İsrail’i – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 09 Apr 2024 23:33:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: İsrail’i memnun etmek istemiyorsak yeniden düşünmenin vaktidir https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-israili-memnun-etmek-istemiyorsak-yeniden-dusunmenin-vaktidir/ https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-israili-memnun-etmek-istemiyorsak-yeniden-dusunmenin-vaktidir/#respond Tue, 09 Apr 2024 23:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26816

Yerel seçim sonuçlarını değerlendiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ” İsrail, Türkiye’deki 31 Mart seçimlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren mesajlar paylaştı. Biz İsrail’i memnun etmek istiyor muyuz arkadaşlar? İsrail’i memnun etmek istemiyorsak eğer yarından itibaren tekrar çalışmaya başlayıp, yeniden nerede hata yaptık, neleri eksik yaptık, kimlere nasıl ulaşmamız gerekir… diye şapkamızı önümüze koyup, elimizi vicdanımıza koyup yeniden düşünmenin vaktidir” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, memleketi Erzurum’da AKP tarafından düzenlenen  bayramlaşma programına katıldı. Yakutiye Kent Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan Tekin, İsrail’in Filistine yönelik saldırılarını anlatarak, Ekim ayından bugüne kadar okul çağındaki 6 bin çocuğun öldürüldüğünü söyledi.

Bu bayramı biraz buruk yaşadıklarını ifade eden Tekin, “Ekim ayının başında başlayan İsrail saldırıları İsrail’in vahşice saldırıları neticesinde din kardeşlerimiz Ramazan ayını yaşamadıkları gibi bayrama da erişemeyecekler doğru dürüst. Sadece dikkatinizi çekmesi açısından söyleyeyim. Sadece okul çağında yaklaşık 6 bin çocuk öldürüldü. Ekim ayından bugüne kadar. Sadece okul çağındaki çocuk sayısını söylüyorum. Sivil ve yetişkin insan sayısını siz zaten her gün televizyonlarda duyuyorsunuz. Ben bu bayramın inşallah İsrail saldırılarının dünyada mazlum milletlere zulmeden bütün zalimlerin saldırılarının bittiği bir gün olmasını temenni ediyorum. Bu saldırıların sona ermesi Türkiye gibi ülkelerin mücadelesiyle mümkün” dedi.

Tekin, 31 Mart seçim sonuçlarına da değinerek, AKP’nin kurulduğu günden itibaren girdiği tüm seçimlerden bugüne kadar birinci parti olarak çıktığını söyledi. Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

TEKİN’DEN İSRAİL İDDİASI: “İSRAİL, SEÇİMLERDEN MEMMUNİYET DUYDUĞU MESAJLAR PAYLAŞTI”

“İlk defa bir seçimde biz içimiz buruk bir şekilde, biraz üzgün bir biçimde seçimlerden ayrılıyoruz. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi adına siyaset yapan kişiler, kazandığımızda da kaybettiğimizde de milletin iradesine saygı duymayı bildik. 1946 seçimlerinde olduğu gibi dönemin siyasi partisinin genel sekreteri ‘Milletin iradesi bizim istediğimiz gibi sonuçlanmayınca, yani seçimler bizim istediğimiz gibi sonuçlanmayınca, milli iradenin tecelli etmediğine karar verdik’ diyecek kişiler değiliz. Biz seçimden istediğimiz gibi sonuçlansa da sonuçlanmasa da milletin iradesinin bu yönde tecelli ettiğine inanıyoruz. Bize ne düşüyor? Bu bayramlaşma törenine gelen arkadaşlara, bütün Adalet ve Kalkınma Partisi adına sahada mücadele eden, fedakar, cefakar, AK Parti ailesine, bütün bu camianın mensuplarına düşen şey 4 yıl var önümüzde, 4 yıl boyunca milletin tekrar bize güvenmesini, milletin tekrar bizi tercih etmesini sağlayacak adımları atmakla mükellefiz.

Bu bayramı bir milat kabul edelim. Yarından itibaren bu seçimler için hep beraber mücadele etmeye başlayalım. Çünkü dünyanın her tarafında mazlumlar bizi bekliyorlar. İsrail, Türkiye’deki 31 Mart seçimlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren mesajlar paylaştı. Biz İsrail’i memnun etmek istiyor muyuz arkadaşlar? İsrail’i memnun etmek istemiyorsak eğer yarından itibaren tekrar çalışmaya başlayıp, yeniden nerede hata yaptık, neleri eksik yaptık? Kimlere, nasıl ulaşmamız gerekir diye şapkamızı önümüze koyup, elimizi vicdanımıza koyup yeniden düşünmenin vaktidir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-israili-memnun-etmek-istemiyorsak-yeniden-dusunmenin-vaktidir/feed/ 0 Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Nuh Yılmaz, İsrail’i verdiği sözleri tutmaya yönlendirecek bir mekanizma olarak garantörlük meselesini düşündüklerini belirtti https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-stratejik-arastirmalar-merkezi-baskani-nuh-yilmaz-israili-verdigi-sozleri-tutmaya-yonlendirecek-bir-mekanizma-olarak-garantorluk-meselesini-dusunduklerini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-stratejik-arastirmalar-merkezi-baskani-nuh-yilmaz-israili-verdigi-sozleri-tutmaya-yonlendirecek-bir-mekanizma-olarak-garantorluk-meselesini-dusunduklerini-belirtti/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14693 Dışişleri Bakanı Başdanışmanı ve Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Nuh Yılmaz, garantörlük meselesini, İsrail’i verdiği sözleri tutmaya yönlendirecek bir mekanizma olarak düşündüklerini belirtti.

Yılmaz, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

ADF’nin önemine dikkati çeken Yılmaz, “Antalya Diplomasi Forumu, dünyadaki diğer benzerlerinden, kendisini ‘konuşulamayan konuları konuşan, mazlumların, mağdurların sesi olan ve şu anda özellikle kuzey ülkelerinin kendi içinde oluşturduğu bir yankı odasında konuşulmasına izin verilmeyen konukların ve konuların ağırlandığı bir yer olarak’ öne çıkaran bir platform.” dedi.

Yılmaz, ADF’de, Münih, Halifax, Berlin, Londra ya da Washington’da görülmeyecek tartışma konularının ve katılımcıların bulunduğunu dile getirdi.

ADF’de Afrika, Latin Amerika, Asya ve Avrupa’dan gelen çok değerli isimlerin bulunduğunu aktaran Yılmaz, ADF’nin, Türkiye’nin sorunlarına ülkenin bulunduğu yerden bakan bir misyonla yeniden yapılandırıldığını ve konumlandırıldığını ifade etti.

Forumun “bölgesel sahiplenmeyi öne çıkaran bir platform” olmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, dünyanın farklı yönlerinden gösterilen teveccühün memnuniyet verici olduğunu söyledi.

Dünya düzeninin gittiği yönün ve dünyada yaşanan diğer sorunların yeterince gündeme gelmediğini anlatan Yılmaz, ADF’nin bu sorunların gündeme getirileceği bir platform olarak formüle edildiğini bildirdi.

Garantörlük mekanizması

Yılmaz, üç farklı panelde üç konuya odaklandıklarını, bunlardan birincisinin “garantörlük mekanizması” olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü Gazze konusundaki en temel sorun, İsrail’in üzerine herhangi bir yaptırım ya da herhangi bir ağırlık konulamaması, İsrail’in belli hareket tarzlarına yönlendirilememesidir. O yüzden de garantörlük meselesini, biz Türkiye olarak, Türk Dışişleri olarak, bu soruna çözüm olabilecek, İsrail’in verdiği sözleri tutmak için üzerinde etki oluşturabilecek, bir şekilde İsrail’i verdiği sözleri tutmaya yönlendirecek bir mekanizma olarak düşünüyoruz.”

Garantörlük mekanizmasını tartışmak üzere dünyadan 8 ayrı uzmanı bir araya getirdiklerini söyleyen Yılmaz, ortaya çıkacak görüşlerin gelecek süreçte nasıl daha detaylı işlenebileceğini değerlendireceklerini belirtti.

Yılmaz, ikinci panelde, Gazze’de devam eden katliamlardan sonra dünyada nasıl bir Filistin vizyonu olması gerektiğini ve bu sorunun alışılmış çerçevenin dışında nasıl tartışılabileceğini konuştuklarını bildirdi.

Güney Afrika’dan katılan panelistin “apartheid rejim” tecrübesini anlattığını kaydeden Yılmaz, panelistin Güney Afrikalı lider Desmond Tutu’ya referans vererek Gazze’deki durumun Güney Afrika’dakinden çok daha kötü olduğunu dile getirdiğini aktardı.

“Filistin sorunu, özellikle İsrail’in 1948’de kurulmasından beri yeni dünya düzeninin tam olarak üzerine kurulduğu sistemdir.” diyen Yılmaz, bu sebeple söz konusu soruna çözüm üretilemediğini söyledi.

Yılmaz, “Bir başka panelimiz de yine dünyanın önde gelen akademisyenlerinden oluşan bir panel olacak. Bu da şu andaki dünya düzeninin neden adalet üretemediğini, neden mazlumların, mağdurların hakkını koruyamadığını, daha adil bir dünyanın nasıl mümkün olabileceğini, dünya düzeninin nasıl dönüşebileceğini anlatan farklı bir panel olacak.” ifadelerini kullandı.

“(Kanıt) Görsel teori içerisinde de etki yaratabilecek bir özelliğe sahip”

AA’nın, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında beyaz fosfor kullanması başta olmak üzere işlediği savaş suçlarına yönelik belge niteliğindeki fotoğrafların yer aldığı “Kanıt” kitabına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, “Öncelikle bu konunun son derece önemli olduğuna elbette inanıyorum.” dedi.

Yılmaz, görsel teoride bir fotoğrafın “sanat”, “belge” ve “delil” işlevine sahip olduğunu kaydetti.

Fotoğrafın, hukuki anlamda bir dava yürürken delil olma durumunun teorik olarak tartışıldığını ve bunun çok az örneği bulunduğunu belirten Yılmaz, “Anadolu Ajansı şu yaptığı çalışmayla aslında diğer iki işlevin yanında, belki de en önemlisi olan, hem bizim için hem hayatımız için hem dünya için, insanlık için en önemli fonksiyonlarından biri olan fotoğrafın delil olma işlevini, hukuki bir delil olma işlevini burada inanılmaz iyi bir şekilde kanıtladı.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bence Anadolu Ajansının bu yaptığı iş, Kanıt kitabı ve bunun işlevi sadece hukuk alanında, sadece uluslararası ilişkiler anlamında değil, aynı zamanda görsel teori içerisinde de etki yaratabilecek bir özelliğe sahip. Onun için de Anadolu Ajansını tebrik ediyorum, teşekkürlerimi, şükranlarımı iletiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-bakanligi-stratejik-arastirmalar-merkezi-baskani-nuh-yilmaz-israili-verdigi-sozleri-tutmaya-yonlendirecek-bir-mekanizma-olarak-garantorluk-meselesini-dusunduklerini-belirtti/feed/ 0
Avusturyalı hukukçu ve televizyon yorumcusu İsrail’i eleştirdi https://www.haber60.com.tr/avusturyali-hukukcu-ve-televizyon-yorumcusu-israili-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/avusturyali-hukukcu-ve-televizyon-yorumcusu-israili-elestirdi/#respond Wed, 24 Jan 2024 08:54:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4830 Avusturyalı hukukçu ve televizyon yorumcusu Dr. Astrid Wagner, ülke basınının ve iktidarın koşulsuz bir şekilde İsrail’i desteklediği Avusturya’da Gazze’de yaşanan insani drama kayıtsız kalmadığı için sosyal medyada lince maruz kaldığını, bazı arkadaş ve tanıdıklarının kendisiyle ilişkilerini sonlandırdığını söyledi.

Wagner, ülkede tanınmış bir kişi olarak Filistin halkının sesini duyurmak için çeşitli mecralarda yaptığı konuşma ve açıklamalar nedeniyle karşılaştığı sorunları AA muhabirine anlattı.

Avusturya’da ilkokul öğrencilerine yönelik başörtüsü yasağının getirilmek istendiği süreçte başörtüsü takarak dönemin hükümetine tepki gösteren Wagner, Gazze’de yaşananların büyük bir insani felaket olduğunu belirterek, halihazırda soykırıma ilişkin bir suç duyurusunun bulunduğunu, temkinli olmakla beraber mevcut veriler ışığında bunun gerçekleşmiş olabileceğini ifade etti.

“İsrail’i eleştirmek, hiçbir şekilde antisemitizm değildir”

İsrail’in kendisini eleştiren herkesi “antisemitizmle” damgalamasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Wagner, “İsrail’i eleştirmek, hiçbir şekilde antisemitizmle bağdaştırılamaz. Şunu da belirtmek gerekir, çok sayıda Yahudi, Avusturya’da gösterilere katıldı. Museviler, Filistinlilerle beraber yürüyerek, ‘bizim adımıza değil’ sloganları atıyorlar. Yahudilik ve Siyonizm birbirinden çok farklı, kıyaslanamaz.” dedi.

Wagner, ırkçı ve sömürgeci bir yaklaşım olan Siyonizm’in, bütün Yahudilerin aynı görüşü paylaştığı söylemini yaymaya çalıştığını, ancak bunun gerçeği yansıtmadığını anlattı.

Ülke kamuoyunun yakından tanıdığı bir kişi olarak Filistin halkının sesini duyurmak için çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalar nedeniyle linç edildiğini ifade eden Wagner, “Bir yandan aleni bir şekilde saldırıya maruz kaldım. Ciddi bir şekilde teröristlerin görüşünde olduğum iftirasında bulunuldu. Bunu yapanlar tanınan Siyonistlerdi, X platformu üzerinden yaptılar. Ama üzülerek söylemem gerekirse, kendi çevremde de oldu. Lise arkadaşım benimle arasına mesafe koydu. Daha önce yanında çalıştığım işverenim, bir avukat hemen benimle arkadaşlık ilişkisini sonlandırdı.” diye konuştu.

Wagner, bu süreçte ana akım basın ve yayıncıların kendisiyle çalışmak istemediğini belirtti.

İsrail’in propagandaları Avusturya’da kabul görüyor

Wagner, İsrail’in “Hamas’ın sivilleri kalkan olarak kullandığı” söyleminin Avusturya’da bir şekilde kabul görmesini anlamlandıramadığını dile getirerek, “Örneğin, yakın zamanda bir cenaze töreni esnasında çadır bombalandı, büyük ihtimalle bilinçli olarak yapıldı, orada hiçbir şekilde Hamas bulunmuyordu. Bu ‘sivillerin kalkan olarak kullanılma hikayesi’ benim için hiçbir şekilde inandırıcı değil. Burada aralıksız sivillere yönelik bir bombardıman söz konusu, İsrail’in kendisi de daha evvel tam hedefin tutturulamadığını, tabiri caizse kitlelere isabet ettiğini açıklamıştı.” şeklinde konuştu.

İsrail tarafının kullandığı dilin yok etmeye yönelik olduğunu, tarihte benzerine az rastlanır bir kıyımın Gazze’de yaşandığını kaydeden Wagner, “Benim için bu anlaşılabilir bir durum değil. Bu görüntüleri gördükten sonra bir şekilde bunu kendini savunma ile haklı göstermeye çalışmak, bu akıl almaz bir durum.” ifadesini kullandı.

“Ukrayna’ya başka Filistin’e bambaşka”

Wagner, Avusturya başta olmak üzere Batılı ülkelerin Ukrayna’ya yaklaşımıyla Filistin’e yönelik tutumu arasındaki farka dikkati çekerek, Ukrayna’ya yönelik art arda dayanışma açıklamaları yapıldığını, ancak halihazırda Viyana Belediye Sarayı’nda Ukrayna bayrağının yanı sıra İsrail bayrağının dalgalandığını söyledi.

“Filistin halkı, Yahudi soykırımıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir halk, yakınından geçmemiş. Aksine o dönemde Avrupa’dan gelen Yahudileri kurtarmış, onları kabul etmiş. Şimdi Avrupalılar kolayca sırtlarındaki ağır yükün bedelini bir başka halkın ödemesini istiyorlar. Bundan farklı bir durum söz konusu değil.” değerlendirmesinde bulunan Wagner, Yahudi soykırımının bir başka kitlesel katliam, soykırım için kötüye kullanılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Wagner, Nazilerin uyguladığı Yahudi soykırımı sonrasında Batı’da kullanılan “bir daha asla” sloganının herkes için geçerli olması gerektiğini söyledi.

“Avrupa’da iktidarın görüşü halkı yansıtmıyor”

Gazze’deki duruma ilişkin Avrupa’da iktidarlarla halk arasında ciddi görüş farklılığının olduğuna işaret eden Wagner, “Ben avukatım ve birçok kişiyle görüşüyorum. ve Çoğu insan benim gibi düşünüyor. Kesinlikle (iktidarın) paylaştığı görüşle, halkın görüşü aynı değil. Çünkü insanlar gerçekten korkuyorlar. Çoğunlukla düşüncelerini dile getirmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü baskılardan korkuyorlar.” ifadelerini kullandı.

Wagner, ülkedeki bu hususa yönelik baskılardan ötürü göçmen kökenli, henüz vatandaşlığı bulunmayan kişilerin oturum izinlerini kaybetme korkusuyla düşüncelerini dile getiremediğini, yapılan gösterilere katılamadığını kaydetti.

Wagner, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Gazze’ye acil insani ateşkes karar tasarısına yönelik her iki oylamada da “hayır” oyu veren iktidarın yaklaşımını “utanç verici” olarak nitelendirdiğini, hükümetin bu kararı alırken konunun parlamentoda görüşülmediğini aktardı.

İktidarın bu tek taraflı tutumuna rağmen eski Cumhurbaşkanı Heinz Fischer örneğinde olduğu gibi artık kamuoyunun tanıdığı isimler tarafından İsrail’in kendisini savunma hakkının bir sınırı olması gerektiğine yönelik eleştirilerin yapılmaya başladığını kaydeden Wagner, Gazze’de yaşananların savunmayla alakasının olmadığını, gözü, kulağı olan herkesin ne yaşandığını gayet iyi görebildiğini söyledi.

“Öldürülen gazeteciler gerçekleri aktarıyordu”

Wagner, İsrail’in saldırıları sonucunda hayatını kaybeden gazetecilere de değinerek, şöyle konuştu:

“Bu gazetecilerin paylaştığı görüntüler, hakikaten saldırgan taraf İsrail için çok tehlikeli. Çünkü gerçekleri gösteriyorlar. Çünkü bu görüntüler efsaneleştirilen kendini savunma yaklaşımını ve her yerde Hamas’ın saklandığı algısını çürütüyor. Onlar doğal olarak görünen şahitler, bu şahitler, bu gazeteciler, bu idealist genç insanlar büyük bir tehlike içerisindeler. 100 gazetecinin ölmesi, bu alışılmışın çok üstünde bir sayı.”

Güney Afrika’nın İsrail’e yönelik soykırım şüphesiyle dava açtığını anımsatan Wagner, bu ülkede çok üst düzey hukukçunun bulunduğunu ve suçlamaya ilişkin çok sayıda kanıtın mahkemeye sunulduğunu anlattı.

Wagner, bu davanın her şeyden evvel sembolik bir hukuki süreç olduğunu belirterek, “Eğer bağımsız mahkeme burada soykırım yapıldığını söylerse, o zaman tabi ki (bu karar) siyasi bir rol oynar. O zaman İsrail’in (Gazze’ye yönelik) eylemleri (Batı’da) koşulsuz bir şekilde olumlu değerlendirilemez. Bu nedenle, Uluslararası Adalet Divanı’nın soykırım yapıldığına ilişkin karar alması çok önemli.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avusturyali-hukukcu-ve-televizyon-yorumcusu-israili-elestirdi/feed/ 0