İşle – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 09 Apr 2024 08:57:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Eskişehir’de Lüle Taşı Sanatı: İki Kadına Öğretildi https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-lule-tasi-sanati-iki-kadina-ogretildi/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-lule-tasi-sanati-iki-kadina-ogretildi/#respond Tue, 09 Apr 2024 08:57:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26749 Eskişehir’de 40 yıl önce lüle taşı işlemeye başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatçısı Mehmet Çınar, birçok erkeğin yanı sıra iki kadına lüle taşı sanatını öğretti.

Ticari bakımdan işlenebilir en kaliteli lüle taşı yataklarının bulunduğu Tepebaşı ilçesi kırsal Kozlubel Mahallesi’nde 1984’te bu madenle tanışan 54 yaşındaki Çınar, katıldığı festivallerde Eskişehir’in bu ekonomik ve kültürel değerini tanıttı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatçısı ünvanını 1996’da alan Çınar, 6 yıl önce Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak görev yapmaya başladı.

Enstitüde lüle taşını pipodan takıya, satranç takımından büstlere kadar birçok ürüne dönüştüren, ABD ve Çin’den gelen siparişleri yetiştirmeye çalışan Çınar, mesleğinin gelecek nesillerde devamını sağlamak amacıyla aralarında iki kadının bulunduğu birçok kişiye bu sanatı öğretti.

Mehmet Çınar, AA muhabirine, ilkokulu bitirdikten sonra yaz tatilinde doğduğu yer olan Kozlubel’de madeni işlemeye başladığını, 1984’te eline aldığı lüle taşını bir daha bırakamadığını söyledi.

Adeta bu madenin içinde büyüdüğünü belirten Çınar, şöyle devam etti:

“Lüle taşını işlemeyi bırakamıyorum. Başka bir işle uğraştığımda aklım lüle taşında kalıyor. Pipo, tespih, satranç takımı, takı, topaç, büst gibi ürünler yapıyorum. 1996 yılında İstanbul’da Taksim Meydanı’ndaki bir festivale katıldım. Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri lüle taşını işlerken beni izledi. Daha sonra işlemleri başlatıp, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı oldum. Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde 6 yıldır usta öğreticiyim.”

Çınar, lüle taşının gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurguladı.

Bu madenin çok değerli olduğunu dile getiren Çınar, “ABD ve Çin’den gelen siparişler üzerine pipo üretiyorum. Yurt dışından yoğun talep var ancak bunu karşılamakta zorlanıyoruz çünkü yeteri kadar usta yok. Taşı çıkaranların sayısı bile istenilen seviyede değil. İki kadın usta yetiştirdim. Kadın ustalarım çok iyi noktaya geldiler. Bir de erkek yetiştiriyorum.” diye konuştu.

“Kadının elinin değdiği her şey güzel oluyor”

Çınar’ın yetiştirdiği ustalardan Çiğdem Genç Dündar, daha önce Halk Eğitimi Merkezinde ebru kursu verdiğini, 4 yıldır lüle taşıyla uğraştığını anlattı.

Lüle taşında farklı teknikler uyguladıklarını, kağıtları yakıp renklendirdiklerini belirten Dündar, “Kadının elinin değdiği her şey güzel oluyor. Benim lüle taşı ustası olduğumu öğrenenler şaşırıyor. ‘Lüle taşıyla erkekler uğraşır’ diye kalıplaşmış düşünce var ancak kadınlar olarak da gayet güzel yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Çınar’dan öğrendiği lüle taşı işlemesini 2 yıldır sürdüren Şeyda Özbakan, bu sanatla uğraşmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Özbakan, “Her yıl daha iyi olmak için çabalıyorum. Gelecekte kadın lüle taşı sanatçıları da yetiştirmek istiyorum. Kadınların rahatlıkla yapabileceği bir iş. Onları eğitmeyi ve yardımcı olmayı çok istiyorum. Lüle taşıyla uğraşmak rahatlatıyor.” ifadesini kullandı.

Mehmet Çınar’dan lüle taşı dersi alan emekli Önder Beşibirlik ise lüle taşına şekil vermekten keyif aldığını, istek, inanç ve ilgiyle çoğu insanın rahatlıkla bu sanatı yapabileceğini dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-lule-tasi-sanati-iki-kadina-ogretildi/feed/ 0
İstanbul’da Psikologluk Yapan Şeyda Nur Boybeyi, Çiftlik Hayatına Yöneldi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-psikologluk-yapan-seyda-nur-boybeyi-ciftlik-hayatina-yoneldi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-psikologluk-yapan-seyda-nur-boybeyi-ciftlik-hayatina-yoneldi/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:21:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3119 İstanbul’da uzun yıllar psikologluk kariyerini sürdüren Şeyda Nur Boybeyi, mega kentin yoğunluğundan sıkılıp mesleğinden vazgeçerek babasının Balıkesir’in Burhaniye ilçesindeki çiftliğini süt hayvancılığı işletmesine dönüştürdü.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2000 yılında mezun olan 45 yaşındaki Boybeyi, okullarda ve hastanelerde bireysel psikologluk yapmaya başladı.

Kliniğini 2008’de açan, bazı gazetelerdeki köşe yazılarının yanı sıra bir kitap kaleme alan Boybeyi, 2020’den itibaren karavan hayatını tercih etti.

İstanbul’un kalabalığı ve yoğunluğundan sıkılan Boybeyi, babasının Burhaniye ilçesi kırsal Çoruk Mahallesi’nde hobi amaçlı kurduğu 16 dönüm alandaki çiftliği işletmeye çevirdi ve 1,5 yıl önce buraya yerleşti.

Arkadaşından ilham alan ve onu yalnız bırakmayan spor okulu mezunu Elif Bahar Bekiroğlu (35) da eşi ve çocuğuyla 8 ay önce Boybeyi’nin yanına geldi.

Çiftlikte 90 büyükbaş hayvanı bulunan iki arkadaş, hayvanların beslenmesinden çiftliğin temizliğine birçok işle ilgileniyor, sağdıkları sütü ilçe merkezine götürüp megafonla sokaklarda anonslar yaparak satıyor.

“Prenses gibi yaşardım”

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Laborant ve Veteriner Sağlık ön lisans programında eğitimine devam eden Şeyda Nur Boybeyi, AA muhabirine, kendisine göre Burhaniye’nin Türkiye’nin en güzel yeri olduğunu söyledi.

Çiftlik hayatından çok memnun olduğunu belirten Boybeyi, “Çok doğal, üretken bir hayatımız oldu. Şu anda kendi potansiyelimi daha çok ortaya çıkarttığım bir hayatın içindeyim. İstanbul’da çok kaosun içinde yaşıyormuşum. Mesleki olarak çok güzel şeyler yaptım, çok fazla insana ulaştım. Bununla ilgili de çok mutluyum ama hayatımın o dönemi bitti ve kendimi yeniden doğmuş hissediyorum.” dedi.

Boybeyi, İstanbul’dayken yardımcısıyla yaşadığını, evinde günlük işleri kendisinin yapmadığını dile getirdi.

Hayatında çok farklı bir pencere açtığını vurgulayan Boybeyi, şöyle konuştu:

“Daha prenses gibi yaşardım, karavan hayatıyla minimalize olmayı öğrendim ve buraya geldikten sonra da insanın üretken olmasının önemini öğrendim. Bu insana büyük bir yaratıcılık katıyor, iç potansiyelini daha fazla görmesini sağlıyor. Yoğurdumu, turşumu, peynirimi her şeyimi kendim yapıyorum; bu çok büyük bir keyif. Burada uyandığım her sabah şükrediyorum, buradaki hayvanlar, toprak ve havası da şükür sebebim. İstanbul’un çok kaotik bir enerjisi var, burası daha izole bir bölge, onun için burada uyanmak bana daha sağlıklı hissettiriyor.”

“İstanbul’da uyandığımda genelde korna sesi duyuyordum”

Elif Bahar Bekiroğlu da İstanbul’da spor salonu işletmeciliği yaptığını aktardı.

Hem büyük şehir yoğunluğu hem de deprem riski nedeniyle arkadaşının yanına gelmeye karar verdiğini, işin çoğunlukla süt satışı bölümüyle ilgilendiğini ifade eden Bekiroğlu, yeni yaşantısında çok mutluğu olduğunu anlattı.

Haftada 300-350 litre süt sattıklarını söyleyen Bekiroğlu, şunları kaydetti:

“Sabah mutlu kalkıyorum çünkü İstanbul’da metroya bindiğinizde kimse nötr değil herkes ekstra öfkeli, sinirli ve mutsuz. Burada kalktığımda kuş sesi duyabiliyorum, orada uyandığımda genelde korna sesi duyuyordum. Oranın kaosunun beni çok yorduğunu düşünüyorum. Bir de çocuğun gelişimi için metropolü çok doğru bulmuyorum. Çocuğumun burada daha özgür olacağını düşünüyorum. Haftada 3 gün süt satışına çıkıyoruz, sokaklarda bağıra çağıra sütümüzü satıyoruz. Zaten bir süre sonra müşteri kitlemiz de oluştu, artık telefonla arayıp sipariş veriyorlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-psikologluk-yapan-seyda-nur-boybeyi-ciftlik-hayatina-yoneldi/feed/ 0