Kayıp – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 07 May 2024 21:45:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili, depremde kaybolan çocuklar için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-depremde-kaybolan-cocuklar-icin-meclis-arastirma-komisyonu-kurulmasini-talep-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-depremde-kaybolan-cocuklar-icin-meclis-arastirma-komisyonu-kurulmasini-talep-etti/#respond Tue, 07 May 2024 21:45:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30686

(ANKARA) – CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremleri sonrasında kaybolan çocuklarla ilgili “Yurttaşlarımız ellerinde listeler, fotoğraflar, kayboldukları binanın adresinden en son görüldükleri yerlere kadar belirten detaylı listeler ile kayıp çocuklarını ararken, seslerini duyurmaya çalıştıkları haberlere ‘dezenformasyon çabası’ diyerek adeta yaşanan acılara kulaklarını kapadıklarını bir kez daha kanıtlıyorlar. Kanıtsız, belgesiz, çabasız herhangi bir açıklama kayıp çocukları arayan yakınlarına yeterli olmayacaktır. Kayıp çocukların akıbetinin detaylıca araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasıdır” açıklamasını yaptı.

CHP’li Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremleri sonrasında kaybolan çocuklarla ilgili yazılı açıklama yaptı. Kara, 6 Şubat merkezli depremlerin ardından 15 ay geçtiğini ve depremzede yurttaşların halen kayıp yakınlarına ulaşmaya çalıştığını vurgulayarak, şunları ifade etti:

“Kayıp yakınlarından alınan bilgiye göre toplamda 38’i çocuk 145 yurttaşımız hakkında hala bilgi sahibi değiliz; bu yurttaşlarımızdan 30’u çocuk olmak üzere 117’si Hataylı depremzedeler. Biz bu konuyu meclis gündemine defalarca getirdik. Kayıp vakalarının araştırılması, kamuoyuna ve ailelere bilgilendirilme yapılması talebiyle 17 Ağustos 2023 tarihinde araştırma önergesi verdik, bu önerge hala gündemde bekliyor. Mayıs ayına geldik, hala bir gelişme söz konusu değil. Bunun öncesinde, Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak 9 Mart 2023 tarihli depremde kaybolan insanlar ve refakatsiz kalan çocukların sorunlarının araştırılması için verdiğimiz önerge ise AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmişti. Bakanlıklar peşisıra ‘kayıp yok’, ‘tüm refakatsiz çocukların bilgilerine ulaşıldı’, ‘hiçbir sorun yok’, şeklinde ağız birliği yaparak, sorun olmadığını dile getiriyor. O esnada kayıplarını aradığını belirten depremzedelerin görüşme taleplerini de yanıtsız bırakıyorlar. Depremzedeleri görmezden gelenlere aldanmadan, sormaya, cevap aramaya devam edeceğiz: Kayıp depremzede yurttaşlarımız nerede? 15 aydır çocuklarından haber bekleyen yakınlarının, görüşme talepleri hangi sebeple yanıtsız bırakılıyor? Ailelerin bilgi sahibi olabilmesi adına niçin halen daha araştırma komisyonu kurulmasının önüne geçiliyor?

“DEPREMDEKİ KAYIP ÇOCUKLARIN AKIBETİNİN DETAYLICA ARAŞTIRILMASI İÇİN BİR MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR”

Depremin ertesi günlerinde yurttaşlar çevrelerine kayıplarının fotoğraf ve bilgilerini astılar, yetkili mercilere ve savcılıklara DNA testi ve fotoğraf bıraktılar. Tüm hastane ve mezarlıkları gezdiler, kimileri bir iz bulabilmek adına günlerce enkaz başından ayrılmadı. Fakat, aylar geçmesine rağmen, yurttaşlarımız bugün hala yakınlarından gelecek bir haber bekleyişindeler. Bu konuda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanının ‘kayıp çocuk yok’ açıklamaları oldukça talihsiz. Bugün hala daha, Bakan Göktaş’ın açıklamalarına karşın, birçok sivil toplum kuruluşu ve dernekler kayıp listelerinin hala ellerinde olduğu ve sonuçlanmadığını vurgulamaya devam etmektedir. Yurttaşlarımız ellerinde listeler, fotoğraflar, kayboldukları binanın adresinden en son görüldükleri yerlere kadar belirten detaylı listeler ile kayıp çocuklarını ararken, seslerini duyurmaya çalıştıkları haberlere ‘dezenformasyon çabası’ diyerek adeta yaşanan acılara kulaklarını kapadıklarını bir kez daha kanıtlıyorlar. Kanıtsız, belgesiz, çabasız herhangi bir açıklama kayıp çocukları arayan yakınlarına yeterli olmayacaktır. Gereken, defalarca söylediğimiz gibi kayıp çocukların akıbetinin detaylıca araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-depremde-kaybolan-cocuklar-icin-meclis-arastirma-komisyonu-kurulmasini-talep-etti/feed/ 0
MAKÜ’de Hayvancılıkta Verimi Artıracak Kitaplar Oluşturuldu https://www.haber60.com.tr/makude-hayvancilikta-verimi-artiracak-kitaplar-olusturuldu/ https://www.haber60.com.tr/makude-hayvancilikta-verimi-artiracak-kitaplar-olusturuldu/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:15:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9146 Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde (MAKÜ) iki yıldır devam eden proje kapsamında yetiştiriciler, veteriner hekimler ve ziraat mühendisleri için hayvancılıkta verimi artıracak, kayıpları önleyecek hayvan refahı uygulamalarının anlatıldığı eğitici kitaplar oluşturuldu.

Hayvancılık alanında ihtisaslaşan MAKÜ koordinatörlüğünde, Lizbon ve Milano üniversitelerinden bilim insanları, “Büyükbaş ve Küçükbaş Çiftliklerinde Hayvan Refahı Uygulamalarının Yaygınlaştırılması” projesi kapsamında Türkiye, İtalya ve Portekiz’deki verimli çiftlikleri inceledi.

Çalışmalar sonucu ortaya çıkan hayvancılıkta buzağı, kuzu ve oğlak ölümleri, döl tutmama, kötü beslenme, sağlıksız barınak, et ve süt verimsizliği gibi sorunları ortadan kaldıracak yeni bilgiler ve yenilikçi uygulamalar, Türkiye Ulusal Ajansı ve Avrupa Birliği (AB) Erasmus programı desteğiyle kitaplaştırıldı.

İngilizce, Türkçe, Portekizce ve İtalyanca hazırlanan 6 kitapta, veteriner fakültesi ve ziraat fakültelerinde okutulan hayvan refahı dersi için yenilikçi müfredat, süt ve besi sığırı, koyun, keçi ve buzağı yetiştiriciliği ile ilgili refah değerlendirilmesi ve iyi uygulamaları anlatılıyor.

Uluslararası yayın olarak da çıkan kitaplardaki uygulamalar, Burdur Tarım ve Orman Müdürlüğü, Burdur Veteriner Hekimler Odası ve MAKÜ tarafından meslek içi eğitimlerle veteriner hekimlere ve yetiştiricilere anlatılarak yaygınlaştırılacak, bölge ve ülke hayvancılığının gelişiminde ve verim artışı çalışmalarında kullanılacak. Ayrıca MAKÜ’de düzenlenen projenin seminerinde basılan 200 kitap yetiştiricilere ve veteriner hekimlere dağıtıldı.

Proje Koordinatörü MAKÜ Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkan Elmaz, AA muhabirine, hayvancılıkta basit uygulama hataları yüzünden çok fazla ekonomik kayıp yaşandığını söyledi.

Artık dünyada tüketicilerin hayvan refahı iyi olan çiftliklerde üretilen sağlıklı ve kaliteli ürünleri satın alma eğiliminde olduklarına dikkati çeken Elmaz, iyi uygulama örneklerinin denenmesiyle elde edilen bilimsel verilerle hazırladıkları kitaplardaki tekniklerin uygulanması ve yaygınlaşmasıyla hayvancılıkta kayıpların önlenebileceğini dile getirdi.

Kitapları ziraat mühendislerinin, veteriner hekimlerin ve yetiştiricilerin anlayacağı düzeyde sade ve anlaşılır hazırladıklarını vurgulayan Elmaz, “Hayvan refahı alanında dünyanın takip ettiği yeni bilgileri ve uygulamaları ülkemizde yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.” dedi.

“Akademik dille yazılmadı”

Hayvan refahının iyi uygulamalarıyla hayvancılıkta büyük kayıplara yol açan sorunların ortadan kalkacağını anlatan Elmaz, şöyle konuştu:

“İlk önce ilgili fakülteler için yenilikçi eğitim müfredatı yazdık. İkincisi süt sığırlarının refah değerlendirilmesi ve iyi uygulamalarını ele aldık. Süt sığırı yetiştiriciliğinde barınaktan tutun beslenme teknikleri, yem ve suyun nasıl verileceğine kadar teknik özellikleri vurguladık. Besi sığırlarıyla ilgili refah değerlendirilmesini ve iyi uygulama el kitabını yazdık. Buzağı refahı ve korunmasıyla ilgili kitap. Keçi ve koyun refahı ve iyi uygulamalarını anlatan 6 kitabımız İngilizce, Türkçe, Portekizce ve İtalyanca olmak üzere saygın bir yayınevi tarafından basılarak yayımlandı. Akademik dille yazılmadı, fotoğraflarla desteklendi. Bu kitapları okuyan yetiştiricilerimiz çiftliklerinde ufak tefek yapacakları dokunuşlarla kayıplarını önleyecek, verim artışı sağlayacak.”

Elmaz, eğitici el kitaplarına yetiştiricilerin, veteriner hekimlerin ve ziraat mühendislerinin şubat sonunda “welfaruminant.org” internet sitesinden ücretsiz olarak ulaşabileceklerini sözlerine ekledi.

“Sektör açısından önemli bir kaynak”

Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner de hayvansal üretimin artması bakımından hayvan refahının büyük önem taşıdığını kaydetti.

Günümüzde hayvancılık sektörünün hayvan refahı temelinde ilerlediğini vurgulayan Üstüner, “Çalışmanın kitaplaşmasının sektör açısından önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki Türkiye’deki hayvancılık sektörüne mesafe alması konusunda katkı sunacak.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/makude-hayvancilikta-verimi-artiracak-kitaplar-olusturuldu/feed/ 0
Aksaray’da depremde kaybolan ailenin acılı bekleyişi devam ediyor https://www.haber60.com.tr/aksarayda-depremde-kaybolan-ailenin-acili-bekleyisi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/aksarayda-depremde-kaybolan-ailenin-acili-bekleyisi-devam-ediyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:06:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6104

AKSARAY’da yaşayan Ahmet Karaman ile Suna Öztürk, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Hatay’daki Rönesans Rezidans’ta oturan öğretmen kızı Tuğba Koşar (36) ile torunları Mustafa Kemal (3) ve Mehmet Akif Koşar’dan (1) 1 yıldır haber alamıyor. Karaman, “Yetkililerden çocuklarımızdan bir toz tanesi olsa dahi bulmalarını istiyoruz” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremde Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’ın A2 blokunda oturan özel eğitim öğretmeni Tuğba Koşar ile oğulları Mustafa Kemal ve Mehmet Akif Koşar, enkaz altında kaldı. Depremin ardından Tuğba Koşar’ın annesi Suna Öztürk ve babası Ahmet Karaman, Hatay’a gidip, günlerce kızları ve torunlarını aradı ancak bir sonuç alamadı. Evlerinin duvarlarında kayıp kişilerin fotoğraflarının yer aldığı afişler de bulunan Suna Öztürk ile Ahmet Karaman, 1 yıldır kızları ile torunlarını arıyor.

‘HALA BİR SES YOK’

Deprem sırasında polis damadı Yasin Koşar’ın görevde olduğunu ve sağ kurtulduğunu belirten Ahmet Karaman, “Acının tarifi yok. Gözümün nuru, sarı çiçeğim, ona her zaman ‘öğretmenim’ derdim. Çünkü bir öğretmeni yetiştirmek kolay değil. Allah’ım böyle acıyı ülkemize bir daha yaşatmasın. Gelinen noktada 1 yıl olmasana rağmen aynı bugün olmuş gibi acısını yüreğimizde hissediyoruz. Rüyalarım da onunla konuşuyorum. Hatay’dan gelirken DNA testlerimizi de verdik. Hala bir ses yok, bu kişiler ne oldu? Deprem öncesinde kızım Aksaray’a izine gelmişti. Bizimle burada 1 hafta kalıp, tekrar Hatay’a döndüler. O dönemde hastalanmıştım, annesine ‘Tuğba hocama söyleme’ dediğim halde, hasta olduğumu söylemiş. Kızım deprem gecesi beni aradı, ‘İyi misin baba, üzülme’ diye beni teselli etmişti. Aynı gecenin sabahında Aksaray’da depremin sallantısından uyandık. Eşim hemen kızımızı aradı. Telefonlara cevap vermeyince damadımızı aradık. Gece nöbette olduğu için o kurtuldu. Kızım ile 2 torunum orada şehadet şerbetini içtiler” dedi.

‘DEMİR KOLONLARININ ÇOK ZAYIF BAĞLANDIĞINI GÖRDÜM’

Rönesans Rezidans’ın yüzlerce kişiye mezar olduğunu belirten Karaman, “Hatay’a en erken ulaşan kişilerden birisi benim. Ondan sonra ulaşım da kapandı. Binanın yanında askerler vardı. Apartmanın üst katlarından düşenler, yerlerde yatıyordu. Hayatın en acı gerçeklerini, depremde orada gördük. Depremin ilahi bir ikaz olduğu biliyoruz. Bizim itirazımız ve isyanımızsa bu yapılan yapıların denetimsiz, kalitesiz ve kontrolsüz olmasına, tedbirlerin alınmamasına itiraz ediyoruz. Yetkililerden çocuklarımızdan bir toz tanesi olsa dahi bulmalarını istiyoruz. Rönesans Rezidans, ‘cennetten bir kale’ diye satılan ve dayanıklı, lüks diye öğretmenlere allanıp, bulanıp satıldı. 250 daire, 1000 kişinin üzerinde insanın yaşadığı 2 katı otopark, yüzme havuzlu 12 katlı binanın tamamı yan yattı. Buradan 100 kişiye yakın kişi kurtuldu. 60’a yakın da kayıp var. Orada binanın nasıl yapıldığını gördük. Demir kolonlarının çok zayıf bağlandığı gördüm” diye konuştu.

‘KAYIPLARIN TEKRAR ARANMASINI İSTİYORUZ’

Suna Öztürk de “12 ay geçmesine rağmen Rönesans Rezidans’taki 53 kayıptan hiçbir ses yok. Bu kayıplarla beraber depremde kaybolan 147 kişinin tekrar aranması istiyoruz. Aileler olarak gerçekten çok perişanız. 38 kayıp bebeğimiz de var. Bu aileler, gözyaşı içinde artık bizlere bir el atın. Bizi bu sıkıntıdan kurtarın. Kayıp yakınları olarak arama komisyonu kurulup, bu kayıpların tekrar aranmasını istiyoruz. Depremin yıl döneminde aile olarak Rönesans Rezidans’a gidip, kızım ve torunlarım için depremde yakınlarını kaybeden aileler ile bir araya geleceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aksarayda-depremde-kaybolan-ailenin-acili-bekleyisi-devam-ediyor/feed/ 0
6 Şubat Depreminin Birinci Yılında Kayıp Aileler Hala Arayış İçinde https://www.haber60.com.tr/6-subat-depreminin-birinci-yilinda-kayip-aileler-hala-arayis-icinde/ https://www.haber60.com.tr/6-subat-depreminin-birinci-yilinda-kayip-aileler-hala-arayis-icinde/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:30:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5721 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

6 Şubat depremlerinin birinci yılında, depremzedeler hala kayıplarını arıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kayıp çocuk olmadığını söylese de anne babalar çocuklarını aradıklarını belirtiyor. Kızı ve torununu arayan Şengül Kılçık, “Ne olur bir mezar taşı versinler bana. Artık dirisinden umudum yok da bir mezar taşı olsun onu istiyorum” dedi. Malatya’da oğlu Uğur Gezer’i kaybeden anne, “En azından ölüyse ölüsünü, diriyse dirisini versin. Bir mezarı olsun ne olur. Belki onunki bir nefesti verdi gitti ama ben her gün ölüyorum… Cumhurbaşkanından yardım istiyorum. Ben onları tek başıma büyüttüm, 4 çocuk büyüttüm, hem anne hem baba oldum ben. Bütün acılarını ben gördüm” ifadesini kullandı.

6 Şubat depremlerinin birinci yılı nedeniyle seslerini duyurmak için Ankara’da eylem yapan depremzede aileler, Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulması için muhalefet partileri tarafından verilen önerge tekliflerinin reddedilmesine tepkili.

Çok sayıda depremzede aile hala mezarlarda, hastanelerde ve sosyal medya paylaşımlarında kayıplarını arayan aileler, Ankara’da gözü yaşlı şekilde bekliyor… Kayıp oğlu Uğur Gezer’i arayan anne, ANKA haber Ajansı’na konuştu:

“ONUNKİ BİR NEFESTİ VERDİ GİTTİ AMA BEN HER GÜN ÖLÜYORUM”

“Senesi dolacak, oğlumun ne ölüsü ne dirisi var. Kızımla ben depreme evde yakalandık oğlum kendi evinde yakalandı. Çalmadığım kapı kalmadı. Oğlum 34 yaşında. Bir buçuk ay enkazı takip ettik, enkazdan ona ait hiçbir şey çıkmadı. En azından ölüyse ölüsünü, diriyse dirisini versin. Bir mezarı olsun ne olur. Belki onunki bir nefesti verdi gitti ama ben her gün ölüyorum. Allah’ın afetine yakalanan çocuklar, suçları yok günahları yok. Ne olur bize yardım etsinler, kayıpları bulsunlar… Yüreğimize bir tas soğuk su döksünler kurtulalım bu çileden. Cumhurbaşkanı’ndan yardım istiyorum. Ben onları tek başıma büyüttüm, 4 çocuk büyüttüm, hem anne hem baba oldum ben. Bütün acılarını ben gördüm. Hasta yatağımdan kalktım geldim Malatya’dan…”

“ARTIK DİRİSİNDEN UMUDUM YOK DA BİR MEZAR TAŞI OLSUN ONU İSTİYORUM”

Kahramanmaraşlı Kılçık ailesinin bir torunu depremde hayatını kaybetti. Kılçık ailesinin kızı ve diğer torunu kayıp.

Anne Şengül Kılçık, “Songül’üm, Eylül’üm yoklar. Bulamıyorum, bekledim bugüne kadar. Bulunur diye bekledim, beni oyaladılar. DNA’mızı verdik. Eşleşmedi… Yok. Hastaneye başvurduk, aradık kayıt yok. Ne gecem gece ne gündüzüm gündüz… Nasıl yaşayayayım, ben kuzularımı istiyorum… Ölüsüyse ölüsü dirisiyse dirisi… Ne olur bir mezar taşı versinler bana. Artık dirisinden umudum yok da bir mezar taşı olsun onu istiyorum” diyor.

“KIZIMIN KAYDINI HASTANEDE BULDUM”

Fadime Gökçe’nin kızı Fikriye Aybüke Körük, Kahramanmaraş’ta Ebrar Sitesi’nde depreme yakalandı. Gökçe, ANKA’ya şunları söyledi:

“Ben depremin ertesi günü Maraş’a gittiğimde evleri yıkılmıştı ama kızım çıkmadı oradan. 10 gün orada bekledim. Şubat’ta DNA’mı verdim, İzmir İl Sağlık Müdürü’nün yayınında kızımın resmini buldum, İzmir Tepecik Hastanesi’nde kaydını buldum. Oralara gittiğimde ben yine kızımı bulamadım. Kızımı istiyorum, kızım olmadan yaşayamıyorum artık. Meclis’e gittik, milletvekilleri ile görüştük, kayıplar için birim kurulmasını istedik. Kızım sağ çıkarılmış, çünkü sedyede resmi var. Ben 10 gün orada beklediğimde her çıkan cenazeye baktık biz ve benim kızım yoktu.

6 Şubat’ta Maraş’ta olacağım ama orada nasıl olacağımı düşünemiyorum çünkü benim kızım yok orada. Onun evinin olacağı yerde olacağım boşlukta ama benim kızım yok. Hastane kayıtlarına sorduğumda önce ‘yok’ dediler sonra bulduk. Dediler ki, ‘Tedavi olmadan gelmiş gitmiş.’ Bir depremzedeyi nasıl bırakabiliyorlar.

“ONUN SEVDİĞİ YEMEKLERİ PİŞİRMİYORUM”

Evin içinde Aybüke diye bağırıyorum, sabahlara kadar uyumuyorum. Onun sevdiği yemekleri pişirmiyorum. Gece 4’te ‘çıt’ sesi gelse kapılara bakıyorum, pencereden aşağıya bakıyorum kızım gelecek diye. Sabah uyandığımda kızım yok diye lanet ediyorum. Gece ile gündüz aynı… Lütfen önergeleri kabul etsinler, komisyon kurulsun bizim yavrularımızı bulsunlar.”

Hatay’da depremde yıkılan Rönesans Rezidans’ta kızı ve eşini bulamayan Bulut Özgül ise, ” Bütün aramalardan sonra, enkazdan hiçbir şey çıkmayınca ben 6 ay boyunca bütün şehir hastanelerini, depremzedeler hangi hastanelere gitmişler o bölgelerde araştırma başlattım. Hangi çocuk evleri, sevgi evlerine teslim edilen çocuklar, ailelere teslim edilen çocuklara bakmaya çalıştım. Bu şekilde devam etti sürekli. Şu anda 12. aydayız hiçbir şekilde kızımla eşimle ilgili hiçbir bilgi yok.

“HER İHBAR BENİ ALIP YA ADANA’YA YA İSTANBUL’A GÖTÜRÜYOR”

Kızımla alakalı şu anki aldığım ihbar sayısı belki 10’un üzerindedir. 6 Şubat sürecinden sonra, reklam, afiş, pankart yaptırdıktan sonra dördüncü gün ihbar geldi. Kızımla ilgili ihbar geliyor.  Sürekli ihbar geliyor kızımla alakalı. Her ihbar beni buradan alıp ya İstanbul’a götürüyor ya Sakarya’ya ya Adana’ya götürüyor. Ben de peşine düşüyorum farklı illere gidiyorum, çıkmayınca tekrardan üzüntüyle devam ediyoruz. Eğer kabirler yeniden açılırsa 6 Şubat’tan sonra vefat etmiş tüm cenazelerin DNA örneği alınırsa  biliyorum ki milletin acısı biraz daha hafifleyecek. Biz bir senedir sağdır demiyoruz. Ölüyse de bir şekilde yerini bilelim… Gidip en azından kabrini ziyaret edelim. Ama şunu biliyorum ki ben kızımın yaşadığına eminim.

NURHAK BELEDİYE BAŞKANI BOZAN: “HER İLDE, İLÇEDE KAYIPLAR İÇİN KOMİSYON KURULSUN”

Kahramanmaraş depreminden etkilenen ilçelerden biri olan Nurhak’tan da kayıp aileler var. Nurhaklı depremzede aile ile birlikte Ankara’ya gelen Nurhak belediye Başkanı İlhami Bozan ise kayıplar için her ilde ve ilçede komisyon kurulması gerektiğini belirterek ANKA’ya şunları söyledi:

“Bu insanlar zaten her gün büyük acılar yaşıyorlar. Bir de bunun üzerine el uzatmayıp buralarda basın açıklaması yapacak hale getirenleri de kınıyorum. Bu insanların istediği tek bir şey var kayıplarının bulunmasın ve akıbetinin ortaya çıkarılması.  Maalesef bütün kurumlar kenara çekilmiş aileleri acılarıyla baş başa bırakıyorlar. Önergelerin neden reddedildiği bu halka açıklanmalı. Biz belediye olarak yerel yönetimler olarak ailelerimizin yanında durmaya çalışıyoruz ama maalesef hükümet eksik kaldığı için bizler de bu durumda pek bir şey yapamıyoruz. TBMM dışında her ilde her ilçede kayıplar için komisyon kurulması gerektiğini düşünüyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/6-subat-depreminin-birinci-yilinda-kayip-aileler-hala-arayis-icinde/feed/ 0
PTT’nin 2022 Yılı Sayıştay Raporu’na göre, vatandaşın PTT’ye yatırdığı emanet paraların yüzde 39,58’i kayıp https://www.haber60.com.tr/pttnin-2022-yili-sayistay-raporuna-gore-vatandasin-pttye-yatirdigi-emanet-paralarin-yuzde-3958i-kayip/ https://www.haber60.com.tr/pttnin-2022-yili-sayistay-raporuna-gore-vatandasin-pttye-yatirdigi-emanet-paralarin-yuzde-3958i-kayip/#respond Fri, 19 Jan 2024 07:45:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4133 Haber: GÜLARA SUBAŞI/ Kamera: AZİZ METİN TURAN

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, “PTT’nin 2022 Yılı Sayıştay Raporu’na göre, vatandaşın PTT’ye posta çeki ve havale için yatırdığı emanet paraların yüzde 39,58’inin kayıp olduğunu tespit ettik. 2022 yılında vatandaşlarımızın PTT’ye yatırdığı toplam tutar 8 milyar 133 milyon lira. Sayıştay raporuna göre, bu tutarın 3 milyar 219 milyon lirası kayıp. PTT’nin kasasında yok. Bankalarda yok. Hesaplarında yok. ve buradan anlıyoruz ki vatandaşın PTT’ye emanet ettiği paraya PTT sahip çıkamıyor. AK Partili yetkililer de ellerini vatandaşın cebinden bir türlü çekmiyor” dedi.

CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Gölge Bakan ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, vatandaşın PTT’ye yatırdığı tutardan 3 milyar 219 milyon liranın kayıp olduğunu ortaya koydu. Yavuzyılmaz, Sayıştay 2022 Yılı Denetim Raporları’na yansıyan kayıp parayla ilgili ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Yavuzyılmaz, şunları söyledi:

“VATANDAŞLARIN PTT’YE EMANET ETTİĞİ PARANIN 3 MİLYAR 2019 MİLYON LİRASI KAYIP”

“PTT’nin 2022 Yılı Sayıştay Raporu’na göre, vatandaşın PTT’ye posta çeki ve havale için yatırdığı emanet paraların yüzde 39,58’inin kayıp olduğunu tespit ettik. 2022 yılında vatandaşlarımızın PTT’ye yatırdığı toplam tutar 8 milyar 133 milyon lira. Sayıştay raporuna göre, bu tutarın 3 milyar 219 milyon lirası kayıp. PTT’nin kasasında yok. Bankalarda yok. Hesaplarında yok. ve buradan anlıyoruz ki vatandaşın PTT’ye emanet ettiği paraya PTT sahip çıkamıyor. AK Partili yetkililer de ellerini vatandaşın cebinden bir türlü çekmiyor.

“PARALARININ KAYBOLMA SÜRECİ, PTT’NİN TÜRKİYE VARLIK FONU’NA DEVREDİLDİĞİ TARİHTE BAŞLIYOR”

PTT 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredildi. TVF’ye devredildiğinde 641 milyon lira kar eden bir kuruluş. Ancak TVF’ye devredildikten sonra, bugüne kadar her yıl sürekli zarar ediyor. 2018-2022 yılları arasındaki 5 yılda toplam zararı 2 buçuk milyar lira. ve PTT’nin 2022 yılı raporunda beyan edilen zararı 259 milyon lira olsa da bu kayıp tutarla birlikte bu zararın 3 buçuk milyar liraya ulaşmış olduğu da görülüyor. Özellikle PTT’ye emanet edilen vatandaşların paralarının kaybolma süreci, PTT’nin TVF’ye devredildiği tarihle birlikte başlıyor.

“VATANDAŞLARIMIZ AYNI ANDA ‘BİZ PARAMIZI ÇEKMEK İSTİYORUZ’ DESELER 3 MİLYAR 219 MİLYON LİRALIK TUTARIN OLMADIĞINI GÖRECEKLER”

Vatandaşlarımız paralarını havale için ve posta çeki için PTT’ye paralarını yatırdıklarında, paralara bir faiz işlemiyor zaten. Yani aslında, sizin cebinizdeki parayı veya bir ziynet eşyanızı bir bankaya götürüp bankanın kasasına emanet etmeniz gibi, orada güvenli bir şekilde bulunsun diyerek koymanız gibi bir durum. O kasada duran, orada nakitte durması gereken bu para maalesef kaybolmuş durumda. Vatandaşlarımız PTT’ye gitseler, aynı anda ‘biz paramızı çekmek istiyoruz’ deseler burada 3 milyar 219 milyon liralık tutarın olmadığını görecekler.

“PTT YETKİLİLERİNİN AÇIKLAMA YAPMASI, AÇIKLAMAYI BELGELERE DAYANDIRMALARI ŞART”

Para nerede, nereye harcandı, neden vatandaşın emanet ettiği paraya birileri gözünü dikti, başka yere harcadı, vatandaşın parasını alıp da bir başka bankada faize mi yatırdılar, repoya mı yatırdılar, kimin zenginleşmesine aracılık etti şu an da bunlar bilinmiyor. Ama biz de konuyu takip ediyoruz. Konuyu kamuoyuna sunduk dolayısıyla PTT yetkililerinin bu konuyla ilgili bir açıklama yapması gerekiyor. Aynı zamanda, yapacakları açıklamayı belgelere dayandırmaları şart. ve bu noktada biz de soru önergeleriyle Meclis’te konunun takipçisi olacağız.

“PTT’DE KAYIP ALTIN DOSYASI VAR, DİJİTAL ARŞİV YOLSUZLUĞU VAR, KARGOMAT İŞİNDEKİ USULSÜZLÜKLER VAR”

PTT’de kayıp olan 3 milyar 219 milyon liraya ilave olarak yıllardır PTT’deki yolsuzluklar, usulsüzlükler, kamu zararlarını gündeme taşıyoruz. PTT’de kayıp altın dosyası var, dijital arşiv yolsuzluğu var, Kargomat işindeki usulsüzlükler var. Aslında kaybolan bu paraların nerelere, nasıl aktarıldığı ve kimlerin zenginleşme aracına çevrildiği de biliniyor. ve biz de konunun takipçisiyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/pttnin-2022-yili-sayistay-raporuna-gore-vatandasin-pttye-yatirdigi-emanet-paralarin-yuzde-3958i-kayip/feed/ 0