İstismar – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 15 Jul 2024 08:39:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Diyanet İşleri Başkanı: İnancı istismar edenlere karşı mücadele ediyoruz https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-inanci-istismar-edenlere-karsi-mucadele-ediyoruz/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-inanci-istismar-edenlere-karsi-mucadele-ediyoruz/#respond Mon, 15 Jul 2024 08:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39503 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bundan tam 8 yıl önce milletimizin kahramanlık destanı yazdığı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında dikkat çeken ifadeler kullandı.

“DİRENİŞLE YAZILAN ONURLU BİR DESTAN”

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erbaş’ın mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bugün, asrın en büyük ihaneti karşısında aziz milletimizin asil bir direnişle yazdığı onurlu bir destanın 8. yıl dönümüdür. Kirli emellerini yüce dinimiz İslam’ın ilke ve değerlerinin ardına gizleyen bir terör şebekesi, 15 Temmuz 2016 tarihinde vatanımıza, varlığımıza, birliğimize, kardeşliğimize, istiklal ve istikbalimize kastetmiştir. Ancak, hürriyetine meftun aziz milletimiz, bu meşum ihanete boyun eğmemiş, istiklal ve istikbalini müdafaa için gövdesini tanklara ve namlululara siper etmiştir.

“BU KARANLIK YAPI İSLAM’I İSTİSMAR ETTİ”

Aziz milletimiz, tarih boyunca nice zorlukların üstesinden geldiği gibi o gün de büyük bir inanç, azim ve kararlılıkla hareket ederek genciyle-yaşlısıyla, kadınıyla-erkeğiyle meydanlara çıkmış ve asil bir direnişle hainlerin emellerini boşa çıkarmıştır. Neticede Allah’ın inayeti, idarecilerimizin dirayeti ve milletimizin cesaretiyle, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hain darbe girişimi dünyaya örnek bir mücadeleyle bertaraf edilmiştir. Yıllardır ülkemizde ve İslam coğrafyasında sureti haktan görünerek yüce dinimiz İslam’ı istismar eden bu karanlık yapı, bir kez daha göstermiştir ki din konusundaki cehalet ya da yanlış bilgi, telafisi zor ve büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Onun için fitne, tefrika ve anarşi peşinde koşanlara, birlik ve beraberliği, huzur ve kardeşliği hedef alanlara karşı güvende olabilmek için İslam’ın hayat veren hakikatlerini, huzur veren değerlerini ve rahmet ilkelerini doğru kaynaklardan ve doğru yöntemlerle öğrenmek, Müslümanlar için ihmal edilemez bir görevdir.

“FETÖ VE BENZERİ DİN İSTİSMARCISI YAPILAR…”

Önemle ifade etmek isterim ki yüce dinimizi kendi kirli emelleri doğrultusunda kullananlara karşı alınacak en önemli ve en etkili tedbir; inancımızı milletimizin her bir ferdine, özellikle çocuklarımıza ve gençlerimize en güzel şekilde öğretmektir. Bu itibarla Diyanet İşleri Başkanlığı, inancı ve samimiyeti istismar ederek yanlış bilgilerle dini kavram ve değerler üzerinden toplumumuzu ayrıştırma ve aldatmaya yönelik bütün söylem ve faaliyetlere karşı titizlikle mücadele etmektedir. Bu noktada üzerine düşen sorumlulukları büyük bir hassasiyetle yapmaya, sahih dini bilgi ile milletimizin manevi hayatına rehberlik etmeye devam etmektedir. İnanıyoruz ki toplumun tüm katmanları doğru dini bilgiyle buluşturulduğunda FETÖ ve benzeri din istismarcısı yapılar kendilerine bir daha zemin bulamayacaktır.

“BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM”

Bu vesileyle başta 15 Temmuz gecesi hain darbe girişimine karşı mücadelede şehit olan kardeşlerimiz olmak üzere geçmişten bugüne din, iman, vatan ve mukaddesat uğruna feday-ı can eden bütün şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Gösterdiği büyük cesaret, fedakarlık ve direnişten dolayı aziz milletimize bir kez daha şükranlarımı sunuyor; milletimizi her türlü fitne, tefrika, kötülük ve ihanetten korumasını ve ilelebet payidar kılmasını yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-inanci-istismar-edenlere-karsi-mucadele-ediyoruz/feed/ 0
Depremzede kızı istismar ettiği söylenen kuaför, canlı yayında kendisini böyle savundu https://www.haber60.com.tr/depremzede-kizi-istismar-ettigi-soylenen-kuafor-canli-yayinda-kendisini-boyle-savundu/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-kizi-istismar-ettigi-soylenen-kuafor-canli-yayinda-kendisini-boyle-savundu/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:27:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34965 Hatay’da yaşayan 17 yaşındaki Güngör, depremde enkazdan kurtulduktan sonra işe başladığı kuaförün sahibi tarafından istismar edildiğini söyleyerek yardım istemişti. Yayınladığı videoyla ülke gündemine oturan ve adamın tutuklanmasını isteyen genç kız, Zahide Yetiş ile Yeniden Başlasak programına katılarak yaşadıklarını anlattı. Yayına bağlanan iddiaların odağındaki kuaför sahibi ise asıl mağduru kendisi olduğunu söyledi.

“BELİME DOKUNUP ELİMİ TUTUYORDU”

Para kazanmak için işe girdiğini söyleyen Güngör, “İftiralara maruz kaldığım için video çekerek yaşadıklarımı anlattım. Hem açıktan okuyup hem de işe girdim. İstismardan önce bakışlar ve sözler başladı. İşe girdiğimde adam bana ‘sende başka bir şey var, beni kendine çekiyorsun’ dedi. Onu durduracak bir gücüm yoktu. Belime dokunuyordu, elimi tutuyordu. Beni her tek gördüğünde yanıma geliyordu. Ben de korktuğum ve utandığım için bir şey diyemiyordum. Beni sürekli tehdit ediyordu. ‘Sana daha kötü şeyler yaparım, daha ileri giderim. Ailene zarar veririm’ diye tehdit ettiği için işten çıkamadım. Bu hareketlerini sadece bana yapıyordu. Şikayetime rağmen serbest bırakıldı. Ben tutuklanmasını istiyorum” dedi.

“ARABADA GİDERKEN BENİ ÜSTÜNE ÇEKİP ÖPMEYE BAŞLADI”

İstismarın yaşandığı günü anlatan genç kız, “Ben işe dolmuşla gidip geliyordum ama o gün hava yağmurlu olduğu için beni kendisi bıraktı. Karanlık bir yola girdik ve yolu uzattı. Yan koltukta otururken beni bir anda üstüne aldı ve dudağımdan öpmeye başladı. Kendimi geri çektim ve beni eve bıraktı. Bunları benim doğum günümde yaptı. Yaşananlardan sonra canıma kıymayı düşündüm. Ben 17 yaşındayım o ise 33 yaşında. Evli ve 2 çocuğu var. Eşi yanında çalışmasına rağmen bunları yaptı” ifadelerini kullandı.

KUAFÖR SAHİBİ YAYINA BAĞLANDI: TEMİZ BİR AİLE BABASIYIM, İSTİSMAR ETMEDİM

İddiaların ardından kuaför yayına bağlanırken genç kız, annesi ve ağabeyi stüdyoyu terk etti. Yayına bağlanan kuaför ise kendisini şu sözlerle savundu: “Ben 21 yıldır kuaförlük yapıyorum. Daha önce böyle bir şey yaşamadım. Beni burada herkes tanır, saygın bir esnafımdır. Temiz bir aile babasıyım. Bahsi geçen şahsa cinsel istismarda bulunmadım. Taciz ve zorbalık söz konusu dahi olamaz. 3 Kasım 2023’ten beri tacize uğradığını iddia ediyor. Mayıs ayına kadar yanımda çalışmaya devam etti, benim onun ailesini tehdit ettiğimi söylüyor. Kesinlikle böyle bir şey yapmadım. Benim bir ses kaydım olduğu söyleniyor ama o kayıtta kurgu var.”

“ARAÇLA SEYİR HALİNDEYKEN BİR ANDA KUCAĞIMA GELDİ”

Bu kız 3 Kasım’dan bu yana yakınlaşması oldu. Kendisi yakınlaşmaya çalışıyordu ve ben onu seni işten çıkartırım diyerek uyardım. O da ağlayarak özür diledi. Bana yalvardığı günleri hatırlıyorum. Ben ve eşim de üzüldüğümüz için çalışmasına devam ettirdik. Çocuk olduğu için eşime söylemedim. Mutlu bir şekilde bizimle çalıştığı görüntüler de elimizde. Hiçbir elemanımızı tek başıma evine bırakmam. 3 Kasım günü geç saatlere kadar çalıştık. Kendisini eve bırakırken anlattığının tam tersi şekilde o benim üstüme geldi. Arabada bana öyle şeyler yapınca aracı kenara çekip kendisini uyardım. Sonra o benden özür diledi. Ben giderken yolu da uzatmadım. Keşke kamera kayıtları çıksa. Bana ilgisi vardı. Ben kendisine defalarca kez işten izin verdim ama kendisi kullanmak istemedi. Bir gün dükkanda çalışanlarıma herkes çıkabilir deyip tuvalete gittim. Çıktığımda sadece o dükkandaydı. Bir anda gelip sarılmaya ve cinsel anlamda bir şeyler yapmaya çalıştı. Ben de uzaklaştırınca ‘ben yaptıklarımdan dolayı vicdanen rahat değilim, sen de bana yaklaştın. Eşine anlatacağım’ dedi. Ben sonra onu eve bırakırken araçta ses kaydı almış.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-kizi-istismar-ettigi-soylenen-kuafor-canli-yayinda-kendisini-boyle-savundu/feed/ 0
Üvey Kızlarını İstismar Eden Selahattin Yalnız Canlı Yayında Gözaltına Alındı https://www.haber60.com.tr/uvey-kizlarini-istismar-eden-selahattin-yalniz-canli-yayinda-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/uvey-kizlarini-istismar-eden-selahattin-yalniz-canli-yayinda-gozaltina-alindi/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34625 ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programına üvey kızlarını aramak için çıkan Selahattin Yalnız’ın yıllarca kızları istismar ettiği ortaya çıktı. Canlı yayında gözaltına alınan Yalnız tutuklanarak cezaevine gönderilirken geçmişte yaptığı birçok suç da bir bir döküldü.

“EŞLERİNİ DÖVMÜŞ, AKIL HASTANESİNDE YATMIŞ”

Canlı yayında Selahattin Yalnız’ın dayısından aldığı bilgilerle vukuatlarını sıralayan Müge Anlı, “İlk eşiyle 6 ay evli kalmış. Eşini darbederek kalçasından bıçaklamış. Çocukları olmadığı için hemen boşanmışlar. Sonra Selahattin’i Avustralya’da akıl hastanesine yatırmışlar. Orada 10 gün yatmış. İkinci evliliğini Kıbrıslı biriyle yapmış. Bununla 15-20 sene evli kalmış ve 4 kızları olmuş. Daha sonra kadın istediği boşanmışlar ve çocukların velayeti Selahattin’e verilmiş. Evliliği içinde karşı komşusunun kızını istismar etmiş. Kız hamile kalmış ve bebeği doğurduktan sonra hastaneden direkt yurda göndermişler. 3. evliliğini de Avustralya’da yapmış. Ondan da 2 kızı 1 oğlu var. Avustralya’daki eşini de darbettiği için cezaevine girmiş. O esnada eş velayetleri almış ve Selahattin’i sınır dışı etmişler” dedi.

“KOMŞUSUNUN KIZINI HAMİLE BIRAKTI”

Canlı yayına bağlanan Selahattin Yalnız’ın dayısı Necati Bey ise canlı yayında anlattıkları tüyleri diken diken etti. Yalnız’ın yıllar içinde yaptıklarından bahseden Necati Bey, şunları söyledi. İlk evliliğini teyzesinin kızıyla yaptı. Yeğenim evlendikten sonra pişman oldu. Evlilikleri 6 ay sürdü. Sonra Kıbrıslı bir kızla tanıştı onu istemeye gittik. Ben o kıza her şeyi anlattım ama beni dinlemedi. Bu evliliğinden 4 tane kızı oldu. Ben ikinci eşiyle konuştum bana her şeyi anlattı. İlk çocuğunu 3 ila 5 yaşları arasında istismar etmiş. İkinci kızı 4 yaşındayken istismara uğramış. Diğer kızı 6 yaştan 11 yaşa kadar istismara uğradığını söylüyor. 3 evliliğini Avustralya’da yapmıştı. O evliliğinden 2 kız 1 oğlu var. O kızlarının biri de istismar edilmiş. Bütün çocuklar bunu annelerine anlatmış. Bende 4 sayfalık ifadeler var bunları göndereceğim. İkinci evliliği esnasında karşı komşularının kızını istismar etmiş. İstismarda kız hamile kalıyor ve doğum yaptıktan sonra bebeği bir doktora evlatlık vermişler. Ben bu olayları yeni öğrendim. Ben bilmediğim için o zamanlar onun yanında oldum. Avustralya’da olaydan sonra report edildi. Bunu beyni 15-16 yaşlarında. Süper bir yalancı. 9 çocuğu istismar ettiğini biliyorum.”

MUHTARIN ŞÜPHELENMESİYLE GERÇEKLER ORTAYA ÇIKTI

Ortaca’nın Ekşiliyurt Mahallesi’nde yaşayan Selahattin Yalnız geçtiğimiz hafta mahalle muhtarı Meral Uysal’ı arayarak, yanında yaşayan 2 kızın kaçtığını söyledi. Muhtar Meral Uysal, Selahattin Yalnız ile yaptığı görüşmede, Yalnız’ın kendisine, “Bu kızlar bana uyku ilacı içirdiler, öldürmeye çalıştılar, bana her türlü iftirayı attılar” deyince olaydan şüphelenen muhtar Meral Uysal, konuyu Müge Anlı ile Tatlı Sert programına iletti. Konunun gündeme gelmesiyle Selahattin Bey de çıkarak üvey kızlarının bulunmasını istedi.

MÜGE ANLI ÖFKEDEN DELİYE DÖNMÜŞTÜ

Kısa sürede bulunarak Müge Anlı’nın programına çıkan kızlar, üvey babanın kendilerini yıllardır istismar ettiğini hatta “Dördünüz de benim karımsınız” dediğini söyledi. Elinde istismar görüntülerinin olduğunu söyleyen Müge Anlı ise Sen utanmadan benim stüdyoma nasıl geldin ahlaksız. Terbiyesiz adam. Senin bu kızlara yaptıkların videosu elimde. Ahlaksız… Sen bu kızları istismar edip nasıl gelip bir de ararsın?” diyerek ateş püskürdü. Canlı yayında gözaltına alınan Selahattin Bey tutuklanarak cezaevine gönderildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uvey-kizlarini-istismar-eden-selahattin-yalniz-canli-yayinda-gozaltina-alindi/feed/ 0
Ender Saraç’ın cinsel istismar suçlamasıyla yargılandığı davada oğlu konuştu: Yanlı ifade verdim, istismar yok https://www.haber60.com.tr/ender-saracin-cinsel-istismar-suclamasiyla-yargilandigi-davada-oglu-konustu-yanli-ifade-verdim-istismar-yok/ https://www.haber60.com.tr/ender-saracin-cinsel-istismar-suclamasiyla-yargilandigi-davada-oglu-konustu-yanli-ifade-verdim-istismar-yok/#respond Fri, 31 May 2024 03:40:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33980 Dr. Ender Saraç’ın 13 yaşındaki oğluna yönelik cinsel istismar iddialarıyla ilgili duruşma devam ediyor. Oğlu, babasının kendisini istismar etmediğini ve annesine fiziksel şiddet uyguladığını söyledi.

“İSTİSMAR EDİLDİĞİMİ SÖYLEDİĞİM İLK İFADEM DOĞRU DEĞİL”

Doktor Mehmet Ender Saraç hakkında, Beşiktaş’ta 2017-2021 yılları arasında 13 yaşındaki oğlu M.S.’ye cinsel istismar uyguladığı iddiasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 34.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ender Saraç ile müşteki Benan Saraç hazır bulundu. Müşteki çocuk M.S. (14) ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanırken taraf avukatları da katıldı. Duruşmada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı pedagogu eşliğinde beyanda bulunan müşteki çocuk M.S, ilk verdiği ifadenin doğru olmadığını söyleyerek “İkinci olarak verdiğim cinsel istismar olayının gerçek olmadığını belirttiğim ifadem doğrudur. İlk olarak o şekilde ifade vermemin sebebi annemle babamın evlerinin ayrılmasıydı” dedi.

“BABAM BENİ BASKI ALTINA ALIYORDU, UTANMASI İÇİN BÖYLE BİR ŞEY YAPTIM”

Beyanlarında babasının kendisine sürekli pis kokuyorsun dediğini belirten M.S., “Sürekli yediğime içtiğime karışıyordu. Kontrol altında tutmaya çalışıyordu beni. Anneme barışması için sürekli baskı yapıyordu. Evin etrafına sopalar saklamıştım, korkuyordum. En son böyle bir yola başvurdum. İlk olarak istismar olayını anneme söyledim, bana inanmadı. En son inanmaktan başka çaresi kalmadı. Raporlu olduğum halde okula gitmiştim, annemin haberi yoktu. Bunu yapmamda ki amacım olayı rehber öğretmenime anlattıktan sonra babamın oraya gelip utanması ve beni bir daha baskı altına alamayacak düşüncesiydi” ifadelerini kullandı.

“BABAM BENİ İSTİSMAR ETMEDİ AMA ANNEME FİZİKSEL OLARAK SALDIRDI”

Diğer ifadesini farklı vermesinin sebebinin babasının sürekli annesi Benan Saraç’ı suçlamış olması olduğunu söyleyerek, “Allah korkum vardı. Beni baskıladığı için böyle bir yola başvurmuştum. Babam beni istismar etmedi. Babamı en son 2 yıl önce gördüm. Babam anneme fiziksel olarak saldırmıştı. ‘Kariyerim sarsıldı’ siniri ile annemi öldüreceğini düşündüğümden gerçeği anneme söyledim Mahkemeden babam için ömür boyu uzaklaştırma talep ediyorum” şeklinde konuştu.

“OĞLUM EZBERLETİLMİŞ BİR İFADE VERMİŞTİ, MASUM OLDUĞUMA EMİNİM”

Çocuğun verdiği ilk ifadenin ezberletildiği söyleyerek savunma yapan Ender Saraç “Gerçek olan sonradan verdiği beyanıdır. Ben oğlumu 8 aydır görmüyorum. Sesi değişmiş ve çok özledim. Bir şeyler ezberleterek ifade vermesini sağlamam bu yüzden mümkün değil. Masum olduğuma yüzde yüz eminim. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Ara kararını açıklayan mahkeme, duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlanan müşteki çocuk M.S.’nin beyanlarının incelenmesi için çözümünün beklenmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, mağdur M.S.’nin 5 Aralık 2023’de öğrenim gördüğü okul idaresinin tutmuş olduğu tutanakların polise bildirilmesiyle soruşturmaya başlandığı aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede, mağdur M.S.’nin şeref ve namusunu ilgilendiren bir konuda şüpheli Mehmet Ender Saraç’a iftira atmasını gerektirir ciddi bir neden bulunmaması, aralarında daha önceden husumet olmaması, mağdurun olayı okuldaki öğretmenlerine anlatmış olması, annenin sonradan olaya dahil olması ve öğretmenlerine açılan çocuğun ifadelerinin yönlendirme etkisinde olduğu ya da kurgudan ibaret olduğu ihtimalinin olmaması, bu gerekçeyle ise mağdurun ilk verdiği ifadenin samimi ve gerçeği yansıtır mahiyette olduğuna kanaat getirildiği kaydedildi.

Hazırlanan iddianamede şüpheli Mehmet Ender Saraç’ın ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 12 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ender-saracin-cinsel-istismar-suclamasiyla-yargilandigi-davada-oglu-konustu-yanli-ifade-verdim-istismar-yok/feed/ 0
Samsun Sol Feminist Hareket: Yaşanan cinayetler iktidarın politikalarının sonucu https://www.haber60.com.tr/samsun-sol-feminist-hareket-yasanan-cinayetler-iktidarin-politikalarinin-sonucu/ https://www.haber60.com.tr/samsun-sol-feminist-hareket-yasanan-cinayetler-iktidarin-politikalarinin-sonucu/#respond Thu, 16 May 2024 21:45:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32007

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)- Samsun Sol Feminist Hareket, “Yaşanan cinayetler, istismarlar münferit değil, iktidarın politikalarının bir sonucu. Hayatları çalınan her kadının sorumlusunun bu iktidar olduğunu biliyoruz. Bu sebeple buradan bir kez daha söylüyoruz; bu kadın düşmanı iktidarla müzakere edilmez mücadele edilir. Muhalefet güçleri bütünlüklü olarak Anayasa tartışmalarına güçlü bir hayır demelidir” açıklamasını yaptı.

Samsun Sol Feminist Hareket üyesi kadınlar, İlkadım Süleymaniye Geçidi’nde bir araya gelerek İstanbul Sultanbeyli’de bir kız çocuğuna yapılan cinsel taciz ile iktidarın kadın ve çocuklara yönelik politikalarına tepki gösterdi.

“İKTİDARIN KADINLARI HEDEF ALAN ADIMLARI KATİLLERE CESARET VERİYOR”

Hareket adına açıklama yapan Şafak Yeşiltepe şunları söyledi:

“Dün kanımızı donduran bir istismar haberiyle güne başladık. İstanbul Sultanbeyli’de bir kız çocuğunun yıllarca organize bir şekilde birçok kişi tarafından psikolojik ve cinsel şiddete maruz bırakılarak istismar edildiği ortaya çıktı. AKP’nin adaletinin hiçbir istismarı önlemediğine, hatta failleri cezasızlıkla ödüllendirdiği, gerici, baskıcı ve kadın düşmanı söylemlerle cesaretlendirdiği bu şiddet sarmalının her geçen gün büyüyerek bir hayatı daha boğduğuna hep birlikte şahit oluyoruz. Memleketimiz yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzlukla lime lime dökülürken, AKP iktidarının kendi çıkarları için toplumu dinci gerici bir anlayışla dizayn etme çabası hız kesmiyor. Bu çabanın altındaysa emeğimizle, bedenimizle, yaşamlarımızla, en çok da biz kadınlar eziliyoruz, hedef alınıyoruz. İktidarın kadınları hedef alan her adımı katillere cesaret veriyor. 2024’ün ilk 4 ayında 147 kadın katledildi ve biliyoruz ki bu sayının katbekat üzerinde kadın ve çocuk istismar edildi! Yine biliyoruz ki bu sayıların artış göstermesi İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin, Medeni Kanun’a ve 6284’e yapılan saldırıların kaçınılmaz bir sonucudur. Daha bugün ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı’ adı altında kadınları aileye hapsederek cehennemi yaşatmak istediklerini beyan ettiler. Kadınlar biz varız, buradayız dedikçe kadının varlığıyla mücadele etmek için her gün yeni bir adım atıyorlar.

“9. YARGI PAKETİNDE 6284 DOĞRUDAN HEDEF ALINIYOR”

AKP iktidarının hız kesmeden sürdürdüğü saldırıların en güncel ayaklarından biri de 9. yargı paketi.  Bu yargı paketinden 6284 doğrudan hedef alınıyor. Kadınların yıllarca mücadele ettiği soyadı hakkına set konuluyor. Her gün en az bir kadın öldürülürken kadın cinayetlerini önlemek bir yana dursun kadınların nasıl eve kapatacaklarının yollarını arıyorlar. Yarattıkları düzende kız çocukları okuyamıyor, kadınlar çalışamıyor, nafaka hakkından mahrum bırakılıyor, kendi soyadlarını kullanamıyor, şiddete, istismara uğruyor. Ama katilleri, sorumluları asla ceza almıyor. Yaşanan cinayetler, istismarlar münferit değil, iktidarın politikalarının bir sonucu. Hayatları çalınan her kadının sorumlusunun bu iktidar olduğunu biliyoruz. Bu sebeple buradan bir kez daha söylüyoruz; bu kadın düşmanı iktidarla müzakere edilmez mücadele edilir! Muhalefet güçleri bütünlüklü olarak Anayasa tartışmalarına güçlü bir hayır demelidir. Laikliğe utangaç sözlerle değil gerçekten sahip çıkarak mücadele etmelidir. Kadınlar 22 yıldır bu iktidarı çok iyi tanıyor. Karanlık iktidarları da bizi çok iyi tanıyor. Karanlığınıza boyun eğmeyiz, biat etmeyiz. Hayatlarımızı cehenneme çevirmenize müsaade etmeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar, yaratmaya çalıştıkları karanlığa karşı buradayız. Laikliğe, emeğimize, haklarımıza, özgürlüğümüze, geleceğimize, yaşamlarımıza sahip çıkmak için direniyoruz, direneceğiz. Bizi öldürmek isteyenlere karşı mücadelemizin geri dönüşü yok.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsun-sol-feminist-hareket-yasanan-cinayetler-iktidarin-politikalarinin-sonucu/feed/ 0
11 Yaşındaki Kız Çocuğunu İstismar Eden Şüpheli Yargılanıyor https://www.haber60.com.tr/11-yasindaki-kiz-cocugunu-istismar-eden-supheli-yargilaniyor/ https://www.haber60.com.tr/11-yasindaki-kiz-cocugunu-istismar-eden-supheli-yargilaniyor/#respond Tue, 07 May 2024 22:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30705 GAYE ŞEYMA CAN

(İSTANBUL) – İstanbul Bağcılar’da geçen yıl 11 yaşındaki kız çocuğunu iş yerinde istismar eden 60 yaşındaki sucu Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla yargılanmasına Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşma öncesinde açıklama yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, sanık hakkında 15 yıl önce aynı suçtan şikayet olduğunu, ancak delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verildiğini anımsatarak, “Birçok çocuk istismarının delil yetersizliğinden üstü kapatılıyor. Yetersiz olan delil değil, yetersiz olan bu ülkedeki adalettir” dedi.

Geçen yıl mayıs ayında okuldan çıkan 11 yaşındaki M.Y.’yi aracıyla kendisine ait su dükkanına götürüp burada alıkoyan ve taciz eden Metin Şenay’ın çok sayıda çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu belirlendi. Dükkandaki ses yalıtımlı özel oda görüntülenirken Şenay’ın istismar görüntülerini kayda aldığı ortaya çıktı. Sanık hakkında hazırlanan iddianame, mahkemece kabul edildi. Metin Şenay, bugün hakim karşısına çıktı. Sadece vekaletnamesi olan avukatlar salona alındı. Koridorda kalan izleyiciler, “Çocuklar vatandır, vatanına sahip çık” şeklinde slogan attı. Sanık SEGBİS sistemiyle duruşmaya katıldı.

“BU ÜLKEDE YETERSİZ OLAN DELİLLER DEĞİL, ADALETTİR”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim duruşma öncesinde adliye önünde yaptığı açıklamada, sanığın 2009’da da aynı suçtan “delil yetersizliği” nedeniyle hakkında beraat kararı verildiğini belirterek, şunları söyledi:

“Çocuk istismarını aklatmamak üzere buradayız. Yıllarca süren bu istismarda kimlerin payı varsa, kimlerin ihmali varsa birer birer yargılanması için elimizden geleni yapacağız. Bir kişi onlarca çocuğu istismar ediyor. 2009 yılında 12 yıl ceza alıyor. Sonra Yargıtay bir karar veriyor, ‘Yetersiz ve soyut deliller olduğu için beraatına’ diyor. Yani hiçbir ceza almadan elini kolunu sallayarak küçücük odada, küçücük çocukları istismar etmeye devam ediyor. 15 yıl olmuş. Çocuk istismarını önlemek mümkün. Lanzorete Sözleşmesi uygulanırsa çocuk istismarı önlenebilir. Çocuk Koruma Kanunu’nu etkin uygulanırsa çocuk istismarı önlenebilir. Her okulda risk tarama formu uygulanırsa çocuk istismarı önlenebilir, daha erken farkedilebilir. Genelde ‘Çocuk susar, sen susma’ derler. Biz tam tersini söylüyoruz. Çocuk anlatır bir şekilde. Siz gözlerinizi ve kulaklarınızı kapatmayın yeter ki siz yetkililer sessiz kalmayın yeter ki. Birçok çocuk istismarının delil yetersizliğinden üstü kapatılıyor. Yetersiz olan delil değil, yetersiz olan bu ülkedeki adalettir. Bu ülkedeki yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmemeleridir. 2009’da ceza almış olan biri 15 yıl oldu 2024 tekrar yargılanacak Metin Şenay. Bu davanın takipçisi olacağız”

METİN ŞENAY HAKKINDA YÜZLERCE YIL HAPİS TALEBİ

İddianamede, şüpheli Metin Şenay’ın ilk mağdura yönelik işlediği “zincirleme olarak cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 10 yıl 6 aydan 36 yıl 9 aya kadar, “zincirleme şekilde 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 63 yıldan az olmayacak ceza ve “müstehcen yayınların üretilmesinde çocukları kullanmak” suçundan 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi. Metin Şenay’ın, eşinin yeğeni olan iki mağdur çocuğa yönelik 2019-2023 yılları arasında işlediği, “zincirleme olarak cebir veya hile kullanarak çocuğa cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ayrı ayrı 18 yıl 4 aydan 62 yıl 1 aya kadar, “zincirleme olarak üçüncü derece kayın hısımlığı bulunan 12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan ayrıca 63 yıldan az olmayacak bir ceza ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da ayrı ayrı 8 yıl 9 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi istendi.

Sanık Şenay’ın son mağdur çocuğa karşı 24-25 Mayıs 2023 tarihinde işlediği “cebir, tehdit veya hile kullanarak silahla ve cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 6 yıldan 21 yıla kadar, “12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 27 yıldan az olmamak üzere ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi istendi. Şüphelinin ayrıca  “çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolamak ve bulundurmak” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi de istendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/11-yasindaki-kiz-cocugunu-istismar-eden-supheli-yargilaniyor/feed/ 0
Eskişehir Kadın Savunma Ağı: Türkiye bir çocuk istismarı karanlığının içine gömülüyor https://www.haber60.com.tr/eskisehir-kadin-savunma-agi-turkiye-bir-cocuk-istismari-karanliginin-icine-gomuluyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehir-kadin-savunma-agi-turkiye-bir-cocuk-istismari-karanliginin-icine-gomuluyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 23:21:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22731

MELTEM KARAKAŞ

Eskişehir Kadın Savunma Ağı, İstanbul Bağcılar’da ortaya çıkan ses yalıtımlı odada çocuklara cinsel istismar dehşetiyle ilgili açıklama yaptı. Ağ Sözcüsü Sibel Gündüz Koca, “Türkiye bir çocuk istismarı karanlığının içine gömülüyor. Siyasi iktidar, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yazdığı üzere çocuğun gelişimine uygun onun yüksek yararını gözetecek bilimsel bir eğitim ortamını sağlamak yerine kendi ideolojik görüşlerini, yani siyasal İslamı çocuklara dayatıyor. Çocuğa yönelik cinsel istismarın önlenmesinde güçlendirici, hak temelli, çocuğun sözünü, sesini, hayırını duyan hem ebeveynler hem çocuklar için bedensel söz hakkına yönelik pedagojik eğitimlerin yaygınlaştırılması gerekmektedir” dedi.

İstanbul Bağcılar’da sucu Metin Şenay’ın ses yalıtımlı bir odada çok sayıda çocuğa 10 yılı aşkın süredir cinsel istismarda bulunduğunun ortaya çıkmasının yankıları sürüyor. Eskişehir Kadın Savunma Ağı üyesi kadınlar, İsmet İnönü Caddesi’nde bir araya gelerek açıklama yaptı.

“ÇOCUKLAR VE KADINLAR YASAL KORUMAYA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Eskişehir Kadın Savunma Ağı adına basın açıklamasını okuyan Sibel Gündüz Koca, şunları söyledi:

“Bizler, çocuk haklarının hayata geçirildiği, çocukların tarikatlara emanet edilmediği, sevgi ve güven ortamında yaşayabildiği, gelişimlerine ve psikolojilerine uygun, hakları olan bilimsel ve laik bir eğitimi alabildikleri, gerici aile politikalarıyla sindirilmedikleri bir ülke istiyoruz. Fakat görüyoruz ki her yer suç mahalli. 2009 yılında yargılandığı çocuk istismarı davasından delil yetersizliği nedeniyle beraat eden Metin Şenay’ın yaşadığı mahallede çok sayıdaki çocuğu yıllardır istismar ettiği ortaya çıktı. Son 10 yılda çocuk istismarında yüzde 700 oranında artış yaşandı. Çocuğa yönelik istismar vakalarında yaşanan bu artışa baktığımızda en çok aile içi ve yakın çevre tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığını görüyoruz. Cinsel istismar suçundaki istatistiklere de yansıyan bu artış; çocukların ve kadınların yasal korumaya ihtiyaç duyduklarını şüphesiz ki ortaya koyuyor. Fakat iktidar politikaları cinsel istismarı önlemek ve çocukları bu suçtan koruyacak yasaları oluşturmak yerine failleri koruyan önergeleri çözüm önerisi olarak ortaya koyuyor.

“SUÇLULAR CEZALANDIRILMALI, ÖNLEYİCİ POLİTİKALAR OLUŞTURULMALI”

Çocuğa yönelik istismarın ve şiddetin ortadan kaldırılması için suçluların cezalandırılması, önleyici politikaların oluşturulması ve ayrıca eğitim politikalarında da Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin temel alınması gerekmektedir. Çocuğa yönelik gerçekleşen cinsel istismar olaylarında siyasi iktidardaki yetkililerin neler söylediğini hatırlamak için bir toplumsal hafızamıza bakalım; 2016 yılında dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nda 6 yaşındaki çocuğun istismar edilmesine yönelik, ‘bunlar küçüğün de rızasıyla yapılmış işler’ açıklamasında bulunmuştu. Devletin asli görevlerinden biri cinsel saldırı ve istismar suçlarına karşı oluşturacağı yasalarla özellikle kadınların ve çocukların korunmasını sağlamaktır fakat siyasi iktidarın adalet bakanı, bir çocuk cinsel istismara uğradığında onun rızasını öne sürerek istismarcıyı korumaktadır.

“FAİLİ AKLAYAN SÖZLERLE İSTİSMARCILARI GÜÇLENDİRİYORLAR”

Eğer ki cinsel istismar faili Metin Şenay da 2009 yılında ilk şikayette salınmasaydı şu an birçok çocuğun hayatı kurtulabilirdi. Türkiye bir çocuk istismarı karanlığının içine gömülüyor. Şanlıurfa Barosu’nun açıkladığı verilere göre son 10 ayda 950 istismar vakası bildirildi. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin raporuna göre de ayrımcılığa maruz kalan, istismar edilen, şiddete uğrayan, ticari olarak sömürülen çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Bugün ve her gün, istismarcıları değil çocukları koruma günüdür. Hem çocukları hem yetişkinleri bu konuda güçlendirecek eğitim politikaları sunmak ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni esas alan çocuğun yüksek yararını gözeten bilimsel bir eğitim vermek yerine ÇEDES projesiyle imamlar anaokullarında ve birçok kademede hiçbir pedagojik eğitimi olmadan çocuklara ders veriyorlar.

“GERİCİ POLİTİKALARA RAĞMEN ÇOCUKLAR SUSMUYOR”

Siyasi iktidar, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yazdığı üzere çocuğun gelişimine uygun onun yüksek yararını gözetecek bilimsel bir eğitim ortamını sağlamak yerine kendi ideolojik görüşlerini, yani siyasal İslamı çocuklara dayatıyor. Çocuğa yönelik cinsel istismarın önlenmesinde güçlendirici, hak temelli, çocuğun sözünü, sesini, hayırını duyan hem ebeveynler hem çocuklar için bedensel söz hakkına yönelik pedagojik eğitimlerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Çocuğu nesneleştiren ve pasivize eden tüm bu gerici politikalara rağmen çocuklar susmuyor, bu seslere kulak tıkayanlara karşı biz de haykırmaya devam edeceğiz. Çocuk anlatır, sen dinle, istismarı önle!”

]]> https://www.haber60.com.tr/eskisehir-kadin-savunma-agi-turkiye-bir-cocuk-istismari-karanliginin-icine-gomuluyor/feed/ 0 Bağcılar’da Çocuklara Yönelik Zincirleme İstismar Skandalı https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-cocuklara-yonelik-zincirleme-istismar-skandali/ https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-cocuklara-yonelik-zincirleme-istismar-skandali/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22548 GAYE ŞEYMA CAN

Türkiye, Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİM-DER yurdunda kalan 8-9 yaşındaki çocuklara karşı istismar skandalından sonra bu kez Bağcılar’da yine aynı yaşlarda çocuklara yönelik zincirleme istismarla karşı karşıya kaldı. Hakkında yüzlerce yıla varan hapis cezası istenen sanığın daha önce de benzer suçlama ile hakim karşısına çıktığı ve beraat ettiği bilgisi tepkileri daha da artırdı. Akşam saatlerinde Bağcılar Meydanı’nda buluşan bir grup yurttaş, “Çocuk istismarını aklatmayacağız, hesap soracağız” mesajı verdi.

2016 yılında Karaman’da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği’ne (KAİM-DER) ait evlerde kalan 8-9 yaşlarında çocukların cinsel istismara uğradıklarının ortaya çıkması büyük tepki çekmişti. Benzeri bir skandal yıllar sonra İstanbul Bağcılar’da yaşandı. Metin Şenay isimli sucunun süngerle ses izolasyonu sağladığı dükkanındaki bir odada çok sayıda çocuğa zincirleme cinsel istismarda bulunduğu ve o anları kayıt altına aldığı ortaya çıktı. Sanık hakkında 196 yıla kadar hapis istendi. Ayrıca sanığın 2009 yılında benzeri bir suçtan yargılandığı ancak delil yetersizliğinden beraat ettiği ileri sürüldü. Gelişmeler endişe ve tepkileri artırdı. O tepkilerden biri de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri’nden geldi. Akşam saatlerinde olayın yaşandığı Bağcılar’da toplanan kadınlar, “Çocuk istismarını aklatmayacağız, hesap soracağız” mesajı verdi.

Platform Genel Sekreteri Fidan Ataselim, Bağcılar halkına geçmiş olsun dedi. Ataselim, şunları söyledi:

ÇOCUKLARIN ÇIKARDIĞI SESİ DUYALIM

“Geçmiş olsun ve son olsun bu istismarlar artık. Geçmiş olsun ve geçsin bu ihmalkarlıklar artık. Geçmiş olsun ve sorumluluğu bulunanlar, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirsinler artık. Çocuk koruma kanunu, Lanzarote Sözleşmesi etkin uygulansın artık. Klasik bir slogan vardır, hani denir ya: ‘Çocukların çıkaramadığı ses olalım.’ Ben bugün tam tersini söyleyeceğim size. 2009 nere, 2024 nere! 2009’da Metin Şenay şikayet edilmiş. Ne olmuş: yargılama yapılmış, ceza almış, Yargıtay’dan dosya geri dönmüş. Niye? Delil yetersizliği demişler. Bu çocuklar daha ne yapsın? Bu çocuklar daha nasıl seslerini çıkarsın? Bu insanlar, bu halk daha ne yapsın? Karakola gidiyor, dava açıyor, savcılığa gidiyor. Daha ne yapalım biz? Ama kimlerin ne yapmadığını biliyoruz. Yargının nasıl işlemediğini görüyoruz. Bu yüzden bugün ben, çocukların çıkaramadığı ses olalım demiyorum. Çocukları duyalım, çıkarttıkları sesi duyalım, çocukların davranışlarını görelim. Çocuklarla, kendi çocuklarımızla aramıza büyük büyük duvarlar örmeyelim ki, çocuklar kendilerini bize anlatabilsinler, anlatıyorlar da. Anlattıkları zaman inanmamazlık etmeyelim, kendi çocuklarımıza güvenmemezlik etmeyelim. Etmediğinizi biliyorum. O yüzden siz suçlu değilsiniz.

‘BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ’ DİYEN SİYASİ İKTİDAR SUÇLUDUR

Bu yaşanan olayda, 2009 yılından 2023 yılına, yıllar geçmiş, onlarca çocuğun istismarından bahsediyoruz. Elbette ihmali bulunanları söyleyeceğim. Kimin suçu vardı burada söyleyeceğim. O ilk suç duyurusunda bulunulduğunda konunun üzerine gidilseydi, yeterli araştırma yapılsaydı, istismarcı adam bulunamaz mıydı soruyorum size. Açığa çıkamaz mıydı bunca istismar? Bu kadar çocuk boşuna istismara uğradı. Uğramayabilirdi, bunun önüne geçilebilirdi. Bütün deliller toplanabilirdi. Bütün delilleri toplamayan kolluk sorumludur bu süreçte! Bir delil yetersizliğinden bahsediliyorsa eğer, o delilleri soruşturacak  savcılardır sorumlu olan! Bir dava başladıysa eğer, hak ettiği cezayı vermeyenler, delil yok diyerek üzerini kapatan yargı mensuplarıdır, hakimlerdir, Yargıtay’dır sorumlu olan! ve her seferinde ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyen siyasi iktidar da sorumludur bu olanlardan.

BAKANLIKLARA SESLENİYORUZ: SORUMLULUĞUNUZUN ÜSTÜNÜ ÖRTEMEZSİNİZ

Bunca çocuk istismara uğramış daha sayılarını bilmiyoruz. Belki kendi çocuklarımız da istismara uğramış olabilir. Nice çocuğun o odada duvarda ismi var. Bunları bugün görüyoruz, duyuyoruz. Daha önce görülebilirdi, duyulabilirdi. Bir şey daha eklemek istiyorum. Aile Bakanlığı bir açıklama yaptı. ve diyor ki, bir çocuğun koruma altına alındığını söylüyor, diğer iki çocukla ilgili ne yapıldığını bilmiyoruz. ve tüm bu süreç içerisinde bakanlığın neler yaptığınıysa hiç bilmiyoruz. Ne yaptınız Aile Bakanlığı, soruyorum buradan ne yaptınız? Bu çocuklar niye istismara uğradı? Bakanlığın açıklamasındaki cümlelerin ne anlama geldiğini biz çok iyi biliyoruz mücadelemizden. O cümlelerden birinde şunu söylüyor: ‘Soruşturma aşaması davaya döndüğü zaman, biz de bakanlık olarak müdahil olduk. En ağır cezanın verilmesi için müdahiliz.’ Bazı hukuksal kavramlarla, cümlelerle sorumluluğunuzun üstünü örtemezsiniz. Sadece Aile Bakanlığı da değil, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı neredesiniz? Bizim ihtiyacımız olan şey, yetkililerin yükümlülüklerini yerine getirmesi, çocukların üstün yararı gözetilerek istismara uğramayacakları bir hayat ortaya koymak.

“TEK İMKANIMIZ VE GÜCÜMÜZ POLİTİK ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ, İHMALLERİ BİZLER AÇIĞA ÇIKARACAĞIZ”

Müdahilliğin de en iyi örneğini biz gösteriyoruz. Bir istismar şüphesi ortaya çıktığı zaman, ailelerle birlikte o delilleri toplamaktan tutun da, savcının istemediği raporları istemeye kadar. Hangi istismara uğramış çocuğun ailesini dinlediniz bakanlıklar, soruyorum size. Müdahil olmak demek taraf olmak demektir. Yaşamaya taraf olun kadınlar için, çocuklar için, tüm canlılar için. Elimizde imkan olmamasına rağmen biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Tek imkanımız ve gücümüz eşit özgür yaşayacağımıza olan inancımız, politik örgütlülüğümüz. Buradaki kadınlar bizim tek gücümüz. Sizin yetkiniz var, polisiniz var, yasanız var, yargınız var, her şeyiniz var. Her gün bütün ekranlarda, meydanlarda  konuşma hakkınız var. Biz bu imkansızlıklarla nica kadın cinayetini durdurabiliyorsak eğer, nice istismarcıyı, faili açığa çıkartabiliyorsak, sadece davanın açılmasını beklemeden şüpheli kadın ölümlerinde  gerçekleri açığa çıkartabiliyorsak, siz bakanlık olarak çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Yapmadınız, yapmıyorsunuz! İstismara uğrayan her bir çocuk için suçlusunuz! ve sizler de yargılanacaksınız. Bunca yıldır her kimin ihmali varsa hepsini birer birer bizler açığa çıkaracağız. Her bir çocuğun hesabını soracağız.

Biz bugün bir kadın örgütü olarak buradayız, kadınlar olarak bu açıklamayı yapıyoruz. Ama bizi dinleyen birçok erkek arkadaşlarımız da var. Abilerimi kardeşlerimi görüyorum burada.  Çok farklı siyasi görüşlerden, partilerden temsilciler var. Bir çocuğun hayatını konuşuyorsak eğer,  bunun ötesinde ne olabilir ki? O yüzden biz el ele vermeye bu konuların üzerine gitmeye devam etmeliyiz. Çocuklarımızın yaşadıkları şeyleri bizlere rahatlıkla anlatabileceği ilişkileri kurmaya özen göstermeliyiz. Sevgili Bağcılar halkına sesleniyorum: Sizin aklınızda en ufak bir şüphe varsa eğer, mutlaka bize başvurun. Korkmayın, hiçbir çocuk korkmasın, sizler de korkmayın.Biz varız biz! Elimizde bazı imkanlar yok ama bizim mücadele gücümüz var. Biz kenetlendiğimiz zaman, çocuklarımız gülüp oynayıp neşeyle geleceklerine kavuşabilir. Kadınlar şiddete uğramayabilir. Bunu hep birlikte sağlayabiliriz. ve sağlayacağız”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-cocuklara-yonelik-zincirleme-istismar-skandali/feed/ 0
81 İl Barosundan Ortak Açıklama: Çocuğun Cinsel İstismarına Hep Birlikte Dur Diyelim! https://www.haber60.com.tr/81-il-barosundan-ortak-aciklama-cocugun-cinsel-istismarina-hep-birlikte-dur-diyelim/ https://www.haber60.com.tr/81-il-barosundan-ortak-aciklama-cocugun-cinsel-istismarina-hep-birlikte-dur-diyelim/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22179 GAYE ŞEYMA CAN

İstanbul Bağcılar’da çok sayıda çocuğa zincirleme cinsel istismarda bulunulduğunun ortaya çıkması, Malatya konteyner kentte bir şüphelinin 7 yaşındaki çocuğa cinsel istismar suçundan tutuklanması üzerine 81 ilin barosu ortak bir açıklama yaptı. Barolar, bu iki olayın son yıllarda yaşanan çok sayıda saldırıdan sadece ikisi olduğunu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı verilere göre son 9 yılda, çocukların cinsel istismarına yönelik olayların üç kat arttığına dikkat çekti. “Çocuğun istismarına hep birlikte dur diyelim!” çağrısı yaptı. Ortak açıklamada, Bağcılar’daki olayda Metin Şenay isimli sanığın 2009 yılında aynı suç kapsamında yargılandığı ve ‘delil yetersizliği’ gerekçesiyle beraat ettiği haberlerine de vurgu yapıldı.

ÇOCUK İSTİSMARINA YÖNELİK OLAYLAR 9 YILDA 3 KAT ARTTI

81 ilin barolarının ortak açıklamasında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı verilere göre son 9 yılda, çocukların cinsel istismarına yönelik olayların üç kat arttığına dikkat çekildi, “Bu veriler güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklara ait sayısal veriler olup güvenlik birimlerine yansımayan ve açığa çıkmayan istismar vakalarının sayısı maalesef çok daha fazla bulunmaktadır” denildi.

“ÖNLEYİCİ POLİTİKALAR OLUŞTURULMALI”

Açıklamada, son günlerde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan olaylar anımsatılarak şöyle denildi:

“Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un Bağcılar ilçesinde su bayiliği yaptığı belirlenen M.Ş isimli şahsın işyerinde yıllarca tehdit ve işkence ile çok sayıda çocuğa cinsel istismarda bulunduğuna dair bilgiler kamuoyuna yansımıştır. M.Ş. isimli şahsın 2009 yılında aynı suç kapsamında yargılandığı ve ‘delil yetersizliği’ nedeniyle beraat ettiği bilgisi de kamuoyuna yansımıştır.

Söz konusu haber kamuoyunda güncelliğini korurken, bu kez 20 Mart 2024 tarihinde Malatya konteyner kentte 7 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismarda bulunulduğu tespit edilmiş ve bu olayla ilgili olarak A.C isimli bir şahıs tutuklanmıştır. Yukarıda belirtmiş olduğumuz istismar olayları, yakın zamanda yaşanan olaylardan yalnızca iki tanesidir.

Çocuklara yönelik istismara konu olaylar kamuoyunda yankı oluştursa da bir süre sonra unutulmakta, yok sayılmaktadır. Halbuki çocuklara yönelik şiddet ve istismarın ortadan kaldırılması için suçluların cezalandırılması, önleyici politikalar oluşturulması, çocukların üstün yararı gözetilerek suç mağduru çocukların korunması oldukça önemlidir.

ULUSAL VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ

Son yıllarda çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarındaki artışın, TCK da yer alan cezaların caydırıcı olmadığını ve yaşanan vakaları ceza hukuku boyutuna indirgemenin yanlışlığını gösterdiğinin belirtildiği açıklamada ulusal ve uluslararası işbirliğine şöyle dikkat çekildi:

“Çocukların korunmasına yönelik Uluslararası Sözleşmelere ‘Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ ve 25.11.2010 tarih 6084 sayılı Kanun ile onaylanan ‘Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi (Lanzarote Sözleşmesi)’ne Türkiye devleti de taraf devlet olarak imzacı olmuştur. Her iki sözleşmenin temel ortak ilkesi, çocukların yüksek yararının en üstün değer olarak kabul edilmesidir.

Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi; ceza hukuku anlamında istismar fiillerini derlemekle birlikte, cezai boyut dışında da çocuklara karşı cinsel suistimal ve istismarı tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Taraf devletlere; önleme, koruma, kovuşturma, ulusal ve uluslararası işbirliği yapma yükümlülüğü de getirmektedir. Sözleşmede; çocukların, özel sektörün, medyanın ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ile çocukların cinsel suistimali ve cinsel istismarıyla mücadele konusuna toplumun tüm kesimleri ile katılımı hususuna özel önem verilmiştir. Bu bağlamda sözleşmeye taraf devletler; çocukların cinsel suistimali ve cinsel istismarıyla mücadeleye ilişkin devlet politikaları, programları veya diğer girişimlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına, gelişme kapasitelerine uygun olarak çocukların katılmalarını teşvik etmekle yükümlü tutulmuştur. Taraf devlet statüsünde olduğumuz sözleşmenin tüm unsurları ile uygulanması gereği her geçen gün önemini artırmaktadır.

“TBMM BÜNYESİNDE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU’NUN KURULMASI ELZEMDİR”

Bu bağlamda T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen 2023- 2028 Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planında Çocuğun cinsel istismarına yönelik olarak “Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne yer verilmiş olmakla birlikte, eylem planında yer alan hükümlerin ivedilikle uygulanması, TBMM bünyesinde kurulan ‘Çocuk İstismarının Araştırılması Komisyonunun’ kapsamının genişletilerek TBMM bünyesinde daimi ‘Çocuk Hakları Komisyonu’nun’ kurulması, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesinin temel ilkeleri esas alınarak yeniden düzenlenmesi elzemdir.

Yaşanan çocuk istismarı olaylarının önlenmesi adına yerelden genele tüm idari ve adli teşkilat, sivil toplum kuruluşları, medya ve özel sektöre görev ve sorumluluklar verilmeli, 19 Kasım Dünya Çocuk İstismarı Önleme Gününde farkındalık yaratmak adına toplumun her alanında özel etkinlikler düzenlenmelidir”

KAMUOYUNA ÇAĞRI:  ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARINA HEP BİRLİKTE DUR DİYELİM!

81 il barolarının ortak açıklamasının son bölümünde topluma şu çağrı yapıldı:

“Barolar olarak; başta TBMM olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları ile yargı organlarını, meslektaşlarımızı, sivil toplum kuruluşlarını, basın/medya kuruluşlarını, aileleri ve toplumun her kesimini çocuğa yönelik cinsel istismarın karşısında durmaya, gerekli tüm önemlerin alınması için görev paylaşımı ve işbirliği yapmaya, yaşanan can yakıcı istismar olaylarına karşı farkındalık yaratmaya davet ediyor, çocuklara yönelik her türlü şiddet ve istismar olaylarının faillerine en ağır yaptırımların uygulanması gerektiğini vurgulayarak çocuklarımıza yönelik cinsel istismar davalarının takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygılarımızla sunuyoruz”

]]>
https://www.haber60.com.tr/81-il-barosundan-ortak-aciklama-cocugun-cinsel-istismarina-hep-birlikte-dur-diyelim/feed/ 0
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arıkan, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’u istismar etmekle suçladı https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-mahmut-arikan-akpnin-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-murat-kurumu-istismar-etmekle-sucladi/ https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-mahmut-arikan-akpnin-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-murat-kurumu-istismar-etmekle-sucladi/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14903

SEYFİ ÇELİKKAYA

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arıkan, seçimler yaklaştıkça istismar sezonunun açıldığını, istismar konularının da had safhaya ulaştığını belirterek, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un, “31 Mart günü seçmenler AK Parti’ye oy verirse Gazzeliler sevinecektir” dediğini hatırlatarak Kurum’u istismar etmekle suçladı.

Mahmut Arıkan, partisinin Yozgat Belediye Başkan Adayı Ziya Koçak’ın seçim irtibat bürosunun açılışına katıldı. Burada bir konuşma yapan Arıkan, kendisinin de Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu bildirdi. Arıkan, ” Saadet Partisi olarak gür bir sedayla emeklilerimizin sorunlarını dillendirdik. Önce 37’den 42’ye sonra 42’den sonra 49’a çıkardılar ama 7 bin 500’den 10 bine çıkarmasına engel olmadılar. Gazze’yi istismar ediyorlar. Yoksulluğu istismar ediyorlar. Emekliyi istismar ediyorlar. Köylüyü istismar ediyorlar. Asgari ücreti istismar ediyorlar. Her anlamda müthiş bir istismar söz konusu maalesef ama hemşerilerimizin verdiği kredi artık bitti” dedi.

“BU GEMİ TİCARETİNİ DURDURUN, BU VEBALİN ALTINDAN KALKAMAZSINIZ”

Arıkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Seçimler yaklaştıkça istismar sezonu istismar konuları da had safhaya ulaştı. Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı, AK Parti’nin adayı Murat Kurum çıktı ve dedi ki; ’31 Mart günü seçmenler AK Parti’ye oy verirse Gazzeliler sevinecektir’. Allah’tan korkun diyorum, Allah’tan utanın diyorum. Meclis’te en yüksek grubu olan partisiniz, devleti siz yönetiyorsunuz. Sizin yönettiğiniz devlette günlerce 7 Ekim’den bu tarafa Gazze’ye İsrail’e olan gemi ticaretini durdurmaktan acizsiniz. Biz bu konuda bir milletvekili kardeşimizin hayatını feda ettik. Şehadet şerbetini içtik. Meclis kürsüsünden şehadet şerbetini içti. O arkadaşımız can çekişirken meclis kürsüsünde can çekişip, yere düşmüşken AK Parti Grup Başkanvekili bir kadının neler söylediğini hep beraber duyduk. Aradan 3 aya yakın zaman geçti tek bir özür dahi bununla alakalı gelmedi maalesef. Israrla dedik ki; bakın bu gemi ticaretini durdurun, bu vebalin altından kalkamazsınız. Bizi yalan söylemekle itham ettiler. İsrail’e gemi ticaretinin olmadığını ifade ettiler. Bundan bir buçuk ay önce Sanayi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Meclis kürsüsüne geldi ve dedi ki; 7 Ekim’den bu tarafa İsrail’e olan gemi ticaretimiz yüzde 38 mi, 48 mi onu tam hatırlamıyorum azaldı dedi. El insaf demek gerekiyor. Hani ticaretimiz yoktu? Hani oraya sadece gıda gönderiyorduk? Biz durmadık, üzerine gittik bu hususun. İsrail’e silah gönderiyorsunuz, Allah korkun dedik. Bize döndüler yine yalan söylüyorsunuz dediler. En sonunda itiraf etmek durumunda kaldılar. Biz silah göndermiyoruz, silahın parçalarını gönderiyoruz dediler. Ne anlama geliyor? Demonte vaziyette silah aparatlarını gönderiyorlar, İsrail’de silah yapılmasını temin ediyorlar ama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gözümüze baka baka Gazze’deki Müslümanların feryadını istismar etmeye devam ediyor.

“İNSANLARIMIZ GERÇEĞİ GÖRDÜ ARTIK”

İddialı bir cümle kullanacağım; tüm Yozgatlı hemşehrilerim bunu duysunlar. Gerek Yozgat’ta gerekse Türkiye’deki bin 395 seçim bölgesinde yapılan seçimlerde oluşan havaya baktıklarında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin elinde imkan olsun, elinde yetki olsun, bütün samimiyetimle söylüyorum, 31 Mart’ta yapılacak seçimleri iptal edecekler. Niye? Makamlar gidiyor artık, insanlarımız gerçeği gördü artık. İstismar edilmekten yoruldu artık. İstismar etmedikleri hiçbir şey kalmadı, hiçbir şey. Maddi anlamda da manevi anlamda da her şeyi istismar ettiler maalesef. Ramazan ayı yaklaşıyor. Bütün belediyelerde koliler stoklanıyor, iaşe fişleri stoklanıyor. Yapmayın Allah aşkına. İnsanlarımızın duygularını, ihtiyaç sahibi olmalarını rencide etmeyin artık. Kapı kapı kutu dağıtacaklar. Kapı kapı iaşe fişi dağıtacaklar. Siz oraya yoksulluğu yönetmek için değil, yoksulluğu bitirmek için bu insanlardan oy istediniz. Bu insanlar da size yoksulluğu bitirin diye oy verdiler. İnsanlara koli koli iaşe paketi dağıtın diye oy vermediler. Emeklilerimiz sürekli istismar ediliyor. Bu kardeşiniz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üç kez söz aldı, emekli maaş zamlarıyla alakalı. Hepiniz biliyorsunuz 7 bin 500 liradan maaşı 10 bin liraya çıkarttılar, yüzde 33 bir artış yaptılar ama mikrofonu ellerine aldıklarında emekli maaşlarımızı yüzde 49 arttırdık dediler ama yüzde 33 artmıştı. Saadet Partisi olarak gür bir sedayla emeklilerimizin sorunlarını dillendirdik. Önce 37’den 42’ye sonra 42’den sonra 49’a çıkardılar ama 7 bin 500’den 10 bine çıkarmasına engel olmadılar. Gazze’yi istismar ediyorlar. Yoksulluğu istismar ediyorlar. Emekliyi istismar ediyorlar. Köylüyü istismar ediyorlar. Asgari ücreti istismar ediyorlar. Her anlamda müthiş bir istismar söz konusu maalesef ama hemşerilerimizin verdiği kredi artık bitti.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-genel-baskan-yardimcisi-mahmut-arikan-akpnin-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-murat-kurumu-istismar-etmekle-sucladi/feed/ 0
Çocuk İstismarı Artıyor: Son 9 Yılda Cinsel İstismar Oranları 3 Kat Arttı https://www.haber60.com.tr/cocuk-istismari-artiyor-son-9-yilda-cinsel-istismar-oranlari-3-kat-artti/ https://www.haber60.com.tr/cocuk-istismari-artiyor-son-9-yilda-cinsel-istismar-oranlari-3-kat-artti/#respond Wed, 14 Feb 2024 08:54:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7766

TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) öğretim görevlisi Ayşe Mine İşler, TÜİK verilerine göre çocuk istismarının artış gösterdiğini belirterek, “Son 9 yılda cinsel istismar oranları özellikle çocuklarda 3 kat artmış durumda. Bu konuda kız çocukları erkek çocuklarına oranla 4 kat daha risk altında” dedi.

NKÜ Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Sosyal Hizmet ve Danışmanlık Bölüm Başkanı öğretim görevlisi Ayşe Mine İşler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, çocuk istismarının artış gösterdiğini söyledi. 2022 yılında güvenlik birimlerine gelen ya da getirilen çocukların karıştığı olay sayısının 601 bin 754 olduğunu belirten İşler, “Suç mağduru olarak gelen veya getirilen 232 bin 739 çocuğun yüzde 13,7’sinin cinsel istismara maruz kalan çocuklar olduğu belirtildi. Geçen yıl çocuk istismarı sayısının 4 bin 151’i erkek, 27 bin 739’u kız çocuğu olmak üzere 31 bin 890 olarak kayıtlara geçti. Çocuk istismarı dediğimiz zaman akla sadece cinsel istismar gelebiliyor. Ancak duygusal istismar, fiziksel istismar ve cinsel istismar, istismarın türleri aslında. Önemli bir sorun haline gelmiş durumda. TÜİK’in 2022 yılı verileri bize bunu gösteriyor. Son 9 yılda cinsel istismar oranları özellikle çocuklarda 3 kat artmış durumda. Bu konuda kız çocukları erkek çocuklarına oranla 4 kat daha risk altında” dedi.

‘DUYGUSAL İSTİSMAR UZUN VADEDE ORTAYA ÇIKIYOR’

Çocuğun fiziksel gelişimine, sağlığına, psiko-sosyal gelişimine zarar veren her türlü eylemin istismar olduğunu söyleyen İşler, “Bunu da fiziksel, cinsel, duygusal istismar başlıkları altında ele alıyoruz. Şimdi baktığımız zaman fiziksel istismar, bir yetişkinin güç kullanarak çocuk üzerine etki etmesi aslında. Bu vurma şeklinde olabilir, asılma, sarsma ya da çocuk üzerinde herhangi bir alet kullanmak şeklinde olabilir. Bunlar, bize fiziksel istismarı gösteriyor. Peki, nasıl şüphe edeceğiz? Baktığımızda çocukta açıklanamayan yara izleri varsa, yanık, darbe izleri varsa, kırık çıkıklar söz konusuysa; yine çocuğun fiziksel yakınmaları varsa karın ağrısı, baş ağrısı gibi; bununla beraber yarayı örtmek için mevsime uygun olmayan bir giyim söz konusuysa, bu noktada şüphe duymalıyız. Bu çok önemli bir belirti. ya da okul devamsızlığı artıysa, bunlar çocuğun fiziksel istismarını bize çağrıştırabilir. Duygusal istismara baktığımızda; belirtileri daha geç, aslında uzun vadede ortaya çıkıyor. Duygusal istismarı da şöyle tanımlıyoruz. Çocuğu yok saymak, aşağılamak, yeterli ilgiyi, sevgiyi göstermemek, dalga geçmek gibi davranışlar, duygusal istismarın türleri. Duygusal istismarın belirtilerine baktığımız zaman, bir çocukta öz saygı düşükse, içe kapanıksa ya da tam tersi saldırgan davranışlar gösteriyorsa, akran ilişkilerinde çatışmalar yaşıyorsa, işte bu noktalarda da duygusal istismar aklımıza gelebilir” diye konuştu.

‘ÇOCUĞA İNANMAK ÇOK ÖNEMLİ’

Cinsel istismara ilişkinse İşler, “Cinsel istismarı nasıl anlarız? Baktığımız zaman, çoğu çocuk bunu anlatmaktan çekiniyor, korkuyor, kendisine inanılmayacağını düşünüyor. İlk etapta çocuğa inanmak, bu noktada önemli. Şüpheleneceğimiz durumlara bakacak olursak; eğer bir çocukta açıklanamayan ani duygu durum değişiklikleri söz konusuysa, ağız, dudak bölgesinde, cinsel bölgelerinde yara izleri, şişme, kızarıklık, kanama söz konusuysa, oturmada ya da yürümede zorluk çekiyorsa, cinsel istismardan şüphelenmemiz gerekiyor. İntihar girişimleri, kendine zarar verme davranışları, alt ıslatma, gece kabuslarının görülmesi ya da kabusların artması da bizi cinsel istismardan şüphelenmeye götürmeli. Oldu ki bir istismar durumundan şüphelendik, bu noktada her vatandaşın bildirim yükümlülüğü bulunuyor” dedi.

‘ÇOCUKLA ETKİLİ VE DOĞRU İLETİŞİM GERÇEKLEŞMELİ’

Çocukların istismardan korumak için ailelerin bilinçlendirilmesinin önemli olduğunu kaydeden İşler, “Öncelikle ailelerin bu konu hakkında bilinçlenmesi gerekiyor, farkındalık seviyelerini artırmak gerekiyor. Bununla birlikte çocuğun ilk doğduğu andan itibaren büyüme dönemine kadar geçen süreçte güvenli bir bağlanmanın sağlanmış olması gerekiyor. Çocukla etkili ve doğru iletişim gerçekleşmeli. Çocuk başına bir şey geldiği zaman bunu ailesine anlatabilecek kadar güven duymalı. Bir çocuğun istismarı anlatabilmesi çok kolay değildir zaten. Kendisine inanılmayacağını düşünür, suçluluk hisseder, korkabilir; bu durumda aile çocuğa inanmalı. Bununla birlikte daha erken çocukluk döneminden itibaren vücut organlarımızı öğretirken adlandırmalara başladığımızda, işte göz gibi, kulak gibi, burun gibi, burada cinsel organlarımızın da isimlerini öğretmek gerekiyor. Lakaplar üzerinden öğretmemek gerekiyor. Çünkü çocuk bir kişiden yardım istediğinde bu lakabı başkası bilmeyebilir. Dolayısıyla buradaki adlandırmaların da o bilimsel sınıflandırmalara göre yapılması önemli. Bununla birlikte çocuğa mahremiyet eğitiminin verilmesi, özel bölgelerine kimler nasıl, ne şekilde dokunabilir bunların öğretilmesi gerekiyor” diye konuştu.

‘SOSYAL MEDYAYA DİKKAT EDİLMELİ’

Sosyal medyaya ilişkin de İşler, “Günümüz dünyasına sosyal medya oldukça hakim. Sosyal medyada da çocuk istismarını önlemek gerekiyor. Çocukların 7-24 hayatlarının paylaşılması; onları oldukça istismara açık hale getiriyor, bir risk altına sokuyor. Özel hayatları da aslında ihlal ediliyor. Aileler, sosyal medyada çocukların paylaşımlarına oldukça dikkat etmeli. Çocukların yakın çevresi gözlemlenmeli. Çünkü istismarcılar genellikle çocukların yakın çevresinden karşımıza çıkıyor. Aile, o iletişim ağlarını iyi bir şekilde kontrol edebilmeli. Yine çocuklar kendi aralarında bunu gerçekleştirebilir. Cinsel oyun ve cinsel istismar birbirinden farklı kavramlar. Bazen çocuklar cinsel oyun amacıyla bu faaliyetlerde bulunabilir ama çocuklar arasında yaş farkı çoksa, bir zarar amacı söz konusuysa; bu da cinsel istismardır. Bu noktada da ailelerin, çocuklarının arkadaşlarına dikkat etmesi, o ilişkilerin içinde yer alması, gözlemler yapması oldukça önemli” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cocuk-istismari-artiyor-son-9-yilda-cinsel-istismar-oranlari-3-kat-artti/feed/ 0