AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ Karabük’te konuştu
KARABÜK – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gazze’de yaşananlar karşısında mazlumun ve mağdurun yanında olduklarını belirterek, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” dedi.
AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.
İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, ” Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya- Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.
“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”
Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”
Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı.
]]>AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.
İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, “Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.
“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”
Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”
Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı. – KARABÜK
]]>KTO Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda yapılan meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan ayının en zor şartlarda bile milli egemenliğe verilen önemi gösteren önemli bir ay olduğunu ifade ederek; “23 Nisan 1920’de kurulan Meclis ile Yüce Türk Milleti, bu topraklarda esaretin asla kabul edilmeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin kuruluşunun 104. yıl dönümünü, başta çocuklarımız olmak üzere milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Bizler milli irade haricinde hiçbir iradeyi tanımıyor ve kabul etmiyoruz. Rabbim kainatın sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletini Tam bağımsız olarak var etsin. Bu vesileyle milli mücadeleye liderlik eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Türkiye genelinde 31 Mart 2024 Pazar günü yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri yine dünya demokrasilerine örnek gösterilebilecek büyük bir olgunlukla geride bıraktık. Şehrimizde de hiçbir olay olmadan siyasi nezaket kuralları içerisinde bir seçim süreci geçirdik. Bu sürece katkı veren seçilen ve seçilemeyen tüm adaylara ve siyasi parti temsilcilerine teşekkür ediyoruz. Demokratik bir olgunluk içerisinde tamamlanan bu sürecin sonunda halkımızın oylarıyla seçilen; Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Memduh Büyükkılıç başta olmak üzere, tüm ilçe belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi ve muhtarlarımızı tebrik ediyor, görev ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Şehrimize, ülkemize ve milletimize bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Daha önceki dönemde hizmet veren isimlere de şehrimize verdikleri hizmetten dolayı ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.
Geride kalan yerel seçimlerin ardından ekonomide atılacak çok adımın olduğunu kaydeden Başkan Gülsoy; “Artık seçim sürecini geride bırakıp, iş dünyamızın ve halkımızın öncelikli gündemi olan ekonomiye ve çalışma hayatımıza ilişkin yapısal reformları öncelikli olarak ele alacağımız bir döneme adım atmak mecburiyetindeyiz. Çünkü seçimler gerek bürokrasiyi gerek ticareti, üretimi, her kesimi etkiliyor. Artık önümüzde seçimsiz geçirilecek 4 yıl gibi uzun ve önemli bir zaman dilimi bulunuyor. Bu ülkemiz için önemli bir fırsattır. Ekonomide atılacak çok adım, yapılacak çok iş var, tüm gücümüzle enflasyonla mücadeleye odaklanmalıyız. Enflasyonla mücadele, para ve maliye politikası eş güdümünde daha başarılı olacaktır. Fiyat istikrarı ve finansal istikrar ile öngörülebilirlik güçlenecektir. Böylece teknoloji içeriği ve katma değeri yüksek yatırımlar artacaktır. Ekonomimizi, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi güçlendirecek yapısal reformlara hızla odaklanarak daha gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ulaşmak üzere el birliğiyle çalışmalıyız. Bu konulara yönelik hamleleri ivedilikle hayata geçirmek adına kaybedecek vaktimiz kalmadı. Enflasyon hala yüksek seyrediyor. Merkez bankası, politika faizini yüzde 50’de sabit bıraktı. Ancak, ekonomi uzmanları politika faizinin enflasyonu düşürmek için tek başına yeterli bir enstrüman olmadığı konusunda hemfikir. Enflasyonla mücadele sürecinde fiyat istikrarı ve finansal istikrarı sağlamak için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi için mevcut ekonomi politikasının devam etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Özel sektör olarak bundan sonraki süreçten en az siyaset kadar önlerini görmek istediklerini belirten Gülsoy, “Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in, bütçe disiplininden taviz verilmeyeceği, kamunun tasarruf yapacağı ve ek bütçe kullandırılmayacağı açıklamasını önemli buluyoruz. Tüm toplumdan fedakarlık isterken, kamu birimlerinin bunun dışında kalmasını düşünülemez. Eminim ki kısa zaman içinde Türkiye, bu fedakarlıklarının karşılığını alacak, refahı tüm ülkeye yayacaktır. Seçimler sonrası gerek ekonomi yönetimimizin gerekse Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar çok önemliydi. Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgusu hem iç hem de dış piyasalar açısından hedefli mesajlardı. Bu mesajlar amacına ulaştı. Orta Vadeli Program’ın hedeflerine bağlılık ve yapısal reformlara vurgu da piyasaların güvenini pekiştirmesi açısından önemli bir işlev gördü. Üçüncü çeyrekle birlikte enflasyondaki yavaşlamanın belirginleşmeye başlayacağını tahmin ediyoruz. Özel sektör olarak bundan sonraki dönem için en az siyaset kadar önümüzü görmek istiyoruz. Çünkü önünü göremeyen adımını atamaz. Vergileme, sanayinin rekabetçi dönüşümü, üretken finansman sistemi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi başta olmak üzere yapılacak yapısal reformlar ekonomimize taze güç verecektir. Üyelerimizin bizleri ilettiği sorunlarda; üretim için finansmana erişim, istihdam edecek nitelikli ya da niteliksiz çalışan bulunamaması, enerji maliyetlerinin yüksekliği her komitemizin ana gündemi. Beklentilerimizdeki önceliklerimiz arasında, teknolojiye yatırım, daha verimli üretim süreçleri, sürdürülebilirliğin yanı sıra en önemlisi nitelikli iş gücü kısaca insan kaynaklarına erişim ön plana çıkıyor. İş insanlarımızın nitelikli işgücü ile istihdam imkanlarının sağlanması açısından çözüm önerileri arasında mesleki eğitim, mesleki gelişim programları, yeni teknolojik uygulamalar, sürdürülebilir üretim modelleri ve iş birliği platformları da iş dünyasının dinamiklerine uyum sağlamada kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.
Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde fırsatçılığında ortaya çıktığını dile getiren Gülsoy, “Fiyat istikrarsızlığının sürdüğü ve her kesimin maddi sorunlarla mücadele ettiği bu süreç, fırsatçılara kapı aralıyor. Enflasyonun çok yüksek seyrettiği dönemlerde maalesef bunu suiistimal eden işletmeler oluyor. Fiyat algısının bozulmasıyla birlikte de bu tarz işletmeler fahiş fiyatlarla her birimize büyük zararlar veriyor. İnsanların en çok şikayet ettiği konu bu. Fırsatçılığa müsaade etmeyelim. Fiyat istikrarsızlığını “fırsatçılıkla” beslemeyelim. Bu konuda siz değerli üyelerimizden hassasiyet bekliyoruz. Şunun da özellikle altını çizmek istiyorum: işletmeler açısından en iyi terazi, en iyi ölçü yine vatandaşın kendisidir. Ödediği bedel aldığı hizmeti karşılamıyorsa en iyi cezayı da vatandaşın kendisi keser. Bizler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha güçlü bir Türkiye ve daha müreffeh yarınlar için her zamankinden daha fazla çalışmak ve daha fazla üretmek zorundayız. Kayseri Ticaret Odası olarak, TOBB’un çatısı altında şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin kalkınması ve istikrarı için tüm kurumlarımızla ortak akıl ve istişarenin hakim kılındığı bir ortamda birlik ve beraberlik içerisinde görev yapmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
İhracat rakamları hakkında bilgiler veren Gülsoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Mart ayı rakamlarımız yarın açıklanacak. Onu da kamuoyu ile paylaşacağız. Onun öncesinde TUİK verilerine göre ilimizde Şubat ayında 314 milyon 61 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17.67, bir önceki aya kıyasla yüzde 9.22 oranında artış yaşandı. Kayseri olarak İthalatımız ise 94 milyon 818 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23.81 azalış gerçekleşmiştir. İlk 2 ay toplam ihracatımız 601 milyon 600 bin dolar’dır. Dış ticaret fazlası veren tükettiğinden daha fazlasını üreten bir kent olarak yolumuza devam ediyoruz. Her meclis toplantısında ikiz dönüşüm yani ‘yeşil dönüşüm ve dijitalleşme’ diyoruz, bu gerçekten ciddi bir konu. Yeşil dönüşüm bir tercih ya da alternatif değil, artık bir zorunluluktur. Hepimizin gerekli önlemleri alması ve bu dönüşüme uyum sağlaması gerekiyor. Karbon ayak izinden dolayı ihracatçılarımızın ihracat yapamayacak hale gelmesini tercih etmeyiz, zaman daralıyor. Bunun gibi dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli üretime de hazır hale gelmeliyiz.” – KAYSERİ
]]>İSTANBUL – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Irak’ın iç karışıklarla, savaşla, çatışmayla anılmasını istemiyoruz” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gazetecilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yarın yapacağı Irak ziyaretine ilişkin sorusunu yanıtladı.
Seyahatin Bağdat ve Erbil olmak üzere iki ayaklı gerçekleşeceğini söyleyen Fidan, “Bağdat’ta Cumhurbaşkanımız hükümet başkanı ile bir araya gelecek. Daha sonra anlaşmalar imzalanacak. Kendisi ayrıca Irak Cumhurbaşkanı ile de bir araya gelecek. Irak hükümetinin özellikle kalkınma ve siyasi istikrarla ilgili attığı adımları biz devlet olarak desteklemekteyiz. Irak uzun yıllardır çok sıkıntılı dönemlerden geçti. Siyasi istikrarın sağlanması çok güç oldu. Siyasi istikrar olmadığı zaman da özellikle halkın ihtiyacı olan temel hizmetlerin götürülmesi konusunda büyük problemler yaşandı. Irak büyük potansiyele sahip olmasına rağmen, temel hizmetlerin halka ulaştırılması konusunda büyük sıkıntı yaşamakta. Bu konuda mevcut hükümetin büyük bir farkındalık geliştirdiğini görüyoruz. Türkiye ilişkilerinde özellikle bu sıkıntıların giderilmesi için neler yapılabilir, daha iyi bir sağlık altyapısı nasıl hayata geçirilebilir, bu konuda elimizden gelen desteği verme konusunda kararlılığımız var. Uzun zamandır bakanlar, bürokratlar düzeyinde temaslar devam ediyordu. Bugün gelinen nokta itibariyle artık Cumhurbaşkanımızın Irak ziyareti ve orada bir stratejik çerçeve anlaşmasının imzalanması konusunda mutabık kalınmış durumda. Bu anlaşmayla özellikle birçok alanda aynı anda nasıl işbirliği yürütülebilir, bunun bir stratejik vizyonu ortaya konacak. Bu iki ülke ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir yol haritası teşkil edecek. İlişkilerimizi kurumsallaştırarak ileriye götürmek, başarıyı bir tesadüf olmaktan çıkartmak ve daha sistemle haline getirmek arzusundayız” ifadelerini kullandı.
“Irak’ın savaşla, çatışmalarla anılmasını istemiyoruz”
Bölgede siyasi istikrara büyük önem verdiklerini vurgulayan Hakan Fidan, “Bölgemizin, özellikle Irak’ın iç karışıklarla, savaşla, çatışmayla anılmasını istemiyoruz. Onun için ekonomik kalkınmanın, siyasal istikrarın esas olmasını temenni ediyoruz. Bunun alt başlıkları arasında terörle mücadele de bulunmakta. Terörle mücadele konusunda çok yoğun temaslarımız var, işbirliği arayışlarımız var. Irak’taki mevcut siyasal dengeleri çok fazla rahatsız etmeden terörle mücadelede nasıl büyük adımlar atılabilir, Bağdat hükümeti ile yoğun görüşmeler içerisindeyiz. Irak Dışişleri Bakanı koordinasyonunda geçtiğimiz aylarda Milli Savunma Bakanlığı, İstihbarat ve güvenlik kurumlarından geniş bir heyet Türkiye’ye gelmişti. Biz de mukabele olarak beraberimizde Milli Savunma Bakanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız, İçişleri Bakan yardımcımız olmak üzere Irak’ı ziyaret etmiştik. Bu ziyarette Cumhurbaşkanımızın Irak’a yapacağı ziyaretin stratejik çerçevesini uzun uzun tartışmıştık. Biz Irak Türkiye ilişkilerinin bölgemizde örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanımızın önem verdiği kalkınma yolu projesinin hayata geçmesi durumunda hem Irak hem de bölge halkları için örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Bölge çatışmalarla değil, kalkınma ile, teknoloji ile, refah ile, istikrar ile, kültür ile sanat ile gündeme gelmeli. Bunun için çabalarımızı arttırıyoruz. Cumhurbaşkanımızın ziyareti esnasında Gazze meselesi de ele alınacak. Bağdat hükümeti Gazze konusunda aynı hassasiyetlerimizi paylaşıyor. Bu konuda uluslararası sistemde hem sesimize destek veriyor, hem de oylamalarda bizimle beraber hareket ediyor” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretin ikinci ayağında Erbil’e gideceğini söyleyen Fidan, “Cumhurbaşkanımız Erbil ziyareti esnasında özellikle bölgesel yönetim yetkilileri ile bir araya gelerek kendilerine verdiğimiz destek, aramızdaki ilişkilerin arttırılması, Irak’ta iç barışın ve istikrarın sağlanmasında kendilerine düşen rollerin hatırlatılması noktasında vizyonlarını paylaşacaktır” şeklinde konuştu.
]]>Düzenlenen meclis toplantısına Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri, oda yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Ekonomideki sorunların temelinde enflasyonun yattığını söyleyen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Türkiye ekonomisinin en büyük ve öncelikli sorunu enflasyondur. Ekonomiye dair yaşadığımız pek çok sorunun temelinde yüksek enflasyonun olduğunu hepimiz biliyoruz. Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Enflasyonla mücadele kararlılığımızı tavizsiz sürdürmemiz gerekiyor. Devlet, millet el ele vererek enflasyonla mücadele etmeliyiz. Bizim için en önemli şey fiyat istikrarı. Fiyat istikrarı için her türlü fedakarlıklara katkı vermeliyiz. Enflasyonla mücadelede fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasındaki dengenin oluşturulması gerekiyor. Bizler inanıyoruz ki bu süreç uzun olabilir ama sorunlarımız çözümsüz değil. Elbette fiyat ve finansal istikrar sağlanması için geçicide olsa bazı zorluklar yaşanacaktır. Bu zorlu sürecin ardından kavuşacağımız istikrar yeniden toparlanmanın önünü açacak en güçlü kazanımızın olacağını düşünüyorum. Bizler önümüzün açık olduğuna inanıyoruz. Risk iştahı hala güçlü duruyor ama bu faiz oranlarıyla yatırım yapmak hiç te kolay değil. Finansa erişim konusunda bir rahatlama var ama finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviyede değil. Finans sektörü ile reel sektör birbirinden ayrılmaz parça. Bu sebeple finans sektörünün atacağı adımları uzun vadede düşünerek atması gerekiyor” dedi.
Gülsoy, kararlı irade ile doğru yolda olunduğunu ve üreticileri yılsonuna kadar fiyat arttırmamaya davet ettiğini söyleyerek, “Piyasaların hareketlenmesi, yatırım, üretim, istihdam ve ihracatın artması için sürekli dile getirdiğimiz üzere uzun vadeli finans kaynaklarına erişmemiz gerekiyor. Girişimcinin, yatırımcının yani özel sektörün önü açılacak ki yatırım yapsın, üretsin, ticaretine devam etsin. İstihdam oluştursun. Bu yöndeki olumlu adımları yakından takip ediyoruz. Kayseri iş dünyasının temsilcileri olarak bizler, ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin siyasal, sosyal ve ekonomik anlamda refaha ve istikrara kavuşmasını can-ı gönülden istiyoruz. Kayseri Ticaret Odası olarak tüm var gücümüzle çalışıyor ve emek veriyoruz. Moral bozucu haberlere olumsuz söylemlere de kulak asmamalıyız. Orta Vadeli Program (OVP) işliyor, dengelenme sürecine girdik. Yaşadığımız sıkıntıları aşacağız. Yol doğru, ekonomik program doğru. Seçimler bittikten sonra pozitif anlamda değişikleri hep beraber göreceğiz. İnşallah yılsonunda da enflasyonun kademeli olarak düştüğünü de görmeye başlayacağız. Her gecenin sabahı, her kışında baharı olduğunu unutmamamız gerekiyor. Çünkü biz filmin aynısını daha önce de gördük. Tekrar söylemem gerekirse en büyük rahatsızlığımız yüksek enflasyon. Bu sadece bizim sıkıntımız değil, Türk halkının tamamının sıkıntısı. Kararlı bir siyasi irade ile doğru bir ekonomik program ile doğru yoldayız. Tüm üyelerimizi, üretici ve tüccarımızı, en az yıl sonuna kadar fiyatlarını artırmamaya ve imkanı olanları indirimlerle enflasyonla ve hayat pahalılığıyla mücadeleye destek vermeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar ise, “Şimdiye kadar yapmış olduğumuz Kocasinan’daki 2015 yılından başlayıp bugüne kadar gelen süreçteki çalışmalardan bazı başlıklar ama daha çoğunda da sonrasında Allah nasip ederse 2024’ten sonrasında Kocasinan ile birlikte Kayserimize yapacağımız çalışmaların bazılarını anlatacağımız, sizlerle istişare edeceğimiz kısa bir program yapacağız” dedi.
Konuşmaların ardından Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, katılımcılara hayata geçirecekleri projeler hakkında sunum yaptı. – KAYSERİ
]]>Ticaret ve sanayinin merkezi olan Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleşen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Sayın Bayar Özsoy ve Murat Cahid Cıngı, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ve Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan da katıldı.
Başkan Büyükkılıç, burada iş insanlarına hitap ederek, “Yüz akımız olan, gururumuz olan yatırımcı kardeşlerimiz, en son süreçte de asrın afeti olarak nitelendirilen deprem vesilesiyle fedakarlığın zirvesinde herkesin elinden tutan gayretinizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum” dedi.
“İstikrarın ne demek olduğunu en iyi sizler bilirsiniz”
Sanayicilere ‘istikrar’ vurgusu yapan Büyükkılıç, “Sizlere layık olma yolunda gayret gösterirken, 16 ilçe, 1 büyükşehir aynı şekilde 17-0 olarak bu dönemde Cumhur İttifakı olarak Mevla’m sizlere layık olmayı nasip etsin. Değerli dostlarımız, kıymetli hayırsever hemşehrilerimiz, istikrarın ne demek olduğunu en iyi sizler bilirsiniz. Herkes istikrarı ve güvenli bir liman olarak yatırımcı açısından hem ülkemizin hem dünyanın bulunduğu konumu göz ardı etmez” diye konuştu.
Başkan Büyükkılıç, yatırım ve hizmetlerini ‘önce insan’ odaklı gerçekleştirdiklerinin altını çizerek, “Yatırımlar ve hizmetlerde fedakarlığın zirvesindeyiz, gerek büyükşehir, gerekse ilçe belediyeleri olarak yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk. Önce insan odaklı yaptığımız ve yapacağımız çalışmalarımızla sizlere layık olmaya gayret edeceğiz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözü bizim olmazsa olmazımızdır” ifadelerini kullandı.
Kayseri’nin ticaret, sanayi, tarım ve hayvancılık ile turizm şehri olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, “Akıllı şehir ve yapay zeka projeleri, teknolojiyi göz ardı etmeyerek daha kalitelisini, daha niteliklisini sağlama yönünde gayret göstereceğiz. GES, RES, biyogaz projelerini de hayata geçiriyoruz” dedi.
“Yatırımcı, istihdam, katma değer, ihracat bizim için önemlidir”
Başkan Büyükkılıç, ulaşım ile ilgili bazı beklentilerin olduğunu, üzerine düşeni yapacaklarını belirterek, “Maliye Bakanımızın bize bir tavsiyesi vardı. Organize sanayilerimizi ve serbest bölgemizi demiryolu ile buluşturma projesi, bu konu ile ilgili talimatımı verdim. Değerli OSB başkanlarıyla, serbest bölgede Mustafa başkanımızla birlikte ne gerekiyorsa yapacağımız yönünde gayret göstereceğiz. Ankara boyutunda görüşüyoruz, bunu mutlaka yapmamız, öncelememiz gerekiyor. Yatırımcı, istihdam, katma değer, ihracat bizim için önemlidir. Sizleri sırtımızda taşısak az. Üzerimize ne düşüyorsa varız. Şehrimize sevdalıyız” ifadelerini kullandı.
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise, “Memduh başkanım birçok şeyi söyledi, sizler birçok şeyi biliyorsunuz. İstikrar çok önemli, özellikle sanayicilerimiz için istikrar olmazsa olmazdır” derken, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da sanayicinin, yatırımcının fedakarlıklarını çok iyi bildiklerini ifade ederek, her bir sanayiciye teşekkür etti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu da, “Yüzümüzü ak eden belediye başkanlarımız var. Belediye başkanlarımızın sahada, her aşamadaki çalışmaları, gayretleri bizlere yansıyor, biz de gurur duyuyoruz” dedi.
Başkan Yalçın: “Yerelde bu şehri en iyi şekilde yönettiğinizi biliyoruz”
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın da Kayseri’nin 2023 yılında 1,6 milyar dolarlık ithalat, 3,6 milyar dolarlık ihracat yaptığını, ilk 10’u zorlayan bir il olduğunu ifade etti. Yalçın, “Hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı sevdasıyla hizmet ettiğine şahit oluyoruz. Sizlerin de yerelde bu şehri en iyi şekilde yönettiğinizi biliyoruz. Projeleri ile göğsümüzü kabartan siz değerli başkanlarımızın başarıları ile gurur duyuyoruz. Hizmet eden, proje üreten, çalışan ve başaran başkanlarımıza yeniden görev tevdi edileceğine canı gönülden inanıyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
]]>Popşoi, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Zorlu zamanlarda ADF gibi platformlara bölgenin ve dünyanın ihtiyaç duyduğunu belirten Popşoi, “Birçok ülkeden liderleri ve bakanlarını bir araya getirerek tartışmasını, çözüm bulmasını ve umut ediyorum ki halklarına ve bölgeye fayda sağlayacak bu çözümleri uygulamasını sağlıyor.” diye konuştu.
Popşoi, Gazze’de yaşanan acının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Uluslararası hukuka güçlü bir bağlılığımız var. Bölgemizde barış ve istikrar görmek istiyoruz. Uluslararası hukuka saygı duyulmalı. Bu acıya son verilmeli, tüm mağdurlar artık acı çekmemeli. Aynı zamanda tüm kaçırılanlar serbest bırakılmalı. Tüm bunların hepsi uluslararası hukuka göre olmalı.”
“Türkiye’yle harika ilişkilerimiz var”
Türkiye ile Moldova arasındaki ilişkilere dair Popşoi, “Türkiye’yle harika ikili ilişkilerimiz var. En üst düzeyde mükemmel temaslarımız var.” ifadelerini kullandı.
Popşoi ayrıca Moldova Başbakanı Dorin Recean’ın da ülkesi adına ADF’ye katıldığını anımsattı.
Kendisinin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğünü aktaran Popşoi, çok güçlü temele dayanan ikili bir gündem oluşturduklarını anlattı.
Popşoi, iki ülke arasında siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ilişkileri geliştirdiklerini ve bunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin daha görünür olmasını istiyoruz. Türkiye’yi, vizyonunu ve bölgede istikrar ve etkileşimi artıran barış aktörü olarak katılımını takdir ediyoruz. Türkiye’yle daha fazla işbirliği yapmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.
Dışişleri Bakanı Fidan’ı Moldova’ya davet ettiğini kaydeden Popşoi, böylece Moldova ve Türkiye halklarının yararına olacak şekilde ilişkileri daha güçlü ilerletmeye devam edebileceklerini söyledi.
“Ukrayna sayesinde güvendeyiz”
Popşoi, Ukrayna-Rusya Savaşı konusunda, bölgede hala stresin devam ettiğine işaret ederek, “Şükürler olsun ki Ukrayna halkının ve ordusunun cesareti, fedakarlığı ve kararlılığı sayesinde güvendeyiz. Ukrayna kuvvetli olduğu ve Ukrayna için dayanışma güçlü kaldığı sürece, Ukrayna halkının cesareti ve fedakarlığı sayesinde güvendeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna’yı, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yapabilecekleri en iyi şekilde desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Popşoi, ADF’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Moldova’ya karşı “temelsiz saldırıları” olduğunu söyledi.
Popşoi, Lavrov’un söylemlerine ilişkin şu görüşlerini paylaştı:
“Demokrasi hakkında bize ders vermesi ironik çünkü Rusya gibi bir ülke kesinlikle Moldova dahil, hiç kimseye demokrasi hakkında ders veremez. Moldova’da siyasi tutuklular yok, vatandaşlarımız tüm demokratik haklarına, demokratik seçimlere sahipler ve maalesef Rusya’da her gün kendi hükümetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiremeyen vatandaşların acısını görüyoruz ve bu kişilerin sonu ya hapis ya da hapiste öldürülme oluyor.”
Bu tür “sözlü saldırıların” yardımcı olmadığını kaydeden Popşoi, “Bu, önemli uluslararası aktörlerin sorumluluk sahibi bir davranışı değil. Bu tür saldırının devam etmemesini şiddetli tavsiye ediyoruz. Kremlin’in iç politikamıza müdahale etme girişimleri de durmalı. Bu bizim güçlü duruşumuz.” diye konuştu.
Moldova AB üyeliği müzakereleri için hazırlanıyor
Popşoi, Moldova’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecine dair, ülkesinin hızla aşama katettiğini belirterek, ülkesinde demokratik standartları güçlendirecek reformlar yaptıklarını ve kurumlar inşa ettiklerini anlattı.
Müzakerelere başlamadan önce değerlendirme sürecinde olduklarını aktaran Popşoi, yapılan düzenlemelerin süreçte etkili olmasını ve sonraki aşamaya geçebilmeyi umduklarını dile getirdi.
Popşoi, bu yıl ayrıca referandum yapılacağını hatırlatarak, çoğunluğun Moldova’nın barışçıl ve demokratik Avrupa geleceğini desteklediğinden emin olmak için çok çalışacaklarının altını çizdi.
“Transdinyester ve Gagavuz’da durum istikrarlı”
Moldova’daki ayrılıkçı Transdinyester bölgesi ve Moldova’ya bağlı Gagavuz Özerk Yeri’nde şu anda çok istikrarlı bir durumun olduğunu belirten Popşoi, uluslararası medyada çıkan farklı haberlerin bazen kontrol edilmeden ve yetkililerden bilgi alınmadan yayıldığını söyledi.
Popşoi, “asılsız meseleler” nedeniyle biraz gerginliğin olduğunu kaydederek, “Moldova’nın Transdinyester bölgesinde olan olaylar endişeleri boşa çıkardı ve her şey gerginlik olmadan barışçıl şekilde çözüldü. İstikrar korunmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Gagavuz Özerk Yeri’nin Moldova’nın özerk bölgesi olduğunu anımsatan Popşoi, orada da durumun istikrarlı olduğuna ve bir endişe bulunmadığına işaret etti.
Popşoi, “Rusya, Moldova’daki belli bölgeleri, grupları ve siyasi partileri durumu istikrarsızlaştırmak için kullanarak durumu meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak vatandaşlarıma ve kurumlarımıza, Moldova demokrasisini dış müdahaleye karşı güçlü bir şekilde savunma konusunda güveniyoruz.” dedi.
Uluslararası ortaklara da barış ve istikrar aktörü olmaları konusunda güvendiklerini aktaran Popşoi, “Türkiye dahil uluslararası ortaklarımız, söylediğim gibi, bölgedeki güvenliğe katkı verenlerden. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuştuklarımız çok önemli ve değerli. Ortaklarımıza, Moldova’da istikrarın sürdürülmesi için bize yardım sağlayacaklarına güveniyoruz.” diye konuştu.
Ayrıca AA’nın ADF’de bulunan standını ziyaret eden Popşoi, ajansın “Kanıt” kitabını da inceleyerek bilgi aldı.
]]>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bosna Hersek programı çerçevesinde Türk Temsil Heyet Başkanlığını ziyaret etti. Askeri törenle karşılanan Bakan Yaşar Güler, inceleme ve denetlemelerde bulunarak bölgede görev yapan Mehmetçiğe hitap etti. Güler, “Dost ve kardeş ülke Bosna Hersek’i ziyaret etmekten ve bu vesileyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin de yakından takip ettiği üzere gerginliklerin çatışmalara, hatta savaşlara dönüştüğü, uluslararası sınamaların üst seviyeye ulaştığı, bu bağlamda politik dengelerin de yeniden inşa edildiği bir süreci yaşıyoruz. Bu hassas dönemde ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu itibarıyla bölgesel ve küresel gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda askeri ve diplomatik alanda önemli hamleler yapan ülkemiz, bölgesinde ve dünyada oyun kurucu bir rol üstlenmeye başlamış, uluslararası konumunu daha da güçlendirmiştir” ifadelerini kullandı.
“Balkanlarda da barış, güvenlik ve istikrarın korunmasına büyük önem veriyoruz”
Güler, “Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmezi olmaktadır. Bu kapsamda Balkanlarda da barış, güvenlik ve istikrarın korunmasına büyük önem veriyoruz ve biz çok iyi biliyoruz ki Balkanlarda istikrar olmaz ise ne doğusunda ne de batısında istikrar olamaz ve süratle bozulur. Köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımız bulunan ve Balkanlardaki önemli ortaklarımızdan biri olan Bosna Hersek ile de yakın iş birliği içerisindeyiz. Bu bağlarımızın bir tezahürü olarak Bosna Hersek ile ilişkilerimiz, başta savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlenerek devam ediyor” şeklinde konuştu.
“EUFOR Althea Gücü misyonuna, en çok katkı sağlayan ülkelerden biriyiz”
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1994 yılından itibaren çeşitli misyonlara katkı sunduğu Bosna Hersek’teki varlığını bugün, Avrupa Birliği Barış Gücü (EUFOR) misyonunun barışı destekleme ve koruma görevi kapsamında başarıyla sürdürdüğünü vurgulayan Güler, “Nitekim EUFOR Althea Gücü misyonuna, başlangıcından itibaren en çok katkı sağlayan ülkelerden biriyiz. Saraybosna’daki Çok Uluslu Tabura tahsisli birliğimizin yanı sıra farklı şehirlerdeki irtibat ve izleme timlerimiz ile bölgenin güvenlik ve huzurunun sürdürülmesine de önemli katkılar sunuyoruz. Aynı zamanda Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri’ne muhtelif alanlarda destek sağlarken, Bosna Hersekli askeri personele de Türkiye’de çeşitli eğitimler veriyoruz. Ayrıca, burada faaliyet gösteren diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde hayata geçirdiğimiz kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projelerle, kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz” dedi.
Güler konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, asırlardır ortak değerlerimizin bulunduğu bu coğrafyadaki varlığı, Bosna Hersek halkına da güven vermektedir. Siz kahraman silah ve mesai arkadaşlarım da Türk askerine duyulan bu sevgi ve güvene layık olmak için ay yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandırıyor, ülkemizi en güzel şekilde temsil ediyorsunuz. 1994-1995 yılları arasında, Komutan Yardımcılığını yapmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğum Bosna Hersek’teki unsurlarımızın bu özverili ve başarılı faaliyetlerini büyük bir memnuniyetle takip ediyorum. Vazifenizde başarı sağlamanız, yüksek disiplin ve iş birliğini gerekli kılmaktadır. Şunu unutmayın ki Türk askerinin sahip olduğu üstün nitelik ve kabiliyetler, burada iş birliği yaptığınız diğer ülkelerin personelleri tarafından da yakından takip edilmektedir. Dolayısıyla ülkemizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası arenada saygınlığını ve itibarını temsil etme görevi, Bosna-Hersek özelinde sizlere de emanet edilmiştir. Bunun bilinci ve sorumluluğu ile çalışmalarınızı sürdürmenizi bekliyoruz. Sahip olduğunuz değerler ile aldığınız eğitim ve kurslar, sizlere tevdi edilen vazifenin altından rahatlıkla kalkmanıza imkan verecektir. Bu vesileyle bugüne kadar gösterdiğiniz yoğun gayret ve özveri için hepinize teşekkür ediyorum. Bundan sonra da görev ve sorumluluklarınızı aynı şevk ve heyecanla ve layıkıyla yerine getireceğinize yürekten inanıyor, hepinize üstün başarılar diliyorum.” – SARAYBOSNA
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yüreğir Kültür Merkezi’nde Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderleri buluşmasına katıldı.
“Enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri azaltmaya devam edeceğiz”
Burada konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini aktararak, “Türkiye, dünyadaki büyümeden çok daha fazla büyüdü. Çok önemli atılımlar gerçekleştirdi. Cumhuriyetimizin 100 yılı geride kaldı. Yeni bir yüzyıla girdik. Türkiye yüzyılında da gece-gündüz çalışmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Yaptığımız yatırımlardan daha fazlasını inşallah gerçekleştireceğiz. Enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri azaltmaya devam edeceğiz. Bizim siyasetimiz insana hizmet etme siyasetidir. Cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor biz bu millete efendilik yapmak için değil, hizmetkar olmak için geldik. İnşallah bu anlayışla devam edeceğiz. Büyük bir ülkemiz, tarihimiz ve mirasımız var. 81 ilimize, her mezhepten insanımıza aynı eşit bir şekilde yaklaşıyoruz. 81 ilimize de eşit bir şekilde hizmet ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır”
1 Nisan itibariyle Türkiye’nin siyasi istikrarının pekiştirilmiş olacağını kaydeden Yılmaz, “31 Mart’ta yerel seçimlere giriyoruz. Mayıs ayında verdiğiniz destek için yürekten teşekkür ediyorum. Çok tarihi bir seçim yaşadık. İçeriden, dışarıdan bütün çevreler birleştiler. İdeolojik olarak bir araya gelmeyecek pek çok yapı bir araya geldi ancak aziz milletimiz çok saygı değer asil bir tavır ortaya koydu ve cumhurbaşkanımız çok net bir tavırla güven tazeledi. Türkiye’nin siyasi istikrarı pekiştirilmiş oldu. Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır. Bir ülkede istikrar yoksa diğer konulardan bahsedemezsiniz. Sıkıntılar yok mu, elbette var ama bunların da üstesinde birer birer geliyoruz. Bir taraftan büyümeye devam ederken bir taraftan da enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Enflasyonla mücadelenin Haziran ayından sonra yansıyacağını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra şunları söyledi:
“Bu yılın ortalarından itibaren politikalarımızın sonuçlarını net bir şekilde göreceksiniz. Ekonomi, sosyal politika ve her boyutuyla güçlü politikalarımızı hayata geçiriyoruz. Merkezi yönetim tabi yetmiyor bir de yerel seçim var. Şimdiden hayırlı olsun. Nasıl ki genel seçimleri demokratik olgunluk içerisinde gerçekleştirdiysek yerel seçimleri de aynı olgunluk ile gerçekleştireceğiz. Adanamız’da da tarihi bir seçim olacak inşallah. Buna yaklaşıyoruz. Adana’ya geldiğim andan itibaren bunu hissediyorum. Adana değişim istiyor. Cumhur ittifakının gerçek belediyecilik anlayışını yansıtan bir başkanımız var. 1 Nisan itibariyle Adana’da yeni bir sayfa açılacak. Adana’nın yıllardır beklemiş sorunlarını birer birer çözme gayreti içerisinde olacağız. Biz eser ve hizmet siyaseti yapan bir partiyiz. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyarız. İnşallah Adana öncü bir şehir olacak artık.”
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adana’ya son 21 yılda 126 milyar liralık yatırım yapıldığını ve daha birçok projenin yapılacağını anlattı.
Konuşmanın ardından Dünya Türkmenler Birliği, Cevdet Yılmaz’a hediye takdim etti. – ADANA
]]>