İsmi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 13 Jul 2024 08:48:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Şehit Halil Kantarcı’nın Babası: 1 Tane Halil Kaybettim, 100 Bin Tane Halil’im Oldu https://www.haber60.com.tr/sehit-halil-kantarcinin-babasi-1-tane-halil-kaybettim-100-bin-tane-halilim-oldu/ https://www.haber60.com.tr/sehit-halil-kantarcinin-babasi-1-tane-halil-kaybettim-100-bin-tane-halilim-oldu/#respond Sat, 13 Jul 2024 08:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39092

FETULLAHÇI Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında evden çıkıp Çengelköy Polis Merkezi’ne gitmeye çalıştığı sırada vurularak şehit edilen Halil Kantarcı’nın (36) babası Ali Kantarcı (75), “İnanın Halil şehit olduktan sonra hiçbir zaman telefonlarım susmadı. Samsun’dan, Tokat’tan, İzmir’den, Çanakkale’den yurt dışından dahi arayanlar oldu. Medine’ye gittim orada dahi beni tanıdılar. ‘Bizi Halil olarak kabul et, biz de bir Halil’iz’ dediler. Dursun olan ismini bana Halil olarak tanıtanlar var. 1 tane Halil kaybettim ama 100 bin tane Halil’im oldu” dedi.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında Çengelköy Polis Merkezi’nin askerler tarafından basıldığını duyan 3 çocuk babası kuyumcu esnafı Halil Kantarcı, buraya gitmek üzere evden ayrıldı. Yolda darbeciler tarafından önü kesilen Kantarcı, 2 kurşunla vurularak şehit edildi. Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Kantarcı’nın cenazesi Çengelköy Mezarlığı’na defnedildi.

Yurt içinde ve yurt dışında birçok kuruma ismi verilen Halil Kantarcı’nın Sivas’ta yaşayan babası Ali Kantarcı, şehadetinin 8’inci yıl dönümünde oğlunu anlattı. Ali Kantarcı, “Olayın yaşandığı gece kayınvalidesinde misafirliktelermiş. Diğer çocuklarım havaalanından Halil’i arayıp darbe olduğunu söylemişler. Hemen dışarıya çıkmış. O sıra gelinim alçak uçuş yapan uçaklar nedeniyle çıkan sesten korkmuş. Bir şeyin patladığını düşünmüş. Dışarı çıktığında Halil’i yan binanın önünde görmüş. Halil gitme, bir gariplik var demiş. Halil orada karısıyla helalleştikten sonra yürüyerek Çengelköy Karakolu’na gitmeye çalıştığı sırada darbeciler tarafından önü kesilip şehit edildi” dedi.

‘İSTANBUL’A GİDENE KADAR HALİL’İ YARALI OLARAK BİLİYORDUM’

Olayı 16 Temmuz sabahı Sivas’ta öğrenen baba Kantarcı, “Amcamın oğlu geldi, İstanbul’a gitmemiz gerekiyor, Halil yaralanmış dedi. Buradan arabaya bindik, gittiğimizdeyse Halil’in maalesef şehit olduğunu öğrendim. İstanbul’a gidene kadar Halil’i yaralı olarak biliyordum. Halil sakin bir çocuktu. Okumayı çok seviyordu. Çevresine yardım etmeyi seviyordu. Allah razı olsun çocuklarımın hiçbiri başımı öne eğdirmedi, gururlandırdılar. Halil İslam’a daha bir düşkündü. İşi haricinde kendini okumaya veriyordu. Halil’in ismi yaşatılıyor. Sri Lanka’da 3 katlı bir yetimhane var, 1 tane mescit var, Adapazarı’nda 1 okul var, Çanakkale’de var, İzmir’de var, Kayseri’de yine adına 1 yurt var, Sivas’ta işitme engelliler okulu var, Çengelköy’de okullar var. Birçok yerde ismi yaşatılıyor. Ben de ismini yaşatıp unutmayanlara dua ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘1 TANE HALİL KAYBETTİM, 100 BİN TANE HALİL’İM OLDU’

Oğlu Halil şehit olduktan sonra birçok insanın kendisini aradığını ve tanındığını belirten Ali Kantarcı, “İnanın Halil şehit olduktan sonra hiçbir zaman telefonlarım susmadı. Samsun’dan, Tokat’tan, İzmir’den, Çanakkale’den yurt dışından dahi arayanlar oldu. Medine’ye gittim orada dahi beni tanıdılar. Bizi Halil olarak kabul et biz de bir Halil’iz dediler. Dursun olan ismini bana Halil olarak tanıtanlar var. 1 tane Halil kaybettim ama 100 bin tane Halil’im oldu. Tabii ki yine de dayanmak kolay değil. Allah ondan razı olsun. Bütün şehitlerin fotoğraflarına baktığınızda hepsinin yüzünde bir nur olduğunu görürsünüz. Tüm şehitlerimizde bir ayrıcalık görülüyor. O gün bütün vatandaşlarımız Halil’le aynı şeyi yaptı. Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Gazilerimize de huzurlu bir yaşam dilerim” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sehit-halil-kantarcinin-babasi-1-tane-halil-kaybettim-100-bin-tane-halilim-oldu/feed/ 0
Sinan Oğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirdi https://www.haber60.com.tr/sinan-ogan-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ogan-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-elestirdi/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:24:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35101

KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde Türkiye İttifakı Partisi’nin il binasının açılışında konuşan 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Sinan Oğan parti ismi nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, “Bazı siyasi partilerin ismimize atıfla ismimizi kullandıklarını görüyoruz ki başta da Sayın Özgür Özel, Türkiye İttifakı ismini sık sık kullandığını görüyoruz. Sayın Özel’e işin kolayına kaçmalarını değil, kendilerine başka bir isim bulmalarını tavsiye ediyoruz. Sayın Özgür Özel, Türkiye ittifakı, Türkiye İttifakı partililerince kullanılan, kurulan ve tescillenen bir isimdir. Kendinize başka bir isim, başka bir ittifak adı bulunuz” dedi.

Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Sinan Oğan, Türkiye İttifakı Partisi’nin il binasının açılışını yapmak üzere Kocaeli’ye geldi. Açılışa Oğan’ın yanı sıra Türkiye İttifak Partisi Genel Başkanı Mehmet Sağlam, partinin genel merkez ve il yöneticileri ile partililer katıldı.

‘KENDİLERİNE BAŞKA BİR İSİM BULMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ’

Açılışta yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e eleştirilerde bulunan Sinan Oğan, “Siyaset Türkiye’de zor iştir. Türkiye’de siyasetin adeta kalıplaşmış algıları mevcuttur. Biz ise bu algıları yıkmaya geldik. Türkiye’de her 20 senede bir siyasette nesil değişimi olur; biz o nesil değişimini gerçekleştirmeye geldik. Biz kim miyiz? Türkiye İttifakı Partisiyiz. Bu isim Türkiye İttifakı Partisi kurucularına aittir ve Türk milletine aittir. Bazı siyasi partilerin ismimize atıfla ismimizi kullandıklarını görüyoruz ki başta da Sayın Özgür Özel, Türkiye İttifakı ismini sık sık kullandığını görüyoruz. Sayın Özel’e işin kolayına kaçmalarını değil, kendilerine başka bir isim bulmalarını tavsiye ediyoruz. Sayın Özgür Özel, Türkiye ittifakı, Türkiye İttifakı partililerince kullanılan, kurulan ve tescillenen bir isimdir. Kendinize başka bir isim, başka bir ittifak adı bulunuz” dedi.

‘HİÇ KİMSENİN EMEK HIRSIZLIĞI YAPMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ’

Eleştirilerini sürdüren Oğan, “Hani sizin Millet İttifakınız vardı? Adınız Millet İttifakıydı. Neden bu izinden vazgeçtiniz de bizim ismimizi kullanmaya başladınız? Çünkü siz de görüyorsunuz ki yükselen değer Türkiye İttifakı’dır. Türkiye’nin her yerinde örgütlenen parti Türkiye ittifakıdır. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi’nin başka bir siyasi partinin ismini kullanmaya muhtaç kalacağını doğrusunu isterseniz hiç aklıma gelmezdi. Ancak bugün görüyoruz ki Türkiye İttifakı ismi başka partilerce de kullanılmaya başlanıyor. Bu nitelikler bizde, Türkiye İttifakı Partisi’nde var. O sebeple de bu ismi kullanma ayrıcalığı sadece ve sadece Türkiye İttifakı’nın resmi kimliğinde var. Hiç kimsenin emek hırsızlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz. Buradan kibarca uyarıyoruz; şimdiye kadar kullandınız, teşekkür ederiz ama artık mekan sahibi geri geldi. Sizi artık sahneden alalım Sayın Özel” diye konuştu.

‘KILIÇDAROĞLU VE ERDOĞAN İLE MASAYA OTURDUĞUMUZDA ŞUNUN FARKINDAYDIK’

2023 seçim sürecine de değinen Oğan, şunları söyledi:

“Seçimlerin üzerinden 1 sene geçti ve biz 1 sene ısrarla, bütün hakaretlere, iftiralara rağmen bekledik, sustuk. İnsanlarımızın son 1 sene içerisinde durumu gözden geçireceklerini, bizim neden böyle bir karar aldığımızı düşüneceklerini ve bize hak vereceklerini düşündük ve şimdi görüyoruz ki bir kısım sosyal medya trolleri hariç, 2028 hesabı yaparak belediye kaynaklarından kendisine trol ordusu oluşturanların talimatıyla bize saldıranlar hariç, gerçek manada bizim neden böyle bir karar aldığımızı halkımızın kahir ekseriyeti anlamış, görmüş durumdadır. Görüşmelerimizi sadece tabanımızla değil, her 2 ittifakın cumhurbaşkanı adaylarıyla da yaptık. Sayın Kılıçdaroğlu’yla ve Sayın Erdoğan’la masaya oturduğumuzda biz şunun farkındaydık; Türkiye’nin kaderi Türkiye İttifakı’nın ve ATA İttifakı’nın elindedir, bizim vereceğimiz karar, sonucu değiştirecektir; o sebeple de bu kararın sorumluluğu tüm kitlemizin ve bizim omuzlarındadır.”

‘MUTABAKAT SAĞLADIĞIMIZ CUMHUR İTTİFAKI ADAYINA DESTEK VERDİK’

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun birinci turda mevcut 20 küsur senedir ittifakta olan cumhurbaşkanından 5 puan gerisinde olduğunu gördük” diyen Oğan, “Seçimlerin birinci turunda yapılan parlamento seçimlerini kaybettiğini gördük. HDP ile arasına da mesafe koymadığını gördük. Diğer taraftan başkanlık sistemiyle yönetilen ülkemizde cumhurbaşkanının başka bir ittifakta, parlamentonun başka bir ittifakta olduğu bir sistemde yetki çatışması yaşanacağını, cumhurbaşkanının kararnamelerinin meclis tarafından reddedildiği durumda ülkenin siyasi belirsizliğe, ekonomik bir kaosa sürükleneceğini gördük. Şimdi bazı ekonomistler bizim bu sözümüz üzerine diyor ki ‘Şimdi kriz yok mu?’ Evet şimdi de kriz var. Ancak o gün eğer biz ülkeyi istikrarsızlığa götürecek yönde bir karar alsaydık bugün krizlerin babasını yaşıyor olacaktık. Bir anayasa fırlatılmasıyla 2000’lerin başında nasıl bir ekonomik krize girdiğimizi çabuk unutmuş bu profesörler. Unutmayınız ki Türk ekonomisi zaten sıkıntılı bir süreç geçirirken bir de üstüne üstlük parlamentoyla, cumhurbaşkanlığının çatıştığı bir süreçte bu ülke istikrarsızlığa, krize ve kaosa sürüklenirdi. Bunun da zaten bütün faturası bize yazılırdı. O sebeple biz ekonomi politikasını değiştirmesi şartıyla, sığınmacıları gönderme sözü vermesi şartıyla, anayasamızın ilk 4 maddesine dokunulmayacağı, 66’ncı maddenin mevcut bırakılacağı şartıyla, göç ve deprem konusunda bir yeniden yapılanmaya gidileceği ve afet bakanlığı kurulması şartıyla ve daha sıraladığımız birçok noktada bir mutabakat sağladığımız Cumhur İttifakı adayına destek verdik. Elbet bu destek hiçbir zaman kayıtsız şartsız bir teslim anlamına gelmemelidir” ifadelerine yer verdi.

‘YOK ÖYLE YAĞMA, GİT DERSİNE ÇALIŞ’

Parti olarak 2028 seçimlerine hazırlandıklarını belirten Oğan, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı;

“Türkiye İttifakı Partisi olarak biz, dersimize çalışıyoruz; ödevimizi yapıyoruz. 2028’e hazırlanıyoruz. Ancak bir kitle var ki dersine çalışmaz, ödevini yapmaz. Seçim günü sandığa gelip sandığın başında durmaz. Neredeyse gidip oy kullanmaz. ‘Kazanacak’ denilen adayları varken, en zayıf adaylarını cumhurbaşkanı adayı yapar, ondan sonra da oturur klavye başına ‘Sinan Oğan bizi niye kurtarmadın?’ Yahu sen dersine çalışmamışsın, parlamentoyu kaybetmişsin, yüzde 0.50 yani yarım puan bile sana katkısı olmayanlara 20’şer 20’şer vekillikleri kaptırmışsın. Geliyorsun ondan sonra ‘Sinan Oğan bizi kurtar.’ Yok öyle yağma. Git dersine çalış. İçinden kim kazanmaya yakınsa onu aday yap önce. 20 küsur senedir muhalefettesin, hala sandıkların başına yeterince adam yetiştirememişsin. Git önce sandığının başında dur. Ondan sonra gel beni eleştir. Bunlar diyor ki ‘Kimse seçime girmesin. Seçime girenler de bizi desteklesin. Biz ancak öyle kazanırız.”

‘ETMEDİĞİNİZ HAKARET, KÜFÜR, İFTİRA KALMADI’

Oğan son olarak, “Biz bu ülkeyi yönetecek kadroları arıyoruz. Bu ülkeyi yönetecek kadrolarla beraber yola çıkıyoruz ve diyoruz ‘2028’de yönetimi devralmaya hazırız.’ Ancak siz klavye başında sabah akşam Sinan Oğan aşağı, Sinan Oğan yukarı. Etmediğiniz hakaret, etmediğiniz küfür, etmediğiniz iftira kalmadı. Siz iftira attıkça biz büyüyoruz. Siz konuşacaksınız biz yapacağız.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ogan-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-elestirdi/feed/ 0
Yeşilçam’ın unutulmazlarından ‘Keriz’ filminin çekildiği köyde izler hala yaşamaya devam ediyor https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 07:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27620 Yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği ve 1985 yılında Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın başrolünü paylaştığı “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’ın Gücünkaya köyü aradan geçen 39 yıla rağmen halen Yeşilçam’ın izlerini taşıyor.

Yeşilçam sinemasının unutulmazları arasına giren Kemal Sunal’ın 1985 yılında Aksaray’ın Gücünkaya köyünde çektiği “Keriz” filminin izleri aradan geçen 39 yıla rağmen halen o köyde yaşıyor. “Keriz” filminin çekimleri Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyünde gerçekleştirildi. 1985 yılında çekilen ve başrollerini Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın oynadığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, Halit Akçatepe, Müge Akyamaç, Ali Şen, Aliye Rona, İhsan Yüce, Nubar Terziyan, Turgut Özatay, Nuran Aykut, Yaşar Şener, Hakkı Kıvanç, Sırrı Elitaş ile Faruk Savun gibi birçok artistin oynadığı filmde o yıllarda köy halkı da oynayarak filme büyük katkıda bulundu. Aradan geçen 39 yıla rağmen görüntüsünden çok fazla bir şey kaybetmeyen müstakil ev yıkılmaya yüz tutmuş olsa da halen ayakta duruyor. Zülfü rolüyle filmde oynayan Kemal Sunal, Zülfüye rolüyle oynayan Perihan Savaş ile evlendiği ve düğünün yapıldığı köy evinde en dikkat çeken değişiklik yıpranmış olması.

Filmin ilk ismi farklıydı

O yıllarda “Keriz” filminde oynayan onlarca köy halkı çocuk olmalarına rağmen hala o günleri gülerek yad ederken, birçok sahnede oynayan köy halkından Ömer Ok (67) o günleri anlattı. Filmin ilk isminin farklı olduğunu belirten Ömer Ok, “1985’te çekildi film ve ben de oynadım. Köylümden de birkaç kişi vardı. ‘Zülfi ile Züleyha’ diye ismi konulmuştu ama sonradan 4 kişinin kararı ile filmin ismi ‘Keriz’ olarak değiştirildi. Kartal Tibet ‘Bunu beğenmedim’ dedi ve filmin ismi değişti. Ben kahveci rolündeydim. Figüranlık yaptım. Her sahnede de görünüyorum zaten” dedi.

Kemal Sunal ile oynadığı filmde Sunal’ın herkesi güldürmesine rağmen normal hayatta çok ciddi biri olduğunu belirten Ömer Ok, “Çok iyi hatıralarımız var. Ben Kemal Sunal’ı çoktan beri tanıyordum. İstanbul’da idim ben. Filmin çekildiği o günlerde Kemal Sunal’ın yeni aldığı arabasının anahtar yuvasına çocuklar ağaç sokmuşlar. 4 kapı da bozuluyor ve anahtar girmiyor. Arabayı 15 bin liraya yeni almıştı. Gittik anahtarcı getirdik ve kapıları açtık. Filmi 15 bin liraya çektiydi o dönemde, arabayı da 15 bin liraya yeni almıştı. Kemal Sunal aslında çok ciddi bir adamdı, hiç gülmezdi. Ama güldürmesini de biliyordu. Türkiye’yi çok güldürüyordu ama kendisi ciddi birisiydi, hiç gülmezdi” diye konuştu.

“Kemal Sunal’ın oynadığı ev bize ait”

Filmde oynayan köy halkından Serpil Ok (50) ise “Ben 8 yaşındaydım, oynadık filmde. Atın dibinde çocuklarla birlikte koşturduk. Gelin geliyor işte. Kemal Sunal’ın oynadığı o ev bize ait. Annemin babasının idi biz satın aldık. Çok artistler geldi köyümüze. Kemal Sunal, Perihan Savaş, İnci Hasan, Tamer Yiğit, Hülya Koçyiğit, hepsi de geldi köyümüze. Film çevirdiler, biz 8-10 yaşları arasındaydık. Biz de atın yanında seğmen olarak gidiyorduk” şeklinde konuştu. – AKSARAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/feed/ 0
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker, Adana’da Yeni Bir Bitki Türü Keşfetti https://www.haber60.com.tr/bolu-abant-izzet-baysal-universitesi-biyoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-ismail-eker-adanada-yeni-bir-bitki-turu-kesfetti/ https://www.haber60.com.tr/bolu-abant-izzet-baysal-universitesi-biyoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-ismail-eker-adanada-yeni-bir-bitki-turu-kesfetti/#respond Fri, 22 Mar 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22229 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker, Adana bölgesinde keşfettiği yeni bitki türüne kentin mitolojik adı olan “Adanus”u verdi.

Botanik alanında bilimsel çalışmalarını sürdüren Eker, Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde yeni bir bitki türü keşfetti.

Eker, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu ile bitkiyle ilgili yaptığı laboratuvar çalışmaları, literatür taramaları ve karşılaştırmalar sonucu benzeri bulunmayan bitki türünü literatüre kazandırdı.

Bitkiye keşfedildiği Adana’nın mitolojik ismi verildi. Bilim literatürüne “Gladiolus adanus Eker & Sağıroğlu” olarak giren bitkinin Türkçe ismi ise “Adana kılıçotu” olarak belirlendi.

“Kadim bir şehrin mitolojik ismi bir bitkiye verildi”

Prof. Dr. Eker, AA muhabirine, 2016 yılında Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde yaptığı bir arazi çalışması sırasında küçük meyve kapsülleri olan ince yapılı bir kılıçotu (Gladiolus) türüyle karşılaştığını söyledi.

Eker, bitkinin diğer türlerden farklı göründüğünü, teşhis için bitkiyi çiçekteyken de incelemek için 2018 yılında yeniden bölgeye gittiğini ve bitkiden örnekler aldığını anlattı.

Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu ile bitkiyle ilgili çalışma yaptıklarını aktaran Eker, “2023 yılında bitkinin bulunduğu alana giderek tekrar gözlemler yaptık. Yaptığımız literatür taramaları ve var olan türlerle karşılaştırmalar neticesinde bitkimizin bilim dünyası için henüz adı konulmamış yeni bir tür olduğu sonucuna vardık. Bitki diğer türlerden çiçeklerinin rengi ve çiçek parçalarının ölçüleri ile tohum ve meyve özellikleri bakımından farklılıklar gösteriyordu.” diye konuştu.

Eker, daha önce keşfettiği bitki türlerine şehir, ilçe, dağ, bilim insanı, aile bireyi, bitkinin morfolojik veya yaşam ortamının özelliğiyle ilgili isimler verdiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bu defa bu bitkiye şehrin mitolojik ismini verdik. Bitkiye Adana’nın şu anki ismini de verebilirdik. Bu durumda bitkinin adı ‘Gladiolus adanensis’ olacaktı. Latince dil kuralları gereği ismi böyle olacaktı. Ancak Adana’nın mitolojik ismi olan ‘Adanus’ kelime yapısı itibarıyla herhangi bir ek almaya ihtiyaç duymuyordu. Bu hem fonetik bakımdan kulağa ve dile hoş geliyordu hem de böyle kadim bir şehrin mitolojik ismi bir bitkiye verilmiş olacaktı.”

Adana isminin kökeniyle ilgili birkaç görüşün olduğuna değinen Eker, “Bu görüşler arasında mitolojik bir efsaneye göre, gök tanrısı Uranus’un Adanus ve Sarus adında iki oğlu Tarsus halkıyla yaptıkları savaşlar sonucu bugünkü Adana civarına yerleşmişler. Adanus adını kendi kurdukları şehre verirken Sarus da ismini Seyhan Nehri’ne vermiştir. Bu bağlamda Adana, kurulduğu günden itibaren aynı adı koruyan, M.Ö. 6000’li yıllara kadar geri giden en eski yerleşim yerlerinden biridir. Adanus ismi de genellikle yerel halk tarafından bilinmekte.” ifadelerini kullandı.

Eker, bir bitkinin yeni tür olarak kabul edilmesi için ulusal veya uluslararası hakemli bilimsel dergide yayınlanması gerektiğini belirterek, “Makaleyi hazırladıktan sonra ‘Phytotaxa’ isimli Yeni Zelanda menşeli uluslararası dergiye savlarımızla sunduk. Alanında uzman hakemler makalemizi kritik ettiler ve sunduğumuz yeni türü onayladılar. Makalemiz, derginin mart sayısında yayınlandı.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Eker, yeni keşfettiği bitkiyle bugüne kadar literatüre kazandırdığı tür sayısının 22 olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bolu-abant-izzet-baysal-universitesi-biyoloji-bolumu-ogretim-uyesi-prof-dr-ismail-eker-adanada-yeni-bir-bitki-turu-kesfetti/feed/ 0
Gökçe Kırgız Durukan, Gökçe Kırgız Taner’e karşı davayı kazandı https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-gokce-kirgiz-tanere-karsi-davayi-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-gokce-kirgiz-tanere-karsi-davayi-kazandi/#respond Wed, 17 Jan 2024 15:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3801 ‘Kalbime gömerim o zaman’ isimli şarkısıyla dönemin bilinen ismi haline gelen internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan’ın, marka haline getirdiği isminden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla şarkıcı Gökçe Kırgız Taner’e açtığı davada karar çıktı. Mahkeme, Taner’in Gökçe Kırgız markasını kullanmasının durdurulmasına hükmetti.

İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi. Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü. Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı. Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, ‘Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti. Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

KARAR ÇIKTI

Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

KAZANDIK, MUTLUYUZ

Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz dedi. Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek Şükür adaletin işlediğine şahit olduk dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Davacı Gökçe Kırgız Durukan, Kalbime Gömerim O Zaman şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-gokce-kirgiz-tanere-karsi-davayi-kazandi/feed/ 0
Gökçe Kırgız Taner, ‘Gökçe Kırgız’ markasını kullanamayacak https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanamayacak/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanamayacak/#respond Wed, 17 Jan 2024 14:54:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3783 ‘Kalbime gömerim o zaman’ isimli şarkısıyla dönemin bilinen ismi haline gelen internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan’ın, marka haline getirdiği isminden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla şarkıcı Gökçe Kırgız Taner’e açtığı davada karar çıktı. Mahkeme, Taner’in “Gökçe Kırgız” markasını kullanmasının durdurulmasına hükmetti.

İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi. Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü. Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı. Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, “Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır” diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti. Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

KARAR ÇIKTI

Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

“KAZANDIK, MUTLUYUZ”

Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, “Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz” dedi. Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek “Şükür adaletin işlediğine şahit olduk” dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Davacı Gökçe Kırgız Durukan, “Kalbime Gömerim O Zaman” şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı “Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanamayacak/feed/ 0
Gökçe Kırgız Taner, ‘Gökçe Kırgız’ markasını kullanmayı durdurmalı https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanmayi-durdurmali/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanmayi-durdurmali/#respond Wed, 17 Jan 2024 14:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3768 ‘Kalbime gömerim o zaman’ isimli şarkısıyla dönemin bilinen ismi haline gelen internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan’ın, marka haline getirdiği isminden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla şarkıcı Gökçe Kırgız Taner’e açtığı davada karar çıktı. Mahkeme, Taner’in “Gökçe Kırgız” markasını kullanmasının durdurulmasına hükmetti.

İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi. Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü. Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı. Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, “Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır” diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti. Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

KARAR ÇIKTI

Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

“KAZANDIK, MUTLUYUZ”

Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, “Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz” dedi. Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek “Şükür adaletin işlediğine şahit olduk” dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Davacı Gökçe Kırgız Durukan, “Kalbime Gömerim O Zaman” şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı “Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanmayi-durdurmali/feed/ 0
Ordu Barosu Başkanı, Avukatların Dolandırıcılığa Karşı Uyarıda Bulundu https://www.haber60.com.tr/ordu-barosu-baskani-avukatlarin-dolandiriciliga-karsi-uyarida-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/ordu-barosu-baskani-avukatlarin-dolandiriciliga-karsi-uyarida-bulundu/#respond Sun, 14 Jan 2024 12:30:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3362 ORDU Barosu Başkanı Sibel Torun, avukatların isim ve fotoğraflarının kullanılarak dolandırıcılık yapıldığını söyleyerek uyarıda bulundu. En son baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini ifade eden Torun, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

Ordu Barosu Başkanı Sibel Torun, kentte, son günlerde, avukatların isimleri, ünvanları ve fotoğrafları kullanılarak vatandaşların dolandırılmaya çalışıldığını açıkladı. Son olarak 10 Ocak’ta baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini söyledi. Kişinin avukata ulaşmasıyla konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Torun, “Son dönemlerde sosyal medya üzerinden dolandırıcılık çok revaçta ve biz de bu alanda meslektaşlar olarak nasibimizi almış durumdayız. Son olarak yine bir meslektaşımızın ünvanı ve fotoğrafı kullanılarak, bir vatandaşın hakkında soruşturma yürütüldüğü, hakkında bazı müstehcen videolar olduğu ve kendisinden bir para talep edildiğiyle ilgili bir ihbar geldi. Bu ihbar üzerine biz de gerekli mercilere suç duyurusunda bulunduk. Sosyal medya hesabımızdan duyuru yaparak vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı uyardık. Bu ilk değil. Daha öncelerinde de bazı meslektaşlarımızın isimleri kullanılmak suretiyle uzlaştırma bürosundan arıyoruz, ara buluculuk bürolarından veya şu hukuk bürosundan arıyoruz diyerek şu kadar borcunuz vardır, bize öderseniz şöyle indirim yapacağız şeklinde bazı şikayetler de bize geldi. Vatandaşlarımız her duydukları ve her gördükleri mesajlara itibar etmesinler. Baromuzun sitesinden avukat olup olmadıklarını veya baromuzu arayarak teyit etmelerini istiyoruz. Ayrıca, bu anlamda borcu olup olmadığını da sorgulayarak teyit etmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

‘SAHTE NUMARALAR VE ADRESLER KULLANILIYOR’

Sahte telefon numarası ve adres kullanılması nedeniyle şüphelilere ulaşılamadığını kaydeden Torun, “Son olayda paradan ziyade uygunsuz görüntüleri olduğu, bu görüntülerin başka insanlara da gönderileceğiyle ilgili bir mesaj gönderilmiş. Durumdan şüphelenen vatandaşımız, ismi kullanılan avukat arkadaşımıza ulaşıyor. Meslektaşımız da bu konuyla ilgili bize başvuru yaptığı için ilgili işlemleri yaptık. Son dönemlerde aslında çok faydalı olarak kullanabileceğimiz sosyal medya ne yazık ki dolandırıcıların yeni meskeni haline geldi. Bundan önceki konularla ilgili yapmış olduğumuz şikayetlerde henüz bu kişilere ulaşamadık. Çünkü sahte numaralar kullanılarak, sahte adresler veriliyor. Bu son şikayetimiz daha çok yeni. Soruşturmayı baro olarak da takip ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

‘HER MESAJA İTİBAR EDİLMEMELİ’

Torun, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, şöyle konuştu: “Bu konuda İçişleri Bakanlığı tarafından, hem Adalet Bakanlığı tarafından, sürekli uyarılar yapılıyor. Sürekli kamu spotları paylaşılıyor. Öncelikle iş, vatandaşa düşüyor. Vatandaşın çok sağlıklı davranması gerekiyor. Bunun yanı sıra sosyal medyanın daha güvenilir bir hale getirilmesi gerekiyor. Bunu da artık iletişim uzmanları çözecektir. Ama en büyük görev vatandaşa düşüyor. Her duydukları indirim mesajlarına, borçlusunuz mesajlarına veya terör örgütü tarafından aranıyorsunuz mesajlarına itibar etmesinler. Özellikle hiçbir avukat mesaj çekerek, ‘Hakkınızda bir soruşturma vardır’ diyerek, bilgilendirme yapmaz. Hiçbir avukat, ‘Hakkınızda soruşturma vardır, bana şu kadar para yatıracaksınız’ demez. Avukatlar dosyalarıyla, dilekçeleriyle ve resmi yollarla konuşur. O yüzden avukat tarafından gönderildiğini iddia ettikleri mesajlara, maillere itibar etmemelerini diliyorum.” (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ordu-barosu-baskani-avukatlarin-dolandiriciliga-karsi-uyarida-bulundu/feed/ 0
Ordu Barosu Başkanı: Avukatların İsim ve Fotoğraflarıyla Dolandırıcılık Yapılıyor https://www.haber60.com.tr/ordu-barosu-baskani-avukatlarin-isim-ve-fotograflariyla-dolandiricilik-yapiliyor/ https://www.haber60.com.tr/ordu-barosu-baskani-avukatlarin-isim-ve-fotograflariyla-dolandiricilik-yapiliyor/#respond Sat, 13 Jan 2024 08:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3350

ORDU Barosu Başkanı Sibel Torun, avukatların isim ve fotoğraflarının kullanılarak dolandırıcılık yapıldığını söyleyerek uyarıda bulundu. En son baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini ifade eden Torun, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

Ordu Barosu Başkanı Sibel Torun, kentte, son günlerde, avukatların isimleri, ünvanları ve fotoğrafları kullanılarak vatandaşların dolandırılmaya çalışıldığını açıkladı. Son olarak 10 Ocak’ta baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini söyledi. Kişinin avukata ulaşmasıyla konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Torun, “Son dönemlerde sosyal medya üzerinden dolandırıcılık çok revaçta ve biz de bu alanda meslektaşlar olarak nasibimizi almış durumdayız. Son olarak yine bir meslektaşımızın ünvanı ve fotoğrafı kullanılarak, bir vatandaşın hakkında soruşturma yürütüldüğü, hakkında bazı müstehcen videolar olduğu ve kendisinden bir para talep edildiğiyle ilgili bir ihbar geldi. Bu ihbar üzerine biz de gerekli mercilere suç duyurusunda bulunduk. Sosyal medya hesabımızdan duyuru yaparak vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı uyardık. Bu ilk değil. Daha öncelerinde de bazı meslektaşlarımızın isimleri kullanılmak suretiyle uzlaştırma bürosundan arıyoruz, ara buluculuk bürolarından veya şu hukuk bürosundan arıyoruz diyerek şu kadar borcunuz vardır, bize öderseniz şöyle indirim yapacağız şeklinde bazı şikayetler de bize geldi. Vatandaşlarımız her duydukları ve her gördükleri mesajlara itibar etmesinler. Baromuzun sitesinden avukat olup olmadıklarını veya baromuzu arayarak teyit etmelerini istiyoruz. Ayrıca, bu anlamda borcu olup olmadığını da sorgulayarak teyit etmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

‘SAHTE NUMARALAR VE ADRESLER KULLANILIYOR’

Sahte telefon numarası ve adres kullanılması nedeniyle şüphelilere ulaşılamadığını kaydeden Torun, “Son olayda paradan ziyade uygunsuz görüntüleri olduğu, bu görüntülerin başka insanlara da gönderileceğiyle ilgili bir mesaj gönderilmiş. Durumdan şüphelenen vatandaşımız, ismi kullanılan avukat arkadaşımıza ulaşıyor. Meslektaşımız da bu konuyla ilgili bize başvuru yaptığı için ilgili işlemleri yaptık. Son dönemlerde aslında çok faydalı olarak kullanabileceğimiz sosyal medya ne yazık ki dolandırıcıların yeni meskeni haline geldi. Bundan önceki konularla ilgili yapmış olduğumuz şikayetlerde henüz bu kişilere ulaşamadık. Çünkü sahte numaralar kullanılarak, sahte adresler veriliyor. Bu son şikayetimiz daha çok yeni. Soruşturmayı baro olarak da takip ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

‘HER MESAJA İTİBAR EDİLMEMELİ’

Torun, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, şöyle konuştu:

“Bu konuda İçişleri Bakanlığı tarafından, hem Adalet Bakanlığı tarafından, sürekli uyarılar yapılıyor. Sürekli kamu spotları paylaşılıyor. Öncelikle iş, vatandaşa düşüyor. Vatandaşın çok sağlıklı davranması gerekiyor. Bunun yanı sıra sosyal medyanın daha güvenilir bir hale getirilmesi gerekiyor. Bunu da artık iletişim uzmanları çözecektir. Ama en büyük görev vatandaşa düşüyor. Her duydukları indirim mesajlarına, borçlusunuz mesajlarına veya terör örgütü tarafından aranıyorsunuz mesajlarına itibar etmesinler. Özellikle hiçbir avukat mesaj çekerek, ‘Hakkınızda bir soruşturma vardır’ diyerek, bilgilendirme yapmaz. Hiçbir avukat, ‘Hakkınızda soruşturma vardır, bana şu kadar para yatıracaksınız’ demez. Avukatlar dosyalarıyla, dilekçeleriyle ve resmi yollarla konuşur. O yüzden avukat tarafından gönderildiğini iddia ettikleri mesajlara, maillere itibar etmemelerini diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ordu-barosu-baskani-avukatlarin-isim-ve-fotograflariyla-dolandiricilik-yapiliyor/feed/ 0