Kararları – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 22 Mar 2024 01:15:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aziz Yıldırım: Şike suçlamaları spekülatif bir yalandır https://www.haber60.com.tr/aziz-yildirim-sike-suclamalari-spekulatif-bir-yalandir/ https://www.haber60.com.tr/aziz-yildirim-sike-suclamalari-spekulatif-bir-yalandir/#respond Fri, 22 Mar 2024 01:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21961 Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım, şike suçlamaları ile ilgili söylemlerin spekülatif bir yalan olduğunu belirterek, “Fenerbahçe’ye parmak sallayanların büyük bölümü FETÖ mensuplarının tutulduğu cezaevi koğuşlarında bugün hayatlarını sürdürmektedirler” dedi.

Fenerbahçe eski başkanı Aziz Yıldırım, dün düzenlenen Trabzonspor Divan Kurulu toplantısının ardından yazılı bir açıklama yaptı. 2010-2011 sezonu şampiyonluğu ile ilgili konuşan Yıldırım, “Trabzonlu siyasetçiler temsil ettikleri partinin ismi ne olursa olsun kendilerini destekleyen kitleleri yanıltıyor, toplumsal kutuplaşmaya sebep olup, çatışma ortamı oluşturuyor. Söz konusu siyasetçilerin; ‘2010-2011 Şampiyonluk kupası kimde biliyoruz’ şeklindeki hedefi açık söylemleri de ‘Bir gün hukuk tecelli ettiğinde kupa müzemize gelecek’ söylemleri de açıkça geniş kitlelere söylenen büyük bir yalandır. 2010-2011 şampiyonluk kupasının Trabzonspor’a verilmesine yönelik TFF Yönetim Kurulu’na yapılan başvuru önce TFF Yönetim Kurulu, ardından da TFF Tahkim Kurulu tarafından reddedilmiştir. Bu karara karşı AİHM’e yapılan başvuru da reddedilmiştir. Aynı konuda UEFA’ya yapılan başvuru UEFA, ardından CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. FIFA’ya yapılan başvuru FIFA, ardından CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Bu şekilde 2010-2011 şampiyonunun Fenerbahçe Spor Kulübü olduğu futbolu düzenleyen ulusal ve uluslararası kuruluşların kararları ve bu kararlara karşı yapılan hukuki başvuruları reddeden CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi Kararları ile de kesinleşmiştir. 2010-2011 şampiyonluk kupasını bir yerlerde aramak da hukuki başvuru yolları ile geri alınabileceğini beklemek de boşa vakit kaybıdır. İster oy elde etmek için, ister başka bir amaçla bu yalanlar ile kitleleri oylamak da kandırmak da ahlaksızlıktır. 2010-2011 şampiyonluk kupası sonsuza dek müzemizde olacaktır ve ziyarete açıktır” ifadelerini kullandı.

“Fenerbahçe bağlılarından hiç kimse UEFA’dan bir disiplin cezası almamıştır”

Aziz Yıldırım, şike suçlamaları ile ilgili söylemlerin spekülatif bir yalan olduğunu belirterek, “UEFA’nın Disipline ilişkin vermiş olduğu, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi tarafından onanan kararlara karşı olağan bir yargı yolu bulunmadığından, sonrasında ise ulusal mahkemelerce verilen beraat kararları 11 yıl sonra kesinleştiğinden bir müracaatta bulunulamamıştır. Bu konuyu ağzına pelesenk edenler de bu imkansızlığı çok iyi bilmektedir. Ancak kamuoyundan ısrarla saklanan gerçek ise Fenerbahçe Spor Kulübü’nün hakkında UEFA tarafından verilen disiplin kararlarının TFF’nin yönetsel kararlarına dayandırıldığıdır. Bu husus UEFA’nın yargı süreçlerinde sunduğu yazılı deliller ile sabittir. Bunun içindir ki Fenerbahçe Spor Kulübü, UEFA tarafından verilen disiplin kararlarının mali sonuçlarının tazmini talebi ile TFF aleyhine dava açmıştır. Açılan bu davada verilecek karar ile UEFA tarafından TFF yönetsel kararlarına dayandırılan disiplin uygulamalarının haksızlığı yargı kararı ile ortaya çıkacaktır. Döneminin TFF yönetiminin FETÖ’cü unsurları tarafından Fenerbahçe’nin UEFA’dan disiplin cezası alması sağlanmış olup, Türk Yargısı bunun kurumsal sorumluluğu hakkında bir karar verecektir. Bu itibarla ‘Fenerbahçe, UEFA’dan ceza aldı, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi bu kararı onayladı. Fenerbahçe bu karara karşı bir şey yapamadı’ şeklindeki söylemler, halen sürmekte olan davalar karşısında içi boş, tamamen spekülatif bir yalandır. Fenerbahçe, bağlılarından hiçbiri sözde şike suçlamaları ile ilgili olarak UEFA’dan bir disiplin cezası almamıştır. TFF tarafından verilen disiplin cezaları ise AİHM’nin Ekşioğlu&Mosturoğlu kararı ile kaldırılmıştır. Netice olarak, söz konusu sürece ilişkin Fenerbahçe bağlılarından hiç kimse disiplin cezası almamıştır” diye konuştu.

“Kulübümüzü savunan bizler asla bu konuda susmayacağız”

Aziz Yıldırım açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Sözde şike süreci sonunda Fenerbahçe bağlılarının tamamı toplamda iki kez beraat etmiş ve beraat kararları Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Fenerbahçe bağlılarının beraat kararları ile süreç içerisinde yargılanan Trabzonspor bağlılarının beraat kararları CMK’nın aynı maddesine dayanmaktadır ve aralarında fark bulunmamaktadır. Aradaki tek fark Trabzonspor bağlılarının FETÖ terör örgütünün hakim olduğu mahkemeden ‘himmet’ karşılığı (bu hususu mahkeme kararı ile sabittir) beraat etmiş olduğudur. 3 Temmuz şike sürecinin FETÖ kumpası olduğu, FETÖ Çatı Davası Gerekçeli Kararı, Ergenekon Davası Gerekçeli Kararı, kumpasın faili emniyet mensupları hakkında verilen Gerekçeli Mahkeme Kararı ve Kumpas faili yargı mensupları hakkında hazırlanan iddianame ile sabittir. Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı başta Anayasa olmak üzere ilgili yasa düzenlemelerinin gereğidir. Bu açıklamalar ışığında FETÖ Kumpası olduğu yargı kararı ile sabit, sözde şike davasında verilen mahkeme kararından hala medet umanlar, cumhuriyetin mahkemelerinin Fenerbahçe ve bağlılarıyla ilgili vermiş olduğu kararları görmezden gelenler FETÖ Terör Örgütü mensuplarını ve eylemlerini yani suçu ve suçluyu övdüklerini bilmelidir. Bunların gittiği yol kendilerinden önce gidenlerin gittikleri gibi doğru bir yol değildir. Yalan söyledikleri kitle de söz konusu siyasetçilerin çobanlık yaptığı bir sürü değildir. Bilinmelidir ki yabancı istihbarat örgütlerinin kullanışlı aparatı olan, FETÖ’nün amacı; ülkemizde, Anayasal Düzeni Değiştirmek ve kendi düşüncesini ülke yönetiminde hakim kılmaktır. FETÖ’nün baş yapıtı olan 3 Temmuz Kumpası’nın amacı da toplumun büyük kesimlerini karşı karşıya getirmek, çatıştırmak, bu yolla onarılmaz fay hatları oluşturmaktadır. Bugün de bu örgütün kalan artıklarının ve renklendirilmiş kriptolarının amacı benzerdir. Sportif rekabet uğrunda bu konuda söylenen bilinçsiz açıklamalar sadece FETÖ’nün değirmenine su taşımaktadır. FETÖ’den maddi manevi büyük zararlar görmüş, FETÖ’ye karşı mücadeleye bayraktarlık ve öncülük yapmış camiamızı FETÖ üzerinden karalamak ahmaklıktır. FETÖ’den yarar gören, sportif rekabette avantaj elde edenler edebi ile susmalı, bizi zorla konuşturmamalıdır. Bugün Trabzon’da yaşanan olaylar üzerinden Fenerbahçe ve Trabzonspor camialarını çatıştırmak için benzer şekilde provokatif eylem ve söylemlerde bulunan, parmak sallayıp, büyük camiaları tehdit edenlerin de amacı ve nihai hedefi de aynıdır. FETÖ Kumpası üzerinden bugüne kadar camiamıza yapılan saldırılara hukuk yolu ile mahkemelerde cevabımızı verdik. FETÖ artıklarına ve kripto mensuplarına ihtarımızdır: Sessizliğimiz ve suskunluğumuz toplumsal barışın korunması, 3 Temmuz Kumpasının toplum üzerinde oluşturduğu tahribatın etkilerini gidermeye yöneliktir. Ortaya atılan her iddiaya, söylenen her söze bir cevabımız vardır ve gerekli gördüğümüz her durumda gerekli cevabı da vereceğiz. Bizi tasfiye ettiğini, bu şekilde sesimizi kısabileceğini hayal edenler bilmelidir ki Silivri zindanında haykıran, hayatları pahasına haklılıklarını ve kulübümüzü savunan bizler asla bu konuda susmayacağız.”

“Gerçekler reddedilmez bir şekilde ortadadır”

Gerçeklerin reddedilmez bir şekilde ortada olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Ortaya çıkmayan gerçeklerin de bir gün ortaya çıkma huyu vardır. Fenerbahçe’ye FETÖ’nün baş yapıtı olan şike kumpası üzerinden parmak sallayanlar bilmelidir ki kendilerinden önce Fenerbahçe’ye parmak sallayanların büyük bölümü FETÖ mensuplarının tutulduğu cezaevi koğuşlarında bugün hayatlarını sürdürmektedirler. Bir bölümü ise vatansız olarak firardadır. Fenerbahçe’ye parmak sallayan, FETÖ Kumpasından medet uman, şike kumpasına sarılan siyasiler bilmelidir ki 15 Temmuz’da milletin kananına giren, kendisine millet adına emanet edilen silahları milletine ve onun temsilcisi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanına çevirenlerle aynı yola girmişlerdir. Özellikle Ahmet Metin Genç’e söylemek isteriz ki, yok sayıp görmezden geldiği Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin kararları kendisi için yeterli gelmiyorsa, Ankara Beştepe’de, Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde Sayın Cumhurbaşkanı’nın çalışma masası üzerinde duran, ’15 Temmuz’a Giden Yol’ başlıklı raporu, T.C. İç İşleri Bakanlığı’nda Sayın Bakanın çalışma masası üzerinde duran raporları okuyarak bir fikir sahibi olabilir” açıklamasında bulundu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/aziz-yildirim-sike-suclamalari-spekulatif-bir-yalandir/feed/ 0
Yeni Yıl Kararlarını Gerçekleştirmenin Yolları https://www.haber60.com.tr/yeni-yil-kararlarini-gerceklestirmenin-yollari/ https://www.haber60.com.tr/yeni-yil-kararlarini-gerceklestirmenin-yollari/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:18:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1992 Kilo ver, daha çok spor yap, sigarayı bırak, yeni bir dil öğren – aldığımız ve gerçekleştiremediğimiz yeni yıl kararlarının listesini hızlıca yapmamız mümkün.

Peki ya bu kararları gerçekleştirmek belli yolları izleyerek mümkünse?

BBC hangi yeni yıl kararlarını gerçekleştirmeye daha fazla meyilli olduğumuzu araştırdı.

Hangi yeni yıl kararlarını alacağınızı size söyleyemeyiz ama bu kararlara nasıl sadık kalacağınızla ilgili araştırmalara bakabiliriz.

İnsanların yeni kazanç elde etmektense kayıplarını karşılamaya daha yatkın olduklarına ilişkin kanıtlar var.

Örneğin, kaybettiğiniz şeylere dayalı bir kararlar listesi oluşturmak, bu eski bir hobi ya da formda olma hali de olabilir; yeni bir kabiliyet ya da görünüş edinmek üzere yola çıkmaktan daha etkili olabilir.

Bu, başarılı kararlara geldiğimizde diğer bir can alıcı tavsiyeyi de destekliyor: Gerçekçi olmalılar.

Diğer insanları dahil etmek

Warwick Üniversitesi’nden felsefe profesörü Doktor John Michael, kararlar alma ve gerçekleştirmedeki sosyal etkenleri inceliyor.

Doktor Michael, eğer kararalarımızın diğer insanlar için önemli olduğunu ya da başarısızlığa uğrarsak başkalarının iyiliğinin tehlikede olacağını görürsek, onları gerçekleştirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Bu, bir derse arkadaşınızla katılmaya söz vermeniz olabilir. Eğer dersin ücretini önceden öderseniz etkisi daha fazla bile olabilir. Birinin bir şeye zaman ve para harcadığını bilirsek, sözlerimizi tuttuğumuzu görmemiz daha mümkün.

Doktor Michael şu an, bir başkasının kaybını engellemeye, kendimizinkini engellemekten daha yatkın olduğumuz teorisini test ediyor.

İlk bulgular gösteriyor ki, başkaları da bir işin içine girdiğinde insanlar sıkıcı ya da zor bir görevi yerine getirmeye daha istekliler.

Belirli adımlar

İtibar da güçlü bir motivasyon aracı. Kararlarınızı başkalarıyla paylaşmak, onları gerçekleştiremezseniz insanların sizin hakkınızda kötü düşüneceği korkusuyla, onları gerçekleştirmenize yarayabilir.

Oxford Üniversitesi’nden Profesör Neil Levy, “Güvenilmez bir insan olarak ün kazanmak istemeyiz. Bu yüzden planlarımızı ilan etmek motive edici olabilir. Hatta bahse girmek daha da motive edici olabilir” diyor.

“Kararları detaylandırmak önemli” diye ekliyor.

Profesör Levy’ye göre, “Salı öğlenleri ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demek, “Spor salonuna daha fazla gideceğim” demekten daha etkili olabilir.

Ayrıca, niyetlerinizi belli adımlarla somutlaştırmanızı öneriyor.

Eğer yeni bir dil öğrenmek istiyorsanız, her sabah işe ya da okula giderken o dile ilişkin öğretici yayınlar dinleyebilirsiniz.

Daha sonra başarı şansınızı artırmak için, her akşam arabanızın direksiyonuna sabah yayını dinlemenizi hatırlatan bir not yapıştrabilirsiniz.

Bu şekilde sadece niyet belirtmekle kalmaz, onu uygulamaya koyacak adımları da belirliyor olursunuz.

İstisnalar

Profesör Levy, istisnaların sıklaşmaması gerektiği konusunda uyarıyor:

“Neticede istisnaların olacağını kabul ediyoruz (Ev yanıyorsa spor salonuna gitmeyeceğim) Ancak bu istisnaları çoğaltarak, kendi aleyhimize kullanabiliriz.

“Doğum günüm yılda bir kez kutlandığı için meşru bir istisna olabilir. Ama daha sık olan olayları istisnalara dahil edersem, örneğin ayın son haftası yerine ilk haftası başlasam daha iyi ya da yataktan bu kadar erken kalkmak için çok soğuk, o zaman her şey istisna olmaya başlar.”

Kararlarınızı uzun dönem planlarınızın bir parçası haline getirin

James Cook Üniversitesi’nden davranış psikoloğu Doktor Anne Swinbourne, en iyi kararların muğlak ya da isteğe dayananlar değil, sizi uzun dönem planlarınıza götürenlerin olduğunu söylüyor.

Spora hiçbir zaman ilgi duymadıysanız, muhteşem bir sporcuya dönüşme kararınız devam edecek gibi gözükmüyor. 50 yaşından önce dünyayı gezmek için para biriktirme kararı daha başarılı olabilir.

“Bu kararları gerçekleştirmek planlamayla ilgili” diyor.

Sizi harekete geçirenlerin neler olduğunu bulun. Hem sizi vazgeçiren olumsuz davranışlarınızı, hem de daha fazla destekleyen olumlu davranışlarınızı. Eğer daha az içki içmek istiyorsanız, arkadaşlarınızla barda değil kahve içmek için sözleşin.

Doktor Swinbourne’a göre, isteklerine güvenen insanlar genellikle başarısızlığa uğruyor.

“Bir karara sadık kalmak için, katı bir şekilde titiz olmak, plan yapmak zorundasınız.”


]]>
https://www.haber60.com.tr/yeni-yil-kararlarini-gerceklestirmenin-yollari/feed/ 0
Yargıtay İçtihat Merkezi, yapay zeka tabanlı olarak kullanılmaya başlandı https://www.haber60.com.tr/yargitay-ictihat-merkezi-yapay-zeka-tabanli-olarak-kullanilmaya-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/yargitay-ictihat-merkezi-yapay-zeka-tabanli-olarak-kullanilmaya-baslandi/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:00:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1390 Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, içtihatların bilinirliği ve erişebilirliğinin arttırılması amacıyla kullanıma açılan yapay zeka tabanlı Yargıtay İçtihat Merkezi’nin (YİM), dünyadaki yüksek mahkemeler arasında ilk kez Yargıtay tarafından kullanılmaya başlandığını bildirdi.

Akarca, 8 Aralık’ta kullanılmaya başlanan ve Yargıtay içtihat kararlarının yer alacağı yapay zeka Tabanlı YİM’e ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Yargıtayın ülkede içtihat birliğini, hukukun ve kanunların eşit şekilde uygulanmasını sağlamakla yükümlü bir yüksek mahkeme olduğunu belirten Akarca, Yargıtay içtihatlarının bilinmesi ve yaygınlaştırılmasının, vatandaşların hak arama adaletinin gerçekleştirilmesinde son derece önemli bir işleve sahip olduğunu söyledi.

Bu amaçla Yargıtay Kararları dergisinin süreli yayın olarak belirli aralıklarla çıkarıldığını dile getiren Akarca, “Yapay zeka tabanlı Yargıtay İçtihat Merkezi’ni kurmaktaki amacımız içtihatlarımızın yaygınlaştırılması, güncel, emsal, yol gösterici bu içtihatlara herkesin erişim sağlaması, herkesin içtihatlardan haberdar olması, adalet arayan insanların dava açarken doğru mahkemede, doğru delillerle ve ne gibi bir sonuçla karşılaşacağının hesabını da yaparak dava açmasını sağlamaya yöneliktir.” dedi.

YİM’de bütün kararların yayımlanmadığını, sadece güncel, emsal, yol gösterici nitelikteki kararların yer aldığını ifade eden Akarca, “Şu ana kadar 1372 kararımız işlendi. Bu sayı hızla artacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Akarca, tüm vatandaşların kullanımına açık olan YİM’den yayımlanan kararları takip edenlerin Yargıtayın güncel emsal kararlarından haberdar olabileceğini belirterek, “Buna göre adaletin gerçekleşmesine, ülkede hukukun eşit şekilde uygulanmasına, kanunların eşit uygulanmasına ve ülkede içtihat birliğinin sağlanmasına önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

YİM’in ücretsiz olarak herkes tarafından kullanılabildiğini, e-Devlet üzerinden sisteme giriş yapılabildiğini anlatan Akarca, kararlardaki kişisel verilerin değiştirildiğini, konulara göre arama yapılabildiğini ifade etti.

Sistemi kullananların bireyselleştirme yaparak, ilgi duydukları konuda e-posta gönderilmesini de isteyebildiğini dile getiren Akarca, “Mobil uygulama da yapıldı. Şu anda vatandaşlarımız cep telefonlarından rahatlıkla e-Devlet şifresini girmek suretiyle seyahat halindeyken, bulunduğu ortamda cep telefonundan bizim YİM merkezine girip buradaki istediği kararı indirebiliyor, incelebiliyor, kendisine e-mail atılmasını sağlayabiliyor. Hatta orada eleştirilerini nottan da iletebiliyor. Bu çünkü gelişmeye açık olan bir alan.” ifadelerini kullandı.

“Hukukta, adalette yapay zekanın kullanıldığı bir çağı yaşıyoruz”

Yargıtay Başkanı Akarca, dijitalleşme çağının yaşandığı mevcut dönemde yapay zekanın hukuk alanında da kullanıldığını bildirdi.

Yapay zekanın birçok avukatlık bürosunda, üniversitelerde, bazı ülkelerin savcılık/soruşturma makamlarınca, hakimlerin karar aşamasında da kullanıldığını dile getiren Akarca, “Dünyadaki yüksek mahkemeler arasında Yargıtay ilk kez yapay zeka tabanlı Yargıtay İçtihat Merkezi’ni kurmuştur ve kullanmaktadır. Bundan çok büyük bir onur ve memnuniyet duyuyorum. Artık hukukta, adalette yapay zekanın kullanıldığı bir çağı yaşıyoruz. Bu bizim tamamen bilgi işlem sistemi üzerinden yürütülmektedir.” dedi.

Yapay zekanın kullanıldığı sahte kararlar ve sahte kütüphanelerle karşılaşılabildiğini ifade eden Akarca, Yargıtay İçtihat Merkezi’nin ise dış müdahaleye kapalı şekilde Yargıtayın sistemi ve sunucuları üzerinden hizmet verdiğini dile getirdi.

18 binden fazla kullanıcı YİM’i kullandı

Yargıtay Başkanı Akarca, 8 Aralık’ta kullanıma açılan YİM’in şu ana kadar 18 binden fazla kullanıcı tarafından ziyaret edildiğini belirtti.

Akarca, “Şu ana kadar bize ulaşan bilgilere göre 18 bin 25 kullanıcı YİM’i kullanmıştır. 99 bin 23 sorgu yapılmış, 4 bin 769 kez de karar indirilmiştir. Herkesin bir karar arama alışkanlığı var. YİM’de işlenen karar sayısının artması ve YİM imkanlarının kullanıcılar tarafından keşfedilmesinden sonra bunun günlük 30 bin civarında insan tarafından kullanılacağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Hesap verilebilirlik ve şeffaflık düşüncesiyle 2015’ten bu yana Yargıtay Karar Arama sisteminde 8 milyon civarında kararın yayımlandığını anımsatan Akarca, bunların yayımlanmaya devam edeceğini belirtti.

Akarca, şöyle devam etti:

“Kanunların değişmiş olması, 46 daireden 24 daireye dönüşmüş olmamız, farklı farklı daha önce içtihatların bulunmuş olması nedeniyle güncelliğini yitiren kararların kafa karışıklığına yol açmaması için özellikle YİM’i kurduk. Burada çok uzman hakimlerimiz görev alıyor, her karar yayımlanmıyor. Yargıtayın ilgili dairelerinin de yol gösterici olduğunu düşündükleri, emsal olabileceğini düşündükleri, rahatlıkla uygulamayı aydınlatacak, ışık tutacak, vatandaşların hizmetine sunulabilecek bu hizmetin sağlanması amaçlandı.”

Mehmet Akarca, “Yargıtay, dosyaların incelendiği, sadece kararların verildiği bir yer değil. Bu anlamda çok önemli bir fonksiyonu var Yargıtayın. Yargı mercilerince verilen kararların son inceleme mercii.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yargitay-ictihat-merkezi-yapay-zeka-tabanli-olarak-kullanilmaya-baslandi/feed/ 0