Milletvekili Gürban’ın ithamlarına karşılık veren Torbaoğlu, oldukça sert ifadeler kullandı, adım ve itibarım için, kendi hesaplarını açığa çıkarmak için bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’na SPK ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na MASAK kendini ihbar edeceğini söyledi.
İş insanı ve eski Karşıyaka Spor Kulübü yöneticisi Nazım Torbaoğlu, İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban'ın iddialarına yanıt verdiği. İddiaları reddeden Torbaoğlu, “Bu iftiraları atan şahsı tanırım. Benimle tanışmak için iki kez masama geldi. İkisinde de kovdum. Yazdıkları tamamen husumet dolu ve dayanaksız. İddialarını ispatlamalı” dedi.
İKİ YILDIR BORSADA İŞLEM YAPMIYORUM, MASAK İNCELEYEBİLİR"
Gürban’ın iddialarını "çamur at izi kalsın" siyaseti olarak nitelendiren Torbaoğlu, kendi hesaplarını açığa çıkarmak için bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) kendini ihbar edeceğini söyledi. “İki yıldır borsada işlem yapmıyorum. Hakkımda manipülasyon ya da spekülasyon varsa MASAK incelesin. Hiçbir suçum yok,” diyen Torbaoğlu, eşinin güzellik kliniğine yönelik iddialara da yanıt verdi. Torbaoğlu açıklamasında, "Eşim işini dürüstçe yapan biri; onun iş yerine dair yapılan Dilan Polat benzetmesi tamamen kötü niyetli" dedi.
"HATİCE ÖZALP’LE HİÇ GÖRÜŞMEDİM, İDDİALAR TAMAMEN ASILSIZ"
Torbaoğlu, ayrıca DenizBank Müdürü Hatice Özalp ile ilişkisi olduğu yönündeki iddiaları da yalanladı: "Hayatımda bir kez bile yan yana gelmedik. HTS kayıtlarını incelesinler. Hiçbir şekilde bağlantım yok” diyerek Gürban’ın iddialarını çürütebileceğini söyledi.
"DOKUNULMAZLIĞINA GÜVENİP İFTİRA ATMAK ŞEREFSİZLİKTİR"
Gürban’ın dokunulmazlığını kullanarak pervasızca suçlamalarda bulunduğunu savunan Torbaoğlu, vekile karşı suç duyurusunda bulunacağını ve dokunulmazlığının kaldırılması için girişimlerde bulunacağını belirtti. "Bu iftiralar karşısında sessiz kalmayacağım" diyen Torbaoğlu, Gürban’ın kendisine ve ailesine yönelik itibarsızlaştırma çabalarına karşı yasal süreç başlatacağını duyurdu.
"MENEMEN’DE ALDIĞIM ARSALAR İMARLI, HER ŞEY KANUNA UYGUN"
Son olarak Menemen’de aldığı taşınmazlara ilişkin iddialara da yanıt veren Torbaoğlu, tüm mülklerinin belediyenin ihale yoluyla sattığı yerlerden olduğunu ve hiçbir şekilde imarsız alan almadığını söyledi: “Alnım açık, her şey incelensin. Bu iftira kampanyasına asla boyun eğmeyeceğim.”
]]>“MİLLETİMİZİN MENFAATLERİNİ GÖZETEREK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM”
Ataş açıklamasında, “Milletimizin bana verdiği temsil yetkisini en iyi şekilde kullanmak adına bu istifa kararının artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Kalan sürem boyunca milletimizin menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
VEKİL SAYISI 31’E DÜŞTÜ
Ataş’ın ayrılmasıyla birlikte, İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki sandalye sayısı 31’e düştü.

MHP’DEN İYİ PARTİ’YE KATILMIŞTI
Bir dönem MHP’nin yönetiminde olan Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Belediye Başkanı iken partisinden 2017 yılında istifa ederek, İYİ Parti’ye katılan Ataş, sonraki süreçte İYİ Parti’den Kayseri Milletvekili adayı olmuş ve seçilerek Meclis’e girmişti.
DURSUN ATAŞ KİMDİR?
Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde doğdu. Baba adı Battal, anne adı Mahmur’dur. İlk ve ortaöğrenimini Pınarbaşı’nda tamamladıktan sonra Kayseri merkezde bulunan Kayseri Sümer Lisesini bitirdi.1986 Hava Teknik Okuluna giriş yaptı.1987 yılında Hava Teknik Okulundan Hava Astsubayı olarak mezun oldu ve göreve başladı. Hava Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde 20 yıl hizmet verdikten sonra, 2007 yılında emekli oldu. Emeklilik sonrası aile şirketinde yöneticilik yaptı. 2009 ve 2014 yıllarında yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde Kayseri Pınarbaşı Belediye Başkanı seçildi. 27. Dönem Milletvekilliği seçimlerinde Milletvekili adayı olmak için Belediye Başkanlığı görevinden istifa etti. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerinde 27. Dönem Kayseri Milletvekili olarak Meclise girdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM’de, Hatay’dan milletvekili seçilen ve daha sonra milletvekilliği düşürülen Can Atalay için düzenlenen olağanüstü toplantı gergin başladı. Verilen 2. aranın ardından yeniden başlayan oturumda Alpay Özalan’ın kürsüde konuşan Ahmet Şık’a müdahalede bulunmasıyla ortalık karıştı, yumruklar havada uçuştu. Oturuma ise ara verildi. Gergin geçen oturumlar sonrası yapılan son oturumda muhalefetin Can Atalay’la ilgili verdiği genel görüşme talebi oy çokluğuyla reddedildi.

“BEN BU SALONDA ÇOK ŞEY GÖRDÜM AMA KAN GÖRMEMİŞTİM”
TBMM’nin kararına bazı siyasi isimlerden tepki geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’te yaptığı konuşmada karara ve yumruklu kavgaya ilişkin konuştu. TBMM’de 9 yıl grup başkanvekilliği yaptığını anımsatan Özel, “Çok tartışmalar oldu. Ancak tansiyon bazen öyle bir yere geliyor ki oraya bir irade koymak gerekiyor. Yoksa bugünkü gibi bir durum ortaya çıkıyor. Ben bu salonda çok şey gördüm ama kan görmemiştim, çok utandım. Kadına şiddet görmemiştim, çok utandım. Sizin Meclis Divanı arkasındaki toplantıya başkanlık etmenizi, toplantının riyasetini devralmanızı, ortaya koyduğunuz tavrın önemli olduğunu düşünüyorum. Parlamentoda hem kötü söz, hakaret olmaması hem de asla ve asla şiddetin olmamasıyla ilgili alınacak inisiyatife CHP olarak destek vereceğiz. Bu konuya en sert tepkiyi göstermek gerekiyor.” dedi.
“TÜM PARTİLER ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALI”
Genel Kuruldaki arbede sonrasında alınan kararı değerli bulduğuna işaret eden CHP lideri Özgür Özel, tüm partilerin kendi öz eleştirilerini yapması gerektiğini kaydetti.

İYİ PARTİ LİDERİNDEN TEPKİ
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Genel Kurulda bir utancın anatomisini görüşmek üzere toplanıldığını söyledi. Bugün uğraşılan sorunların ilk sebebinin adalet yoksunluğu olduğunu ifade eden Dervişoğlu, adalet yoksunluğunun sebebinin ise iktidarın adalet duygusundan yoksun olması olduğunu belirtti.
“GAZİ MECLİS’E BİR DE SOPA GÖSTERDİ”
Can Atalay ile ilgili yargının verdiği kararları anımsatan Dervişoğlu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa Mahkemesinin Can Atalay ile ilgili kararına “hukuki değerinin olmadığını” söyleyerek uymama kararı verdiğini ifade etti. Dervişoğlu, “Yetmedi, bir de milletin iradesinin tecessüm ettiği duvarında ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazan Gazi Meclis’e bir de sopa gösterdi. Anayasal zorunluluk gereği takdir ve ifası için yeniden TBMM Başkanlığına tekrar gönderilmesine karar verdi. TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, bu kararı emir telakki etmiş olsa gerektir ki; yurt dışında olduğu bir oturumda gündeme aldırıp, okuttu.” dedi.

“YOK HÜKMÜNDE OLAN BİR KARAR”
Anayasa Mahkemesinin Can Atalay ile ilgili son verdiği kararı anımsatan Dervişoğlu, Anayasa Mahkemesi kararında ‘Hak ihlali kararına uyulmaması gibi bir uygulama yoktur’ tespitinde bulunduğunu, Atalay’ın ‘milletvekilliğinin düşürülmesinin esasen ve hukuken yok hükmündedir’ ifadesine yer verdiğini belirtti. Dervişoğlu, “Bugün TBMM, bu utanç tablosunu ya paramparça edip yok edecek ya da bu tablonun tarihte yer etmesinin mimarı olarak sorumluluğu üstelenecektir. Yok hükmünde olan bir karar, ya kötü bir anı olarak hatırlanacak ya da hukukun artık bu ülkeyi terk ettiği cümle aleme ilan edilmiş olacaktır.” diye konuştu.
“YANLIŞLIKLAR SÜRECİNİN EN ÖNEMLİ HALKASI MECLİS’TE YANLIŞ KARARIN OKUNMASI”
TBMM’de Can Atalay ile ilgili yanlış bir kararın okutulduğu konusunda tüm hukukçuların hemfikir olduğunu ifade eden Dervişoğlu, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a seslendi. Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Sayın Başkan, siz bu kararı kendiniz mi okumak istemediniz de başkasına okuttunuz? Baskı altında mıydınız? Bu çetrefilli durumun oluşmasını sağlayarak, kendinize farklı bir parantez mi açmaktı niyetiniz? ‘Bakın ben iyiyim ama ne yapayım, sonuçta emir kuluyum okumamız lazımdı mı’ demek istediniz? Yöneticilik, sorumluluktan kaçmak değil, onu layıkıyla üstlenmekten geçer. Aksi ucuz siyasettir ve işgal edilen koltuğa yakışmaz. Yanlışların iç içe geçtiği sürecin sonucunda şimdi buradayız. Ama bu yanlışlıklar sürecinin en önemli halkası Mecliste yanlış kararın okunması olmuştur. Yanlış karar okunduktan sonra diğer tartışmaların bir önemi kalmamıştır. Böylesi bir hatanın, Meclis tarihinde hiç olmamış olduğu da dikkate alındığında Meclis başkanının niyeti ve yeterliliği konuşulması gereken en önemli mesele olarak önümüzdedir.”

“HUKUK İŞLETİLMELİ”
Bugün yapılması gerekenin Anayasa Mahkemesi kararını gereğini yerine getirmek, Can Atalay’ın milletvekilliğine dayalı her türlü sonucun gerçekleşmesini temin etmek olduğunu dile getiren Dervişoğlu, “Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yemin etmeli ve milletvekili olarak çalışmasına başlamalı. Can Atalay’ın hukuki bir problemi varsa hukuk işletilmeli. Bunun yolu, yöntemi, usulü, erkanı bellidir.” dedi. Meclisin bir karar almasına gerek olmadığının açık olduğunu ifade eden Dervişoğlu, “Yapılan her ne varsa zaten yok hükmündedir.” dedi.
Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Anayasa Mahkemesi kararlarını eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz ama bu kararlara uymamak hele hele bu kararları yok saymak gibi bir lüksünüz olamaz. Beğenin beğenmeyin, Anayasa Mahkemesi ‘ben ihlal kararı verdiğime göre kesin hüküm kalkmıştır, TBMM de zaten yanlış karar okutulduğu için milletvekilinin düşmesi eylemi yok hükmündedir’ diyorsa, TBMM Başkanlığının yapacağı tek şey: Anayasa Mahkemesi kararını okutmak, milletvekilinin milletvekilliğinin hiçbir zaman sona ermediğini belirterek buna göre işlem gerçekleştirmesidir.”

“ÖNCEDEN PLANLANMIŞ BİR KARAR DEĞİL”
Dervişoğlu’nun konuşmasını tamamlamasının ardından açıklamada bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, “30 Ocak 2024’te iki ülkeyi kapsayan ziyaretim, 4 ay önceden planlanmıştı. O hafta Meclis’te vekil olarak bulunan hangi arkadaşımız olsaydı o kararı okuyacaktı. Önceden planlanmış bir karar değildir. Tavzih etmek için bunları söylüyorum.” dedi.
SAADET PARTİSİ’NDEN TEPKİ GECİKMEDİ
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlarla ilgili olağanüstü toplantıda bir araya geldiklerini söyledi. Meclis Başkanı Kurtulmuş’tan beklentilerini ifade eden Kaya, “Madem Anayasa Mahkemesinin kararını bir bekletici mesele olarak ortaya koydunuz, kesinleşmiş mahkeme kararına, Anayasa Mahkemesi kararına kadar beklettiniz. Anayasa Mahkemesi, olumlu karar verdi. Değişen ne oldu da Anayasa Mahkemesi kararını beklerken okutmadığınız bir hükmü, ortada bir Anayasa Mahkemesi kararının varlığına rağmen okutma kararını hissettiniz? Okuttunuz bu kararı burada, Anayasa Mahkemesi de kararı ‘yok hükmünde’ kabul etti.” dedi.

Hukuki gerekçe ile karar vermeyle başka karara gerekçe uydurmanın başka şeyler olduğunu belirten Kaya, “Kararın gerekçesini inanarak savunmak başka bir şey öyle karar verilmesi gerektiği için, sizi buraya tıkayan irade öyle istediği için ceza verip, o cezaya da gerekçe uydurmak başka bir şey. Gelin hep beraber öyle olması gerektiği için verilen kararların gerekçelerini savunmayalım. Gerçekten inanarak bu gerekçeleri savunabiliyorsak savunalım.” dedi.
“Yargıtay ile Anayasa mahkemesi arasında bir görev uyuşmazlığı var. AYM süper temyiz mahkemesi değil’ sözlerini eleştiren Kaya, bu gibi “hukukçu yalanlarına” itibar edilmemesini gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin bir temyiz incelemesi yapmadığını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Afyonkarahisar’daki değerlendirme kampında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dervişoğlu, “İstifalardan etkilenmedim. Arkadaşlarım da hiç etkilenmemiş. Yenileri de olabilir. Sorumluluklarının icaplarını yerine getirmeyen ve o sorumluluğu taşımayan insanlar çıkarsa bunların sıfatları ne olursa olsun onlardan ben de istifalarını isteyebilirim onlara fırsat bırakmadan” dedi. Sinan Ateş davasına ilişkin de Dervişoğlu, “Kim ne yaparsa yapsın o gerçeklerin ortaya çıkmasını da engelleyemeyecek. Sinan Ateş’in katli alçaklıktır. Bir siyasi hareket için utançtır, utanç. Bu ülke için de utançtır” diye konuştu.
İYİ Parti, 13-14 Temmuz’da Afyonkarahisar’da milletvekilleri ve GİK üyelerinin katılımıyla “Her gün yeniden doğarız” temasıyla değerlendirme kampı düzenledi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kampın ikinci gününde düzenlenen kahvaltıda basın mensuplarıyla bir araya gelerek soruları cevapladı.
Geçmişte yapılan hataların değerlendirildiğini ve özeleştiri yapıldığını belirten Dervişoğlu, kamp sürecini şöyle değerlendirdi:
“Herkes kendini eleştirdi, yanlışlıklarını eleştirdi. Almış olduğumuz kararların siyasi sonuçları üzerinden bir değerlendirme yaparak kararların yanlış olduğunu konuştuk. Her şey güllük gülistanlık değil ki İYİ Parti açısından. Önemli olan rahat bir ortamda bunların telaffuz edilmesini temin edebilmek, konuşulabilmesini sağlamak. Şahsımla ilgili eleştiriler de söz konusu oldu. Ben bazı olaylarda fazla gelenekçi olduğum için müdahil olmam. Yani özellikle bu istifa vesaire konularında ‘etme, eyleme’ demem kimseye. Çünkü ben siyasette küs barıştırarak küslüğün biteceğine inanmıyorum. Küslük olmayacak bir hoşgörü iklimi yaratacaksınız ki bunu önleyebilirsiniz. Siyasi partilerin genel başkanlarının yapması icap eden şey, insanların birbirine küsmesine vesile olabilecek ortamı doğru bir hale getirmektir. Çok fazla sorunumuzun olmadığını müşahede ettim yani o görüşmelerde. Dışarıdan bakıldığında İYİ Parti’nin içinde sürekli tartışma varmış gibi de bir algı var. Gayet de iyi durum. İstifaların bizi etkilemediğini konuştuk. Bu istifalardan partinin geleceğine dair bir endişeye mahal olmadığı durumunu tespit ettik.”
“İstifalardan hiç etkilenmedim, arkadaşlarım da etkilenmemiş”
Dervişoğlu, parti teşkilatının kendisinden beklentileri ve İYİ Parti’deki istifaların partilileri etkileyip etkilemediğine ilişkin soruya şöyle cevap verdi:
“Benim sürekli sahada olmamı ve sahada daha faydalı olduğunu söylediler. Küçük meselelerle zaman kaybetmememiz icap ettiğini ifade ettiler. TBMM tatile girdiği andan itibaren milletvekillerimiz seçim çevrelerinde bir müddet hem istirahat edecek hem çalışacaklar. Ondan sonra da Anadolu yollarına düşecekler. Geldiğimiz günden beri de sürekli sanki çok önemli şeyler varmış gibi tartışmaların içinde boğulmaya zorlanıyoruz. İYİ Parti kurulduğu günden beri zaten bu tür şeylerle uğraşıyor. Saldırılarla uğraşıyor. Bir türlü bir kısım medyaya kendimizi beğendiremedik. İstifalardan etkilenmediğimi söyledim. Arkadaşlarım da hiç etkilenmemiş. Bunlar siyasette olur. Yenileri de olabilir. Sorumluluklarının icaplarını yerine getirmeyen ve o sorumluluğu taşımayan insanlar çıkarsa bunların sıfatları ne olursa olsun onlardan ben de istifalarını isteyebilirim onlara fırsat bırakmadan. Geride bıraktığımız dönemde travma sayılabilecek olaylar yaşadık. Yeni de bir partiyiz zaten, aidiyet noktasında da yapılması icap eden çok sayıda işimiz var.”
Dervişoğlu ayrıca, Konya Milletvekili Ünal Karaman ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak’ın kampa katılmamasıyla ilgili “Ünal Bey’in Artvin’de evinin yağışlardan ötürü çatısı çökmüş. Oraya gitti ve bilgilendirdi bizi. Sayın Burak Akburak, herhangi bir mazeret beyanında bulunmadı bu kampa katılmamak noktasında. Ayrıca kendisini izliyorum, grup toplantılarına da katılmıyor. Dolayısıyla arkadaşlarımı görevlendirip kendileriyle görüşmelerini sağlayacağım” dedi.
” Koray Aydın’ın istifasına üzülmediğimi söyleyemem”
Dervişoğlu, eski İYİ Parti Kurucular Kurulu üyesi ve Ankara Milletvekili Koray Aydın’ın istifasını şöyle değerlendirdi:
“Koray Bey’in istifasını diğer istifalardan ayırırım. Koray Bey, partinin kurucusu. İki yüz kurucudan biri. Ayrıca kurucu teşkilat başkanı. Dolayısıyla onun istifasına üzülmedim dersem yalan olur. Biz öyle şeyler yaşadık ki bu küçük meselelere bakarak duygusal davranamayız. Bazı unutmamamız gereken dönemler geçirdik biz. O dönemin doğru anlaşılması ve o dönemin hatırına birtakım işler yaparken özen gösterilmesi kanaatini taşıyorum. Onun için Koray Bey’in istifasına üzülmediğimi söyleyemem. Tabi bütün istifalara insan üzülür. Neticede partinizden istifa ediyorlar ve sizin kendinizi sorgulamanıza sebep oluyorlar. Ben arkalarından en küçücük laf etmemeye çaba sarf ederken bazı arkadaşlar istifa ederken koca koca laflar ediyorlar.”
“Geride bıraktığımız dönemde oluşmuş zaaf alanlarını telafi etmiş bir İYİ Parti göreceksiniz”
Araştırma şirketlerinin anketlerinde yükselişte olduklarını belirten Dervişoğlu, yurttaşlar arasında tanınmışlığının az olduğunu ancak bunun kendisi açısından dezavantaj olmadığını söyledi. Dervişoğlu, kendilerini doğru tanıttıkları takdirde bambaşka bir tablonun ortaya çıkabileceğini de ifade etti.
Dervişoğlu, partisinin sahada yapacağı çalışmalara ve ülkedeki ekonomik sorunlara ilişkin gelen soruya şöyle cevap verdi:
“Sahada bir İYİ Parti göreceksiniz, iktidara talip bir İYİ Parti göreceksiniz. Kuruluş ayarları doğrultusunda yola devam eden bir İYİ Parti göreceksiniz. Geride bıraktığımız dönemde oluşmuş zaaf alanlarını telafi etmiş bir İYİ Parti göreceksiniz. Milletle buluşmuş bir İYİ Parti göreceksiniz. Haksızlığın karşısında haklının hakkını arayan ve ülkenin menfaatleri üzere hareket eden bir İYİ Parti göreceksiniz. Biz kurulduğumuz günden beri dezavantajlı grupların hakkını ve hukukunu savunan bir siyasi parti olma özelliğimizle temayüz ettik. Bir gün öğrencilerle, bir gün işçilerle, bir gün çiftçilerle, bir gün emeklilerle, bir gün dul ve yetimlerle uğraşmış olsanız ve siyasetle iştigal eden herkes bunu yapsa yine de o dertlerin ve zaaf alanlarının üzerinin kapatılmasını temin edemeyiz. Türkiye çok kötü durumda. Türkiye’yi bu kötü durumdan çıkarıp yarının aydınlık ufuklarıyla buluşturabilmek için de Türkiye’nin kafayı değiştirmesi lazım. İktidarın da bu kafayı değiştirmesi lazım. Ekonomik problemlerin asıl sebebi bu ülkede hukuk ve adaletin olmaması. Siz hukuk ve adalet alanındaki yanlışlıkları ortadan kaldıramadıktan sonra ekonominin neyini değiştirirseniz değiştirin. Bir tek göstergeler ve istatistikler değişir. Yoksa alım gücü değişmez.”
“Erken seçim tartışmalarını uzun vadeli senetler gibi görüyorum”
Erken seçim tartışmalarını spekülatif bulduğunu belirten Dervişoğlu, “Türkiye bir yıl içinde üç tane seçim yaptı. Vatandaşta bir bıkkınlık hali de var artık ama demokrasilerde sorunların çözümünün temininin yolu elbette ki vatandaşın önüne sandığın koyulmasıdır ama ben böyle bir süreçte bu tartışmaları spekülatif buluyorum. Erken seçim istediğinizde onu hemen gündeme getirmek lazım. O gelişmeleri biraz vadeye kesilmiş çek ya da uzun vadeli senetler gibi görüyorum” diye konuştu.
“Sığınmacı probleminin çözülmesi noktasında Suriye hükümetiyle ilişki kurulması gerektiğini ifade ettik”
Türkiye’deki sığınmacı sorununa ilişkin bir göç doktrini, demografik yapının olumsuz etkilendiğini ve sığınmacıların 3 yıl içinde gönderileceği bir plan hazırladıklarını belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Türkiye’nin sığınmacı belasından kurtulması ve kurtarılması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Esad’la görüşmeyi arzulamasının geç kalınmış bir durum olduğunu söylüyorum. Bunu ilk öneren de İYİ Parti’dir. Bu problemin çözülmesi noktasında Suriye hükümetiyle ilişki kurulması gerektiğini ifade ettik defalarca. Ama şimdi gündeme getirildi hükümet tarafından. Bu olumsuzluklar yaşanırken o bölgede olup bitenlerin ne olduğuna da bakmak lazım dikkatlice. Artık sıradan ve şahsi ilişkilere dayalı görüşmelerle çözümlenebilecek bir sorunla karşı karşıya değiliz. Daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Ayrıca Türkiye’de yaşayan çok sayıda sığınmacı da var. Bunlar, Türkiye’nin demografik yapısını da olumsuz yönde etkiliyor. Bununla ilgili bir süreç planımız da var bizim. Üç yıllık bir zaman dilimi içerisinde Türkiye’nin sığınmacı belasından kurtulmasına vesile olabilecek adımları atmak mümkün.”
“Sinan Ateş’in katli, bir siyasi hareket için utançtır”
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından açılan soruşturma ve devam eden davanın MHP’ye uzanmasına ilişkin gelen soruya Dervişolu, şöyle yanıt verdi:
“Sinan Ateş’in nasıl katledildiğini gencecik yaşında, çocuklarının o hale nasıl düşürüldüğünü, babasının acıdan acıya dayanamayıp vefat ettiğini herkes biliyor. ‘Bu memlekette adalet varsa adalet olacak, yoksa kıyamet’ diyoruz, daha ne diyelim. İki tane adamın ucunu oraya dayarsak, güzel haberler çıkarabiliriz ama ne Sinan’ın ruhu şad olur ne anasının gözyaşı diner. O kadar şey yaşadım ben, Sinan’ın annesiyle beraber olduğum anı hazmedemiyorum. ‘Bu çocukların onlarcası gelip benim hanemde yemek yiyordu. Ben bu çocuklara yemek yapıyordum’ diyor kadıncağız. Ne diyebilirsin? Onları bir tek adalet mutlu eder. Acılarını bir tek adalet dindirir. Kim ne yaparsa yapsın o gerçeklerin ortaya çıkmasını da engelleyemeyecek. Ama bunu doğru o camia açısından bizim içimizde olan bir olay başkalarının istifade etmeye çalıştığı bir olaya dönüştü deyip bütün işin ters dönmesine sebep olunabilir. Sinan Ateş’in katli alçaklıktır. ya utançtır yani. Bir siyasi hareket için utançtır, utanç. Bu ülke için de utançtır.”
Dervişoğlu’na ayrıca, Koray Aydın’ın da partiden istifa ederken dikkat çektiği ve parti yönetiminden açıklama beklediği önceki dönem İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in sarayda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi soruldu. Ancak Dervişoğlu, “Muhataplarına sormak lazım, bu konuda bir açıklama yapma ihtiyacım yok benim” şeklinde cevapladı.
]]>(AFYONKARAHİSAR) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin değerlendirme kampının kapanış konuşmasında; “Kendini partisinden ve milletten üstün tutanlara, önüne konacak makamların peşinde koşanlara köşklerin ve sarayların vebal yüklü yolları açık olsun. Dünümüzü unutmayacağız. Yarınların peşinde koşmaktan vazgeçmeyeceğiz. Dalından kopmuş yaprak misali savrulmayacağız. Rüzgar ekenlere fırtına biçeceğiz” dedi.
İYİ Parti’nin 13-14 Temmuz’da Afyonkarahisar’da düzenlediği değerlendirme kampı, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun kapanış konuşmasıyla sona erdi.
“İyilere inandık, iyi kaldık” başlıklı videonun sunumunun ardından sahneye gelen Dervişoğlu’nun konuşması şöyle:
“Birbirimize ayna tuttuğumuz, kendi içimizde özeleştiri imkanı bulabildiğimiz meşveretimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. İstişare etmek, birbirimizi dinlemek, kaynağını milletten alan ve ortak akılla hareket etmek İYİ Parti’nin en önemli kuruluş kodudur.
“Mücadeleleri, kendi kirli çamaşırlarını birbirlerinden ve saraydaki amirlerinden saklamak üzerine”
AK Parti iktidarına ve saray rejimine baktığımız zaman, bir yüzükle çıktıkları yolda yüzüklerin efendisine dönüşen bir adam ve onun etrafında kümelenmiş oligarşik yapılar vardır. Adam halinden memnun, o yapılar ise; çok daha memnundurlar. Bu tek adamın da, o oligarşik yapıların da dertleri ve ayrıca birbirleri içindeki mücadeleleri, ne Türk devleti ne de Türk milletinin çıkarları içindir. Mücadeleleri, kendi kirli çamaşırlarını birbirlerinden ve saraydaki amirlerinden saklamak üzerinedir. Dertleri ise, bir sonraki ihaleden ve alımdan, imara açılacak kupon araziden ve özelleştirmelerden kimin ne kadar tırtıklayacağı ve yağmalayacağına karar verebilmektir. Saray rejimi ve saray partisinin özeti ve düştüğü durum budur. Yani körler ve sağırlar birbirini ağırlamaktadır.
“Milletine yabancılaşan partiler çare üretemezler”
Milletine körleşmiş ve sağırlaşmış, büyüdüğü mahallelerden, oturduğu sofralardan, alışveriş yaptığı çarşı ve pazardan, gittiği kahveden ve camiden kopmuş bir siyaset ancak ve ancak bir müstemleke idaresi olarak tanımlanabilir. Bu aymaz siyasetin günümüzdeki temsilcilerinin iktidar koltuğunda kaldığı her bir gün, milletin acısına, çilesine, ızdırabına yeni yeni acıları ekleyecektir. Milletine yabancılaşan partiler çare üretemezler. Ancak dedikodu ve dert üretirler. Çünkü geldiği yeri unutanlar, insanlıklarını unutanlardır. Biz İYİ Parti’yi, telefon talimatlı mahkeme kararlarıyla, göz göre göre gasp edilen en temel hukuk kurallarına karşı, sıcakta, yağmurda, karda yollara düşerek, o tarlalara hapsedilen kurultaylarda kurduk. Şimdi unutacak mıyız? Polis coplarını, Jandarma çevirmelerini, çöp kamyonlarını, Savcı mütalaalarını, tehdit ve şantajları aşarak bir göz odada, bir kuru masada, Allah’a sığınıp milletimize güvenip, birbirimize inanarak kurduk. Şimdi unutacak mıyız?
“Dalından kopmuş yaprak misali savrulmayacağız”
Vatan toprağına kupon arazi diyenlere, ülke pasaportunu çetelere satanlara, milli servetini tefecilere rehin verenlere karşı, bu memleket bizim diyerek kurduk. Mahkeme kararlarını, güpegündüz işlenen cinayetleri utanmazca, aymazca, karartanlara karşı, şehide kelle deyip, teröriste el pençe duranlara karşı kurduk.
İYİ Parti’yi iktidara taşıyana kadar durmadan çalışacağız. Türk’ün incinen gururu tamir olana, satılan her bir karış vatan toprağı geri alınana kadar, memlekette bir tane kaçak, yürünemeyen bir tane sokak, pasaportumuzun geçmediği bir tek ülke kalmayana kadar
İnsanımızın yüzü gülene, giden gencimiz, doktorumuz, mühendisimiz geri dönene, eğitimi yeniden ‘Milli’ olana, sınırları yeniden geçilmez kılana kadar yılmadan, yıkılmadan, bıkmadan ve durmadan çalışacağız. İYİ Parti, birliğini sevgiyle kurmuş, iyi ve cesur insanların ocağıdır. Bu ‘Biz’ hedefi karşısında, ‘Ben’ demenin hoyratlığına ve kibrine kapılan, kendini partisinden ve milletten üstün tutanlara, kerameti biz olmakta değil, ben olmakta arayanlara, kıymeti kendinden menkul olanlara, her şeyi kendinden bilenlere, akıtılacak alın terinin değil, önüne konacak makamların peşinde koşanlara, koltukların, şatoların, konakların, köşklerin ve sarayların vebal yüklü yolları açık olsun. Dünümüzü unutmayacağız. Yarınların peşinde koşmaktan vazgeçmeyeceğiz. Dalından kopmuş yaprak misali savrulmayacağız. Rüzgar ekenlere fırtına biçeceğiz. Allah’a inanacak, bu büyük millete güveneceğiz. Tarih zafere adanmışların, imkansız addedilen zaferleriyle doludur.”
]]>(AFYONKARAHİSAR) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Afyonkarahisar’da başlayan değerlendirme kampı açış konuşmasında, “7 yıl önce cesaretle çıkılan yolu bilerek gerekirse o yola yeni bir rota çizeceğiz. Hızla, sabırla ve kararlılıkla yürüyeceğiz ve muhakkak ki muzaffer olacağız. İYİ Parti onu kuran milliyetçiliğin, onu kuran kalkınmacılığın, onu kuran demokratlığın idrakinde ve neye karşı kurulduğunun bilincindedir. Hesaplaşacağı tek yerin, ona 22 yıldır kan kusturan iktidar olduğunu hiç unutmamaktadır” dedi.
İYİ Parti’nin, 13-14 Temmuz’da düzenlediği değerlendirme kampı İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Dervişoğlu’nun konuşması şöyle:
“2016 yılından sonra adım adım gelişen olayların Türkiye’yi götürdüğü açmazı gören ve buna dur demek için el ele verip yola koyulanların bu kutlu çatıyı kurmasından tam 7 yıl geçmiş. Ne sadece kurultay yapmakla ne de sadece genel başkan değiştirmekle veya parti kurullarının yeniden oluşturulmasıyla milletimizin bizden istediği değişimin hakkını verdiğimizi iddia edemeyiz. Seçimlerde aldığımız işaretlerin istişaresini yapmak zorundayız. Bizi kuran millet iradesinin özünde istişarenin temel şart olduğunu da hep hatırlamak zorundayız.
“Eski resimleri bir kenara bırakıp, aynaya bakmak durumundayız”
Önce milletin teveccühüne mahzar olmak, sonra da oyunu ve rızasını almak zorundayız. Çünkü biz Türkiye’nin yangınını söndürmek zorunda olan siyasi hareketiz. Ancak tüm bunlardan önce eski resimleri bir kenara bırakıp, aynaya bakmak durumundayız. Birbirimize ayna tutmak zorundayız. İşin başında ‘Özeleştirimizi yapamadan kongre toplamak zorunda kaldık’ demiştim. İşte şimdi burada, büyük bir ailenin, iyiler ve cesurlar ailesinin fertleri olarak bu özeleştirileri yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz.
Aile meclisimizde olacağız. Önce kendimizi konuşacağız. Neyi yanlış yaptıysak, bir daha yapmamaya yeminli olacağız. Kimsenin yanlışı diğerinden önemsiz, kimsenin doğrusu diğerinden önemli olmayacak. O nedenle de her şeyi masaya koyacağız. Geçmişe saplanmadan ama hesabını vererek, bugünü azaltmadan ama hakkını vererek, geleceği kutsamadan ama değerini bilerek konuşacağız. Önce biz konuşacağız, sonra milletle konuşacağız.
“Hızla, sabırla ve kararlılıkla yürüyeceğiz”
7 yıl önce cesaretle çıkılan yolu bilerek gerekirse o yola yeni bir rota çizeceğiz. Hızla, sabırla ve kararlılıkla yürüyeceğiz ve muhakkak ki muzaffer olacağız. İYİ Parti onu kuran milliyetçiliğin, onu kuran kalkınmacılığın, onu kuran demokratlığın idrakinde ve neye karşı kurulduğunun bilincindedir. Bu sebeple de başının üstündeki yüce gökyüzü ve kalbinde taşıdığı vicdanla, vereceği tek dünya hesabının adresinin Türk millet olduğunu bilmektedir. Hesaplaşacağı tek yerin, ona 22 yıldır kan kusturan iktidar olduğunu hiç unutmamaktadır.
İşte biz, bu hesabı görmenin yolunu aramak için buradayız. Türkiye’yi yeniden inşa etmek iddiamızı gerçekleştirmek için buradayız. Bize ömür ve misyon biçenler bilsin ki İYİ Parti’nin ömrü ve misyonunu Türk milleti belirler. İYİ Parti olarak biz; ekonomiyi bataktan, adaleti vesayetten, nüfus ve sınır güvenliğini zilletten kurtardığımızda ve parlamenter sistemi yeniden tesis ettiğimizde şehirlerimizi, doğamızı, suyumuzu ve toprağımızı yeniden abad ettiğimizde, kardeşliğimizi, Cumhuriyetimizi, demokrasimizi, milli gurur ve milli birliğimizi yeniden imar ettiğimizde görevimizi tamamlamış oluruz.”
Müsavat Dervişoğlu’nun konuşmasının ardından Teşkilat, Mali İşler, Medya Tanıtım, Milli Güvenlik ve Göç, Uluslararası İlişkiler Başkanlıkları ile TBMM Grup Başkanvekilliği’nin sunumlarına geçildi. Sunumların ardından milletvekilleri ve GİK üyeleri, görüş ve düşüncelerini paylaşacak, Dervişoğlu, soruları yanıtlayacak.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bir dizi ziyaret çerçevesinde Isparta’ya geldi. Dervişoğlu ve beraberindeki heyet ilk olarak İYİ Parti Isparta İl Başkanı İbrahim Tekeli ve partililerle parti binasında bir araya geldi. İYİ Parti Isparta İl binasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Isparta’da olmaktan yaşadığı memnuniyeti dile getiren Dervişoğlu, ” Süleyman Demirel’in doğduğu, büyüdüğü, Türk milletinin hizmetine koştuğu bir yer Isparta. Kendisinin demokrasi tarihinde önemli izleri de var. Altı kere gitmeyi halkın iradesi ve tercihi sayan, yedi kere gelmeyi de demokrasinin erdemi olarak sevgimize işleyen, kalkınmış, büyük, demokrat Türkiye’nin mimarlarından biri. Onun mirasının takipçisi olmak, bizim görev ve sorumluluğumuzdur. İYİ Parti olarak bu önemli şahsiyetlerin ayak izlerine basarak bu yolculuğumuzu sürdüreceğiz. Türkiye’nin çok önemli problemleri var. Bizi doğruların dışında konuşurken görmeyeceksiniz. Ben bugün Isparta’ya yeni bir umudun yeşertilebileceğinin sözünü vermeye geldim” dedi.
“Türkiye’de olan yanlışlıklara parti olarak öncülük edeceğiz”
Isparta’da Dereboğazı yolu ve Eğirdir Gölü’nde yaşanan su çekilmesine dikkat çeken Dervişoğlu, “Türkiye’nin her yerinde olan sorunların benzerleri, Isparta’da da yaşanıyor. Çağımızda yaşanmaması icap eden sorunlar, böyle bir dönemde de yoldan kaynaklı, ulaşımdan kaynaklı sorunların olmaması lazım. Ayrıca çevresel duyarlılıkları olmayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Derelerimize, göllerimize, ormanlarımıza sahip çıkma noktasında birtakım eksiklikler içerisinde bu hükümet. Bunlara toptancı bir şuur ve tarih anlayışıyla yaklaşıp, sadece sorunları tespit değil, çözüm yolunda da önerilerimizi hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem de kamuoyu huzurunda sıklıkla açıklıyoruz. Çevresel duyarlılık sahibi olmak kolay bir şey değil, bir kültür gerektiriyor. Zaten buranın yetiştirdiği en önemli evlatlarından biri olan Süleyman Demirel de biliyorsunuz, bozkırın yeşille olan kavgasından bahsediyor. Biz o kavganın takipçisi olacağımızı söylüyoruz. O bahsettiğiniz şeyler, devletin otonom yatırımlarıdır yani yapmak zorunda olduğu yatırımlarıdır. Yıllara şamil bir ihmalden kaynaklıdır bütün bu bahsettikleriniz ama fiziki hatalar da var. Ölümlü kazalara sebep oluyor. Onun dışında Isparta çiftçilikle uğraşan, tarla ve bahçe bitkilerinin yetiştirildiği bir yöredir. Burası göller bölgesi, dolayısıyla ürün çeşitliliği de çok yüksek ama takdir edersiniz ki Türkiye’de bankalar para kazanıyor, üreticiler zarar ediyor. Eğer böyle bir tabloyla karşı karşıyaysanız bir yanlışlık var demektir. O yanlışın müsebbipleri vatandaş tarafından belirlenmesi lazım. Biz de buna parti olarak öncülük edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Bir kısım insan çantalarını alıp gidebilir. Bize insanların çantaları değil gönülleri lazım”
Konuşmasının devamında 2024 yerel seçimlerini değerlendiren ve İYİ Parti’de yaşanan istifaları dile getiren Genel Başkan Dervişoğlu, “Uyguladığımız yanlış stratejiler ve aldığımız yanlış kararlar nedeniyle hepimiz sorumlusuyuz. Bu geçmişle alakalı bir durum değil, parti kurumsal bir kimliği de temsil eder. Bugün ciddiye alınan kamuoyu araştırmalarında bizim görevi teslim aldığımız günden bakılırsa üç misli artmış durumda. İYİ Parti içerisinde birtakım istifalar var evet, bu istifalar keşke olmasaydı diyorum ama istifalar biliyorsunuz tek taraflı bir karardır. Bugünün şartları içerisinde partiniz eğer yükselmeye devam ediyorsa demek ki bu istifalardan olumsuz bir şekilde etkilenmediği sonucu çıkıyor. Bir kısım insan çantalarını alıp gidebilir. Bize insanların çantaları değil gönülleri lazım. Gönlümüzde olanlarla yolculuğumuzu sürdürüyoruz” açıklamalarında bulundu.
Buradaki açıklamaların ardından Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, Süleyman Demirel anıt mezarı ve Gelendost, Yalvaç ilçe belediyelerini ziyaret etti. – ISPARTA
]]>“MEMLEKETİNDEN ADAY OLUP MUHTAR KADAR OY ALDI”
TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulunan CHP lideri Özgür Özel, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turan Çömez’i sert bir dille eleştirdi. Özel, “Özel, “Grup Başkanvekillerim, bir tane mevkidaşınız çıkmış ileri geri konuşuyor. Ona şunu söyleyin; ileri geri konuşmalarını seçimlerden önce de yaptı, memleketinden aday oldu, bir muhtar kadar oy aldı. Memleketinden muhtar kadar oy alıp, ondan sonra halen büyük büyük laf edip nezaket sınırlarını aşmasın. Eğer aşacak olursa da bizim ona tüketecek nefesimiz yok. Seçim öncesi olduğu gibi seçimden sonra da bizim yönümüz, bütün gücümüz iktidarı eleştirmek ve Türkiye’de bu iktidarı değiştirmek üzerinedir, böyle bilsinler” ifadelerini kullandı.
“BİRİLERİ KAVGA ETMEK İSTİYOR OLABİLİR”
İYİ Parti’den Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılımları sert bir dille eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na da cevap veren Özel, “Birileri CHP ile kavga etmek istiyor olabilir. Geçmişte de oldu. Biz, eski dostu hiç düşman bilmedik, bilmeyiz. Seçim döneminden hemen önce ve hemen sonra, İYİ Parti’den CHP’ye katılmak isteyenler oldu. Sayın Genel Başkan, ismini de verebileceğim, halen milletvekili, önceki dönem arkadaşları, seçim üstü böyle bir şey olmazsa iyi olur dediler, aylarca bekledik. Biz, aylarca bekledik ama şöyle şeyleri de yaşadık; bunları da konuşmak lazım. Örneğin; bizden aday olamayan bütün belediye başkanlarına listelerde yer verildi. Kanuna da aykırıydı, pek çoğunu YSK düşürdü. Bir kısmı da aday oldular. Biz Bilecik Belediye Başkanı Melek Subaşı’yı ittifakla seçmiştik, ittifakla kazanmıştık. Bu seçimde de Bilecikliler Melek Subaşı’nı tam bir mutabakatla seçtiler. Seçim sonrası itirazlarımızda AKP ve MHP ile birlikte oylar kullanıldı, hepsini aynı diyalog kanallarından söyledik, sustuk, bekledik” dedi.
NE OLMUŞTU?
İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya’nın partisinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçeceği haberleri üzerine İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Özgür Özel’i hedef alarak “Acemiliğine verelim. Yarın grup toplantısında yapacaklarına bakarak bir yol haritası çizeceğiz. Bütün bu yaptıklarını nasıl izah edecek? TBMM’de siyasi ahlakla ilgili önerileri kendi milletvekilleri tarafından konuşulurken siyasi ahlakla bağdaşmayan uygulamalara imza atmaya çalışmak kabullenilemez. Bir de bunun üstüne tüy dikerlerse söyleyecek lafımız olacak.” ifadelerini kullanmıştı.
İYİ Parti Grup başkanvekili Turan Çömez ise Aykut Kaya’nın istifasının gerekçesini Özgür Özel’in daveti üzerine olduğunu açıklayarak, “Geçtiğimiz günlerde Antalya milletvekilimiz Aykut Kaya beni aradı ve çok önemli bir konu var görüşebilir miyiz dedi. Ben de o gün nöbetçi başkan vekiliyim. Dedi ki, Özgür Özel beni davet etti, kendisiyle görüştüm. Ben de hayırdır dedim. Sen İYİ Parti’nin milletvekilisin, bir başka partinin genel başkanıyla görüşüyorken mutlaka partinin yetkili kurullarının siyasi nezaket gereği bundan haberdar olması lazım. Ne konuştunuz dedim, Sayın Özgür Özel beni çok yakından takip ettiğini, sadece beni değil başka arkadaşlarımızı da yakından takip ettiğini, mecliste konuşma sayılarını, verdiği soru ve araştırma önergelerini, bölgede yaptığı çalışmalarını da izlediğini söyledi, beni partisine davet etti dedi. Peki katılacak mısın diye sordum. Ben yarın istifa edeceğim, size bunu nezaketen bildiriyorum, ondan sonra da CHP’ye katılacağım’ dedi. Bunlar Güneş Motel skandalını anımsatıyor” sözleriyle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef almıştı.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ordu Korgan Meydanı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Korganlılara Korgan-Niksar yolu sözü veren Dervişoğlu şöyle konuştu:
“Baba dostlarının memleketindeyim. Okul arkadaşlarımın memleketindeyim, mücadele arkadaşlarımın, mektep arkadaşımın aynı sıralarda, okulda yetiştiğimiz Sait Korgan’ın belediye başkanı olduğu Korgan’dayım. Buraya misafir gelmedim. Evladınızım. Karşılamanız, ağırlamanız, misafirperverliğiniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Bir büyük yolculuğun önemli bir adımı Korgan ziyaretimiz. Ordu vilayetinde kazanılmış bir büyükşehir belediye başkanlığımız vardı. Biliyorsunuz tam kanunsuzlukla elimizden aldılar. Ama biz Sayın Enver Yılmaz’ı hiç aday diye anmıyoruz. Onu her zaman Ordu’nun büyükşehir belediye başkanı olarak görüyoruz. Hem geçmiş hizmetleri ve mücadelesiyle övünüyoruz hem de şimdi partimizde üstlendiği sorumlulukla iktidar yolculuğunun önemli mimarlarından da biri addediyoruz. Buraya belediye kutlamaya gelmedim. Ordu’da Korgan’da şayet bir belediye başkanlığı kazanmışsak bunu çok önemsediğimi söylemek için geldim. Mademki Korgan’da belediye alıyoruz neden Türkiye’de iktidar olmayalım. Korganlının yaptığını büyük Türk milletinin yapacağına inanıyorum.. Korgan’dan, Ordu’dan başlayan bu değişimin bütün Türkiye’yi çepeçevre saracağına ve büyük bir iktidar yolculuğunu başlatacağına inanıyorum.
“FIRTINALI DENİZLERDE İKTİDAR MÜCADELESİ VERECEĞİZ”
Ben İYİ Parti gemisini bir limana aldım. Hani üzerimizde bir sürü spekülasyonlar yapılıyor ya, İYİ Parti’nin ömrüne vade biçiyorlar, limanda gemi şimdi yarını planlıyor. Sizlerin gücüyle, iradesiyle ve büyük Türk milletinin İYİ Parti gemisinin yelkenlerini rüzgarıyla şişirmesiyle o limandan çıkacak fırtınalı denizlerde iktidar mücadelesi vereceğiz. Bu memlekette anılarım var, bu memleketin çocuklarıyla gençliğimden kaynaklı anılarım var. Bazılarına çok duygulanırım, kendimi tutamam, hakim olamam diye anlatmaktan imtina ediyorum. Ben kaba saba görüntülü bir adamım ama çocuk gibi bir kalbim var. Sevdiklerimi görünce dayanamıyorum. Hafta pazarının olduğu gün işinizden gücünüzden vazgeçip beni buraya karşılamaya geldiniz. Hepinizden Allah razı olsun. Sizi utandırmayacağım. Allah yukarıda şahit, gecemi gündüzüme katacağım ve sizin için mücadele edeceğim. Sevdiklerinizle asla hasım olmayacağım. Bunu iyi bilin. Kullandığım siyaset dili hakaret, husumet, hamaset içermeyecek. Türkiye’nin gerçeklerini konuşacağım. Çiftçi toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamıyorsa o terin sahibi olduğumuzu kimseye unutturmayacağım. Gençlerimiz geleceklerine dair umutlarını yitirmiş, vize kuyruklarında umut arıyorlarsa o gençlere sahip çıkacağım. Dar ve sabit gelirlinin tencere kaynatamadığı ülkede çıkıp da başka yapay tartışmaların gerçekleşmesine izin vermeyeceğim. Korganlı dört mevsimi kara kış olarak yaşarken Türk siyasetinde hiç kimseye bahar vardır dedirtmeyeceğim. Korgan’ın kışı neyse onların da kışı olacak bunun sözünü veriyorum.”
“KORGAN-NİKSAR YOLU BENİM SİZE HEDİYEM VE SÖZÜM OLSUN”
Dervişoğlu, Korgan- Niksar yolunun hala yapılmadığını da işaret ederek Korganlılara iktidara gelmeleri halinde yolu yapma sözü verdi.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 5. Olağanüstü Kurultay’dan sonra TBMM’de ilk grup toplantısını yaptı. Dervişoğlu, hem grup salonuna hem de kürsüye partililerinin yoğun alkışları eşliğinde çıktı. Kürsüden ilk kez genel başkan olarak seslenen Dervişoğlu, kurucu genel Başkan Meral Akşener’e, kurultayda genel başkan adayı olan Koray Aydın ve Mehmet Tolga Akalın ile partililerine, delegelerine de teşekkür etti.
Dervişoğlu, özetle şöyle konuştu:
“KONGRELER KONGRELERDE KALMALI, YERSİZ TARTIŞMALARIN ANLAMI YOK”
“Ben sadece bir makamı, koltuğu, kürsüyü devralmadım. Milletimizin sesi olma, dertlere derman bulma, ve memleketimize İYİ Parti’nin vizyonunu, projelerini, çözümlerini sunma hedefini taşıyan bir bayrak teslim aldım. Buradan, Türk Milletinin huzurunda söz veriyorum ki, arkadaşlarımla birlikte, bu bayrağı daha da yükseklere taşıyacağız. Kongreler kongrelerde kalmalıdır. Yersiz tartışmaların anlamı yoktur. Dünden bugüne hiçbir şey değişmemiştir. Koray Aydın ağabeyim ve aile büyüğümdür. Tolga Akalın da kardeşim ve ailemin bir ferdidir.
ESKİ İYİ PARTİLİLERE EVİNİZE DÖNÜN ÇAĞRISI
İYİ Partimizin Genel Başkanı olarak; buradan açık bir çağrıda bulunmak istiyorum. Şu ya da bu sebeple partimizle yollarını ayırmış ama bizlerle olan gönül ve ülkü bağını asla kaybetmemiş dava ve yol arkadaşlarıma sesleniyorum: İYİ Parti dün olduğu gibi bugün de sizindir. Gelin, küskünlükleri sonlandıralım. Mücadelemize her zamankinden daha güçlü bir şekilde devam edelim. Millet bizi çağırıyor. Sadece kapılarımız değil, gönüllerimiz ve kollarımızda ardına kadar açıktır.
“İYİ PARTİ NE İÇİN KURULDUYSA BUGÜN DE AYNI ÇİZGİDE”
İYİ Parti nerede, nasıl ve ne için kurulduysa, aynı yerde, aynı çizgide ve aynı amaçtadır. Milliyetçidir, demokrattır ve kalkınmacıdır. Milletinin refahını isteyen hiçbir vatandaşımızın sesinin kısılmadığı, bastırılmadığı bir Türkiye istiyoruz. Partimizin siyasetteki yeri ve pozisyonu; bu ilke ve hedefleri korumak ve yükseltmektir. Türk milletini içinde bulunduğu karanlıktan kurtarıp aydınlık ufuklarla buluşturmak ana görevimizdir. İYİ Parti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen fanilerin ihtiraslarını millete dayatma rejimini yerleşik hale getirecek, bunu ılımlı gösterecek ve meşrulaştıracak hiçbir pazarlığın, hesabın içinde olmayacaktır. Bu hesapları güdenlere de bünyesinde yer açmayacaktır. Bu siyasi düzene karşı, demokrasi ve hukuk mücadelemiz sonuna kadar sürecektir.
“EKMEKSİZ BİR MİLLETE ‘YENİ ANAYASA’ DEMEK ABESLE İŞTİGAL”
İktidar tarafından ülke gündemine dayatılan yeni anayasa tartışmaları, Türkiye’nin değil, Erdoğan’ın ve varlıklarını, Erdoğan’ın varlığına armağan etmiş olan evresinin gündemidir. Yeni anayasa arayışları, Türk milletinin yakıcı sorunlarına ve ihtiyaçlarına yönelik değildir. Erdoğan’ın siyasi ikbaline ve yeniden adaylık talebine, aslında ölene kadar cumhurbaşkanı olmasına dair takviye çabasıdır. Hukuksuz bir ülkede, adaletsiz bir düzende, ekmeksiz bir millete ‘Yeni Anayasa’ demek abesle iştigaldir ve ancak ‘Ekmek bulamıyorsanız Anayasa yiyin’ demektir. Hukuk Devletinden anladıkları, darbeciler kadardır. Adil yargılamadan, eşitlikten, hak ve hürriyetlerden anladıkları ise 12 Eylülcüler kadardır. Bugünün sözde sivilleri, dünün cuntasına özenir hale geldiği için millet bitap düşmüştür.
“ERDOĞAN’IN SİYASİ KARİYERİNE HİZMET EDEDECEK…”
Bu millet artık, bir zamanlar anayasa fırlatıldığı için değil, anayasanın temelleri her gün her fırsatta çiğnendiği için ekmeksiz kalıyor. İktidara göre Türkiye’deki her anayasa kuralı, Erdoğan’a 2 dönem daha adaylık hakkı temin etmelidir. Etmiyorsa da o halde değiştirilmelidir. Hal böyleyken yeni anayasa tartışmalarının iktidar tarafından Türkiye’nin gündemine getirilmesindeki amaç son derece açıktır. İktidara sesleniyorum; 2017 yılındaki anayasa değişikliği ile Erdoğan’ın şahsi ikbali ve istikbali için tek adam rejimini Türkiye’nin ve Türk milletinin başına siz bela ettiniz. ve dolar 3 liradan 32 liraya çıktı. Cari açık rekor üstüne rekorlar kırdı. Enflasyon bütün bir memleketi esir aldı. Bir kez daha, Erdoğan’ın şahsi siyasi kariyerine hizmet etmek amacıyla, anayasa değişikliği senaryosuna bir figüran aranıyorsa İYİ Parti, böyle bir senaryonun içinde olmayacaktır.
İYİ Parti gerekirse tek başına yeni bir ‘Erdoğan Anayasasına’ karşı sonuna kadar mücadele verecektir. Tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir anayasa değişikliği teklifini konuşmaya değer dahi bulmayız. Biz, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinden, onun kurucu ilkelerinden asla taviz vermeyeceğiz. Milli ve üniter devletten taraf olan bir siyasi parti olarak; ‘milletin çeşitliliği’ gibi ucube bir kavram üzerinden, yeni bir anayasa çalışmasını tartışmaya dahi lüzum görmüyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasasının ilk 4 maddesine, cumhuriyetin temel ilkelerine, anayasanın 66. Maddesine, yani Türklüğe dokunmaya kalkarsanız, karşınızda yine İYİ Parti’yi bulacaksınız.
“ÖĞRETMENLERİN YAKICI SORUNLARINA ÇÖZÜM BUL”
Milli eğitim programları, milli güvenlik politikaları gibidir. Bırakın bakandan bakana, iktidar değişikliğinde bile temel hedefi değişmez. O Yüzden iki bakanlığın isminin başında ‘milli’ vardır. İktidar, başta mukaddes dinimiz olmak üzere en yüce duyguları kalkan yaparak veya onları kullanarak en habis planlarını gerçekleştirmek istiyor. Bugün milli eğitim bir enflasyon, işsizlik meselesidir. Eğitimi karlı pastalardan biri görüp yarısını özel sektöre, yarısını arka bahçelerindeki cemaatlere pay edenler milli ğitimi, paralı, eşitsiz, ilkesiz, Türksüz ve Cumhuriyetsiz yapmak için, ‘Fikri tutsak, İrfanı prangalı nesiller yaratmak’ için her yolu deniyor. Milli Eğitim Bakanlığı, 2024-2028 Stratejik planında, her çocuğa temel eğitimde, eşit, ücretsiz ve nitelikli bir eğitimi hedefleyemiyor. Liyakat ve mülakat sarkacında hep mülakatı getiriyor. Buradan Milli Eğitim Bakanına sesleniyorum; müfredatta ideolojik fanteziler peşinde koşacağına öğretmenlerin yakıcı sorunlarına çözüm bulmaya çaba sarf et.
“146 SAYFALIK HATIR SENEDİ”
Eski Genel Başkanı Rahmetli Sinan Ateş cinayetinin iddianamesi tamamlandı ve mahkemeye sunuldu. Ortada 146 sayfalık bir iddianame var. 16 ay süren bir soruşturmanın neticesi 146 sayfalık bir hatır senedi adeta. Bu sözde iddianameyle, hiçbir iddianın araştırılmadığı,cinayetin neden işlendiğinin bile sorgulanmadığı, bilirkişi raporunda ifade edilen hiçbir hususa yer verilmediği, acılı eşi Ayşe Ateş’in ifadesine dahi yer verilmediği, hukuk tarihine kara bir leke olarak kazınacaktır. Bu iddianame görünümlü utanç belgesinin, bir hukuk devletinde, hiçbir mahkeme tarafından kabulü mümkün olamazdı. Bunu kaleme aldığını iddia eden savcının tüm yetkileri de zaman kaybetmeden elinden alınmalıydı. Adalet duygusunu daha iddianame aşamasında zedeleyen, hukukun üstünlüğü yerine, üstünlere hukuk tesis etmeye çalışan bir yaklaşım, adalet heykeline bile hesap veremez. İYİ Parti, Sinan Ateş’in mirası olan ailesinin yanındadır. Bu cinayette parmağı olan herkesin adalet önünde hesap vermesi için tüm gücümüzle mücadelemize devam edeceğiz. Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.
Sosyal medya hesapları üzerinden Müsavat Dervişoğlu nerede diye soranlara sesleniyorum; Fırat Çakıroğlu şehit edildiğinde kabrinin başında ben vardım. Sinan Ateş şehit edildiğinde de tabutunun başında yine ben vardım. Bu sorularınızı orada olamayanlara sorun. Herkes iyi bilsin ki ‘Ya adalet ya kıyamet’ diyenler elbet bir gün kazanacaktır.”
]]>MERAL AKŞENER OLMADAN İLK GRUP TOPLANTISI
Akşener’siz ilk grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gündemdeki yeni Anayasa tartışmalarına ise sert çıktı. Dervişoğlu, “İYİ Parti yeni bir Erdoğan anayasasına karşı gerekirse tek başına mücadele edecek. Böyle bir senaryonun asla parçası olmayacağız. Hiçbir anayasa taslağını dikkate almıyoruz. Tartışmaya bile gerek duymuyoruz, reddediyoruz” ifadelerini kullandı.
PARTİDEN AYRILANLARA “GERİ DÖNÜN” ÇAĞRISI
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalardan satır başları şu şekilde; “Değişen hiçbir şey olmamıştır. Koray Aydın ağabeyim, Tolga Akalın da kardeşimdir. Buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Partimizden ayrılanlara seslenmek istiyorum. İYİ Parti bizim olduğu kadar sizindir.
ANAYASA TARTIŞMALARINA SERT YANIT
Yeni anayasa arayışları, Türk milletinin yakıcı sorunlarına ve ihtiyaçlarına yönelik değildir. Bilakis, Sayın Erdoğan’ın siyasi ikbaline ve yeniden adaylık talebine, aslında “Ölene kadar cumhurbaşkanı olmasına” dair gaflet dolu bir ikmal ve takviye çabasıdır. Milletin cebini yakan enflasyon durdurulamazken; Ayda on bin lira ile “sürün” denilen emeklinin evinde tencere kaynamıyorken, yaşıtlarından bir gün sonra işe başladığı için kusura bakma sen “on yedi yıl sonra emekli olacaksın” denilenlerin gelecekleri mevzu bile edilmiyorken, memuru, işçisi, ek hesaptan para çekip evine ekmek götürmeye; kredi kartının asgari borcunu da başka bir kredi kartından ödemeye çalışırken; öğrencisi KYK bursuyla hayatta kalma mücadelesi verirken; İşsiz genci bir imkân bulup başka ülkelere kaçmak isterken yeni anayasadan bahsediyoruz. Hukuksuz bir ülkede adaletsiz bir düzende ekmeksiz bir millete “yeni anayasa demek” abesle iştigaldir. Ve ancak, “Ekmek bulamıyorsanız anayasa yiyin” demektir.
“İYİ PARTİ BU SENARYODA YER ALMAZ”
Şimdi bir kez daha, Erdoğan’ın şahsi siyasi kariyerine hizmet etmek amacıyla, Anayasa değişikliği senaryosuna bir figüran aranıyorsa İYİ Parti, böyle bir senaryonun içinde olmayacaktır. Türk milleti de, Hiçbir şahsi ikbalin figüranı yapılamayacaktır. Anayasa değişiklik çalışmalarına ilişkin Kim, kimle ne görüşmesi yaparsa yapsın, ister ziyaret, ister iadeyi ziyaret fark etmez. Amaçları, isterse de ticaret olsun! İYİ Parti gerekirse tek başına, yeni bir “Erdoğan Anayasasına” karşı sonuna kadar mücadele verecektir. Tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir anayasa değişikliği teklifini, konuşmaya değer dahi bulmayız. Parlamenter sistemin önünü açacak düzenlemelere bakışımız da bellidir.
“TARTIŞMAYA DAHİ LÜZUM GÖRMÜYORUZ”
Yeni anayasa içeriğine dair Sayın Erdoğan Bugüne kadar tek bir şey söylemiştir. “Milletin çeşitliliğini referans alan bir anayasa” yapacaklarını ifade etmiştir. Çünkü yarattığı Fiili durumlardan meşruiyet devşirmeye alışkın Erdoğan, ülkeye doldurduğu fiili kaçak nüfusuna kılıf arama derdindedir. Biz bu filmi daha önce de gördük millet tanımı değişsin, Türklük tanımı değişsin sonrası malum… Karşınızda İYİ Parti’yi bulursunuz. Onun kurucu ilkelerinden asla taviz vermeyeceğiz! Milli ve üniter devletten taraf olan bir siyasi parti olarak; “milletin çeşitliliği” gibi ucube bir kavram üzerinden, Yeni bir anayasa çalışmasını tartışmaya dahi lüzum görmüyoruz.”
]]>İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı yönetiminde birçok ismin istifası nedeniyle il yönetimi düştü. Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın partisinden istifasının ardından Trabzon İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenlendi. İl Başkanlıği görevinden istifa ettiğini belirten Fatma Başkan, 2023-2024 seçimlerinde partilerinin uygulamış olduğu stratejinin başarılı olmadığını belirterek, “Özellikle yerel seçimlerde muhalefete karşı kullanılan dil ve söylemler seçmen nezdinde eleştiriye ve şüpheye sebebiyet verdi. İYİ Parti’nin oyları gün gün eridi. Bizler sürecin gittiği noktanın farkındaydık fakat partimize zarar vermemek adına genel merkezin aldığı kararlar başarıya götürmeyecek olsa da uyguladık. Parti aidiyetimizle birlikte çalıştık. Vekilimiz Yavuz Aydın’la yerel seçimlerde birçok konuda fikir ayrılığına düştük. Fakat seçim sürecinde partime zarar vermemek adına yine her şeye rağmen süreci düzgün yönetmeye çalıştım. Ancak İYİ Parti olarak sınırlı il ve ilçeler dışında ülke genelinde ağır bir hezimete uğradık. Trabzon’da Mustafa Bıyık başkanımızla Yomra Belediyesi’ni alarak mevcut belediyemizi koruduk” dedi.
“İYİ Parti için tekrar bir çıkış yakalama fırsatı vardı”
“Kendi söylemlerimizle çeliştik, millete ve tabana rağmen siyaset yapılmayacağını gördük” diyen Başkan, “Bu durumun ardından Genel Başkanımız Meral Akşener bir kongre kararı aldı ve aday olmayacağını belirtti. İYİ Parti için tekrar bir çıkış yakalama fırsatı vardı. Partimizin çok değerli üç ismi kongrede adaylığını açıkladı. Bunlardan birisi de şehrimizin gururu, bakanımız Koray Aydın’dı. Biz kendisini destekledik. Zaten Trabzon teşkilatına yakışan da buydu. Trabzonlu bir genel başkan adayı varken başka bir adayı destekleyemezdik, bize yakışmazdı. Süreçte diğer genel başkan adaylarımızı da aradım ve hayırlı olsun dileklerimi ilettim. Trabzon çok farklı bir şehirdir. Bu şehrin yazılı olmayan kuralları, çok keskin normları vardır. Bu şehir milliyetçidir, kendi adamını tutar. Kendinden olanı her zaman destekler. Fakat İYİ Parti Olağanüstü Kongresi’nde böyle olmadı. İYİ Partililerin oyları ve emekleri ile siyaset yapan ve partimize umut olan Genel Başkan Sayın Koray Aydın’la dostluk yapıp, yol yürüdüğü halde desteklemeyenler oldu” şeklinde konuştu.
“Yaşanan bu olaylardan sonra sağlıklı bir çalışma ortamı kalmadığını düşünüyorum”
İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı görevinden istifa ettiğini kaydeden Başkan, “Kongrede yaşanan bazı olaylar bizi derinden sarsmıştır. Yomra Belediye Başkanımız Mustafa Bıyık, kongrede oy kullanamamıştır. Bilgileri yanlış girilmiştir. Kasıtlı veya kasıtsız bilmiyoruz. Ancak bir önceki kongrede sorunsuz oy kullanabilen bir delegenin bu seçimde oy kullanamaması şüpheli bir durumdur. Kongre ile alakalı çok daha fazla şey söyleyebilirim ancak siyasi etik gereği bu konulara fazla girmek istemiyorum. Sonuca gelecek olursak artık İYİ Parti İl Başkanı olarak yaşanan bu olaylardan sonra sağlıklı bir çalışma ortamı kalmadığını düşünüyorum. Bugün itibariyle yürütmüş olduğum İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı görevimden istifa ettiğimi kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’na ve İYİ Parti ailesine başarılar dilerim. Şimdiye kadar benimle yol yürümüş il yönetim kurulu üyelerime, ilçe başkanlarıma, teşkilat mensuplarıma ve partimize gönül veren herkese emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>TRABZON – 31 Mart seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe belediyesi olan Yomra’da Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, düzenlediği basın toplantısı ile partisinden istifa etti. Bıyık yaptığı açıklamada, istifasının gerekçeleri olduğunu belirterek “Bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” dedi.
2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe olan Yomra’nın Belediye Başkanı Mustafa Bıyık bugün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Bıyık, İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı Koray Aydın’ın seçimi kazanamamasının ardından ve partinin sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olmasından dolayı istifa kararı aldığını söyledi.
İstifasının bir takım gerekçeleri olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, “2019 tarihinde Yomra Belediye Başkanlığı’na seçildim. Yomra’daki vatandaşlarımızın, halkımızın desteğiyle belediye başkanına seçildik ve sonrasında da tekrar bir ay kadar önce 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar Yomra belediye başkanına seçildim. Son zamanlardaki yaşamış olduğunuz istifa sürecinde de yine kayıtlı ve şartsız, partili, partisiz birçok insandan çok büyük destekler aldım. Geçmiş olduğumuz Cumartesi günü partimizin olağanüstü kurultay sürecini yaşadık. Bu kurultay sürecinde yaşanan sonuçlar sebebiyle basına yansıyan istifamla ilgili konuları da buradan açıklık getirmek üzere sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Yomralı hemşerimiz Koray Aydın, İYİ Parti Genel Başkanlığı adaylığını açıkladı ve Türkiye’de bakanımızın adaylığını açıkladıktan sonra en hızlı destek açıklamasını yapan hem belediye başkanlarının hem partililerden birisi oldum. Bu kurultay sürecinde kendisinin yanında yer aldık ve desteğimizi her türlü kendisine gösterdik. Gelinen süreçte kurultayda birinci turda çok yüksek bir oy oranı ile önde çıkmış olmamıza rağmen kurultayda seçimi Bakanımız kaybetmiştir. Partilerin kurultaylarında kazanmak veya kaybetmek vardır. Bu gayet normal bir durumdur. Buna da aday olunduğu zaman herkes hazırdır. Bizler de hazırdık. Bu seçim kaybedilebilir veya kazanılabilirdi. Gelinen noktada bugün itibariyle bulunmuş olduğum İYİ Parti mensubu üyeliğinden olmaktan bugün itibariyle istifa ediyorum. İstifamın bir takım gerekçesi var” diye konuştu.
“Bizim konumuz ilkesel bir konudur; kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz”
İYİ Parti’nin başarılı olacağına olan inancını kaybettiğini söyleyen Başkan Bıyık, “Ben sadece partide yapılan olağanüstü kurultayda Koray Aydın seçimi kaybetti diye bir istifa durumum yok. Tek bir nedene bağlı olarak istifa noktasında değiliz. Bu istifamın 4-5 gerekçesi var. Bunun en önemli gerekçesi şu 31 Mart tarihinden önce ben Belediye başkanı olarak 2019 tarihinde seçimleri kazanmış olan 20 tane belediye başkanından tekrar 31 Mart seçimlerini kazanmış tek belediye başkanıyım. Belediye başkanları toplantılarında partideki istişare toplantılarında her zaman parti son bir yıldır sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olduğunu Anadolu’da taşra teşkilatlarında bu politikanın bir karşılığı olmadığını ve gün geçtikçe oy oranımızın azaldığına dair sert bir şekilde bütün eleştirilerimi partindeki yöneticilik yapan arkadaşlarına ilettim. Günün sonunda bu parti 31 Mart tarihinde başarısızlığa uğradı. ve olağanüstü kurultay kararı aldık. Bu olağanüstü kurultayda genel başkanımız hem partide tekrar aday olmayacağım dedi. Ancak Genel Başkanımızın bu süreçte partinin bu kararları almasında etkili olan birçok arkadaşımız, genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi partide üst düzey görev yapan arkadaşlarımızın hepsi bugün partide yeniden genel idare kurulu üyesi olarak partiye seçilmiş ve partide devam kararı almışlardır. Genel idare kurulunda yapılan oylamalarda partinin çoğunluk olarak burada Cumhuriyet Halk Partisi iş birliğine, ittifaka veya herhangi bir siyasi partiyle iş birliğiyle ittifaka kesinlikle karşı çıkıp hür ve müstakil olarak seçime girilmesi tezini savunan arkadaşlarımızın tamamı da şu anda baktığımız zaman genel idare kurulunda veya parti yönetiminde veya yeni seçilen genel başkanımızın yanında durmaktadır. Bu şunu taşıyor. Bütün bu olumsuzlukların tamamını genel başkana yüklediler. Genel başkanımız salonda ben bu olumsuzları katlanıyorum, üstüme alıyorum dedi ve gitti. Geriye kalan arkadaşlarımızın hiçbir tanesinin bu başarısızlıklarda bir katkısı olmamış gibi partiyi yeniden aynı kişiyle aynı yöntemlerle partiyi iktidara taşıyacaklarına dair bir yöntem belirlediklerini belirtmiş olmaları bizim bu partide bundan sonra başarılı olacağına olan inancımızı kaybetmiştir. Benim istifa nedenlerimin en önemli nedeni budur. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in geçtiğimiz 5 yıllık içerisinde ilçemize 4 sefer ziyareti olduk. Kendisiyle Anadolu’da birçok ilçeyi, ili ziyaretlerine eşlik ettim. Bizim sayın genel başkanımızın kendisiyle ve yeni seçilen İYİ Parti Genel Başkanın şahsıyla ilgili bir eleştirimiz ve sorunumuz bulunmamaktadır. Bizim konumuz ilkesel bir konudur. Duruşumuz da ilkesel bir konudur. Kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz” şeklinde konuştu.
“Oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu”
İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayında oy kullanamadığını dile getiren Başkan Bıyık, “Ben bir yıl önce İYİ Parti’nin olağan kurulunda da oy kullanmıştım. TC kimlik numaram ve baba adımın yanlış yazılmasından dolayı oy kullandırılmadı. Bu delege listelerini yapan genel kuruldaki ilgili arkadaşların yapmış olduğu bireysel hata ve bilinçli bir durumdur bunu bilemiyorum. Bir suçlamada bulunmak istemiyorum. Bu planlanan hatadan kaynaklı olarak Yomra Belediye Başkanı olarak 2019’da seçilmiş ve 2024 yılından seçilmiş biri olarak bu partide orada oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu. Doğal olarak sonuçta bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı”
İstifa sürecinin ardından siyasi yol haritası şeklindeki sorulara Bıyık, “Benim CHP ile İstanbul’da görüştüğüm anlaştığım seçimden önce oraya geçeceğime dair bir şey söylendi. Bunu ilkokuldaki cahil bir çocuk söylemez. Seçim bitti. Koray Aydın cumartesi günü seçimi kazanmış olsaydı benim İstanbul’da yapmış olduğum görüşmenin sonucu olacaktı. Ben hangi şartlarda istifa ederek CHP’ye katılacaktım. Seçimden önce böyle saçma görüşme olabilir mi? Neticede Koray Aydın kazanmış olsaydı bu parti yüzde 1 dahi oy alsa bu partideki siyasi hayatıma devam edecektim. Çünkü ilkesel olarak bu benim tarzım. Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı. Eğer tespit edilirse ispat edilirse belediye başkanlığından istifa edeceğim” dedi.
“Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum”
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydı ile bir temasının olmadığını kaydeden Başkan Bıyık, “Yavuz Aydın ile bir temasım olmadı. Sayın Vekil ilk önce kendisini sorgulaması lazım. İYİ Parti’ye mensup olarak Trabzon’da kazanılan tek belediye biziz. Tek belediye başkanı olmama rağmen ne bir tebrik telefonu açtı ne bir çiçek gönderdi ne bir selam verdi. Ziyaret etmeyen belediyesine gelmeyen bir adamla vefa ve hemşericilik düşüncesi ile yol yürümenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. 20-30 yıllık yol arkadaşı Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
]]>2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe olan Yomra’nın Belediye Başkanı Mustafa Bıyık bugün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Bıyık, İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı Koray Aydın’ın seçimi kazanamamasının ardından ve partinin sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olmasından dolayı istifa kararı aldığını söyledi.
İstifasının bir takım gerekçeleri olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, “2019 tarihinde Yomra Belediye Başkanlığı’na seçildim. Yomra’daki vatandaşlarımızın, halkımızın desteğiyle belediye başkanına seçildik ve sonrasında da tekrar bir ay kadar önce 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar Yomra belediye başkanına seçildim. Son zamanlardaki yaşamış olduğunuz istifa sürecinde de yine kayıtlı ve şartsız, partili, partisiz birçok insandan çok büyük destekler aldım. Geçmiş olduğumuz Cumartesi günü partimizin olağanüstü kurultay sürecini yaşadık. Bu kurultay sürecinde yaşanan sonuçlar sebebiyle basına yansıyan istifamla ilgili konuları da buradan açıklık getirmek üzere sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Yomralı hemşerimiz Koray Aydın, İYİ Parti Genel Başkanlığı adaylığını açıkladı ve Türkiye’de bakanımızın adaylığını açıkladıktan sonra en hızlı destek açıklamasını yapan hem belediye başkanlarının hem partililerden birisi oldum. Bu kurultay sürecinde kendisinin yanında yer aldık ve desteğimizi her türlü kendisine gösterdik. Gelinen süreçte kurultayda birinci turda çok yüksek bir oy oranı ile önde çıkmış olmamıza rağmen kurultayda seçimi Bakanımız kaybetmiştir. Partilerin kurultaylarında kazanmak veya kaybetmek vardır. Bu gayet normal bir durumdur. Buna da aday olunduğu zaman herkes hazırdır. Bizler de hazırdık. Bu seçim kaybedilebilir veya kazanılabilirdi. Gelinen noktada bugün itibariyle bulunmuş olduğum İYİ Parti mensubu üyeliğinden olmaktan bugün itibariyle istifa ediyorum. İstifamın bir takım gerekçesi var” diye konuştu.
“Bizim konumuz ilkesel bir konudur; kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz”
İYİ Parti’nin başarılı olacağına olan inancını kaybettiğini söyleyen Başkan Bıyık, “Ben sadece partide yapılan olağanüstü kurultayda Koray Aydın seçimi kaybetti diye bir istifa durumum yok. Tek bir nedene bağlı olarak istifa noktasında değiliz. Bu istifamın 4-5 gerekçesi var. Bunun en önemli gerekçesi şu 31 Mart tarihinden önce ben Belediye başkanı olarak 2019 tarihinde seçimleri kazanmış olan 20 tane belediye başkanından tekrar 31 Mart seçimlerini kazanmış tek belediye başkanıyım. Belediye başkanları toplantılarında partideki istişare toplantılarında her zaman parti son bir yıldır sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olduğunu Anadolu’da taşra teşkilatlarında bu politikanın bir karşılığı olmadığını ve gün geçtikçe oy oranımızın azaldığına dair sert bir şekilde bütün eleştirilerimi partindeki yöneticilik yapan arkadaşlarına ilettim. Günün sonunda bu parti 31 Mart tarihinde başarısızlığa uğradı. ve olağanüstü kurultay kararı aldık. Bu olağanüstü kurultayda genel başkanımız hem partide tekrar aday olmayacağım dedi. Ancak Genel Başkanımızın bu süreçte partinin bu kararları almasında etkili olan birçok arkadaşımız, genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi partide üst düzey görev yapan arkadaşlarımızın hepsi bugün partide yeniden genel idare kurulu üyesi olarak partiye seçilmiş ve partide devam kararı almışlardır. Genel idare kurulunda yapılan oylamalarda partinin çoğunluk olarak burada Cumhuriyet Halk Partisi iş birliğine, ittifaka veya herhangi bir siyasi partiyle iş birliğiyle ittifaka kesinlikle karşı çıkıp hür ve müstakil olarak seçime girilmesi tezini savunan arkadaşlarımızın tamamı da şu anda baktığımız zaman genel idare kurulunda veya parti yönetiminde veya yeni seçilen genel başkanımızın yanında durmaktadır. Bu şunu taşıyor. Bütün bu olumsuzlukların tamamını genel başkana yüklediler. Genel başkanımız salonda ben bu olumsuzları katlanıyorum, üstüme alıyorum dedi ve gitti. Geriye kalan arkadaşlarımızın hiçbir tanesinin bu başarısızlıklarda bir katkısı olmamış gibi partiyi yeniden aynı kişiyle aynı yöntemlerle partiyi iktidara taşıyacaklarına dair bir yöntem belirlediklerini belirtmiş olmaları bizim bu partide bundan sonra başarılı olacağına olan inancımızı kaybetmiştir. Benim istifa nedenlerimin en önemli nedeni budur. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in geçtiğimiz 5 yıllık içerisinde ilçemize 4 sefer ziyareti olduk. Kendisiyle Anadolu’da birçok ilçeyi, ili ziyaretlerine eşlik ettim. Bizim sayın genel başkanımızın kendisiyle ve yeni seçilen İYİ Parti Genel Başkanın şahsıyla ilgili bir eleştirimiz ve sorunumuz bulunmamaktadır. Bizim konumuz ilkesel bir konudur. Duruşumuz da ilkesel bir konudur. Kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz” şeklinde konuştu.
“Oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu”
İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayında oy kullanamadığını dile getiren Başkan Bıyık, “Ben bir yıl önce İYİ Parti’nin olağan kurulunda da oy kullanmıştım. TC kimlik numaram ve baba adımın yanlış yazılmasından dolayı oy kullandırılmadı. Bu delege listelerini yapan genel kuruldaki ilgili arkadaşların yapmış olduğu bireysel hata ve bilinçli bir durumdur bunu bilemiyorum. Bir suçlamada bulunmak istemiyorum. Bu planlanan hatadan kaynaklı olarak Yomra Belediye Başkanı olarak 2019’da seçilmiş ve 2024 yılından seçilmiş biri olarak bu partide orada oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu. Doğal olarak sonuçta bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı”
İstifa sürecinin ardından siyasi yol haritası şeklindeki sorulara Bıyık, “Benim CHP ile İstanbul’da görüştüğüm anlaştığım seçimden önce oraya geçeceğime dair bir şey söylendi. Bunu ilkokuldaki cahil bir çocuk söylemez. Seçim bitti. Koray Aydın cumartesi günü seçimi kazanmış olsaydı benim İstanbul’da yapmış olduğum görüşmenin sonucu olacaktı. Ben hangi şartlarda istifa ederek CHP’ye katılacaktım. Seçimden önce böyle saçma görüşme olabilir mi? Neticede Koray Aydın kazanmış olsaydı bu parti yüzde 1 dahi oy alsa bu partideki siyasi hayatıma devam edecektim. Çünkü ilkesel olarak bu benim tarzım. Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı. Eğer tespit edilirse ispat edilirse belediye başkanlığından istifa edeceğim” dedi.
“Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum”
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydı ile bir temasının olmadığını kaydeden Başkan Bıyık, “Yavuz Aydın ile bir temasım olmadı. Sayın Vekil ilk önce kendisini sorgulaması lazım. İYİ Parti’ye mensup olarak Trabzon’da kazanılan tek belediye biziz. Tek belediye başkanı olmama rağmen ne bir tebrik telefonu açtı ne bir çiçek gönderdi ne bir selam verdi. Ziyaret etmeyen belediyesine gelmeyen bir adamla vefa ve hemşericilik düşüncesi ile yol yürümenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. 20-30 yıllık yol arkadaşı Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>(ANKARA) – İİYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin konuştu, tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına izin vermeyeceklerini vurguladı. Dervişoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün hale gelebileceği bir düzenlemeyi revizyon diye metnin içerisine taşımak, bu yolda yapılan işler ve öne atılan adımlara biz parti olarak sıcak bakamayız” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Habertürk TV’de gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı. 5. Olağanüstü Kurultayın ardından İYİ Parti Genel Başkanı seçilen Dervişoğlu; İYİ Parti’nin yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
“İYİ PARTİ TÜRK SİYASETİNİN MERKEZİNE KURULDU“
İYİ Parti’nin siyasetteki konumuna ilişkin Dervişoğlu şöyle konuştu:
“İYİ Parti’nin konumlandığı yer sürekli konuşuluyor. Tartışılıyor demiyorum, konuşuluyor. İYİ Parti Türk siyasetinin merkezine kuruldu zaten. Yani İYİ Parti’de kişilerin siyasi geçmişine bakılarak ‘bu parti şöyle, bu parti şu eksene doğru kayacak’ türünden tartışmaların çok uygun olmadığı düşüncesindeyim ben. Kongredeki konuşmamda da ifade ettim; Türkiye’nin merkezi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin merkezi onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Türkiye’nin merkezi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesi. Dolayısıyla İYİ Parti merkezde mi olacak? Merkezde olup olmadığını nereden anlayabilirsiniz? Söylemden anlayabilirsiniz. Ben merkezi temsil eden ifadelerde bulunan biriyim hep. Böyle marjinal bir tarafta bulunmadım. Hayatımdaki bütün mücadele de toplumsal merkezin izdüşümünü siyasetin merkezine taşınması mücadelesinden ibaret. Dolayısıyla partinin kuruluş üyeleri de belli. Partimiz milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir parti. Bu merkez tanımına çok uygun. Yani bütün kaygıları ortadan kaldıracak bir felsefesi var, bir programı var partimizin. Dolayısıyla bu programı siyasetin boşalan merkezine parti kurarak uygulanabilir hale getirme çabası da arkadaşlarımızın ortak çabasıdır. Yani geldiğimiz yerlere bakarak siyasi kimlik oluşturma ihtimalimiz yok bizim.”
“HAKARETAMİZ BEYANLARDA BULUNANLARLA ARAMDAKİ MESAFEYİ KAPATMAYACAĞIM“
İYİ Parti’den ayrılanları yeniden partiye davet edip etmeyeceğine ilişkin konuşan Dervişoğlu; “Benim burada mesafeli durduğum bir alan var. Ayrılmanın zamanlamasını planlayarak sırf zarar vermek için ayrılanlarla ve eleştiri maksadını aşan ifadelerde bulunup hakaretamiz beyanlarda bulunanlarla aramdaki mesafeyi kapatmayacağım. Yani o benim için çok önemli. Çünkü kırılma noktalarında yapılan istifalar ve açıklamalar doğrudan doğruya zamanlaması planlanarak İYİ Parti’ye zarar vermek amacıyla gerçekleştirildi. Dolayısıyla bu partiyi biz kurduk. Hep söylüyoruz, bununla iftihar ediyoruz. Ama bu partiyi millet kurdu. Milletin umuduna halel getirmek amacıyla İYİ Parti’ye zarar verecek bir takvimde bilerek, isteyerek, taammüden iş yapanlarla mesafemi kapatmayacağım. Ama her konuda olduğu gibi siyasette de nedamet diye bir şey var, nadim olunur ve kabul edilir ve bundan bir pişmanlık duyulduğu ifade edilirse o zaman ben de o açtığım mesafeyi kapatırım” ifadelerini kullandı.
“HAKİMİYETİ ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NİN ELİNDEN ALACAĞIZ, MEYDANLARDA OLACAĞIZ”
Sahada siyaset yapacağının altını çizen Dervişoğlu; “Meydanlar uzunca bir zamandan beri öksüz. Meydanlarda bir kişi var, Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye’nin meydanlarından milletime sesleneceğim. Diğer siyasi partiler açısından da bakıldığında 22 yıllık iktidarını Sayın Tayyip Erdoğan’ın neye borçlu olduğunu biliyoruz; meydanlarda bir hakimiyet kurması. Dolayısıyla o hakimiyeti Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden alacağız, meydanlarda olacağız, vatandaşlarımızın içinde olacağız. Millet İYİ Parti’den umut beklerken İYİ Partili cesur insanlar umutsuz olamaz. Bu sebeple o umudu ayağa kaldıracağız” diye konuştu.
“İYİ PARTİ KURULDUĞUNDAN BERİ AKP TEK BAŞINA PARLAMENTODA ÇOĞUNLUK SAĞLAYAMADI“
İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında yaşadığı zorlukları anlatan ve İYİ Parti’nin kurulmasıyla birlikte Türkiye’de siyaset ikliminin değiştiğini ifade eden Dervişoğlu; “İYİ Parti kurulduğundan beri Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına parlamentoda çoğunluk sağlayamadı. Seçimde yapmış olduğu ittifakı parlamentoda sürdürmek durumunda kaldı. Siyasette birbirinden farklı görüşlere sahip olan insanların yan yana gelebilmesi mümkün görünmüyordu, onun önünü açtı İYİ Parti. Bunu kadrolarıyla yaptı, kadrolarının stratejileriyle yaptı, Sayın Genel Başkan’ın duruşuyla yaptı. Biz çok şeyi değiştirdik Türkiye’de aslına bakarsanız İYİ Parti’yi kurarak. Yarın için de söylüyorum ve iddialıyım çok şeyi değiştirmeye devam edeceğiz” dedi.
“İYİ PARTİ OLARAK TEK ADAMLIĞI KÖKLEŞTİRECEK BİR REVİZYON ARAYIŞINA İZİN VERMEYİZ“
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin konuşan Dervişoğlu, Anayasa değişikliği konusundaki görüşlerini şu sözlerle ifade etti:
“Sistem sorgulaması birçok yönüyle ele alınması icap eden bir şey. Ama tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına biz izin vermeyiz İYİ Parti olarak. Çünkü bu şartlarda Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir daha Cumhurbaşkanı adayı olamıyor. Bunun için başka kanalları zorlamaya çalışmanın da bir anlamı yok. Bir daha Cumhurbaşkanı adayı olamayacaksa Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman elbette bir daha yönetme iddiası serdedebileceği bir anayasal düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine dayatabilir. O zaman ben Sayın Cumhurbaşkanını demokratik bir yarışa davet ediyorum bu düşüncelerimle. Parlamenter demokratik sisteme geçme amacına matuf herhangi bir düzenlemeyi önümüze getirirlerse tartışılır buluruz. Ama tek adamlığı güçlendirecek yani tahkim edecek, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün hale gelebileceği bir düzenlemeyi revizyon diye metnin içerisine taşımak, bu yolda yapılan işler ve öne atılan adımlara biz parti olarak sıcak bakamayız.”
“YASAMA, YÜRÜTME, YARGI BİTMİŞ; RECEP TAYYİP ERDOĞAN DÖNEMİNİ BAŞLATMIŞTIR“
Sistem eleştirisine devam eden Dervişoğlu; “‘Milletim duysun. Kanun çıkarmıyor TBMM. Bürokrasinin dayattığı kanunları düzenliyor. Bana bugün bir kanun gönderiyor, ben onu düzenliyorum Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak. Aradan 3 ay geçiyor. Bugün çıkardığımız kanunu o gün düzeltiyoruz. Dolayısıyla doğru bir biçimde hazırlanmıyor. Kanunun doğru bir biçimde hazırlandığı, mevcut komisyonların, ihtisas komisyonlarının doğru biçimde çalıştığı bir Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ihtiyaç var. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni baypas etmiştir bu sistem. Ayrıca erkler hiyerarşisini bozmuştur. Yasama, yürütme, yargı yerini kaybetmiştir. Yasama, yürütme, yargı bitmiş; Recep Tayyip Erdoğan dönemini başlatmıştır” diye konuştu.
“MİLLETİN, DEVLETİN YANINDA, İKTİDARIN KARŞISINDA SAF TUTUYORUZ“
İYİ Parti’nin yol haritasına ilişkin açıklamalarına devam eden Dervişoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Türkiye’nin bekasıyla ilgili, güvenliğiyle ilgili alınmış kararlarda; çıkarılan tezkerelerde, çıkartılan kanunlarda biz doğrudan doğruya büyük Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yanında tavır koyduk ve koyarız. Bu, bu zamana kadar hep böyle oldu. Onun dışında bu hükümetin uygulamalarına bakarak yaptıkları yanlış işlere karşı iktidarın yani Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, Cumhur İttifakı’nın karşısında oluruz. Mesele Türkiye ise mesela bugün Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden bir bölgede Türkiye’nin askeri varlığına ihtiyaç duyuluyorsa biz o ihtiyacı reddetmeyiz. Bu zamana kadar ne yaptıysak aynısını yapmaya devam ediyoruz. Milletin de devletin de yanında, iktidarın karşısında saf tutuyoruz.”
]]>(ANKARA) – İYİ Parti Genel Başkan Adayı Koray Aydın, olağanüstü kurultayda yaptığı konuşmasında “Doğru bir değerlendirme yapmaz, acil bir değerlendirmede bulunmazsak bu kötü tablo sürekli hale gelecektir. Sayın Genel Başkanımız bu olumsuz tablonun farkındadır. Genel Başkanımızın olağanüstü kurultay yolunu açması ve kendisinin de aday olmaması demokratik bir olgunluktur. Örnek bir tavırdır. Şimdi sıza sizlerdedir” dedi.
İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayı devam ediyor. 5 adayın yarıştığı kurultadya genel başkan adayları konuşmalarını yaparak delegelere seslendi. İYİ Parti Genel Başkan Adayı Koray Aydın “İyiler kolkola Koray Aydın’la” sloganları, ıslıklar ve alkışlarla kürsüye çıktı.
Genel Başkan Adayı Koray Aydın, konuşmasında; “Bugün bu salona baktığımda yüreği pırıl pırıl gençleri, güçlü kadınları, pek çok zorluğa göğüs germiş ama yıkılmamış mert, cesur ve başı dik İYİ Parti ailesini görüyorum. Değişimin iyi geleceğine olan inancınızın size dayanak olduğunun farkındayım. Yeniden şahlanacağımıza Ayağa kalkacağımıza eminsiniz. Sizlerle aynı inanca ve karara sahip olduğum için genel başkan adayı olarak bulunuyorum” ifadelerini kullandı.
Aydın’nın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
“ÜLKENİN KADERİNİ İKİ DUDAĞININ ARASINA HAPSETTİ”
“Son 22 yıldır haktan, hukuktan, adaletten ve özgürlüklerden uzaklaşmış, vatandaş açlık ve sefalette boğuşurken şatafat ve lükse düşmüş halktan kopuk bir iktidarla karşı karşıya kaldık. 22 yıldır bazen milliyetçiliği ayaklar altına alan, sıkışınca seçim kazanabilmek için milliyetçilerin ayağına kapanan bir iktidar tarafından yönetildik. İktidar ve ucube sistem cumhuriyetimizin temel değerlerini hiçe saydı. Ülkenin kaderini iki dudağının arasına hapsetti. Bu ucube sistem kuvvetler ayrılığını, kuvvetler birliğine dönüştürdü. Türkiye’yi bu iktidara bırakmayacağız. Bu iktidarı Türk milletinin yakasından söküp atacağız.
“DURUM MUHASEBESİ YAPMAMIZ ELZEM VE KAÇINILMAZ”
İYİ Parti kurultayımızı, maalesef bir seçim başarısızlığının ardından gerçekleştiriyoruz. 2019 seçim başarımızı geride bıraktığımız 2024 yerel seçimleriyle taçlandırabilir, günümüze de güç katabilirdik. Türk siyasetinin anahtar partisi olma konumumuzu koruyabilir ve iktidar yürüyüşümüzü sürdürebilirdik. Genel Başkanımız Meral Akşener’in aday olmayacağını açıklamasının ardından partimiz sarsılmıştır. Bu sarsıntıyı en az hasarla atlatabilmek için bir durum muhasebesi yapmamız elzem ve kaçınılmazdır.
“ACİL BİR DEĞERLENDİRMEDE BULUNMAZSAK KÖTÜ TABLO SÜREKLİ HALE GELECEK”
Ne oldu da oyu yüzde 20’lerle anılan partimiz yüzde 4’lere geriledi. Ne oldu da Ankara’da yüzde 13 olan oyumuz yüzde 0,9’a düştü. Ne oldu da İstanbul’da yüzde 8 olan oyumuz yüzde 0,6’ya düştü. Elbette yerel seçimlerin dinamikleri farklı. Elbette İYİ Parti’nin asıl oyu bu değil. Doğru bir değerlendirme yapmaz, acil bir değerlendirmede bulunmazsak bu kötü tablo sürekli hale gelecektir. Sayın genel başkanımız bu olumsuz tablonun farkındadır. Genel başkanımızın olağanüstü kurultay yolunu açması ve kendisinin de aday olmaması demokratik bir olgunluktur. Örnek bir tavırdır. Şimdi sıra sizlerdedir. Partimizi derlemek, toparlamak ve iktidar hedefine kenetlemek için gereken bilgi, birikim ve enerjiyi kendime fazlasıyla görüyorum. Çünkü arkamda sizler varsınız. Partimiz en kısa sürede toparlanacak ve gençler ile idare edilecek. İktidara taşınacaktır. Bu bizim vazgeçilmez hedefimizdir. Size İYİ Parti’nin iktidarını vaat ediyorum.”
]]>
(ANKARA) – İYİ Parti’nin bugün yapılan Olağanüstü Kurultayı’nda Genel Başkan Adayı olarak yarışan Müsavat Dervişoğlu, yaptığı konuşmada, “Sizlere yalvarıyorum. Allah rızası için diyorum. Türkiye’nin meydanlarında Tayyip Erdoğan’la hesaplaşmak istiyorum. Bana o gücü verin. Bana o desteği verin. Benden esirgemeyin. İYİ Parti siyaseten milletin gönlünde hala bir umut merkezi” dedi.
5. İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkanlık için yarışan adaylar arasında yer alan TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı konuşmaran öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“İYİ Parti çeşitli saldırıların muhatabı kılınmaya çalışıldı. Onun sonucudur ki o sürecin akabinde girmiş olduğumuz yerel seçimlerde maalesef başarılı olamadık. Bu başarısızlığı henüz değerlendirmeden özeleştirimizi yapmadan, yapamadan bu kongreyle karşı karşıya kaldık. Aslında meselenin doğru anlaşılması ve yorumlanabilmesi uzun vadede partimize kazandıracaklarının hatırlanması lazım. Bunları yapamadık. Sayın genel başkanımız milletimeze verdiği sözün gereği olarak aday olmayacağını açıklayarak bu kurultayın zeminini oluşturdu.
“BÜTÜN ADAYLARIMIZ KENDİLERİNE YAKIŞAN GELENEKLERE UYGUN TAVIR SERGİLEDİ”
Adaylardan bir tanesi benim değerli ağabeyim, aile dostum Sayın Koray Aydın’dır. Bu adayların bir diğeri de yine benim sevgili kardeşim Tolga Akalın’dır. Ben de bir adayımızın ağabeyi, bir adayımızın da kardeşi olarak bugün huzurunuzdayım. Bu kongre sadece İYİ Partililerin gözünü diktiği bir kongre değil. Bu kongre büyük Türk milletinin takip ettiği bir kongre. Bu kongrenin öncesinde yaşanan süreci takip ettiyseniz görmüşsünüzdür. Başka partilerde olduğu taraftarlaşma, yalan ve fitne sokağa dökülmemiştir. Bütün adaylarımız kendilerine yakışan geleneklere uygun bir tavır sergilemişlerdir.
“İYİ PARTİ’NİN GÜNEŞİ HİÇ SÖNMEYECEK”
Kolay günler beklemiyor bizleri. Sadece kongre yapmayacağız. Bu kongrenin sonucunda İYİ Parti’nin karşı karşıya kaldığı sorunların aşılması ve yaraların sarılması için çaba sarf edeceğiz. Biliyorum derdimiz var, kırgınlıklarımız var. Dargınlıklarımız var. Birleşmeli ve aşmalıyız. Bu ülkede partimizi bekleyen ne kadar problem varsa aslında emin olun o problemler Türkiye’yi bekleyen problemlerdir. İYİ Parti kurulduğunda hangi dertler varsa bugün katlanarak büyümek suretiyle önümüze gelmiştir. Bu İYİ Parti’nin kuruluş gerekçesinin hala geçerli olduğunun da bir delilidir. O yüzden söylüyoruz İYİ Parti’nin güneşi hiç sönmeyecektir.
“KARARI MÜŞTEREKEN ALDIK AMA UYGULAMADIK”
Yerel seçimlerden çıktık. Başarısızlık tanımlaması yapılıyor. Bu kararı alırken müştereken aldık. Fakat bu kararı uygularken, müştereken uygulayamadık. Özellikle büyükşehirlerde AK Parti’nin baskın kampanya uygulamaları münasebetiyle halk kutuplaştırıldı. Kimin kazanacağına bakmak yerine, kimin kaybetmesi gerektiğine baktı. Oy kullanma tercihini de maalesef öyle kullandı. İktidarın baskın kampanyası seçmeni o kadar etkiledi ve kutuplaştırdı ki AK Parti gelmesin diye vatandaşlarımız ve belki de parti tabanımızdan bazıları oy kullanma tercihini öyle şekillendirdi. Diyecek bir şeyim yok ama bu işin içinden elimizi yıkayarak çıkamayız bunun bilinmesini istiyoruz.
“YASAMA, YÜRÜTME, YARGI ORTADAN KALMIŞTIR”
Türkiye yorgundur. Sadece biz değil, Türkiye’de yorgundur. Parti devletleşmiş, devlet partileşmiştir. Yargı siyasallaşmıştır. Adalet askıya alınmıştır. Hukukun üstünlüğü arayışı yerine üstünlerin hukuk tesis edilmiştir. Nepotizm her yeri sarmıştır. Adam kayırmacılık, mülakatlarda yapılan usulsüzlükler gençlerimizin gelecek kaygısını arttırmıştır. Yasama, yürütme, yargı ortadan kalmıştır.
“İYİ PARTİ TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİ KUCAKLAYACAKTIR”
Siyasetin neresinde konumlanacaksınız? diyorlar. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet nerede konumlanmışsa İYİ Parti’de orada konumlanacaktır. Siyasetin merkezi misiniz? Sağı mısınız, solu musunuz? diye soruyorlar. Buradan söylüyorum. Atatürk’ün kurduğu
Cumhuriyet ve Türk milliyetçiliği vardır. İYİ Parti kuruluş amacına bakıldığında elbette siyasetin merkezinde olacaktır. Verilecek mücadeleyi asla ıskalamayacaktır. Toplumun bütün kesimlerini kucaklayacaktır. Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Türkmeniyle, Kürdüyle herkese kollarını açacaktır. Siyasi görüşlere karşı değiliz. Farklı bakış açılarına karşı değiliz. Türk bayrağına ve İstiklal Marşı,’na saygısızlık edenlerin İYİ Parti ile yan yana gelmesi, yan yana durabilmesi mümkün değildir. Hiç kimseye düşmanlığımız yok.
“BANA O GÜCÜ VERİN”
Sizlere yalvarıyorum. Allah rızası için diyorum. Türkiye’nin meydanlarında Tayyip Erdoğan’la hesaplaşmak istiyorum. Bana o gücü verin. Bana o desteği verin. Benden esirgemeyin. İYİ Parti siyaseten milletin gönlünde hala bir umut merkezi.”
]]>(ANKARA)- İYİ Parti’nin bugün yapılan Olağanüstü Kurultayı’nda aday olmayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, genel başkan olarak son kez kürsüye geldi. Akşener, “Seçim sonuçlarında doğrultusunda aldığımız riskin elbette farkındaydım. Bedeli ödeme sırasında en önde karşınızda duruyorum. Kimseden bir beklentim olmaksızın gerektiğinde bedel ödemeyi bildim. Bundan dolayı da asla pişman olmadım. Bugün de pişman değilim. Hiçbir pazarlığa, sahtekarlığa girmeden milletin sesini duyurmuş olmanın rahatlığıyla son kez karşınızdayım. İYİ Parti’yi, yıkmak isteyenlere, dağıtmak isteyenlere, çökmek isteyenlere, müsaade etmedim. Allahaısmarladık” diyerek veda etti.
İYİ Pati’nin seçimli Olağanüstü Kurultay’ı bugün yapılıyor. Kurultayın başlangıcında Meral Akşener için hazırlanmış video gösterimi yapıldı. Video gösterimi sırasında “Hatıran yeter” şarkısının çalması üzerine salonda bulunanlar alkışlar eşliğinde ayağa kaldı.
31 Mart yerel seçimlerinde alınan sonuçların ardından genel başkanlığı bırakacağını ve aday olmayacağını açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, genel başkan olarak son kez kürsüye geldi.
“UTANACAK BİR YARAM, VİCDANIMI SUSTURABİLECEK BİR GÜÇ OLMADI”
Akşener, yaptığı konuşmada, “Bugün bu kürsüden son kez konuşuyorum. Emaneti devretme günü. Hayatımın 30 yılını farklı dönem ve imkanlarda memleketimizin geleceği devletimizin güvenliği için çalışarak geçirdik. Hayatımın 30 yılını farklı dönemlerde, farklı mekanlarda, farklı imkanlarla siyaset sahnesinde çalışarak geçirdim. Siyasi kariyerim boyunca beni motive eden tek bir şey vardı, eğitim hayatımda beni yatılı okutan milletimize, cumhuriyetimize ve devletimize karşı vefa borcumu ödemekti. Bu uğurda 30 yıl boyunca, bir kadın olarak zorluklarla, iftiralarla, tehditlerle karşılaştım. Her devrin fırsatçılarıyla, ahlaksızlarıyla, zalimleriyle mücadele ettim. Ama içtenlikle söylüyorum ki, zihnim de vicdanım da hep rahat oldu. Çünkü kişisel bir hesabım olmadı, utanacak bir yaram, vicdanımı susturabilecek bir güç olmadı. Tehdide, baskıya, zorbalığa eyvallahım olmadı. Allah şahit, toz zerresi kadar korkum da olmadı” dedi.
“O TAŞIN BİZİ EZMESİ İÇİN EL OVUŞTURANLARIN FARKINDAYDIM”
Konuşmasında 31 mart seçimlerine ‘hür ve müstakil’ olarak girdiklerini de hatırlatan Akşener, şöyle konuştu:
“Bu karar aslında, bizim için, fabrika ayarlarımıza dönmek demekti. Çünkü biz, İYİ Parti’yi; İki kutba mahkum edilen Türk siyasetinin; yaşam odası olması için kurmuştuk. Çünkü biz İYİ Parti’yi; kavgalara, korkulara, mecburiyetlere, mahkum edilen milletimize yeni bir seçenek sunmak için kurmuştuk. Çünkü biz İYİ Parti’yi bir kişiye, bir zümreye, bir gruba, ya da bir başka partiye kaldıraç olmak, imkan sağlamak, kariyer basamağı olmak için değil; milletin istiklali, memleketin istikbali için kurmuştuk. Dolayısıyla ben de, bugüne kadar hem kendimin, hem de partimizin aldığı tüm kararların, arkasında durduğum gibi bu kararın da, elbette arkasında durdum. Ne kadar zorlu bir yola çıktığımızın, farkındaydım.
“GEREKTİĞİNDE BEDEL ÖDEMEYİ BİLDİM”
İftiralarla, karalamalarla, çirkin oyunlarla, üzerimize gelineceğinin, farkındaydım. Satın alınmışlara karşı yürekten inanmışların mücadelesini yürüttüğümüzün farkındaydım. Taşın altına, elini, gövdesini koyanların, farkında olduğum gibi o taşın, bizi ezmesi için çalışanların da iştahla el ovuşturanların da, farkındaydım. Seçim sonuçları doğrultusunda, aldığımız riskin, elbette farkındaydım. İşte bu yüzden bugüne kadar olduğu gibi, bugün de Türkiye’nin, alıştırılmış normallerinin dışında sadece söz söyleme sırasında değil bedel ödeme sırasında da, en önde duruyorum. Bugüne kadar, her daim kimseden bir beklentim olmaksızın gerektiğinde, bedel ödemeyi bildim. Bundan dolayı da, asla pişman olmadım. Nitekim bugün de, pişman değilim. Çünkü, haklılığımızın, elbet bir gün anlaşılacağını biliyorum. ve bugün üzerime düşen, her şeyi yapmış olmanın huzuruyla son kez karşınızdayım. Hiçbir hesaba, hiçbir pazarlığa, hiçbir sahtekarlığa girmeden milletin sesini duyurmuş olmanın, mutluluğuyla son kez karşınızdayım. İYİ Parti olarak, varlığımızı, onurumuzu, duruşumuzu pazarlık masalarına, meze ettirmemiş olmanın, gururuyla son kez karşınızdayım. İYİ Parti’yi kurduğumuz, ilk günkü gibi bir an bile pes etmeden, mücadele etmiş olmanın, gönül rahatlığıyla son kez karşınızdayım. Allah herkese, böyle veda etmeyi nasip etsin.
“YIKMAK İSTEYENLERE, DAĞITMAK İSTEYENLERE, ÇÖKMEK İSTEYENLERE, MÜSAADE ETMEDİM”
Yağmur nereye yağarsa, tarlasını oraya çekenlere mani oldum. İYİ Parti’nin ve İYİ Partilinin fedakarlığını, taşıyamayanlara mani oldum. ‘Tek kişi kalsam da, bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim’ dedim asla da vazgeçmedim. ‘Gerekirse bedelini ödeyeceğim’ dedim; ve bugün de karşınızda; aziz milletime ve sizlere karşı, bir kez daha söylemek isterim ki ben, bu bedeli ödemeye razıyım. Türkiye’nin iyi ve cesur evlatları; Kennedy’nin, çok meşhur bir sözü vardır; ‘Zaferin bin babası vardır, mağlubiyet yetimdir’ der. İşte ben, o bin babanın kaçıştığı yerde o yetim mağlubiyeti, öksüz bırakmadım. Haksız olduğumuz için değil; söz verdiğim için bırakmadım. Başarısızlığı ben aldım, artık başarıyı, siz yakalayacaksınız. Bedeli ben ödedim; artık hesabı, siz tutacaksınız. Kiminiz “abla”, kiminiz “kardeş”, kiminiz “anne” diye geldiniz. Benden bir ev, bir yuva istediniz. Ben de İYİ Parti’yi, sizlere bir ev, bir yuva yaptım. Ocağını tüttürdüm, içini ısıttım, sofrasını kurdum, bahçesini genişlettim. Yıkmak isteyenlere, dağıtmak isteyenlere, çökmek isteyenlere, müsaade etmedim. Ama bugünden sonra artık; bu evi, siz koruyacaksınız. Bu evi, artık, siz ayakta tutacaksınız. Bu eve, artık, siz bakacaksınız. Allahaısmarladık.”
]]>İYİ Parti Kurultay Organizasyon Komitesi tarafından, 27 Nisan’da ATO Congresium’da gerçekleştirilecek İYİ Parti 5. Olağanüstü Kurultayı öncesi delege listelerine ilişkin ortaya atılan iddialar ile ilgili yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, 27 Nisan 2024 Cumartesi günü ATO Congresium’da gerçekleştirilecek İYİ Parti 5. Olağanüstü Kurultayı’na ilişkin hazırlıkların oluşturulan komisyon tarafından büyük bir titizlikle sürdürüldüğü belirtildi.
“Kongre takvimi doğrultusunda delege listelerinin Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu’nda askıya çıkarıldığı, adaylarla paylaşıldığı ve yapılan itirazlar sonucu ‘organize usulsüzlük yapıldığına dair’ iddiaların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığı” belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Şöyle ki 1.302 delege içerisinde Genel Merkezimizin yaptığı itirazlar sonucu 12 delege, Sayın Koray Aydın’ı temsilen yapılan itiraz sonucu 1 delege, bireysel başvurular sonucu ise 3 delege olmak üzere yalnızca toplam 16 delegenin bilgilerinde sehven yapılmış hatalar düzeltilmiştir. Sayın Mehmet Tolga Akalın’ı temsilen yapılan itiraz ise İlçe Seçim Kurulunca delil yokluğu gerekçesiyle reddedilmiş ve delege listesi kesinleşmiştir.
ATO Congresium toplantı salonu dışında kalan fuar alanında da 26 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında Ankara Kitap Fuarı düzenlenmektedir. Kongre salonu ve dışındaki alanın kullanımı konusunda kongrenin güvenliğinden sorumlu kolluk yetkililerinin daveti üzerine kendileriyle görüşülmüş ve akabinde 24 Nisan 2024 Çarşamba günü Genel Merkezimizde bütün adaylarımızın temsilcilerinin de katılımıyla bir toplantı gerçekleştirilmiştir.
“BÜTÜN TEMSİLCİLERİN KONGRENİN İŞLEYİŞİNE YÖNELİK ÖNERİLERİ KABUL GÖRMÜŞTÜR”
İYİ Parti’nin 500 binden fazla üyesi, yüz binlerce gönüllüsü ve milyonlarca seçmeni bulunmaktadır. Kongremizde bütün üye ve gönüllülerimizi bir araya getirmek en büyük arzumuzdur. Ancak kongrenin yapılacağı salon 3 bin kişi kapasitesine sahiptir. Oy kullanacak 1.302 delegemiz, adaylarımızın temsilcileri, basın mensupları, sandıklarda görev yapacak üye ve müşahitler ile görevliler salon kapasitesinin büyük kısmını doldurmaktadır. Kongre kapasitesinin üzerinde katılım olması halinde; pek çok üyemiz ve gönüllümüzün dışarıda kalacağı, fuar alanının da doluluğu sebebiyle mağduriyet yaşayacağı öngörülmüştür.
Sayılan nedenlerle delege olmayan 624 il ve ilçe başkanımız, 31 belediye başkanımız ve önceki dönem 25 milletvekilimizin illerimizi ve teşkilatımızı temsilen kongremize davet edilmesi, kapasite kısıtı nedeniyle salona giremeyen İYİ Partililer için dışarıya LED ekran kurulup kongrenin bu ekranlardan ve partimizin sosyal medya hesaplarından canlı yayınlanması toplantıda açıklanmış olup, adayların oy pusulalarının rengi ve sandıklarda müşahit bulundurmaları gibi hususlar karara bağlanmıştır. Bahsi geçen hususların yanı sıra, bütün temsilcilerin kongrenin işleyişine yönelik önerileri kabul görmüştür. Kongremizin medeni ve demokratik koşullarda gerçekleştirilmesi sürecine önerileriyle katkıda bulunan bütün adaylarımıza ve temsilcilerine teşekkür ederiz.”
“HAKSIZ VE MESNETSİZ İTHAMLAR GÜNDEME GETİRİLMEKTE”
İYİ Parti’nin kuruluşundan bu yana demokrasiyi en üst düzeyde uyguladığı ve her hususta istişare ile alınan kararlar doğrultusunda hareket ettiği belirtelen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
“Ne yazık ki usulünce askıya çıkıp kesinleştirilen delege listeleri ile kongre davetlilerinin açıklanan gerekçelerle sınırlı tutulması hususları basında ve sosyal medyada çarpıtılarak konu başka mecralara çekilmiştir. Öyle ki kongre sürecimize dışarıdan müdahale olduğu gibi haksız ve mesnetsiz ithamlar gündeme getirilmektedir.
İYİ Parti bugüne kadar hiçbir makam, merci, kurum veya kuruluşun vesayetine veya müdahalesine müsaade etmemiştir, etmez. Mesnetsiz iddia ve ithamlar demokrasiyi en üst düzeyde işletme prensibimize gölge düşürememiştir, düşüremez. İktidar yolculuğumuzu, ülkemizi en iyi şekilde yönetme hedefimizi kimse engelleyememiştir; engelleyemez. Hiçbir dış güç İYİ Parti’ye siyaseten rol dağıtamamıştır; dağıtamaz. Aksi iddia ve ithamlar, kongrede oy kullanmak suretiyle partimizin geleceğine dair karar verecek olan kıymetli delegelerimizi, genel başkan adaylarımızı ve kuruluşumuzdan itibaren siyasi mücadelemizde yer alan her bir İYİ Parti neferini zan altında bırakmaktadır. Kamuoyunun bilgisine sunar, demokrasinin temel prensiplerine uygun bir yarış sürdüren bütün adaylarımıza başarılar dileriz.”
]]>31 Mart yerel seçimlerinde alınan sonuçların ardından İYİ Parti’de Olağanüstü Kurultay süreci başladı. Akşener, yerel seçimde partinin aldığı sonuçların sorumluluğunu üstlendiğini belirterek, olağanüstü kurultay kararı aldığını ve genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı.
Öte yandan partide bir süredir devam eden istifalara yenileri eklendi. Bilge Yılmaz, önce partideki Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevini bıraktı ardından partiden de istifa etti. Yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilen İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale partiden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilen İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu Teşkilat Başkanlığı görevinden istifa etti. İYİ Parti İstanbul Milletvekili Burak Akburak da partideki Yerel Yönetimler Başkanlığı görevini bıraktığını duyurdu. Kurultaya günler kala İYİ Parti Ankara İl Başkanı Akif Sarp Önder de partideki görevinden istifa ettiğini açıkladı.
Yerel seçim sürecinde İYİ Parti’yi CHP ile ortak hareket etmediği gerekçesiyle eleştiren İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu da partisinden istifa etti ve dün CHP’ye katıldı.
Bugün de Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir sosyal medya hesabından partiden istifa ettiğini açıklayarak, “Maalesef partideki çalışma arkadaşlarımla aynı rotada ilerleyemeyeceğimizi üzülerek müşahede ettim. Bu sebeple İYİ Parti’den ayrılmaya karar verdim. Ancak, bundan sonra da bilgi ve tecrübemi ülkemizin hizmetine sunmaya ve bu doğrultuda çalışmaya/üretmeye inşallah devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
OLAĞANÜSTÜ KURULTAY PROGRAMI
İYİ Parti’nin 5. Olağanüstü Kurultayı’nın ATO Congresium’da 27 Nisan Cumartesi günü saat 11.00’de başlaması planlanıyor. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun’un yaptığı açıklamaya göre, salonun fiziki şartları ve kapasitesi de dikkate alınarak kurultay delegeleri, il, ilçe ve belediye başkanları ile önceki dönem milletvekilleri dışında katılımcı davet edilmeyecek.
Genel Başkanlık için şu ana kadar Koray Aydın, Müsavat Dervişoğlu ve Tolga Akalın’ın adaylığını açıkladığı Kurultayda Başkanlık Divanı oluşturulduktan sonra Tüzük Komisyonu ve diğer komisyonlar belirlenecek.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in konuşma yapması bekleniyor. Parti Tüzüğü Komisyonlarından gelen raporların okunması, müzakare edilmesi ve oylanmasının ardından Genel Başkanlık seçimi başlayacak. Kurultayda ayrıca Genel İdare Kurulu için 50 asıl, 25 yedek üye; Merkez Disiplin Kurulu için 11 asıl, 7 yedek üye belirlenecek. Seçimlerin tamamlanmasının ardından İYİ Parti’nin yeni Genel Başkanı teşekkür konuşması yapacak. Yeterli çoğunluğun sağlanamaması durumunda İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı 4 Mayıs 2024’te aynı gündemle toplanacak.
]]>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir, X hesabından yaptığı açıklamada, “İYİ Parti’deki görevlerimden ve üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgilerine sunarım.” ifadesini kullandı.
Siyaseti sadece ülke ve milletimiz için güzel şeyler yapmanın bir aracı olarak gördüğünü, bu nedenle siyasete girdiğini belirten Aydemir, partiden istifa gerekçesini şöyle anlattı:
“Çünkü kurumsallığın oldukça zayıf olduğu ülkemiz; sosyal, ekonomik, hukuki tüm bileşenleri ile siyasetten aşırı derecede etkileniyor. Ülkemizin mevcut siyasi atmosferindeki ‘doğru’ alternatif olma yolunda partimizin karar alıcı organlarında fikirlerimi beyan etmekten geri durmadım. Ancak maalesef partideki çalışma arkadaşlarımla aynı rotada ilerleyemeyeceğimizi üzülerek müşahede ettim. Bu sebeple İYİ Parti’den ayrılmaya karar verdim. Ancak, bundan sonra da bilgi ve tecrübemi ülkemizin hizmetine sunmaya ve bu doğrultuda çalışmaya/üretmeye inşallah devam edeceğim.
“TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU BİTAP DÜŞMÜŞ İNSANLARDIR”
Cumhuriyet tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden geçiyoruz. Genç, yaşlı kimsenin umudu kalmamış vaziyette. Bugün ülkenin gerçek ihtiyacı, ‘ideolojik düşüncelerin yaşatılması’ değil. Evine giderken çocuğuna ‘istediklerini’ alamayan babadır bu ülkenin problemi. Faturalarını ödeyemeyen milyonlardır. Kirasını ödeyemeyenlerdir. Şehir dışında üniversiteyi kazanmış çocuğunu okutamayan ailedir. Türkiye’nin beka sorunu bitap düşmüş insanlardır. Adaletin neredeyse hiç bir alanda olmadığı, hukukun ayaklar altına alındığı, yargının işlemediği, özgürlüklerin kısıtlandığı, kurumların oldukça zayıfladığı, liyakat yerine sadakatin esas alındığı, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin olmadığı bir süreç yaşıyoruz. Bütün bunlar güzel ülkemiz için gerçek bir beka sorunudur. ve bütün bunlardan iktidar ve muhalefeti ile bütün siyaset sistemi sorumludur. Ülkemiz siyasetinde dil, üslup ve oyun kuralları yozlaştırıldı ancak bir şey değişmedi: Halkına teveccüh eden hep teveccüh gördü. Belirli etnik/sosyal ayrımlara odaklananlar ise bol retorikli ancak mahallesini asla terk edemeyen/etmeyen dar bir pencereye sıkıştı.
“MEVCUT SİYASİ PARTİLERİN MERKEZ SİYASETİ YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde ortaya çıkan resim, bize tek bir şey anlatıyor; o da kutuplaşmadan uzak, tutarlı bir merkez siyasetin hayati önemde olduğu gerçeği. Mevcut siyasi partilerin ve/veya ideolojik partilerin merkez siyaseti yapabileceğini düşünmüyorum. Ülkemizin demokratik, özgürlükçü, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir siyaset sistemine, düzenine olan ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Merkez siyaset aslında ideolojilerden uzak, makulün, ‘değerlerin’ siyasetidir. Türkiye’nin geleceğinin demokrasi, özgürlük, adalet, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat gibi değer ve ilkelere inanmış ve bunu içselleştirmiş siyasetçi ve siyasi partilerden geçtiğini düşünüyorum.
“AKŞENER’E ŞÜKRANLARIMI SUNARIM”
Buradan geçtiğimiz dönemde ortak yol yürüdüğüm, şahsıma önce başdanışman, sonrasında genel başkan yardımcılığı görevini tevdi eden Sayın Meral Akşener’e bir kez daha şükranlarımı sunarım. Beraber çalışma fırsatı bulduğum bütün arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. 27 Nisan 2024 tarihinde yapılacak olan İYİ Parti olağanüstü kongresinin başarılı bir şekilde geçmesini temenni ederken mevcut başkan adaylarına başarılar dilerim. Saygı ve sevgilerimle.”
]]>Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşmasına, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e verdiği emeklerden dolayı teşekkür ederek başladı.
Akşener’in siyasi önderliğinde, tek adam rejimine rağmen, Türk milletinin önüne iktidara alternatif olacak bir seçeneği ortaya koyan siyasi hareketin temsilcileri olduklarını ifade eden Dervişoğlu, “Kurduğumuz, sadece bir siyasi parti değil, yıllardır iki kutup arasına sıkıştırılmış ve iki şıkka mecbur bırakılmış milletimize sunulmuş değerli bir alternatiftir. Biz bu alternatifi baskı ve imkansızlıklar içinde, bu memleketin cesur evlatlarının alın teriyle, emeğiyle, mücadelesiyle yükselttik. İşte bu sebeple İYİ Partiyi ve Türk milliyetçilerinin devlet yönetme ihtimalini kaderine terk etmemiz ya da partimizin dışındaki iradelere teslim etmemiz asla mümkün değildir ve bizden beklenemez.” diye konuştu.
Dervişoğlu, İYİ Partinin, iktidarın iktidar olmaktan, muhalefetin muhalefet etmekten memnun olduğu bir ortamda, Türk milletine seçenek olarak kurulduğunu söyledi.
“Mesnetsiz yorumları reddediyoruz”
“İYİ Partideki kurultay süreciyle birlikte partimizin merkezden kopacağı, belirli bir ideolojik kalıbın içine girerek radikalleşeceğine dair mesnetsiz yorumların ve açıklamaların tamamını reddediyoruz. İYİ Parti milliyetçi aynı zamanda demokrat, aynı zamanda kalkınmacı umdeleriyle Atatürk’ün kurduğu milli devletin temel ilkelerine bağlı bir siyasi parti olarak esasen merkezin ta kendisidir.” değerlendirmesinde bulunan Dervişoğlu, İYİ Partinin temsil ettiği merkezin, memleketteki tüm vatanseverleri kucaklayan, Türkiye’nin makul aklı olduğunu kaydetti.
Dervişoğlu, “Bu sebeple partimiz, medyada her fırsatta çıkıp siyasi hareketimize bir ‘son kullanma tarihi’ belirleme hevesinde olanların heveslerini kursaklarında bırakacak, gerilim ve kutuplaştırma politikaları ile ayrıştırılmaya çalışılan milletimizi, yeni bir kalkınma ülküsüne taşıma kararlılığını sonuna kadar sürdürecektir.” dedi.
2024’ün sadece Türkiye için değil tüm dünya için önemli bir seçim yılı olduğun belirten Dervişoğlu, 50’den fazla ülkede 100 milyonlarca insanın oy kullandığı 2024 yılının Türkiye’de ve dünyada siyasi paradigmaların değiştiği bir yıl olacağını söyledi.
Uluslararası politik ve ekonomik sistem dönüşüm ve değişim içerisindeyken, parti olarak yeni şartların gerektirdiği yeni vizyonla, eskinin devamı değil yeninin başlangıcı olacaklarını dile getiren Dervişoğlu, “Elbette 31 Mart seçim sonuçları ve bu sonuçlar çerçevesinde 22 yıl sonra Adalet ve Kalkınma Partisinin ikinci parti ve 47 yıl sonra ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin birinci parti olması, Türkiye ve dünyadaki değişim dalgasının sosyolojik ve siyasal neticelerinin bir parçasıdır.” açıklamasını yaptı.
“Hiç kimse İYİ Partiye istikamet çizemez”
27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kurultay kararının yalnızca İYİ Partinin uhdesinde olduğunu ve sadece partinin kurumsal kimliğini bağlayacağını bildiren Dervişoğlu, başka siyasi aktörlerin ve partilerin kurultaya müdahil olma girişimlerinin siyasi etik ve nezakete uygun olmadığını belirtti.
Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Hiç kimse İYİ Partiye istikamet çizemez. Siyasi ikbalini partimizin dışındaki siyaset merkezlerinden gelecek kuvvete bağlayanlar şunu bilsinler ki, bu çatı altında İYİ Partinin kendi iradesinin üzerinde bir irade yoktur. Bu noktadan itibaren, olağanüstü kurultayımızda partimize yön tayin edecek ve istikamet çizecek tek bir irade vardır o da İYİ Partinin saygıdeğer üst kurul delegeleridir. Ben inanıyorum ki partimizi o ya da bu siyasi partinin, iktidarın yahut muhalefetin uydusu haline getirmeye çalışanlara karşı en güzel cevabı 27 Nisan akşamında yine İYİ Partinin bizatihi kendisi verecektir.”
Hükümetin birtakım çevrelerle işbirliği yaparak anayasa değişikliğini gündeme taşıma çalışmalarına şahit olduklarını ifade eden Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İYİ Parti, tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir değişikliğe olur vermeyecektir. Öncelikle bunun bilinmesini istiyorum. Ayrıca o rejimi tahkim edecek hiçbir düzenlemeye de müsaade etmeyeceğiz. Bu partinin bu olağanüstü süreçten çıkıp yaklaşık bir yıl içinde bir de olağan kongre çalışmaları başlayacak. Olağanüstü kurultayda seçilecek genel başkan ve parti yönetimi, İYİ Partiyi o olağan kongreye hazırlayabilecek doğru bir yol haritası tanzim etmekle de mükelleftir. Ben, bütün dava arkadaşlarımın ortak iradeyle önümüzdeki dönem kongreye hazırlanmasından ve siyaseten talep ve beklentisi olan dava arkadaşlarımın da önünün açılmasından yanayım. Bunu da açık ve net bir biçimde taahhüt ediyorum. Hani diyorlar ya ‘bir abi formülü, İYİ Parti gemisini salim bir limana getirebilme formülü bulunmalı’ diye. İYİ Parti gemisini salim bir limana götürmeye de talibim, İYİ Partideki dava arkadaşlarımı kucaklamaya ve birbiriyle kucaklaştırıp onların siyaseten önünü açmaya da talibim.”
“Gönlü benden yanaysa gurur ve onur duyarım”
Dervişoğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Akşener’e “Partinin başında kal” çağrısına ilişkin soru üzerine Dervişoğlu, “İYİ Partiye hiç kimse istikamet çizemez, bunun bilinmesini istiyorum.” dedi.
Dervişoğlu, Akşener’in kendisini desteklediği yönündeki iddialarla ilgili soruya ise “İYİ Partiyi biz birlikte kurduk. Kuruluş harcındaki en fazla emek Sayın Meral Akşener’indir. Sayın Genel Başkan’ımızın şayet gönlü benden yanaysa açık ve net olarak ifade ediyorum, bundan gurur ve onur duyarım.” yanıtını verdi.
]]>DERVİŞOĞLU BASININ KARŞISINA GEÇTİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aday olmayacağını açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik “Ayrışma kararından vazgeçerek partisinin başında olması gerektiğini düşünmekteyim” çağrısına yanıt veren Dervişoğlu, “İYİ Parti’ye kimse istikamet çizemez” dedi.
“AKŞENER BENDEN YANAYSA ONUR DUYARIM”
Dervişoğlu, İYİ Parti’deki olağanüstü kurultayda Akşener’in kendisini desteklediği iddialarına ilişkin ise “Akşener’in desteği benden yanaysa bundan onur ve gurur duyarım” diye konuştu.
“TEK ADAM REJİMİNİN KÖLESİ OLMAKTAN KURTARACAĞIZ”
Parti genel merkezinde açıklama yapan Dervişoğlu, delegelere 27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kurultayda oy kullanmaları yönünde çağrıda bulundu. Dervişoğlu, AK Parti’nin Anayasa değişikliği çalışmalarına ise karşı olduklarını belirterek “Bu ülkeyi tek adam rejiminin kölesi olmaktan kurtaracağız. Bu rejimi güçlendirecek hiçbir düzenlemeye de müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“İYİ PARTİ RANT GRUPLARINCA DİZAYN EDİLMİŞ BİR PARTİ DEĞİLDİR”
Müsavat Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; “Partimizin dışındaki iradelere de partimizi teslim etmemiz asla mümkün değildir. İYİ Parti rant gruplarınca dizayn edilmiş bir parti değildir. Bu partiyi kuran bizatihi Türk milletinin kendisidir. Partiyi millet kurdu, biz sadece tabelasını astık. İktidarın iktidar olmaktan, muhalefetin muhalefet etmekten memnun olduğu ortamda kuruldu. Tek adam rejiminin keyfi ve baskıcı kararları altında ezilen bir ülke değil, demokratik bir ülke tahayyül ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir kişinin aklına ve heveslerine asla emanet edilemez. Bir milletin kaderi bir faninin şahsi ihtiraslarına kurban edilemez. Sona ermesi gereken bir kabus haline gelmiştir.
“AK PARTİ YÖNETİMİNE KARŞIYIZ”
AK Parti hükümetleri refah ve zenginliği üretip hakla paylaştırmak yerine yoksulluğu yönetmektedir. Bu koşullarda hükümete söylenecek tek söz var: Keşke siz geçen yüzyılda kalmış olsaydınız. Biz ileri demokrasiden, hukukun üstünlüğünden liyakatten doğadan ve yeşilden, Türkiye’den yanayız. Dolayısıyla tek adam rejimine antidemokratik her türlü uygulamaya, yasaklara karşıyız. Tüm bunları içinde bulunduran AK Parti yönetimine karşıyız. Kurultay süreciyle birlikte partimizin merkezden kopacağı, belli bir ideolojik kalıbın içine girerek radikalleşeceğine dair mesnetsiz açıklamaların tamamını reddediyoruz. Bunlar İyi Parti’yi marjinalleştirme çabası içine giren art niyetli çevrelerin tezviratlarıdır. İyi Parti milliyetçi aynı zamanda demokrat ve kalkınmacı umdeleriyle Atatürk’ün kurduğu milli devletin temel ilkelerine bağlı bir siyasi parti olarak esasen merkezin ta kendisidir.
İYİ Parti’nin temsil ettiği merkez, memleketimizdeki tüm vatanseverleri kucaklayan Türkiye’nin makul aklıdır. İYİ Parti Türkiye’nin sağduyusudur. Partimiz medyada her fırsatta çıkıp siyasi hareketimize son kullanma tarihi belirleme hevesinde olanların heveslerini kursaklarında bırakacak, kutuplaştırma politikaları ile ayrıştırılmaya çalışılan milletimizi yeni bir kalkınma ülküsüne taşıma kararlılığını sonuna kadar sergileyecektir.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NDAN BAHSEDİYORSUNUZ?”
“AK Parti hükümetleri milletimizin evlatlarına kaliteli bir eğitim ile parlak bir gelecek vermek yerine cehaleti örgütlemekle meşguldür. AK Parti hükümetleri refah ve zenginliği üretip hakça paylaşmak yerine yoksulluğu yönetmekle meşguldür. Ortalama 20 milyon vatandaşımızın sosyal yardımla geçinebildiği, 16 milyon vatandaşımızın destek almadan elektrik faturasını dahi ödeyemediği, 8 milyon kişinin yalnız kömür yardımıyla ısınabildiği bir memlekette siz iktidar olarak hangi yüzle hangi Türkiye Yüzyılı’ndan bahsediyorsunuz.
YENİ ANAYASA TARTIŞMALARI
Türkiye’de mevcut rejimi tahkim edebilecek bir anayasa değişikliğini gündeme taşıyabilme çalışmalarına şahit oluyoruz. İYİ Parti tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir değişikliğe olur vermeyecektir. Bu ülkeyi tek adam rejiminin kölesi olmaktan çıkarmak için gerekli mücadeleyi vereceğiz.”
]]>İYİ Parti, siyasi partiler arasındaki bayramlaşma ziyaretleri kapsamında Saadet Partisi, Demokrat Parti, CHP, AKP, Milli Yol Partisi, BBP, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi’ni ağırladı. Bayramlaşma ziyaretlerinde gündem, 31 Mart yerel seçim sonuçları ve İsrail- Filistin oldu. İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural, “Artık seçim geçti. Bütün siyaset dünyasının bundan sonraki süreç içerisinde vatandaşın verdiği mesajlar doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor” dedi.
Ramazan Bayramı dolayısıyla siyasi partiler arasında bugün bayramlaşma ziyaretleri yapılıyor. İYİ Parti heyeti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, CHP, AKP, Milli Yol Partisi, BBP, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi’ni genel merkezde ağırladı. Bayramlaşmalardaki gündem, 31 Mart yerel seçimleri, Filistin-İsrail ve deprem bölgesi oldu.
İYİ Parti heyetinde İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural, Manisa Milletvekili Şenol Sunat ve Gençlik Kolları Genel Koordinatörü Erdi Mert Türk yer aldı. İYİ Parti’yi ilk olarak Dış İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Genel İdare Kurulu Üyesi Mehmet Fatih Akdağoğlu ve Seçim İlişkileri Başkan Yardımcısı Furkan Kılıçoğlu’ndan oluşan Saadet Partisi ziyaret etti.
“BAYRAMDA İNSANLAR KUCAKLAŞMALI”
Abdülbaki Mert, Saadet Partisi, MHP ve Büyük Birlik Partisi’nin bayramlaşmama kararıyla ilgili “Bazı partiler bayramlaşmama kararı almış. Farklı görüşlerde olabiliriz ancak tokalaşmamıza engel değil. Bu tavır yanlış. Bayramda insanlar kucaklaşmalı” dedi.
İYİ Parti’yi ziyaret eden CHP heyetinde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz ve Gençlik Kolları MYK Üyesi Batuhan Cakcak yer aldı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, bayramın öncelikle deprem bölgesindeki vatandaşların yaralarının sarılmasına ve Filistin’deki masum insanların bir an önce insani yardıma erişmesine, bu durumun sona ermesine vesile olması dileğinde bulundu. Demir, yerel seçim hakkında; “Bu yerel seçimde halkımızın bize verdiği yetkiyi sorumlulukla kullanacağımıza eminiz ama umarım iktidar da halkımızın verdiği bu mesajı iyi anlar. Çünkü biliyorsunuz yerelde ancak geçici çözümlerle kent yoksulluğunu ortadan kaldırmaya çalışabilirsiniz. Ancak, ülkemizde yoksulluğu ortadan kaldırmamız lazım. Bu da ancak siyaset yoluyla, siyasette iletişimle olur. İletişim kanallarımızın hep açık olması lazım. Birlikte konuşuyor ve siyaset üretiyor olmamız lazım. Bu vesileyle bu bayram ziyaretlerini çok kıymetli görüyoruz” dedi.
MKYK üyesi Hasan Sert, Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Sena Aktürk ve Derya Çıraklı’dan oluşan AKP heyetinin ziyaretinde 31 Mart yerel seçimleri konuşuldu. AKP’li Hasan Sert, “Türkiye’nin güç ve kuvvetini artırmamız gerekiyor. Bu güç ve kuvvetin artması sadece ekonomik olarak yetmez, stratejik, teknolojik, bilgi birikimi ve entelektüel olarak birçok alanda biz iyi şeyler yapmamız lazım. Birbirimize destek olarak, ülkemizin başını eğmeden, güçlü bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Türkiye bir yıl önce genel seçimleri yaşadı, şimdi de yerel seçimleri yaşadı. Bir takım matematiksel değişikliklerin olması önemli değil. Birlik ve beraberliğimizi koparmaması lazım. Özellikle mazlum coğrafyaların Türkiye’den beklemiş olduğu umudu yeşertmek ve büyütmek adına Türkiye’deki çatışmaların durması adına tüm siyasi partilerin katkı yaparak sağlaması lazım. Onun için biz de elimizden geleni yapacağız. Bundan sonraki süreçte kendi eksikliklerimizi telafi edip daha güzel neler yapabiliriz bunun çalışmasını yapacağız” dedi.
Oktay Vural ise “Parlamentoda her zaman için İYİ Parti bu eksende siyaset felsefesine sahip. Böyle bakıldığı zaman bundan toplumun kazanacağını düşünüyoruz. İyileri çoğaltmamız lazım, belki daha iyiye gitmemiz lazım. Umarım bu sürecin devamında parlamentodaki çalışmalar aziz milletimizin hayrına olacak işlerde birlikte karar almaya doğru götürmesine vesile kılsın. Artık seçim geçti, bundan sonraki süreç içerisinde vatandaşın verdiği mesajlar doğrultusunda bütün siyaset dünyasının bu çerçevede hareket etmesi gerekiyor” dedi.
Milli Yol Partisi, Büyük Birlik Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi de İYİ Parti’ye bayram ziyaretinde bulundu. Ziyaretçi heyetler çikolata, tatlı ve çiçek getirdi, İYİ Parti’de de konuklara çay, kahve, kuru pasta ve baklava ikram edildi. Konuk parti heyetleri ve İYİ Parti heyeti birlikte fotoğraf da çektirdi.
]]>
İYİ Parti yerel seçimler sonrası kurultay kararı aldı ve genel başkanlığa aday olan isimler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. İlk olarak İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Günay Kodaz aday olacağını açıkladı. Meral Akşener’in bugün gerçekleştirdiği ‘aday olmayacağım’ açıklamasından sonra İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ve İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın adaylığını açıkladı. İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Adayı Günay Kodaz yaşanan süreci ve genel başkanlık seçimi hakkında İhlas Haber Ajansına değerlendirmelerde bulundu.
“İYİ Parti’yi Meral Akşener’le birlikte milletin gözüne ve yönüne koyamayacağımızı, dolayısıyla aday olmamasını defalarca ifade ettim”
İYİ Parti’nin yerel seçimlerden 3.7 gibi çok düşük bir oy alarak çıkmasının İYİ Parti camiasında da, Türkiye’de İYİ Parti’ye gönül vermiş olan tüm insanlarda da ciddi bir hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Kodaz, “Meral hanımın bir daha aday olmaması gerektiğini, aday olursa akıbetinin Sayın Kılıçdaroğlu gibi olacağını, parti tabanından oy alamayacağını, Türk milletinin gözünden ve gönlünden düştüğünü, bizim ne kadar uğraşırsak uğraşalım tekrar İYİ Parti’yi Meral Akşener’le birlikte milletin gözüne ve yönüne koyamayacağımızı, dolayısıyla aday olmamasını defalarca ifade ettim. Bu sosyal medya hesaplarında da mevcuttur. Meral Akşener’in ilk yola çıktığında kendisiyle yola çıkan yol arkadaşlarındanım. O günün koşullarındaki Meral Akşener için biz Türk siyasetine demokrasiyi getireceğini, istişare kültürünü hakim kılacağını, Türk milliyetçilerini, yalnızca ülkücüleri değil, Türk milliyetçilerini makul bir noktada düşünen Türk vatandaşlarının oylarını alarak ülkede herkesi kucaklayarak, iktidar yapacağını düşünerek kendisine destek vermiştik. Sıfırdan başlayarak kendisini bir partinin Genel Başkanı haline getirdik ve İYİ Parti’yi de Türkiye gündemine taşıdık” ifadelerini kullandı.
“Meral Akşener’in 2015 yola çıktığım Meral Akşener olduğuna ben artık inanamıyorum”
Meral Akşener’in 2022’den itibaren sürekli yanlış ve hatalı kararlar verdiğini söyleyen Kodaz, “Sayın Meral Akşener’in 2015’te yola çıktığım Meral Akşener olduğuna ben artık inanamıyorum ve çok şaşkınlıkla izliyorum. Verdiği kararlara bunu nasıl verdi diye hayretler içerisinde takip etmekle yetiniyorum, kahroluyorum. Dolayısıyla Meral hanım kendi açısından kendi siyasete son verme noktasındaki akıbeti açısından çok doğru bir karar vermiş oldu. İYİ Parti içinde doğru bir karar vermiş oldu. Çünkü sayın Akşener ile İYİ Parti artık bundan sonra bir adım öteye taşınmaz” diye konuştu.
“Mühim olan İYİ Parti’de bir adım daha yukarıya taşımaktır”
Müsavat Dervişoğlu’nun adaylığı hakkında da konuşan Kodaz, “Biz demokrasiye gönül vermiş insanlarız ve çok ciddi bir demokrasi mücadelesinden sonra İYİ Parti’yi kurduk ve bu süreç içerisinde de sayın Müsavat Dervişoğlu, ben diğer aday arkadaşlarımızdan birçoğu emek vererek yol yürümüş insanlarız ve hikayemizi bilen hikayenin yazılmasına da katkısı olan insanlarız. Sayın Müsavat Dervişoğlu’na başarılar diliyorum. Bundan sonra çıkacak bütün adaylarımıza başarılar diliyorum. Mühim olan İYİ Parti’de bir adım daha yukarıya taşımaktır” ifadelerine yer verdi.
“Hiç kimsenin ‘hatalı davranıyorsunuz’ diye net bir tavır almayıp, bugün aday olmalarını da Türk milletinin takdirine bırakıyorum”
Daha önce Meral Akşener’in yanışlarının kimse tarafından dile getirilmediğini bunu sadece kendisinin yaptığını söyleyen Günay Kodaz, “Meral Akşener ‘ben aday değilim’ dedikten sonra herkes adayı çıkabilir. Sokaktaki herhangi bir İYİ Partili üye gelip ‘ben adayım’ diyebilir. Mühim olan bu süreçten önceki bu kadar hata yapıldığında hiç kimsenin hatasını dışa vurmayıp, hiç kimsenin hatasını kendisine hatırlatmayıp, hiç kimsenin ‘hatalı davranıyorsunuz’ diye net bir tavır almayıp, bugün aday olmalarını da Türk milletinin takdirine bırakıyorum” dedi.
“İYİ Parti’nin içerisindeki herkesi alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne taşımanız imkansızdır”
İlerleyen süreçte Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak bir yola girmenin ya da birleşmenin mümkün olmadığını dile getiren Kodaz, “Milliyetçi Hareket Partisi’nde 11 yıl siyaset yaptıktan sonra sayın Akşener’le beraber buraya geldik. İYİ Parti’nin tabanı ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin tabanının belirli bir kesimi birbirine geçirgenlik arz etmekte ise de İYİ Parti’nin içerisindeki herkesi alıp Milliyetçi Hareket Partisi’ne taşımanız imkansızdır. Bunu hayal eden arkadaşlarımız da bunu değerlendirmek zorundadır. Bunu belki birçok ülkücü, birçok Türk milliyetçisi, birçok Milliyetçi Hareket Partisi’nden ayrılarak gelip bu partiyi kuranın ciddi bir hayali olabilir ama gerçekliğinin çok iyi araştırılması gereken bir husus olduğunu, kendilerinin ayrı bir siyasi oluşum ve parti olarak kaldığını, bizlerin ayrı bir parti kurduğunu, seçmen tabanımızın geçirgenlik arz etmesine rağmen çok farklılıklar arz ettiğini, İYİ Parti’yi Milliyetçi Hareket Partisi’yle birleştirmenin Türk siyasetinde iktidar alternatifi olmanın önünü açmayacağını, İYİ Parti’nin tek başına yürüyerek her kesimden oy alarak iktidar olmak için çaba harcamaya devam etmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu. – ANKARA
]]>İşte Akşener’in açıklaması:
“ÖDENMESİ GEREKEN BEDELLERİ ÖDEDİM”
“30 yıllık siyasi kariyerim boyunca; ülkemizin geleceğini, milletimizin huzurunu, devletimizin iyiliğini yakından ilgilendiren birçok meselede kararlar almam, tutumlar benimsemem gerekti. Bu kararları alırken, bu tutumları takınırken de; her defasında bireysel çıkarlarımı, kısa vadeli potansiyel kazanımları ve yapılan her türlü “cazip” teklifi bir kenara bırakıp; sahip olduğum ahlaki değerleri, Cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını merkeze aldım. Rabbime şükürler olsun ki; aldığım her kararın, benimsediğim her tutumun ne kadar isabetli olduğu da, her zaman kısa vadede olmasa da, zaman içerisinde mutlaka ispatlandı.
Ayrıca günümüz siyasetinde görmeye pek alışık olmadığımız biçimde; şartlar ne kadar Çetin, siyasi konjonktür ne kadar elverişsiz olursa olsun; her kararımın, her tutumumun sorumluluğunu almayı da mutlaka bildim. Nitekim ödenmesi gereken bedelleri de başkalarından bir beklentim olmaksızın her defasında ödedim. Bundan da asla pişman olmadım.”
“SORUMLULUĞUN ŞAHSIMA AİT OLDUĞUNU VURGULADIM”
Akşener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimleri öncesinde İYİ Parti olarak; yetkili kurulların kararı doğrultusunda seçimlere hür ve müstakil olarak girmeyi tercih ettiğinin altını çizerek, “Bu kararı almamızdaki gayemiz; partimizi Türkiye’de gittikçe yerleşik hâle gelen siyasi kutupların yörüngesinden çıkartmak, milletimize de iki seçenek arasına sıkıştırıldığı rekabetsiz siyasetten kurtaracak nitelikte yeni bir seçenek sunarak ülkemize toplumsal, siyasi ve kurumsal çerçevede zararlarını hep beraber deneyimlediğimiz kutuplaşma ortamına son vermek için ilkesel bir adım atmaktı.
Bu kararı alırken, kararı alan partinin genel başkanı olarak; karşımıza kimleri aldığımızı, elbette biliyordum. Göğüsleyeceğimiz türlü zorlukların, gayri ahlaki propagandaların, satın alınmış iradelerce yapılacak galiz taarruzların, elbette bilincindeydim. Potansiyel olarak alabileceğimiz menfi seçim sonucu riskinin, velhasıl yine bir bedel ödeme gerekliliğinin doğabileceğinin de pek tabii farkındaydım. Bu nedenle de süreç boyunca sonuçların sorumluğunun şahsıma ait olduğunu her fırsatta vurguladım.” dedi
“MEMLEKETİMİN İYİLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ BEDELİ ÖDERİM”
Akşener, “Seçim sonuçları kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım. Geldiğimiz noktada İYİ Parti olarak ismimiz, bugünü kazanmak uğruna yarınları tehlikeye atan kirli pazarlıklarla anılmıyorsa, ben bu bedele razıyım. Bugün İYİ Parti sarsılmış; ama ne iktidarın ne ana muhalefetin, ne de 2028 hesapları kovalayan bir takım aktörlerin arka bahçesi olmaya direnmişse, ben bu bedele razıyım. Ve hatta İYİ Parti, bugünü feda etme uğruna, bu gidişle yarın Türkiye’nin önüne çıkacak türlü musibetlere karşı her zamanki dik duruşunu gösterebilecek bir tutum almayı başarabildiyse, ben bu bedele razıyım. Çünkü ben, dün olduğu gibi bugün de milletimin, devletimin, memleketimin iyiliği için her türlü bedeli öderim.
Bu kapsamda, seçimlere dair muhasebemizi yapacağımız, 2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli olağanüstü kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı ilan ediyorum.
Kurultayımızın şimdiden; partimiz, milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, aday olacak tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.


SEÇİM SONRASI ÜST ÜSTE İSTİFALAR YAŞANDI
31 Mart yerel seçimlerinin ardından İYİ Parti’de ardı ardına istifalar yaşanmıştı. İlk olarak Bilge Yılmaz Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevini bıraktığını açıklayıp, Akşener’i de istifaya çağırmıştı. İYİ Parti GİK üyesi Ahmet Zeki Üçok da başarısızlığın sorumlusu olarak Meral Akşener gördüğünü belirterek “Son elli yılın en büyük başarısına, en büyük sevincine, ortak olmamıza engel oldu. Sizleri affetmiyoruz” açıklamasını yapmıştı.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ise Akşener’in seçim öncesi “Akşener’in aday olmayacağını düşünüyorum” ifadelerini kullanmıştı.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim sonuçlarına ilişkin “Şüphesiz ki milletimiz en esaslı mesajını da iktidara verdi. Yıllardır ekonomideki çöküşü engelleyemeyen basiretsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Yıllardır yanlış politikalarda ısrar eden ciddiyetsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Yıllardır hakka giren, hukuku çiğneyen adaletsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Ezcümle, milletimiz yıllardır ülkemizi makulde buluşturma fırsatını geri tepen Sayın Erdoğan’a ‘artık zorundasın’ dedi” açıklamasını yaptı.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim sonuçlarıyla ilgili açıklama yaptı. Partisinin kazanan belediye başkanlarını kutlayan Akşener, şunları söyledi:
“Şunu açıkça söylemek isterim ki seçimlerin Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yakışır bir olgunluk ve zarafetle tamamlanmış olmasını ülkemizin köklü demokrasi geleneği için önemli buluyorum. Biliyorsunuz demokrasilerde her konu tartışılabilir ama tek bir konu tartışılamaz o da seçmenin hür iradesiyle sandığa attığı oyudur. Milletin sandıkta gösterdiği iradedir. Çünkü demokrasinin en temel ölçütü milletin hür iradesini yansıtma şartlarına sahip olabilmesidir. İYİ Parti olarak bizim yola çıkma gerekçemiz de tam olarak bunu sağlamaktır. İlk günden beri önce millet önce memleket şuuruyla ortaya koyduğumuz siyaset anlayışımızla seçmeni her zaman velinimet olarak gördük. Milletin kararının üstünde bir kararın, millet iradesinin üstünde bir iradenin olmadığını söyledik. Milletimizin iradesini her zaman başımızın tacı bildik. Nitekim bu seçimlerde de milletimiz şimdiye kadar kesinleşen sonuçlara göre 1 il, 23 ilçe ve 7 belde olmak üzere toplam 31 yeri İYİ Parti’ye emanet etti.
“MİLLETİMİZ ESASLI MESAJINI İKTİDARA VERDİ”
Geride bıraktığımız seçimlerle birlikte milletimizin iki yumruk arasına sıkıştırılmaktan ne kadar yorulduğunu bir kez daha görmüş olduk. 2023 yılındaki seçimine göre milletimizin sandığa katılım oranındaki büyük düşüşü hiçbir siyasi görmezden gelemez. Milletimiz bu seçimlerde alışılmış kutuplaşmış alanlarına sen şucusun ben bucuyum ayrıştırmalarına ve kendi gündemlerinde olmayan suni kavgalara mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Emeklilerimiz, bu seçimlerde 10 bin liralık maaşlarıyla sefalet içinde bir yaşama mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Öğretmenlerimiz sandığa gitmeyerek gösterdi. Gençlerimiz, geleceğinin çalınmasına mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Kadınlar bu seçimlerde tencerelerin boş kalmasına mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Şüphesiz ki milletimiz en esaslı mesajını da iktidara verdi. Yıllardır ekonomideki çöküşü engelleyemeyen basiretsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Yıllardır yanlış politikalarda ısrar eden ciddiyetsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Yıllardır hakka giren, hukuku çiğneyen adaletsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Ezcümle, milletimiz yıllardır ülkemizi makulde buluşturma fırsatını geri tepen Sayın Erdoğan’a ‘artık zorundasın’ dedi.
“ÖZ ELEŞTİRİMİZİ YAPACAĞIZ”
Kendisi umarım ki artık çağrılarımızın arkasında sadece milletin sesi olduğunu anlamıştır. Umarım ki artık millete rağmen siyaset yapılamayacağını öğrenmiştir. Umarım ki artık tüm Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olması gerektiğini görmüştür. Umarım ki Sayın Erdoğan bu seçim sonucundan gereken dersi almıştır. Elbette siyaset kurumu olarak sandıklardan çıkan mesajı duymak hepimizin görevidir. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir devlet olma vasfı gereğince İYİ Parti olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu alacağız. Her zaman yaptığımız gibi seçim sonuçlarına ilişkin muhasebemizi ve öz eleştirilerimizi yapacağız. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da milletimizin bize vermiş olduğu mesajı ve bizim için çizdiği istikamet doğrultusunda gereken adımları atacağız. Nitekim tam da bu sebeple parti tüzüğümüzün genel başkanı olarak bana verdiği yetki gereğince en kısa sürede olağanüstü seçimli kongremizi toplayacağız. Milletimizin her bir ferdi şundan emin olsun ki sandıkta ortaya konan iradeyle Türkiye için hak arayışında, huzur arayışında ve refah arayışında İYİ Parti dün olduğu gibi bugün de milletin önünde veya arkasında değil, her zaman milletimizin yanı başında olacaktır.”
]]>
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Çankırı Merkez’de esnaf ziyaretlerinde bulundu, Eldivan’da vatandaşlarla buluştu. Çankırı’daki ziyaretlerinin ardından Akşener, Çorum’daki iftar programında açıklamalarda bulundu.
“İYİ PARTİLİLERİN YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINDA İYİ BELEDİYECİLİK YAPILACAĞINA BEN KEFİLİM”
İYİ Partililere seslenen Akşener, 31 Mart’ta oy kullandıkları sandıkların başında olmaları gerektiğine dikkati çekerek şunları söyledi:
“Mutlaka sandıklara sahip çıkacaksınız. İlla görevli olmanız gerekmiyor, oy kullandığınız sandıklarda eğer bir İYİ Partili göremediyseniz orada siz kendinizi görevli ilan edeceksiniz. Genellikle erkekler eşlerinin nereye oy kullandığını sormazlar çünkü zaten dediğini yapar zannederler. Hiç de hayat öyle değil. Dolayısıyla erkek arkadaşlarımdan eşlerini ikna etmelerini, kadın arkadaşlarımdan da yine eşlerini ikna etmelerini; annelerini, babalarını, kardeşlerini ikna etmelerini rica ediyorum. Bu seçimde iktidar değişmeyecek ama bu seçimde yerel yönetimlerde İYİ Partililerin kazandığı bir yerel yönetim anlayışında, iyi bir yönetim anlayışında, iyi belediyecilik anlayışında; o seçilen şehirlerde çalmayan, çaldırmayan, düşmanlık etmeyen, insanları birbirinin karşısına dikmeyen, kutuplaştırmayan, kavrayan, kucaklayan bir yönetim anlayışıyla iyi belediyecilik yapılacağına ben kefilim.”
“MİLLETİMİZ İNŞALLAH 2028’DE İYİ PARTİ’Yİ İKTİDAR EDECEK”
Belediye başkanlıklarının ve belediye meclis üyeliklerinin alınmasının önemine dikkati çeken Akşener; “Biz bu seçimden İYİ Parti olarak milletimizin tartısından hakikaten gönül rahatlığıyla çıktığımızda; bütün gençler, bütün kadınlar, bütün emekliler, bütün çiftçiler, bütün köylüler, bütün atanamayan öğretmenler, bütün mülakatzedeler, hakları yenen gençlerimizin her biri görecek ki, esnafımız görecek ki muhalefet nasıl yapılırmış. Muhalefet nasıl milletin sesi olur ve iktidarı nasıl sizin haklarınızı vermeye, size hizmet etmeye mecbur bırakırmış. Bütün milletimiz bunu görecek ve inşallah 2028’de de İYİ Parti’yi iktidar edecek” ifadelerini kullandı.
“SİYASET ESNAFI SEÇMENİN VELİNİMET OLDUĞUNU UNUTTU VE UNUTTURDU”
Akşener, İYİ Parti olarak EYT’nin gündeme alınmasına ve çözülmesine katkıda bulunduklarını hatırlatarak konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Bu esnaf gezilerinin esas unsuru benim için milletin velinimet olduğunu ben başta olmak üzere bütün siyasilere duyurmaktı. Çünkü esnaf dükkanlarında müşteri velinimettir. Müşteriyi memnun etmek sizin için önemlidir, doğru mu? İşte siyasette de seçmen budur ama siyaset esnafı seçmenin velinimet olduğunu, milletimizin velinimet olduğunu unuttu ve unutturdu. Onun için de her konuda çırak çıkıyorsunuz. Diyorlar ki ‘para yok.’ Suriyelilere para buluyorsun arkadaş, Afganlara para buluyorsun arkadaş, Türkiye’yi soyanların vergilerini ortadan kaldırmaya para buluyorsun arkadaş. Emekliye de vereceksin, öğretmeni de tayin edeceksin, mülakatı da kaldıracaksın. Benim için esas olan millettir, milletin velinimet olmasıdır. Oy verenin de, vermeyenin de o önemi hissetmesidir.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Keçiören’deki iftar programında açıklamalarda bulundu.
Türk siyasetinde milletin taleplerinin göz ardı edildiği bir sistemi reddettiklerini vurgulayan Akşener; “Türkiye’yi bu ucubue sistemden kurtarmak için kazanmayı samimiyetle isteyen bir tek bizdik ama gelin görün ki hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmuyormuş. Her şeyden önce koltuğunu düşünenlerle hiçbir yere varılamıyormuş. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Antalya’yı kazanmak Türkiye’yi kazanmaya yetmiyormuş. Onlar milletsiz bir siyaset istiyorlar, biz reddediyoruz. Onlar kendi hırslarını Türkiye’ye dayatmak istiyorlar, biz kabul etmiyoruz. Onlar kuyruklarına takılalım istiyorlar, biz direniyoruz ve şükürler olsun ki her türlü engele, iftiraya, ihanete rağmen önümüzdeki pazar günü İYİ Parti olarak Türkiye’nin dört bir yanında, 81 il ve ilçelerimizde kendi adaylarımızla seçimlere giriyoruz” ifadelerini kullandı.
“ALDIĞIMIZ KARARA SAYGI GÖSTERMEK YERİNE HERKESİN TEKER TEKER HAİNLİK ETTİĞİ BİZ OLDUK”
ABB Başkanı Yavaş’ın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek’in ve İBB Başkanı İmamoğlu’nun haksızlığa uğradıklarında İYİ Parti olarak yanlarında olduklarını ancak buna karşılık bugün hepsinden ihanet gördüklerini ifade eden Akşener, şöyle konuştu:
“2019 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, istifayı bastığı CHP’den yeniden aday olması engellendiğinde yanında biz vardık. 2022 yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in hastalığını fırsat bilip, ayağını kaydırmak isteyenlerin karşısında bir tek biz vardık. 2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hapis cezası haberini aldığında Saraçhane’ye koşan bir tek biz vardık. Ama heyhat bugün geldiğimiz noktada aldığımız karara saygı göstermek yerine hepsinin teker teker hainlik ettiği de maalesef biz olduk, İYİ Parti oldu. Evet bir zamanlar haksızlığa uğradıklarında yanına koştuğumuz dünün mağdurları, maalesef bugünün zorbaları oldular. Biz onlardan saygı bekledik, onlar bizim parya gördü. Biz onlardan ahlak bekledik, onlar bize her türlü ahlaksızlığı yaptı. Muhteremlerin dalına bastığımız anda takkeler düştü, keller göründü. Her türlü çirkinlik ortaya saçıldı. Varsın olsun. Biz hala haksızlığın karşısındayız. Biz hala zorbaların karşısındayız. Biz hala vesayetin karşısındayız.
“BUGÜN DE MİLLETE SADAKATTEN BAHSEDİP İHANETİ YOL BİLENLERİN KARŞISINDAYIZ”
Biz bugün de dürüstlükten bahsedip riyakarlığın külliyatını yazanların karşısındayız. Biz bugün de millete sadakatten bahsedip ihaneti yol bilenlerin karşısındayız. Biz bugün de adaletten bahsedip hakka girenlerin karşısındayız. Biz bugün de demokrasiden, hürriyetten bahsedip en küçük eleştiride sansüre sarılanların, zülf-i yare dokununca küfür kıyamet düz gidenlerin karşısındayız. Nasıl ki AK Parti’nin besleyip büyüttüğü yandaş medyaya karşıysak, Özgür Özel’in deyimiyle; emekleriyle var ettikleri yoldaş medyaya da, Saraçhane medyasına da karşıyız. Nasıl ki AK Parti’nin devletimizin kaynaklarını seçim finansmanı olarak kullanmasını eleştiriyorsak CHP’nin belediye kaynaklarıyla seçim finanse etmesini de, bir büyük şehrin seçim bütçesinin 500 milyon lira olmasını da, bir ilçe belediyesinin seçime 250 milyon lira harcamasını da elbette eleştireceğiz, eleştiriyoruz. Nasıl ki AK Parti’nin siyasi dümenlerine ayak oyunlarına, operasyonlarına karşı yılmadan mücadele ediyorsak CHP’nin kirli pazarlıklarına, iftiralarına, operasyonlarına karşıda elbette yılmadan mücadele edeceğiz.”
“MANSUR YAVAŞ ARTIK CHP GENEL MERKEZİ’NİN ‘EV KÖLESİ’ OLMUŞTUR”
Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına katılan Mansur Yavaş’ın istifa eden İYİ Partililerle ilgili açıklamalarına yönelik konuşan Meral Akşener, şunları söyledi:
“Seçimlere hür ve müstakil girme kararı aldığımızdan beri Antalya’daki belediye meclis üyelerimiz istifa ettirildi. İstanbul’daki belediye meclis üyelerimiz CHP’den liste garantisiyle istifa ettirildi. Ama pazarlıkların en çirkini nerede oldu biliyor musunuz? Burada Ankara’da oldu. Hatta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçenlerde çıktığı bir televizyon programında kendi ağzıyla olanı biteni bir de itiraf etti. Partimizden istifa ettirdiği il başkanının, ilçe başkanlarının, Ankara teşkilat mensuplarımızın şu anda kendisiyle çalıştığını söyledi. İzleyince vallahi şaşırdım ama yanlış anlaşılmasın, biz bunları zaten biliyorduk. Ben ben bunu alenen televizyonda itiraf etmesine şaşırdım. Yani ben bu pişkinliğe şaşırdım. Böyle bir ahlaksızlıkla böbürlenen bu şuursuzluğa şaşırdım. Bundan daha 12 ay önce görmek isteyip de maalesef göremediğimiz bu cürete, bu özgüvene, bu cesarete de ayrıca şaşırdım. Malcom X der ki; ‘Tarihte iki tür köle vardır. Bunlardan biri ev kölesidir, diğeri ise tarla kölesidir. Ev kölesi, efendisine yakın yaşayan köledir. Efendisinin evinde, çatı arasında veya bodrumda yaşar. Efendisi gibi giyinir, efendisinin kullanılmış giysilerini giyer, efendisinden artan yemekleri yer ve efendisini, efendisinin kendisinden bile daha çok sever.’ İşte bugün geldi noktada Mansur Yavaş da tam olarak budur. O artık CHP Genel Merkezi’nin ‘ev kölesi’ olmuştur. O nedenle de İYİ Parti’ye gelince aslan kesilen bu arkadaşımızın mevzubahis CHP olduğunda dün olduğu gibi bugün de munis ve itaatkar bir tutum sergilemesi fevkalade doğaldır.
“TAŞ MEDRESELİLER; İYİ PARTİ OLARAK BİZİM ONURUMUZDUR, GURURUMUZDUR”
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın 1980 Darbesi sürecinde cezaevinde işkenceye uğrayan ülkücüler olan Taş Medreselilere karşı sözlerine ilişkin konuşan Meral Akşener, şunları kaydetti:
“Bildiğiniz gibi Mansur Yavaş’ın Adana’daki dava arkadaşı Zeydan Karalar’ın ‘Taş medresede yetişenler bizim kardeşimiz olmaz’ dediği, sonra da gelecek tepkilerden korkup ‘burayı keselim’ diye eklediği bir videosu ortaya çıktı. Peki ‘Büyük Ülkücü’ Mansur Yavaş’tan bir ses bir itiraz çıkabildi mi? Elbette hayır. Taş medreselilere yapılan bu büyük terbiyesizlik karşısında ‘ev kölesi’ Mansur Yavaş, efendisini kızdırmamak için çıkıp da tek bir kelime söyleyemedi. Bu ibretlik manzara karşısında öncelikle şunu söylemek isterim; kendi ikbalini Türk istiklalinden çok sevenler elbette ki taş medreselileri abi kardeş bilemezler. Bugün çıkıp bize ahkam kesen çiftlik muhafazakarlarından da, tatlı su milliyetçilerinden de, ılıman iklim demokratlarından da Taş Medreselilere vefa beklemiyoruz. Taş Medreseliler; İYİ Parti olarak bizim onurumuzdur, gururumuzdur. Kimsenin onlara saygısızlık etmesine izin vermeyeceğiz. Kimsenin onurumuzu çiğnemesine izin vermeyeceğiz.”
“İŞİ DÜŞEN ABLA EDEBİYATINA SARILIYOR”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Ben Meral Hanım’a abla derim” sözüne de karşılık veren Meral Akşener şöyle devam etti: “Bir de çıkmış utanmadan ‘Ben Meral Hanım’a abla derim’ diyor. Bu da artık iyice moda oldu. İşi düşen, işine gelen hemen ‘abla’ edebiyatına sarılıyor. Ama ben artık CHP yöneticilerinin yüzüme ‘abla’ deyip sonra yoldaş medyalarında bana ve partime küfür kıyamet sövdürmelerinden gerçekten sıkıldım. İYİ Partililere CHP’ye kazandırdığı sürece ‘iyi insanlar’ deyip, kendi yolumuzda yürüdüğümüzde ‘bunlar A-ka-peli’, ‘bunlar faşist’, ‘bunlar sağcı’ diye saldırmalarından artık bıktım. Ez cümle beni, partimi ve bizi destekleyen vatandaşlarımızı sürekli CHP’ye bir şeyler kazandırmak zorunda olan paryalar olarak görme şımarıklığından da artık usandım. O nedenle demeyin kardeşim. Bana abla, mabla demeyin. Çünkü sizin bana vıcık vıcık bir riyakarlıkla abla demeniz; beni samimiyetle ablası, annesi, kardeşi gören milletimize de; bu çetin yolu benimle birlikte yürüyen dava arkadaşlarıma da, yapılan tüm ahlaksızlıklara benimle birlikte göğüs geren İYİ Partili gerçek kardeşlerime de yapılmış koca bir hakarettir.”
“1 NİSAN SABAHI ALTIN GÜNEŞ OLUP SIRMALAR SAÇACAĞIZ”
Akşener sözlerini şöyle noktaladı:
“31 Mart’ta milletimizden aldığımız güçle Türk milletini seçeneksizliğe mahküm edenlerin sahte yüzlerini ortaya çıkartacağız. Ucuz siyasi oyunlarla ‘-mış gibi’ yapanların maskelerini düşüreceğiz! Türk siyasetini esir alan bu maskeli baloyu milletimizle birlikte dağıtacağız ve 1 Nisan sabahı gelip çattığında turuncu zulmün, kızıl yalanın, mor ihanetin karşısında altın güneş olup sırmalar saçacağız.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin bütün milletvekillerini ve yerel seçimlerde Ankara belediye başkan adaylarını çağırdığı başkentteki iftar programı sonrası dikkat çeken ifadelere imza attı.
“KOLTUĞUNU DÜŞÜNENLERLE HİÇBİR YERE VARILAMIYORMUŞ”
2023’teki genel seçimlerden üzerinden konuşan Akşener, “2023 yılında milletimizin sesi bastırıldığında o sesi haykıran bizdik. Gelin görün ki hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmuyormuş. Koltuğunu düşünenlerle hiçbir yere varılamıyormuş. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı kazanmak Türkiye’yi kazanmaya yetmiyormuş. Tüm bu tablo karşısında bugün ittifak siyasetinin gölgesinde yan gelip yatanların karşısında biz duruyoruz.” dedi.
“ONLAR KUYRUKLARINA TAKILALIM İSTİYORLAR, BİZ DİRENİYORUZ”
CHP’ye yüklenen Akşener, “Onlar milletsiz bir siyaset istiyorlar, bir reddediyoruz. Onlar kuyruklarına takılalım istiyorlar, biz direniyoruz. Önümüzdeki pazar günü İYİ Parti olarak seçimlere giriyoruz.” ifadelerini kullandı.
“İMAMOĞLU HAPİS CEZASI ALDIĞINDA YANINDA BİR TEK BİZ VARDIK”
“Milletimizin özne olduğu hür ve müstakil bir siyasetin yolunu açıyoruz.” diyen Akşener, “Bizim hikayemiz her türlü engeli aşıp geçen cesaretin hikayesidir. Biz her dönemde zorbalığa ve zorbalara karşı duranlar olduk. 2019’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, istifayı bastığı CHP’den yeniden aday olması engellendiğinde yanında biz vardık. İmamoğlu hapis cezası aldığında Saraçhaneye koşan bir tek biz vardık.” şeklinde konuştu.
“BANA ABLA MABLA DEMEYİN”
Akşener, CHP lideri Özgür Özel’e de yüklenerek, “Bu arkadaş seçimlere kadar bizi terörist çapulcu ve marjinal de ilan ederse şaşırmayın sonra ruh ikizi deyince kızıyorlar” ifadesini kullandı. Akşener “Bana abla mabla demeyin istemiyorum. Sizin bana vıcık vıcık riyakarlıkla abla demenizi istemiyorum.” ifadelerini kullandı.
“TEKER TEKER HAİNLİK ETTİĞİ İYİ PARTİ OLDU”
Meral Akşener, İYİ Parti olarak seçimlere hür ve müstakil girme kararı sonrası gelen tepkilere değinerek, “Bugün aldığımız karara saygı göstermek yerine hepsinin teker teker hainlik ettiği de İYİ Parti oldu. Bir zamanlar haksızlığa uğradıklarında yanına koştuğumuz dünün mağdurları bugünün zorbaları oldular. Seçimlere hür ve müstakil kararı aldığımızdan beri Antalya’daki, İstanbul’daki belediye meclis üyelerimiz istifa ettirildi. Ama pazarlıkların en çirkini Ankara’da oldu.” dedi.
“MANSUR YAVAŞ’IN CESARETİNE ŞAŞIRDIM”
Mansur Yavaş’ın, kendi ağızıyla olanı biteni itiraf ettiğini söyleyen Akşener, “Partimizden istifa ettirdiği il başkanının, ilçe başkanlarının kendisiyle çalıştığını söyledi. İzleyince vallahi şaşırdım ama yanlış anlaşılmasın biz bunları biliyorduk, ben bunu itiraf etmesine şaşırdım. Böyle bir ahlaksızlıkla böbürlenen bu şuursuzluğa şaşırdım. 12 ay önce görmek isteyip de göremediği bu cürete, güvene, cesarete ayrıca şaşırdım.” ifadelerini kullandı.
AKŞENER, MALCOLM X’TEN ALINTI YAPTI
Amerikalı insan hakları savunucusu Malcolm X’ten alıntı yapan Akşener, “Malcolm X, der ki ‘Tarihte iki tür köle vardır. Bunlardan birisi ev kölesidir, diğeri tarla kölesidir.’ Ev kölesi efendisine yakın yaşayan köledir. Efendisinin evinde, çatı arasında veya bodrumda yaşar. Efendisi gibi giyinir efendisinin kullanılmış giysileri giyer ve efendisini kendisinden daha çok sever. Ünlü yönetmen Tarantiono da Django filminde iradesinin sahibinin iradesine tamamen teslim eden, kraldan çok kralcı olmanın adeta vücut bulmuş hali ev kölesi Stefen isimli bir karakter ile Malcolm X’in bu sözlerine atıfta bulunur.” dedi.
“MANSUR YAVAŞ ARTIK CHP GENEL MERKEZİ’NİN KÖLESİ OLMUŞTUR”
Akşener, sözlerinin devamında “efendi-köle” alıntısı üzerinden Mansur Yavaş’a yüklenerek, “Mansur Yavaş da tam olarak budur. O artık CHP Genel Merkezi’nin ev kölesi olmuştur. O nedenle de İYİ Parti’ye gelince aslan kesilen bu arkadaşımız mevzubahis CHP olduğunda munis ve itaatkar bir tutum sergilemesi doğaldır.” ifadelerini kullandı.
]]>“BİRİSİNİ GÖRÜYORUM Kİ AYNI TAYYİP BEY’İN HUYLARI”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bandırma’daki mitingde gerçekleştirdiği konuşmada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yüklendi ve İYİ Parti seçmeninden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın için oy istedi. Özel, “Ahmet Akın’a dendi ki, biz bir gün sana borcumuzu ödeyeceğiz. Şu ana kadar çok uğraştık, görüştük ama verilen sözler unutuldu. Ben diyorum ki eski dosttan düşman olmaz ama birisini görüyorum ki aynı Tayyip beyin huyları. Yüz yüze bakıyoruz.

“DÜN METHETTİKLERİNİZE BUGÜN NASIL KÜFÜR EDİYORSUNUZ?”
Dün methettiklerinize, bugün nasıl küfür ediyorsunuz? Dün öptüğünüz surata, bugün nasıl tükürüyorsunuz? Dün itiraz ettiğiniz işi, bugün sarayın ağzıyla nasıl sahipleniyorsunuz? Sizin için her şeyi yapmış bir partinin bir temsilcisi böyle efendi bir aday için gelmişte, sen o meydana nasıl iftira ve hakaret içeren pankart asıyorsun. Yazıklar olsun” dedi.
“SENDE OLMAYAN VİCDAN VE İNSAF, İYİ PARTİ’NİN İYİ İNSANLARINDA VAR”
Ahmet Akın’ın geçtiğimiz yerel seçimlerde en büyük fedakarlığı yaptığını belirten Özel, “Birileri şimdi ona yıllar önceki borcunu ödemek yerine tavır takınıyorsa, sende olmayan vicdan ve insaf, İYİ Parti’nin iyi insanlarında var. Hepsinden vallahi de billahi de oy istiyorum. Ben Meral hanıma abla derim, ömrüm boyunca da abla demeye devam edeceğim. Ben İYİ Parti’nin iyi insanlarına, gönlünde, gözünde güneş olanlara ömrüm boyunca sevgiyi ve minneti sürdüreceğim. Birkaç tane AK Parti artmışı, oradan sekmişi, gelmiş burada kıymete binmişinin bu kibrine de ne iyi insanları feda ederim, ne de partimi feda ederim. Önümüzdeki Pazar günü Ahmet Akın’a sahip çıkmaya hazır mısınız?” ifadesinde bulundu.

AKŞENER’DEN ÖZEL’E: TÜRK SİYASETİNDE BU ŞEKİLDE BİR CIVIKLIK OLMAMIŞTIR
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Edirne’nin İpsala ilçesinde partisi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Vatandaşın yanında olduklarını, milletin sesi olmak için partiyi kurduklarını belirten Akşener, genel seçimde ittifakta yer aldıkları süreci anlattı.
Akşener, o dönemde söylemlerinin dikkate alınmadığını ve seçimlerin kaybedildiğini dile getirdi. Seçmenin sesini duymak için gayret sarf ettiklerini ifade eden Akşener, “Çok rahatları yerinde. Edirne’ye gelen Sayın Özgür Özel, ‘Sakın ola ki AK Parti kazanır, sakın ola ki CHP’nin dışında bir partiye oy vermeyesiniz. İYİ Partinin de adayı olgunluk gösterip ayrılmalıdır’ diyor. Türk siyasetinde bu şekilde bir cıvıklık, bir ayıp asla olmamıştır. Bu kaçıncı? Öbürü de çıkıp diyor ki, Edirne’nin bir başka ilçesinde de AK Partili bakanlar geliyor ‘Sakın ola ki AK Parti dışında başka bir yere oy vermeyesiniz, oylar bölünür, CHP gelir.’ diyor” diye konuştu.
]]>İzmir’in Bergama ilçesinde Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları gerekçesiyle işten atılan ve 23 Ağustos 2023’ten bu yana hakları için mücadele eden işçilerin 18 Mart’ta Ankara’ya başlattıkları yürüyüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde sona erdi.
Agrobay işçileri, bakanlık önündeki açıklamanın ardından önce AK Parti Genel Merkezi’ne daha sonra İYİ Parti Genel Merkezi ve CHP Genel Merkezi’ne giderek parti yetkililerine sorunlarını anlattı.
“AK PARTİLİ YETKİLİ, ‘BİNALİ YILDIRIM’IN AK PARTİ İLE ALAKASI YOK’ DİYOR”
AK Parti’de Agrobay işçilerinin gerçekleştirdiği görüşmeye dair konuşan Tarım Sendikası Örgütlenme Sekreteri Büşra Yılmaz ” Binali Yıldırım, Bayburt Holding ile doğrudan ilişkili. Bizim direnişimiz sürerken, Bergama AK Parti Adayı Sadık Doğruel için Binali Yıldırım, Agrobay serasında miting gerçekleştirmiş biri. AK Parti’ye gittiğimizde yetkili kişi diyor ki ‘Binali Yıldırım’ın AK Parti ile bir alakası yok.’ Alakası olmayan kişi neden Bergama adayı için seranın içine girip miting yapıyor? Yalan söylüyorlar. İşçilerin aklıyla oynamaya çalışıyorlar. Her şey gözlerimizin önünde yaşanıyor. Biz buradan bir cevap almadan gitmeyeceğimizi söyledik. Gerekirse Binali Bey buraya gelecek. Biz buradan gitmeyeceğiz” diye konuştu.
İYİ Parti’deki görüşme hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Doğrudan Sedat Aksakallı ile görüşmek istediğimizi söyledik. Sedat Aksakallı, Agrobay şirketinin avukatlığını yapmış biridir. Şirketle doğrudan ilişkilidir. Bugün bütün muhataplarla görüşeceğiz” dedi.
“İYİ PARTİLİ SEDAT AKSAKALLI’NIN AGROBAY İLE OLAN BAĞINI ANLATTIK”
Tarım Sendikası Genel Başkanı Umut Kocagöz, İYİ Parti’de gerçekleştirilen görüşmeye dair yaptığı açıklamada, “Biraz önce buraya geldiğimizde bir görüşme sağlayamamıştık. Bunun üzerine bir açıklama yapmıştık. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun ile görüştük. Kendisine yaşadığımız sorunları anlattık. Neden İYİ Parti’ye geldiğimizi anlattık. İYİ Partili Sedat Aksakallı’nın Agrobay şirketi ile olan bağını anlattık. Sedat Bey’in bu konuda inisiyatif alıp, aracı olarak bu sorunu çözebileceğini söyledik. Kendisi, Sedat Bey ile görüşeceğini ve bizi de görüştüreceğini söyledi. Sedat Bey’in bu sorunu çözebileceğini biliyoruz. Gözümüz kulağımız buradan gelecek haberlerde olacak. Haberin olumsuz olması durumunda da buraya tekrar tekrar geleceğiz” diye konuştu.
“BÜTÜN KAMUOYUNUN DESTEĞİNİ BEKLİYORUZ”
İYİ Parti’nin ardından CHP Genel Merkezi’ne gelen Agrobay işçileri, CHP Genel Merkezi’ne geldi. CHP Genel Merkezi önünde konuşan Tarım Sen yöneticisi Ayten Yavuz, “Yedi aydır direniyoruz. Sekiz gündür yürüyoruz. AK Parti, İYİ Parti ile görüştük. En son durağımız CHP. Başka gidecek yerimiz yok. Bütün kamuoyunun desteğini bekliyoruz” dedi.
Agrobay işçileri daha sonra CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer ile görüştü.
]]>Kavuncu, ilk olarak Çekmeköy’de Hacı Yusuf Cebir Camisi’nde İYİ Parti Çekmeköy İlçe Başkanı Dilaver Koç’un vefat eden annesi Narin Koç’un cenazesine katıldı.
Cenaze namazının ardından Koç ve ailesine başsağlığı dileklerini ileten Kavuncu, burada karşılaştığı Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz ile kısa süre sohbet etti.
Daha sonra Küçükçekmece’ye geçen Kavuncu, Atakent Mahallesi’ndeki bir sitedeki kafede kadınlarla bir araya geldi.
Site sakinlerine İstanbul’da gerçekleştireceği projeleri anlatan Kavuncu, belediye başkanı seçilirse en önemli ve tek önceliğinin deprem olacağını, belediyedeki ihalelerin İBB TV’den canlı yayınlanacağını ve belediyede işe alımları kura ile yapacağını söyledi.
Daha sonra Evrencikliler Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneğine giden Kavuncu, Dernek Başkanı Selçuk Koyuncu ve üyelerle bir araya geldi. Kavuncu, burada yaptığı konuşmada, İYİ Parti olarak daha önce hem genel hem de yerel seçimlere birlikte girdikleri ittifakı neticelendirme kararı aldıklarını söyledi.
Kendisinin Ekrem İmamoğlu ya da Murat Kurum’a seçim kaybettirmek ya da kazandırmak için aday olduğu iddialarının yalan olduğunu belirten Kavuncu, “Biz 31 Mart gecesi İYİ Parti olarak Küçükçekmece’de Mümin Günler’i belediye başkanı yaparsak, Büyükşehir’de de ben belediye başkanı seçilirsem bundan mutlu oluruz. Bizi mutlu edecek sonuç budur.” dedi.
Kendilerini üzecek tek sonucun da Küçükçekmece’de Mümin Günler’in, Büyükşehir’de ise kendisinin seçimi kaybetmesi olacağını kaydeden Kavuncu, “Falanca aday kazandı diye mutlu olmayız, filanca aday kaybetti diye de mutsuz olmayız, memnun olmayız. Böyle bir siyasi parti de olamaz.” ifadelerini kullandı.
Kavuncu ve beraberindekiler daha sonra esnafı ziyarete ederek sorunlarını dinledi, kendisine oy istedi.
Kavuncu Küçükçekmecelilerle iftarda buluştu
Ardından bir düğün salonunda muhtarlar, kanaat önderleri, STK ve spor kulüplerinin temsilcilerinin yer aldığı iftar programına katılan Kavuncu, burada yaptığı konuşmada, “Size iki taraf iki yalan söyleyecek. Bir taraf ‘Aman Buğra Kavuncu’ya vereceğin oy Murat Kurum’un işine gelir.’ diyecek, koca bir yalandır. Bir başka taraf da diyecek ki; ‘Buğra Kavuncu’ya vereceğin oy Ekrem İmamoğlu’nun işine yarar.’ Bu da koskocaman başka bir yalandır. Bunlara itibar etmeyin.” diye konuştu.
Kavuncu, kendisine verilecek oyun 25 yıldır İstanbul’da deprem riskini bitiremeyen, aksine deprem riskini artıran AK Parti ve CHP’ye kırmızı kart göstermeye yarayacağını söyledi.
Kavuncu, şöyle devam etti:
“Zamanında sözde açılım sürecine bu ülkeyi sokan AK Parti’ye, şimdi de ‘Kent Uzlaşısı’ altında DEM’le işbirliği yapan ve kendi listelerinden 25 tane, eski adıyla HDP bugünkü adıyla DEM Partiliyi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisine sokacak CHP’ye, Buğra Kavuncu’ya vereceğiniz oy kırmızı kart göstermektir.”
İftara katılanlara teşekkür eden Kavuncu, 31 Mart’taki seçimlerde kendisine oy vermelerini istedi.
Kavuncu’ya ziyaretlerinde İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun, İYİ Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Mümin Günler ve İYİ Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Rasim Yıldırım ile partililer eşlik etti.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Afyonkarahisar’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef aldı, “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Ben de unutmayacağım. İyilik yap kötülük bul. Şimdi böyle bir sistemden hayır çıkmaz. Onun için İYİ Partili kardeşlerim bunlar bizim için yeni tecrübeler. İnsanlara güvenip, onlar için fedakarlık yapıp karşılık olarak siyasi ahlaksızlık görüyorsanız eğer oraya bir mim koyacaksınız” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Afyonkarahisar’da partisinin il teşkilatının düzenlediği iftar programına katıldı. Burada konuşan Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden sonra yeniden parlamenter sisteme geçilmesi amacıyla da kurulan partisinin bu konudaki çalışmalarını ve Millet İttifakı sürecini anlattı. CHP ile 2019 yerel seçimlerinde büyükşehirlerde yaptıkları ittifaklardan bahseden Akşener, Millet İttifakı’nın kazandığı belediyelerin başkanlarının her zaman zor anlarında yanlarında durduklarına dikkati çekti. Geçen mayıs ayında yapılan seçimlere de atıfta bulunan Akşener, “Ben kazanacak aday dedikçe arkadaşlar tersine döndü, masa kuruldu derken sonuç itibariyle 2023’te biz o seçimi kaybettik. İstanbul’u, Ankara’yı almak Türkiye’yi kazandırmıyormuş, onu öğrendik” ifadelerini kullandı.
İttifak sistemini eleştiren Akşener, seçimlere “hür ve müstakil” girme kararlarından bahsederek “Bilmiyorlar ki biz iğnenin deliğinden geçmişiz. Kim bize ne yaparsa yapsın tam tersine irademizi güçlendirir. Biz İstanbul ve Ankara, Antalya, Adana gibi belediyelerin alınmasında katkısı, faydası olan bir siyasi partiyiz ve onun mensuplarıyız” diye konuştu.
Akşener, Millet İttifakı’nın elindeki belediyelerde kendisine ve partisine yönelik itibar suikastı yapıldığını, partililerin hakaret ve iftiralarla istifa ettirildiğini savundu. Akşener, şöyle devam etti:
“KURT KIŞI GEÇİRİR AMA YEDİĞİ AYAZI ASLA UNUTMAZ, VALLAHİ BİLLAHİ BEN DE UNUTMAYACAĞIM”
“Bütün teşkilatlar ucuna kadar istifa ettirilmek üzere büyük bir gayret sarf edildi. ve çok üzüldüm, çok utandın. Mansur Yavaş çıktı, televizyonda dedi ki, il başkanı, ilçe başkanı, belediye meclis üyeleri, ilçe başkanları, ilçe yöneticileri, İYİ Parti’den istifa ettiler, benle çalışıyorlar, dedi. Diğerleri anlamaz ama bu söyleyeceğimi Mansur Yavaş ve etrafındaki tayfa anlayacaktır. Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz. Allah şahittir, vallahi, billahi ben de unutmayacağım. İyilik yap kötülük bul. Şimdi böyle bir sistemden hayır çıkmaz. Onun için İYİ Partili kardeşlerim bunlar bizim için yeni tecrübeler. İnsanlara güvenip, onlar için fedakarlık yapıp karşılık olarak siyasi ahlaksızlık görüyorsanız eğer oraya bir mim koyacaksınız. Mimi koymadığımız için ihanetler boyumuzu aştı. Ama dediğim gibi bozkurt kışı geçir yediği ayazı unutmaz. İşte ayın 31’ine 7 gün kaldı, göreceğiz ne olacak? Onun için de ben değerli milletimin gönlüne girmeyi İYİ Partililerden istiyorum. Bunu bir talimat olarak göreceksiniz. Alper’i kazandıracaksınız, ilçe, belde adaylarımızı kazandıracaksınız. Çalmadan, yandaş kayırmadan, soymadan, hizmet nasıl olurmuş göreceğiz.”
ERDOĞAN’A EMEKLİ MAAŞI VE ÖĞRETMEN ATAMASI ÇAĞRISI
Akşener konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a emekliler ve ataması yapılmayan öğretmenler için seslendi, “En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getireceksin. 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın ve bayram ikramiyelerini de 7 bin lira yapacaksın. 100 bin öğretmeni tayin edeceksin. Bu mülakat kalkacak. Gençlerin üzerindeki bu acı tecrübe, bu kayırma eylemi kalkacak” dedi.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da düzenlenen halk buluşmasında vatandaşlara seslendi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen mitingde konuşan Özel, konuşmasının büyük bölümünü mevcut Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı adayı MHP’li Cengiz Ergün’e ayırdı. Ergün’ü sert sözlerle eleştiren Özel, kendisine ait reklam raketlerinin kırılmasına da tepki gösterdi. Geçen seçimde ittifak olarak İYİ Parti’ye Manisa’da destek verdiklerini, bu seçimlerde ise Manisa’nın özelinde İYİ Parti’den destek beklediğini bir kez daha hatırlatan Özel, ” Mimar Sinan’ın Muradiye Camii’ni emanet ettiği, Fatih Sultan Mehmet’in yetişip de gidip İstanbul’u fethettiği kentteyiz. Her siyasi partinin ayrı ayrı önemli isimlerinin yetiştiği bir memleketteyiz. Şimdi de Şehzadeler’deyiz. Geçen seçimde Şehzadeler ve Yunusemre’de bir büyük ittifak için biz fedakarlık yaptık. Dediler ki ‘Özgür Özel bağrına taş basacaksın, memleketini İYİ Parti’ye bırakacaksın.’ Dedik ki ‘Madem ki ittifaktır madem ki iyi insanlarla beraberiz. Madem ki biz şehirlere dürüst yöneticiler seçeceğiz. Madem ki memleketimizi de Türkiye’nin pek çok memleketini de ehli namus insanlara emanet edeceğiz, peki’ dedik. Bakın dünya siyaset tarihinde belki de ilktir. Bugün partinin genel başkanı bundan önceki yerel seçimde 3 oyunu da bir başka partiye verdi. Ne diye? Manisa diye. Ne diye? Sözünü tutsun diye. Ne diye? İYİ Parti’yle ittifak kurduk. Onlar kazansın diye. Maalesef benim ilçemde, Yunusemre’de 7 oy farkla, Şehzadeler’de herhalde 2 bin oy gibi bir farkla buraları İYİ Parti küçük bir farkla kaybetti. Biz elimizden geleni yaptık. Sözümüzü tuttuk. Şimdi bu seçimlerde yine ittifak olabilirdi, olmadı. Hak veriyoruz, anlayış gösteriyoruz. Biz Ankara’da yukarıda bir ittifak, bir iş birliği kuramadık. İş, ittifakın gönüllerde kurulmasına, sandıkta kurulmasına, Manisa’nın yıllardır Yunusemre’yi kahreden Çerçi’den kurtulmasına, Şehzadeler’de yeni bir hikayenin başlamasına ihtiyaç var. Her iki tarafta da bolca anket yaptık, sandık kurduk. İki tarafta birer tane adayımız var. Anketlerde, Şehzadeler’de bu sefer iyilik yapmanın, fedakarlık yapmanın, seçim kaybettirmemenin ve yeni bir hikayeye Manisa’da bir cumhuriyet kızının, bir Atatürk kızının gencecik, çalışkan birisinin bu Şehzadeler’e elinin değmesine katkı sağlayacak olanlar geçmiş dönem ittifak yaptığımız ortaklarımızdır. Sizin her daim birlikte olduğunuz bir evladınız olarak iyi insanlardan, İYİ Parti’nin geçmiş seçimde hep birlikte olduğumuz, büyük bir mücadele verdiğimiz ancak geçmiş seçim şartlarında belli sebeplerden başarıya ulaşamadığımız ama bizim yükümlülüğümüzü tam yerine getirdiğimiz buradan bütün iyi insanlardan, muhafazakar demokratlardan, milliyetçi demokratlardan güneş gözlü güzel insanlardan bu seçimi bize kaybettirmemelerini, destek vermelerini, bu seçimi Şehzadeler’de Gülşah Durbay ile Manisa’ya kazandırın. Bütün anketlerde Gülşah birkaç puan önde, AK Parti’yle yarışıyor. Eğer kazanma potansiyelleri olsa Ankara’da da teklif etmiştim ‘Birlikte olalım, bir ilçeyi verelim, bir ilçeyi alalım’. Ama o günlerde dinletemedim. Şimdi bu ilçede Gülşah Durbay önde gidiyor, AK Parti’yle yarışıyor. Maalesef İYİ Parti kazanmıyor ama Gülşah’a destek verirse kazandırıyor. Kendi adayında kalırsa kaybettiriyor. Ben İYİ Partililerden, iyi insanlardan hiçbir yerde yapmadığım bir şeyi burada kendime memleketimde sizin evladınız için istiyorum” dedi.
Emekli maaşlarını mesir macunu üzerinden karşılaştırdı
Geçmiş yıllar ile bugünkü emekli maaşlarını mesir macunu ve güllaç üzerinden karşılaştıran Özel, “En düşük emekli maaşıyla eğer güllaç almaya kalksan geçen sene 150 liraymış kilosu, 50 kilo güllaç alıyordun. Bu sene kilosu 450 lira olmuş ve 22 kilo güllaç alıyorsun. 50 kilo güllaç alan emekli, bir senede 22 kiloya düştü. Manisalılar bir yere giderken akrabaları, asker arkadaşları, eski okul arkadaşları beklerler ki mesir getirsinler. Geçen sene 190 lira idi mesirin kilogramı. En düşük emekli maaşıyla 40 kilogram mesir macunu alınıyordu. Bu sene kilogramı 404 lira olmuş, 25 kilogram alıyorsun. 40 kilogram mesir alan emekli bu sene maaşıyla 25 kilogram mesir macunu alabiliyor. Biz emekliye, emekli kartını belediyelerden veririz ama senin en düşük emekli maaşını önce bir asgari ücret, sonra geldiğin gün gibi bir buçuk asgari ücret yapman lazım. Onun için diyorum ki her emekliye 7 bin lira seyyanen zam lazım” dedi. – MANİSA
]]>Zorlu, Meclis’te engelli vatandaşlarla düzenlediği basın toplantısında, vatandaşların ortak kaygısının ekonomik sıkıntılar ve adaletsizlik olduğunu söyledi.
Engelli yurttaşların durumuna dikkati çekerek farkındalık oluşturmak istediklerini dile getiren Zorlu, Türkiye’de 9 milyon engelli bulunduğunu kaydetti. Engelli maaşı alanlar ve çalışan engelliler hariç yaklaşık 5 milyon engelli bireyin devletin destek hizmetlerinin dışında kaldığını ifade eden Zorlu, öte yandan iktidarın 12 bin engelli vatandaşın istihdam edileceğine yönelik vaadinin yerine getirilmediğini anlattı.
Kürşat Zorlu, “Engellilere ödenen ücretler, yaşam koşullarının çok altında kalıyor. TBMM’ye verdiğimiz kanun tekliflerimizle, evde bakım aylığını 12 bin 750 liraya yükseltiyoruz. Yine, 2022 sayılı Kanun’da 3 kalemde maaş alan muhtaç engellilerimizin, 1,2 milyon insandan bahsediyorum, ücretlerinin yüzde 50 artışla 7 bin liraya getirilmesini teklif ediyoruz.” diye konuştu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdiğini de aktaran Zorlu, önergede, “2024 yılında kaç personel emekli oldu? Bu personelin yerine kaç personel alımı gerçekleştirilmiştir? Öğretmen atamaları bu bahsettiğiniz tasarrufun içinde midir?” sorularının yer aldığını belirtti.
Partisinin bir an önce 100 bin öğretmen atamasının yapılmasını istediğini bildiren Zorlu, personel alımında mülakatın da kaldırılması çağrısında bulundu.
“Bu davet Sayın Bahçeli’den Sayın Genel Başkanımıza bizzat resmi yazışma yoluyla gerçekleşti”
İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, İYİ Parti’ye yönelik “Emekli ittifakında buluşuyoruz” sözlerine dair değerlendirmesinin sorulması üzerine Zorlu, “Seçim zamanı gelince bazılarının aklına geliyor insanların, emeklimizin, emekçimizin problemleri. Doğrusu biz, ittifakı sadece milletimizle yapıyoruz. Hele ‘kent uzlaşısı’ falan, bu kavramların hiçbirisini bilmeyiz, tanımıyoruz. Ancak emeklimizin, engellimizin, ezilen kesimlerin, feryat eden insanların hakkını savunmak için bir ittifak yapmamıza gerek yok. Zaten milletimizin bize verdiği asli bir sorumluluk bu.” yanıtını verdi.
Zorlu, başka bir gazetecinin “MHP’den ilk kez davet aldınız. Son yapılan kurultaya İYİ Parti’den üst düzey katılım oldu. Bu daveti siyaseten nasıl değerlendireceksiniz?” sorusuna karşılık, “Bildiğim kadarıyla bu davet Sayın Bahçeli’den Sayın Genel Başkanımıza bizzat resmi yazışma yoluyla gerçekleşti. Biz de Genel Sekreterimiz Sayın Ayfer Yılmaz ve Hukuk Politikaları Başkanımız Sayın Hakan Şeref Olgun’un katılımıyla kongrede yer aldık. Bunlar Türk siyasetinin olağan, olması gereken durumları. Siyasetin barışçıl bir rekabet iklimiyle devam etmesinden yanayız. Buna da devam edeceğiz.” sözlerini sarf etti.
MHP ve İYİ Parti’nin Ramazan Bayramı’nda bayramlaşıp bayramlaşmayacağının sorulması üzerine Zorlu, “İlk önce bir seçim bitsin. Bayramı da görelim inşallah huzurla. O günleri de inşallah hep birlikte görürüz.” ifadesini kullandı.
Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım’ın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik iddiaları anımsatılarak, değerlendirmesinin sorulması üzerine Zorlu, “Bunların titizlikle araştırılması gerekiyor.” dedi.
Zorlu, Mansur Yavaş hakkındaki başka bir soruyu ise “Millet İttifakı’nın adaylarıydı. Sayın İmamoğlu da öyleydi. İki adayın da seçilmesinde çok güçlü katkılarımız ve etkilerimiz oldu. Ama bu süreçlerin içerisinde neyin nasıl geliştiğini, takdir edersiniz ki bir siyasi parti olarak her bir süreci bilme şansımız yok. Bunları zaman içerisinde bu bulgularla görüp takip ediyoruz.” diye yanıtladı.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Esenyurt’ta, “Ne kadar güzel iş esnafın derdini konuşma, emeklinin derdini konuşma, KYK burslarının pahalılığını konuşma, yurtlarda kalan öğrencilerin kurtlu yemek yediğini konuşma. ‘Sen şucusun, ben bucuyum’. Sonra da dön. Ben İstanbul’u alamam. Dolayısıyla ne yapmam lazım? DEM’le DEM’lenmem lazım. Al birinden vur ötekine” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul’un Esenyurt ilçesinde düzenlenen iftar programına katıldı. Partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Buğra Kavuncu’nun da bulunduğu programda konuşan Akşener, şunları söyledi:
“Ramazan ayı mübarek olsun. Allah tuttuğumuz, tuttuğunuz oruçları inşallah mukaddes kılsın, kabul etsin, ettiğimiz duaları kabul etsin. Allah, ramazanın bereketinden hepimizi faydalandırsın ama yerel seçim var. Seçime gidiyoruz. Bu seçimlere giderken bir karar aldık. Aman Allah’ım. Hem candaşta hem yoldaşta yani iki taraf medyada da söylenmedik hakaret, işitilmedik iftira kalmadı. Hür ve müstakil kararımızın bu kadar rahatsız ettiği bir Türkiye’de demek ki çok doğru bir iş yapmışız. Ülkemize karşı çok iyi bir iş yapmışız. Bize hakaret edenler, başkalarının gösterdiği adayların karşısında tek kelime etmediler. Ne mutlu ki İstanbul’da ve Türkiye’de, ilçelerimizde hemen hemen her parti kendi adayını göstermek durumunda kaldı. Esenyurt’un bir özelliği var. Esenyurt’ta DEM’leniliyor. Ne Esenyurt’muş be kardeşim. Yolda gelirken şaka olsun diye bir lokanta ya da kafenin üstüne ‘Esencılıs’ yazmışlar. Bunun anlamı ne? Aşırı derecede sığınmacının yer aldığı bir ilçemiz olması. Aşırı derecede düzensiz göçün yer aldığı, yığıldığı bir ilçemiz olması ve bunun getirdiği güvenlik sorununun, bunun getirdiği gençlerimiz arasındaki uyuşturucu sorununun had safhada oluşu, betonlaşmanın had safhada oluşu.
“EYT’Yİ BİZ ISRAR ETTİK, ÇÖZÜLDÜ”
Şimdi otelde kaldık. Kıldık namazlarımızı, geliyoruz buraya. 10 dakikalık yola 25 dakikada geldik. Demek ki beton yığınının içinde bir de ayrıca ne var, trafik var. Düzensiz göç, düzensiz trafik ve mahvolan, mahvedilen gençler… Bütün bunların düzeltilebilmesi için önce Esenyurt’ta, sonra büyükşehirde İYİ Parti’ye oy vermenizi rica ediyorum. Elimi güçlendirin. Elimi tutun ki, nasıl düzeldiğini görün. İYİ Parti’ye güç verin. İYİ Parti’yi güçlendirin. Ben 3 sene boyunca bütün Türkiye’yi ilçe ilçe dolaştım. Hakkari’ye de Edirne’ye de gittim, ilçe ilçe dolaştım. O esnaf esnaf, ilçe ilçe gezdiğim yerlerde aldığım bilgileri, öğrendiğim dertleri anlattım. Arkadaşlarım Allah razı olsun, çözümler ürettiler. İktidar partisine ilettik. Meclis’te ilettik. Kanun teklifi olarak ilettik. Mesela bunlardan bir tanesi enteresan bir biçimde EYT’ydi. EYT’ye söz verilmişti, yerine getirmemişlerdi. Biz ısrar ettik, çözüldü, eksik çözüldü.
“İYİ PARTİ’YE OY VERİN, MUHALEFETİN NASIL YAPILDIĞINI GÖRÜN”
Şimdi emeklileri konuşuyorum. Çünkü emekliler aç. Yerel seçimle emeklilerin ne alakası var, diyebilirsiniz. Yerel seçimle emeklilerin çok alakası var. Bir kere belediye başkanlarımız sosyal belediyeciliği yapacaklar, emeklilerimize, gençlerimize, bu konuda ev kadınlarımıza yardımcı olacaklar. Onun ötesinde muhalefet olmak, halkın avukatı olmaktır. İktidar olmak ise hizmet etmektir. Şimdi buradan hodri meydan diyorum. Sayın Erdoğan, 17 gün kaldı. Çıkarın emeklilerin haklarını. Bu bayramda emeklilerimize 7 bin lira ikramiye verin. Emeklilerimize 11 bin lira seyyanen zam verin ve en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine getirin bu 17 gün içerisinde. Emeklilerimiz oylarınızı size versin ama bunu yapmıyorsanız emeklilerimize sesleniyorum. Oylarınızı İYİ Parti’ye verin belediyelerde. Görün, muhalefet nasıl yapılırmış. Hodri meydan. Ben şimdi bunları söyleyince diyorlar ki, ‘Para yok. Bütçeyi bozacak’.
“SURİYELİLERE PARA BULUYORSUNUZ DA EMEKLİYE Mİ BULAMIYORSUNUZ”
Peki, Esenyurt biliyor. Yakından tanıyor. Suriyelilere para buluyorsunuz da emekliye mi bulamıyorsunuz kardeşim? Bugün Avcılar’da bir mağazaya girdik. Süs eşyaları satıyor. İki çalışan gençle karşılaştım. Bir tanesi Ağrılı, birisi Adanalı. Okuldan arkadaş, nişanlanmışlar. İkisi de mütercim tercümanlık mezunu, İngilizce öğretmeni. Özel okullarda çalışmışlar. Asgari ücret seviyesinde bile maaş alamamışlar. Kadın olan ağladı. Dedi ki, ‘Ben KPSS’ye hazırlanamıyorum. Çünkü torpil olduğunu biliyorum. Onun için hazırlanamıyorum. Onun için burada geldim. Tezgahtarlık yapıyorum’. Tezgahtarlık yapmak, aşağılık bir iş değil. Elbette çok saygın bir iş ama öğretmen olmak, yani o eğitimi almak bambaşka bir şey. Şimdi Sayın Erdoğan, sana sesleniyorum. Derhal 17 gün içinde 100 bin öğretmen ata, öğretmenler sana oy versin ama atamıyorsan, bu atamayı yapmıyorsan bütün o atanamamış öğretmen kardeşlerimden İYİ Parti’ye oy istiyorum. Görün, nasıl muhalefet yapılır. 2028’e kadar nasıl muhalefet yapılır, hep beraber şahit olalım.
“İKİ TARAFIN DA KULAĞINI MORARTACAKSINIZ”
Alıştılar tahterevalliye. Alıştılar oculuk buculuk üzerinden konuşmaya. ‘Sen şucusun. Ben bucuyum’. Ne kadar güzel iş ya ama esnafın derdini konuşma, emeklinin derdini konuşma, KYK burslarının pahalılığını konuşma, yurtlarda kalan öğrencilerin kurtlu yemek yediğini konuşma. ‘Sen şucusun, ben bucuyum’. Ondan sonra da dön. Ben İstanbul’u alamam. Dolayısıyla ne yapmam lazım? DEM’le DEM’lenmem lazım. Al birinden vur ötekine. Onun için İYİ Parti’ye oy istiyorum. Esenyurt Belediye Başkan adayımız inşallah belediye başkanımız olacak. Muharrem kardeşime oy istiyorum. Aynı zamanda Buğra Kavuncu’ya oy istiyorum büyükşehirde. Bunun neticesinde göreceksiniz şu sözü. Her ikisi de çalmayacak, çaldırmayacak. Zaten yaparsanız koparırım kulaklarınızı. Çünkü kefalet koyuyorsun, yamuk çıkıyor kardeşim. Sonradan öğreniyorsun, getiriyorlar, bir bakıyorsun, neler yapılmış? Onun için bundan sonra hür ve müstakil, başkasının önerdiği hiç kimsenin arkasında durmayacağız. Kendi partililerimiz, kendi kardeşlerimizin arkasında duracağız. Yamuk yaptıkları zaman da kulaklarını koparacağız. Şimdi seçmenden istediğim şudur. Çalmayacak, çaldırmayacak, senin derdini dinleyecek, lügatlı lügatlı konuşmayacak, sosyal belediyecilik yapacak, İstanbul’a hizmet edecek belediye başkan adaylarımıza oy vereceksiniz. İki tarafın da kulağını hadi koparmayın onlarınkini, morartacaksınız.”
]]>Kavuncu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun ve İYİ Parti Sultangazi Belediye Başkan adayı Hüseyin Öndeş ile yerel seçim çalışmaları kapsamında Sultangazi’de bir dizi ziyaretlerde bulundu.
Sanko Oto Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Güner ile görüşen Kavuncu, burada esnafla bir araya geldi.
Kavuncu, ardından ilçedeki bir tekstil atölyesine geçti, çalışanlara vaatlerini ve projelerini anlattı.
Önceki günlerde hayatını kaybeden Sultangazi İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi adayı Mehmet Akçay’ın ailesini ziyaret eden Kavuncu, yakınlarına taziyelerini iletti.
Kavuncu, daha sonra ilçedeki bir restoranda iftar programına katıldı. Burada konuşan Kavuncu, Sultangazi’de adayları Hüseyin Öndeş’e, İBB’de de kendisine destek istedi.
CHP ile yapmış oldukları ittifaka değinen Kavuncu, şöyle konuştu:
“Bu yapmış olduğumuz ittifakı genel seçimlerden sonra sonlandırdık. Dedik ki artık kendi yolumuzu çizeceğiz, bundan sonra İYİ Parti hiçbir ittifak içerisinde yer almayacak. Bu kararı aldığımız günden beri de çok haksız eleştirilere tabi tutuluyoruz. Bizim ayrı bir parti olduğumuzu, bizim ayrı bir tüzel kişiliğimiz olduğunu muhteremler unutmuşlar. Kendilerini dokunulmaz, vazgeçilmez, eleştirilmez sanıyorlar. İstiyorlar ki sadece onlar için koşturulsun, sadece onlar için çalışılsın ve sadece onlar ayakta tutulsun. Adeta bir vesayet kafası vardı, ben hatırlarım onu, 1990’lı yıllarda. O vesayet kafası neredeyse hortlamış. Hatırlayın bir CHP milletvekili ‘Türkiye’de muhalefet CHP’dir, CHP dışındaki herkes garnitürdür.’ dedi. Bu nasıl bir zihniyete sahip olduklarının da göstergesi. Siz muhalefet ettiğiniz sürece bu ülkede bizim arzu ettiğimiz değişiklik olmayacak.”
Kavuncu, son 25 yıldır Türkiye’de arzu edilen standartların yakalanamamasının iki sorumlusu olduğunu dile getirerek, “Bunlardan bir tanesi iktidar, bir diğeri de ana muhalefet. Eğer 5-6 seçim üst üste seçim kaybediliyorsa iki tane ihtimal vardır; ya iktidar çok iyi işler yaptığı için sürekli seçim kazanıyordur ki bize göre çok iyi işler yapmıyor ya da muhalefette bir problem, bir sıkıntı vardır. İkincisinin biz doğru olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.
Kurulan ittifaka dikkati çeken Kavuncu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Belki düzelir, belki bu sefer başarılı olur diye bir birliktelik yaptık ama bunun da arzu ettiğimiz neticeyi beraberinde getirmediğini gördük ve bir karar aldık. Almış olduğumuz karar da Türkiye’de 81 ilde 1000’e yakın ilçe ve beldede kendi adaylarımızı çıkaracağız. Buna biz saygı duyulmasını istiyoruz. Elbette ki biz bugün İstanbul’u yöneten belediyeyi eleştireceğiz. Aday olmamızın sebebi zaten daha iyisinin yapılabileceğine dair olan iddiadır. Geçmişte bizim bir ittifak yapmış olduğumuz sonuna kadar bu arkadaşlar siyasette var olduğu sürece onları destekleyecek anlamına gelmez. Böyle bir dünya yok. Kendi partilerinde istedikleri kararı alıp istedikleri değişiklikleri yapanlar biz ayrı bir parti olarak farklı bir karar aldığımızda tahammül edemiyorlar. İşte vesayet kafasından kastettiğim bu. Kendileri dışında diğer partileri garnitür gören kafa bu. Biz buna hem muhalefetteki hem iktidardaki bu vesayetçi yaklaşıma bayrak açmış bir partiyiz. Benim İstanbul’un daha iyi bir kent olması için bugüne kadar İstanbul’da yapılmış yanlış işleri gündeme getirmem de en doğal hakkım. Kimse de buna bozulmayacak, kimse de bundan rahatsız olmayacak. İyiye iyi, kötüye kötü diyeceğiz.”
Adaylıklarını ilan ettikleri günden beri sürekli sahada olduklarını belirten Kavuncu, ulaşımdan kentsel dönüşüme, sokak hayvanlarından eğitime kadar İstanbul’la ilgili 28 başlıkları olduğunu söyledi.
Kavuncu, konuşmalarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu da Cumhur İttifakı İBB Başkan adayı Murat Kurum’u da eleştirdiğini kaydederek, şöyle devam etti:
“Biz ne İmamoğlu’nun kaybetmesini, ne İmamoğlu’nun kazanmasını ne Murat Kurum’un kaybetmesini, ne Murat Kurum’un kazanmasını önemseyen ya da bununla ilgili bir strateji yapan parti değiliz. 1 Nisan sabahı bizi mutlu edecek tek sonuç var Sultangazi’de Hüseyin Öndeş’in seçimi kazanması, İstanbul’da da Buğra Kavuncu’nun seçimi kazanması. Eğer bu netice olursa biz mutlu oluruz şayet kazanamazsak da mutsuz oluruz. Falanca kazandı diye mutlu olmayız, filanca kaybetti diye de mutlu olmayız. Biz yeni bir alternatifi, yeni bir soluğu seçmenimizin önüne koymak istiyoruz.”
Buradaki temaslarının ardından İstanbul’daki Vartolular Kültürel ve Ekonomik Dayanışma Derneğini ziyaret eden Kavuncu, vatandaşlara projelerini anlattı.
Ardından ilçe meydanındaki İYİ Parti çadırına gelen Kavuncu, partililere çalışmalarında kolaylıklar diledi.
]]>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun ile Bitlis’e gelen Zorlu, İYİ Partiye katılan Ahlat Belediye Başkanı Abdulalim Mümtaz Çoban’ı ziyaret etti.
Ardından belediye binasının önünde gazetecilere açıklama yapan Zorlu, Ahlat Belediyesinin Abdulalim Mümtaz Çoban’ın idaresinde an itibarıyla İYİ Partinin yönetimi altında olduğunu söyledi.
Ahlat’ın kendileri için önemli bir yer olduğunu belirten Zorlu, kuzeyden güneye, doğudan batıya, etnik köken ve mezhep ayrımı yapmadan ülkenin her bir ferdini kucaklama sorumluluğunda olduklarını ifade etti.
Ülkenin ekonomik anlamda sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Zorlu, “Özellikle son süreçte iktisadi anlamda bazı veri akışları gerçekleşti. Bunları takip ederek vatandaşımızın haklarını arıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisine önergeler, kanun teklifleri veriyoruz. Bu rakamlara yönelik emekçinin, emeklinin gelir düzeyinin ne olması gerektiğini haykırıyoruz.” diye konuştu.
“Emeklimizin, emekçimizin yanındayız”
Büyüme oranının yüzde 4,5 olarak açıklandığını belirten Zorlu, ülkenin büyümesinden memnuniyet duyduklarını kaydederek, şöyle konuştu:
“Bu büyümeden gelir dağılımı ne kadar etkilenmektedir. Bundan Bitlis’in, Ahlat’ın, Türkiye’nin farklı yerlerindeki insanların haberi var mı? Kişi başına milli gelir de 13 bin 110 dolar olarak açıklandı. Emekliye ne kadar zam verildi? 10 bin lira en düşük emekli maaşı ki bundan daha düşük alan emeklilerimiz de var. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Emekliye seyyanen zam verilmek zorundadır. En son verilen bayram ikramiyesi 3 bin lira, gerçekten kabul edilebilir değildir. 2 kişilik bir aile bayram günü bir yerden bir yere gitmek istese sadece otobüs bileti 2 bin lira tutuyor. Şekerini, ikramını katmıyoruz. Son yıllarda bu değişim ne kadar emeklinin aleyhine yaşanmış. Emeklimizin, emekçimizin sonuna kadar yanındayız. İYİ Parti olarak bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, bayram ikramiyesi de ek 7 bin lirayla mutlaka 10 bin, yani en düşük emekli maaşı düzeyine getirilmek durumundadır.”
“Atama takvimini açıklayın”
Öğretmen atamaları konusuna da değinen Zorlu, şöyle devam etti:
“Temmuz ayından bugüne kadar yüz binlerce öğretmenimiz ve aileleri kaygılı bir bekleyiş içindedir. Bir kez daha Ahlat’tan sesleniyoruz, bu günden tezi yok atama takvimini açıklayın ve en az 100 bin kadroyu adil şekilde dağıtarak öğretmenlerimizin bu haklı feryadına kulak verin. Mülakat uygulamasının kaldırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisine kanun teklifi veren siyasi partiyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi her ne kadar seçim sebebiyle çalışmalarına ara vermiş olsa da iktidar, muhalefet bir araya gelerek bunu gerçekleştirmemiz ve bu uygulamayı da hayata geçirmemiz mümkündür, mülakat kaldırılmalıdır. Öğretmenlerimizin yeri, sınıflarıdır, okullarıdır, onları da oraya göndermek mecburiyetimiz vardır.”
Zorlu, bir gazetecinin, “Özgür Özel’in Manisa’da Türkiye ittifakından söz ederek İYİ Parti seçmenine seslendiği” yönündeki sorusuna, “Bilmiyorum böyle bir ittifak mı var? Ben duymadım doğrusu ama bizim ittifakımız milletimizledir. Böyle kent uzlaşışı gibi birtakım kavramları bilmeyiz. Milletimize gidiyoruz ve her bir kare toprağımızda milletimizle bütünleşerek inşallah bu seçimin en iyi çıkış yapan partisi olacağız. Biz ne demlenenlerden ne de demleyenlerden olma düşüncesine sahibiz. İnşallah 31 Mart’ta hep birlikte sonuçları göreceğiz.” yanıtını verdi.
]]>Partisinin Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek’in Kültür Sitesi Lale Salonu’nda düzenlenen Proje Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Özel, yerel seçimlerde, büyükşehir dahil birçok belediyeyi kazanmak istediklerini söyledi.
Özel, anket sonuçlarına göre Manisa’daki pek çok ilçede AK Parti ile yarıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Geçen seçim CHP olarak bağrımıza taş bastık. CHP’ye ‘Büyükşehir, Şehzadeler ve Yunusemre İYİ Partide olacak dediler’, ‘Tamam’ dedik. Gittik oylarımızı İYİ Partiye verdik. Bu seçimde de İYİ Partinin adayı var iki tarafta… Keşke ittifak kurabilseydik, birimizin olduğu yerde öbürümüz olmasaydı. Büyükşehirde de her yerde de çok daha rahat olsaydık ama olmadı. Ama ben Manisalı hemşehrilerimden, iyi insanlardan, güneş yüzlü insanlardan, gözlerinde güneş açanlardan kendi memleketimde bir beklentim var. Siz geçen birlikte mücadele edip yenemediğimiz AK Parti’yi bu sefer Gülşah (CHP Şehzadeler Belediye Başkan adayı Gülşah Durbay) değiştiriyor, aman ha arkamızda durun sakın bize kaybettirmeyin. Ayrıca şunu unutmayın ‘eski dosttan düşman olmaz’, o belediye İYİ Partiye gönül vermiş herkesin de belediyesi olacak.”
Özel, Yunusemre ilçesinde de adayları Semih Balaban’ın önde olduğunu öne sürdü.
Manisa’daki İYİ Parti seçmeninden destek beklediklerini vurgulayan Özel, “Ben söyleyince, hep ‘abla’ dediğim, çok sevdiğim Meral Hanım biraz da kızmaya başladı ama geçen seçimde bize İYİ Parti söylendiği anda Büyükşehirde, Yunusemre’de hep birlikte İYİ Partiye verdik, canla başla çalıştık. Herhalde Manisa’daki İYİ Partililer hepimizden çok İYİ Partiye sahip çıkan Semih Balaban’a gönül borçlarını bu sefer ödeyecekler.” ifadelerini kullandı.
DEM Parti ile görüşmelerine yönelik eleştirilere de değinen Özel, şöyle konuştu:
“Efendim ‘DEM Parti ile görüşüyor’, önümüzde bayram var. Bana bir şeyle övünebilirsin deseler ne ile övünürüm biliyor musunuz? Biz Türkiye’deki tüm siyasi partilerle bayramlaşabilen tek partiyiz. Çünkü biz Türkiye’nin temel direğiyiz, taşıyıcı kolonuyuz. Ben 6,5 milyon oy veren yurttaşın hatırına ve saygısına DEM Parti ile bayramlaşırım. MHP, İYİ Parti, AK Parti ve DSP ile bütün partilerle bayramlaşabilen tek parti CHP’dir. O yüzden CHP’liler partisiyle gurur duysun. İşbirliği yaparsak açık söyleriz, ittifak yaparsak açık yaparız. Bu sefer de ‘Bir ittifak var açıkla’ diyorlar, Açıklıyorum. İttifakımızın adı Türkiye ittifakıdır, rengi ay yıldızlı al bayrağın rengidir.”
Zeyrek, projelerini anlattı
CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek de seçilmesi halinde Manisa’da ilk 2 tonluk şebeke suyunu 1 liradan vatandaşlara sunacaklarını belirtti.
250 gramlık halk ekmeği 5 liradan satacaklarını, 3 yılda tamamlayacağı raylı sistem projesiyle günde 45 bin yolcuyu taşıyacaklarını, 15 yılda kendisini finanse edecek raylı sistem projesiyle şehirde ulaşımın yüzde 50 ucuzlayacağını söyleyen Zeyrek, ayrıca İzmir ile Manisa’yı raylı sistemle birbirine bağlayarak iki kent arasındaki ulaşımı 15 dakikaya düşüreceklerini anlattı.
Zeyrek, pek çok ilçedeki otogarları yenileyeceklerini, altyapı ve üstyapıyı modernleştirerek kente yeni meydanlar kazandıracaklarını, kavşakları yenileyip otopark sayısını arttırarak şehirdeki ulaşımı rahatlatacaklarını sözlerine ekledi.
]]>Babadağ Belediye Başkanı ve İYİ Parti Babadağ Belediye Başkan adayı Ali Atlı, Babadağ ilçe merkezinde ve Kelleci Mahallesi’nde yer alan iki seçim koordinasyon merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İYİ Parti Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, İYİ Parti Denizli İl Başkanı Nihan Cihan Özden, İYİ Parti Merkezefendi Belediye Başkan adayı Fatih Coşkun, İYİ Parti Babadağ ilçe başkanı Mehmet Şimşek, Meclis üyesi adayları, parti kadın ve gençlik kolları, partililer ve Babadağlı vatandaşlar katıldı.
Babadağlılar tarafından yoğun ilgi ile karşılanan açılış töreninde konuşan Başkan Ali Atlı, “Sadece ve sadece vatandaş odaklı, hizmet odaklı, memleketini seven belediye personellerimizin gerek pandemi döneminde, gerek pandemi sonrası dönemde dar gelirli vatandaşlarımızın, dezavantajlı vatandaşlarımızın, çiftçimizin, köylümüzün, dokumacılarımızın, toplumun her kesiminin ihtiyacı olan tüm hizmetler, Babadağ Belediyesi tarafından maksimum seviyede sağlanmıştır. Biz yeni bir hikaye yazmak için yola çıktık. Bunun ilk adamını bugün atıyoruz. Bugün aramızda bulunduğunuz için bizlerle olduğunuz için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Yolumuz açık olsun. 1 Nisan sabahı güneşli bir Babadağ sabahına uyanalım. İyiler kazanacak diyor hepinize saygılar sevgiler sunuyorum” diye konuştu.
Açılışta İYİ Parti Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk de bir konuşma gerçekleştirdi. Öztürk, ‘Kıymetli Babadağlılar. 5 yıl sonra geldik yeni bir yerel seçime. Yerel seçimleri, genel seçimlerden ayıran özellik vatandaşlara doğrudan hizmet verilen bir alan olması. Vatandaşlar açısından bu seçim çok daha değerli. Adayların şahsi duruşu ve çalışmaları bu anlamda çok önemlidir. Bir belediye başkanı seçimi kazandıktan sonra hangi partiden seçimi kazanırsa kazansın, vatandaşlarını ayırmadan herkese eşit hizmet vermek zorundadır. Biz Ali Başkanın yaptıklarını gördük biliyoruz. Sadece büyükşehir konusunda bir eksiği vardı Ali başkanımızın. inşallah bu seçimlerden sonra onu da biz de seçimi kazanarak tamamlayacağız. Bu sayede Babadağ’ı çok daha güzel bir hale getireceğiz.’ ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezi açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından pilav hayrı düzenlenirken, meclis üyesi adayları da tanıtıldı.
İYİ Parti Denizli İl Başkanı Nihan Cihan Özden de bir konuşma gerçekleştirdi. İl başkanı Özden, ‘Cesur ve iyi harekatın temsilcileri sizlerle birlikte olmaktan guru duyuyorum. Burada sizin gibi iyi insanlarla birlikte olmak, hala bu kirli siyasette iyilerin de olduğunun ispatıdır. Peki Denizli böyle kirli bir düzende oy kullanmak zorunda mı? Babadağ zorunda mı? Zorunda değil kardeşim. 44 dolu dolu projemiz ile Denizli’nin en iyi projeleri bizde. Babadağ için de en iyi projeler bizde. Babadağlılar zaten en iyi kim zaten biliyor. Ali başkanım 5 yılda yaptığı hizmetlerle en iyi olduğunu gösterdi. Allah’ın izniyle 1 Nisan’da Ali Atlı Başkan olacak. Babadağ kazanacak.’ diye konuştu.
Babadağ ilçe merkezinin açılışının ardından Kelleci Mahallesi’nde de seçim koordinasyon merkezinin açılışı gerçekleştirildi. Kelleci Mahalle sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği açılışta Başkan Atlı’ya destek büyüktü.
Coşkunun yüksek olduğu Kelleci Mahallesi’ndeki açılışta ise Başkan Atlı, ‘Çoban ateşini yaktığımız Kelleci Mahallesinde olmaktan dolayı büyük mutluluk içerisindeyiz. Biraz önce 2024 yerel seçimleri için seçim koordinasyon merkezimizin açılışı gerçekleştirdik. Tarihte bir ilk olarak Kelleci Mahallemizde de seçim koordinasyon merkezimizi açıyoruz. Kelleci Mahallemiz, Babadağımızın en örnek ve değerli mahallelerinden biridir. Ben de Kellecili olmaktan dolayı duyduğum mutluluğu, onuru ve gururu belirtmek istiyorum. 2019 seçimlerinde Kelleci Mahallesi nasıl öz evladına sahip çıktıysa, 1 ay sonra gerçekleşecek seçimlerde de öz evladına sahip çıkacaktır. Babadağ’ı 5 yıl daha yönetme yetkisini bize verecektir. Bundan hiç şüphem yoktur. Bu memleket ne çektiyse damatlardan çekti. Siz öz evladınızı yalnız bırakmazsınız. Hepinizi çok seviyorum. Saygılarımı sunuyorum’ diye konuştu.
Kelleci Mahallesi’nde hava şartları kötü olmasına rağmen, açılışa mahalleliler yoğun ilgi gösterdi. Açılış sonrası Başkan Atlı ile birlikte, İYİ Parti Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yasin Öztürk, İl Başkanı Nihan Cihan Özden, İlçe Başkanı Ayşe Yümsek ve partililer vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. – DENİZLİ
]]>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, Uşak’a gelerek İYİ Parti İl Teşkilatını ziyaret etti. İYİ Parti İl Başkanı Ayşegül Obalı’nın da hazır bulunduğu ziyarette gazetecilere açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu “Elbette bu bir yerel seçim ve bu dinamikler çerçevesinde adayımızın projeleri, geçmişi, kişiliği, ortaya koyduğu bugüne kadar ki siyasi kararlılık ve irade şüphesiz birinci belirleyici olacaktır. Ancak ülkemiz bir yandan da büyük sorunların içerisinden geçmekte. Bu sorunlar 31 Mart yerel seçimlerini bir yerel seçimin olmasının yanı sıra aslında siyasi iktidarın bu sorunlara çözüm üretemeyişinin ve bununla birlikte özellikle muhalefet kesiminde de bu sorunlara milletimizin çözüm üretilip, üretilmeyeceği konusundaki tereddütlerin de ortaya çıktığı bir dönemde çok ciddi bir mesaj alanı olarak görüleceği kanaatindeyim.
Parti Sözcüsü Zorlu, 31 Mart’ta Uşak Belediyesi’ne İYİ Parti bayrağı asacaklarına inandığını dile getirerek “Biz İYİ Parti olarak Türkiye’nin milli merkeziyiz. Biz bu ülkeye inanan her bir vatansever insanımızın hiçbir ayrım gözetmeden, mezhep, etnik köken hiçbir ayrım gözetmeden her birisinin oyuna talibiz. Her bir vatandaşımız kendini İYİ Parti’de inanın hissedebilir, burada kendisini bulabilir. Bizim politikalarımız, yüreğimiz onların hepsini kucaklamaya değer. İşte bu çerçevede 31 Mart yerel seçimlerinde Uşak’taki iddiamız bir önceki seçimden olduğundan daha fazla bir biçimde devam ediyor. İnşallah Muhammet Gür başkanımız ve il başkanımızın öncülüğünde tüm teşkilat mensuplarımızın desteğiyle Uşak’ta inşallah bayrağı çekeceğiz. 31 Mart akşamı pusulada ikinci sırada yer alan İYİ Parti güneşine milletimizi davet ediyoruz. Başaracağız, kazanacağız inşallah.” dedi.
Parti Sözcüsü Zorlu sözlerine; “Biz tek başına girme kararı aldığımız tarihten itibaren çok çeşitli saldırılara maruz kaldık. Bu süreç yaşanırken bizden ayrılan bazı arkadaşlarımız oldu. Bir defa şunu söyleyeyim, eleştiriye sonuna kadar açığız. Politikalarımız, ortaya koyduğumuz duruş çerçevesinde bizi eleştirenler elbette olacaktır. Bu sebeple ayrılan arkadaşlarımıza elbette üzüldük. Onların ayrılmasını istemeyiz. Ama özellikle belirli bir periyot içerisinde planlı bir biçimde rakamlar, ilçeler, mevziler saptırılarak partimize yönelik çok ciddi bir kara propaganda uygulanmıştır. Bunun örneklerinden biri Uşak’ta da verilmiştir. Sayılar 5-10 katına çıkartılarak, yüzlerle ifade edilerek buradaki arkadaşlarımızın emeğine bir haksızlık ve saygısızlık yapılmıştır. Dolayısıyla eleştiri kültürüne tamam ama İYİ Parti’nin tek başına girme kararına ve iradesine saygı duymayarak, Türkiye’de konforlu siyasetin devamından yana tavır gösterilmesi yönünde eğilim sergileyerek bize zarar vermeye çalışan arkadaşların tutumlarını asla kabul etmiyoruz. Bu siyaseten hiç etik ve ahlaki de değildir. Bu kararımızın ardından milletimizin bize yönelen teveccühü her geçen gün artmaktadır. Çok ciddi bir teveccühle karşı karşıyayız. Bunun elbette bilimsel anlamda ölçümü noktasında da çalışmalarımız oldu, olmaya devam ediyor. Oylarımızda yukarı yönlü bir artış olduğunu Türkiye genelinde açık yüreklilikle söyleyebilirim.” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, partideki basın açıklamasının ardından İYİ Parti Uşak Belediye Başkan Adayı Muhammet Gür’le beraber İsmetpaşa Caddesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulundu. – UŞAK
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik” sözlerine ilişkin; “Ben CHP’nin bu jest isteme işlerinden bıktım usandım, midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz o arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik, bir vefa sistemi içinde gezdik” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde esnafı ziyaret etti. Akşener’e İYİ Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım ile İYİ Parti Gölbaşı Belediye Başkan adayı Fehmi Kandemir eşlik etti.
Akşener’in esnaf dükkanlarından birinde “Ben beyefendiye (Fehmi Kandemir) oy istemeye geldim. Durumumuz ne” sorusuna, esnaf “İnşallah” yanıtını verdi.
Akşener, başka bir dükkanda ise, “Öncelikle hayırlı işler diliyorum. Bu yerel seçimlerde de oy kullanacaksanız hem ilçenize hem büyükşehre…Oy istemek için geldik ben. Hem hemşehriniz Fehmi kardeşim hem Cengiz Topel kardeşim büyükşehirden aday dolayısıyla oy istemeye geldik” dedi. Esnafın, “Hayırlısı” cevabı verince Akşener, Fehmi Kandemir’i işaret ederek, “Hayırlısı, inşallah olunca biraz soru işareti vardır, buraya tekrar gel kardeş” dedi. Akşener’in “Bir genel başkan olarak bir tek ben geldim değil mi” sorusuna esnaf “Evet” yanıtını verdi.
Akşener, esnaf ziyareti programında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik. Ben hala bekliyorum. Bu jesti İYİ Partili yöneticilerden görmüyorsak da Balıkesir’deki İYİ Partililerden göreceğimizi ümit ediyoruz” açıklamasının sorulması üzerine şunları söyledi:
“Sonuçta biz başaramadık, ittifak siyasetiyle öyle ya da böyle başaramadık. İYİ Parti olarak tek başımıza hür, müstakil seçim girmeye karar verdik. O günden beri inanılmaz bir çirkinlikle karşı karşıya kalıyoruz.
“BEN BÖYLESİNE BİR ÇİRKİNLİĞE İLK DEFA RASTLIYORUM”
Bugün bir ilginç bir fotoğraf gördüm. Bizim Gölbaşı Belediye Meclis üyelerimizden 2. sırada bulanan arkadaşımız hem Mansur Bey’in hem CHP’ye bizim il başkanlığımızı yapıp sonra genel müdür olan Mesut Özarlsan arkadaşımızın, onun seçim bürosunda bir fotoğrafını gösterdi arkadaşlar halen bizim listemizden aday. Bu güzel bir şey değil. Bu siyasetçiye olan inancın, saygının ortadan kalktığı bir çirkin tavırdır. O listede yer alıp, istifa etmeyip fotoğraf vermek ve buna da müsaade etmek hem büyükşehir belediye başkanının hem de o ilçenin adayının buna müsaade etmesi, bunu fotoğraf olarak paylaşması, 30 yıldır aktif politika yapıyorum, DYP-ANAP kavgasını yaşamış bir insanım, 1980 öncesinde sağ sol kavgasını yaşamış bir insanım. Ben böylesine bir çirkinliğe ilk defa rastlıyorum. 30
“BEN CHP’NİN BU JEST İSTEME İŞLERİNDEN BIKTIM USANDIM, MİDEM BULANIYOR ARTIK”
Ben CHP’nin bu jest isteme işlerinden bıktım usandım, midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz o arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik, bir vefa sistemi içinde gezdik. En ufak incitici bir cümlemiz olmadı o15 arkadaşımıza ve Kılıçdaroğlu’na, o dönemin CHP yöneticilerine en ufak incitici sözümüz olmadı ama o kadar enteresan ki, dön baba dönelim, 15 milletvekili… Ömer Seyfettin’in bir diyet hikayesi vardır. Biz 15 milletvekiliyle seçime girdik ve bir grup kurduğumuz andan itibaren AK Parti tek başına hükümet olmayı kaybetti. O günden beri AK Parti’nin anayasayı değiştirecek gücü olacaktı. Biz olmadığımız zaman. Biz bunların teşekkürünü almadık. Başımıza vurula vurula bir çekiç gibi geziyoruz.
“BALIKESİR BİZE BIRAKILDIĞINDA ANTALYA’YI DA CHP’YE BIRAKTIK”
Genel başkanların biraz daha dikkatli bir dil kullanmasında fayda var diye düşünüyorum. Bir yanlışlık daha yapılıyor, onu da manidar buluyorum. Covidden kafalar mı gitti, ondan da emin değilim. İsmail Ok doğrudur belediye başkan adayı oldu, seçilemedi. Dokuz bin 900 oyla seçilemedi. O dönemde yapılan karşılıklı didişmeyle seçilemedi. Seçimi kaybettikten sonra hepimize sinir oldu, ondan sonra da AK Parti’ye milletvekili olarak geçti. ‘Belediye Başkanı oldu, AK Parti’ye gitti deniliyor’, bu kocaman bir yalan. Ben Sayın Ahmet Akın’a karşı bir zarif cümle kurdum, fi tarihinde. Çünkü Ok gidince, Akın ‘Ben artık İYİ Parti’nin de milletvekiliyim Balıkesir’de’ diye beyanat verdi. Ben de ‘Çok teşekkür ediyorum, beni borçlandırdın’ dedim. Ama Balıkesir bize bırakıldığında Antalya’yı da CHP’ye bıraktık. Döndür baba döndür. Demek ki bilgileri yok arkadaşların bu konuda, şimdi ben hatırlatmış olayım. Bundan sonra teşekkür etme eylemlerime, jest yapma, zarif davranma konularında aşırı dikkat edeceğimi söyleyebilirim.”
]]>
TOKAT – İYİ Parti Tokat Belediye Başkan Adayı Şeref Menteşe’nin adaylığı 2019 yılında aldığı ceza nedeniyle Yüksek Seçim Kurulunca düşürüldü. Duruma itiraz eden Menteşe, YSK’dan gelecek haberi bekliyor.
İYİ Parti Tokat Belediye Başkan Adayı Şeref Menteşe’nin adaylığı, 2019 yılında almış olduğu ceza nedeniyle Yüksek Seçim Kurulunca iptal edildi. İtiraz dilekçesi yazan Menteşe, YSK’dan gelecek haberi bekliyor. Konuyla ilgili parti binasında açıklama yapan İYİ Parti Tokat İl Başkanı Erkan Er, “Alınan Yüksek Seçim Kurulu kararının tartışmasını sadece Tokat halkının vicdanına havale ediyoruz. Karşısına çıkıp konuşamayanlar, adayımızın vizyonunun karşısında söyleyecek laf bulamayanlar alınan bu kararla birlikte çok rahat ettiler. Son iki gündür partimizin yeni bir adayla yola devam ettiğine dair çıkan haberlerin hiçbirinin aslı astarı yoktur. Elbette biz farklı isimlerle istişare ettik, görüştük, görüşüyoruz. İYİ Parti tabii ki adaysız kalmayacak. Ancak bizim adayımızla alakalı Seçim Kurulu kesin kararı açıklayana kadar bizim bir aday belirleyip sunmak en hafif deyimiyle büyük bir dezenfektesizliktir. Kimlerin hangi maksatla yaptığını bilmiyoruz. Ancak yeni adayın belirlenmesi sürecinde bundan sonra başlıyoruz. En kısa zamanda da sonuçlandıracağız. Yüksek Seçim Kurulu bize bir süre tanıdı. Bu süre zarfında partimizin yetkili organlarıyla istişare yapacağız. Genel merkezimize arz edeceğiz. Buradan gelecek talimat doğrultusunda da yeni adayımızla sizlerin huzurlarına çıkacağız” dedi.
İYİ Parti Tokat Belediye Başkan Adayı Şeref Menteşe ise, “Kapalı kapılar arkasında istediğini konuşup yüz yüze gelince kameraların önüne gelince de hiçbir şey yokmuş gibi davranan bir zihniyetin karşısında dimdik ayağa kalktık. Evet, yapmış olduğumuz bu çalışmanın çok rahatsız ettiğini gördük. Elbette ki yargı bir karar verir. Halihazırda tarafıma tebliğ edilmiş resmi bir yazı yoktur. Sadece bunu fırsata çeviren goygoycular var. ve en önemlisi de siyasi nezaketten nasibini alamamış soytarılar var. Bunlar ise Türk yargısına olan saygıyı ortadan kaldırdıkları gibi insana olan saygıyı da yok ettiler. Doktor Şeref Menteşe’nin adaylığı düştü haberi bir yalandır. Şeref Menteşe’nin adaylığıyla alakalı istenilen bir evrak var. Bu evrakı biz resmi olarak da paylaştık. Her yerde de paylaşırız. Buna karşılık da bizim verdiğimiz anayasa hukukçuları tarafından hazırlanmış resmi bir savunmamız var. Ben Tokat’ın derdiyle dertlendim. Çare ürettim ve bu milletin huzuruna çıktım. Beni durdurmak için hukuk ve hak gaspı yapılmasına seyirci kalmam mümkün değildir. Ancak bizim adaylığımızı düşürseler de ağzımızı bantlayamazlar. Gözümüzü kapatamazlar. Biz Tokat’ın sorunlarını dillendirmeye devam edeceğiz . Türkiye’deki seçim kanunu 51,1,2,3. maddesi açık ve net bir şekilde diyor ki eğer ki bir infaz varsa ve bu infaz devlete karşı işlenmiş bir suç değilse, yüz kızartıcı bir suç değilse, evrak sahtekarlığı değilse diyor itikaf suçu değilse diyor sıralıyor. Bunların infazı bittiği gün seçme ve seçilme hakkına kavuşur diyor. Ben bu evrakı size belge olarak da bırakacağım. İstediğiniz gibi fotokopisini alıp orada bakabilirsiniz. Bununla alakalı bir şikayetinizi seçim kurulumuza verdik. Bize ulaşan habere göre yarın görüşülecek. İtirazımız görüşülecek. Hala diyorum ben İYİ Parti’nin Tokat Belediye Başkan adayıyım. Bununla alakalı süreci Yüksek Seçim Kurulu karara bağlayacaktır” dedi.
]]>İYİ Parti Tokat Belediye Başkan Adayı Şeref Menteşe’nin adaylığı, 2019 yılında almış olduğu ceza nedeniyle Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) iptal edildi. İtiraz dilekçesi yazan Menteşe, YSK’dan gelecek haberi bekliyor. Konuyla ilgili parti binasında açıklama yapan İYİ Parti Tokat İl Başkanı Erkan Er, “Alınan Yüksek Seçim Kurulu kararının tartışmasını sadece Tokat halkının vicdanına havale ediyoruz. Karşısına çıkıp konuşamayanlar, adayımızın vizyonunun karşısında söyleyecek laf bulamayanlar alınan bu kararla birlikte çok rahat ettiler. Son iki gündür partimizin yeni bir adayla yola devam ettiğine dair çıkan haberlerin hiçbirinin aslı astarı yoktur. Elbette biz farklı isimlerle istişare ettik, görüştük, görüşüyoruz. İYİ Parti tabii ki adaysız kalmayacak. Ancak bizim adayımızla alakalı Seçim Kurulu kesin kararı açıklayana kadar bizim bir aday belirleyip sunmak en hafif deyimiyle büyük bir dezenfektesizliktir. Kimlerin hangi maksatla yaptığını bilmiyoruz. Ancak yeni adayın belirlenmesi sürecinde bundan sonra başlıyoruz. En kısa zamanda da sonuçlandıracağız. Yüksek Seçim Kurulu bize bir süre tanıdı. Bu süre zarfında partimizin yetkili organlarıyla istişare yapacağız. Genel merkezimize arz edeceğiz. Buradan gelecek talimat doğrultusunda da yeni adayımızla sizlerin huzurlarına çıkacağız” dedi.
İYİ Parti Tokat Belediye Başkan Adayı Şeref Menteşe ise, “Kapalı kapılar arkasında istediğini konuşup yüz yüze gelince kameraların önüne gelince de hiçbir şey yokmuş gibi davranan bir zihniyetin karşısında dimdik ayağa kalktık. Evet, yapmış olduğumuz bu çalışmanın çok rahatsız ettiğini gördük. Elbette ki yargı bir karar verir. Halihazırda tarafıma tebliğ edilmiş resmi bir yazı yoktur. Sadece bunu fırsata çeviren goygoycular var. ve en önemlisi de siyasi nezaketten nasibini alamamış soytarılar var. Bunlar ise Türk yargısına olan saygıyı ortadan kaldırdıkları gibi insana olan saygıyı da yok ettiler. Doktor Şeref Menteşe’nin adaylığı düştü haberi bir yalandır. Şeref Menteşe’nin adaylığıyla alakalı istenilen bir evrak var. Bu evrakı biz resmi olarak da paylaştık. Her yerde de paylaşırız. Buna karşılık da bizim verdiğimiz anayasa hukukçuları tarafından hazırlanmış resmi bir savunmamız var. Ben Tokat’ın derdiyle dertlendim. Çare ürettim ve bu milletin huzuruna çıktım. Beni durdurmak için hukuk ve hak gaspı yapılmasına seyirci kalmam mümkün değildir. Ancak bizim adaylığımızı düşürseler de ağzımızı bantlayamazlar. Gözümüzü kapatamazlar. Biz Tokat’ın sorunlarını dillendirmeye devam edeceğiz . Türkiye’deki seçim kanunu 51,1,2,3. maddesi açık ve net bir şekilde diyor ki eğer ki bir infaz varsa ve bu infaz devlete karşı işlenmiş bir suç değilse, yüz kızartıcı bir suç değilse, evrak sahtekarlığı değilse diyor itikaf suçu değilse diyor sıralıyor. Bunların infazı bittiği gün seçme ve seçilme hakkına kavuşur diyor. Ben bu evrakı size belge olarak da bırakacağım. İstediğiniz gibi fotokopisini alıp orada bakabilirsiniz. Bununla alakalı bir şikayetinizi seçim kurulumuza verdik. Bize ulaşan habere göre yarın görüşülecek. İtirazımız görüşülecek. Hala diyorum ben İYİ Parti’nin Tokat Belediye Başkan adayıyım. Bununla alakalı süreci Yüksek Seçim Kurulu karara bağlayacaktır” dedi. – TOKAT
]]>Bağcılar’da partisinin seçim irtibat bürosunun açılışında konuşan Kavuncu, yanında bulunan teşkilat başkanları ve üyelerine teşekkür etti.
İYİ Partiden ayrılarak yerel seçimlerde başka bir aday için çalışma yapacağını açıklayanlar olduğuna işaret eden Kavuncu, “Biz artık yorulduk. Bizimle uğraşmayın demekten yorulduk. Gidenler gidebilir. Ama gittikten sonra beraberce yol yürüdüğü arkadaşlarına bu kadar fazla zarar vermek isteyen bu duygu, bu nefret, bu arkadaşlarımızın içine nasıl girmiş, nasıl bu duygu onlara aşılanmış? Ben bunu anlayamıyorum.” diye konuştu.
Bu yapılan davranışların nefretten daha öte olduğunu söyleyen Kavuncu, “Besteler yapılıyor. Müzikler tertip ediliyor. Bunlar şu andaki belediye başkanına hediye ediliyor. Hediye edilirken devamında da aynı besteyi yapanlar diyorlar ki; ‘İYİ Partili bir grup bugün yarın bir açıklama yapacak.’ İYİ Partililer burada arkadaşlar. Bakın tek tek saydım. Çok daha fazlası burada. Şu anda Bağcılar’dayız, yüzlerce arkadaşımız burada bir seçim koordinasyon merkezi açılışı yapıyoruz.” ifadesini kullandı.
Kavuncu, İYİ Parti mensuplarının İstanbul’daki Büyükşehir Belediye Başkan adayının belli olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
“O da Buğra Kavuncu’dur. Bağcılar’da İYİ Partinin belediye başkan adayı bellidir. O da çok kıymetli Ali Özdemir’dir. Gövdesi burada aklı başka yerde olan, gövdesi burada ruhu başka yerde olan ne maksatla, ne amaçla, hem bu partide olup, hem başka adayı desteklemek nasıl bir duygudur? Nasıl bir ödülün devamında gelmiştir? Neden yapılır? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bunlar bir ihraç sebebidir. Tüzüğümüzde, Siyasi Partiler Kanunu’nda çok açıktır.”
Kimseyi zorla İYİ Partinin çatısı altına almadıklarını belirten Kavuncu, “Eğer böyle bir davranış ve tavır içerisine girecek herhangi bir İYİ Partili olursa, bunun uygulaması da, tüzüğümüz de çok nettir, ihraçtır. Çünkü parti bir milletvekili adayı, bir belediye başkanı adayı çıkarttığında, bu adayla ilgili partinin teşkilatları, partide görev alanlar partisinin adayını desteklemek mecburiyetindedirler.” açıklamasında bulundu.
Kavuncu, şunları kaydetti:
“Çok enteresan şeyler oluyor. Yüksek Seçim Kuruluna listeler teslim edilene kadar ilçe başkanlığı yapan arkadaşlarımız 19 Şubat’ta istifa edip 3 ay önce alınmış kararı gerekçe gösteriyorlar ve bu arkadaşların hemen hemen çoğu da bir başka partinin listelerinden büyükşehir veya ilçe belediye meclis üyesi adayı olarak çıkıyor. Ben bunu söylediğimde bana bizden aday olan başka partide daha önce adaylık yapmış ama bize gelmiş olan arkadaşları örnek gösteriyorlar. Şimdi bir idrak problemi de var bu arkadaşların. Yani olayı idrak etme ve olan biteni anlama sıkıntıları var.”
Kavuncu’nun konuşmasının ardından seçim irtibat bürosunun açılışı yapıldı.
Bağcılar Sancaktepe Kapalı Halk Pazarı’nı da ziyaret eden Kavuncu, burada pazar esnafıyla sohbet ederek sorunlarını dinledi.
]]>İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Karakeçili, “Hatırlatmak gerekir ki 2020 kurultayında itibaren ‘başka bir milliyetçilik mümkün’ diyebilen bir parti ortaya çıkmıştı…Gelinen noktada ise ‘Bu kurşunlar mı bize dur diyecek’, ‘Uğur Mumcular, Gaffar Okkanlar, Sinan Ateşler durdu mu’ diye konuşan Akşener’den ‘Eskiden siyasi cinayetler mertçe işlenirdi’ diyebilen bir zihin dünyasına geçilmesidir. Birkaç ay öncesine kadar Cumhurbaşkanı olması niyetiyle masa devrilen İmamoğlu için ‘Gözü başka mevkilerde olanlar bu şehri yönetemez’ denilmesidir. Ankara’da ise ‘hür ve müstakil’ iddiasının, tüm siyasi yaşamını CHP’de geçirmiş bir adayla neticelenmesidir. Eğer İYİ Parti üzerine oynanan bir oyun ve yapılan bir operasyon varsa burada aranmalıdır” dedi.
İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu. Karakeçili, X hesabında “Her veda zordur çünkü zor zamanlarda, doğru amaçlarla, güzel duygularla, cesur insanlarla iyi günler geçirdim. Her şey için minnettarım tüm İYİ Parti ailesine teşekkür ediyorum” notuyla açıklama yaptı. Karakeçili’nin açıklaması özetle şöyle:
“GENEL BAŞKANLAR İSE KOORDİNASYONU, UZLAŞMAYI, DENGEYİ VE DÜZENİ SAĞLAYAN ORKESTRA ŞEFLERİDİR”
“Siyaset bir ekip çalışmasıdır. Amacı çatışmaları ve çıkarları uzlaştırmak olan bir sanattır. Bu uzlaşı da merkezde ve makulde buluşmaktır. Merkezi ve makulü inşa etmektir. Haliyle, siyasal partiler de siyaset sanatını icra etmek üzere, ortak fikirlere ve ideallere sahip ancak farklı yetenekleri olan insanları bir araya getiren orkestralara benzerler. Genel başkanlar ise koordinasyonu, uzlaşmayı, dengeyi ve düzeni sağlayan orkestra şefleridir.
“BU HAZİN DURUMU ÜZÜNTÜYLE İZLEYEN PARTİMİZİN MİLYONLARCA SEÇMENİ İSE DAVUL VE TOKMAĞIN ARASINDA SIKIŞIP KALMIŞTIR”
Ancak Genel Başkan Sn. Meral Akşener, oldukça bilgili bir siyasetçi, fazlasıyla tecrübeli bir orkestra şefi olmasına rağmen, en iyi bildiğini zannettiğimiz enstrümanlara ısrarla yanlış parçalar icra ettirmekte, en iyi bildiğini var saydığımız notalara da sürekli yanlış basmaktadır. Gelinen noktada partinin iradesi, tokmağın birinin, davulunsa başkasının elinde olduğu, siyasal bir gürültü kaynağına dönüşmüştür. Bu hazin durumu üzüntüyle izleyen partimizin milyonlarca seçmeni ise davul ve tokmağın arasında sıkışıp kalmıştır.
“BİRKAÇ AY ÖNCESİNE KADAR CUMHURBAŞKANI OLMASI NİYETİYLE MASA DEVRİLEN İMAMOĞLU İÇİN, ‘GÖZÜ BAŞKA MEVKİLERDE OLANLAR BU ŞEHRİ YÖNETEMEZ’ DENİLMESİDİR”
Hatırlatmak gerekir ki 2020 kurultayında itibaren ‘başka bir milliyetçilik mümkün’ diyebilen bir parti ortaya çıkmıştı. ‘Hür ve müstakil’ bahanesinden önce ‘hürriyet’ diyebilen bir siyaset kurulabilmişti….Gelinen noktada ise, ‘Bu kurşunlar mı bize dur diyecek’, ‘Uğur Mumcular, Gaffar Okkanlar, Sinan Ateşler durdu mu?’ diye konuşan Akşener’den ‘eskiden siyasi cinayetler mertçe işlenirdi’ diyebilen bir zihin dünyasına geçilmesidir. Birkaç ay öncesine kadar Cumhurbaşkanı olması niyetiyle masa devrilen İmamoğlu için, ‘gözü başka mevkilerde olanlar bu şehri yönetemez’ denilmesidir. Ankara’da ise ‘hür ve müstakil’ iddiasının, tüm siyasi yaşamını CHP’de geçirmiş bir adayla neticelenmesidir. Eğer İYİ Parti üzerine oynanan bir oyun ve yapılan bir operasyon varsa burada aranmalıdır.
Dolayısıyla operasyon denen şey, kökleri dışarıda aranmasına gerek olmayacak kadar içeridedir, bünyededir ve alenidir. Ancak yetkili hiç kimse hastalığı kabul etmemekte, bu konudaki uyarılarıysa düşmanlık ve ihanet olarak addetmektedir. Teşhisin ve haliyle tedavinin yapılma imkanının kalmaması ise mevcut koşullarda iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığın sonucunun beklendiği umutsuz bir kabullenişi göstermektedir. Buraya kadar anlattığım ve paylaştığım hazin durum, İYİ Parti’de görev yapmama artık izin vermemektedir….Partideki yerel yönetimler başkan yardımcılığı görevimden istifa ediyorum ve parti üyeliğinden ayrılıyorum.”
İYİ Parti kaynakları ise Karakeçili’nin istifasına ilişkin sessiz kalmayı tercih ettiklerini bildirdi.
]]>
Yerel seçimlere sayılı günler kala Antalya’da İYİ Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Erdal Özçivi, eski Kepez İlçe Başkanı Mesut Emrah Yıldırımlar, İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Başak Karataş ve ilçe yöneticilerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 150 İYİ Partili istifa ederek CHP’ye katıldı. Aynı zamanda CHP’nin Muratpaşa Belediye Başkan adayı da olan Ümit Uysal’a yerel seçimlerde destek vereceklerini ilan eden İyi Partililer için tören Uysal’ın seçim koordinasyon merkezinde gerçekleşti. Törende CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Muratpaşa İlçe Başkanvekili Can Okan Kıran da yer aldı.
“Ortak bir hayalimiz var”
Uysal burada yaptığı konuşmada, Antalya İttifakının ilk kıvılcımının Muratpaşa’dan çaktığını belirtti. Bu ittifakın ortak paydasının beraber bir Türkiye hayali kurmak olduğunu söyleyen Uysal, şöyle konuştu:
“Toplumsal beraberlik, beraber düşünme, beraber hayal kurma, iyiliği ve kötülüğü paylaşma, geleceğe umutla bakma, kalkınma, üretme, demokratik yaşam ve dayanışma duygusu tasfiye edilme durumunda. Her gün erozyona uğrayan ortak duyarlılıklara, bu duyarlılıklarımızın her gün aşındırılmasına, insanların otoriter yaklaşımlar içinde bölünmesine, milletimizin birbiriyle konuşamaz hale getirilmesine, milletimizin televizyonlarını dahi ayırmış duruma getirilmesine, birbirini dinleyemez hale getirilmesine ‘Hayır’ diyoruz”
Sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, CHP çatısı altında birleşip Milli Mücadele’nin kazanılmasından bir anlamda farkı olmadığını dile getiren Başkan Uysal, “Bugün de ülkemizin umudunu, geleceğe olan güvenini, milletimizin birliğini ve beraberliğini, bağımsız ve adil bir yargı düzenini, kalkınmayı, dünyadaki medeni ülkelerden biri olabilme hayalini, birbiriyle dayanışma içinde olma duygusunu yeniden tahakkuk ettireceğiz” diye konuştu.
“Hep birlikte”
Bu mücadelenin başarıya ulaşacağını söyleyen Uysal, “Bu birlik, bunun beraberliğidir” dedi. Türkiye’nin ortak hedeflerinden uzaklaşmasına, ortak umutlardan uzaklaşmasına tahammüllerinin olmadığını dile getiren Başkan Uysal, “Demokrasi içinde, demokratik yöntemlerle ülkemizin sürüklendiği bu olumsuz gelişmelere hep birlikte karşı koymak üzere bir araya geldik” diye konuştu.
“Yuvanıza hoş geldiniz”
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ise partisine katılan İYİ Partililere, “Yuvanıza hoş geldiniz. Bu yuvaya giren herkes CHP’nin eşit üyesidir. Hiç kimse dışlanmaz” diye seslendi. Muratpaşa İlçe Başkanvekili Okan Can Kıran da, “Bizler özünde adaleti, demokrasi ve cumhuriyeti savunan insanlar olarak aslında Türkiye İttifakı’nı temelde çoktan kurmuş vaziyetteyiz” dedi.
‘Oy birliğini, güç birliğini kurduk’
İYİ Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Erdal Özçivi ise istifa eden yönelim kurulu üyeleriyle seçimlerde Uysal’ı destekleyeceklerini belirtti. Özçivi, “Bu ittifakta Muratpaşa halkımız yer alıyor. Yol arkadaşlarımız, dostlarımızla birlikteyiz. Muratpaşa’da ittifakımızı sağladık. Başkanımız Sayın Uysal’ın da dediği gibi ‘oy birliğini’, ‘güç birliğini’ kurduk, el ele verdik. Şimdi yeni hedefler için birlikte, daha ileri adımlar atacağız. Hepimize hayırlı olsun” diye konuştu.
Konuşmaların ardından İl Başkanı Kamacı ve Başkan Uysal, CHP’ye katılan İYİ Partililere rozetlerini taktı. Diğer yandan Başkan Uysal’ın salı günü gerçekleşen Seçim Koordinasyon Merkezi açılışında Gelecek Partisi Antalya İl Başkanı Muhammed Acar da yer almıştı. – ANTALYA
]]>31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin proje ve aday tanıtım toplantısı için İzmir’e geldi. Toplantıda İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen aday tanıtım ve proje lansmanında konuşan Genel Başkan Akşener, “Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. İzmir’in Ümit’i var” dedi.
“Milletimiz, arkadaşlarımız adına istiyorum”
Milleti iki yumruk arasından kurtaracakları iddiası ile yola çıktıklarını aktaran Akşener, “Ben, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayet etmişimdir. Şahsi olarak bir şey istemiyorum. Milletimiz adına, arkadaşlarımız adına isteyenim ama kendi adıma isteyen değilim. Dolayısıyla hazmetmişimdir, yutmuşumdur. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfür ettim. Fakat Atatürk’ümüze söylenen hiçbir sözü yutamadım ben. Bu yumruk arasındaki sistemden herkes memnun. İzmir Atatürk’ün, Zübeyde Hanım’ın şehridir. Atatürk’e iftira atanlar var ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Bugün İzmir’de bir karar vereceksiniz. Bu karar ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım’ diyen bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale’ye evet diyeceksiniz. Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşacak mecburiyetleri ortadan kaldıracak” diye konuştu.
“İnşallah kendimi, partimin ne istediğini doğru anlatabilirim” diyen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün burası İktisat Kongresi’nin yapıldığı yer. O günden bugüne İzmir’in Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen kişilere kötü davrandığını gördünüz mü? Göremezsiniz. Fransızlar burada, onlar burada diyerek el sıkışılsaydı ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık içerisinde yer alsaydı ne olurdu? O zaman şartlar mandayı kabul etmekti. Fakat ne yaptı? Herkesin gözünde meçhule gitti. Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara. Dolayısıyla o meçhulde başarılı çıkacağına inanıyordu. Çünkü size güvendi. Milletine güvendi. Çok kolay bir el sıkışma. Herkes de bunu yapalım diyordu. Fakat Atatürk reddetti. Milletine güvendi. İYİ Parti’nin misyonu ‘mandayı’ kabul etmemektir. İYİ Parti’nin misyonu sen aday çıkarırsan o kazanır cümlesine uymamaktır.”
Zorluğu bilen adayın seçilmesi gerektiğinin altını çizen Akşener, “Alt tarafı belediye, alt tarafı bir seçim. Birine göre gavur, birine göre mecbur İzmir’sin. Hadi oradan. Ümit Özlale seçildi. CHP’nin belediye başkanlarıyla, AK Parti’nin diğer illerde belediye başkanlığı yönetiminden ne farkı var? Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Bu istediklerimizin tümünü yapar. Ben mübadil bir ailenin kızıyım. Zorluğu da bilmelisiniz, zorluğu bilen kişiyi de seçmelisiniz. İzmir’in Ümit’i var” şeklinde konuştu.
Projelerini aktardı
Seçildiği taktirde yapacakları projeleri aktaran İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, “Yılık 1 milyar gelir elde edeceğiz. Kadınlarımız gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük hayvan bakım evini Yamanlar’da inşa edecek. Su faturalarını yüzde 35 düşüreceğiz. Toplu ulaşımı 7/24 yapacağız. Dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Mavi Körfez projesiyle; Körfeziyle barışık, körfezini kullanan İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN’ı sıklaştıracağız. Artık sizler ulaşımı sorun olmak halinden çıkaracaksınız. Belediye Hastaneleri kuracağız. Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesi’ne mecbur kalmayacaksınız. Vatandaşlarımız belediye hastanelerinde tedavi olabilecek. İzmir’e yakışmayan otogar var. Bunu yenileyeceğiz” diye konuştu.
Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacaklarını belirten Özlale, “Bu işletmelere Suriyelilerden başlayacağız. Artık denizler taşmayacak. Bostanlı sahildeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir evi su basmayacak. Yaşlı vatandaşlarımız ömürlerinin ikinci baharını temiz yeşil alanlarda geçirecek. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde sınırlama getireceğiz. Kıyı ilçelerde yüzen otopark kuracağız. Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz” cümlelerini aktardı.
“İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak”
“İYİ Parti’ye yakışanı yapacağız” diyerek projeleri nasıl başaracaklarını anlatan Özlale, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi gelirimizi oluşturarak bunları başaracağız. 5 yıl içerisinde Merkezi Hükümetten almadığımız bütçenin yüzde 20’sine ikinci 5 yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaşacağız. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Dış fonlardan bütçenin yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Açık hava reklam gelirini de yıllık 1 milyar TL üzerine çıkaracağız. İzmir’imiz şarjlı araçlarla daha sık tanışacak. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. İYİ Parti İzmir’i aldığında 20 yıl içerisinde buradan yüzde 6’sı gecekondu olan şehir göreceksiniz. Belediyeyi rüşvetin merkezi haline getirmeyeceğiz. İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak.”
Öne çıkan proje başlıkları şöyle:
“Alsancak Limanı’nın arkasına inovasyon ve tasarım başkenti projesi, Basmane Çukuru’na girişimcilik ve inovasyon merkezi projesi, İnciraltı botanik parkı ve kongre merkezi, toplu taşıma ve trafik, altyapı, çevre, afet ve kentsel dönüşüm, hayvan hakları, sosyal belediyecilik, engelsiz İzmir, gençlere maddi destek, akıllı belediyecilik, tek masa projesi.”
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in tek tek sahneye çağırdığı büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Aliağa Belediye Başkan Adayı Bahadır Gültekin, Balçova Belediye Başkan Adayı Hicran Helezür, Bayındır Belediye Başkan Adayı Kenan Gökçen, Bayraklı Belediye Başkan Adayı Mehmet Erdinç Çobanoğlu, Bergama Belediye Başkan Adayı Nezih Özuyar, Beydağ Belediye Başkan Adayı Yasin Kırmızı, Bornova Belediye Başkan Adayı Uğur Uray, Buca Belediye Başkan Adayı Suat Nezir, Çeşme Belediye Başkan Adayı Havva Evci, Çiğli Belediye Başkan Adayı Özgür Doğan, Dikili Belediye Başkan Adayı Önder Akşengün, Foça Belediye Başkan Adayı Derya Kale Erdemli, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Sedat Dağ, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Gizem Albaş, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Gökhan Uzun, Karaburun Belediye Başkan Adayı Zafer Sevinç, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yetkin Hafızoğlu, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yılmaz, Kınık Belediye Başkan Adayı Olcay Oral, Kiraz Halil Çokgüler, Konak Belediye Başkan Adayı Huriye Serter, Menderes Belediye Başkan Adayı Ergun Özgün, Menemen Belediye Başkan Adayı Tanzer Sucu, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Feza Genişoğlu, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Güven Kılıç, Seferihisar Belediye Başkan Adayı Erman Çıkar, Selçuk Belediye Başkan Adayı Aslan Sezgin, Tire Belediye Başkan Adayı Salih Atakan Duran, Torbalı Belediye Başkan Adayı Melih Terzioğlu, Urla Belediye Başkan Adayı Ertunç Tezcan.” – İZMİR
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM grup toplantısında;”Madem ‘katil Sisi’, ‘kardeşim Sisi’ oluverecekti; o zaman Doğu Akdeniz’de elimiz neden zayıflatıldı?..Ükemiz tüm bu zararı Erdoğan’ın şahsi tercihleri, dostluk ilişkileri yani aslında paşa gönlü öyle istediği için yaşadı. İktidar şakşakçılarının aksine atılan bu adımın usta bir satranç hamlesi veya stratejik bir planın parçası değil, reel şartların iktidara dayattığı bir zorunluluk olduğunu açıkça görüyoruz” dedi. Akşener, Erzincan İliç’teki maden faciasıyla ilgili de “Bu büyük ihmalkarlığın sorumluları hala utanmadan sorumluluktan kaçıyorlar. ‘ÇED raporuyla ne alakası var’ diyerek hala utanmadan kendilerini savunuyorlar” diye konuştu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, şunları söyledi:
“ERDOĞAN’IN, ‘EMEKLİLERİN YILI’ İLAN ETTİĞİ, 2024’TE EMEKLİLERİMİZE YİNE ÇİLE REVA GÖRÜLDÜ”
“21 yıl boyunca milletimizin alın terini, ganimet görüp hak yediler, ama doymadılar. 21 yıl boyunca toprağımızın suyunu sıkıp rant yediler ama doymadılar. Şimdi de çıkmış ‘Millet, üç kuruş maaşla geçinsin’ diyorlar. ‘Asgari ücretli yoksulluk sınırının, altında sürünsün’, ‘Emekli açlık sınırın altında boğulsun, 3 bin liralık bayram ikramiyesiyle doysun’ diyorlar. Üstelik zor zahmet verecekleri 3 bin lirayı da öyle bir sunuyorlar ki sanırsınız lütfediyorlar. Sanırsınız sadaka veriyorlar, ulufe dağıtıyorlar. 3 bin lira gerçekten bir artış mı yoksa kayıp mı birlikte bakalım. Mesela 2018 yılında bir emeklinin, bayram ikramiyesi 217 dolara denk geliyordu. Bugün ise artırılmış haliyle bile 97 dolar ediyor. Yani yarısından bile az, o da bayrama kadar dolar yerinde durursa. Mesela 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 25 kilo kıyma alabiliyordu. Bugün ise 7 buçuk kilo alabiliyor. Yani üçte birinden bile az. Emeklinin bayram ikramiyesi gerçekten artmış mı? Açıkça görüyoruz ki artmamış, tam tersi azalmış, kuşa dönmüş. Yani Erdoğan’ın, ’emeklilerin yılı’ ilan ettiği, 2024’te emeklilerimize yine çile reva görülmüş, yokluk layık görülmüş. Emeklilerimiz yine açlığa mahkum edilmiş. Biz İYİ Parti olarak, milyonlarca emeklimizin emeğine çöken bu vicdansızlığa asla sessiz kalmayacağız. Göstermelik zamlar, ikramiyeler, vaatler yetmez. Emeklilerimizi daha fazla enflasyona ezdirmeyin ve gerçek bir adım atın. Kök maaş işinden de derhal vazgeçin. Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri daha fazla cezalandırmayın. Bu önerimizi yaptınız yaptınız. Yapmazsanız sandıkta en büyük tokadı emeklilerimizden yiyeceksiniz.
“OLMAYAN İLÇELERE DOĞAL GAZI DA BELEDİYECİLİĞİN ALASINI DA ORDU’YA BİZ GETİRECEĞİZ”
Olmayan ilçelere doğal gazı da belediyeciliğin alasını da Ordu’ya biz getireceğiz. Alıştığınız fevkalade konforlu ceket siyaseti artık bitti. Çünkü artık hür ve müstakil İYİ Parti var. O yüzden sana boş tehditlerini bir kenara bırakmanı tavsiye ediyorum. Onun yerine bir zahmet Ordu’daki adayını çalıştır da nasıl rekabet ediyorsunuz görelim bakalım. Buyur hodri meydan.
“FETÖ’NÜN DEVLET KURUMLARINA SIZMASINA YARDIM VE YATAKLIK ETMENİN CEZASI 1 YIL 15 GÜN EDİYORMUŞ”
2020 yılında, bir rezalet ortaya çıkmıştı. Düzenlenen bilirkişi raporuyla ÖSYM’nin, 2010 ile 2015 yılları arasında gerçekleştirdiği tüm sınavların sorularının sızdırıldığı tespit edilmişti. Bunun sonucunda ise dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir ‘FETÖ üyeliği’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla 18 yıl 6 ay hapis istemiyle tutuklanmıştı. Bu kişinin bir anda beraat ettiğini sadece görevini kötüye kullanma suçundan 1 yıl 15 gün ceza aldığını, hükmün açıklanmasının da 5 yıl ertelendiğini öğrendik. Rezalete bakar mısınız? Bir neslin yalnız sorularını değil yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar ne değişti de aklanıverdi? ‘Burada asıl yapılmak istenen ne biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi ucu kendilerine dokunan bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında Ali Demir’i aklamak değil, suçun cinsini değiştirip olayın üzerini örtmek. Biz de bu kepazelik vesileyle öğrenmiş olduk ki ülkemizde gençlerin 5 yılını çalmanın cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş. FETÖ’nün devlet kurumlarına sızmasına yardım ve yataklık etmenin cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş.
“MADEM ‘KATİL SİSİ’, ‘KARDEŞİM SİSİ’ OLUVERECEKTİ; O ZAMAN DOĞU AKDENİZ’DE ELİMİZ NEDEN ZAYIFLATILDI”
Madem ‘katil Sisi’, ‘kardeşim Sisi’ oluverecekti; o zaman Doğu Akdeniz’de elimiz neden zayıflatıldı? Mısır’la Yunanistan’ın anlaşmasına neden alan açıldı? Madem İhvancılar bir kenara itilecekti, rabia da böylesine kolay unutulacaktı; o zaman Mavi Vatan’daki çıkarlarımız neden tehlikeye atıldı? Aslında bu soruların cevapları herkesin malumu. Ülkemiz tüm bu zararı Erdoğan’ın şahsi tercihleri, dostluk ilişkileri yani aslında paşa gönlü öyle istediği için yaşadı. Biz İYİ Parti olarak iktidar şakşakçılarının aksine atılan bu adımın usta bir satranç hamlesi veya stratejik bir planın parçası değil, reel şartların iktidara dayattığı bir zorunluluk olduğunu açıkça görüyoruz. O nedenle de süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz.
“ÇED RAPORUYLA NE ALAKASI VAR DİYEREK HALA UTANMADAN KENDİLERİNİ SAVUNUYORLAR”
Türkiye’de hala doların yeşilini doğanın yeşiline tercih eden rantçı bir zihniyet var. Bu zihniyetin son ihaneti de Erzincan İliç’te Fırat Nehri’nin kıyısında siyanürle altın aranmasına göz yummaları oldu. Aradan tam 8 gün geçmesine rağmen 9 işçimiz hala kayıp, bulunamıyor. 9 canımız hala toprağın altından çıkarılamıyor. 9 ailemiz hala bir umuda tutunup bekliyor. Üstelik arama kurtarma çalışmaları da yeniden heyelan olması riski nedeniyle bu hafta başında maalesef durduruldu. Bu büyük ihmalkarlığın sorumluları ise hala utanmadan sorumluluktan kaçıyorlar. ‘ÇED raporuyla ne alakası var’ diyerek hala utanmadan kendilerini savunuyorlar. Hala utanmadan milletimize doğaya ve çevreye dair vaatleri, doğal felaketlere karşı alacakları sözde önlemleri anlatıyorlar. Kimse merak etmesin, doğamıza yapılan tüm ihanetlerin hesabını soracağız.
“İYİ PARTİ’NİN YÖNETTİĞİ BELEDİYELER İNSANINA İNSANCA YAŞAYACAĞI BİR ŞEHİR SUNAN, VATANIN TOPRAĞINA, HAVASINA, SUYUNA SAHİP ÇIKAN BELEDİYELER OLACAK”
1 Nisan gününden başlayarak bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir Türkiye bırakmak için ilk adımı yerel yönetimlerde atacağız. Bu çerçevede yetkiyi aldığımız tüm belediyelerimizde insanımıza ve doğamıza zarar veren tüm kişi ve çıkar gruplarıyla milletimizle el ele vererek yasal zeminde mücadele edeceğiz. ‘İYİ Belediyecilik’ vizyonumuz çerçevesinde insan ve çevre odaklı, sürdürülebilir kentleşme anlayışımızla milletimize yakışır yaşayan ve yaşatan şehirler inşa edeceğiz. İYİ Parti olarak yönettiğimiz tüm şehirleri çağın fırsatlarını yakalayan, çağın tehlikelerine karşı önlem alan ve çağın ruhuna uyan yenilikçi bir anlayışla yöneteceğiz. İYİ Parti’nin yönettiği belediyeler, üreten ve ürettikçe kalkınan belediyeler olacak. İYİ Parti’nin yönettiği belediyeler her şeyden önce kendi insanı için çalışan, kendi insanına yatırım yapan, kendi insanıyla el ele yükselen belediyeler olacak. İYİ Parti’nin yönettiği belediyeler insanına insanca yaşayacağı bir şehir sunan, vatanın toprağına, havasına, suyuna sahip çıkan belediyeler olacak.
“ARTIK BU KONFORLU ‘EDİ BÜDÜ SİYASETİNE’ DUR DİYEN, SİYASETE YENİDEN REKABETİ GETİREN İYİ PARTİ VAR”
Sırf oy almak için birinin Atatürk’ümüze beddua eden soysuzlara, diğerinin de Cumhuriyetimizi 100 yıllık zulüm gören terör şakşakçılarına şirinlik yapma yarışına tutuştuğu kirli bir orta oyunun tam ortasındayız. Bu muhteremler şimdiye kadar birbirlerine düşman gözüküp milletimizi birbirinin karşısına dikerek kolay oy almaya çok alıştılar. Şimdiye kadar korkutup, değerlerini istismar edip, kendilerine mecbur bırakarak seçmeni sandıktaki keklik görmeye çok alıştılar. Ama artık bu konforlu ‘edi büdü siyasetine’ dur diyen, siyasete yeniden rekabeti getiren İYİ Parti var. Artık dayatılan ezberleri bozan, aday diye pusulaya asılan ceketleri indiren hür ve müstakil İYİ Parti var. Artık kazanan kim olursa olsun her seferinde milletimizin kaybettiği bu kayıkçı düzenine çomak sokan, kendince millete istikamet çizmeye kalkanlara da feleğini şaşırtan milletin sesi İYİ Parti var.
“1 NİSAN SABAHIYLA BİRLİKTE YETKİYİ ALDIĞIMIZ TÜM ŞEHİRLERİ KADROLARIN EN İYİSİYLE SELAMLAYACAĞIZ”
Biz sadece milletimizin hanemize ne yazacağıyla, milletimizin sandıkta ne söyleyeceğiyle, milletimizin teveccühünü nasıl kazanacağımızla ilgileniyoruz. Şunun şurasında sadece 39 gün kaldı. 31 Mart’ta sonuçları hep birlikte göreceğiz. Edileri de büdüleri de gizliden açıktan ortaklık yaptıkları ‘kırpıkları’ da sandığa gömeceğiz. İstedikleri kadar para harcasınlar, istediklerini satın alsınlar. Sandıkları satın alamadıklarını, millet iradesine paralarının geçmediğini 31 Mart’ta hepsine göstereceğiz. 1 Nisan sabahıyla birlikte de aziz milletimizin teveccühüyle yetkiyi aldığımız tüm şehirleri kadroların en iyisiyle selamlayacağız. Projelerin en iyisiyle tanıştıracağız, çözümlerin en iyisiyle buluşturacağız.”
Akşener, grup toplantısında bazı il ve ilçe belediye başkan adaylarını da açıkladı. Adaylar şöyle:
Adıyaman Belediye Başkan Adayı İz Yücedağ, Batman Belediye Başkanı Adayı Abdullah Polat, Elazığ Belediye Başkanı Adayın Burak Özgül, Edirne Meriç Belediye Başkanı Adayı Volkan Güzelergene, Edirne Havsa Belediye Başkanı Adayı Ömer Sacit Sakarya, Edirne Uzunköprü Kırcasalih Belediye Başkanı Adayı Hülya Özdemir, Kırşehir Belediye Başkanı Adayı Ufuk Cengiz, Kırşehir Boztepe Belediye Başkanı Adayı Emrullah Çiçek, Kırşehir Kaman Belediye Başkanı Adayı Şuayip Ata, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Abdullah Yıldırım, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Şeyhmus Göçmez, Malatya Yeşilyurt Belediye Başkanı Adayı Ali Helvacı, Malatya Battalgazi Belediye Başkanı Adayı Emircan Eren, Malatya Doğanşehir Belediye Başkanı Adayı Hasan İliş, Malatya Hekimhan Belediye Başkanı Adayı Melda Pektaş Akgül, Malatya Kuluncak Belediye Başkanı Adayı Mustafa Emrah Görgün, Malatya Arguvan Belediye Başkanı Adayı Sefa Karakütük, Malatya Yazıhan Belediye Başkanı Adayı Ali Topçu, Tekirdağ Kapaklı Belediye Başkanı Adayı Gürkan Mandalı, Tekirdağ Malkara Belediye Başkanı Adayı Meral Semiz Kabaağaç, Tekirdağ Saray Belediye Başkanı Adayı Hüseyin Güntan, Uşak Banaz Belediye Başkanı Adayı Emel Taşkın, Uşak Sivaslı Belediye Başkanı Adayı Recep Özkan, Uşak Ulubey Belediye Başkanı Adayını Ahmet Ergül, Uşak Yeleğen Belediye Başkanı Adayı Hamza Sarı, Uşak Tatar Belediye Başkanı Adayı Talip Kaya, Uşak Selçikler Belediye Başkanı Adayı İbrahim Köse, Uşak Kızılcasöğüt Belediye Başkanı Adayı İrfan Tuncay.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e Sincan esnaf ziyareti sırasında; İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, İYİ Parti Sincan Belediye Başkan Adayı Fatih Koca ve İYİ Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cengiz Topel Yıldırım eşlik etti.
“İŞİN TEHLİKEDE OLDUĞUNU GÖRSÜN, 10 BİN TL’YE ÇIKARMAZSA ADIMI DEĞİŞTİRİRİM”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sincan’daki esnaf ziyareti öncesi vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklilere yönelik ‘3 bin TL ikramiye’ açıklamasına değinen Akşener, “İşin tehlikede olduğunu görsün 10 bin TL’ye çıkarmazsa adımı değiştiririm” dedi. Akşener, “Bana en iyi hizmeti kim yapar? Sorusu üzerinden eğer karar verir, oy verirseniz, Sincanlı kazanır. Sincan’ın çiftçisi kazanır. Mazot iner. Sincan’ı değiştirin, emekli maaşlarınız asgari ücret kadar olacaktır. Çünkü rekabette hayır var. Kendinizi, çocuklarınızı düşünün. Torpilin ortadan kalkmasını, atanamayan öğretmenlerin atanmasını, esnafın yeniden yüzünün gülmesini istiyorsanız, mazotun ucuzlamasını istiyorsanız İYİ Parti’nin adayları destekleyin. Siz seçmensiniz, biz isteyeniz. Karşınıza geçip, gözlerinizin içine bakarak oy istiyorum. Yan gelip yatarak seçim kazanıyorlar” dedi.
“SEKTÖREL BAZDA DA ÜLKE OLARAK DA MAALESEF SIKINTI YAŞIYORUZ”
Optik mağazası işleten Yener isimli esnafın dükkanını ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnafa işlerin yolunda olup olmadığını sordu. Esnaf ise “İşlerimiz maalesef… Piyasaların durumu belli. Sektörel bazda da ülke olarak da maalesef sıkıntı yaşıyoruz. Mazotundan tutun da aldığımız bir ekmeğe kadar hepsi sıkıntı şu anda. Ayakta durmaya çalışıyoruz. Bugün sadece 2 bin lira siftah edebildim. Dükkanın kirası 20 bin lira. Genel giderlerimiz aylık ortalama 75 – 80 bin lira. Bazı gün siftah da olmuyor. Pandemi tetikledi, deprem tetikledi. İyi bakmak istiyoruz geleceğe” diyerek, Akşener’i yanıtladı.
Akşener, “Talepleriniz bir seçmen ve vatandaş olarak önemli. Yener’in şu olması ya da bu olması önemli değil. Benim ne olduğum da önemli değil. Hırsız mıyım? Onu, bunu kayırıyor muyum? İsraf söz konusu olacak? Sizin de bende arayacağınız o. Adaylarımızı öne çıkarabilirsek 2028’de buraya bütün hepsi gelecek. 2028’deki hikayede Sayın Erdoğan yerinde kalacak. Bakanlar yerinde kalacak. Ana muhalefet yerinde kalacak ama siz gümbürtüye gidiyorsunuz. 2028’de de durum tehlikeye girerse, herkes buraya gelecek. Bunu yapın istiyorum” dedi.
Evcil hayvan yemi satışı yapan dükkana uğrayan Akşener, burada henüz oy kullanamayan 17 yaşında bir gençle sohbet etti.
“DAHA FAZLA KAZANMAK ZORUNDAYIM. BORÇLARIM VAR”
Kozmetik malzemeleri satan bir başka esnaf ise Akşener’e yaşadığı ekonomik sorunları anlattı, “Alım gücü çok düştü. Dükkan kirasi 10 bin lira, ev kirası ise 6 bin. Daha fazla kazanmak zorundayım. Borçlarım var. 340 bin lira kredi borcum var” diye konuştu. Akşener ise konuşmasında “Üç sene boyunca sizin sesinizi duyurmak için esnaf gezdim. Oy da istemedim. Bir başka partiyi yermedim, kendi partimi de övmedim. Şimdi ise ferah ferah geldim, oy istiyorum” dedi.
“PARTİMİZE ÇOK UYGUN BİZİMKİ DE GÜNEŞ”
Abisinin işlettiği dükkana bakan Rohat isimli gencin Ankara’da oy kullanmayacağını, Ağrı’da oy kullanacağını öğrenmesi üzerine Akşener, “Ağrı’da güzel aday çıkardık” dedi. Akşener, sohbet esnasında gencin isminin Kürtçe “Gün doğumu” anlamına geldiğini öğrenmesi üzerine gence, “Partimize çok uygun. Bizimki de güneş” dedi. Akşener, Rohat isimli gençten, Sincan Belediyesi adayı Fatih Koca’yı arkadaşlarına önermesini istedi.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, geçtiğimiz günlerde CHP’den istifa edip İYİ Parti’ye katılan Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay ile birlikte Aydın’da Efeler Belediyesi Kuvayı Milliye Evi Müzesi’nin açılışına katıldı. İYİ Partili Fatih Atay’ın yaptığı çalışmaları tebrik eden Akşener konuşmasında şunları söyledi:
“ÇALMAZSANIZ, ANLATIP ANLATIP BİTİREMEDİĞİMİZ HİZMETLER ORTAYA ÇIKAR”
“Sosyal belediyecilik dediğiniz budur. Eğer çalmazsanız, çaldırmazsanız, yandaş korumazsanız, yandaşlara hizmet etmek yerine vatandaşınıza, milletinize, size oy verene hizmet ederseniz işte anlatıp anlatıp bir türlü bitiremediğimiz hizmetler ortaya çıkar. Türkiye öyle bir dönemden geçiyor ki bu dönemde sizlerin iradesi, çalışanın yanında durma iradesi, hizmet edenin yanında durma iradesi Türkiye’ gerçekten Efeler’den başlayarak; Türkiye’nin her yerinde milletimizin, insanımızın, seçmenimizin veli nimet. Onun yerine şu’culuk, bu’culuk yaparak, ‘Sen şu’cusun, ben bu’cuyum’ diyerek iki yumruk arasında yumruk yiye yiye kendini düşünemez hala getirilen seçmenin tam tersine ‘Hadi bakalım ağalar hizmetiniz nedir?’,’Bugüne kadar ne yaptınız? Bundan sonra ne yaptınız?’,’Benim vergimle ne yağıyorsunuz?’ sorusunun sorulduğu, seçilen şahsın ister milletvekili, ister belediye başkanı olsun sizin vergilerinizi nasıl kullandığını hesap olarak sormanız gereken, bunu da sormamanız için herkesin elinden geleni yaptığı bir dönemde biz yerel seçimlere gidiyoruz.
“YEREL SEÇİMLER DÜĞÜNDÜR”
Bakın bu kardeşiniz… Tayyip Erdoğan’a benzedi ha… ‘Bu kardeşiniz’ dedim ya… (Gülerek) Yüzüğümü de çıkarayım mı? ‘Bu fakir de’ diyeyim tam olsun… ya da başka bir şey söyleyeyim, ya da söylemeyeyim. Anlatmaya çalıştığım şey şu; Aslında yerel seçimler düğündür. Genel seçimler de elbette seçmenin düğünüdür ama yerel seçimler bildiğinizi seçmenin talep edeni hazır olda tutan bir dönemdir. Sizin hesap sorduğunuz, size hesap verilen bir dönemdir. Allah rızası için bu dönemi iyi kullanın. Her yerde iyi kullanın. Efeler’de sizin huzurunuzda Türkiye’ye sesleniyorum. Bol bol laf yapıp, cebellezi yapanlara hesap sorun. Böyle hizmet edenlere, bir kuruşu heba etmeyip, Efeler’de yaşayan her bir kardeşine ulaşmaya çalışan belediye başkanlarımızı da ödüllendirin, yeniden başkan seçin. Kimseye mecbur etmeyin. Başka başka insanlarla el sıkışmak zorunda bırakmayın. Başka başka siyasi partilerle el sıkışıp, ne idiği belirsiz durumların oluşmasına müsaade etmeyin. İYİ Parti’ye bu taraf da vuruyor, bu taraf da… Sizin iradenize, sizin ferasetinize güvenerek tek başımıza hür ve müstakil olarak seçime gitme kararı aldık. Vay efendim neden karar alırsın? Sen bunlara kaybettirip, bunlara kazandıracak mısın?… Niye öyle olsun? Fatih Atay Başkanımız bir irade gösterdi ve tek başına İYİ Parti’den tekrar aday oldu. Böyle bir durumda bana değil, size güvendi.”
]]>Ordu’da bir araya gelen İYİ Parti üyeleri, büyükşehir belediye başkanlığına Enver Yılmaz’ın aday gösterilmesine tepki göstererek, partiden istifa ettiklerini duyurdu. Altınordu ilçesi Tahıl Pazarı mevkiinde bir araya gelen 117 kişi, hiçbir zorlamayı kabul etmediklerini belirtti. Partililer adına basın açıklaması yapan İYİ Parti Ordu İl Kurucu üyelerinden Vedat Karaman, “Çıkar için bir araya gelmedik. Bu süreçte asla şahsi bir menfaatin peşinde olmadık. Yüce Allah en büyük şahidimizdir. İkbal davasında olmadık. Sadece inandığımız yolda yürüdük. Sizleri bugün burada şahsiyetimiz, şehrimiz ve memleketimiz için topladık. 31 Mart yerel seçimlerine doğru ilerlediğimiz bugünlerde siyasi hayatımız boyunca görmediğimiz, duymadığımız, emsaline şahit olmadığımız hadiselerle karşı karşıyayız” diye konuştu.
“Bizans yıkıldı ancak oyunları bitmemiş”
Karaman, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bizans yıkıldı fakat oyunları hala bitmemiş. Görüyoruz ki doğduğumuz büyüdüğümüz şehrimiz üzerinde ahlak yoksunu oyunlar oynanmaktadır. Fakat biz biliyoruz ki zor oyunu bozar ve biz hemşehrilerimizin aleyhine olan hiçbir oyunun içinde yer almayacağız. Bu şehirden kovularak giden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan düşmanlığı herkesçe bilinen, Karadeniz’in incisi Ordu’muza kavga ve nefret tohumlarından başka bir şey ekmeyen, ardında dizi dizi şaibeler bırakan, adli merciler ile sayfa sayfa dosyaları olan, dün karşı karşıya olduğumuz, bugün mecburi bir şekilde yan yana getirilmek istendiğimiz hiçbir zorlamayı kabul etmiyoruz. Biz boynumuza tasma takmadık, biz aklımızı kiraya vermedik, biz haysiyetimizi sokakta bulmadık.”
“Geldiğimiz nokta ise bizi yok sayan, bizi değersiz gören ve bizden kul olmamızı isteyen bir süreçtir”
İYİ Parti Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Enver Yılmaz’ın parti hakkındaki sözlerine de tepki gösteren Karaman, “Kurulduğu günden bugüne İYİ Parti ile olan münasebetimiz kurumsal yapıya zarar vermeyecek şekilde ilerledi. Ne biz zarar verdik, ne biz zarar gördük. Hep fedakarca davrandık. Geldiğimiz nokta ise bizi yok sayan, bizi değersiz gören ve bizden kul olmamızı isteyen bir süreçtir. Bu şehirden kovulan, kendi partisinden dahi ciddi şaibelerle uzaklaştırılan, il ve ilçe teşkilatlarımızın hiçbirinin fikri sorulmadan 31 Mart yerel seçimleri için Ordu Büyükşehir Belediyesi adaylığına Enver Yılmaz seçilmiştir. Enver Yılmaz ‘ben olmasam Ordu’da İYİ Parti’nin kapısına kilit vurulacaktı. Ben aday olmasam İYİ Parti ilçelerde ilçe belediye başkan adayları dahi çıkartamayacaktı. Ben olmasam seçim çalışmaları yapacak paraları dahi yoktu. Onlar bana mecburdular, ben de onları değerlendiriyorum’ sözleriyle İYİ Parti ile olan bağını her yerde hiç çekinmeden dile getirmiştir” ifadelerine yer verdi.
117 kişi istifa etti
4 ilçede toplam 116 kişinin istifa ettiğini, kendisinin de destek için partinin kurucu üyeliğinden istifa ettiğini söyleyen Karaman, “İYİ Parti’den çıkan Enver Yılmaz’ın efsane Ordu spor’umuzun başkanlığı döneminde yok edilmesine, tesislerin yıkılmasına, spor kamuoyunu ikiye bölmesi de bizim istifa sebebimizdir. Ordu ilinde turizmde marka olmuş tesisleri de başkanlığı döneminde yok etmesi de istifa sebebimizdir. Ordu’da yaşayan ve alın teri ile para kazanan Alucralılara ‘Bir avuç Alucralı’ demesi ve aşağılaması da bizim istifa sebebimizdir. İstifa merciimizi Altınordu, Perşembe, Fatsa ve Ünye’de üye olan arkadaşlar da 116 kişi olarak harekete geçirdik. Ben de istifa eden arkadaşlarıma destek olarak, İYİ Parti kurucu üyeliğimden istifa ediyorum” şeklinde konuştu. – ORDU
]]>İYİ Parti’de, aralarında Kurucular Kurulu ve Genel İdare Kurulu (GİK) eski üyesi Binnur Karadağlı’nın da bulunduğu 16 kişi, istifa etti. Karadağlı, “Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘kazanacak aday’ tarifi yaptı fakat seçimlere bir ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘Adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül bilmem kaçlarla ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi” açıklamasını yaptı.
Aralarında Kurucular Kurulu ve GİK eski üyesi Binnur Karadağlı ile partinin üst kademesinde görev alan, ilçe başkanlıkları yapan, milletvekili adayı olan 16 kişi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bir otelde düzenlenen basın toplantısıyla istifa ettiklerini duyurdu. Grup adına konuşan Karadağlı, Genel Başkan Meral Akşener’in politikasını eleştirerek şunları söyledi:
“PARTİMİZİN SAVRULUŞUNA TANIKLIK ETMEK ZORUNDA KALDIK”
“Kuruluşundan bugüne, yaklaşık 6 yıldır vatanımıza ve milletimize hizmet etmek gayesiyle burada bulunan arkadaşlarımızla birlikte İYİ Parti’de siyaset yapmaktayız. Bugüne kadar yaptıklarımız; inandığımız değerleri, hiçbir karşılık beklemeden savunmak ve bu uğurda mücadele etmekten ibaretti. Bugün burada ‘milli merkez’ iddiasıyla yola çıkan partimizi, vatansever yürekleri kullanarak kendi ikbal ve ihtirasları uğruna heba edenlerin ipliğini pazara çıkarmak ve gür bir sesle ‘kral çıplak’ demek için bulunuyoruz. Maalesef vatansever Türk milliyetçileri olarak bizler uzun süredir partimizin savruluşuna, bizlerin ve dava arkadaşlarımızın emeklerinin heba edilişine tanıklık etmek zorunda kaldık. Şimdi bu siyasi trajedinin gelişimini sizlerle kısaca paylaşmak istiyoruz. Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük.
“ATATÜRK’LE PROBLEMİ OLANLARA ÜST KADEMEDE GÖREV VERİLDİ”
Türklükle, Atatürk ve Cumhuriyet ile problemleri olan bazı isimlere üst kademelerde görevler verildi. Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilecek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı. Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘özel kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi. Yerel seçimlerde ülke sathında CHP ile iş birliği yapıldı. CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehri, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı.
“İYİ PARTİLİLERE BELEDİYELERDE GÖREV VERİLMEDİ”
Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizlere ‘Yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır’ düşüncesiyle mücadeleyi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi ancak Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler. Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘kazanacak aday’ tarifi yaptı fakat seçimlere bir ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘Adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül bilmem kaçlarla ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘Sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti.
“GENEL BAŞKAN SÖZÜNDE DURMADI”
Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi. Sonra hangi gizli ilişkiler ağı ve menfaatler devreye girdi, bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen Genel Başkan, bir kez daha sözünde durmadı; üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler. Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka Kongrede ‘Defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, yüzlerinde ‘Rabbi Yessir’ görülüp birden savaş ilan edilenler… Dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi… Bu liste uzayıp gider.
“‘KRAL ÇIPLAK’ DİYEREK İSTİFA EDİYORUZ”
Herkes kötü, herkes hain olabilir ama Genel Başkan bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel Başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız. Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Sayın Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikardır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif İl Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘kral çıplak’ diyerek istifa ediyoruz. Tüm dava arkadaşlarımıza bir çağrı yaparak yaşatılan bunca kepazeliğe tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz.”
]]>İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı ile birlikte, parti yönetiminde bulunan 16 kişi basın açıklaması düzenleyerek istifa ettiklerini açıkladı. Beşiktaş’ta bir otelde gerçekleşen açıklamada, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği, timsah gözyaşları döktüğü söylendi. İstifa eden partililer adına konuşan Binnur Karadağlı, parti içinde yaşanan tüm olumsuz durumlara rağmen yıllarca partiye hizmet etmeye devam ettiklerini ancak son gelişmelerden sonra, “Kral Çıplak” diyerek istifa etmenin vaktinin geldiğini belirtti.
“Paraşütle indirilmiş, kim oldukları kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük”
İstifa eden partililer adına açıklama yapan Binnur Karadağlı, “Bugün burada ‘Milli Merkez’ iddiasıyla yola çıkan partimizi; vatansever yürekleri kullanarak, kendi ikbal ve ihtirasları uğruna heba edenlerin ipliğini pazara çıkarmak ve gür bir sesle ‘Kral Çıplak’ demek için bulunuyoruz. Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken; listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük. Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilecek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli Merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı. Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘Ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘Özel Kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi” dedi.
“CHP birçok büyükşehri İYİ Parti sayesinde kazandı ama ‘Biz HDP sayesinde kazandık’ denildi”
Binnur Karadağlı, CHP ile yapılan ittifak sonrasında kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün görevler verilmediğini söyleyerek Akşener’i eleştirdi. Karadağlı, “Yerel seçimlerde ülke sathında CHP ile işbirliği yapıldı. CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı. Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi, ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizlere ‘yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır’ düşüncesiyle mücadelemizi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi. Ancak, Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler. Akşener, televizyon televizyon gezip ‘Kazanacak Aday’ tarifi yaptı. Fakat seçimlere 1 ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül oranlarında ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti. Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi. Sonra hangi menfaatler devreye girdi bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen genel başkan bir kez daha sözünde durmadı. Üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler” diye konuştu.
“Kral Çıplak diyerek istifa ediyoruz””
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediğini söyleyen Karadağlı açıklamayı, “Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka kongrede ‘defolun, defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, Yüzlerinde “Rabbi Yesir” görülüp birden savaş ilan edilenler, dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi; bu liste uzayıp gider. Herkes kötü, herkes hain olabilir ama genel başkan bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız. Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikardır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif il yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘Kral Çıplak’ diyerek istifa ediyoruz. Tüm dava arkadaşlarımıza bir çağrı yaparak yaşatılan bunca kepazeliğe tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz” ifadeleriyle sonlandırdı.
16 kişi istifa etti
İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı ile birlikte istifa eden 16 kişinin, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri Ufuk Ünal, Murat Köse, Onur Hanlıoğlu ve Çağrı Alp Gönen, Eyüpsultan Eski İlçe Başkanı Hatice Gürbulak, İstanbul Eski Teşkilat Başkan Yardımcısı Özay Alabaş, İstanbul Eski İl Yöneticileri Barış Tavlaşoğlu, Gökhan Kargı ve Sedat Erdem, Fatih İlçe Kurucusu Mücahit Erkuş, Eyüpsultan İlçe Başkan Yardımcısı Lütfü Büyüksüren, Eyüpsultan İlçe Başkan Danışmanı Alper Güleç, Eyüpsultan İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatmagül Uzundere, Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Eski İl Başkan Yardımcısı Müjde Hamza ve YİK üyesi Arif Tevetoğlu olduğu öğrenildi. – İSTANBUL
]]>İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Taner Demirer, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasına ilişkin “Bu büyük bir felakettir. Bunun örneği de yoktur. Özellikle Doğu Avrupa – Türkiye çizgisinde ikinci Çernobil vakası yaşanmaktadır. Üzerine yağmur gelmesiyle birlikte hidrojen siyanür gazı da atmosfere yayılacaktır. Bu gazın nerelere gideceği bilinmez. Basra Körfezi’ne kadar gidecektir” dedi.
İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı Ali Demir ve İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Taner Demirer, Erzincan’ın İliç ilçesinde maden faciasının yaşandığı bölgede incelemelerde bulundu. Bölgede faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ve bilim insanlarının uyarılarına rağmen bunların dikkate alınmadığını ifade eden Demir, “Dikkate alınmadığı gibi büyük bir umursamazlık içerisinde 2021 yılında Murat Kurum’un Çevre ve Şehircilik Bakanı olduğu dönemde Çöpler Kompleksi Madeni’nin kapasite artırımına da izni verilmiştir” dedi.
İYİ Parti’yi temsilen 2021 yılında bölgeye gelerek incelemelerde bulunan parti heyetinin alınması gereken tedbirleri rapor haline getirerek ilgili kurumlara ilettiğini aktaran Demir, bir sonraki sene ise İYİ Parti Milletvekili Şenol Sunat tarafından soru önergesi verildiğini hatırlattı.
İliç’te 21 Haziran 2022’de yaşanan siyanür sızıntısı ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından işletmenin faaliyetlerinin durdurulduğunu belirten Demir, “Ancak bakanlık bir süre sonra belirlenen eksikler için 16 milyon 400 bin TL idari para cezası yaptırımı uyguladıktan sonra işletmeci firmaya tekrar faaliyet izni vermiştir” diye konuştu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 29 Haziran 2022 tarihli TBMM grup toplantısı sırasında konuyu tekrar gündeme getirdiğini kaydeden Demir, tüm uyarılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığını vurguladı.
Demir şöyle devam etti:
“İLİÇ’TE 2 YIL ÖNCE YAŞANAN SİYANÜR SIZINTISI FELAKETİ HEPİMİZ İÇİN BİR DERS OLMALIYDI”
“Bugün itibariyle, ilgili maden firmasının faaliyetinin durdurulmasına neden olan eksikliklerin giderilip gidermediğini ve ayrıca hangi gerekçe ile 2021 yılında kapasite artırımına izni verildiğini kamuoyu gibi bizler de merak ediyoruz. Ödenen 16 milyon 400 bin TL idari para cezasının bölgedeki risk ve tehditleri ortadan kaldırmadığını dün hep birlikte çok acı bir şekilde gördük. Oysa, İliç’te 2 yıl önce yaşanan siyanür sızıntısı felaketi hepimiz için bir ders olmalıydı. Benzeri felaketlerin bir daha yaşanmaması için dünkü olaydan ders çıkarılmalı ve olay tüm boyutlarıyla değerlendirilmelidir.”
Çöpler Madeni Bölgesi’ni işleten maden firmasının yurtdışı ortağına ait yaklaşık 221 milyon lira vergi borcunun silindiğine yönelik haberlere de işaret eden Demir, bu borcun hangi gerekçe ile silindiğini sordu.
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Taner Demirer ise şunları söyledi:
“DOĞU AVRUPA – TÜRKİYE ÇİZGİSİNDE İKİNCİ ÇERNOBİL VAKASI YAŞANMAKTADIR”
“Yaşanan olay doğal bir toprak kayması değildir. Maden firması tarafından işlenmiş toprağın uygun şekilde yerleştirilmemiş olması sebebiyle meydana gelmiş bir kaymadır. Bu toprak siyanürlü dolu, ağır metal içeren, adeta jöle kıvamında su gibi akan bir toprak büyük bir çukuru doldurmuştur. Bu büyük bir felakettir. Bunun örneği de yoktur. Özellikle Doğu Avrupa – Türkiye çizgisinde ikinci Çernobil vakası yaşanmaktadır. Üzerine yağmur gelmesiyle birlikte hidrojen siyanür gazı da atmosfere yayılacaktır. Bu gazın nerelere gideceği bilinmez. Basra Körfezi’ne kadar gidecektir.”
Avrupa Birliği tarafından tasfiye edilen bir metodun bölgede uygulanmaya devam ettiğini dile getiren Demirer, “Bu toprak yığınından yer altı sularımıza siyanür sızıntısı devam edecektir. Bölgedeki barajlara ve göllere, zaman içerisinde Fırat’a sızacaktır. Özellikle toprakta yaşamı sonlandıracaktır. Yer altı suları siyanürlü olacaktır. Akarsulardaki balıklar ölecektir” diye konuştu. Yaşananların kısa vadede olduğu gibi uzun vadede de sonuçları olacağının altını çizen Demirer, bölgedeki köylerin gözetim altına alınması gerektiğine dikkat çekti.
]]>Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş İYİ Parti Gülüç Belde Başkanlığı ve Seçim Bürosu için açılış töreni düzenledi. Mitinge dönen açılış törenine İYİ Parti Bakı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan, Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Başkanlarından Murat Sesli, İYİ Parti Alaplı Belediye Başkan Adayı Serdar Akyol ile çok sayıda partili ve vatandaşlar katıldı.
Gülüç Belediye Başkanı ve İYİ Parti Gülüç Belediye Başkan Adayı Gökhan Mustafa Demirtaş, kendisine yönelik ortaya atılan iddiaların tamamen iftiradan ibaret olduğunu belirterek, bu iddialara gerekli cevabı yargı aracılığıyla verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyledi. 31 Mart günü belediye başkanlığı seçimlerini yeniden kazanarak ustalık dönemini yaşayacağını belirten Demirtaş, Gülüç’e hak ettiği hizmetleri getirmeye devam edeceğini söyledi.
Demirtaş hizmetlerini anlattı
Başkan Demirtaş konuşmasında: “2014 yılında sizlerin sevgisi ve desteği ile başladığımız hizmet yolunda yaklaşık 10 yıllık bir süreci geride bırakıyoruz. Şöyle dönüp geriye baktığımda aklıma ilk gelen; bu caddenin eski hali geliyor. Tabir yerindeyse bataklık gibiydi buralar. Yollar çamur içerisindeydi. Bırakın insanlarımızın yürümesini, araçlar bile gidemiyordu bu yolda. Göreve gelir gelmez ilk işimiz bu yolu pırıl pırıl yapıp sizlerin hizmetine sunmak oldu. Buraların eski halini hatırlıyorsunuz değil mi? Sonra yine hemen karşı tarafta Pazar yeri olarak yapılan bir yer vardı. Yıllarca atıl durumda kalmıştı. Tabir yerindeyse çürümeye başlamıştı artık. Buraya bölgenin en güzel düğün ve toplantı salonunu yaptık. Ne kadar isabetli bir iş yaptığımızı zaman geçtikçe daha iyi anladık. Burada yüzlerce gencimizin ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. Tüm etkinlerimizi kendi yerimizde yaptık. Çocuklarımız, kadınlarımız ve tüm Gülüç halkı olarak burada kimi zaman eğlendik, kimi zaman etkinlikler düzenledik, kimi zamanda vatanımızın bölünmez bütünlüğü için can veren şehitlerimiz, sağlığından olan gazilerimiz için mevlit programları düzenledik, birlikte dualar ettik. Gülüç meydanımızın eski halini ve çevresini de hatırlıyorsunuz değil mi? Gülüç Meydanımızıda Gülüç’ümüze yakışır şekilde yaptık. Geriye dönüp baktığımda 10’larca eseri Gülüç’ümüze kazandırmanın mutluluğunu yaşıyorum. Gülüç’te çocuklarımızın oynayabileceği doğru dürüst bir tane bile çocuk parkı yoktu. Sizler gezmek, dinlenmek, oturup bir çay içmek için Karadeniz Ereğli’ye gitmek zorunda kalıyordunuz. Belediyemizin kısıtlı bütçesine rağmen Gülüç Sahil projemizi hayata geçirdik. Çocuk parkları, masal kahramanları, kamelyalarımız, yürüyüş yolları ve gezinti alanlarımızın yanı sıra çok modern bir kafeteryayı yapıp, sizlerin hizmetine sunduk. Gülüç deresinin üzerinde hep birlikte gerek kadınlar günü, gerek sünnet şölenleri, gençlik eğlenceleri gibi etkinlikler düzenledik. Gülüç deresinin üzerinde gençlerimizin nişan, söz ve düğünlerini yaptık. Yeterli miydi? Gülüç halkımızı her şeyin en iyisine en güzeline layık; elbette YETMEZ dedik ve millet bahçesi projemizi yapmaya başladık. Millet Bahçemizin büyük bir bölümünün yapımını tamamladık. Ufak tefek çevre düzenleme gibi işlerimiz kaldı. Onları da tamamladıktan sonra inşallah en kısa zamanda orada da ailecek gidip mangalınızı yaparken, çocuklarınızda parkta eğlenecek. Yapay şelalesi, eşsiz güzellikleri ile Gülüç tepesinden manzarayı izleyip hoş vakit geçireceksiniz. Projemizin ikinci etabında ki restoran, açık ve kapalı düğün salonu, futbol, voleybol, basket sahaları, fitnes spor alanları ve yürüyüş yollarını da yine en kısa sürede yapıp sizlerin hizmetine sunacağız. 10 yıllık görev süremiz içerisinde Gülüç’te tüm yolları ya asfaltladık, ya beton yaptık yada parke yaptık. Yeni yollar açtık, dar olan yerleri genişlettik. Gülüç halkımızı çamurdan ve çukurdan kurtardık. Kaldırımlar ve çevre düzenlemeleri yaparak sizlerin daha rahat ve konforlu bir yaşam sürmeniz için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Gülüç’ümüze hayırseverlerimizin desteği ile merhum Emin Ayhan ağabeyimizin ismini taşıyan modern bir okul kazandırdık. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız şimdi bu modern okulda eğitim ve öğrenimlerini sürdürüyor. İnşallah Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu’nun yapımı da yeni dönemde tamamlanacak ve çocuklarımız daha güzel bir okula kavuşacaklar. 10 yıllık görev süremiz içerisinde gerek okullarımızın ve gerekse tüm camilerimizin eksiklerini tamamladık, bakımını ve temizliğini düzenli olarak yaptık. “Ölüsüne sahip çıkmayan, dirisine de sahip çıkmaz” sözünden yola çıkarak mezarlığımızı yeniden düzenledik, şadırvanlarını yaptık, düzenli olarak ta bakımlarını yapıyoruz. Her dini bayramlar öncesinde de yine burada ahirete irtihal eden yakınlarımız için Kur’an-ı Kerim okutup birlikte dualar yaptık. Gülüç’te cenaze hizmetlerini sunmaya başladık. Cenaze hizmetlerimiz ve cenaze nakil aracımızla sadece Gülüç’e değil tüm bölgeye de ihtiyaç duyulduğunda hizmet vermeye devam ediyoruz. Yaptıklarımızı burada sizlere anlatmaya devam etsem inanın saatlerce konuşabilirim. Kısaca Gülüç’te yeni doğan çocuğumuzdan en yaşlımıza kadar ne ihtiyacı varsa yanında olduk. Belediye başkanlığı makamının kapısını sizlere sonuna kadar hep açtık. 7 gün 24 saat hangi vakitte bana ihtiyaç duyduysanız ben hep sizlerin yanında oldum.”
Gülüç’ü çok sevdiğini ve son nefesini verene kadarda hizmet etmeye devam edeceğini anlatan Demirtaş, Gülüç’ün öz evladı olarak bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra halkın kendisine sahip çıkacağına olan inancının tam olduğunu vurguladı. Demirtaş, tek amacının Gülüç’ü en güzel hale getirip arkasında bıraktığı eserler için hayır duası almak olduğunu ifade etti.
“Bize yaşattıklarının hesabını adalet önünde verecekler”
Hakkında iddiaların iftiradan ibaret olduğunu, bunlarında yargı kararlarıyla ortaya çıkmaya başladığını belirten Demirtaş, bu iftiraların arkasında fırsat vermediği rant çetelerinin olduğunu öne sürdü. Demirtaş konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Görev yaptığım 10 yıllık süre içerisinde bana inanan, bana güvenen, benimle birlikte yol yürüyen hiç kimseyi mahcup etmedim. Gülüç halkının başını öne eğdirecek hiçbir iş yapmadım. Son zamanlarda şahsıma yönelik atılan iftiraları sizlerde takip ediyorsunuz. Neden bu güne kadar bekledim? Yüce Türk adaletine güvendim. Şimdi adalet yavaşta olsa tecelli etmeye başladı. Şahsıma yönelik ortaya atılan iftiralardan birinden yargı takipsizlik kararı vererek beni akladı. Bir diğer şikayetle ilgili olarak ise dosyaya delil olarak konulan ses kayıtlarının Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı tarafından yapılan incelemesinde montaj olduğu tespit edildi. Bu rapor mahkemeye sunulacak. Hiç merak etmeyin; benim alnım ak, başım dik. Üzerime atılan iftiraların hepsinden Yüce Türk Adaleti’nin vereceği kararlarla yine alnım ak bir şekilde çıkacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi bu iftira atanların bir tanesi ile ilgili gerekli suç duyurularımızı yaptık, bize yaşattıklarının hesabını elbette adalet önünde er yada geç verecekler.”
“Rant çetelerine tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem”
Kendisine yönelik karalama kampanyalarının arkasında rant çetelerinin olduğunu öne süren Demirtaş açıklamalarına devam etti. “Peki bunlar benim başıma durup dururken mi geldi?” diye soran Demirtaş konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Elbette durup dururken gelmedi. Bazı rant çeteleri bana geldiler; Dediler ki bize düğün salonunu vereceksin, işte bize Gülüç sahilinde yaptığın kafeteryayı vereceksin, şu arsamızda bize imar rantı vereceksin? Hepsini makamımdan kovup gönderdim. Sonra bunlar satın aldıkları bazı kalemşörlerle basın yoluyla bize saldırmaya başladılar. Yüzlerce haber, her tarafa yüzlerce şikayet dilekçesi ile beni tehdit edip istediklerini yapmam için beni zorlamaya çalıştılar. Hem İçişleri Bakanlığı, hem Zonguldak Valiliği ve hemde Kdz. Ereğli Kaymakamlığı yüzlerce şikayeti gönderdikleri müfettişlerle haftalarca didik didik incelediler. Rabbime şükürler olsun; tek bir olumsuz bir durum bile bulunmadı. Çünkü; benim hiçbir yanlış işim olmadı. Bu yolla olmayınca bu sefer ahlaksızca iftiralarla benimle sizlerin arasına girmeye kalktılar. Seçimle beni yenemeyen birkaç sözde siyasetçi de bunlara maddi-manevi destek verdi. Hepsini biliyorum. Bana oynanan oyunları da, bu oyunları oynayanları da, arkalarında ki rant çetelerini de iyi biliyorum. Buradan sizlerin önünde bir kez daha söylüyorum: Allah’tan başka hiç kimseden korkmuyorum. Ben Gülüç’ün öz evladıyım. İşte burada Gülüç halkımla yine beraberim ve dimdik ayaktayım. Gülüç’te tüyü bitmemiş bir tek yetimin hakkını dahi sizlere yedirirsem namerdim. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Amacınıza ulaşamayacaksınız. Kötüler her zaman yenilmeye mahkumdur. Sizler bu kirli oyunlarınızla 31 Mart günü bir kez daha yenileceksiniz. Hangi iftirayı atarsanız atın, hangi saldırıyı yaparsanız yapın, ben Gülüç halkına güveniyorum. Gülüç halkı beni yalnız bırakmadı. Benim Gülüç halkı ile arama asla giremeyeceksiniz. 31 Mart akşamı bu rant çetelerine en güzel cevabı sandıklarda vermeye var mısınız? Türlü iftiralar ve kirli oyunları ile Gülüç Belediyesi’ni ele geçirmeye çalışanlara en güzel cevabı sandıklarda vermeye var mısınız? Allah hepinizden razı olsun.”
Belediye başkanlığında ilk döneminin çıraklık, ikinci döneminin kalfalık yeni döneminin ise ustalık dönemi olacağını anlatan Demirtaş, 31 Mart 2024 akşamı yeniden iyilerin kazanacağını söyledi. Demirtaş kendisine İYİ Parti’de adaylık yolunu açan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Şükrü Kuleyn, Batı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Erdal Gülay, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan ile tüm partililere teşekkür etti.
Törende konuşan İYİ Parti Batı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan ve İYİ Parti Gülüç Belde Başkanı Turan Bilgen Demirtaş’a desteklerini ifade ederek, 31 Mart 2024 akşamı Gülüç’te İYİ Parti’nin kazanacağını vurguladı. Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Belediye Başkanlarından Murat Sesli ise Demirtaş’ın uzun yıllardır başarılı bir belediye başkanlığı yaptığını belirterek, 31 Mart’ta Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı’nı kazandıklarında Gülüç’e her türlü desteği vereceğini söyledi. Başkan Sesli, kendilerinin de İYİ Parti ailesine katıldıklarını belirterek Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı seçimlerine İYİ Parti ile gireceklerini açıkladı.
Belediye meclis üyesi adaylarını tanıtan Gülüç Belediye Başkanı Demirtaş, tören sonrası eşi Işıl Demirtaş’ın sevgililer gününü kutlayarak bir buket çiçek takdim etti. Demirtaş, beraberindeki partililerle daha sonra programa katılan kadınlara karanfil dağıtarak sevgililer gününü kutladı. – ZONGULDAK
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener’in açıklamalarından önce İYİ Parti’nin bazı büyükşehir ve ilçelerdeki belediye başkan adayları tanıtıldı. Açıklanan yerler ve isimler şöyle:
Artvin Belediye Başkan Adayı Demirhan Elçin, Arhavi Belediye Başkan Adayı Kemalettin Emiroğlu, İnegöl Belediye Başkan Adayı Sevda Özcan, Kestel Belediye Başkan Adayı Mustafa Atılgan, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ayhan Özbek, Nizip Belediye Başkan Adayı Gizem Büşra Bilgiç, Şehit Kamil Belediye Başkan Adayı Selami Demirkol, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nusret Cömert, Dörtyol Belediye Başkan Adayı Cihan Tufan, Arsuz Belediye Başkan Adayı Süleyman Sırrı Bahadırlı, Reyhanlı Belediye Başkan Adayı Süleyman Mustafa Ortak, Kumlu Belediye Başkan Adayı Ahmet Uçar, Erzin Belediye Başkan Adayı Mehmet Ökkeş Koçak, Antakya Belediye Başkan Adayı Ferhat Küçükler, Kırıkhan Belediye Başkan Adayı Ahmet Kaya, Belen Belediye Başkan Adayı Reşit Özuğur, Payas Belediye Başkan Adayı Ayvaz Yakar, İskenderun Belediye Başkan Adayı Nazmi Ceylan, Domaniç Belediye Başkan Şerif Yılmaz, Simav Belediye Başkan Adayı İskender Özdağ, Simav Demirci Beldesi Belediye Başkan Adayı Şükriye Tuğcu, Anamur Belediye Başkan Adayı Ali Rıza Özdeniz, Akdeniz Belediye Başkan Adayı Onur Köseli, Yenişehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Arıcan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Metin Ergun, Köyceğiz Belediye Başkan Adayı Pelin Eker Karaman, Adapazarı Belediye Başkan Adayı Türkel Ergül, Akyazı Belediye Başkan Adayı Hakan Baykal, Arifiye Belediye Başkan Adayı İrfan Ömür, Karasu Belediye Başkan Adayı Hasan Sarıoğlu, Serdivan Belediye Başkan Adayı Serbülent Gökhan Beyaz, Taraklı Belediye Başkan Adayı Şahin Akı, Söğütlü Belediye Başkan Adayı Volkan Deniz. Turhal Belediye Başkan Adayı Muhammer Baloğu, Akçabat Belediye Başkan Adayı Erol Gedikli, Beşikdüzü Belediye Başkan Adayı Serkan Dübüş, Çarşıbaşı Belediye Başkan Adayı Hamza Ustabaşı, Köprübaşı Belediye Başkan Adayı Fatih Sancak, Hayrat Belediye Başkan Adayı Zafer Yazıcı, Of Belediye Başkan Adayı Emine Bodur, Ortahisar Belediye Başkan Adayı Versel Kurtoğlu, Sürmene Belediye Başkan Adayı Selami Ateş, Birecik Belediye Başkan Adayı …
Adayların ardından başladığı konuşmasında, Antalya’daki selde yaşamını yitiren yurttaşa ve dün Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde yaşanan, 9 işçinin göçük altında kaldığı faciaya da değinen Akşener, özetle şunları söyledi:
“İLİÇ’TEKİ FELAKETE YOL AÇAN İHMALLERİN VE BU İHMALLERE İMZA ATANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”
“Dengesi bozulan doğamız artık alarm veriyor. İktidarın iflah olmaz rant telaşı göz göre göre insanlarımızın hayatını tehlikeye sokuyor. Bitmek bilmeyen bu sorumsuzluğun faturasını da her defasında milletimiz ödüyor. 29 Haziran 2022’de bu kürsüden Erzincan İliç’teki altın madenindeki tehlikeye karşı iktidarı uyarmıştım. Hatta bu konuda İYİ Parti olarak Meclisimize soru önergeleri de verdik. Ancak iktidar bizi aşırı duyarlı bulup kulağının üstüne yatmayı tercih etti. Yani aslında dün yaşanan felaketi göze almayı tercih etti. Erzincanlı vatandaşlarımızı değil madenin ortaklarını tercih etti. Anadolu’nun can suyunu taşıyan Fırat’ı değil rant musluklarını tercih etti. İliç’teki felakete yol açan ihmallerin ve bu ihmallere imza atanların peşini bırakmayacağız.
“GİRDİKLERİ HER SEÇİMDE 2023 VİZYONUNDAN BAHSETTİLER. 2024 YILINA GELDİK AMA DAHA VİZYONUN, ‘V’SİNE BİLE ULAŞAMADILAR”
AK Parti’nin artık milletimize verecek hiçbir şeyi kalmadı. İktidarının 21’inci yılında, 21 yıl öncesini aratan ve 21 yıldır her sıkıştığında aynı vaatleri tekrarlayan artık miadını doldurmuş bir iktidarla karşı karşıyayız. Kasım 2002’de yani AK Parti milletimizden yetkiyi devraldığında faiz yüzde 46’ydı. Bugün 2024 yılındayız, faiz yüzde 45 seviyesinde. Kasım 2002’de iktidara geldiklerinde Enflasyon yüzde 30’du. Bugün enflasyon ise Instagram filtrelerini aratmayan TÜİK filtresine rağmen yüzde 65’e dayandı. AK Parti iktidarının ekonomi literatürüne kattığı yeni bir enflasyon çeşidimiz daha var; ‘Hissedilen enflasyon.’ O da neredeyse yüzde 130’a ulaştı. Girdikleri her seçimde 2023 vizyonundan bahsettiler. 2024 yılına geldik ama daha vizyonun, ‘v’sine bile ulaşamadılar. Bizler milletçe daha önce defalarca izlediğimiz aynı vasat filmi bugün yeniden izliyoruz. Yine değişen bir Merkez Bankası Başkanımız var. Yine düşmeyen bir enflasyonumuz var. Yine tutmayan hedefler, unutulan sözler, karşılanmayan beklentiler var. Tabii ki yine tüm bu beceriksizliğin, basiretsizliğin ve ciddiyetsizliğin yükü sırtına vurulan cefa çeken Türk milleti var.
“AK PARTİ’NİN DEVRİ İKTİDARINDA ARTIK TÜRKİYE’DE EMEKLİNİN PAYINA FİTRE BİLE DÜŞMÜYOR”
Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yıl fıtır sadakasını 130 lira olarak belirledi. Üstelik bu 130 lirayı da asgari sınır olarak gösterdi. Fitre üzerinden, hesap ettiğimizde bile açlık sınırı en düşük emekli maaşının tam 5 bin 600 lira üzerinde. Bugün Diyanet İşlerine göre bile milyonlarca emeklimiz açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Yani işine geldiğinde, ‘Nass’a sığınan AK Parti’nin devri iktidarında artık Türkiye’de emeklinin payına fitre bile düşmüyor. Böyle vicdansızlık olur mu, böyle devlet yönetilir mi?
“KENDİNDEN OLMAYANA NEFRET SAÇAN İKTİDAR DİLİ İLE KENDİNE LAF EDENE ÖFKE KUSAN ANA MUHALEFET DİLİ ARASINDA HIÇBİR FARK YOK”
Depremzede vatandaşlarımızın depremin birinci haftasında da sığınacakları bir çatıları yoktu birinci yılında da yok. Depremin birinci haftasında da işleri, aşları yoktu birinci yılında da yok. Depremin birinci haftasında da kaybolan çocuklarımızın peşine düşen yoktu birinci yılında da yok. Çünkü ülkemizi yöneten iktidarın depremin birinci gününde de utanması yoktu birinci yılında da maalesef hala yok. Deprem felaketinin, 1’inci yıl dönümünün gecesinde Hataylı vatandaşlarımız, bir anma etkinliği yaptı. Bu etkinliğe hem iktidar tarafından hem de ana muhalefet tarafından katılanlar oldu. Hataylılar iktidarı da ana muhalefeti de dinlemek istemedi iki tarafa da tepki gösterdi. O tepki Türk milletini yıllardır iki yumruk arasına sıkıştıran kayıkçı düzenine, karşı bir tepkiydi. Aslında Hataylılar o gece ‘Birbirinizden bir farkınız yok’ dediler. Doğru da söylediler. Nitekim ana muhalefetten de gösterilen tepkiyi hazmedemeyenler çıkıp dediler ki ‘Protestocuların kim olduğunu biliyoruz.’ Demokrasi havarilerine bak sen. Sansürden sonra bunu da görmüş olduk. Hadi biz rakibiz ama bunlar sadece bizim eleştirilerimizi değil artık milletin eleştirilerini de kabul edemez olmuşlar. Bir yandan vatandaştan tepki görünce ‘marjinaller’ diyenleri kınayacaksınız. Ama o tepki size gelince dönüp vatandaşa, ‘biz onları biliyoruz’ diye parmak sallayacaksınız, yok öyle yağma. Buradan açıkça ilan ediyorum Bizim için ‘çadır yok’ diyen depremzedelere ‘tasmalı’ diyen meczup yandaşlar ile kendilerine oy gelmediği için yapılan yardımları ‘haram’ eden vicdansız yoldaşların arasında hiçbir fark yoktur. Bizim için kendinden olmayana nefret saçan iktidar dili ile kendine laf edene öfke kusan ana muhalefet dili arasında hiçbir fark yoktur.
“HATAYLILAR, GELİN SİZİ DUYMAYAN, ÖNEMSEMEYEN SİYASET SİMSARLARINI ATTA GÖNDERİN”
Atatürk’ün emaneti Hatayımızdan, Hataylı vatandaşlarımızdan özellikle rica ediyorum; hiçbir sorumluluğu üzerine almayan bu iktidara da, yıkılan binaların müteahhidinin villasında oturanlara da mecbur değilsiniz. Siz; kendi cebinden önce sizin canınızı düşünecek ahlaklı adaylara layıksınız. Siz; vasata değil, belediyeciliğin en iyisine layıksınız. İşte o yüzden gelin, bu hileli oyunun iki tarafına da hak ettiği dersi sandıkta verin. Gelin; sizi duymayan, sizi önemsemeyen siyaset simsarlarını atta gönderin. Gelin; İYİ Parti’nin tertemiz adayına, Hatay’ı yeniden inşa etmek için ülkesine dönen evladına, Nusret Cömert kardeşime helal oylarınızı verin.
“BİZ İYİ PARTİ OLARAK 22 YILDIR DEĞİŞMEYEN BU TABLOYU DEĞİŞTİRMEK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”
Milletin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir dertleri yok. Milletin önüne doğru adayları çıkarmak gibi bir dertleri de yok. Hele ki milletin ayağına gidip vizyonlarıyla, projeleriyle, kadrolarıyla oy istemek gibi bir dertleri hiç yok. İşte biz İYİ Parti olarak 22 yıldır değişmeyen bu tabloyu değiştirmek için mücadele ediyoruz. Milletimizi birbirinden koparan bu suni kutuplaşmayı bitirmek için mücadele ediyoruz. En iyi kadroları hangi parti getiriyorsa, en iyi çözümleri hangi parti üretiyorsa, en iyi projeleri hangi parti çıkarıyorsa o partinin başarılı olacağı; millete hizmet iddiası üzerinden rekabete dayanan, millet odaklı bir siyaset iklimini oluşturmak için mücadele ediyoruz. ve bu yüzden de muhteremlerin rahatlarını bozuyoruz. Konfor alanlarına çomak sokuyoruz. Kayıkçı kavgalarına ayna tutuyoruz. İşte bugün yaşadığımız tüm linçlerin, sansürlerin ve operasyonların temel sebebi budur. İki tarafın da medyalarında izleyin, her iki tarafı da koruyan, kollayan yandaş ve yoldaş medyaları izleyin; oralardaki tek odak İYİ Parti’dir. Her iki taraf için de düşman kuvvet İYİ Parti’dir. Cumhur İttifakı’nın paydaşı Yeniden Refah Partisi ayrı girmeye kalkıştığında yani inanamayacağım yoldaşların bazılarının Yeniden refah Partisi’ne alkış tutması riyakarlık gibidir.
“TÜRKİYE’DE BİR DÜMEN DÖNÜYOR. BÜTÜN BU DÜMENİN MERKEZİ; BEN OLMAYACAĞIM, SİZ OLMAYACAKSINIZ”
Türkiye’de bir dümen dönüyor. Bütün bu dümenin merkezi; ben olmayacağım, siz olmayacaksınız. Biz bu ülkenin birliğinden, bütünlüğünden yanayız. Biz bu ülkenin 21. yüzyılın değerleri üzerinden, hepimizin umut ettiği, gençlerimizin yurt dışına kaçmak yerine bu ülkede kaldığı; kadınlarımızın tecavüze, tacize, cinayete kurban gitmediği; küçücük çocuklara tecavüz edilmediği, hayvanlara tecavüz edilmediği bir ülke inşa etmek için… Yani Cumhuriyetimizin kuruluş ayarlarına yeniden kavuşmak için yola çıkmış ve ayrışmalar üzerinden değil farklılıklarımızı var kabul edip ona saygı duyarak müştereklerimizin arttığı, müşterilerimizin etrafında demokrasi inşa ettiğimiz; hoşgörü değil saygının önde olduğu bir Türkiye’yi, bir anlayışı yine, yeniden inşa etmek üzere yola çıktık.”
Akşener, konuşmasının ardından Karacaoğlan’ın “Var git ölüm” şiirinden derlenen bir şarkıyı dinletti. Şarkıyla birlikte gözyaşlarını tutamayan Akşener “Niçin hep garipler kaçamıyor? Niçin hep fakirler kaçamıyor? Niçin hep haksızlık bunlara oluyor? 1607-1679, 2024… Ant olsun, şart olsun bunları değiştireceğiz” dedi.
]]>İYİ Partili milletvekili Yasin Öztürk, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı ilan edildi
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener:
“Nasıl bir belediye başkanlığı yapacağını anlatmasını Yasin reise bırakıyorum”
DENİZLİ – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak milletvekili Yasin Öztürk’ü açıkladı. Öztürk, partisinden belediye başkan adayı olarak açıklanan 6. milletvekili oldu.
İYİ Parti Denizli İl Teşkilatı, 31 Mart Mahalli ve İdari Seçimleri’nde Denizli adaylarının tanıtımı için Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde aday tanıtım toplantısı düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından zeybek gösterisi ile başlayan programa İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de katıldı. Açılış konuşmasını yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ü açıkladı. Çok ayrıntıya girmeyeceğini ve nasıl bir belediye başkanlığı yapacağını Yasin Öztürk’ün anlatmasını istediğini ifade eden Akşener, 2028 seçimlerinde iktidar olabilmek için yerel seçimlerde belediye kazanmaları gerektiğini vurguladı.
“Meselemiz Erdoğan değil, sistemin değişmesi”
Konuşmasında 2028 genel seçimlerini kazanma vurgusunda bulunan Akşener, bir partilinin “Parlamenter sisteme tekrar dönecek miyiz?” sorusuna, “Bizim bu yolculuğumuzun gerekçesi o. Ben neden 2018’de el sıkışayım, neden kendi başımıza gitmeyelim. 2019’de niçin bir başka partiye ‘Gel beraber bir berber dükkanı kuralım’ diyeyim de çırak çıkalım. İstanbul ve Ankara’nın alınması, 2023 seçimlerinde bu ucube sistemin değiştirilmesine yönelik önemli bir umuttu. Dolayısıyla İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde, sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi, yerine bir başkasının gelmesi değil, bu sistemin değişmesidir” cevabını verdi.
İYİ Parti 6. milletvekilini belediye başkan adayı ilan etti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş gösterildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına ise Balıkesir Milletvekili Turhan Özmez aday olarak gösterilen milletvekili oldu. İYİ Parti’nin Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise Genel Başkan Meral Akşener tarafından Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterildi. İYİ Parti, 31 Mart seçimlerinde en fazla milletvekilini belediye başkan adayı gösteren parti oldu.
Denizlili hemşehrilerinin kendisini çok iyi tanıdığını ifade eden İYİ Parti Milletvekili ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yasin Öztürk, “Bizde Denizli’mizin sorunlarını çok iyi biliyoruz. Yaparsa Yasin yapar dedirtecek kadar çalışkanız, kararlıyız ve inançlıyız. Bu inanmışlığın verdiği sorumlulukla milletimizden yetki istiyoruz. Denizli’miz 20 senedir ihmal edildi, var olan sorunlar yok sayılıp göz ardı edildi. Ülkemizin önemli ihracat şehirlerinden biri olan Denizli, bu konuda hak ettiği desteği görmemiştir” şeklinde konuştu.
İYİ Parti’nin Denizli ilçelerinde adayları ise Acıpayam’da Mahir Altuğ, Babadağ’da Ali Atlı, Baklan’da Celal Tuyji, Bekilli’de Kemal Karaman, Beyağaç’ta Sevhan Demirel, Bozkurt’ta Zafer Kocaman, Buldan’da Mustafa Gülbay, Çameli’de Sezai Turhan, Çardak’ta Mehmet Çakmak, Çivril’de İsmail Çorbacıoğlu, Güney’de Alaattin Gümüş, Honaz’da Osman Çaybaşı, Merkezefendi’de Fatih Coşkun, Pamukkale’de Türkay Berberoğlu, Sarayköy’de Ahmet Çelikak, Serinhisar’da Şükrü Averi, Tavas’ta Emin Barıner oldu. İYİ Parti, Kale ve Çal ilçelerinde ise belediye başkanlığı için aday açıklamadı.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi, yerine bir başkasının gelmesi değil. Bu sistemin değişmesidir” dedi.
İYİ Parti Denizli İl Başkanlığı, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde aday tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantıya, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yanı sıra çok sayıda partili katıldı. Toplantıda konuşan Akşener, Türkiye’de en eski kadın siyasetçi olduğunu ve eskiden siyasetçilerin halkın önünde saygılı olduğunu belirterek, “Eskiden siyasetçi parmağını seçmene sallayamazdı. Birinin oyu ve diğerinin oyu eşitti. Her oy bir vebaldi. Şimdi bunu Türkiye terk etti. Siyasetçi, lord haline geldi, seçmenin siyasetçi karşısında hazır ol da durmasına döndük. Seçmen istismar edildi, ayrım gözetildi. Ama biz milletin sesine kulak vermek zorunda olduğumuz konusunda yola çıktık. İyi, kötü başarılı olduk. Sayemizde emekli maaşlarına dikkat çekilmişse, vatandaşın, seçmenin sesi olma görevimizdendir. İktidar hizmet etmekle, muhalefet ise vatandaşın avukatı olmakla görevlidir. Birbirlerini gagalaya gagalaya bunu unutuyorlar. Biz esnaf esnaf gezerek, kadının, sanayicinin, öğrenmenin, emeklinin var olduğunu kayda aldırdık ve seçmenin sesini meclise getirdik. Sonuç olarak iktidarın gözünü onlara çevirdik. Çok başarılı olduk mu, tam değil. Bizim fikirlerimiz vatandaştan yana mesela, en düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olmalıdır. Kimsenin elini sıkmayan hür ve müstakil adayları ile İYİ Parti var. 2028 yılında genel seçimlerde, iyi belediyeciliği görerek bunlar çalmıyor, yandaş kayırmıyor diyerek İYİ Parti’yi iktidar edeceksiniz” dedi.
‘MESELEMİZ SİSTEMİN DEĞİŞMESİ’
Konuşmasına 2028 genel seçimlerini kazanacaklarını söyleyerek devam eden Akşener, bir partilinin “Parlamenter sisteme tekrar dönecek miyiz?” Sorusunu yanıtladı. Akşener, “Bizim bu yolculuğumuzun gerekçesi o, ben neden 2018’de el sıkışayım. Neden kendi başımıza gitmeyelim. 2019’da niçin bir başka partiye ‘Gel beraber bir berber dükkanı kuralım’ diyeyim de çırak çıkalım. İstanbul ve Ankara’nın alınması, 2023 seçimlerinde bu ucube sistemin değiştirilmesine yönelik önemli bir umuttu. Dolayısıyla biz şimdi İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi yerine bir başkasının gelmesi değil. Bu sistemin değişmesidir” diye konuştu.
DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI TANITTI
Akşener, konuşmasının ardından başta İYİ Parti Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Yasin Öztürk’ü ve sırasıyla ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. İYİ Parti Denizli ilçe Belediye Başkan adayları şu isimlerden oluştu:
Babadağ Belediye Başkan Adayı Ali Atlı, Pamukkale Belediye Başkan Adayı Türkay Berberoğlu, Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Fatih Coşkun, Çivril Belediye Başkan Adayı İsmail Çorbacıoğlu, Acıpayam Belediye Başkan Adayı Mahir Altu, Tavas Belediye Başkan Adayı Emin Barıner, Honaz Belediye Başkan Adayı Osman Çaybaşı, Sarayköy Belediye Başkan Adayı Ahmet Çelikak, Buldan Belediye Başkan Adayı Mustafa Gülbay, Çameli Belediye Başkan Adayı Sezai Turhan, Serinhisar Belediye Başkan Adayı Şükrü Averi, Bozkurt Belediye Başkan Adayı Zafer Kocaman, Güney Belediye Başkan Adayı Alaattin Gümüş, Çardak Belediye Başkan Adayı Mehmet Çakmak, Bekilli Belediye Başkan Adayı Kemal Karaman, Beyağaç Belediye Başkan Adayı Seyhan Demirel, Baklan Belediye Başkan Adayı Celal Tuyji oldu.
]]>Akburak, bir otelde düzenlenen toplantıda, partisinin seçim çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Burak Akburak, bugün itibarıyla 11 büyükşehir, 16 il, 169 ilçe ve 19 beldede belediye başkan adaylarını açıkladıklarını aktardı.
Teşkilat Başkanlığının çalışmalarına değinen Akburak, bu kapsamda 35 şehrin muhtarıyla görüşerek, halkın taleplerini aldıklarını, en çok gündeme gelen konulardan birinin uyuşturucu sorunu olduğunu belirtti. Akburak, “Aileler bundan çok muzdarip. Türkiye’de çok büyük bir uyuşturucu problemi var. Seçim beyannamemizi hazırlarken bunlara yer verdik. Yerel yönetimler vizyon belgemizde de o bağlamda çalışmalar yaptık.” dedi.
Akburak, İYİ Parti’nin tek başına seçime girme kararının ardından yapılan anketlerde oyların yükselişte olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kimine göre 1,5 puan, kimine göre 2 puan artış. Biz de çevremizden görüyoruz. Üçüncü yol denkleminde AK Parti kaybediyor, analiz ederseniz anlayacaksınız. Bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti çok büyük sıkıntıya girecek. Bizim derdimiz ne AK Parti ne CHP, bizim derdimiz kendimiziz. Biz o flulaşmış parti görüntüsünden, CHP yanında yedek güç, birlik gibi durma pozisyonuna karşıyız. Vatandaşa istediği olanağı sağlamış oluyoruz. ‘Bakın kadrolarımızla, düşüncelerimizle buradayız’ diyoruz. Bu bizim için bir avantaj, diğer siyasi partiler için dezavantaj. İYİ Parti’nin oylarıyla ilgili özellikle Anadolu, Trakya ve Ege’de bir teveccüh olduğunu anlayacaksınız.”
Akburak, partinin “3 faz” şeklinde yürüteceği, adaylar ile partinin temel hedefleri ve iyi belediyeciliğinin anlatılacağı seçim kampanyasının birinci fazının bir hafta veya 10 gün içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını dile getirdi.
“Ordu’yu alacağız”
İYİ Parti’nin oy alma potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayan Akburak, “Anadolu’nun birçok ilçesinde çok değişik sonuçlarla karşılaşabilirsiniz bunu söyleyebilirim. Ordu’da kartlar yeniden dağıtılıyor. Biz Ordu’yu alacağız, böyle görüyoruz. Enver Yılmaz’ın İYİ Parti’den adaylığı, aday olmak isteyip olamayan birçok kişiyi cesaretlendirdi. Adana’da çok iyi oy alabileceğimizi düşünüyoruz, hatta alabiliriz.” diye konuştu.
Akburak, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için görüşmelerin devam ettiğini, ancak uzun sürmeyeceğini belirterek, “Büyükşehir ne kadar önemliyse ilçe başkanları da o kadar önemli. İstanbul’da hemen hemen tüm ilçe adaylarımız belli. İstanbul’da iddialı olduğumuz ilçeler var. Ankara’da 2 tane var.” ifadesini kullandı.
İYİ Parti’nin, İstanbul ve Ankara adayının profiline ilişkin bir soru üzerine Akburak, her kesimin oy verebileceği bir aday profilinin herkesin önünü açacağını anlattı. Akburak, “Siyasette mesafe almadan önce kale almanız lazım. Günü kazanmadan geleceği kazanmazsınız. 22 yıllık güçlü bir iktidara karşı yol yürüyeceğiz. Siyasi tarihin en eski partisine karşı yol yürüyeceğiz. Akşener, isteseydi cumhurbaşkanı yardımcısı olamaz mıydı? Niye bu yolu yürüyor? Bizim bu sarmaldan kurtulmamız lazım. Bu ülkede hem AK Parti hem CHP üzerinden siyaset yapılmamalı. Bu yolu İYİ Parti açmalı.” değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul ve Ankara adayının açıklanma tarihine ilişkin soruya ise Akburak, “En geç 2 hafta içinde açıklanacak. Şubatın başında açıklarız. Aday tanıtım lansmanı Ankara’da olacak. Şubatın başında, ilk haftası İstanbul ve Ankara adaylarının açıklanması planlanıyor. Lansman da şubat ayının ikinci haftası gibi olur.” yanıtını verdi.
“Bize teveccüh gösterileceğini düşünüyorum”
Her hafta anket yaptırdıklarını ve İYİ Parti’nin oylarının her yerde yükseldiğini vurgulayan Akburak, “Hem İstanbul hem Ankara, Türkiye’nin her yerinden çıkaracağımız adayların yüzde 10’dan yukarı oy alacağını düşünüyorum. Bana göre, millet çok kritik bir seçimde İYİ Parti’ye sahip çıkacak, birçok adayımıza destek verecek. Türkiye’nin birçok yerinde bize teveccüh gösterileceğini düşünüyorum. İYİ Parti’nin başarılı olması 2028 için çok önemli. 2028’de olası bir iktidar değişikliği, vatandaşın böyle bir talebi varsa İYİ Parti’yi bu seçimde yüksek oyla çıkarmalıdır.” görüşünü paylaştı.
AK Parti seçmeninin oy verebileceği partinin İYİ Parti olduğunu ifade eden Akburak, şunları kaydetti:
“İYİ Parti çok önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Önümüze bakıyoruz. 31 Mart’ta ne olacağını göreceğiz. Bu bir risk ama göze alıyoruz. Bu seçimlerde çok başarılı olacağımızı düşünüyorum. Kendimize yüzde 10 çıta koyduk. Nevşehir’de çok iddialıyız göreceksiniz. Isparta’yı özellikle takip edin, Antalya’yı, Kırklareli’ni, Uşak’ı takip edin. Çanakkale adayımız inanılmaz başarılı, kazanabileceğimizi düşünüyoruz. Birçok ilçede de çok iddialıyız.”
Akburak, adayların yüzde 80’inin netleştiğini, şubatın ilk haftasına kadar bunların açıklanacağını söyledi.
“Önümüze bakıyoruz”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in altılı masadan kalkmasına ilişkin soruları ise Akburak, şöyle yanıtladı:
“Oturmaya niyetimiz yoktu fakat Ekrem Bey ile Mansur Bey bir formülle geldiler. Genel Başkan bize sordu. Genel İdare Kurulu üyelerinin kararı masaya oturmaktı. Doğru muydu, bilemiyorum. ‘Tekrar geri dönelim’ diyenlerdendim. Zaman zaman kendime soruyorum, ‘Geri dönmese miydik’. Hızlı karar vermemiz gereken bir süreçti.
Kazanabilirdik, bir hikaye oluşmuştu, hikayenin başlangıcı 2019’du, biz İYİ Parti olarak bu hikayenin özgün yazarlarından bir tanesiyiz. Ama sonradan kalabalıklaştık. Denedik, kazanamadık. Her şerde bir hayır vardır. İYİ Parti bu konuyu kapattı, geçmişte kaldı. Önümüze bakıyoruz. Önümüzde 2024 seçimleri var. Bana göre çok önemli bir seçim. Bu dönem, 28 Mayıs’ta bitti.”
]]>İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak, İstanbul ve Ankara belediye başkan adayları ile ilgili “İstanbul’da da Ankara’da da görüştüğümüz isimler var. Milletvekili olacağını sanmıyorum. Özellikle İstanbul’da hemen hemen bütün ilçe adaylarımız belli. Ankara’da çoğu yerde adaylarımız var. Ocak ayını biraz geçebilir açıklanması… En geç iki hafta içinde, şubatın başı gibi açıklanır” açıklamasını yaptı. “Kendimize yüzde 10 çıta koyduk” diyen Akburak, Cumhur İttifakı’nın 2019 yılında kazandığı büyükşehir ve il belediyelerinde de iddialı olduklarını belirterek, “Ordu, Aksaray, Nevşehir’i alacağız” dedi.
İYİ Parti, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından, 2024 yerel seçimlerine “hür ve müstakil” girme kararını almıştı. 2019 yerel seçimlerinde toplam yüzde 7,45 oy alan ve herhangi bir büyükşehir, il belediyesi başkanlığı kazanamayan İYİ Parti, 14 Mayıs Genel Seçimleri’nde toplam yüzde 9,902 oy almıştı.
İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, dün Ankara’da bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akburak, yerel seçime ilişkin çeşitli açıklamalar da yaptı.
Burak Akburak, 2014-18 arası AKP’den Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Enver Yılmaz’ın İYİ Parti’nin Ordu adayı olmasının aday olmak isteyenlere cesaret verdiğini belirterek, “Çok iyi metropol şehirlere talibiz. Özellikle Antalya’ya çok güçlüyüz. Adana’nın birçok ilçesinde değişik sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Ordu’da kartlar yeniden dağılıyor. Ordu’yu alacağız. Enver Bey’in İYİ Partinin adayı olması özellikle AK Parti camiasında şaşırtıcı karşılandı. Aday olmayı düşünüp cesareti olmayan birçok insanı cesaretlendirdi diye düşünüyoruz. Aldığımız geri dönüşler öyle” dedi.
“YÜKSELİŞTE OLDUĞUMUZU GÖRÜYORUZ. KİMİNE GÖRE BİR BUÇUK, KİMİNE GÖRE İKİ PUAN ARTIŞ SÖYLENİYOR”
Akburak, İYİ Parti’nin yerel seçimlere “Hür ve müstakil” girme kararı sonrası oy potansiyellerinin artıp artmadığına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Yükselişte olduğumuzu görüyoruz. Kimine göre bir buçuk, kimine göre iki puan artış söyleniyor. Biz de çevremizden de görüyoruz. Özellikle ilk bu yolda kamuoyu tarafından satın alınmadı aslında hür ve müstakil giriş. Tam olarak anlamlandırılamadı. Televizyonlarda her gün bu konuşuldu. 46 yaşındayım, hayatımda ilk defa ‘meclis üyesi istifa etti’ diye; ana habere haber olduğunu gördüm. Üçüncü yol denkleminde CHP değil aslında AK Parti kaybediyor. Şehir şehir analiz ederseniz bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti çok büyük sıkıntıya girecek. Bizim derdimiz kendimiziz. Flulaşmış parti görüntüsünde CHP yanında yedek güç gibi durmuyoruz. Artık bize oy verebilirsiniz diyoruz rahat rahat. Bunun konforunu aday belirleme sürecinde yaşıyorum. Bizim için avantaj, diğer siyasi partiler için dezavantaj…”
Akburak, “seçimlere bağımsız olarak katılma kararının zamanı” ile ilgili eleştirilerin anımsatılması üzerine; “Şimdi diyorlar ki tek başına girmek için yerel seçimler sırası mıydı? Tam da sırası. Çünkü CHP’li belediyelerdeki o yapı o kadar cıvık bir hale gelmiş ki… Bu yolu yalnız yürümek kaçınılmaz…Biz mevcudiyetimizi ve istikbalimizi CHP ile birlikte kurmadık” diye karşılık verdi.
“18 ŞUBAT GİBİ DÜŞÜNÜYORUZ ADAY TANITIM TOPLANTISI, LANSMAN, SEÇİM BEYANNAMESİNİ”
Akburak, yerel seçim kampanyasını üç aşamada yürüteceklerini belirterek, “Kampanya koordinatörlüğü, 3 faz… İlk faz 10 gün içerisinde paylaşacağız, kampanya öncesi hazırlık. Genel politika ile ilgili bir kampanya, akabinde de yerel seçimlerle ilgili faz, ana temalarımız sloganlar seçim müzikleri, aday toplantısı. 18 Şubat gibi düşünüyoruz aday tanıtım toplantısı, lansman, seçim beyanname” dedi.
“ONLAR RİSKE GİREBİLDİ Mİ? GİREMEDİLER…YOK İSTANBUL KAYBEDİLİRSE TÜRKİYE GİDERMİŞ…GEÇEN SEÇİM TÜRKİYE’Yİ KAYBETTİK, AYIP”
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı neden desteklemediklerine ilişkin, “Biz onları Cumhurbaşkanı adayı olarak düşünüyorduk, Cumhurbaşkanı yardımcısı düşündük, sonra baktık Cumhurbaşkanı yardımcısı sayısı arttı bir yola girdik dönemedik… Onlar riske girebildi mi? Giremediler. Dolayısıyla yapacak bir şey yok. İYİ Parti artık bu kapıyı kapattı geçmişte kaldı önümüzde 2024 seçimleri var oldukça da önemli. Yok İstanbul kaybedilirse Türkiye gidermiş…Geçen seçim Türkiye’yi kaybettik, ayıp ya” açıklamasını yaptı.
“OCAK AYINI BİRAZ GEÇEBİLİR AÇIKLANMASI…İKİSİNİ YAKIN ZAMANLARDA AÇIKLAYABİLİRİZ. EN GEÇ 2 HAFTA İÇİNDE, ŞUBATIN BAŞI GİBİ AÇIKLANIR”
Akburak, İYİ Parti’nin Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının ne zaman açıklanacağına yönelik soruyu, “İstanbul’da da Ankara’da da görüştüğümüz isimler var, milletvekili olacağını sanmıyorum. Özellikle İstanbul’da hemen hemen bütün ilçe adaylarımız belli diyebiliriz. Ankara’da çoğu yerde adaylarımız var. Ocak ayını biraz geçebilir açıklanması…İkisini yakın zamanlarda açıklayabiliriz. En geç iki hafta içinde, şubatın başı gibi açıklanır. Ankara’da lansman düşünüyoruz, şubatın ikinci haftası gibi” diye yanıtladı.
“HERKESİN OY VEREBİLECEĞİ BİR ADAY OLACAK…BU SEÇİMLERDE MİLLET İYİ PARTİ’YE SAHİP ÇIKACAK”
Akburak, İYİ Parti’nin Ankara ve İstanbul adayının siyasi profilinin sağ kökenli olup olmayacağına yönelik soruya; “Herkesin oy verebileceği bir aday olacak… Biz 100 yıllık siyasi partiye ve 22 yıllık Cumhuriyet tarihinin en güçlü iktidarına karşı yol yürüyeceğiz diyoruz, biz zor olan doğru yolu seçtik… Bugün Türkiye’deki en önemli markalardan biridir Meral Akşener. Artık bu ülkede CHP-AK Parti üzerinden siyaset yapılmamalı, bu millete zarar veriyor. Bence bu seçimlerde millet, İYİ Parti’ye sahip çıkacak. Ülke bize teveccüh gösterecek bu teveccühle 2028’de bambaşka şeyler olabilir. İyi partinin başarısı 2028 için çok önemli… Olası bir iktidar değişimi için İYİ Parti bu seçimlerden yüksek bir oyla çıkmalı” yanıtını verdi.
“KENDİMİZE YÜZDE 10 ÇITA KOYDUK”
Akburak, yerel seçimlerdeki oy potansiyellerinin ne olup olamayacağına yönelik soruya; “Kendimize yüzde 10 çıta koyduk oy oranı olarak yerel seçimde. Şu kadar belediye tahminimiz var demiyoruz” diye yanıtladı. “Tahmin edilenden düşük bir oy alınması halinde İYİ Parti’nin tabela partisi haline dönüşebilme durumunun” olup olmadığına ilişkin soruya, “Biz bu riski aldık” dedi.
“ORDU, AKSARAY, NEVŞEHİR’İ ALACAĞIZ”
Akburak, Cumhur İttifakı’nın 2019 yılında kazandığı büyükşehir ve il belediyelerinde de iddialı olduklarını belirterek, “Nevşehir’i biz alacağız göreceksiniz. Vekil adayı oldu oylarımızı yüzde 100 artırdı. En az yüzde 10…Aydın’ın birçok ilçesinde çok iyi yol alacağız. Efeler’i alacağımız düşünüyorum. Ordu, Aksaray, Nevşehir’i alacağız” dedi. Akburak, İYİ Parti’nin Iğdır öznelinde 2019 gibi “DEM’e kazandırmama” stratejisinin izlenebileceğini söyledi. Diyarbakır, Mardin, Ağrı gibi illerde de aday çıkaracaklarını ifade eden Akburak, “Her yerde çıkarıyoruz, Diyarbakır’da da adayımızı belirlemek üzereyiz” dedi.
Akburak, son zamanlarda İmamoğlu ve Akşener’in görüşüp görüşmediğine ilişkin sorulan soruya “Hayır görüşülmedi” yanıtını verdi.
]]>İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak, partisinin 81 ilde seçime girme kararından sonra oylarının arttığını belirterek, “Kimine göre 1,5 puan artış, kimine göre 2 puan artış oldu. Bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti çok büyük sıkıntıya girecek” dedi.
İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, Ankara’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Akburak, şu ana kadar 11 büyükşehir, 16 il, 169 ilçe ve 19 beldede belediye başkan adayı açıkladıklarını hatırlatarak, hazırlıklar kapsamında kentlerdeki en küçük organizmalar olan muhtarlıklar ile çalıştıklarını, 35 şehrin muhtarıyla görüştüklerini ve halkın taleplerini aldıklarını kaydetti. İYİ Parti’nin tek başına seçime girme kararı aldıktan sonra gerçekleştirilen anketlerde oylarının yükseldiğini söyleyen Akburak, “Kimine göre 1,5 puan artış, kimine göre 2 puan artış oldu. Biz de çevremizden görüyoruz. 3’üncü yol denkleminde AK Parti kaybediyor, analiz ederseniz anlayacaksınız. Bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti çok büyük sıkıntıya girecek. Çünkü bizim derdimiz ne AK Parti ne CHP, bizim derdimiz kendimiziz. Biz o flulaşmış parti görüntüsünden, CHP yanında yedek güç gibi, birlik gibi durma pozisyonuna karşıyız. Vatandaşa istediği olanağı sağlamış oluyoruz. ‘Bakın biz buradayız, kadrolarımızla, düşüncelerimizle buradayız’ diyoruz. Bu bizim için bir avantaj, diğer siyasi partiler için dezavantaj. İYİ Parti’nin oylarıyla ilgili özellikle Anadolu’da, Trakya’da, Ege’de bir teveccüh olduğunu anlayacaksınız” ifadelerini kullandı.
‘ANKARA’DA HER KESİMİN OY VEREBİLECEĞİ ADAY PROFİLİ’
İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi için aday adaylarıyla görüşmelerin devam ettiğini ancak çok uzun sürmeyeceğini dile getiren Akburak, “Bir şeyi daha kaçırmamak lazım. Büyükşehir ne kadar önemliyse ilçe başkanları da o kadar önemli. İstanbul’da hemen hemen tüm ilçe adaylarımız belli. İstanbul’da iddialı olduğumuz ilçeler var. Ankara’da da 2 tane var” diye konuştu.
Akburak, Ankara’dan gösterecekleri adayın merkez sağ görüşten mi yoksa seküler mi olacağının sorulması üzerine, “Her kesimin oy verebileceği bir aday profili Ankaralıların önünü açar” dedi.
‘İYİ PARTİ’NİN BAŞARILI OLMASI 2028 İÇİN ÖNEMLİ’
Akburak ayrıca, “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi adayları en geç 2 hafta içinde açıklanacak. Şubatın başında açıklarız. Aday tanıtım lansmanı da Ankara’da olacak. Şubatın başında, ilk haftası İstanbul ve Ankara adaylarının açıklanması planlanıyor. Her hafta anket yapıyoruz. İYİ Parti’nin oyları Türkiye’nin her yerinde yükseliyor. Hem İstanbul hem Ankara, Türkiye’nin her yerinden çıkaracağımız adayların yüzde 10’dan yukarı oy alacağını düşünüyorum. Bana göre millet çok kritik bir seçimde İYİ Parti’ye sahip çıkacak, birçok adayımıza destek verecek. Ben Türkiye’nin birçok yerinde bize teveccüh gösterileceğini düşünüyorum. İYİ Parti’nin başarılı olması 2028 için çok önemli. 2028’de olası bir iktidar değişikliği istiyorsanız, vatandaşın böyle bir talebi varsa İYİ Parti’yi bu seçimde yüksek oyla çıkarmalıdır” ifadelerini kullandı.
]]>GENEL seçimlerde Hatay’da İYİ Parti’den 2’nci sıra milletvekili adayı olan Gökhan Zan, partisinden istifa ettiğini açıklayarak, “Bilindiği üzere siyasete girme nedenim Hatay’a destek olabilmek, deprem gibi ağır bir felaketin ardından Hataylı kardeşlerimin sesini Meclis’te duyurabilmekten ibaretti. Gelinen noktada siyaset arenasında bunun pek de mümkün olmadığını görmemden hareketle İYİ Parti’den istifa ediyorum” dedi.
Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2’nci sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Zan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in daveti ile 22 Mart 2023 tarihinde İYİ Parti ailesine katıldım. Bu süreç boyunca tüm değerlerimle elimi taşın altına koymaya çalışarak üzerime düşen görevi yapmaya çalıştım. Gerek İYİ Parti’ye gerekse partimize gönül vermiş tüm yurttaşlarımızın sesi olmaya çalıştım. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlar içerisinde halkımızdan güç alarak İYİ Parti’ye ve kuruluş ilkelerine uygun hareket ettim. İYİ Parti ile çıktığım umut yolculuğunda, birçok tecrübe edinmemin yanı sıra birlikte omuz omuza mücadele edebilecek ruhu görme fırsatı da buldum. Bilindiği üzere siyasete girme nedenim Hatay’a destek olabilmek, deprem gibi ağır bir felaketin ardından Hataylı kardeşlerimin sesini Meclis’te duyurabilmekten ibaretti. Gelinen noktada siyaset arenasında bunun pek de mümkün olmadığını görmemden hareketle İYİ Parti’den istifa ediyorum. Seçim döneminde oylarıyla beni yalnız bırakmayan, takdirleriyle yücelten, tecrübeleriyle beni cesaretlendirerek yol gösteren başta Sayın Meral Akşener olmak üzere, İYİ Parti’nin tüm değerli büyüklerine ve yöneticilerine, en zor anlarımda elimi bırakmayan Türk halkına teşekkür ediyorum. Affınıza sığınarak İYİ Parti ailesinden haklarını helal etmelerini istiyorum. Benden yana hakkım helal olsun. Dost kalmak dileğiyle, herkese en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.
]]>