Jeotermal – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 22 Jul 2024 23:18:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Pamukkale’de Su Değeri Azaldı, Acil Önlem Alınması İsteniyor https://www.haber60.com.tr/pamukkalede-su-degeri-azaldi-acil-onlem-alinmasi-isteniyor/ https://www.haber60.com.tr/pamukkalede-su-degeri-azaldi-acil-onlem-alinmasi-isteniyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 23:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41472 DENİZLİ’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan, beyaz travertenleriyle ünlü Pamukkale’de su debisinin son yıllarda azaldığı açıklandı. Denizli Turistik Otelciler ve İşletmecileri Derneği (DENTUROD) tarafından yapılan açıklamada, DSİ tarafından Pamukkale’de yapılan termal su ölçümlerinde 1993 yılında saniyede 450 litre olan su debisinin son 30 yılda 150 litreye kadar düştüğü belirtilerek, tüm kurum ve kuruluşlardan acil önlem alınması istendi.

DENTUROD, yaptığı yazılı açıklamayla Pamukkale Hierapolis Ören Yer’ini bekleyen tehlikeye dikkat çekti. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Pamukkale’nin, travertenleriyle ünlü eşsiz bir doğal oluşum olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Traverten teraslarıyla ünlü Pamukkale’nin, binlerce yıl boyunca mineral bakımından zengin termal suların yeryüzüne çıkarak kalsiyum karbonat bırakmasıyla oluştuğu ancak bu doğa harikasının sürdürülebilirliği, son yıllarda su debisinin azalması ile büyük bir tehlike altında” denildi.

‘ACİL ARAŞTIRMA PROJELERİ GELİŞTİRİLMELİ’

DENTUROD Başkanı Gazi Murat Şen, açıklamanın devamında Pamukkale’nin suyunun son 30 yılda 300 litre azaldığını vurgulayıp, “DSİ tarafından yapılmış termal su debi ölçüm verilerine göre, Pamukkale Jeotermal Sistemi’ndeki termal su kaynaklarının toplam debisi 1993 yılında saniyede 450 litre iken, günümüzde bu rakam saniyede 150 litre seviyesine kadar düşmüştür. 30 yılda saniyede 300 litre debi azalması, Pamukkale’nin sürdürülebilirliği açısından çok büyük risk oluşturmaktadır. Günümüzde termal suyun debisindeki azalma nedeniyle beyaz traverten çökelim alanları daralmıştır. Bu nedenle termal suyun basınç ve debisindeki değişimlerinin incelenmesi ve Pamukkale Jeotermal Sisteminin korunması için acil araştırma projeleri geliştirilmeli ve uygulanmalıdır” dedi.

‘ENERJİ ÜRETİM TESİSLERİNİN ÇOĞALMASI’

Pamukkale su kaynaklarının azalmasının başlıca nedenlerini Şen, “Kontrolsüz bir şekilde aşırı su kullanımı, tarım ve yerleşim alanlarında artan su talebi, jeotermal enerji üretim tesislerinin çoğalması, su kaynaklarının azalmasına neden olmaktadır. İklim değişikliği, küresel ısınma ve yağışların düzensizleşmesi yeraltı su seviyelerinin düşmesine yol açmaktadır. Altyapı yetersizliği, bölgede su yönetimi altyapı yetersizlikleri ve reenjeksiyon olmaması, su kaynaklarının verimli kullanılmasını engellemektedir” diye sıraladı.

‘TERMAL SUYUN KULLANIMI SÜREKLİ DENETLENMELİ’

Pamukkale’nin suyunun kurtarılması için çözüm önerilerini Şen, şöyle anlattı:

“Sürdürülebilir su yönetimi Pamukkale’nin hemen yanındaki Karahayıt Jeotermal Alanı’ndaki termal sondajlarından çıkan suların ve Pamukkale ovası içinde sulama ve kullanım amaçlı açılmış ruhsatlı ve kaçak sondaj kuyuların debi, basınç, kimyasal bileşimleri, Pamukkale fay zonu ve termal su ile ilişkileri izlenmeli ve incelenmeli. Tarım ve yerleşim alanlarında suyun verimli kullanılması ve su tasarrufu sağlanmalıdır. Her ne olursa olsun Pamukkale, Akköy, Karahayıt bölgesindeki kaçak sondajlar kapatılmalı, termal suyun kullanımı sürekli denetlenmeli ve kaçak kullanımın önüne geçilmelidir. Pamukkale bölgesine yakın jeotermal enerji üretim şirketlerinin su kaynaklarına zarar vermemesi için uygun teknolojiler ve yönetim stratejileri kullanılmalı ve sıkı denetimlerle projeler izlenmelidir. Jeotermal enerji üretimi doğru yönetilmezse su seviyelerinde düşüşe su kaynaklarının tükenmesine yol açabilir.”

‘YEREL HALK VE ZİYARETÇİLERDE BİLİNÇLENDİRİLMELİ’

Şen, şöyle devam etti:

“Yerel halk ve ziyaretçilerin de su tasarrufu ve Pamukkale’nin korunması konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Su yönetimi altyapısının özellikle Karahayıt bölgesinde acilen yenilenmesi gerekmektedir. Pamukkale Üniversitesi bünyesinde Pamukkale jeotermal sistemi araştırma ve izleme enstitüsü kurulmalı, bu enstitüde konusunda uzman ve yetkin araştırmacılar yer almalıdır. Pamukkale’nin korunması ve sürdürülebilirliği ancak gerekli önlemler alınarak sağlanabilir. Eğer bu çalışmalar yapılmazsa Pamukkale’nin su debisi, Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkisiyle daha da azalacak ve belirli bir süre sonra beyaz traverten alanları çok daralacaktır. Bu konuda ilgili tüm Bakanlıklara, Valiliğe, yerel yönetimlere, milletvekillerine, Denizli’de yaşayan Denizli’yi seven tüm bireylere, Denizli’deki sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Pamukkale’nin gelecek nesillere aktarılabilmesi su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılmasıyla mümkündür. Tüm ilgili kurum, kuruluş ve bireyleri Pamukkale’ye sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/pamukkalede-su-degeri-azaldi-acil-onlem-alinmasi-isteniyor/feed/ 0
Erzurum’un Termal Turizm Potansiyeli Raporlandı https://www.haber60.com.tr/erzurumun-termal-turizm-potansiyeli-raporlandi/ https://www.haber60.com.tr/erzurumun-termal-turizm-potansiyeli-raporlandi/#respond Thu, 27 Jun 2024 07:12:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36131 Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından Erzurum’un termal turizm potansiyeli bir raporla ortaya konuldu.

KUDAKA’nın hazırladığı raporda; jeotermal sahaların rezervuar sıcaklıklarına göre 3 grupta toplandığı ifade edilerek, “Yüksek entalpili sahalar (150o C’dan yüksek sıcaklık), orta entalpili sahalar (70-150o C arası sıcaklık), düşük entalpili sahalar (20-70o C arası sıcaklık). Erzurum ve çevresindeki önemli jeotermal sahalar düşük entalpili sahalar olduğundan (36o C-43o C) genellikle termal turizm amaçlı kullanılmaktadır. Termal turizmin en önemli özelliği uygun tesislerde termal kür uygulamasının yılın 12 ayı devam etmesi ve kür süresine göre uzun konaklamayı gerektirmesidir. Bununla beraber, Erzurum ve ilçelerinde sağlık ve termal turizm açısından ulaşılan seviye standartların çok çok gerisindedir.” denildi.

“Potansiyel daha etkin kullanılmalı”

Sağlık ve termal turizmde sağlıklı yaşama uygun doğal çevreye, iklim koşullarına, sosyo-kültürel çevre olanaklarına ve şifa özelliklerine ayrıca doktor denetiminde fizik tedaviden yararlanma, dinlenme, eğlence-spor gibi insan sağlığını korumak, zinde kalmak, hastalıkları tedavi ve rehabilite etmek amacıyla yapılmış modern termal tesislere ihtiyaç duyulduğu belirtilen “Erzurum’un Termal Turizm Potansiyeli” raporunda daha sonra şu ifadelere yer verildi, “Erzurum’da bulunan jeotermal enerji potansiyelini daha etkin biçimde harekete geçirebilmek ve bu sayede dört mevsim turizm olanağı sağlayarak ekonomiye katkı sağlamak açısından şu hususların yerine getirilmesi gerekmektedir; İl sınırları içinde yer alan jeotermal potansiyelin tanıtımı yapılarak, termal turizm konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde il ile ilgili farkındalık oluşturulmalıdır. Bu amaçla her yıl panel ve sempozyumlar düzenlenmeli ve alanın bu potansiyeli ile ilgili farkındalık ortaya konulmalıdır. Belediyeler ve kaymakamlıkların elinde buluna tesislerin etkin çalıştırılması ve bu tesislerin kar edebildiğinin gösterilmesi alana özel sektörün gelmesine katkı ağlayabilecektir. Bu nedenle, Erzurum Merkez, Pasinler ve Aziziye İlçelerinde termal tesislerin yapımı ve geliştirilmesi konusunda ilde yer alan üniversitelerin ilgili bölümleri, İl özel İdaresi, Belediyeler ve turizm yatırımcıları ortak çalışmalar yapmalıdırlar. Bu amaçla uygun ortamlar oluşturulmalıdır.”

“Modern tesislere ihtiyaç var”

Erzurum’un zengin termal su potansiyeli olmasına rağmen modern termal tesislere sahip olmadığı vurgulanarak, “Bu nedenle; Erzurum’da tüm ihtiyaçlara tam olarak cevap verecek termal tesislerin (Termal otel, termal havuzlar, kaplıca, hamam, sauna, kür merkezleri, sağlık merkezleri, kür parkları v.s.) yapılması gereklidir. Bugünkü teknoloji ile termal sular ekonomik mesafelere taşınabilmektedirler. Bu nedenle potansiyeli fazla olan termal alanlardan kent merkezi de dahil olmak üzere sıcak sular başka alanlarda da kullanılabilmelidir. Örneğin, Küçüktüy köyündeki jeotermal su Palandöken Kayak Merkezine verilebilir ve Aquapark gibi tesislerde kullanılabilir. Termal otel ve kür merkezlerinde belirli bir sürede devam eden tedavi sırasında insanların tedavi aktiviteleri dışında kalan vakitlerini değerlendirecekleri ve yerli halkın da gelir elde edebileceği kullanımlar planlanıp yapılmalıdır.” tespitlerine yer verildi.

“”Kış turizmi ile entegre edilmeli

Kış aylarında kış turizmi ile entegre olabilecek bir termal turizm planlaması yapılması gerektiği anlatılan raporda, “Özellikle UNIVERSIADE ile kazanılmış kış turizmi potansiyelinin termal turizme de yönlendirilmesi uygun olacaktır. Bugünkü şartlarda termal sular hiçbir özelliği bozulmadan ekonomik olması durumunda belli mesafelere izoleli paket borular ile ısı kaybı olmadan taşınabilmektedir. Bu uygulama kompleks termal tesisler için gerekli şartların, uygun ve yeterli arazinin teminini kolaylaştırmaktadır. Termal tesislerin kırık ve çatlak sistemlerinden su almaları sürdürülebilirlik açısından olumsuzluklar taşımaktadır. Bu nedenle tesislerin yapımında gelecekte 26 suyu garanti edecek teknikler kullanılmalı ve yeterli sayı ve kapasitede kuyular açılmalıdır. Jeotermal akışkanın çevreye boşa atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalı ve denetlenmelidir.” denildi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumun-termal-turizm-potansiyeli-raporlandi/feed/ 0
CHP Milletvekili Aydın’da Jeotermal Santrallere Karşı Direnişi Destekliyor https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-aydinda-jeotermal-santrallere-karsi-direnisi-destekliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-aydinda-jeotermal-santrallere-karsi-direnisi-destekliyor/#respond Thu, 02 May 2024 21:40:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30101 (ANKARA) – CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, Aydın’ın Kuyucak ilçesinde kurulacak Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES) karşı direnen Kurtuluş Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi. Karakoz, Aydın’da 30’un üzerinde jeotermal enerji santralinin varlığına dikkat çekerek, “Biz artık Aydın’da artı 1 tane daha jeotermal santral istemiyoruz. ve açıkça şunu da söylüyoruz; biz Aydın’da bundan sonra ne jeotermal için ne maden için bir tane daha zeytin ağacımızın, bir tane daha incir ağacımızın, bir tane daha ceviz ağacımızın kesilmesini istemiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı kararıyla Aydın’ın Kuyucak ilçesinde 3 bin 900 metre karelik bir alanın Jeotermal Enerji Santrali (JES) yatırımı için acele kamulaştırılmasına tepki gösteren bölge sakinleri direnişini sürdürüyor. Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, CHP Kuyucak İlçe Başkanı Özgür Yöreli ve beraberindeki heyetle birlikte Kuyucak’ın Kurtuluş Mahallesini ziyaret eden CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, çevrecilerle ve yöre halkıyla bir araya geldi.

“AYDINLI JEOTERMALİN FAYDASINI DEĞİL ZARARINI GÖRÜYOR”

Milletvekili olduğu günden beri Aydın’da maden sahalarıyla alakalı ve özellikle jeotermalle alakalı vatandaşların sesini gerek Ankara’da Meclis’te gerekse basında duyurmaya çalıştığını belirten Karakoz, “Aydın’da 30’un üzerinde jeotermal santral var. Genel olarak baktığımızda bu santrallerin Aydın ilinde vergi ödemediğini görüyoruz. Aydın’ın zenginliğinden Aydınlının faydalanamadığını defalarca dile getirdik. Örneğin Aydın’da jeotermale dayalı bir sağlık turizmi yok maalesef. Biz jeotermalin sağlığa dair yararlarından faydalanamıyoruz. Aydın’da jeotermal var fakat biz jeotermale dayalı seracılık yapamıyoruz. Aydın’da jeotermal var fakat biz jeotermale dayalı ısınma yapamıyoruz. Yani kentlerimizi, şehirlerimizi, köylerimizi jeotermalden ısıtamıyoruz. Üstüne üstlük bu jeotermalden faydalanamadığımız gibi bu jeotermal havayı, toprağı, suyu kirletiyor” diye konuştu.

“AKP, AYDIN’A HİZMET ÜRETMEK YERİNE JEOTERMAL SANTRAL DİKİYOR”

“AKP iktidarı 20 yılın üzerinden beri iktidarda. Aydın’a hizmet üretmek yerine maalesef Aydın’ın her yerine jeotermal santral dikiyor” diyen Karakoz, şu ifadeleri kullandı:

“Bu jeotermal işi o kadar ileri boyutlara geldi ki neredeyse evlerimizin avlularına, mezarlıklarımıza sondaj çakacak hale geldiler. Hep söylüyoruz bu söz lafta kalmasın bunun mücadelesini vereceğiz; diyoruz ki Aydın gökyüzünün altındaki en güzel yer yüzüdür. Bakın bir pandemi geçirdik. Pandemide dünyada en önemli şeyin enerji değil gıda ve sağlık olduğu ortaya çıktı. Aydın Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip. Ama bu verimli topraklarımız madenler eliyle, jeotermal santraller eliyle maalesef her gün yok edilmeye çalışılıyor. Bu bölgede dedelerimizin diktiği zeytin ağaçları, ceviz ağaçları, incir ağaçları kaç kuşağa baktı, kaç nesle baktı ve bu ağaçlar bizden sonra çocuklarımıza çocuklarımızın çocuklarına torunlarımıza bakacak. Biz öyle düşünüyoruz, öyle hesap ediyoruz ama, geldiğimiz noktada bu jeotermal yüzünden bizim çocuklarımız ileride dalından zeytini koparamayacak, dalından portakalı koparamayacak, dalından cevizi koparamayacak hale getirilecek.”

“BİZ AYDIN’DA ARTI 1 TANE DAHA JEOTERMAL SANTRAL İSTEMİYORUZ”

Karakoz, maden ve JES gibi projelerle Aydın’a verilen zararın durdurulması çağrısı yaparak, “Biz artık Aydın’da artı 1 tane daha jeotermal santral istemiyoruz. ve açıkça şunu da söylüyoruz; biz Aydın’da bundan sonra ne jeotermal için ne maden için bir tane daha zeytin ağacımızın, bir tane daha incir ağacımızın, bir tane daha ceviz ağacımızın kesilmesini istemiyoruz. Aydın’ın her yerinde vatandaşlarımız aynı fikirde. Biz artık bu jeotermal işgaline ‘dur’ diyoruz. Bundan önce yapılmış santrallerin de dünya normlarına uygun bir şekilde denetlenmesini istiyoruz. Enerji bir ihtiyaçtır, enerjiye karşı değiliz. İktidardaki parti her fırsatta şunu dile getiriyor söylüyor, gerçi fiiliyatta görmüyoruz ama; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyor. Ama bu vahşi jeotermal saldırısı insanlarımızı sağlıklarından ediyor. Önce insan diyoruz, önce doğa diyoruz; önce insan hayatı, insan sağlığı diyoruz. Sonrasında diğer şeyler geliyor. Biz toprağımızı, ağacımızı, havamızı, suyumuzu korumak zorundayız” dedi.

“TOPRAĞIMIZA, SUYUMUZA, HAVAMIZA SAHİP ÇIKMAZSAK…”

Doğaya sahip çıkacaklarını aktaran Karakoz, “Eskiden derlerdi enerji savaşları; şimdi dünya çapında uzmanlar diyor ki, 25-30 yıl sonra temiz suyla alakalı dünyada savaşlar çıkacak temiz suyla alakalı büyük problemler çıkacak. Biz bu dünyanın en güzel topraklarında bu toprağımıza, suyumuza, havamıza sahip çıkmazsak maalesef kötü ve karanlık bir gelecek bizi bekliyor. ve altını çizerek söylüyorum yine; sizinle beraber, vatandaşlarımızla beraber, hemşehrilerimizle beraber, kamu kurumlarımızla belediyelerimizle beraber biz toprağımızı, havamızı ve suyumuzu korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-aydinda-jeotermal-santrallere-karsi-direnisi-destekliyor/feed/ 0 Tarım diyarı Şanlıurfa süs bitkilerinin merkezi oluyor https://www.haber60.com.tr/tarim-diyari-sanliurfa-sus-bitkilerinin-merkezi-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/tarim-diyari-sanliurfa-sus-bitkilerinin-merkezi-oluyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:30:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19715 Tarım diyarı Şanlıurfa süs bitkilerinin merkezi oluyor

ŞANLIURFA – Tarımın ve GAP’ın başkenti Şanlıurfa’da seracılık her geçen gün yaygınlaşıyor. Jeotermal seralarda yetiştirilen sıcağa ve soğuğa dayanıklı iç mekan süs bitkileri, yurt içi ve yurt dışına da ihraç ediliyor.

Şanlıurfa’da tarımsal desen günden güne genişliyor. Yapılan yatırımlarla birlikte ülkenin tarım kenti konumuna gelen Şanlıurfa, son yıllarda jeotermal seralarda yetiştirilen iç mekan süs bitkileriyle adından söz ettiriyor. Harran ilçesindeki Karaali bölgesinde dört mevsim hayata tutunabilen ve az su gerektiren süs bitkileri, jeotermal enerjinin kullanıldığı seralarda yetiştiriliyor.

Yetiştirilen 15 çeşit çiçek, hem sıcağa hem de soğuğa karşı dayanaklı olurken aynı zamanda da az su gerektiriyor. Yurtiçi ve yurt dışından talep edilen dört mevsim dayanıklı çiçekler rağbet görüyor. Taleplere yetişmekte zorlanan seracılar, yeni sera alanları için yatırım hazırlıkları yapıyor. Yeni yatırımlarla tarım diyarı Şanlıurfa dört mevsim dayanıklı süs bitkilerinin merkezi olmaya hazırlanıyor.

Jeotermal ısıtmalı seralarda yetiştirilen çiçeklere büyük bir titizlikle bakılıyor. Tam otomasyonlu seralarda, en uygun yetiştirme şartlarının sağlanması için gerekli gölgeleme, gübreleme, havalandırma, sulama, ısıtma, soğutma ve nemlendirme işlemleri kontrollü bir şekilde gerçekleştiriliyor. 15 çeşit süs bitkisi, ikliminden dolayı sadece Şanlıurfa ile Adana’da yetiştiriliyor. 2023 yılında yaklaşık 500 bin adet yetiştirilip Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere farklı bölgelere satış gerçekleştirildiği bildirildi. Seracılar, hedeflerinin 2024 yılında 1 milyon çiçek yetiştirmek olduğunu aktardı.

Yetiştirilen çiçekler arasında kauçuk, ficus, şeflera, barış, sarmaşık, tropik yurt içinde en çok tercih edilen çiçek türü olduğu, yurt dışından ise en çok süt çiçeğinin talep gördüğü ifade edildi. Karaali bölgesinde jeotermal çiçek seralarının yanı sıra domates, salatalık ve biber yetiştirilerek yurt dışına ihraç edilen seraların da yer aldığı belirtildi.

“Hedef bir milyon çiçek üretimi”

Sera işletmecisi Ziraat Mühendisi Baki Yılmaz, üretimi yapılan çiçeklerle ilgili açıklamasında, “Karaali jeotermal bölgede sıcağa, soğuğa ve kuraklığa dayanıklı iç mekan süs bitkileri yetiştiriyoruz. Halk dilindeki isimleri ile benjamin, yuka, kauçuk, şeflera ve tropik türü bitkileri yetiştiriyoruz. 2023’te yaklaşık 500 bin saksı üretip sattık. 2024’teki hedefimiz de bir milyon adet yetiştirip satmaktır. Bizim burada yetiştirdiğimiz bitkilerin özellikleri yeşil aksam olmaları ve her mevsime uygun olmasıdır. Hem yazın hem kışın yetiştirilip evinde bakılabilen bitkilerdir. Biz Adana ile birlikte yeşil aksam ömürleri uzun olan bitkileri yetiştirip satıyoruz. Bunu bir Adana yapar bir de biz yapıyoruz. İzmir tarafı olsun, Yalova tarafı olsun, Ödemiş tarafı olsun bu taraflar daha çok mevsimlik bitkiler yaparlar ya da çalı grubu yaparlar. Bizim çoğu konseptimiz onlardan farklı, bizim yaptığımız bölgeye uyum sağlıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya uyum sağlayan hem soğuğa hem de sıcağa dayanıklı çeşitler üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarim-diyari-sanliurfa-sus-bitkilerinin-merkezi-oluyor/feed/ 0
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde jeotermal santrale karşı köylüler mücadele ediyor https://www.haber60.com.tr/aydinin-bozdogan-ilcesinde-jeotermal-santrale-karsi-koyluler-mucadele-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/aydinin-bozdogan-ilcesinde-jeotermal-santrale-karsi-koyluler-mucadele-ediyor/#respond Sun, 25 Feb 2024 09:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11991 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde kurulması planlanan jeotermal elektrik santraline Alamut Köylüleri karşı çıkıyor. Tarım arazileri ile incir bahçelerinin yanı başında inşa edilmesi hedeflenen santrale karşı köylüler mücadele etme kararı aldı.

Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde tarım arazileri yakınına Zorlu Holding tarafından jeotermal elektrik santrali kurulması (JES) planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Zorlu Holding bünyesinde yer alan Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi Şirketi’nin Nazilli Diracık (50 MWm/50 MWe) JES Projesi ile ilgili ‘çevresel etki değerlendirme’ süreci başlattığını duyurdu.?Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre; şirket 948 milyonluk yatırımla yılda 160 milyon kWh elektrik üretmeyi planlıyor.  Proje kapsamında Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarındaki 148 Ada 14- 15-16 nolu parseller ve 149 Ada 4-5 nolu parsellerde, 10 adeti üretim, 9 adet reenjeksiyon kuyusu ve 1 adet alternatif olmak üzere 20 adet kuyu açılması planlanıyor.

Zeytinlikler, incir bahçeleri ve tarımsal üretime zarar verdiği gerekçesiyle Alamut Köylüleri kurulması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı çıkıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED süreci başlatılan proje için endişelenen köylüler projeye karşı mücadele başlatıyor.?

“MENDERES OVASININ RİSKE ATILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ”

jeotermal Enerji Santralinin çevreye ve topraklarına zarar vereceğini ifade eden Aydın Yenipazar Belediye Başkanı Mehmet Yüsran Erden,

“Türkiye’nin enerji tüketiminde yüzde bir payı olmayan bir enerji yatırımı için bu koca büyük menderes ovasın riske atılmasını doğru bulmuyoruz. Dağımızın üstü dağın altından daha değerli diyoruz. Onun için bu mücadeleyi başından beri omuz veriyorum, destek veriyorum. Sonuna kadar da bu konuda mücadele etmeye gayret edeceğiz. Yani biz aynı zamanda yerel yöneticiler, hane halkı gelirlerinin artmasına ve zenginleşmeye de sebep olmak zorundayız. Dolayısıyla belediye yasaları aynı zamanda bize bulunduğumuz bölgede ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi için görevler de yüklemiş. Ama eğer ekilebilir arazideki bitkilerimiz, ekinlerimiz, ağaçlarımız yok olacak olursa, zarar görecek olursa zenginleşme değil, fakirleşme olgusu öne çıkacak. O yüzden bu jeotermal yatırımlarının fakirleşmeye sebep olacağını ve topraklarımızı kirleteceğini ifade ediyorum” dedi.

KÖYLÜLERDEN JES’E TEPKİ

Çevre köylerle birlik olup mücadeleyi yükselttiklerini belirten Alamut Köyü sakini Birtan Kulakoğlu “Burada yaşamak istiyoruz ama yaşamamıza müsaade edecekler mi? Edecekler, ettireceğiz biz buna kararlıyız. Geçmiş tecrübelerden yola çıkarsak bunlar çok güzel, çok şaşalı böyle projeler hazırlıyorlar. Bizimki de bunlardan birisi. Sanki çevreye bu kadar duyarlı, bu kadar önem veren bir proje gibi çalışıyorlar. Biz bunların daha önceki projelerinden, Akbelen’den, Kaz Dağları’ndan, Kastamonu’dan, Giresun’dan, Cerattepe’den ve en son da Erzincan İliç’ten çevreye ne kadar zarar verdiğini gördük, biliyoruz. Bunun için bizim buradaki jeotermale müsaade etmeyeceğiz. Çevre köylerimizle beraber birlik olduk. Mücadeleyi yükseltiyoruz” dedi.

Bozdoğan’a yapılacak Jeotermal Elektrik Santralinin insan yaşamına zarar vereceğine dikkat çeken Alamut Köylüsü “Bizim ölmemizi mi istiyorlar? Köy dediğimiz zaman bizim aklımıza doğal yaşamak gelirdi. Nedir bu JES? Nedir bu kıyım? Nedir bu insanlara yapılan zulüm. İşkencedir bu. Yavaş yavaş ölümdür bu. Biz buna karşıyız istemiyoruz değil mi? Evet JES’e hayır diyoruz” dedi.

Jeotermal Elektrik Santralinin Alamut Köyü’ne zarar vereceğini söyleyen Ayşe Türkmen, “Köyümüzde yaşamak istiyoruz. Köyümüzü vermek istemiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz var, torunlarımız var. Kimseyi köyümüze sokmak istemiyoruz. Köyümüze zarar verecek şeyi istemiyoruz” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

“Çocuklarımıza ileride güzel bir yeşil alan bırakmak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullanan Alamut Köyü sakini Derman Süslüoğlu, “Doğayı, canlıları, insanlarımızı, çocuklarımızı her şeyi seven köy. Bizim köyümüz, çocuklarımızın sağlığı, geleceği için mücadele edecek. Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz. JES’e hayır diyoruz. Bizim köyümüz çiftçilikle, zeytinlerle, darıyla, buğdayla, ekmeğini kazanan köydür” dedi.

66 Yaşındaki Meryem Er ise “Torunlarımız var. Köyümüzün temiz havasından memnunuz biz. Biz bu jeotermali istemiyoruz. Zehirlenmek istemiyoruz. Biz incirimiz, zeytinimizi, yoncamızı, mısırımızı temiz, zehirsiz istiyoruz. Hayvanlarımız, yoncamızı yiyor, mısırı yiyor. Buğdayımız, arpamız temiz olsun istiyoruz. Biz jeotermale karşıyız” ifadelerini kullandı.

“BU OVAYA BUNU YAPMAK VATANA İHANETTİR”

Zorlu Holding’in Bozdoğan Jeotermal Elektrik Santrali projesinin yalnızca Alamut Köyünü etkilemeyeceğini dile getiren 23 yaşındaki Mehmet Melih Pehlivan “Türkiye’nin en verimli topraklarından birinde yaşıyoruz. Yani jeotermal demek buranın bitmesi demek, tarımın bitmesi demek. Bütün Türkiye’yi besleyecek bir ovamız var, Menderes Ovası olarak. Bu ovaya bunu yapmak vatana ihanettir. Bu ovanın dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor. Yani sadece bizim köyü etkileyen bir şey değil bu. Tüm tarımı bitirecek. Asit yağmurları olarak bütün çevremize zarar verecek” diye konuştu.

“BEN BURADA YAŞAMI GÖRDÜM”

Azerbaycan’dan gelen Aydın’da yaşamını sürdüren Gönül yürek “Ben Azerbaycan’dan geldim, dağları aşıp geldim. Ben böyle bir ne toprak, ne temiz hava, ne yaşam görmedim. Ben burada yaşam gördüm. Temiz havayı gördüm ben buraya zehir bırakmamalarını, zeytinliğimize, ağaçlarımıza, tabiatımıza, ormanımıza, sağlığımıza, sahibiz hala evimizde elimizden almalarını istemiyoruz. Ben çocuklarımın zehir yutmasını istemiyorum” dedi.

Geçimini tarlalarından sürdürdüklerini ifade eden iki çocuk annesi Aysel Uyar “Bizim bir tek tarlamız var. O da elimizden giderse biz ne yiyeceğiz? Biz bu jeotermali istemiyoruz. Bizim köyümüz kendi arazisiyle, karnını doyurmaya uğraşıyor. Herkes çabalıyor. Bizim köye değmesinler, bizim köy hiçbir şey istemiyor kimseden. Biz burada hep birlikte mutlu geçiniyoruz. Herkesin üçer beşer tarlası var. Onunla geçim kaynağı yapıyoruz. Biz onlarla doyuyoruz. Bizim bu elimizden giderse benim iki tane çocuğum var. Ben bu bir tarlam da elimden giderse ben çocuklara neyi emanet vereceğim” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aydinin-bozdogan-ilcesinde-jeotermal-santrale-karsi-koyluler-mucadele-ediyor/feed/ 0
Aydın’ın Buharkent İlçesinde Doğalgaz Kullanımı İçin Onay Alındı https://www.haber60.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/ https://www.haber60.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/#respond Tue, 20 Feb 2024 07:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10013 Aydın’ın Buharkent ilçesinde son yıllarda yapılan yatırımlarla enerji, sanayi, turizm, eğitim ve sosyal alanda büyük ivme kazanan ilçede büyümeyle birlikte yatırım planlamaları da artarak devam ederken son olarak doğalgaz kullanımı için de Belediye Meclisinden onay alındı.

Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, vatandaş odaklı çalışmaları ile ilçeyi enerji, sanayi, turizm, eğitim ve sosyal alanlarda Aydın’ın önemli cazibe merkezlerinden biri yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Geçen 10 yılda ardı ardına hayata geçirdiği projelerle adeta bambaşka bir Buharkent ortaya çıkartan Başkan Mehmet Erol ve ekibi, ilçenin enerji ve ısınma sorununa da çözüm getirerek GES ve jeotermal ısıtma, termal turizm alanlarında da farkını ortaya koyuyor. Büyükşehir yasasına takılan ve onay görmeyen projelerini de tek tek hayata geçirmeyi başaran Başkan Erol, ilçe merkezi ve mahallelerinin ısınma ve enerji sorunlarına çözüm getirdi.

Doğalgaz kullanımı için Belediye Meclisi’nden onay çıktı

Aydın’ın en uzak ve en küçük ilçeleri arasında yer alan Buharkent’te doğalgaz kullanımı için meclis kararı alındı. Her geçen gün yeni projelerle ilçeye değer katmaya devam eden Belediye Başkanı Mehmet Erol, bu kez doğalgaz müjdesi ile geldi. Müjdeli haberi sosyal medya hesabından da duyuran Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Söz verdiğimiz gibi Buharkent doğalgazı 2024 yılında kullanacak. Buharkent’in doğal gaz kullanmasına yönelik talebimiz doğrultusunda doğalgaz dağıtım şirketinin yazılı başvurusu sonucu Belediye Meclisimiz tarafından Buharkent’e doğal gaz sağlanmasına yönelik istenilen meclis kararı oy birliği ile alınmıştır. Buharkent’imize hayırlı uğurlu olsun. 2024 yılında Buharkent’imizde 4 binin üzerinde konutumuz doğal gazı kullanacaktır” dedi.

“Enerji kaynakları verimli kullanılacak”

Buharkent’in jeotermal enerjiyi Aydın’da en iyi ve en verimli şekilde kullanan ilçe olma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Biz jeotermal kaynakları bir zenginlik ve değer olarak görüyoruz. ve her alanda halkımızın faydasına sunmak istiyoruz. Türkiye, jeotermal kaynaklar bakımından Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada. Jeotermal kaynaklar bakımından da Türkiye birincisi olan Aydın’ın bu kaynakları yeterince kullanamadığını, sadece elektrik üretiminde kullanılarak eline geçen fırsatları değerlendiremediğini görüyoruz. Jeotermali bir zenginlik ve bir değer olarak gördüğümüz için halkımızın faydasında kullanmak istiyoruz. Jeotermal yasası gereği bu imkanlardan yararlanamamaktaydık. Jeotermal Kaynak sahiplerinin desteği ile büyükşehir yasasına rağmen biz bu imkana sahip olmak için belediye bünyemizde Buharjet A.Ş.’yi kurduk ve çalışmalara başladık. Buharkent’imizde ilk olarak Savcıllı ve Kızıldere Mahallelerimizi jeotermal enerji ile ısıtacağız. Ayrıca imar planı tamamlanan, fizibilite çalışmaları süren Savcıllı Mahallemiz yakınındaki 241 dönümlük sera bölgemizde de jeotermal enerji kullanacağız. Ayrıca Buharkent Ortakçı Mahallesi Hamamderesi mevkiinde Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu bölgede, geçmişi bin 600’lü yıllara dayanan tarihi hamamların ve şifalı kaplıca suyunun bulunduğu 250 dönümlük alanı projelendirdik. 53 derece doğal sıcak su çıkan kaplıcamız bundan böyle termal turizme kazandırılacak” dedi. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/feed/ 0