Bakan Yerlikaya, Balıkesir’in Erdek ilçesinde esnaf ziyaretinin ardından AK Parti Erdek Belediye Başkan adayı Turan Gün için kurulan Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Ziyarette konuşan Yerlikaya, göreve başladıkları günden itibaren terör örgütleriyle mücadele ettiklerini belirterek “Cumhurbaşkanı’mızın desteği, aziz milletimizin yani sizlerin destekleri, duasıyla hain bölücü terör örgütü ve diğer tüm terör örgütleriyle, din istismarcısı olanlar, sol terör örgütü ayrım gözetmeden bunların tamamıyla uğraşıyoruz, 600 bin içişleri ailemizle yani kahraman polislerimizle, jandarmamızla.” ifadelerini kullandı.
İnsanların huzuru için çalıştıklarını vurgulayan Yerlikaya, göreve geldiklerinde “hukuk devleti, insan hakları” dediklerini anımsattı.
Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İçişleri Bakanlığı huzur için vardır, o yüzden biz her gittiğimiz yerde ve paylaşımlarımızda ‘Türkiye’nin huzuru’ diyoruz. Türkiye’nin huzuru için varız ve Türkiye’nin huzurunu kim kaçırmaya çalışıyorsa işte terör örgütleri, işte organize suç örgütleri, işte geleceğimiz göz aydınlığımız yavrularımızı, gençlerimizi zehirlemeye çalışan zehir tacirlerinin, bunların her biriyle ilgili amansız, durmadan, duraklamadan, inançla uğraşıyoruz, alıyoruz bunları götürüp adalete teslim ediyoruz.
Şehirlerimizde suç işlemekte kibirlenenler, şehir eşkıyaları, bakın valilerimize, emniyet, jandarma, bütün güvenlik birimlerimize diyoruz ki ‘Benim vatandaşımın bildiği, hissettiği, bazılarının da üzüldüğü ve canının yandığı organize suç örgütü varsa, en fazla 3-4 ay içerisinde savcılarımızla beraber teknik takip, fiziki takip, bütün bilgi, belge, dokümanlarını alacaksınız. Bir gün sabahleyin siz uyurken biz şafak vaktinde onların kapılarını kıracağız, alıp adalete teslim edeceğiz.’ Biz bunları istemiyoruz.”
Bakan Yerlikaya, herkesin kanun önünde eşit olduğunu hatırlatarak “Birbirimize bir üstünlüğümüz yok. Hepimiz bu aziz devletimizin sahibiyiz. 85 milyon hepimiz eşitiz. Türkiye’nin huzuru, şehirlerin huzuru, ilçelerin huzuru, caddelerimizin, mahallelerimizin huzuru için içişleri ailesi olarak çalışıyoruz.” diye konuştu.
“Ayrımcılık yok, ötekileştirmek yok, kucaklamak var”
Diğer kurumlarla elbirliğiyle çalıştıklarını anlatan Yerlikaya, huzurun, refahın yerelde başladığını dile getirdi.
Belediyelerin önemine işaret eden Yerlikaya, “Eskiden belediye başkanlarımıza ‘şehremini’ derdik. Yani emin olan kişiye emanet edilirdi illerimiz. Bizim ilçelerimiz, ilçe belediyelerimiz, il belediyelerimiz, büyükşehirlerimiz ne yapıyor? O şehre ait yapılması gereken beşikten mezara, yaşama ait ne varsa, ortak ihtiyaçların tamamının görüldüğü yerdir belediyelerimiz.” dedi.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, kaynaklar kullanılırken imkanların ve ihtiyaçların her birinin ortak akılla yani istişareyle, tevazuyla, samimi bir şekilde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Bir karar verildiğinde sabırla, cesaretle, onun üstüne gidilmeli. Söz verdiği vatandaşına, hemşehrisine, onun beklediği işi de tamamlamalı. Siz 31 Mart günü sandığa gidip gözünüzü yumup kalbinizde 10 saniye istişare ettikten sonra mührü basacaksınız. 5 yıl boyunca bundan dönüş yok. Dolayısıyla özgür iradenizle, kalbinizle, gönlünüzle oyunuzu verin. Allah’a hamdolsun demokratik bir ülkede yaşıyoruz, hukuk devletiyiz, demokrasi bayramı bu seçimlerimiz. Hiç kimsenin kolunu tutan var mı? Hayır, böyle bir şey olamaz. Özgür iradenizle, kalbinizle bir karar vereceksiniz ama sadece bu kendinizle ilgili bir karar değil.”
Ali Yerlikaya, Erdek’le ilgili, büyükşehirle ilgili bir karar verileceğini anımsatarak “En hayırlı, en doğru kararı vereceğinize inanıyorum ama bunu da hemen yanımda sizin evladınız, içinizden birisi, ailesini her şeyini tanıdığınız bildiğiniz bir kardeşim duruyor; Turan Gün kardeşim. Hayal satmıyoruz, yapabileceklerimizi, yapamayacaklarımızı da en güzel şekilde anlatıyoruz. Oy veren, oy vermeyen ayrımı yapmadan hizmet edecek bir kardeşimizden bahsediyorum. Ayrımcılık yok, ötekileştirmek yok, kucaklamak var.”
Bakan Yerlikaya’ya ziyaretlerinde AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, il ve ilçe teşkilatlarının temsilcileri ile partililer eşlik etti.
]]>Katıldığı Akit TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kurum, kentte vatandaşın geleceği adına sürekli yatırımlar yapılması gerektiğini söyledi.
Kentteki toplu taşıma filosunun yorgun olduğunun belirtilmesi üzerine Kurum, “Filo yorgunluğundan ziyade aslında yönetim anlayışında yorgunluk, ilgisizlik, olayı sahiplenmeme var. Bugün İstanbul’da metrobüste aslında 2019’daki yolcuyla hemen hemen aynı yolcu taşınıyor, baktığınızda araç sayısı fazla ama işte her gün biz yanan otobüs, arıza yapan metrobüs ve yolda kalan yolcuları görüyoruz.” ifadesini kullandı.
Kurum, mevcut İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili, “Vaatlerini hatırlamayan bir belediye başkanı karşımızda duruyor, ‘Ben onu hatırlamadım, öyle bir vaat vermedim, verdim ama başlayamadım. İşte fizibilitesi yetişti, yetişmedi.’ gibi bahaneler üretiyor. Hani ‘Engelleniyoruz.’ diyorlardı ya bu açıklamaları aslında engellenmediklerini de net şekilde ortaya koydu. Kendileri olaydan bihaber.” dedi.
İmamoğlu’nun açıklamalarının aktarılması üzerine Kurum, “KİPTAŞ bu ülkede Sayın Cumhurbaşkanı’mızın zamanında sosyal konutu İstanbul’da başlatan yapı. Sen de yapabilirdin, oradaki bilgiyi, beceriyi, oradaki kabiliyetli kadrolarla birlikte taş üstüne taş koyup sen de üretseydin. Üretmeyeceksin, ‘O TOKİ’ci, o şöyleci, o böyleci.”‘ diye konuştu.
Kurum, İmamoğlu’nun katıldığı bir TV programındaki “650 bin konut imkansız. Hatta 100 bin çok bile 5 yılda.” yorumunun hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:
“Deprem olduğunda ‘Konutlarımızı yapacağız. Elazığ’dan, Malatya’dan başlayıp 1 yılda teslim edeceğiz.’ dedik. O zaman da ‘Bitiremezsiniz.’ dediler. Bitirdik. İzmir’de deprem oldu. ‘1 yılda Bayraklı’da İzmir tarihinin en büyük dönüşümünü yapacağız.’ dedik. Yaptık. Kastamonu’da, Rize’de, Bartın’da, Giresun’da sel oldu, ilçe yok oldu. Gittik, söz verdik. Şimdi hamdolsun orada insanlarımız yaşıyor. Asrın felaketinde yine ‘Yapamaz.’ dediler. Geldiler, milletimizin aklını karıştırmak için ‘Bedavaya yapacağız.’ gibi türlü vaatler verdiler. Biz gittik, il il, ilçe ilçe etkilenen her yerde, 3 ayda 180 bin konutun temelini attık. 6 Şubat’ta o konutların teslimleri başladı.”
Kurum, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Marmaray ve Kuzey Marmara Otoyolu için de aynılarının söylendiğine işaret ederek “Bunlara kalsanız hiçbir iş yapmayın, oturun, izleyin, vatandaşımız da depremi beklesin. Ulaşım çilesi daha da artsın. Bu yani yönetim bakış açısı, anlayışı bu. Bu anlayış bizi nereye götürür?” eleştirisinde bulundu.
“İSMEK’i yeniden hayata geçireceğiz”
Kurum, İstanbul’da İSMEK’in yeniden hayata geçirilip geçirilmeyeceğine dair soruyu da şöyle yanıtladı:
“İSMEK’i 39 ilçede faaliyet gösterecek şekliyle yeniden hayata geçireceğiz. Bir araya geldiğim sanayiciler, ‘Ara teknik eleman noktasında sorunlarımız var.’ diyor. Tüm sanayi bölgelerinde ara teknik eleman yetiştiren İSMEK’lerimizi kuracağız. Burada ara teknik eleman noktasında çalışmak isteyenlere o eğitimi vereceğiz, sertifikalandıracağız.”
“Elinizdeki güncel anket verileri nelerdir?” sorusuna da Kurum, “31 Mart akşamı kazanacağız. Bunu gittiğimiz her yerdeki coşkudan, heyecandan, azimden görüyoruz. Sahadaki ilgi, sevgi doğal anketi gösteriyor. 1-1,5 puan biz öndeyiz dediğimiz yerden bunun üzerine koya koya gidiyoruz. Şu an 1,8 puan fark var. Bazı araştırma şirketleri bunun çok daha üzerinde olduğunu da ifade ediyorlar. Üzerine koyarak farkı aça aça büyük bir zaferi kazanıyor olacağız.” yanıtını verdi.
YRP, Saadet, Gelecek ve DEVA seçmenine seslendi
Seçimlere kendi adaylarıyla giren Yeniden Refah Partisi (YRP) ve mütedeyyin seçmene yönelik çağrısı sorulan Kurum, YRP ile mayıs seçimlerinde aynı ittifak içerisinde mücadele ederek zafer kazandıklarını söyledi.
Seçmenlerin 31 Mart’ta önlerindeki tabloya bakarak karar vereceğine inandığını vurgulayan Kurum, “Burada CHP’ye kazandırmanın ne anlama geldiğini Yeniden Refah Partili seçmenimiz de Saadet Partili seçmenimiz de Gelecek Partili ve DEVA Partili seçmenimiz de net şekilde biliyor. Sandıkta milletimizin geçmişe dönüp bakarak, bu oyların kime nasıl faydası olduğunu düşünerek hareket edeceğine inanıyoruz.” dedi.
Kurum, İstanbul’da CHP’nin kendisine “Kürt dostu” imajı çizmeye çalıştığının ifade edilmesi üzerine, şunları kaydetti:
“Kürt dostu olmak, Kürt vatandaşlarımızı, Alevi vatandaşlarımızı istismar etmek midir, yoksa Kürt ve Alevi nüfusumuzun yoğun olduğu yerlere hizmet götürmek midir? 22 yıldır AK Parti’de yaptığımız siyaset budur; 81 ilde yaşayan 85 milyon vatandaşımızı kardeşimiz bildik. Bugün Hakkari’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, Şanlıurfa’da hizmetlerin hepsi, her vatandaşımızın eşit şekilde erişebilmesi anlayışıyla hayata geçirilmiştir. Kürt dostu olmak, her bir vatandaşı eşit görmektir, kimseyi ayrıştırmadan, ötekileştirmeden eşit hizmeti sunabilmektir.”
İstanbul’da herkesin oyuna talip olduğunu vurgulayan Kurum, “DEM Partililerin standına uğrar mısınız?” sorusuna, “Oraya da öbür tarafa da uğrarım. Derneğine de vakfına da giderim. Alevi vatandaşlarımızın tüm vakıflarına, derneklerine gidiyorum.” yanıtını verdi.
Kurum, kırmızı çizgisinin “terör” olduğunu belirterek “Teröre karşı söylemde netiz. Her türlü terör odağına karşı duruşumuz bellidir. Terörün dışında herkes de bizim kardeşimizdir.” dedi.
“İşten çıkarılan tüm kardeşlerimizi işe alacağız”
AK Parti’nin 2019’da yaklaşık 79 bin personelle belediyeyi devrettiğini, 2024’e personel sayısının 92 bin 176 olduğunu belirten Kurum, “47 bin kişi işe girmiş, 33 bin 725 kişi işten çıkarılmış. Şimdi bunların hepsi mi beceriksiz, liyakatsiz? Bahaneleri, ‘İşe gelmiyorlar.’ Peki 92 bin personeliniz var şu an. Hepsi işe geliyor, işi biliyor. O yüzden mi metrobüsler o halde? O yüzden mi vaatlerinizi gerçekleştiremiyorsunuz? Biz, o işten çıkarılan, evine ekmek götüremeyen tüm kardeşlerimizi işe alacağız. Onların yaptığı gibi haksız yere kimseyi de ekmeğinden etmeyeceğiz.” diye konuştu.
]]>Sarıkamış Harekatı’nın 109’uncu yıl dönümü nedeniyle Kars’ta ‘Türkiye Şehitleriyle Yürüyor’ etkinliği yapıldı. Sabah saatlerinde toplanma merkezinde bir araya gelen vatandaşlar, ellerinde bayraklarla yürüyüş için hazırlandı. Termometrelerin eksi 10 dereceyi gösterdiği Sarıkamış’ta yürüyüşe katılanlara Kars Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Sarıkamış Belediyesi ve Kızılay ekipleri, sıcak çorba ikramında bulundu. Kars Müftüsü Hamza Bayram’ın ettiği duanın ardından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Vali Ziya Polat, AK Parti Milletvekili Adem Çalkın, protokol ile çok sayıda vatandaşın katıldığı yürüyüş, komando andıyla başladı. Yürüyüşte gençler, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı nedeniyle 100 metre uzunluğunda Türk bayrağı taşıdı. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Vatan sana canım feda” sloganlarının atıldığı yürüyüş sırasında gençler de marşlar okudu. Muharip uçak ve ‘Çelik Kanatlar’ helikopter gösterisi yaparak törene katılanları selamladı.
ŞEHİTLER ANISINA SAYGI ATIŞI
5,5 kilometrelik yürüyüşün ardından katılımcılar, ay-yıldızlı tören alanına geldi. Tören alanında İzmir Soğuk Heykel Atölyesi tarafından soğuk heykel performansı gerçekleştirildi, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı da kahramanlık türküleri seslendirdi. Türk Hava Kurumu ekiplerince paraşütlü para motor gösterisi yapılarak Türk bayrağıyla vatandaşlar selamlandı. Sarıkamış Harekatı’na katılan askerlerin kıyafetleriyle törende yer alan Sarıkamış 9’uncu Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı askerler, alandaki dev Türk bayrağının altında nöbet tuttu. Şehitler için saygı atışı yapıldı ve saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından da Bakan Bak, Bakan Göktaş, anıta çelenk sundu. Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrası 9’uncu Komando Tugay Komutanlığı’nda görevli Piyade Üsteğmen Mutlu Çelik, 109 yıl önceki Sarıkamış Harekatı ile ilgili bilgileri paylaştı.
‘VATAN UĞRUNA ÖLÜME YÜRÜDÜLER’
‘Bu Toprakta İzin Var’ temasıyla düzenlenen törende konuşan Bakan Göktaş, “Bugün üzerimize yağan kar, esen rüzgar, kar altındaki toprak, bizi çevreleyen dağlar, bize zemin olan yer, hepsi bir şeye şahitlik ediyor; Anadolu, kahramanlar yurdudur. Bu toprakların kahramanlıklarının şahidi yine bu topraklardır. Hangi taşı yerinden oynatsanız ardında bir destan yatar. Yemen’de susuzluğa direnen Mehmetçiklerin kahramanlığına yalın sıcak şahittir. Çanakkale’de mermilere göğüs geren kahramanların şahidi, Gelibolu’nun sert rüzgarlarıdır. İşte şimdi şahidimiz, Sarıkamış’ta, Allahuekber Dağları’nda yağan kardır. Ecdadımız 109 yıl önce burada vatan uğruna gözlerini kırpmadan ölüme yürüdüler. Atalarımızın bize miras bıraktığı bu vatanı korumak ve gelecek nesillere teslim etmek görevimiz. Onların gösterdiği cesaret ve fedakarlıkların hatırasını yaşatmak, en büyük sorumluluğumuz. Bu sorumluluğun büyük bir payı da ne mutlu ki bakanlık olarak bizim sorumluluğumuzda. Kahramanlarımızın emanetlerine yönelik faaliyetlerimizi Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü’müz bünyesinde yürütüyoruz. Bakanlık olarak biliyoruz ki şehit yakınları ve gazilerimiz bizim ailemizin bir parçasıdır. Onların huzurlu bir hayat yaşamaları için manevi, ekonomik ve sosyal desteklerimizi sürdürüyoruz. 2014 yılından bugüne kadar 49 bini aşkın şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın kamuda istihdamını sağladık” dedi.
‘UMUT YEŞERTMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ’
Göktaş, “Cumhuriyet’in 100’üncü yılı kapsamında ‘Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları’ projemiz ile gazilerimizi gençlerimizle bir araya getiriyoruz. Kahramanlarımız gençlerimizle hikayelerini paylaşıyor. Bugün burada, aynı şuurla, tarih boyunca bu topraklar uğruna verilen mücadeleleri hatırlıyor, o mücadelelerin bizlere yüklediği bilinçle hareket ediyoruz. Ecdadımız, bizlere sadece geçmişin hatıralarını değil, aynı zamanda geleceğe dair umutları da miras bıraktı. Bizler, bu umutları yeşertmek, bu topraklarda huzurun ve refahın her zaman var olmasını sağlamak için var gücümüzle çalışacağız. Atalarımız gibi biz de kendi destanımızı yazmak için kararlılıkla ilerleyeceğiz. Hepimiz, bu toprakların kahraman evlatları olarak, geçmişten aldığımız güç ve ilhamla, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için mücadele ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki bizim de yazacağımız kahramanlık hikayelerimiz, gelecek nesillerin yüreğinde yer edecek. ‘Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek nesil burada. İnşallah ‘Türkiye Yüzyılı’nın ilk nesli de burada toplanacak. Tıpkı bugün olduğu gibi onlar da aynı heyecan ve gururla gelecekler, ecdadımızın hatırasına sahip çıkacaklar. Allah birliğimizi, dirliğimizi bozmasın. Beyaz kar üzerinde dalgalanan al bayrağımız, sonsuza kadar gök kubbemizde dalgalansın” diye konuştu.
‘BİZLERE DÜŞEN BU YİĞİTLERİ UNUTMAMAK’
Bakan Bak da konuşmasında şunları söyledi:
“Bugün, burada bu destanı hep beraber dinliyoruz, yaşıyoruz, görüyoruz. Yürüyüşe başlamadan önce komando birliklerimizin komando marşını dinlerken yüreğimiz coştu. İşte bu Türk ordusudur, Türk askeridir. Hep beraber onların coşkusunu hissettik. İşte bu dağlarda bu aslan parçaları yatıyor. Bizlere düşen de bu yiğitleri unutmamak, toprağa düşen bu yiğitleri asla unutmamak. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bu topraklarda vatanın dört bir köşesinde şehit düşmüş yiğitlerimiz için Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak programlar düzenliyoruz. Çanakkale Zaferi’ni kutlamaya gidiyoruz. 57’nci Alay için gidiyoruz. Yine Kütahya’da, Dumlupınar’da, Sakarya’da efsanevi mücadelelerinin olduğu yerlerde gençlerimize bu efsaneleri anlatıyoruz. Gençlerimize şunu söylüyoruz; ‘bu topraklar şehit kanlarıyla sulanmıştır. Bu topraklarda izin var. Bu topraklarda senin parçan var. Bu topraklar, bu coğrafyanın bedeli çok ağır.’ İşte gençlerimize bunları hatırlatıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlerle beraber buradayız. 109’uncu Sarıkamış Harekatı’nı anma törenlerindeyiz. Buraya uzaktan, yakından çevre illerden gelen vatandaşlarımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Hep beraber coşkuyla yürüdük. Bayrağımızla beraber yürüdük. Aslan parçası, yiğit askerlerimizle yürüdük. Onların komutanlarıyla yürüdük. İşte bu askerlerle, bu vatanda, bu milletle, bu ülkeyle, gurur duyuyoruz. Yine Kurtuluş Savaşı’nda destan yazan Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına, efsanevi komutanlar Fevzi Çakmak Paşa’ya, Doğu’nun yiğit evladı Kazım Karabekir’e, burada şehit düşenlere selam olsun. Onları asla unutmayacağız. Onlarla beraber bu vatanı ilelebet payidar kalması için savaşacağız. İşte vatanın dört bir köşesinde sınırları bekleyen yiğitlerimize, askerlerimize, güvenlik güçlerimize onlara selamlarımızı iletiyoruz. Allah ayaklarına taş değdirmesin.”
‘VATANIMIZLA GURUR DUYUYORUZ’
?Bakan Bak, ” NATO Parlamenter Asamblesi’nde görev yaptım. Milletvekili olduğum zaman toplantılarda NATO’yla ilgili toplantılarda askeri brifing verirken NATO komutanları şunu ifade ediyordu. Bu da bizi gururlandırıyordu. ‘Savaştığınız zaman Türk askeri gibi savaşacaksınız.’ İşte böyle bir orduya sahibiz. Böyle bir milletiz. Türkler, bu coğrafyada böyle bir millet. Sarıkamış’ta hüzün var ama gurur var, ruh var, heyecan var, vatan var, millet var, bayrak var. Bununla gurur duyuyoruz. Yine bize karşı düzenlenen her türlü emperyalist oyunlar, onların maşaları, terör örgütleri hepiniz ne yaparsanız yapın asla ve asla bu millete diz çöktüremezsiniz. Bu millete diz çöktüremezsiniz. Bayrak asla inmeyecek, ezan susmayacak, ilelebet bu millet payidar kalacak. Bu topraklarda bu millet payidar kalacak. İşte göstergesi burada. Vatan burada, gençler burada, Türkiye burada. Teknolojiyi anlatıyoruz. Savunma sanayinde devasa yatırımlar yapıyoruz. Anadolu’nun gemisi orada, SİHA’lar orada, Altay tankı orada, savunma sanayi orada. Bu coğrafyada güçlü Türk ordusu burada. İşte vatan işte millet burada. Şehitlerimizin huzurunda yine şöyle tamamlayalım. Yolun sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti diyoruz. Ülkemizle gurur duyuyoruz. Vatanımızla gurur duyuyoruz. Şehitlerimizle gurur duyuyoruz. Ordumuzla gurur duyuyoruz” diye konuştu.
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hayata geçirilen projeler sayesinde Mersin’in üreticisi de tarımı da kalkınıyor. Tarımsal ve hayvansal destekleriyle üreticinin yüzünü güldüren Büyükşehir Belediyesi, Mersin’de farklı nedenlerle boş bırakılan arazileri tarıma kazandırmayı sürdürüyor. Tarıma elverişli olmasına rağmen taşlık olması, nadasa bırakılması, su kaynaklarına uzak olması ya da üreticinin üretecek gücü olmaması gibi farklı nedenlerle işlenemeyen bin dekar araziyi Büyükşehir’in çalışmalarıyla tarıma kazandırıldı.
Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, üreticilerle görüşerek ve arazi inceleme çalışmaları yaparak her bölgenin iklimine ve toprak yapısına uygun ürünleri belirleyerek ona uygun projeler yapıyor. Bu projeler sayesinde; Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Gülnar, Silifke, Mut, Erdemli, Mezitli, Yenişehir, Toroslar, Akdeniz, Çamlıyayla ve Tarsus’ta farklı mahallelerde atıl halde bulunan arazilerde üretilmesi için lavanta fidesi, nergis soğanı ve adaçayı fidesi dağıtılıyor. Desteklerle girdi maliyetleri düşen üreticiler ekmeğini topraktan çıkarırken, üretmek isteyen ancak cesaret edemeyen vatandaşlara da örnek oluyor.
Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılından bugüne kadar boş arazileri değerlendirmesi için üreticilere toplam 440 bin 312 adet lavanta fidesi, nergis soğanı ve adaçayı fidesi verdi. Bu dağıtımlar sayesinde fideler ve soğanlar bin dekar alanda toprakla buluştu. Boş arazileri tarıma kazandırmak için vatandaşlarla iş birliği yaparak incelemelerini sürdüren ekipler, daha çok alanı tarıma kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.
“YAKLAŞIK BİN DEKAR ALANI TARIMA KAZANDIRDIK”
Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, tarımın ihtiyacına yönelik projeler ürettiklerini söyleyerek, “Tarımın en büyük sorunu; tarıma elverişli olmasına rağmen işlenemeyen, nadasa bırakılan, sulanamayan ya da çeşitli sebeplerden dolayı boş bırakılan arazilerden oluşuyor. Biz de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak diğer bitkilere nazaran su isteğinin hiç olmadığı veya diğerlerine göre daha az su isteyen bitkilere, fidelere yöneldik. Bu kapsamda projeler gerçekleştirdik. Böylelikle nergis soğanı, adaçayı fidesi, lavanta fidesi gibi fideleri üreticilerimize dağıtarak yaklaşık bin dekar alanı tarıma kazandırmış olduk” dedi.
“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAYESİNDE HAYALİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM”
Hayali nergis ekmek olan Necla Akciğer, hayalini gerçekleştirmesi için destek olan Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Onların katkılarıyla araziyi bu hale getirdik” dedi. Üretmek isteyen tüm kadınlara seslenen Necla Akciğer, “Harekete geçsinler, geç kalmasınlar. Ben çok geç kaldım, onlar kalmasınlar. Büyükşehir Belediyesi sayesinde hayalimi gerçekleştirdim. Yoksa o nergis soğanını ben alamazdım. Hayalim gerçekleşti. Çok teşekkür ediyorum” diye belirtti.
Eşinin nergis ekmesine destek olan ve her anında yanında olan İsmet Akciğer, “Eşim nergis çiçeğini çok sevdiğini söylüyordu her zaman. Onu zaten nergissiz bırakmıyordum. Bir yakınımıza nergis ekmek istediğimizi söyledik. O da Değirmençay’da bir tarla olduğunu söyledi. Geldik tarlayı gördük, kiraladık. Tarla kayalıktı. Yaklaşık bir hafta, on gün iş makinesi çalıştırdık. Neticede tarlayı bu hale getirdik. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin de nergis soğanı dağıttığını duyduk, müracaat ettik. Soğanlarımızı aldık, ektik. Eşimin hayalini gerçekleştirmiş olduk” dedi.
Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerinin üretmesine öncü olduklarını söyleyen Akciğer, “Büyükşehir Belediyesi yardımcı olmasaydı yapma şansımız yoktu. Vermiş oldukları soğanlarla, yardımlarla onların sayesinde yaptık. Yani atıl bir dağ başıydı burası. Büyükşehir sayesinde burayı tarıma kazandırdık. Beklediğimiz gibi oldu. İlk sene nergis fazla vermez. Bu zaman geçtikçe çoğalır. Yine de güzeldi. Türkiye genelinde dağıtım yapan bir kooperatife verdik. Yeter ki yapmak iste Büyükşehir Belediyesi her zaman yardım ediyor” ifadelerini kullandı.
]]>