İstanbul Sözleşmesi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 21:15:24 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP’li Nazlıaka: Soyadı düzenlemesi 9. Yargı Paketi’nden çıkarılacak https://www.haber60.com.tr/chpli-nazliaka-soyadi-duzenlemesi-9-yargi-paketinden-cikarilacak/ https://www.haber60.com.tr/chpli-nazliaka-soyadi-duzenlemesi-9-yargi-paketinden-cikarilacak/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:15:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41615

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile yaptığımız görüşmede umudumuzu büyüten en önemli haber; soyadı düzenlemesinin 9’uncu Yargı Paketi’nden çıkarılacağı bilgisi oldu. Bu sabah aldığımız bilgiye göre; soyadı dayatmasına ilişkin bakanlık bünyesinde yeniden bir değerlendirme yapılacak” dedi.

CHP’li Nazlıaka, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Nazlıaka, dün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile görüştüklerini ve Bakan Göktaş’a 11 maddeden oluşan geniş kapsamlı bir dosya sunduğunu söyledi. Nazlıaka, “Sayın Bakan sunduğum dosyayı inceleyeceğini, dosyadaki bazı sorulara yazılı cevap vereceğini belirtti. Bir saati aşan görüşmede Sayın Bakan ile kadına yönelik şiddetle mücadele başlığının altında; İstanbul Sözleşmesi’ni, verilerin ulaşma sorununu, kadın cinayetlerinin şüpheli ölüm adı altında gizlenmesini, deprem bölgesinde artan kadına yönelik şiddet vakalarını, KADES (Kadın Destek) uygulamasındaki eksikleri, elektronik kelepçe sayısındaki yetersizliği, ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) sayılarının artırılması gerektiğini ve budanmaya çalışılan 6284 Sayılı Kanun’u konuştuk. Sil baştan yazılamaya çalışılan Medeni Kanun, 9’uncu Yargı Paketi içerisindeki soyadı dayatması, kadın yoksulluğu ve sosyal desteklerdeki adaletsizlikler hakkında görüşlerimizi ilettik. Çocuk hakları başlığı altında; çocuk işçileri, eğitim dışına itilen çocukları, karma eğitim tartışmasını, devlet korumasındaki çocukları, erken yaşta zorla evlilikleri, depremdeki kayıp çocuklar konusunu anlattık. Engelliler, şehit yakınları ve gaziler ile Romanların yaşadığı hak mağduriyetlerini ve çözüm önerilerimizi sunduk. Tarikat ve cemaatlerle imzalanan protokoller hakkında geniş kapsamlı bilgi talep ettik. Verimli bir sohbet gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

‘YENİDEN DEĞERLENDİRME YAPILACAK’

Nazlıaka, kadınların soyadı düzenlemesine ilişkin, “Sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyeyim. Bu görüşmede umudumuzu büyüten en önemli haber, soyadı düzenlemesinin 9’uncu Yargı Paketi’nden çıkarılacağı bilgisi oldu. Bu sabah aldığımız bilgiye göre; soyadı dayatmasına ilişkin bakanlık bünyesinde yeniden bir değerlendirme yapılacak. Partimizin Meclis grubu, özellikle de Adalet ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi olan milletvekillerimiz, Türkiye kadın hareketi, eşitlikçi erkekler ve benzer görüşü paylaşan diğer siyasi partiler, bu süreçte net tavır aldı. İtirazlarını dile getirdi. Kadın örgütleri basın açıklamaları yaparak Anayasa Mahkemesi kararına uyulması çağrısı yaptı. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel grup konuşmasında ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ‘Hangi soyadını kullanacağına sadece kadınlar karar verir’ dedi. Grup başkan vekillerimiz ve milletvekillerimiz sabaha kadar süren komisyon toplantılarında soyadı dayatmasına ‘Hayır’ dediler. Emeği geçen herkese binlerce teşekkür ederiz” dedi.

‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEDİK’

Görüşmede, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine de değindiğini belirten Nazlıaka, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğimizi ve sözleşmenin yeniden yürürlüğe konulması talebimizi ilettim. 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmaması nedeniyle suç duyurusunda bulunan kadınların, karakolda şiddet uygulayan kişiyle uzlaştırılıp şiddet sarmalına mahkum edildiğini anlattım. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin feshinden sonra bu tablonun arttığı bilgisini paylaştım. 64 binden fazla 6284 kapsamında takip edilen dosya olduğu bilgisi verildi. Bakanlık yetkilileri şüpheli ölüm vakalarının dosyalarına müdahil olduklarını kaydetti. Ayşe Tuba Arslan’ın 23 kez suç duyurusunda bulunduğunu ve göz göre göre öldürüldüğünü hatırlattım. Bakanlık yetkilileri bu vakaların bir daha yaşanmaması için çalışıldığını söyledi. Emniyet mensuplarına verilecek toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin önemine değindiğimde, Sayın Bakan jandarmanın farkındalık çalışması yaptığından bahsetti. Sayın Bakan, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Avrupa’da da pek çok ülkede geri çekilmeler olduğunu ancak sözleşmenin kıymetli bir altyapısı olduğunu, 6284’ün ise dünyada eşi benzeri olmayan bir yasa olduğunu bildirdi. Öncelikle şunu belirtelim; Erdoğan, sözleşmeyi 2021’de feshetti. 2023’te ise Avrupa Parlamentosu birlik genelinde İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını kabul etti. Yani sözleşmeye olan destek her geçen gün artıyor. Gelişmiş ülkeler sözleşmenin önemini kavrarken, ülkemiz ‘3 kez boş’ diyerek sözleşmeden çıkıyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpli-nazliaka-soyadi-duzenlemesi-9-yargi-paketinden-cikarilacak/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-istanbul-sozlesmesinden-cikilmasini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-istanbul-sozlesmesinden-cikilmasini-elestirdi/#respond Sat, 11 May 2024 08:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31272

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, İstanbul Sözleşmesi’nin kabul edilişinin 13. yıl dönümünde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kararıyla sözleşmeden çıkılmasını eleştirdi. Taşcıer, “Kadına yönelik şiddetin her çeşidinin önlenmesi için bütüncül politikalar öneren böylesine önemli ve etkili bir temel insan hakları belgesinden feragat eden Erdoğan iktidarı, kadınları kuşatan şiddetle mücadele etmek bir yana halihazırda var olan politika ve tedbirlerden de vazgeçme niyetinde olduğunu ortaya koydu. Böylece yıllardan beri savunduğumuz, ‘Kadın cinayetleri politiktir’ savımızı da bizzat doğrulamış oldu” dedi.

Ankara Milletvekili ve TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili Gamze Taşcıer, 1 1 Mayıs 2011 tarihinde imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nin yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Taşcıer, kadına yönelik şiddetin iktidarın ısrarla savunduğu üzere bireysel olmadığını aksine toplumsal ve siyasi sonuçları olan politik bir sorun olduğunu söyledi.

Taşçıer, yaptığı yazılı açıklamada; 13 yıl önce imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların her türlü şiddetten uzak onurlu ve insanca bir hayat sürme hakkını gözeten en kapsamlı mutabakat metni olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye’yi ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkartan karara da imza atmasının şiddeti meşrulaştırdığını bildiren Taşcıer, “Kadına yönelik şiddetin her çeşidinin önlenmesi için bütüncül politikalar öneren böylesine önemli ve etkili bir temel insan hakları belgesinden feragat eden Erdoğan iktidarı, kadınları kuşatan şiddetle mücadele etmek bir yana halihazırda var olan politika ve tedbirlerden de vazgeçme niyetinde olduğunu ortaya koydu. Böylece yıllardan beri savunduğumuz, ‘Kadın cinayetleri politiktir’ savımızı da bizzat doğrulamış oldu” dedi.

“ŞİDDET BİLİNÇLİ, CİNAYETLER POLİTİK”

Kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet rollerinin ve güç ilişkilerinin bir sonucu olduğunu ifade eden Gamze Taşcıer, “İktidarın süregelen politikaları kadınları korumak yerine şiddeti teşvik eder hale geldi. İktidarın kadın hakları konusundaki karnesi kırıklarla dolu. 22 yıldır uyguladığı eksik ve zayıf politikalarla kadını şiddetin öznesi haline getiren bu iktidar cezasızlık kültürünün yayılmasına katkıda bulunuyor. İstanbul Sözleşmesi imzalanalı 4 bin 745 gün oldu. Bu süre zarfında Türkiye’de en az 4 bin 169 kadın, erkek şiddeti neticesinde hayattan kopartıldı. Şiddet bu kadar yaygınlaşmışken, taraf devletlere kadına yönelik her türlü şiddete ve suçlara karşı etkili, orantılı ve caydırıcı tedbirler alınması gerektiğini vurgulayan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak, ‘biz cinayetlerin politik olduğunu kabul ediyoruz’ demektir” ifadelerini kullandı.

“ZİHNİYET DEĞİŞMEDİKTEN SONRA KANUN DEĞİŞSE NE OLUR?”

TBMM’de Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda geçtiğimiz hafta açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı’nın, “Türkiye’de son 22 yılda Temel Kanunlar değişti. Ceza kanunları, Hukuk Muhakemeleri, Ceza Muhakemeleri Usul Kanunları yenilendi” dediğini anımsatan Taşcıer, “Peki kadına yönelik şiddet geriledi mi? Karşı karşıya olduğumuz veriler bırakın gerilemeyi, Türkiye’de kadına yönelik fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin boyutu her geçen yıl katlanarak arttığını ortaya koyuyor. Çünkü kadınları ötekileştiren, toplumsal yaşamdan soyutlayan, sosyal alanlardan dışlayan ve hayattan koparan şiddeti görmezden gelen, takdir indirimleriyle failleri cesaretlendiren eril yargı pratiği olanca gücüyle adalet mekanizması içindeki egemenliğini sürdürüyor. Şiddetin her türlüsünü yücelten zihniyet değişmedikten sonra kanunlar değişse ne olur? Adalet Bakanı’nın deyimiyle, ‘en iyi kanun kötü uygulayıcının elinde en kötü kanun’ haline geliyor” ifadelerini kullandı.

İktidarın kadınları kendi zihin dünyasında ikincil bir statüde gördüğünün altını çizen Taşcıer şöyle konuştu:

“Zorla evlilikler, küçük yaşta erken doğumlar, namus cinayetleri gibi bugün hala toplumun vicdanını kanatan suçlar karşısında tanık olduğumuz cezasızlık ve kadını sürekli aile içinde tanımlama çabası şiddetin kökleşmesine ve normalleşmesine katkıda bulunuyor. Bu da şiddetin görünmez kalmasına ve devam etmesine yol açıyor. CHP olarak, kadına yönelik şiddeti sonlandırmak için sadece yasal düzenleme yapmanın yetmeyeceğini defaatle ifade ettik. Kadına yönelik şiddetle cinsiyetçi önyargıların ışığında mağduru suçlayan ve faili aklayan bir yaklaşımla mücadele etmek mümkün değil. Bu bakımdan İstanbul Sözleşmesini, “Türk aile yapısını bozduğu” gerekçesiyle hedef göstermek iktidarın “Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans” söyleminin gerçekle bağdaşmadığının kanıtıdır.

“ŞİDDETSİZ BİR GELECEĞİ HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Kadına yönelik şiddeti önlemenin öncelikli yolu yasa yapıcının çıkardığı kanunları arkadan dolaşan yürütmenin manipülatif algı operasyonlarını tamamen ortadan kaldıracak zihinsel bir devrim yapmaktır. Bunu da bugün ülke nüfusunun yüzde 65’ini yöneten Cumhuriyet Halk Partisi kadroları ilk seçimle birlikte gerçekleştirecektir. Yerel seçimler sonucunda ortaya çıkan tablo 22 yıllık iktidarın yarattığı sosyo-ekonomik çözülme ve tahribatın giderilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi’ne önemli bir sorumluluk yüklemiştir. Daha demokratik, daha eşit, daha huzurlu bir toplum için hak temelli yeni bir sosyal mutabakatı sağlamak zorundayız. Bu bilinçle “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” demeye devam edecek, şiddetsiz bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gamze-tascier-istanbul-sozlesmesinden-cikilmasini-elestirdi/feed/ 0