İZMİR’de yaşayan Bilal Güler (44) ve Arzu Özkan Güler (48) çifti, Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan 4 bin 135 metrelik Cilo Dağı’nın Reşko Zirvesi’ne teknik ekipman kullanmadan tırmandı. Başta Avrupa olmak üzere dünyadaki önemli zirvelere tırmanışlar yapmayı hedeflediklerini dile getiren Bilal Güler, “Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz” dedi.
İzmir’de yaşayan özel sağlık sektörü çalışanları Bilal Güler ve Arzu Özkan Güler çifti, uzun yıllar tekvando branşında spor yaptıktan sonra antrenörü oldukları gençlere yol gösterdi. Bir süre tekvandoya ara veren çift, bu kez doğa yürüyüşü yapmaya başladı. Çiftin dağcılık sevgisi, zamanla tutkuya dönüştü. 2018 yılında dağcılık kulübü kuran çift, çok sayıda zirveye tırmandı. Son olarak ekip 14 Temmuz’da Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan Hakkari’deki 4 bin 135 metre yüksekliğindeki Cilo Dağı’nın Reşko Zirvesi’ne ekipmansız tırmanmak için yola çıktı. Ekip, ilk olarak 2 bin metre yükseklikteki Serpel Yaylası’ndan 20 kiloluk kamp yükü ile bin metre irtifa alarak kamp alanına vardı. Saat 04.30’da zirve yürüyüşüne başlayan ekip, yer yer kar ve buz kayalarının bulunduğu bölgede 7 saatlik tırmanış gerçekleştirdi. Güler çifti, kurdukları dağcılık kulübüyle başta Avrupa olmak üzere dünyadaki önemli zirvelere tırmanışlar yapmayı hedefliyor.
‘HİÇBİR BÖLGESİNDE, HİÇBİR GEÇİŞİNDE TEKNİK MALZEME KULLANMADIK’
Tekvando eğitimi almak için 2003 yılında Fransa’ya gittiğini belirten Bilal Güler, dağcılıkla ilgilenmeye burada başladığını dile getirdi. Aynı zamanda 2’nci kademe tekvando antrenörü de olan Güler, “Avrupa’da uygulanan bir kural gereği farklı branşta eğitim alırken dağcılık yapmaya başladım. Dağcılığa ilk adımı İspanya’da gittiğim bir kanyonda attım. 2003 yılında kanyon geçişi ve dağ tırmanışıyla teknik iniş ve çıkışlarla başladım. Türkiye’ye döndüğümde tırmanış yapmak için spor kulübü bulup, lisans çıkardık. O kulüple beraber doğa yürüyüşüyle başladık ve kanyon geçişi, rafting, dağ tırmanışları, zirve tırmanışları, kampçılık yaparken 2018 yılında İzmir Ekstrem Dağcılık Kulübü’nü kurduk. Bu grupla motosiklet tutkumuz da var. Motosikletle zirvelere, dağlara ve kamplara gidiyoruz. Türkiye turlarında çıkıyoruz. Son olarak 8 kişilik ekip 11- 15 Temmuz arasında Hakkari- Yüksekova’da Reşko Tırmanışı için yola çıktık, tırmanışı 6 kişi olarak tamamladık. Tırmanış yaklaşık 7 saat sürerken, inişimiz 4,5 saat sürdü. Dağın hiçbir bölgesinde, hiçbir geçişinde de teknik malzeme kullanmadık” diye konuştu.
‘BAYRAĞIMIZI YURT DIŞINDAKİ ZİRVELERDE DALGALANDIRMAK İSTİYORUZ’
Türkiye’nin birçok dağına tırmandığını ve birçok zirvesine dokunduğunu söyleyen Bilal Güler, “Teknik tırmanışları başarıyla tamamladık. Biraz da Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz. Bunun dışında dünyanın çatısı dediğimiz Everest, Manaslu benzeri dağlara, 8 bin, 7 bin üzeri dağlarda Türk bayrağını dalgalandırmak istiyoruz. Bir sponsor bulabilirsek tek kişi veya iki kişi olarak bu faaliyeti, bu etkinliği yapmak istiyoruz” dedi.
‘BU TEMPO BİZİ DİNÇ TUTUYOR’
Dağcılık tutkusunun eşinin sayesinde oluştuğunu belirten Arzu Özkan Güler ise doğa yürüyüşleri, kanyon geçişleri ve zirveye tırmanmanın çok keyifli olduğunu ve bu durumun mutluluk verdiğini ifade etti. Güler, “Adrenalin dolu ve zorluk seviyesi yüksek bir alan. Bu nedenle zamanla daha fazla ilgimizi çekti ve daha çok faaliyet göstermeye başladık. Evlilik, iş hayatı ve dağcılık bir arada yorucu ve tempolu ama bizim de hayat biçimimiz bu. Genelde zor olan şeyleri tercih ediyoruz ve bu da bize güç veriyor. Tempolu ama bu tempo bizi dinç tutuyor. Kendimizi daha iyi hissediyoruz” diye konuştu.
Küçük yaşlardan itibaren sporla ilgilendiğini, 13 yaşında ise tekvandoya başladığını dile getiren Arzu Güler, tekvandoda sporculuk ve antrenörlük dönemleri olduğunu da söyleyerek, “Türkiye şampiyonluklarım, dünya 5’inciliğim var, milli de oldum. Eşimin de bu alanda şampiyonlukları var. Sanırım ikimiz de dağcılığı tekvando gibi bir mücadele sporu olduğu için sevdik. Motor kullanırken hissettiğimiz adrenalin duygusunu dağa tırmanırken de hissediyoruz. Türkiye’de çok dağa tırmandık. Birkaç yere tırmanmayı daha istiyoruz ama aynı zamanda bayrağımızı yurt dışında dalgalandırmak istiyoruz. Hedeflerimiz, planlarımız var” ifadelerini kullandı.
]]>Murat Kurum, Şanlıurfa’da Koordinasyon Toplantısı öncesinde açıklama yaptı. Kurum, şöyle konuştu:
“6 Şubat’tan geçen bugüne 16 ay boyunca deprem bölgesi için anbean bölgeyi takip ediyor, bölgenin ihtiyaçları, talepleri ne ise valimiz, milletvekillerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımızla birlikte bir seferberlik şuuruyla çalışmaya gayret gösteriyoruz. Bizim işimizin merkezinde hep söylüyoruz insanımızın ihtiyaçları, insanımız var. ve yapmış olduğumuz işler de örnek olsun istiyoruz. Dün deprem konutlarını incelediğimizde de bunu yerinde bizzat görmüş olduk. Şanlıurfa’nın ihtiyaçlarına, mimarisine, iklim koşullarına uygun olacak şekliyle arkadaşlarımız inşa çalışmalarını süratli bir şekilde yürütüyor.
“İnşallah her ay 20-25 bin konutumuzun teslimiyle birlikte etap etap konutlarımızı tamamlayacağız”
Yağmur suyu hasadıyla yine sıcak su ihtiyaçlarını karşılayacak tasarruf yöntemleriyle, yapmış olduğumuz güneş panelleriyle birlikte hem sokak aydınlatmalarının hem de binalardaki enerji ihtiyacını giderecek adımları atıyor, su tüketimini azaltacak yine çalışmalarla bahçelerimizi donatıyoruz. Tabii bu manada iklim değişikliğiyle mücadele ki Şanlıurfa’mız d aslında bu seli yaşadı. Bu selin etkilerini azaltabilmek için hem alt yapıda hem de üst yapıda gerekli her türlü adımı atmaya gayret gösteriyoruz. Yeni kurulan şehirlerimiz güzel olsun, güçlü olsun istiyoruz. ve şu ana kadar 11 ilimizde 283 bin yeni yuvamızın inşasını başlattık. Süratle inşaatlarımızı devam ettiriyoruz. 4 bin 500’e yakın köyümüzde çalışıyoruz ve istiyoruz ki köylerimizde de üretim devam etsin, istihdam, kırsal kalkınma devam etsin ki ovasıyla, tarlasıyla, çiftçisiyle, turizmiyle, tarımıyla bütüncül bir bakış açısıyla bu süreçleri yürütmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar 76 bin konutumuzun teslimini gerçekleştirdik. İnşallah yıl sonuna kadar 200 bin konutu yine vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. 10 gün sonra yani temmuz ayının sonunda 15 bin, ağustosta 20 bin kontumuzu süratle tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle depremzede kardeşlerimize anahtar teslimlerini yapacağız. Onların mutluluklarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. İnşallah her ay 20-25 bin konutumuzun teslimiyle birlikte etap etap konutlarımızı tamamlayacağız ve bu projelerimizi vatandaşlarımıza sözlerimizi tutmak suretiyle gerçekleştirmiş olacağız.
“2025 yılında deprem bölgesinde 11 ilimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz”
Yine Şanlıurfa özelinde şu kararımızı da sizlerle paylaşmak istiyorum; inşallah Haliliye’de yeni yerleşim yeriyle alakalı çalışmalarımızı yaptık ve Osmanbey mahallemiz üniversitemizin çeperinde kalan, otobana hemen dibinde ve burada yine Şanlıurfalı vatandaşlarımızın Haliliye’li kardeşlerimizin ihtiyaçlarını giderecek 25-30 bin konutluk bir uydu kent planlıyoruz. ve bu uydu kentle birlikte burada alt-üst yapısıyla, sosyal donatılarıyla birlikte hem Haliliye’nin hem Şanlıurfa’mızın ihtiyaçlarını giderecek adımı da inşallah burada atıyor olacağız.
Yine 2025 yılı sonuna geldiğimizde depremzede kardeşlerimizin kendi yuvasında, kendi komşularıyla yan yana orada aynı komşuluk ilişkilerinin yaşatıldığı mutlu, huzurlu bir hayatın sürmesini istiyoruz ve 2025 yılında deprem bölgesinde 11 ilimizde evine girmeyen hiçbir depremzede kardeşimiz kalmasın istiyoruz.
“Siyasi polemik deprem bölgesinde yapılacak en son şeydir”
Son bir kez daha ifade etmek gerekirse deprem bölgesinde siyasi polemiğe yer yoktur. Siyasi polemik deprem bölgesinde yapılacak en son şeydir. Deprem bölgesinde kardeşlik ve dayanışma vardır. Altını çizmek istiyorum ve burada herkesten de ricam budur. Yarınlar için bir milli mutabakat çerçevesinde başlattığımız ve şehirlerimiz için, milletimiz için, milletimizin bizden beklentilerini karşılamak için yürüttüğümüz çalışmalarda hiçbir arkadaşımızın da siyasi polemik içerisine girmemesini önemle ifade etmek istiyorum.”
]]>Safranbolu ilçesindeki bir restoranda düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Karabük Vizyonu Medya Buluşmaları”nda konuşan Şahin, seçim sürecinde adaylarının, spekülatif ve manipülatif operasyonlara maruz kaldığını söyledi.
Bu durumu arzu etmediklerini dile getiren Şahin, “AK Parti olarak hiçbir partiyi hasım olarak görmüyoruz. Onlar hizmet yarışına beraber girdiğimiz rakiplerimiz.” dedi.
Keskinkılıç, Çetinkaya’nın ortaya koyduğu projelerle fark yarattığına işaret ederek, projelerin paydaşları ilgili bakanların Karabük’e geldiğini ve nasıl uygulanacağı konusunda fikirlerini, desteklerini beyan ettiklerini aktardı.
Projelerle Karabük’te değişim döneminin başlayacağının altını çizen Keskinkılıç, “Artık Karabük değişim istiyor. Bu değişim inşallah 31 Mart’ta gerçekleşecek. Bu değişimin sonunda farklı bir Karabük ortaya çıkacak. Toplumda bu konudaki beklenti çok yüksek durumda.” diye konuştu.
“İtham ederek oy devşirmeye çalışmanın hiç kimseye faydası olmayacak”
İl Başkanı Salt da geçen haftalarda MHP Belediye Başkan adayının çıktığı canlı yayınlarda “teşkilatlarını hedef alan açıklamaları, tehditleri, söylemleri ve ithamlarını” takip ettiklerini ifade etti.
Demokrasi yarışı içinde olan hiçbir siyasi partinin seçimi kazanma uğruna itham edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Salt, şunları kaydetti:
“Yaşanan bu olayı demokrasi adına kara leke olarak nitelendiriyoruz. Karabük’te 43 bin üyesi bulunan siyasi hareketin mensuplarını itham ederek, siyasi menfaat elde etmeye, oy devşirmeye çalışmanın hiç kimseye faydası olmayacağını buradan sizlerin huzurunda Karabük halkımıza arz etmek istiyorum. Karabük seçmeni 31 Mart akşamı en doğru cevabı en güzel şekilde sandıkta verecektir. Canlı yayınlarda çeşitli söylemlerde bulunan Sayın Belediye Başkanına naçizane tavsiyem elindeki bilgiler varsa bu bilgileri kamuoyu ile paylaşmasıdır.”
“Tek gayemiz daha müreffeh Karabük”
Çetinkaya da 31 Mart’ta Karabük’te kalkınma hamlesinin butonuna basmak istediğini dile getirdi.
Yapacakları hizmetleri halkın desteğiyle hayata geçireceklerine değinen Çetinkaya, “Burada tek gayemiz; daha müreffeh, daha çağdaş, daha modern ve daha yaşanılabilir Karabük. Arzu ediyoruz ki, artık Karabük’te kısır siyasi kavgalar olmasın. Her seçim dönemi aynı vaatler ve projeler halkımıza sunulup geçilmesin. İstiyoruz ki, artık Araç Çayı akıp Karabüklü bakmasın. Araç Çayı artık Karabüklünün hizmetinde olsun. Kütüphaneler, sosyal tesisler, kültür sanat faaliyetleri olsun istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Çetinkaya, gar sahasını halkın hizmetine açmak istediklerini ifade ederek, “Burada güzel cazibe merkezi olsun istiyoruz. Şehrimizin bu kısmındaki 14 mahalle ihya olsun istiyoruz. Kentteki yorgun bina stokunu artık yenileyelim istiyoruz. Depreme dayanıklı, daha modern daha çağdaş mahalleler kurmak istiyoruz. Bu noktada hükümetimizin, milletvekillerimizin, teşkilatımızın ve halkımızın desteği bizimle. Bunu önümüzdeki 5 yılda hayata geçirelim istiyoruz.” ifadesini kullandı.
Bir gazetecinin, “Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin 1000 konut yapımı projesini devam ettirecek misiniz?” sorusuna Çetinkaya, “Bu 1000 konutu halkımız burada umut etmiş, başvuru yapmış, biz 2 bin 100 konut yapacağız. Bu 1000 konut inşallah göreve gelir gelmez ilk işlerimizden biri olacak. Halkımızın bu talebini inşallah hayata geçireceğiz. Karabük’teki konut ihtiyacını biliyoruz. Halkımız burada kati suretle mağduriyet yaşamayacak. Bu başvurular hayata geçecek.” cevabını verdi.
]]>AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden seçim çalışmaları çerçevesinde Kocaköy, Lice, Kulp, Silvan, Hazro, Eğil, Dicle ve Hani ilçelerine giderek vatandaşlarla bir araya geldi. İlçelerdeki belediye başkan adaylarının seçim bürolarının açılışlarını da gerçekleştiren Bilden’e milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman ve Mehmet Sait Yaz ile AK Parti MKYK Üyesi Ali Karakaş ile AK Parti il teşkilatı üyeleri eşlik etti.
“Diyarbakır’ın 2 milyonunun hizmetkarı olmaya adayız”
Lice ilçesinde vatandaşlara seslenen AK Parti Büyükşehir adayı Bilden, projeleriyle halkın karşısına çıktıklarına vurgu yaparak DEM Parti’yi eleştirdi. Dem Parti’ye yönelik Kürtlerin hassas duygularını sömürerek kendi saltanatlarını sürdürdüklerini ifade eden Bilden, şöyle konuştu:
“Biz projelerimizle geldik, biz hizmetimizle geldik, 22 yıldır AK Parti bu ülkenin her köşesine hizmet getirdi, getirmeye de devam ediyoruz. Bunların yapmış olduğu tek bir iş yok, çaktıkları tek bir çivi yok, sadece sömürü, bizim Kürt kardeşlerimizin en hassas duygularını sömürerek kendi saltanatlarını sürdürüyorlar. Onu da geçtik bu sefer aileye saldırıyorlar, aile bizim inancımızın bir numaralı işidir, aile olmadan bir Müslüman bir Kürt yaşayabilir mi? Siz şundan emin olunuz ki seçildiğimiz zaman rozetlerimizi çıkartacağız, nasıl ki 22 yıldır hiç parti rozetine bakmadan herkesin yolunu, işini, aşını çözdüysek bu kardeşleriniz olarak Diyarbakır’ın 2 milyonunun hizmetkarı olmaya adayız”.
Birileri gibi molotof, top, ateş, mermi ve silaha talip olmadıklarını aktaran Bilden, kendisi ile rakiplerinin kıyas yapılmasını isteyerek şunları söyledi:
“Biz çöpü toplamak istiyoruz, asfalt yapmak istiyoruz, park yapmak istiyoruz, kardeşlerimize iş imkanı oluşturmak istiyoruz, ablalarımızın rahat bir ortamda huzurlu bir ortamda yaşamalarını istiyoruz, yaşlılarımızın rahat bir şekilde kalan ömürlerini huzurlu bir şekilde Lice’de geçirmelerini istiyoruz, buna talibiz. Biz birileri gibi molotof, top, ateş, mermi, silaha talip değiliz, artık sizin bunlara dur demeniz lazım. 40 yıldır bunların bu memlekete yaptıkları hiçbir hizmet yoktur. Bir kıyas yapın ne olursunuz kıymetli Liceliler, buradakiler benim gönüldaşlarım, lütfen DEM Partiye gönül vermiş kardeşlerim siz de bizim kardeşlerimizsiniz, biz düşman değiliz, sizin adaylarınızla rakibiz, sizinle kardeşiz, lütfen bizi anlayınız. Biz size gelecek vadediyoruz, ben istiyorum ki Lice’mizden uçak mühendisleri çıksın, mimarlar çıksın, doktorlar çıksın, ben bir kardeşinizim Türkiye’nin çok önemli yerlerinde görev yaptın AFAD Başkanlığı yaptım, başka kurumlarda önemli görevlerde bulundum, Lice’den de kardeşlerimiz çıksın ve biz üç yıl, beş yıl, on yıl sonra bu kardeşlerimize bu makamları, bu koltukları teslim etmek istiyoruz. Biz bu ülkeye faydalı evlatlar yetiştirmek istiyoruz projelerimizin gerçek amacı budur, projelerimizin ikinci amacı da size iş imkanı sağlamaktır”. – DİYARBAKIR
]]>KBÜ tarafından Türkiye’de ilk kez ulusal ve uluslararası düzenlenen SOSYALFEST’in açılış seremonisi gerçekleştirildi. 15 Temmuz Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Karabük Valisi Mustafa Yavuz, AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Duran, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
SOSYALFEST’in tanıtım videosu ile başlayan programda konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “TEKNOFEST’lerin ortam hazırladığı heyecan ve başarıyı, sosyal bilimler alanında da sağlayarak ‘Milli Sosyal Bilimler Hamlesi’ SOSYALFEST ile milletimizin ve uluslararası camianın zihnine kazımayı hedefliyoruz” dedi.
Gençlerin yeteneklerini ve vizyonlarını ön plana çıkaracak, toplumsal dönüşüme öncülük edecek, ulusal ve uluslararası ilkleri yaşama ayrıcalığı sağlayacak etkinliğin Karabük’te düzenlenmesinin gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirten Yavuz, “İki gün boyunca, gençliğin dinamizmi ve bilimin ışığıyla buluşacak; gerçekleşecek sosyal, kültürel, sanatsal, eğitsel ve sportif etkinliklerle, Türkiye’nin sosyal bilimler sahnesindeki geleceğine, derin ve kalıcı bir etki bırakacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Festivali bildiri halinde hazırlayıp yayınladıklarını ifade eden KBÜ Rektörü Prof. Dr. Kırışık, şunları söyledi:
“Bu sürecin sonrasında tabii ki pek çok sosyal model de üreterek toplumumuzun, milletimizin, devletimizin değerlendirmesine ve uygulamasına sunduk. Bu anlamda sevindirici bir gelişme olarak bazı üretmiş olduğumuz sosyal modeller devletimiz tarafından uygun görüldü ve uygulama alanına geçti. Bu da bizim için çok kıymetli, bir sonuç doğurması açısından değerli ve önemliydi.”
“Sosyal modeller üreterek dünyayı kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz”
SOSYALFEST’in düzenlenmesinin amacından bahseden Kırışık, “Dünyamız çok zor ve karanlık dönemlerden geçiyor. Dünyanın her tarafında çatışmalar, kavgalar, mazlumlar, mağdurlar var Bunlara destek olmak yardımcı olmak istiyoruz ama hep batılı kavramlarla düşünüp batılı değerlerle analiz yapıyoruz. Biz istiyoruz ki medeniyetimizden, tarihimizden aldığımız güçle geçmişte yaptığımız gibi dünyayı yeniden yönetecek, yeniden nizam verecek sosyal modeller üretecek ve dünyaya yeni barış ufukları, kardeşlik ufukları açacak mağdurların ve mazlumların sesi olacak yeni bir dünyayı, Türkiye 100 yılını oluşturmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için en önemli gücümüz sosyal modeller üretmekten geçiyor. İnsanların barış ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği sosyal modeller üreterek dünyayı yeniden bir barış adasına, bir kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
14 farklı yarışma temasında Türkiye çapında ilana ve duyuruya çıktıklarını aktaran Kırışık, “Tabii ilk defa yapılan bir yarışma olması, çok bilinmemesi, sosyal modelin ne olduğunun henüz toplumda yeterince anlaşılamaması durumlarına rağmen gençlerimiz, hocalarımız, öğretmenlerimiz buna çok büyük bir ilgi gösterdi ve 3 bin 783 başvuru yapıldı. Yarışmamıza bu kadar sosyal modelin, bu kadar projenin gelmiş olması bize gerçekten Türkiye yüzyılı açısından büyük bir umut vadetmektedir” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tek tek stantları gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Vali Yavuz, daha sonra Rektör Kırışık ve beraberindekilerle birlikte festival çerçevesinde finale kalan sosyal modellerin sunumlarını takip etti.
Festival yarın gerçekleştirilecek ödül töreninin ardından sona erecek. – KARABÜK
]]>Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinin Sarılar köyü yakınlarında 8 Temmuz 2018’de meydana gelen, 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği, 300’den fazla kişinin de yaralandığı tren faciasına ilişkin yargılamanın 19’uncu duruşması, bugün Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşma öncesinde aileler, Çorlu Santral önünde bir araya gelerek duruşmanın yapılacağı Çorlu Halk Eğitim Merkezi’ne kadar yürüyüş yaptı.
Aileler, yürüyüş sırasında, faciada yaşamını yitirenlerin resimlerinin yer aldığı “Adalet istiyoruz” yazılı pankartla “Hak, hukuk, adalet; kaza değil, cinayet”, “Çorlu’nun hesabı sorulacak” ve “Gün gelecek, devran dönecek. Katiller halka hesap verecek” sloganları attı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun ile Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Candan Yüceer’in de katıldığı yürüyüşün ardından duruşmanın yapılacağı yere ulaşan aileler, katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerini okuyarak hep bir ağızdan “Adalet istiyoruz” dedi.
Faciada kızı Bihter ile kardeşlerini ve 6 aylık yeğenini kaybeden Zeliha Bilgin, gerçek sorumlular yargılanmadığı sürece adalet yerini bulmayacağını ve adaletin raylar altından çıkmayacağını söyledi.
“CEZAEVİNE GÖNDERİLMELERİNİ İSTİYORUZ”
Faciada oğlu Oğuz Arda Sel’i yitiren Mısra Öz de şunları söyledi:
“Biliyorsunuz ki 4 gün önce Devlet Demiryolları Taşımacılık AŞ’de daha önce genel müdür olan, Çorlu tren katliamı olduğu sırada genel müdür olan ve görevden alınan Veysi Kurt, bir kez daha genel müdürlüğe terfi etti. Bunu yapan bu ülkenin hükümetidir. Bunu yapan bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. Onu yargı karşısına getiremeyen bu adalet saraylarının savcıları, hakimleridir. Bugün bizim karşımızda olmalıydı. Bugün Devlet Demiryolları yöneticileri, üst düzey yöneticileri, bürokratlar bir kez olsun sorgulanmamışken bugün bu davada bizim karşımızda ceza almaları gerekliydi fakat ne yazık ki biz bugün bunu göremedik. Etimizle tırnağımızla kazıya kazıya getirdiğimiz bu davada 4 kişiden 13 kişiye çıkarttığımız sanıkların elbette ki suçları var ve onların bugün bilinçli taksirle değil, olası kastla ceza almalarını istiyoruz. Bugün buradan hiçbir şekilde evlerine değil, tutuklanarak cezaevine gönderilmelerini istiyoruz. Çünkü bu davalarda cezasızlık politikası devam ettikçe adalet, yargıya değil; hükümete, iktidara hizmet ettikçe bu toplumsal cinayetler Soma’da, Çorlu’da, İliç’te, Pamukova’da, Hendek’te hepimizin başına gelecek. Bizler ne yazık ki kanımızla, canımızla bedel ödeyeceğiz ve birileri bizim kanımızın üstünden ekmek yemeye devam edecek. Biz bu adaletsizliği kabul etmiyoruz. Bugün buradan adalet istiyoruz ve adalet bugün Türk yargısında gerçekleşti diyerek ayrılmak istiyoruz. İçeride bizi bekliyorlar. Biz de heyecanla kararı bekliyoruz. Yanımızda olan herkese çok teşekkür ediyoruz.”
Davada mahkeme heyeti, ara kararı açıkladı. Duruşma, 25 Nisan tarihine ertelendi. Geciken adalete aileler tepki gösterdi.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından 8’incisi düzenlenen Büyük Türkiye Buluşması’nın ikinci gününde gerçekleştirilen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfının Sorunları Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Uraloğlu, bakanlık olarak gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirecekleri hedefler hakkında bir sunum yaptı. Sunumu sırasında bakanlık olarak yük, yolcu, data ve veri taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, “AK Parti hükümetleri döneminde yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaşıma yatırım yaptık. Bundan sonra da 2053’e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Karayollarında 2028’e kadar otoyol 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demiryollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. 57 havalimanımızı 61’e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek Mavi Vatan’daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşme de birinci etapta 5G’ye geçmek, ikinci etapta da 6G’ye geçmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.
“Amaçlarımızı gerçekleştirirken can ve mal güvenliğine dikkat etmek istiyoruz”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının amaçlarını sıralayan Bakan Uraloğlu, “Hakların savunulması noktasında ulaştırma alanında gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Verimliliği, güveni artırmak ve toplumun refahını yükseltmek istiyoruz. Ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek istiyoruz. Çok modlu taşımacılık bizim için kıymetli, onu ne kadar sağlayabilirsek o kadar verimli işler yaparız diye düşünüyorum. Çevreci enerjiye yatırım yapıp onu desteklemek istiyoruz ve en kıymetlisi de bunları yaparken can ve mal güvenliğine dikkat etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, bir yolcunun Türkiye’den 4 saatlik uçuşla tam 67 ülkeye gidebildiğini ifade belirtti.
“Kalkınma Yolu Koridoru sayesinde 21 günde yük taşıma imkanına sahip olacağız”
Doğu ve batı olarak Türkiye’nin orta koridor üzerinde yer aldığını ifade eden Uraloğlu, “Süveyş Kanalı’ndaki malum sıkıntılardan dolayı geçişler engellendi. Süveyş Kanalında 35 günde giden yükler, doğu batı istikametinde, 45 günde gitmeye başladı. Halbuki bir ‘Kalkınma Yolu Koridorumuz’ var. Bu koridoru bitirdiğimizde sadece 21 günde bu yükleri taşıma imkanına sahip olacağız. Irak ile birinci derecede bu projeyi yürütüyoruz. Ciddi bir aşama kaydettik” diye konuştu.
Zengezur Koridoru’nun doğrudan Bakü’ye ulaşacak olan bir hat olduğunun altını çizen Uraloğlu, Ermenistan ya da İran tarafında geçecek olan proje sayesinde Türk dünyasındaki kapasitenin ciddi miktarda artacağını işaret etti.
Marmara Bölgesinde otoyol ringi tamamladıklarının müjdesini veren Uraloğlu, yaşanabilecek bir deprem ihtimalinde bu ringin ana arter olarak görev yapabileceğini sözlerine ekledi. Bakan Uraloğlu, Ankara-İzmir arasında hayata geçecek olan Yüksek Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin, “2026-2027 inşallah bitirip burayı hizmete açacağız” dedi. Bakan Uraloğlu, Ankara Esenboğa Havalimanı Raylı Bağlantı Sistemi’ni yakında hayata geçirmeyi planladıklarını ifade etti. – ANKARA
]]>Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın, 2024-2025 UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta Galler, İzlanda ve Karadağ ile eşleşti. Kura çekimini Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Başkan Vekili Mustafa Eröğüt ve Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop da yerinde takip etti.
Başkan Büyükekşi, Fransa’nın başkenti Paris’te çekilen kuraların öncesinde TFF heyetinin gün boyunca katıldığı etkinliklerle alakalı yaptığı açıklamada, “Bugün gerçekten uzun bir gündü. Önce UEFA’nın genel kurulunu yaptık. Orada bir takım statü değişiklikleri vardı. En önemli konu da Aleksander Ceferin’in bir dönem daha uzatma konusunda önerisi, 2.5 yıllık yaptığı dönemi saymayıp onun ayrı bir değerlendirmesiydi ki bu da büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Bazı ülkeler başta olmak üzere ret oyu kullandı. Aleksander Ceferin de burada şunu ima ediyor; ben kendim için yapmıyorum, burada bir boşluk var, bu boşluğu, yanlış olan şeyi düzeltmek adına yapıyorum, 2027’de aday olmayabilirim veya aday olmayacağım şeklinde bir açıklama var. Ama diğer taraftan biliyorsunuz özellikle bu Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi, Konferans Ligi dışında bir girişim vardı bazı ülkelerin takımlarında, buna karşı çok sert konuştu. Bugün 70. yıldönümüydü UEFA’nın, 70 yıllık bir oluşum, ‘Bu 70 yıllık oluşumu siz yok sayamazsınız, onun için bunun dışındaki girişimleri de kesinlikle kabul etmiyorum’ dedi. Avrupa’da Kulüpler Birliği’nin de temsilcileri seçildi. Daha sonra biliyorsunuz Aleksander Ceferin’le bir görüşmemiz oldu” ifadelerini kullandı.
“1 milyon çocuğa ulaşmak istiyoruz”
FIFA Başkanı Infantino’ya yapılan ziyaretle alakalı da konuşan Başkan Büyükekşi, “Infantino ile güzel bir görüşmemiz oldu. Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik Spor Bakanlığı ile yaptığımız protokol çerçevesinde hedefimiz 500 bin çocuktu, şimdi hedefimizi 1 milyon çocuğa çıkardık, orada destek istedik. Belki bir etkinlik yapıp Infantino’yu davet etmek konusunda görüştük. O da çok güzel karşıladı. Çünkü UEFA’nın şu anda çocuklar için kurduğu vakıf var. Bu vakıf çocuklara futbolu sevdirmek için çalışıyor ama bütün ülkelerde yaptığı çalışmalarla ilgili bugün bir sunum yaptılar, 230 bin çocuğa ulaşmışlar. Halbuki bizim projemizde şu anda ilk hedefimiz 500 bin ki hemen hemen yaklaştık. Daha sonra da 1 milyon çocuğa ulaşmak istiyoruz. O yüzden bu konuda çok memnun oldu Infantino Başkanımız. İnşallah Türkiye’ye gelecek, beraber bir program yapacağız. Ayrıca bu konuda da destek istedik. Hem malzeme desteği hem de maddi olarak destek. İnşallah güzel olacak” diye konuştu.
“Hedefimiz grup lideri olmak ve A Ligi’ne yükselmek”
Kura çekiminin ardından gruptaki rakiplere dair görüşlerini de ifade eden Büyükekşi, “Güzel bir kura çektik. Galler’i biliyorsunuz Türkiye’de Samsun’da yendik, arkasından deplasmanda berabere kaldık. İzlanda, geçmişte belki bize ters gelen bir takımdı ama şu anda Avrupa’nın en genç oyuncularından oluşan bir Milli Takımımız var. Hocamıza güveniyoruz. Aynı şekilde futbolcularımıza güveniyoruz. Karadağ da tanıdık bir takım. İnşallah burada da hedefimiz grup lideri olmak ve A Ligi’ne yükselmek. Burada bir konu daha çok önemli. Burayı lider bitiren takımlara Dünya Kupası’na katılmak için bir şans oluyor ama inşallah buna gerek kalmaz; Dünya Kupası grup kuraları çekildiğinde orada da play-off’a gerek kalmadan Dünya Kupası’na gidecek bir şekilde başarılı oluruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Milli Takım olarak ülkemizin yüzünü güldürmek istiyoruz”
A Milli Takımın son dönemdeki yükselen grafiğine dikkat çeken Mehmet Büyükekşi, “Özellikle son aylarda Milli Takımımız son derece başarılı. Hedefimiz de yeni genç oyuncularımız geliyor; Arda gibi, Kenan gibi Juventus’ta iyi işler çıkarıyor, yine şu anda Beşiktaş’ta Semih gibi genç bir yıldızımız güzel işlere imza atıyor. Gelecek adına gençlerimize, Milli Takımımıza ve hocamıza güveniyoruz. İnşallah hedeflerimize ulaşmak için yönetim olarak, teknik ekip olarak elimizden gelen bütün desteği verip Milli Takım olarak ülkemizin yüzünü güldürmek istiyoruz, başarılar yaşatmak istiyoruz ve moral vermek istiyoruz. Avrupa Şampiyonası var; ilk hedefimiz orası şu anda. Biliyorsunuz mart ayında önce Macaristan sonra Avusturya’da milli maç yapacağız. Yine bugün açıkladığımız haziran ayının başında İtalya ile bir hazırlık maçı yapacağız. Bu maçlarda başarılı olup hedef Almanya’da da öncelikle bir yarı finale ulaşıp daha sonra da üzerini düşünmek hedefimiz. Ülkemize hayırlı olsun, inşallah hep birlikte güzel, başarılı bir turnuva gerçekleştiririz” dedi.
Hamit Altıntop: “Bu sistemde devam etmek istiyoruz”
A Milli Takım’ın son 3 yıldaki gidişatı ve sistemine dair konuşan Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop, “Hayırlı olsun, güzel bir kura. Bildiğiniz gibi C Grubu’ndan B Grubu’na çıkma hakkı kazandık. Şimdiki hedefimiz de özellikle bu kuradan sonra A Grubu’na çıkmak ve Türkiye’mizi en iyi şekilde temsil etmek. 3 yıldır A Milli Takım sorumlusuyum. Son 3 yılı analiz ettiğimizde iyi bir gidişatımız var. Sadece sonuç olarak değil, oyuncu grubunun yaş ortalaması düştü, oyun güzelleşti. Bu sistemde devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Takımımızın ve oyuncularımızın dominant oyunlarını sürdürmek istiyoruz”
Gruptaki rakiplerle alakalı yorumlarını da yapan Altıntop, “Bildiğiniz gibi tarihimizde İzlanda’da çok iyi sonuçlar almadık. Galler’e karşı da dönem dönem zorlandığımız oldu. Ama ben inanıyorum ki bu olumlu süreci, olumlu gelişimi yansıtmaya devam edeceğiz. Takımımızın ve oyuncularımızın dominant oyunlarını sürdürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Semih Kılıçsoy her zaman radarımızda, potansiyeline inandığımız bir oyuncuydu”
Milli takımın havuzunda birçok genç futbolcu olduğunu ve bu futbolcuların takipleri altında olduğunu belirten Hamit Altıntop, Semih Kılıçsoy’un da bu oyunculardan biri olduğunu söyleyerek, “Benim 5. yılım görevimde. İlk yıldan itibaren Genç Milli Takımlardan sorumluyum. 3 yıldır da A Milli Takım’dan da sorumluyum. Aslında Semih Kılıçsoy bir sürpriz değil, Semih’le biz aylardır, yıllardır beraberiz. Saha içerisinde takip ediyoruz, yakından ilgileniyoruz. Hocalarımız çok özveriyle çalışıyor. Semih’in Beşiktaş’ta süre alması ister istemez biraz daha göz önüne gelmesini sağladı. Ama her zaman radarımızda, her zaman potansiyeline inandığımız bir oyuncuydu. Tabii ki kadromuzu güçlendirmesi, rekabeti artırması bizler için çok gurur verici” dedi.
“Türkiye’mizin tarihindeki en iyi Milli Takım’ı oluşturabiliriz”
Başarılı olmak için çok çalışmaları gerektiğinin de altını çizen Altıntop, “Bizim hayallerimiz büyük ama hayallerin içini de doldurmak lazım. Bu nedir; çok çalışmak lazım, beraber çalışmak lazım. Biliyorsunuz futbolda 3 tane sonuç var. Bu sonuçlardan biri yenilmek, biri berabere kalmak, diğeri de kazanmak. Ben bunu öncesinde söylemiştim. Yan yana oynamak var, beraber oynamak ve birbiriniz için oynamak var. Bizim hedefimiz yönetici olarak veya teknik ekibi destekleyerek birbirimiz için sahaya çıkmak. Bunu başarabilirsek, kardeşlerimiz de iyi performans gösterirse, kendilerine inanırlarsa inanıyorum ki çok güzel sonuçlar elde edebiliriz. Bildiğiniz gibi EURO 2032 ülkemizde olacak. Bu kardeşlerimizle beraber oraya çok güçlü, çok büyük hedefler koyarak ilerleyebiliriz ve Türkiye’mizin tarihindeki en iyi Milli Takım’ı oluşturabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Mustafa Eröğüt: “Bizim amacımız bu grubu lider tamamlamak ve hak ettiğimiz bir üst gruba çıkmak”
Başarı hedeflediklerini ve çalışmalarını da bu yönde yaptıklarını söyleyen Başkan Vekili Mustafa Eröğüt, “Montella hocamızla sözleşme görüşmeleri yaparken, 3 tane hedefimiz olduğunu söylemiştik. Bir tanesi Avrupa Şampiyonası’na gitmek ve başarılı olmak, bir tanesi Uluslar Ligi’nde tur atlamak ve Dünya Kupası’na katılmak. Uluslar Ligi önemli hedeflerimizden biri. Avrupa Şampiyonası’na katıldık. Büyük hedeflerimiz var. İnşallah ülkemizi gururlandıracağız. Ondan sonra da Uluslar Ligi başlıyor. Formatı değişti biliyorsunuz. Bizim amacımız bu grubu lider tamamlamak ve hak ettiğimiz bir üst gruba çıkmak. Ondan sonra da Dünya Kupası heyecanı başlayacak. Biz şu anda yükselişte olan bir ülkeyiz. Genç ve potansiyelli bir takımız. Bu takımların en iyi dönemlerinde olmadığını biliyoruz. Bir her maçı, son dönemdeki ciddiyet ve arzuyla oynarsak grup liderliğinde bir sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum” dedi.
FIFA Başkanı Infantino’ya yaptıkları ziyarete dair de bilgi veren Eröğüt, “Infantino, FIFA’nın ofisinde bizi ağırladı. Çok iyi geçti toplantı. Konularımızdan biri, bizim 1 milyon çocuğa dokunmak istediğimiz, futbolu okullara sokmak istediğimiz programdı. Bununla ilgili istişarelerde bulunduk. FIFA’yla birlikte hangi organizasyonları Türkiye’ye getirebiliriz bunları istişare ettik” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>