Kanun Teklifi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 00:39:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AK Parti’nin emekli maaşlarıyla ilgili düzenleme vergi paketinde görüşülüyor https://www.haber60.com.tr/ak-partinin-emekli-maaslariyla-ilgili-duzenleme-vergi-paketinde-gorusuluyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-partinin-emekli-maaslariyla-ilgili-duzenleme-vergi-paketinde-gorusuluyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:39:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40711

(ANKARA)- AK Parti’nin en düşük emekli maaşının 12 bin 500 liraya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de yer aldığı vergi paketinin görüşmeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başladı. Muhalefet milletvekilleri Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de komisyona katılmasını talep etti. Komisyon Başkanı AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş ise “Bakanı zorla getiremem” yanıtını verdi.

AK Parti’nin emekli maaşlarıyla ilgili düzenlemenin de yer aldığı vergi paketi, bugün TBMM Plan ve Bçte Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Muhalefet milletvekilleri kanun teklifinin Maliye Bakanlığı tarafından hazırlandığını, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de komisyona gelerek soruları yanıtlaması gerektiğini ifade etti. Kendilerine teklifi incelemek için yeterli zaman verilmediğini belirten vekiller, aceleye getirildiğini de ifade ederek tepki gösterdiler.

“Bakanın da katılmasını istiyoruz”

Usule ilişkin söz alan milletvekillerinden CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, şunları söyledi:

“Biz Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan bu kanun teklifinde Mehmet Şimşek’in de de burada olması gerektiğini düşünüyoruz. Kendisine çağrı yapıyoruz; önümüze gelen bu vergi paketinde milyonlarca insana ilişkin bir düzenleme yok. Emekli düzenlemesi bu kanunda getirildi o da çok yetersiz. Toplumun beklentisi vergileri bu çarpık yapının giderilmesi, çalışanın vergi yükünün azaltılmasıdır. Bunun siyasi sorumlusu bakan o yüzden kendisinin burada olması lazım. Bizde kuvvetler ayrılığı son derece zayıf. Bu yanlış olan sistemde önümüze gelen kanun teklifini bürokrasi hazırlıyor, milletvekilleri sunuyor. Bu çok yanlış. Bürokrasi sunuş yapamadığı için milletvekilleri imzalıyor. Önümüzde vergi kanunu var ve bir bakanı ilgilendiriyor. O yüzden bakanın gelmesini istiyoruz. İç tüzükte buna aykırı bir şey yok. Neden bunu yapmıyoruz?”

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ise “Çok kısa bir sürede bu konuyu tartışmak zorunda kaldık. 48 saat gibi çok kısa bir sürede muhalefete inceleme fırsatı verildi. Umarım bu aynı acelecilik devam etmez. Verginin asıl yükünü işçiler, maaşlı çalışanlar taşıyor. Ancak paketin içeriği sendikalardan görüş alınmıyor. Ücretli çalışanı ilgilendiren bu konuda onlardan görüş alınmamasını eksik buluyoruz. Paketin etki analizi çok zayıf ve özensiz hazırlamış” dedi.

“Maliye Bakanı beş dakikalık mesafede, gelebilir”

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta ise şunları söyledi:

“Sağlık Komisyonu’na Sağlık Bakanı nasıl geliyorsa Maliye Bakanı da gelsin biz de tanışalım kendisiyle. Kendisinin de zorlandığı yerler varsa Plan Bütçe Komisyonu’nda bunlar da görüşülür. Bu maddeleri konuşacağız ama olmayanları da konuşmanız lazım bunun daha kıymetli bir programı olduğunu düşünmüyorum. Maliye Bakanı, 5 dakikalık mesafede kendisini bekliyoruz. Bu neden hemen gündeme alındı bize yeterli süre verilmeden. Bunun alelacele çıkartılması doğru değil. Elbette desteklediğimiz maddeler var. Vergi adaleti tamamen es geçilmiştir. Verginin bir fonksiyonu da gelirin adil bölüşümüdür. Bunu hiç göremedik. Bakan bizim konuşmalarımızı ‘yaygara’ olarak adlandırıyor gelsin kendisi de öğrensin.”

“Yine fakir fukaranın omzuna yüklenen bir kanun teklifi”

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise şunları söyledi:

“Sayın bakan yardımcılarımız, bürokrat o yüzden kendileri ile bir münazaraya giremeyiz. Bakanın o yüzden burada olması lazım. Kanun teklifinin sahibini hepimiz biliyoruz. Seçimden önce ’emekliler enflasyonda ezdirilmeyecek’ denildi. Memleket yangın yeri ama bakan çok kazanandan çok az kazanandan az alacağız diyordu. Yine fakir fukaranın omzuna yüklenen bir kanun teklifi ile karşı karşıyayız. Bakan hangi sendikayla görüştü, hangi fakir fukarayla görüştü? Hangi sendika emekliye 2 bin 500 lira zam verilsin dedi? Bizim burada yapmaya çalıştığımız sizin de itibarınızı korumak.”

Komisyon Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş ise 10 dakikalık aranın ardından yaptığı açıklamada, TBMM İçtüzüğü’nün 30. maddesi gereğince bakanın katılma zorunluluğu olmadığını, yeni sistemde bakanlar yerine üst düzey bürokratların katıldığını ifade etti. Bakanı zorla getiremeyeceğini ve tüzüğe aykırı bir durum olmadığını ifade eden Muş, konuşmasının ardından teklif sahibi vekillerden AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök’e söz verdi. Ök’ün sunumunun ardından milletvekilleri teklif üzerine görüşlerini açıkladı.

” Türkiye’nin beklediği hiçbir düzenleme bu kanun teklifinde yok”

CHP’li Rahmi Aşkın Türeli kanun teklifine ilişkin şunları söyledi:

“Bu kanunu tasarruf kanun teklifi ile birlikte değerlendirmek gerekiyor. Burada söyleyebileceğim şey ‘dağ fare doğurdu’. Gerçekten de beklentilerin çok altında kaldı, hiçbir tasarruf getirmeyen bir kanun teklifi ile karşı karşıyayız. Bu açıdan iki teklif de son derece yetersizdir. 53 madde var, 9 ayrı kanun teklifi ile karşı karşıyayız. Vergi adaleti bizim çok üzerinde durduğumuz bir konu. Ciddi bir vergi reformu yapılmaması borçlanmaya dayalı bir ekonomik yapıya teşvik ediyor. Hem iç hem dış borçlar kartopu gibi büyüyor. Türkiye’nin vergi sisteminde de ciddi problemler var, maalesef kanun teklifinde bunu çözecek tek bir madde yok. Vergi tabana yayılmıyor, çok ciddi bir kayıt dışılık var. Vergide çok ciddi bir adaletsizlik var ve bunu da düzelten bir madde yok. 2003-2023 arasında 14 adet vergi barışı çıkartılmış. Bununla nasıl sağlıklı bir vergi sistemi kuracaksınız? Çiftçinin kullandığı mazota ÖTV düzenlemesine ilişkin bir madde yok. Emeklilere ilişkin bir düzenleme var; 16 milyon emekli bir müjde bekliyor ama 2 bin 500 lira artış var. Kısacası Türkiye’nin beklediği hiçbir düzenleme bu kanun teklifinde yok.”

“Emeklilerin bu ülkeden bahşiş ya da kıyak beklediği yok, haklarını istiyorlar”

İYİ Partili Erhan Usta ise “Burada adil vergi yok geçen hafta da tasarruf yoktu. Yap İşlet Devret maddesi şov maddesi. Bu adamlar bir kere gelir beyan etmiyor. Gelir İdaresi’nin önce bununla ilgilenmesi lazım. Bu aşırı karlardan vergiyi niye vermediklerini sormak lazım. En düşük emekli maaşı meselesinde emeklilerin bu kadar zorlandığı bir dönemi hiç hatırlamıyorum. Son derece komik bir rakamla artış yapıldı. Milyarlarca lira kazanan insanlardan bir kuruş vergi alınmıyor.

DEM Partili Hakkı Saruhan Oluç, “Emeklilerin bu ülkeden bahşiş ya da kıyak beklediği yok. Emekliler hakkını istiyor. Yıllarca döktükleri alın terinin karşılığını istiyorlar. Bütçedeki ciddi yükler emeklilerin maaşından kaynaklanmıyor. Sizin tercihiniz bu yönde. Emeklilere 12 bin 500 lira verip geçiştirelim diyorsunuz. Bu paket vergide adaleti sağlayan bir paket değil” dedi.

“EYT ile insanları emekli ettiniz şimdi de emekli maaşı düşük diyorsunuz”

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, “EYT ile insanları 48 yaşında emekli yaptınız şimdi de emekli maaşı düşük diyorsunuz. Siyaseten bozuyorsunuz sonra da o bozulan şeyi düzeltmeye çalışıyorsunuz. Ana muhalefet partisi sadece hataları söylüyor ama nasıl bir model izlenmesi gerektiğini söylemiyor. Tabii ki biz de emeklilere daha yüksek maaş vermeyi isteriz. Bu ülkede 3600 günle insanlar emekli oldu. 3600 günle emekli mi olunur? Bu ülke hepimizin yapacaksak gerçekten vergi reformu yapmamız lazım. Yarın iktidara gelen partiler de aynısını yaşayacak. Popülizm yapmayın. EYT için uzun süre direndik ama siz bas bas bağırdınız. Burada önemli düzenlemeler var, ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/ak-partinin-emekli-maaslariyla-ilgili-duzenleme-vergi-paketinde-gorusuluyor/feed/ 0 HÜDA PAR’dan vatandaşlık kanununda değişiklik talebi: Ülkemizdeki siyonistler yargılansın https://www.haber60.com.tr/huda-pardan-vatandaslik-kanununda-degisiklik-talebi-ulkemizdeki-siyonistler-yargilansin/ https://www.haber60.com.tr/huda-pardan-vatandaslik-kanununda-degisiklik-talebi-ulkemizdeki-siyonistler-yargilansin/#respond Fri, 31 May 2024 04:59:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34043 HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Meclis’e sundukları “Vatandaşlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ayrıntılarını paylaştı. Ramanlı İsrailli yöneticilerin yargılanması ve İsrail saflarında savaşa katılan çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılması için kanun teklifi verdiklerini açıkladı. Teklife ilişkin Haberler.com’a konuşan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan da kanun teklifini yorumladı.

Ramanlı, “Aylar önce HÜDA PAR milletvekilleri olarak Siyonist barbar çete bu pervasızlığını masum sivillere karşı gösterirken biz nasıl bir fonksiyon icra edebiliriz diye” düşündüklerini aktararak, bu düşünce sonucunda kanun teklifi meselesinin çıktığını ifade etti.

HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı

“BUGÜNE KADAR SOMUT BİR ADIM ATILMADIĞINI ÜZÜLEREK MÜŞAHEDE EDİYORUM”

Ramanlı, “Biliyorsunuz, insanlığa karşı işlenen suçları soruşturmak uluslararası sözleşmelerle bütün ülkelere tanınan bir haktır. Bunun yerlisi, yabancısı, yeri, yurdu yoktur. İnsanlığa karşı işlenen suçların mağduru bütün insanlık olduğu için her ülke kendi yargısı eliyle insanlığa karşı suç işleyen soykırım işleyen organizatörününden failine azmettireninden liderine kadar herkesi yargılama hakkına sahiptir. Peki ülkemizde durum ne? Bizim de böyle bir hakkımız var. Ceza kanunumuzda adalet bakanının talebi ile soykırım suçuna ortak olan liderinden organizatörüne kadar failinden azmettiricisine kadar herkesi yargılayabilme hakkı var. Ama Adalet Bakanının bu yöndeki bir talimatı şart koşuluyor. Uluslararası ilişkiler, ülkeler arası diplomatik münasebetler sebebiyle belki bugüne kadar Adalet Bakanlığı bir irade sergilememiş olabilir. Bu da eleştirilecek bir konudur. Zira Gazze meselesi bütün siyasi partilerin ortak iradesiyle görülüyor ki hepimizin ortak bir mesuliyetidir. Bunun a partisi b partisi yoktur. Hükümeti de elbette bunun dışında tutmuyoruz, ama bugüne kadar bir somut adım atılmadığını da üzülerek müşahede ediyoruz.” dedi.

“HAKLARINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILABİLMESİ VE ŞAYET YAKANABİLİRLERSE TUTUKLANMALIDIRLAR”

“Televizyon ekranlarından her gün bombalanan çocuklar, kadınlar, yaşlılar maalesef bizim yargımızı harekete geçirmeye yetmiyor.” diyen Ramanlı, “Çünkü Adalet Bakanının bu yönde bir talimatı yargıya ulaşmıyor. O halde dedik; madem yargı millet adına yargılama yetkisini kullanıyor, madem bizler milletin temsilcisiyiz, hükümetin ülkeler arası diplomatik ilişkilerin bozulmasından endişe etmesi sebebi ile böyle bir adımı atmaması da madem bir vaka, o halde yargılama yapılabilmesi için Meclis kararının da yetmesi gerekiyor. Bir maddemiz buna ilişkindir. Yani Meclis’in karar almasıyla yargı harekete geçebilmeli ve bu siyonist barbar çetenin insanlığa karşı islemiş olduğu suçların yargılaması bizim ülkemizde de yapılabilmeli. Haklarında yakalama kararı çıkarılabilmeli ve şayet yakalanabilirlerse tutuklanmalıdırlar.” ifadelerini kullandı.

HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı

“GAZZE’DE MASUMLARIN KATLEDİLMESİ İÇİN OLUŞTURULAN ORDUYA KİŞİYİ VATANDAŞLIKTAN ATALIM”

Türkiye’de çifte vatandaşlığın mümkün olduğunu hatırlatan Ramanlı, “Çifte vatandaşlık sebebiyle ister Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olsun ister Siyonist işgalci rejimin vatandaşı olsun gidip Gazze’de masumların katledilmesi için oluşturulan orduya eğer yazılmışsa, onun vatandaşlığını kaybettirelim. Bunları vatandaşlıktan atalım diyoruz. Eğer oraya asker yazılmış ve bu insanlığa karşı işlenen suçlarda bilfiil rol almışsa onları da cezalandıralım. Hem de en ağır ceza ile cezalandıralım, ağırlaştırılmış müebbet hapsi de onlar için kanunda öngörelim. Bu da yetmez bu kişilerin mal varlıklarına da el koyalım.” ifadelerini kullandı.

“BU TEKLİFİMİZİN KANUNLAŞMASI İÇİN LEHTE OY KULLANIN DİYORUZ”

İsrail çifte vatandaşlarının el konulan mal varlıklarının da maddi imkansızlıktan dolayı evlenemeyen gençler için oluşturulan fona aktarılması önerisinde bulunan Ramanlı, Meclis’te grubu bulunan veya grubu bulunmayan partiler ile 590 milletvekiline çağrıda bulunarak, “Filistin hepimizin ortak yarası, ortak davasıdır. Her vesileyle Filistin ile ilgili bu Meclisten ortak imzayla bildiriler çıkıyor. O halde gelin bu teklifimize de destek verin. Bu teklifimizin kanunlaşması için de lehte oy kullanın diyoruz.” dedi.

HÜDA PAR Sözcüsü Serkan Ramanlı

“KANUN TEKLİFİ ÖNÜMÜZDEKİ SALI MECLİS’TE OLABİLİR”

Kanun teklifine ilişkin Haberler.com’a konuşan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan, kanun teklifinin büyük olasılıkla önümüzdeki salı günü Meclis Genel Kurulu gündemine gelebileceğini ifade etti.

“HERKES ELİNİ VİCDANINA KOYACAK VE KARARINI VERECEK”

Aslan, kanun teklifiyle ilgili, “Herkes kendi elini vicdanına koyacak ve bununla ilgili kararını verecek. Bunu kamuoyu takdir edecek, kim hangi kararı verirse veya hangi tarafta olursa.” dedi.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan

“BURADAN FİLİSTİN’E GİDİP, ORADAKİLERİN KANINA GİREN KİŞİLERLE İLGİLİ MECLİS’İN BİR KARARI OLSUN”

Teklifin kanunlaşmasını umut ettiklerini kaydeden Aslan, “Bu teklif kanunlaşsın diye biz bu teklifi yaptık. Bizim umudumuz, isteğimiz ve talebimiz odur ki; Bu teklif yasalaşsın ve buradan Filistin topraklarına giderek orada işgalcilerin yanında yer alıp, Filistinlilerin kanına giren kişilerle ilgili Meclis’in bir kararı olmuş olsun. Dileğimiz bu yönde.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/huda-pardan-vatandaslik-kanununda-degisiklik-talebi-ulkemizdeki-siyonistler-yargilansin/feed/ 0
CHP Milletvekili Gülcan Kış: Türkiye enerjide kontrolü eline almadığı sürece dışa bağımlılığa mahkumdur https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gulcan-kis-turkiye-enerjide-kontrolu-eline-almadigi-surece-disa-bagimliliga-mahkumdur/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gulcan-kis-turkiye-enerjide-kontrolu-eline-almadigi-surece-disa-bagimliliga-mahkumdur/#respond Wed, 01 May 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29953 (ANKARA) – CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM’de Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sırasında söz alarak; “Ulusal çıkarlarımıza uygun, dışa bağımlılığı en aza indirgeyen, yerli, kararlı ve gerçekçi bir enerji politikasına acilen ihtiyacımız vardır. Türkiye, enerjide kontrolü eline almadığı sürece dışa bağımlılığa mahkumdur” dedi.

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, AKP iktidarının 22 yılda doğayı enerji yatırımları yapmak adına tahrip ettiğini belirtti, görüşülen kanun teklifini reddedeceklerini belirtti.

Kış’ın kanun teklifi ile ilgili yaptığı konuşma şöyle:

“TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANI TALAN EDİLİYOR”

“Tam 22 yıldır ülkemizin neredeyse her yerinde, doğamız, enerji yatırımları yapmak adına tahrip edilmiş ve buna da hızla devam edilmektedir. İşte önümüzdeki bu kanun teklifi de, tam da bu amaca hizmet etmek için getirilmiştir. Madencilik faaliyetlerini zorlaştıran bazı uygulamaları daha ortadan kaldırma hedefindedir. Oysaki; orman alanları, tarım alanları, zeytinlikler, turizm alanları zaten yoğun bir tahribat altındadır. Bunun en acı itirafı da kısa süre önce Çevre Bakanı Sayın Özhaseki’den gelmiştir. Bakan, ‘Her tarafı yemyeşil, zümrüt gibi olan Anadolu coğrafyasını adeta talan ettik. Ağaçlarımızı yok ettik, ormanlarımızı da kel hale getirdik’ dedi. Kaz dağlarının, Akbelen’in hali ortada. Sayın Bakan 22 yıllık AKP hükümetinin özetini yapmıştır. Yani Türkiye’nin dört bir yanı talan ediliyor.

“TÜRKİYE GİBİ ÜLKELER İÇİN ÜRETİMDEN TÜKETİME SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ENERJİ PLANLAMASI GEREKMEKTE”

Kanun teklifinin bütününe baktığımızda şunu görüyoruz: Apar topar hazırlanmış, sadece belli bir amaç doğrultusunda Meclis’e getirilmiştir. Birilerine verilmiş sözlerin yerine getirilmesini hedeflemektedir. Ne enerji sektörü temsilcilerine, ne de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin fikirlerine, başvurulmadığı çok açık şekilde görülmektedir. Ancak Türkiye gibi ülkeler için üretimden tüketime düzgün ve sürdürülebilir bir enerji planlaması gerekmektedir. Çünkü; enerjide dışa bağımlılığımızın yüzde 75’i geçtiği bir süreci yaşıyoruz. Önümüzdeki kanun teklifine bakıyoruz, kamu yararını gözetmeyen, dışa bağımlılığı arttıracak, akıldan, bilimden, gerçekçi enerji politikalarından uzaktır.

“İMAR PLANI YAPILMAKSIZIN DOĞAL ALANLAR ÜZERİNE ENERJİ TESİSİ KURULMASININ ÖNÜ AÇILMAKTA”

Bu teklif ile Dışişleri Komisyonu’nda görüşülmesi beklenen Birleşik Arap Emirlikleri ile enerji anlaşmasının ön hazırlığının yapılmak istendiği açıktır. AKP’nin ekonomik kriz nedeniyle, acil olarak dışarıdan sıcak paraya ihtiyacı olduğunu da hesaba kattığımızda, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere yabancılara, topraklarımızda rant alanları açıldığı görülmektedir. Yine teklife baktığımızda, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten santral sahiplerine, dövizle alım garantisi verilmektedir. Bu durumun ise, elektrik fiyatlarında ciddi artışları beraberinde getirecek ve vatandaşların faturalarına yansıyacaktır. Düzenleme ile imar planı yapılmaksızın doğal alanlar üzerine enerji tesisi kurulmasının önü açılmaktadır. Kamu kurumları ve ilgili belediyelerin yetkisi altında olması gereken imar planı yetkileri, ortadan kaldırılıyor. Kamuya ait kaynakların verimsiz kullanılması ve denetimin yapılmamasının önü açılıyor.

“TÜRKİYE, ENERJİDE KONTROLÜ ELİNE ALMADIĞI SÜRECE DIŞA BAĞIMLILIĞA MAHKUMDUR”

Nükleer maddelerin taşınması işine dair sigortalama ve teminat yükümlülüğünün, taşımayı yapacak üçüncü tarafa yükletilmesi istenmektedir. Bilindiği üzere, nükleer maddelerin taşınması süreci ciddi riskler barındırmaktadır. Seçim bölgem Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinin, atıklarının yönetimi konusu bile hala belirlenmemiştir. Akkuyu Nükleer Santral AŞ’nin ve Rosatom’un bu konudaki yükümlülükleri belirsizken, nükleer madde taşıma işinin üçüncü kişilere devri kabul edilemez. İşleten, hukuki sorumluluktan kaçmaktadır. Nükleer madde taşınması sırasında doğacak zararlarla ilgili Türkiye, işletenden bir hak talep edemeyecektir. İşte bu nedenle 14. Madde kanun teklifi metninden çıkarılmalıdır. Ulusal çıkarlarımıza uygun, dışa bağımlılığı en aza indirgeyen, yerli, kararlı ve gerçekçi bir enerji politikasına acilen ihtiyacımız vardır. Türkiye, enerjide kontrolü eline almadığı sürece dışa bağımlılığa mahkumdur.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gulcan-kis-turkiye-enerjide-kontrolu-eline-almadigi-surece-disa-bagimliliga-mahkumdur/feed/ 0
İzmir’de Sağlık Çalışanları, Sağlıkla İlgili Kanun Teklifine Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/izmirde-saglik-calisanlari-saglikla-ilgili-kanun-teklifine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-saglik-calisanlari-saglikla-ilgili-kanun-teklifine-tepki-gosterdi/#respond Mon, 19 Feb 2024 23:57:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9926 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

İzmir’de sağlık çalışanları, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren sağlıkla ilgili kanun teklifine tepki gösterdi. İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Yüce Ayhan, teklifin hekimlerin ve sağlık emekçilerinin haklarına ve toplum sağlığına zarar verecek düzenlemeler içerdiğini söyledi.

İzmir Sağlık Platformu üyeleri, bugün İzmir Tabip Odası’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren sağlıkla ilgili kanun teklifine tepki gösterdi.

İzmir Sağlık Platformu adına ortak açıklamayı okuyan İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Yüce Ayhan, söz konusu kanun teklifinin Türk Tabipleri Birliği ve birçok sağlık emek-meslek örgütüne danışılmadan hazırlandığını ve kanun teklifinin hekimlerin ve sağlık emekçilerinin haklarına ve toplum sağlığına zarar verecek düzenlemeler içerdiğini öne sürdü. Ayhan, şunları söyledi:

“Kanun teklifinde hastanelerde dağıtılacak ek ödeme miktarının belirlenmesinde esas olan unsurlar; tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörler şeklinde sıralamıştır. Bu unsurları, sağlık hizmeti sunumunun niteliğini ölçmek için kullanan anlayış, Türkiye sağlık ortamını çöküşe sürükleyen anlayışın ta kendisidir. İkinci bir disiplin cezası olarak değerlendirdiğimiz, disiplin cezası sonucu hastanelerde çalışanlarda ek ödemelerde kesintilerin ve aile sağlığı merkezi çalışanlarında destek ödemelerindeki kesintilerin bu düzenlemeyle kanuna alındığı görülmektedir. Bu düzenlemeler mevcut haliyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen yasal olmayan hususlarda düzenleme yapılmadan tekrardan kanun teklifine konulması; Anayasa’yı ve Anayasa Mahkemesi’ni tanımama anlamına da gelmektedir. Üstelik Sağlık Bakanı’nın bu konuda Meclis koridorlarında sarf edip sosyal medya hesabından paylaştığı sözler, hem ekonomik haklarımızın gasbının ve güvencesizliğin savunulması hem de hekimlik onurumuzun yok sayılmasıdır. İnsanca yaşayacağımız ve emekliliğe yansıyan bir ücret, güvenceli iş ve güvenceli gelecek; bir ödül değil, alın terimizin karşılığıdır.”

“KANUN TEKLİFİ ANAYASAYA AYKIRI”

Kanun teklifi ile oluşturulması önerilen “Hastane Koordinasyon Kurulu” tarafından ikaz edilen öğretim elemanlarına ek ödeme yapılmayacağına dair düzenlemenin de Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Ayhan, “Halihazırda hekimler, Milli Savunma Bakanlığı emrine geçici olarak görevlendirilmekte ancak kurumlar arası geçici görevlendirme için zorunlu olan ‘memurun muvafakatinin aranması’ zorunluluğu yerine getirilmemektedir. Geçici görevlendirmeler, ilgili kural ve ilkelere aykırı olarak yapılmakta, yeterli süre tanınmamaktadır. Getirilmek istenen düzenlemede bu konuda da meslektaşlarımızın haklarını koruyacak hükümler bulunmamaktadır. Esasen 4924 sayılı kanun, çalışan temininde güçlük çekilen yerlerde istihdamın sağlanması amacıyla yapıldığından, bu kanun kapsamında çalışanların bir başka yere geçici görevlendirilmesi kanunun temel mantığına aykırıdır” diye konuştu.

“TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELEMİZİ BÜYÜTEREK SÜRDÜRECEĞİZ”

Ayhan, açıklamalarının devamında ise şunları kaydetti:

“Ayrıca kanun teklifinde ilaçların ruhsatlandırılmasıyla ilgili toplum sağlığı için geri dönüşsüz zararlara yol açabilecek ve açıkça ilaç şirketlerinin lehine olan düzenlemeler vardır. İlgili düzenlemeler de Anayasa’nın 2, 17 ve 56. maddelerine aykırıdır. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili söz verdikleri ancak yapamadıkları bazı konular olduğunu ifade etmişti. Birincisi, hekimlerin emekliliğine dair ek göstergenin en düşük 6400’e çıkarılması; ikincisi, sağlık çalışanlarının sabit ücretlerinin hak kaybı olmadan emekliliğe yansıtılması; üçüncüsü, sağlık çalışanlarının taban ücretinin pratisyen hekimlerin üçte biri olması; dördüncüsü, nöbet ücretlerinin düzenlenmesi; beşincisi, uzman aile hekimlerinin taban ücretinin uzman hekimlerle aynı olması; altıncısı, aile sağlığı merkezlerinin kamu tarafından yapılarak kiradan kurtarılması. Görüldüğü üzere, belirtilen konuların hiçbirine ilgili kanun teklifinde yer verilmediği gibi, hekimlerin/sağlık emekçilerinin şiddet ve güvencesiz çalışma gibi sorunlarına da öncelik verilmemiştir. Bu kanun teklifinin önceliğinin sağlık çalışanlarına baskı ve sağlık alanındaki özel sermayenin çıkarları olduğu açıktır. Son yıllarda hazırladığımız sağlıkta şiddet, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, fiili hizmet süresi zammı, öğrencilerin özlük hakları düzenlemeleri, tüm ücretlerin emekliliğe yansıması, 7600 ek gösterge, emekli sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında iyileştirme yapılması gibi kanun tekliflerini ısrarla Meclis’teki partilere sunduk ancak ne yazık ki Meclis gündeme alınmadı. Hekimlerin sorunlarının çözümünün bizlerin önerdiği kanun teklifleriyle mümkün olabileceğini yeniden ifade ediyor ve şu an Meclis’teki kanun teklifinin geri çekilerek önerdiğimiz tekliflerin Meclis gündemine hızla alınmasını talep ediyoruz. Hekimlerin/sağlık emekçilerinin haklarını alabildiği, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesini önceleyen bir sağlık sistemini hep birlikte inşa edene dek hekimlik değerleri, meslektaşlarımızın hakları ve toplum sağlığı için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-saglik-calisanlari-saglikla-ilgili-kanun-teklifine-tepki-gosterdi/feed/ 0