İski – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 11 Jul 2024 23:00:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Eyüpsultan’ın Pirinççi Köyü Sakinleri Su Kotası Artışına Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/eyupsultanin-pirincci-koyu-sakinleri-su-kotasi-artisina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/eyupsultanin-pirincci-koyu-sakinleri-su-kotasi-artisina-tepki-gosterdi/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:00:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38668 Eyüpsultan’ın Pirinççi köyü sakinleri, su kotasının arttırılacağı gerekçesiyle İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından alınan kamulaştırma kararına tepki gösterdi.

Alibeyköy Barajı’na yakın bir noktada bulunan köyün sakinleri ile İSKİ arasında su seviyesi yüksekliğine dair kot sınırı sebebiyle anlaşmazlık yaşanıyor.

Köylüler, İSKİ’nin su havzasını korumak için karar aldığını düşünmediklerini, kendi bölgeleriyle benzer durumda olan Kent Ormanı için benzer bir kararın alınmadığını savundu.

Köy sakinlerinden 44 yaşındaki Kenan Satıcı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bu bölgenin İstanbul’un ilk köyü olduğunu ve doğma büyüme burada yaşadığını söyledi.

İSKİ’nin, köyün su yatağına yakın olduğu gerekçesiyle yaşam alanlarını kendilerinden almak istediğini kaydeden Satıcı, “Yaklaşık 40’a yakın yere istimlak yazıları geldi. Yakın civarımızda Cebeci köyü var. Cebeci köyüne de bu şekilde su havzasına yakın diye kaldırıp, toprak döküm sahası yaptılar. Orada günlük 3-4 bin kamyonluk toprak dökümü yapılıyor. Madem su korunacak, madem su çevresi korunacak, oradaki toprak döküm sahasının ne işi var?” diye sordu.

Satıcı, İSKİ’nin köyleriyle ilgili amacının farklı olduğunu iddia ederek, “İSKİ’nin su havzasını korumayı düşüneceğini zannetmiyoruz. Çünkü biz yaklaşık 29 kottayız. Fakat 26,5 kotta olan Kent Ormanı var. Biz, su altında kalacaksak bizden 5 metre aşağıda olan Kent Ormanı ve Mağlova Kemerleri nasıl su altında kalmayacak?” ifadelerini kullandı.

İSKİ’nin köylünün tepkisi üzerine bir açıklama yaptığını dile getiren Satıcı, şöyle devam etti:

“Aynı su koruma kotunu bahane gösterip Cebeci’yi insanların elinden aldınız ve toprak döküm sahasına çevirdiniz. Şimdi Pirinçli’deki amacınız nedir? Biz, bu amacı anlayamıyoruz. Köylü olarak buradan bir karış toprak vermeye niyetli değiliz. İSKİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına çok top atıyor, ‘Biz buradan izin aldık.’ diyor. Böyle bir izin söz konusu değil. Devlet Su İşleri de yetkisi alanında olan yerleri kendi istimlak edebilir. Fakat şu anda Devlet Su İşleri’nden de öyle bir izin alınmamış. İSKİ ise izin aldığını söylüyor. Fakat havza koruma İSKİ’nin elinde olduğu için İSKİ’nin bu istimlak çalışmasının başlatıldığı ve bütçesini kendisinin sağlayacağı söyleniliyor. İSKİ zarardayken buraya nasıl bütçe ayırıyor? Su basmayan bir yeri su basacak bahanesiyle maalesef elimizden almak için niye böyle bir mücadelede, anlamış değiliz.”

“Burayı 470 yıldır hiç su basmadı”

Satıcı, olayla ilgili köydeki 38 kişinin yaklaşık 30’unun davalık olduğunu, kendilerine de yeni tebligat geldiğini ve karşı dava açacaklarını kaydetti.

Yargıya güvendiklerini vurgulayan Satıcı, “Burası 470 yıllık İstanbul’un ilk yerleşim yeri olan ilk Türk köyü. Burayı 470 yıldır hiç su basmadı. Şimdi su altında kalacağı mazereti gösterilerek niye elimizden alınmak isteniliyor? Kent Ormanı’na yatırım yaptınız, içeride de 150 tane işletme var ve bunların hepsinin 10 yıllık kontratı var. Su altında kalmayacağını garanti etmişsiniz. Oraları nasıl su altında bırakacaksınız? Bizden 4-5 metre aşağıda olan bir yer su altında kalmıyor, biz 5 metre yukarıdayız ama su altında kalacağız. Böyle bir mantık yok.” değerlendirmesini yaptı.

“Bütün köy bu karara tepkili”

Köy sakini, 49 yaşındaki Lale Zilcioğlu ise yaşam alanlarını ve doğalarını geri istediklerini kaydetti.

Alınan kararla ilgili üzgün ve morallerinin bozuk olduğunu anlatan Zilcioğlu, “Kamulaştırma olmuş fakat evlerimizi hiçbir şekilde vermeyi düşünmüyoruz, destek bekliyoruz. Bütün köy bu karara tepkili.” dedi.

Zilcioğlu, köyden hiçbir şekilde çıkmaya düşünmediklerini, çocuklarının geleceğini vermeyeceklerini söyledi.

Köylerinde mutlu oldukları ifade eden Zilcioğlu, “Bizi rahat bıraksınlar, kimseden bize bir şey istemiyoruz. Dokunmasınlar bize. Bizim hayvanlarımıza dokunmasınlar, hayvan ürünlerinden geçinen insanlarımıza dokunmasınlar. Tek istediğimiz bu.” diye konuştu.

59 yaşındaki Gürcan Binay da İSKİ’nin kendilerine hiçbir gerekçe göstermeden köyü kamulaştırdığını dile getirdi.

Köyde 150 hanenin yaşadığına dikkati çeken Binay, “Biz ne yapacağız, nereye gideceğiz? Bize sunulan rakamlarla 1 metrekare yer alamayız. Bize bir yol gösterilmesi lazım, tepkiliyiz.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eyupsultanin-pirincci-koyu-sakinleri-su-kotasi-artisina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Pirinççi köyü halkı ile İSKİ arasında tahliye tartışması https://www.haber60.com.tr/pirincci-koyu-halki-ile-iski-arasinda-tahliye-tartismasi/ https://www.haber60.com.tr/pirincci-koyu-halki-ile-iski-arasinda-tahliye-tartismasi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:15:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38190

Mehmet ALA/ EYÜPSULTAN’DA bulunan ve Alibeyköy Barajı’na yakın bir noktada yer alan Pirinççi köyünde, iddiaya göre 38 ev, İSKİ tarafından su kotasının artırılacağı belirtilerek, kamulaştırma gerekçesiyle tahliye edilmesi istendi. Köy halkı ise, Kemerburgaz Kent Ormanı ve içindeki yeni tesislerle birlikte, Mimar Sinan’ın eseri olan Mağlova Su Kemeri’nin de belirtilen seviyenin altında yer aldığını öne sürerek, tahliyeye karşı çıktı. Pirinççi’de yaşamın yaklaşık 470 yıldır sürdüğünü belirten, köyde hayvancılık ve süt ürünleri işletmesi sahibi Kenan Satıcı, “Bu kamulaştırmada yasal bir dayanak yok. Suyun kotasının kaldırılacağı bahanesi gösterilerek; yerlerimizi elimizden almaya çalışıyor İSKİ. Alibeyköy Barajı, tam dolulukla çalışıyor. Kent Ormanı 26.5 kot değerinde, biz 29 kottayız. Yani bununla insanların, yaklaşık 50 bin kişinin hafta sonu ziyaret ettiği Kent Ormanı’nı da su altında bırakacaklarını ifade ediyorlar” dedi. İSKİ ise iddialara ilişkin açıklama yapmadı.

Eyüpsultan’da bulunan ve Alibeyköy Barajı’na yakın bir noktada yer alan Pirinççi Köyü (Mahallesi) ‘nde, köy sakinlerinin iddiasına göre İSKİ ve çevre sakinleri arasında Alibeyköy Barajı’nın su seviyesi yüksekliğine dair kot sınırı sebebiyle tahliye problemi yaşanıyor. Yaklaşık 40 yıl önce alınan fakat uzun dönemdir uygulanmadığı iddia edilen kamulaştırma kararının, uygulamaya geçilmesiyle toprak sahiplerinin öne sürdüğüne göre; Alibeyköy Barajı ve çevresi göz önünde bulundurularak, 3’ü ahır olmak üzere yaklaşık 38 parseldeki ev ve işyerlerine İSKİ tarafından koruma altındaki su havzasında bulundukları, maksimum su kot seviyesinin altında konumlandıkları ve benzeri sebeplerle tahliye kararları verildi.

“KÖYLÜLER KAMULAŞTIRMA KARARINA KARŞI ÇIKTI”

Kararların ise bir kısmının geçen hafta içerisinde bazı evlere tebliğ edildiği öğrenildi. Köylüler ise karara; tahliyeye konu olan maksimum su yüksekliğine dair kot seviyesinin 29.75 metre olarak belirlenen haliyle, Mimar Sinan’a ait Mağlova Kemeri ve Kemerburgaz Kent Ormanı içinde yer alan bazı işletmeleri de su altında bırakacağını öne sürerek, kamulaştırmanın kamu yararı dışında gerçekleştirilmek istendiğini iddia ederek karşı çıktı. Tarım ve hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgede su altında kalabileceği sebebiyle tahliyesi istenen bölgede, Pirinççi İlkokulu, cami, otobüs durakları, kafe, birçok süt ürünleri ve hayvancılık işletmesi bulunduğu da görüldü. İSKİ ve köy sakinleri arasındaki hukuki sürecin de devam ettiği, çevre sakinlerinin durumu sosyal medyaya da taşıdığı öğrenildi.

İSKİ KÖY SAKİNLERİNİN İDDİALARINI REDDETTİ: BU YAPILARIN BURADA YERİ YOK

İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Bülent Solmaz, bölgenin durumunu anlatarak, köy sakinlerinin iddialarına yanıt verdi. Alibeyköy Barajı’nın 29.75 metre kot seviyesine göre inşa edildiğini ve tahliyesi istenilen parsellerin baraj gölün ve baraj aynasında kaldığını aktaran Sönmez, bu zamana kadar bu bölgelerin su altında kalıp zarar görmemesi adına barajın 26 metrelik kot seviyesinde çalıştırıldığını söyledi. Barajın 29.75 metrelik orijinal kot seviyesinde hizmet vermeye devam edilmesinin planlandığını belirten Solmaz, alandaki problemin yaklaşık 40 senedir devam ettiğini ve kamulaştırma işlemlerini gerçekleştireceklerini belirtti. İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Solmaz, köylülerin kent ormanı ve Mağlova Kemerine dair iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

“BU KAMULAŞTIRMADA YASAL BİR DAYANAK YOK”

Köyde hayvancılık da yapan esnaf Kenan Satıcı, “İSKİ’nin kamulaştırma çalışması altında, insanların yatırım yaptıkları evleri, ahırları ve yaşam alanları ellerinden alınmaya çalışılıyor. Bu kamulaştırmada yasal bir dayanak yok. Suyun kotasının kaldırılacağı bahanesi gösterilerek; yerlerimizi elimizden almaya çalışıyor İSKİ.” dedi.

“KENT ORMANI’NI DA SU ALTINDA BIRAKACAKLARINI İFADE EDİYORLAR”

Satıcı, “Alibeyköy Barajı, tam dolulukla çalışıyor. Kent Ormanı 26.5 kot değerinde, biz 29 kottayız. Yani bununla insanların, yaklaşık 50 bin kişinin hafta sonu ziyaret ettiği Kent Ormanı’nı da su altında bırakacaklarını ifade ediyorlar. Bu bize göre senaryo çünkü içeride Mağlova Kemeri, yani; Mimar Sinan’ın dünyadaki en önemli eserlerinden olan kemer var ve koruma altında, bizi 29 kotta su altında bırakırsanız, 26.5 kottaki kemeri yaklaşık 4.5 metre su altında bırakmış olursunuz. Böyle bir şey söz konusu olmadığı için bize göre bu mazeret doğru değil. Bu bir ahır bahane edilerek başlatıldı. Fakat, 38 tane eve ve ahıra şu anda yazı gönderilmiş, 3’ü ahır geri kalanı ise ev.” dedi.

“1+1 DAİRENİN 25-30 MİLYONA SATILDIĞI YERE YAKIN OLURSAN ELİNDEN ALMAYA ÇALIŞIRLAR”

Köyün emlak değerinin yüksek olan bir bölgeye yakın olduğunu ifade eden Kenan Satıcı, “Suyun kirliliği bahane edilmişti, bu yol üzerinde, dere üzerinde 13 köy var. 13 köyün etrafında en yakın Boğazköy’de Bolluca’da 21 metrede yapı izni olan bir yer varken, bizim burada hiç dere ile alakası olmayan dağın tepesindeki evleri dahi istimlak etmeye çalışıyorlar. Kemerburgaz’a, Göktürk’e yaklaşık 2.5-3 kilometre mesafedeyiz, emlak değeri ultra yüksek; 1+1 apartman dairesinin 25-30 milyon liraya satıldığı yere bu kadar yakın olursan ve burada köy olarak kalırsan elinizden böyle almaya çalışırlar diye düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“İSKİ SU HAVASINDA OLDUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ”

Satıcı, “Biz zaten İSKİ su havzasında olduğumuzun bilincindeyiz. Hayvancılık yaparken değeri koruyarak yapmaya çalışıyor insanlar. Bundan iki yıl önce zaten bize hayvancıların önlem alması gerektiği söylenildi. Yaklaşık ben 150 metre beton dökerek, havuzlar çekim yerleri yaptırdım. Büyükşehir Belediyesi’nin İSTAÇ’ına da gaz üretimi için gübre temin ediyoruz. Bu yatırımları yapmamıza rağmen, mazeretin aslında hayvanların suyu kirlettiği olmadığını evlere de gelen tebligatlardan anladık. 38 yerin 35’i ev ve bunların bazıları hayatları boyunca çiftçilik, hayvancılık yapmamış insanlar. Fakat gördüğünüz gibi bağ-bahçe ekiliyor burada, bunun hem ekonomiye hem ekosisteme katkısı çok büyük ve İstanbul insanı gelip buradan bizden taze, günlük ürünler alıyor. İstanbul halkı bizi tanır, bizlere sahip çıkmalarını istiyoruz.” dedi.

“METRESİNE 300-500 LİRA VERELİM BURALARI DEVREDİN”

Satıcı, “Bize yaklaşık bir yıl önce bazı arkadaşlara kağıtlar geldi. Gelin İSKİ’yle anlaşın, komik rakamlar söyleyeceğim; ‘gelin size metresine 300 lira 500 lira verelim buraları bize devredin’ gibi saçma resmi olmayacak derecede bir yazı geldi. İnsanlar bu yazıyı ciddiye almadı. 60 günlük de itiraz süreleri vardı, daha sonra yazılara kimse gitmeyince İSKİ mahkeme yoluyla emlak bedel belirleme yoluna gitti. Kendi belirledikleri çok düşük paralara bu insanlardan bu yerleri almaya çalışıyorlar. Tabi yargı yolu açık. İnsanlar yerlerini vermeyeceğini, burada doğduk büyüdük öleceğiz diyerek ifade ettiler.” diye konuştu.

“DEDEMDEN KALAN 70 YILLIK TAPULU YERLERİ İSKİ’YE DEVRETMEMİZ İSTENİYOR”

Köyde girişimcilik de yaptığını belirten Satıcı, “Ben aynı zamanda sporcuyum, ampute milli futbol takımında görev almıştım. Dünya üçüncüsü olan ampute milli takımının da kurucularındanız. Ben burada 10 yıl önce 3 hayvanla başladığımda, Tarım Bakanımızı davet etmiştik. Buraya geldiğinde bakan beni fırçaladı dedi ki, niye bu kadar az hayvan bakıyorsun, bunları artırıp 100 hayvana çıkarman, desteklemelerden faydalanman lazım dedi bana. Ben de bütün destekleme müracaatlarında bulunmuştum. İl Tarım Müdürlüğü ve İlçe Tarım Müdürlüğü de arkamızdaydı. Desteklemeler sayesinde yaklaşık 250 tane mandaya sahip olduk. Fakat bu durum bizi çok içten yaralıyor. Elimizdeki hayvanımızı satmamız, 15-20 yılda kurduğumuz tezgahımızı bir anda bozmamız ve kendi yaşadığımız 40-70 yıllık dedemden kalan tapulu yerleri İSKİ’ye devretmemiz isteniyor, haksız bir şekilde.” İfadelerini kullandı.

“ADİL OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUZ”

Satıcı, “İSKİ’den talebimiz bu istimlak çalışmasının durdurulması, biz bu çalışmanın adil olduğunu düşünmüyoruz. Buranın korunması, Mağlova Kemeri’nin korunması gerekir. Burada bulunan dağlarda Bizans’ın 2500 yıllık su taşıyan yapıları, sarnıçları yolları var, bunların su altında kalması zaten söz konusu değil. Köyün aynı şekilde korunmasını, aslında çiftçilik tarım alanında da destek almasını hem hükümetimizden, hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden destek alarak çiftçiliğin burada birinci köyü olması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

“1972’DEN BERİ BURADA YAŞIYORUM, TAPULU EVİMİZ VAR”

Tahliyesi istenen bir diğer köy sakini Yücel Onur ise, “Bizim burada tapulu evimiz var. 1972’den beri burada yaşıyorum. Yan tarafta bir kamulaştırma aldı, benim evime yıkım kararı gönderdiler. Yüzde 90 ağır engelli bir kızım var, biz itiraz ettik bekliyoruz. Geçimimi köyde ziraatten sağlıyorum, burada tezgahta satıyorum. 5 yaşından beri bu köydeyim yaşım 57. Bizi rahat bırakmıyorlar, burayı istimlak etmeye uğraşıyorlar. İSKİ geldi fotoğrafladı, kağıt gönderdi, ölçtüler. Ödeme yapılmadı, biz zaten vermiyoruz, kabul etmediğimiz için. 15 günde boşalt dediler, itiraz ettim geçtiğimiz sene, öyle bekliyoruz” dedi.

“YAKLAŞIK 40 YIL ÖNCE İSTİMLAK EDİLMİŞ OLMASI GEREKİRDİ”

İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Bülent Solmaz “Problem maalesef bugünün problemi değil. Normal olarak bir barajın inşaatına başlayabilmeniz için baraj aynası dediğimiz, baraj alanının yani su biriktirme alanının bir kere komple istimlak edilmesi lazım. Yani, barajı yapacak olan idare tarafından baraj aynasının istimlakının yapılması lazım. Alibeyköy’de Devlet Su İşleri tarafından yapılan bir baraj ve Alibeyköy Barajı’ndaki bu baraj aynasında maalesef tamamlanamamış istimlaklar var. Problem bunlardan kaynaklanmakta. Aslında İSKİ’nin hani havza dediğimiz kısım ise maksimum su kotundan sonra başlar. Buradaysa maksimum su kotuna varamıyoruz. Maalesef barajın içerisinde birtakım parseller söz konusu. Bu parsellerin bundan yaklaşık kırk yıl önce, kırk bir yıl önce istimlak edilmiş olması gerekiyordu. Fakat bugüne kadar edilemedi. Son dönemde İstanbul’umuzu geleceğe hazırlama vizyonu ışığında, bu tür problemleri de çözmek zorundayız. Yani İSKİ olarak çözmek zorundayız. Bizden önceki nesiller bize bıraktılar. Fakat biz de bizden sonrakilere bırakamayız.” dedi.

“İLAVE BİR KOT ARTIŞI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Solmaz, “Yani burada bahsedilen konu havza problemi değil. Barajın içindeki bir problem. Yani üstelik bunu daha dışına yani havza mutlak koruma alanı dediğimiz bölgelerde de kamulaştırma işlemlerimiz, boşaltma işlemlerimiz devam edecek. Aynı zamanda buradaki yapılan işlemler, Alibeyköy Özel Hüküm Çalışmaları onay safhasında. Bu tamamlandığı zaman bunun ışığı altında da devam edecek. Baraj inşa edilirken zaten 29.75 metre kotuna inşa edilmiş durumda ilave bir kot artışı söz konusu değil. Fakat, barajın 29.75 kotuna çıkıldığı zaman maviyle gördüğünüz çizgilerin tamamı su altında kalmakta.” diye konuştu.

“İLKOKULU DA BOŞALTACAĞIZ”

Solmaz, “Fakat şurada mavi çizginin içinde görünen, şu parseller zarar görmesin diye bugüne kadar hep 26 kotunun üstüne çıkılmadan çalışıldı. Hani bunun böyle çalışılması zaten mümkün değil. Ayrıca bu bantta kesinlikle yapılaşma olmaması lazım. Buralarda daha kontrollü bir yapılaşma lazım ki havza koruma kuralları geçerli olsun. Yine aynı şekilde barajın aynası ya da alanı dediğimiz yerde bir de Pirinççi İlkokulu var. Aslında ilkokul bir dönem boşaltılmıştı. Fakat son gelen bilgilere göre hala eğitim ve öğretim sürüyor. Pirinççi İlkokulu’nu da oradan boşaltacağız. Bundan başka çaremiz yok çünkü böyle bir durumun belki de dünyada örneği yok. Yani baraj gölünün içerisinde yapılaşma var.” ifadelerini kullandı.

“BU YAPILARIN BURADA YERİ YOK”

Solmaz, “Şu anda gündeme gelme sebebi şöyle açıklayayım size. Normalde baraj içerisindeki kamulaştırma Devlet Su İşleri’ne ait. Devlet Su İşleri ile yaptığımız yazışmayla bunu kendisinin yapamayacağını bizim tarafımızdan yapılmasına uygunluk verdi. Biz de bunun üzerine çalışmaya başladık. Ayrıca geçen sene yaşadığımız büyük kuraklığı gördüğümüz zaman İstanbul’un bir metreküp ya da en küçük bir su rezervini feda etme şansı da yok. Hani burada su seviyesini yükseltmesek bile bu yapıların burada yeri yok. Tabi kamulaştırma aynı zamanda bir mali bir durum da söz konusu. Şu anda mali olarak da parasal olarak da daha güçlü durumda olduğumuz için bunları hızla kamulaştırmayı planlıyoruz.” dedi.

“İDDİALAR DOĞRU DEĞİL”

Köy sakinlerinin Mağlova Kemeri ve Kemerburgaz Kent Ormanı konusundaki söylemlerine yanıt veren ve ölçümlerin İSKİ çalışanları tarafından daha önce yapıldığını belirten Solmaz, “Bu iddialar doğru değil çünkü Mağlova Kemeri’nin üst kotu 41 metreler civarında. Bizim yükseleceğimiz maksimum su kotu 29.75 yani nereden baksanız maksimum su kotunda bile kemerin 13-14 metrelik kısmı açıkta kalacak. Ayrıca dünya şaheseri olan ve su temini için yapılmış olan bir sanat eserinin suya engel olacağını düşünemeyiz. Geçmiş dönemlerde bahsettiğimiz gibi 26 kotuna kadar da suyun yükseldiği dönemler oldu. Herhangi bir zarar da görmüyor. Aynı şekilde, kent ormanıyla da ilgili herhangi bir teras ya da herhangi bir yapı gölün içerisinde kalmıyor. Gölün içerisinde kalmadığı gibi mutlak koruma alanında da kalmıyor.” ifadelerine yer verdi.

“MAHKEME TARAFINDAN KARARLAŞTIRILAN FİYAT TARAFIMIZDAN ÖDENİYOR”

Köylülerin düşük fiyatlar ile kamulaştırma ile ilgili iddialarını yanıtlayan Solmaz, “Bir yerin, hani emlak konusunda çok bilgili de birisi değilim ben, alım satım işimiz de olmaz. Fakat bildiğimiz kadarıyla yani vatandaş olarak bir emlakın bedelinin ya da bir arsanın bedelini sahip olduğu imar özellikleri de belirliyor. Bizim buraların emlak bedeli olarak, arsa bedeli olarak belirlediğimiz bir kamulaştırma bedeli var. Bu resmi bir fiyat. Bu fiyatı kabul eden maliklerle, mal sahipleriyle hemen anlaşıp paralarını ödüyoruz. Kamulaştırmasını yapıyoruz. Eğer bu fiyatımız makul görülmezse bunun haklarını bu sefer mahkemelerde, bağımsız Türk Mahkemelerinde hem onların müracaat oluyor hem biz müracaat ediyoruz. Dolayısıyla dava neticesinde mahkeme tarafından kararlaştırılan fiyat tarafımızdan ödeniyor.” diye konuştu. Solmaz, tapusu bulunmayan noktalarda ise yapılara dair ücretlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın uyguladığı yönetmelikler çerçevesinde belirlenerek ödendiğini aktardı.

“MAĞDUR ETMEK GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK”

Solmaz, “Burada vatandaşımızı mağdur etmek gibi bir düşüncemiz yok. Bu yüzden zaten adım adım gidiyoruz. Yani aslında, burada yapılması gereken iş buranın komple temizlenmesi.” dedi.

“İSKİ OLARAK BURADAN BUNLARI KALDIRALIM, YER BULALIM DİYE BİZİM KAMUDA BİR GÖREVİMİZ YOK”

Bölgedeki vatandaşla iletişim halinde olduklarını aktaran Solmaz, “Kamulaştırmayla ilgili müdürlerimiz, mühendislerimiz mutlaka görüşüyorlar, mutlaka konuşuyorlar. Dertlerini bize de anlatıyorlar, biz de dinliyoruz. Ama bunun hani çözüm bulunabilecek yani teknik olarak bir problem yok. Ha şöyle de bir şey yok, hani bizim İSKİ olarak buradan hani bunları kaldıralım, bunlara yer bulalım diye bizim kamuda böyle bir görevimiz de yok. Biz bedeli mukabilinde bunları satın alacağız, kamulaştıracağız. Çok kısa bir süre içerisinde dediğim gibi hani burayı normal diğer baraj göllerimizin durumu neyse o duruma getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/pirincci-koyu-halki-ile-iski-arasinda-tahliye-tartismasi/feed/ 0 İBB Başkanı İmamoğlu, Güneş Enerjisi Sistemi Yatırımlarını Tanıttı https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-gunes-enerjisi-sistemi-yatirimlarini-tanitti/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-gunes-enerjisi-sistemi-yatirimlarini-tanitti/#respond Fri, 05 Jul 2024 03:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36793

Emir Efe BENLİOĞLU/ İSTANBUL Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘İBB Tesislerinde Güneş Enerjisi Sistemi Yatırımları Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. İmamoğlu, “Sadece bu şehrin değil, kendilerinin ikbalini düşünen ya da vizyonları sadece bir seçimi kazanma yönünde altyapıyla yol yürümeyi düşünenler kimse, biz o yönetimler ya da kişilerden değiliz. Seçimleri de kazanıyoruz o bir gerçek ama bizim kavramımız seçim kazanma değil, işini iyi yapma hedefi. Çünkü, biliyoruz ki zaten ondan sonra sonuç seçimi kazanmak olur. İnşallah böyle yaparak bundan sonraki seçimleri de kazanmaya devam edeceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, “İBB Tesislerinde Güneş Enerjisi Sistemi Yatırımları Tanıtım Toplantısıöna katıldı. Eyüpsultan’da bulunan İSKİ Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantı; İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, CHP Parti Meclisi Üyesi Mahir Yüksel, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, Yusufeli Belediye Başkanı Barış Demirci ve kurum yöneticilerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi. İmamoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada yeşil enerji ve yatırım projelerine değindi, tanıtımı gerçekleştirilen projelerle ilgili verileri açıkladı.

“ÜLKE OLARAK BÜTÇE AÇIĞIMIZIN EN BÜYÜK HANESİ ENERJİ İLE İLGİLİ DIŞA AKITTIĞIMIZ PARALAR”

İmamoğlu, “Enerji meselesi ülkemiz için çok kritik bir mesela hangi fırsatı nerede buluyorsak, bize ait kendimize ait temiz yenilenebilir kaynaklar üzerinden elde edebileceğimiz enerji, bizim açımızdan çok boyutlu faydalara sahip. Başta ekonomi olmak üzere, güvenlikle ilgili dahi ülkemiz için kritik bir konudan bahsediyoruz. O bakımdan, şehrimize kattığımız ve kazandırdığımız her enerji kaynağının aslında bizim cebimizden çıkan milyarlarca dolarlık enerjiyle ilgili dışa dönük kaynağın içeride kalması anlamına geliyor. Bizim ülke olarak bütçe açığımızın en büyük hanesi enerji ile ilgili dışa akıttığımız paralar” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI ONAYINI BEKLİYORUZ”

İmamoğlu, “Tabi kapasiteleri artırmak adına yoğun bir çalışma içindeyiz. Bir tane daha Avrupa yakasında açtığımız tesisin uzunca anlattığım atık yakma tesisisin yakınımızda Odayeri’nde açtığımız tesisin bir benzerini Kömürcüoda’da Şile’de açmak için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Bu çalışmanın yine Avrupa’nın bir başka büyük tesisini yapmayla ilgili son aşamaya geldiğimizi ve uzun süredir yine Cumhurbaşkanlığı onayını yatırım planına alınmasını beklediğimizin altını çizmek istiyorum. Yani, attığımız her milli adım yani bu dediğimiz işler kendi kaynağından enerji üreten yine 1.5 milyona yakın insanın yaşadığı bir kentin enerjisini verebilecek güce sahip tesisin yapılması adına uzun süredir beklememizin sebebi bir mürekkep ve kalem. İmza atacak ve biz yol yürüyeceğiz. Bu anlamda Şile Kömürcüoda’da açmak istediğimiz yakıt yakma tesisinin bir an önce Cumhurbaşkanlığı yatırım planına alınması konusunda çağrımızı yapıyoruz.” dedi.

6 BİN 650 HANENİN YILLIK ENERJİ İHTİYACINI KARŞILAYACAK

Tanıtımı yapılan projelere değinen İmamoğlu, “Güncel bedeliyle 275 milyon lirayı bulan bu 14 tane güneş enerji santrali ciddi bir güç kapasitesine de sahip 9 bin 400 kilowatt. Tabi, bu santraller 6 bin 650 hanenin de yıllık enerji ihtiycını karşılayacak kapasiteye ulaşmış olacak” şeklinde konuştu.

SEÇİMLERİ DE KAZANIYORUZ O BİR GERÇEK

İmamoğlu, “Sadece bu şehrin değil kendilerinin ikbalini düşünen yada vizyonları sadece bir seçimi kazanma yönünde altyapıyla yol yürümeyi düşünenler kimse biz o yönetimler ya da kişilerden değiliz, hiç olmadık olmayacağız. Seçimleri de kazanıyoruz o bir gerçek ama bizim kavramımız seçim kazanma değil, işini iyi yapma hedefi. Çünkü, biliyoruz ki zaten ondan sonra sonuç seçimi kazanmak olur. İnşallah böyle yaparak bundan sonraki seçimleri de kazanmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

PİRİNÇÇİ KÖYÜ SAKİNLERİNDEN İMAMOĞLU’NA İSKİ ŞİKAYETİ

İmamoğlu ve İSKİ Genel Müdürü Başa salondan ayrıldıkları sırada, Alibeyköy Barajı’na yakın bir noktada yer alan ve çevresindeki dere ile ilgili kirlilik sorunuyla da daha önce gündeme gelen Pirinççi Köyü’nün sakini olduklarını belirten vatandaşlar İSKİ üzerinden şikayetlerini İmamoğlu’na dile getirdi. Bir vatandaş köylerinde altyapı bulunmadığı konusunda şikayetçi olurken, diğer bir köy sakini ise hayvancılık yaptıkları alanlarla ilgili şikayetini, “Hayvancılık yaptığımız yerlerde istimlak çalışması var, siz desteklediniz hayvancılığı; şu anda bizim ahırlarımız hakkında yıkım kararı çıkartıyor İSKİ” sözleriyle ifade etti. İmamoğlu, vatandaşlara konuyla ilgilenileceğini belirtti.

]]> https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-imamoglu-gunes-enerjisi-sistemi-yatirimlarini-tanitti/feed/ 0 İmamoğlu: “Geçtiğimiz Dönem Yaptığımız Yatırımların Yarıştırılacağı Bir 5 Yıl Yok. Çok İleride Olduğumuzu Düşünüyorum” https://www.haber60.com.tr/imamoglu-gectigimiz-donem-yaptigimiz-yatirimlarin-yaristirilacagi-bir-5-yil-yok-cok-ileride-oldugumuzu-dusunuyorum/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-gectigimiz-donem-yaptigimiz-yatirimlarin-yaristirilacagi-bir-5-yil-yok-cok-ileride-oldugumuzu-dusunuyorum/#respond Mon, 06 May 2024 22:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30589 HABER: OKTAY YILDIRIM/KAMERA: MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) – İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘İSKİ Dijital Dönüşüm Projeleri’ tanıtım toplantısında; “İfade etmekten artık geri durmuyorum; geçtiğimiz dönem yapmış olduğumuz yatırımların yarıştırılacağı bir 5 yıl yok. Bizim çok ileride olduğumuzu düşünüyorum. Çok başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. ve kırdığımız bu hizmet, üretim ve yatırım rekorlarını İstanbul’da yeni dönemde de devam ettireceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) köklü kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), en son 2016 yılında güncellenen dijital altyapısını, yaklaşık 1 milyar liralık yatırımla yeniledi ve yenilemeye devam ediyor. “İSKİ Dijital Dönüşüm Projeleri” tanıtım toplantısı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP milletvekili Yunus Emre ve Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in katılımlarıyla, İSKİ Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantı, İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa’nın bilgilendirme konuşması ve İSKİ Bilgi İşlem Daire Başkanı Tayfun İşbilen’in projenin detaylarını paylaştığı sunumuyla başladı.

“İFADE ETMEKTEN GERİ DURMUYORUM”

Geçmiş 5 yıllık dönemlerinde; ekonomik zorluklardan pandemiye, siyasi engelleme çabalarından doğal afetlere kadar uzanan olumsuzluklara rağmen birbirinden farklı hizmet kollarında başarılı olduklarının altını çizen İmamoğlu, “İnanın ifade etmekten artık geri durmuyorum; geçtiğimiz dönem yapmış olduğumuz yatırımların yarıştırılacağı bir 5 yıl yok. Bizim çok ileride olduğumuzu düşünüyorum. Çok başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. ve kırdığımız bu hizmet üretim, yatırım rekorlarını İstanbul’da yeni dönemde de devam ettireceğiz. İSKİ’nin de kendi özel sayfasında hassas ve değerli bir durum vardır. O da yaptığı yatırımlarda, özellikle altyapıda rekor seviyede bir dönemi başarmıştır. ve gerçekten bütçe zorluklarıyla da başarmıştır” dedi.

“İBB VE İSKİ OLARAK ‘GÖRÜNMEZ YATIRIMLAR’ YAPTIK”

İBB ve İSKİ’nin yaptığı altyapı yatırımlarından bazılarının “görünmez yatırımlar” olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, bir kısım teknolojik yenilenmelerin de bu kapsamda olduğuna vurgu yaptı. Teknolojik anlamda ciddi yatırımlar yaptıklarını kaydeden İmamoğlu, “Bu görünmüyor, gözükmeyen bir iş. Bu yönüyle biz, bu alanda da güçlü işler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Yer altında yağmur, su veya kanal, atık sularla ilgili yatırımlar yaparken ya da kronikleşmiş su baskını sorunlarını çözerken, özellikle az önce ifade edilen, suyun o büyük yolculuğu; ta Melen’den, İstanbul’a farklı barajlarımızdan içme suyu arıtma tesislerine ya da Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçiş esnasında çok kapsamlı işlerimizi gerçekten hep birlikte yönettik. Mesela bizim dönemimizde, iddialı bir şekilde söylüyoruz, Boğaz’a ve Marmara Denizi’ne atık su girişi konusunda yürüttüğümüz yatırımlar, tarihe geçmiş bir yatırım dönemidir. ve gerçekten belli noktalarda artık bunu sıfıra indirmiş seviyede olmanın da gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

“YAKLAŞIK 1 MİLYAR LİRAYA DOĞRU GİDEN BİR DİJİTAL DÖNÜŞÜM YATIRIMINI YAPMIŞ OLDUK”

İSKİ’nin, dere yataklarının ıslahı ve kente yeşil alanlar kazandırma noktasında da önemli çalışmalara imza attığını belirten İmamoğlu, “Bütün bunlar görünen, görünmeyen, yerin altı, yerin üstü, o dijital altyapısı ve teknolojik süreçler tam işlemediğinde, bütün yaptığınız işler, aslında vatandaşa da verimli bir şekilde ulaşamıyor. Bu yönüyle de bilgi teknolojileri, yazılımlar, siber güvenlik sistemlerini yenileme ihtiyacını, az önce anlatılan tüm detaylarıyla, çok değerli bir dijital dönüşüm projeleriyle beraber sonuca ulaştırdık ve artık güzel bir yatırım sürecini de şöyle de başardığımızı orada gördük; belki o çok atlanmış olabilir, ıskalanmış olabilir. Bizden önceki dönemde -son 5 yıl için konuşalım- baktığınızda yıllık daha az bütçeyi kullanan bu dairemiz, aynı dönemde bir de bu yatırımı yaptı. Yani rutin hizmeti verirken, örneğin, yıllık 35-36 milyon dolarlık bir bütçe kullanıyorken, bizim dönemde bunun 26-27 milyon dolarlara düşmüş olduğunu gördük. Ama biz, bu dönemde yaklaşık 1 milyar liraya doğru giden bir dijital dönüşüm yatırımını da yapmış olduk ve sorunları çözüme kavuşturmuş olduk” ifadelerini kullandı.

“TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMLE BERABER 3 HEDEFE ULAŞACAĞIZ…”

Teknolojik dönüşümle beraber 3 hedefe ulaşacaklarına vurgu yapan İmamoğlu, “Öncelikle abonelerin İSKİ hizmetinden daha hızlı ve daha verimli faydalanabilmelerini sağlamak… Bu, 7 milyon abonenin mutluluğu anlamına geliyor. İkinci olarak; İSKİ bilgi sistemlerinin kesintisiz ve daha hızlı çalışmasını sağlamak. ve bu da tabi etkili ve verimli bir şekilde iş üretmesini sağlayacak bir amaca hizmet ediyor. Üçüncü olarak da eski bilgi sistemlerinin, özellikle siber güvenlik alanındaki eksiklerini gidermek. İSKİ Genel Müdürlük Kampüsü’nde kurulan sistemin bir de birebir yedeğini kurma konusundaki çalışmalarımız da çok önemlidir. Afet durumunda bu olmadığı takdirde, büyük sıkıntılar yaşanabiliyor. Özellikle deprem afeti, burada en önemli endişemiz. Bu konuda yatırım yapmamız gerekiyordu. İSKİ sistemlerinin kesintisiz çalışmasını sağlayacak ortamında sağlandığı bir yatırım oldu” bilgilerini paylaştı.

“ÖNCÜ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

İSKİ’nin dijital dönüşümünün çok sayıda altyapı projesini de kapsadığına dikkat çeken İmamoğlu, şöyle konuştu:

“İstanbullulara nitelikli hizmet sunma konusunda, öncü olmaya devam edeceğiz. Az önce bahsedilen güçlü birtakım veriler vardı. Örneğin; 2019-2024 yılları arasında online işlem adedinin yüzde 335 artmış olması önemli. Dijital fatura önemli bir kavram. Bunun daha da büyümesini istiyoruz. Bunu yaparak hem işlemi kolaylaştırıyoruz hem kağıt kullanmıyoruz. Birçok aslında kazanımı var. Online işlem süresi yüzde 85 azaldı. Veri iletim hızı 50 kat arttı. Veri aktarım süreleri yüzde 65 azaldı dijital sisteminde. Yerin altında, yerin üstünde, dijital dünyada, gördüğünüz gibi etkin çalışmalara İSKİ olarak devam ediyoruz. Kendini halkın hizmetine adayanlar için çalışmanın da başarmanın da sınırı yok. Kendimiz çok enerjik hissediyoruz. Çok kararlı hissediyoruz. İstanbul’un bütün iyiliklere, tüm güzelliklere layık olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizler başardıkça, vatandaşın bizimle birlikte mutlu olduğunun farkındayız. Hatta bizden beklentisinin de arttığını biliyoruz. Ki bu da vatandaşın hakkıdır her zaman daha iyisini, daha iyi hizmeti alabilmek. Biz de zaten hep daha iyisini ve daha fazlasını hedefleyen bir ekibiz. Bizde yorulmak olmayacak. Ama birlikte çalışmak olacak. Kibir ya da tek bir kişinin bildiği bir tavırdan öte; ortak aklın, birlikte düşünmenin, beraber karar vermenin tadını çıkaran bir ekip olacağız. ve bunlar bizim verimliliğimizi arttıracak. Tabii bütün bunları yaparak, görevimizi de yerine getirmiş olacağız. En zor görevleri yerine getirmek için hazır bir ekibiz.”

“BİZDEN ÖNCEKİ SÜREÇ İÇERİSİNDE, İSKİ’NİN SU BİRİM FİYATLARI OLDUKÇA YÜKSEKTİ”

2019’da göreve başladıklarında, suda yüzde 40’ın üzerinde indirim yaptıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Yani suyu, daha ucuza vatandaşımıza verme konusunda kararlılığımızı ortaya koyduk. Suyun fiyatını indirirken, aslında oradaki kriterimiz şuydu: Gerçekten bizden önceki süreç içerisinde, İSKİ’nin su birim fiyatları oldukça yüksekti. Bir dönem, yanlış hatırlamıyorsam 2013 yıllarında, metreküpü 1,8 dolarlara kadar çıkan, vatandaşa yansıyan, faturaya yansıyan birim fiyatı vardı. Şu anda bu, 0,6 dolarlarda. Yani bu kadar aslında aşağı inmiş durumda. Tabii bu kadar inmesinin bir başka etkisi de var, onu söyleyeyim. Türkiye’de yükselen enflasyon, ne yazık ki maliyetlerin çok yüksek artması, evet insanlarımızı çok etkiliyor ama bizi de etkiliyor. Ne yazık ki maliyetlerimizi çok yukarıya tırmandırıyor. Hep enflasyonun çok altında kalan fiyat artışlarıyla bu 5 yılı yönettik. ve o bakımdan zordu işimiz. Ama biz, bu düşük metreküp fiyatına rağmen ve fiyat artışı yapamamamıza rağmen, biz, İstanbul’da bu 5 yılla yarışacak bir başka 5 yıllık yatırım dönemi olarak kendimize rakip görmüyoruz. Bu bağlamda biz, kendimize sadece rakip olarak yine kendimizi görüyoruz. İnşallah bunu daha da yukarıya taşıyacağız” diye konuştu.

BAŞA: “SİSTEMİN BİRE BİR YEDEĞİ, İBB BAŞAKŞEHİR VERİ MERKEZİ’NDE DE KURULACAK”

Dr. Başa’nın verdiği bilgilere göre; İSKİ’nin Eyüpsultan’daki Genel Müdürlük kampüsünde kurulan sistemin bire bir yedeği, İBB Başakşehir Veri Merkezi’nde de kurulacak. Bu sayede, afet durumunda dahi İSKİ sistemlerinin kesintisiz çalışması sağlanacak. Proje; teknolojik olarak kullanım ömrü dolmak üzere olan ve günümüz ihtiyaçlarına cevap vermeyen İSKİ’nin dijital altyapısının, tüm yazılımlarının, bilgi teknolojileri ve siber güvenlik sistemlerinin yenilenmesi ihtiyacı üzerine geliştirildi. Mevcut sunucular, en son 2016 yılında güncellenmiş ve fiziksel donanım ağırlıklı bir bilgi teknolojisi altyapısı kullanılmaktaydı. Bu durum, daha çok bakım ve enerji maliyeti oluşturmaktaydı. Bununla birlikte sürekli artan dijital dönüşüm talepleri, mevcut altyapıyı yetersiz kılmaktaydı. Sürekli değişen siber saldırı yöntemlerine karşı alınacak tedbirler ve kanuni regülasyonlara uyum için güncel donanım ve lisans yatırımlarına ihtiyaç duyuldu. 2022 yılında başlayan dönüşüm sürecinde, öncelikli olarak yazılım ve donanım altyapısı yenilendi. Güncel ağ ve siber güvenlik donanımları ile daha hızlı ve daha güvenli bir bilgi teknolojileri altyapısı oluşturuldu. Dijital Dönüşüm Projeleri ile 2019-2024 yılları arasında online işlem sayıları, şimdiden yüzde 335 arttı, işlem süreleri ise yüzde 85 azaldı. Veri aktarım süreleri yüzde 65 azalırken, sunucu sistemleri arasındaki veri iletim hızı, 50 kat arttı. Devam eden proje kapsamında; İSKİ abonelerine hizmet eden sözleşme, faturalandırma ve ödeme sistemleri ile ilgili 78 farklı uygulama, yeni altyapıya uygun olarak baştan hazırlanacak.

]]> https://www.haber60.com.tr/imamoglu-gectigimiz-donem-yaptigimiz-yatirimlarin-yaristirilacagi-bir-5-yil-yok-cok-ileride-oldugumuzu-dusunuyorum/feed/ 0 İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa Anka’ya Konuştu: “Melen Barajı İstanbul’un Sigortasıdır” https://www.haber60.com.tr/iski-genel-muduru-safak-basa-ankaya-konustu-melen-baraji-istanbulun-sigortasidir/ https://www.haber60.com.tr/iski-genel-muduru-safak-basa-ankaya-konustu-melen-baraji-istanbulun-sigortasidir/#respond Sat, 04 May 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30356 Haber: OKTAY YILDIRIM – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – İstanbul’un su sorunu ve İSKİ’nin geçtiğimiz 5 yıl boyunca yapmış olduğu yatırımlar hakkında bilgi veren İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, Melen Barajı’nın İstanbul’un sigortası olduğunu belirtti. Başa, “İstanbul’un sigortası diyoruz. ve toplam olarak İstanbul’a bir yıl yağmur yağmasa bile tek başına İstanbul’un bir yıllık suyunu karşılama kapasitesine sahip bir baraj. Avrupa Yakası’nın en önemli barajlarından biri olan Sazlıdere Barajı’nı yok edecek olan Kanal İstanbul projesi için Sazlıdere Barajı özellikle geçen yılki kuraklık döneminde ne kadar kritik bir baraj olduğunu ortaya koydu. Bu barajımız olmasaydı mesela geçen sene biz İstanbul’un Avrupa yakasına yeterli su veremeyebilirdik” dedi.

İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa, İstanbul’un su sorunu ve İSKİ’nin yapmığş olduğu yatırımlarla ilgili ANKA Haber Ajansına konuştu.

İSKİ’nin 5 yıl boyunca yaptığı yatırımların yanı sıra İstanbul’un önümüzdeki yıllarda yapacağı yatırımlarada değinen Başa, Melen Barajı’nın İstanbul için çok önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Melen Barajı’nın İstanbul’a yağmur yağmasa bile bir yıllık su ihtiyacını karşılama potansiyeli olduğunu belirten Başa, “İstanbul’un sigortası diyoruz. ve toplam olarak İstanbul’a bir yıl yağmur yağmasa bile tek başına İstanbul’un bir yıllık suyunu karşılama kapasitesine sahip bir baraj. Bir milyar metreküpün üzerinde su tutma kapasitesi var. Biz de zaten bir milyar 100 milyon gibi su veriyoruz. Dolayısıyla Melen Barajı bu kadar kritik. Melen Barajı olmadığı için bize teslim edilmediği için DSİ tarafından sıkıntı yaşıyoruz” dedi. Avrupa Yakasının en önemli barajlarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın kuraklık döneminde ne kadar önemli bir baraj olduğunu belirten Başa, Kanal İstanbul projesi’nin Sazlıdere Barajı’nı yok edeceğini ifade etti

Başa, “Kanal İstanbul’un güzergahına baktığımızda İSKİ’nin maalesef işte çok önemli bir barajı olan Sazlıdere Barajı’nı maalesef ortadan kaldırıyor. Sazlıdere Barajı özellikle geçen yılki kuraklık döneminde ne kadar kritik bir baraj olduğunu ortaya koydu. Bu barajımız olmasaydı mesela geçen sene biz İstanbul’un Avrupa yakasına yeterli su veremeyebilirdik” diye konuştu.

Başa, ANKA Haber Ajansa muhabirinin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

İSKİ mevcut su sorunu çözmek için İstanbul’da yoğun bir çaba sarfediyor. Açılışlarda da bunları görebiliyoruz. İstanbulluların suyla ilgili olan aklında soru işaretleri var. İstanbul’da artan bir nüfus var. Su depolama sorunu var mı yok mu?

İSTANBUL GENELİNE YILDA 1 MİLYAR 120 MİLYON METREKÜP SU SAĞLIYORUZ”

Baraj doluluk oranlarımız gayet iyi seviyede. Ama birkaç yaz devam eden ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyayız. Özellikle Avrupa tarafı, Trakya tarafında geçen sene ciddi bir sorun yaşadık ama geçmiş dönemde yaptığımız yatırımlar ve aldığımız tedbirlerle çok şükür İstanbullulara bir susuzluk yaşatmadık. O noktada tabii sürekli olarak nüfusumuz artıyor. Sizin de belirttiğiniz gibi göçler çok fazla yabancı nüfusu özellikle İstanbul’da. Son dönemde yabancı abonelerimizin sayısı arttı ve artan bir su talebi olduğunu gerçek. Bunu zaten kişi başı su tüketimlerinden de görüyoruz. Yani özellikle geçen yaz üç milyon 500 bin metreküpün üzerine çıkan günlük bir su tüketimi oldu ve yılda da İstanbul’un geneline bir milyar 117 – 120 milyon metreküpe yakın bir su sağlıyoruz.

İÇME SUYU KAPASİTEMİZİ ÇOK ARTTIRDIK”

Tabii kesintisiz su sağlama noktasında sürekli olarak yatırım yapmamız gerekiyor. Bu noktada iyi bir geçmiş dönem, beş yıl geçirdiğimizi düşünüyorum. Yani bu su sorununu, suyu getirmek adına neler yapıyoruz. Bir kere içme suyu arıtma kapasitemizi çok arttırdık. 580 bin metreküpün üzerinde yeni bir içme suyu arıtma kapasitesi ve tesisini hizmete soktuk. Örnek vermem gerekirse özellikle Anadolu Yakası’ndaki Ömerli barajımızın dibinde Emirli 2 tesisimiz çok önemli bir tesis devreye girdi. Yine Taşoluk, Arnavutköy mevki ki gelişen bir bölge. O bölgenin de ciddi manada bir su stresi vardı. Oraya da yeni yaptığımız 50 binin üzerinde 50 bin metreküp kapasiteli yeni bir içme suyu arıtma tesisini devreye aldık yüz bine çıkardık kapasitesini. Şile bölgesinde bilhassa haberlerde zaman zaman konu oluyordu. Burada yaz dönemi özellikle su sıkıntısı vardı. Oraya da çok güzel ultra filtrasyon bir tesisi membranlı bir tesisi devreye aldık. Bu yeni yatırımlarla beraber neredeyse dediğim gibi arıtma kapasitemizi 700 bin metreküplere çıkaracağız yeni dönemde arttırmış olacağız.

“HALKIMIZI SUSUZ BIRAKMIYORUZ”

Onun haricinde tabii yeni ishale hatları yapıyoruz. İstanbul’un özellikle Avrupa yakasındaki su ihtiyacını güvenceye almak üzere Terkos Barajı çok önemli bir su kaynağımız. Oradan İkitelli arıtma tesislerimize gelen 33 kilometre üzerinde devasa bir içme suyu ishale hattını bu dönemde tamamladık ve açılışını yaptık. Yine Melen’den gelen su ki Kağıthane’ye geliyor. Buradan yine Avrupa Yakası’nın içlerine götürecek. Bizim Kağıthane – Sefaköy tünelleri çok büyük tüneller neredeyse metro tünelleri kadar devasa tüneller inşa ediyoruz. Onlar da oldukça ilerledi betonlama işlerimiz çok yakın zamanda bitecek ve en kısa zamanda boru kaynatma yapmış olacağız. Dolayısıyla hem ishalatları hem şebeke tabii şebekeyi sürekli olarak yeniliyoruz. Beş yılda 200 kilometre yeni içme suyu ishale hattını devreye almışız. 638 kilometre yeni içme suyu şebeke hattı yapmışız. 16 kilometre içme suyu tüneli inşa etmişiz, sekiz adet su deposu, üç adet yeni terfi merkezini devreye almışız. Arıtma kapasitemiz de 583 bin metreküp arttırmışız. Bunlar bizim yaptığımız tabii önemli yatırımlar. Önümüzdeki dönemde yine Anadolu Yakası’nda Şile, Kartal, Maltepe, Ümraniye’de hem terfi merkezi, hem de yeni içme suyu depolarının temelini de atacağız. Yani İSKİ. bu dönemde gerçekten içme suyu yatırımları noktasında çok önemli işlere imza attı. Aldığımız tedbirlerle bu stresli döneme rağmen halkımızı susuz bırakmadık.

“105 MİLYON METREKÜP SUYUN FİZİKİ KAÇAĞINI KURTARMIŞ OLDUK”

Sadece yatırım yapmıyoruz. Suyumuza sahip çıkıyoruz. Sizin aracınızla şu müjdeyi de vermek istiyorum. Geldiğimizde kayıp kaçak oranı, biz suyu üretiyoruz, şebekeye veriyoruz ama maalesef bazı hatlar çok eskiydi. Bazı su depolarının durumu kötüydü. Birçok yerden su sızıntıları vardı. Yüzde 22,5’lara yaklaşan bir su kayıp kaçak oranı vardı ve biz bunu dört yılda, beş yılda yaptığımız çalışmalarla ki bunun için özel birimler kurduk, özel yatırımlar yapıyoruz, özel projeler uyguluyoruz. Bunu da bu sene itibariyle yüzde 19’un altına düşürdük. Belki bu rakam bile yüksek gelebilir ama hani her bir yüzde birlik düşüş çok ciddi bir İstanbul’un suyunu koruma noktasında bize hizmet ediyor. 105 milyon metreküp suyu fiziki kaçağı kurtarmış olduk. İSKİ olarak hem içme suyu yatırımlarıyla sürekli olarak kapasitemizi arttırıyoruz şebekemizi yeniliyoruz. Vatandaşı bu noktada kaliteli ve sağlıklı içme suyu ve kesintisiz içme suyuna ulaştırdığımızı düşünüyorum. Suyumuzu koruyoruz. Bu yeni dönemde de içme suyu yatırımlarımız artarak devam edecek.

“MELEN BARAJI, İSTANBUL’A YAĞMUR YAĞMASA BİLE BİR YILLIK SU SAĞLAYACAK KAPASİTEYE SAHİP”

Biz bu yatırımları yapıyoruz ama bizim asıl sorunumuz depolama sorunu ve İstanbul’da bizim mevcut barajlarımızın kapasitesi yıllık 860 milyon metreküp civarında. Yeni depolama alanlarına yeni barajlara ihtiyaç var. Bu noktada en önemlisi Melen Barajı. Melen Barajı, DSİ tarafından yapımı tamamlandı diyemiyorum. Çünkü maalesef tamamlanamadı. Bir takım sıkıntılar var. Biz tabii su ve kanalizasyon master planımızı yaptık. Geçen sene bunun lansmanını da yaptık ve dolayısıyla İSKİ’nin 2023-2053 yılları arasında 30 yıllık dönemde içme suyu kaynakları bunun planlanması ve yapması gereken yatırımlar belli. Bu noktada Melen Barajı 2053 yılında bile İstanbul’un su kaynağının yarısını karşılayacak bir baraj. Dolayısıyla stanbul’un sigortası diyoruz. ve toplam olarak İstanbul’a bir yıl yağmur yağmasa bile tek başına İstanbul’un bir yıllık suyunu karşılama kapasitesine sahip bir baraj. Bir milyar metreküpün üzerinde su tutma kapasitesi var. Biz de zaten bir milyar 100 milyon gibi su veriyoruz. Melen Barajı bu kadar kritik. Melen Barajı olmadığı için bize teslim edilmediği için DSİ tarafından sıkıntı yaşıyoruz.

“MELEN BARAJI BİTMEYECEKMİŞ GİBİ İSKİ OLARAK ÇALIŞMALARIMIZI YAPIYORUZ”

Bir kere ben sadece regülatörlerden sağlıyorum. Melen Çayı’ndan aldığımız suyu alıyorum ondan sonra bunu terfi ettiriyorum. Çok ciddi bir elektrik parasına katlanıyorum ve bu suyu getiriyorum. Yeni etabının temelini attığımız Cumhuriyet arıtmada arıtıyorum veya bir kısmını Ömerli Barajımıza veriyoruz. Eğer baraj bitmiş olsa ben buradan istediğim zaman ve istediğim şekilde ve istediğim kalitede su alma imkanım var. Şimdi sadece dereden ne kadar su yakalayabilirsem ki o da mevsimsel olarak zaman zaman Melen çayının da kurma potansiyeli var. İstikrarlı su alamayabiliyorum. Bir de ayrıca dereden su almakla barajdan dinlenmiş ve dolayısıyla daha durulmuş suyu almak çok farklı. Bütün bunlar benim tabii ki arıtma maliyetlerimi, enerji maliyetlerimi oldukça arttırıyor. Ben inanıyorum ki bu barajla ilgili sorunu bir an önce çözüp bu önemli yatırımı tamamlayıp İSKİ’ye teslim edeceklerdir. Bu noktada bizim DSİ’yle zaman zaman görüşmelerimiz olur. Ama geldiğimiz son nokta itibariyle tekrar barajın bu çatlakların ve nasıl giderileceğine ilişkin bir proje ihalesine çıkmışlar. Dolayısıyla o projelendirilecek, tekrar bir ihaleyle bir onarım ihalesine çıkılacak. Süreç çok uzuyor böylece de İstanbul’un su güvenliği de tehlikeye giriyor. Bu handikapları ortadan kaldırmak için biz İSKİ olarak çalışmalar yapıyoruz. Geçen sene yine Melen Çayı’na üçüncü terfi istasyonu kurduk. 75 milyon metreküp suyu, ilave suyu İstanbul’a verebilecek bir tesisi devreye soktuk ve geçen sene bu sıkıntılı dönemde de buradan yanılmıyorsam 25 – 30 milyon metreküp su aldık ve İstanbul’u susuz bırakmadık. Biz Melen Barajı sanki bitmeyecekmiş gibi İSKİ olarak çalışmalarımızı yapıyoruz.

“SUNGURLU BARAJI, MELEN BARAJI KADAR ÖNEMLİ”

Yeni su kaynakları konusunda DSİ önerimiz var. Biz daha çok suyu dağıtan, arıtan ve dolayısıyla aboneleri ulaştıran işletmeci bir kuruluşuz. Esasen hani baraj yapmak tabii ki İSKİ de yapabilir ama baraj yapmak dolayısıyla su kaynaklarını şehirlere getirmek, suyu getirmek, esasen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevi. Nitekim yine Melen Barajı gecikince Sungurlu Barajı yine çok önemli bir baraj. Bizim özellikle Ağva’ya akan derelerimiz var. Dolayısıyla bu bölgeye yapılacak bir barajın yine Melen Barajı’nın handikapını gidermesi noktasında çok önemli bir katkı sağlayacağımızı  düşündüğümüz için DSİ’yle iş birliği yaptık. Bir protokol hazırladık. Bu protokol genel kurulumuzdan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisimizden gençti, ben ve Sayın Başkanım imzaladı. DSİ’ye gönderdik ama aylar var halen daha maalesef protokol imzalanıp bize geri dönüş olmadı. Bunun da bir an önce imzalanıp yatırım programına alınıp Sungurlu Barajı’nın da yine Melen Barajı’nın yanında yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

“RANDEVU TALEP ETTİK DSİ GENEL MÜDÜRÜMÜZDEN”

Şöyle bir sorun var İstanbul’da. Nüfusun çok önemli bir kısmı Avrupa yakasında ama su kaynakları daha çok Anadolu Yakası’nda. Dolayısıyla biz işte buradan da görüyorsunuz her gün boğaz hattından yüz binlerce metreküp suyu Asya’dan Avrupa’ya transfer ediyoruz. Fakat kuraklık özellikle Avrupa yakasında çok yakıcı. Bu bölgede de istikrarlı su kaynaklarına ihtiyacımız var. Bu noktada özellikle Rezve Deresi, Mutlu Dere’si Bulgaristan sınırındaki boşa akan bir su. Dolayısıyla bu suyun mesela İstanbul’a getirilmesi, işte Karacaköy bölgesine, Çatalca, Karadeniz kıyısında bir baraj yapılıp orada depolanması, oradan da yine Terkos’u ve bu bölgeyi destekleyici bir baraj dolayısıyla tünel projemiz var çok önemli bir proje. Bunun fizibilitelerini hep yaptık, bitirdik. Dolayısıyla bu konuda da DSİ’den çalışma bekliyoruz, yatırım bekliyoruz. Ortak iş birliği yapabiliriz. Barajı DSİ yapabilir tüneli biz yapabiliriz. Yani İSKİ olarak biz sorumluluğumuzun bilincindeyiz. 90’ıncı yılını kutlayan bir kadim kuruluşu olarak İSKİ, İstanbul’u susuz bırakmamak adına her türlü planlamayı, her türlü yatırımı, her türlü projeyi üretiyor. Ama takdir edersiniz ki bütün bunları tek başımıza yapmamız mümkün değil. Bunu merkezi idarenin çok önemli kıymetli kuruluşlarıyla iş birliği yapmamız gerekir. Onların desteğini almamız gerekir. Biz bu yeni dönemde ortak çalışmaya hazırız. Randevu talep ettik DSİ Genel Müdürümüzden uzun süredir bekliyorum. İnşallah en kısa zamanda kendisini de ziyaret edip İSKİ’yle ortak çalışma için elimizden gelen gayreti göstermiş olacağız.”

“İSKİ’nin borçları ne durumda ve yapılması planlanan Kanal İstanbul, İstanbul’un su kaynaklarını nasıl etkiliyor” sorusuna ise Başa, şu yanıtı verdi:

“İSKİ’NİN BORCUNUN AZALDIĞINI GÖRÜYORUZ”

“İSKİ kendi öz kaynaklarıyla ayakta duran bir teşkilat. Yani biz merkezi idareden İller Bankası’ndan bir miktar pay alıyoruz ama hani bununla biz personel giderlerimizi bile karşılamamız mümkün değil. Dolayısıyla İSKİ’nin en önemli geliri su ve atık su parası. Abonelerimizden aldığımız bir tarife üzerinden hesaplanan su ve atıksu geliri. Bu konuda geçen dönem çok iyi tarifeler yaptık ama maalesef meclisimizden destek alamadık. Yani İSKİ çok mütevazı tarifelerle bu yatırımları yapmayı başardı. Esasen biz hem işletmeciyiz hem de yatırımcı bir kuruluş olarak mutlak suretle İstanbul’un geleceğiningaranti altına alacak yatırımları yapmamız lazım. Dolayısıyla bu noktada ciddi bir kaynağa da ihtiyacımız var. Şu ana kadar işte başkanımızın ortaya koyduğu bereketli bütçe uygulaması hakikaten tüm yatırımlarımızı, giderlerimizi hep öz kaynaklarımızla karşıladık. Hiçbir lira dış kredi almadan bu dönemi geçirdik. Neredeyse şu anda bitirdiğimiz ve devam eden yatırımlarla beraber 80-90 milyar liralık bir yatırım hacmine İSKİ ulaşmış oldu. ve her yıl bütçesinin en az yüzde 40’nı hatta yüzde 40’nın üzerini yatırımlarımıza yani sermaye giderlerimizi harcadığımızı düşünüyorum. İSKİ’nin borçları arttı deniliyor. Bu doğru değil. Arkadaşlarıma hesaplattırdım 2019 yılı itibariyle İSKİ’nin o zamanki dolar kuruyla 264 milyon 422 bin lira borcu varmış. İşte o dönem ki müteahhit borçları vesaire ama 264 hadi 65 milyon diyelim dolarlık bir borcu varmış İSKİ’nin. Biz bu dönem bu kadar dediğim gibi mecliste de çoğunluk olmayınca arzu ettiğimiz tarifeleri alamamamıza rağmen İSKİ’nin borcu artmamış. Tam tersine dolar cinsinden azalttığımızı düşünüyorum. Şu an itibariyle 2023 yılı sonu itibarıyla 239 milyon 285 bin dolar. 264’ten 230’lara inmiş. Tam tersine İSKİ’nin borcunu dolar cinsinden azaldığını görüyoruz. Hiç dış kredi kullanmadık. Tamamen öz kaynaklardan, İSKİ olarak karşılıyoruz.

“BAZI DÖNEMLER GELİRİMİZİN NEREDEYSE YARISI ENERJİ FİYATLARINA GİDİYOR”

Bir de zaman zaman İSKİ elektrik parasını ödemiyor asla öyle bir şey yok. Tabii ki enerji maliyetleri çok arttı. Biz göreve geldiğimizde 2019’da toplam bütçemizin sadece yüzde onu elektrik ve doğal gaz giderlerine ayrılıyordu. Ki inanılmaz biliyorsunuz elektrikte dalgalanmalar oldu ki İSKİ olarak çok ciddi elektrik kullanıyoruz. Çok devasa tesisler işletiyoruz. ve İSKİ’nin elektrik faturası bütçeye yükü yüzde 10’lardan yüzde 30’lara çıktı. Bazı dönemler gelirlerimizin neredeyse yarısı enerji fiyatlarımıza gitmesine rağmen İSKİ hiçbir dönemde ne personel faturası, ne elektrik faturası, ne doğal gaz faturası, ne de işte işletme giderleri ödememe gibi bir durum olmadı. Bizim bu tabii ki borçlarımız var ama bunların hepsi yatırımlardan dolayı olan borçlar. Biz İSKİ’yi borçlandırmıyoruz.

“İSKİ YATIRIM YAPIYOR”

İSKİ yatırım yapıyor müteahhitlerine olan borçlarını hak edişlerini düzenli olarak ödüyor. Dolayısıyla bütün cari giderler, elektriktir, işte doğal gazdır ve diğer işte kimyasal giderleri çünkü çok ciddi rakamlarda işletme giderlerimiz var. Bunları da günü gününe ödüyor. Hiç bizim daha çok talebimiz daha fazla yatırım yapmak üzerine yoksa İSKİ işletme noktasında hiçbir sorunu yok. Sorunu olan bir teşkilat değil ama yatırım yapmamız lazım. Bahsettiğimiz yatırımlar tüneller, çok ciddi dere ıslahları yapıyoruz, atık su arıtma tesisleri yapıyoruz. Atık suda da çok ciddi yatırımlarımız oldu. Yani bunların yapılabilmesi için İSKİ’nin gelire ihtiyacı var. Dolayısıyla bunu da biz öz gelirlerimizden tasarruf yaparak ve bereketli bir bütçe olarak karşılamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla İSKİ’nin borçlarının arttığı söz konusu değil. Böyle bir şey olsa zaten her gün biz yüklenicilerle bir şekilde sıkıntı yaşarız. Öyle bir durum söz konusu değil düzenli olarak bunları ödüyoruz. Dışarıda yapılan o tür spekülasyonlara vatandaşlarımız itibar etmesinler. İSKİ kurumsal yapısı çok güçlü bir kuruluş.

“İSKİ’NİN GELİŞTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Tuzla arıtma gibi Türkiye’nin en büyük arıtma tesisi devreye girdi. İşte Baltalimanı’nda görüyorsunuz devasa bir atık su arıtma tesisini günde 600 bin metreküpün kapasiteli bir tesisi devreye aldık. Enerjisini de hatta oradan sağlayacağız. O yumurta kesitleri görüyorsunuz. Onlar hep bizim enerji ünitelerimiz. Birçok noktada çalışmalarımız devam ediyor. Yani geri dönüşüm suyu çok önemli. Biz atık sudan da artık bunun arıtıp tekrar yeşil olan ve sanayide kullanması için yatırımlar yapıyoruz. Geri dönüşüm suyu kapasitemizi üç katına çıkardık. Yeşil enerji kullanıyoruz elektrik çok önemli bir maliyet bizim için. Bu maliyetleri azaltmak için ciddi manada GES, güneş enerji sistemi yatırımları yapıyoruz. Biz geldiğimizde göreve sadece 1,3 megavat İSKİ elektrik üretiyordu. Bu aylar itibariyle yaptığımız yeni yatırımlarla 10 megavata çıktık. 1,3’ten 10 megavata, yedi sekiz kat yeşil enerjimizi, alternatif enerji kaynaklarımızı arttırmışız. Yani nereye bakarsanız, hangi göstergeye bakarsanız İSKİ’nin geliştiğini görüyoruz.

“KANAL İSTANBUL PROJESİ BİR BARAJI ORTADAN KALDIRIYOR”

Kanal İstanbul’un güzergahına baktığımızda İSKİ’nin maalesef işte çok önemli bir barajı olan Sazlıdere Barajı’nı maalesef ortadan kaldırıyor. Sazlıdere Barajı özellikle geçen yılki kuraklık döneminde ne kadar kritik bir baraj olduğunu ortaya koydu. Bu barajımız olmasaydı mesela geçen sene biz İstanbul’un Avrupa yakasına yeterli su veremeyebilirdik. Dolayısıyla ve burası aynı zamanda bizim bir su toplama havzamız. İstanbul’un zaten Avrupa yakasında su kaynakları kısıntılı. Bir de böyle bir kanalla getirip işte bu havzayı paramparça edersek ve dolayısıyla bir barajı ortadan kaldırırsak İstanbul’un suyunu geleceğini su güvenliğini tehlikeye atmış oluruz diye düşünüyorum. Yine Terkos’un tabii çok yakınından geçiyor. Terkos’a da etkileri bilim insanları tarafından tartışılıyor. Dolayısıyla oranın ekosisteminin bozulacağı, Terkos’un tuzlanacağı ve dolayısıyla bir tatlı su kaynağı olmaktan çıkabileceğine dair endişeler var. Bunu ben değil, bilim insanları söylüyor. ve çok ciddi bir de maliyeti var İSKİ’ye. Eğer sadece oradan o kanalın geçmesi bizim milyarlarca lira İSKİ’nin yatırım yapmasını gerektiriyor. Benim işte isale hatlarımın değişmesi gerekiyor. O zaman Kanal İstanbul gündemdeyken bir hesap yapmıştı arkadaşlarımız. Neredeyse 30 milyar lira yaklaşık bir İSKİ’nin sadece deplese hattı değiştirme ekstra bir yükü olacak. Bunu bizim karşılamamız mümkün değil. Dolayısıyla bir de dediğim gibi yani alternatif su kaynakları koymak lazım.

“AVRUPA BÖLGESİNDEKİ BARAJLARIMIZDAN VAZGEÇEMEYİZ”

Biz Avrupa bölgesindeki hiçbir barajımızdan vazgeçemeyiz. Kesinlikle vazgeçemeyiz ki geçen sene biz bırakın barajları, göletlerden bile su aldık. Dolayısıyla tarihi göletlerimiz bile çok kıymetli. Her bir su damlasına İstanbul’a ihtiyaç var ve dolayısıyla baraj havzalarımızın korunmasına ihtiyaç var. İstanbul’un eğer suyundan ve geleceğinden bahsediyorsak mutlak suretle kuzey ormanlarının, baraj havzalarımızın korunmasına ihtiyaç var. Bu konuda da çok ciddi mücadele veriyoruz. Baraj havzaları, kırmızı çizgimizdir dedik. Buraların koruma planlarını işte hızla devreye aldık. Bu dönemde alıyoruz ve kaçak yapılaşmaya da kesinlikle müsaade etmiyoruz. Bakın 809 tane yapı yıkmışız. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. Tabii bu noktada siyasi iradenin arkamızda olması çok önemli. Sayın başkanımız bu konularda çok hassas. Biz İstanbul’un su kaynaklarının korunması noktasında çok titiziz. İşte kanal da bunlardan bir tanesi bizim için bir tehdit  olarak görüyoruz. Yapılacağını bundan sonra çok tahmin etmiyorum o noktada dediğim gibi İSKİ o deplaseleri yapmasa o çalışmanın olması mümkün değil. Bizim de böyle bir durumda o çalışmaları yapma gibi bir durumumuz söz konusu değil.

“SUYUMUZU DİKKATLİ KULLANMAK ZORUNDAYIZ”

İstanbullulara mesajımız şu olur. Yani bu baraj doluluk oranları tabii bizim için sevindirici. Şu an iyi bir doluluk oranıyla yaza gireceğiz. Bu yaz bir su sıkıntısı olmayacak. Onu kesinlikle söyleyeyim ama vatandaşlarımızdan beklentimiz şu. Baraj doluluk oranları ne olursa olsun. Bir insanlık görevi olarak bir vatandaşlık görevi olarak bir İstanbullu olarak suyumuzu yani yüzde yüz de olsa bagajlarımız taşsa bile bunu dikkatli kullanmak mecburiyetindeyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iski-genel-muduru-safak-basa-ankaya-konustu-melen-baraji-istanbulun-sigortasidir/feed/ 0
Murat Kurum, İstanbul’da Kadınlarla Buluştu https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-kadinlarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-kadinlarla-bulustu/#respond Wed, 06 Mar 2024 01:54:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15869 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Beykoz Kültür Sanat Merkezi’nde (BEYSEM) düzenlenen programda kadınlarla buluştu. Programda konuşan Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirerek, “Siz İSKİ’nin kaynaklarını kendi geleceğiniz için harcadığınız. Şu an İSKİ elektrik parasını ödeyemez hale geldi. 5 yılda İstanbul’a bir damla içme suyu kaynağı getirmediler” dedi.

BEYSEM’de düzenlenen programda kadınlar ile bir araya gelen Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Beykoz için yapacağı projeleri anlattı. Düzenlenen programa Beykoz Belediye Belediye Başkanı Murat Aydın, İstanbul Milletvekili Hasan Turan ve ilçede ikamet eden çok sayıda kadın katıldı. Protokol konuşmaları ile başlayan program ikramların ardından son buldu.

“Bizim annelerimize ev kadınlarımıza dil uzatamazsın”

“İstanbul’un neresine gitsek kadınlarımızın güzel eserlerini görüyoruz” diyen Kurum, “İstanbul’un tarihinde ne zamana bakarsanız bakın bu şehrin kadınlar şehri olduğunu görürsünüz. Sizler ailelerimizin evlerimizin yapıtaşlarısınız. Toplumumuzda her alanda ne kadar önemli rol aldığınızı biliyoruz. Peki Cumhuriyet Halk Partili mevcut aday biliyor mu? Maalesef bilmiyor. Bu sabah ne dediğini duydunuz mu? Ev kadınlarının kadın statüsünde değerlendirmeyelim diyor. Ev kadınlarını diğer kadınlar kadar saygın görmüyor. Bu belediye başkanın kibri aklının önüne geçmiş. Ben bu kibir abidesine artık söyleyecek bir söz bulamıyorum. Eli öpülesi kadınlarımızı kategorize eden bu değer bilmez CHP’li adaya 31 Mart’ta ev kadınları gereken cevabı verecektir. Seni yetiştiren de bir ev kadını öyle boyundan büyük laflar etme. Sen bizim annelerimize ev kadınlarımıza dil uzatamazsın. Eğer bu ülke bugün bu duruma gelebilmişse kadınlarımız sayesinde olmuştur. Bu eli öpülesi annelerimiz sayesinde olmuştur” dedi.

“Onların kapattığı İSMEK kurslarımızı İstanbul’un her ilçesine getireceğiz”

“Kadınlarımız da annelerimizle hep birlikte yol yürüyeceğiz” diyen Kurum, “31 Mart gecesi süresiz tatile gidecekler. Onları ev kadınlarımız süresiz tatile gönderecek. Onların kapattığı İSMEK kurslarımızı her ilçesine her mahallesine biz getireceğiz. İlk işini kuran Kadın girişimcimize 100 bin TL sermaye desteği sunarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Kurum kardeşin yanında diyeceğiz. İhtiyaç sahipleri bütün büyüklerimizin İstanbul kartlarına 2 bin 500 TL destek ödemesi yapacağız. İstanbul’da çalışan bir kadınımızın yılda 288 saatte trafikte heba oluyor ömrümüzden üç yıl gidiyor. Trafik süresini yeni metrolarla, tüneller, otopark sistemleriyle ve daha bir çok ulaşım hamle ile süratle gerçekleştireceğiz. Kadınlarımıza rahat bir nefes aldıracağız. Benim Beykozlu kardeşim buradan Harem’e gitmek istediğinde yapacağımız tünel ile birlikte 9 dakikada Harem’e ulaşacak. Bunların ulaşımı çözmek gibi bir dertleri yok. Bu noktada verdiği sözleri tutmuyorlar” dedi.

“Şu an İSKİ elektrik parasını ödeyemez hale geldi”

İSKİ’nin borç batağı içinde olduğunu ifade eden Kurum, “Yarı zamanlı belediye başkanı ne diyor biliyor musunuz? İSKİ tam bir rezalet diyor. Evet İSKİ’yi siz bu hale getirdiniz. Siz İSKİ’nin kaynaklarını kendi geleceğiniz için harcadığınız. Şu an İSKİ elektrik parasını halledemez hale geldi. 5 yılda İstanbul’a bir damla içme suyu kaynağı getirmediler. İstanbul susuz kalırsa sorumlusu bunlar çünkü bu konuda hiçbir çaba sarf etmediler. Ne arıtma tesisi ne dere ıslahı Beykoz’un sorunlarını giderecek adımlar atmadı. Bunlar kendi gelecekleri için İstanbul’un kaynaklarını heba etti. İsrafı bitirdik diye tabelalara 175 milyon lira para harcadılar. Beykoz’umuzun uç mahallelerine belediye otobüsü gelmiyor veya saatler sonra geliyor. Sen Beykoz’un kaynaklarını kendi geleceğin için harcadığın için gelmiyor. Sen o kaynakları israf ettiğin için gelmiyor. Biz inşallah 1 Nisan’dan itibaren Beykoz’umuzun özlediği hizmeti getireceğiz. Beykozlu kardeşlerimiz bir yerden bir yere gitmek için saatlerce beklemeyecek. Çavuşbaşı Kavacık yolunun yetmediğini biliyorum. Mevcut CHP’li İBB yönetimi her konuda olduğu gibi bu konuda da tek bir adım atmadı. Hiç merak etmeyin bu yolumuzda genişletip sizin hizmetinize sunacağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-kadinlarla-bulustu/feed/ 0