İZMİR’in tarihinde iz bırakan hamam, çeşme ve sebil gibi eski su yapıları korunamadığı için birer birer zamana yenik düşüyor. Basmane semtinin simge yapılarından Dönertaş Sebili’nin mermer sütunu yatağına asit döküldüğü için artık dönmüyor, Çelebizade Mehmet Efendi Sebili kebapçı, Ahmet Reşit Efendi Sebili butik, Saçmacı Hamamı ise depo olarak kullanıyor. Araştırmacı-Yazar Orhan Beşikçi, “Bölgede Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi çeşmeleri var. Bu çeşmelerden su akmıyor, çoğunun muslukları çalındı. Hepsi eski İzmir’den günümüze kalan, korumamız gereken yadigarlarımız” dedi.
İzmir’in kültürel dokusunun oluştuğu yerlerden olan Basmane, tarihi yapılarıyla kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor. Anafartalar Caddesi’ndeki kentin tarihinde iz bırakan hamam, çeşme ve sebil gibi eski su yapıları korunmadığı için zamana yenik düşüyor. İzmir’in en eski yerleşim yerlerinden Basmane’deki su yapılarının durumunu değerlendiren Araştırmacı-Yazar Orhan Beşikçi, “Bölgede Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi çeşmeleri var. Çelebizade Mehmet Efendi Sebili, Kestelli yokuşundaki Katipzade Ahmet Reşit Efendi Sebili, Anafartalar Caddesi ve Osmanzade Yokuşu’nun köşesindeki Dönertaş Sebili bunlardan bazıları. Bu çeşmelerden su akmıyor. Sadece Selvili Mescidi’nin köşe duvarında bulunan Cumhuriyet Halk Fıkrası Çeşmesi akar halde. Çeşmeler zaman içinde fonksiyonunu kaybetti, çoğunun muslukları çalındı. Hepsi eski İzmir’den günümüze kalan, korumamız gereken yadigarlarımız” ifadelerini kullandı.
‘DÖNERTAŞ SEBİLİ’NİN TAŞI ARTIK DÖNMÜYOR’
Dönertaş Sebili’nin İzmir’in simge yapılarından olduğunu belirten Beşikçi, “Sebil, 1814’te yapılmış ancak diğer kültürel miraslarda olduğu gibi onu da iyi koruyamadığımızı söyleyebilirim. 2000’li yıllarda sebilin batı penceresindeki korkuluğu maalesef çalındı. En önemli özelliği, sebilin köşesindeki mermer sütunun döndürülmesiydi. Bunun denge taşı olduğu da söyleniyor. İnsanlar o taşı döndürdükleri zaman niyet tutuyorlardı. Birisi sebilin yatağına asit dökmüş, asit mermeri erittiği için maalesef artık dönmüyor. Dönertaş ve tüm sebillerin, çeşmelerin kontrol edilip, yeniden değerlendirilmesini ve iyi korunmasını istiyoruz” diye konuştu.
‘BUTİK VE KEBABÇI OLARAK KULLANILAN SEBİLLER VAR’
Anafartalar Caddesi’nde başka sebiller de olduğunu ifade eden Beşikçi, “Biraz aşağıda butik olarak kullanılan Çelebizade Mehmet Efendi Sebili var. Bu bölgeye yakın olan Kestelli yokuşunda Katipzade Ahmet Reşit Efendi Sebili bulunuyor. Eskiden bu sebillerden haziran, temmuz, ağustos aylarında su dağıtılırdı. Sebillerden Celebizade Mehmet Efendi kebapçı, Ahmet Reşit Efendi Sebili ise butik olarak kullanılıyor” dedi.
‘YEŞİLDİREK HAMAMI PASAJ, AÇMACI HAMAMI DEPO ALARAK KULLANILIYOR’
Orhan Beşikçi, bölgedeki su yapıları arasında olan hamamlara da değindi. Bölgedeki Kıllıoğlu Hacı İbrahim Efendi, Yeşildirek ve Saçmacı’nın kullanılmadığını anlatan Beşikçi, “Anafartalar Caddesi’ndeki Yeşildirek Hamamı ise günümüzde pasaj olarak kullanılıyor. Girince hamam olduğu anlaşılmıyor ancak kubbesine bakarsanız anlayabiliyorsunuz. Yine bu bölgedeki Saçmacı Hamamı fonksiyonunu kaybetti, depo olarak kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki 16’ncı yüzyılda yapılan ‘Musa Kadı Hamamı’ adıyla bilinen ‘Namazgah Hamamı’nın son yıllarda restore edildiğini belirten Beşikçi, atıl durumdaki diğer tarihi hamamların da restore edilerek gelecek nesillere ulaşmasının sağlanması gerektiğini söyledi.
]]>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı, biri tutuklu 23 sanığın yargılandığı davanın görüldüğü İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Mehmet Çakır hakkında rapor düzenledi.
Olaydan 1 yıl sonra alınan raporda, hastanın yaralanma sonucunda yüzünde oluşan izin “sabit olup olmadığı”, hastanın “duyularında veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi ya da zayıflaması niteliğinde olup olmadığı” hususları değerlendirildi.
“Yemek yemede zorlanıyorum”
Mehmet Çakır’ın, son yakınmalarına da raporda yer verildi. Çakır’ın sağ tarafta dişleri olmadığı için gıdaları sol tarafla çiğnediğini, katı gıdaları yutmakta sorun yaşadığını, ıslatarak yemek zorunda kaldığını ve solunumuyla ilgili bir yakınması olmadığı” şeklindeki sözleri raporda yer aldı.
Muayene bulgularına yer verilen raporda, Çakır’ın yüzündeki 2 lezyonun konuşma mesafesinden seçilebildiği, ilk bakışta dikkat çektiği, mimik hareketleriyle belirginleştiği, diğer lezyonun da hastanın başını sola çevirince konuşma mesafesinden seçilebildiği ifade edildi.
Çakır’ın üst ekstremite (kollar) fonksiyonlarının kaybının değerlendirilmesinde ise “Kişinin sol üst ekstremite engellilik oranı yüzde 13 olarak hesaplanmıştır.” ifadesi yer aldı.
Raporun sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi:
“Tıbbi bilgilerin incelenmesi, muayene bulguları ve ilgili ana bilim dalından istenilen konsültasyon yanıtının değerlendirilmesi sonucunda, hastada 27 Kasım 2022’de meydana gelen yaralanmanın çiğneme ve sol üst ekstremite fonksiyonlarının sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, hastada yüz sınırları içindeki olayla ilgili lezyonların yüzde sabit iz niteliğinde olduğu tıbbi kanaatinde varılmıştır.”
Gönderilen rapor, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasına girdi. Sanıkların yargılanmalarına 13 Mart’ta devam edilecek.
Davanın geçmişi
Gürsel Aksel Stadı’nda 27 Kasım 2022’deki müsabakanın 20. dakikasında, Altay taraftarlarının bulunduğu bölümden F.E, Göztepe seyircilerinin olduğu bölüme yanıcı madde fırlatmış ve Mehmet Çakır yaralanmıştı.
Olay nedeniyle müsabakanın 22. dakikada durdurulmasının ardından, Göztepe taraftarı Mehmet Nihat A, eline geçirdiği korner bayrak direğiyle Altay kalecisi Ozan Evrim Özenç’e saldırmıştı.
Olaylar sonucu hakemin isteğiyle futbolcular soyunma odasına gitmiş, yaklaşık 25 dakika beklemenin ardından müsabaka tatil edilmişti.
Mehmet Nihat A. “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet” suçlarından tutuklanmış, bir süre sonra tahliye edilmişti. Mehmet Nihat A. hakkında yürütülen soruşturma sonunda, sanık hakkında 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.
Tribüne atılan fişek bir kişinin yaralanmasına ilişkin soruşturmada ise gözaltına alınan 23 kişiden 19’u tutuklanmış, daha sonra 18’i adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 23 sanık için hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık F.E’nin, işaret fişeğinin binlerce kişinin bulunduğu Göztepe tribünlerine doğru hedef gözetip ateşleyerek “kasten öldürmeye teşebbüs”, “tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak ve kullanarak müsabaka düzenini bozmak”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından hapsi istenmişti.
Diğer sanıkların da “kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım”, “tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından cezalandırılmaları talep edilmişti.???????
]]>KOCAELİ – Türkiye’nin tek dereceli seçim sistemiyle göreve gelen ilk kadın belediye başkanı Leyla Atakan’ın hayatını konu alan ‘Leyla Hanım’ belgesel filminin galası Kocaeli’de gerçekleştirildi.
Doğrudan halkın oylarıyla seçilen ilk kadın belediye başkanı olarak tarihe adını yazdıran Leyla Atakan, 11 Şubat 1971 tarihinde elim bir trafik kazasında yanında bulunan meclis üyeleri İsmail Kolaylı, Abdurrahman Yüksel ve Feridun Özbay ile birlikte hayatını kaybetmişti. İzmit Belediyesi’nin öncülüğüyle hazırlanan ve Leyla Atakan’ın hayatını konu alan ‘Leyla Hanım’ belgesel filminin galası gerçekleştirildi. Leyla Atakan’ın ölüm yıl dönümünde, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen galaya oyuncular tam kadro katıldı.
Yönetmenliğini İlke İşisağ’ın, Senarya Danışmanlığını Gani Müjde’nin üstlendiği Leyla Hanım belgesel filminde Leyla Atakan’ı ünlü oyuncu Özge Borak canlandırıyor. Beyti Engin, Serhan Arslan, Bekir Aksoy, Devrim Nas, Anıl Taşezen, Barış Kıralioğlu, Belma Canciğer, Aylin Aras ve Ferman Akgül filmin oyuncu kadrosunda yer alıyor.
Galaya ayrıca TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca ve İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet de katıldı. Öte yandan, gala geçtiğimiz yıl için planlanmış fakat Kahramanmaraş merkezli depremler sebebiyle ertelenmişti.
“Hatırası daha çok yaşatılsın, tarihe iz bırakılsın ve bir eserle taçlandırılsın istedik”
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, “Hatırası daha çok yaşatılsın, tarihe iz bırakılsın ve bir eserle taçlandırılsın istedik. Leyla Atakan filmi sadece Leyla Hanıma değil gelmiş geçmiş bütün belediye başkanlarımıza saygı ve vefamızın göstergesi. Erol Köse’den, Sefa Sirmen’e, Hikmet Erkenkaya’dan, Metin Alana’a kadar bu kente eli değmiş bu kente alın teriyle hizmet etmiş bütün belediye başkanlarımıza vefamızı gösteriyoruz. Sanatla iyileşir kentler, sanatla büyür ve gelişir kentler. Sanatla geçmişi geleceğe taşırız bu sebeple filmi yaptırmak istedik” diye konuştu.
“İzlemekten büyük bir keyif duyacağım”
Tüm oyuncu kadrosuna özverili çalışmaları dolayısıyla kutlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, “Bir kadın siyasetçi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin tek kadın başkanvekili olarak bize ilham kaynağı olan Leyla Hanım’ın belgeselini izlemekten büyük bir keyif duyacağım” şeklinde konuştu.
“Burada olmaktan hem mutluyum hem de gururluyum”
Filmde Leyla Atakan’ı canlandıran Özge Borak “Çok heyecanlıyız bir an evvel seyretmek istiyoruz. Herkesin izledikten sonra nasıl hissedeceğini çok merak ediyorum. Bugün burada olmaktan hem mutluyum hem de gururluyum” ifadelerini kullandı.
“En hızlı kabul ettiğim projelerden biri”
Herkesin beğenerek izleyeceği bir proje olduğunu söyleyen oyuncu Bekir Aksoy, “Herhalde en hızlı kabul ettiğim projelerden biri oldu. Çok heyecanlıyız, pandemiden sonra ufak tefek sorun yaşandı. Fatma Hanım’ın davetiyle gururla buraya geldik. Keyifli bir proje olduğuna inanıyorum” dedi.
“İyi ki Leyla Hanım’ı Türkiye’ye tanıtacak bu önemli işin parçası olmuşum”
Çok heyecanlı olduğunu söyleyen oyuncu Devrim Nas, “İyi ki içinde olmuşum iyi ki Leyla Hanım’ı Türkiye’ye tanıtacak bu önemli işin parçası olmuşum. Leyla Hanım’ın memleketiyim işin mabedindeyiz bu sebeple heyecanımız daha yüksek. Bir yandan da kendini anıyorum, bugün ölüm yıl dönümü. Bu şehir üzerinden Türkiye’ye yaptıkları katkının meyvelerini alırken tahlisiz bir şekilde hayatlarını kaybettiler” ifadeleri kullandı.
“Bizim için guru vericiydi”
Beyti Engin, “Bu ülkenin kadınlarının hikayelerini anlatmak, böyle önemli bir kadının hikayesini anlatmak bizim için guru vericiydi” dedi.
]]>