Ağrı’da çobanlık yapan Maksut Yalçın, solunum sıkıntısı ve bel ağırsı şikayetleri olan oğlu Yusuf’u 5 yıl önce tedavi için götürdüğü çeşitli merkezlerden bir sonuç alamadı.
Zamanla omurga eğriliği ilerleyen ve kamburluğu yüzünden akran zorbalığına maruz kalan 15 yaşındaki Yusuf Yalçın, 8. sınıfta okulu terk edip yaşamını evde ve babasıyla çobanlık yaparak sürdürmeye başladı.
Babasıyla bir süre önce Erzurum’un Horasan ilçesine çobanlığa gelen ve solunum sıkıntısı çeken Yalçın, rahatsızlanınca Erzurum Şehir Hastanesine getirildi.
Burada hastanenin ortopedi uzmanı Dr. Basri Pür’e yönlendirilen Yalçın’a kambur (kifoz) tanısı konuldu.
Omurga bölgesinde 78 derece eğrilik vardı
Pür ve ekibince yaklaşık 8 saat süren operasyonla omurga bölgesindeki 78 derece eğrilik düzeltilen Yusuf, eğitimine devam edip doktor olmak istiyor.
Dr. Basri Pür, AA muhabirine, Yusuf’un omurga eğriliğinin doğuştan geldiğini, ailenin bu eğriliği çocukluk yaşlarında fark etmediğini söyledi.
Hastayı ekipçe ameliyata aldıklarını ifade eden Pür, “Estetik açıdan kambur duruş hastayı rahatsız ediyor ve bu durum aynı zamanda solunum fonksiyonlarını etkileyen bir hastalıktı. Ameliyatını yaptık, güzel geçti. Ameliyatının 1. gününde hastamız ayağa kalktı, ağrıları tamamen geçti.” dedi.
Erzurum Şehir Hastanesi’nde bu ameliyat ilk kez yapıldı
Pür, bu tarz ameliyatların önemli ve büyük olduğuna dikkati çekerek, teknolojik ve tıbbi cihaz anlamında üst seviyede donatılan Erzurum Şehir Hastanesinde bu operasyonun ilk kez yapıldığını anlattı.
Çocuğun sırt bölgesinde 78 derece öne doğru kamburluk olduğunu kaydeden Dr. Pür, “Normal insanlarda bu 20-40 derecedir. 78 derece olması Yusuf’u rahatsız ediyordu. Cerrahi müdahaleyle eğriliği düzelttik. Ameliyatın 5. gününde hastayı taburcu ettik.” ifadelerini kullandı.
Pür, 8 saat süren operasyonda boyun kemiğinden bel kemiğine kadar vidalarla düzeltme yaptıklarını anlatarak, düzletme işlemi için omurga kemiklerinin bazı kısımlarının kesilip çıkarıldığını dile getirdi.
Omurga hastalığında erken tanıyla ameliyata gerek kalmadan tedavinin mümkün olduğuna işaret eden Pür, “Yusuf geldiğinde, ‘hocam çok ağrım var, nefes almakta problem yaşıyorum ama benim için en zor olan akran zorbalığı, arkadaşlarımın, çevredekilerin sürekli kambur diye lakap takması, dalga geçmesi’ diyerek ameliyat olmak istediğini ifade etti. İnşallah omurga ameliyatları yapan doktor olur. Düzeltme çubuklarıyla operasyonu gerçekleştirdik. Bu ameliyatı özelde yaklaşık 1 milyon TL’den aşağı yapmazlar ama şehir hastanemizde ücretsiz yapılmakta.” diye konuştu.
“Arkadaşlarım ‘kambur’ diye dalga geçiyordu o yüzden okula gitmedim”
Yusuf Yalçın da kamburluğu yüzünden okula gidemediğini ve spor yapamadığını belirtti.
Doktoru sayesinde şimdi çok mutlu olduğunu söyleyen Yalçın, “Hedefim Basri hoca gibi doktor olmak. Oyun oynarken yürüyemiyordum, nefesim tutuluyor, gözlerim kararıyordu. Arkadaşlarım ‘kambur’ diye dalga geçiyordu o yüzden okula gitmedim, hep evdeydim. Şimdi sağlığıma kavuştum, doktor olacağım ve hedeflerimi gerçekleştireceğim.” diye konuştu.
Baba Maksut Yalçın, Erzurum’a çobanlık için geldiklerini ve oğlunun ani rahatsızlığı nedeniyle hastaneye başvurduklarını ifade ederek, Dr. Basri Pür başta olmak üzere tüm doktor ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Hastane Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör de şehir hastanesinin tecrübeli hekim kadrosuyla Türkiye’nin en iyi hizmet veren hastaneleri arasında sınıflandırıldığını vurgulayarak, ameliyatı yapan Pür ve ekibine teşekkür etti, hasta ve yakınlarına geçmiş olsun dileğinde bulundu.
]]>Sakarya’da 2000 yılında yüksekten düşme sonucu tekerlekli sandalyede hayatına devam eden Selim Özen’in girişimleriyle, sosyal sorumluluk projesi kapsamında 2014’te paratrap branşına yönelik Yenihayat Spor Kulübü kuruldu.
Bedensel engellileri bu spora teşvik eden Özen ve arkadaşları, bu branşta geride kalmamak, diğer ülkelerle eş zamanlı gelişim sağlamak ve Türkiye’de tanınmasını sağlamak için mücadele etti.
Türkiye Atıcılık ve Avcılık Spor Federasyonu faaliyet takviminde yer alan ve Arifiye Atış Poligonu’nda 22-24 Kasım 2023’te gerçekleşen Paratrap Türkiye Şampiyonası’nda kulüpten PT1 (tekerlekli sandalye) kategorisinde Yusuf Kambur birinci, Erhan Bakan ikinci ve PT2 (ayakta atış) kategorisinde Hüseyin Sandal da birinci olarak milli takım barajını aşmayı başardı.
Ay yıldızlı formayı giymeye hak kazanan sporcular, bu yıl mart ve nisan aylarında Hindistan ve İspanya’da düzenlenecek dünya kupası ve dünya şampiyonasında başarı parolasıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Kulüp Başkanı Özen: “Çabalarımızla bu noktaya geldik”
Yenihayat Spor Kulübü Başkanı Selim Özen, engelli ve engelli olmayan arkadaşlarıyla kurdukları spor kulübünde paratrap ve masa tenisi branşlarında faaliyetler yürüttüklerini anlattı.
Türkiye Şampiyonası’nda Sakarya adına yarışan 6 sporcudan 3’ünün barajı aşarak milli kadroya dahil olduklarını aktaran Özen, “İnşallah bu yıl mart ve nisan ayında gerçekleşecek dünya kupası ve dünya şampiyonalarında ülkemizi temsil etme onuruna layık olacaklar.” dedi.
Özen, engelli ve sağlıklı bireylerin birlikte yapabildiği spor dalı paratrapa ilginin yüksek olduğuna işaret ederek, “Bu spor dalını geliştirerek ülke çapına yaymaya çalışıyoruz. Bu dalı üst noktaya taşıma doğrultusunda uluslararası organizasyon gerçekleştirme hedefimiz var. Çabalarımızla bu noktaya geldik.” diye konuştu.
Arifiye ilçesindeki atış poligonunun Türkiye’de en nizami tesislerden biri olduğunu vurgulayan Özen, uluslararası yarışmalara ev sahipliği yapabilmesi için tesisin üç yollu poligon hale getirilmesi gerektiğini ve bu konuda yetkililerden destek beklediklerini ifade etti.
Özen, kullandıkları yerli üretim silah ve fişeklerle uluslararası platformlarda yer almak ve bu alanda var olduklarını göstermeyi istediklerini sözlerine ekledi.
Sporcu Kambur: “10 yıl önce fidan diktik, bugün meyvesini verdi”
Milli takıma seçilen 41 yaşındaki Yusuf Kambur, 1988’de geçirdiği trafik kazası nedeniyle omurilik felçli olarak hayatına devam ettiğini söyledi.
Selim Özen vasıtasıyla sporla buluştuğuna değinen Kambur, 2014’te tanıştığı branş için Türkiye’nin en güzel poligonunu çeşitli desteklerle engelliler içinde uygun hale getirdiklerini aktardı.
Kambur, paratrap sporunu yapmak için maddi imkanlarını zorladıklarını ve mücadeleye sürdürdüklerini değinerek, şöyle devam etti:
“Gururluyuz. Hobi olarak, avcılık merakımızla geldik aslında. Engelli bireyler olarak hayattan hiçbir zaman kopmadık. İmkanlarımızı değerlendiriyoruz. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah önümüzdeki dönem dünyada ülkemizi temsil etmek adına mücadelemize devam edeceğiz. Ay yıldızlı formayı terletebilirsek, bir katkımız olursa ne mutlu bize.”
İlk başladıklarında milli takımın akıllarının ucundan bile geçmediğini ancak çok ciddi emek sarf ettiklerini vurgulayan Kambur, “Keşke spora daha erken yaşlarda başlasaydık. Biz 10 yıl önce fidan diktik, bugün meyvesini verdi.” dedi.
Kambur, yerli yapım tüfeklerini, 10 katı maliyetine satılan Avrupalı muadilleriyle yarıştırmanın ve milli formayı terletmenin kendileri için çok güzel bir duygu olacağını dile getirdi.
Sporcu Bakan: “Tek hedefim bayrağı yurt dışında göndere çektirmek”
Milli formayı giyecek 41 yaşındaki Erhan Bakan da kılcal damarlarındaki tıkanıklıktan dolayı buerger (damar dolaşım bozukluğu) hastalığına yakalandıktan sonra bacaklarının sakat kaldığını anlattı.
Özen sayesinde tanıştığı sporu 2 yıldır yaptığını söyleyen Bakan, milli sporcu olmayı çok istediğini, şimdi de Hindistan’da Türk bayrağını göndere çektirmeyi arzu ettiğini kaydetti.
Bakan, paratrapa hobi olarak başladıklarına dikkati çekerek, “Biz de yaparız dedik. Engelliyiz ama normal bireyden farkımız yok. Onlar nasıl atış yapabiliyorsa biz de yapıyoruz, onlarla yarışabiliyoruz. Tek hedefim, göğsümdeki ay yıldızlı bayrağı yurt dışında göndere çektirmek.” ifadesini kullandı.
]]>Sakarya’da 2000 yılında yüksekten düşme sonucu tekerlekli sandalyede hayatına devam eden Selim Özen’in girişimleriyle, sosyal sorumluluk projesi kapsamında 2014’te paratrap branşına yönelik Yenihayat Spor Kulübü kuruldu.
Bedensel engellileri bu spora teşvik eden Özen ve arkadaşları, bu branşta geride kalmamak, diğer ülkelerle eş zamanlı gelişim sağlamak ve Türkiye’de tanınmasını sağlamak için mücadele etti.
Türkiye Atıcılık ve Avcılık Spor Federasyonu faaliyet takviminde yer alan ve Arifiye Atış Poligonu’nda 22-24 Kasım 2023’te gerçekleşen Paratrap Türkiye Şampiyonası’nda kulüpten PT1 (tekerlekli sandalye) kategorisinde Yusuf Kambur birinci, Erhan Bakan ikinci ve PT2 (ayakta atış) kategorisinde Hüseyin Sandal da birinci olarak milli takım barajını aşmayı başardı.
Ay yıldızlı formayı giymeye hak kazanan sporcular, bu yıl mart ve nisan aylarında Hindistan ve İspanya’da düzenlenecek dünya kupası ve dünya şampiyonasında başarı parolasıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Kulüp Başkanı Özen: “Çabalarımızla bu noktaya geldik”
Yenihayat Spor Kulübü Başkanı Selim Özen, engelli ve engelli olmayan arkadaşlarıyla kurdukları spor kulübünde paratrap ve masa tenisi branşlarında faaliyetler yürüttüklerini anlattı.
Türkiye Şampiyonası’nda Sakarya adına yarışan 6 sporcudan 3’ünün barajı aşarak milli kadroya dahil olduklarını aktaran Özen, “İnşallah bu yıl mart ve nisan ayında gerçekleşecek dünya kupası ve dünya şampiyonalarında ülkemizi temsil etme onuruna layık olacaklar.” dedi.
Özen, engelli ve sağlıklı bireylerin birlikte yapabildiği spor dalı paratrapa ilginin yüksek olduğuna işaret ederek, “Bu spor dalını geliştirerek ülke çapına yaymaya çalışıyoruz. Bu dalı üst noktaya taşıma doğrultusunda uluslararası organizasyon gerçekleştirme hedefimiz var. Çabalarımızla bu noktaya geldik.” diye konuştu.
Arifiye ilçesindeki atış poligonunun Türkiye’de en nizami tesislerden biri olduğunu vurgulayan Özen, uluslararası yarışmalara ev sahipliği yapabilmesi için tesisin üç yollu poligon hale getirilmesi gerektiğini ve bu konuda yetkililerden destek beklediklerini ifade etti.
Özen, kullandıkları yerli üretim silah ve fişeklerle uluslararası platformlarda yer almak ve bu alanda var olduklarını göstermeyi istediklerini sözlerine ekledi.
Sporcu Kambur: “10 yıl önce fidan diktik, bugün meyvesini verdi”
Milli takıma seçilen 41 yaşındaki Yusuf Kambur, 1988’de geçirdiği trafik kazası nedeniyle omurilik felçli olarak hayatına devam ettiğini söyledi.
Selim Özen vasıtasıyla sporla buluştuğuna değinen Kambur, 2014’te tanıştığı branş için Türkiye’nin en güzel poligonunu çeşitli desteklerle engelliler içinde uygun hale getirdiklerini aktardı.
Kambur, paratrap sporunu yapmak için maddi imkanlarını zorladıklarını ve mücadeleye sürdürdüklerini değinerek, şöyle devam etti:
“Gururluyuz. Hobi olarak, avcılık merakımızla geldik aslında. Engelli bireyler olarak hayattan hiçbir zaman kopmadık. İmkanlarımızı değerlendiriyoruz. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah önümüzdeki dönem dünyada ülkemizi temsil etmek adına mücadelemize devam edeceğiz. Ay yıldızlı formayı terletebilirsek, bir katkımız olursa ne mutlu bize.”
İlk başladıklarında milli takımın akıllarının ucundan bile geçmediğini ancak çok ciddi emek sarf ettiklerini vurgulayan Kambur, “Keşke spora daha erken yaşlarda başlasaydık. Biz 10 yıl önce fidan diktik, bugün meyvesini verdi.” dedi.
Kambur, yerli yapım tüfeklerini, 10 katı maliyetine satılan Avrupalı muadilleriyle yarıştırmanın ve milli formayı terletmenin kendileri için çok güzel bir duygu olacağını dile getirdi.
Sporcu Bakan: “Tek hedefim bayrağı yurt dışında göndere çektirmek”
Milli formayı giyecek 41 yaşındaki Erhan Bakan da kılcal damarlarındaki tıkanıklıktan dolayı buerger (damar dolaşım bozukluğu) hastalığına yakalandıktan sonra bacaklarının sakat kaldığını anlattı.
Özen sayesinde tanıştığı sporu 2 yıldır yaptığını söyleyen Bakan, milli sporcu olmayı çok istediğini, şimdi de Hindistan’da Türk bayrağını göndere çektirmeyi arzu ettiğini kaydetti.
Bakan, paratrapa hobi olarak başladıklarına dikkati çekerek, “Biz de yaparız dedik. Engelliyiz ama normal bireyden farkımız yok. Onlar nasıl atış yapabiliyorsa biz de yapıyoruz, onlarla yarışabiliyoruz. Tek hedefim, göğsümdeki ay yıldızlı bayrağı yurt dışında göndere çektirmek.” ifadesini kullandı.
]]>