Kamu Görevlileri – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 21:51:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Furkan Apartmanı davasında kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildi https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-kamu-gorevlileri-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/ https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-kamu-gorevlileri-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:51:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40921 HABER: MEHMET OFLAZ KAMERA: CEMAL BERK AYTEKİN

(GAZİANTEP) – Gaziantep’te 51 kişinin hayatını kaybettiği Furkan Apartmanı davasının 7’nci duruşması görülüyor. Cumhuriyet savcısı, Furkan Apartmanı’na ilişkin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğini, kamu görevlilerinin karara itiraz ettiğini ve sürecin devam ettiğini açıkladı.

Gaziantep’in Nizip ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’nde 51 kişinin yaşamını yitirdiği Furkan Apartmanı ile ilgili 4’ü tutuksuz, 2’si firari 6 sanık hakkında ayrı ayrı 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle açılan davanın görülmesine devam edildi. Duruşma öncesi Nizip Adalet Sarayı çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Furkan Apartmanı’nda yakınlarını kaybeden aileler ve avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Eyüp Öğüt duruşmaya katılırken, diğer sanıklar Faik Öğüt, Nejdet Alpay ve Yılmaz Şahin Yurtyapan duruşmaya katılmadı. Firari müteahhitler Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever’in avukatı Ersan Şen de duruşmaya katılmadı. CHP’li ve EMEP’li milletvekilleri de duruşmayı takip etti.

Duruşmada ilk olarak cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuksuz yargılanan dört sanıktan Faik Öğüt, Eyüp Öğüt ile Yılmaz Şahin Yurtyapan hakkında “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan üst sınırdan ceza, Nejdet Alpay için beraat talep etti.

“Bizim ailemizi parçaladılar”

Savcının mütalaasının ardından yakınlarını kaybedenlerin ailelerine söz verildi.

Selin Şahin: Nizip 4. derece deprem bölgesi. Nizip’te 40 bin içerisinde sadece Furkan Apartmanı yıkıldı. Ben orada kardeşimi kaybettim. Kararı vicdanınıza bırakıyorum.

Hasip Şahin: Acımız çok büyük. Bu binanın yıkılmasında hiç mi kamu görevlisi sorumlu değil? Adalet arıyoruz.

Enkazdan 28 saat sonra çıkan yurttaş: Kamu görevlilerinin de yargılanmasını istiyorum.

Özlem Taşdemir: 2 kızımı ve eşimi kaybettim. Oğlum ve ben yaralı olarak çıktık. Bizim ailemizi parçaladılar, bizim içimizi yaktılar. Biz acı yaşarken, serbest bırakılanlar gülüp eğleniyor. Sanıkların olası kastla yargılanmasını istiyoruz. Kararı vicdanınıza bırakıyoruz.

Seçkin Şahin: Ben 19 yaşındaki pırlanta gibi çocuğumu kaybettim. Kolon kesenler hayatlarına devam ediyor, benim oğlum mezarda. Bizim canlarımızı geri veremeyeceksiniz. Adaleti verin. Ben olası kastla yargılanmalarını istiyorum. Kamu görevlilerinin yargılanmasını istiyorum.

Elif Buse Kaplan: Deprem ülkesinde kolon kesmek, asma kata daire yapmak, bunlara elektrik, su, doğal gaz bağlamak bile bile ölüme sebebiyet vermek değilse nedir? Bu açık bir kasttır. Ben buradan çıkıp ailemin mezarına gideceğim, onlara çocuğunuz, ablanız sizin hakkınızı sonuna kadar savundu, adalet kazandı, rahat uyuyun demek istiyorum… ‘Adalet mülkün temelidir’ diyorsunuz, temel yoksa mülk de adalet de yoktur. Bize adaleti temel yapın.

Müşteki avukatları da savcının mütalaasına katılmadıklarını belirtti. Sanıkların olası kast suçundan yargılanmasını talep etti.

“En tepeden…”

Duruşmada söz alan Gaziantep ÇHD yöneticisi avukat Ergin Sözen ise şöyle konuştu:

“Bu şehirde İl Afet Eylem Raporu hazırlanmış, rapora uygun bir tek adım atılmamış. Ben kendim bizzat valiliğe yazı yazdım, önceki davalarda savcılar bunu bile yapmadılar. Valilik bir paragraf cevap verdi: ‘İtfaiyeyi bilgilendirdik. Organize Sanayi bölgesine bilgi verdik!’ Yaptığı bu kadar. Görev ihmali var.

Burada kolon keseni, kaçak kat çıkanı, eksik malzeme kullananı yargılıyorsunuz. Peki, Furkan Apartmanı’nı denetlemeyenler, ta en tepeden itibaren üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmeyen devlet görevlileri ne olacak? Bunları söyleyince sanık müvekkilleri ‘iddianameye ve mütalaaya bağlı kalın’ klişesine sarılıyorlar. Ama zaten iddianame ve mütalaa eksik. Siz de bu eksik iddianame ile karar verirseniz, hukuka ve etiğe aykırı bir karar vermiş olursunuz. Sanıkların olası kastla yargılanmalarını ve sorumluluğu olan tüm devlet kurumlarının ve kamu görevlilerinin hepsinin yargılanmasını talep ediyoruz.”

Savcı “kamu görevlileri” hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı

Ailelerin kamu görevlilerin yargılanmasıyla ilgili taleplerini dile getirmeleri üzerine, Cumhuriyet savcısı, Furkan Apartmanı’na ilişkin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğini, kamu görevlilerinin karara itiraz ettiğini ve sürecin devam ettiğini açıkladı.

“Kolon kesmedim”

Sanık Eyüp Öğüt önceki duruşmada yaptığı beyanlarını tekrarladı. Öğüt, “Kesinlikle kolon kesmedim, tadilat yapmadım, 1+1 dairem yok” dedi. Diğer sanıkları ise avukatları savundu.

SÜRECEK

]]>
https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-kamu-gorevlileri-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Soma’da adalet yok, sorumlular korunuyor https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-somada-adalet-yok-sorumlular-korunuyor/ https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-somada-adalet-yok-sorumlular-korunuyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:57:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31535 HAKAN KAYA

(İSTANBUL) – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Soma’nın 10. yılında bir açıklama yaptı. Soma’da 10 yıldır adaletin olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu, “Soma katliamından sonra sorumluluğu olan kamu görevlileri sistematik olarak korundu. Hükümetten ve ilgili kamu görevlilerinden tek bir kişi bile istifa etmedi, hesap vermedi, yıllarca yargılanmaktan korundu” dedi.

“Acımız, öfkemiz hiç azalmadı” diyen Çerkezoğlu, iktidarın kaderci anlayışına, patronların aşırı kar hırsına dikkati çekti. Çerkezoğlu, şunları söyledi:

“Soma’da 301 maden işçisinin ölümü ve 162 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan katliamın üzerinden tam 10 yıl geçti. Geçen süreçte acımız ve öfkemiz hiç dinmedi. Çünkü Soma katliamı için adalet işlemedi. Acımız ve öfkemiz hiç azalmadı, çünkü Soma’dan sonra verilen tüm sözler lafta kaldı, “insan onuruna yakışır iş için çalışma ortam ve koşulları” iyileştirilmedi. İşçileri ölümcül tehlikelerden koruyan bir çalışma ortamı sağlanmadı. Acımız ve öfkemiz asla dinmedi çünkü kendi sorumluluklarını kadere ve fıtrata havale eden iktidar, maden patronlarının aşırı kar hırslarının yarattığı acımasız üretim koşullarına dair sorumluluklarının üstünü kapattı.”

“HÜKÜMETTEN VE KAMU GÖREVLİLERİNDEN TEK KİŞİ İSTİFA ETMEDİ”

Cumhuriyet tarihinin can kaybıyla sonuçlanan en büyük “maden katliamı” nedeniyle tek bir istifa olmamasına da dikkati çeken Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

“Soma katliamından sonra sorumluluğu olan kamu görevlileri sistematik olarak korundu. Hükümetten ve ilgili kamu görevlilerinden tek bir kişi bile istifa etmedi, hesap vermedi, yıllarca yargılanmaktan korundu. 2020 yılında Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanması yolu açıldı. Ancak aradan üç yıl geçtikten sonra Aralık 2023 yılında sınırlı sayıda kamu görevlisinin yargılanması için iddianame tamamlandı ve ilk duruşma 8 Mayıs 2024 tarihinde yapıldı. Sorumluların sistematik olarak kollanmasına yıllardır tanık olan madenci aileleri kamu görevlilerinin yargılamasının zaman aşımı kapsamına alınmasından ve takipsizlik kararı verilmesinden kaygılılar.

Soma katliamı davasını Soma’dan kaçıran, maden patronu ve yöneticilerini adeta ödüllendiren bu yargı sistemi, sorumluluğu bulunan kamu görevlilerini ancak Anayasa Mahkemesi kararıyla yargılayabilmektedir. Yargı sistemi, adaleti sağlamak, ölenlerin yakınlarının beklentilerini karşılamak bir yana madencilik sektöründeki en vahşi çalışma koşullarını yaratan çalışma düzenini ısrarla kollamaya devam etmiştir. Yargı sürecinde kabul edilmiş bütün uluslararası sözleşmelerin yanı sıra ülke mevzuatı da hiçe sayılmaktadır”

“CEZASIZLIK YENİ CİNAYETLERE ZEMİN HAZIRLAMIŞTIR”

Soma’dan sonra devam eden madenci ölümlerine de dikkat çeken Çerkezoğlu, “Soma’da adaletin yerini bulmaması ve bu büyük suçun cezasız, yaptırımsız kalması madenlerde yeni cinayetlere de zemin hazırlamış, Ermenek’te, Amasra’da, Şirvan’da, İliç’te ve ülkenin dört bir yanında madenciler ölmeye devam etmiştir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini pervasızca göz ardı edenler, mevzuatı kendi kar ve çıkarları için değiştirip bunu açıkça savunanlar, küresel rekabet için güvencesiz ve taşeron çalıştırmayı kural haline getirenler, sendikalaşmanın önüne engeller koyanlar ve buna engellere rağmen sendikalaşanlara baskı uygulayanlar bu katliamın asıl sorumlularıdır” dedi.

Arzu Çerkezoğlu, şunları kaydetti:

“Bu ülkede sermaye daha fazla kar için daha fazla kan dökülmesinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Sermayenin bu yaklaşımı AKP iktidarında doğayı ve çevreyi de içine alarak azgın bir saldırı, talan ve birikim politikası olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışanların sağılığının yanı sıra doğa ve canlı yaşamı sermayenin bütüncül saldırılarına maruz kalmaktadır. Yalnızca 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası değil, çevre ve sağlıkla ilgili mevzuatta yapılan düzenlemeler de sermaye birikiminin ihtiyaçları doğrultusunda olmuştur. Karşımızda insan hayatına ve doğaya karşı büyük bir tehdit oluşturan; ahlaki, hukuki, politik, ekonomik ve olarak çürümüş; kar ve birikim için gözü dönmüş bir düzen vardır. Bu düzeni değiştirmek elimizdedir; bu düzenin mutlaka değiştirilmesi gerekmektedir.

Soma katliamını unutturmamak için; adalet için, çalışırken ölmeyeceğimiz, insanca çalışacağımız, insanca yaşayacağımız bir düzen için mücadeleye devam!”

]]>
https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-somada-adalet-yok-sorumlular-korunuyor/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal diyalog mekanizmalarını işleten bir yönetim anlayışını benimsediklerini söyledi https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-sosyal-diyalog-mekanizmalarini-isleten-bir-yonetim-anlayisini-benimsediklerini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-sosyal-diyalog-mekanizmalarini-isleten-bir-yonetim-anlayisini-benimsediklerini-soyledi/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:21:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2530 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Hükümet olarak, göreve geldiğimiz günden bu yana konu ne olursa olsun her zaman ilgili taraflarla istişareden yana olduk, sosyal diyalog mekanizmalarını hassasiyetle işleten bir yönetim anlayışını benimsedik.” dedi.

Bakan Işıkhan, Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen Türkiye Kamu-Sen Genişletilmiş Şube Başkanları İstişare Toplantısı kapsamında düzenlenen “Cumhuriyet’imizin 2. Yüzyılında Kamu Personel Rejiminin Geleceği Paneli”ne katıldı.

Işıkhan, Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu topraklarda hüküm sürdükçe gerek sınır içerisinde gerek de sınır dışında teröre, teröriste ve hıyanete geçit vermeyeceğini belirtti.

Işıkhan, terörle ve ona destek olan odaklarla mücadelelerinin köklerini kurutana kadar azim ve kararlılıkla devam edeceğini söyledi.

Türkiye’nin son yıllarda atlattığı badirelere rağmen her zaman büyüme ve kalkınma yolunda başarıyla ilerlediğini kaydeden Işıkhan, bu kalkınma sürecinin, çalışma hayatının tüm bileşenlerine de olumlu yansıdığını vurguladı.

Yeni asgari ücret miktarını geçen hafta karara bağladıklarını hatırlatan Işıkhan, enflasyon karşısında çalışanların yanında olma kararlılığını koruyarak asgari ücreti 11 bin 402 liradan 17 bin liraya yükselttiklerini kaydetti.

“Bu rakamla net asgari ücrete önceki döneme göre yüzde 49, önceki yıllara göre de kümülatif olarak yüzde 100 oranında artırmış olduk.” diyen Işıkhan, asgari ücretin 2002 yılına göre reel olarak 3,5 kat artış sağladığını vurguladı.

Aralık ayı enflasyon oranıyla memur ve memur emeklilerine de yüzde 49,25 artış yapılacağına işaret eden Işıkhan, “Bu süreçte bize liderlik eden Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere sürece destek veren, katkı sağlayan tüm işçi ve işveren sendikalarımıza, kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle ortak akıl ve istişare anlayışımızı da pekiştirmiş olduk. Hükümet olarak, göreve geldiğimiz günden bu yana, konu ne olursa olsun her zaman ilgili taraflarla istişareden yana olduk, sosyal diyalog mekanizmalarını hassasiyetle işleten bir yönetim anlayışını benimsedik.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara hizmet bilinciyle hareket ederken her alanda paydaşlarla hareket etmeyi, onların öneri ve eleştirilerini dikkate alarak yol almayı kendilerine düstur edindiklerini aktaran Işıkhan, “Bugün burada bir arada bulunmamız bu anlayışın açık bir tezahürüdür. Sendikacılık, sosyal dayanışmanın en büyük itici gücüdür. Memur sendikalarımız ise hiç kuşkusuz çalışma hayatımızın en önemli temsillerinden biridir. Kamu personel yönetimi alanında en önemli paydaşlarımız, önemli emekleri bulunan kamu görevlileri sendika ve konfederasyonlarıdır.” diye konuştu.

Bakanlık olarak her fırsatta sosyal paydaşlarla bir araya geldiklerini, istişare ve diyalog mekanizmalarını canlı tuttuklarını anlatan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Bu anlayışla istişare mekanizmamızın olmazsa olmazı olarak gördüğümüz Üçlü Danışma Kurulunu uzun bir aradan sonra 20 Ekim’de yeniden topladık. Kamu Personeli Danışma Kurulumuzu yakın zamanda toplayarak kamu görevlilerimizle ilgili hususları görüştük. Ülkemizde kamu görevlileri sendikacılığı yakın bir geçmişe sahip olmasına rağmen bu konuda önemli adımlar atıldı. Bildiğiniz gibi kamu çalışanlarımıza sendika kurma hakkı 1995 yılında Anayasa değişikliği ile tanınmış, bu hakkın kullanımını düzenleyen yasa ise 2001 yılında yürürlüğe girmişti. Böylece memur sendikacılığı yasal bir zemine oturmuş oldu. O tarihten itibaren özellikle hükümetlerimiz döneminde kamu görevlileri sendikacılığında sendikalaşma oranı hep artan bir seyir izledi.”

2010 Anayasa referandumu vurgusu

Bakan Işıkhan, hükümet olarak elbette en büyük temennilerinin bu oranların çok daha yüksek seviyelere çıkması ve tüm kamu çalışanlarımızın sendikalaşması yönünde olduğunu söyledi.

“Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana özellikle kamu görevlileri sendikacılığında son derece önemli değişiklikleri hayata geçirildi.” diyen Işıkhan, bunlardan en önemlisinin şüphesiz kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları için toplu sözleşme imkanı sunan 2010 Anayasa referandumu olduğunu dile getirdi.

Kamu görevlilerine mali ve sosyal haklarının belirlenmesi sürecinde masaya oturarak taraf olma hakkı veren bu değişikliğin hem istişare kültürü hem de kamu sendikacılığı alanında oldukça önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkati çeken Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2012 yılında yürürlüğe giren yasa doğrultusunda toplam yedi toplu sözleşme gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ağustosta ise bildiğiniz gibi 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan kamu görevlilerimizin mali ve sosyal haklarını içeren 7. Dönem Sözleşme Görüşmeleri’ni gerçekleştirdik. Görüşmeler neticesinde alt hizmet kollarına yönelik ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarıyla kamu görevlilerinin geneline yönelik çok sayıda kazanım elde edildi. Bir kez daha tüm kamu camiamız adına hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyet’imizin bir asrını geride bıraktığımız şu zaman diliminde geriye baktığımızda, tüm engellemelere rağmen ulaşılamaz olarak görülen hedeflerimize bir bir ulaştığımızı görüyoruz.

Özellikle hükümetlerimiz dönemini kapsayan son 21 yıl, hemen her alanda olduğu gibi kamu personel yönetiminde de özellikle geçmişin çözülemez denilen sorunlarını sosyal paydaşlarımızla birlikte çözüme kavuşturduğumuz bir dönem oldu.”

Hükümetin insan odaklı hizmet anlayışıyla Türkiye’de kamu dahil tüm hak ve özgürlüklerin teminatı, sorun odaklı değil, çözüm odaklı kamu politikalarının uygulayıcısı olduğunu belirten Işıkhan, kamu çalışanları için gelecekte yapacakları hizmetlerin en sağlam teminatının geçmişte yapmış oldukları reformlar olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet’in ikinci asrının kamu personel rejimi başta olmak üzere ülkeyi ve milleti ilgilendiren her alanda yükseliş dönemi olacağına inandıklarını anlatan Işıkhan, “Bu süreci, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ortaya konulmuş olan Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde Sayın Devlet Bahçeli’nin de çok büyük destekleriyle çalışmanın ve üretimin yüzyılı yapmak ortak hedefimizdir. Biz bugünlere işçisi, işvereni, memuru, yatırımcısı, üretimcisi ve girişimcisiyle, tıpkı bir cephede yardımlaşır gibi dayanışma, birlik ve beraberlik şuuru içerisinde hep birlikte geldik. İstikbalde de aynı ruhu korur, küresel arenada her bakımdan daha büyük ve daha güçlü Türkiye hedefi istikametindeki yürüyüşümüzü aynı kararlılıkla ve azimle sürdürürsek, Allah’ın izniyle dahili ve harici anlamda aşamayacağımıza hiçbir engelimiz olamaz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-sosyal-diyalog-mekanizmalarini-isleten-bir-yonetim-anlayisini-benimsediklerini-soyledi/feed/ 0