Kayyum – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 27 Nov 2024 22:16:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP lideri Özel, Ahmet Özer’i Cuma günü cezaevinde ziyaret edecek https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ahmet-ozeri-cuma-gunu-cezaevinde-ziyaret-edecek/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ahmet-ozeri-cuma-gunu-cezaevinde-ziyaret-edecek/#respond Wed, 27 Nov 2024 22:16:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ahmet-ozeri-cuma-gunu-cezaevinde-ziyaret-edecek/ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “PKK/KCK örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i cezaevinde ziyaret edecek.

Özel, 29 Kasım Cuma günü saat 08.30’da, Marmara Cezaevi’ne giderek Özer’le görüşecek.

NE OLMUŞTU?

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 30 Ekim sabahı hakkında yürütülen “PKK/KCK örgüt üyeliği” soruşturması kapsamında evinden gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, aynı zamanda bir akademisyen de olan Özer’in, geriye dönük yapılan 10 yıllık inceleme çerçevesinde görüştüğü 694 kişinin “örgüt mensubu olduğu” öne sürüldü.

Özer’in KCK’lı eski Milletvekili Remzi Kartal’la yapılan görüşmesinin ise çözüm süreci zamanı 2015’te gerçekleştiği belirtildi.

31 Ekim günü ise İçişleri Bakanlığı, Özer’in görevden alındığını ve İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un kayyum olarak Esenyurt Belediyesine atandığını duyurdu.

CHP lideri Özel, Ahmet Özer'i Cuma günü cezaevinde ziyaret edecek

Esenyurt Belediye BaşkanıAhmet ÖzerÖzgür ÖzelEsenyurtPolitikaCezaeviKayyumGüncelTerör

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ahmet-ozeri-cuma-gunu-cezaevinde-ziyaret-edecek/feed/ 0
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Türkiye ile Suriye arasında normalleşme tartışmaları için farklı başlangıç noktaları yapabiliriz https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:57:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41278 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Diyarbakır 2. Olağan İl Kongresi’nde; Türkiye ile Suriye arasında normalleşme tartışmalarına değinerek, “Esad ile yapılacak görüşmeler bir yanlıştan geri dönmek içinse, eskiyi, dünü, yeniden düşünmek içinse, geçen onlarca yılı yeniden muhasebe edip öyle yola koyulmak içinse, o halde eş zamanlı farklı başlangıç noktaları yapabiliriz” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Diyarbakır 2. Olağan İl Kongresi’nde konuştu. Konuşmasına, iktidar ve muhalefet partilerinin Diyarbakır’da Kürt sorununa yönelik geçmiş yıllarda yaptığı açıklamaları hatırlatarak başlayan Doğan, “Amed’de konuşmak hiç kimse için kolay değildir. Ne biz siyasiler için kolay bir şey, ne iktidar mensuplarına kolay olan bir şey, ne bugün ülkeyi yönetenler için kolay bir şey, bizzat cumhurbaşkanı için de, ne de muhalefet partileri için Amed’de konuşmak kolay bir şey. Amed’de konuşmak adeta ateşten gömlek giymek gibi bir şey. Peki neden böyle. Çünkü Amed, tarihiyle, direnişiyle hem tarihi hem de bugünü bize hatırlatıyor. Bu ülkede kaç başbakan bu ülkede Kürt meselesinin çözümü Diyarbakır’da geçer dedi? Bu ülkenin kaç muhalefet başkanı demokrasinin yolu Diyarbakır’da geçer dedi? Amed halkı bu isimleri hatırlamıyor ama yaptıklarını hatırlıyor. Her zaman Diyarbakır’a gelip, biz yaparız, biz çözeriz dediler. En çok biz size kardeşiz dediler. En çok biz sizin dilinizi savunuruz dediler. Bazılarının isimlerini hatırlamıyoruz. Ne oldu bunlara, siz onları sandığa gömdünüz. Aslında siyasetin çöp sepetine gömdünüz” dedi.

“Bize bu normalizasyon sinyalini gösterin”

Türkiye siyasetindeki normalleşme sürecine ilişkin Doğan, “Bize bu normalizasyon sinyalini gösterin. Yeni hesaplar yapmayın” ifadelerini kullanarak, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yumuşama dönemi başlatmak istedi. Biz Kürtler yumuşama görmüyoruz. Eğer biz Kürtler için bir yumuşama emaresi olmuş olsaydı, bugün Diyarbakır il kongresinin salonundaki pankartta zindan direnişleri selamlanmazdı. Oradan çıkanlar karşılanırdı. Oradan çıkmalarını sağlayan güç selamlanırdı. İnsanlar 40 dereceyi aşan sıcakta, Hakkari’de, Cizre’de, Şırnak’ta, Batman’da, Mardin’de belediyeler önünde kayyum nöbeti tutmak zorunda kalmazdı. Demek ki normalleşme bir diğer adıyla bazılarını iktidarın istediği sınırlar içinde muhalefete zorlamaktır. Bugüne kadar ortaya çıkan sonuçta ne yazık ki bunu görüyoruz. Bizim gündemimiz sağımızda zindan tecrit, solumuzda kayyum. Diyarbakır’ın gündemi bunlar. İç ve dış politikada normalleşme arayanlara, buradan hep birlikte seslenelim, bize bu normalizasyon sinyalini gösterin. Yeni hesaplar yapmayın. Yaptığınız hesaplar tarih de buna şahittir ki, Kürtlerin varlık mücadelelerine çarpar, geri döner ve size Türkiye’nin yakın siyasi tarihini hatırlatıyoruz. Buraya gelip, konuşup, konuştuklarında verdiği sözleri yerine getirmeyen siyasetçileri hatırlatıyoruz.”

“PYD ile görüşebilirsiniz”

Ankara- Şam arasında normalleşme tartışmalarına da değinen Doğan, şöyle konuştu:

“Türkiye bugün yanıyor. Esnafıyla, işçisiyle, hepimiz yanıyoruz. Neden yanıyoruz? Kürt meselesiyle ne alakası var diyenlere, yıllardır harcanan savaş bütçelerine bakmalarını öneririm. Açıklanmayan, kamuoyuyla paylaşılmayan bu bütçe kalemleri nereye gidiyor, nereye harcanıyor? Bir kurşun ne kadardır diye soracağınıza, bir kurşun alma ihtiyacından vazgeçin. Güvenlikçi politikalardan vazgeçin. Sınır ötesi operasyon hevesiyle Kürtleri karşı karşıya getirme iştahınızı kabartmaktan vazgeçmelisiniz. Hiç kimse bu saatten sonra Kürtleri karşı karşıya getiremez. Buna izin vermeyecek güçlerimiz var. Hangi güçler, işte o güçler bu salonda oturuyor. Orada 30 kilometre, burada 40 kilometre derinlik arayanlara ve bu arayışa karşı durmayanlara Diyarbakır’da beraber seslenelim, 30-40 kilometre derinlik aramaktan vazgeçin. Bunlar denendi, tecrübe edildi, yeni yöntemler değil. Başka iktidarlarda denedi, şimdi o iktidarların isimleri dahi hatırlanmıyor, tabelaları dahi kalmadı. Eğer gerçekten Suriye ile kurulacak ilişkiler, eğer gerçekten Esad ile yapılacak görüşmeler bir yanlıştan geri dönmek içinse, eskiyi, dünü, yeniden düşünmek içinse, geçen onlarca yılı yeniden muhasebe edip, öyle yola koyulmak içinse, o halde eş zamanlı farklı başlangıç noktaları yapabiliriz. Mesela PYD ile görüşebilirsiniz.”

“Kayyumların dönemi bitti”

Kayyum atamalarının endişeyle takip edildiğini aktaran Doğan, “Kayyum atanacak mı, atanmayacak mı? Ankara, kayyumla mı devam edecek yoksa halkın iradesine hürmetle mi devam edecek? Buradan DEM Parti adına soruyorum, ey Ankara, eğer 2019 hesaplarını yapıyorsan, biz buna karşı tedbirliyiz, yapma bu hesapları. Biz artık kayyum rejimini 31 Mart seçimlerinde sandığa gömdük. Kayyum rejimi bitti. Kayyum hesapları yapanlara, bir dönem daha kayyumla yönetiriz diyenlere de bir şey diyeyim, biz hiçbir şekilde kayyuma geçit vermeyeceğiz. Kayyum atanmasına bu mücadeleci halk izin vermeyecek. Böyle hesaplar yapmayın. Kayyumların dönemi bitti. Dolayısıyla kayyumu gündeminizden çıkartın” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan kongrede DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanlığı’na Gülşen Özer ve Abbas Şahin seçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/feed/ 0
Ekrem İmamoğlu’ndan Sokak Hayvanları Açıklaması: “Teklif, Çözüm Odaklı Olmak Yerine Toplumsal Sorunun Daha da Büyümesine Neden Olacak Niteliktedir” https://www.haber60.com.tr/ekrem-imamoglundan-sokak-hayvanlari-aciklamasi-teklif-cozum-odakli-olmak-yerine-toplumsal-sorunun-daha-da-buyumesine-neden-olacak-niteliktedir/ https://www.haber60.com.tr/ekrem-imamoglundan-sokak-hayvanlari-aciklamasi-teklif-cozum-odakli-olmak-yerine-toplumsal-sorunun-daha-da-buyumesine-neden-olacak-niteliktedir/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:27:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40699 (ANKARA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sokak hayvanlarına ilişkin kanun teklifiyle ilgili “Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz. İlgili kanun teklifi çözüm odaklı olmak yerine toplumsal sorunun daha da büyümesine neden olacak niteliktedir. Biz TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden ‘kısırlaştır aşıla yaşat’ politikasının en üst seviyede bir seferberlikle yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ikinci encümen toplantısına katıldı. İmamoğlu, birliğe ait Tevfik Göksu Konağı’nda saat 14: 00’te başlayan toplantının ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Toplantının detaylarıyla ilgili bilgi veren İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Deprem bölgesinde araştırma yapacak olan komisyonumuz çalışmaları başladı, sürüyor. Buna yön vermek adına metodolojiyi paylaştık. Deprem bölgesinde yapılan hizmetler, hem merkezi idare hem yerel idare boyutunda sürecin nasıl yönetildiği ve yürütüldüğü konusundaki tespitler Belediyeler Birliği üzerine düşen sorumluluklar, vazifeler ve elbette kamuoyuna dönük birtakım sonuçları içerecek bir biçimde bir aylık süre içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. ve bu tamamlandığı an itibarıyla da yerinde yaptığımız bu tespitler çerçevesinde hem Belediyeler Birliği’nin eylem planı ortaya çıkmış olacak ve katkılarımızla o bölgede olmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda o sonuçları açıklayacağımız encümen toplantımızı da deprem bölgesindeki bir şehrimizde yapmayı arkadaşlarımızla karar verdik. Yine özellikle destekler yapılmasıyla ilgili son beş yıla dönük bir bakış ortaya koyduk. 2018 ve 2023 yılları dahil olmak üzere. Bu çerçevede ne yazık ki adil olmayan destek sürecinin adil bir zemine kavuşması, hak eden belediyelerle belediyeler birliği bütçesinde oluşan başta araç desteğinin sunulmasıyla ilgili planlamanın yapılması ve ona göre bir algoritmanın önümüze koyulması ki bazı hassas konuların daha öncelikli ele alınması konusunda da karar birliğine vardık. Bu konuların elbette başında şu anda deprem bölgemize yapılacak hizmetler ve bütçe aktarımları gelmekte.

Yine bu tasarruf tedbirleri çerçevesinde bazı yöntem zorlukları ve tariflerin belediyeleri zor duruma bıraktığına dair başlıklarımız söz konusu. Bu başlıklar tespit edildi. Bunların içerik nasıl bir düzenlemeye muhtaç olduğu konusunda da arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor ve bu çalışmanın sonucunu da hem ilgili bakanlıklarla paylaşıyor olacağız hem de kamuoyuyla bir sonraki encümenimizle paylaşacağız.

“Avrupa Hareketlilik Haftası’na dair etkin bir çalışmayı da arkadaşlarım bugün bizlere sundular”

Özellikle şunu ifade edeyim; Avrupa Hareketlilik Haftası’na dair etkin bir çalışmayı da arkadaşlarım bugün bizlere sundular. ve inşallah Avrupa Hareketlilik Haftası dahilinde şehirlerimizde hem karbon salınımını azaltan hem sıfır karbona doğru hedef koyan şehirlerimizde insan hareketliliğini, bisiklet kullanım alışkanlığını coğrafi özelliklerine göre toplu taşımaya yönlenmeyi, fosil yakıt araçların azaltılmasına dönük etkinlik ve faaliyetlerin arttırılması başlıklarıyla önerileri yine yerel yönetimlerle paylaşıyor olacağız.

“Mültecilerin yüzde 60’ı kentsel alanlara yerleşmiş iken Türkiye’de bu oran yüzde 98’in üzerinde”

Değerli vatandaşlarımızla göçmen ve sığınmacılar konusunu da ele aldığımızı ve bu kapsamda özellikle yerel yönetimlerin nasıl zor durumda bırakıldığına da dikkat çektik. Biliyoruz ki özellikle kayıt dışı göçmenler yerel yönetimlerin nüfusuna kayıt değiller. Yani bizler hazineden bir pay alamıyoruz. Bir merkezi bütçeden bir pay alamadığımız ortamda biz yerel yönetimler olarak şehirde yaşayan bu nüfusa kendi vatandaşımıza verdiğimiz bütün hizmetleri de veriyor durumdayız. Tabii şöyle enteresan bir yüzdeyi de paylaşmak isterim. Dünya genelinde özellikle mültecilerin yüzde 60’ı kentsel alanlara yerleşmiş iken Türkiye’de bu oran yüzde 98’in üzerinde ve yüzde 98 oranında insanlar kentlerde. Bu durum birlikte yaşamanın gerçekten zorlukları özellikle yerelde deneyimleniyor.

“Kayyum uygulamasının tümden bu ülkenin gündeminden kalkması şarttır”

Bir başka konu yine gündeme aldığımız ne yazık ki ülkemizde artık bir alışkanlık gibi ya da bir rutin uygulama gibi gündemde olan ve yapılan hatta gündemde tutulmaya gayret edilen kayyum uygulamasıdır. Kayyum uygulamasının tümden bu ülkenin gündeminden kalkması şarttır. Kayyum uygulamasıyla ilgili gördüğümüz hukuki sakıncaları elbette sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle Anayasa’da İçişleri Bakanı’na görevle ilgili suçlar için uzaklaştırma yetkisi verilmişken terör örgütü maddesinde görev bağlantısı asla kurulmadığı bir hukuki zafiyettir. Terör suçunun görevle bağlantılı işlenmesi halinde ise dayanak madde karışıklığı bulunmaktadır. Hizmetlerin terör sebebiyle aksadığının tespitinin valiliğin yapması yargı teminatını bertaraf etmektedir. Meclis’in seçim yapması kuralından uzaklaşılmış olması gerçekten halkımızı o şehirlerde yaşayan vatandaşlarımızı derinden yaralamaktadır. Aynı zamanda personelinin görevden uzaklaştırılması iadesi kararı seçilmiş başkandan alınmıştır. ve vesayet makamları hiyerarşik amir konumuna girmiştir. Bu kapsamda vatandaşın iradesinin tümden yok sayılması zeminini oluşturduğu gibi aynı zamanda kurumu da neredeyse ortadan yok eden bir aşamalı süreci devreye sokmaktadır. Yine görevlendirme süresi belirsizleşen belediyenin karar yürütme temsil gibi farklı organlara sahip olmasından beklenen yarar da sağlanamamaktadır. Suçun şahsiliği prensibinden en üst seviyede uzaklaşılmıştır. Düzenleme olağanüstü koşullar altında çıkarılmış denilse de artık olağan hale gelmiştir. Neredeyse bu böyle yerleşik bir uygulamaya dönüşmüştür ki yerleşik uygulamamıza asla uygun değildir. ve bunun gibi birçok aslında uygulamanın hem şahısları hem kurumları ve hem de o beldedeki vatandaşları derinden yaraladığını, üzdüğünü, yerel demokrasiyi hırpaladığını ve açıkçası üzüntümüz bazı noktalarda tamiri mümkün olmayan tahribatlar yarattığını belirtmek isterim. Bunun ülkemize, ülkemiz yerel demokrasisine milletimizin demokrasiye olan inancına yaralar açmaktadır ve 86  milyon yurtsever vatandaşımızın bu memleketin eşit hissedarı olan yurttaşlarımızın yaşadığı bu cennet vatanda hiçbir beldemizin bu tür uygulamaları hak etmediğini düşünmekteyiz.

Yine meclisin feshi ve belediye başkanının sona ermesine, görevlerle ilgili suç işlenmesi halinde görevden almaya ve takip edilecek usule ilişkin kurallar anayasamızda ve temel mevzuat 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yer aldığından ayrıca kayyum düzenlemesine ihtiyaç bulunmadığını arkadaşlarımız öneriyor. Bütün bunlar hem yasanın nasıl uygulandığı mevzuatına dair hem de  aynı şekilde bu kanunların birbiriyle olan çelişkisini tespit etme noktasında Türkiye Belediyeler Birliği bünyesindeki hukuk birimimizin ve uzman arkadaşlarımızın çalışmaları ışığında sizinle paylaşıyorum. Suçla mücadelenin ceza sorumluluğunun bireyselliği üzerinden sürdürülmesi gerektiği, tüm kuruma hatta personele kamu görevlilerine kayyum atanmasının devlet geleneğimize hizmetlerin devamlı ilkesine büyük aykırılıklar içerdiği, olağanüstü koşullarda getirilmiş kayyum düzenlemesinin az önce dediğim gibi olağan dönem kapsamında genişletilmemesi gerektiği, yerel yönetim geleneğimizi ve demokratik teamüllere uygun olmayan, halkın iradesini yok sayan idari nitelikli bir kararla alınan kayyum atama uygulamasına son verilmesi, değerlendirmesinde bulunuyor ve bunu da kamuoyuyla ve ilgililerle de paylaşmış olmak istiyorum.

“Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz”

Yine bir başka konu ve yeterince hazırlık yapılmadığı ve bu konuda özellikle bizi derinden üzdüğünü ifade ettiğim, böylesi önemli bir konuda yeni bir kanun çıkardık diyerek neredeyse tamamında belediyeleri sorumlu kılan bir anlayışla meseleyi Meclis’e taşıyan çalışmayı doğru bulmuyoruz. Bahsettiğim konu elbette Hayvanları Koruma Kanunu. TBMM’ye sunulan Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapacağım tespitlerin önemli olduğunu ifade etmek isterim. Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz. İlgili kanun teklifi çözüm odaklı olmak yerine toplumsal sorunun daha da büyümesine neden olacak niteliktedir. TBB olarak sokak hayvanları konusundaki sorunları şöyle sıralayabiliriz. Kent yaşamı içindeki sahipsiz sokak hayvanları elbette ki tedirginlik yaratmakta ne yazık ki çeşitli saldırı vakaları olmakta, yaralanmalara hatta ölümlere sebep olmaktadır. Sahipsiz hayvanlar tabii ki maruz kaldıkları bir takım sıkıntılı hallerin olduğunu da tespit etmek gerekir. Açlık, susuzluk, hastalık, kötü muamele gibi hayatlarını tehdit eden risklerle de bu canlılar karşı karşıyadır. İlgili bakanlıklar tarafından mevcut yasaya göre yapılması elzem denetimlerde yapılmadığını belirtmemiz gerekir. Mali imkansızlıklar başta olmak üzere çeşitli nedenlerle yeterli hayvan bakım evi hizmeti veremeyen yerel yönetimlerle iş birliği yoluna acilen gidilmelidir ve bu konuda çok eksik bir zaman dilimi işletilmiştir. Bu işbirliği yapılmamaktadır.

Ve çok önemli husus yasa TBMM’ye sunulmadan önce yasa taslağında tüm sorumluluğun yüklendiği yerel yönetimlerle ve konunun uzmanlarıyla istişare edilmemiş olması ve konunun kamuoyuna açık bir şekilde tartıştırılmamış olması ne yazık ki bildiğimiz bir yöntemle sanki birileri tarafından basına sızdırılıp kamuoyu kendi kendine tartışsın yönteminin tercih edilmiş olması, uygar olmayan, demokratik olmayan bir zeminde bu taslağın TBMM’ye gelme dönemini, sürecini bize yaşatmıştır.

“TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden kısırlaştır aşıla yaşat politikasının yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz”

Biz TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden ‘kısırlaştır aşıla yaşat’ politikasının en üst seviyede bir seferberlikle yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle belediyelerimiz arasında koordinasyon, gerek ilçeler gerekse birbirine sınır illerde çözüm çok büyük önem taşımaktadır. Kısırlaştırma işlemlerini süpürme şeklinde yapılması sayesinde bölgesel olarak kısırlaştırılmamış hayvan kalmaması hedef olmalıdır. Türkiye’nin dünyada en az kuduz vakası gören ülkelerden biri olması önemli bir tespittir. Dünya Sağlık Örgütü köpeklerin toplu şekilde yok edilmeye çalışılmasının işe yaramadığını, hatta ters etki yaptığını da raporlamış olması bu yasanın çalışılırken bu tür verilere dikkat edilmediğini tarafımızca tespit edilmiştir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ekrem-imamoglundan-sokak-hayvanlari-aciklamasi-teklif-cozum-odakli-olmak-yerine-toplumsal-sorunun-daha-da-buyumesine-neden-olacak-niteliktedir/feed/ 0
9. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi (2) https://www.haber60.com.tr/9-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi-2/ https://www.haber60.com.tr/9-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi-2/#respond Fri, 12 Jul 2024 04:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38788 TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda bazı düzenlemelere gidilecek.

Buna göre, koca, ana veya çocuk, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılacak. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda olacak. Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilecek.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları; tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.

Teklifle, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a madde eklenecek. Buna göre, istinaf incelemesi için dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi, bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı görevli olduğu kanısına vardığı ilgili hukuk dairesine gönderecek. Bir aylık sürenin bitiminden sonra veya duruşma günü verilen dosya hakkında gönderme kararı verilemeyecek.

Hakaret suçunda ve uzlaştırmada yeni düzenlemeler

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek. Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak önödeme kapsamına alınacak.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak. Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak.
Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek.

Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zamanaşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunacak.

Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, sosyal çalışma görevlileri, mahkemeler yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine atanacak. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazlarla ilgili işlemler nedeniyle değerli kağıt ve işlem bedeli alınmayacak, kamu kurum ve kuruşlarına herhangi bir katılım payı ödenmeyecek.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Harçlar Kanunu’nda sayılan yargı harçlarından muaf olacak. Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu olmayacak. Bu hüküm, Genel Müdürlüğün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflar adına taraf olduğu dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve iş hakkında da uygulanacak.

Vakıf kültür varlıklarının restorasyon veya onarım karşılığı kiralama işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek. Anayasa Mahkemesinin, bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini iptal etmesi dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile Anayasa Mahkemesi kadrolarına ilişkin düzenlemeler yapılacak.

Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırlarla ilgili düzenlemelere gidilecek. Buna göre parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

Arabuluculuk düzenlemeleri

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda öngörülen değişikliğe göre, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilecek.

Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilecek. Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek.

TMSF’nin kayyum olarak atanması

Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde şirketlere veya malvarlığı değerlerine kayyum atanmasına karar verildiği takdirde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanabilecek.

Bu halde kayyumluk hak ve yetkileri bakımından Bankacılık Kanunu’nda TMSF’ye verilen hak ve yetkiler kıyasen uygulanacak. Şirketlerin genel kurul yetkileri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın TMSF tarafından kullanılacak. Bu şirketler veya malvarlığı değerleri TMSF’nin gözetiminde, TMSF’nin atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli bir tacir gibi yönetilecek.

Bu şirketlerin veya malvarlığı değerlerinin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle şirketin veya varlıklarının ya da malvarlığı değerlerinin kısmen veya tamamen satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF tarafından karar verilebilecek. Satış ve tasfiye işlemleri, ilgili şirketin yönetim/müdürler kurulu veya malvarlığı değerleri, kayyum temsilcileri ya da TMSF tarafından yerine getirilecek.

Satış ve tasfiye işlemlerinde, azınlık hisselerinin sahiplerinin rızası aranmayacak. Satıştan elde edilen gelirden şirket veya malvarlığı değerlerinin borçları ödendikten sonra kalan tutar, şirket veya malvarlığı değerlerinin işlerinde kullanılabilecek. Fesih ve tasfiye işlemleri sonunda borçlar ödendikten sonra kalan tutar, yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar açılan bir hesapta nemalandırılacak. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TMSF Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahip olacak.
Kayyumluk görevi TMSF tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaf olacak. TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesi uyarınca verilen el koyma ve tedbir kararları, kayyum yetkisinin TMSF’ye devriyle birlikte kendiliğinden kalkacak.

TMSF’nin kayyum olarak atandığı şirketleri veya malvarlığı değerlerini yönetmek ve temsil etmek üzere atananlar veya görevlendirilenler ya da atananlar tarafından temsil yetkisini haiz olmak üzere görevlendirilenler ile bu kapsamda yapılan işlemler hakkında, Bankacılık Kanunu’nun 127’nci maddesi uygulanacak. TMSF’nin kayyumluk görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı açılan davalar, Fon’un merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülecek.

Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, görüşmelerin yaklaşık 20 saat sürdüğünü belirtti. Teklifin komisyon sürecinin verimli ve başarılı geçtiğini ifade eden Yüksel, komisyondaki görüş ayrılıklarına ilişkin hükümlerle ilgili AK Parti Grubunun, ilgili bakanlıklar ve diğer paydaşlarla gerekli etki analizlerini yapacağını bildirdi. Yüksel, iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerinin vereceği destekle Genel Kurulda teklifin kabul edileceğine inandığını dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/9-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi-2/feed/ 0
TBMM’de AKP ile Dem Parti Arasında Tartışma Yaşandı, Birleşime Ara Verildi https://www.haber60.com.tr/tbmmde-akp-ile-dem-parti-arasinda-tartisma-yasandi-birlesime-ara-verildi/ https://www.haber60.com.tr/tbmmde-akp-ile-dem-parti-arasinda-tartisma-yasandi-birlesime-ara-verildi/#respond Tue, 25 Jun 2024 22:54:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35876

(TBMM)- TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti’nin Çınar- Mazdağı yangınına ilişkin meydana gelen can ve mal kayıplarının araştırılması önerisinin görüşmeleri sırasında tartışma yaşandı. AKP Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu’nun, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş’a yönelik ‘şerefsiz’ ifadesini kullanması üzerine Beştaş da Ensarioğlu’na “sensin şerefsiz” diye bağırdı. Tartışmann büyümesi üzerine Birleşime ara verildi.

TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti’nin verdiği ‘Çınar– Mazıdağı yangın felaketi sonucunda meydana gelen can ve mal kayıplarının sebep-sonuç ilişkisinin araştırılması’ önerisi sırasında tartışma yaşandı. Grup önerisinin görüşmelerinde AKP Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in bir akrabasının belediyelerden usulsüz ihale aldığını iddia etti. Ensarioğlu’nun bu sözleri üzerine tartışma çıktı.

Sekiz yıl boyunca kayyum atadınız, belediyenin kaynaklarını yandaş adamlarınıza yedirdiniz

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit kürsüye gelerek, Ensarioğlu’na yanıt verdi. Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi:

“Burada gelip gerçeği çarpıtmak kolay Sayın Ensarioğlu. Sekiz yıl boyunca kayyum atadınız. Sekiz yıl boyunca belediyenin bütün kaynaklarını yandaş müteahhitlerinize, yandaş adamlarınıza yedirdiniz, içirdiniz. Belediyenin envanterinde olan bütün araçları yine götürdünüz başka kurumlara peşkeş çektiniz. Yetmedi, var olan araçları onarmak yerine boş bıraktınız. Yetmiyor her gün kayyumla tehdit ediyorsunuz. 8- 10 tane gece görüşlü helikopter almışsın. Dönüp diyorsun ki benim Mardin’de, Diyarbakır’da yangına müdahale edecek gece görüşlü helikopterim yok. Niye; Muğla’da var, Antalya’da var, İstanbul’da var, Tekirdağ’da var Diyarbakır’da niye yok? Sen Orman Müdürlüğü değil misin? Bu Orman Müdürlüğü’nün Diyarbakır halkına, Mardin halkına karşı sorumluluğu yok mu? Senin valin kimdir, benim milletvekili arkadaşım arıyor da telefonuna çıkmıyor. Kriz koordinasyonu kuruyorsun. Beni milletvekilimi, belediye başkanımı niye davet etmiyorsun? Niye ayrımcılık yapıyorsunuz? Sosyal medyada akşama kadar Kürt halkına, ‘ölün, yanın’ diyenler var. Cumhuriyet savcıları sizin emrinizde bir tane soruşturma açtınız mı?”

“Peki senin hangi akraban orada iş yapıyor onu söyle”

AKP Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu ise söz alarak “Sekiz yıldır yolsuzluk yapıldığını, belediyenin kaynaklarında usulsuzlük yapıldığını söyledi. Beni kastederek de ‘buradaki bir vekil’ kamu kaynaklarından faydalanıldığını söyledi. Buyur ispat et dedim, yine söylüyorum. Ayıp mı… Peki senin hangi akraban orada iş yapıyor onu söyle. İsmini söylerim şimdi. İlaçlama firması geçen yıl 17 milyona Diyarbakır’da ilaçlama yapmışken 63 milyona yani dört katına üç kişiye davetiye çıkarmışsınız. Cizre, Viranşehir ve Van Belediyelerini de dört katına bu adama vermişsiniz. Bir firmaya vermişsiniz. Bu paranın da 50 milyonunu peşin vermişsiniz. Yolsuzluk yapan kimmiş, çıkın anlatın o zaman” dedi.

“Demek ki yaran var gocunuyorsun”

Yeniden söz alan Gülüstan Kılıç Koçyiğit ise “İşte çarpıtma tam bu. Biz ne dedik, ‘kayyumlarınız yolsuzluk yaptı’ dedik. Siz Mardin kayyumunuzu görevden aldınız. Yolsuzlukları o kadar büyüdü ki siz kendi kayyumunuzu kendiniz görevden aldınız ve kayyuma kayyum atadınız. Biz kayyum yolsuzluklarını konuşuyoruz Ensarioğlu üzerine alınıyor. Demek ki yaran var gocunuyorsun. Köyceğiz’de, Akbelen’de, Kazdağları’nda orman yangınlarında biz oradaydık. Biz halkın olduğu her yerdeyiz ama siz bunu kendinize sorun. 15 yurttaş öldü, öldü. 15 insanımız yandı, kavruldu, kül oldu. Bu sizi niye hiç etkilemiyor ya” ifadelerini kullandı.

‘Şerefsiz tartışması’

Daha sonra kürsüye gelen DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Ensarioğlu’nun kendisinin adını vermeden basın üzerinde yapılan bir tartışmayı ifade ettiğini belirterek, “Evet ben Diyarbakır’da kayyum olarak atanan valinin yolsuzluk, hırsızlık yaptığını ve Galip Bey’in de millletvekili olarak bunlara dair ilgisini söylemiştim. Ama kendisinin cevabı olayı aydınlatmak yerine, ağzıma almayacağım, bir Kürde, bir erkeğe, bir insana yakışmayacak bir kavram kullandığı için ‘senin düzeyine düşmeyeceğim’ dedim. Bunu burada kapatıyorum. Bütün Diyarbakır’a soralım; Galip Ensarioğlu’nun kayyum döneminde işe almak için ne kadar para aldığını, kaç kişiyi işe aldığını soralım Diyarbakır halkına” dedi. Bu sırada Galip Ensarioğlu, Beştaş’a tepki gösterirken, “İspat etmezsen şerefsizsin” diye bağırdı. Beştaş da “Yine ‘şerefsiz’ diyorsun. Şerefsiz sensin. Terbiyesiz. Şerefizliğe bak ya” diyerek tepki gösterdi.

DEM Parti ve AKP sıralarından karşılıklıklı bağrışmaların artması üzerine oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Celal Adan oturuma ara verdi.

]]> https://www.haber60.com.tr/tbmmde-akp-ile-dem-parti-arasinda-tartisma-yasandi-birlesime-ara-verildi/feed/ 0 TBMM’de kayyum gerginliği! AK Partili Osman Gökçek, DEM Partili Şenyaşar’a tekme attı https://www.haber60.com.tr/tbmmde-kayyum-gerginligi-ak-partili-osman-gokcek-dem-partili-senyasara-tekme-atti/ https://www.haber60.com.tr/tbmmde-kayyum-gerginligi-ak-partili-osman-gokcek-dem-partili-senyasara-tekme-atti/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:36:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34909 TBMM Genel Kurulu’nda belediyeye kayyum atanmasının neden olduğu hak ihlallerinin araştırılması amacıyla DEM Parti’nin verdiği Meclis araştırılmasının öne alınarak görüşülmesi için sunulan grup önerisi sırasında gerilimli anlar yaşandı. DEM Partili vekillerin kürsü eylemine müdahale eden AK Partili vekil Osman Gökçek, DEM Partili Şenyaşar’a tekme salladı. Hareketin ardından ortalık karışırken, kadın vekiller de arbedenin ortasında kaldı.

“BU İKTİDAR 8 YILDIR AYNI ŞEYLERİ YAPIYOR”

DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, grup önerisinin gerekçesiniaçıkladığı konuşmasında Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına seçmenin iradesinin elinden alındığını belirterek tepki gösterdi. Parlak, “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek aslında delilik belirtisidir.” diyerek şöyle devam etti: “Bu iktidar 8 yıldır aynı şeyleri yapıyor. Farklı sonuçlar alınmayacağını da defalarca belirtti. Biz bunu delilik değil faşizm olarak görüyoruz. Faşizmden o kadar gözümüz dönmüş ki yaptıklarınızın sonuçlarını bile kestiremiyorsunuz. Siz kayyım ataması yaparak sadece DEM Parti’ye oy verenlerin iradesini gasp etmiyorsunuz.

“SEÇMENİN İRADESİNİ, ELİNDEN ALIYORSUNUZ”

Seçme, seçilme hakkını ortadan kaldırdığınız için tüm partilere oy veren seçmenin de iradesini elinden alıyorsunuz. Partimiz olan derdiniz Kürt halkıyla olan derdinizdir. Siz Kürt’ün kimliğini, kültürünü seçme ve seçilme hakkı dahil hiçbir siyasi, sosyal, kültürel hakkını tanımıyorsunuz. Kürtlere düşmanlık tutuklu uyguluyorsunuz. Kayyum sisteminin basit bir idari işlem olmadığını dünya alem biliyor. Kayyum sistemi bir rejimdir, darbe sistemidir. Kürk halkına yeterince zulüm edersek boyun eğerler diye düşünüyorsunuz.

“KAYYUM BİR GASPÇI OLARAK ANILMAYA MAHKUM”

Biz parmakla sayılacak, vurmakla tükenecek bir halk değiliz. Kendini galip sayıp böbürlenenler bilsin ki sizin parti militanınız olarak atadığınız kayyum halk iradesini çalan bir gaspçı olarak anılmaya mahkumdur. Hakkari halkının özgür iradesiyle yaptığını siz siyasi yargıyla, polis copuyla, asker tüfeğiyle yıkamazsınız. Biz eş başkanlarımıza, belediyemize, halkımızın demokratik iradesine ne pahasına olursa olsun canımıza da mal olsa sahip çıkacağız. Biz seçimden önce şunu söyledik: ‘Müthiş kazandığımızı göreceksiniz’ dedik. Müthiş direndiğimizi de göreceksiniz. Hakkari’de asla sizlere boyun eğmeyecek ve kazanan bizler olacağız, kaybedecek olanlar da sizlersiniz.”

KÜRSÜDE NÖBETE BAŞLADILAR

Parlak’ın konuşmasının bitimiyle DEM Partili milletvekilleri Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasını protesto etmek için ellerinde “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” yazılı dövizlerle kürsünün etrafında toplanarak Genel Kurul’da nöbete başladı. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca’nın uyarısına rağmen kürsüden inmemekte ısrar eden DEM Partililer nedeniyle birleşime ara verildi.

KAVGA SONRASI GENEL KURUL KAPANDI

DEM Parti’nin kürsü eylemi devam edince Meclis Başkanı Gülizar Biçer Karaca genel kurulu kapattı. DEM Partililer “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atarken, AK Partililer “Kahrolsun PKK” sloganları attı. AK Partili vekiller pankartları almak isterken kavga çıktı.

OSMAN GÖKÇEK’TEN YUMRUK VE TEKMELER

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çıkan kavga sırasında DEM Partili Ferit Şenyaşar’a tekme attı. CHP’li Mahmut Tanal’ın paylaştığı görüntülerde Gökçek’in kalabalığın arasından Şenyaşar’a tekme savurduğu rahatlıkla görülürken, olayın ardından gerilen ortamda Gökçek’in yumruk da savurduğu görüldü. Kadın vekiller kendilerini kavganın ortasında buldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmmde-kayyum-gerginligi-ak-partili-osman-gokcek-dem-partili-senyasara-tekme-atti/feed/ 0
CHP Sözcüsü Yücel: Kayyum Uygulaması Antidemokratiktir, Anayasaya Aykırıdır https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-kayyum-uygulamasi-antidemokratiktir-anayasaya-aykiridir/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-kayyum-uygulamasi-antidemokratiktir-anayasaya-aykiridir/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:18:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34899

CHP SÖZCÜSÜ YÜCEL: KAYYUM UYGULAMASI ANTİDEMOKRATİKTİR, ANAYASAYA AYKIRIDIR

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Bursa Milletvekili Kayahan Pala ve Antalya Milletvekili Cavit Arı’dan oluşan heyet Hakkari’ye geldi. Hakkari Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Vali Ali Çelik ile görüşen CHP’li heyet, daha sonra Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy ile görüştü. Yapılan görüşmelerin ardından CHP il binasına geçen heyet, değerlendirmelerde bulundu. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Hakkari Belediyesi’ne kayyum ataması ile ilgili MYK toplantısında konuyu değerlendirdiklerini ve yapılan değerlendirme sonucunda bir heyetle kente geldiklerini söyledi. Yücel, “Önce kayyum olarak atanan Sayın Vali ile görüştük. Olayın hukuki boyutu ile ilgili, hukuki süreci ile ilgili başsavcı ile de görüştük. Diğer yandan buraya gelmişken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek yaşanan anti demokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar. Şimdi şunu söylemek istiyorum:  Suçlamadan ve yürütülen dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir, anayasaya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz, daha iki ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Buna bir idare tasarrufla, idari yaptırımla Hakkari halkının iradesinin gasbedilmesi ve yok sayılması yasaya ve anayasaya aykırıdır. Bir kere görevden alınan, gözaltında bulunan belediye başkanı, eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? İkincisi eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa, o zaman sandığa gittikten sonra, seçildikten sonra neden görevden alınmadı? Belediye kanununun 45’inci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında açıklanan 674 sayılı kanun hükmünde kararnameyle bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terörle iktisatlı olarak iddia edilen soruşma açılması durumunda, hakkında bir dava açılmış olmasa da sadece soruşturma ile kayyum ataması yasalaştı. Bu bir kere anayasamızın 38’inci maddesine göre bir kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde bir cezalandırma ve yaptırım uygulaması anayasaya aykırıdır” dedi.

‘KAYYUM UYGULAMALARI AKP’NİN BELEDİYELERE ÇÖKME PROJESİDİR’

Hakkarililerin bu şekilde cezalandırılmasının doğru olmadığını söyleyen Yücel, “31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamadır. O yüzden çok çok önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur, her zaman demokrasinin yanında olmuştur. Haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, bu uğurda mağdur olan kim olursa olsun, siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin CHP onun yanında olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor, Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor, Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine, işlev hale geçmesine ihtiyacı var. Ama bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşti ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Şunu çok iyi biliyoruz. Kayyum uygulamaları, AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar 48 seçim çevresinde kayyum uygulaması yapıldı ve 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde en ağır şekilde gerekli cevabı verdi. Bundan kimse nemalanmaya, faydalanmaya heveslenmesin. Bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur” diye konuştu.

‘KAYYUM ATAMASINA KARŞI BURAYA GELDİK’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz ise kayyum atamalarının doğru bir tercih olmadığını belirterek, “Hakkarili hemşerilerimizle dayanışma için buradayız. Kayyum atamasına karşı buraya geldik. Hakkari belediyesine atanan kayyum, hukuki bir şey değildir, anayasaya aykırıdır. Darbe döneminde yapılmış bir kanun hükmünde kararname ve yasa ile Hakkari halkının iradesi yok sayılarak belediyeye bir çökme operasyonudur” dedi.

CHP’li heyet, daha sonra DEM Parti Hakkari İl Başkanlığını ziyaret etti. Heyet, kayyum atamasına ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç’tan bilgi aldı.

Behçet DALMAZ- Orhan AŞAN/ HAKKARİ,

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-kayyum-uygulamasi-antidemokratiktir-anayasaya-aykiridir/feed/ 0
CHP Heyeti Hakkari’de Kayyum Atamalarını Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:03:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34888 İSHAK KARA

(HAKKARİ) – CHP heyeti, DEM Parti Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasının ardından geldiği Hakkari’de bir dizi temasta bulundu. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, ” Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala’dan oluşan heyet, bugün DEM Partili Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasına tepki göstermek ve incelemelerde bulunmak amacıyla Hakkari’ye geldi.

“Kayyum olarak atanan Vali’yle görüştük”

CHP heyeti, CHP Hakkari İl Başkanlığı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Yücel, şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 49 oyla Hakkari Belediye Başkanlığı’na seçilen Mehmet Sıddık Akış dün sabah saatlerinde gözaltına alındı. Ardından da İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla görevden alındı ve yerine kayyum atandı. Dün MYK toplantımızda bu konuyu değerlendirdik ve MYK kararıyla bugün heyetimizle bu konuda incelemelerde bulunmak, temaslarda bulunmak ve kamuoyuyla görüşlerimizi paylaşmak için Hakkari’ye geldik. İl başkanımızla birlikte önce kayyum olarak atanan Sayın Vali’yle görüştük. Olayın hukuki boyutla ilgili, hukuki süreciyle ilgili başsavcımızla görüşerek bir bilgilendirme aldık. Diğer yandan buraya gelirken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek olayla ilgili, yaşanan bu antidemokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar.

“Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır”

Suçlamadan ve yürütülen soruşturma, dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir. Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz daha 2 ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesi ve yok sayılması hukuka, yasaya ve Anayasa’ya aykırıdır. Burada aslında sorulacak çok soru var. Görevden alınan, gözaltında olan belediye başkanı eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar, ağır suçlamalar, ağır deliller varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? Eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa o zaman seçime girdikten sonra, seçildikten sonra, belediye başkanı olduktan sonra neden görevden alınmaktadır?

Belediye Kanunu 45’nci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında çıkarılan 674 sayılı KHK’yla bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terör iltisaklı olduğu iddia edilerek soruşturma açılması durumunda hakkında bir mahkumiyet kararı olmasa bile, hakkında dava açılmış olmasa bile sadece bir soruşturmayla kayyum atanma yetkisi verildi. Bu KHK daha sonra yasalaştı. Bu bir kere Anayasamızın 38’nci maddesinde düzenlenen masumiyet karinesine aykırıdır. Anayasamızın 38’nci maddesine göre, bir kişi hakkında kesinlenmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde cezalandırma, bu şekilde yaptırım uygulaması Anayasa’ya aykırıdır.

Burada cezalandırılan belediye başkanı mıdır yoksa Hakkarili hemşirilerimiz midir? Çok net bir şekilde görüyoruz ki, burada cezalandırılan Hakkarili hemşerilerimizdir. 31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP’ye ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Bugün Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman demokrasinin yanında olmuştur, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, olaydan mağdur olan kim olursa olsun siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin Cumhuriyet Halk Partisi onun yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir.

“Kayyum atamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir”

Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar sayıda kayyum uygulaması yapıldı. 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde gereken cevabı verdi. Bundan kimse faydalanmaya heveslenmesin, bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur, demokrasi çerçevesinde, hukuk çerçevesinde de Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda siyasi tavrını ve mücadelesini sürdürecektir.

Biz Hakkarili hemşerilerimizle dayanışmaya geldik, dayanışma duygularımızı paylaştık. Bugünden sonrada antidemokratik uygulamanın ortadan kaldırılması için hem TBMM’de hem de Türkiye’nin her yerinde dayanışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Ne olmuştu?

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde DEM Parti’nin kazandığı Hakkari Belediyesi’ne polisler tarafından baskın yapılmış, Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış gözaltına alınmıştı.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, seçilen belediye başkanı Akış’ın “PKK/KCK yapılanmasında üst düzey görev aldığı” iddia edilerek Hakkari Belediyesi’ne kayyum atandığı belirtilmişti. Açıklamada, Akış’ın “geçici tedbir olarak” görevden alındığı ifade edilmişti.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/feed/ 0 Hakkari Belediyesi’ne Kayyum Atanması Van’da Protesto Edildi https://www.haber60.com.tr/hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasi-vanda-protesto-edildi/ https://www.haber60.com.tr/hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasi-vanda-protesto-edildi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:18:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34817

(VAN)- Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanması, Van’da protesto edildi. DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dündür, “Bu karar geri alınana kadar bütün alanlarda sokaklarda demokratik toplumsal tepkimizi ortaya koyacağız. Halkın iradesiyle seçilen insanlara saygı göstereceksiniz. Atanmışlar, seçilmişlere haksızlık yapamaz. Bir gün hukuk önünde sizler hesap vereceksiniz” dedi.

Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanması kararı Van’da protesto edildi. KESK binası önünde bir araya gelen Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, burada basın açıklaması yaptı.

“Atanmışlar, seçilmişlere haksızlık yapamaz”

DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dündür, şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık 2 ay önce bir genel seçim yapıldı herkes sandığa düzgün bir şekilde gitti ve oyunu kullandı fakat daha seçim bitmeden bunların kirli kayyum, talan zihniyeti devam etmektedir. Kayyum talandır, hırsızlıktır, fakirin cebinden çalmaktır  bu halkın iradesini tanımamaktır. Van halkının iradesine kayyum atamak istediler fakat nedense bir akıl bunlara fısıldadı bu yanlıştan dönüldü. İki ay sonra bakıyoruz tekrar Hakkari’de halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanımıza aynı şekilde düzmece kararlarla hukuksuz verilen kararlarla tekrardan kayyum atanıyor. Buradan sizlere sesleniyoruz bu kararı verenler yanlış yapıyorsunuz. Bu halkın iradesini kıramazsınız bu yanlıştan bir an önce geri dönün Kürt halkı bunu asla kabul etmeyecektir. Bu karar geri alınana kadar bütün alanlarda sokaklarda demokratik toplumsal tepkimizi ortaya koyacağız. Halkın iradesiyle seçilen insanlara saygı göstereceksiniz. Atanmışlar, seçilmişlere haksızlık yapamaz. Bir gün hukuk önünde sizler hesap vereceksiniz. Bundan önceki Fetöcüler gibi sizlerde hukuksuz kararlara imza atmayın. Bunun hesabını ödeyeceksiniz zannetmeyin ki hep böyle devam edecek.”

” Türkiye Cumhuriyeti’nin ayıbıdır”

Van Barosu Başkanı Sinan Özaras ise şunları söyledi:

“Bizler dün Van halkının iradesine yönelen hukuksuz tutumun karşısında durduğumuz gibi bugün Hakkari halkının iradesine yönelen hukuksuz tutuma karşı burada bulunuyoruz. Bizler buradan şunu belirtiyoruz öncelikle Van valiliği biz sivil toplum kuruluşu, halkın her bir ferdi eğer kulluğun burada çevirdiği bu tabloda açıklamamızı yapıyorsak bu sadece Van Valiliğin değil tüm Türkiye Cumhuriyetindeki her bir idarecinin ayıbı ve hukuksuz tutumunun sonucudur. Bizlerin Anayasa’daki hakkımızı hatırlatmak isterim.  Bizlerin yürüyüş ve ifade hakkımızı kısıtlayamazsınız. Van barosu yıllardır size sesleniyor. Siz dün olduğu gibi bugünde hukuksuzluğu devam ettiriyorsunuz. Bir gün bu hukuksuzluğun hesabını vereceksiniz.”

“Demokrasi ilkeleri ayaklar altına alınıyor”

Van Eğitim Sen Şube Başkanı Murat Atabay, şunları söyledi:

“Van Valililiğin bu antidemokratik kararını protesto ediyoruz. Hakkari Belediyesine kayyım atanması halk iradesine darbedir. 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde halk sadece Belediye Eş Başkanları seçmemiş aynı zamanda kayyum atanan yerlerde yüksek oy oranlarıyla kayyum politikalarını kabul etmediğini de göstermiştir. Buna rağmen AKP+ MHP iktidar bloğu bir kez daha kayyum politikalarını devreye sokarak Hakkari’de halkın iradesini gasp etmiştir. Biliyoruz ki, bu girişim ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Binlerce insanın oylarını alarak yüzde 48.92 ile seçilen DEM Partili Hakkari Belediye Eş Başkanının, atanmış bir İçişleri Bakanı tarafından görevden alınarak yerlerine, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin partili valilerini kayyum atamak kırıntıları kalan demokrasiyi tümden rafa kaldırmaktır. İçişleri Bakanı’nın açıklaması selefi olduğu İçişleri Bakanının, ‘mahkeme kararını bekleyemezdik’ söyleminin tekrarı ve asgari demokrasi ilkelerinin ayaklar altına alındığının itirafıdır. Açıklama ortada hukuki bir sürecin değil siyasi bir darbenin olduğunu göstermektedir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasi-vanda-protesto-edildi/feed/ 0 CHP Sözcüsü Deniz Yücel: Hakkari’ye kayyum atanması demokrasiye tahammülsüzlüktür https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-hakkariye-kayyum-atanmasi-demokrasiye-tahammulsuzluktur/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-hakkariye-kayyum-atanmasi-demokrasiye-tahammulsuzluktur/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:30:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34781

CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Deniz Yücel, MYK görevlendirmesiyle CHP heyetinin yarın Hakkari’ye gideceğini belirterek, “Madem bu belediye başkanı hakkında, 2 ay sonra görevden alacak kadar ciddi iddialar vardı adaylığına neden izin verildi?

Madem bu belediye başkanının adaylığı YSK tarafından onaylandı, sandığa girdi ve seçildi, o halde halkın iradesine neden siyasi bir müdahale yapılıyor? Hakkari’ye kayyum atanması, 31 Mart’ta Hakkarililerin sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesidir. Kayyum uygulaması demokrasiye tahammülsüzlüktür” dedi.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı. 31 Mart seçimlerinin ardından itiraz edilen bazı seçim bölgelerinde seçimlerin dün yenilenmesine ilişkin değerlendirme yapan Yücel, Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan’ı ve Büyükkarıştıran Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca’yı tebrik etti. Deniz Yücel, bu sabah İçişleri Bakanlığı’nın Hakkari Belediye Başkanlığı’na yönelik kayyum görevlendirmesine ilişkin olarak, “31 Mart’ta vatandaşlarımızın sandığa yansıyan iradeleri, iktidara pek çok konuda mesaj verdi. Bunlardan biri de kayyum atamalarıydı. İktidarın bu mesajları hala idrak edemediğini, bu sabah Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasından anlıyoruz. Madem bu belediye başkanı hakkında 2 ay sonra görevden alacak kadar ciddi iddialar vardı, adaylığına neden izin verildi? Madem bu belediye başkanının adaylığı YSK tarafından onaylandı, sandığa girdi ve seçildi, o halde halkın iradesine neden siyasi bir müdahale yapılıyor? Hakkari’ye kayyum atanması, 31 Mart’ta Hakkarililerin sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesidir. Kayyum uygulaması demokrasiye tahammülsüzlüktür. Kayyum atamak, masumiyet karinesini yok saymak, henüz hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmayan seçilmiş belediye başkanını doğrudan doğruya suçlu ilan etmektir. Biz şüphesiz, Hakkari halkının iradesinin yanında, kayyum anlayışının karşısındayız. Bu konu MYK toplantımızda görüşüldü ve MYK görevlendirmesiyle yarın, Genel Başkan yardımcımız Zeliha Aksaz Şahbaz, Antalya Milletvekilimiz Cavit Arı, Bursa Milletvekilimiz Kayıhan Pala ile birlikte yarın Hakkari’ye gideceğiz. Bu antidemokratik uygulama ile ilgili incelemelerde ve temaslarda bulunacağız ve kamuoyunu bilgilendireceğiz” diye konuştu.

‘ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL’

Parti sözcüsü Deniz Yücel, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sorunu olan her kesimin yanında olduklarını belirterek, “Atanmayan öğretmenler ve mülakat mağdurlarının sesi olmak için İstanbul’da Saraçhane meydanında toplandık, sonra 10 bin lira maaşla hayatta kalması beklenen binlerce emeklimizin sesini duyurmak için Ankara Tandoğan meydanındaydık. Dün de üretim maliyetleri altında ezilen çay üreticilerinin yanında Rize’deydik. Karadeniz’in dört bir yanından gelen on binlerle, ‘çay ittifakında’ birleştik. Çay taban fiyatını üreticinin gözüne bakarak açıklayamayanlara inat, Karadenizli çiftçimizle yan yanaydık. Ülkemizde günde yaklaşık 250 milyon bardak çay tüketiliyor. Kişi başı yılda 3 – 4 kilogram çay tüketiyoruz. Çay tüketiminde Türkiye dünya birincisi. Ancak çay üreticisi mutlu değil, üretemez halde” ifadelerini kullandı.

‘CHP OLARAK BİZİM GÜNDEMİMİZ ÜLKEMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK BUHRANDIR’

Anayasa tartışmaları ile ilgili de açıklamalarda da bulunan Yücel, “Anayasa tartışmasını sihirli kelimelerle, cümlelerle halkın gündemine getirmeye çalışıyorlar. ‘Sivil Anayasa, Demokratik Anayasa, Kuşatıcı Anayasa’ gibi kavramlardan bahsediyorlar. Ama bu kavramlar, yani sivil, demokratik, kapsayıcı ve kuşatıcı Anayasa, önce Anayasa’ya uymakla başlar. Ancak bu değişiklik, Anayasayı ve Anayasal kurumları tanımayan bir anlayış ile yapılamaz. Hepsinin ötesinde, Türkiye’nin daha demokratik ve sivil Anayasa ihtiyacı, bugün ülkemizde pek çok kesimin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunların önüne geçemez. Dolayısıyla şu anda CHP olarak bizim gündemimiz; halkın gündemidir. Bizim gündemimiz; dolmayan market torbası, üretemeyen çiftçi, açlıktan derslerini dinleyemeyen çocuklardır. 10 bin lirayla geçinmek için yaşam savaşı veren emeklilerdir. Bizim gündemimiz, ülkemizin içinde olduğu ekonomik buhrandır” diye konuştu.

‘TÜM EĞİTİM CAMİASI YENİ MÜFREDATA KARŞI ÇIKIYOR’

Yücel, yeni müfredat tartışmalarına da değinerek, “Dün binlerce gencimiz Liselere Giriş Sınavı’nda (LGS) ter döktü. Ailelerinin büyük fedakarlıklarla okuttuğu evlatlarımızı, laik ve çağdaş eğitim sisteminden uzaklaştırmaya çalışan AKP iktidarının, çocuklarımıza LGS motivasyonu yine şaşırtmadı. Ankara Mamak Kaymakamlığı’na bağlı İlçe Müftülüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bir yazı gönderiyor. ÇEDES Yıl Sonu Kültür Şenlikleri kapsamında LGS’ye girecek öğrencilere moral ve motivasyon açısından Mamak Merkez Camii’nde sabah namazı, Kur’an-ı Kerim tilaveti, namaz, tesbihat ve dua etkinliği gerçekleştirilecekmiş, öğrenci ve velilerin teşvik edilmesi isteniyormuş. Evlatlarımıza sınav anında yaşadıkları heyecan ve stresi yönetmeleri için psikolojik destekte bulunmak ve sınav kaygılarıyla baş etmelerini kolaylaştırmak akıllarına dahi gelmiyor. Biliyorsunuz; din ve değerler eğitimini ön plana alan, değerler telkini gibi kavramların, bilimsel ve bilişsel becerilerin önünde yer aldığı, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ isimli yeni müfredat onaylandı. Türkiye genelinde eğitim sendikaları, sivil toplum kuruluşları, veliler, öğretmenler, tüm eğitim camiası yeni müfredata karşı çıkıyor ama Bakan hazretleri tek bir geri adım atmıyor” ifadelerini kullandı.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iadeyi ziyaret ile ilgili tarihin belli olduğunda kamuoyu ile paylaşılacağını da belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-deniz-yucel-hakkariye-kayyum-atanmasi-demokrasiye-tahammulsuzluktur/feed/ 0
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne Kayyum Atanmasını Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/izmir-emek-ve-demokrasi-gucleri-hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/izmir-emek-ve-demokrasi-gucleri-hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasini-protesto-etti/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34779 (İZMİR) – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, DEM Parti’nin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne yönelik operasyonda Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasını protesto etti. KESK Dönem Sözcüsü Nihat Filiz, “Kayyum atayarak geçmiş dönemdeki yolsuzluklar mı kapatılmak isteniyor sorusu akıllara gelmektedir” dedi.

DEM Parti’nin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne yönelik bu sabah düzenlenen polis operasyonunda Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasına tepkiler devam ediyor.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Akış’ın gözaltına alınıp yerine kayyum atanmasına tepki amacıyla basın açıklaması düzenledi. Konak Türkan Saylan kültür Merkezi önündeki basın açıklamasında ortak basın metnini KESK Dönem Sözcüsü Nihat Filiz yaptı. Filiz, açıklamada “Hiç kimsenin ülkemizdeki asgari demokrasi işleyişini yok etmeye, halkın demokratik iradesine ipotek koymaya, yurttaşların demokrasiye ve seçimlere olan inancına darbe vurmaya hakkı yoktur” diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

“Sivil darbe zihniyetinin devamıdır”

Filiz, şunları kaydetti:

“31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde halk sadece Belediye Başkanları/Eş Başkanları seçmemiş aynı zamanda kayyum atanan yerlerde yüksek oy oranlarıyla kayyum politikalarını kabul etmediğini de göstermiştir. Buna rağmen AKP- MHP iktidar bloğu bir kez daha kayyum politikalarını devreye sokarak Hakkari’de halkın iradesini gasp etmiştir. Biliyoruz ki, bu girişim ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Binlerce insanın oylarını alarak yüzde 48,92 ile seçilen DEM Partili Hakkari Belediye Eş Başkanı’nın, atanmış bir İçişleri Bakanı tarafından görevden alınarak yerlerine, ‘partili cumhurbaşkanlığı sisteminin partili valilerini’ kayyum atamak kırıntıları kalan demokrasiyi tümden rafa kaldırmaktır. İçişleri Bakanı’nın açıklaması selefi olduğu İçişleri Bakanı’nın ‘Mahkeme kararını bekleyemezdik’ söyleminin tekrarı ve asgari demokrasi ilkelerinin ayaklar altına alındığının itirafıdır. Açıklama ortada hukuki bir sürecin değil siyasi bir darbenin olduğunu göstermektedir. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı birkaç gün önce ‘en çok darbeye maruz kalan bir iktidarız’ derken sürçü lisan etmiş olsa gerek! Çünkü demokrasiye ve temel hukuk ilkelerine en çok darbe gerçekleştiren, üçüncü kayyum dönemi ile halk iradesini en çok gasp eden iktidar ve parti olarak kendileri tarihe geçmiştir. Kabul edilmelidir ki, Cumhurbaşkanı ve partisinin kararlarının, halkın iradesinden üstün görülmesi sivil darbe zihniyetinin devamıdır.”

“Kayyumlar kendilerini herhangi hukuki ve ahlaki kurala tabi görmemektedirler”

Kayyum atamasıyla geçmiş dönemlerin üstünün kapatılmaya çalışıldığını belirten Filiz, şu ifadeleri kullandı; “Seçilenlerin yerine kayyum atamanın olağan hale getirildiği bir rejim inşa edilmek ve bu durum normalleştirilmek istenmektedir. Geçtiğimiz iki dönemde kayyum atanan yerel yönetimlerde ortaya çıkan zararın, yolsuzlukların, şatafatın, geriye bırakılan çarşaf çarşaf borçların, boşaltılan kasaların, jakuzili odaların kayyum zihniyetinin sonucu olduğunu biliyoruz. Çünkü en temel hukuk normları ayaklar altına alınarak belediyelere atanan kayyumlar kendilerini herhangi bir ilkeye, denetime, hukuki ve ahlaki kurala tabi görmemektedirler. Haliyle kayyum atayarak geçmiş dönemdeki yolsuzluklar mı kapatılmak isteniyor sorusu akıllara gelmektedir.”

“Kayyum atanan belediyeler partili çalışanlarla doldurulmuş”

Kayyum atamasının belediye personeli için de olumsuz sonuçlar doğuracağını geçmiş dönemlerden örneklendirerek açıklayan Filiz, sözlerine şu şekilde devam etti; “Baskıcı, dayatmacı, otoriter, halk ve emek karşıtı bu ‘kayyumcu anlayışı’ sadece belediyelerde değil, mücadele ettiğimiz her alanda karşımıza çıktığı için çok iyi tanıyoruz. Kayyum atanan belediyelerde yerel yönetim emekçileri çeşitli baskılara maruz kalmış, muhalif siyasi kimlikteki çok sayıda emekçi görevden alınmış, işten çıkarılmış ya da görev yerleri değiştirilmiş, mobbinge maruz kalmış, çok ciddi sendikal ayrımcılığa uğramışlardır. 31 Mart seçimleri sonrasında yeni seçilen yerel yönetimlerin açıklamalarından da anlaşılmaktadır ki, kayyum atanan belediyeler partili çalışanlarla doldurulmuş, parti yöneticilerine çalışmadıkları halde ödemeler yapılmış, yandaşlara ihale kıyakları sıradan hal almıştır. Kayyumların yönettiği belediyelerde angarya ve keyfi çalıştırmalar olağanlaştırılmış, sendikal hak ve özgürlükler kriminal hale getirilmek istenmiştir. Bazı kayyumlar ise anayasayı hiçe sayarak imzalanan toplu sözleşmeleri dahi yok sayarak iptal etmişlerdir. İktidarın kayyum politikasında ısrar etmesi halkın iradesinin gasp edilmesinin yanı sıra emekçilerin hak ve özgürlüklerinin de kısıtlanması, çalışma hakkının kayyumun insafına terk edilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla halkın seçim iradesini gasp eden anlayış ile özel sektör öğretmenlerini açlık sınırı altında çalışmaya zorlayan, emeklileri açlık ve sefalete mahküm eden, tasarruf adı altında yeni bir kemer sıkma paketi ile halklarımızdan, emekçilerden sermayeye kaynak aktaran aynı iktidardır. Birçok gelişmeden de anlıyoruz ki, halktan veto yiyen, oyları her gün biraz daha eriyen iktidar baskıları, toplumsal gerginliği ve anti demokratik uygulamaları artırarak karşıtlık üzerinden toparlanmayı amaçlamaktadır. Niyeti bu olsa da sonuçları herkes açısından ağır tahribatlar yaratma potansiyeli taşımaktadır.”

“Anayasal suç işlemektedir”

Yaşananların hukuka aykırı olduğunun altını çizen Filiz, şunları söyledi; “İktidar geçmiş iki dönemde olduğu gibi bir kez daha siyasallaşmış yargı eliyle hukuki olmayan gerekçeler öne sürerek seçimleri anlamsızlaştırıp araçsallaştırırarak anayasal suç işlemektedir. Aday olmasında, seçilmesinde, mazbata almasında herhangi hukuki engel olmadığı YSK tarafından da onaylanan kişinin seçimleri büyük bir farkla kazanmasından iki ay sonra hakkında dosya üzerine dosya olduğunun açıklanması inandırıcı olmadığı gibi siyasi darbeye kılıf uydurma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Hiç kimsenin ülkemizdeki asgari demokrasi işleyişini yok etmeye, halkın demokratik iradesine ipotek koymaya, yurttaşların demokrasiye ve seçimlere olan inancına darbe vurmaya hakkı yoktur. Evrensel hukuk normlarına, AHİM içtihatlarına aykırı olan bu uygulamaların halkın büyük çoğunluğunun, hatta kendi kitlesinin vicdanında bile en son 31 Mart’ta açığa çıktığı üzere mahküm edildiği açıktır. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, Hakkari halkının iradesini, hak ve özgürlüklerini savunmaya ve dayanışma içinde olmaya, bu antidemokratik zihniyete karşı, kutuplaştırma ve düşmanlaştırma çabalarını aşarak, demokratik bir ülkeyi inşa etme mücadelemizi demokrasiden yana olan tüm kesimlerle yan yana gelerek sürdürmeye devam edeceğiz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir. Hukuk dışı yollarla, baskı ve zor yöntemleriyle halkın iradesinin gasp edilmesine son verilmelidir. Seçilmiş Hakkari Belediye Eş Başkanı serbest bırakılarak derhal görevine iade edilmelidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-emek-ve-demokrasi-gucleri-hakkari-belediyesine-kayyum-atanmasini-protesto-etti/feed/ 0
DEM Partisi, Hakkari Belediye Başkanının gözaltına alınmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 03 Jun 2024 23:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34656 (ANKARA) – DEM Partili Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın bu sabah gözaltına alınması ve yerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına tepki gösteren DEM Parti’nin MYK toplantısının ardından açıklama yapan Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit, tüm belediye binalarının önünde nöbete başlanacağını, illerde eylemler düzenleneceğini bildirdi. Koçyiğit, “Kayyum kararı ile iktidar 31 Mart seçimlerinin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Bu, halkın iradesine açık bir saldırıdır” dedi.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Akış’ın gözaltına alınması ve yerine kayyum atanmasının ardından, parti genel merkezinde olağanüstü toplandı ve ardından Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit açıklama yaptı.

Koçyiğit, DEM Partili tüm belediyelerde nöbet eylemine başlayacaklarını ve pek çok ilde eylem organize edeceklerini belirterek, şunları söyledi:

“Ülkede hukukun ne hale geldiğini hepimiz biliyoruz ve verilen tüm kararların siyasi olduğunu ve yargının siyasal, iktidarın bir aparatı haline geldiğini biliyoruz. Karalama ve algı operasyonlarıyla toplumu manipüle etmeye çalışıyorlar. Ancak unuttukları şu ki demokrasiyi halkın söke söke aldığı gerçeğidir.

Kayyum kararı ile iktidar 31 Mart seçimlerinin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Bu, halkın iradesine açık bir saldırıdır. Bu, OHAL hukukudur. KHK ile getirdikleri irade gaspları bugün hala Kürt illerinde devam ediyor. Kürt’e uygulanan OHAL hiç bitmiyor. Normalleşme ve yumuşama safsataları almış başını gidiyor. Bu mudur normalleşme? Bu mudur yeni anayasa adımları? Yeni anayasanın ve normalleşmenin Kürtleri kapsamadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.”

“Tüm muhalefeti hep beraber mücadele etmeye davet ediyorum”

Hakkari Belediyesi’nin 348 milyon TL borcu olduğunu ifade eden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama geldikleri günden bu yana kayyumun borcuna rağmen hizmet etmeye çalışıyorlar. Halkımıza yaptığımız hizmeti yarım bırakmalarına izin vermeyeceğiz. Bugünkü gasp girişimi halkın beklentilerini boşa çıkarmaya ve yerel demokrasinin işlevsiz hale getirilmesine ön açmıştır. Tüm demokrasi güçlerine ve insanlığın büyük mücadeleler ile kazandığı seçme seçilme hakkına yapılmıştır bu darbe. Siyasi partilerden sivil topluma, aydın ve sanatçılardan oy veren yurttaşa kadar herkes bu hukuksuzluğa karşı ses çıkarmalıdır. 31 Mart’ta kaybettiklerini kayyumla almalarına bir defa izin verirsek Hakkari’de başlayan saldırı ve gasp dalgasının nerede sonuçlanacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Bu karar Türkiye demokrasisine ve tüm muhalefete kurulmuş bir tuzaktır, büyük bir kumpastır. Bu yol ayrımına, muhalefeti bölmeye, demokrasi mücadelesini bölmeye, sekteye uğratmaya çalışan büyük bir tuzaktır. Tüm muhalefeti bu tuzağı boşa çıkarmaya ve yan yana durmaya, hep beraber mücadele etmeye davet ediyorum.

“Türkiye’nin dört bir yanında eylemler yapılacak”

Demokratik haklarını sonuna kadar kullanacaklarını vurgulayan Koçyiğit, “Kayyum siyasetine karşı bütün belediyelerimizin önünde nöbet eylemleri başlatacağız ve bütün halkımızı bu nöbetlerde yer almaya davet ediyoruz. Eş genel başkanlarımız İstanbul’daki programlarının ardından yarın Hakkari’ye geçecek. Bugün Türkiye’nin her yanında eylem ve etkinliklerimiz organize ediliyor. Bugün saat 18.00’de İstanbul Şişhane’de bir basın açıklaması gerçekleşecek ve Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları bu açıklamaya katılacak.” dedi.

“İçişleri Bakanlığının açıklamasını kınıyoruz”

İçişleri Bakanlığı’nın Mehmet Sıddık Akış ile ilgili açıklamasına değinen Koçyiğit, “Hukukun ayaklar altına alındığı bir metin. Bu açıklamayı kınıyoruz. Dosyaya gizlilik kararı konuldu. Bütün bunların arkasında aslında yargının araçsallaştığının çok tipik bir örneği var. Belediye Eş Başkanımızın masumiyet karinesi çiğnenmiştir. Kesintisiz ve demokratik bir mücadele sürecini hep birlikte başlatıyoruz. Bu kayyumcu zihniyet elbette kaybedecek.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Dem Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: “Seçim Sonuçlarında Ortaya Çıkan Bu Zemini, Demokratik İttifakları Büyüterek Sonuca Ulaştıracağız” https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:06:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28442 (ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu seçimlerde önemli bir fırsat elimize geçti. Seçim sonuçlarında ortaya çıkan bu zemini, demokratik ittifakları büyüterek sonuca ulaştıracağız. Kürt halkı, inkar, düşmanlık, zulüm, kayyum ve kıyım politikalarına ‘hayır’ diyerek sandığa gömmüştür. Kendilerini kutluyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda iradesini bir daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye halkları sandıkta söz birliği etmiştir” dedi.

DEM Parti Parti Meclisi, seçim sonuçları ışığında ileriye dönük nasıl bir yol izleyeceğini belirlemek üzere parti genel merkezinde toplandı. Toplantının açılış konuşmasını Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan yaptı.

Bakırhan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi zorlu tartışmaların yürütüldüğünü ifade ederek, “Resmen ülkenin üzerine alacakaranlık çökmüştü. 31 Mart’ta gençler, kadınlar, Kürtler bu alacakaranlığı dağıtarak yeni bir ışık yakmış ve yeni bir yol açmıştır. Bu yolu hep birlikte yapacağımız tartışmalar ve değerlendirmelerle, sizlerin katkısıyla birlikte güçlendirerek, büyüterek hayata geçireceğiz” değerlendirmesini yaptı.

“STRATEJİMİZ BAŞARILI BİR ŞEKİLDE HAYAT BULDU”

31 Mart yerel seçimlerinde Kürt halkının iradesine sahip çıktığını, kayyum anlayışını ve kayyumları gönderdiğini söyleyen Bakırhan, “Partisine oy vermiş ve partisinin yanında durmuştur. Bölge halkı ranta, talana, yıkıma, ‘hayır’ demiştir. Her türlü hileye, yalana ve rüşvete karşı DEM Parti çatısı altında bir araya gelerek tekrar belediyelerini kazanmıştır. Batı’da da ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler yine DEM Parti çatısı altında yerel yönetimlerde söz sahibi olmuştur. Seçime başlarken de söylemiştik. Bölgede kayyum anlayışını, kötü yönetilen belediyeleri kazanacağımızı, kayyumları göndereceğimizi, Batı’da da halklarımızın, emekçilerin yaşadığı her yerde iradelerinin sandığa yansıyacağını belirtmiştik. Stratejimiz başarılı bir şekilde hayat buldu” diye konuştu.

“KAYBETTİĞİMİZ YERLERDE EKSİKLERİMİZİN OLDUĞUNU GÖRDÜK”

DEM Parti’nin seçim sonuçlarını ve geleceğe yönelik rotasını belirlediğini belirten ve “Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi sonrasında belirleyici konumunu yitirdi diyenlere, 31 Mart’ta halklarla birlikte büyük bir cevap vermiştir” diyen Bakırhan, şöyle konuştu:

“Belirleyiciliğini, denge konumunu koruduğunu bir kez daha herkese kanıtlamıştır. Hile, yalan, dolan seçmenlerle Kars, Şırnak, Bitlis’in iradesi ve buna benzer birçok ilçemizin, beldemizin iradesi, gasp edilmiştir. Aslında Kars, Şırnak, Bitlis kazanmıştır. Onlar kaybetmemiştir, kaçak seçmenlerle iradeleri çalanlar kaybetmiştir. Bu durumda olan ilçelerimizde yaşayan halklarımıza buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Üzülmeyin, siz kaybetmediniz, kazandınız. Emin olsun bu kentlerde yaşayan halklarımız oralarda daha güçlü çalışmalar yürüteceğiz. Bu haram ve kaçak seçmenlerle gasp edilen bu kentleri elbirliğiyle önümüzdeki seçimlerde kayyumları gönderdiğimiz gibi, hırsızları göndererek tekrar halklarımızın iradesini yönetime taşıyacağımızın sözünü veriyoruz. Kaybettiğimiz yerlerde hata ve eksikliklerimizin olduğunu gördük. Bu toplantıları seçimlerde eksik kaldığımız, kaybettiğimiz yerlerdeki neden ve sebepleri tartışarak araştırarak ve bunları ortadan kaldırmaya dönük bir çalışma için yapıyoruz. Evet bir kazanım var. Bu kazanım haklarımızındır, eksik ve yetmezlikler bizimdir.”

“BU SEÇİMLERDE ÖNEMLİ BİR FIRSAT ELİMİZE GEÇTİ”

DEM Parti’nin yeni dönem perspektifinin çok net olduğunu, örgütlenme ve genişleme çalışmaları yürütecekleri bilgisini veren Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiç kimsenin kuşkusu olmasın daha güçlü örgütleneceğiz. En önemli çalışma alanlarımızdan biri örgütlü olduğumuz, olmadığımız kentlerde olacak. Bu seçimlerde önemli bir fırsat elimize geçti. Sadece Kürdistan’da seçimleri kazanmak, batıda kent uzlaşısıyla yönetimlere girmek yetmiyor. Daha da büyüteceğiz. Seçim sonuçlarında ortaya çıkan bu zemini, demokratik ittifakları büyüterek sonuca ulaştıracağız. Hakkari’den İzmir’e Van’dan İstanbul’a hemen her yerde halk tek bir şey söylemiştir; değişim talebini dile getirmiştir. Bu seçimlerde Kürdistan’da ve batıda kazanan adaylar değil, emekçiler, kadınlar, yoksullar, Kürtler, Aleviler olmuştur.

“EMEKLİLER ÇIĞLIĞINI OY PUSULALARINA YANSITMIŞTIR”

Kürt halkı, inkar, düşmanlık, zulüm, kayyum ve kıyım politikalarına ‘hayır’ diyerek sandığa gömmüştür. Kendilerini kutluyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda iradesini bir daha güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye halkları sandıkta söz birliği etmiştir. Kürt meselesi, Alevi meselesi, eşitlik ve adalet sorunlarının çözümü demokratik bir anayasadır. Demokratik anayasa hareketini başlattığımızı belirtmiştir. Çok ciddi çalışmalarımız var. Önümüzdeki günlerde Türkiye halkları ile buluşacağız ve konuşacağız. Açlığa ve yoksulluğa sandıkta mesaj verilmiştir. Emekliler, çığlığını oy pusulalarına yansıtmıştır. Gençler sandıkta geleceksizliğe ‘hayır’ demiştir. İşçiler ‘krizin faturasını biz çekmeyeceğiz’ demiştir. Kürtler, Aleviler eşit yurttaşlık taleplerini sandıkta net bir şekilde ortaya koymuştur. Önümüzdeki dönemi barış siyasetini güçlendirerek karşılayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-secim-sonuclarinda-ortaya-cikan-bu-zemini-demokratik-ittifaklari-buyuterek-sonuca-ulastiracagiz/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili: Kars Belediyesi’ni kazanmış gibi görünen MHP’nin hiçbir meşruiyeti yok https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-kars-belediyesini-kazanmis-gibi-gorunen-mhpnin-hicbir-mesruiyeti-yok/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-kars-belediyesini-kazanmis-gibi-gorunen-mhpnin-hicbir-mesruiyeti-yok/#respond Tue, 02 Apr 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25691

TACETTİN DURMUŞ

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, seçim sonuçlarıyla ilgili “Bu dönem yeni bir kayyum modeli buldular. Sadece Kars’ta değil; Iğdır’da, Şırnak’ta, Hakkari’de ve özellikle de küçük ilçelerin bir çoğunda taşımalı ve kaçak seçmen getirdiler ve böylelikle seçmenin iradesini gasp ettiler. Bu anlamıyla yeni bir gasp ile karşı karşıyayız. Kars Belediyesi’ni kazanmış gibi görünen MHP’nin bizim açımızdan hiçbir meşruiyeti yoktur” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kars Belediyesi Eş Başkan Adayları Arzu Savaş Derman ve Kenan Karahancı ile birlikte düzenlediği basın toplantısında seçim sonuçlarını değerlendirdi. Koçyiğit, şunları söyledi:

“Hatırlarsınız Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunu söylüyordu; ‘mecalleri kalmamış’ diyorlardı. Yetmedi seçim meydanlarını savaş meydanlarına çevirerek sürekli bize savaş meydanlarından tehditler savuruyorlardı. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yönden çözümü için her el uzattığımızda, söz söylediğimizde muhatap alınmamız için de ‘rüşdünüzü ispat edin’ diyorlardı. Çok açık ve net olarak dün seçim sandıkları Kürt halkının sandıklarına sahip çıktığını, Kürt halkının iradesini bir kez daha partisinin etrafında kenetlenerek, mücadelesini sahiplendiğini, dilini, kültürünü ve tarihini sahiplendiğini gösterdi. İşte böylece bu faşizme ne olursa olsun diz çökmediğini, teslim olmadığını gösterdi. Bu açıdan da çıkan sonucun çok iyi bir sonuç olduğunu ifade edeyim. Savaş çığırtkanlığı yapanlar kaybetti. Barış isteyenler, Kürt sorununun demokratik yoldan çözümünü isteyenler, tecridin kalkmasını isteyenler, cezaevlerindeki siyasi tutuklularının hızlıca tahliye edilmesini isteyenler, dilinin, kültürünün, tarihin, inancın tanınmasını isteyenler yani halklarımız Türkiye halklarımız kazandı. Bu nedenle de oldukça mutlu olduğunuzu ifade etmek istiyorum.

“SEÇİME 2 GÜN KALA SEÇMEN GETİRİLDİ”

Şu anda Kars’ta belediyeyi almış görünen aslında yeniden ve yeniden gasp eden MHP ile aramızdaki oy farkı 3 bin 264’tür. Biz 13 bin 120 oy, MHP 16 bin 384 oy almıştır. Diğer partileri saymamıza gerek yok. Aradaki fark 3 bin 264’tür. Peki, bu kente dışarıdan kaçak olarak getirilen seçmen sayısı 3 bin 821’dir. 3 bin 821 Karslı olmayan asker, polis ve güvenlik güçleri bu kentte ‘tatbikat’ adı altında yerleştirilerek oy kullandı. İki gün önceden seçime 2 gün kala kente tur otobüsleri ile getirildiler. Öğrenci yurtları boşaltıldı, öğrenciler yurtlardan çıkartıldı ve bu yurtlara asker ve polisler yerleştirdi. O güne dair yurtlara yerleştirildiklerine dair ve yurt önlerinde uzun namlusu silahlarla verdikleri pozlar elimizdedir. Biz sırf tedirginlik vermemek açısından bunu kamuoyuyla paylaşmadık, halkımızla paylaşmadık ama niye geldiklerini çok iyi biliyoruz ve bütün bu sandıklara elinizde tutanak örnekleri de var. Şu anda o askerler ittifakın adayı olan AKP- MHP’ye oy basmış durumdalar. 3 bin 824 taşımalı seçmen olmasaydı, bu kentin belediyesi resmi olarak bizdeydi. Bu anlamıyla biz ‘Kars’ta belediyeyi kaybettik’ meselesini asla doğru bulmuyorum. Biz burada belediyeyi kazandık ama belediyemiz gasp edildi. Biz bunu sandığa atanmış bir kayyum olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

“YENİ BİR KAYYUM MODELİ BULDULAR”

AKP iki dönem üst üste belediyelerimize sonradan kayyum atayarak gasp ediyordu. Şimdi bunun zaten miadı doldu, bunun toplumunda karşılığı yok, bunun siyasette bir karşılığı yok. Onlar tamamen hukuksuz, tamamen kanunsuz bir iş yapıyorlardı. Bu kanunsuzluğu da devam ettiremeyeceklerini onlar da çok iyi biliyorlardı. Bu dönem yeni bir kayyum modeli buldular. Sadece Kars’ta değil; Iğdır’da, Şırnak’ta, Hakkari’de ve özellikle de küçük ilçelerin bir çoğunda bizimle bir önceki 2019 yılındaki AK Parti ile aramızdaki oy farkını kapatacak oranında taşımalı ve kaçak seçmen getirdiler ve böylelikle seçmenin iradesini gasp ettiler. Bu anlamıyla bir gasp ile karşı karşıyayız, yeni bir kayyumla karşı karşıyayız. Kars Belediyesi’ni kazanmış gibi görünen MHP’nin bizim açımızdan hiçbir meşruiyeti yoktur. Orada oturuyor demiyoruz ve demeyeceğiz. Orada bir kayyum oturuyor diyeceğiz. Şu anda valilikten bir partiye geçen bir kayyum süreciyle karşı karşıyayız. Biz ne yazık ki halkın iradesinin tecelli etmediğini özel olarak belirtmek istiyorum. Tabii ki bu sandık iradesinin hesabını soracağız ve bundan sonra da mücadelemizi kesintisiz devam ettireceğiz.”

“KARS HALKINA KAYBETTİRDİLER”

Eş Başkan Adayı Arzu Savaş Derman ise şunları söyledi:

“Gerçekten kayyum atanmayacağını bildikleri bir sürece girdikleri için Kars’ta sandığa kayyum atadılar. Biz kaybetmedik ama Kars halkına kaybettirdiler. Biz bunu tanımıyoruz ve halkımızın da bunu tanımayacağını biliyoruz. Biz ilkeli tutumumuzla doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz ve öyle de davrandık. Maalesef biz burada demokratik bir zeminde seçim yaşayamadık çünkü bize karşı birçok güç birleşti ve dışarıdan 3 bin 800 seçmen getirerek Kars’ın iradesini el koydular. Yani bu büyük bir darbedir. Kars’a 5 yıl boyunca maalesef daha önce MHP’nin başında bulunduğu belediyecilikte hiçbir hizmet alamayan Kars halkı yine hizmet alamayacak. Ama biz Parti olarak üzerimize düşen sorumluluk neyse yine halkımızın yanında olacağız ve yine halkımızla beraber alacağız, birlikte hareket edeceğiz. Kesinlikle hiç kimse modunu düşürmesin. Biz haklıyız haklı olan eninde sonunda kazanır. Bu hırsızlar mutlaka bir gün bunun hesabını vereceklerdir. Dün şuna şahit oldum gelen askerlerin bir gün için gelip de Kars halkının geleceği ve kaderi için oy verenlerin sonrasında gidip Kars’ın tarihi ve kültürel yerlerinde fotoğraf çektirerek kendilerine bir anı paylaşmak istediler. O anılar onların albümlerinde kirli bir anı olarak kalacaktır. Tarih bunun hesabını soracaktır ve mutlaka onların kesinlikle bu Kars halkının vebalini boyunlarında olacağını düşünüyorum.”

“MÜCADELEMİZ ASLA BİTMEYECEK”

Belediye Eş Başkan Adayı Kenan Karahancı da yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Belediyemize kayyum atayanlar, seçtiklerimizi yok sayanlar bu seçimde de karşımızda seçimlere birlikte girdiler, Kars’ta olmayan askerleri, polisleri taşıdılar. Bugün oruç tuttuklarını iddia ettiler; yemek yemediler hakkı katında affının olmadığı belirtilen hakkımızı yediler. Bu kez seçilenlere değil seçenlere, iradelerine kayyum atadılar. Tüm kayyumlardan ve kayyum zihniyetlerinden kurtulana kadar mücadele Kars halklarına sözümüz olsun. Unutulmamalıdır ki zulme rıza da zulümdür ve haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Her şeyi çalmayı, haksızlık etmeyi kendisine düstur edinenlere karşı susanlar unutmamalıdır bunlar doymazdır ve size de zulmedeceklerdir, hakkınızı yiyeceklerdir. Haksızlığa, zulme karşı onurlu bir mücadele veren Kars Halkına ise teşekkür ve minnetlerimi sunmayı bir kez daha borç biliriz. Haksızlığa karşı mücadelemizin asla bitmeyeceğini hırsızlar, zalimler çok iyi biliyorlar.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-kars-belediyesini-kazanmis-gibi-gorunen-mhpnin-hicbir-mesruiyeti-yok/feed/ 0 Doğu ve Güneydoğu’nun önde gelen aşiretlerinden Ekrem İmamoğlu’na destek https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydogunun-onde-gelen-asiretlerinden-ekrem-imamogluna-destek/ https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydogunun-onde-gelen-asiretlerinden-ekrem-imamogluna-destek/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:27:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18053 Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin önde gelen aşiretleri ve kanaat önderleri, kayyum atamaları ve AK Parti’nin MHP ile iş birliğine karşı tepki gösteriyor. Özellikle kayyum atamalarının ardından, İstanbul’da yaşayan Kürt seçmenlerinin büyük bir kısmının Ekrem İmamoğlu lehine oy kullanması bekleniyor.

“KAYYUMLAR NEDENİYLE SEÇMEN İMAMOĞLU’NA YÖNELECEKTİR”

İzol Aşireti, Türkiye’nin birçok iline yayılmış durumda ve 3 milyon yakın nüfusa sahip olduğu belirtiliyor. İzol Aşireti’ni bir çatı altında toplayan Diyarbakır İzol Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İrfan Akba, 31 Mart’ta yapılacak İstanbul seçimlerine ilişkin açıklama yaptı. Doğu ve Güneydoğu bölgesinde belediyelere kayyum atamaları ile bölge insanının iradesinin gasp edildiğini Akba, “Bizim bölgemizde son yedi yıldır seçimlerden bir ay sonra kayyum atanıyor. Bölgede 96 tane belediyeye kayyum atanmış, bana göre son derece yanlış bir hareket. Halkın iradesi, yaptığı tercih gasp ediliyor. Bu hem bölge insanını hem Kürt insanını ciddi anlamda rahatsız ediyor. Türkiye’de gerçek anlamda bir demokrasi varsa halkın iradesine karşı konulmaz. DEM seçmeninin yüzde 70’e yakını Ekrem İmamoğlu’na yönelecektir. Kürtlerin İmamoğlu’na destek verilmesinin tek amacı, bölgede var olan sıkıntıları yaratan iktidar partisine karşı bir duruştur” şeklinde konuştu.

BAHÇELİ ZARAR VERİYOR

Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük bir devlet olduğunu ve oluşumunda Kürtlerin büyük bir katkısı olduğunu belirten İrfan Akba, “Hiç kimse bu saatten sonra Türk ve Kürtleri karşı karşıya getiremez, böyle bir şansları olamaz. Türkler ve Kürtler kardeştir, ancak tek taraflı kardeşlik olmaz. Biz nasıl Kürtler olarak Türkleri kardeşimiz olarak görüyorsak, Türklerin de aynı şekilde düşünmesi gerekir. Türkiye adına politika yapan sayın Devlet Bahçeli, Ümit Özdağ gibi kişileri muhatap almam. Bunların ağzından ateş çıkıyor. Buradan sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, böyle bir insanı yanına almanız ciddi anlamda zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

OYUM İMAMOĞLU’NA

İstanbul’da yaşayan ve Van Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Seyithan Bilici, kayyum atamalarına karşı AK Parti iktidarına kızgın olduklarını belirterek İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı. Bilici, “Ben seçimde oyumu Ekrem İmamoğlu’na kullanmayı düşünüyorum. Ben bir Kürt olarak, ülkemin ekonomisi çok zor durumda, yurt dışına gidip geliyoruz. Paramızın değeri iyice düşüyor. Kimse bize vize vermiyor. İstanbul’da DEM’in kazanma ihtimali yok. Bir de Ekrem İmamoğlu daha sempatik geliyor, halka yakındır. İnsanlara dokunuyor. Kürtler, mevcut ekonomik şartlar, kayyumlar ve AK Parti’nin halka üstten bakmasından dolayı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerdir” dedi.

İSTANBUL’DA YAŞASAYDIM OYUMU İMAMOĞLU’NA VERİRDİM

Batman’da bölgenin en büyük tarım alanına sahip olan Tarhanlar Ailesinin önde gelen isimlerinden Eşref Tarhan, İstanbul’daki Kürt seçmenin tercihini Ekrem İmamoğlu’ndan yana kullanması gerektiğini belirtti. Tarhan, “İstanbul’da yaşasaydım, oyumu İmamoğlu’na verirdim” dedi.

Eşref Tarhan, Kürt seçmenin İstanbul Belediye seçiminde kritik bir rol oynayabileceğine dikkat çekti. “Kürt seçmen, Belediye, AK Parti’nin eline geçmesin düşüncesiyle İmamoğlu’nu desteklemeli. İmamoğlu, çağdaş ve demokrat bir kafaya sahip olduğu için tercih edilmelidir. Muhafazakar, Kürt seçmene de bir çağrı yapıyorum; AKP, MHP kafasına teslim olmuştur, bu nedenle İmamoğlu’na destek vermeli ve bu tarihi fırsatı değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı.

EKONOMİ KÖTÜ, HAYAT ÇEKİLMEZ HALDE

Eşref Tarhan, ekonomik sorunlara da vurgu yaparak, “İktidar, hayatı çekilmez hale getirmiştir. Çiftçilerden köylülere, esnaftan vatandaşa kadar birçok kesim etkilenmiştir. Kürtler, bu olumsuz durumdan en çok etkilenen gruplardan biridir. Bu nedenle, Kürtlerin iktidardan yana tavır almaması gerekiyor. Vatandaşlar oy kullanırken hayat pahalılığını da gözetecektir, buna inanıyorum Vatandaşlar, bu konuda duyarlı olmalıdır” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydogunun-onde-gelen-asiretlerinden-ekrem-imamogluna-destek/feed/ 0
Ayhan Bilgen: Kars’a kayyum atanmaması için çaba sarf ettim https://www.haber60.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/ https://www.haber60.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/#respond Sun, 03 Mar 2024 01:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14255

TACETTİN DURMUŞ

Bağımsız Kars Belediye Başkan Adayı Ayhan Bilgen, “Ne yazık ki Türkiye siyasetindeki gerilim, kutuplaşma, güvenlik politikaları, terörle mücadele ne derseniz deyin, bütün bu alanın bizim dışımızdaki alanın sonucu olarak Kars’a kayyum atandı. Ben kayyum atanmaması için elimden gelen çabayı sarf ettim” dedi. Bilgen, o dönem HDP yönetiminin ‘kayyum atanırsa atansın’ modunda hareket ettiğini ileri sürdü.

Bağımsız Kars Belediye Başkan adayı Ayhan Bilgen, bugün basın toplantısı düzenledi. Bilgen, şunları söyledi:

“Türkiye’de başka bir örneği olmayan 5 partinin temsil edildiği bir belediye meclisinde oy birliği ile kararlar alınabiliyor olması Kars için bir gurur vesilesidir. Buna katkı yapan geçtiğimiz dönem birlikte çalıştığımız 5 farklı partiden bütün belediye meclis üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bizden dolayı onlar da cezalandırılırlar. Ne yazık ki Türkiye siyasetindeki gerilim, kutuplaşma, güvenlik politikaları, terörle mücadele ne derseniz deyin bütün bu alanın bizim dışımızdaki alanın sonucu olarak Kars’a kayyum atandı. Ben kayyum atanmaması için elimden gelen çabayı sarf ettim. Değerli arkadaşlar bunu belki kamuoyuna çok açıklamadık ama artık bunları bu bir ay boyunca konuşacağız. Başkanı olduğum Kars Belediyesi’ne kayyım atanacağı hemen hemen belli olunca; yani HDP’li bütün belediyelere kayyum atanıp geriye sadece birkaç ilçe ve Kars kaldığında ben ‘Kars’a kayyum atanmasın. Kars farklı bir sosyolojiye sahip, geçmişte Türkiye Cumhuriyeti’nden önce Cumhuriyet kurmuş neredeyse tek şehirdir. Kars geçmişte şura ile yönetilmiş bir şehirdir. Dolayısıyla Kars’ı böyle bir kimliğin diğer kimliğe baskı yaptığı, dışladığı bir şehir haline getirmeyelim, buna izin vermeyelim’ diye partilerin meclis üyeleriyle görüşmeler yapmıştım. Bu meclis üyeleri hala hayatta bu şehirde yaşıyor. İsterseniz teyit için sorabilirsiniz. Yani dedim ki; evet belli ki her yere kayyum atanıyor, muhtemelen bir süre sonra da Kars’a da atanacak. Kars’a kayyum atanmamasının bir yolu var, bir formülü var. Kanun çok açık ve kanun diyor ki; Belediye başkanı istifa ederse belediye meclisi ilk toplantısında önce belediye başkanını seçer. Gündemin ilk maddesi bu olmak zorundadır.’

“SİYASETİN GÖREVİ SADECE SİYASETİ AĞLAMA DUVARINA ÇEVİRMEK DEĞİLDİR”

Ben feragat ederek gözaltına alınabileceğimi ve tutuklanacağımı bile bile daha önce TBMM grup başkan vekilliğinden feragat edip; nasıl bu şehre hizmet için bu göreve talip olduysam aynı şekilde belediye başkanlığı da bırakmayı da bilirim. Yeter ki bu şehre kayyum atanmasın. Belediye Başkanı evet en çok temsil edilen parti HDP ise meclis üyesi hem de o partiden yine HDP’li olsun ama belediye başkan yardımcıları da aldıkları oy oranında kabul eden diğer partilerin meclis üyelerinden oluşsun. Dolayısıyla 5 grup her birisi bir şekilde belediyede temsil edilsin, şehir birlikte yönetilmeye devam etsin ama ne yazık ki benim bu çağrımı bunun altını çizerek söylüyorum; o zaman mensubu olduğum parti HDP dahi kulak tıkandı. Yani sanki kayyum atanırsa atansın modunda hareket edildi. Elbette ki kayyum atanmasının sorumlusu biz ya da mensubu olduğumuz parti değildir ama belli ki Türkiye’de bir kayyum politikası varsa biz bunun önüne geçmek için çözüm üretmek zorundaydık. Siyasetin görevi sadece siyaseti ağlama duvarına çevirmek değildir. Sadece ülkeyi yönetmek değildir. Sadece tepkiyi manipüle etmek değildir. Siyasetin görevi gerilimi bitirecek çözüm üretmektir. Biz kendimizce böyle bir çözüm bulmuştuk ama bu çözümü gözaltına alınmadan önce uygulamaya çalıştığımda da ne yazık ki diğer partilerin olumlu birtakım mesajlarına rağmen kendi partimiz içerisinde bir karar çıkartmadık. Bunu yalanlayacak birisi varsa, partinin genel merkez yöneticileri de ortada bu ildeki yöneticiler de ortada. Çıksınlar ‘hayır’ desinler, böyle olmadı.

“KARS’A KAYYUM ATANMASIN DİYE ELİMDEN GELENİ YAPTIM”

Değerli arkadaşlar gözaltına alınışımın son gününde yani 7 gün geçmişti artık 8. gün cuma günüydü. Bir kez daha cezaevinden denedim. Avukatlar aracılığıyla hem HDP Genel Merkezi’ne haber gönderdim, hem de Kars’a haber gönderdim. Dedim ki ‘Bakın ben bugün perşembe akşamı yarın cuma sabahı muhtemelen mahkemeye çıkarılacağım. Mahkeme muhtemelen bizi tutuklayacak. Tutuklandıktan sonra zaten kayyum atanacak. Uygulama belli yani görevinin başında olmadığı için yerine kayyum atanıyor, uygulama her yerdeki gibi Kars’ta da böyle olacak. Bunun önüne geçebiliriz. Perşembe akşamı ya da cuma sabahı ben istifamı vereyim. Cuma günü öğleden sonra saat 2’de belediye meclisinin rutin toplantısı var. Cuma günü saat 14.00’da belediye meclisi daha önce konuştuğumuz üzere diğer partilerin meclis üyelerin de kabul ettiği biçimde Kars yereldeki HDP yöneticileri ve belediye meclisinde birlikte çalıştığımız eş başkanımız ve diğer meclis üyesi arkadaşlarımızın da bilgisi dahilinde uzlaşarak bir yeni yönetim oluştursun. Dolayısıyla da belediyenin ilk meclis toplantısında eğer yeni başkan, yeni bir başkan yardımcıları belirlenirse kayyum atanmanın koşulları ortadan kalkmış olur çünkü benimle ilgili özel bir durum. Yani belediye başkanının kendisi tutuklandığında kayyum atanıyordu çünkü HDP’ye kayyum atanıyor ki, şehre kayyum atanıyor ki, belediye meclisine kayyum atamıyor ki. Ben kendi haklarımdan vazgeçmiş olayım, belediye başkanlığından feragat edeyim. Yani Kars’a çok net biçimde bir yeni şura rolü oynayabilecek, bütün partilerin temsil edildiği bir yönetimi armağan edelim. Hiç olmazsa Türkiye’nin şu kadar şehrinde bu sorunun 30 yıldır çözülmesinden dolayı kayyum atanırken bari Kars’a kayyum atanmasının diye elimden geleni yaptım. Yine avukatlar bana parti genel merkezinden olumsuz görüş getirdiler ve ‘Hayır, böyle bir şey yapılamaz bu mümkün değil, biz bunu doğru bulmuyoruz siz asla istifa etmeyin’ dediler.

“YÜRÜTÜLEN KARALAMA KAMPANYASINDAKİ HİKAYE BUDUR”

Benimle ilgili yapılan sosyal medyada yürütülen karalama kampanyasındaki istifa hikayesinin aslı astarı budur. Utanmadan yüzsüzce, bir de ‘sanki ben keyfim için kendi koltuğum için istifa etmişim gibi Kars’ı bıraktın kaçtın, yok istifa ettin’ gibi bir karalama kampanyası yürütüyorlar. HDP’nin o zamanki yönetimi de ortada, genel merkez yönetimi de ortada. Benim istifayla ilgili bütün niyetim bütün çabam bu şehre kayyum atanmasının diyeydi ama bu konuda üzerine düşeni yapmayanlar gerekli yapıcı sorumluluğu üstlenmeyenler şimdi sanki ben ‘Başka bir niyetle bir istifa süreci işletmişim’ gibi kampanya yürütüyorlar. Biz herkesle her konuyu tartışmaya açığız. Cesareti olan varsa, yüreği olan varsa ister belediyeciliği konuşuruz ister Türkiye siyasetindeki kutuplaşmayı kamplaşmayı ve siyasi partilerin bu ateşe odun taşımasını konuşuruz. Biz bu şehri en azından bu şehri değerli arkadaşlar bu yangından korumak istiyoruz. Bu partilerin kendi hırslarıyla sadece oylarını yüksek çıkartma hesabıyla ve kişilerin şahsi çıkar, şahsi menfaatini şehrini çıkarının, ülke çıkarının önüne üzerine koymasına karşı yola çıktık. Dolayısıyla da bu ateşi Kars’tan yakacağız Türkiye görecek Kars bir örnek ortaya koyacak 31 Mart akşamı bu şehir nasıl birçok şeye öncülük yaptıysa; bağımsız bir il belediye başkanlığı konusunda da bu örneği ortaya koyacak.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/feed/ 0 CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kayyum Atamalarını Eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-sezgin-tanrikulu-kayyum-atamalarini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-sezgin-tanrikulu-kayyum-atamalarini-elestirdi/#respond Wed, 21 Feb 2024 03:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10376 CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda; iktidarın belediyelere yaptığı kayyum atamalarını eleştirerek, “31 Mart’ta seçimler var. Eğer bir cumhuriyette, bir demokraside, bir coğrafyada kendisini hakim olan kimlikten farklı hisseden bir topluluk varsa, halk varsa bunların kendisini serbest seçimler yoluyla ifade etme hakkı var. Bunun yolu da yerel seçimlerdir, genel seçimlerdir. Eğer siz yerel seçimlerde kendisini hakim topluluktan farklı hisseden insanlara kimliklerinden dolayı yolu kapatırsanız başka şeylerin yolunu açarsınız. Kayyum yasası bu Parlamento’dan geçmedi, yasa geçmedi. Peki, Diyarbakır’dan darbe mi oldu? Van’dan darbe mi oldu? Mardin’den darbe mi oldu? 15 Temmuz Darbesini bu belediyeler mi yaptı? 15 Temmuz darbesini Diyarbakır Belediyesi mi yaptı? Ama ne oldu? Bu Meclisten OHAL nedeniyle çıkardığınız yetki yasasıyla, bakın, bugüne kadar, Cumhuriyet’ten bu zamana kadar hiç kimsenin aklına gelmeyen, şeytanın bile aklına gelmeyen bir düzenleme aklınıza geldi, şeytanın bile aklına gelmeyen; kayyum yasasını icat ettiniz” dedi.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda AKP iktidarının kayyum uygulamasını eleştirdi. Tanrıkulu şunları söyledi:

“SELÇUK MIZRAKLI HAKKINDA HİÇBİR SORUŞTURMA YOKTU, MUHTEMEL SEÇİLECEĞİ BİLİNDİĞİ İÇİN DE HAKKINDA DÜZMECE DOSYALAR HAZIRLANDI”

“Önümüzde yerel seçimler var tabii. Sayın Cumhurbaşkanı Diyarbakır’ı istiyormuş, öyle ifade etmiş Diyarbakır milletvekili arkadaşlarımıza. Ben de Diyarbakır Milletvekiliyim. Diyarbakır kadim bir kenttir, tarihi bir kenttir, bir kimlik kentidir. Diyarbakır’ın bütün sokaklarını ve tarihini bilirim ama Diyarbakır ne istenir ne alınır. Diyarbakır boyun eğmez, Diyarbakır biat etmez, Diyarbakır diz çökmez, onurundan da vazgeçmez hiçbir zaman; onuru da kendi oylarıdır, kendi seçtikleridir aynı zamanda, bundan da vazgeçmez. 2019 Seçimleri oldu; dostum, arkadaşım Selçuk Mızraklı bu Parlamentonun üyesiydi kendisi, hakkında hiçbir soruşturma yoktu, muhtemel seçileceği bilindiği için de hakkında düzmece dosyalar hazırlandı ve daha 1 Nisan’da kendisiyle ilgili olarak görevden alınmasıyla ilgili yazı yazıldı. Şimdi, bir daha 31 Mart’ta seçimler var.

“YEREL SEÇİMLERDE KENDİSİNİ HAKİM TOPLULUKTAN FARKLI HİSSEDEN İNSANLARA KİMLİKLERİNDEN DOLAYI YOLU KAPATIRSANIZ BAŞKA ŞEYLERİN YOLUNU AÇARSINIZ”

Ben Adalet ve Kalkınma Partisi grubuna soruyorum: Gerçekten ne yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Yani bu halkın iradesini nasıl yok sayacaksınız? Bakın, şimdi, siyaset biliminde şu var, demokrasinin ölçütünde şunlar var: Eğer bir cumhuriyette, bir demokraside, bir coğrafyada kendisini hakim olan kimlikten farklı hisseden bir topluluk varsa, halk varsa bunların kendisini serbest seçimler yoluyla ifade etme hakkı var. Bunun yolu da yerel seçimlerdir, genel seçimlerdir. Eğer siz yerel seçimlerde kendisini hakim topluluktan farklı hisseden insanlara kimliklerinden dolayı yolu kapatırsanız başka şeylerin yolunu açarsınız. O nedenle, biraz sonra burada konuşacak AK Partili arkadaşımız gelip burada kayyumu savunmasın, ayıptır. Bu kürsü demokrasi kürsüsüdür, kayyum yasası burada çıktığı zaman buradaydık, bakın, bu Parlamentodan geçmedi, yasa geçmedi. Peki, Diyarbakır’dan darbe mi oldu? Van’dan darbe mi oldu? Mardin’den darbe mi oldu? 15 Temmuz Darbesini bu belediyeler mi yaptı? Sizlere soruyorum Değerli Arkadaşlar: 15 Temmuz Darbesini Diyarbakır Belediyesi mi yaptı? Ama ne oldu? Bu Meclisten OHAL nedeniyle çıkardığınız yetki yasasıyla, bakın, bugüne kadar, Cumhuriyet’ten bu zamana kadar hiç kimsenin aklına gelmeyen, şeytanın bile aklına gelmeyen bir düzenleme aklınıza geldi, şeytanın bile aklına gelmeyen; kayyum yasasını icat ettiniz ya.

“DİYARBAKIR’IN RANTINI KAYYUMLARA, VALİLERE, İŞ BİRLİKÇİLERİNE BU KADAR SATMAK AK PARTİ GRUBUNA YAKIŞIR MI?”

Bir kez daha söylüyorum, 15 Temmuzdan sonra OHAL’le aldığınız yetkiyle bunu yaptınız. Parlamentodan bu yasa geçemedi, geçemedi, AK Parti o maddeleri geri çekmek zorunda kaldı bu Parlamentoda, 15 Temmuz’dan sonra. Evet, böyle yaptınız. Bakın, elimde rüşvetle ilgili olarak, yapılan sınavlarla ilgili olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin ve kayyum yönetiminin bir sürü yolsuzluğu var. Şimdi, arkadaşımız, gelecek diyecek ki: ‘Arsa satılır.’ Yahu, arsayı kim satar? Nasıl satar? Bir kişinin iradesiyle satılır mı? Pazarlık yoluyla satılır mı? Rüşvetle satılır mı? Değerinden, onda 1 değere satılır mı arkadaşlar ya, satılır mı? İmar düzenlemesi sadece kaymakamın, valinin imzasıyla yapılır mı? Bu kadar çok rantı Diyarbakır’ın, bölgenin, o coğrafyanın rantını kayyumlara, valilere, iş birlikçilerine bu kadar satmak AK Parti grubuna yakışır mı? Ama 31 Mart sonuçta bu iradenin sandıkta yeniden tecelli edeceği yer olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-sezgin-tanrikulu-kayyum-atamalarini-elestirdi/feed/ 0