Karagöz – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 14 Jun 2024 08:33:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yaz tatilinde ailecek yapılacak aktiviteler çocukların uyumunu kolaylaştırıyor https://www.haber60.com.tr/yaz-tatilinde-ailecek-yapilacak-aktiviteler-cocuklarin-uyumunu-kolaylastiriyor/ https://www.haber60.com.tr/yaz-tatilinde-ailecek-yapilacak-aktiviteler-cocuklarin-uyumunu-kolaylastiriyor/#respond Fri, 14 Jun 2024 08:33:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35269 Öğrencilerin aktif öğrenme sürecinin yaz tatilinde de devam etmesi gerektiğini belirten uzmanlar, ailelerin bu dönemi planlarken çocuklarını da dahil etmeleri ve bazı aktiviteleri birlikte gerçekleştirmelerinin önemini vurguladı.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Latif Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz döneminin boş vakitten ziyade öğrenmeye devam edilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi tavsiyesinde bulundu.

Karagöz, ailelerin temelde, “Biz yaza girerken bu üç ay boyunca çocuğumuzun hangi alanda yetkinleşmesini, nitelik kazanmasını, iyi bir insan olmasını temin etmek istiyoruz, burada bize düşen vazife nedir?” sorusunu sorup, planlama yapmaları gerektiğini dile getirdi.

Bu sorunun net, tek bir cevabı olmadığını vurgulayan Karagöz, “Her ailenin kendi ihtiyacı, sosyoekonomik durumu, yaz aylarındaki izin durumları vesaire değişebiliyor. Bu değişkenleri de göz önünde bulundurarak ailelerin kendi bağlamlarında, kendi ihtiyaçlarına göre zaman planı etrafında bir program yapmaları gerekiyor ki yeni bir öğrenme süreci olsun bu yaz. Aksi takdirde başlayıp geçen, geriye dönüp baktığımızda ‘Ha bir şey de yapmamışız.’ dediğimiz bir süreç olabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Karagöz, öğrenciler için sportif, sanatsal ve akademik etkinlikler olarak sınıflandırılabilecek çok fazla etkinlik alanı olduğuna vurgu yaparak, ailelerin bu alanları yeni öğrenme türleri olarak görüp çocuklarını yönlendirebileceklerini söyledi.

Bu dönemde çok çeşitli kaynaklar da olduğuna dikkati çeken Karagöz, “Web tabanlı kaynaklar, uygulamalar var. Bir taraftan daha eğlenceli, yeni nesil soruların olduğu kitaplar var. Bu kaynakları keşfedip belki bunlara başvurup kontrollü bir şekilde dinlenmeyle ders çalışmayı entegre edebilirler. Tekrardan ‘Bütün okul kaynaklarını, okul derslerini tekrar et, test çöz.’ vesaire gibi bir yoğunluğa girmenin hiçbir manası yok. Bu zaten olması muhtemel bir şey de değil. Dolayısıyla burada yeni kaynakları, yeni alternatifleri dikkate alarak ailelerin bu dengeyi kurmaları gerekiyor.” diye konuştu.

Karagöz, ailenin denetleyici olmaktan ziyade sürecin bir parçası olması gerektiğine işaret ederek, “Ailelere burada düşen en temel şey, dışarıdan ‘Hadi bakalım ders çalıştın mı? Bugün ne yaptın?’ yerine beraber haftayı, ayı planlamak, çocuğu da bunun içine dahil etmek, onu takip etmek. Aileler burada kendilerine de görev tanımlamalılar. Örneğin ‘Bir hafta boyunca ben de iki kitap okuyacağım. Ben de şu alanda şu videoları izleyeceğim.’ gibi.” dedi.

Çocukların farkındalıklarının yüksek olduğuna değinen Karagöz, “Kendisine sürekli ‘Bir şey öğren, bir şey çalış.’ deyip de akşama kadar sosyal medyada, televizyon başında ya da işte vaktini boşa geçiren ebeveynini görüyor, çocuk zeki. ‘Ben niye o zaman bu kadar görece zor bir işe girişiyorum?’ sorusu hemen çıkıyor. Küçük de olsa çatışmaya dönüşüyor bu. Bunun olmaması için ailenin ‘Ben de bu sürecin bir parçasıyım, beraber çalışıyoruz, beraber öğreniyoruz, beraber geziyoruz.’ duygusunu hissettirmesi lazım ki çocuk için bu süreç hem motive edici, pekiştirici olsun hem de gerçekten öğrenme gerçekleşmiş olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Ailenin birlikte iletişim, etkileşim kurabileceği aktiviteler çocuklar için önem arz ediyor

İstanbul Medipol Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Sena Güme de yaz tatilinde derslere ayrılacak zaman ile oyun, eğlence ya da dinlenmeye ayrılacak zamanın dengeli şekilde dağılması gerektiğini söyledi.

Çocukların bu süreci ebeveynleriyle geçirmelerinin önemine işaret eden Güme, şöyle konuştu:

“Ebeveynler çocuklarıyla çeşitli programlara katılabilirler, örneğin tarihi yerler, müzeler, sergiler, fiziksel aktiviteler, sportif faaliyetler olabilir. Çocukların ilgi alanları ve yeteneklerine göre belki kurslar olabilir. Bunun dışında ailecek birlikte vakit geçirme olabilir. Bu noktada tabii ki ailenin birlikte iletişim, etkileşim kurabileceği noktalar önemli. Ailecek belki okuma saatleri gerçekleştirilebilir. Okuma saati, öğrencilerin hem öğrenmesine katkı sağlayacak bir aktivite hem de ailecek yapıldığında çocukların bu davranışı sergilemesi kolaylaşıp bir alışkanlık haline gelebilecektir.”

Güme, planları yaparken çocukların bireysel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak gerektiğini, aynı zamanında çocukların ne gibi eksiklikleri olduğunu ve hangi yöntemlerin onlarda daha çok işe yarayabileceğini belirlemenin faydalı olacağını söyledi.

Ailelerin çocuklara olan yaklaşımlarına değinen Güme, konuşmasına şöyle devam etti:

“Burada ailelerin çocuklarını mutlaka desteklemesi ve çabalarını takdir etmesi önemli. Belki başarısız bir karne getirecekler ancak burada sonuçtan çok çocuğun süreç içerisindeki çabasına odaklanmak, bunları takdir etmek, başarılı da olsa başarısız da olsa her zaman onun yanında olacağını çocuğa hissettirmek önemli. Ders programı hazırlarken çocuğun sürece dahil edilmesi de aslında onlara ne kadar önem verildiğini, fikirlerinin önemli olduğunu hissettirecek bir şey. Bunun dışında süreç içerisindeki durumlar olumlu olduğunda yine onu teşvik edecek cümleler kurmak, herhangi bir olumsuzluk durumunda da yapıcı geri bildirimler verebilmek çocukların gelişimini daha olumlu etkileyecektir.”

Sena Güme, çocuklarda öz kontrolü, içsel disiplini sağlayabilmenin önemine vurgu yaparak, bu sürecin çok kolay olmadığını söyledi. Güme, burada dikkat edilmesi gereken hususun ödül veya ceza gibi dışsal motivasyon kaynakları yerine, çocuğun karar sürecine dahil edilerek sağlanacak içsel motivasyon olduğunu kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yaz-tatilinde-ailecek-yapilacak-aktiviteler-cocuklarin-uyumunu-kolaylastiriyor/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki savaş suçları AA belgeseliyle ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-savas-suclari-aa-belgeseliyle-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-savas-suclari-aa-belgeseliyle-ortaya-cikti/#respond Fri, 26 Apr 2024 01:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29426 Anadolu Ajansının (AA) İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan “Kanıt” belgeselinin lansmanı, İngiltere Parlamentosu’nun ev sahipliğinde yapıldı.

Parlamentonun Jubilee Salonu’nda gerçekleştirilen tanıtıma Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Lordlar Kamarası Üyesi Qurban Hussain, İşçi Partisi milletvekili Khalid Mahmood ve Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktör Yardımcısı Aya Majzoub ile çok sayıda davetli katıldı.

Kanıt belgeselinin lansmanında konuşan Büyükelçi Ertaş, AA’nın Türkiye’nin en güçlü markalarından biri olarak haber alanında küresel bir güç haline geldiğini ifade etti.

AA Genel Müdürü Karagöz’e AA muhabirlerinin tüm dünyada yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür eden Ertaş, belgeselin Gazze’de yaşananları anlatan güçlü bir çalışma olduğunu söyledi.

Ertaş, “İşgal altındaki Filistin topraklarındaki acı 200 gündür devam ediyor. 7 Ekim’e verilen karşılık Gazze’de modern zamanlarda gördüğümüz en büyük insan yapımı krize yol açtı. Daha önce görülmemiş bir yıkım gözlerimizin önünde yaşanıyor. Yaşanan can kayıplarının büyük bölümünü kadın ve çocuklar oluşturuyor. Bir jenerasyon yok oluyor.” diye konuştu.

Açlığın ve tedarik edilmeyen su, elektrik ve yakıtların da ölüme sebep olduğunu anlatan Ertaş, “Gazze’deki günlük ortalama ölüm sayısı 21’inci yüzyıldaki tüm diğer çatışmalardan daha fazla. Bunun yanında Batı Şeria’da da yasa dışı Yahudi yerleşimci şiddeti 7 Ekim’den bu yana artıyor.” dedi.

Ertaş, uluslararası toplumun 200 günü aşkın süredir akan kanı durduramadığına da işaret ederek acil ve kalıcı ateşkesin bu kanı durduracak ve kalıcı çözüme gidecek en önemli yol olduğuna dikkati çekti.

Türkiye’nin Gazze’ye yapılan insani yardımlarda lider ülkelerden olduğunu söyleyen Ertaş, 45 bin ton yardımın bölgeye sevk edildiğini, 900’ün üzerinde kişinin de tedavi için transfer edildiğini anlattı.

Ertaş, 1967 sınırları ile Doğu Kudüs’ün Filistin başkenti olduğu iki devletli çözümün kalıcı barış için önemine de vurgu yaparak sorumluların adalet karşısına çıkarılması ve kurallara dayalı düzene inancın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Hiçbir ülke dokunulmaz değildir.” diyen Ertaş, uluslararası hukukun herkes için geçerli olduğunu belirtti.

AA’ya Kanıt belgeseli için teşekkür eden Ertaş, Gazze’de yaşananları haberleştiren tüm AA çalışanlara da teşekkürlerini iletti.

“Geçtiğimiz 6 ay içinde 140 gazeteci Gazze’de görev yaparken öldürüldü”

AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Karagöz, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana yaşananların uluslararası manşetlere taşındığını ve herkesin dikkatini çektiğini, uluslararası toplumun Filistin ve İsrail yanlısı olarak iki gruba bölündüğünü ifade etti.

“Ben bir politikacı değilim. Yargıç ya da hukuk uzmanı da değilim. Ben bir gazeteciyim.” diyen Karagöz, Londra’ya siyasi gündemle gelmediğini, hakikatin yanında olduğunu dile getirdi.

Karagöz, “Bugün buraya onurlu mesleğim olan gazeteciliğe karşı sorumluluklarımı yerine getirmek için geldim.” dedi.

Gazetecilerin toplumun ruhu olduğunu ve Gazze halkının başına gelenleri izlerken ruhunun huzursuz olduğunu söyleyen Karagöz, şunları kaydetti:

“İsrail ordusunun saldırılarının doğrudan sonucu olarak 35 binden fazla Filistinli öldürüldü. Bu ölümlerin 24 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Tehlikeli koşullara rağmen cesur gazeteciler savaş sisi altında küresel izleyicilere gerçekleri aktarmak için çalışmaya devam ediyor. Geçtiğimiz 6 ay içinde 200 insani yardım çalışanı ve 140 gazeteci Gazze’de görev yaparken öldürüldü.”

Karagöz, Gazze’de öldürülen gazetecilerden birinin, AA’nın Gazze’de görev yapan kameramanı Muntasır es-Savvaf olduğunu belirterek, “Birçok insan için o sadece bir istatistik olacak. Benim için ise Muntasır bir kahraman. Gerçeği korumak ve anlatılmamış hikayeleri anlatmak için en büyük fedakarlığı yaptı.” dedi.

AA’nın, binlerce saatlik gazeteciliği, “Kanıt” adını verdiği belgeselde derlediğine işaret eden Karagöz, her suçun ardında bir kanıt bıraktığını, kovuşturma için kanıtların gerekli olduğunu ifade etti.

Karagöz, son zamanlarda uluslararası toplumdan İsrail hükümetinin Gazze’de soykırım yaptığına dair pek çok suçlama geldiğine işaret ederek soykırım kelimesinin hukuki bir terim olduğunu vurguladı.

Soykırım Sözleşmesi’nin bu terimi “ulusal, etnik, ırksal ya da dini bir grubu kısmen ya da tamamen yok etmek amacıyla işlenen fiiller” olarak tanımladığına işaret eden Karagöz şunları kaydetti:

“Peki Gazze’de bir soykırım suçu var mı? Daha önce de belirttiğim gibi, ben bir hukuk uzmanı değilim ve bu kararı verecek yetkinliğe sahip değilim. Ancak bir gazeteci olarak hukuk uzmanlarına gerçekleri sunmaya hazırım.”

AA’nın “Kanıt” kitabı UAD’de soykırım kanıtı olarak kullanıldı

Karagöz, AA olarak 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze, İsrail ve bölgenin dört bir yanından olayları yakından takip ettiklerini ve “Kanıt” isimli kitap hazırladıklarını anlattı.

Kitabın, uluslararası toplumu gerçekler hakkında bilgilendirmek ve gelecek nesillere tarihi bir kayıt bırakmak amacıyla hazırlandığını vurgulayan Karagöz, “Bu kitaptaki görüntüler, Uluslararası Adalet Divanı’nda Güney Afrika tarafından İsrail’e karşı açılan davada soykırım kanıtı olarak kullanılmıştır.” dedi.

Karagöz, “Kanıt” belgeselinin de 2,5 ayda tamamlandığını ve Lübnan, İsrail, İtalya, ABD ve İngiltere’de çekildiğini belirterek, belgeselde yer alan Gazze görüntülerinin tamamının, ajansın kendi personeli tarafından çekildiğinin altını çizdi.

Belgesele dünyaca ünlü birçok uzman ve uluslararası kuruluş temsilcisinin katkıda bulunduğunu bildiren Karagöz, “İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü, Birleşmiş Milletler ve Situ Studios gibi uluslararası insan hakları örgütleri ve kurumları en önde gelen katkı sağlayıcılardır.” diye konuştu.

Karagöz, belgeselin yönetmeni Atakan Kerküklü ve Baş Yapımcı Abdulkadir Karakelle’yi bu anlamlı çalışmanın ortaya çıkmasında gösterdikleri muazzam çaba için tebrik ederek, şunları kaydetti:

“Ayrıca, bizleri parlamentoda ağırlayan milletvekili Tahir Ali’ye ve bu etkinliğin düzenlenmesine yardımcı olan Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’a teşekkür ediyorum. Anadolu Ajansı olarak gerçeği dile getirme görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Bu gerçek bazıları için sakıncalı olsa bile. İnanıyorum ki er ya da geç herkes bu belgeseli izleyecek çünkü gerçeklere ve doğrulara dayanan bu belgesel er ya da geç uluslararası adaleti sağlayacaktır.”

AA fotoğrafları beyaz fosfor bombası kullanımını belgeledi

Majzoub da konuşmasında, AA’ya Lübnan’ın güneyinde ve Gazze’de yaptığı habercilikten dolayı teşekkür ederken, insan hakları örgütlerinin savaş suçları ve diğer ihlalleri belgelerken basından faydalandığını söyledi.

AA Foto Muhabiri Mustafa Haruf’un İsrail’in kullandığı mühimmata ilişkin fotoğraflarının beyaz fosfor gazı kullanımını ispatlamak açısından önemli olduğunu kaydeden Majzoub, “O fotoğraflar, İsrail ordusunun Gazze’deki yerleşim yerlerinde beyaz fosfor bombası kullanmasına ilişkin çalışmamızı hazırlamamızda kilit bir rol oynadı.” dedi.

Majzoub, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir Reuters çalışanının hayatını kaybettiği, altısının da yaralandığı saldırısına ilişkin raporu hazırlarken de gazetecilerin çalışmalarından faydalandıklarını anlatarak, “Bu kanıtlarla yaptığımız analiz sonucunda saldırının sivillere yönelik direkt bir saldırı olduğu ve bir savaş suçu olarak ele alınması gerektiği sonucuna vardık.” diye konuştu.

İsrail’in gazetecilere yönelik saldırılarının savaş suçlarına ilişkin kanıtları elde etmeyi de zorlaştırdığının altını çizen Majzoub, AA’nın çalışmalarının savaşın vahşetini ortaya koyan çok sayıda kanıt elde etmeyi sağladığına vurgu yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-savas-suclari-aa-belgeseliyle-ortaya-cikti/feed/ 0
AA Genel Müdürü: Gazze’de 2,3 milyon kişi yerinden edildi, 140 meslektaşımız hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/aa-genel-muduru-gazzede-23-milyon-kisi-yerinden-edildi-140-meslektasimiz-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/aa-genel-muduru-gazzede-23-milyon-kisi-yerinden-edildi-140-meslektasimiz-hayatini-kaybetti/#respond Thu, 18 Apr 2024 02:15:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27984 Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, “Ekim ayından bu yana 2,3 milyon nüfusluk Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden, yurdundan edildi. Bu süreçte 200’den fazla insani yardım çalışanı, 140’dan fazla meslektaşımız hayatını kaybetti.” dedi.

Karagöz, AA tarafından hazırlanan, İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan “Kanıt” belgeselinin gala gösteriminde yaptığı konuşmada, belgeselde, bir soykırımın dehşet verici boyutunu ve delillerini, uluslararası hukukçuların ve insan hakları savunucularının değerlendirmeleriyle izleneceğini söyledi.

AA’nın belgeselde yer alan içeriklerden daha fazlasını ve akla hayale sığmayacak boyuttaki toplu katliamların fotoğraflarını, videolarını ve haberlerini her gün dünyaya duyurduğuna dikkati çeken Karagöz, “Bu süreçte ‘Kanıt’ kitabımız, uluslararası toplumu, İsrail yönetiminin Filistinlilere saldırılarına dair sessizliğini bozmaya ve adaleti sağlamaya çağıran önemli bir adım oldu. Bugün izleyeceğimiz ‘Kanıt’ belgeselimiz, İsrail yönetiminin Gazze’deki Filistinlilere yönelik saldırıları sırasında işlenen savaş suçlarının belgelenmesi için yeni bir delil dosyası oluşturacak.” ifadesini kullandı.

Karagöz, İsrail yönetiminin soykırımının dünyaya duyurulması için hazırlanan belgeselin, insan hakları ve basın özgürlüğü mücadelesine ciddi bir katkı sunması temennisinde bulunarak, “Savaşın ortasında, insanlık dramını belgelemek için hayatlarını riske atarak büyük bir özveriyle çalışan meslektaşlarımız ve tüm insani yardım çalışanları, bu soykırımın birer tanığı oldular. Gazze’den yükselen çığlığın karşılık bulduğu bir ses oldu o kahramanlar. Bu çaba ve kararlılık Gazze’de yaşanan acı gerçeğin dünya kamuoyuna duyurulmasında kritik bir rol oynamakta.” diye konuştu.

“Kanıt belgeseli, duymayan, görmeyen dünyayı tekrar harekete geçirme teşebbüsüdür”

Kanıt belgeselinin sadece bir görüntüden ibaret olmadığını, belgeselin, bir toplumun haritadan silinmek istenmesinin, dilsiz bir toplum oluşturma çabalarının karşısında bir duruş olduğunu vurgulayan Karagöz, şöyle devam etti:

“Bugün dünya görmüyor, duymuyor, önemsemiyor. İşte bu belgeselimiz duymayan, görmeyen dünyayı tekrardan harekete geçirme teşebbüsüdür. İsrail yönetiminin 194 gündür süren saldırılarının bilançosu her geçen gün artıyor. İsrail yönetimi 194 gündür yaklaşık 70 bin ton patlayıcı kullandı. Bu patlayıcıların tamamı Gazze’nin şehirlerine, Gazze insanlarının üzerine atıldı. Gazze’de can kaybı biz bu toplantıya başlamadan önce 33 bin 899 idi. Belki şu sıralarda bu sayı daha da artmıştır. 24 saat içerisinde Gazze’ye 40’tan fazla saldırı oldu. Ekim ayından bu yana 2,3 milyon nüfusluk Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden, yurdundan edildi. Bu süreçte 200’den fazla insani yardım çalışanı, 140’dan fazla meslektaşımız hayatını kaybetti.”

AA Genel Müdürü Karagöz, Gazze’de görev yaptığı esnada İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’ı da anarak, Gazze’de görev alan ve hayatta kalmayı başaran meslektaşları için salondakileri alkışa davet etti.

Gazze’deki en büyük kahramanlardan birinin de AA’nın Gazze’de görev yapan foto muhabiri Ali Jadallah olduğunu aktaran Karagöz, “Hala orada mücadelesini devam ettiriyor. Belgeselde izleyeceğiniz görüntülerin önemli bir kısmı Ali’nin fotoğraf makinesinden ve kamerasından çıktı. Kanıt kitabında olan pek çok içerik Ali’nin fotoğraf makinesinden çıktı. Bugün Ali’nin eşi ve iki evladı aramızdalar. Onlara da hoş geldiniz diyorum.” ifadelerini kullandı.

“Bizim görevimiz unutturmamak, kayıt altına almak ve stratejik bir şekilde gündemde tutmak.” diyen Karagöz, şunları kaydetti:

“Belgeselimizi işte bu yaklaşımla hazırladık. Belgeselimizin yönetmeni Atakan Kerküklü’ye, yapımcısı Abdülkadir Karakelle’ye ve emeği geçen bütün Anadolu Ajansı muhabirlerine, foto muhabirlerine teşekkürlerimi sunuyorum. Katılımları dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun’a siz değerli konuklara saygılarımı sunuyorum. Hep birlikte biraz sonra izleyeceğimiz belgeselin insan hakları ihlallerine karşı tüm dünyayı uyandırmasını, bir uyanışa vesile olmasını temenni ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/aa-genel-muduru-gazzede-23-milyon-kisi-yerinden-edildi-140-meslektasimiz-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Anadolu Ajansı Yılın Kareleri 2023 Ödülleri Sahiplerini Buldu https://www.haber60.com.tr/anadolu-ajansi-yilin-kareleri-2023-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.haber60.com.tr/anadolu-ajansi-yilin-kareleri-2023-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22553 Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği “Yılın Kareleri 2023” oylamasında kategorilerinde birinci olan ajans çalışanlarına ödülleri, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz tarafından verildi.

Anadolu Ajansı Uluslararası Haber Merkezi’nin Atölye Alanı’nda düzenlenen ödül töreninde konuşan Karagöz, sadece Türkiye’den değil Anadolu Ajansının en yetenekli foto muhabirlerinin tüm dünyadan çekmiş olduğu fotoğrafları insanların beğenisine sunduklarını belirterek, fotoğraflar için 891 bin oy kullanıldığını söyledi.

Her fotoğrafın esasında çok güçlü anlamları beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz, şubatta meydana gelen depremler ve ekimde Gazze’de yaşananların 2023’ü hüzün dolu bir yıl yaptığını belirtti.

Karagöz, “Şubat ayında pek çok vatandaşımızı kaybettik. Ekim ayından itibaren hala da devam ediyor, pek çok masum sivil İsrail’in saldırılarında hayatını kaybediyor.” dedi.

Bu nedenle bu yıl ” Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” olmak üzere iki ayrı tema belirlediklerini anımsatan Karagöz, “Depremle alakalı on binlerce fotoğraf var ama biz içinden umut veren bir seçki belirledik. Yine Gazze ile alakalı binlerce fotoğraf vardır ama biz kanıt olabilecek nitelikteki fotoğraflardan bir seçki sunmak istedik. Bu fotoğrafları da bu yıl ‘Yılın Kareleri’ fotoğraf yarışmasına dahil ettik.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında ailesine ait ev yerle bir olan ve ailesinden çok sayıda kayıp veren AA foto muhabiri Ali Jadallah’a işaret eden Karagöz, “Gazze’de Ali Jadallah, yaptıklarıyla dünya tarihine adını yazdırmış bir kahramandır.” dedi.

Karagöz, bir kısmı serbest gazeteci olmak üzere Gazze’de 26 ajans çalışanının görev yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

“Onlar sayesinde Gazze’deki zulmün fotoğrafını dünyaya verdik fakat orada kalmadık. Çekilen bu fotoğrafları kanıt olarak değerlendirelim ve uluslararası adalet arayışımıza bir delil de biz sunalım istedik ve Ali, en büyük kanıtları, en büyük delilleri topladı. Dolayısıyla bu dünya var olduğu sürece adalet er ya da geç bir gün tecelli edecek. Adaletin tecelli ettiği gün Ali ve arkadaşlarının çekmiş olduğu o fotoğraflar, gerçek anlamda kanıt ve delil olarak kullanılacak ve adaletin tecelli etmesine katkı sağlayacak. Hiçbir zaman unutmayacağız, hiçbir zaman da unutturmayacağız.”

Karagöz, Jadallah’ın eşi ve çocuklarının da bugün burada olmalarından memnuniyet duyduğunu, en kısa sürede kendisiyle de bir araya gelmeyi ümit ettiğini söyledi.

Gazze’de görevini sürdüren ve törene video konferansla katılan Ali Jadallah da İsrail’in Filistin’de bir nevi soykırım uyguladığını vurgulayarak, Anadolu Ajansının, Gazze’ye saldırılar sırasında burada olup bitenleri dünyaya duyurma hususunda kendisini güçlü bir şekilde ispat ettiğini dile getirdi.

Törende “Deprem: Umut” kategorisinde “Depremin umudu” başlıklı fotoğrafın sahibi Aytuğ Can Sencar, “Gazze: Kanıt” kategorisinde “Son sığınak” başlıklı fotoğrafı çeken Ali Jadallah, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde “Ateş dağı” başlıklı fotoğrafı çeken Emin Yoğurtcuoğlu, “Haber” kategorisinde “Eksi’de operasyon” başlıklı fotoğrafı çeken Özkan Bilgin ve “Spor” kategorisinde “Yumruk” başlıklı fotoğrafı çeken Emin Sansar, ödüllerini Serdar Karagöz’ün elinden aldı.

Törende ödül alan foto muhabirleri, dereceye giren fotoğrafların hikayelerini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/anadolu-ajansi-yilin-kareleri-2023-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
Çöp Canavarı: Karagöz ve Hacivat Konseptli Oyun Minik İzleyicilerle Buluştu https://www.haber60.com.tr/cop-canavari-karagoz-ve-hacivat-konseptli-oyun-minik-izleyicilerle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/cop-canavari-karagoz-ve-hacivat-konseptli-oyun-minik-izleyicilerle-bulustu/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20190 Gölge tiyatrosu sanatçısı Cengiz Özek’in yazıp yönettiği Karagöz ve Hacivat konseptli oyun “Çöp Canavarı”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde minik izleyicilerle buluştu.

Tek perde sahnelenen ve 6 yaş üstü çocuklara hitap eden oyun 45 dakika sürdü. Çocuklarla interaktif bir şekilde sahnelenen oyun, izleyicilerin beğenisini aldı.

Oyunun ardından Özek, AA muhabirine, oyunu 1990’lı yılların başında yazdığını ve şimdiye kadar dünyanın birçok ülkesinde sahnelediklerini belirterek, “Bugünlerde devlet tiyatrolarının bir yeni atılım içinde bulunması, kuklayı önemsemesi ve kendi geleneğimizdeki tiyatroya özel bir alan açmasıyla Çöp Canavarı, Devlet Tiyatroları sahnesinde yer alabildi. Bu açıdan son derece mutluyum.” dedi.

Sahnelenme sürecinde Karagöz sanatçısı olmadan hazırlık yaptıklarına işaret eden Özek, şunları kaydetti:

“Konservatuvardan mezun olmuş, klasik oyunculuk eğitimi almış oyuncularla bu işi yapmamız gerekiyordu. İşin en büyük zorluğu buradaydı. Tabii ki benim de konservatuvar kökenli olmam nedeniyle oyuncularla çok rahat iletişim kurabildik. Onlara bir Karagöz sanatçısının nasıl hareket ettiğini, perde arkasında figürleri nasıl tuttuğunu, bileğini nasıl bükmesi gerektiğini, Karagözü elini ve gövdesini tek bir el içinde nasıl oynatabileceğini öğretmeye, göstermeye çalıştım. Hepsiyle tek tek uğraştım. Onlar da yılmadı ve bu işi başarmak için azmettiler. Gerçekten de bugün birçok Karagöz sanatçısına taş çıkaracak başarıda bu oyunu seyirciye ulaştırmasını bildiler.”

“Çöp Canavarı çevre kirliliğini konu alıyor”

Hacivat’ın Karagöz’ü balık tutmaya davet etmesi, Karagöz’ün de bahar geldiği için temizlik yapmak istemesiyle başlayan oyunun çevre kirliliğini sahneye taşıdığını ifade eden Özek, “Evde bir sürü ıvır zıvırın biriktiğini ve bunları atmak istediğini belirtiyor. Neticede eline ne geçerse denize atıyor. Denizin içinde bütün bu çöpleri yiyen bir çöp canavarı olduğunun farkında değil. Artık Karagöz denize balık avlamaya çıktığında yine eline geçenleri denize atmaya devam ediyor. İşte bu sırada çöp canavarı artık dayanamıyor ve Karagöz’e bütün bu çöpleri iade etmeye başlıyor. İade sırasında oldukça sinirleniyor çöp canavarı ve bir anda Karagöz’ü yutuveriyor. Yuttuktan sonra da birçok gelişmeler oluyor. Bütün bu gelişmeleri merak ediyorsak bence oyunu seyretmeye değer.” değerlendirmesini yaptı.

Karagöz ve Hacivat’ın tarihten bugüne günceli her zaman yakalamayı başaran bir mizah türü olduğuna dikkati çeken Özek, “Tabi ki yalnız günlük olaylar Karagöz’ün dağarcığında yer almadı. Bunun dışında gerçeküstü hikayeler ve aşk hikayeleri de Karagöz’de her zaman yer aldı. İşte biz günümüzde Karagöz’ü devam ettirmek istiyorsak Karagöz’ü iyi anlamamız gerekiyor. Karagöz’ün günü anlattığını anlamamız gerekiyor. O zaman Karagöz’ümüz başarıya ulaşacak. Bu oyunumuzda bugünün sorunundan dem vurmaya çalıştık. Umarım başarılı olmuşuzdur.” şeklinde konuştu.

“Dinamik ve güçlü bir sahne arkası oldu”

Oyunculardan Gökçe Kurt Elitez ise Cengiz Özek’in uzun yıllardır icra ettiği oyunun bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Çalışmanın dinamik ve çok güçlü bir sahne arkası olduğunu vurgulayan Elitez, “Oyun üzerine ekip olarak çalıştık Devlet Tiyatrosu’nda. Normalde hayalbazlar sahne arkasında tek başlarına bütün figürleri oynatırlar fakat Devlet Tiyatrosu’nda biz bunu birkaç arkadaşımız birlikte paylaştık.” şeklinde konuştu.

Elitez, oyunun konusu ve amacına ilişkin ise “Hem çocuklara kendi kültürümüz olan milli değerimiz olan gölge sanatını Karagöz ile anlatmak hem de doğamızın korunmasına dair mesajı geleneksel oyunumuzla vermek amacımız.” görüşünü paylaştı.

Çöp Canavarı oyununda tiyatro oyuncuları Onur Soysal Pehlivan, Kamil Gençtürk ve Burak Çağlar da kuklaları oynatan isimler arasında yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cop-canavari-karagoz-ve-hacivat-konseptli-oyun-minik-izleyicilerle-bulustu/feed/ 0
KESK, iktidarı eleştirdi: Gerilim, şiddet ve çatışma ile sürdürülen bir iktidarla karşı karşıyayız https://www.haber60.com.tr/kesk-iktidari-elestirdi-gerilim-siddet-ve-catisma-ile-surdurulen-bir-iktidarla-karsi-karsiyayiz/ https://www.haber60.com.tr/kesk-iktidari-elestirdi-gerilim-siddet-ve-catisma-ile-surdurulen-bir-iktidarla-karsi-karsiyayiz/#respond Wed, 13 Mar 2024 23:39:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18555

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, yeni dönem Merkez Yürütme Kurulu üyeleriyle Ankara’da düzenlediği basın toplantısında; “İktidarını gerilim, şiddet ve çatışma ile sürdüren, uluslararası sermayeye her anlamıyla alan açan, hukuk, yasa tanımayan, insan hak ve özgürlüklerini yok sayan, ceberut bir iktidarla karşı karşıyayız” dedi.

KESK 11. Olağan Genel Kurulu’nda seçilen Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, Ankara’da basın toplantısı yaptı. Toplantıya, yeni dönem KESK Eş Genel Başkanları Ayfer Koçak ile Ahmet Karagöz, Genel Sekreter Sevgi Yılmaz, Mali Sekreter Erdal Karakuş, Eğitim, Örgütleme ve Basın Yayın Sekreteri Sema Pınar, Kadın Sekreteri Döne Gevher Koyun, Hukuk, TİS ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri Adil Bahadır Berdicioğlu katıldı.

“KAMU EMEKÇİSİ VE EMEKLİSİNİN SESİ OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

AKP döneminde 848 gazetecinin tutuklandığı belirten Karagöz, “Saray medyası olmayı reddettikleri, kalemini bükmedikleri, akıllarını kiraya vermedikleri, yaşamın her alanında ezilenlerin, emekçilerin, ötekilerinin sesi, sözü, gözü, kulağı olmayı tercih ettikleri için tutuklu bulunan basın emekçilerine buradan selam olsun diyoruz” dedi.

“DEMOGRAFİK YAPININ DEĞİŞTİRİLMEYE ÇALIŞILDIĞINA TANIKLIK ETTİK”

KESK olarak Kahramanmaraş merkezli depremlerde bölgede yaşanan gelişmeleri takip ettiklerini söyleyen Karagöz, “Acıları dinmediğini, yaraların sarılmadığını, kentlerin yeniden inşa edilmediğini gördük ve bir kez daha kahrolduk. Genel anlamda kentlerin, özel de köylerin insansızlaştırma, demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığına tanıklık ettik. Yaşanan onca felakete rağmen hala rant ve talandan ödün vermediklerini gördük. Barınma sorununun devam ettiği, eğitim ve sağlığa erişimin neredeyse imkansız olduğunu gördük. Halklarımızın deprem bölgesinde temiz suya, sağlıklı gıdaya erişemediklerini gördük. Aynı zamanda yurttaşların rızası alınmadan, yurttaşlarımız rıza göstermeden arazilerine, arsalarına el konulduğunu gördük” diye konuştu.

“SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

“İktidarını gerilim, şiddet ve çatışma ile sürdüren, uluslararası sermayeye her anlamıyla alan açan, hukuk, yasa tanımayan, insan hak ve özgürlüklerini yok sayan, ceberut bir iktidarla karşı karşıyayız” diyen Karagöz, KESK’in eğitim ve sağlık başta olmak üzere bütün kamusal hizmetlerin parasız ve anadilinde olmasından yana tutum aldığını söyledi. Karagöz, Erzincan İliç’te altın madeni ocağında yaşanan faciaya ilişkin ise “Sadece maden emekçileri enkaz altında kalmadı, aynı zamanda Türkiye devletinin enkaz altında kaldığını, bakanların, devlet yetkililerinin çaresizlik içinde kıvrandıklarını gözlemledik. Doğa ve insan katliamına neden olan bu sürecin takipçisi olacağımızın da bilinmesini isteriz” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ İKTİDAR ÇOCUK ÖLÜMLERİNİ MEŞRULAŞTIRMIŞTIR”

Konuşmasında ÇEDES ve MESEM uygulamalarını eleştiren Karagöz, “KESK, başta eğitim ve sağlık olmak üzere bütün kamusal hizmetlerin, parasız ve anadilinde olmasını ve seküler yaşamdan yana tutum alır. Ancak tekçi, ırkçı uygulama ve pratiklerle ülkemiz adeta cemaat ve tarikatlar kuşatması altındadır. Siyasal iktidar çocuk ölümlerini ve çocuk işçiliğini ise meşrulaştırılmıştır. Eğitimin tümüyle araçsallaştırıldığı, başta laiklik olmak üzere Cumhuriyet’in bütün kazanımlarının yok etme üzerine siyasal bir sürecin yürütüldüğünü biliyoruz. Hilafet, şeriat çığırtkanlığı ve HÜDA PAR’la yapılan siyasal ortaklık toplumsal gerilime, kutuplaşmaya zemin oluşturmaktadır” diye konuştu.

“TOPLUMUN APARATI OLARAK EĞİTİMİ KULLANMA HALLERİ VAR”

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda uygulanan ÇEDES projesine ilişkin konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise “ÇEDES’ten önce yüzlerce protokol imzalandı. Biz bu protokollerin hepsine hem dava açtık hem de bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdik. Bu protokollerin hedefinde ne olduğunu da defalarca ifade ettik. Yıllar öncesinde açık açık söylenmişti, kindar ve dindar bir nesil meselesi üzerinden gidiyordu. Aslında kindar ve dinci nesil meselesine ilerleyen bir süreci var bu işin. O dönem de ifade edilen protokoller meselesinin birkaç ayağı var. Hem çocuklar üzerinden bir nesil yetiştirme iddiası var. Eğitimi bir aparata dönüştürme, yani kendi ideolojik yaklaşımları sonucunda oluşacak toplumun aparatı olarak eğitimi kullanma halleri var” değerlendirmesini yaptı.

]]> https://www.haber60.com.tr/kesk-iktidari-elestirdi-gerilim-siddet-ve-catisma-ile-surdurulen-bir-iktidarla-karsi-karsiyayiz/feed/ 0 Fatih Belediyesi Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde Karagöz Sergisi Açıldı https://www.haber60.com.tr/fatih-belediyesi-nusret-colpan-sanat-galerisinde-karagoz-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/fatih-belediyesi-nusret-colpan-sanat-galerisinde-karagoz-sergisi-acildi/#respond Tue, 12 Mar 2024 22:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18247 Fatih Belediyesi tarafından kurulan Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde, Karagöz sergisi açıldı. Açılışa katılan Fatih Belediye Başkanı Turan, “Karagöz Sergimizi UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştiriyoruz” dedi.

Fatihli karagöz ustası meşhur Hayali Küçük Ali’nin 50. vefat yılı hatırasına düzenlenen sergi gençlerle buluştu. Sergide, Ramazan ayının simgesi olan Hacivat Karagöz oyunu oynandı. Birçok sanatçı ve vatandaşın katıldığı sergi, Turan’ın kurdeleyi kesmesiyle açıldı. Başkan Turan, sergiyi gezdikten sonra çocuklarla Hacivat Karagöz oyununu izledi.

5 yıl içerisinde Fatih’te sanatı yaşatmaya gayret ettiklerini söyleyen Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, “Son 5 yılda Fatih’imizde sanatı yaşatmaya, tüm imkanlarımızla sanatçılarımıza destek olmaya gayret ettik. Yeni sanat galerileri, sergi mekanları oluşturduk. Nusret Çolpan Sanat Galerimiz bunlardan biri ve bu akşam, fevkalade anlamlı bir sergiyle, 5 yıllık yolculuğumuzu taçlandırıyoruz inşallah. Fatihli karagöz ustası meşhur Hayali Küçük Ali’nin 50. vefat yılı hatırasına düzenlediğimiz sergimizle mazisi çok eski devirlere dayanan bir seyir geleneğimizi, Fatihli gençlerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Aramızda ömrünü bu sanata adamış üstatlar da bulunuyor. Onları da saygıyla selamlıyorum. Sizlerin de bildiği üzere, Karagöz oyunu, Kültür mirasımızın çok değerli parçasıdır. Osmanlı kültürünü ve İstanbul folklorunu, tüm zenginliğiyle yansıtan Karagöz oyunları günlük sosyal olaylardan, halk hikayelerinden devşirdiklerini özgün bir anlatımla perdeye yansıtıyor. Bu yönüyle, özellikle günümüz insanı için ilginç detaylar barındırıyor. Aynı zamanda Karagöz perdesinde oynatılan tasvirler, el sanatlarımızın harikulade işçiliğini, oyun esnasında seslendirilen şarkılar, musikimizin güzelliğini ortaya koyuyor. Hayali olarak adlandırılan Karagöz ustaları ise sahneye çıkardığı bütün tiplere ses ve hareket veren muhteşem bir performans sanatçılarıdır. Eski İstanbul’da, özellikle Ramazan ayı geldiğinde, Karagöz sahnelerine her yerde rastlamak mümkündü” dedi.

“Sergimizi UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştiriyoruz”

Karagöz sergisini UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştirdiklerini söyleyen Turan, “Fatih’imizde; Edirnekapı’daki kahvehaneler, Şehzadebaş’ındaki Direklerarası, Beyazıt’taki Simkeşhane gibi mekanlarda Karagöz yüzyıllar boyunca sahnelendi, kültür hayatımıza büyük değerler kattı. Binbir hünerli ustaların çıkmasına aracılık etti. Sergimiz vesileyle; Fatih’imizin yetiştirdiği ünlü Karagöz ustalarını; Hayali Küçük Ali, Mehmet Muhittin Sevilen ve Tacettin Diker ustaları rahmetle anıyoruz. Milli değerimiz Karagöz, 2009 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine alındı. Bugün dünyanın pek çok yerinde, çeşitli vesilelerle Karagöz oyunları sergileniyor. Sergimizi, kukla ve gölge oyunlarının dünyadaki çatı kuruluşu olan UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştiriyoruz. İnşallah sonraki dönemde de, gerek Karagöz gerekse diğer sanatlarımızın doğru eller vasıtasıyla gelecek nesillere ulaştırılması hususunda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek için, var gücümüzle çalışacağız. Sergi süresince her cumartesi ve pazar günü Fatih Kültür Sanat Merkezimizde günümüzün ustaları tarafından Karagöz oyunları sahnelenecektir. Bütün hemşehrilerimizi hem sergimize, hem oyunlara bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Karagöz Fatih’te izleyicilerle tekrar buluştu”

Geleneksel Karagöz oyununun Fatih’te izleyicilerle tekrar buluştuğunu söyleyen sergi küratörü Erkan Doğandan ise, “Karagöz aslında Fatih’in Osmanlı döneminde 1960-1970 yıllarına kadar devam eden en köktü geleneklerinden birisi. Ramazanın başlamasıyla birlikte Karagöz herkesin gündemine geldi. Çünkü Karagöz’ün en uzun soluklu yaşadığı ve bugün de hayatına devam ettiği bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim geleneksel gölge oyunumuz Karagöz, burada da Fatih’te tekrar tarihsel izleriyle buluştu. Sergide Fatihli Karagöz hayali ustalarının da olduğu geniş bir seçki. Burada Karagöz’ü toplumsal bir kültürle de bağdaştırdık. Bu açıdan keyifli ve zengin bir sergi oldu” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-belediyesi-nusret-colpan-sanat-galerisinde-karagoz-sergisi-acildi/feed/ 0
Karagöz ve Hacivat Oyunları Ramazan Ayında Sahnelenecek https://www.haber60.com.tr/karagoz-ve-hacivat-oyunlari-ramazan-ayinda-sahnelenecek/ https://www.haber60.com.tr/karagoz-ve-hacivat-oyunlari-ramazan-ayinda-sahnelenecek/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:54:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18231 Karagöz ve Hacivat oyunları, Bursa Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi ev sahipliğinde ramazan ayı boyunca sahnelenecek.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Karagöz ve Kukla Oyunları Uygulama ve Araştırma Merkezince (KARAKUM), Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Karagöz gölge oyunu, ramazan ayı boyunca iftar öncesinde sanatseverlerle buluşuyor.

Hayali Nevzat Çiftçi ve hayali yardağı Hüseyin Kaya tarafından geleneksellikten uzaklaşmadan bugüne uyarlanan oyunlar, ramazan ayında geçmişte olduğu gibi hem çocuklar hem de yetişkinler için perdeye taşınıyor.

KARAKUM Müdürü ve BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı, AA muhabirine, kadim oyunların, yetişkinlerin anlayabileceği dilden ve onlara hitap eden bir yapıyla yeniden güncellendiğini söyledi.

Bursa UNESCO Derneğinin Gümüştepe’deki Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi’nde iftardan önce her akşam bir Karagöz gösterisi olacağını belirten Öztahtalı, “11 ayın sultanı ramazan yine geldi. Ramazan denilince ilk akla gelen konulardan bir tanesi de doğal olarak Karagöz. Bursa’da da hayaliler, ramazan boyunca yapılacak etkinliklerle ilgili hazırlıklarını tamamladı.” dedi.

Öztahtalı, genellikle çocuklarla özdeşleştirilen Karagöz’ün, geçmişte yetişkin oyunu olduğunu hatırlattı.

Ramazan ayı boyunca yetişkinler ve çocuklar için çeşitli oyunlar sahneleneceğini ifade eden Öztahtalı, “Oyunların önemli bir bölümü, çocuklar için hazırlanıyor. Yetişkinler için oyunlar da var. Dolayısıyla her şey değişiyor. Dolayısıyla Karagöz’ün içinde bulunduğu dünya da değişiyor. Ramazan boyunca oynayacağımız oyunların içerisinde aynı zamanda Bursa’nın geleneksel lezzetlerine yazılmış oyunlar da var. Yani Bursa lezzetleri de geleneksel mutfağında tanıtıldığı oyunlarla revize edildi.” diye konuştu.

“Karagöz, geleneksel sanatlar içerisinde de en yaşayanı, en aktif, en hareketli olanı”

Hayali Nevzat Çiftçi ise ramazan ayı boyunca perdelenecek oyunlarda yetişkinlere yönelik çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Yetişkinlere yönelik oyun hazırlamanın yeni tasvirler ve yeni tiplemeler gerektirdiğinin altını çizen Çiftçi, “Bu ramazanda tabii daha farklı olarak normalde çocukların daha çok ilgi gösterdiği, daha çok çocuk gösterileri yapılan dönemlerden şimdi de biraz büyüklere yönelik çalışmaya başladık. Bu oyunları yorumlarken de tabii bir tarafıyla da ‘karı-kadim’ denen bu klasik oyunlardan ayrılmıyoruz çünkü ne yaparsak yapalım bir ayağımız geçmişte. Yani o geçmişten ayağımızı kaldırdığımız zaman sağlam basamıyoruz.” ifadesini kullandı.

Çitfçi, Karagöz’ün yapı itibarıyla çocuk oyunu olmadığını belirterek, Osmanlı döneminde Avrupalıların “Türk tiyatrosu” diye adlandırdığı geleneksel sanat dalı olduğu bilgisini paylaştı.

Ramazanın mistik tarafından dolayı Karagöz’ü akıllara getirdiğini vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti:

“Karagöz, geleneksel sanatlar içerisinde de en yaşayanı, en aktif, en hareketli olanı. Ne kadar güncellersek güncelleyelim Karagöz’ün yüzlerce yıldır içinde barındırdığı o yapıyı bozamıyoruz, bozmuyoruz. Zaten bozarsak Karagöz’ü yok etmiş oluruz. Bu şekilde çalışmalara devam ediyoruz. Yeni oyunlar demek yeni tasvirler demek. Burada da oyunlar içerisinde her tasvir deriden işlenerek yeni bir tip, yeni bir kişilik buluyor. Bunun yapılması, kuruması aylar sürüyor bazen.”

Hayali yardağı Hüseyin Kaya da hazırlıklarının tüm hızıyla devam ettiğini belirterek, “Programlarımızı oyunumuza göre ayarlayıp günü ve vakti geldiğinde sahnede yerimizi alacağız. Sahnede oynadığımızda ön taraftaki eğlenceye kadar biz de arkada aynı şekilde daha fazlasıyla eğleniyoruz.” ifadesini kullandı.

Bursa UNESCO Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İlker Özaslan ise Bursa Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi’nde amaçlarının, Türk kültürünü, Türk sanatlarını, UNESCO’nun tanımladığı somut olmayan kültürel mirasları, geçmişten bugüne gelmiş değerleri bir sonraki jenerasyona, bir sonraki kuşaklara taşımak, korumak, kollamak, arşivlemek, geliştirmek ve eğitimini vermek olduğunu ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karagoz-ve-hacivat-oyunlari-ramazan-ayinda-sahnelenecek/feed/ 0
AA, 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde sonuçları hızlı ve güvenilir şekilde ulaştırmak için hazırlıklarını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/aa-2024-mahalli-idareler-genel-secimlerinde-sonuclari-hizli-ve-guvenilir-sekilde-ulastirmak-icin-hazirliklarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/aa-2024-mahalli-idareler-genel-secimlerinde-sonuclari-hizli-ve-guvenilir-sekilde-ulastirmak-icin-hazirliklarini-surduruyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13281 Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, AA’nın geçen yıl mayıs ayındaki seçimlerde gösterdiği performansın herkes tarafından takdir edildiğini belirterek, “AA ile alakalı toplumda oluşturulmak istenen o manipülatif yaklaşımları yerle bir ettik, yıktık ve şu an yerel seçimlere çok büyük bir özgüvenle ama yine stratejik çalışmayla, protokollerimizi çok büyük bir disiplinle takip ederek giriyoruz.” dedi.

AA, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde, sonuçları hızlı ve güvenilir şekilde müşterilerine ve kamuoyuna ulaştırmak için hazırlıklarını sürdürüyor.

Genel Müdür Karagöz, AAtölye’de düzenlenen Seçim 2024 programında, AA’nın seçim çalışmalarına ilişkin, AA personeline bilgi verdi.

Seçim günü, sandık sonuç tutanaklarının görsellerini almak, o tutanakları merkeze iletmek, sonuçları grafiklere dönüştürmek ve müşterilere sandık sonuç tutanaklarını en hızlı bir şekilde servis etmek için çalıştıklarını belirten Serdar Karagöz, bu çalışmada, AA’nın kadrolu ve serbest habercilerinin yanı sıra bu süreçte iş birliği yapılan araştırma şirketi personelinin görev yaptığını bildirdi.

AA’nın, geçen yıl mayıs ayındaki seçimlerde gösterdiği performansın herkes tarafından takdir edildiğini söyleyen Karagöz, seçim sonuçlarının toplanmasında, genel müdürden şoförüne, editörlerden grafikerlere kadar bütün departmanlarda görev alan AA personeline teşekkür etti.

Serdar Karagöz, “Ajansımızın itibarını, kurumumuzun saygınlığını önümüzdeki seçimlerde de aynı şekilde koruyacağız.” diye konuştu.

Seçimlerde, personelin büyük bölümünün, sandık sonuç tutanaklarını almak için okullara gittiğini, bir kısım personelin de teknik hizmetleri sağlamak ve OCR (Optik Karakter Tanıma) sistemine gelen sonuç tutanaklarının doğruluğunu test etmek üzere kontrol görevlisi olarak merkezde görev yaptığını aktaran Karagöz, “Bölgelerimizdeki serbest habercilerimize kadar herkes bu süreçte görev alıyor.” dedi.

Seçim sürecinin planlanmasına ilişkin videoyu da izleten Karagöz, sandık sonuç tutanağının buradaki en önemli unsur olduğunun altını çizdi. Okullardan elde edilen sandık sonuç tutanaklarının müşteriye ulaştırılması sürecini anlatan Karagöz, “Bir kez daha, bir kez daha anlatacağız, bütün dünya ‘Anadolu Ajansı bu işi nasıl yapıyor’u öğrenecek.” ifadelerini kullandı.

“Bugün arşivimizde 14-28 Mayıs ıslak imzalı tutanaklarının tamamı var”

Karagöz, seçim günü sandıkların sayımının tamamlanması ve sandık sonuç tutanağının imza altına alınmasının ardından AA’nın görevinin başladığını ifade ederek, “AA çalışanları olarak, ıslak imzalı tutanakları fotoğraflıyoruz. Bugün arşivimizde 14-28 Mayıs seçimlerine ait ıslak imzalı tutanakların tamamı var. Yine bu seçimde de aynı şekilde Türkiye’deki bütün sandık sonuç tutanaklarının görselleri arşivlerimizde olacak.” bilgisini verdi.

Genel Müdür Karagöz, sandık sonuç tutanaklarının cep telefonları ile fotoğraflanacağını ve özel mobil uygulama üzerinden sisteme yükleneceğini dile getirerek, “Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir veri toplama yazılımı. Kusursuz, hatasız çalışıyor, zerre kadar mahcup etmedi bizi inşallah bu seçimde de etmeyecek.” değerlendirmesini yaptı.

Sandık verisi fotoğraflarının, OCR teknolojisiyle dijitalleştirildiğini belirten Karagöz, OCR sisteminin 14 Mayıs seçimlerinden bu yana daha da kusursuz hale getirildiğini vurguladı. Serdar Karagöz, şöyle devam etti:

“OCR sistemi, büyük oranda veriyi doğru şekilde sisteme kaydedecek ama o esnada biz bir kontrol noktası, bir insan gözü daha olsun, her şey doğru mu, yolunda mı baksın istiyoruz. O akışı, o süreci insan eliyle de burada kontrol edeceğiz. Daha fazla teknoloji, daha fazla yazılım, daha güçlü yazılım, daha güçlü yapay zeka, bütün bunları sistemimizde kullanıyoruz ama insan faktörünü de kontrol mekanizmasının merkezinde tutacağız. O akşam 200 arkadaşımız bütün bu verileri kontrol etmek üzere görev alacaklar. Sonuçlar teyit edildikten ve yayın yasakları kalktıktan sonra doğru ve güvenilir bir şekilde biz bunu müşterilerimize yani abonelerimize servis edeceğiz.”

Karagöz, müşterilerin seçim verilerini hızlı şekilde talep ettiğine dikkati çekerek, “Yaptığımız iş çok teknik bir iş, daha önce yaptık, çok iyi bir şekilde, kusursuz bir şekilde yaptık, mahcup olmadık, mahcup ettik. AA ile alakalı toplumda oluşturulmak istenen o manipülatif yaklaşımları yerle bir ettik, yıktık ve şu an yerel seçimlere çok büyük bir özgüvenle ama yine stratejik çalışmayla, protokollerimizi çok büyük bir disiplinle takip ederek giriyoruz.” dedi.

“Açıkladığımız sonuçlar resmi sonuçlar değildir”

AA’nın, seçim sonuçlarını Türkiye’ye duyuran bir kurum değil, sahadan elde ettiği verileri müşterilerine ulaştıran bir medya şirketi olduğunu vurgulayan Karagöz, “Açıkladığımız sonuçlar resmi sonuçlar değildir. Açıkladığımız sonuçlar, sahadan elde ettiğimiz verilere dayanır ve sahadan elde ettiğimiz verileri veri geliş sırasına göre müşterilerimize şeffaf bir şekilde servis ederiz.” ifadelerini kullandı.

Müşterilerin de AA’nın seçim konusundaki ciddiyeti ve çalışma prensiplerine saygı duyduklarını ve takdirle karşıladıklarını aktaran Karagöz, “14 Mayıs’ta bizi karalamak isteyenler, ‘Anadolu Ajansı manipülasyon yapıyor’ diyenler birkaç saat sonra verilerimizin ne kadar doğru olduğunu tüm Türkiye ile birlikte gördüler.” şeklinde konuştu.

Yerel seçimde, büyükşehir, il, ilçe belediye başkanlıkları, meclis üyelikleri için pusulaların kullanacağını hatırlatan Karagöz, “Bu nedenle sonuçlar biraz daha geç gelebilir. Hiç önemli değil. Yaptığımız işi protokollere, çalışma disiplinine bağlı kalarak dört dörtlük aynı şekilde yapacağımıza inanıyorum. Bu kurumun saygınlığını ve itibarını 14 ve 28 Mayıs’ta daha yukarılara çıkarttık. Bu seçimde de aynı şekilde Türkiye’nin en güvenilir, en itibar edilir en saygı duyulan şirketlerinden biri olma noktasına getirmemiz lazım. Başarı bir kez olursa tesadüftür, tekrarlanırsa tesadüf değildir. Şimdi sizlerden mayıs ayında gösterdiğiniz başarıyı aynen tekrarlamanızı istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aa-2024-mahalli-idareler-genel-secimlerinde-sonuclari-hizli-ve-guvenilir-sekilde-ulastirmak-icin-hazirliklarini-surduruyor/feed/ 0
Gazze’de İsrail’in işlediği savaş suçlarına ilişkin yeni kanıtlar ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/gazzede-israilin-isledigi-savas-suclarina-iliskin-yeni-kanitlar-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/gazzede-israilin-isledigi-savas-suclarina-iliskin-yeni-kanitlar-ortaya-cikti/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:18:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10185 Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarına ilişkin delil niteliğindeki yeni fotoğrafların, Kanıt kitabına dahil edilmesiyle tarihe düşülen bu notun, daha stratejik ve kalıcı olması için herkesin büyük bir sorumluluk içerisinde çalışması gerektiğini bildirdi.

AA tarafından AAtölye’de, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla “Gazze’de Soykırım: Yeni Kanıtlar” paneli düzenlendi.

AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, İsrail yönetiminin, Gazze’de yaşayan Filistinlilere yönelik yoğun saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi.

Gazze’de 7 Ekim 2023 yılından bu yana görülen tablonun, vicdan, izan ve akıl sahibi herkesin yüreğini sızlattığını kaydeden Karagöz, akla hayale gelmeyecek, ancak film senaryolarında olabilecek ve gözle inanılamayacak boyutta bir vahşet yaşandığını ifade etti.

Karagöz, AA olarak bu vahşeti dünyaya servis ettiklerini belirterek, her saniye Gazze’de yeni bir insanlık suçuna şahit olduklarını söyledi.

Bu durumu tüm gerçekliğiyle dünyaya aktarmanın gazeteciler olarak görev ve sorumlulukları olduğunu vurgulayan Karagöz, “Anadolu Ajansı olarak, ekim ayından bu yana İsrail’in, İsrail yönetiminin Gazze’ye saldırılarını anbean hem ülkemize hem de dünyaya geçtik. 26 arkadaşımız, Gazze’nin bizzat içinde görev yapıyor. Maalesef arkadaşlarımızdan biri, İsrail’in kasıtlı saldırıları sonucu şehit oldu, hayata veda etti. Muntasır es-Savvaf ismini, Anadolu Ajansı ailesi olarak sonuna kadar yaşatacağız. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Karagöz, pek çok gazetecinin bu saldırıların muhatabı olduğunu vurgulayarak, şu ana kadar 130’a yakın gazetecinin şehit olduğunu söyledi.

Gazze’de yaralanan, ailelerini kaybeden pek çok gazeteci bulunduğunu anımsatan Karagöz, “26 arkadaşımızın hemen hemen hepsinin evinde bir cenaze var, bir şehit var. Oradaki arkadaşlarımız hem hayatta kalmaya çalışıyorlar hem de bu durumu dünyaya duyurmaya çalışıyorlar. İkisini de ellerinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyorlar. Bugün uluslararası medyada gördüğümüz pek çok fotoğraf, Gazze içinden Anadolu Ajansının bu kahraman gazetecileri, foto muhabirleri tarafından kayda alınmış görsellerdir.” diye konuştu.

“Bir triloji tasarladık. Kanıt, Tanık ve Sanık”

Karagöz, AA olarak geçen yılın ekim ayından itibaren şahit oldukları savaş suçlarını dünya kamuoyuna göstermeye gayret ettiklerini, bu çerçevede bugün Lahey’de görüşülmekte olan soykırım davasında delil olarak teşkil edilen Kanıt kitabını yayına hazırladıklarını anımsattı.

Kitapta Roma Sözleşmesi’ne göre, uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu kabul edilen delillerin görsellerinin yer aldığına dikkati çeken Karagöz, şöyle devam etti:

“Biz bir triloji tasarladık. Önce Kanıt. Kanıt’ı Gazze’de görev yapan arkadaşlarımız Roma Statüsü çerçevesinde ele aldılar. Bugün Lahey’de görülen davada Kanıt kitabından pek çok delil davaya müdahil olmuş durumda. Daha sonra Tanık kitabını hazırladık. Tanık kitabı, şu an taslak halinde, henüz basılmadı. Tanık kitabında da biz aynı şekilde Gazze’de görev yapan ve bu soykırıma, bu vahşete tanık olmuş, aramızda tanıklar da var. Görüyorum Akif Bey var, Serkan Bey yine bölgedeydi, tanıkları dinledik, tanıkların tecrübelerini kitaplaştırdık. Trilojimizin üçüncü kitabı ise Sanık, yani suçlular. İsrail’de bu vahşete, bu soykırıma sebep olan failler.

Üçüncü kitabımız Sanık da yine çok yakında basılacak, yayına hazırlanıyor. Dolayısıyla biz Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarıyla tarihe bir not düşmek istedik. Bu bizim en büyük sorumluluğumuz. Belki de bu hayata katacağımız en ciddi katkı olacak. Çünkü 7 Ekim’den bu yana yaşadıklarımız, dünyanın son anına kadar, kıyamete kadar unutulmayacak bir vahşeti gösteriyor. Bunu en uygun, en stratejik, en kalıcı şekilde kaydetmek Anadolu Ajansı olarak bizlerin sorumluluğu.”

Genel Müdür Karagöz, bu üç kitabın üç ayrı belgeselinin de yapılacağını ifade ederek, program öncesinde Kanıt kitabının belgeselinin fragmanının gösterildiğini dile getirdi.

Bu belgeselin yakında galasını yapacaklarını anlatan Karagöz, lansmanın ise İstanbul ve Londra’da gerçekleştirileceğini söyledi.

Daha sonra Tanık belgeselinin hem Türkiye’de hem yurt dışında lansmanının yapılacağı bilgisini veren Karagöz, “Sanık belgeseli için biraz bekleyeceğiz. Çünkü Sanık belgeseline konu olacak kişilerin listesi her geçen gün kabarıyor. Sadece bizzat emri verenler değil onu destekleyenler, göz yumanlar, alkış tutanlar da yine Sanık belgeselinin ve Sanık kitabımızın konusu olacaklar.” dedi.

Gazze’deki savaş suçlarını gösteren yeni fotoğraflar Kanıt kitabında

Anadolu Ajansı olarak, bugün kamuoyuyla Gazze’deki soykırıma ilişkin bazı yeni kanıtları paylaşmak istediklerini dile getiren Serdar Karagöz, AA muhabiri ve foto muhabirlerinin Gazze’de çektiği fotoğrafları ekrana yansıttı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nde, “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar” ve “savaş suçları”nın kapsamının belirlendiğini hatırlatan Karagöz, fotoğraflarla kayıt altına alınan suçların, Roma Statüsü’nün hangi maddelerini içerdiğini söyledi.

Karagöz, pek çok kanıt fotoğrafında imzası olan Ali Jadallah ile ilgili, “Hemen hemen ailesinin tamamını kaybetti. Hatta bizim Yılın Kareleri fotoğraf yarışmamızda kendisinin bir fotoğrafı var. Fakat fotoğrafı çeken olarak değil fotoğrafın öznesi olarak Ali Jadallah orada gözüküyor. Enkaz altında kalmış kardeşinin elini öpüyor. Yine o fotoğrafı da dünya kamuoyu yakından biliyor.” ifadelerini kullandı.

Roma Statüsü’ne göre, ambulansa saldırının da savaş suçu sayıldığını belirten Serdar Karagöz, şöyle devam etti:

“Dünya kamuoyunda çok büyük ilgi uyandıran Hind Receb isimli küçük bir çocuk biliyorsunuz. Amerikalı medya kurum ve kuruluşlarının yakın takip ettiği, aynı şekilde sürekli basın toplantılarında akıbeti sorulan bir çocuk. Küçük Hind Receb’in cansız bedenine 12 gün sonra ulaşılıyor. Fakat orada bir hikaye var. Hind Receb, ilk saldırıda canlı, yardım istiyor Filistin Kızılay’ından. Filistin Kızılay’ı ambulans gönderiyor ve o ambulans vuruluyor. Bu fotoğrafın da yine Lahey’de en büyük delillerden biri olacağına inanıyoruz.”

“Savaş suçu ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi”

Ali Jadallah’ın 4 Şubat’ta çektiği ve İsrail saldırıları nedeniyle büyük hasar alan Eş-Şuheda Camisi’ni gösteren fotoğrafına ilişkin Karagöz, “İsrail yönetimi din, eğitim, sanat, bilim veya yardım amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere, hasta ve yaralıların toplandığı yerlere kasten saldırı düzenliyor. Bu bir yönüyle savaş suçu bir yönüyle de tamamen Gazze’deki tarihi yapıları yok ederek, Gazze’yi sadece insandan arındırmak değil, tarihinden, kültüründen ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi görüyor. Bu da yine büyük bir savaş suçu.” şeklinde konuştu.

Karagöz, bu fotoğrafların, Kanıt kitabını bastıktan sonra ortaya çıkan yeni deliller olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Mahkeme devam ediyor. Her gün Anadolu Ajansı, mahkeme süreçlerini simültane çeviriyle veriyor. Yeni delilleri de mahkemeye sunmaya devam edeceğiz. Bugün burada Kanıt kitabımıza yeni fotoğrafları dahil ederken tarihe düştüğümüz bu notun, daha stratejik, daha kalıcı olması için hep beraber büyük bir sorumluluk içerisinde çalışmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Umarım en kısa sürede Sanık kitabının sonuçlarını ele alan bir panelle, bir toplantıyla bir araya geliriz ve faillerin cezalandığını, ceza aldığını bizler bu dünyadan göçmeden önce dünya gözüyle görmüş oluruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazzede-israilin-isledigi-savas-suclarina-iliskin-yeni-kanitlar-ortaya-cikti/feed/ 0