Bir dizi ziyaret ve program için Denizli’ye gelen Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Genel Sekreteri Özgür Akdoğan ve sektör temsilcileriyle birlikte Çardak OSB, Denizli OSB, Denizli Model Fabrika, Denizli Makine İhtisas OSB’yi gezerek, incelemelerde bulundu.
Daha sonra Denizli Sanayi Odası’na geçen Bakan Yardımcısı İnan ve beraberindeki bürokratlar, önce Başkan Kasapoğlu’nu makamında ziyaret etti ve ardından DSO ev sahipliğinde M. Feridun Alpat Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve sanayicileri bir araya getiren toplantıya katıldı. Toplantıda Bakan Yardımcısı İnan ile birlikte Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Bakanlık yetkilileri, bürokratlar ve sanayici iş insanları hazır bulundu.
Toplantısının açılış konuşmasını gerçekleştiren DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, gün boyu süren ziyaretlerde, Denizli sanayisinin potansiyelini yerinde inceleme fırsatı bulduklarını belirterek, “Çardak’tan bu toplantıya katılım sağlayıncaya kadar, Denizli’yi, Denizli sanayisini, sorunlarını ve beklentilerini konuştuk, taleplerimizi aktardık.” dedi.
Başkan Kasapoğlu, Denizli sanayisinin geleceğinin nasıl kurgulanacağı ile ilgili görüşlerin ele alınması adına bu toplantıların önemli olduğunu belirterek, sayısının artırılması gerektiğinin altını çizdi.
“Denizli sanayicisi kendini ihmal edilmiş hissediyor”
Denizli sanayicisinin Ankara tarafından kendini yıllardır ihmal edilmiş olarak gördüğünü ifade eden Kasapoğlu, “Şehrin enerjisini, arkadaşlarımızın enerjisini gördünüz. Herkes bir şeyler yapmaya hevesli ve gayretli. Sanayinin verimliliğini artırmaya çalışıyoruz. Oda olarak yapılması gereken ne varsa elimizden geldiğince çaba gösteriyoruz. Ancak uygulanan politikalar sonrasında geldiğimiz durum da hepimizin malumu. Kaynaklar artık eskisi gibi değil. Biz Denizli sanayicisi olarak geçmişten alacaklı olduğumuzu düşünüyoruz ve bundan sonra Denizli’ye verilecek desteklerde daha toleranslı davranılmasını talep ediyoruz. Çünkü yapmamız gereken çok iş var, projelerimiz ve hedeflerimiz var. Bu noktada sizlerin desteği bizler için çok önemli.” diye konuştu.
“Sanayici düşük kur ve enflasyon arasına sikişmiş durumda”
Sanayicinin son dönemde yaşadığı mali sorunları dile getiren Başkan Kasapoğlu, “Bugün Denizli’yi ve Denizli sanayicisini aşan sıkıntılı bir pozisyonun içindeyiz. Sanayicimiz uygulanan kur politikası ile yüksek enflasyon arasına sıkışmış durumda. Sanayicimiz üretmekte zorlanıyor. Bu faiz oranlarıyla, bu düşük kur seviyesiyle, ihraç etmekte zorlanıyoruz.” diye konuştu.
Sanayicinin yüksek kur talep eden pozisyonda olmadığını, kurun rekabet edilebilir noktada olması gerektiğini, öncelikli sorunun enflasyonun düşürülmesi olduğunu ifade eden Kasapoğlu, “Bizim amacımız kur yükseltmek değil. Yüksek kur olsun istemiyoruz. ya kuru yükseltin ya da üretim maliyetlerimizi düşürün diyoruz. Çünkü rekabet edemiyoruz, mücadele edemiyoruz. Şehrimizde ürettiğimiz makine, Türkiye’de İtalya ve Almanya’dan pahalı. Türk üreticisini biz bu şekilde nasıl ayakta tutacağız? Üretim gücümüzü nasıl koruyacağız? Ülkemizin refahı için sadece kur, enflasyon, faiz denkleminde mi yürüyeceğiz?” diye sordu.
Denizli sanayisinin ikinci ve üçüncü kuşak temsilcileri olarak zor bir dönemden geçtiklerini belirten Kasapoğlu, “Ne bizden önceki kuşak ne ondan önceki kuşak böyle bir dönem yaşamadı. Bunun içinden çıkılması için bize göre Türk ekonomisinin, yönetimin hazine ve maliye odaklı olmaktan çıkıp, üretim ve sanayi odaklı politikalar üretir hale gelmesi gerekiyor. Çünkü bu denklemde, bu sıkışıklıkta sanayicinin nefes alması mümkün değil. Yatırım sermayesini, makine sermayesini bir kenara bırakalım, sanayicimiz işletme sermayelerimizin faizini karşılayacak parayı dahi kazanamıyor.” şeklinde konuştu.
“Sanayi Bakanlığı’nın bize önderlik etmesini talep ediyoruz”
Sanayi Bakanlığı’ndan sanayicilere önderlik etmesini, korumasını ve haklarını en üst mercilerde savunmasını talep ettiklerini belirten Başkan Kasapoğlu, “Bir ülkenin refahı ancak üretim ile mümkün. ve bu üretimi sağlayacak güç sanayiciler. Biz sanayicilere destek vermenizi bekliyoruz. Çıkan her yeni kanun maalesef hep sanayicinin aleyhine işliyor. Uzun bir dönemdir sanayici konuttaki elektrik ve doğalgaz fiyatının 2 katına elektrik kullanıyor. Türkiye tarihinde hiç böyle bir dönem olmamıştı. Bu şartlarda sanayiciliği ve üreticiliği bizden sonraki kuşaklara aktaramayız. Sizden istirhamımız, bu konular konuşulduğunda, lütfen sanayicinin yaşadığı bu sıkıntıları, bu dertleri diğer kurumlara ve bakanlıklara da aktarın” ifadelerine yer verdi.
“Konkordato talep eden firma sayısında artış var”
Konkordato ile ilgili yaşanan sıkıntıları da konuşmasında dile getiren Kasapoğlu, “Konkordato talep eden firmalarımızın sayısı hızlı bir şekilde artıyor. Türkiye, 2023 yılındaki konkordato talebini, 2024 yılının Mayıs ayında yakaladı. Yaşadığımız bu sorunlar firmalarımızı dayanamaz hale getirmiş durumda. Ancak bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Çünkü birçok firmada da konkordato kurallarının suistimal edildiğini, sağlam firmaların da konkordato alan firmalar yüzünden sıkıntıya girebileceklerini tahmin ediyoruz. Bu konu ile ilgili çözümlerin hızlı bir şekilde üretilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Katılım sağlayan herkese teşekkürlerini sunan ve toplantının verimli geçmesini dileyen Başkan Kasapoğlu, “Ülkenin yaşadığı sıkıntının, içine girdiği dönemin farkındayız. Bu sürecin geçici olmasını diliyoruz. Artık Türkiye’nin kur, enflasyon ve yüksek faiz politikasından bir an evvel çıkıp; üretim odaklı, ihracat odaklı, istihdam odaklı politikalar geliştirmesini temenni ediyoruz.” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
İnan: “Ülkemiz sanayicileriyle hep durur duymuşumdur”
Toplantıda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ise Denizli’nin önemli üretim şehirlerinden biri olduğunu belirterek, yıllardan süzülüp gelen tecrübelerin Denizli’yi üretimde önemli merkezlerden biri haline getirdiğini kaydetti. Gün boyu Denizli’nin enerjisini hissettiği çok verimli ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, “Ülkemizin sanayicileriyle hep gurur duymuşumdur. Ülkenin gerçek kahramanlarının sanayiciler olduğunu düşünürüm. Bu duyguyu, Denizli’de de güçlü bir şekilde hissettim. Bu kuvvetli ruh hem Denizli’yi hem de ülkemizi geleceğe taşıyacaktır” dedi.
Denizli ile ilgili bir anısını da salondakilerle paylaşan İnan, çocukluk yıllarında babası ile birlikte Konya’dan Denizli’nin Çivril ilçesine geldiklerini, burada Çivrilli ustadan alışveriş yaptıklarını anlattı. Bu yüzden Denizli’nin iş yapış şeklini, işine verdiği değeri çok iyi bildiğini belirten İnan, Denizli’nin yaptığı ürünlerin dünyanın 200 ülkesinde karşılık bulduğunu söyledi. İnan, “Şu anda ülkemizin geldiği durumu, birkaç açıdan değerlendirmek lazım. Rekabet ettiğimiz ülkelerle aynı seviyeye gelebilmek için çalışıyoruz. Burada altyapı çalışmalarına önem vermemiz gerekiyor. Bu kabuğu çatlatıp, sanayi alanlarındaki altyapımız ve bu alanların yollarla, demiryollarıyla, limanlarla entegrasyonuna özel çalışmamız gerekiyor. Bir taraftan insan kaynağı ile ilgili yaşadığımız sıkıntılar var. Diğer taraftan yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümü konuşuyoruz. Bu konuda rekabetçi olabilmek için markalar inşa etmemiz gerekiyor. Ayrıca, teknoloji dönüşümünün getirdiği yükleri de sırtlanmış durumdayız. Elbette çok öncü firmalarımız ve ürünlerimiz var. Ama bunların sayısını çoğaltıp, kurumlarımızın kapasitesini genişletip, konsolidasyonlarla, dünyada daha çok ses getirecek, daha büyük kurumlar inşa etmenin de yollarını bulmamız gerekiyor. Bu çok zorlu bir iş. Başkanımız bahsetti, bir türbülanstan geçiyoruz. Özellikle pandemi sonrası dünyada birçok çalkalanma oldu. Ülkemizin kendine özel şartlarında başka türbülanslar da yaşadık. Şu an bir nefes tutma döneminden geçiyoruz. Ama ben bu sorunları aşacağımıza inanıyorum. Önümüzdeki dönemde de yaptığımız işleri en iyi şekilde ortaya koyarak ilerleyeceğiz. Dünya sanayi üretiminde ses getiren bir dönüşümü gerçekleştirerek, İzmir ve Antalya Limanlarının da bulunduğu bu bölgede, başarıyı yakalamak istiyoruz.” diye konuştu.
Sanayiciler sorun ve taleplerini iletti
Konuşmaların ardından toplantı, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu’nun moderatörlüğünü gerçekleştirdiği divan düzeni ile devam etti. Sanayiciler istihdam, sanayiciye yönelik farklı konulardaki teşvikler, mesleki eğitim, işgücü ve OSB’lerin işleyişine dair soru ve sorunlarını dile getirdi, yanıt aldı. Bakan Yardımcısı İnan, belirtilen sorunların takipçisi olacağını belirterek, destek sözü verdi.
Toplantının sonunda Bakan Yardımcısı İnan, kent sanayisi için yürüttüğü özverili çalışmalar nedeniyle DSO Başkanı Selim Kasapoğlu’na Teşekkür Belgesi takdiminde bulundu. Kasapoğlu ise Bakan Yardımcısı İnan’a günün anısına cam işleme sanatıyla şekillendirilen Çeşm-i Bülbül ve Sanayinin Kadim Şehri Denizli kitabını takdim etti. Bakan Yardımcısı İnan, DSO ziyaretinde Denizli Sanayi Odası Şeref Defterini de imzaladı. – DENİZLİ
]]>Ak Parti İzmir İl Başkanlığında yapılan değerlendirme toplantısında basın mensuplarına açıklama yapan Kasapoğlu, “İzmir için güzel hedeflerimiz vardı, gerçek belediyecilikle tanıştırmak adına hayallerimiz vardı. Hayallerimizde ısrarcıyız, hayallerimizin peşinden yürüyeceğiz. Ben bu vesileyle seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve ilçe belediye başkanlarını, meclis üyelerini tebrik ediyorum. Biz hep milletimizin menfaatinin yanında olacağız. Belediyelerde bize düşen ne varsa, İzmir’le ilgili her daim onu gerçekleştirmenin peşinde olacağız. Birlikte hareket edeceğiz. Teşkilatımız her zamanki gibi heyecanla İzmir hayallerinin peşinde. Biz refleksleri güçlü olan bir hareketiz, bu süreçlerdeki mesajları okuyarak yolumuza devam edeceğiz. İzmir’deki yaşam kalitesinin daha yukarıda olması için hayallerimizin peşinden koşmaya devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.
“Milletimizin iradesinden başka irade tanımadık”
Konuşmasında yerel seçimlere de değinen Kasapoğlu, “Türkiye demokrasisini ve gücünü, milli iradeye saygısı her seçim tazeleyen ve yukarı taşıyan bir ülke. Bunu geçtiğimiz yıl nasıl yaşadıysak 31 Mart’ta da yaşadık. Halkımız sandıklara koştu ve milletimiz ne dediyse başımızın tacı oldu. Milletimizin iradesinden başka irade tanımadık ve tanımayacağız. Bundan sonra demokratik olgunluğumuzu daha da yukarı taşıyacağız. Seçim tablosunda demokratik olgunluk ve şölen var. Bu şölende de büyük emekler var” diye konuştu.
“Ekilen tohumların meyve verdiğine şahit olacağız”
“Küresel anlamdaki sorunların ekonomik anlamdaki ektilerini hissediyoruz” diyen Kasapoğlu, şunları kaydetti:
“Fakat yine bunları birlikte aşacağız. Bunları aşmak için çalışıldığının kimsenin şüphesi olmasın. Milletimizi daha müreffeh, daha mutlu kılmak adına adımlarımızı büyüterek yolumuza devam edeceğiz. Biz milletimizin mesajını hep kıymetli gördük, asla küçümseyenlerden olmadık. Seçimlerde ölülere oy kullandırıldı, halkı simitle kömürle kandırdınız dediler, bahane ürettiler. Biz asla milletimizin iradesini bahaneler ile örtme peşinde olmadık. Önümüzde 4 yıl var, Türkiye yüzyılı sürecimizin başındayız. Göreceksiniz çok kısa zamanda ekilen tohumların meyve verdiğine şahit olacağız. Bizim anlayışımızda hiçbir zaman ümitsizlik yok.”
“Sorunları birlikte aşacağız”
Hem büyükşehir belediyesinin hem de ilçe belediyesinin güvenli binalar olmak üzere deprem gerçeğiyle ilgili ciddi çalışmalar yapması gerektiğinin altını çizen Kasapoğlu, “Hem büyükşehir belediyesine hem ilçelere, İzmir’in yaşam kalitesiyle, çevreyle, trafikle, sosyal belediyecilikle ilgili; İzmir’in gençliğine, kadınlarına, çocuklarına dair çok ama çok ciddi faydalar ortaya koymak gerekiyor. Demokrasimiz güçlüyse, demokrasimiz oturduysa, milletin sesi, milletin iradesi hür şekilde çıkıyorsa, milletin sözünün, kararının üstünde bir karar tanınmıyorsa, hayatın her alanlarında engelleri aşarsınız. Yaşadığımız sorunlar vardır. Özellikle küresel anlamda ekonomik sorunlarımız bizleri etkiledi. Bunları hissediyoruz ama bunları birlikte aşacağız” cümlelerine yer verdi.
Gazze’deki saldırıyı kınadı
Gençlerin en büyük yol arkadaşlarının olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Bizim anlayışımızda ümitsizlik yok. Gayretle yolumuza devam edeceğiz. İzmir’e dair hayallerimiz, İzmir’in bir şeylerine dair hayallerdir. Çünkü biz milletimize hizmet ederek, milletimizi mutlu kılarak, heyecanla enerji alan bir hareketiz. Gençlerle hep birlikte olduk. Kimi zaman hararetli tartışmalarla bize yaklaşan gençler oldu. Kimi zaman bize teşekkür eden gençlerimizle oturduk. Pandemi ve afet süreçlerinde çok farklı gençlerle tanıştık. Tüm gençlerimizle gurur duyduğumuzu söyledik. Bizler bu ülkenin en büyük potansiyeli olan gençlerimizin farkında olduk ve farkında olmaya devam edeceğiz. Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde soykırım yaşanıyor. Bu soykırımı bir kez daha kınıyorum” şeklinde konuştu.
Açıklamaların ardından basın mensuplarının yönelttiği soruları yanıtlayan Kasapoğlu, ‘AK Parti’den devralınan belediyelerde ‘borçlara dair pankartların asılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna, “Yönetici olduysanız hiçbir mazeretin arkasına sığınamazsınız. Yönetici olmak sorun çözmek demektir. 1994 yılında Cumhurbaşkanımız İstanbul’a seçildiğinde nasıl bir finansal durumu ve şehir devraldığını biliyorsunuz. Başarmak için hiçbir mazeret tanımıyoruz. Sorunların üstüne giderek aşılmalı. Enkaz edebiyatı sonuç vermez” yanıtını verdi.
Karşıyaka Stadı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Kasapoğlu, “Karşıyaka’da Mimarlar Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi mahkemeye gittiler ve inşaat durdu. Sonra tekrar başladı. Samimiyet ile başladık samimiyet ile bitirdik. Fakat Karşıyaka’da engellemeler bizi başarıya ulaştırmadı. Cemil Bey ile Karşıyaka’dayken görüştük. Bize ‘devredin Tunç Bey ile yapacağız’ dedi. Protokolleri gönderdik cevap yok. Cemil Bey ile tekrardan görüşeceğiz. Biz her zaman katkıdan yanayız. Devir noktasında hazırız, en hızlı şekilde gerçekleştiririz” diye konuştu.
Kasapoğlu konuşmasının devamında, oynadığı son maçta Süper Lig’e çıkmayı garantileyen Göztepe’yi ve İyi Parti Genel Başkanı olarak seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik etti.
“Ceketimi koysam kazanırım mantığında süreç yaşadık”
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da “Halkın bize verdiği mesajların doğru anlaşılması adına kararlar aşamasındayız. 2024 yerel seçimleri Türkiye’de, İzmir’imizde kazanan mı kaybeden mi ayrımı yapmaktansa, İzmir’in kazanmasını arzu ederdik. Ceketimi koyarsam kazanırım mantığının hakim olduğu bir süreci yaşadık. Her ilçe belediye başkan adayımız ve Hamza Dağ, İzmir’le ilgili ciddi projeler ortaya koyarken, hiçbir proje ortaya koymayanlara 28 ilçede çok az farklarla biz 10 ilçede az oylarla kaybettik. Bu süreçte farkındalığın ortaya çıkacağına inanıyoruz” ifadelerini vurguladı.
CHP için; ‘Sorunları Ankara’da çözmek isterlerse olumlu bakıyoruz’ yanıtı
Sözlerine devam eden Saygılı, şunları da ekledi:
“Pandemi, global ekonomik kriz, Ukrayna – Rusya Savaşı ve bölgedeki huzursuzluk, hem ülkemizi hem dünyayı ekonomik anlamda olumsuz etkiledi. Üstüne bir de 11 ilimizde yaşadığımız depremi yaşayan ülkemiz seçim atmosferine girdi. Bunlar kolay değildi. Bunları dizi gibi görüp unutacak insanlar değiliz. Biz 2001 krizini de gördük. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın önderliğinde bu sürecin yara almadan görüldüğünü de görüyoruz. Önümüzde çözülmesi gereken problemler var ama el birliğiyle çözeceğiz. CHP’nin 28 belediyeyi kazanmış olması, ortaya koyacakları bir mücadeleyi gerektiriyor. İzmir’in sorunlarını Ankara’da çözmek isterlerse olumlu bakıyoruz.” – İZMİR
]]>İlçede yaşayan, bir süre önce Mimarlar Odası Konya Şubesi tarafından meslekte 50’inci yılını doldurmasından dolayı teşekkür plaketi verilen mimar Sabit Kasapoğlu’nun evinin bir odası aile fertleri ile çok az kişinin bildiği birçok ilginç ve sıra dışı koleksiyonları barındırıyor. Çocuklarına ve aile fertlerine ait ne varsa küçük yaşlarından itibaren hatıra olarak biriktiren ve saklayan Kasapoğlu’nun koleksiyonları arasında en ilginçleri olan evlatlarına ait “Çocuklarımdan bir parça” diyerek biriktirdiği diş çıkarttığı dönemden kalan dişler ile diş filmleri de yer alıyor.
“Çocuklarımla ilgili ne varsa biriktirdim”
Sabit Kasapoğlu, 4 çocuğunun olduğunu ve çocuklarının çıkardığı dişleri de sakladığını ifade etti. Hepsini ayrı kutularda sakladığını ifade eden Kasapoğlu, çocuklarının göbek bağlarını da sakladığını söyledi. Kasapoğlu, geçmişte oğlunun uzattığı saçları da sakladığını belirtirken, ayrıca, annesinin evlenmeden önceki kızlık dönemine ait saçlarını da muhafaza ettiğini ifade etti. Kasapoğlu, uzun yıllar önce bir yakınının boğazına kaçan ve yaptığı müdahale sonrası çıkardığı balık kılçığını bile atmayıp o günlerden hatıra olarak sakladığını kaydetti. Koleksiyonunda pul, eski para, çocuklarına ait ne varsa her türlü eşya ve malzeme, oyuncaklar, kıyafetler, eski eşyalar, aile fertlerine ait saçlar, eski nüfus cüzdanları, eski kap kacaklar, devrin aydınlatmalarının da yer aldığını anlatan Kasapoğlu, odasına sığmayan evin depo ve ardiye bölümlerinde de farklı birçok malzemeyi bulundurduğunu belirtti. Kasapoğlu, “Çocuklarımla ilgili neler varsa biriktirdim. İlk giydikleri ayakkabılar, dişleri, bana ait değeri olan her şey, kullandığım aletler, pense, tornavida. Bana lazım olabilecek her şeyim var biriktirdiklerim arasında. Günümüzde de ihtiyaç olursa yeri geldi mi bunları hala kullanıyorum. Günümüzde kullanmadığım şeyler ise kazma ve balta diyebilirim” dedi.
“Sakladıklarımızın hepsi de bizim için çok değerli”
İlginç ve sıra dışı koleksiyon hikayesi hakkında bilgiler veren Kasapoğlu, uzun yıllardan beri kendisine göre değer verdiği her şeyi atmayıp biriktirdiğini aktardı. Çocuklarının 4 veya 5 yaşlarında dişlerinin çıkmasının ardından bu hevesin kendisinde başladığını anlatan Kasapoğlu, bu koleksiyonların muhafazası için de evinin bir odasını özel olarak ayırdığını kaydetti. Koleksiyonuyla ilgili olarak, “Bende yok yok” diyen Sabit Kasapoğlu, “En değerli şeylerimin iyi kötü hepsi burada. Aşağıda depolar, ardiyeler var. Oralarda da var, buraya sığmayan. Beyşehir’in 6 veya 7 tane sokak çeşmesi vardı eskiden, benim çocukluğumda. Bir tanesi bende muhafaza oluyor. Biraz kırığı döküğü var ama saklıyorum. Neden saklıyorum? Bu konuya gelince; benim için bunlara paha biçilmez. Başkaları için ne ifade eder, takdir onların. Kimseyi zorlayamam, burada kitaplar var, oyuncaklar var, halı üzerine yapılan bir Atatürk’ümüz var, ilk Atatürk, bir bende değil birçok yerde de vardır muhakkak ama bende de var. Bu malzemeler içinde tarihlerini tam bilemediğim burada saat, takvim, yuvarlak bakır kaplar var. Devrin aydınlatma aletleri, sefer tasları, çay semaveri var, yok yok diyebiliriz. Eski telefonlar var. Bizim evde kıymet verdiğimiz hiçbir şey atılmaz, saklıyoruz, sadece çöpleri atıyoruz. Sakladıklarımızın hepsi de bizim için çok değerli şeyler” şeklinde konuştu.
Kasapoğlu, koleksiyon olarak biriktirip sakladığı malzemelerinin yer aldığı odanın herkesin görebileceği bir alan olmadığını ama evine misafir olarak gelenlerden arzu edenler olursa kendilerine gösterdiğini de vurgulayarak, “Meraklıları az çok bilirim gelenlerden, onlara az çok gösteririm. Arzu edene gösteririm ama arzu eden çok fazla değil. Benden sonraki neslime bir hatıra olsun diye bunları biriktiriyor ve saklıyorum. Ayrıca, çocuklarımın yanı sıra eşime ait özel hatıralarım da var bu odada” diye konuştu. – KONYA
]]>Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yarın gerçekleşecek olan 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde değerlendirmelerde bulundu. Son günlerde gündeme gelen Karşıyaka Stadyumu ile ilgili de açıklamalarda bulunan Kasapoğlu, “Kısa bir sürede, 20 yılda 40’tan fazla stadyum inşa eden başka bir ülke yoktur. Türkiye artık çok modern stadyumlara sahip. Dünyanın en modern, en yeni stadyumları Türkiye’de. Bu statlardan ikisi nerede? İzmir’de. Göztepe Stadyumu ve Alsancak Stadyumu. Biz İzmir stadyum projelerimizde özellikle yolun başında 3 stadyumla yola çıktık. Göztepe Stadyumu, Karşıyaka Stadyumu ve Alsancak Stadyumu ve üçünün temelini de birlikte attık. Ben bizzat Karşıyaka Stadyumu’nun temel atma törenine katıldım. Türkiye’de her zaman üretimin, gelişimin önünde engel olan bir zihniyet yine aynı şekilde Karşıyaka Stadyumu’nu maalesef ne yaptı? Engelledi. Hem Büyükşehir Belediyesi hem diğer kurumlar, kuruluşlar mahkemelere açtıkları davalarla ne yaptılar? Bu süreci akamete uğrattılar. Orada stadyumun temelleri var ama stadyum bu engellemeler vesilesiyle tamamlanamadı” dedi.
“İzmir’i gerçek belediyecilik anlayışıyla tanıştıracağız”
İzmir’i uzun zamandır hasret kaldığı gerçek belediyecilik anlayışıyla tanıştırmak istediklerini ifade eden Kasapoğlu, “Vatandaşlarımız 31 Mart’taki tercihleriyle hem ilçelerde hem de büyükşehirde çok güçlü bir destek verecek. İzmir’i hizmet siyasetiyle, İzmir’i eser anlayışıyla buluşturma noktasından yeni bir adım atacağız. Tabii bizim belediyelik anlayışımızda ideolojik yaklaşım yok, ötekileştirmek yok, ayrıştırmak yok. Herkesi hizmete layık gören bir anlayış var. O yüzden inanıyorum ki 31 Mart İzmir için, İzmirliler için hem Büyükşehir’de Hamza Dağ Başkanımızla hem de tüm ilçelerde Cumhur İttifakımızın birbirinden kıymetli adaylarıyla yeni bir dönem olacak. Bu yeni dönemi yine İzmirlerin içerisinde bulunduğu bir yönetim anlayışıyla, ortak akılla hep birlikte ne yapacağız, inşa edeceğiz” dedi.
“Spor devrimi yaptık”
Türkiye olarak bir spor devrimi gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kasapoğlu, “Bu spor devriminin çok ama çok farklı birleşenleri var. Bu birleşenlerden biri nedir? Bizim tesis altyapımızdır. Binlerce tesis inşa ettik. Futboluyla, basketboluyla, voleyboluyla, cimnastiğiyle, atletizmiyle, yüzmesiyle, okçuluğuyla, güreşiyle her alanda herkese hitap eden devasa bir altyapı. Bunları çok kısa bir sürede gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“Karşıyaka Stadyumu’nu yapmak bizlere nasip olacak”
Karşıyaka’ya Stadyum yapmak kararlı olduklarını ifade eden Kasapoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Elbette Karşıyaka Stadyumu’nu da bitirmeye, bu anlamda Karşıyaka gibi güzide bir kulübümüze, taraftarıyla, camiasıyla, tüm kadrolarıyla çok özel bir camiamıza stadyum kazandırma noktasında kararlıyız. İnanıyorum ki onu yapmak da bizlere nasip olacak. Biz yaptığımız eserlerle gurur duyuyoruz. Yaptığımız eserleri elbette ileriye taşıma noktasında, ihtiyaç olan noktalarda, yenilerini inşa etme noktasında da kararlıyız.” – İZMİR
]]>Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yaklaşan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesi yaptığı açıklamada, belediyecilik hizmetlerine olan beklentilerin bir değişim ve gelişim içerisinde olduğunu söyledi. Kasapoğlu, “Belediyeler, şehirlerin sahip olduğu özel ihtiyaçları anlama ve karşılama görevini üstlenirler. Altyapı hizmetlerinden kültürel etkinliklere, ulaştırma hizmetlerinden eğitim desteklerine, çevre korumasından sosyal yardımlara kadar geniş bir alan, belediyelerin sorumlulukları arasındadır. Ekonomik kalkınma, iş imkanlarının artırılması, çevresel sürdürülebilirlik gibi konularda da belediyelerin politika ve uygulamaları kritik öneme sahiptir. Ayrıca, kentsel planlama ve çevre koruma politikalarıyla şehirlerin sürdürülebilir bir şekilde gelişmesine katkıda bulunur. Bu sayede, belediyeler sadece yerel toplulukların değil, aynı zamanda ülkenin genel kalkınmasına da direkt olarak etki eder” dedi.
“1994 yılı belediyecilik anlamında dönüşüm için bir milat olma özelliği taşır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmet verdiği yıldan itibaren belediyecilik anlayışının değiştiğine değinen Kasapoğlu, “Hiç şüphesiz ki kurulduğu 2002 yılından bu yana AK Parti; hem yerel yönetimler, hem de ulusal hükümet politikalarında, ülkemizin onlarca yıldır mesafe kat edemediği, eksikliğini hissettiği, çözüm üretemediği başlıklarda eşsiz icraatları bir bir hayata geçirmiştir. AK Parti’nin kuruluş kodlarında ve Türkiye’yi dönüştüren yol haritasının temelinde ise yerel yönetimlere verilen ehemmiyet yer almaktadır. 1994 yılı bu dönüşüm için bir milat olma özelliği taşımaktadır. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak halkımıza hizmet etmeye başladığı o yıl itibariyle yeni bir belediyecilik paradigması inşa edilmiştir” ifadelerini kullandı.
“Yukarıdan Aşağıya Siyaset’ anlayışı, yerini ‘Aşağıdan Yukarıya Siyaset’ anlayışına bıraktı”
Kasapoğlu yaşanan değişiklikleri şu sözlerle ifade etti: “Bu paradigma ile halkın yönetimde etkinliği artmış ve ülkemizde uzun yıllardır uygulanan ‘Yukarıdan Aşağıya Siyaset’ anlayışı, tabanın genele istikamet çizdiği, halkın kendisinin genel politikalara yön verdiği ‘Aşağıdan Yukarıya Siyaset’ anlayışına doğru evrilmiştir. İşte bu anlayış 2002 yılında yine Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vücut bulan AK Partimizin DNA’sı haline gelmiştir. Sonraki süreçlerde Cumhurbaşkanımıza atfedilen ‘Sessiz yığınların sesi’, ‘Kimsesizlerin kimsesi’ gibi tanımlamaların kökü yine bu anlayıştır. AK Parti belediyecilikte standartları ortaya koymuş ve tüm Türkiye için belediyecilik kıstaslarını belirlemiştir. AK Parti hikayesinin temeli, belediyecilikte ortaya konan bu dönüşümün ta kendisidir”
“Artık belediyecilik güven sağlamaktır, imkan oluşturmaktır”
AK Parti’li Kasapoğlu, “hizmet belediyeciliği” olarak tanımladığı yerel yönetim anlayışlarıyla ilgili değerlendirmede bulunarak, “Altyapı, imar ve planlama, sosyal konut ve kentsel dönüşüm, ulaşım, afet ve kriz yönetimi gibi temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra, yenilikçi ve sürdürülebilir projelere de ayrı ayrı önem verilmektedir. Bu çerçevede, şehirlerin fiziksel ve sosyal altyapısı güçlendirilirken, aynı zamanda kültürel ve çevresel değerleri koruma altına alma hedeflenmektedir. Artık belediyecilik; temizlik, peyzaj ya da asfalt atmanın çok daha ötesinde bir mahiyet taşımaktadır. Temel belediyecilik hizmetleri 21. yüzyılın gerçeklerini ve beklentileri karşılamaya yetmemektedir. Çünkü dönüşen dünyada belediyecilik de dönüşmüş ve insanların farklı alanlarda ihtiyaçları ortaya çıkmıştır. Artık belediyecilik güven sağlamaktır. Belediyecilik imkan oluşturmaktır. Belediyecilik üretim, sanayi, turizm gibi şehre katma değer sağlayacak, şehirleri kalkındıracak hamleler gerçekleştirmektir. Belediyecilik, verimlilikte, teknolojide, dijitalleşmede, kültür ve sanatta öncü olmaktır. Belediyecilik artık, hayatın her alanına temas etmek zorunda olan bir kavramdır ve insana dokunmak, fayda üretmek için proaktif ve etkin olmak mecburiyetindedir” ifadelerini kullandı.
“Diğer siyasi partiler ülkemizi etraflıca analiz edemiyor”
Rakip partilerle ilgili de analizlerini paylaşan Dr. Kasapoğlu, “Siyasi tecrübesiyle, engin vizyonuyla ve ileri düzey belediyecilik prensipleriyle AK Parti, az önce ifade ettiğimiz köşe taşlarını esas alarak, 2024 Yerel Seçimlerine son derece hassasiyetle ve ciddiyetle hazırlanmıştır. Diğer siyasi partilerin, ülkemizin mevcut durumunu, toplumsal gerçekleri, ülkemizin yarınını veya ihtiyaçlarını partimiz kadar etraflıca analiz edemediği ve dolayısıyla açıkladıkları beyannamelerinin yerel siyasetten ve ihtiyaçlardan kopuk olduğu açıkça görülmektedir. Diğer siyasi partiler kalkınmayı tüm boyutlarıyla destekleyen bir bakış açısından uzaklardır. AK Parti ise imza attığı belediyecilikte paradigma değişimini en ince detaylarına kadar temsil etmeye ve onu geliştirmeye devam etmektedir. Geride kalan 30 yılda elde edilen birikim, ülkemizin gelecek 100 yılına ışık tutmayı sürdürecektir” dedi. – İSTANBUL
]]>Dr. Kasapoğlu sabah saatlerinde önce Ak Parti Gaziemir Belediye Başkan adayı Deniz Doğan ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gaziemir Genç Ofis’i ziyaret etti. Ziyaret sırasında kendisini karşılayan şampiyon sporcular ve sanatsever gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu gençlerle uzun bir sohbet gerçekleştirdi. Bölgenin spor ve sanat altyapısı ile ilgili bilgi ve talepleri alan Kasapoğlu “Gaziemir’de gençlerin öğrenmek istedikleri spor ve sanat branşlarına erişimlerini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapacağız. Belediye Başkan adayımız yanımda, onun bu alanda özellikle spora erişim konusunda çok güzel ve sürdürülebilir projeleri var. Umuyorum ki 31 Mart’tan sonra Gaziemir gençliğini bambaşka umutlar, bambaşka hedefler bekliyor olacak” dedi.
Genç Ofis ziyaretinin ardından Ak Parti Teşkilat Mensupları, STK Temsilcileri ve Muhtarlar ile Buluşma programına geçen Kasapoğlu burada bulunan katılımcılara yaptığı konuşmada; “Gaziemir yerel yönetim anlamında hizmete susamış ilçelerimizden biri. 31 Mart’ta hem Büyükşehir’in hem de İzmir’in tüm ilçelerinin Cumhur İttifakımızın hizmet anlayışıyla, yönetişim anlayışıyla, tüm halkla birlikte, hizmete olan ihtiyaçlarını gidereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Tirelilerin talepleri önceliğimiz”
Gaziemir programından sonra Tire’ye geçen Kasapoğlu, önce Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı ile birlikte Tire Esnaf ve Sanatkarlar Odasında oda üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada; “Tire İzmir için önemli ilçelerden biri. Tire üretken ve çalışkan bir ilçe.. Sizler burada üreten insanlar olarak çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Hükümet olarak İzmir’in tüm ilçelerinde olduğu gibi Tire’de de birçok yatırımımız var. Ancak sizlerin talepleri de bizim önceliklerimiz arasında. Bu güzel ilçenin üretkenliğine katma değer sağlayacak her projeyi desteklemek bizim boynumuzun borcu” diye konuştu. Toplantı’nın ardından Tire Urgancılar çarşı ve Tire Süt Kooperatifini ziyaret eden Kasapoğlu, yetkililerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
“İzmir ve Selçuk’un kayıp yıllarını telafi edeceğiz”
Dr. Mehmet Kasapoğlu günün son programında Selçuk’ta Seçim koordinasyon merkezi açılışı ve Belediye Başkan adayı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı’na katıldı. Lansman sırasında sahneye çıkan Dr. Kasapoğlu Selçuk halkına hitaben bir konuşma yaptı. Kasapoğlu konuşmasında; “Bu güzel ilçemizin aydınlık yarınları için bir aradayız. Elbette yürüyecek daha çok yolumuz, sabahlayacak daha çok gecemiz var. Her şey bu ülke için, bu millet için İzmir ve Selçuk için” dedi. “Selçuk’tan rekortmenler şampiyonlar, bilim ve sanat insanları yetiştirmek için her şeyi yapacağız. Tüm imkanlarımız ülkemiz, milletimiz, İzmir ve Selçuk için seferber. Kimsenin şüphesi olmasın. 22 yıllık iktidarımızdaki altyapı, sağlık yatırımları, gençlik, spor alanındaki devasa hizmetlerimiz ve yerel yönetim anlayışımız hizmet odaklı siyasetimizin en büyük göstergesi” dedi. Konuşmasının devamında “Ayrılmadan, ayrıştırmadan kucaklayarak, kuşatarak hizmet edeceğiz bu ülkeye. Bakın Selçuk ilçemizin 5 yılı kayıp. Bu güzel ilçe için sizler için bu kayıp yılları telafi etmemiz lazım. 1 Nisan sabahından başlayarak bu kaybı hızlıca telafi edebilmek, üzerine koyarak ilerlemek için çalışacağız. Tıpkı İzmir gibi. 25 yıllık bir kayıp dönem var İzmir’de. Çamurla, çukurla kirlilikle geçen yıllar. Kendileri hizmet üretemediği gibi merkezi hükumet tarafından yapılan yatırımları bile engellemeye çalıştılar. Soruyorum size; nasıl bir zihniyet bir hastane yatırımını engellemeye çalışır? Nasıl bir mantık, nasıl bir acziyet nasıl bir garabettir bu. Mantıktan izandan yoksun bu basiretsiz yönetim anlayışının İzmir’e kaybettirdiği yılları geri getirmek için bize çok çalışmak, el ele vermek, kol kola girmek düşüyor. İşte biz bu birliği bu gönüldaşlığı göstermek için buradayız, 31 Mart’ın müjdesini Selçuk’lu hemşehrilerimize vermek için buradayız” ifadelerine yer verdi.
Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından program, Dr. Dahi Zeynel Bakıcı’nın proje lansmanı ile sona erdi. – İZMİR
]]>