“HER YERE AYNI ANDA YALANLAR SERVİS EDİLMİŞ”
X hesabından yaptığı açıklamada hakkındaki tüm iddiaları yalanlayan Hasan Can Kaya, “Arkadaşlar bahse konu haberler gerçek dışı iddialardan ibaret olup ahlaksızca iftira atanlara yönelik tüm yasal haklarımı kullanacağımın bilinmesini isterim. Arkadaşlar itibar suikasti var. Her yere aynı anda aynı yalanlar servis edilmiş. Sabahtan beri okuduğum mide bulandırıcı Emniyet, savcılık, gözaltı, madde verme, alıkoyma vb iftiraları atanlardan hukuk önünde hesap soracağım. Büyük şaşkınlık ve üzüntü içerisindeyim.”

NE OLDU?
Olay, geçtiğimiz hafta Salı günü saat 04.00 sıralarında Beşiktaş Levent’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ünlü komedyen Hasan Can Kaya, İstanbul’daki özel bir üniversitenin mezuniyet partisine katıldı. Kaya, burada eğlendiği esnada yine partiye katılan 23 yaşındaki Nazlıcan A. ile tanıştı. Bir süre sohbet eden ikili, partinin bitiminde Kaya’nın Levent’teki evine gitti. İçeride sohbet etmeye başlayan ikili bu esnada iddiaya göre alkol aldı. Sohbet devam ederken gecenin ilerleyen saatlerin Nazlıcan A. iddiaya göre, Hasan Can Kaya’nın kendisiyle yakınlaşmasından rahatsız oldu. Bunun üzerine genç kız evden çıkmak istedi ancak iddiaya göre Kaya, çıkmasına izin vermedi. Kaya’ya tepki gösteren genç kız cep telefonundaki mesajlaşma uygulaması üzerinden arkadaşına canlı konum attı. Daha sonra da “Bana madde verdiler, nerede olduğumu bilmiyorum. Evden çıkmama izin vermiyor” dedi.

GENÇ KADIN, POLİS EŞLİĞİNDE EVDEN ÇIKARILDI
Mesajları gören arkadaşı polis ekiplerine ihbarda bulundu. Canlı konumdan genç kızın yerini tespit eden Beşiktaş polisi, gece saatlerinde adrese geldi. Genç kızın içeride olduğu belirlenmesi üzerine polis ekipleri, Nazlıcan A.’yı içeriden çıkarttı. Genç kızın şikayetçi olduğunu söylemesi üzerine Hasan Can Kaya da emniyete götürüldü.
“BENİMLE YAKINLAŞMAK İSTEDİ”
Emniyette ifadesi alınan genç kız, özel bir üniversitenin mezuniyet partisinde Hasan Can Kaya ile tanıştığını, daha sonra birlikte evine gittiklerini, burada bir süre alkol alıp sohbet ettiklerini, sohbet esnasında Kaya’nın kendisiyle yakınlaşmak istediğini, kendisinin ise reddedince evden çıkmak istediğini söyledi. Kaya’nın kendisinin evden çıkmasına izin vermediğini anlatan genç kız, bunun üzerine arkadaşına canlı konum ve mesaj atarak polise ihbarda bulunmasını istediğini söyledi. Ancak Nazlıcan A. emniyette, kendisini alıkoyan Kaya’dan şikayetçi olmadığını belirtti.

GENÇ KADIN ŞİKAYETÇİ OLMADI, HASAN CAN SERBEST KALDI
Bunun üzerine polis ekipleri genç kıza, olay yasal hakları hakkında bilgi vererek yaşanan olayı ve genç kızın ifadesine savcılığa aktardı. Savcılık ise tutanak tutulması sonrasında emniyette bulunan Hasan Can Kaya’nın serbest bırakılmasını talimatını verdi. Emniyette ifadesi alınan Kaya ise suçlamaları reddederek iddia edilenlerin yaşanmadığını ve Nazlıcan A. evde bulunduğu esnada evde başka kadınların da olduğunu iddia etti. Tutanak tutulması sonrasında Hasan Can Kaya serbest bırakıldı.
]]>33 medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, tarihi ve turistik mekanlarıyla kültür turizminde son yılların en önemli cazibe merkezlerinden biri oldu.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihi surlar, İçkale Müze Kompleksi, tarihi Ulu Cami, Ongözlü Köprü, restore edilen kiliseler, Hasanpaşa Hanı gibi tarihi ve kültürel mekanlar ile çarşıların ziyaretçi akınına uğradığı kentte turizm polislerinin görev yapması için İl Emniyet Müdürlüğünce çalışma yürütülüyor.
Kentin tarihi ve kültürel mekanlarında, İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Kürtçe ve Zazaca bilen polislerden görevlendirilecek ekipler hem yerli ve yabancı turistlerin güvenliğini sağlayacak hem de gerektiğinde rehberlik hizmeti sunacak.
“Diyarbakır’ın huzuru gururumuzdur”
İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, AA muhabirine, kentte sağlanan huzur ve güven ortamı sayesinde Ramazan Bayramı’nda otellerdeki doluluğun yüzde 100’e ulaştığını, kentin ziyaretçi akınına uğradığını söyledi.
Ziyaretçi ilgisini sevinçle karşıladıklarını ifade eden Kaya, tarihi, coğrafi güzellikleri, kültürü ve gastronomisi ile kentin turistlerin odak noktası haline geldiğini belirtti.
Kaya, “Adeta batıdan doğuya turist akını var. ‘Kentin huzuru ve güvenliği bizim onurumuz ve gururumuz’ sloganıyla yola çıktık. Emniyet Müdürlüğü ve polis teşkilatı olarak Diyarbakır’ı huzur ve güven kenti haline getirmek için var gücümüzle gece gündüz çalışıyoruz. Suçun azaltılması, güvenliğin sağlanması noktasında büyük mesafe katettik.” dedi.
Ramazan Bayramı’nda yaşanan turist yoğunluğunun Kurban Bayramı’nda daha da artmasının beklendiğini dile getiren Kaya, bu doğrultuda Kurban Bayramı’nda güvenlik önlemlerinin daha da artırılması gerektiğine inandıklarını aktardı.
Kaya, “Kentimizin Kurban Bayramı’nda daha da güvenlikli bir hal alacağının şimdiden sözünü veriyoruz. Şehrimizin güvenli olması, buranın bir turizm cenneti haline gelmesi için bize düşen misyonun farkındayız ve bunun gereklerini yerine getirmek için bütün personelimizle gece gündüz özveriyle çalışıyoruz.” diye konuştu.
“Diyarbakır artık bir turizm kenti”
Diyarbakır’ın son yıllarda herkesin akın ettiği bir kent haline geldiğini belirterek, ziyaretçilerin kentten memnuniyetle ayrıldığını aktardı.
Kaya, “Diyarbakır artık bir turizm kenti. Hiç aman vermiyor, bir suç şebekesi veya bir suçlu grubunun yeşermesine müsaade etmiyoruz. Bu da şehrin güvenliğinin sağlanmasında çok ileri bir sıçrama sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
-“Turizm patlaması var ama turizm polisi yok”
Turizm kenti Diyarbakır’da turizm polisi gibi önemli bir eksikliği fark ettiklerini kaydeden Kaya, bunun için de çalışmalara başladıklarını belirtti.
Polislerin İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Kürtçe ve Zazaca tercümanlık yapacağını dile getiren Kaya, şunları söyledi:
“Diyarbakır’da turizm polisi yok ama turizm patlaması var. Yakın zamanda turistik lokasyonda turizm polislerimizi göreceğiz, çalışmalara başladık. Hem buradaki huzur ve güven ortamını sağlayacaklar hem de vatandaşlarımızın turizm konusunda ihtiyaçlarına cevap verecekler. Bütün polislerimize duyuru yaptık. İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca gibi dünyada kullanılan diller konusunda eğitimi, becerisi olan, bu dilleri bilen arkadaşlarımızı seçiyoruz. Hiç Türkçe bilmeyen ninemizin, amcamızın da dilinden anlayacak arkadaşlarımızı eğitiyoruz, donatıyoruz. Hatta Çince, Japonca bilen polislere de fırsat tanıyacağız, onlardan da istifade edeceğiz. Aynı zamanda halkla ilişkiler konusunda da eğitim vereceğiz. Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzden de bölgeyle alakalı, bilgi içeren dersler talep edeceğiz. Çok yönlü olarak arkadaşlarımızı donatacağız.”
Polislerin motosikletli görev yapması planlanıyor
Kaya, turizm polislerinin motosikletli görev yapmasını öngördüklerini belirterek, turizm polislerinin bulunacağı merkezin de Sur ilçesinin Yenikapı Caddesi’nde olacağını aktardı.
“Çok güzel çalışmalarımızın olduğunu müjdeleyebilirim. Bundan iyi sonuçlar alacağımızı tahmin ediyorum. Bu sıcak ilişkiler insanımızın ve şehrimizin tanıtılması açısından da son derece önemli.” diyen Kaya, hazırlıkların sürdüğünü ifade etti.
]]>YALOVA – Yalova’da 1990’da vefat eden hayırsever Hayriye Güngör’ün vasiyetiyle başlayan iftar yemeği dağıtımı geleneği 34’üncü yılına girdi. Vasiyet üzerine 34 yılda 250 binin üzerinde iftar yemeği dağıtılan Hacı Hayriye Hanım Camii’nde, dağıtımda yemek bitse de kimse eli boş gönderilmiyor.
Hacı Hayriye Hanım Camii’nde başlatılan iftar yemeği dağıtımı geleneği bu Ramazan ayında sürdürülüyor. Hayriye Güngör’ün çocukları ve torunları tarafından sürdürülen gelenek hakkında bilgi veren hayırseverin torunu İlker Kaya, yemek dağıtımına ilgilinin her geçen yıl arttığını söyledi.
Vasiyeti dayısının başlattığını ve kendisinin devam ettirdiğini kaydeden İlker Kaya, kendisinin de oğlu Doç. Dr. Furkan Kaya’ya vasiyet ettiğini ifade etti.
Kaya, amaçlarının bir vakıf kurarak aşevi ve burs gibi bir takım faaliyetler yapmayı da hedeflediklerini anlattı.
İftar yemeği dağıtımının başlangıç hikayesini anlatan Kaya, şöyle konuştu:
“Bundan 35 sene evvel rahmetli ananem bu caminin vasisi Hayriye Hanım, yan tarafta oturuyordu. Camdan da pazar halkını görüyor. Bir ramazan günü. O koşuşturmayı görmüş iftar vakti. Akşam hep beraber iftara oturduk. ‘Çocuklar ben size bir şey söylemek istiyorum. Bugün seyrettim pazarcı esnafı bir koşuşturma içinde. Ben şöyle düşündüm, akşamları burada iftar yemeği verebilir miyiz?’ dedi. Bu ailede büyük memnuniyetle karşılandı. Zaten Büyükada’da ticaret yapıyoruz. Restoranımız, pastanemiz, ustalarımız var. Rahmetli dayım o sene 2 tane adadan usta getirip kazanlarla beraber başladı. İlk dönemlerde 100-150 kişi kadar. O dönemde Bulgaristanlı misafirlerimiz çoktu bizim. Daha sonra bu profesyonele dönüştü. Takım taklavat derken bu seneye geldik. Esas amaç burada, evine yetişemeyen veya ihtiyaç sahibi olan kişilere vermek. Bu arada yolcusunuz pazara alışverişe geldiniz iftarınızı açabiliyorsunuz, o şekilde başlamıştık ve bugüne kadar da geldi. 3’er kişi hesap ediyoruz, bir evde 3 kişi varmış gibi. 600-700 kişiye kadar günlük buluyor. Bu da bize mutluluk veriyor. Yemek aynı zamanda Çalıca köyü, bizim dede köyümüzdür. Oraya da her ramazan gönderiyoruz. Orada da aşağı yukarı 300-400 misafirimiz var. Onlar da bizi her ramazan bekliyorlar.”
Çok sayıda hayırseverin de iftar yemeğine katkı sağladığını dile getiren Kaya, “İnsanlar görüyorlar. Bir kilo un getiren de var, 10 kilo et getiren de var. Çok destek var. Saat 4-5 gibi çok yaşadım. Koyun kuzu hazırlanmış kuşbaşı şeklinde et geliyor. Ben bunla çok karşılaştım. Dolaplarımız dolu. Başlangıçtan bugüne kadar. 35 sene geriye gittiğimizde, bugüne geldiğimizde kabataslak bir hesap yaparsak çok eminim 200-250 bin kişilik iftar dağıtımını bulmuştur. Bunda sonraki süreçte burada da iftar açtırabilmek, en büyük proje de aşevi yapmak, yani 12 ay. İnşallah Allah nasip ederse vakıf kurulursa böyle bir imkan var. Ailemiz çok büyük destek içinde. Bir havuzumuz var. Kardeşim, oğlu, dayımın çocukları havuz yaptık” dedi.
“Boş dönen kesinlikle bir Allah’ın kulu yok”
Yemeklerin de beğenildiğini anlatan Kaya, her gün etli bir yemeği menülerinde olduğunu söyledi. Kaya, gelen hiçbir kimseyi yemek bitse dahi geri çevirmediklerini sözlerine ekleyerek, “Kimse yemek almadan gitmiyor. İnsanlara çağrı yapıyorum. Sıra kalabalık, giremem asla öyle bir konu yok. Alamayanlar bekliyor. Yemek yoksa aşçımız sağ olsun patatesler, soğanlar burada et sote, tavuk sote hepsini yapıyor. Boş dönen kesinlikle bir Allah’ın kulu yok. Öğle namazından sonra başlayıp saat 16.30’a kadar devam ediyor. Bir nöbetçi kalıyor burada. Yemek bitene kadar. Hiç bir şey olmazsa peynir ekmek gönderiyoruz buradan. Bolluk yeri Hayriye Hanım yeri herkesi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
]]>Hacı Hayriye Hanım Camii’nde başlatılan iftar yemeği dağıtımı geleneği bu Ramazan ayında sürdürülüyor. Hayriye Güngör’ün çocukları ve torunları tarafından sürdürülen gelenek hakkında bilgi veren hayırseverin torunu İlker Kaya, yemek dağıtımına ilgilinin her geçen yıl arttığını söyledi.
Vasiyeti dayısının başlattığını ve kendisinin devam ettirdiğini kaydeden İlker Kaya, kendisinin de oğlu Doç. Dr. Furkan Kaya’ya vasiyet ettiğini ifade etti.
Kaya, amaçlarının bir vakıf kurarak aşevi ve burs gibi bir takım faaliyetler yapmayı da hedeflediklerini anlattı.
İftar yemeği dağıtımının başlangıç hikayesini anlatan Kaya, şöyle konuştu:
“Bundan 35 sene evvel rahmetli anneannem bu caminin vasisi Hayriye Hanım, yan tarafta oturuyordu. Camdan da pazar halkını görüyor. Bir ramazan günü. O koşuşturmayı görmüş iftar vakti. Akşam hep beraber iftara oturduk. ‘Çocuklar ben size bir şey söylemek istiyorum. Bugün seyrettim pazarcı esnafı bir koşuşturma içinde. Ben şöyle düşündüm, akşamları burada iftar yemeği verebilir miyiz’ dedi. Bu ailede büyük memnuniyetle karşılandı. Zaten Büyükada’da ticaret yapıyoruz. Restoranımız, pastanemiz, ustalarımız var. Rahmetli dayım o sene 2 tane adadan usta getirip kazanlarla beraber başladı. İlk dönemlerde 100-150 kişi kadar. O dönemde Bulgaristanlı misafirlerimiz çoktu bizim. Daha sonra bu profesyonele dönüştü. Takım taklavat derken bu seneye geldik. Esas amaç burada, evine yetişemeyen veya ihtiyaç sahibi olan kişilere vermek. Bu arada yolcusunuz pazara alışverişe geldiniz iftarınızı açabiliyorsunuz, o şekilde başlamıştık ve bugüne kadar da geldi. 3’er kişi hesap ediyoruz, bir evde 3 kişi varmış gibi. 600-700 kişiye kadar günlük buluyor. Bu da bize mutluluk veriyor. Yemek aynı zamanda Çalıca köyü, bizim dede köyümüzdür. Oraya da her ramazan gönderiyoruz. Orada da aşağı yukarı 300-400 misafirimiz var. Onlar da bizi her ramazan bekliyorlar.”
Çok sayıda hayırseverin de iftar yemeğine katkı sağladığını dile getiren Kaya, “İnsanlar görüyorlar. Bir kilo un getiren de var, 10 kilo et getiren de var. Çok destek var. Saat 4-5 gibi çok yaşadım. Koyun kuzu hazırlanmış kuşbaşı şeklinde et geliyor. Ben bunla çok karşılaştım. Dolaplarımız dolu. Başlangıçtan bugüne kadar. 35 sene geriye gittiğimizde, bugüne geldiğimizde kabataslak bir hesap yaparsak çok eminim 200-250 bin kişilik iftar dağıtımını bulmuştur. Bunda sonraki süreçte burada da iftar açtırabilmek, en büyük proje de aşevi yapmak, yani 12 ay. İnşallah Allah nasip ederse vakıf kurulursa böyle bir imkan var. Ailemiz çok büyük destek içinde. Bir havuzumuz var. Kardeşim, oğlu, dayımın çocukları havuz yaptık” dedi.
“Boş dönen kesinlikle bir Allah’ın kulu yok”
Yemeklerin de beğenildiğini anlatan Kaya, her gün etli bir yemeğin menülerinde olduğunu söyledi. Kaya, gelen hiçbir kimseyi yemek bitse dahi geri çevirmediklerini belirterek, “Kimse yemek almadan gitmiyor. İnsanlara çağrı yapıyorum. Sıra kalabalık, giremem asla öyle bir konu yok. Alamayanlar bekliyor. Yemek yoksa aşçımız sağ olsun patatesler, soğanlar burada et sote, tavuk sote hepsini yapıyor. Boş dönen kesinlikle bir Allah’ın kulu yok. Öğle namazından sonra başlayıp saat 16.30’a kadar devam ediyor. Bir nöbetçi kalıyor burada. Yemek bitene kadar. Hiçbir şey olmazsa peynir ekmek gönderiyoruz buradan. Bolluk yeri Hayriye Hanım yeri herkesi bekliyoruz” açıklamasında bulundu. – YALOVA
]]>Psikolog Derya Kaya’nın 2022 yılında TFF’de aday hakemken ilk önce birkaç kız arkadaşıyla gerçekleştirdiği halı saha maçı organizasyonları, zamanla çevrelerine yayıldı ve sosyal medya aracılığıyla daha da geniş kitlelere ulaştı.
Kaya, bu organizasyonların beğenilmesi üzerine futbolun kadınların bir araya gelip sosyalleşmesini sağlayabilecek bir araç olabileceği düşüncesiyle Arkadaşını Al Gel Platformu’nu kurdu. Dünya genelinde erkek sporu olarak bilinen ancak son yıllarda profesyonel liglerin kurulmasıyla kadınlar arasında da yaygınlık gösteren futbolu değerlendiren platform, bu sayede 2 yıla yakın sürede her yaştan ve meslekten kadını bir araya getirmeyi başardı.
Kadınlar ister tek başlarına ister arkadaşlarıyla takım halinde katıldıkları futbol maçları, İstanbul’un yanı sıra Ankara, Malatya, Sakarya, İzmir, Diyarbakır ve Gaziantep’te de düzenleniyor. Bu illerdeki maçlara da katılım yoğun oluyor.
Skor yok, kaleciler erkek
Rekabetin yerini eğlenceye bırakmak için skor tutulmayan 1 saatlik maçlarda, sakatlanmaların önüne geçmek için kaleciler erkeklerden seçiliyor. Katılımcıların aileleri ve arkadaşlarının da izleyici olarak eşlik ettiği maçlarda, 6 veya 7’şer oyuncudan oluşan takım oyuncuları, güzel anılar biriktiriyor.
AA ekibi etkinliğe katıldı
AA ekibi, organizasyon kapsamında Avcılar’da gerçekleşen art arda 2 maçı takip etti. Birinci seansta ilk defa futbol oynayan kadınlar, ikinci seansta ise artık kramponlarıyla gelen katılımcılar yer aldı. Halı sahada kendi sıralarını bekleyen erkekler de bu maçları saha kenarından izledi.
Arkadaşını Al Gel Platformu kurucusu Derya Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halı saha maçı yapmak istendiğinde 12 kadını bir araya getirmenin zor olabileceğini anlattı.
Kadınların maç sonrası çıkışta birbirleriyle arkadaş olduklarına ve böylece sosyal bir ekip daha kurulduğuna dikkati çeken Kaya, “Biz Ankara, İzmir, Malatya, Sakarya, İstanbul gibi birçok yerde bulunmasak da artık oralarda halı saha maçı düzenlenmesi için bir aracı olmaya başladık. Güzel de gidiyor, çok da mutluyuz, ekibimiz çok tatlı.” diye konuştu.
“Kadınlar neden halı saha maçı yapmıyor?” sorusuyla başladı
Platformun kuruluş sürecini aktaran Kaya, şunları söyledi:
“Geçen sene Türkiye Futbol Federasyonu’nda aday hakem olarak başlamıştım. Orada futbol oynarken aklımda, ‘Kadınlar neden halı saha maçı yapmıyor?’ gibi bir soru belirdi aklımda. Kendi arkadaşlarımı toplarken dedim ki, ‘Bunu dışarıya da yayalım.’ Sosyal medya aracılığıyla birçok kişiye yaydık ve onlar da bizimle iletişime geçti. Halı sahada buluşup maç yaptık. Böyle başladı aslında. Yani planlanmış değil, tamamen spontane, insanların bize ulaşmasıyla oldu.”
Birçok meslek grubundan kadının bir araya geldiği maçlara çocuklarıyla, eşiyle veya arkadaşlarıyla gelenler olduğunu belirten Kaya, “Bütün kadınlara açık olduğumuzu buradan duyurmak istiyoruz. Gelsinler, oynasınlar… Biz her türlü desteği vermeye hazırız, biz onları bekliyoruz.” dedi.
Hırsın olmadığı, kuralsız maçlar
Maçları kuralsız yaptıkları bilgisini de paylaşan Kaya, “Örneğin bir arkadaşınızla geldiniz, siz farklı takıma arkadaşınız da farklı takıma giriyor ki hırs da olmasın. Burada hırsı engelleyici birçok faktör var; maçı yöneten kişi de hırsı durmadan engellemeye ve eğlenmeye gelindiğini hatırlatmaya yönelik davranıyor. O yüzden tamamen eğlencesine, yenen-yenilen değil, güzel ve birlikte vakit geçirmeli maçlar. Temel odağımız burası.” değerlendirmesinde bulundu.
Kadınların eğlencenin tadını çıkarıp oyunu bırakmak istemediklerini gördükçe bu etkinlikte ısrarcı davrandıklarına işaret eden Kaya, birkaç maça gelen ve spor bilgisine, iletişim becerilerine inandıkları insanlarla daha sonra işbirliği yaptıklarını söyledi. Kaya bu kadınlardan bazı maçları yönetmesini talep ettiklerini ve böylece sirkülasyon sağladıklarını da anlattı.
Derya Kaya, biraz da önyargıları yıkmayı hedeflediklerini vurgulayarak, “Yani, ‘Kızlar futbol oynayamaz, erkekler voleybol oynayamaz.’ deniliyor. Sokakta erkek çocuklarının rahatlıkla futbol oynayabileceği bir alan varken kadın ve kız çocuklarının bu alanın birazcık daha gerisinde kaldığını fark ettik. O yüzden diyoruz ki herkes oynayabilir, sporun cinsiyeti yok, kadını yok, erkeği yok. Herkes istediği spor dalını yapabilir.” ifadelerini kullandı.
“Benim akşam halı saha maçım var” resti çekip gelen kadınlar var
Eşlerine, “Benim akşam halı saha maçım var.’ diyerek rest çeken ve o maça gece saat 23.00’te de olsa gelen kadınlarla tanıştıklarını kaydeden Kaya, “Buradan çıktıktan sonra bize geri dönüşler çok iyi. Sosyal medya aracılığıyla, ‘Çok güzeldi, eğlenceliydi.’ dedikleri zaman biz de motive oluyoruz, ‘İyi bir şeyler yapıyoruz’ diyoruz. Biz bu işe çok gönül verdik ve yaptığımız işe inanıyoruz da, güveniyoruz da.” dedi.
Kaya, maçı izlemeye gelen ailelerin saha kenarında video çektikleri, tezahüratta bulunduklarını ve organizasyonun aile içi ilişkilere olumlu anlamda etki ettiğini de şu sözlerle anlattı:
“Annenin rolü değişiyor burada. Çünkü anne de her şeyi yapabilen konumuna geliyor çocuğunun gözünden. Anne de futbol oynayabilir, evet baba da temizlik yapabilir. Bunun bir ayrım olmadığını çocuğa aslında burada kanıtlamış oluyoruz.”
]]>Kaya, ???????AK Parti İstanbul Kadın Kolları tarafından Cemile Sultan Korusu’nda düzenlenen “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” buluşmasında yaptığı konuşmada, bu yıl 8 Mart’ı çok buruk şekilde kutladıklarını, dünyanın bir yanında Filistinli kadınların ve annelerin büyük bir soykırıma maruz bırakıldığını söyledi.
Dünyanın adaletsiz şekilde bazı kadınların haklarını savunmadığını dile getiren Kaya, “Filistin’deki direnişçi, onurlu kadınların yanında olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve onun eşi var ve onun arkasında yürüyen bu partideki kadınlar var. Ben biliyorum ki hepinizin duaları, her türlü destekleri oradaki kadınların da özgürlüğüne kavuşması için. Çünkü ben de her gece mutlaka oradaki kadınlar için yatmadan dua ediyorum. Sizlerin de öyle olduğunuzu biliyorum.” diye konuştu.
Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1989’da kadın kollarını kurduğunda ona “Kadın kolları teşkilatına ne gerek var?” diyenler olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonuyla Ankara’daki bazı olumsuz sözlere rağmen kadın kolları teşkilatını İstanbul’da kurduğuna dikkati çeken Kaya, eşi Emine Erdoğan’ın da 40 kadın kurucudan biri olduğunu anlattı.
Kaya, o kadınların 1988’den 1994’e kadar İstanbul’da büyük bir çalışmaya imza attığını anlatarak, “Ev ev herkese o dönemin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve onun vizyonunu anlattılar. O kadınlar, 1994’te İstanbul’u çöp, çamur ve çukurdan kurtaracak ve Türkiye’yi bugünlere taşıyacak Recep Tayyip Erdoğan’ı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yaptı. Bizim siyasi hareketimizin temelinde kadınlarımız, onların çalışması ve onların özverisi var. AK Parti’nin kuruluşundan bugüne dek kadınlarımızın çok büyük emeği var.” ifadelerini kullandı.
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum ile eşinin de bu programa katıldığını ifade eden Kaya, kentin yaşadığı en büyük sorunun ulaşım ve kentsel dönüşüm olduğunu anlattı.
Kaya, “Bu sorunların hepsine çözüm üretecek bir başkan adayımız var. İstanbul çok şanslı. İstanbul inşallah bu şansını Murat Kurum’u belediye başkanı yaparak daha da arttıracak. Ben buna yürekten inanıyorum.” dedi.
“Kadın ve erkeğin adalet içinde toplumu birlikte inşa edeceğine inandık”
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir de “Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla programda yaptığı basın açıklamasında, emek veren, alın teri döken ve üreten tüm kadınların gününü kutladı.
Keşir, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘Kadınların bireysel özgürlüklerinden siyasi ve sosyal alandaki varlıklarına kadar her konuda gösterdikleri gayreti, bir lütuf veya imtiyaz değil, hak mücadelesi olarak gördük.’ sözleriyle de vurguladığı gibi, biz kadın ve erkeğin adalet içinde toplumu birlikte inşa edeceğine inandık.” diye konuştu.
AK Parti’nin kuruluşundan bugüne kadar temel insan haklarını göz önüne alıp kadınların hayatın tüm alanlarında karar alma mekanizmalarına katılımlarının artırılmasına yönelik pek çok düzenlemeyi hayata geçirdiğini dile getiren Keşir, 2004’de ilk defa Anayasa’nın 10. maddesine “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.” hükmünün eklendiğini bildirdi.
Keşir, 2010 yılında Anayasa’da yapılan düzenlemeyle kadın erkek fırsat eşitliğini daha da güçlendirdiklerine dikkati çekerek, “2013 yılında kamusal alanda kılık kıyafet özgürlüğünün getirilmesiyle kadınlar arasındaki ayrımcılığı tamamen ortadan kaldırdık. 7 Haziran 2015 tarihinde kadınlar seçme ve seçilme hakkını tam olarak kullanmaya başladı.” ifadelerini kullandı.
Eğitimin en önemli fırsat eşitliği aracı olduğunun altını çizen Keşir, şunları kaydetti:
“İş gücü piyasasına katılım, karar alma mekanizmalarına katılımın da anahtarıdır. Yasakların tarihe gömülmesiyle, 81 ilde açılan üniversitelerle, üniversiteye devam eden kız öğrenci sayısında büyük bir artış yaşandı. Kız öğrencilerin üniversiteleşme oranı iktidara geldiğimiz 2002 yılından bugüne yüzde 13.5’ten yüzde 51’lere ulaştı. Kamuda kadın istihdamı yüzde 40’ı aştı.”
Keşir, AK Parti hükümetleri döneminde kadınların iş hayatına katılımını teşvik eden hibe ve teşvikleri artırdıklarını sözlerine ekledi.
Programa, AK Parti İstanbul milletvekillerinin yanı sıra AK Parti İBB Başkan adayı Murat Kurum ve eşi Şengül Kurum ile partinin kadın kolları üyeleri katıldı.
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Akademi Üniversite Teknoloji Takımları Destekleme Programı (TEKNODEST) kapsamında elektrikli araçlar, 3D yazıcılar, insansız hava aracı, otonom araçlar ve robotik çalışmalar yürüten 62 takımdan oluşan 700 öğrenci, tasarladıkları ürünleri Kocaeli Kongre Merkezi’nde sergiledi.
Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan öğrenci takımları ile ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan lise ve ortaokul öğrenci takımlarının çalışmalarını inceleyen Kaya, gençlerin, Türkiye’nin geleceği, aydınlık yarınların teminatı olduğunu söyledi.
Başörtüsü nedeniyle yaşadığı sıkıntılara değinen Kaya, verdiği mücadeleyi anlatarak gençlere tavsiyelerde bulundu.
Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye’nin güçlü olması için mücadele verdiklerini vurgulayarak, “Her zaman sizin yanınızda, gençlerin ve kadınların önünü açmak için gecesini gündüzüne katan bir liderimiz, bir Cumhurbaşkanımız var.” dedi.
TEKNOFEST’in öneminden bahseden Kaya, gençlerin teknoloji alanında ülkesini dünyada birinci sıraya yükselteceğini, buna inandıklarını kaydetti.
Gençlerin Cumhuriyet tarihi boyunca demokrasinin, kalkınmanın, istiklal ve istikbalin yanında yer aldığına işaret eden Kaya, “20 yıldır verdiğimiz mücadelede yanımızda her zaman gençliğimiz oldu. En büyük güç ve moral kaynağımız gençlerimiz oldu. Sadece 15 Temmuz gecesi gençliğin yazdığı destan bile başlı başına bir efsane. O gece, o karanlık gecede gençlerimiz vatanını, milletini, istiklalini savunmak üzere en önde yer almıştı. Bu bir başarı hikayesi, şimdi bu gençliğimizi TEKNODEST Kocaeli’de görüyorum.” diye konuştu.
Kaya, Türkiye’nin kendi teknolojilerini geliştirmek, kendi savunma sanayisi ürünlerini tasarlayıp üretmek için yola çıktığında gençlere güvendiğini anlatarak, savunma sanayisinde hayata geçirilen projelerden bahsetti.
Türkiye Yüzyılı’na gençlerle ilerleyeceklerini dile getiren Kaya, “İnşallah sizler de bizim 2053, 2071 vizyonunu taşıyarak bu ülkeyi çok daha ileriye taşıyacaksınız. Her birinizi, ülkemizin teknoloji elçileri olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Gençlere tavsiyelerde bulunan Kaya, “Cumhurbaşkanımızla birlikte biz de onun yol arkadaşları olarak bu ülkenin, dünyada en güçlü ülkeler sıralamasında ilk 10’da yer alacağına inanıyoruz. Bunu sizlerle başaracağımıza inanıyoruz, bunu teknolojiyle başaracağımıza inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın son parçasını taktığı, öğrenciler tarafından geliştirilen rover uzay keşif aracı hareket ettirildi.
Programa, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysal Tipioğlu ve Sadettin Hülagü, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti MKYK Üyesi İlyas Şeker, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Murat Nuri Demirbaş ve öğrenciler katıldı.
“Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya, ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Gebze Sporcu Eğitim Merkezi’nde düzenlenen Anne Şehir Kadın Festivali’ne katıldı.
Kaya, marifetli eller atölyesi, çocuk oyun alanı, kutsal emanetler sergisi ve geri dönüşüm atölyesini ziyaret ederek, burada eğitim alan kadınlarla görüştü, fotoğraf çekildi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları’nın önemine değinen Kaya, kadınların bu kurslarda meslek edindiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda yaptığı çalışmalardan bahseden Kaya, sosyal belediyeciliğin önemini vurguladı.
“Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye.” diyen Kaya, kadınlar güçlü olduğunda, ailelerin, Türkiye’nin, çok daha güçlü olacağına inandıklarını kaydetti.
Kaya, yerel yönetimlerin kadınlara yönelik yapacağı çalışmaların kıymetli olduğunu dile getirerek, güçlü kadınların, ülkeye çok iyi yetişen evlatlar kazandıracağını ifade etti.
]]>Malta’nın Gzira kentinde 18 Ocak 2023’te arkadaşlarıyla doğum gününü kutladıktan sonra kaldırımda yürüdüğü sırada Fransa-Malta vatandaşı Camilleri’nin kullandığı aracın ezmesi neticesinde hayatını kaybeden Pelin Kaya’nın ölümüne ilişkin Malta’da açılan dava bugün sonuçlandı ve Camilleri suçlu bulunarak 40 yıl hapse mahkum edildi.
Valetta Adliyesi’ndeki karar duruşmasında aile üyeleriyle beraber hazır bulunan ve en başından beri hukuk mücadelesini sürdüren Pelin Kaya’nın ablası Derya Kaya, kararın açıklanmasının ardından AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Duruşmanın Maltaca yapıldığını bu nedenle çok fazla bir şey anlamalarının mümkün olmadığını belirten Kaya, duruşmayı Türkiye’nin Valetta Büyükelçiliğinin sağladığı tercüman vasıtasıyla takip ettiklerini anlattı.
Derya Kaya, “Kadın yargıçtı. Yargıcın yüzünden, ses tonundan anlayabildiğimiz şey bayağı öfkeli olduğuydu. Bütün süreci Maltaca okudu. Sonra da kendi yorumunu ekledi. Yargıç şunu söylemiş; ‘Bana kalsa bu davada verilecek ceza, ömür boyu hapistir. İtiraf ettiğin için yasalar, 40 yıl ceza vermeme izin veriyor. Dolayısıyla ben yapılan 37 yıllık anlaşmayı feshedip, 40 yıl ceza veriyorum.’ Üzerine de etrafa verdiği zarardan yaraladığı insanlardan vesaire cezaları da paraya çevirip, yanılmıyorsam 27 bin avro civarında tazminat çıkardı. Bunu ödeyemediği her süre için de hapis cezasına ilave yapılacağını söyledi.” ifadelerini kullandı.
Kaya, bu noktada hakimin itiraf anlaşmasına dayanarak savcılığın istediği 37 yılın üzerinde ceza vermesi sebebiyle savunma tarafının 2 haftalık bir itiraz süresinin olduğunu, itiraz edilirse davanın jürili aşamaya geçeceği bilgisini verdi.
Derya Kaya, avukatlarının da kendisinin de savunma tarafından bu karara bir itiraz geleceğini düşünmediğini söyledi.
Kararı nasıl karşıladıkları sorulan Derya Kaya, “İlk süreç tamamlandı. Adım adım ilerleyeceğiz.” dedi.
Kaya, bu dava için annesi, kız kardeşi, teyzeleri ve amcası da olmak üzere kalabalık geldiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Ben ilk süreci bu kadar hızlı kapattığım için, şu an doğru karar verdiğimi düşünüyorum. Çünkü bir kez daha yıkıldıklarını, başa döndüklerini gördüm. Annem, kardeşim, diğer aile üyeleri yıkıldı. O katili görmek kolay bir psikoloji değil. Herkesin kaldırabileceği bir durum değil. Çelik gibi sinirlere sahip olmak lazım. Bir kayıp yaşayan aile de ne yazık ki o kadar güçlü sinirlere sahip olamıyor. Ben bu süreci, bu anlaşmayı böyle sürükleyerek kapattığım için doğru karar verdiğime inanıyorum. Bir de alabileceği maksimum ceza 40 yıldı. Onu da aldık, itiraf ettirerek aldık en azından. Attığımız adımların doğru olduğunu düşünüyorum. Şimdi ikinci aşamaya geçeceğiz.”
İkinci aşamada atacakları adımların ne olduğu sorusuna da Derya Kaya, “İkinci aşama da tazminat aşaması. İtirafa ve bu karara dayanarak ayrı bir dava olacak. Bizim avukatlarımız açacak.” cevabını verdi.
Derya Kaya, aile üyeleri olarak dün Pelin’in hayatını kaybettiği noktayı ziyaret ettikleri bilgisini de paylaştı.
Pelin Kaya’nın hayatını kaybettiği olay
Malta’nın Gzira kentinde Testeferrata Caddesi’nde 18 Ocak 2023’te saat 01.00 sularında Jeremie Camilleri’nin kullandığı araç, bir restoranın önünde yürüyen Pelin Kaya’ya çarpmıştı.
Görgü tanıkları, Camilleri’nin, aracından inerek Kaya’ya taş attığını, yardım etmek isteyenlere de engel olduğunu aktarmıştı.
Malta polisi, saldırgan tavırlar sergileyen Camilleri’yi elektroşok tabancası yardımıyla gözaltına almıştı. Camilleri, çıkarıldığı mahkemede, “kasten öldürme” suçundan tutuklanmıştı.
Pelin Kaya’nın cenazesi 22 Ocak 2023’te İstanbul’da toprağa verilmişti.
Olay gününden beri tutuklu yargılanan ve suçunu hep inkar eden Jeremie Camilleri, bu yıl 5 Şubat’ta ifade değiştirerek Kaya’yı öldürdüğünü itiraf etmiş, hakkındaki tüm suçlamaları kabul etmişti. Bunun üzerine, savcılık ve savunma tarafı itiraf anlaşması üzerinde mutabık kalmış, Kaya ailesi de yargılamanın daha fazla uzamaması ve katilin bir an önce ceza alması için itiraz etmeyerek buna rıza göstermişti.
Abla Derya Kaya, Instagram’dan bu konuya dair yaptığı paylaşımda, “Kaya ailesinin bu trajedinin kaybedeni olduğunu ve Pelin’in bir daha geri dönmeyeceğini, acının hiçbir zaman dinmeyeceğini bilmenizi isterim. Katilin en ağır cezayı hak ettiğini düşünsek de adaleti bir an evvel sağlamak adına, sürecin zor ve yorucu doğasını göz önünde bulundurarak daha hızlı bir şekilde sonuca varılması için savcılık ofisi tarafından yapılan görüşmelerde tarafımıza danışıldığını ve bu görüşmelerde yer aldığımızı, itiraf anlaşmasının şartları konusunda anlaştığımızı teyit edebiliriz.” ifadelerini kullanmıştı.
Pelin Kaya’nın katili Camilleri, 5 Mart’taki davada 40 yıl hapse mahkum edilmişti.
]]>Fransa-Malta vatandaşı 34 yaşındaki Camilleri’nin, 18 Ocak 2023’te Pelin Kaya’yı kasten öldürmekten tutuklu yargılandığı davanın karar duruşması, bu sabah Valetta Adliyesi’nde yapıldı. Duruşmaya, Kaya ailesi de katıldı.
AA muhabirinin, Kaya ailesine hukuki danışmanlık sağlayan firma yetkililerinden edindiği bilgiye göre, karar duruşmasında Hakim Consuelo Herrera, Pelin Kaya’yı aracıyla ezen Camilleri’yi suçlu bularak 40 yıl hapse mahkum etti.
Savcılık makamı, savunma tarafının suçunu geçen ay kabul ederek itiraf anlaşmasına gitmesi sebebiyle Camilleri için 37 yıl hapis cezası talep ederken Hakim Herrera’nın ise Malta hukukuna göre bu durumlarda verebileceği en üst ceza olan 40 yıl hapis cezasına çarptırdığı öğrenildi.
Bu arada, Times of Malta gazetesinin haberine göre, Hakim Herrera’nın, sanık Camilleri’nin şiddete meyilli bir kişiliği olduğunu; daha önceki mahkumiyetlerden de ders almadığını belirterek “Sadece mağdurun üzerine aracı sürüp onu öldürmekle kalmadı, daha sonra ona taş attı. Etraftaki diğer kişilere de saldırdı. Bu toplumda bu, kabul edilemez. Bu davranışın en ağır şekilde kınanması gerekiyor. Mağdur kaldırımda yürürken öldürülmüştür.” dedi.
Haberde, duruşma sırasında hakimin, Camilleri’ye müebbet hapis cezası verme isteği de aktarıldı.
Ayrıca 5 bin avro para cezasına çarptırılan Camilleri’nin, 20 bin avro tutarındaki mahkeme masraflarını da karşılayacağı kaydedildi.
Pelin Kaya’nın hayatını kaybetmesi
Malta’nın Gzira kentinde Testeferrata Caddesi’nde 18 Ocak 2023’te saat 01.00 sularında Jeremie Camilleri’nin kullandığı araç, bir restoranın önünde yürüyen Pelin Kaya’ya çarpmıştı.
Görgü tanıkları, Camilleri’nin, aracından inerek Kaya’ya taş attığını, yardım etmek isteyenlere de engel olduğunu aktarmıştı.
Malta polisi, saldırgan tavırlar sergileyen Camilleri’yi elektro şok tabancası yardımıyla gözaltına almıştı. Camilleri, çıkarıldığı mahkemede, “kasten öldürme” suçundan tutuklanmıştı.
Pelin Kaya’nın cenazesi 22 Ocak 2023’te İstanbul’da toprağa verilmişti.
Olay gününden bu yana tutuklu yargılanan ve suçunu hep inkar eden Jeremie Camilleri, bu yıl 5 Şubat’ta ifade değiştirerek Kaya’yı öldürdüğünü itiraf etmiş, hakkındaki tüm suçlamaları kabul etmişti. Bunun üzerine, savcılık ve savunma tarafı itiraf anlaşması üzerinde mutabık kalmış, Kaya ailesi de yargılamanın daha fazla uzamaması ve katilin bir an önce ceza alması için itiraz etmeyerek buna rıza göstermişti.
Pelin Kaya’nın ablası Derya Kaya, Instagram’dan bu konuya dair yaptığı paylaşımda, “Kaya ailesinin bu trajedinin kaybedeni olduğunu ve Pelin’in bir daha geri dönmeyeceğini, acının hiçbir zaman dinmeyeceğini bilmenizi isterim. Katilin en ağır cezayı hak ettiğini düşünsek de adaleti bir an evvel sağlamak adına, sürecin zor ve yorucu doğasını göz önünde bulundurarak daha hızlı bir şekilde sonuca varılması için savcılık ofisi tarafından yapılan görüşmelerde tarafımıza danışıldığını ve bu görüşmelerde yer aldığımızı, itiraf anlaşmasının şartları konusunda anlaştığımızı teyit edebiliriz.” ifadelerini kullanmıştı.
]]>Türk siyasi tarihinde 28 Şubat 1997’de “Post modern darbe” olarak gerçekleşen darbede mağdur olan Şerife Kaya, darbenin 27’inci yıl dönümünde yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. O dönemde sağlık personeli olarak çalışırken mobbing uygulanan ve işi elinden alınan Kaya, yaşadıkları mağduriyetlerin yıllar sonra telafi edilmeye başlandığını belirtti.
Aynı zamanda 28 Şubat Gönülleri Platformu Başkanı olan Şerife Kaya, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde çalışan ve içlerinde kendisinin de bulunduğu 10 sağlık personeline, başörtülü çalışmaları sebebiyle soruşturma açılmasıyla birlikte mağdur olduğunu dile getirdi. Kaya, 11 yıllık devlet memuru olarak görev yaptığı esnada işten uzaklaştırıldığını söyleyerek, “28 Şubat döneminde ben sağlık alanında yetiştirilmiş ve memuriyetinin 11’inci yılında, en verimli dönemimdeyken başörtülü çalışmaya devam ettiğim için işten uzaklaştırıldım. Daha sonra sürgün gibi bir takım sıkıntılarımız oldu, aylıktan kesme gibi cezaları da aldım. Ayrıca 1988’in Haziran ayında Orman Fakültesine bir sürgün yapıldı” diye konuştu.
“Bize ‘başınızı açarsanız istediğiniz yerde çalışacaksınız’ dediler”
Kaya, 28 Şubat döneminde bir ikna odaları varlığından da söz ederek, “Aslında 28 Şubat döneminde Nur Sertel’in üniversite kazanan öğrenciler için oluşturulan özel bir mekanı vardı, ikna odaları diye. Ama aslında bulunduğunuz her yer bir ikna odasına dönüşebiliyordu. Orman fakültesinin o dönemdeki Dekanı bize şöyle bir ikna yoluna gitti, ‘çocuklar istediğiniz yerde istediğiniz imkanlarla istediğiniz şartlarda ve istediğiniz konumda çalışacaksınız, yeter ki başınıza açın’ diye bize böyle açık çek verdi. Bu okulların açılmasıyla birlikte bu defa Gökçeada’da Su Ürünleri Fakültesinin bir birimi vardı. Biz oraya sürüldük. Ondan sonra da yaklaşık 2 ay sonunda da ihraç kararımız geldi” ifadelerini kullandı.
“1 lira bulamadığım için dışarı çıkamadığım zamanlar oldu”
Kaya, yaşanan mağduriyetlerin sonucunda uzun yıllar işsiz ve parasız kaldıklarını söyleyerek, “13 yıl sürdü devlet memuriyetim. 13 yıl boyunca ayakları üzerinde duran eve ekmek parası götüren bir şahısken, birdenbire parasız pulsuz kaldım. O dönemler 1 milyon liraydı bir abonman bileti, bugünün parasıyla bir lirayı bulamadığım için dışarıya çıkamadığım çok zaman oldu. 8 yıl doğru düzgün işim olmadı. Çok farklı sektörlerde çalışmak zorunda kaldım.
“Rahşan Affı’ndan yararlanamadık”
Yaşanan mağduriyetlerin ardından haklarını savunmak için mahkemeye başvurup davalar açtıklarını da sözlerine ekleyen Kaya, “2000 yılında bir Rahşan affı çıkmıştı. Rahşan affından o dönem içerisinde terörle iltisaklı onlar tecavüzcüler, katiller herkes yararlandı. Fakat biz o genel aftan bizde yararlanıp kendi görev kurumumuza geri dönmek için başvuruda bulunduğumuzda, kurumumuz ‘siz af kapsamında değilsiniz’ dedi. Biz de Danıştay’a dava açtık. Danıştay tabi ki af kapsamında değildir demedi sonuçta devletin bir kurumuyuz, çelişecek. Ama başka bir hukuku ayaklar altına alan bir karar imza attı, ‘siz ah kapsamındasınız fakat idare takdir yetkisini kullanmıştır’ dedi” açıklamasında bulundu.
Kaya, bağlı oldukları idarenin takdir yetkisini 14 yıl sonra kullandığını söyleyerek, 2012 yılının aralık ayında işine yeniden kavuştuğunu dile getirdi. – ANKARA
]]>DTSO’dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Kaya, odalarının üye sayısının 31 Aralık 2023 tarihi itibariyle 22 bin 798 olduğunu bildirdi.
Meslek komiteleri ele alındığında Enerji, Altyapı ve İnşaat Taahhüt Meslek Komitesi’nin 3 bin 49 üye ve yüzde 13,37 oran ile ilk sırada yer aldığını belirten Kaya, şunları kaydetti:
“İmalat Meslek Komitesi 2 bin 309 üye ve yüzde 10,13 oran ile ikinci, Sağlık, İdari ve Destek Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi 2 bin 031 üye ve yüzde 8,91 oran ile üçüncü, Bilgi, İletişim, Turizm Otelcilik ve Diğer Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi 1994 üye ve yüzde 8,75 oran ile dördüncü ve Özel Amaçlı İnşaat, Yapı ve Projeler Meslek Komitesi 1959 üye ve yüzde 8,59 oran ile beşinci sırada yer almaktadır. özel amaçlı inşaat, enerji, altyapı ve inşaat taahhüt, inşaat malzemeleri satıcıları ve taş, toprak ve madene dayalı imalat sektörlerinin sayısına bakıldığında, üye toplam sayısının yüzde 34,40’lık kısmını oluşturmaktadır. Bu veriye baktığımız ilimizde inşaat sektörünün gelişerek büyüdüğünü göstermektedir.”
Kaya, 2020-2023 yılları arasında kayıt yapan üye sayısının odalarının toplam üye sayısının yüzde 39,86 olarak gerçekleştiğini aktararak, “Meslek komite üye sayısı baz alındığında oransal olarak en fazla kayıt gerçekleştiren meslek komiteleri, yüzde 57,38 ile otomotiv, motosiklet ve yedek parça satıcıları ilk sırada yer alıyor. Yüzde 51,85 ile gıda maddeleri satıcıları ikinci, yüzde 48,91 ile tarımsal ürünler ve ormancılık üçüncü, yüzde 47,25 ile imalat dördüncü ve yüzde 43,13 ile Bilgi, İletişim, Turizm Otelcilik ve Diğer Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi beşinci sırada yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.
Üye sayıları incelendiğinde bir önceki yıla oranla geçen yıl Tekstil, Konfeksiyon ve Deri Ürünleri Satıcıları Meslek Komitesinin yüzde 43,18 artış sağladığını dile getiren Kaya, Enerji, Altyapı ve İnşaat Taahhüt Meslek Komitesi yüzde 22,70, Özel Amaçlı İnşaat, Yapı ve Projeler Meslek Komitesi 18,63, İmalat Meslek Komitesi yüzde 15,63 ile Otomotiv, Motosiklet ve Yedek Parça Satıcıları Meslek Komitesi 4,69 artış sağlayan sektörler olarak öne çıktığını bildirdi.
Son 4 yıldaki şirket açılış oranları kent özel sektör dinamiğinin önemli bir göstergesi olmakla birlikte imalat sektöründeki sayının ilin sanayi gelişimi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Kaya, 2023’te tekstil satıcılarının en çok açılan şirket olması özellikle Tekstil OSB’nin yarattığı üretim ve bayilik bağlantısıyla doğru bir gelişmenin önemi olduğunu değerlendirdi.
Geçen yıl ve son 10 yılda kurulan ve kapanan şirket sayıları hakkında bilgi veren Kaya, şunları kaydetti:
“2023’te kurulan şirket sayısı 2 bin 137 olurken, 472 şirket kapanmıştır. 2014 itibari ile son 10 yıl verileri incelendiğinde Diyarbakır’da kurulan toplam şirket sayısı 13 bin 914 olurken, kapanan şirket sayısı 2 bin 322 ile açılan şirket sayısının yüzde 16,68’ine denk gelmektedir. Geçen yıl kapanan şirketin açılan şirkete oranı yüzde 22 olup son 10 yılın en yüksek seviyesine varmıştır. 2014 yılı itibari ile son 10 yıl verileri incelendiğinde Diyarbakır’da kurulan gerçek kişi işletme sayısı 2 bin 943 olurken kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı 2 bin 582 ile son 10 yıl içinde kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 87,73’üne denk gelmektedir. Geçen yıl kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı 183 olurken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı 475 olarak gerçekleşmiştir.”
]]>Gülten Kaya'nın açıklamasında "Aramızdan 24 yıl önce ayrılan ve iradesini bizlerin temsil ettiği sanatçı Ahmet Kaya hakkında yapıldığı iddiası bulunan, adına 'film' demekten hicap duyduğumuz, başta sanatçının kendisine ve tüm sevenlerine yapılmış bir saygısızlık olarak gördüğümüz bu ticari projeyi asla desteklemediğimizi kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Sevenlerini, sanatçının sesini ve herhangi bir eserini içerisinde barındırmayan ya da hayatına dair herhangi bir doğru bilgiyi kendileriyle buluşturamayacak olan bu 'kurmaca' kandırmacasına karşı dikkatli olmaları için uyarmak isteriz. Sanatçının itibarını ve değerlerini yok sayarak, yalnızca ismi üzerinden maddi kazanç sağlama gayretinde olan; fikrine, duygusuna, eserlerine, sevenlerine, ailesine, evlatlarına, ideallerine yüz çevirerek vahşi bir piyasa çarkının ve 'biyografik film' furyasının içine Ahmet Kaya'yı da zorla dahil etmek isteyen bu kişileri tanıyınız" dedi.
]]>Kaya, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde partisinin ilçe ve belde belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti olarak siyasetin merkezine insanı yerleştirdiklerini söyledi.
Siyasetin gönül işi olduğunu dile getiren Kaya, şöyle devam etti:
“31 Mart’taki seçimlere sayılı günler kaldı. Milletimizin niçin AK Parti’ye oy vermesi gerektiğini kapı kapı dolaşarak güzel bir üslupla anlatacağız. Bilecikli kardeşlerim zaten AK Parti’nin hizmet siyasetini tanıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kayıpları da en güzel onlar görüyorlar. Bilecik’te Allah’ın izniyle yeniden ‘AK Parti’yle yola devam’ diyoruz. AK Parti, yerel yönetimlerle kendini ispat etmiş bir siyasi harekettir. Cumhurbaşkanı’mız, İstanbul’u CHP’nin çürümüş zihniyetinden devralarak adeta bir ‘dünya şehri’ haline getirdi. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ortaya koyduğu vizyonla İstanbul, ‘dünyanın incisi’ bir şehir halinde AK Parti ile hizmetlere kavuştu. Vatandaşın gönlünde yer etmiş bir lideri de hiçbir güç yolundan alıkoyamadı. Bu samimiyet sonucunda da Türkiye onu bağrına bastı. Cumhurbaşkanı’mız tüm dünyanın en saygın gördüğü liderler arasına girdi.”
Kaya, AK Parti’nin hiçbir zaman milletinden ayrılmadığını, siyasette yer aldığı günden bu yana milletle yoldaşlık yaptığını vurguladı.
Bu yoldaşlıkta güzide şehirlerden Bilecik’in, ruhuna yakışır şekilde en güzel hizmetlere layık olduğunu, CHP’ye bırakılamayacağını kaydeden Kaya, “Bu zihniyetin iktidar olabilmesi ve yerel yönetimlerde millete hizmet edebilmesi mümkün değil. Artık yeniden ülkeyi bu eski ve köhnemiş zihniyetlere döndürmenin hiçbir şehrimize faydası yok. Biz AK Parti olarak ‘Türkiye Yüzyılı’ peşinde koşarken, kendi yıldızlarını parlatmaktan başka hiçbir gayesi olmayanlara milletimizin gerçekten bu yerel seçimde gereken cevabı en güzel şekilde sandıkta vereceğinden hiç şüphemiz yok. Hep birlikte CHP’nin halini görüyoruz. Herkes bir köşe başına yapışmanın derdinde. Şehirlerin geleceği umurlarında bile değil.” diye konuştu.
Kaya, düne kadar Millet İttifakı içinde olan partilerin artık birbirlerini görmediğini belirtti.
Bu partilerin adeta birbirlerini çiğnediğini ifade eden Kaya, “Kendi arkadaşlarına ve müttefiklerine bu şekilde hoyratça davrananların şehirlerimize ve orada yaşayan insanlarımıza şefkat gösterebilmesi mümkün mü? Biz ise siyaseti adeta ‘hayırda yarış’ olarak görüyoruz. Rakiplerimizle eser, hizmet ve icraat konusunda yarışmak istiyoruz. Açık konuşmak gerekirse, konu eser ve hizmet olduğunda üstümüze hiç kimseyi tanımıyoruz. AK Parti’li belediyelerin rakipleri yine AK Parti’li belediyeler.” değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir ve İl Başkanı Serkan Yıldırım ile Cumhur İttifakı’nın Bilecik Belediye Başkan adayı Mustafa Yaman da katılımcılara hitap etti.
Programda, Söğüt ilçesinde Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adayı Ferhat Durgut ile AK Parti’nin ilçelerde Bozüyük’teki adayı Hüsnü Ersoy, Gölpazarı’ndaki adayı Hayri Suer, İnhisar’daki adayı Nihal Arslan, Osmaneli’ndeki adayı Münür Şahin, Pazaryeri’ndeki adayı Zekiye Tekin, Yenipazar’daki adayı Güray Karamankaya tanıtıldı.
Beldelerde ise merkeze bağlı Bayırköy’de Burak Erberber’in, Vezirhan’da Kemal Gergin’in, Bozüyük ilçesi Dodurga beldesinde Selim Tuna’nın AK Parti’den belediye başkan adayı olduğu açıklandı.
]]>İddiaya göre, kimliği belirsiz kişiler, 19 Ocak akşamı araçla geldiği Ankara-Eskişehir yolunda köprü üstünde onlarca tavşanı yola bırakarak uzaklaşmış, yola dağılan tavşanları gören sürücüler, hayvan koruma derneklerine ihbarda bulunmuştu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, tavşanları kurtarmak için günlerce sürdürdükleri operasyon sonucu, 32 tavşanı kurtarmış, 3 tavşanı da bölgede ölü bulmuştu.
Belli aralıklarla kurtarma operasyonu yapmaya devam eden hayvanseverler, geçtiğimiz günlerde 4 tavşanı daha kurtardı.
Kurtarılan tavşanlar için çözüm arayan hayvanseverler, İzmir’de bir çiftliğin yardım elini uzatmasıyla sağlıklarına kavuşan tavşanları kısırlaştırarak yolculuğa hazırladı.
Tavşanlar pet nakil aracıyla yaşamlarının geri kalanını sürdürecekleri farklı türden hayvanların bulunduğu çiftliğe gönderildi.
PATİKARA Hayvan Koruma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği kurucu üyesi Mahir Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ihbar üzerine harekete geçerek, tavşanları kurtarmak için operasyon düzenlediklerini söyledi.
Kaya, Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği, Diren Tekir Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği ve Ankara Pet Taksi’nin destekleriyle 5 gece aralıklarla yapılan operasyon sonucu 36 tavşanın kurtarıldığını, tedaviye alınan tavşanlarının sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti.
Hayvanseverlerin ve gönüllülerin desteğine ihtiyaç duyduklarını belirten Kaya, “Göndereceğimiz yer tavşanlara iyi bakacaklarını söyledi, tavşanlarımız yola çıktı.” dedi.
Hamile olan tavşanın klinikte doğum yaptığını aktaran Kaya, 4 yavrunun erken doğumdan kaynaklı, 2 yavru tavşanın da birkaç gün sonra hayatını kaybettiğini söyledi.
Henüz ilgili kurumlar tarafından tutanak tutulmadığını ifade eden Kaya, yasal sürecin başlatılabilmesi için kurumlardan yazı istediklerini aktardı.
“Kürk ticaretinden, yasa dışı üretimden şüpheleniyoruz”
Kaya, tavşanların kimler tarafından bırakıldığına ilişkin şunları söyledi:
“Tecrübe ettiğimiz şey şu, tavşanların bırakıldığı noktaya birkaç kilometre uzaklıkta jandarma çevirme noktası var. Muhtemelen yasa dışı yollarla Ankara’ya girmek isteyen birilerinin gözcü aracı jandarmaya takılınca, nakil aracı da tavşanları o noktaya saldı. Bölgeyi bilen biri olsa tavşanların güvenliği için onları köy içlerine doğru götürürdü. Kürk ticaretinden, yasa dışı üretimden şüpheleniyoruz. Dernekler olarak yaşatmaya, mücadeleye devam edeceğiz.”
Kaya, 36 tavşanın İzmir’de kurtarılan hayvanların bulunduğu Haybap Ferdinand Hayvanlara ve Doğaya Ahbap Derneğinin çiftliğinde yaşamlarını sürdüreceklerini belirtti.
Tavşanların İzmir’e naklini sağlayan Ankara Pet Taksi ekibinden Kadir Çevik de bölgeye tavşan atıldığı ihbarı üzerine hemen alana giderek tavşanları kurtarmaya başladıklarını anlattı.
“Tavşanlar çiftlikte farklı hayvanlarla yaşayacak”
Bölgeye gittiğinde her yerde tavşanların olduğunu, bazılarının da hayatını kaybettiğini gördüğünü belirten Çevik, kurtarma çalışmalarında büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.
Çevik, “Teslim edeceğimiz çiftlikte umarım güzel hayatları olur. Çiftliğin çok özverili çalıştığını biliyoruz, orada her türden, farklı olaylardan kurtarılan hayvanlar var. Çiftlikte deve, inek, tavşan, papağan, deprem sonrası kurtarılan hayvanlar var. Biz burada olayın yüzde 50’sini yaptıysak kalan yüzde 50’sini de çiftlik yapacak. Tavşanları yolculuğa uygun şekilde araçta konumlandırdık, yolculuğumuz uzun sürecek.” diye konuştu.
]]>Erciyes Teknopark’ta 2017 yılında kurulan şirket, 2 bin metrekarelik alanda savunma sanayisine yerli batarya üreterek, yurt içi ve yurt dışına satış yapıyor.
TÜBİTAK 1512 Girişimcilik Destek Programı ile kurulan şirket, 2019 yılında TÜBİTAK 1507 KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı, 2020’de ERA NET SES Avrupa Desteği, 2021’de KOSGEB AR-GE, ÜR-GE ve İnovasyon Destek Programı, 2022’de KOSGEB AR-GE, ÜR-GE ve İnovasyon Destek Programı desteği aldı.
2023 yılında TÜBİTAK 1507 KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı’ndan yeniden yararlanan şirketin aynı yıl Eurogia Avrupa Desteği başvurusu da onaylandı.
Batron Enerji AŞ kurucu ortağı elektronik mühendisi Yusuf Kaya, AA muhabirine, şahsi ve kurumsal olarak 45 yatırımcılarının bulunduğunu, yurt içinde ve yurt dışında ortaklarıyla ürünler geliştirdiklerini söyledi.
Önemli savunma sanayi şirketlerinin tedarikçisi konumunda bulunduklarını belirten Kaya, şöyle konuştu:
“Hem sivil hem savunma sanayi sektöründe çalışıyoruz. Özellikle zorlu şartlarda çalışacak bataryalar yapıyoruz. Hem savunma sanayisi hem tekne sektöründe zorlu şartlar var. Biz burada jammer (sinyal kesici), elektrikli ve zırhlı paletli araçlara, bomba imha robotlarına, mayın tarama robotlarına ve dronlara batarya üretiyoruz. Güneş ve rüzgar enerjisi depolama sistemleri, yani yenilenebilir enerji kaynakları için enerji depolama sistemleri üretiyoruz. Aslında burada önemli olan içindeki bütün elektronik sistemleri kendimiz tasarlıyoruz. Burada hiçbir alt malzemeyi ve bataryanın kendisini hazır almıyoruz. Biz üretici ve tasarımcıyız. Bunların hepsini kendi bünyemizde geliştirip tasarlıyoruz. Yazılımlarını da kendimiz geliştiriyoruz. Biz burada yüzde 100 yerli üretim yapıyoruz, bataryalar ve enerji depolama sistemleri geliştiriyoruz. Bunların hepsi savunma sanayisi ve sivil sektörde kullanılıyor. Bunların yurt içi ve yurt dışına satışlarını yapıyoruz.”
Ürünleri ABD, İtalya, Hollanda ve Romanya’da kullanılıyor
Aldıkları hibe desteğinin 2,8 milyon liralık bir rakama ulaştığını, 10 milyon liralık Eurogia Avrupa Desteği başvurusunun da onaylandığını ifade eden Kaya, yapılan yatırımlarla şirketin AR-GE tarafını güçlendirdiklerini, ABD, İtalya, Hollanda ve Romanya’da ürünlerinin kullanıldığını belirtti.
Kaya, savunma sanayisinde paylarını arttırmak için çalıştıklarını belirterek, geliştirdikleri ürünlerin tamamının askeri alanda duyulan ihtiyacı karşıladığını dile getirdi.
Yurt dışı pazarında daha fazla etkin olmayı hedeflediklerine dikkati çeken Kaya, “Belli bir aşamaya gelerek, bir ciro elde ettik. Personel olarak da günden güne büyüyoruz. Bizim amacımız bunu yurt içinde bırakmamak, özellikle Amerika ve Avrupa’da ofisler açarak, oralarda hem fiziki hem de ürün olarak bulunmaktır. Amacımız aslında ülkemizde belli bir noktaya geldikten sonra daha çok ihracat yapıp yurt dışında büyümek. Savunma sanayisinde ciddi bir tedarikçiyiz. Kayseri’den hem başka şehirlere hem de yurt dışına satış yapıyoruz.” dedi.
Erciyes Teknopark’ta 2017’de 18 metrekarelik alanda faaliyete başladıklarını belirten Kaya, “Birkaç ofis kiralayarak, bunları büyüttük. Şu anda Erciyes Teknopark’ta bir ofisimiz var. İki tesiste faaliyet gösteriyoruz, Teknoparkta bir AR-GE ekibimiz çalışıyor, 2 bin metrekarelik fabrikamızda üretim yapıyoruz. Burada 15 kişilik ekibimiz çalışıyor.” ifadelerini kullandı.
]]>