
Lise mezunu seyyar ‘güzellik uzmanı’, VIP minibüsünde yakalandı. İnanılmaz olay AntalyaManavgat’ta yaşandı. Bir kişinin evinde ve minibüs tipi VIP araçta seyyar olarak güzellik uygulamaları yaptığı yönünde İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne ihbar yapıldı.

Bunun üzerine İlçe Sağlık Müdürlüğü harekete geçti. Yapılan araştırmada, R.G.’nin internet sitesi kurduğu ve sosyal medyada reklamlar verdiği tespit edildi. Manavgat İlçe Sağlık Müdürlüğü, R.G. hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

JANDARMA HAREKETE GEÇTİ
Başsavcılığın başlattığı soruşturma kapsamında Antalya İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından çalışma başlatıldı.

Çalışma sonucunda Çolaklı Mahallesi’nde yaşayan R.G.’nin, kendisini doktor olarak tanıtıp, ‘RG Beauty Güzellik Salonu’ adıyla evinde botoks, yağ aldırma, yüz gençleştirme ve diş beyazlatma işlemleri yaptığı tespit edildi.

Şüphelinin aynı işlemleri minibüs tipi VIP aracıyla kendisini arayanların bulunduğu yere gidip, seyyar olarak yaptığı da anlaşıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pandemi sonrası, 2021 yılına geçerken yüzde 69 olan Türkiye e-ticaret satış hacminin büyüme oranı bir sonraki yıl yüzde 110 olarak gerçekleşti. 2023 yılında ise yüzde 132 büyüyen e-ticaret sektörünün satış hacmi 1.855 milyar TL’ye ulaştı. 2020-2021 ve 2021-2022 arasında e-ticaret işlem sayısı sırasıyla yüzde 45 ve yüzde 43 büyürken 2023’te işlem sayısının yıllık büyüme oranı yüzde 23 oldu ve 6 milyar adete yakın e-ticaret işlemi gerçekleşti. Türkiye’nin e-ticaret hacmi ABD doları bazında değerlendirildiğinde ise 2022-2023 yıllarında yüzde 64 büyüyen e-ticaret pazarı, 2023 yılı sonunda eriştiği 78 milyar dolarlık büyüklük ile paydaşlar için geleceğe dair umut verici bir tablo ortaya koymaya devam ediyor. Yaklaşık 1.9 milyar TL’lik hacim değeri ile Türkiye’deki e-ticaret faaliyetleri, 2023 yılında Gayrisafi Yurt İçi Hasılanın (GSYİH) yüzde 6.8’ine karşılık geldi. Türkiye’deki perakende e-ticaret hacmi ise, toplam perakende hacminden aldığı yüzde 18,3’lük pay ile dijital dönüşümün perakende sektöründe etkili olduğuna işaret etti. Bir yandan e-ticaretin GSYİH’den aldığı payda devam eden artış trendi, öte yandan Türkiye’nin diğer ülkelerle kıyaslanmasında ortaya çıkan tablo, Türkiye’de e-ticaret sektörünün ciddi büyüme potansiyelini sürdürdüğünü gösterdi.
Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralanıyor:
-Ortalama sepet büyüklüğü 2023 yılında yüzde 108 büyüdü ve 255 TL artarak 492 TL’ye yükseldi. Ortalama sepet tutarının aylara göre değişimi incelendiğinde çeşitli kampanyaların bulunduğu kasım ayı ortalama 795 TL ile ilk sırada yer aldı. 2022’de ilk sırada yer alan aralık ayı ise 2023’te kasım ayının ardından ikinci sıraya geriledi.
2023’te öne çıkan özel alışveriş günlerine bakıldığında ‘Black Friday’ haftası 2022’de olduğu gibi 2023 yılında da online alışverişlerde yılın en aktif haftası oldu. ‘Black Friday’ ve ‘Okula dönüş’ haftası dışındaki zaman dilimlerinde işlem hacmi, sayısı ve ortalama sepet tutarının genel ortalamaya oranlamasında azalma görüldü. Ortalama sepet tutarındaki en yüksek harcama 941 TL ile ‘Black Friday’ haftasında yapıldı. Bu dönemi ortalama 850 TL sepet tutarı ile ‘Single’s Day’ izledi. Kitap ve kırtasiye ürünlerinin düşük maliyetleri nedeniyle, okula dönüş haftası diğer özel günler arasında ortalama 566 TL sepet tutarı ile en düşük harcama yapılan dönem olarak kaldı.
-Türkiye’deki 18-65 yaş aralığında yer alan müşterilerin demografik profili incelendiğinde, toplam e-ticaret hacminin yüzde 42’sini 26-35 yaş grubu oluşturdu. E-alışveriş alışkanlığı ise 35 yaşın üstünde yaş artıkça azaldı ve 56-65 grubunda yüzde 2’ye kadar düştü.
-2023 yılında küresel e-ticaret ödemelerinin yüzde 63’ü kripto paralar, ön ödemeli kartlar ve BNPL gibi ödeme yöntemlerini içeren alternatif ödeme yöntemleri aracılığıyla gerçekleşti. Geleneksel ödeme yöntemlerinin kullanım oranı küresel ortalamanın neredeyse iki katı olan Türkiye, dijital finans ve ödeme sistemleri alanlarında hızlı gelişmeler göstererek potansiyelini değerlendirmeye bu yıl da devam etti.
-iyzico ile Öde yöntemi kullanan satıcılar üzerinden geçen e-ticaret işlemleri incelendiğinde kredi kartı ile yapılan ödemelerin işlem sayılarında yüzde 50, satış hacminde ise yüzde 65 pay aldığı görülüyor. Bir önceki yıla kıyasla satış hacminde 12 puan artış gösteren kredi kartı ödemeleri bu payı havale, EFT ve diğer ödeme yöntemlerinde yaşanan düşüşten aldı. Kredi kartlarından sonra ikinci sırada yer alan banka kartı ile yapılan ödemeler hem işlem sayısı hem de işlem hacmi olarak yüzde 1 civarında pay kaybetti.
-Bu yılın raporunda iyzico ile Öde yönteminin satış hacmindeki payının işlem sayısındaki payından yüzde 50 daha fazla olması iyzico ile Öde yöntemini tercih eden tüketicilerin diğer ödeme yöntemlerini tercih edenlere kıyasla işlem başına daha yüksek meblağ içeren e-ticaret aktivitelerinde bulunduğuna işaret etti.
-Rapora göre ilk 5 sırada yer alan sektörler toplam işlem hacminin yüzde 58,6’sı ve toplam işlem sayısının yüzde 50,2’sini oluşturdu. Moda ve aksesuar sektörü birinciliğini korumasına rağmen hem pazar hem işlem payında 7’şer puan kaybetti. İkinci sıradaki elektronik ve teknoloji sektörü pazar payını 2 puan işlem payını ise 0,6 puan artırdı. Kozmetik ve kişisel bakım sektöründe ise pazar payı görece stabil kalmasına rağmen, işlem payı 12 puana yakın önemli bir düşüş gösterdi.
-Satıcı aktiviteleri coğrafi bölge bazında incelendiğinde, satıcıların yüzde 62,8’ine sahip Marmara Bölgesi’nin satıcı sayısı açısından ilk sırayı aldığı gözlemlendi. Marmara’yı sırasıyla yüzde 12,6 ile İç Anadolu, yüzde 11,4 ile Ege Bölgesi izledi. Son sırayı ise yüzde 1,2 ile Doğu Anadolu Bölgesi aldı. İstanbul, satıcıların yarısından fazlasını bünyesinde bulundurarak, satıcıların şehirlere göre dağılımında açık ara farkla ilk sırada yer aldı. Aynı zamanda İstanbul’daki satıcılar ülkemizdeki toplam e-ticaret hacminin yüzde 90’ını, toplam e-ticaret işlem sayısının ise yüzde 77’sini gerçekleştirerek İstanbul’un bu açılardan da açık ara farkla liderliğini korumasına yol açtı.
-E-ticaret işlem sayısının saat dilimlerine göre dağılımı değerlendirildiğinde 2022’de olduğu gibi 2023’te de işlem sayılarının öğlen ve akşam saatlerinde homojen dağıldığı gözlemlendi. Buna karşın müşterilerin gece ve sabah erken saatlerde daha az işlem yaptığı görüldü. 15.00-18.00 arası zirve noktasına ulaşan işlem yoğunluğu; saat 18.00’dan sonra azalmaya başladı, 03.00-06.00 arasında dip noktasına ulaştı ve 06.00 sonrasında artışa geçti. 12.00’dan 00.00’a kadar olan saat diliminde işlemlerin yüzde 70’inden fazlasının gerçekleşmiş olması dikkat çekti.
“DÜNYADA E-TİCARET BÜYÜME HIZI DEVAM EDİYOR”
iyzico olarak 2021 yılından bu yana hazırlanan ‘2023 Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu’nu yayınladıkları için çok heyecanlandıran bir rapor olduğunu söyleyen iyzico Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, “Çünkü dünyaya baktığımızda e-ticaretin hızlıca büyümeye devam ettiğini görüyoruz. Gelişmiş ülkelerde e-ticaretin gayri safi yurt içi hasıladan aldığı pay yüzde 15 seviyelerine gelmiş durumda. Türkiye’de bu büyüme hızla devam ediyor. Geçtiğimiz seneye kıyasla yaklaşık 1.7 puanlık bir artışla e-ticaret, gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 6.8’ine ulaştı. Bu tabii ki bizi çok heyecanlandırıyor. Biz iyzico olarak finansal hizmetlerin demokratikleştirilmesi üzerine yola çıktık. E-ticarette ölçek bağımsız tüm kurumların dijitalleşmesi, e-ticarete açılması ve bunda faaliyet göstermeleri ve büyümeleri üzerine çalışıyoruz. Bu rakamlar Türkiye’nin büyüme anlamında çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor ve bu hızlı büyüyeceğini de ima ediyor. iyzico olarak bunun yansımasını kendi rakamlarımızda da görüyoruz. 2023 senesinde 120 milyonun üzerinde bir hacim ve 120 binin üzerinde üye iş yeri ile kapattık. İşlem adetlerinde 215 milyon adetin üzerine ulaştık. Tüketiciler tarafında ise 6 milyon dijital cüzdana ulaşmış durumdayız. Önümüzdeki senede bu performansın devam edeceğine inanıyoruz” dedi.
“BİLİNİRLİK ARTTIKÇA KULLANIM DA ARTACAK DİYE DÜŞÜNÜYORUZ”
Yeni nesil alternatif ödeme yöntemleri dünyada çok yaygın olarak kullanıldığını belirten Güven, “Küresel e-ticarette işlemlerin yaklaşık yüzde 73’ü şimdi al sonra öde veya ön ödemeli kartlar, kripto ödemeler gibi alternatif ödeme çözümleri üzerinden geçiyor. Biz henüz bu seviyelerde değiliz. Türkiye olarak ödeme konusunda kredi kartı baskın bir ülkeyiz. 2023’e baktığımızda iyzico dijital cüzdan çözümümüzün aslında işlem adetlerinde yüzde 10, işlem hacminde ise yüzde 15’in üzerinde bir paya geldiğini görüyoruz. Bu da aslında tüketicilerin farkındalığı ve bu tarz çözümleri tercih etmesi açısından bizim için heyecan verici. Önümüzdeki dönemlerde de artacağını düşünüyoruz. Çünkü genç bir nesil çoğunlukta ve onlar bu tarz çözümlere daha çok adapte oluyor. Rakamlara detaylı baktığımızda dijital cüzdan ile yapılan ödemeler sepet büyüklüğünün kredi kartı il yapılan ödemelerden daha yüksek olduğunu görüyoruz. Cüzdanlar üzerinden sunulan ödeme çeşitliliği ve korumalı alışveriş güvenceleri gibi değerlerin yer ettiğini de görüyoruz. Bilinirlik arttıkça kullanım da artacak diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“E-TİCARETİN TOPLAM PERAKENDEDEN ALDIĞI PAY DA ARTIŞ GÖSTERDİ”
Dogma Alares Kurucu Ortağı Erdal Güner ise “Yeni teknolojiler e-ticaret tarafında iş yapış süreçlerini geliştiriyor ve gelenesel yöntemleri büyük ölçüde yeniliyor. Bu yönüyle ilgili teknolojiler, küresel ticarette dengeleri değiştiren en büyük unsurların başında geliyor.E-ticaret satış hacmi ve işlem sayısındaki artışların yanı sıra, 2022-2023 arasında Türkiye’de e-ticaretin GSYİH’den aldığı pay ile perakende e-ticaretin toplam perakendeden aldığı pay da artış gösterdi. Türkiye’nin diğer ülkelerle karşılaştırılması da ilgili payların Türkiye’de henüz doygunluğa ulaşmadığına ve e-ticaret açısından önde gelen ülkeleri yakalamak için gelişim potansiyeli olduğuna işaret ediyor. Hem genel bağlamda hem de perakende özelinde e-ticaretin Türkiye ekonomisindeki konumunu gösteren bu gelişmeler, Türkiye’nin e-ticaret potansiyelinin önde gelen göstergeleri arasında kabul edilebilir. Pazarın daha da büyümesi için e-ihracatın önünün açılması ve kullanıcı firmaların sayısının artması oldukça önem taşıyor. Hedef pazarlarda ürünleri test etmek, müşteri deneyiminden faydalanarak yeni ürünler geliştirmek ve mevcut ürünlerde inovatif yaklaşımlar geliştirmek sektörün büyümesini kolaylaştıracak etmenler olarak ele alınmalı. Düzenli olarak hazırladığımız Türkiye E-Ticaret Ekosistemi Raporu yerel ve küresel ölçekte istatistikler ve eğilimlerin ışığında, Türkiye’deki e-ticaret faaliyetinin bugünü ve yarınını anlamak adına önemli bir kaynak olmaya devam edecek” dedi.
“TÜRKİYE’DEKİ E-TİCARET HACMİ ABD DOLARI BAZINDA ETKİLEYİCİ BİR BÜYÜME PERFORMANSI GÖSTERİYOR”
Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi de “Türkiye’deki e-ticaret hacmi ABD doları bazında değerlendirildiğinde etkileyici bir büyüme performansı gösteriyor. Özellikle 2022-2023 arasındaki büyüme rakamlarını paydaşlar için geleceğe dair umut verici bir tablo olarak kabul edebiliriz. Türkiye’deki e-ticaret payını genel ihracat içindeki payına kıyasla daha da arttırmamız gerekiyor. E-ticaretin GSYİH’den aldığı pay, artış trendi gösterse de diğer ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye’de e-ticaret açısından hala bir potansiyel bulunduğunu söyleyebiliriz. Başta ülkemize gelen yabancı turistler olmak üzere yabancı müşterilere nasıl daha fazla ürün satabileceğimize ve pazarları nasıl çeşitlendireceğimize odaklanabiliriz. Bununla birlikte ülkemizde genç nüfusun fazla olması ve bu demografik grubun teknolojiyi benimseme hızlarının yüksek olması sektörün büyümesi açından bir avantaj. Yapay zeka (AI) destekli teknolojilerin e-ticaret üzerindeki etkileri daha belirgin hale geldi. Üretken yapay zekanın sunduğu yenilikler sayesinde e-ticaretin katlanarak büyüyeceğini söyleyebiliriz. Örneğin, üretken yapay zeka teknolojisiyle çalışan sanal deneme teknolojisi çevrimiçi alışveriş deneyimini büyük ölçüde iyileştiriyor ve e-ticaret alanında ciddi avantajlar sağlayacak. Dolayısıyla e-ticaret alanında faaliyet göstermek isteyen tüm işyerlerinin bu alanlara da odaklanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
]]>Hazine ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve bayram tatilinin ardından kanun teklifi olarak Meclis’e sunulması beklenen “vergi paketi”nde geniş kapsamlı düzenlemeler öngörülüyor.
Vergi paketiyle, KDV, ÖTV, gelir ve kurumlar vergisi, yurt dışına çıkış harcı ile vergi usul kanunları başta olmak üzere birçok alanda yapılacak düzenlemelerle vergi artışları, yeni cezalar ve ceza artırımları getiriliyor.
KDV ile ilgili istisnaların bir kısmının kaldırılması bir kısmının kısmi istisna haline dönüştürülmesi, bazı KDV indirimlerinin kaldırılması, yurt dışına çıkış harcının 3 bin TL’ye çıkarılarak her yıl yeniden değerleme oranında yükseltilmesi, vergi kaçıranları bildirenlere ihbar ikramiyelerinin artırılması, fiş-fatura düzenlemeyenleri ihbar edenlere ikramiye ödenmesi, motokuryelere bu hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerden yüzde 15 kesinti yapılması, bahşiş gelirlerinin vergilendirilmesi, engellilere yapılan ÖTV istisnasının kaldırılması veya yeniden revize edilmesi gibi öneriler de vergi paketinde ayrıntılı düzenleniyor.
Cumhurbaşkanı’na sunum yapılan bu önerilerden oluşan vergi paketine, ekonomiskler ve siyasetçiler başta olmak üzere birçok kesimden yapılan ironilerle tepki gösterildi.
Sosyal medya hesaplarından yapılan bazı paylaşımlar şöyle:
Hakan Kara: Yurt dışına çıkış harcının 1500TL yapılması önerilmiş. Zar zor biriktirdiği 500 dolar ile Arnavutluk’a tatile giden için yüzde 10 ek maliyet, Las Vegas’ta 100 bin dolarıı bir çırpıda yiyen için çerez parası. Amaç vergide adalet ve verginin tabana yayılması ise iki kriteri de karşılamıyor.
Özgür Demirtaş: Sevgili garson arkadaşlarım, bahşişlerden vergi alınması fikri tamamen yanlıştır. Türkiye bu seviyeye inmemeli. Allah aşkına olur mu?
Türkiye’nin alt gelir grubundan değil, hükümetten, siyasetçilerden, itibardan tasarruf etmesi lazım. Ekonomi Bakanlığına rica ediyorum garsonların bahşişlerinden vergi alınması fikrinden vazgeçsinler.
Şenol Babuşcu: Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e yeni bir vergi önerin…
Prof. Veysel Ulusoy: Kaldırımda yürüyenden “kaldırım vergisi” alınsın. İngilizler bilir onu.
Turşusunu bahçesinde yetiştirdiği sebze ile yapan hanehalkına vergi salınsın.
Vergi geliri konusunda çalışan arkadaşlara her türlü işlemi düşünerek kalem kalem bildirin talimatı verilmiş gibi. Bir önerim onlara: Kendi hayvanını yetiştiren kasaba vergi salınsın.
Serkan Özcan: Türkiye’de tarihin ilk IMF’siz IMF programı uygulanıyor. Kontrolden çıkmış enflasyonun, harcamaların ve faizin yarattığı mali dengesizliği ortadan kaldırmak için millettin cebindeki her bir kuruşa göz dikiyorlar.
Bugün yaşanan işlerin; başta siyasi ve bürokratik sorumluları hesap vermediği ve millet fakirleşirken zenginleşenler elini taşın altına koymadığı sürece bu politikalar hiçbir işe yaramayacak. Önce samimi olun.
Tunç Şatıroğlu: Mehmet Şimşek mangal harcı da alabilir. Parklarda mangal yakanlardan çevreyi kirlettikleri ve etraftaki insanları duman altında bıraktıkları için 250 lira harç alınabilir.
Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt: Mehmet Şimşek, başımıza Deli Dumrul kesildi. Deli Dumrul, köprüden geçenden 10 akçe,geçmeyenden 5 akçe alırmış. Mehmet efendi de yurtdışına çıkandan 3000 TL, geri dönenden 1500 TL alacak.
Mehmet Şimşek beyefendi aklıma şimdi geldi. Düğünlerde, sünnetlerde takılan takıları da vergi kapsamına alsan. Zira abin gibileri, servetimi oğlumun sünnetinden topladım diyor,vergi vermiyor.
Mehmet Şimşek ‘i kutluyorum: Bahşişlerden vergi almak,son yüzyılın en büyük buluşu. Çocuklara verdiğimiz okul harçlıklarınıda ihmal etme Bakan efendi.
Ensar Yılmaz: Eğer burada önerilen vergiler doğruysa, bence hiç gerek yok bunlara. Adil değil. Büyük oranda orta sınıfa dönük, takibi zor. Vergide kritik olan şey bilgidir. Toplanacak vergi miktarı yüksek olmayacak. Sisteme ilave işlem maliyetleri yükler.
Vergi düzenlenmesine dair önerilerim (Şu anki iktidarın hatalarını telafi etmek için değil genel önerilerim): Şirketlere tanınan tüm vergi istisnalarını kaldırmak, borsa işlem vergisi uygulamak,bunun için de belirli bir işlem miktarı üstünde işlemler için artan oranlı vergi, dolaylı vergilerde seçici ve ciddi indirimlere gidilmesi, tobin işlem vergisini devreye sokmak (sıcak para girişlerini sınırlandırmak ve aynı zamanda bundan vergi toplamak), ithalat vergisi ve özellikle ithal tüketim mallarında vergileri artırmak; en son vergi dilimin düzeyini yukarı çekmek ve aynı zamanda oranını artırmak; vergi kaybına yol açan kayıt-dışılık için şeffaf ve daha fazla mücadele etmek, genel bir servet vergisi, varlık değeri 50-100 milyon doların üstünde, minimum yüzde 2 ile başlayan artan oranlı vergi; boş ev vergisi, 5 evin üstünde evi olanların (bu sayıları önerilerimi somutlaştırmak için veriyorum, tartışılmalı) evini boş bırakanlardan vergi (hem konut arzını artıracak hem vergi kaynağı) 10 konut ve üstü olanlardan artan oranlı konut vergisi.
Ozan Bingöl: Yıllar evvel, vergi piramitleşmesini anlatırken söylerdim. Sonrasında çok defa da yazdım; “Parayı Lidyalılar, vergiyi Sümerler, verginin vergisinin vergisini Türkler bulmuştur” diye. Ama olayın buralara geleceğini ben de hayal edememiştim…
Şamil Tayyar: Yeni vergi sistemi hayli can sıkıcı düzenlemeler içeriyor. Ekonomi yönetiminin ‘vergi adaleti’ olarak sunduğu bu düzenleme, neredeyse nefesi bile vergiye tabi tutuyor. Sanki kalp ameliyatı yaparken hastanın ciğeri de sökülüyor. Ekonomi bürokrasisinin şekillendirdiği bu vergi paketi, mecliste yeniden düzenlenmezse, hayat pahalılığı ve derin yoksulluk nedeniyle artan toplumsal huzursuzluk, zirve yapar. Tatil sonrası meclis gündemine getirilecek bu bürokratik vergi taslağına, siyasi elin mutlaka değmesi lazım.
]]>Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin:
“77 TL ödeme kuruluşu hizmet bedeli alıyorlarsa, 15 TL de KDV’sini alıp, vergisini de bize ödettiriyorlar”
KAYSERİ – Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Türkiye’de periyodik araç muayenesinde yetkili ve görevli tek kuruluş olan TÜVTÜRK’ün kredi kartı kullanımında aldığı komisyona tepki göstererek, “77 TL ödeme kuruluşu hizmet bedeli alıyorlarsa, 15 TL de KDV’sini alıp, vergisini de bize ödettiriyorlar” dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Kayseri’de Güneşli Mahallesi’nde bulunan TÜVTÜRK İstasyonu önünde açıklama yaparak, kredi kartı kullanımlarında “ödeme kuruluş hizmet bedeli” adı altında alınan 77 TL’lik komisyona tepki gösterdi. Şahin, “Türkiye’nin tamamında tek yetkili olan özel hukuka tabi, tüzel bir kişiliğin önündeyiz. Her araç sahibi olan vatandaş geliyor ve burada araçlarını muayene ettiriyorlar. En fazla yarım saat süren bir işlemde binlerce liralık ödemeler yapılıyor. Burada tabii ciddi bir kazanç söz konusu. Devletin de buradan bir geliri söz konusu. Fakat o gelirle yetinmeyip kanunlara aykırı bir davranış söz konusu. Tüzel bir kişiliğe sahip olan ve ücretini devletin belirlediği bir işletme kanuna aykırı bir işlem yapıyor ve bunu çok aleni yapıyor. Burada vatandaş ödemeyi yapıyor ama herkesin nakit parası yok, kredi kartı ile ödeme yapıyor. Taksit falan değil, kredi kartıyla tek çekim yapmak istiyorlar. Fakat buna komisyon alınıyor. Adına komisyon denmiyor, ‘ödeme kuruluş hizmet bedeli’ diyorlar. Uydur uydur söyle. Ödeme kuruluş hizmet bedeli ne? Bunun mevzuatımızda bir yeri var mı, yok. Fakat bir para alacağım, öyle ya da böyle alacağım, adına da bir şey söylerim ve bana yasal olarak bir sıkıntı dokunmaz. 5465 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunumuz var. Bunun 17. maddesi çok açık bir şekilde ‘Kredi kartıyla yapılan işlemlerden dolayı hiç kimse TÜVTÜRK de dahil ek bir ücret talep edemez’ diyor. Fakat bu ek ücreti ‘ödeme kuruluşu hizmet bedeli’ adı altında uyduruk bir sebeple alıyor. Şimdi bunun karşılığı yok ve devlet buna sormuyor; ‘Bu ödeme kurulu hizmet bedeli ne kardeşim ya? Gel bakayım bana bir anlat bunu. Ben bulamadım. Sen nereden çıkardın bunu?’ denmiyor. Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda yetkisi var ve gerekli yaptırımları yapabilir. BDDK’nın da bununla alakalı ciddi bir yaptırımı var” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlara seslenen Şahin, “Ben bütün vatandaşlara şunu tavsiye ediyorum. Paraya doymayanlar için bunu söylüyoruz. Uydurup, vatandaşın cebinden bir şekilde para alanlar için söylüyoruz. Bu işlemlerden sonra eğer kendilerinden ‘ödeme hizmet bedeli’ adı altında kredi kartından komisyon alınmışsa önce BDDK’ya şikayet edelim. Çünkü bunun maddi bir cezası da var. Her işlem için 50 bin TL’ye kadar para cezası var. Türkiye’de şu anda yüz binlerce muayene işlemi yapılıyor ve bunun büyük bir ihtimalle yüzde 90’ı kredi kartıyla ödeniyor ve buradan ekstra komisyon alınıyor. Bu komisyonu belediyeye şikayet edip, daha sonra da hakem heyetlerine gidip hakem heyetlerinden iadesini talep etmek lazım. Şuna da dikkat edelim. 77 TL ödeme kuruluşu hizmet bedeli alıyorlarsa, 15 TL de KDV’sini alıp, vergisini de bize ödettiriyorlar. Acaba banka ne kadar komisyon alıyor? TÜVTÜRK bütün Türkiye’de güçlü bir kuruluş. Sonuçta milyonlarca müşterisi var ve bankalar milyonlarca müşterisi olan bir işletmeye düşük oranda komisyon uygularlar. Belki de uygulamazlar. Acaba TÜVTÜRK 77 TL komisyon alırken bankaya ne kadar ödüyor? Bu da ayrı bir muamma. Oradan da kar elde ediyorlar. Bunlara gerek BDDK’nın gerekse Ticaret Bakanlığının ‘dur’ demesi lazım. Vatandaşın zaten ekonomik durumu çok iyi değil. Her taraftan soyulmasına fırsat vermemek lazım. Vatandaşları da bu konuda hakkını aramaya davet ediyorum” diye konuştu.
]]>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, merak edilen kartlı sayaçtan mekanik sayaca geçiş süreci ile ilgili bilgileri Manisalılarla paylaştı.
“Yasal izinlerimizi aldık. Ekonomiye katkı sağladık”
Başkan Zeyrek, “Bilindiği gibi kartlı sayaç kullanma zorunluluğunu kaldırmış ve isteyen abonemiz mekanik sayaç aboneliğine geçebilecek, isteyende kartlı sayaç aboneliğinde kalabilecek bunun tercihini sizlere bıraktık. Bu kararımız sonucu abone sahiplerinin kartlı sayaç değişimine dair talep dilekçelerini ilçelerimiz dahil kurumumuz evrak kayıt servislerinde işlem sıra numarası vererek kabul etmeye başlamıştık. Aldığımız karar gereği kartlı sayaçların değişim planlamasını yaparken, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve aynı zamanda kurumumuzu ve abonelerimizi ekonomik açıdan toplamda 150-200 milyon TL tutarındaki mekanik sayaç ücreti yükünden kurtarmak için takılı bulunan mevcut elektronik kartlı sayaçların yerinde mekanik sayaca dönüşümünün sağlanabilmesi için Bakanlık nezdinde ve sayaç üreticisi firmalarla yürüttüğümüz görüşmeler sonucu teknik olarak ve mevzuata uygun mevcut kartlı sayaçların elektronik aparatının iptal edilerek, faturalı okumalı mekanik sayaç olarak kullanılabilmesinin önünü açan yasal izinlerimizi aldık. Bu sayede henüz on yıllık damga kullanım ömrünü doldurmayan kartlı sayaçların kamu kaynağı olarak ziyan edilmesinin önüne geçerek hem ülke ekonomimize, hem de kurumumuz ve abonelerimizin bütçesine olumlu bir katkı sağlamış olduk.” dedi.
“İşlemler ücretsiz”
Kartlı sayaçtan mekanik sayaca dönüşümün nasıl yapılacağını anlatan Başkan Zeyrek;
“Kartlı sayaçların mekanik sayaca dönüşüm işlemi, mevcut kartlı sayaçlar yerinden hiç sökülmeden üç beş dakikalık kısa bir sürede kurumumuzun teknik ekiplerince yerinde yapılacaktır. Bu işlemleri yaparken abonelerimizi düşünerek sayaç sökme, takma ücreti, abone sözleşme ücreti ve mekanik sayaç ücreti gibi işlemleri, abonelerimize ücretsiz yapmayı planladık.” şeklinde konuştu.
Sayaç değişim işlemleri 1 Haziran itibariyle başlıyor
Sayaç değişim işlemlerinin başlayacağı tarihi de açıklayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek; “1 Haziran itibariyle başlayacağımız sayaç değişim işlemlerinde abonelerimiz, sadece 45 metreküp güncel su ücreti karşılığı depozito ücreti ödeyerek kartlı sayaçtan mekanik sayaca geçebilecek. Bu 45 metreküplük depozito ücreti Haziran ayı için damga vergisiyle birlikte 784 lira 15 kuruş olarak hesaplanmıştır” dedi.
“Depozito ücretleri 45 metreküplük güncel su ücret tarifesine göre geri iade edilecek”
Başkan Zeyrek, depozito ücretlerinin geri ödenmesi konusunda yapılan düzenlemeyi de şöyle anlattı: “Depozito adı altında abonelerimizden alınan bu bedel yasal olarak alınmak zorunda olup, kurumumuzun kasasında emanet olarak duracak bir bedeldir. Abonelerimiz bu ücreti aboneliklerini sonlandırmaları halinde idaremizden geri almak üzere güvence bedeli olarak ödemektedirler. Aboneliğini sonlandıran abone sahibi, aboneliğini hangi tarihte sonlandırmış ise o dönemdeki 45 metreküplük güncel su ücret tarifesine göre geri iade edilecektir.” – MANİSA
]]>MEB’den yapılan açıklamada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan matematik dersi taslak müfredatına ilişkin bilgi verildi.
Açıklamaya göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde, matematik alan becerileri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyini kapsayan ve süreç bileşenleri ile modellenebilen beceriler dikkate alınarak belirlendi.
Programın benimsediği beceri odaklı, anlam ve ihtiyaç temelli yaklaşımın matematiğin korkulan değil sevilen, ezberlenen değil keşfedilen bir ders olmasına hizmet etmesi amaçlandı. Öğretmenlerin programın yeni yaklaşımını anlamlandırmalarını sağlayacak ve sınıf içi uygulamalarına ışık tutacak her türlü açıklama program metninde yer aldı.
Yeni müfredatta yer verilen beş matematik alan becerisi, “matematiksel muhakeme”, “matematiksel problem çözme”, “matematiksel temsil”, “veri ile çalışma” ve “veriye dayalı karar verme”, “matematiksel araç ve teknoloji ile çalışma” olarak planlandı. Matematik dersi öğretim programları hazırlık sürecinde ilkokul, ortaokul ve lise komisyonları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül yapısı gereğince birlikte çalıştı.
Müfredatta öncelikle “sayılar”, “geometri” ve “istatistik ve olasılık” konularının ilkokuldan liseye kadar ilişkisel ve tutarlı bir biçimde nasıl yerleştirilmesi gerektiğine odaklanıldı. Sonrasında komisyonlar yatayda çalışarak düzeyin matematik öğrenme hedeflerine ilişkin içerikleri belirledi ve bu içeriklere ilişkin tema düzenlerini oluşturdu.
Böylece, örneğin ortaokul matematik dersi öğretim programında işlemsel yönüyle öğrencileri zorlayıcı içerikler ortaöğretime taşındı ve bu sayede ortaokul düzeyinde daha kavramsal ilişkilere yer verildi, disiplinler arası ilişkileri destekleyecek içerik ve yaklaşımlar daha çok ön planda tutuldu.
ÇOCUKLARDAKİ SAYI HİSSİ VE SAYI KAVRAMI GELİŞİMİNE GÖRE DÜZENLENDİ
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yeni hazırlanan ilkokul matematik müfredatında, öğrenme hedefleri tahmin, zihinden işlem ve prosedür şeklinde devam eden öğrencinin matematiksel muhakeme gücünü ve düşünme becerilerini öğretme-öğrenme uygulamalarını öne çıkaran bir aşamayla düzenlendi.
Daha önceki programlarda ayrı ele alınan dört işlemden, toplama çıkarma bir arada toplamsal durumu; çarpma ve bölme bir arada çarpımsal durumu vermek için ilişkisel olarak verildi.
Mevcut öğretim programında sezgisel karşılaştırma toplama ve çıkarma işleminden sonra verilirken yeni öğretim programında sezgisel karşılaştırma dört işlemden önce verilerek öğrenenlerin dört işlem becerileri ile ilgili öğrenme hedefleri arasında köprü kurmaları sağlandı.
Ayrıca yeni program çocuklardaki sayı hissi ve sayı kavramının gelişimi dikkate alındı.
Yeni öğretim programının öğrenme hedefleri, ilkokul öğrencilerinin geometrik düşünce düzeylerinin görsel düzeyde olmasından dolayı buna göre yapılandırıldı. Bu kapsamda gelişimsel süreç dikkate alınarak parça-bütün ilişkisi ön plana çıkarıldı ve öğrencilere farklı nesne modelleri ile nesnelerin geometrisinin kavratılması amaçlandı.
İlkokul 1. sınıftan itibaren istatistiksel araştırma sürecinin tüm adımları kullanıldı. Olasılık konusu da çocukların bilişsel ve duyuşsal özellikleri dikkate alınarak basitten karmaşığa doğru ilkokul 4. sınıftan itibaren verilmeye başlanarak ortaokuldaki olasılık gerektiren içeriklere temel oluşturuldu.
KESİRLER, TAKVİM OKUMA İLKOKUL BİRİNCİ SINIFTAN KALDIRILDI
Programda, içerik çerçevesinde yapılan sadeleştirmeler kapsamında, ilkokul 1. sınıfta öğrencilerin birinci sınıfta güçlük yaşamaları nedeniyle “kesirler, zaman, sıvı ölçme, standart ölçme araçları ile işlem süreçleri, takvim okuma” konuları 1. sınıftan kaldırılarak ikinci sınıftan itibaren verilmeye başlandı.
İlkokul 3. sınıfta Romen rakamları öğrenme hedefi olarak verilmedi, zaman ölçme ile ilgili olarak öğretme-öğrenme uygulamalarına yansıtıldı. Sütun grafiği 5. sınıfa aktarıldı, alan ölçme tamamen ilkokuldan kaldırıldı. 4. sınıftaki ışın doğru parçası düzlem konuları 5. sınıfa aktarıldı. İlkokul 1. sınıflara, şipşak (nokta sayılama) sayma, şekil örüntüleri, kodlama ve algoritma aktiviteleri eklendi. İlkokul 3. sınıflara algoritma eklendi. İlkokul 4. sınıflara, denk kesir ve günlük yaşamda karşılaşılan olasılık durumları eklendi.
Tema içerikleri ve öğrenme hedefleri öğrencilerin gelişim düzeyi dikkate alınarak, öncüllük-ardıllık, ön koşul ilişkisi gibi matematik disiplinin gerektirdiği ilkeler göz önünde bulundurularak yapılandırıldı.
“FONKSİYON” 8. SINIFTAN İTİBAREN VERİLECEK
Ortaokul matematik dersi öğretim programı geliştirilirken, parçalanmış kazanım yapısından çıkılarak bütüncül bir içerik yapısına geçildi, başta matematik alan becerileri olmak üzere bütünleşik beceriler, değer, okuryazarlık, eğilim, sosyal-duygusal beceriler odaklı bir program anlayışı benimsendi.
Program, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verebilme üst düzey becerilerinin gelişimini de destekleyecek şekilde tasarlandı. Bu bağlamda programda işlemsel yönüyle öğrencileri zorlayıcı içerikler ortaöğretime taşındı, disiplinler arası ilişkileri destekleyecek içerik ve yaklaşımlar ön planda tutuldu. Örneğin, köklü ifadelerle işlemler ortaöğretime taşındı fakat köklü ifadeler bağlamında gerçek sayılar kümesinin anlamlandırılmasına ortaokulda önem verildi. Lisede büyük öneme sahip olan fonksiyon kavramına doğru ve doğrusal oran kavramlarının bir devamı niteliğinde 8. sınıftan itibaren yer verilmeye başlandı.
Matematiksel kavramlar ilişkilendirilerek hemen her sınıf düzeyinde araç ve teknolojiden yararlanıldı; veri biliminin ve veri ile çalışma becerisinin gerçek yaşamda, bilim ve teknolojide artan öneminden ötürü, istatistik ve olasılık konularına daha fazla ağırlık verildi.
Dijital çağın gereksinimleri doğrultusunda, öğrencilerin algoritmik düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla matematiksel içeriklerle ilişkili algoritma konusu da programa eklendi.
GEOMETRİDE ARAÇ VE TEKNOLOJİ KULLANIMI ÖNE ÇIKARILDI
Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı, çağın bilimsel gelişmeleri ve beceri temelli program yaklaşımı doğrultusunda yeniden şekillendirildi. Öğrenciler için işlemsel yükü fazla olan, anlamlı öğrenmelere hizmet etmeyen ve programın genel amaçları doğrultusunda ortaöğretim düzeyinde ihtiyaç duyulmayan içerikler gözden geçirildi, bazıları çıkarılarak yerine yenileri eklendi.
Bu bağlamda, matematik ve algoritma-bilişim ilişkisi ilk defa bu programda, matematik öğrenme ve öğretme süreçlerine hizmet edecek şekilde kurgulandı. İstatistik konuları “veri ile çalışma ve veriye dayalı karar verme becerisi” bağlamında yeniden ele alındı ve programdaki yeri önemli oranda artırıldı.
Sayılar, cebir ve fonksiyonlarla ilgili konular, fonksiyonlar merkeze alınarak yeniden tasarlandı. Disiplinler arası bağlamda fonksiyonların değişimleri inceleme ve problem çözme aracı olma boyutları ön planda tutuldu.
Soyut, sembolik ve işlem odaklı bir şekilde ele alınan kümeler ve mantık konuları diğer konulara entegre edilerek yeniden yapılandırıldı. Kümelerle ilgili işlemlerin yanı sıra mantık bağlaçları ve niceleyicilerin matematiksel dil ve sembolizm içindeki yeri ve öneminin fark edilip etkin şekilde kullanımı ile öğrencilerin matematiksel doğrulama ve ispat yapma becerilerinin aşamalı şekilde gelişimini sağlayacak bir program geliştirildi.
Geometride araç ve teknoloji kullanımı öne çıkarıldı, muhakeme ve problem çözme temelli dinamik bir geometri öğretimi hedeflendi.
Mevcut haliyle bir hesaplama aracından öteye geçmeyen oldukça sınırlı ve işlem odaklı şekilde sunulan integral kavramına yer verilmedi, değişimin matematiğinin temel araçları olarak limit ve türev konuları daha kapsamlı şekilde ele alındı. Türevle ilgili yorum ve çıkarımlara problem çözme odaklı bir yaklaşımla yer verildi.
İNTEGRAL YOK, LİMİT VE TÜREV KAPSAMLI İŞLENECEK
İntegral kavramının programlardaki yeri süregelen revizyon çalışmaları ile önemli oranda daraltılmıştı ve mevcut haliyle anlamlı bir öğrenme gerçekleşmediği ve diğer ortaöğretim derslerinde de integral kavramının kullanılmadığı görüldü.
Yeni Ortaöğretim Matematik Programında nicelikler arası değişimleri incelemenin temel araçları olarak limit ve türev kavramları ön plana çıkarıldı.
Bu kavramlara beceri odaklı bir yaklaşımla önceki programlardan daha kapsamlı şekilde yer verildi. Lisede, halihazırda oldukça sınırlı ve işlem odaklı şekilde sunulan integral kavramına yer verilmedi, limit ve türev kavramları daha kapsamlı şekilde ele alındı.
Yeni programda 4 yıl boyunca değişimlerin incelenmesi odaklı bir yaklaşım ortaya konuldu. Bu yaklaşımın üniversitedeki analiz dersleri için sağlam bir temel oluşturacağı ve sonraki eğitim ve kariyer yaşantılarında ihtiyacı olacak öğrencilerin integrali de tam anlamıyla öğrenebilecekleri öngörüldü.
]]>Kuantum bilgisayar klasik bilgisayarla birleştirildi
Araştırmacılar, kuantum bilgisayarların klasik bilgisayarlar tarafından simüle edilmesini sağlayacak yeni bir algoritma geliştirdi. Bu algoritma, bilgi kaybı ve iki bilgisayarı birleştirmenin zorluğu gibi iki ana sorunu çözüyor ve klasik bilgisayarların mevcut kuantum bilgisayarlardan daha az kaynak kullanarak hesaplamalar yapmasını sağlıyor.

Kuantum hesaplama, hem hız hem de bellek kullanımı açısından klasik hesaplamayı geride bırakan ve potansiyel olarak daha önce mümkün olmayan fiziksel olaylara ilişkin tahminler yapmanın yolunu açan bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor.
Google, kuantum sorusunu çözene milyonlarca dolar verecek!
Pek çok kişi kuantum hesaplamanın ortaya çıkışını klasik veya geleneksel hesaplamadan bir paradigma değişiminin işareti olarak görüyor. Geleneksel bilgisayarlar bilgiyi dijital bitler (0’lar ve 1’ler) biçiminde işlerken kuantum bilgisayarlar, kuantum bilgisini 0 ile 1 arasındaki değerlerde depolamak için kuantum bitlerini (qubit’ler) kullanıyor.
Belirli koşullar altında, bilgiyi kübitlerde işleme ve saklama yeteneği, Klasik benzerlerinden büyük ölçüde daha iyi performans gösteren kuantum algoritmaları tasarlamak için kullanılabilecek. Özellikle kuantumun bilgiyi 0 ile 1 arasındaki değerlerde saklama yeteneği, klasik bilgisayarların kuantum bilgisayarları mükemmel şekilde taklit etmesini zorlaştırıyor.

Bu yeni algoritmanın anahtarı, kuantum durumundaki verilerin sadece belirli bir kısmının saklanmasında yatıyor. Bu seçici saklama, istenen sonucun doğru bir şekilde hesaplanmasını mümkün kılıyor. New York Üniversitesi’nden Dr. Dries Sels, klasik ve kuantum hesaplama yöntemlerinin entegrasyonunun hesaplama işlemlerini nasıl geliştirebileceğini belirtiyor.
Kuantum ve klasik bilgisayarları birleştirmenin potansiyel faydaları oldukça büyük olabilir:
Artırılmış işlem kapasitesi: Bu bilgisayarların üstün işlem gücü ile klasik bilgisayarların stabilitesi ve kullanım kolaylığının birleşimi, daha hızlı ve etkili bilgi işlem kapasitesine yol açabilir.
Daha geniş uygulama alanları: Bu bilgisayarlar özellikle karmaşık hesaplamalar için uygunken, klasik bilgisayarlar günlük görevler ve genel amaçlı işlemler için idealdir. İki teknolojinin birleştirilmesi, her iki sistem için de yeni uygulama alanlarını açabilir.
Hata toleransının artması: Kuantum bilgisayarlar hatalara karşı daha hassas olabilir. Klasik bilgisayarların sağladığı istikrar, kuantum sistemlerin hataya karşı dayanıklılığını artırabilir.
Enerji verimliliği: Kuantum bilgisayarlar bazı görevlerde daha az enerji kullanabilir. Klasik ve kuantum sistemlerin entegrasyonu, genel enerji tüketimini optimize edebilir.
Kuantum algoritmalarının erişilebilirliği: Kuantum algoritmaların klasik bilgisayarlar üzerinde simüle edilebilmesi, kuantum bilgisayarların pahalı ve erişilmesi zor olmasından kaynaklanan sınırlamaları aşabilir.
Güvenlik ve şifreleme: Bu bilgisayarların üstün şifre çözme yetenekleri, klasik bilgisayar sistemlerinin güvenlik altyapısını güçlendirebilir.
Bilimsel araştırmaların ilerlemesi: Özellikle fizik, kimya ve biyoloji gibi alanlarda, kuantum hesaplamaların sağladığı detay ve derinlik, klasik bilgisayarlarla kolaylıkla işlenebilir hale gelebilir.
Bu entegrasyon, hem akademik araştırmalarda hem de endüstriyel uygulamalarda önemli bir dönüşüm yaratabilir ve bilgisayar bilimlerinde yeni bir çağın başlangıcını simgeleyebilir. Araştırmanın tamamına PRX Quantum kaynağından ulaşabilirsiniz.
Peki sizce, kuantum ve klasik bilgi işlem sistemlerinin birleşimi hangi yeni teknolojik kapıları açabilir? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
]]>Geçen hafta önemli merkez bankalarının para politikası kararları takip edilirken, Fed’in politika faizini sabit bırakmasına karşın İsviçre Merkez Bankası’nın gelişmiş ülke merkez bankaları arasında ilk faiz indirimine gitmesi varlık fiyatları üzerinde etkili oldu.
Söz konusu gelişme, Fed’in diğer gelişmiş ülke merkez bankalarından daha sonra faiz indirimlerine başlayabileceği ihtimalini ortaya çıkarırken, bu durum doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına neden oldu.
Yeni haftada yoğun veri gündemiyle birlikte Fed yetkililerinin açıklamalarının piyasaların yönü üzerinde etkili olması beklenirken, özellikle büyüme verileri ve Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı kişisel tüketim harcamalarının Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller verebileceğini söyledi.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 11 ve haziranda yüzde 75 ile fiyatlanıyor.
ABD’nin 10 yıllık hazine tahvil faizi yüzde 4,21’den haftaya başlarken, altının ons fiyatı önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 2 bin 170 dolardan alıcı buluyor.
Geçen haftanın son işlem gününde yüzde 0,4 artışla günü 104,4 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında bulunuyor.
Jeopolitik riskler petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Rusya- Ukrayna savaşında petrol rafinelerine düzenlenen saldırıların devam edebileceği endişesi sıcaklığını korurken, Kızıldeniz’deki gelişmelerde yakından takip ediliyor. Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,4 artışla 85,3 dolardan işlem görüyor.
Cuma günü, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,16 değer kazanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,14 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,77 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya da karışık bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında cuma günü Fransa hariç pozitif seyir hakim olurken, bu hafta gözler İngiltere’de büyüme verilerine çevrildi.
Analistler, bu hafta takip edilecek yoğun veri gündeminin pay piyasalarında oynaklığı artırabileceğini belirterek, bölge merkez bankaları yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağına yerleştiğini söyledi.
Öte yandan, hafta sonu terör saldırısının gerçekleştirildiği Moskova’daki “Crocus City Hall” adlı konser salonundaki çalışmaların sürdüğünü bildiren Rusya Soruşturma Komitesi, terör saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 137’ye çıktığını duyurdu.
Fransa’da da terör tehdidi seviyesi, Moskova’daki terör saldırısı nedeniyle en üst düzeye çıkarıldı.
Cuma günü yüzde 0,5 azalışla günü 1,0810 seviyesinden tamamlayan avro/dolar paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 1,0820’den işlem görüyor.
Geçen haftanın son işlem gününde İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,61, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,05 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,15 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,34 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.
Asya pay piyasaları yeni haftaya karışık bir seyirle başlarken, dün Çin Başbakanı Li Çiang, yabancı yatırımcıların ülkede karşılaştığı sorunların ve piyasaya erişimde yaşadıkları sıkıntıların aşılması için adım atacaklarını bildirdi.
Li, hükümetin, iş dünyasına yönelik hizmetleri daha etkin hale getireceğinin ve her türden işletmelerin yasal hak ve çıkarlarını koruyacağının altını çizerek, “Daha açık bir Çin’in dünyada daha fazla kazan-kazan işbirliği fırsatı sağlayacağına inanıyoruz.” diye konuştu.
Öte yandan, bugün Japonya’da açıklanan verilere göre öncü gösterge endeksi 109,5 ile beklentilerin altında kalırken, dolar/yen paritesi yüzde 0,1 azalışla 151,3 seviyesinden haftaya başladı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 azalış kaydederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 değer kazandı.
Yurt içinde cuma günü satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32 değer kaybıyla 9.111,50 puandan tamamladı.
Dolar/TL, geçen haftanın son işlem gününde satıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 32,0182’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,0710 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde iş gücü istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de inşaat izinleri ve yeni konut satışları verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek, 9.200 ve 9.300 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, 2023 yılı işgücü istatistikleri
15.00 ABD, şubat ayı inşaat izinleri
17.00 ABD, şubat ayı yeni konut satışları
17.30 ABD, mart ayı Dallas Fed imalat aktivite endeksi
]]>“GYODER Gösterge” 2023 4. Çeyrek Raporu’na göre, 2023 yılı dördüncü çeyrek konut satışları, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yaklaşık yüzde 23,9 gerileme kaydederek 325 bin 852 adet oldu.
2023 yılı genelinde ise toplam konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 17,5 düşüşle 1 milyon 225 bin 926 adede gerileyerek son 8 yılın en düşük seviyesine indi.
Lojistik stokunun yüzde 95’i kullanılıyor
Rapora göre, 2023’te toplamda 135 bin metrekare lojistik depo kiralama işlemi gerçekleşti.
Gerçekleşen depo kiralama işlemlerinde geçen yıla göre alan bakımından yüzde 137’lik önemli bir artış kaydedilse de işlemler arz kısıtı nedeniyle 5 yıllık ortalama kiralama işlem hacminin yüzde 26 altında gerçekleşti. İstanbul Asya pazarındaki arzın sınırlı olması nedeniyle işlemler Kocaeli ve İstanbul Avrupa bölgelerinde yoğunlaştı.
İstanbul ve Kocaeli illerinde 2023 yılı 4. çeyrek itibarıyla toplam lojistik stokunun yüzde 95’i kullanılıyor. İstanbul Avrupa yüzde 2, İstanbul Anadolu yüzde 1,1 ve Kocaeli yüzde 1,8 boşluk oranı görülüyor.
Raporda İstanbul’da depo altyapısını güçlendirmeye yönelik stratejik çözümlere ihtiyaç duyulduğuna ve organize lojistik bölgelerinin oluşturulması amacıyla arazi tahsislerinin zorunlu olduğu ifade edildi.
2025’te AVM arzı 14,5 milyon metrekareye ulaşacak
Rapora göre, 2023’te büyük çaplı ofis yatırım işlemi gerçekleşmemişken orta ve uzun vadede yatırım işlemlerinin hızlanması bekleniyor.
2023 4. çeyrek itibarıyla 12 ayda İstanbul genelinde toplam kiralama işlemi 315 bin metrekare olarak gerçekleşirken, 4. çeyrekte boşluk oranı ise yüzde 12,1 olarak gerçekleşti.
2023’ün 4. çeyrek dönemi itibarıyla Türkiye’deki mevcut alışveriş merkezi arzı 446 adet alışveriş merkezinde 14 milyon metrekare seviyesini geçti.
2023’te ülke genelinde toplam 137 bin metrekare kiralanabilir alana sahip 5 alışveriş merkezi açılarak perakende pazarına giriş yaptı. Mevcutta 532 bin metrekare kiralanabilir alana sahip 16 adet alışveriş merkezi inşaat halinde. 2025 yılı sonu itibarıyla tamamlanması planlanan projeler ile birlikte Türkiye genelinde toplam arzın 14,5 milyon metrekare seviyesine ulaşması bekleniyor.
GYF pazarı yüzde 121 büyüdü
Rapora göre Gayrimenkul Yatırım Fonlarının (GYF) büyüklüğü bir önceki çeyrek döneme göre yüzde 56,5 artış göstererek 75,8 milyar lira seviyesine ulaştı. GYF pazarı toplam büyüklüğünün, 2018 son çeyreğinden itibaren her çeyrek pozitif yönde arttığı gözlemlendi.
Bu yılın dördüncü çeyrek rakamları, 2022’nin aynı çeyreği ile kıyaslandığında GYF pazar büyüklüğü son bir yıllık periyotta yüzde 121,7 büyüme gerçekleştirerek 34,2 milyar lira seviyesinden 75,8 milyar lira büyüklüğe ulaştı.
GYO sayısı 48’e yükseldi
Raporda, 2023’ün yeni Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) kuruluşları açısından önemli bir yıl olarak göze çarptığı kaydedildi.
2023’te 9 yeni GYO kuruldu ve toplam GYO sayısı 48’e yükseldi. 2022’de 245 milyar lira olan GYO’ların toplam piyasa değeri, bu 9 yeni GYO ile birlikte son çeyrekteki küçülmeye rağmen 343 milyar liraya ulaştı.
Halka açıklık oranının 2022 sonundaki değeri olan yüzde 45,3’ten yüzde 43,9’ya gerilediği 2023’te fiili halka açıklık oranı ise bir puanlık düşüşle yüzde 32,43 olarak gerçekleşti. Yabancı çıkışının devam ettiği 2023’te net çıkışlar 135 milyar liraya ulaştı.
“Gayrimenkul ve konut fonlama mekanizması kurulmalı”
Raporda, “Gayrimenkul ve Konut Fonlama Mekanizmalarının” kurulmasının faydalı olduğuna vurgu yapıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen GYODER Başkanı Neşecan Çekici, arz ve talebin dengelenmesinin zaman alabileceğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Çekici, “Ancak fiyatların devamlı artması sürdürülebilir bir durumda değil. Gerek TCMB verileri gerekse de diğer kurumların verileri ‘balonlaşma’ eğilimi gösteren bazı taşınmaz türlerinin sönümlendiğine işaret etmektedir. İnşaat ve buna bağlı sektörlerin etkin işleyişi ile talebin daha sağlıklı oluşması için bazı kurumlara ihtiyaç duyulduğunu gözlemlemek mümkün. Bunların başında ise fonlama mekanizmalarının oluşumunun sağlanması ve fon akışlarının daha rasyonel bir biçimde tedarik edilmesi gelmekte. Ancak bu yapı tüm bileşenleri ile hayata geçirildiğinde ekonominin tümü için ciddi bir kazanım sağlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.
]]>Uzmanlar uyarıyor: “Anestezi uygulamaları uygun noktalarda yapılmalı”
“Uygunsuz noktalarda olabilecek bir komplikasyon ölümle sonuçlanabilir”
İSTANBUL – Anestezi uygulamalarının uygun noktalarda, ehil ellerde yapılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Abdurrahman Tünay, “Mutlaka donanımı ve ekibi, sorgulamak lazım. Uygun olmayan koşullarda, uygun ekibin olmadığı yerlerde olabilecek bir komplikasyon ölümle sonuçlanabilir. Vatandaşlara Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmamış hiçbir yerde işlem yapmamalarını öneriyorum” dedi.
Doğuştan ya da sonradan edinilen rahatsızlıklar, tamamlayıcı tedaviler, estetik uygulamalar gibi birçok sebeple operasyonlar gerçekleştirilirken uzmanlar, işlemlerin uygun ekip ve yeterli donanımı sağlayan Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezlerde gerçekleştirilmesinin önemini her fırsatta yineliyor. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği İdari Sorumlusu Uzm. Dr. Abdurrahman Tünay ile Prof. Dr. Veysel Erden ‘merdiven altı’ olarak tabir edilen alanlarda yapılan işlemlerin hayati sonuçları olabileceğini anlattı. Uzmanlar, kişilerin geçirecekleri işlemlerde anestezi gerekliliği, hangi uygulamanın yapılacağı gibi durumlara uzmanların karar vermesi gerektiğini belirtirken vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.
“Yeterli ekipman var mı, donanıma sahip mi, kişilerin sorgulaması lazım”
Vatandaşların sağlık hizmetlerini uygun noktalarda, ehil ellerden almaları gerektiğini aksi takdirde hayati problemlerle karşı karşıya kalabileceklerini söyleyen İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Anestezi Kliniği İdari Sorumlusu Uzm. Dr. Abdurrahman Tünay, “Anestezi gerekliliği hem hastadan kaynaklı hem de cerrahinin güvenli bir şekilde yapılması için gerekli. Çocuklarda ya da yetişkin birinde kişinin anksiyetesi olabilir hastanın bu korkuya bağlı anksiyetesini gidermek için bazen de cerrahi nedenlerle ağrı duymasın, güvenli bir cerrahi yapalım diye gereklilik doğabilir. Kişilerin sorgulaması lazım; alanda yeterli ekipman var mı, donanıma sahip mi, mutlaka değerlendirmek lazım. Anestezi yöntemi belirlenmesi, anestezistin kişinin anestezi alabileceğine uygunluk vermesi lazım, bunun dışında bu işlemlerin yapılması çeşitli sakıncalar doğurmakta, ölüme kadar giden sonuçlarla karşılaşmaktayız. Ekibin başı olan anestezi uzmanı mutlaka o işlemde olmalı. Hekim olmayan insanlar tarafından yapıldığında ki karşılaştığımız vakalardan bir kısmı bununla ilgili, hekim bile yok ortamda, hekimin bile anestezi uzmanı olması gerekiyor. Uzmanın hangi anestezi yöntemini kullanacağına ve hastanın anesteziye uygun olup olmadığını mutlaka değerlendirmesi lazım. Uygunsuz bir ortamda, uygun olmayan koşullarda ya da uygun ekibin olmadığı yerlerde olabilecek bir komplikasyon ölümle sonuçlanabilir. O yüzden çok dikkatli olmak lazım, mutlaka donanımı ve ekibi sorgulamak lazım. Vatandaşlara önerim şu; Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmamış hiçbir yerde işlem yapmamaları” şeklinde konuştu.
“Bir sürü komplikasyon olabilir, süreç ölüme kadar gidebilir”
Anestezi uygulamalarına yönelik bilgi veren Prof. Dr. Veysel Erden, “Ameliyatın şekline göre genel ya da bölgesel anestezi uyguluyoruz, bazı durumlarda ikisini birlikte uyguluyoruz. Çok önemli durumlar var, öncelikle hastanın değerlendirilmesi gerekiyor, bu hastanın yandaş hastalığı, kullandığı ilaçlar var mı, daha önce bir ameliyat olmuş mu, ilaç alerjisi var mı gibi birçok soruyu soruyoruz. Bunlarla ilgili bir takım laboratuvar tahlilileri yapıyoruz. Gerekli konsültasyonları, gerekiyorsa radyolojik incelemeleri yapıyoruz ve hastanın durumunu belirliyoruz. Daha sonra hasta ne ameliyatı olacak, nasıl olacak? Örnek vereyim; prostat ameliyatı açık da olabilir robotik cerrahi yöntemiyle de olabilir. Nasıl bir girişim yapılacak, ona göre anestezi yöntemi belirliyoruz. Birtakım branşların birlikte değerlendirdiği ve takip ettiği bir süreçten bahsetmek gerekiyor. Anestezi için belli bir donanım gerekli, ikincisi ekip. Sağlık Bakanlığı standartları var, bu çerçevede neler gerekli belirlenmiş durumda. Anestezi için mutlaka bir ekip, başında da anestezi uzmanı gerekli. Ekiple birlikte anestezi uzmanı, donanım olmadan anestezi yapılması sıkıntılı. Bir sürü komplikasyon olabilir, süreç ölüme kadar gidebilir. Bütün ameliyatlarda aynı titizliği gösteriyoruz. Kişiler önce ameliyat olacakları yeri belirlesinler, orada yeterli donanım, anestezi uzmanı var mı sorsunlar ondan sonra karar versin” dedi.
]]>Makas, Valilik Toplantı Salonu’nda gazetecilere, yılın ilk iki ayında 1675 asayiş olayı meydana geldiğini, bu olaylara karıştığı tespit edilen 1057 kişiye işlem yapılarak adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20’sinin tutuklandığını söyledi.
Malvarlığına karşı işlenen suçlarda 2023 yılının ilk iki ayına göre yüzde 35 düşüşle 222 olay meydana geldiğini anlatan Makas, “Gözaltına alınan 161 şüpheliden 6’sı tutuklanmıştır. Ev, iş yeri ve kurumdan otodan hırsızlık ile oto hırsızlığı olaylarında ortalama yüzde 67’lik düşüş olduğu gözlemlenmiştir. İl genelinde yaklaşık 87 bin binada yılın ilk iki ayında sadece 21 evden hırsızlık yaşanmıştır.” dedi.
Vali Makas, yine malvarlığına karşı işlenen tüm suçlarda aydınlatma oranının geçen yılın aynı dönemine göre artış göstererek yüzde 82’ye yükseldiğini dile getirdi.
Dolandırıcılıkta yüzde 22, motosiklet hırsızlığında da yüzde 25 artış olduğunu aktaran Makas, “Kişilere karşı işlenen suçlar kapsamında ise geçen yılın ilk iki ayına kıyasla yüzde 8,7’lik artış yaşanmış, 729 olayda toplam 985 kişi hakkında işlem yapılarak 10’u tutuklanmıştır. Aydınlatma oranı ülke ortalamasının üstünde, yüzde 96 oranında seyretmiştir. Öte yandan aile içi şiddet vakalarında geçen yılın ilk iki ayına oranla yüzde 1’lik düşüş olmuş, 229 olay meydana gelmiş ve 1 şüpheli tutuklanmıştır.” diye konuştu.
Makas, kaçakçılıkla mücadelede de yılın ilk iki ayında 2 milyon 766 bin 560 makaron, 510 tarihi eser, 154 elektronik sigara ve likidi, 54 bin 44 paket sigara, 746 litre kaçak alkol, 1042 kilogram tütün, 13 ruhsatsız tabanca ele geçirildiğini, 278 kişi hakkında işlem yapıldığını belirtti.
Narkotik suçlarla mücadelede ise yılın ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 216’lık artış yaşandığını anlatan Makas, “1108 gram uyuşturucu madde ile 11 bin 303 uyuşturucu hap ele geçirildi. Olaylara karıştığı tespit edilerek yakalanan 329 zanlıdan 17’si tutuklanmıştır. En İyi Narkotik Polisi Anne Projesi ve Narkorehber eğitimi çerçevesinde yılın ilk iki ayında 374’ü anne ve anne adayı olmak üzere toplam 503 vatandaşımıza ulaşılmıştır.” ifadesini kullandı.
Vali Makas, PKK/KCK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda işlem yapılan 18 şüpheliden 4’ünün tutuklandığını dile getirdi.
Uygulamalarda da 60 bin 666 kişinin sorgulandığını ifade eden Makas, şunları kaydetti:
“595 aranan kişi yakalanarak adli birimlere teslimi sağlanmıştır. Yine bu uygulamalarda 178 bin 657 araç sorgulanmış, 785 araç trafikten men edilmiştir. Çalışmalar sonucunda 15’i kurusıkı olmak üzere 69 tabanca ve 86 uzun namlulu silah ve bu silahlara ait mühimmat ele geçirilmiştir. Geçen yılın ilk iki ayında 294 trafik kazası meydana gelmişken ne yazık ki bu sayı 2024 yılının ilk iki ayında yüzde 8 artış göstererek 316’ya çıkmış, 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Geçen yılın ilk iki ayında 58 bin 416 araç kontrol edilmişken bu yıl yüzde 17’lik artışla 68 bin 667’ye ulaşmıştır. 2024 yılı içerisinde 11 bin 989 araca cezai işlem uygulanmıştır.”
Vali Makas, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde il genelinde 254 okul ve 758 sandıkta 209 bin 16 seçmenin oy kullanacağını sözlerine ekledi.
Toplantıya, İl Jandarma Komutanı Albay Barış Cücen ve İl Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ da katıldı.
]]>Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü birimleri son bir haftada gerçekleştirdikleri asayiş denetimleri ve operasyonlarla Balıkesir’de huzur ve güvenliği sağlamaya devam ediyor. Yapılan asayiş denetimleri de 150 aranan şahıs yakalanırken, 16 şahıs tutuklanarak ceza evine gönderildi. Trafik birimlerince yapılan denetimlerde ise 5 bin 34 araca toplamda 11 bin 910 TL para cezası kesildi. Asayiş birimleri ve KOM ve Narkotik ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda çok sayıda silah, kaçak alkol ve uyuşturucu ele geçirildi.
150 aranan şahıs yakalandı
Balıkesir Asayiş Şube Müdürlüğü ve İlçe Emniyet Müdürlükleri kişilere karşı meydana gelen 287 olayın 280’ini aydınlattı. 7 faili meçhul olayın şüphelilerinin tespiti çalışmaları devam ederken, 412 şüpheli şahıs hakkında adli işlem yapıldı. Malvarlığına karşı meydana gelen 128 olayın ise, 67’sini aydınlatırken, 61 faili meçhul olayın şüphelisinin tespiti çalışmaları devam ediyor. Ekipler ayrıca 78 şüpheli şahıs hakkında adli işlem gerçekleştirdi. Asayiş şube ekipleri gerçekleştirdikleri 87 bin 39 şahıs sorgusunda 150 aranan şahsı yakaladı. Yapılan uygulamalar sonucunda ele geçirilen malzemeler ise şu şekilde; 20 ruhsatsız tabanca ve 182 adet fişek, 13 ruhsatsız av tüfeği ve 35 adet kartuş, 5 kuru sıkı tabanca ve 14 adet kuru sıkı tabanca fişeği, 3 tabanca şarjörü, 358 adet kesici delici alet ele geçirildi.
Kaçak alkole darbe; 4 tutuklama
Balıkesir KOM Şube Müdürlüğü; 12 kaçakçılık olayına müdahale etti ve 30 şüpheli şahsa işlem yaptı. Yapılan işlemler sonucunda 4 şüpheli şahıs tutuklandı. Müdahale edilen olaylarda; 5 litre alkollü içki, 12 şişe alkollü içki, 2bin 450 litre karışımlı akaryakıt, 8 muhtelif emtia ele geçirildi.
Çok sayıda uyuşturucu ele geçirildi; 11 şahıs tutuklandı
Balıkesir Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri il genelinde 58 olaya müdahale ederek 80 şüpheli şahsa işlem yaptı. İşlem yapılan şahıslardan 11’i tutuklandı. Narkotik ekipleri tarafından ele geçirilen malzemeler ise şu şekilde; bin 679 adet sentetik ecza hapı, 734 gram bonzai maddesi, 159 adet extacy hap, 36 gram esrar maddesi, 33 gram metamfetamin maddesi, 2 gram skunk maddesi, 54 bin 945 TL.
FETÖ/PDY üyesi bir kişi tutuklandı
Balıkesir TEM Şube Müdürlüğü tarafından FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün faaliyet ve deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi olma suçundan yargılanması yapılan ve hakkında 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şahıs adliyedeki işlemlerin ardından Kepsut Cezaevine teslim edildi.
132 göçmen geri gönderme merkezine teslim edildi
Balıkesir Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü, Göçmen kaçakçılığı ile mücadele kapsamında Balıkesir merkezinde 3, Ayvalık ilçesinde 129 olmak üzere toplam 132 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan 132 yabancı uyruklu şahıs Balıkesir Bandırma Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.
Sürücülere 11 milyon 910 bin TL ceza; 96 kişinin ehliyetine el koyuldu
Balıkesir’de son bir haftada bir ölümlü kaza meydana gelmiş ve bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Meydana gelen 74 yaralanmalı kazada ise 92 vatandaş yaralandı. Balıkesir Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü, Balıkesir genelinde 171 okul servisi, 2 bin 189 motosiklet, 3 bin 964 alkol/ uyuşturucu ve uyarıcı, 6 bin 937 kış lastiği ve 27 bin 999 araç denetimi gerçekleştirdi. Yapılan denetimlerde 5bin 34 araç ve sürücüye 11 milyon 910 bin 762 TL tutarında para cezası uygulandı. Ekipler ayrıca alkol denetiminde 96 kişinin ehliyetini iptal ederken, 356 araç trafikten men edildi. – BALIKESİR
]]>14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül, bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Taraf avukatları, müştekiler ve tanıklar mahkemede hazır bulundu.
Duruşmada tanık olarak beyanı alınan İhsan Bayram Apartmanı C Bloku 6. kattaki dairede tadilatı kontrol ettiği öne sürülen Çukurova Belediyesi’nde görevli memur H.C, kendisinin harita teknikeri olduğunu söyledi.
Belediyedeki görevinin, daire tadilatı yaptıranlardan kayıt dilekçesini teslim almak olduğunu belirten H.C. “Ben herhangi bir tadilat kontrolü yapmadım. Tadilat kontrolü benim görev alanımda olan bir konu değildir. Tadilat kontrolünü mimar ve mühendisler yapar. Biz binanın imar ve iskanı varsa basit tadilat izni veriyoruz. Kontrol için kimlerin o daireye gidip gitmediğini bilmiyorum.” dedi.
İhsan Bayram Apartmanı’nın 2010 yılında yapılan ruhsat yenileme işleminde imzası bulunduğu gerekçesiyle beyanı alınan diğer tanık F.S.T. de Çukurova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli inşaat mühendisi olduğunu bildirerek, şunları ifade etti:
“Ruhsat yenileme işleminde teknik uygulama sorumlusu olan kişi bizzat gelerek kendisinin bizzat teknik uygulama sorumlusu olduğunu belirtip imzasını atar ve biz de kontrolünü yaparız. Proje kontrolü yaptıktan sonra ruhsat yenileme şubesine geçilir, orada da gerekli kontroller yapıldıktan sonra ruhsat yenileme işlemi gerçekleştirilir. Basit tamir ve tadilat yönetmeliği bellidir. Bu tadilat kapsamında boya, yalıtım gibi basit işlemler yapılır. İzin veren yetkililer yönetmeliğin öngördüğü çerçevede izin veriyorlar. Basit tamir ve tadilatın dışında bir işlem yapılmışsa o işlem durdurulup mühürlenir. Teknik uygulama sorumlusu görevinden ayrılmışsa bunu belediyenin ilgili makamlarına bildirir. Fakat bu yapıyla ilgili teknik uygulama sorumlusu olarak görevden ayrılmaya ilişkin bir bildirimde bulunulmadı. Ruhsat yenileme işlemi, bahsettiğim gibi kanuni bir haktır. Biz taraflara ‘Neden ruhsat yeniliyorsunuz?’ sorusunu sormuyoruz.”
Sanıklar savunma yaptı
Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan tutuklu sanık Ferit Işık, binanın inşaatını kendisinin yapmadığını ileri sürerek, “Binanın müteahhidi ben değilim. Herhangi bir sorumluluğum yoktur. Celal Gül yaptığı inşaata iskan alamamıştır. Kendisinin şantiyesinden sorumlu bir mühendisi dahi yoktur. Bu yapı 2000 yılında Celal Gül’e devredilmiştir. Devir işlemi yapılırken ‘Ben buranın sorumlu inşaat mühendisiyim’ diye bir sözleşme maddesi konulmamıştır. Celal Gül hukuki olarak sona ermiş bir şirket adına işlemlerine devam etmiştir. Ben bu yapının teknik uygulama sorumlusu değilim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Diğer tutuklu sanık Celal Gül de aleyhindeki hususları kabul etmediğini bildirerek, “Ferit Işık’ın beyanlarını kabul etmiyorum. Onun inşaat şirketi adına bir biz işlem yürütmedik. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim.” dedi.
Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına, ruhsat yenileme işlemindeki imzalar üzerinde Kriminal Polis Laboratuvarında inceleme yapılması ve bu konuda rapor alınmasına, giriş kattaki iş yerinde yürütülen tadilat işlemlerinin fotoğraflarının ilgili kurumsal firmadan istenilmesine ve diğer eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Birbirlerini suçlamışlardı
İhsan Bayram Apartmanı C Bloku’nun depremde yıkılmasıyla ilgili 16 Şubat 2023’te tutuklanan Işık ve Gül, savcılık ifadelerinde suçu birbirlerinin üzerine atmıştı.
Işık, 1997’de arsa sahiplerinden muvafakatname alarak inşaata başlamak üzere proje hazırladığını ancak ekonomik nedenlerle bunu gerçekleştiremediğini, arsa sahiplerinin zorlaması üzerine projeyi Celal Gül’e devrettiğini ileri sürmüştü.
Gül de yıkılan blokun inşaatını 4. kat seviyesinde devraldığını iddia etmişti.
İnşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
]]>İSTANBUL’da yaptırdığı saç ekim işleminin başarısız olduğunu iddia ederek saç ekim merkezine başvuran avukat Burakhan Meydan, ‘tekrar ekim yapalım’ teklifiyle karşılaştı. Teklifi kabul etmeyip, ücret iadesini talebi de olumsuz karşılanınca Meydan, hukuk yoluna başvurdu. Mahkeme bilirkişi raporu doğrultusunda saç ekim işlemini eser sözleşmesi kapsamında kabul etti. Mahkeme, saç ekim merkezinin ayıplı işlem yaptığına karar vererek Burakhan Meydan’ın ödediği 8 bin liranın yasal faiziyle birlikte iadesine hükmetti. Kararın emsal niteliğinde olduğunu söyleyen Burakhan Meydan, “Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alındı ve eser sözleşmesindeki sair mevzuat üzerinden mahkeme değerlendirmede bulundu. Saç ekiminde yapılan işlemin sadece yüzde 10’luk kayıp gerçekleştirilebileceği söylendi. Bilirkişi raporunda bu yüzde 10’luk kaybın söz konusu dosyamızda, yüzde 90’na vardığı tespit edildi. Bu nedenle de bu hizmetin ayıplı bir hizmet olduğu bilirkişilerce tespit edildi” dedi.
Kocaeli’nde yaşayan avukat Burakhan Meydan, 13 Nisan 2021 tarihinde İstanbul’a gelerek saç ekimi yaptırmak için özel bir kliniğe gitti. İddiaya göre, 8 saatlik süren saç ekim işleminde, Meydan’a yaklaşık 3 bin 600 greft saç kökü ense bölgesinden alınarak kafanın üst bölgesine ekildi. Avukat Meydan, saç ekimi öncesi ve sonraki süreçte klinikteki personellerin talimatlarını birebir yerine getirdi. Bir ay sonra Burakhan Meydan, işlem yapılan bölgede ekimin iyi olmadığı düşüncesiyle saç ekim merkezine fotoğraflarını gönderdi. Personeller ise, sabırlı olması gerektiğini ve zamanla saçının çıkacağını söyledi. Yaklaşık 10 ay sonra saçında yine değişim olmayan Burakhan Meydan, saç ekim merkezine tekrar başvurdu. Bu sefer kan testleri yapılarak Meydan’ın saç ekimi yapılan bölgede herhangi bir olumsuzluğun olmadığı söylendi.
BAŞARISIZ OLAN İŞLEM İÇİN TEKRAR SAÇ EKİMİ TEKLİF EDİLDİ
Burakhan Meydan, saç ekiminin olumsuz olduğu düşüncesiyle klinik yönetimiyle görüşme yaptı. İddiaya göre saç ekim merkezi yapılan görüşmede, ekimin başarısız olabileceği söylenerek tekrar bir saç ekimi işlemi yapmayı Meydan’a teklif etti. Avukat Burakhan Meydan, bu teklifi kabul etmeyerek saç ekimi için ödediği miktarın iadesini talep etti. Meydan’ın, parasını almak için Gölcük İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’na yaptığı başvuru reddedildi. Burakhan Meydan, ret talebine itiraz ederek saç ekim merkezi hakkında Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi’ne dava açtı.
SAÇ EKİM MERKEZİ OLUMSUZ SONUCU SİGARA KULLANMASINA BAĞLADI
Saç ekim merkezi avukatı aracılığıyla dava dosyasına dilekçe sundu. Dilekçede, davacı Burakhan Meydan’ın saç ekimine ilişkin onay formunu okuyup imzaladığını, bu forma göre ortaya çıkabilecek yan etkilerin hastaya bildirildiği, işlemin yetkili kişilerce usule uygun yapıldığı ifade edildi. Hastanın işlem sonrası sigara kullanmaması konusunda uyarılmasına rağmen tıbbi incelemeler sonrasında Meydan’ın sigara kullanımına bağlı nekroz komplikasyonuna rastlandığı, bunun da özellikle sigara kullanımı nedeniyle kalp damar sorunlarına sebebiyet verecek şekilde meydana gelen bir komplikasyon olduğu anlatıldı. Dilekçede hastanın saç ekiminde istediği sonuca ulaşmamasının sebebinin bizzat kendi kusurlu davranışından kaynaklandığı ve kendi kusuru nedeniyle ortaya çıkan sonuçtan saç ekim merkezini sorumlu tutamayacağı belirtilerek davanın reddi talep edildi.
BİLİRKİŞİ İŞLEMİ ‘ESER SÖZLEŞMESİ’ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRDİ
Tüketici mahkemesi, dava aşamasında cildiye uzmanı bilirkişiye Burakhan Meydan’ın muayene edilerek rapor istenmesine karar verdi. Haziran 2023 yılında mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda, ekim yapılan bölgede belirgin seyrekliğin görüldüğü, istenen güzel görünüme ulaşılamadığı, öte yandan hasta bilgilendirme onay formunda ‘saç ekimi ile ilgili’ yazılı bilgi bulunmadığı ve üzerinde tarih olmadığı vurgulanarak bu belgenin hastayı bilgilendirme anlamına gelmediği belirtildi. Bilirkişi raporunda, işlem yapan merkezin hastanın sigara kullanması nedeniyle işlemin olumsuz sonuçlandığı iddiasına ilişkin de, sigara kullanımına bağlı olarak nekrozu ispatlayacak muayene belgesi sunulmadığını aktararak ayrıca tıpta ‘sigara kullanımına bağlı nekroz’ tanımlamasının bulunmadığı ifade edildi. Raporda bu durumun’ komplikasyon’ olarak değil, ‘Eser sözleşmesi’ olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
BİLİRKİŞİ İŞLEMİN AYIPLI ESER OLARAK KABUL EDİLMESİNİ İSTEDİ
Saç ekim merkezi, hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz ederek yeniden rapor düzenlenmesi istedi. Temmuz 2023 tarihinde ek rapor mahkeme sunuldu. Ek raporda birinci rapordaki gerekçeler ile saç ekiminin istenen sonuca ulaşılamadığı aktarıldı. Eser sözleşmesi kapsamında eser sahibi taahhüt ettiği sonuca ulaşmak için mesleki tüm şartları yerine getirmeli, somut durumun gerektirdiği tüm tedbirleri alması gerektiği, oluşabilecek olumsuzluklara karşı bilgilendirme yapması gerektiği anlatıldı. Eserin, iş sahibinin beklediği gibi olmaması veya bazı durumlardan ötürü bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı eser olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
MAHKEME SAÇ EKİMİ İÇİN ALINAN ÜCRETİN GERİ İADESİNE KARAR VERDİ
Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi davanın kabulü ile Gölcük İlçe Tüketici Hakem Heyeti’nin 2022 yılında verdiği kararın iptaline hükmetti. Mahkeme, davalı tarafın davacıya vermiş olduğu hizmetin ayıplı olduğunu vurgulayarak saç ekimi yapılan bölgede saçın mevcut olmadığını belirtti. Mahkeme, saç ekim merkezinin; işlem için ödenen 8 bin liranın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Burakhan Meydan’a iade etmesine karar verdi.
“BU HİZMETİN AYIPLI BİR HİZMET OLDUĞU BİLİRKİŞİLERCE TESPİT EDİLDİ”
Saç ekimi mağduru olan avukat Burakhan Meydan, “2021 bir yılında İstanbul’da Özel bir hastanede saç ekim işlemi gerçekleştirdim. Ancak saç ekim işlemi bana vadettikleri gibi gerçekleşmedi. Yani bana vaat edilen belli başlı bir sözleşmede belirlenen hususlar saç ekimi işlemi gerçekleştikten sonra bir yıllık süreç gerekiyordu. Bir yılın sonunda bana vadettikleri işlem gerçekleşmediği için ben kuruma başvuruda bulundum. İşlemin olumsuz sonuçlandığını kurum da kabul etti. 2022 yılının son aylarında ise kurum, ‘Biz bu işlemi tekrarlamak istiyoruz. Ücret iadesi yapamayız ancak tekrar size saç ekimi işlemi yapabiliriz’ diye geri dönüş yaptılar. Ancak bu geri dönüşü ben bir eser sözleşmesindeki iş sahibi olarak bunu kabul etmeyerek bana vermiş olduğum ücretin iadesi talebinde bulundum. Ancak bu talep kurum tarafından kabul edilmedi. Bu nedenden dolayı ben de hukuki yollara başvurarak zararımın tazmin edilmesini mahkemeler yoluyla sağlamak istedim. Akabinde tüketici hakem heyetine başvurduk. Tüketici hakem heyeti bizim aleyhimize karar verdi. Bunun üzerine dava yoluna başvurduk. Bizim gerçekleştirilmiş olan saç ekim işleminin eser sözleşmesi niteliğinde bir tür olduğunu, tespitini yaptık avukat olarak. Bu tüketici mahkemesinde ayıbın olup olmadığına yönelik tespitini sağlamak amacıyla bilirkişiye tayin ediliyor dosya. Bilirkişi fiziksel incelemelerde ve gerekli bilimsel incelemelerde bulunduktan sonra şu şekilde kanaat getirdi. Saç ekiminde yapılan işlemin sadece yüzde 10’luk kayıp gerçekleştirilebileceği söylendi. Bilirkişi raporunda bu yüzde 10’luk kaybın söz konusu dosyamızda, yüzde 90’na vardığı tespit edildi. Bu nedenle de bu hizmetin ayıplı bir hizmet olduğu bilirkişilerce tespit edildi” dedi.
“SİZE VAAT EDİLEN GERÇEKLEŞMEZSE LEHİNİZE OLAN MADDELER DEVREYE GİRER”
Meydan, mahkemenin saç ekiminin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirdiğini belirterek, “Bizim olayımızda ise tespit şu şekilde sağlandı. Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alındı ve eser sözleşmesindeki sair mevzuat üzerinden mahkeme değerlendirmede bulundu. Mahkeme eser sözleşmesi yükleniciye taahhüt ettiği hususu gerçekleştirme zorunluluğunun kılındığını söylüyor. Bu söylem üzerine de herhangi bir eser sözleşmesinin vaat edildiği gibi gerçekleşmemesi halinde burada ayıbın kurum tarafından yani eser sözleşmesini, estetik operasyonu gerçekleştiren kuruma yüklemiş oluyor. Netice itibariyle eser sözleşmeleri tüm aklımıza gelen estetik operasyonların tamamını kapsayan bir türdür. ve eser sözleşmelerinde size vaat edildiği gibi gerçekleşmediği halinde eser sözleşmesindeki sizin lehinize olan maddeler devreye girer. Bu devreye giren maddeler sayesinde kanun koyucu ve mahkemeler vasıtasıyla sizin haklılığınızı ispat edilir. Mağduriyetiniz mahkemeler vasıtasıyla giderilir” diye konuştu.
“BU EMSAL NİTELİĞİNDE BİR KARAR”
Burakhan Meydan, kararın emsal niteliğinde olduğunu söyleyerek, “Bu emsal niteliğinde bir karar. Çünkü biz avukat olarak dosyaya hazırlandığımız esnada bunun daha önce bir Yargıtay kararını tespit edemedik. Bu nedenle dosyanın üzerinde gereğinden fazla çalışma hissiyatı duyduk. ve bunun emsal nitelikte olduğunu fark ettik. Bizim ilk aşamada ödemiş olduğumuz miktar 8 bin liraydı. Akabinde bunun toplam dosyanın sonuçlanma süre 2 ile 2 buçuk yıl arasında sürdü. Sonunda bizim yasal faiz oranımız ve ilan vekalet ücretimizle beraber toplamda 32 bin liralık bir alacağımız doğmuş oldu. Bu emsal niteliğinde olan karar nedeniyle başka bir vatandaşımız bu hakkını arayacak olursa ve bu çoğalırsa artık ayıplı hizmet yapmaktan bu hizmeti sağlayan kurumlar çekinecektir diye düşünüyorum. Bu çekince de bizim sağlık turizmimize katkı sağlayacağı gibi kaliteli hizmeti de yükseltecektir. Bu nedenle vatandaşlarımızın haklarını almaları için kanun yoluna başvurmalarını ve haklarını mahkemelerde aramalarını tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.
]]>Elektronik kimlik tespitiyle hem vatandaşların mağduriyetleri engelleniyor hem de kurumların kayıp kaçaklarının önüne geçiliyor. 81 ildeki tapu daireleri ve Türkiye genelinde yaklaşık 300 noterlik ve bazı kamu ve özel bankalarda kullanılan yerli üretim kimlik doğrulama cihazı sayesinde hileli işlemlerin önüne geçiliyor.
Çipli kimlik kartı cihaza takılarak veri tabanındaki bilgiler ile eşleştiriliyor, ikinci doğrulama ise kişinin parmak izleri karşılaştırması oluyor. Burada da eşleme doğrulanırsa, kimlik sahibinin gerçek kişi olduğu doğrulanmış oluyor. 81 ildeki tapu dairelerinde, 300’e yakın noterlikte ve bazı kamu ve özel bankalar tarafından söz konusu cihazlar kullanılıyor. Bazı belediyeler, ziyaretçi kabul noktaları, yeni yeni sınav merkezlerinde cihazlar kullanılmaya başlandı.
Buradaki amaç 80 milyon vatandaşın çipli kimlik kartlarının, aynı zamanda kart sahibine ait parmak izlerinin KVKK’ya uyumlu olarak elektronik olarak doğrulanmasıdır. Cihaz kimlik doğrulama ve kimlik tespiti gerektiren tüm kurum ve kuruluşlarda kullanılabiliyor.
“Kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulan tüm alanlarda kullanılabiliyor”
Proje ulusal bir proje olarak başlatıldığını ve tamamen yerli ve mili olarak yer aldıklarını belirten firmanın kurucu ortağı Ümit Yaşar Usta, “2000’li yılların başında sahte kimliklerle yapılan işlemlerin önlenmesi için TÜBİTAK ile başlatılan sağlık kartı projesi, daha sonrasında yeni vatandaşlık kimlik kartları olarak Nüfus Vatandaşlık İşleri tarafından devam ettirilmişti. Bu sayede parmak izi içeren çipli kimlik kartlarıyla sadece SGK’da değil, tüm kurumlarda sahtecilik işlemlerinin önlenmesi hedeflendi. Bu sayede sahte kimlik ve başkasının yerine işlem yapma durumu ortadan kalkıyor. Cihaz kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulan tüm alanlarda kullanılabiliyor. Kamu kuruluşları, bankalar, noterlik, tapu daireleri, sınav merkezleri bu alanlardan bazılarını oluşturuyor” dedi.
“Yasadışı grupların sahte işlemlerine engel oluyor”
Herhangi bir firmaya veya üreticiye bağlı olmayan cihazın TSE ve Nüfus Müdürlüğünün kontrolünde İçişleri Bakanlığının onayıyla belli testlerden geçerek güvenlik sertifikalarını alması gerektiğini belirten Usta, “Belirlenen güvenlik şartlarını sağlayan tüm firmaların yatırımlarını yaparak cihazı üretebileceklerini söyledi. Cihazın kimlikle yapılacak her çeşit işlemi engellediğinin altını çizen Usta, “Bazen sahtecilik olayları yaşanabiliyor. Bu olaylar bazen kurumların parasal kayıplarına yol açıyor, bazen de vatandaşlarımızı mağdur edebiliyor. Sahte kimlikle yaşanan olaylar ulusal güvenliği de etkiliyor. Yasadışı grupların birtakım banka hesapları açarak burada dolandırıcılık yapması, bazı eylemlerde sahte kimlikle çıkartılan cep telefonu hatlarının kullanılması gibi olayların önüne geçmesi adına önemli. Bu anlamda yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen kimlik doğrulama cihazlarının yaygınlaşmasını arzu ediyoruz” dedi.
“Kimlik doğrulamada dünyaya örnek olabiliriz”
Türkiye’nin çipli kimlik kartı kullanımında dünyadan ayrıştığını belirten Usta, bu teknolojiyi başta Avrupa olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilebileceğini söyleyerek, “Çipli kimlik kartları sadece Türkiye’de bulunmuyor. Dünya ülkelerinin genelinde kullanılıyor. Türkiye bu konuda çok ileriye gitti. Projenin en önemli ayağı tüm vatandaşların bu çipli karta sahip olması. Şu anda 80 milyona yakın vatandaş, çipli kart sahibi. 2024 yılı sonuna kadar çipli kartlara geçişin tamamlanması ve eski kağıt kimliklerin kullanılmayacağını düşünüyoruz. Türkiye bu noktada bu sisteme hızlı adapte olursa diğer ülkelere de örnek olacaktır. Yazılımlarımızı uyarlayarak mevcut cihazlarımızı Avrupa ve farklı ülkelerde kullandırabiliriz. Hem ülkemizde bu sektörün gelişmesi, hem yeni Ar-Ge faaliyetlerin yapılmasını sağlayacak, hem de uluslararası pazarda birçok fırsat sunacaktır” ifadelerini kullandı.
Cihazın sahteciliğin önüne geçmesi kadar üretildiği teknolojisi de dikkat çekiyor. Vatandaşların kişisel bilgilerini korumak amaçlı cihaz yapılacak yazılım veya fiziksel her türlü müdahalede kendini imha ediyor ve kendini kullanılamaz hale getiriyor. Usta cihazın en büyük özelliğinin güvenilir uç nokta cihazı olduğunu vurgulayarak, “Herhangi bir müdahaleye karşı korumalıdır, fiziken kapaklarını açmaya çalışırsanız, içindeki donanıma ve yazılıma müdahale etmeye çalışırsanız, cihaz bunu algılıyor ve içerisindeki ilgili yazılım ve anahtarları silerek kullanılamaz hale geliyor. Bu cihazın olduğu her noktada kimliğimizi huzur içerisinde bu cihazlara takıp doğrulama gerçekleştirebiliriz” şeklinde konuyu ifade etti. – İSTANBUL
]]>Önemli merkez bankaların, şahin para politikalarının sonuna geldiğine yönelik öngörüler güçlü kalmaya devam ederken, faiz indirimlerine ne zaman başlanacağına dair belirsizlikler varlık fiyatları üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor.
Analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) ocakta faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını ifade ederek, bankanın mart toplantısında yüzde 73 ihtimalle faiz indirimlerine başlayacağının öngörüldüğünü dile getirdi.
ABD’de, cuma günü açıklanan Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE), geçen yıl aralıkta aylık bazda yüzde 0,1 azalması ve yıllık bazda ise yüzde 1 artışla beklentilerin altında kalması, Fed’in faizleri piyasa beklentilerine paralel olarak martta indirmeye başlayabileceği beklentilerini destekledi.
Geçen haftanın son işlem gününde, düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 3,94 seviyesinden haftayı tamamladı.
102,0-102,8 arasında geçen hafta dalgalı bir seyir izleyen dolar endeksi, yeni haftaya önceki kapanışının hemen altında 102,4 seviyesinden başladı.
Bugün yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, yüzde 0,3 artışla 2 bin 54 dolardan alıcı buluyor.
Kripto para piyasaları tarafında, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun (SEC) spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonuna (ETF) onay vermesiyle 49 bin dolara yaklaşarak, Aralık 2021’den bu yana en yüksek seviyesini test etmesinin ardından gelen kar satışlarıyla 41 bin 500 dolara kadar geriledi. Şu sıralarda Bitcoin, önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 42 bin 580 dolardan işlem görüyor.
Cuma günü, New York borsasında Nasdaq endeksi 0,02 ve S&P 500 endeksi ise yüzde 0,08 artarken, Dow Jones endeksi yüzde 0,31 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni haftaya da karışık bir seyirle başlarken, spot piyasalarda bugün tatil nedeniyle işlem gerçekleşmeyecek.
Avrupa borsalarında cuma günü pozitif seyir hakim olurken, bu hafta gözler bölge genelinde nihai enflasyon verilerine çevrildi.
Avrupa genelinde beklentilerin üzerinde açıklanan öncü Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri enflasyon endişelerinin güçlü kalmasına neden olurken, geçen hafta açıklanan makroekonomik veriler ise ekonomik aktiviteye ilişkin olumsuz sinyaller vererek resesyon ihtimalinin de sıcaklığını koruduğuna işaret etti.
Geçen hafta açıklamalarda bulunan Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, bankanın enflasyonun yüzde 2’ye yaklaşmasından emin olduktan sonra faiz indirimlerine başlayabileceğini ifade etti.
Geçen hafta, 1,0910-1,1000 aralığında dalgalı bir seyir izleyen avro/dolar paritesi, yeni haftaya yüzde 0,1 artışla 1,0960 seviyesinden başladı.
Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,95 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,73 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında haftanın ilk işlem gününde karışık bir seyir öne çıkarken, Çin’de ekonomik aktivitenin yavaşladığına ilişkin sinyaller güç kazanmaya devam ediyor.
Buna karşın, Çin Merkez Bankası (PBoC) bugün orta vadeli borç verme faizi olarak da bilinen bir yıllık politika kredilerinin oranını değiştirmeyerek yüzde 2,50’de sabit tuttu.
Analistler, piyasa beklentilerinin bankanın faiz indirimi yapacağı yönünde olduğunu anımsatarak, önümüzdeki aylarda bankanın zorunlu karşılık oranını azaltabileceğine ilişkin tahminlerin arttığını söyledi.
Japonya pay piyasalarında ise artmaya devam eden risk iştahı dikkati çekerken, yükseliş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Nikkei 225 endeksi yaklaşık 36 bin puan ile 1990’dan bu yana en yüksek seviyesinde seyrediyor.
Öte yandan, Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan’da hafta sonunda yapılan başkanlık seçimleri, iktidardaki Demokratik İleri Partinin (DPP) adayı, görevdeki Başkan Yardımcısı Lai Ching-te’nin galibiyetiyle sonuçlanırken yeni dönemde Pekin ile gerilimlerin devam edeceği öngörülüyor.
Cuma günü, yüzde 0,3 azalışla günü 144,9 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 145,1’de bulunuyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 artış kaydederken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 geriledi.
Yurt içinde cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,15 değer kazancıyla 7.986,47 puandan tamamladı.
Dolar/TL, geçen haftanın son işlem gününde önceki kapanışının yüzde 0,4 üzerinde 30,1074’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,0970 seviyesinden işlem görüyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s cuma akşamı piyasalar kapandıktan sonra, Türkiye ekonomisine ilişkin takvim dahilinde değerlendirmeye gitti.
Kuruluştan yapılan açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun “B3” olarak teyit edildiği, daha önce “durağan” olan not görünümünün ise “pozitif”e yükseltildiği bildirildi.
Açıklamada, görünümün pozitife çevrilmesinin ana nedeninin “ekonomi politikasındaki belirleyici değişiklik, özellikle de Ortodoks para politikasına dönüş” olduğu belirtildi.
Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.060 ve 8.150 seviyelerinin direnç, 7.900 ve 7.750 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
11.00 Türkiye, aralık ayı bütçe dengesi
13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı sanayi üretimi
]]>İMKB olarak işleme başlayan borsa, 2013 yılında değişen Sermaye Piyasası Kanunu ile farklı bir yapıya büründü ve son yıllarda gelişen teknolojisi ve birçok yeni enstrümanla gelişimini sürdürdü.
Resmi olarak Aralık 1985’te açılan İMKB, 3 Ocak 1986’da 19 hisse senedi ile Cağaloğlu’ndaki binasında işleme başladı.
1987’de daha önce haftalık olarak hesaplanan borsa endeksleri günlük hesaplanmaya başlandı. 1993’te ise 50 şirketle bilgisayarlı alım-satım işlemine geçildi. İMKB, 1993 yılının sonlarında ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Federasyonu tarafından “kabul görmüş menkul kıymetler borsası” olarak tanımlandı. Bu unvanı alan gelişmekte olan borsalar arasında İMKB üçüncü oldu.
1996’da Uluslararası Pazar bünyesinde Uluslararası Tahvil ve Bono Piyasası’nın kurulmasının ardından 1997’de bu piyasada Hazine tarafından yurt dışında satılmak üzere çıkarılan 40 adet uluslararası tahvilin kota alınmasıyla işlemlere başlandı. Böylece Hazine’nin yurt dışı finansmana erişimi için farklı bir kanal açılmış oldu.
İMKB, 2000 yılında, Kırgız Borsası’nın sermayesine yüzde 27,4 iştirak oranı ile, Bakü Borsası’na da yüzde 5,26 iştirak ile ortak oldu.
2004’te katılma belgelerinin organize ve şeffaf bir piyasada işlem görmesini sağlamak amacıyla Borsa Yatırım Fonu Pazarı kuruldu ve takip eden yıl Hisse Senetleri Piyasası Fon Pazarı’nda Borsa Yatırım Fonları işlem görmeye başladı.
2007’de Hisse Senetleri Piyasası’nda açılış seansı uygulamasına başlanırken, yıl sonuna doğru seans kapanış saati 17.00’ye uzatıldı. Mayıs 2009’da Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) devreye alınarak piyasanın şeffaf ve zamanında aydınlatılması için önemli bir adım atıldı.
Yapılandırılmış ürünler sınıfında yer alan ve menkul kıymetleştirilmiş opsiyon özelliklerini taşıyan ürün anlamına gelen varantlar, 2010’da borsada işlem görmeye başladı.
2011’de Bankalararası Repo-Ters Repo Pazarı’nın kurulmasıyla bankaların kendi aralarında likidite problemlerini halledebilmesinin önü açıldı. 2012’de İMKB bünyesinde faaliyete geçen Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP), 2019’da işlem hacmi ortalama 5 milyar lirayı, 2023’te ise 90 milyar lirayı aştı.
Varlık fiyatlamada TLREF kullanılmaya başladı
İMKB, 5 Nisan 2013’te özel hukuk hükümlerine göre çalışan bir işletme olan Borsa İstanbul AŞ’ye dönüştü. Endeks adlarında yer alan “İMKB” kısaltması, “BIST” olarak değiştirildi.
Aynı yıl pay piyasası birinci seansı başlangıcı 15 dakika öne çekilerek saat 09.15’e alındı. VİOP’ta 2014’te Dolar/TL Opsiyon Sözleşmeleri işleme açıldı.
30 Kasım 2015’te Borsa İstanbul ile Nasdaq arasındaki ortaklık kapsamında geliştirilen BISTECH’in ilk fazı devreye alındı. BISTECH olarak adlandırılan iki aşamadan oluşan Teknoloji ile Dönüşüm Programı’nın ilk aşamasında Borsa İstanbul, 22 yıldır uyguladığı iki seans uygulamasından tek seans uygulamasına geçti.
Borsa İstanbul AŞ ve bağlı ortaklığı İstanbul Takas ve Saklama Bankası AŞ, Swap Piyasası kurulmasına ilişkin yapılan çalışmaları Eylül 2018’de tamamladı. Borsa düzenlemeleri uyarınca işlem yapma yetkisi verilmiş bankalar ve TCMB’nin işlem gerçekleştirebildiği Swap Piyasası’nda, 2019’da TL-dolar ve TL-avro işlemleri günlük 3 milyar doları bulan işlem hacmine ulaştı.
Borsa İstanbul, 17 Haziran 2019’da finansal türev ürünlerde, borçlanma araçlarında ve çeşitli finansal sözleşmelerde değişken faiz göstergesi olarak TLREF Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı’nı hesaplamaya ve yayımlamaya başladı. Türk lirası kısa vadeli referans faiz oranı ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak oluşturulan TLREF’in, dayanak varlık veya karşılaştırma ölçütü olarak kullanılması da amaçlanıyor.
4 Ekim 2019’dan itibaren Borsa İstanbul’da dünya borsaları ile uyum sağlanması ve etkileşimin artırılması amacıyla 10.00 ila 18.00 saatlerinde kesintisiz sürekli işlem yöntemine geçiş yapıldı. Buna göre, pay piyasasında sürekli işlem yöntemi ile işlem gören kıymetlerde 13.00 ila 14.00 saatleri arasında uygulanan “gün ortası tek fiyat” ve gün ortası “ara” bölümleri kaldırıldı.
2019’un son günlerinde ise Türkiye Varlık Fonu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na (EBRD) ait yüzde 10’luk payı satın alarak Borsa İstanbul’daki ortaklık oranını yüzde 90,6’ya çıkarttı. Son durumda, Borsa İstanbul’un diğer ortakları ise yüzde 1,3 ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), yüzde 2,27 ile Borsa İstanbul AŞ ve yüzde 5,83 ile “diğer” adı altında aracı kurumlar, bankalar, kıymetli maden ve döviz şirketleri ile diğer şirketler oldu.
2022’de Sürdürülebilirlik 25 endeksi, Katılım Temettü endeksi ve Türk lirası kısa vadeli referans getiri oranı ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak oluşturulan TLREFK Türk Lirası Gecelik Katılım Referans Getiri Oranı hesaplanmaya başlandı.
VİOP’un açılış ve kapanış saatlerinde ise değişikliğe gidildi. Buna göre, VİOP’ta 6 Mayıs 2022’den itibaren saat 09.20-09.25 arasında emir toplama ve saat 09.25-09.30 arasında eşleştirme yapılarak açılıştaki oynaklıkların önüne geçmek adına adım atıldı. VİOP’ta daha önce pay vadeli sözleşmelerde 18.10 olan kapanış saati de 18.15’e çekildi.
Borsa İstanbul’da emtia sertifikaları, pay piyasalarında işleme açılırken, 21 Kasım 2022’de 0,01 gram altının pay piyasalarında alınıp satılmasını sağlayan altın sertifikaları “ALTINS1” koduyla borsaya kote edildi.
Borsa İstanbul’da geçen yıl halka arzlar hızla devam etti
Borsa İstanbul’da 2023’te 54 şirket halka arz edilerek borsada işlem gören şirket sayısı yıldız pazarda 259, ana pazarda 221 ve alt pazarda 32 olmak üzere toplamda 512’ye çıktı.
Geçen yıl, 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Borsa İstanbul, Pay Piyasası ile VİOP bünyesindeki pay ve pay endeksi türev pazarlarının 5 iş günü kapatılmasına ve 8 Şubat’ta gerçekleştirilen işlemlerin iptaline karar verdi.
Borsa İstanbul’un, Avrupa Birliği (AB) sermaye piyasaları düzenleyici otoritesi olan ESMA (European Securities and Markets Authority) tarafından MiFID II (Markets in Financial Instruments Directive II) ve MiFIR (Markets in Financial Instruments Regulation) hükümleri çerçevesinde oluşturulan işlem sonrası şeffaflık koşullarını sağlayan pazar yeri olarak mevcut “olumlu” statüsü yapılan güncellemede teyit edildi.
“BIST Geri Alım Endeksi” ve “BIST Temettü 25 Ağırlık Sınırlamalı 10” adlı iki yeni endeksin de 15 Ağustos itibarıyla hesaplanmaya başlanacağına karar veren Borsa İstanbul, büyümek için ihtiyaç duydukları finansmanı öz kaynakla sağlamak isteyen şirketlerin, sadece nitelikli ve kurumsal yatırımcılara sermaye artırımı yoluyla pay ihraç ederek kaynak temin etmelerini sağlamak ve söz konusu payların Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda işlem görebilmesi amacıyla Girişim Sermayesi Pazarı (GSP) oluşturulduğunu bildirdi.
Borsa İstanbul, pay piyasasında fiyat adımı ve kotasyon yayılma aralıkları düzenlemeleri ile borsa yatırım fonlarında açılış seansı uygulanmasına yönelik değişikliğe gidildiğini duyururken, yapılan değişikliğe göre, borsa yatırım fonu işlem sıralarının seans akışı içerisine 09.40-09.56 arası emir toplama ve 09.56-10.00 saatleri arasında eşleştirme seanslarından oluşan bir açılış seansının ilave edildi de belirtildi.
Borsa İstanbul’un 150. Kuruluş Yıl Dönümünün kutlandığı 22 Aralık’ta, 1 Kasım 2023 tarihinden itibaren Borsa İstanbul’da işlem gören 500 payın “BIST 500 Endeksi” kapsamında hesaplanmaya başlamasına karar verildiği duyuruldu.
]]>Hali hazırda devam eden jeopolitik risklerin yanı sıra yoğun veri gündemi varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olurken, Fed’in toplantı tutanaklarının gelecek dönem politikalarına yönelik ipuçları verebileceği düşünülüyor.
Analistler, küresel pay piyasalarının yeni yılın ilk haftasına temkinli başladığını belirterek, hafta içince açıklanacak makroekonomik verilerin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini ifade etti.
Haftanın son işlem gününde ABD’de açıklanacak istihdam raporunun önemine de dikkati çeken analistler, bugün ülkede açıklanacak JOLTS açık iş sayısının da istihdam piyasasına ilişkin fikir verebileceğini kaydetti.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in ocak toplantısında faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, martta yüzde 77 ihtimalle ilk faiz indirimini yapacağı öngörülüyor.
Öte yandan, ABD’nin kamu borcu ise 2023 yılında 2,6 trilyon dolarlık artışla 34 trilyon dolara ulaşırken, dün açıklanan verilere göre, ABD’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) aralıkta 48,2’den 47,9’a revize edildi.
Kızıldeniz’de, ABD ve İran’ın karşı karşıya geldiğine yönelik haber akışı petrol fiyatlarında oynaklığı artırırken, konuya ilişkin gelişmeler yatırımcıların odağında bulunmaya devam ediyor.
Düşüş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Brent petrolün varil fiyatı, şu dakikalarda yüzde 0,1 azalışla 75,8 dolardan işlem görüyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün 6 baz puanlık artışla yüzde 3,94’e çıkarken, şu sıralarda yatay seyrediyor.
Dün yüzde 0,2 azalışla 2 bin 58 dolardan günü tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 2 bin 65 dolardan işlem görüyor.
Dolar endeksi, dün yüzde 0,9 artışla 102,2 seviyesinden günü kapatırken, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 102,1’de bulunuyor.
Kripto para birimlerinde de yeni yılın ilk günlerinde oynaklık öne çıkarken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) bazı kurumların Spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu (ETF) başvurularını onaylayabileceği yönündeki beklentilerle Bitcoin dün, Nisan 2022’den bu yana ilk kez 45 bin doları aştı. Şu sıralarda da önceki kapanışın yüzde 0,9 üzerinde 45 bin 175 dolardan işlem görüyor.
Pay piyasaları tarafında ise dün Apple’ın hisseleri, Barclays’in zayıf iPhone satışlarını gerekçe göstererek şirketin notunu düşürmesi sonrası yüzde 3,6 değer kaybetti.
Nvidia hisseleri, yarı iletken endüstrisi üzerinden devam eden jeopolitik gerilimler nedeniyle yaklaşık yüzde 2’nin üzerinde düştü.
Hollanda hükümetinin, ileri teknoloji çiplerin yapımında kullanılan fotolitografi makinelerinin Çin’e ihracat lisanslarını iptal ettiğini bildirmesinin ardında Hollandalı şirket ASML’nin hisseleri de yüzde 5’in üzerinde düşüş kaydetti.
AMD, Intel ve Qualcomm’un da aralarında bulunduğu diğer yarı iletken hisseleri de söz konusu haberin ardından değer kaybetti. AMD hisseleri yüzde 6’ya yakın, Intel hisseleri yüzde 5’e yakın ve Qualcomm hisseleri yüzde 3’ün üzerinde düştü.
Tesla’nın hisseleri ise şirketin yılın dördüncü çeyreğinde teslimatını gerçekleştirdiği araç sayısının 484 bin 507 ile tahminleri aşmasına ve 2023 hedefine ulaşmasına yardımcı olmasına rağmen yatay bir seyir izledi.
ABD’li teknoloji şirketlerinden Meta’nın hisseleri yüzde 2’nin, Google, Microsoft ve Amazon’un hisseleri yüzde 1’in üzerinde değer kaybetti.
Söz konusu gelişmelerin ardından New York borsasında karışık bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,57 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,63 azalış, Dow Jones endeksi yüzde 0,07 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık seyirle başladı.
Avrupa tarafında da yeni yılın ilk işlem gününde karışık seyir izlendi.
Dün bölge genelinde açıklanan veriler ekonomik aktiviteye ilişkin olumsuz sinyaller vermeye devam etti.
İngiltere’de imalat sanayi PMI 46,2 ile beklentilerin altında kaldı. Böylece, İngiltere’de imalat sanayi PMI, 17 aydır daralma göstermiş oldu.
Almanya’da 43,3 ve Avro Bölgesi’nde 44,4 olarak açıklanan imalat sanayi PMI, beklentileri aşsa da 50 sınırının altında olmaya devam etti.
Dün yüzde 0,9 azalışla günü 1,0940 seviyesinden tamamlayan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 1,0960 seviyesinde bulunuyor.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,15 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,16 azalış kaydederken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,11 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,57 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık seyirle başladı.
Japonya’da tatil nedeniyle bugün de işlem gerçekleşmezken, diğer Asya borsalarında negatif seyir hakim oldu.
Japonya’da meydana gelen depremlerde ölenlerin sayısı 64’e çıkarken, artçı sarsıntıların hala sürdüğü aktarıldı.
Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,1 geriledi.
Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,06 değer kazancıyla 7.624,29 puandan tamamlarken, bugün gözler enflasyon verilerine çevrildi.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,5 üzerinde 29,7344’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,7610 seviyesinden işlem görüyor.
AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, aralık ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 3,19 artacağını tahmin ediyor.
Analistler, bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise Almanya’da işsizlik oranı ve ABD’de JOLTS açık iş sayısı verilerinin yanı sıra Fed’in son toplantı tutanaklarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.700 ve 7.800 puanın direnç, 7.600 ve 7.500 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, aralık ayı TÜFE ve ÜFE
11.55 Almanya, aralık ayı işsizlik oranı
18.00 ABD, kasım ayı JOLTS açık iş sayısı
22.00 ABD, FOMC toplantı tutanakları
]]>Kızıldeniz’de ABD Donanması tarafından Husilere ait botların batırılmasının ardından İran’ın bölgeye savaş gemisi gönderdiğine yönelik haber akışı risk iştahını törpülüyor.
Makroekonomik veri tarafında ise, bu hafta ABD’de açıklanacak istihdam raporu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarının bankanın gelecek dönem politikalarına yönelik ipuçları verebileceği tahmin ediliyor.
Önemli merkez bankalarının, enflasyonla mücadele kapsamında yaklaşık son 2 yıldır sürdürdüğü şahin politikaların sonuna gelindiğine ilişkin beklentiler güçlü kalmaya devam ederken, bu yıl faiz indirimlerinin, ne zaman ve ne kadar olacağına yönelik soru işaretleri de varlığını koruyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu yılın ilk toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, martta yüzde 85 ihtimalle ilk faiz indirimini yapacağı öngörülüyor.
Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın BRICS’te 2024 dönem başkanlığını devralması üzerine yazılı açıklama yaptı. Putin, BRICS’in yeni katılımlarla artık 10 ülkeden oluştuğunu belirterek, “BRICS’in çok boyutlu gündemine şu veya bu şekilde katılmak isteyen yaklaşık 30 ülkenin ne derece hazır olduğunu değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, geçen hafta Noel tatili nedeniyle piyasalarda işlem hacimleri düşük seviyelerde seyretti.
Enflasyon endişelerinin güç kaybetmesiyle artan tahvil talebi, 2022 yılını yüzde 3,88 seviyesinden tamamlayan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin 2023’ü de neredeyse aynı seviyeden tamamlamasında etkili oldu.
Cuma günü yüzde 0,2 azalışla günü 2 bin 63 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 2 bin 70 dolardan işlem görüyor.
Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan dolar endeksi, yeni yılın ilk gününde yüzde 0,2 artışla 101,5 seviyesinde bulunuyor.
Kızıldeniz’de, ABD ve İran’ın karşı karşıya geldiğine yönelik haber akışı petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklerken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,8 yükselişle 78,2 dolardan işlem görüyor.
Kripto para birimlerinde de yeni yılın ilk gününde oynaklık göze çarparken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) bazı kurumların Spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu’nu (ETF) başvurularını onaylayabileceği yönündeki beklentilerle Bitcoin, Nisan 2022’den bu yana ilk kez 45 bin doları aştı.
Geçen haftanın son işlem gününde, New York borsasında satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,28, Nasdaq endeksi yüzde 0,56 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,05 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni yılın ilk gününe karışık seyirle başladı.
Avrupa tarafında, geçen hafta tatil nedeniyle piyasalar dar bantta hareket ederken, bu hafta Almanya ve Avro Bölgesi’nde açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
Hafta boyunca açıklanacak verilerde ekonomik aktiviteye ilişkin sinyallerin varlık fiyatlarını etkilemesi beklenirken, bugün gözler bölge genelinde açıklanacak Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi.
Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,14, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,11, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,30 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yatay bir seyir izledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni yıla yükselişle başladı.
Asya’da negatif seyir öne çıkarken, söz konusu seyirde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ekonominin karşı karşıya olduğu olumsuzluklara işaret eden konuşması etkili oldu.
Dün yeni yıl konuşması yapan Şi, ekonomik aktiviteyi ve istihdam yaratmayı güçlendirme sözü verirken, bazı işletmelerin zor zamanlar geçirdiğini ve insanların iş bulmakta, temel ihtiyaçları karşılamakta zorluk çektiğini kabul etti.
Öte yandan, dün Japonya’da yaşanan depremler de dünya gündemine otururken, bugün tatil nedeniyle Japonya piyasalarında işlem gerçekleşmedi.
Ayrıca, Güney Kore’de ana muhalefetteki Demokratik Parti’nin lideri Lee Jae-myung, Busan’da bir inşaat alanını ziyareti sırasında boynundan bıçaklanarak saldırıya uğradı.
Bugün açıklanan verilere göre, Çin’de Caixin imalat sanayi PMI 50,8 ile beklentileri aştı.
Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,5 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 yükseldi.
Yurt içinde cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1 değer kazancıyla 7.470,18 puandan tamamladı.
Dolar/TL, geçen haftanın son işlem gününde, önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,4725’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,6500 seviyesinden işlem görüyor.
Cum günü, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası (TL) dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) yeni hesap açılışlarını sona erdirdiğini duyururken, hafta sonu da Dijital Türk Lirası Projesi’nin birinci faz değerlendirme raporunu yayımlandı.
Raporda, “İlerleyen dönemlerde dijital Türk lirasının teknolojik gereksinimlerinin yanı sıra iktisadi ve hukuki çerçevesine dair çalışmalara da öncelik verilecek olup çalışmaların karar alıcılara sunulması planlanmaktadır. Nihai kararın alınması ve ilgili mevzuatın hayata geçmesiyle birlikte dijital Türk lirasının yaygınlaştırma çalışmalarının hızlanması ve tüm Türkiye’de kullanıma sunulması mümkün olabilecektir.” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2024’ün yıllık enflasyonda düşüşün başladığı, rezerv yeterliliğinin daha da arttığı, kur korumalı sistemin sonlandığı, cari açıkta kalıcı iyileşmenin başladığı, bütçe disiplininin tesis edildiği, sürdürülebilir yüksek büyümenin temellerinin güçlendiği bir yıl olacağını bildirdi.
Analistler, bugün yurt içinde imalat sanayi PMI, yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.550 ve 7.600 puanın direnç, 7.400 ve 7.300 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, aralık ayı imalat sanayi PMI
12.00 Avro Bölgesi, aralık ayı imalat sanayi PMI
12.30 İngiltere, aralık ayı imalat sanayi PMI
17.45 ABD, aralık ayı imalat sanayi PMI
]]>