göçebe Oyunları”nın sadece Türk dünyasına değil bütün dünyaya hitap eden uluslararası bir etkinlik olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Güney Amerika’dan Afrika’ya, Japonya’ya kadar, hatta Avrupa’nın bile geleneksel sporları var. Bizim de Konfederasyonumuzun 20 ülkeden üyeleri var. Yaptığımız etkinliklerle ulaştığımız 80’in üzerinde ülke var.” dedi.

Erdoğan, “4. Dünya Göçebe Oyunları”nı Türkiye’de İznik’te gerçekleştirdiklerini anımsatarak, şöyle konuştu:

“İznik’teki Dünya Göçebe Oyunları’na 102 ülkeden 3 binin üzerinde sporcu katılmıştı. Kazakistan’daki oyunlarda da bunun altında kalmamayı hedefliyoruz. Astana’da geleneksel spordan 20 branş var. Bu 20 branşın bazıları Kazak geleneksel sporları, bazıları daha fazla ülkede oynanan sporlar. Dolayısıyla bu, geleneksel sporlara yaklaşımımızdaki zenginliği de gösteriyor. Olimpiyatlar gibi daha kısıtlayıcı bir tarzda yaklaşmıyoruz. Kazakistan’daki oyunlara da 100’ün üzerinde ülkeden yaklaşık 4 bin sporcunun iştirak etmesini hedefliyoruz.”

“Dünya Göçebe Oyunları ve geleneksel sporlar daha çok kültürel zenginlik içeriyor”

Konfederasyon olarak Antalya’da düzenledikleri 6. Etnospor Forumu’nda “Dünya Göçebe Oyunları” için önemli bir adım attıklarını belirten Erdoğan, “Yaklaşık 60 federasyonun imzasıyla Dünya Etnospor Konfederasyonunun geleneksel sporlarda uluslararası müsabaka kurallarının belirleyicisi ve karar vericisi olduğuna imza atılmış oldu. Biz ilgili branşlarda bütün aktif federasyonları bir araya getirerek, uluslararası müsabaka yapılması halinde hangi kural setiyle yapılması gerektiğini belirliyor olacağız.” dedi.

Bilal Erdoğan, “Dünya Göçebe Oyunları”nın turizm sektörü için de önemine değinerek, şunları kaydetti:

“İnsanlar artık farklı konseptleri merak ediyor ve görmek istiyor. Dünya Göçebe Oyunları ve geleneksel sporlar, daha çok kültürel zenginlik içeriyor ve farklılık gösteriyor. İnsanların daha önce görmedikleri şeyi görmesini sağlıyor. Dünya Göçebe Oyunları’nın turizm açısından çok güçlü bir çekim gücü olduğuna inanıyorum. Biz bunu Türkiye’de, İznik’te yaşadık. Gerçekten İznik’in, Türkiye’de iç turizmde çok da fazla bilinmeyen bir destinasyonken, Dünya Göçebe Oyunları’ndan sonra çok daha fazla çekim alanına döndüğünü gördük. Dünyada da İznik’in daha fazla konuşulduğuna şahit olduk. Dolayısıyla Dünya Göçebe Oyunları hem Astana’nın hem genel olarak Kazakistan’ın daha fazla bilinmesine de yol açacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dunya-gocebe-oyunlari-geleneksel-sporlarin-en-buyuk-etkinligi/feed/ 0
Kazakistan Cumhurbaşkanı Cömert Tokayev, Kazakistan’ın yeni akademik tarihini yazmak için çalışmaların sürdüğünü belirtti https://www.haber60.com.tr/kazakistan-cumhurbaskani-comert-tokayev-kazakistanin-yeni-akademik-tarihini-yazmak-icin-calismalarin-surdugunu-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/kazakistan-cumhurbaskani-comert-tokayev-kazakistanin-yeni-akademik-tarihini-yazmak-icin-calismalarin-surdugunu-belirtti/#respond Sat, 16 Mar 2024 02:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19519 Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, kendisinin girişimiyle Cuci Han Ulusu Araştırma Enstitüsünün kurulduğunu belirterek, “60’ı yabancı uzman olmak üzere 250’den fazla bilim insanının yer aldığı 7 ciltlik Kazakistan’ın yeni bir akademik tarihinin yazılması için çalışmalar sürüyor.” dedi.

Tokayev, bu kez Kazakistan’ın “petrol başkenti” olarak bilinen Atırau kentinde düzenlenen 3’üncü Ulusal Kurultay’da bir konuşma yaptı.

Tokayev, gelişmiş bir ülke olmak için sadece ekonomik sorunların çözülmesi değil aynı zamanda ideolojik alanda da yönlerin belirlenmesi ve bu kapsamda hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Toplum olarak bazen tarihi fazla duygusal algıladıklarına işaret eden Tokayev, “Geçmişe çok fazla takılıp kalmak bize yarardan çok zarar verecektir. Hiç kimse geçmişi değiştiremez. En adil yargıcın zaman olduğunu unutmamalıyız.” ifadesini kullandı.

Tokayev, Kazaklar için soy geleneğinin büyük önem taşıdığını ancak bunun siyasallaştırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Kazakistan’ın yurt dışında “anıtlar toprağı” olarak anıldığını dile getiren Tokayev, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunu hem uzak tarihi geçmişe hem de Sovyet dönemine ait çok sayıda anıtlara dayanarak söylüyorum. Bu nedenle onomastik politikada, önemli tarihi şahsiyetlerin yanı sıra egemenlik, cumhuriyet ve birlik gibi devletimizin ideallerini somutlaştıran milli değerlerin vurgulanması önemlidir.”

Tokayev, Kazak dilinin kullanım kapsamının genişletilmesinin devlet politikasının temel önceliği olmaya devam edeceğini kaydederek, “İş dünyasının, teknolojinin ve bilimin dili haline dönüşmeye başlayan Kazak diline talep her geçen yıl artıyor. Devlet politikasının özü, kimseyi zorlamadan Kazakçanın günlük yaşamdaki rolünü sürekli olarak güçlendirmektir.” ifadesini kullandı.

Kazakistan’ın Altın Ordu Devleti gibi göçebe uygarlığının doğrudan varisi olduğuna dikkati çeken Tokayev, “Cuci Han’ın Altın Ordu Devleti, her zaman Orta Avrasya’nın uçsuz bucaksız topraklarında devlet inşasının bilinen zirvesi olmuştur. Bu Orta Çağ gücünün jeopolitik mirası, Kazak Hanlığı da dahil olmak üzere birçok Avrasya devletinin ortaya çıkışı için verimli bir zemin görevi gördü. Genel olarak ülkemizin uluslararası arenadaki imajının inşasında Altın Ordu Devleti markasının daha aktif ve yaygın olarak kullanılması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Tokayev, Altın Ordu Devleti tarihinin ve mirasının kapsamlı bir şekilde incelenmesi için sistematik faaliyetler yürütmenin önemine değinerek,”Benim girişimimle Cuci Han Ulusu Araştırma Enstitüsü kuruldu. 60’ı yabancı uzman olmak üzere 250’den fazla bilim insanının yer aldığı 7 ciltlik Kazakistan’ın yeni bir akademik tarihinin yazılması için çalışmalar sürüyor.” dedi.

Tokayev, devlete ve genel ahlaka zarar vermeyen tüm dinlere, görüşlere ve öğretilere her zaman hoşgörülü olacaklarını vurgulayarak, “Manevi köklerimizi onurlandırarak devletimizin laik statüsünü mümkün olan her şekilde güçlendirmeliyiz.” dedi.

Kazakistan devlet armasının değiştirilmesini öneren Tokayev, “Başta gençlerin olmak üzere uzmanların ve vatandaşların Kazakistan armasının algılanmasının çok zor olduğu, eklektizm ve Sovyet dönemi işaretleri içerdiği yönündeki makul argümanlarının dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Tokayev, gelecek yıl 9 Mayıs Zafer Bayramı’nın 80. yıl dönümü olacağını ve bunun bir parçası olarak ülkede kutlama hazırlıklarının başlatılmasına yönelik öneriyi desteklediğini bildirdi.

Kazakistan’ın çok taraflı ve ikili işbirliğine olan bağlılığını sürdüreceğini belirten Tokayev, “Avrasya alanı ve Orta Asya bölgesindeki entegrasyon süreçleri odak noktamız olmaya devam edecek. Kazakistan’ın Türk devletleri arasındaki işbirliğinin gelişmesine de olumlu katkısı sürecektir.” diye konuştu. ???????

Tokayev, bir sonraki Ulusal Kurultay’ın Kenesarı Han ve Abılay Han gibi Kazak Hanlığının önemli isimleriyle bağlı Burabay’da toplanacağını açıkladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kazakistan-cumhurbaskani-comert-tokayev-kazakistanin-yeni-akademik-tarihini-yazmak-icin-calismalarin-surdugunu-belirtti/feed/ 0
Kazakistan’da İbrahim Kalın’ın “Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı İlişkileri Tarihine Giriş” kitabı tanıtıldı https://www.haber60.com.tr/kazakistanda-ibrahim-kalinin-ben-oteki-ve-otesi-islam-bati-iliskileri-tarihine-giris-kitabi-tanitildi/ https://www.haber60.com.tr/kazakistanda-ibrahim-kalinin-ben-oteki-ve-otesi-islam-bati-iliskileri-tarihine-giris-kitabi-tanitildi/#respond Fri, 23 Feb 2024 00:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10996 Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı (MİT) Prof. Dr. İbrahim Kalın’ın Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü yaptığı dönemde yayımlanan “Ben, Öteki ve Ötesi: İslam-Batı İlişkileri Tarihine Giriş” kitabının Kazakçaya tercüme edilmesi dolayısıyla tanıtım töreni düzenlendi.

Çevirisi ve baskısı Ahmet Yesevi Üniversitesi (AYÜ) Avrasya Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan kitabın tanıtım töreninde Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Kazakistan Parlamentosu Kazakistan-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Nurtöre Jüsip, AYÜ Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Avrasya Araştırma Enstitüsü Direktörü Suat Beylur’un yanı sıra büyükelçiler, Kazakistan Senato ve Meclis milletvekilleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli yer aldı.

“Umarım değerli Kazak okuyucuları bu kitaptan istifade ederler”

MİT Başkanı Prof. Dr. Kalın, etkinlikte paylaşılan video mesajında, eserin tercümesinde ve yayımlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Eserde İslam ve Batı medeniyetlerinin neredeyse 1300 yıllık uzun tarihi üzerinden “ben” ile “öteki” arasındaki ilişkinin değişik dönemlerini, boyutlarını ve yönlerini ele aldığını anlatan Kalın, şöyle konuştu:

“Tarih boyunca İslam’ı sadece bir siyasi ve askeri rakip olarak değil ama aynı zamanda kültürel, teolojik dini bir rakip olarak gören Batı medeniyetinin İslam algısının hatta İslam takıntısının nasıl şekillendiğini, İslam’ı bir öteki olarak kurgulamasının nelere mal olduğunu izah etmeye çalıştım. Aynı şekilde İslam dünyasında özellikle 17-18. yüzyıldan sonra Batı’nın ötekileştirilerek İslam dünyasının ötekisi olarak kurgulanmasının ürettiği zihni sorunları, maliyetleri biraz açmaya çalıştım. ‘Bugün İslam ve Batı medeniyetleri, yeni bir yol haritası belirleyeceklerse bunu ancak kendileri kalarak ama ötekini düşmanlaştırmadan, şeytanlaştırmadan, gayriinsanileştirmeden yapabilecekler.’ diyorum. Bu da kitabın ana tezi.”

Kalın, kitapta İslam ve Batı medeniyetlerinin yüzlerce yıl boyunca devam eden etkileşimleri, alışverişleri, ziyaretleri, karşılıklı geliş-gidişleri ve diğer konuları da ele aldığını belirterek, “Umarım değerli Kazak okuyucuları, dost ve kardeş Kazakistan aydınları, akademisyenleri, politika yapıcıları, kanaat önderleri, öğrenci arkadaşlarım da bu kitaptan istifade ederler.” dedi.

“Kazak dili daha yaygın hale geliyor”

Büyükelçi Kapucu, katılımcılara teşekkür ederek, “Prof. Dr. İbrahim Kalın, malumunuz olduğu üzere en üst düzey görevlerde bulunmuş bir bürokrat olmasının yanı sıra değerli bir akademisyen ve bir entelektüeldir. Kendisi, bu görevleri yerine getirdiği dönemlerde de akademik çalışmalarına ara vermemiş, okumayı, yazmayı ve üretmeyi sürdürmüş bir kişi.” diye konuştu.

Kitabın ilk baskısının 2016’da çıktığını dile getiren Kapucu, medeniyetler tarihi, Avrupa-İslam ilişkilerine felsefi ve kültürel perspektiften ışık tutan bu eserin Kazakça basılmasının önemli olduğuna dikkati çekti.

“Kazakistan’da Kazak dili hem devlet kurumlarında hem de toplum nezdinde daha yaygın hale geliyor.” diyen Kapucu, şunları dile getirdi:

“Bir milletin öz benliğini ve kimliğini tanımlayabilmesine imkan sağlayan ana dilde yayınlar yapılması, eserlerin gelecek nesillere aktarılması, tabiatıyla çok önemlidir. 2021 yılında Kazakçanın Latin alfabesine uyarlanmış versiyonu kamuoyuna sunuldu. Önümüzdeki yıllarda, öngörüldüğü gibi Kazak dili Latin alfabesiyle kullanıldığı takdirde, aynı dil ailesine mensup akraba diller olan Türkçe ve Kazakça arasındaki bağlar daha da sıkılaşacaktır. Bu vesileyle Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi ve Avrasya Araştırma Enstitüsünü bu çalışmalarından ötürü kutluyor, özellikle Türkçe ve Kazakça dillerinde gelecekte yapacakları çalışmalarda da başarılar diliyorum.”

Kazak Senatör Darhan Kıdırali de eserde Doğu ile Batı arasındaki ilişkilerin kronolojisiyle ele alınmasının değerli olduğunu kaydederek, “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyük’ tezinde biz bunun aksettirmesini görüyoruz. Dünyanın içerisinde Doğu da İslam ülkeleri de vardır. İslamofobi’nin yersiz olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Kıdırali, eserde üzerinde durulan konuların sadece Türkiye açısından değil kendileri açısından da önemli olduğunu vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kazakistanda-ibrahim-kalinin-ben-oteki-ve-otesi-islam-bati-iliskileri-tarihine-giris-kitabi-tanitildi/feed/ 0
Türkiye’nin Uzay Programının Geleceği https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-uzay-programinin-gelecegi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-uzay-programinin-gelecegi/#respond Wed, 24 Jan 2024 08:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4827 Uzaya giden üçüncü Kazak ve dünyanın da 545’inci astronotu olarak kayıtlara geçen Aydın Ayımbetov, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki (UUİ) ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın uzaya gitmesine ilişkin “Türkiye’nin, uluslararası insanlı uzay yolculuğuna dahil olması demek Türk insanlı uzay programının gelecekteki gelişimi demektir.” dedi.

Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nden 2 Eylül 2015’te “Soyuz TMA-18M” aracıyla uzaya gönderilen Ayımbetov, UUİ’de 9 gün 20 saat 13 dakika kaldı.

Böylece bugüne kadar uzaya giden üçüncü Kazak ve dünyanın da 545’inci astronotu olarak kayıtlara geçen Kazakistan Ulusal Uzay Şirketi (Kazakhstan Garysh Sapary) Başkanı Ayımbetov, uzay macerasını ve Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna ilişkin düşüncelerini AA muhabirine anlattı.

Kardeş Türkiye’nin kendisi gibi askeri pilot olan ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzaya gönderilmesi haberini büyük bir sevinçle karşıladığını dile getiren Ayımbetov, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını tarihi bir olayla karşıladığını söyledi.

Ayımbetov, Gezeravcı ile 2023’te Bursa’da düzenlenen “34. Gezegen Kongresi”nde tanıştıklarını ve kendisine başarılı uzay yolculuğu gerçekleştirmesi dileklerini ilettiğini bildirdi.

Ülkeler için uzaya kendi astronotunu göndermenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Ayımbetov, “Türkiye’nin, uluslararası insanlı uzay yolculuğuna dahil olması demek Türk insanlı uzay programının gelecekteki gelişimi demektir.” ifadesini kullandı.

“Hepimiz için Dünya’nın tek olduğunu anlıyorsun”

Kazakistan’ın güneyindeki Yedisu eyaletine bağlı bir köyde doğup büyüdüğünü anlatan Ayımbetov, uzaya seyahat etmeyi daha çocukken hayal etmeye başladığını söyledi.

Ayımbetov, küçükken babasıyla sık sık gittiği yaylada yeni biçilmiş otların üzerinde merakla izlediği gökyüzüne yakın olmak için pilot olmayı seçtiğini ve 1993’te Rusya’nın Krasnodar Krayı’ndaki Armavir şehrindeki pilot okulundan mezun olduğunu belirtti.

Uzaya hazırlık eğitimlerine Kazakistan Hava Kuvvetlerinde görev yaptığı dönemde başladığını aktaran Ayımbetov, 44 yaşında uzaya gitme fırsatı yakaladığını kaydetti.

Ayımbetov, yaklaşık 9 yıl önce gerçekleştirdiği uzay yolculuğunu hala dün gibi hatırladığını belirterek “Uzaydaki en eşsiz ve en büyülü an yuvarlak pencereden Dünya’yı gördüğünüz andır. Hepimiz için Dünya’nın tek olduğunu anlıyorsun. Çünkü uzaydan Dünya’ya baktığınızda sınırları göremiyorsunuz.” değerlendirmesini yaptı.

UUİ’de her bir astronotun duvara bağlı bir uyku tulumu bulunduğunu anlatan Ayımbetov, “Astronotlar elbette uyurlar. Uzayda da kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği var. Fakat kimse size küçük bir atıştırmalık yapmanızı yasaklamaz, her astronotun kendi yiyecek çantası oluyor.” dedi.

Ayımbetov, UUİ’nin yapay bir atmosfere sahip olduğunu belirterek “Dünyaya indiğinizde uzay aracının kapakları açılırken hemen basit bitkilerin bile kokusunu alıyorsun. Çünkü uzay istasyonunda demir ve yağ kokusu mevcut.” diye konuştu.

Astronotları Dünya’ya döndüklerinde iyileşme süreci beklediğini dile getiren Ayımbetov, “Uzayda kozmik radyasyonun insan vücudu üzerinde zararlı etkisi vardır. Yerçekimsiz ortamda kemikler erimeye başlar, kan miktarı azalır. Dolayısıyla uzaydaki kalış süresi fark etmeksizin her astronot iyileşme sürecine dahil ediliyor.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ile işbirliğine hazırız”

Ayımbetov, uzay yolculuğunun sadece bir uzay seyahatinden ibaret olmadığının altını çizerek “Uluslararası Uzay İstasyonu, çeşitli bilimsel deneylerin yapıldığı tamamen araştırma istasyonudur. Buradaki her gün tam anlamıyla dakikasına planlanıyor. Astronotlar, bir deney yapar ve sonuçlarını Dünya’ya döndüklerinde bilim insanlarına ulaştırır.” ifadelerini kullandı.

UUİ’de astronotların geldiği ülkelerden bağımsız birbirleriyle kardeşlik ruhu içinde ilişki kurduklarını vurgulayan Ayımbetov, “Uzayda kimin nereli olduğu mantığı yok. Çünkü hepimiz Dünya’dan geldik ve belli bir ülkeye değil Dünya’ya döneceğiz.” dedi.

Ayımbetov, uzay araştırmalarında uluslararası işbirliğinin önemli ve etkili olduğunu belirterek, “Şirket olarak 44 alanda uzay izleme çalışmaları yürütüyoruz ve bu kapsamda Türkiye ile işbirliğine hazırız.” diye konuştu.

Geçen yıl Türkiye Uzay Ajansı ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Ayımbetov, özellikle acil ve afet durumlarında uzay uydusu görüntülerinin paylaşımı alanında işbirliğini önemsediklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-uzay-programinin-gelecegi/feed/ 0