Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Brezilya’nın Fortaleza kentinde “G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları Toplantısı” kapsamında düzenlenen “Adil Geçiş Liderlik Forumu”na katıldı. Işıkhan, burada yaptığı konuşmada Brezilya hükümetine G20 Dönem Başkanlığı konusunda gösterdikleri misafirperverlik ve çabaları için teşekkür etti. Ayrıca tüm G20 ülkelerine, uluslararası kuruluşlara ve G20 İstihdam Çalışma Grubu üyelerine Bakanlar Bildirgesi’nin şekillenmesindeki değerli katkılarından dolayı teşekkür eden Işıkhan, “Bugün bu forumda söylevin de ötesinde ve geleceğimizin temelini oluşturan bir fikri tartışmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız: Adil geçiş. Çevresel zorluklarla ve teknolojik gelişmelerle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde çalışma dünyasına ve istihdam politikalarına yönelik yaklaşımlarımızı yeniden değerlendirmemiz büyük önem taşımaktadır” dedi.
Işıkhan, otomasyonun, yapay zekanın ve çevre dostu yeşil teknolojilerin yükselişinin çeşitli endüstrileri yeniden şekillendirdiğini, bazı işleri geçersiz kılarken, yeni iş fırsatları da oluşturduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Yeşil ve dijital dönüşümü başarıyla yürütmek için G20 ülkeleri olarak bireyleri yeşil işler ve geleceğin işleri için gerekli becerilerle donatmalıyız. Bu kapsamda, izin verirseniz Türkiye’nin adil bir geçişe yönelik çabalarını, politikalarını ve programlarını paylaşmak isterim. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ekonomik büyümeyi çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal eşitlikle dengeleyerek adil bir geçişi desteklemek amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak ilgili paydaşlarla işbirliği içinde 2024-2028 dönemine ilişkin Ulusal İstihdam Stratejisi taslağını hazırladık. Taslak Stratejinin dört temel politika ekseninden biri, yeşil ve dijital dönüşümün taleplerine uygun becerilerin geliştirilmesidir. Ayrıca adil geçiş, diğer politika eksenlerini de kesen bir konu olarak entegre edilmiştir. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimini teşvik etmek, yeşil işlerin oluşturulmasına katkıda bulunmak ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak amacıyla politika ve teşvikler uygulamaktadır.”
“Adil bir geçiş, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir ekonomi inşa etme fırsatını temsil ediyor”
Türkiye’de iklim değişikliğinin azaltılması ve uyum sağlanmasına yönelik bir İklim Değişikliği Eylem Planı’nın hayata geçirildiğini dile getiren Işıkhan, Türkiye’nin yeniden eğitim girişimleri, sosyal koruma programları ve ekonomik çeşitlendirme stratejileri yoluyla etkilenen işçileri desteklemeye yönelik tedbirleri birleştirerek, düşük karbon ekonomisine adil ve kapsayıcı bir geçiş sağlayacak mekanizmalarını araştırdığını belirtti. Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu kapsamda Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda yeşil dönüşümü desteklemek amacıyla 2021 yılında Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı hazırladık. Adil geçiş, bu eylem planının öncelikli politika odağı olarak belirlenmiştir. Bakanlığımız bünyesinde Yeşil ve Sosyal Ekonomi Dönüşüm Biriminin kurulması, yeşil ve dijital ekonomi dönüşümü ve adil geçiş çabalarını koordine etme konusundaki kararlılığımızı vurgulamaktadır. Bunların yanı sıra, adil geçiş politikalarının işbirliği içinde geliştirilmesi amacıyla kamunun, sosyal ortakların ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla bir diyalog platformu oluşturulmuştur. 2026 yılına kadar Bakanlığımızın koordinasyonunda ulusal düzeyde Adil Geçiş Stratejisi’ni hazırlayıp uygulamayı planlamaktayız. Türkiye’nin tüm toplumsal kesimlere yarar sağlayan ve çevresel zorunluluklara yanıt veren adil bir geçişi gerçekleştirme konusundaki değişmez kararlılığının altını çizmektedir. Sonuç olarak, adil bir geçişin daha dayanıklı, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir ekonomi inşa etme fırsatını temsil ettiğini vurgulamak isterim. İklim değişikliğinden yıkıcı teknolojilere kadar 21. yüzyılın zorluklarıyla mücadele ederken, yolumuzu adalet ve kapsayıcılıkla karakterize ettiğimizden emin olmalıyız. Toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayan, eşitlik ilkelerini destekleyen ve sürdürülebilir büyümeyi kolaylaştıran politikaları benimseyerek, refahın herkes için erişilebilir olduğu bir geleceğin yolunu açabiliriz.” – BRASILIA
]]>Bakan Işıkhan, Brezilya’nın Fortaleza kentinde, “G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları Toplantısı” kapsamında düzenlenen “Adil Geçiş Liderlik Forumu”na katıldı.
Tüm G20 ülkelerine, uluslararası kuruluşlara ve G20 İstihdam Çalışma Grubu üyelerine, Bakanlar Bildirgesi’nin şekillenmesindeki değerli katkılarından dolayı teşekkür eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“Bugün bu forumda, söylevin de ötesinde ve geleceğimizin temelini oluşturan bir fikri tartışmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız: Adil geçiş. Çevresel zorluklarla ve teknolojik gelişmelerle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde, çalışma dünyasına ve istihdam politikalarına yönelik yaklaşımlarımızı yeniden değerlendirmemiz büyük önem taşımaktadır.”
” Türkiye, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için teşvikler uygulamakta”
Otomasyonun, yapay zekanın ve çevre dostu yeşil teknolojilerin yükselişinin çeşitli endüstrileri yeniden şekillendirdiğini, bazı işleri geçersiz kılarken yeni iş fırsatları da yarattığını vurgulayan Işıkhan, “Yeşil ve dijital dönüşümü başarıyla yürütmek için G20 ülkeleri olarak bireyleri, yeşil işler ve geleceğin işleri için gerekli becerilerle donatmalıyız.” dedi.
Işıkhan, Türkiye’nin adil bir geçişe yönelik çabalarını, politikalarını ve programlarını paylaşarak, şunları kaydetti:
“Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ekonomik büyümeyi çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal eşitlikle dengeleyerek adil bir geçişi desteklemek amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak ilgili paydaşlarla iş birliği içinde 2024-2028 dönemine ilişkin Ulusal İstihdam Stratejisi taslağını hazırladık. Taslak Stratejinin dört temel politika ekseninden biri, yeşil ve dijital dönüşümün taleplerine uygun becerilerin geliştirilmesidir. Ayrıca, adil geçiş, diğer politika eksenlerini de kesen bir konu olarak entegre edilmiştir. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimini teşvik etmek, yeşil işlerin yaratılmasına katkıda bulunmak ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak amacıyla politika ve teşvikler uygulamaktadır.”
“İklim Değişikliği Eylem Planı hayata geçirildi”
Türkiye’de iklim değişikliğinin azaltılması ve uyum sağlanmasına yönelik bir İklim Değişikliği Eylem Planı’nın da hayata geçirildiğini bildiren Işıkhan, şu bilgileri paylaştı:
“Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda yeşil dönüşümü desteklemek amacıyla 2021 yılında Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı hazırladık. Adil geçiş, bu eylem planının öncelikli politika odağı olarak belirlenmiştir. Bakanlığımız bünyesinde Yeşil ve Sosyal Ekonomi Dönüşüm Birimi’nin kurulması, yeşil ve dijital ekonomi dönüşümü ve adil geçiş çabalarını koordine etme konusundaki kararlılığımızı vurgulamaktadır. Bunların yanı sıra, adil geçiş politikalarının iş birliği içinde geliştirilmesi amacıyla kamunun, sosyal ortakların ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla bir diyalog platformu oluşturulmuştur. Bakanlığımızın koordinasyonunda 2026 yılına kadar ulusal düzeyde Adil Geçiş Stratejisi’ni hazırlayıp uygulamayı planlamaktayız.”
Adil bir geçişin daha dayanıklı, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir ekonomi inşa etme fırsatını temsil ettiğini vurgulayan Işıkhan, “İklim değişikliğinden yıkıcı teknolojilere kadar 21. yüzyılın zorluklarıyla mücadele ederken, yolumuzu adalet ve kapsayıcılıkla karakterize ettiğimizden emin olmalıyız. Toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayan, eşitlik ilkelerini destekleyen ve sürdürülebilir büyümeyi kolaylaştıran politikaları benimseyerek, refahın herkes için erişilebilir olduğu bir geleceğin yolunu açabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Bugün “Kaliteli İşlerin ve İnsana Yakışır İşlerin Desteklenmesi” oturumuna katılacak olan Işıkhan’ın, G20 Dönem Başkanlığını yürüten Brezilya’nın Çalışma ve İstihdam Bakanı Luiz Marinho, Güney Afrika İstihdam ve Çalışma Bakanı Nomakhosazana Meth ve Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Ahmad Suliman Alrajhı ile ikili görüşmeler yapması planlanıyor.
]]>“BORÇLARIN BİR AN ÖNCE TAHSİL EDİLMESİ GEREKİYOR”
Bugün katıldığı canlı yayında konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) toplam prim borcunun 96 milyar lirayı bulduğunu belirterek, “Bu noktada yapılması gereken neyse, usulüne uygun şekilde duruma müdahale edilmesi gerekiyor. SGK’ye olan prim borçlarının bir an önce tahsil edilmesi gerekiyor.” dedi.
Bakan Işıkhan SGK’nin 85 milyon vatandaşın hastane, ilaç ve diğer tedavi harcamalarını karşılayıp, 16 milyon emeklinin aylık ve bayram ikramiyelerini ödediğini anımsattı. Harcama ve ödemelerin yapılabilmesinin, SGK’nin ana gelir kaynağı olan sigorta primlerinin düzenli ve eksiksiz toplanmasına bağlı olduğuna işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti; “31 Mart yerel seçimlerinden önce SGK’ye prim borçları biriken belediyelerin olduğuna dikkati çekmiş ve belediyelerin borçlarını ödemesi için bir çağrı yapmıştık. Bunu sözde bırakmadık, SGK aracılığıyla tüm borçlu belediyelere, herhangi bir parti farkı gözetmeksizin borç bildirimlerini gönderdik. Bazı belediyeler bu çağrılarımızı dikkate alıp borçlarını ödeme iradesi gösterdi. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak bunca uyarıya rağmen hala harekete geçmemiş olan belediyelerin sayısı da ne yazık ki oldukça fazla.”
“BELEDİYELERİN BORÇLARI HER GEÇEN GÜN ARTMAKTA”
Tüm uyarıların ardından SGK’nin, kanunun öngördüğü şekilde alacaklarını tahsil etmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü; “Elbette bu bizim tercih ettiğimiz bir yol değil, ancak ilgili belediyelerin prim borçları artmış durumda ve her geçen gün de bu borçlar büyümekte. Bu noktada yapılması gereken neyse, usulüne uygun şekilde duruma müdahale edilmesi gerekiyor. SGK’ye olan prim borçlarının bir an önce tahsil edilmesi gerekiyor. Bugün itibarıyla belediyelerin prim borçları toplam 96 milyar liraya ulaşmış durumda ve bu borcun yüzde 80’i belediye şirketlerine aittir. Esasında bu milli bir kaynaktır. Vatandaşımızın çalışarak, üreterek, alnının teriyle bütçeye kazandırmış olduğu doğal bir gelir kaynağıdır. ve yine vatandaşlarımızın yararına kullanılması gereken bir kaynaktır. Belediye çalışanlarının emeğinin karşılığı ve gelecek yatırımları olan sigorta primlerinin ödenmeyerek bu paraların başka kalemlere aktarılması asla doğru bir yaklaşım değildir.”
Işıkhan, bakanlık olarak emeğin korunmasının yanında emek sömürüsüne engel olmak için de çalıştıklarını dile getirerek, “Amacımız, SGK’ye olan prim borçlarını tahsil ederek, kayıt dışı ile mücadele ederek ve istihdamı artırarak SGK’nin prim gelirlerini artırmaktır, emeklilerimiz başta olmak üzere vatandaşlarımıza daha iyi imkanlarla hizmet vermektir. Bizler sosyal güvenlik gibi devlet ve millet için hayati önem taşıyan toplumsal bir temel ihtiyacın hem ihyası hem de sürdürülebilirliği için çalışıyoruz.” diye konuştu. Borçlu belediyelere işbirliği çağrısında bulunan Işıkhan, “SGK’ye olan borçların yapılandırılması ve ödeme planlarının oluşturulması konusunda belediyelere her türlü desteği vermeye hazırız. Bu hususta arzumuz, tahsilat sürecini sorunsuz ve en kolay şekilde yönetmektir.” ifadesini kullandı.
“UNUTMAMALIYIZ Kİ HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ”
Sosyal güvenlik sisteminin önemine değinen Işıkhan, şunları söyledi; “SGK’nin sağlıklı işleyen, daha güçlü bir kurum haline gelebilmesi için bu sürecin zorunluluğunu, bu ülkenin bir vatandaşı olarak hepimizin çok iyi anlaması gerekmektedir. Sosyal güvenlik sistemimizin mali yapısını korumak ve geleceğe güvenle bakmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Sen ben yok, biz varız. Unutmamalıyız ki hepimiz aynı gemideyiz. Büyük Türkiye gemisinin hepimizin desteği ve uyumuyla alacağı daha çok yol, aşacağı daha çok ufuk var. Bu noktada herkes üzerine düşeni hakkıyla yerine getirirse tüm hedeflerimize başarıyla ulaşacağımızı düşünüyorum.”
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Avrupa Konseyi ve Litvanya Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanlığı iş birliğinde, Avrupa Konseyi Litvanya Dönem Başkanlığı himayesinde Litvanya’nın Başkenti Vilnius’ta düzenlenen ‘Avrupa Sosyal Şartı Üst Düzey Konferansı’na katıldı. Konferansın ‘Durum Değerlendirmesi – İzlenecek Yol’ başlıklı dördüncü oturumda konuşan Işıkhan, Avrupa Sosyal Şartı’nın 1960’lardan bu yana Avrupa’da sosyal hakların geliştirilmesi ve milyonlarca insanın yaşamlarının iyileştirilmesinde bir mihenk taşı olduğunu belirtti. Benzeri görülmemiş dönüşümlerin ve zorlukların yaşandığı bir dünyada, sosyal hakların her geçen gün daha önemli hale geldiğini dile getiren Işıkhan, şunları kaydetti:
“Bu bağlamda, Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen son reformların Avrupa Sosyal Şartı sisteminin modernleştirilmesi ve bu güçlüklerin etkin bir şekilde ele alınmasında çok önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Bugün, Avrupa Konseyi’nin 75. yıldönümünde Siyasi Deklarasyonu onaylayarak, sadece Şart’ın ilkelerine olan bağlılığımızı teyit etmekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupa Konseyi’nin sosyal haklar alanındaki rolünü güçlendirmeye yönelik gelecekteki faaliyetlerimiz için de bir yol çiziyoruz. Türkiye olarak Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 31 Maddesinden 29’unu ve 98 paragrafından 91’ini kabul ederek sosyal haklara olan sarsılmaz bağlılığımızı gösterdiğimizin altını çizmek isterim. Bu durum, Türkiye’yi Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın Akit Tarafları arasında en fazla kabul edilen hükümlere sahip ülkelerden biri haline getirmektedir.”
“Türkiye sosyal hakları ilerletmek için kapsamlı reformlar yoluyla cesur adımlar atıyor”
Türkiye’nin kapsamlı reformlar yoluyla sosyal hakları ilerletmek için cesur adımlar attığına dikkati çeken Işıkhan, Türkiye’nin özellikle zor zamanlarda insani yardım ve kalkınma yardımı sağlayarak sosyal adalete olan bağlılığını her zaman gösterdiğini söyledi. Bakan Işıkhan, “Türkiye, hem Sosyal Adalet için Küresel Koalisyon’a katılarak hem de Koordinasyon Grubu’na üye olarak, özellikle hassas bölgelerdeki insanlar için sosyal adaletin hüküm sürdüğü bir dünya inşa etmek üzere kolektif eylemi teşvik etmektedir. Türkiye, bölgesel çatışma ve savaşlarda ‘savaşın kazananı olmaz’ ilkesiyle, insani trajedinin önlenmesi ve kalıcı barışın tesis edilmesinde öncü rol oynamaya devam etmektedir. Devam etmekte olan Rusya- Ukrayna savaşı bu kararlılığın bariz bir örneğidir” dedi.
Siyasi Deklarasyonda vurgulandığı üzere Türkiye’nin sosyal hakların korunması ve uygulanması konusunda yerel ve bölgesel makamlar ve sosyal ortaklarla iş birliği de dahil olmak üzere güçlendirilmiş diyaloğu desteklediğini belirten Işıkhan, “Bu katılımcı yaklaşım, Şart’ın ilkelerinin herkesin yararına olacak somut eylemlere dönüştürülmesini sağlayacaktır. Ayrıca, hedefe yönelik destek ve rehberliğin üye devletleri Şartı etkin bir şekilde uygulama konusunda güçlendireceğine inanıyoruz. Bu Siyasi Deklarasyonu onaylayarak, sosyal hakların en üst düzeyde savunulduğu bir gelecek için taahhütte bulunmuş oluyoruz. En önemli hedefimiz, herkes için adalet, eşitlik ve haysiyet ilkelerinin rehberliğinde sarsılmaz bir birlik sergilemek olmalıdır” diye konuştu.
“Türkiye, yaşam hakkı saldırı altında olan Filistin halkının yanında olmaya devam edecektir”
Konferansta Filistin’deki çatışmaya da değinen Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Bizler bugün sosyal adaletin ve sosyal hakların korunmasının öneminden bahsederken, Gazze’de Filistin halkının tüm temel hakları İsrail tarafından ayaklar altına alınmaktadır. Bu bağlamda Gazze’de yaşanan vahşi katliamları şiddetle kınıyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye, yaşam hakkı saldırı altında olan Filistin halkının yanında olmaya devam edecektir. Tüm devletleri ve uluslararası kuruluşları bu zor dönemde Filistin halkına destek olmaya ve bu insani kriz karşısında sessiz kalmamaya çağırıyorum.”
Ayrıca Bakan Işıkhan, program kapsamında Litvanya Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanı Vytautas ilinskas ile ikili görüşme de gerçekleştirdi. Görüşmede, iki ülke Bakanlıkları arasındaki ikili diyaloğu güçlendirme konusundaki kararlılıkları vurgulandı.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Theodoros Rousopoulos ile de görüşen Işıkhan, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik konularına dair yaşanan küresel değişimleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. – ANKARA
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Kısa Çalışma Ödeneği’nden yararlanmak için gereken; son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartını 450’e güne düşürdük. Uygulamanın sigortalı bakımından 4 haftadan kısa olabilmesinin istisnalarını düzenledik. Yaptığımız bu düzenlemelerle her şart ve koşulda işverenlerimiz ve çalışanlarımız arasındaki dengeyi koruyarak hareket ettiğimizi de belirtmek isterim” dedi.
Bakan Işıkhan, Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından bakanlıkta düzenlenen 1’inci Sektör Buluşması Programı’na katıldı. Işıkhan, çeşitli sektör temsilcilerinin yer aldığı toplantıda gerek içeride gerekse dışarıda yaşanan birçok sorun ve engele rağmen, ‘Türkiye Yüzyılı’ yürüyüşünü emin adımlarla sürdürmenin gayreti içerisinde olduklarını belirterek, “Elbette bu vizyonun başarılı bir şekilde hayata geçirilmesini sağlayacak en önemli araç, ekonomik kalkınma ve üretim sürecidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temel unsurlarıyla inşa edilmiş yerli ve milli bir ekonomik büyüme modeli bu sürecin teminatı olacaktır. Ülkemizin çeyrek asra yaklaşan büyüme yolculuğunu bugünlere taşıyan da bu bakış açısı olmuştur. Elbette bu zaman diliminde ülkemiz doğal afetler, savaşlar, küresel krizler gibi pek çok hadiseden olumsuz etkilenmiş ve birçok engelle karşı karşıya kalmıştır. Geçmişte gerek içeride gerekse dışarıda ve bölgemizde yaşanan sorunların, ilerleyişimizi sekteye uğrattığı dönemler olmuştur. Ancak bunlardan hiçbiri uzun vadeli hedeflerimize ulaşmamıza engel teşkil etmemiştir” dedi.
ÖDENEK İLE İLGİLİ DEĞİŞLİKLİKLER
Ekonomiye ve çalışma yaşamına ilişkin devam eden başarılı ilerleyişin korunabilmesi ve ileri taşınabilmesi için çalışmalarını çok yönlü ve etkili iş birlikleriyle yürütmelerinin önemli olduğuna işaret eden Işıkhan, “Yeni hayata geçirdiğimiz düzenlemelerde de doğal afetler, küresel krizler gibi çalışma hayatına risk oluşturabilecek gelişmelerin etkisini en aza indirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda bugün Resmi Gazete’de yayımlanan Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliği’nde yaptığımız değişikliklerde de bu hassasiyeti gözettik. Yapılan değişikliklerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kısa Çalışma Ödeneği’nden yararlanmak için gereken son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartını 450’e güne düşürdük. Uygulamanın sigortalı bakımından 4 haftadan kısa olabilmesinin istisnalarını düzenledik. Yaptığımız bu düzenlemelerle her şart ve koşulda işverenlerimiz ve çalışanlarımız arasındaki dengeyi koruyarak hareket ettiğimizi de belirtmek isterim” diye konuştu.
‘SEKTÖR TEMSİLCİLERİMİZLE BİR ARAYA GELMEYİ PLANLIYORUZ’
Işıkhan, istihdamın geliştirilmesine yönelik sonuç odaklı politikaların belirlenmesinin en temel amaçlarından olduğunu belirtip, “Bu anlayışla bakanlık olarak; ‘Sektör Buluşmaları’ adı altında özellikle ekonomimizde ve istihdamda öne çıkan sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelmek ve çözüm odaklı istişarelerde bulunmak amacıyla yeni bir çalışma başlatıyoruz. Bu amaç doğrultusunda; iş gücü piyasalarının geçmişten gelen yapısal sorunlarını çözmek, gelecekte karşılaşılması muhtemel güçlükleri ve fırsatları bir arada değerlendirerek, sektörlerde istihdamı geliştirecek ortak aklın geliştirilmesi için sektör temsilcilerimizle bir araya gelmeyi planlıyoruz” dedi.
‘2005’TEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEDE’
İstihdam ve iş gücünde en iyi verilerin elde edildiği bir sürecin yaşandığına dikkat çeken Işıkhan, “Politikalarımızın ve reformlarımızın etkisini çok şükür hızlı bir şekilde görüyoruz. Bildiğiniz gibi dün, TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından nisan ayı iş gücü verileri açıklandı ve işsizlik oranında Kasım 2012’den bu yana 11,5 yılın en iyi seviyesine ulaşmış durumdayız. İşsizlik oranı aylık bazda 0,1 puan, yıllık bazda ise 1,5 puan azalarak yüzde 8,5’e geriledi. İşsiz sayısı da 484 bin kişi azaldı. İstihdam sayısı geçen yıla göre 1 milyon 240 bin kişi artarak 32 milyon 266 bin kişiye yükseldi. İstihdam oranı da 1,5 puan artarak yüzde 49 olarak gerçekleşti. Genç ve kadınlarda da son yılların en iyi seviyelerine ulaştık. Genç işsizlik verisi, 2005 yılından bu yana en düşük seviyede olmuştur. Kadınlarda ise yıllık bazda işsizlik 2,9 puan azalarak yüzde 11,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu verileri, çalışma hayatına katılımın ve istihdamın artmasını, iş imkanlarının çeşitlenerek genişlemesinin ve ülkemizin istikrarlı büyümesinin bir yansıması olarak değerlendiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Bakan Işıkhan, ILO’nun İsviçre’nin Cenevre kentindeki 112. Uluslararası Çalışma Konferansı ve konferans kapsamındaki temaslarına dair, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
ILO Genel Kuruluna hitabında ILO Genel Direktörü Gilbert Houngbo’nun “Yenilenmiş Bir Toplumsal Sözleşmeye Doğru Raporu” konusundaki görüşlerini paylaştığını belirten Işıkhan, şunları söyledi:
“Bu vesileyle dünya genelinde çalışma hayatında karşılaşılan zorlukların üstesinden gelebilmek için özellikle sosyal adalet, dayanışma ve eşitlik ilkelerine dayalı yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyulduğunu da aslında saptamış olduk. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde sosyal adalet ve dayanışma konusunda, ülkemizdeki faaliyet ve çalışmalar hakkında da genel kurula bilgi sunduk. Özellikle istihdamda herkes için eşit fırsatların tanınması ve insana yakışık işlerin teşvik edilmesi sürecinde gerçekleştirdiğimiz ve somut adımlar attığımız faaliyet ve projelerimizi paylaştık.”
“SOSYAL DİYALOG ADIMLARIMIZ TAKDİRLE KARŞILANDI”
Bakan Işıkhan, sosyal diyaloğun en çok önem verdikleri konuların başında geldiğini belirterek, “Çalışma hayatının sorunlarının, işçi, işveren ve diğer sendikalarımızın karşılaştığı sorunların çözümünde sosyal diyaloğa baştan beri çok önem veren bir hükümetiz. Bu çerçevede, Üçlü Danışma Kurulu, Kamu Personeli Danışma Kurulu, Çalışma Meclisi gibi geçen dönemlerde gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında bilgi sundum. Bunlar, katılımcı ülkeler tarafından takdirle karşılandı çünkü bunlar uzun süre sonra gerçekleştirdiğimiz toplantılardı.” diye konuştu.
Çocuk işçiliğiyle mücadele alanındaki deneyimlerin diğer ülkelerle paylaşılması amacıyla İttifak 8.7 kapsamında rehber ülke olduklarını anımsatan Işıkhan, ILO Genel Kurulunda Türkiye’nin bu alandaki deneyimini diğer ülkelerle de paylaşmaya hazır olduğunu dile getirdiklerini kaydetti.
“GENÇ İŞSİZLİK ORANIMIZ YÜZDE 15,1’E DÜŞTÜ”
Işıkhan, Türkiye’nin çalışma hayatı ve iş gücü rakamları konusunda da bilgi paylaştığını söyledi. İstihdam sayısının 32,6 milyon olduğunu ifade ettiklerini belirten Işıkhan, şunları dile getirdi:
“İstihdam oranımızı yüzde 49,5’e çıkarttığımızı, iş gücüne katılım oranımızı yüzde 54,2’ye yükselttiğimizi, işsizlik oranımızı yüzde 8,6 ile son 10 yılın en düşük seviyesine getirdiğimizi dile getirdik. Kadın istihdam oranı bizim için çok önemli. Onu da yüzde 32,5’e yükselttik. Kadın istihdam sayımız ise 12,3 milyona ulaşmış durumda.
Bu arada 2020 yılında yüzde 25,3 olan genç işsizlik oranımızın bugün yüzde 15,1’e düştüğünü gördük.”
“İNSANLIK TARİHİNİN EN VAHŞİ KATLİAMI YAŞANIYOR”
Bakan Işıkhan, Filistin Özel Oturumu’na da katıldığını dile getirerek, “Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesinde Türkiye olarak her zaman yanlarında olduğumuzu ve bu haklı davayı tüm bu dünyaya duyurmanın bizim borcumuz olduğunu ifade ettim. Bunun yanında yine ILO Genel Direktörü’nün ‘Yenilenmiş Bir Toplumsal Sözleşmeye Doğru’ raporunu tartışırken Gazze’de Filistinli kardeşlerimize yönelik insanlık tarihinin en vahşi katliamının yaşandığını ifade ettim.” şeklinde konuştu.
“ILO, BELLİ STANDARTLAR GELİŞTİRİYOR”
Konferans kapsamında yabancı mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdiğine işaret eden Işıkhan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu görüşmelerde özellikle iş sağlığı ve güvenliği konusunu ele aldık. Geleceğe yönelik mesleklerin ve iş gücünün yapısının nasıl şekilleneceğine yönelik, oturumlar gerçekleştirdik. Bunlar çok önemli çünkü ILO belli standartlar geliştiriyor. ILO, dünyada işin, çalışmanın geleceğini şekillendiren çok önemli bir teşkilat. Özellikle yapay zeka ve dijitalleşme süreçlerinde çalışma hayatının nasıl şekilleneceği çok önemli. 20 yıl sonra çok farklı bir iş dünyasından, çalışma hayatından söz edeceğiz. Bunlar konuşuldu.”
]]>Bakan Işıkhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir yandan iş gücü ve istihdam oranlarını artırmaya çalışırken diğer yandan insan onuruna yaraşır çalışma koşullarını sağlamak için büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.
Çalışanlara sağlıklı ve güvenli iş ortamı sunmanın, en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliğinin amacının, çalışma ortamında iş kazası ve meslek hastalığı yaşanma ihtimalini en aza indirmek ve ortaya çıkabilecek kısa ya da uzun vadeli sağlık sorunlarını önlemek olduğunu kaydetti.
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının, hayatın her anında tüm vatandaşların sağlığının korunmasını ve daha ergonomik bir iş ortamı sağlamayı amaçlayan çalışmaları içerdiğini belirten Işıkhan, şöyle konuştu:
“6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 Haziran 2012’de hayata geçirildi. 2013-2023 arasında da İSG alanında 36 yönetmelik, 11 tebliğ, 81 İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulama Rehberi ve 37 kontrol listesi hazırlandı. Ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yayınlanmasını takiben 2013 yılından 2022 yılına kadar geçen 9 yıllık süreçte 100 binde ölümlü iş kazası oranında yüzde 36,5 azalma söz konusu oldu.”
“Kişisel koruyucu donanımları denetliyoruz”
Işıkhan, Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve alt düzenlemelerini hayata geçirerek, bu alanda önemli bir reforma imza attığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye’de son 21 yılda iş yeri sayısı yüzde 201, çalışan sayısı yüzde 250 artmasına rağmen, 100 bin işçide ölümlü iş kazası oranı yüzde 50 azaldı. Bakanlığımız kişisel koruyucu donanımların piyasa gözetimi ve denetimini aralıksız sürdürüyor. Kişisel koruyucu donanım kapsamında ilk akla gelen baret, toz maskesi, emniyet kemeri, iş ayakkabısı ve eldiveni gibi ürünler dışında, tüketicilere yönelik güneş gözlüğü, can yeleği ve sporcu ekipmanları da Bakanlığımızca denetleniyor.”
“Ruhsat veren belediyenin ciddi ihmali söz konusu”
İstanbul Beşiktaş’ta 29 işçinin yaşamını yitirdiği yangın ile Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği teleferik kazasına da değinen Işıkhan, şunları söyledi:
“Hayatını kaybeden 29 işçimiz ve 1 vatandaşımıza tekrar Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Aileleri ziyaret edip, sorunlarını dinleme fırsatım oldu. Beşiktaş’taki yangında, işverenin sorumluluğu gibi bu işletmeye çalışma ruhsatı veren ilçe belediyesinin ciddi bir ihmali de söz konusu. Gerçekten vatandaşımızın sağlığını ve güvenliğini düşünerek hareket etmemiz, tavır ve duruş almamız lazım. Biz devam eden hukuki sürecin takipçisi olacağız. İş sağlığı ve güvenliği konusunda denetimlerimizi sıkılaştırarak devam ettireceğiz. Tüm belediyelere, kurumlara ve işverenlere sesleniyorum; iş sağlığı ve güvenliği konusunda gereken önlemleri alın, mevzuatı uygulayın. Mevzuat hükümlerini uygulamayan herkese karşı politikamızdan taviz vermeden gereken tedbirleri almaya daha baskılı şekilde devam edeceğiz.”
“Toplam 64 bin 145 iş güvenliği uzmanımız var”
Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli seviyede insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Işıkhan, “İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve Analiz Programına (İSG-KATİP) göre, nisan sonu itibarıyla 13 bin 554 ‘A sınıfı’, 20 bin 417 ‘B sınıfı’, 30 bin 174 ‘C sınıfı’ olmak üzere toplam 64 bin 145 iş güvenliği uzmanı var. Bunun yanında, 28 bin 323 iş yeri hekimi ve 14 bin 389 diğer sağlık personeli de iş sağlığıyla ilgili hizmetler sunuyor. Böylece İş Sağlığı ve Güvenliği alanında uzman insan kaynağımızı nitelik ve nicelik olarak büyütürken, 106 bin 857 kişi de istihdam edilmiştir.” dedi.
“İşsizlik sigorta priminde yüzde 50 indirim sağlıyoruz”
Işıkhan, insan canı söz konusu olduğunda maliyet ya da tasarrufun hiçbir anlam ve öneminin olmadığını dile getirerek, “Kaldı ki iş kazası ve meslek hastalığı sonrasında ödenecek tazminatlar, iş günü kayıpları, imaj kaybı hususları göz önüne alındığında tüm bunların işverene çok daha büyük bir yük getirdiğini düşünmekteyim. O yüzden hep diyoruz, önlemek, ödemekten daima daha ucuzdur.” diye konuştu.
İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin etkin yürütülebilmesi için işverenlere birçok destek ve teşvik verdiklerini bildiren Işıkhan, şunları kaydetti:
“10’dan az çalışanı bulunan ‘tehlikeli’ ve ‘çok tehlikeli’ iş yerlerine İSG hizmeti ödeme desteği, 3 yıl boyunca ölümlü veya sürekli iş göremezlikle neticelenen iş kazası olmayan işletmelerde işsizlik sigorta priminde yüzde 50 indirim sağlıyoruz. 50’den az çalışanı bulunan ‘az tehlikeli’ sınıftaki iş yeri işverenleri ile işveren vekillerine sağlık hizmetleri hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilme imkanı sağlıyoruz. Desteklerimiz ‘çok tehlikeli’ sınıfta 280 bin iş yeri, 860 bin çalışanı, ‘tehlikeli’ sınıfta ise 490 bin iş yeri, 1 milyon 300 bin çalışanı kapsamaktadır.”
“74 kamu kurum veya kuruluşuyla istişare toplantıları yapıldı”
Işıkhan, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi amacıyla denetimler ve mevzuat çalışmalarının yanı sıra eğitim, çalıştay ve işbirlikleri, ulusal ve uluslararası projeler, paydaşlara yönelik bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerini hayata geçirdiklerini söyledi.
Çalışan ve üreten müreffeh bir Türkiye yolunda insan onuruna yakışır çalışma koşullarının oluşturulması için bu yöndeki çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:
“2002’den bu yana iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi ve saha uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla toplam 87 projeyi hayata geçirdik. 2024 yılında yürüttüğümüz proje sayısı 92’ye ulaşacak. Son dönemde Bakanlığımızca yürütülen en kapsamlı AB projelerinden birisi olan Madencilik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi Projesi (MİSGEP) ile maden sektöründe yer alan tüm paydaşlara ve STK’lere ulaştık. Projeler dışında da ilgili paydaşlarla yaptığımız 82 protokol çerçevesinde birçok faaliyet yürütüyoruz. 37 üniversite ile eğitim, danışmanlık veri paylaşımı gibi alanlarda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra üniversiteler, belediyeler, KİT’ler ve Bakanlık merkez birimleri gibi farklı birimlerin yer aldığı 74 ayrı kamu kurum veya kuruluşuyla Kamu İSG İstişare Toplantıları gerçekleştirerek, kamu İSG ailemize dahil olmaları ve işbirliği içinde çalışmamız sağlandı. Ulusal alandaki çalışmaların yanı sıra uluslararası arenada da önemli roller üstleniyoruz.”
“İSG Kongresi geleceğe hazırlık için önemli bir buluşma olacak”
Bakanlık olarak 10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’ni 29 Eylül-2 Ekim’de düzenleyeceklerini bildiren Işıkhan, şunları kaydetti:
“Türkiye Yüzyılında İSG’ temalı 10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi ile ülkemizde yapılan çalışmalar ile İSG alanında dünyadaki iyi uygulama örnekleri paylaşılacak. Eğitim ve çeşitli kurslar ile katılımcılara, iş sağlığı ve güvenliği alanında kendilerini geliştirme fırsatı da sunulacak. Güvenlik kültürü bilincinin, ülkemizde ve dünya genelinde gelişimine katkı sağlanacak. Güncel iş sağlığı ve güvenliği bilgi ve uygulamaları paylaşılacak. Yeni uygulamaların hızla olgunlaşmasına katkı sağlanacak. Özellikle 2024 sonunda ‘az tehlikeli’ sınıfın ve kamu kurumlarının da kanun kapsamına girdiğini düşünürsek bu kongre geleceğe hazırlık açısından da önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.”
]]>“Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” başlıklı 13. Çalışma Meclisi Toplantısı Ankara’da düzenlendi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve diğer sendikaların başkanları ile temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Bakan Işıkhan, “1 Mayıs’ın, günün anlam ve önemine uygun olarak, barış içinde ve bayram havasında geçmesini; emekçilerimizin esenliğine de vesile olmasını temenni ediyorum. Meclisimiz, bugün ve yarın; çalışma hayatında insana yakışır iş, yeşil ve dijital dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri ve adil çözüm; c) sendikal örgütlenmede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri; d) Toplu sözleşme sürecinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri olarak dört oturum şeklinde toplanacaktır. Bu toplantılarda bulunmamız, çalışma hayatımızın sadece mevcut durumunu değil, geleceğe dair vizyonumuzu tartışmak ve belirlemek için hepimize bir fırsat sunmaktadır” şeklinde konuştu.
Dünyada, bölgede, jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığını belirten Işıkhan, pandemi gibi salgın hastalıklar, doğal afetler, göç hareketleri, savaşlar, su, gıda ve enerji krizlerinin beraberinde yeni riskler ve belirsizlikler getirdiğini vurguladı.
Türkiye olarak belirsizliklerin getireceği her türlü riske karşı alınacak tedbirlere yönelik dikkatli bir şekilde çalıştıklarını kaydeden Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği Türkiye Yüzyılı vizyonu ile daha güçlü, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sosyo-ekonomik kalkınmayı sağlayacak politikaları uygulamaya devam edeceklerini ifade etti.
“Kadın ve genç istihdamında artış sağlayacak özel politikalar geliştiriyoruz”
Nihai hedeflerinin Türkiye Yüzyılını, emeğin, yatırımın, üretimin, istihdamın, büyümenin, kalkınmanın ve refahın yüzyılı yapmak olduğunu söyleyen Işıkhan, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak 12. Kalkınma Planı ile Orta Vadeli Programı da dikkate alarak, genel istihdamın yanı sıra özellikle kadın ve genç istihdamında artış sağlayacak, özel politikalar geliştiriyoruz. Bildiğiniz gibi, günümüzde çalışma hayatı, hızla değişen ekonomik, teknolojik ve sosyal dinamiklerle karşı karşıyadır. Dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon gibi faktörler, çalışma hayatındaki rolleri ve beceri gereksinimlerini yeniden tanımlıyor. Bu anlamda günümüz itibarıyla gerçek bir dönüşümün içindeyiz. Bu dönüşümün, çalışanları nasıl etkilediğini, iş gücü piyasasında hangi alanlarda yeni fırsatlar ve hangi alanlarda tehditler oluşturduğunu anlamak, geleceğe dair stratejiler belirlemede kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında dönüşümün merkezinde her zaman insanın ve emeğin olması gerektiğini dile getiren Işıkhan, insan onurunu koruyarak, adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak bu dönüşümü yönlendirmeleri gerektiğinin altını çizdi.
“Sendikal hareketlerin güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir”
Çalışma hayatındaki sosyal diyaloğun; kurumsal, kapsayıcı ve şeffaf biçimde işlemesinde önemli bir rol üstlenen sendikaları desteklediklerini hatırlatan Işıkhan, “Değişen iş yapısı ve çalışma koşulları karşısında, sendikal hareketlerin de güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir. Değişen işgücü piyasalarının ve yeni iş modellerinin; sendikal örgütlenmeye etkilerinin tartışılması ve yeni modellerin geliştirilmesi kaçınılmazdır. Diğer yandan, istihdamın geleceği konusunda ise sadece işsizlik rakamlarına odaklanmak yeterli değildir. İstihdamın niteliği, güvencesi ve insana uygunluğu da göz önünde bulundurulmalıdır. İstihdam oluşturma politikaları, sadece iş ve işçi sayısını artırmakla kalmamalı, aynı zamanda kaliteli ve sürdürülebilir işlerin oluşturulmasını da hedeflemelidir” diye konuştu. – ANKARA
]]>Bakan Işıkhan, Bakan Yarımcısı Faruk Özçelik, Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş ve beraberindeki heyet ile HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ı konfederasyon genel merkezinde ziyaret etti.
Ziyarette, beş yıllık aradan sonra Çalışma Meclisi’nin 29 Nisan’da toplanacağını belirten Işıkhan, şöyle konuştu:
“Bu dönemki toplantımızın başlığını, ‘Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği’ olarak belirlemiş bulunuyoruz. Meclisimizde, çalışma hayatını ilgilendiren temel konulara ilişkin sorunları gündeme getiriyor ve bunlara yönelik politikaları tüm tarafların katkılarıyla hayata geçirmeye çalışıyoruz. 13. Çalışma Meclisi’ni Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 29-30 Nisan’da düzenleyeceğiz. Üç gün sürecek program boyunca, ilgili bakanlıklarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız, işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonlarımız, akademisyenlerimiz, iş dünyası, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla çeşitli paneller düzenlenecektir.”
“Bu yüzyılı çalışanın, emeğin ve üretimin yüzyılı yapacağız”
Işıkhan, sendikalardan habersiz, sendikalarla istişare etmeden, sosyal diyalog kurmadan hiçbir adım atmamaya özen gösterdiklerini belirterek, şunları söyledi:
“Üçlü Danışma Kurulu’nda, Kamu Personel Danışma Kurulu’nda ve diğer kurullarda ve toplantılarda gündemimizi yine hep birlikte oluşturduk. Kararlı atılımlarımızı, düzenlemelerimizi bugüne kadar, sosyal diyalog anlayışıyla gerçekleştirdik. Cumhuriyetimizin 100 yıllık birikiminin verdiği güçle birlikte, 2024’te kendimize yeni hedefler belirledik. Ulusal ve uluslararası düzeyde yaşanan birçok badireye rağmen; istikrarla büyüyen ekonomimiz, dünyada her geçen gün artan gücümüz, bize gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte büyük sorumluluklar yüklemeye devam ediyor.”
Türkiye Yüzyılı’na çalışan, üreten insanlarla erişilebileceğine inandıklarını dile getiren Işıkhan, “Bu yüzyılı çalışanın, emeğin ve üretimin yüzyılı yapacağız. Bu sebeple Çalışma Meclisi gibi çözüm odaklı platformlar, kalıcı refahın temini için çalışma hayatının hem yapısal hem de fonksiyonel sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu şekilde, pek çok konunun kapsamlı olarak ele alınacağı 13. Çalışma Meclisimizin şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.” diye konuştu.
” 1 Mayıs, anlamına uygun barışçıl gösterilerle kutlanmakta”
Bakan Işıkhan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün yaklaştığını anımsatarak, işçi ve emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesinin her zaman öncelikli meseleleri olduğunu ifade etti.
Sendikalaşma hakkından, sosyal güvenliğe kadar her alanda öncelikle çalışanların menfaatlerini gözettiklerini vurgulayan Işıkhan, “Son 21 yıldır, sendikal faaliyetlerin en büyük destekçisi biz olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Sendikalarla ilgili çok sayıda düzenleme yaptık. Sadece örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmamız dahi ülkemizdeki sendikalı sayısını büyük oranda artırdı. 2013 yılında 1 milyon olan sendikalı işçi sayısı, 2 milyon 495 bine, yüzde 9 olan sendikalaşma oranı ise yüzde 15,22’ye yükselmiştir.” dedi.
Daha önce kan ve katliamla anılan 1 Mayıs’ın artık emekçiler açısından bir işçi bayramı ve dayanışma günü haline geldiğini dile getiren Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birkaç azınlık grup dışında, işçilerimizin çok büyük bir kesimini temsil eden, en fazla üyeye sahip sendikalarımızla 1 Mayıs, anlamına uygun biçimde ve barışçıl gösterilerle kutlanmaktadır. Bu yıl ki kutlamalarımız, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını ve Türkiye Yüzyılı’nı başlatan bir milat olması sebebiyle her zamankinden çok daha anlamlı ve farklı atmosferde gerçekleştirilecek.
Hafta boyunca düzenleyeceğimiz çeşitli programlar eşliğinde, büyük ve güçlü Türkiye’nin çalışan, üreten, alın teri akıtan işçisi, emekçisi, yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızla emek dünyamızın bu özel gününü tam manasıyla idrak edeceğimiz bir gün olacak.”
“Karmaşadan en fazla zarar gören kesimler emekçiler”
Bir taraftan emeğin hakkını korurken, diğer yandan bu hakkın istismar edilmesine hiçbir zaman müsaade etmediklerini vurgulayan Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
“Boş ve ideolojik sloganların değil, emekçimize gerçekten faydalı olacak icraatların peşinde olduk. Emekçilerimizi, ülkemizin kalkınmasının en önemli parçalarından biri olarak gördük. Vatan sevgisi had safhada olan işçilerimizin ülkemize zarar verecek, kaos peşinde koşanlarca temsil edilemeyecekleri bir gerçek. Zira günün sonunda, kaos ve karmaşadan en fazla zarar gören kesimler arasında yine emekçilerimiz gelmektedir. 1 Mayıs’ın huzursuzluk ve kaos ile anılmasını isteyenlere en büyük tepkiyi, yine bu ülkenin evladı olan emekçiler göstermektedir. 1 Mayıs’ı temsil ettiği anlayışa ve ruha yakışır şekilde kutsal addettiğimiz emeğin ve dayanışmanın sembolü haline getirerek ‘bayram olarak ilan eden’ yine Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti hükümeti olmuştur. Bu hafta boyunca hem Çalışma Meclisimizde çalışmalarımızı sürdüreceğiz hem de emek ve dayanışma günü Türkiye’nin çalışma hayatına yakışır şekilde kutlayacağız.”
Bakan Işıkhan’dan belediye yönetimlerine uyarı
Işıkhan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin geride kaldığına işaret ederek, seçilen belediye başkanlarına, meclis üyelerine ve muhtarlara muvaffakiyetler diledi.
Bakanlık olarak Türkiye’yi kalkındırma ve istihdamın geliştirilmesine yönelik her türlü projede tüm yerel yöneticilerin yanlarında duracaklarını belirten Işıkhan, şöyle devam etti:
“Ancak, yerel seçimlerin ardından yeni belediye başkanlarının göreve gelmesiyle birlikte, belediye çalışanlarının işlerinden çıkarılması ve mobbing endişesi birçok insanı tedirgin etmektedir. Belediye başkanlarının bu tür davranışları, çalışanların kazanılmış hak ve özgürlüklerinin kaybı anlamına gelecektir. Sadece adalet ve sosyal sorumluluk açısından değil, aynı zamanda şehrin sürekliliği ve hizmet kalitesi açısından da bu hususla alakalı uyarımı yapmak istiyorum. Ayırt etmeksizin tüm belediyelere sesleniyorum, bizler işçilerimizin ve memurlarımızın haklarının yakın takipçisi olacağız. Sizler de çalışanların haklarını göz önünde bulundurarak ve istihdama yönelik adil politikalar izleyerek çalışma hayatımızın niteliğini hep birlikte geliştirelim.”
Bakan Işıkhan, HAK-İŞ’in ardından Çalışma Meclisi gündemiyle Türkiye Kamu-Sen, TESK ve TZOB’a basına kapalı ziyaretler gerçekleştirdi.
]]>Bakan Işıkhan, Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş ve beraberindeki heyet ile TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ı konfederasyon genel merkezinde ziyaret etti.
Ziyarette, Çalışma Meclisi’nin en kapsamlı ve kritik öneme sahip sosyal diyalog mekanizmalarından biri olduğunu vurgulayan Işıkhan, şunları paylaştı:
“Bu meclis, ülkemizde 1947 yılından beri, çalışma hayatını ilgilendiren temel konulara ilişkin sorunları gündeme getirmekte ve hazırlanan politikaları tüm tarafların katkılarıyla hayata geçirmektedir. En son toplanan 12. Çalışma Meclisi, 2019 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilmişti. 5 yıllık bir aradan sonra Meclisi yeniden topluyoruz. 13. Çalışma Meclisi’ni de yine Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 29-30 Nisan 2024 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu dönemki toplantımızın gündemini; ‘Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği’ olarak belirlemiş bulunuyoruz.”
Işıkhan, 3 gün sürecek program boyunca ilgili bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının, işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonlarının, akademisyenlerin, iş dünyasının, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla çeşitli panellerin düzenleneceğini söyledi.
“Çalışma Meclisi, sorunların çözümünde önem taşıyor”
Çalışma Meclisi’nde, Türkiye Yüzyılı’nın çalışma hayatını ilgilendiren emeğin, sendikal örgütlenmenin ve istihdamın asırlık altyapısını inşa edecek, yeni perspektifler sunan ve yapısal sorunlara kalıcı çözümler üreten ortak bir vizyon ortaya çıkarmayı hedeflediklerini dile getiren Işıkhan, şunları kaydetti:
“Hiç kuşkusuz bu vizyonun belirlenmesindeki en büyük motivasyon kaynağımız bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz kararlı atılımlardır. Cumhuriyetimizin 100 yıllık birikiminin verdiği güçle birlikte, 2024’te kendimize yeni hedefler belirledik. Elbette hedeflerimiz büyüdükçe karşımıza çıkan engeller de aynı nispette büyüdü ve çeşitlendi. Ancak temelleri sağlam ekonomik ve sosyal altyapımız; her türlü engeli azim ve kararlılıkla, daha çok üreterek, daha çok çalışarak aşmamızı sağladı. Tüm bu badirelere, küresel salgınlara, savaşlara ve tüm finansal krizlere rağmen istikrarla büyüyen ekonomimiz, dünyada her geçen gün artan gücümüz, her geçen gün daha da güçlenen jeopolitik ve jeostratejik konumumuz, bize gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte büyük sorumluluklar yüklemeye devam ediyor.”
Mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan olan, Türkiye için önlerindeki yüzyılın yol haritası niteliği taşıyan Türkiye Yüzyılı vizyon ve hedefinin, bu sorumluluğun zorunlu bir sonucu olduğunu belirten Işıkhan, “Gerek ekonomik gerekse sosyal politikalarımızı küresel perspektifle şekillendiren bu sorumluluk, devlet ve millet olarak bizim, her bakımdan güçlü olmamızı gerekli kılmaktadır. Biz de bu gücü çalışan ve üreten insanlarımızla büyüteceğimize inanıyoruz.” dedi.
Işıkhan, işçisiyle, işvereni, yatırımcısı, emekçisi, emeklisi ve memuruyla 85 milyon vatandaşın refahının, aynı zamanda Türkiye’nin refahı ve gücü demek olduğunu vurguladı.
Çalışma Meclisi gibi çözüm odaklı platformların, kalıcı refahın temini için çalışma hayatının hem yapısal hem de fonksiyonel sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Işıkhan, “Bunun yanı sıra, son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyada yaşadığımız doğal afetler, salgınlar silsilesiyle derinden sarsılan finansal sistemin en çok etkilediği alanların başında çalışma hayatı gelmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Çalışma Meclisi’nde, pandeminin ve asrın felaketi olarak adlandırdığımız depremlerin, istihdam ve üretim noktasında sebep olduğu olumsuz etkileri en aza indirmek adına hayata geçirdiğimiz özel politikaları yeniden ele alacak, daha uzun vadeli çözümler üreteceğiz” diyen Işıkhan, bu ve daha pek çok konunun kapsamlı olarak ele alınacağı 13. Çalışma Meclisi’nin şimdiden hayırlara vesile olmasını diledi.
” 1 Mayıs’ı huzursuzluk gününe çevirmek isteyenler sorunun parçası”
Bakan Işıkhan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün yıl dönümünün yaklaştığını anımsatarak, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını ve Türkiye Yüzyılı’nı başlatan milat olması sebebiyle bu yıl 1 Mayıs’ın, önceki yıllardan çok daha anlamlı ve çok daha farklı bir atmosferde kutlanacağını dile getirdi.
Hafta boyunca düzenleyecekleri çeşitli programlarla çalışan, üreten, alın teri döken tüm kesimlerle birlikte emek dünyasının bu özel gününü kutlayacaklarını aktaran Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Emek, bizim hem maddi hem de manevi dünyamızda müstesna bir yere sahip kutsal bir kavramdır. Bu hassasiyetle işçimizin, emekçimizin hakkının korunması, her zaman öncelikli meselemiz olmuştur. Sendikalaşma hakkından sosyal güvenliğe kadar her alanda öncelikle çalışanlarımızın menfaatlerini gözettik. Emeğin ve alın terinin müdafaasının da en az kendisi kadar önemli olduğunu bilerek; sendikal faaliyetlerin en büyük destekçisi yine biz olduk ve olmaya da devam edeceğiz.
Şöyle bir geçmişe baktığımızda Türkiye’de sendikacılığın nereden nereye geldiğinin en yakın şahidi, sizlersiniz. Bir taraftan emeğin hakkını korurken, diğer yandan da bu hakkın istismar edilmesine hiçbir zaman müsaade etmedik. 1 Mayıs’ı, her yıl dönümünde, huzursuzluk gününe çevirmek isteyenler, çözümün ve uzlaşmanın değil; sadece sorunun bir parçası olmayı bilinçli bir şekilde tercih etmektedirler. Bunların, emeği savunmak değil bunun istismarı peşinde oldukları gün gibi ortadadır. Hak, hukuk ve adalet kavramlarının sloganla değil icraatla tesis edilebileceğini unutmamalıyız. İşçilerimiz, emekçilerimiz ideolojik sloganların değil, samimi icraatların muhatabı olmalıdır.”
“İşçimizin alın teri, Taksim Meydanı’na sığmayacak kadar büyük”
Emekçilerin bir yandan evine ekmek götürmenin derdinde olduğunu, diğer yandan ülkenin büyümesi için çalıştığını belirten Işıkhan, şöyle devam etti:
“Ülkemizin kalkınmasının en önemli güçlerinden birisi belki de en önemlisi, emekçilerimizdir. Dolayısıyla vatan-millet sevdasını yüreğinde barındıran işçilerimizin, ülkemize zarar verecek, ilerleyişimizi ve büyümemizi sekteye uğratacak, toplumu gerecek hiçbir eylemin içinde yer almaları mümkün değildir. Böyle zamanları; toplumsal kaos için bir fırsat olarak görerek günün sonunda arkalarında bıraktıkları dağınıklığı yine emekçilerimize toplatan anlayışın iyi niyeti sorgulanmalıdır. Bunlar eski Türkiye’de kalan icraatlardır. Bugünün öneminin farkında olan ve 1 Mayıs’ı, temsil ettiği anlayışa ve ruha yakışır şekilde kutsal addettiğimiz emeğin ve dayanışmanın sembolü haline getirerek bayram olarak ilan eden yine Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetimiz olmuştur. Böyle önemli bir konunun tek bir alan ya da meydanla, Taksim Meydanı ile sınırlandırılması, konunun bu kadar kısır bir döngüye hapsedilmesi bizim insana ve emeğe verdiğimiz değere sığmamaktadır.”
İşçinin, emekçinin ve çalışanların alın terinin, Taksim Meydanı’na sığmayacak kadar büyük olduğunun altını çizen Işıkhan, “1977 yılında Taksim’de kaybettiğimiz 34 işçimizi, emekçimizi rahmetle yad ediyorum. Ancak Taksim’de hayatlarını kaybeden emekçilerimizin isimlerini bile hatırlamayanların, onların aziz hatıralarını kullanarak, bu alanda kitlesel kutlama inadı, 1 Mayıs’ın dayanışma ruhunu zedelemektedir. Bildiğiniz gibi, 1 Mayıs’ta kaybettiğimiz canlarımızı Taksim’de anmak için sendikalarımıza, sınırlı katılımlarına izin verilmektedir.” ifadesini kullandı.
Bu sebeple çalışan, üreten, büyüyen Türkiye’nin ortak değeri olan bu günü, anlam ve önemine uygun şekilde tüm Türkiye olarak 7’den 70’e tüm vatandaşlarla, bütün meydanlarda, emeğin ve üretimin olduğu her mecrada bir bayram havasında idrak edeceklerini söyleyen Işıkhan, bu hafta boyunca hem Çalışma Meclisi’nin çalışmalarını sürdüreceğini hem de Emek ve Dayanışma Günü’nü Türkiye’nin çalışma hayatına yakışır şekilde kutlamanın gayreti içinde olacaklarını belirtti.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, engelli ve eski hükümlü vatandaşların kendi işini kurma projeleri, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi ile işe ve iş yerine uyumunun sağlanması projeleri, korumalı işyeri projeleri ve engellilerin istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçlayan mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyon projelerini desteklenmeye devam edeceklerini söyledi.
Engelli ve eski hükümlü bireylerin iş gücüne katılımını desteklemek amacıyla yapılan çalışmalarda önemli bir adım atıldığını belirten Işıkhan, bu vatandaşların kendi işlerini kurmaları için sunulan hibe desteği miktarını yüzde 170’e yakın bir oranda yükselttiklerini ifade etti.
“Kendi işini kurmak isteyen engelli ve eski hükümlü vatandaşlara hibe desteklerinde enflasyonun üzerinde artış gerçekleştirildi”
Işıkhan, engelli vatandaşların kendi işini kurmaları için sağlanan kuruluş işlemleri, işletme gideri ve kuruluş (demirbaş) desteği giderlerini kapsayan hibe desteği miktarını, 150 bin TL’den 400 bin liraya; eski hükümlü vatandaşların da kendi işlerini kurabilmeleri ve istihdam edilebilmesi için verilen hibe miktarının 110 bin liradan 300 bin liraya yükseltildiğini duyurdu. Işıkhan “Yapılan artışlarla birlikte, engelli ve eski hükümlü bireylere yönelik desteklerin etkinliği artırılarak, daha fazla kişinin iş gücüne katılımı ve kendi işini kurma imkanı sağlanmış olacak” dedi.
“Kendi işini kurmak isteyen engelli ve eski hükümlü vatandaşlara 294 milyon liraya varan destek sağlandı”
Engelli vatandaşların kendi işlerini kurmalarını ve istihdam edilmelerini desteklemek amacıyla 2014 yılından bu yana 3 bin 608 projeye 183 milyon 198 bin 277 lira tutarında destek verildiğini açıklayan Işıkhan, başvuru sürecini kolaylaştırmak ve erişilebilirliği artırmak amacıyla 2021 yılından itibaren hibe başvurularını e-Devlet üzerinden almaya başladıklarını söyledi. Işıkhan, yapılan bu düzenlemelerle daha fazla vatandaşın bu imkanlardan faydalanmasının hedeflendiğini ifade etti. Ayrıca eski hükümlü vatandaşların da kendi işlerini kurmalarını ve istihdam edilmelerini desteklemek amacıyla 2014 yılından bu yana kabul edilen 2 bin 746 proje için 109 milyon 968 bin 815 lira hibe desteği sağlandığını belirtti.
Bakan Işıkhan, “İş gücü piyasasında istihdam noktasında zorluk yaşayan engelli ve eski hükümlü bireylerin kendi ayakları üzerinde durabilmelerini sağlamak amacıyla kendi işlerini kurarak üretime katkıda bulunabilmeleri için önemli politikaların başında gelen ‘kendi işini kurma hibe desteği’ uygulamamızı bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da etkin bir şekilde sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.
Engellilerin istihdamı için yapılan çalışmalara değinen Bakan Işıkhan, engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden idari para cezası olarak tahsil edilen tutarları kullanmaya yetkili komisyonun aldığı kararlar doğrultusunda 2014 yılından itibaren mesleki eğitim ve rehabilitasyon, işe ve iş yerine uyum projeleri, destek teknolojileri ve korumalı işyeri projeleri için toplamda 92.7 milyon lira destek sağlandığını belirtti.
Destekler devam edecek
Engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden veya işveren vekillerinden tahsil edilen idari para cezaları kapsamında 2014 yılından bugüne kadar toplamda 7 bin 238 proje için 385 milyon 897 bin 77 lira destek sağlandığını açıklayan Bakan Işıkhan, dezavantajlı gruplara yönelik desteklerin artarak devam edeceğini belirterek bugün başlayan yeni başvuruların 7 Haziran’a kadar yapılabileceğini söyledi. – ANKARA
]]>Niğde Efendibey Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti MKYK üyesi Erdoğan Özegen, AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, Niğde Belediye Başkanı Ermah Özdemir, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, iftar programında yaptığı konuşmada Niğde Belediye Başkan Adayı Emrah Özdemir’e destek istedi. Bu seçimlerin diğer seçimlerden farklı olduğunu söyleyen Elitaş, “Bu seçimler Sayın Cumhurbaşkanımızın son seçimi, kendisi de ifade etti ama Sayın Devlet Bahçeli ‘bırakamazsın’ dedi. ‘Türkiye Yüzyılı’nın liderisin, bu vatandaşları yalnız bırakamazsın onun için biz buna müsaade etmeyiz’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanımızı mutlu edebilmek, onun 22 yıllık bu ülkeye hizmeti için, aşkla, şevkle, büyük bir gayretle koştuğu bir dönemde, ona manevi desteği verebilmemiz için herkesin Recep Tayyip Erdoğan gibi, her birimiz belediye başkanı, il başkanı, milletvekili gibi çalışarak Niğde Belediye Başkanımızı en yüksek oyla zirveye taşımamız gerekir. Seçimlerde oyumuz verirken bizim bir sloganımız var hazırız, kararlıyız diye. İlk defa çıktığımızda her şey Türkiye için dedik arkasından durmak yok, yola devam dedik. Şimdi de Türkiye yüzyılı belediyeciliğini kazandırabilmek için hazırız, kararlıyız” dedi.
Bakan Işıkhan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Hizmetin üretilmesi için gereken talebi oluşturan, sokakların nabzını tutan, toplumun sesi olan asıl merci milletin kendisi yani sizlersiniz. Biz yöneticiler ve idareciler her ne kadar sizlerin başında olsak da asıl icraatı politika üretenler, sahalardır, sizlersiniz. Bu anlayışla görev alanımız ne olursa olsun 21 yıldır her daim vatandaşlarımızın arasında olduk. Bizler yola çıkarken bu yüz yılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüz yılı yapacağız demiştik. Dün olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle başta çalışma hayatı olmak üzere vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronik sorun ne varsa bunları çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerinizin gücünden gelmektedir. Kalkınma yerelden başlar hakikati ile yerelde ne kadar güçlü olursak genel icratlarımızın o derece güçlü olacağına inanıyoruz.”
Emekli promosyonları ile ilgili de açıklama yapan Bakan Işıkhan başvuru yapan emeklilerin promosyonlarının ödenmeye başladığını söyledi. Işıkhan, “Emekli promosyonlarının yaklaşık iki katına çıkarılarak kamu bankalarında 8 bin ile 12 bin TL arasında güncellendiğini Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamıştı. Dün de Sosyal Güvenlik Kurumumuz, özel bankalarla promosyonlar için protokolleri imzaladı. Buna göre kamu bankalarınınki asgari olmak üzere 8 bin ile 15 bin arasında değişen tutanlarda promosyonlar emeklerimizin başvurması halinde kendilerine ödenecektir. Bunun yanında ölüm aylığı hak sahipleri için de 5 bin lira ile 6 bin 250 lira arasında değişen tutarlarda promosyonlar belirlendi. Başvuran emeklilerimiz için dün itibariyle ödemeler yapılmaya başlandı. Tüm emeklilerimize tekrar hayırlı, uğurlu olsun” dedi. – NİĞDE
]]>NİĞDE – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ve AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş çeşitli temaslarda bulunmak ve programlara katılmak üzere Niğde’ye geldi.
Niğde Efendibey Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti MKYK üyesi Erdoğan Özegen, Ak Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, Niğde Belediye Başkanı Ermah Özdemir, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş iftar programında yaptığı konuşmada Niğde Belediye Başkan Adayı Emrah Özdemir’e destek istedi.
Bu seçimlerin diğer seçimlerden farklı olduğunu söyleyen Elitaş; ” Bu seçimler Sayın Cumhurbaşkanımızın son seçimi, kendisi de ifade etti ama Sayın Devlet Bahçeli bırakamazsın dedi. Türkiye yüz yılının liderisin, bu vatandaşları yalnız bırakamazsın onun için biz buna müsaade etmeyiz dedi. Sayın Cumhurbaşkanımızı mutlu edebilmek, onun 22 yıllık bu ülkeye hizmeti için, aşkla, şevkle, büyük bir gayretle koştuğu bir dönemde, ona manevi desteği verebilmemiz için herkesin Recep Tayyip Erdoğan gibi, her birimiz belediye başkanı, il başkanı, milletvekili gibi çalışarak Niğde Belediye Başkanımızı en yüksek oyla zirveye taşımamız gerekir. Seçimlerde oyumuz verirken bizim bir sloganımız var hazırız, kararlıyız diye. İlk defa çıktığımızda her şey Türkiye için dedik arkasından durmak yok, yola devam dedik. Şimdi de Türkiye yüzyılı belediyeciliğini kazandırabilmek için hazırız, kararlıyız.” dedi.
Bakan Işıkhan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi; ” Hizmetin üretilmesi için gereken talebi oluşturan, sokakların nabzını tutan, toplumun sesi olan asıl merci milletin kendisi yani sizlersiniz. Biz yöneticiler ve idareciler her ne kadar sizlerin başında olsak da asıl icraatı politika üretenler, sahalardır, sizlersiniz. Bu anlayışla görev alanımız ne olursa olsun 21 yıldır her daim vatandaşlarımızın arasında olduk. Bizler yola çıkarken bu yüz yılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüz yılı yapacağız demiştik. Dün olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle başta çalışma hayatı olmak üzere vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronik sorun ne varsa bunları çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerinizin gücünden gelmektedir. Kalkınma yerelden başlar hakikati ile yerelde ne kadar güçlü olursak genel icratlarımızın o derece güçlü olacağına inanıyoruz.”
Emekli promosyonları ile ilgili de açıklama yapan Bakan Işıkhan başvuru yapan emeklilerin promosyonlarının ödenmeye başladığını söyledi.
Işıkhan; “Emekli promosyonlarının yaklaşık iki katına çıkarılarak kamu bankalarında 8 bin ile 12 bin TL arasında güncellendiğini Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamıştı. Dün de Sosyal Güvenlik Kurumumuz, özel bankalarla promosyonlar için protokolleri imzaladı. Buna göre kamu bankalarınınki asgari olmak üzere 8 bin ile 15 bin arasında değişen tutanlarda promosyonlar emeklerimizin başvurması halinde kendilerine ödenecektir. Bunun yanında ölüm aylığı hak sahipleri için de 5 bin lira ile 6 bin 250 lira arasında değişen tutarlarda promosyonlar belirlendi. Başvuran emeklilerimiz için dün itibariyle ödemeler yapılmaya başlandı. Tüm emeklilerimize tekrar hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
]]>Kırıkkale Belediyesi Meclis Salonu’nda kentteki iş insanlarıyla bir araya gelen Işıkhan, Kırıkkale’nin tarihi, konumu, tarımı ve endüstrisiyle önemli illerden biri olduğunu söyledi.
Bakan Işıkhan, iş insanlarının fikir, görüş ve değerlendirmelerinin kendileri için yol gösterici olduğunu dile getirdi.
Çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldıkları her konuda her daim istişareyi, iletişimi ve diyaloğu ön planda tutmaya gayret ettiklerini anlatan Işıkhan, “Birlik ve beraberlik ruhuyla başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi, küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. Kırıkkale’nin büyük bir potansiyeli var ve Türkiye Yüzyılı’nda çok önemli bir merkez haline geleceğine yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
2023’te istihdam edilenlerin sayısı 31 milyon 632 bine ulaştı
Işıkhan, 2023’e ilişkin iş gücü verilerinin açıklandığını, geçen yıl işsizlik oranının 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine gerilediğini anımsattı.
Toplam işsizlik ve genç işsizlik oranının son 10 yılın en düşük seviyesine geldiğine dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti:
“İşsiz sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre 318 bin kişi azaldı. Hem kadın hem genç hem de toplam istihdam ve iş gücüne katılım oranı son 22 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Geçen yılın özeline baktığımızda ise 2023 yılında toplam istihdam edilenlerin sayısı 880 bin kişi artarak 31 milyon 632 bine ulaşmıştır. Türkiye ekonomisinde 2005 yılına göre, 12 milyon 275 bin kişilik yeni istihdam meydana gelmiştir. Yıllar içerisinde işsizlik oranının azalması noktasındaki olumlu ivme 2023 yılında da devam etmiş, istihdam oranımız bir önceki yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 48,3 olarak gerçekleşmiştir.”
Bakan Işıkhan, 2005’ten 2023 yılına gelindiğinde istihdam oranının 8,3 puan arttığı bilgisini verdi.
Sanayi istihdamının 2005’te 4 milyon 140 bin kişiyken 2023’te 6 milyon 711 bin kişi olarak gerçekleştiğini kaydeden Işıkhan, şunları söyledi:
“Ülkemizin sanayi alanındaki atılımlarının iş gücü istatistiklerine önemli bir yansıması olduğunu görmekteyiz. Hizmet sektöründe 2005 yılında hizmetler istihdamı 9 milyon 176 bin kişiyken 2023 yılında ise 18 milyon 230 bin kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu veriler, hizmetler alanındaki ekonomik büyümenin net bir göstergesi olarak karşımıza çıkmıştır. Ayrıca 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüyerek AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına düşen gelir de 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek seviyelerini görmüştür.”
“Kalkınma yerelden başlar”
Işıkhan, Kovid-19 salgınına, bölgedeki savaşlara ve geçen yıl yaşanan asrın felaketine rağmen doğru yolda olduklarını ve vatandaşları asla mağdur etmeden hizmetleri kesintisiz sürdürdüklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonunu vatandaşların desteğiyle başaracaklarını dile getiren Işıkhan, “Bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız. Ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. ‘Kalkınma yerelden başlar’ gerçeğine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki kalkınma, büyüme ve gelişim yerelden başlar.” ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan, Türkiye’nin lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetim vizyonunun da belediyecilikten geldiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti’nin, ülkede belediyecilik anlayışını değiştirdiğini ve milleti gerçek belediyecilikle tanıştırdığını belirten Işıkhan, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bu farkındalıkla inşallah 31 Mart akşamı itibarıyla İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerimizin gerçek belediyecilikle ülkemizin kalkınmasına köstek değil, destek olacağı yeni bir döneme başlayacağımızı ümit ediyorum. İnşallah 31 Mart’ta Kırıkkale merkez ve tüm ilçelerin de gerçek belediyecilikle yola devam edeceğine inanıyorum. Mehmet Saygılı başkanım, bir Kırıkkale sevdalısı olarak bu şehre emeğini ortaya koyan çok kıymetli bir yol arkadaşımız. Kırıkkale’nin bir kez daha bu görevi AK Belediyecilik vizyonuyla Mehmet başkanımıza vereceğine inanıyorum.”
Toplantı, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından basına kapalı devam etti.
Toplantıya, Vali Mehmet Makas, AK Parti Kırıkkale Milletvekili Mustafa Kaplan, Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, AK Parti İl Başkanı Engin Pehlivanlı, Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Varlı, kamu kurumlarının temsilcileri ile iş insanları katıldı.
Öte yandan, Vali Mehmet Makas’ı da ziyaret eden Bakan Işıkhan, Valilik önünde çiçekle karşılandı, Şeref Defteri’ni imzaladı.
Işıkhan, bir süre görüştüğü Vali Makas’tan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
]]>Işıkhan, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantı Salonu’nda kentteki iş insanlarıyla bir araya geldi.
Burada konuşan Işıkhan, 2023’te işsizlik oranının 1 puan azalarak yüzde 9,4’e gerilediğini, bu verinin, salgın, bölgelerdeki savaş ve deprem felaketine rağmen doğru yolda olduklarını gösterdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, emeklilere yönelik başlattıkları promosyon ödemesi uygulamasını kamu bankalarında 2 katına çıkararak, 8 ile 12 bin lira arasında olacağını duyurduğunu hatırlatan Işıkhan, “Bunun dışında ölüm aylığı hak sahiplerine de 5 bin lira promosyon duyurusunu yapmıştık. Bu hafta pazartesi gününden itibaren de promosyonlar için başvurular alınmıştı. Bugün itibariyle kamu bankalarımız emeklilerimize promosyon ödemelerini yapmaya başladılar. Tüm emeklilerimize hayırlı uğurlu olsun.” diye konuştu.
Diğer bankalarla da protokol imzalama sürecini tamamladıklarını dile getiren Işıkhan, “Özel bankalar da, kamu bankaları tutarları asgari olmak üzere promosyon miktarlarını güncelleyecekler. Biz, sağlam politikalarla emeklilerimize mümkün olan en iyi hizmeti vermeye gayret ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Emeklilerin refahını artıracak yeni uygulamaları hayata geçirmeye devam edeceklerine dikkati çeken Işıkhan, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımız bugün ifade etti, ‘Temmuz ayında emekli aylıklarını tekrar masaya yatıracağız’ dedi. Biliyorsunuz emekli maaşlarının zammı memur emeklilerimizde toplu sözleşmeye göre, SSK ve Bağkur için de enflasyona göre şekilleniyor. Biz, ihtiyaçlar ve imkanlar doğrultusunda çoğu zaman bu tutarların çok daha üzerinde emeklilerimiz için adımlar attık. Denge ve disiplin içinde ekonomimizi güçlü bir şekilde yükselttikçe artan refahtan emeklimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz. Ayrıca, daha önce de söylediğimiz gibi, 3600 ek gösterge düzenlemesinin bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilmesi yönünde düzenlemeyi hayata geçireceğiz. Yine esnaflarımızın emeklilik için gerekli sigorta prim gün sayısındaki adaletsizliği gidereceğiz.”
Hiçbir zaman tutamayacakları sözler vermediklerini vurgulayan Işıkhan, şunları kaydetti:
“Bu, başkalarının milleti kandırma taktiği, bizim değil. Biz ne dediysek bugüne kadar yaptık, bundan sonra da adım adım yapmaya devam edeceğiz. Son 5 yılda yaşadığımız bunca afete ve felakete rağmen, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebiliyoruz. Artık bu güçte bir devletiz. Dolayısıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği, Cumhur İttifakı olarak hedefimiz olan Türkiye Yüzyılı vizyonunu inşallah sizlerin desteğiyle başaracağız. Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız.
Işıkhan, Çorum Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Çorum Belediye Başkan adayı Halil İbrahim Aşgın için yerel seçimlerde destek istedi.
Toplantı, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından basına kapalı devam etti.
Toplantıya, Çorum Valisi Zülkif Dağlı, AK Parti Çorum Milletvekilleri Yusuf Ahlatcı, Oğuzhan Kaya, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, AK Parti İl Başkanı Murat Günay, kamu kurumlarının temsilcileri ile iş insanları katıldı.
]]>Işıkhan, kentteki bir tesiste düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı İftar Buluşmaları” programında yaptığı konuşmada, Edirne’nin tarım, sanayi, endüstri ve ticarette hem ülke hem de bölge için büyük önem taşıyan şehirler arasında yer aldığını söyledi.
Devlet ve milletle el ele yürümenin, ülkeyi ve milleti birlikte büyütmenin en güzel örneklerinden birisini Edirne’de ortaya koymak istediklerini belirten Işıkhan, “Çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldığımız her konuda her daim sizlerle istişareyi, iletişimi, diyaloğu ön planda tutmaya devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik ruhuyla, başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak, her alanda geliştirmeye de devam edeceğiz.” dedi.
“İşsizlik geriledi”
Işıkhan, 2023 yılında işsizlik oranının 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine gerilediğini, işsiz sayısının da bir önceki yıla göre 318 bin kişi azaldığını anımsattı.
Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranının son 10 yılın en düşük seviyesine geldiğini ifade eden Işıkhan, “Hem kadın, hem genç, hem de toplam istihdam oranı ve işgücüne katılım oranı son 21 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Ayrıca 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına milli gelir de 13 bin 110 dolarla, tarihin en yüksek düzeyini gördü.” diye konuştu.
Işıkhan, bu verilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yüzyılın emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı olacağının göstergesi olduğunu vurguladı.
“Muhalefet emekliler üzerinden prim kasıyor”
Her daim milletin yanında olduklarını, milleti seçimden seçime hatırlayanlardan olmadıklarını belirten Işıkhan, şunları kaydetti:
“Son dönemde muhalefet, emeklilerimiz üzerinden prim kasmaya çalışıyor. Emeklilerimiz, eskiyi ve yeniyi bizzat yaşayarak en iyi ayırt edebilen kesim. AK Parti’den önceki emeklinin durumunu da biliyorlar, AK Parti dönemini de biliyorlar. Maaş kuyruklarında, ilaç kuyruklarında vefat eden büyüklerimiz vardı. Biz sağlığı el vermeyen emeklilerimiz için evde emekli aylığı ödenmesi uygulamasını başlattık. Bağ-Kur’da sosyal güvenlik destek primi uygulamasını kaldırdık. Seyyanen ve oransal artışlarla, emekli aylıklarında reel olarak yüzde 87 ile yüzde 636 oranında artış sağladık. Emeklilerimize ilk defa bayram ikramiyesi verilmesi uygulamasını başlattık. Geçtiğimiz hafta, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı emekli ve ölüm aylığı hak sahiplerine banka promosyonunu 2017’de biz başlattık.”
Işıkhan, AK Parti döneminde, SGK tarafından ödenen ilaç sayısının 3 katına çıkarıldığını belirtti.
Geçen yıl SGK tarafından yapılan sağlık ve ilaç harcamasının 553 milyar lira olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:
“Bu çok ciddi bir rakam. Emekli aylıklarına ödediğimiz tutarın yarısına yakınını ayrıca sağlık harcamaları ve sağlık hizmetleri için ödüyoruz. Bunun dışında yine SGK tarafından son 1 yılda 206 milyar lira teşvik ve destek ödemesi yaptık. Son 5 yılda yaşadığımız pandemiyi, bölgemizdeki savaşları ve asrın felaketini dikkate alırsanız, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebildiğimizi, bu güçte bir devlet olduğumuzu görürsünüz. Ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz.”
“Edirne gerçek belediyecilikle yola devam edecek”
Işıkhan, gelişim, ilerleme ve kalkınmanın yerelden başladığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetim vizyonunun da belediyecilikten geldiğini dile getirdi.
AK Parti’nin Türkiye’deki belediyecilik anlayışını değiştirerek milleti gerçek belediyecilikle tanıştırdığını anlatan Işıkhan, şöyle devam etti:
“İnşallah 31 Mart’ta Edirne gerçek belediyecilikle yola devam edecek. Belediye Başkan Adayımız Belgin İba Edirne ile özdeşleşmiş, bu şehre emeğini ortaya koyan çok kıymetli bir yol arkadaşımız. Edirne’nin bu kez görevi AK belediyecilik vizyonu ile Belgin Başkanımıza vereceğine inanıyorum. Zira Edirne’nin bir 5 yılı daha kaybedecek lüksü yok. İnşallah 1 Nisan sabahından itibaren Edirne’miz, Cumhur İttifakı çatısı altına daha büyük projelerle yeni bir icraat dönemine doğru ilerlemeye devam edecek.”
Diğer konuşmacılar
Edirne Valisi Yunus Sezer de Edirne’nin gümrük kapılarıyla stratejik bir öneme sahip olduğuna işaret etti.
Edirne’nin aynı zamanda turizm ve tarım şehri olduğunu rakamlarla anlatan Sezer, “Çok bereketli topraklarımız var. Sanayi açısından da Edirne’nin bir cazibe merkezi olma konusundaki çalışmalarımız sürüyor. Edirne’nin Balkanlara hitap edecek şekilde sanayide, ticarette, turizmde ve eğitimde bir merkez olmasını hedefliyoruz.” dedi.
AK Parti Milletvekili Fatma Aksal da Bakan Işıkhan’ı Edirne’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek iftara katılan iş insanlarına teşekkür etti.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak, ulusal ve uluslararası işbirlikleri gerçekleştirmeye devam ettiklerini, Edirne’nin ülkeler arası bir geçiş görevi olduğunu dile getirdi.
Konuşmaların ardından Irmak, Işıkhan’a Selimiye Camisi motifli tablo hediye etti.
Programa AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören Bölük, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan adayı Belgin İba, AK Parti İl Başkanvekili Aydoğan Akıncı, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu, kurum müdürleri ve iş insanları katıldı.
]]>Işıkhan, Kapaklı Belediyesi’ni ziyaretinde yaptığı konuşmada, 81 il, 922 ilçenin tamamını Türkiye Yüzyılı’na hazırlamaya devam edeceklerini söyledi.
Tekirdağ’ın tarımı, sanayisi, ticaretiyle hem Türkiye hem de dünya için büyük önem taşıyan şehirlerden olduğunu dile getiren Işıkhan, “Tekirdağ’da büyük bir potansiyel var. Tekirdağlılarda muazzam bir dinamizm var. Bu noktada sizlerin fikirleri, önerileri bizler için özellikle şehir yönetenler için çok önemlidir kıymetli kardeşlerim. Bizler devlet, millet el ele yürümenin, ülkemiz ve milletimizle birlikte yürümenin ve ülkemizi büyütmenin en güzel örneklerden birisini de inşallah Tekirdağ’da siz kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz.” ifadesini kullandı.
Işıkhan, çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldıkları her konuda her daim vatandaşlarla istişareyi, iletişimi ve diyaloğu ön planda tutmaya gayret ettikleri söyledi.
“İşsiz sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre azaldı”
2023 yılında Türkiye’nin yüzde 4,5 ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğuna işaret eden Işıkhan, “Dolar bazında milli gelir Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aşmış durumda. Kişi başına düşen gelirde 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda. Bu hafta 2023 yılı iş gücü verileri açıklandı. 2023 yılında da işsizlik oranı bir önceki yıla göre bir puan düşerek 9,4 seviyesine geriledi. İşsiz sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişiye gerilemiş durumda. Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranı son 10 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda.” diye konuştu.
Işıkhan, istihdam oranı ve iş gücüne katılım oranının son 21 yılın en yüksek seviyelerinde olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacaklarını belirtti.
“Bayram ikramiyelerini yüzde 50 artırdık”
Her fırsatta milletin yanında olmaya devam edeceklerini söyleyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanı’mızın açıkladığı emekli ve ölüm aylığı hak sahiplerine banka promosyonlarını 2017 yılında biz başlattık. Önümüzde Ramazan Bayramı var. Bayramda emeklilerimize bayram ikramiyesi uygulamasını da hatırlarsanız biz başlatmıştık. Bu yıl ikramiyeleri yüzde 50 oranında artırdık. Emeklilerimize bu dönemde banka promosyon tutarlarını kamu bankalarında 2 katına çıkardık. Vatandaşlarımızın dünyanın en ileri seviyelerinde sağlık hizmeti almasının arkasında önemli bir harcamamız var. AK Parti döneminde SGK tarafından ödenen ilaç sayısını 3 katına çıkardık. Geçtiğimiz bir yılda SGK tarafından yapılan sağlık ve ilaç harcaması tam tamına 553 milyar lira olmuştur, bu çok ciddi bir rakam. Emekli aylıklarına ödediğimiz tutarın yarısına yakınını ayrıca sağlık harcamaları ve sağlık hizmetleri için de ödüyoruz. Bunun dışında yine SGK tarafından son bir yılda 206 milyar lira teşvik ve destek verdik. Son 5 yılda yaşadığımız, hatırlarsanız pandemiyle bölgemizdeki savaşları ve asrın felaketini de dikkate aldığımızda, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden, hizmetlerimize kesintisiz bir şekilde devam edebildiğimizi ve yürütebilecek güçte olduğumuzu görüyorsunuz.”
“Kalkınma yerelden başlar”
Işıkhan, kalkınmanın yerelden başladığını dile getirerek şunları kaydetti:
“Yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatımızda o derece başarılı oluruz. Çünkü şunu hepimiz biliyoruz ki gelişim, kalkınma, ilerleme yerelden başlar. Bildiğiniz gibi ülkemizin lideri Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten gelmektedir.
Şu an ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan liderimizin 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilik vizyonuyla, sosyal belediyecilikle, gönül belediyeciliğiyle başladığını da unutmamamız gerekiyor.”
Belediye Başkanı Mustafa Çetin ile bir süre görüşen Işıkhan, daha sonra Pınar Bulvarı’nda esnaf ziyareti yaptı.
Programa, AK Parti milletvekilleri Mestan Özcan, Gökhan Diktaş, Çiğdem Koncagül ve İl Başkanı Ali Gümüş ile partililer katıldı.
]]>Bakan Işıkhan, AK Parti Ankara Milletvekilleri Zeynep Yıldız ve Orhan Yegin ile AK Parti Keçiören Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) buluşmasına katıldı.
Burada konuşan Işıkhan, geçen yıl Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyümeyle Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğunu söyledi.
Işıkhan, bununla birlikte dolar bazında milli gelirin Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştığını kaydederek, kişi başına milli gelirin 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek düzeyini gördüğünü aktardı.
Dün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023’e ait İş Gücü İstatistikleri hakkında da konuşan Bakan Işıkhan, işsizlik oranının bir önceki yıla göre 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine gerilediğini ve böylece toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranının son 10 yılın en düşük seviyesine gerilediğini bildirdi.
“Enflasyonun düşüşe geçtiğini hep birlikte göreceğiz”
Bu yıl kendilerine yeni hedefler ve yeni vizyonlar koyduklarını dile getiren Bakan Işıkhan, “Tüm engellere ve tüm finansal krizlere rağmen ekonomimiz istikrarla büyüyor. İnşallah yıl sonu itibarıyla, enflasyonun düşüşe geçtiğini hep birlikte göreceğiz. Mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız olan, ülkemiz için önümüzdeki 100 yılın yol haritası niteliği taşıyan ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu, işte tam olarak böyle bir sorumluluğun göstergesidir.” diye konuştu.
Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde emeklilerin bayram ikramiyelerini yüzde 50 artırdıklarını hatırlatan Işıkhan, yine emeklilere ödenen banka promosyon tutarlarını da kamu bankalarında 2 katına çıkardıklarını ifade etti.
“Artan refahtan daha fazla pay vermeye devam edeceğiz.”
Işıkhan, emekliler haricinde, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) ölüm aylığı alan hak sahiplerinin de promosyonlarını artırdıklarını söyleyerek, “Her zaman söylediğimiz gibi, denge ve disiplin içerisinde. Ekonomimizi güçlü bir şekilde yükselttikçe, artan refahtan işçilerimize, işverenlerimize, memurlarımıza ve emeklilerimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ardından, belediyelerin SGK’ye olan borçları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, şu anda Türkiye genelinde SGK’ye en borçlu 5 belediyenin tamamının CHP belediyeleri olduğu bilgisini verdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin şirketleriyle SGK’ye en borçlu belediye olduğunu bildiren Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Yani Ankara Büyükşehir Belediyesi prim borçlarını devlete ödemiyor. 5 yıl önce 200 milyon olan borç, bugün 4,5 milyar düzeyinde olmuştur. Ankara Büyükşehir Belediyesinin prim borcu, son 5 yılda 20 katına çıkmış durumda. Ankara Büyükşehir Belediyesi, iflas bayrağını çekmiş durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer CHP’li belediyeler de aynı durumda.”
Bu borçların belediyelerin öncelikli olarak devlete ödemesi gereken belediye işçilerinin sigorta prim borçları olduğunu bildiren Bakan Işıkhan, bunun herhangi bir yatırımla, icraatla açıklanabilecek bir tarafının olmadığını tüm Ankaralıların bildiğini söyledi.
Ankara’nın son 5 yılının hiçbir icraat yapılmadan geçirildiğini savunan Işıkhan, Ankara ve Keçiören’in kaybedecek bir 5 yılı daha olmadığını dile getirdi.
“CHP siyaseti, aslında yalan siyasetidir”
CHP’li belediyelerin fevkalade bir kadrolaşmayla belediyeye aldıkları işçilerin sigorta primlerini ödeyemediğini kaydeden Işıkhan, “Devlete prim borçlarını ödemeyen bu belediye başkanları, millete hizmet borcunu nasıl ödeyecekler? Maalesef, konuştukları her şey yalanlarla dolu. İşte CHP belediyeciliği de bu maalesef. CHP siyaseti, aslında yalan siyasetidir. CHP’nin belediyeciliği de talan belediyeciliğidir.” dedi.
Bakan Işıkhan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubu, emeklilere yönelik çeşitli kurum ve kuruluşlarda yapılacak indirimlerin ve emeklileri önceleyen çalışmaların detayı hakkında soru sordu.
Bakan Işıkhan, başta sağlık, kültür ve ekonomik anlamdaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektörle çeşitli protokoller yapacaklarını bildiren Işıkhan, çalışma kapsamında emeklilere büyük ayrıcalıklar tanıyacaklarını söyledi.
Işıkhan, söz konusu çalışmalara yönelik tanıtımın nisan ayı içerisinde gerçekleştirileceğini bilgisini de verdi.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Keçiören Seçim Koordinasyon Merkezi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Burada bir konuşma yapan Işıkhan, SGK borcu olan belediyelerin tamamının muhalefet partilerinin belediyeleri olduğuna dikkati çekti. Emeklilere verilecek haklar hakkında da konuşan Işıkhan, artan refahla beraber emeklilere daha fazla pay verileceğini aktardı.
“Artan refahtan işçimize, işverenimize, memurumuza, emeklimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz”
Emeklilerin refahı için her zaman çalıştıklarını söyleyen Işıkhan, “Bayramlarda emeklilerimize bayram ikramiyesi uygulamasını biz başlattık. Bu yıl ikramiyeyi yüzde 50 artırdık. 2017’de ilk kez emeklilerimize promosyon ödenmesini sağladık. Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı. Emeklilerimize bu dönemde banka promosyon tutarlarını kamu bankalarında 2 katına çıkardık. Dün Sosyal Güvenlik Kurumumuz duyurdu. Emeklilerimiz haricinde, SGK’dan ölüm aylığı alan hak sahiplerine de promosyonları artırdık. Her zaman söylediğimiz gibi, denge ve disiplin içinde ekonomimizi güçlü bir şekilde yükselttikçe artan refahtan işçimize, işverenimize, memurumuza, emeklimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
“Partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta”
Kalkınmanın yerelden başladığını vurgulayan Işıkhan, yerelde ne kadar güçlü olunursa icraatların da o derece güçlü olacağına işaret etti. Işıkhan, “Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Biz, inşallah Keçiören’i de, Ankara’yı da, diğer bütün şehirlerimizi de AK Parti belediyeciliğiyle çağımıza uygun yeni projelerle, her alanda dünya standartlarının üzerine çıkaracağız” ifadelerine yer verdi.
“Ankara Büyükşehir Belediyesi şirketleriyle birlikte SGK’ya en borçlu belediyedir”
Bakan Işıkhan, Türkiye genelinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’na en borçlu 5 belediyenin tamamının CHP belediyelerine ait olduğunu söyleyerek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi şirketleriyle birlikte SGK’ya en borçlu belediyedir. Yani Ankara Büyükşehir Belediyesi prim borçlarını dahi devlete ödeyemiyor. 5 yıl önce 200 milyon olan borç bugün 4,5 milyar olmuştur. Ankara Büyükşehir Belediyesinin prim borcu, son 5 yılda 20 katına çıkmış durumda. Ankara Büyükşehir Belediyesi, iflas bayrağını çekmiş vaziyettedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer CHP’li belediyeler de aynı durumda. Al birini vur ötekine. Bu borçlar, belediyelerin öncelikli olarak devlete ödemesi gereken belediye işçilerinin sigorta prim borçlarıdır” diye konuştu.
“CHP’nin belediyeciliği talan belediyeciliğidir”
Ankara’nın son 5 yılında elle tutulur bir yatırımın ve icraatın olmadığını ifade eden Işıkhan, “Diyorlar ya Ankara yavaşladı. Hiçbir icraat yapmadan bu kadar borç yapmak da bunun en net göstergesidir. Fevkalade bir kadrolaşmayla belediyeye aldıkları işçilerin sigorta primlerini ödemiyorlar. Devlete prim borçlarını ödemeyen bu belediye başkanları, millete hizmet borcunu nasıl ödeyecek? Maalesef konuştukları her şey yalanlarla dolu. İşte CHP belediyeciliği bu maalesef. CHP siyaseti yalan siyasetidir. CHP’nin belediyeciliği de talan belediyeciliğidir” şeklinde konuştu.
Işıkhan, Ankara’yı AK Parti belediyeciliğiyle kalkındıracaklarını da sözlerine ekleyerek, şu ifadelere yer verdi:
“Bu dava için ortaya koyduğunuz özverinin şahidi olarak, Keçiören’in Turgut Altınok Başkanımızla geçen eser ve hizmet dolu yıllarından sonra Zafer Çoktan başkanımızla tekrar belediyecilik tarihinde yeni bir sayfa açacağına inanıyorum. Büyükşehirde de Turgut Altınok Başkanımız; inşallah Ankara’yı AK Parti belediyeciliğiyle yeniden buluşturacak, Cumhur İttifakı’nın milli duruşuna yeniden kavuşturacak.”
“Emekliler yılı nedeniyle kıymetli emektarlarımıza büyük bir ayrıcalık tanıyacağız”
Işıkhan, emekliler için yapılan ve Tarım Kredi Kooperatif Marketleri, Türk Hava Yolları, TCDD, sinema ve tiyatro gibi alanlarda geçerli olacak özel indirimler ve kampanyalar hakkında sorulan soruları da cevapladı. Konu ile ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Işıkhan, “İfade edilen tüm kurum ve kuruluşlarda özel sektör de dahil olmak üzere inşallah protokoller yapacağız. Protokoller netleşmeden de kamuoyuna bilgi vermem yanlış olur. Fakat yüzde ve ayrıcalık anlamında emekliler yılı nedeniyle kıymetli emektarlarımıza büyük bir ayrıcalık tanıyacağız. En basitinden kültür turlarıyla şehir şehir dolaşmalarına katkı vereceğiz. Özellikle Türkiye Belediyeler Birliği’yle yapacağımız protokollerle bunların somut sonuçlarını da sizlerle paylaşacağız” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın ziyaret programında AK Parti Keçiören Belediye Başkan Adayı Zafer Çoktan ve partililer katılım sağladı. – ANKARA
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “PTT AVM’de, Tarım Kredi Kooperatif Marketleri’nde, Türk Hava Yolları’nda, TCDD’de, GSM operatörlerinde, sinema ve tiyatrolarda, PTT Kargo’da emeklilere özel indirimler ve kampanyalar başlatacağız. Ayrıca Türkiye’nin önde gelen zincir marketlerinde ve giyim mağazalarında emeklilere özel indirimler sağlayacağız. Belediyeler Birliği ile protokol yaparak emeklilerimizin kültür turlarıyla ücretsiz olarak Türkiye’yi şehir şehir dolaşmalarının temellerini atacağız” dedi.
Işıkhan, AK Parti Kırşehir İl Başkanlığı ziyaretinde yaptığı konuşmada, 2023 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğunu, dolar bazında milli gelirde Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doların aşıldığını söyledi.
Kişi başına milli gelirin de 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek düzeyini gördüğünü vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu: “2023 yılı iş gücü verileri açıklandı. 2023 yılında işsizlik oranı bir önceki yıla göre 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine geriledi. İşsiz sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişiye geriledi. Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranı son 10 yılın en düşük seviyesindedir. Hem kadın hem genç hem de toplam istihdam oranı ve iş gücüne katılım oranı son 21 yılın en yüksek düzeyindedir. Kıymetli kardeşlerim tüm bunları sizlerle birlikte başardık. Bu birlik ve beraberlik ruhuyla, başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak ve her alanda geliştirmeye devam edeceğiz.”
Işıkhan, tüm engellere ve finansal krizlere rağmen Türkiye ekonomisinin istikrarla büyüdüğüne dikkati çekerek, yıl sonu itibarıyla enflasyonun düşüşe geçeceğini belirtti.
İşçisiyle, işvereniyle, emekçisiyle, memur ve emeklisiyle 85 milyon vatandaşın refahının, aynı zamanda Türkiye’nin refahı ve gücü demek olduğunu vurgulayan Işıkhan, emeklilerin bu refahı en çok hak edenler arasında yer aldığını dile getirdi.
AK Parti olarak attıkları adımlarla, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi inşa ettiklerine değinen Işıkhan, şöyle devam etti.
“İlaç kuyruklarından maaş kuyruklarına, emeklilerimize zulüm olan her uygulamayı biz bitirdik. Seyyanen ve oransal artışlarla emekli aylıklarında reel olarak yüzde 87 ile 636 oranında artış sağladık. En son kıymetli emeklilerimize minnet ve saygımızı ifade etmek, emeklilerimizin gündemimizde olduğunu ve onların hayatlarını her yönden kolaylaştıracak adımları hayata geçirmeye devam edeceğimizi duyurmak adına Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 2024 yılını emekliler yılı ilan ettik. Emekliler yılı kapsamında, bankalarla yeni bir emekli aylığı promosyon ödemesi sürecini başlattık. Biliyorsunuz Sosyal Güvenlik Kurumumuz, bankalar aracılığıyla emekli maaşlarını ödemektedir. 2017’de emeklilerimize ilk kez banka promosyonu ödenmesini yine biz başlatmıştık.”
– Emeklilere özel indirim ve kampanya
Kamu bankalarında emekli aylığı promosyon ödemelerini, emekli ve hak sahiplerinin aldığı aylık miktarına göre yaklaşık 2 katına çıkardıklarını hatırlatan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“SGK olarak, diğer bankalarla da kamu bankalarının miktarları asgari olacak şekilde promosyon ödemelerinde artış sağlanması yönündeki çalışmalarımızı yürütüyoruz. Banka protokolleri yürürlüğe girdikten sonra emeklilerimiz, bankalara başvurarak bu promosyon ödemelerinden faydalanabilecekler. Kamu bankalarında başvurular bugün başladı. Ayrıca emeklilerimize bayram ikramiyesi ödemeleri, Ramazan Bayramı öncesinde 2-5 Nisan arasında banka hesaplarına yatırılacak. Bunun dışında, emeklilerimizin yaşam kalitesini artıracak, fiziksel ve ruhsal sağlık, sosyal ve kültürel yönden zenginleştirecek birçok çalışmayı, emekliler yılı kapsamında hayata geçiriyoruz. PTT AVM’de, Tarım Kredi Kooperatif Marketleri’nde, Türk Hava Yolları’nda, TCDD’de, GSM operatörlerinde, sinema ve tiyatrolarda, PTT Kargo’da emeklilere özel indirimler ve kampanyalar başlatacağız. Ayrıca Türkiye’nin önde gelen zincir marketlerinde ve giyim mağazalarında emeklilere özel indirimler sağlayacağız. Belediyeler Birliği ile protokol yaparak emeklilerimizin kültür turlarıyla ücretsiz olarak Türkiye’yi şehir şehir dolaşmalarının temellerini atacağız. Bunun gibi emeklilerimize imtiyaz sağlayan birçok uygulamayı emekliler yılı kapsamında günbegün kamuoyuyla paylaşacağız.”
Bakan Işıkhan ayrıca “Kıymetli emeklilerimiz müsterih olsun, muhalefetin tahriklerine kapılmasın. Emekliler, bizim başımızın tacı. Nasıl emeklilerimize dokunacak en iyi ve en yeni politikaları bugüne kadar AK Parti hayata geçirdiyse bundan sonra da aynı şekilde hizmetlerimize devam edeceğiz. Liderimizin her zaman söylediği gibi, denge ve disiplin içinde ekonomimizi güçlü bir şekilde yükselttikçe artan refahtan pay vereceğimiz en büyük kesim yine emeklilerimiz olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Işıkhan, AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayı Osman Arslan’ın şehri hak ettiği büyük hizmetlerle buluşturacağını sözlerine ekledi.
AK Parti Kırşehir Seçim İrtibat Bürosu’nu da ziyaret eden Bakan Işıkhan, partililerle bir süre sohbet etti.
]]>Işıkhan, Eskişehir’deki bir davet salonunda düzenlenen “Afyon-Bolvadinliler İftar Buluşması” programında yaptığı konuşmada, sivil toplum kuruluşlarını ve hemşehri derneklerini toplumsal bağın en önemli araçlarından biri olarak gördüğünü söyledi.
Memleketinde doğup, başka şehirlerde yaşarken unutulmaması gereken önemli şeylerin kökler ve kimlik olduğunu belirten Işıkhan, “Hemşehrilerimizin bir araya gelerek bu tür etkinlikler düzenlemesi, birbirimizle olan ilişkilerimizi geliştirirken kültürümüzü yaşatmayı ve dayanışmamızı daha da pekiştiriyor.” ifadesini kullandı.
Hizmetin üretilmesi için gereken talebi oluşturan, sokakların nabzını tutan, toplumun sesi olan asıl mercinin milletin kendisi olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Biz yöneticiler ve idareciler her ne kadar sistemin başında olsak da asıl icraatı, politikayı üretenler, sahalardır, sizlersiniz. Bu anlayışla görev alanımız ne olursa olsun 21 yıldır her daim vatandaşlarımızın arasında olduk. İşçisinden işverenine, sivil toplum kuruluşundan özel sektörüne kadar toplumumuzun her kesimiyle sürekli dirsek teması içerisinde olduk. Yürüdüğümüz her yolu halkımızla omuz omuza yürüdük. Hamdolsun, attığımız her adımı vatandaşlarımızın rızasını alarak, milletimizle istişare içerisinde gerçekleştirerek bu sözümüzü de yerine getirdik.”
Işıkhan, katılımcı sosyal devlet anlayışının gerektirdiği şekilde istişare ve ortak akılla hareket ederek her zaman milletin yanında olduklarını dile getirdi.
Bunun, AK Parti’nin yönetim anlayışının 21 yıllık başarısının sırrının da olduğunu anlatan Işıkhan, “Bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası için çalışıyoruz. Bizler yola çıkarken ‘Bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız’ demiştik. Dün olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle gelecek yüzyıla, başta çalışma hayatı olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronik hale gelen ne kadar sorun varsa bunları tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla yürüyoruz. Cumhur İttifakı olarak sizlerin gösterdiği istikamette yürüyoruz.” diye konuştu.
“Bu defa Eskişehir doğru kararı verecek”
Bakan Işıkhan, Türkiye’nin gücünün büyük ölçüde yerel yönetimlerin gücünden geldiğine dikkati çekti.
Kalkınmanın yerelden başladığı gerçeğine istinaden yerelde ne kadar güçlü olurlarsa genel icraatlarının da o derece güçlü olacağına inandıklarını bildiren Işıkhan, “Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten geliyor. Gelecek hedeflerimizin en büyük teminatı; bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bizatihi kendisi ve AK Parti hükümetleri olarak şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz eser ve hizmetlerdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Işıkhan, 2024’ün, Türkiye Yüzyılı’nın başladığı sene olduğunu belirtti.
Türkiye Yüzyılı başlarken yapmaları gerekenlere değinen Işıkhan, şunları kaydetti:
“Eskişehir’in ve sizlerin kaybedecek bir 5 yılı daha yok. Ben sizlerin ve Eskişehirlilerin 31 Mart akşamı bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Ak belediyecilik icraatlarının, kentlerimizi nereden nereye getirdiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Mesela dün Konya’daydım. Şehircilik anlamında Konya ideal noktaya ulaşmış durumda. Konya ile aynı kulvarda sayılabilecek Eskişehir, neden şehircilikte bu kadar geride kaldı? Eskişehir’in büyük bir potansiyel yıllarca heba oldu. Gerçek belediyecilik hizmetlerinden mahrum kalan ne yazık ki Eskişehirli kardeşlerim oluyor. Eskişehir’e yazık oluyor, ülkemize yazık oluyor. 5 yıl gerçek belediyecilik hizmetlerinin kaybı anlamına geliyor ama inşallah bu defa Eskişehir doğru kararı verecek. Nebi Hatipoğlu vekilimiz tarihi ve kültürüyle Eskişehir’i gerçekten hak ettiği büyük hizmetlerle inşallah buluşturacak. Bu kez Eskişehir zincirlerini kıracak ve yoluna ‘Gerçek belediyecilikle devam’ diyecek.”
AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın da konuşma yaptığı programa çok sayıda davetli katıldı.
]]>Bir dizi programa katılmak için Eskişehir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, son olarak Afyon-Bolvadinliver İftar Buluşması’na katıldı. Burada Bolvadinlilerle selamlaşan Bakan Işıkhan, salondakilerin Ramazan ayını tebrik etti. İftarın ardından Bakan Işıkhan, yaptığı konuşmada, “İftar sofraları birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, paylaşmanın, sevginin ve hoşgörünün simgesidir. Bu manevi mevsimin, Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm mazlum ve mağdur coğrafyalardaki kardeşlerimizin de sıkıntılarından kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum. Vatan için can veren aziz şehitlerimize ve hayatını kaybeden gazilerimize bir kez daha bu mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Allah’tan rahmet diliyorum. Ben, sivil toplum kuruluşlarımızı, hemşehri derneklerimizi, toplumsal bağımızın en önemli araçlarından biri olarak görüyorum. Memleketimizde doğup, başka şehirlerde yaşarken unutmamamız gereken önemli bir şey var: köklerimiz ve kimliğimiz. Hemşehrilerimizin bir araya gelerek bu tür etkinlikler düzenlemesi, birbirimizle olan ilişkilerimizi geliştirirken kültürümüzü yaşatmayı ve dayanışmamızı daha da pekiştiriyor. Bu anlamda ben, bu tür programların düzenlenmesine vesile olan dernek yöneticilerimizi ayrıca tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi.
“Toplumun sesi olan asıl merci milletin kendisidir”
Bakan Işıkhan, şunları kaydetti:
“Hizmetin üretilmesi için gereken talebi oluşturan, sokakların nabzını tutan, toplumun sesi olan asıl merci milletin kendisidir. Biz yöneticiler ve idareciler her ne kadar sistemin başında olsak da asıl icraatı, politikayı üretenler, sahalardır, sizlersiniz. Bu anlayışla görev alanımız ne olursa olsun 21 yıldır her daim vatandaşlarımızın arasında olduk. İşçisinden işverenine, STK’sından özel sektörüne kadar toplumumuzun her kesimiyle sürekli dirsek teması içerisinde olduk. Yürüdüğümüz her yolu halkımızla omuz omuza yürüdük. Hamdolsun, attığımız her adımı vatandaşlarımızın rızasını alarak, milletimizle istişare içerisinde gerçekleştirerek bu sözümüzü de yerine getirdik. Katılımcı sosyal devlet anlayışımızın gerektirdiği şekilde istişare ve ortak akılla hareket ederek her zaman milletimizin yanında olduk. AK Parti yönetim anlayışının 21 yıllık başarı sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası için çalışıyoruz. Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. Dün olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle gelecek yüzyıla, başta çalışma hayatı olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronik hale gelen ne kadar sorun varsa bunları tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla yürüyoruz. Cumhur İttifakı olarak, cumhurun yani sizlerin gösterdiği istikamette yürüyoruz. Tabii ülkemizin gücü, büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten geliyor. Gelecek hedeflerimizin en büyük teminatı. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımızın bizatihi kendisi ve AK Parti hükümetleri olarak şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz eser ve hizmetlerdir. Biz tüm dünya ülkelerinin iflas bayrağını çektiği, pandeminin zor şartlarında dahi büyümeyi başarabilmiş bir ülkeyiz. Ülkemiz son yıllarda istihdam rakamlarında tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Bunu sizlerin gösterdiği direnç ve dayanıklılık sayesinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK kadroların vizyoner bakış açısı sayesinde başarabildik, hamdolsun. Arkasından gelen asrın afetinde de yine tüm ülkelere örnek olacak bir dayanışma örneği sergilediniz. Birlikte ne kadar güçlü olduğumuzu bir kez daha tüm dünyaya gösterdik. Bu vesileyle her birinize tekrar şahsım ve milletimiz adına teşekkür ediyorum.”
“Eskişehir’in ve sizlerin kaybedecek bir 5 yılı daha yok”
Bu yılın, Türkiye Yüzyılı’nın başladığı bir yıl olacağını belirten Bakan Işıkhan, “Bu yıl, Türkiye Yüzyılı’nın başladığı bir yıl olacak. Türkiye Yüzyılı başlarken, öncelikle bizi engelleyen ve başarısızlığımıza neden olan tüm engellerden kurtulmamız gerekiyor. Eskişehir’in ve sizlerin kaybedecek bir 5 yılı daha yok. Ben sizlerin ve Eskişehirlilerin 31 Mart akşamı bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. AK Belediyecilik icraatlarının, kentlerimizi nereden nereye getirdiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Mesela dün Konya’daydım. Şehircilik anlamında Konya ideal noktaya ulaşmış durumda. Konya ile aynı kulvarda sayılabilecek Eskişehir, neden şehircilikte bu kadar geride kaldı? Eskişehir’in büyük bir potansiyel yıllarca heba oldu. Gerçek belediyecilik hizmetlerinden mahrum kalan ne yazık ki Eskişehirli kardeşlerim oluyor. Eskişehir’e yazık oluyor, ülkemize yazık oluyor. 5 yıl gerçek belediyecilik hizmetlerinin kaybı anlamına geliyor. Ama; inşallah bu defa Eskişehir doğru kararı verecek. Nebi Hatipoğlu vekilimiz; tarihi ve kültürüyle Eskişehir’i gerçekten hak ettiği büyük hizmetlerle inşallah buluşturacak. Bu kez Eskişehir zincirlerini kıracak ve yoluna gerçek belediyecilikle devam diyecek. Ben buna yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerimle, böylesine güzel bir ortamda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum mutluluğu tekrar ifade etmek istiyorum. Sizler bizim en büyük gücümüzsünüz. 31 Mart zaferi, hepimizin zaferi olacak inşallah. Her zaman söylediğimiz gibi sefer bizden, zafer Allah’tan” dedi. – ESKİŞEHİR
]]>Işıkhan, Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırmaları Merkezi’nde bazı sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle bir araya geldiği ” Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” konulu toplantıda, vatanın her karış toprağını adım adım gezmeye, 81 ilin, 922 ilçenin tamamını Türkiye Yüzyılı’na hazırlamaya devam edeceklerini söyledi.
Eskişehir’in tarımı, sanayisi, endüstrisi, ticaretiyle Türkiye ve dünya için büyük önem taşıyan kentlerden olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:
“Binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, üretimin alın terinin yurdu olmuş bir yer burası. Maşallah Eskişehir’de büyük bir potansiyel var, Eskişehirlilerde muazzam bir dinamizm var. Bu noktada sizlerin fikirleri ve önerileri bizler için, şehri yönetenler için yol gösterici olmalıdır. Bizler, devlet millet el ele yürümenin, ülkemizi ve milletimizi birlikte büyütmenin en güzel örneklerinden birini Eskişehir’de ortaya koyalım istiyoruz. Çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldığımız her konuda her daim sizlerle istişareyi, iletişimi, diyaloğu ön planda tutmaya devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik ruhuyla, başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak, her alanda geliştirmeye devam edeceğiz.”
Bakan Işıkhan, 2023 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyüme kaydettiğini, dolar bazında milli gelirin ülke tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştığını vurguladı.
Türkiye’de kişi başına milli gelirin de 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek düzeyini gördüğünü anlatan Işıkhan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız inşallah. Tabii ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. ‘Kalkınma yerelden başlar’ hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bildiğiniz gibi ülkemizin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten geliyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan liderimizin 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilikle, yerel yönetimler vizyonuyla başladığını unutmamalıyız. Cumhurbaşkanı’mız liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır. Aziz milletimiz ‘Yaparsa AK Parti yapar, Erdoğan yapar’ diyerek bu hakikati, bu güveni ortaya koymaktadır.”
“Eskişehir, şehircilik ve belediyecilik kulvarında çok geride kalmış durumda”
Işıkhan, 31 Mart’ta Eskişehir’in de gerçek belediyecilikle yola devam edeceğini, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu’nun Eskişehir’le özdeşleşmiş, bu şehre emeğini ortaya koyan çok kıymetli bir yol arkadaşı olduğunu dile getirdi.
Eskişehir’in 5 yılı daha kaybedecek lüksünün olmadığını ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“Dün Konya’yı ziyaret etmiştim. Her gün farklı şehirlere gidiyoruz. Üzülerek ifade etmeliyim ki Eskişehir, şehircilik ve belediyecilik kulvarında çok geride kalmış durumda. Nebi Başkanımızın projeleri Eskişehir için ve Eskişehirliler için çok önemli projeler. Çocuklara, gençlere, kadın ve yaşlılara ve engelli vatandaşlarımıza yönelik hazırlanan sosyal politika odaklı ve istihdamı geliştirmeyi amaçlayan bu projeleri çok değerli buluyorum. Ayrıca Eskişehir’in sanayisinin ve ekonomisinin dünya ile mücadele edebilecek düzeye gelmesi için yaptığı çalışmaları yakından izliyorum. Artık ezberleri bozup bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Büyük bir potansiyeli boşa harcamayalım. Bu şehre çalışan, üreten, geliştiren yönetimler yakışır. Sizlerin de bu noktada gerekeni yapacağınızdan şüphemiz yok. İnşallah 1 Nisan sabahından itibaren Eskişehir’imiz, Cumhur İttifakı çatısı altında daha büyük projelerle yeni bir icraat dönemine doğru ilerlemeye devam edecek, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı’na da öncülük edecektir, bundan eminiz.”
Nebi Hatipoğlu’nun da katılımcılara hitap ettiği toplantıya, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti MKYK Üyesi Ali Demirel, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Tepebaşı Belediye Başkan adayı Hamid Yüzügüllü ve AK Parti Odunpazarı Belediye Başkan adayı Özkan Alp ile diğer ilgililer katıldı.
]]>Bakan Işıkhan, Kütahya ziyaretine valilik ziyareti ile başladı. Bakan Işıkhan’ı Vali Musa Işın, AK Parti Kütahya milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir ile AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay tarafından karşılandı ve daha sonra da makamda istişare toplantısı düzenlendi.
Bakan Işıkhan, valilik ziyaretinin ardından AK Parti’nin Zafer Meydanı’ndaki Seçim Koordinasyon Merkezini ziyaret etti. Işıkhan, burada AK Parti Kütahya Belediye Başkan Adayı Kamil Saraçoğlu tarafından karşılandı. Saraçoğlu, “Bakanımız Vedat Işıkhan’ın desteğine sonsuz teşekkür ediyorum. İnşallah 31 Mart’ta Kütahya tekrar AK Parti Belediyeciliği ile tanışacak” dedi.
“Tek yönlü bir ekonomik kalkınma ve istihdam olmaz”
Saraçoğlu’nun ardından konuşma yapan Bakan Işıkhan, 2024 yılını emeklilerin yılı olarak ilan ettiklerini dile getirdi. Işıkhan, “Biliyorsunuz AK Parti halkın partisidir. Adeta bir halk hareketidir. Biz gücümüzü her zaman milletten almış Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sürekli yeni hedefler belirleyen bir partiyiz binlerce şükür. Kütahya’nın önemli ihtiyaçları, sorunları hakkında istişarelerde bulunduk ve kapımın tüm Kütahyalı kardeşlerime açık olduğunu ifade etmek istiyorum. Biliyorsunuz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılına yakışan önemli icraatları gerçekleştirmek sürecindeyiz. İnşallah 2024 yılını emekliler yılı ilan ettik. Emeklilerimizin yaşamış olduğu sorunlar ve ihtiyaç duyduğu konularda onların sosyal, psikolojik, ekonomik, kültürel anlamda refahlarının artırılması noktasında çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile 2024 yılını emekliler yılı olarak kutlayacağız. Çalışmalarımızı yavaş yavaş netleştikçe de inşallah kamuoyuyla ve sizlerle paylaşacağız. Çünkü emeklilerimiz bizim başımızın tacı ve her zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, refah düzeyimiz arttıkça arta kalan bu geliri de artıracağız. Bu çerçevede biliyorsunuz saygıdeğer hanımefendi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde de kadın istihdamının artırılması noktasında ‘İş Pozitif’ adı altında bir projeyi başlattık. Kütahya’mızda da siz kıymetli iş insanlarımızdan, milletvekillerimizden, kıymetli başkanımdan da ben şu ricada bulunuyorum. Mutlaka kadınları istihdama yönlendirin. Tek yönlü bir ekonomik kalkınma ve istihdam olmaz. Bakın bir aylık zaman içerisinde Elhamdülillah rakam 50 binin üzerine çıktı. 50 binden fazla kadın istihdama girmiş durumda. bu noktada siz kıymetli hanımefendilerin ve kıymetli başkanlarının, milletvekillerinin desteğini özellikle rica ediyorum çünkü kalkınma dediğimizde, hep birlikte bir kalkınmadan söz edebiliriz. Kadınıyla, erkeğiyle genci ile dezavantajlı gruplarımızla birlikte inşallah Türkiye Yüzyılı hedeflerine hep birlikte ulaşmamız bizim için çok önemli” diye konuştu.
“AK Parti, hizmet demektir”
“Kütahya’da Kamil Saraçoğlu’nun yanındayız” diyen Bakan Vedat Işıkhan, “31 Mart’tan sonra 1 Nisan’da da kıymetli Belediye Başkan Adayımız Kamil Başkanımız, inşallah mazbatayı alacak ve kutlayacağız. Bu yüzden sizin desteğinizi son ana kadar bekliyorum. Artık Kütahya’mızı gerçek belediyecilikle buluşturma zamanı. Biliyorsunuz belediyecilik noktasında da en iyi örneği, en iyi hizmeti ve modeli AK Parti getirdi. Bu noktada başkanımıza, bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazırım. Sizler tabi, bu bereketli günde buradasınız ama Kamil Başkanıma desteğinizi istiyorum ve 31 Mart’ta mazbatayı Kamil Başkanımıza veriyor muyuz?” ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan, Kütahya ziyaretini esnaf yaparak sonlandırdı. – KÜTAHYA
]]>AK Parti seçim koordinasyon merkezinde partililerle bir araya gelen Işıkhan, daha sonra Gölbaşı Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.
Kentteki temasları kapsamında bir düğün salonunda düzenlenen “AK Parti Adıyaman İl Başkanlığı Geleneksel Teşkilat İftarı”nda konuşma yapan Işıkhan, iftarda bir arada olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Depremlerde yıkılan yapıların yeniden yapıldığını hatırlatan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Aşkla çalışan yorulmaz derler. Bizler de yorulmuyoruz, durmuyoruz. Biz, sizlerle birlikte el ele verip ülkemizi ve şehirlerimizi daha ileriye götürmeye odaklanmış durumdayız. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta Adıyaman’ın büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak hala acımız taze. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiçbir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor.”
Her ay 20 bin konutu tamamlayarak hak sahiplerine teslim edeceklerini belirten Işıkhan, “Biz 1 yıl gibi çok kısa bir süre içerisinde, 11 ilimizin tamamında yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya başladık. Bugün, sadece Adıyaman’da 5 bin 418 konutun, 11 ilde de 30 bin 697 konutun kurasını çekerek hak sahiplerine teslim ettik. Bundan sonra da her ay ortalama 20 bin konutu tamamlayarak hak sahiplerine teslim edeceğiz.” diye konuştu.
Dünyanın birçok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi yeniden ve sıfırdan inşa ettiklerini aktaran Işıkhan, “Bu rakamlar öylesine büyük rakamlar ki dünyanın bir çok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi yeniden ve sıfırdan inşa ediyoruz, ayağa kaldırıyoruz. Bu çalışmalar, Türkiye’nin AK Parti ile ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğinin bir göstergesi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle Türkiye çok değişti. Gerek ekonomisiyle, gerek yerli ve milli kalkınma hamleleriyle, gerek dünyadaki gücüyle gerek insan hak ve hürriyetleri, özgürlükler konusunda daha önce hayal edilemeyen noktalara gelindi.” şeklinde konuştu.
Milletin huzuru ve mutluluğunu öncelediklerini ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“AK Parti’nin Türkiye Yüzyılı vizyonu da bu kapsamda tüm kesimleri yönetimin merkezine alan herkesin devlette kendini hissettiği, devleti benimsediği, aidiyetini artırdığı bir vizyon. Belirli ideolojilere takılıp kalmıyoruz. Milletin huzuru ve mutluluğundan başka kırmızı çizgimiz yok. Türkiye’yi büyütmek ve tarihine yakışır bir şekilde yeniden dünyada söz sahibi bir ülke konumuna getirmekten başka misyonumuz yok. Bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu hedefleri çok iyi algılamalı ve bu hedeflerin gerçekleşmesi için gece-gündüz demeden çalışmalıyız.”
31 Mart seçimlerine sayılı günler kaldığını aktaran Işıkhan, “Yerel seçimlere 15 günden daha az bir süre kaldı. Hiç kimsenin diline, dinine, inancına, rengine bakmadan, herkesin oyuna ve herkese hizmet etmeye talibiz. Sizlerin ve aziz milletimizin 31 Mart’ta bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Adıyaman’ın büyüyerek her geçen gün gelişmeye devam ettiğini görmek istiyoruz. İnşallah hemşerilerimizin takdiri olursa Adıyaman Belediye Başkan adayımız Ziya Polat ile ilçelerimizde de başkan adaylarımızla Adıyaman’ın her karışına gerçek belediyecilikle hizmet etmeye talibiz. Buna hazırız ve kararlıyız.” ifadelerini kullandı.
]]>Işıkhan, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesine bağlı Örenli bölgesinde yapımı tamamlanan deprem konutlarının kura töreninde, ramazanın bereketiyle deprem konutlarının anahtar teslimini yapmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.
Depremzedelerin yeni yuvalarına kavuşarak hayatlarında yeni bir sayfa açacakları ana şahitlik etmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Işıkhan, “Büyük felaketler ve derin acılar, aynı zamanda bir milletin dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun açığa çıktığı dönemlerdir. Şükürler olsun ki, aziz milletimiz, deprem sonrası gösterdiği tarihi dayanışmayla ezelden beri var olan birlik ruhunu yeniden gösterdi. Asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü. Kriz anlarında, milletimizin ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek gösterdiği dayanışma, ülkemizin gücünü ve kararlılığını dosta düşmana göstermektedir.” diye konuştu.
Bu birlik ve beraberlik ruhunun, karşılaşılan zorlukları birlikte aşma ve daha güçlü bir gelecek inşa etme yolunda kendilerine rehberlik ettiğini ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi, eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiçbir ülkenin bu kadar kısa süre içinde ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor. Biz 1 yıl gibi çok kısa bir süre içinde, 11 ilimizin tamamında yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya ve tamamlamaya başladık. Bugün, sadece Adıyaman’da 5 bin 418 konutun, 11 ilde de 30 bin 697 konutun kurasını çekerek hak sahiplerine teslim ediyoruz. Bu rakamlar öylesine büyük rakamlar ki, dünyanın bir çok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi, çok kısa süre içinde yeniden ve sıfırdan inşa ediyoruz.”
Bakan Işıkhan, bu çalışmaların Türkiye’nin AK Parti ile ne kadar hızlı aksiyon alabilecek duruma geldiğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bugün çekilecek kurayla inşallah huzurla ve güvenle oturacağınız yeni evlerinize kavuşmuş olacaksınız. İnşallah hep birlikte el ele vererek Adıyaman’ı Türkiye Yüzyılı şehirleri arasında yerini alan öncü şehirlerimizden biri yapacağız. Adıyaman’ın daha güzel, daha huzurlu günlerine yine hep birlikte şahitlik edeceğiz. ‘Aşk ile çalışan yorulmaz’ derler. Bizler de yorulmuyoruz, durmuyoruz. Biz, sizlerle birlikte el ele verip ülkemizi ve şehirlerimizi daha ileriye götürmeye odaklanmış durumdayız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok değiştiğini aktaran Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bugün uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü Türkiye ve güçlü bir irade var. Bizler bugüne kadar milletimizin ihtiyaçlarını, milletimizden gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmedik. İmkanlarımız ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsedik. Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde koşulları değerlendirdik ve ardından bunları icraata dönüştürdük. AK Parti yönetim anlayışının 22 yıllık başarı sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Biz 22 yıldır bu azmi ve bu çabayı hiç kaybetmedik.”
Bir yandan şehirleri yeni baştan hızla inşa ederken, diğer yandan da çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında desteğe devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mız başta olmak üzere, tüm bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla Adıyamanlı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Adıyamanlı kardeşimizi hiçbir koşul ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli hizmetlerde bulunduk. Yaptığımız hamlelerle, Adıyaman’ın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasına destek vereceğiz. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu bizim politikalarımızın temelini oluşturuyor. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, bugüne kadar sözünü verip de yapmadığımız hiçbir yatırım, üretim hamlesi olmadı. 22 yıldır olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle gelecek yüzyıla, her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz. Türkiye artık, yüzyıllık bir zamanı geride bırakmış, ikinci yüzyılında yeni destanlar yazmaya niyetli, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir. Çünkü bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülkemizi maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında refaha ulaştırmaktır.”
Geneldeki başarının, yereldeki başarıdan geldiğini ifade eden Işıkhan, gelişimin, ilerlemenin ve kalkınmanın yerelden başladığını sözlerine ekledi.
Törene Vali Osman Varol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, AK Parti Adıyaman Belediye Başkanı adayı Ziya Polat ve milletvekillerinin yanı sıra diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.
]]>Bakan Işıkhan, Adıyaman Valisi Osman Varol’u ziyaret etti, kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra OSB Müdürlüğü’ne geçen Işıkhan, burada kentteki sanayici ve iş insanlarıyla bir araya geldi.
Işıkhan, buradaki konuşmasında, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen Adıyaman’ın çalışmaya ve üretmeye devam ettiğini söyledi.
Işıkhan, Adıyaman’ın yaralarını sardığını, iyileştiğini ve ayağa kalktığını vurgulayarak, felaketin ilk saatlerinden itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşların sahada milletle el ele ve canla başla çalıştığını dile getirdi.
Sigortalı çalışan sayısı deprem öncesini aştı
Depremin etkilediği illerdeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarına ve kimsesiz hissettirmediklerine işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“Şimdi görüyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 1 yıl önce sözünü verdiği gibi depremzede vatandaşlarımızı tek tek yuvalarına kavuşturuyoruz. Yıkılan köy evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi bir bir ayağa kaldırıp eskisinden daha verimli, daha aktif bir şekilde çalışma hayatımıza kazandırmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak deprem bölgesi illerimize özel olarak uyguladığımız İstihdama Dönüş Programı başta olmak üzere diğer teşvik ve destekler sayesinde maddi kayıplarımızın telafisini gerçekleştiriyoruz. Bunun en net göstergelerinden birisi de şehrimizin sigortalı sayısındaki değişimlerdir. Depremden önce Adıyaman’da sigortalı çalışan sayısı 73 bin idi. Deprem sonrasında bu rakam 34 bine kadar düşmüştü. Çok şükür bugün, çalışan sayısı bakımından deprem öncesi rakamların da üstüne çıktık. Şu anda Adıyaman’daki sigortalı çalışan sayısı 82 bindir. Ayrıca Adıyaman’da deprem sonrası kamu hizmetlerini desteklemek üzere 7 bin 856 TYP kontenjanı tahsis ettik. Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için işletmelerimize ve işverenlerimize sağladığımız yardımlar, destekler bu rakamlarda önemli rol oynamıştır. Bu rakamlar önümüzdeki süreçte, yatırımlarımız arttıkça, çalışma hayatı tüm unsurlarıyla tam anlamıyla düzene girdikçe daha da artacaktır.”
“Önümüzde yerel hizmetlerimizi şahlandıracak önemli bir eşik var”
Işıkhan, Adıyaman’ın ekonomisini, çalışma hayatını, ticaretini, üretimini, istihdamını eskisinden çok daha iyi bir hale getirip canlandırmak için hep birlikte çalışacaklarını anlattı.
Bu noktada özellikle yerel yöneticilere büyük iş düştüğüne dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti:
“Çünkü biliyoruz ki kalkınma sürecini başlatan ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlayan yerel yönetimlerdir. Biz bu noktada Adıyaman’ın ferasetine, tercihlerine güveniyoruz. 21 yıldır olduğu gibi bundan sonra da, şehrinin geleceği için alın teri döken kadroları iş başında görmek istiyoruz. Adıyaman her zaman milli iradenin, demokrasimizin, vatan millet mücadelemizin sarsılmaz kalelerinden birisi olmuştur. Adıyaman’ın kalkınma mimarları olan siz kıymetli hemşerilerimde bu azim, bu kararlılık, bu sevda oldukça bizim sırtımız yere gelmez Allah’ın izniyle. Bu şehrin has evlatları çalışanı da bilir, lafla, yalanla peynir gemisi yürütme derdinde olanları da çok iyi bilir. Önümüzde yerel hizmetlerimizi şahlandıracak önemli bir eşik var. 31 Mart’ta gerçek belediyeciliğin başkan adayıyla, Ziya Polat ile Adıyaman için yeni bir hizmet dönemi başlayacak. Bu anlamda destek istiyoruz. Adıyaman’a güveniyoruz, inanıyoruz. Ben inanıyorum ki sizlerin de gayretiyle Türkiye Yüzyılı yolunda Adıyaman’ı hep birlikte inşa edeceğiz.”
Konuşmaların ardından program basına kapalı sürdü.
Programa, Vali Osman Varol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Adıyaman milletvekilleri, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, AK Parti Adıyaman Belediye Başkanı adayı Ziya Polat ve iş insanları katıldı.
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Iğdır’a gelen Işıkhan, Organize Sanayi Bölgesi’nde iş insanlarının yer aldığı toplantıya katıldı.
Bakan Işıkhan, daha sonra şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. İftar programına Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ercan Turan, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, AK Parti Iğdır Belediye Başkan adayı Ülkü Öcal ile kurum amirleri de katıldı.
Işıkhan, burada yaptığı konuşmada, bugün, tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü olduğunu hatırlattı.
Her gazi ve şehidin milletin ortak değeri olduğunu belirten Işıkhan, “Esasen bu millet, topyekun gazi bir millettir. Ecdadımız Anadolu’ya gelirken yüreğinde imanıyla bu toprakları baştan sona fetih ve imar etmiştir. Şimdi Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ihya dönemini yaşıyoruz. İşte bu ihya dönemini inşallah hep beraber sürdüreceğiz.” dedi.
Işıkhan, Türkiye’nin son 34 yıldır kesintisiz şekilde terörle mücadele ettiğini vurgulayarak, “Ülkemizde hiçbir şehrimiz yoktur ki teröre kurban vermemiş olsun, şehidi ya da gazisi olmamış olsun. Teröristlerin hain saldırıları karşısında dünyada başka örneği olmayacak şekilde vakur bir duruş sergileyen halkımız, hain örgütlerin emellerine ulaşmalarına asla izin vermemiştir.” ifadelerini kullandı.
Milletin ülkesine ve devletine sahip çıkma konusunda asırlardır sergilediği onurlu duruşun son örneğini 15 Temmuz’da hep birlikte yaşadıklarını anlatan Işıkhan, “Sadece liderimizin ‘haydi meydanlara’ demesiyle bütün millet sokaklara indi, milyonlar olarak Çanakkale ruhuyla meydanlara döküldü. Allah bu milletten razı olsun. Allah sizlerden razı olsun.” diye konuştu.
Işıkhan, Çanakkale Zaferi’ne de değinerek, şöyle devam etti:
“15 Temmuz destanını yazan da 1915’te Çanakkale destanını yazan da aynı kandı. Biliyorsunuz 18 Mart sadece askeri bir zafer değildir. Aynı zamanda milli bir uyanışın, birlik ve beraberliğin destanıdır. Bu destandan almamız gereken önemli bir ders var. O da millet olarak birlik olma ve geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlememiz gerektiğidir. Çanakkale ruhuna sahip çıkacak olan aziz milletimizdir. Bizler bu ruhla, sizlerin katkılarıyla, bu yüzyılı Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği şekilde Türkiye Yüzyılı yapacağız inşallah. Çünkü şehitlerimizin ve gazilerimizin yaptıkları fedakarlık karşısında devlet olarak bize düşen emanetlerine sahip çıkmaktır. Bizim için Çanakkale ve ardından Kurtuluş Savaşı bir dönüm noktasıdır. Son yıllarda yaşadığımız hadiselerin ülkemiz ve milletimiz için de böyle önemli bir dönüm noktası mahiyetinde olduğuna inanıyorum.”
Türkiye’nin tam bağımsız bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“Biliyorsunuz her kutlu doğum sancılı olur. Bugünkü Türkiye, 21 yıl önceki Türkiye’den çok daha güçlü, çok daha zengin ve daha fazla iddialıdır. Yarınki Türkiye Allah’ın izniyle bugünkünden daha güçlü, daha zengin, daha iddialı olacaktır. Bugün uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü bir irade var. Biz ülkemizi somutlaştırdığımız, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardığımızda inşallah her şey çok daha farklı hale gelecektir. Bu duygularla bir kez daha gazilerimize Rabb’imden şifalar diliyorum, ailelerine sabırlar diliyorum. Şehit yakınlarımıza özellikle sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Allah tuttuğumuz oruçları, ibadetlerimizi kabul etsin.”
]]>Işıkhan, Sincan Belediyesi Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları Kadın İstihdam Sistemi İş-Pozitif Tanıtım Programı ve İstihdam Fuarı”na katıldı.
Bakan Işıkhan, programda, milli mücadeleyi hem başlatan hem de nihayetinde zaferle taçlandıran kadim şehir Ankara’nın 100 yıl önce milli mücadeleye öncülük ettiği gibi 100 yıl sonra yine hükümetin Türkiye Yüzyılı vizyonuna rehberlik edecek şehirlerin başında geldiğini söyledi.
Başkentin İş Pozitif Kadın İstihdamı Projesi’nin sloganında da yer aldığı gibi “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya” rotası istikametinde büyüyen Türkiye’nin işaret fişeği olacağını dile getiren Işıkhan, bunu kadın erkek, genç yaşlı demeden el birliğiyle katma değer üreterek, daha fazla yatırımla ve istihdamla başaracaklarını kaydetti.
“Ülkenin kalkınma ve ilerleme hamlesinde kadınlar aktif rol oynadı”
Türk milletinin, kadını toplumun kurucu unsuru olarak gören bir gelenekten, baş tacı yapan bir inanç ve kültürden geldiğini belirten Işıkhan, son 21 yılda aynı anlayışla, ülkenin gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde de kadınların emeği, çabası ve gayretiyle aktif rol oynadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın, kadınların sosyal, ekonomik ve hukuki mücadelesine öncülük ettiğini ve bu alanda Türkiye’ye küresel bir vizyon kazandırdıklarına işaret eden Işıkhan, kendilerinin de onların izinde yeni yüzyıla mührünü vuracak yeni bir kadın istihdam seferberliği projesini daha hayata geçirdiklerini ifade etti.
Emine Erdoğan’ın öncülüğünde açılışını gerçekleştirdikleri İş Pozitif ile 21 yıldır hükümet olarak en fazla önem verdikleri konuların başında gelen kadın istihdamı seferberliğini başlattıklarını anımsatan Işıkhan, “Bu kapsamda projemizi, doğudan batıya, güneyden kuzeye her il ve bölgemizde anlatmak üzere yola çıktık. Projemizi başlattığımız 9 Şubat’tan bu yana yaklaşık bir ayda, 45 bin kadını işe yerleştirdik. İnşallah bu rakam, her geçen gün katlanarak artacak.” dedi.
“Projelerimiz ve programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz”
Vedat Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
“Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın-erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde imkanı ölçüsünde yer aldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Nüfusumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Geçmişten günümüze binlerce yıldır olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da kadınların, aklına, fikrine, vizyonuna ihtiyacımız var. Bu sebeple projelerimiz ve programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz.”
Son 21 yılda İŞKUR vasıtasıyla işe yerleştirilen 13 milyonu aşkın vatandaşın 4 milyondan fazlasının kadınlardan oluştuğunu belirten Işıkhan, yine son 21 yılda İŞKUR’un “Aktif İşgücü Programları”ndan yararlanan yaklaşık 5 milyon kişiden 2,5 milyonunun kadınlardan oluştuğunu ifade etti.
Nitelikli iş gücünü artırma noktasında eğitimin önemli olduğunu dile getiren Işıkhan, geçen yıl 27 binin üzerinde kadını kurs ve programlardan yararlandırdıklarını kaydetti.
Işıkhan, İŞKUR’un iş ve meslek danışmanlığı hizmetinden geçen yıl yaklaşık 877 bin kadının faydalandığını belirterek, şöyle devam etti:
“Sadece danışmanlık hizmeti alan kadınların sayısına baktığımızda bile kadınların çalışma isteği ve azmini görebiliyoruz. Biz de Bakanlık olarak bu azmi ve kararlılığı, sahip olduğumuz tüm imkanları seferber ederek ülkemizin istikbali için birer katma değere dönüştürmenin gayreti içerisindeyiz. İş Pozitif projemiz de tam olarak böyle bir anlayışın sonucudur. Proje kapsamında, on Bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. İş Pozitif, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, iş gücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörlerin, çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir işbirliği sistemidir.”
Kayıt dışı çalışmanın, çalışma hayatının en büyük problemlerinden biri olduğuna dikkati çeken Işıkhan, kayıt dışı çalışmanın özellikle kadınların sosyal güvenliğini, geleceğini, emeğini tehdit ettiğini, bu projeyle bu tür problemlerin de önüne geçileceğini söyledi.
“Hedefimiz daha çok üreten güçlü kadınların sayısını artırmak”
AK Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta ise Türkiye’de eskiden kadın denilince akıllara negatif ayrımcılığın geldiğini belirterek, yeni Türkiye’de, Türkiye Yüzyılı’nda kadınların gücünden ve pozitif ayrımcılıktan bahsedildiğini söyledi.
Bir kadının istemesi, karar vermesi ve önüne konulan fırsatları iyi değerlendirmesi halinde Türkiye’ye üreten kadın olarak katkı verebileceğini ifade eden Usta, hedeflerinin daha çok üreten güçlü kadınların sayısını arttırmak olduğunu kaydetti.
Usta, kadınları ötekileştiren, ayrıştıran ve farklı statülerle sınıflandırmaya çalışan zihniyetleri hiçbir zaman kabul etmediklerini ve etmeyeceklerini belirterek “Her kadının kapasitesinin olduğunu, içinde müthiş bir sır olduğunu ve isterse bu sırlarla ve bu kapasiteyle her şeyi başarabileceğine inanan insanlarız. 22 yıllık iktidarımızda da hep kadınlarımıza inandık. Kadınlarımızı hayatın içerisinde, toplumsal hayatta, sivil toplumda, siyasette, ekonomide, iş hayatında işin öznesi olarak kabul ettik. O yüzden de her türlü imkanı ve fırsatı kadınlar için sunmaya çalıştık.” diye konuştu.
Kadınlarla ilgili yapılan yasal düzenlemeleri hatırlatan Usta, kadınlarla ilgili konularda daha yapacak çok iş, aşılacak çok yol olduğunu söyledi.
Usta, “Ama şundan eminim ki gerek bu salonda bulunan, gerekse Türkiye’nin dört bir yılında bulunan her kadınımızın inancıyla, gücüyle Türkiye’yi yeni yüzyılımızda çok daha güçlü bir Türkiye hale getireceğiz. Üreteceğiz, ürettiklerimizle gurur duyacağız ve başarılarımızla beraber Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin öncülüğünde başlatmış olduğumuz İş Pozitif ile beraber kadın istihdamını OECD ülkeleri arasında üst sıralara taşımayı başaracağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Işıkhan, kadın istihdamına katkıda bulunan kurum ve firmaların yöneticilerine ödüllerini verdi.
Işıkhan ve diğer protokol üyeleri, kurum ve firmaların açtığı stantları gezdi, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
]]>Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Mardin’de 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’ndaki düzenlenen miting öncesi yaptığı konuşmada, bugün Mardin’in, sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya sevgiyle, birliktelikle, kardeşlikle yazılmış bir mesaj verdiğini, bu mesajı yeryüzünün dört bir yanına taşıyacaklarını belirtti.
Bu birlikteliği daha nice yıllara taşıyacaklarını ve nice zaferlere ulaştıracaklarını kaydeden Işıkhan, bugün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Mardin’de ağırlamanın gururunu yaşadıklarını bildirdi.
Bu aziz topraklarda sevgi ve bağlılıkla buluştuklarını ifade eden Işıkhan, şöyle konuştu:
“Bir tarafta Mardin’e, Mardinlilere sevdalı dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan diğer tarafta ülkesine sevdalı liderine sevdalı, Cumhurbaşkanına sevdalı Mardinli kardeşlerim. Bugün Mardin’de hasret vuslata dönüşüyor. Bugün sevdalılar birbirine kavuşuyor. Mardin, sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda bir mirastır.”
Bu şehirde her taşın altında bir tarih yattığını, her sokağın bir hikaye anlattığını dile getiren Işıkhan, bugün, bu hikayenin bir parçası olmak için burada bulunduklarını anlattı.
Mardin’in çocukları olarak bu topraklara ve birbirlerine sevdalı olduklarını ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bu sevda, bizi ayakta tutan, bizi bir arada tutan en önemli güç. Bugün burada, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizin geleceğine olan inancımızı daha da pekiştiriyoruz. Onun liderliğinde ülkemizin kalkınma ve ilerleme hedefleri doğrultusunda birlikte yürümekten büyük mutluluk duyuyoruz. Liderimizin vizyonu, bizlere ilham veriyor ve geleceğe dair umudumuzu güçlendiriyor. Onun vizyonuyla Mardin’in daha da yükseklere yürüyeceğine inanıyoruz. Sizler Mardinli hemşerilerim gücün ta kendisisiniz. Ülkenize, liderinize ve birbirinize olan sevdanız, hiçbir güç karşısında yenilmez. Ben, Mardin’in Cumhurbaşkanımıza olan sevdasına inanıyorum. Mardin’in yıllardır büyük bir fedakarlıkla, samimiyetle çalışan, ak teşkilatına güveniyorum, inanıyorum. Bugünden itibaren çalınmadık kapı, dokunulmadık gönül, ulaşılmadık tek bir insan dahi bırakmayacaklarına yürekten inanıyorum. 31 Mart’a kadar kapı kapı dolaşıp, Mardin’i gerçek belediyecilikle buluşturmaya hazır mıyız? 1 Nisan sabahı AK Parti’mizin zaferini hep birlikte kutlamaya kararlı mıyız? Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vefa borcumuzu ödemeye hazır mıyız? Bizde bu bayrak sevgisi, bizde bu memleket, millet sevdası oldukça hiçbir mücadele sırtımızı yere getiremez Allah’ın izniyle.”
“Şırnak çok kısa bir süre içerisinde bir petrol şehri oldu”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Türkiye Yüzyılı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, kendi kendine yeten, ayakları üzerinde duran, güçlü, büyük, müreffehi bir ülke olması için gece gündüz çalıştıklarını bildirdi.
Şırnak’tan geldiklerini aktaran Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şırnak çok kısa bir süre içerisinde bir petrol şehri oldu. Gabar’da Türkiye’nin en büyük petrol sahalarını keşfettik. 37 bin varil petrolümüzü orada üretiyoruz. Ama inşallah Mardin’de de bu sene kazacağımız iki kuyuda Allah bize keşif nasip ederse Mardin de bundan nasibini alacak. Mardin ile beraber büyüyeceğiz. İnşallah Mardin de büyük bir enerji şehri olmaya adım atmış olacak. 2002 yılında Cumhurbaşkanımız iktidara geldiğinde sadece Türkiye’nin 5 şehrinde doğal gaz varken bugün Mardin’de, Mardin’in ilçelerinde doğal gaz var. Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla Türkiye’de 81 ilde doğal gaz var.”
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Mardin’e gelen Bakan Işıkhan, AK Parti İl Başkanlığınca merkez Artuklu ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Vefa Buluşması İftar Programı”na katıldı.
Kur’an-ı Kerim’in okunmasının ardından programda konuşan Işıkhan, ramazanın ilk iftar programında memleketinde, hemşehrileriyle bir arada olmaktan memnuniyet ve heyecan duyduğunu belirtti.
Işıkhan, Mardin’in farklı dillerden ve farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı bir kent olduğunu dile getirerek, “Bugün farklı dinlerden temsilcilerimiz de aramızdalar. Kendilerine, ‘hoş geldiniz.’ diyorum. Ramazan ayı, kendimizi maneviyata adamak, dayanışma içinde olmak ve toplumumuzun bir parçası olarak sorumluluklarımızı hatırlamak için bizlere fırsat sunar. Farklılıklarımız bizi zenginleştirir ve bizi birbirimize daha da yakınlaştırır. Birlikte aynı sofrayı paylaşmak, birbirimizin inançlarını, değerlerini anlamak ve saygı göstermek, toplumumuzda barış ve uyumun temelini oluşturur.” ifadelerini kullandı.
Mardin’de bir arada olmanın, kardeşliğin eşsiz güzelliğinin yaşandığına işaret eden Işıkhan, çocukluğunda Süryani, Kürt, Hristiyan arkadaşlarıyla Mardin’in daracık sokaklarında oyunlar oynadığını hatırladığını aktardı.
Çocukluk arkadaşlarıyla görüşmeye devam ettiğini anlatan Işıkhan, “Allah bu birlikteliğimizi ve kardeşliğimizi bozmasın inşallah. Birlikte daha güçlüyüz ve birlikte daha büyük bir etki yaratabiliriz. Mardin’in gücü ve başarısı da bu temellere dayanmaktadır.” diye konuştu.
“‘Türkiye Yüzyılı’ için birliğimize ve kardeşliğimize ihtiyacımız var”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği “Türkiye Vizyonu”na değinen Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bugün uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız, milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü bir irademiz var. Ancak ‘Türkiye Yüzyılı’, sadece teknolojik ve ekonomik açıdan değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma duygusuyla inşa edilebilecek bir gelecektir. Bu nedenle ‘Türkiye Yüzyılı’ için birliğimize ve kardeşliğimize ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti, tıpkı Mardin gibi, tıpkı sizler gibi, bu beraberliği temsil ediyor. Cumhurbaşkanı’mızın her fırsatta söylediği bir söz var; ‘Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.’ İşte biz, hep birlikte Türkiye olmayı, hep birlikte Mardin olmayı vadediyoruz.”
31 Mart’taki yerel seçimlere kısa süre kaldığını ifade eden Işıkhan, hiç kimsenin diline, dinine, inancına, rengine bakmadan herkesin oyuna ve herkese hizmet etmeye talip olduklarını belirtti.
Bakan Işıkhan, sözlerini, “Sizlerin ve aziz milletimizin 31 Mart akşamı bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Mardin’in büyüyerek her geçen gün gelişmeye devam ettiğini görmek istiyoruz. Mardin’imize, memleketimize olan sevgimizi hizmetlerimizle ve çalışmalarımızla göstermek istiyoruz.” diye tamamladı.
Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler de ramazanın tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dileyerek, dünyada yaşanan zulümlerin sona ermesi temennisinde bulundu.
Güler, yerel seçimlerde Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ve ilçe belediye başkan adayları için destek istedi.
AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, bu mübarek ramazan ayında saldırılara maruz kalan Gazzelileri unutmadıklarını, unutmayacaklarını, unutturmayacaklarını belirtti.
AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu ise ramazan ayı vesilesiyle başta Gazze olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde yaşanan saldırıların son bulmasını temenni etti.
31 Mart’taki seçimin Mardin için bir değişim seçimi olacağını ifade eden Miroğlu, “Mardin için herkesin elini taşın altına koyduğu bir dönem olsun inşallah istiyorum. Adaylarımıza, teşkilatımıza şimdiden başarılar diliyorum.” dedi.
AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de gece gündüz seçim çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “31 Mart’a kadar vatandaşlarımıza ulaşıp, 31 Mart akşamını AK Parti açısından bir zaferle taçlandırmayı hedefliyoruz.” dedi.
Programa, Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve partililer katıldı.
]]>Arnavutköy’deki Nuri Pakdil Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “İş İnsanları ile Buluşma” programında konuşan Işıkhan, hizmetin üretilmesi için gereken talebi oluşturan, sokakların nabzını tutan ve toplumun sesi olan asıl mercinin, milletin kendisi olduğunu söyledi.
Işıkhan, bu anlayışla görev alanları ne olursa olsun, bugün olduğu gibi 21 yıldır her daim vatandaşların yanında olduklarını dile getirdi.
İşçisinden işverenine, sivil toplum kuruluşundan özel sektörüne kadar toplumun her kesimiyle sürekli dirsek teması içerisinde olduklarını kaydeden Işıkhan; il il, ilçe ilçe dolaşarak iş dünyasının temsilcileriyle sık sık bir araya geldiklerini anlattı.
Yürüdükleri her yolu halkla birlikte ve omuz omuza yürümeye devam ettiklerini belirten Işıkhan, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti olarak yola çıkarken milletimize bir söz vermiştik. ‘Milletin efendisi değil hizmetkarı, yol arkadaşı olacağız.’ demiştik. Hamdolsun, attığımız her adımı vatandaşlarımızın rızasını alarak, milletimizle istişare içerisinde gerçekleştirerek bu sözümüzü yerine getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz.” diye konuştu.
Bakan Işıkhan, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının, ticaret odalarının talep ve önerilerine hiçbir zaman kulaklarını kapatmadıklarını, karşılaştıkları sorunların çözümü hususunda her zaman sosyal diyalogla çaba harcadıklarını ifade etti.
Katılımcı sosyal devlet anlayışlarının gereği her zaman milletle birlikte hareket ettiklerini aktaran Işıkhan, bugün de aynı hassasiyetle, çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla hizmet sunduklarını söyledi.
“Göstergeler son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağına işaret etmektedir”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Türkiye ekonomisinin 2023’te yüzde 4,5 büyümeyle Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğunu anımsatarak şöyle devam etti:
“Dolar bazında milli gelirimiz Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aşmış durumda. Kişi başına düşen milli gelir de 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda. Diğer yandan, bu ay içinde açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002’den bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranı ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağına işaret etmektedir.”
Uyguladıkları başarılı ve disiplinli ekonomi politikalarının somut sonuçlarını yavaş yavaş almaya başladıklarını anlatan Işıkhan, “En son uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch kredi notumuzu bir kademe yükseltirken görünümümüzü 12 yıl sonra pozitife çevirdi. Orta vadeli programa sadık kalarak politikalarımızı uygulamaya devam ediyoruz. Türkiye olarak bu disiplini sağladıkça, sağlam temeller üzerinde büyüdükçe ve kalkındıkça, vatandaşlarımıza refah ve gelir olarak kısa süre içerisinde bunların yansımaya başladığını da inşallah göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan, bu başarının mimarlarının iş insanları olduğuna vurgu yaparak konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, sizlerin katkılarıyla bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız diye başladık, inşallah da gerçekleştireceğiz. Ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. ‘Kalkınma yerelden başlar.’ hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da uygulamalarımızın da o kadar başarılı olacağına inanmaktayız.”
Bu anlamda partilerinin halka hizmet vizyonunun da yerel yönetim tecrübesine dayandığını kaydeden Işıkhan, “Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten geliyor. Şu anda ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan Cumhurbaşkanı’mızın 40 yıllık başarı hikayesinin, sosyal belediyecilik, gönül belediyeciliği vizyonuyla başladığını unutmayalım.” dedi.
“İstanbul’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor”
Vedat Işıkhan, artık tüm belediyeleri gerçek belediyecilikle buluşturma zamanı olduğunu belirterek “21 yıldır eser denilince akla AK Parti gelmekte. Aziz milletimiz, ‘Yaparsa AK Parti yapar, Erdoğan yapar.’ diyerek bu hakikati, bu güveni ortaya koymaktadır. Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, AK Parti’nin halkımızın her bir kesimiyle ayrı ayrı ve özel bir muhabbeti söz konusudur. İstanbul’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes de bunun farkında.” diye konuştu.
Arnavutköy’den ve İstanbul’dan umutlu olduklarını söyleyen Işıkhan, Arnavutköy’ün çok dinamik, çok genç ve ilçesi için vizyoner hedefleri olan bir başkan adayları olduğunu kaydetti.
Işıkhan, Cumhur İttifakı’nın Arnavutköy Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu ile Arnavutköy’ün tercihini yine gerçek belediyecilikten yana kullanacağına ve Candaroğlu’nun Arnavutköy’ü gerçek belediyecilikle, vizyoner, depreme dayanıklı, dirençli, kültür ve sanatla donatılmış belediyecilikle buluşturacağına yürekten inandığını söyledi.
Bakan Işıkhan, “Büyükşehir’de de inşallah Murat Kurum başkan olarak, aziz İstanbul’un hak etmediği, ne yazık ki 5 yıllık, vizyonsuz, ulaşım sorunlarının çözülemediği, hiçbir projenin üretilemediği ve ataletin hakim olduğu bu dönemi geride bırakacaktır. 1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel ve güneşli günlere uyanacağı bir icraat döneminin şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Programa, Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, Cumhur İttifakı’nın Arnavutköy Belediye Başkan adayı Candaroğlu ve iş insanları katıldı.
Baltacı ile Candaroğlu’nun da konuşma yaptığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
]]>Işıkhan, Adana’da bir otelde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Çalışma Hayatı Buluşmaları” programına katıldı.
Burada yaptığı konuşmada Işıkhan, “Türkiye Yüzyılı” kabinesi olarak görevi devraldıklarından bu yana ülkenin çalışma hayatı için şehrin ihtiyaç ve taleplerini ilk ağızdan duymak amacıyla gezdiklerini belirtti.
“Bizim işimiz de derdimiz de milletimizin geleceğidir”
İstişare, danışma ve dayanışmanın, binlerce yıllık devlet geleneğindeki kavramlar olduğuna dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bugün, aynı anlayışı sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Bizi biz yapan, bizi bir ve diri yapan da tam olarak budur. Devleti, millete bir hizmet aracı olarak gören hükümetimiz 21 yıllık iktidarı boyunca bir an olsun milletinden kopmamıştır. Gerek bugün bizler, gerekse önceki bakanlarımız olmak üzere devletimizin hiçbir kademesi sahayla irtibatını asla koparmamıştır. Çünkü bizim işimiz de derdimiz de milletimizin geleceğidir. Allah’a hamdolsun ki bugüne kadar, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yürüdüğümüz bu yolda vatandaşımıza verdiğimiz hiçbir sözden geri dönmedik, tutamayacağımız sözleri de vermedik.”
Işıkhan, bugün “İş-Pozitif Adana Tanıtım Programı”nı gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Çalışmanın, üretmenin, bereketin, bolluğun şehri Adana’nın “Türkiye Yüzyılı” yolculuğunun öncü merkezlerinden biri olacağını aktaran Işıkhan, hem Adana’ya, hem de Adana’nın kadınlarına güvendiklerini, inandıklarını söyledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin 11 il ile 85 milyonu derinden sarstığını hatırlatan Işıkhan, depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara ve Türk milletine sabır diledi.
Adana’nın da bu yıkımı yaşayan şehirlerden birisi olduğunu hatırlatan Işıkhan, şunları paylaştı:
“Biz daha depremin ilk gününden itibaren ne dedik? ‘Acımız ne kadar büyük olursa olsun, devlet olarak biz bütün vatandaşlarımızın yanında olacağız, yalnız bırakmayacağız’ dedik. ‘Yaralarımızı kendi ellerimizle saracağız, maddi kayıplarımızı bir bir telafi edeceğiz’ dedik. ‘Geri getiremeyeceğimiz can kayıplarımız dışında, vatandaşımızın bütün maddi kayıplarını, hiçbir mağduriyet yaşatmadan temin edeceğiz’ dedik. Dediğimiz gibi de derhal çalışmalara başladık. Bütün bakanlıklarımız seferber oldu. Hamdolsun şu an evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi çok kısa bir sürede yeniden ayağa kaldırmaya başladık.”
Vedat Işıkhan, şehirlerin sosyal ve ekonomik yaşamını yeniden canlandıracak en önemli etkenin ticaret ve o kentin çalışma hayatı olduğuna dikkati çekti.
Nakdi Ücret Desteğinden Kısa Çalışma Ödeneğine, Toplum Yararına Programlardan Aktif İşgücü Programlarına kadar her kalemde sundukları hizmetleri depremzede vatandaşlar için özel hale getirdiklerini vurgulayan Işıkhan, “Deprem bölgesi için mücbir sebep halinin 30 Nisan 2024 tarihine kadar uzatılmasıyla işverenlerimizin, sigortalılarımızın ve vatandaşlarımızın çeşitli yükümlülüklerinin süresi içinde yerine getirilmiş olduğunu varsaydık, bazı yükümlülüklerini erteledik ve yapılandırma başvurularını düzenledik.” ifadesini kullandı.
Bakanlık olarak felaketin ilk günlerinden bu yana Adana’nın işgücü piyasasını, istihdamını harekete geçirmek için her türlü imkanı sunmaya devam ettiklerini belirten Işıkhan, Adana’nın Toplum Yararına Programı kontenjanını 1500 olarak belirlediklerini aktardı.
Işıkhan, önümüzdeki süreçte de yine ihtiyaç duyulduğunda bu tür destek ve programları sürdürmeye devam edeceklerini dile getirdi.
“Adana’yı hasret kaldığı gerçek belediyecilikle buluşturacağız”
Bakan Işıkhan, 31 Mart seçimlerine kısa bir süre kaldığını anımsatarak, şunları kaydetti:
“İnşallah 31 Mart akşamı Adana’yı hasret kaldığı gerçek belediyecilikle buluşturacağız. Adana, ‘Türkiye Yüzyılı’ şehirlerimiz arasında öncü olabilecek kapasiteye sahip kıymetli bir şehrimiz. Ancak maalesef Adana, büyükşehir belediyesi nezdinde bugün yaşadığı bu muameleyi, vurdumduymazlığı hak etmiyor. Yerel yönetimlerin önemini geçtiğimiz depremde hep birlikte gördük. Daha kendi şehrine yetemeyen ve sorunlarını çözemeyen belediyelerin, şehirlerimiz için Türkiye çapında, dünya çapında projeler üretmesi beklenemez. Halk kelimesini sadece partisinin isminde tutan ile yüreğinde taşıyan anlayış aynı olabilir mi? Ben Adanalıların bu farkı çok iyi bildiğine ve 31 Mart akşamı da bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Fatih Mehmet Kocaispir başkanım inşallah Adana’yı yeniden gerçek belediyecilikle buluşturarak bu şehrin Fatih’i olacak.”
Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden programa, Vali Yavuz Selim Köşger, AK Parti Adana milletvekilleri Abdullah Doğru, Faruk Aytek, Sunay Karamık, Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, oda ve borsa başkanları ile iş insanları katıldı.
]]>Işıkhan, Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları, Yüzyılın Kadın İstihdamı: İş-Pozitif Adana Tanıtım Programı”nda, çalışan ve üreten Adana’nın insanlarıyla, emektarlarıyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan evleri, iş yerleri ve binaları yeniden ayağa kaldırmaya başladıklarını anımsatan Işıkhan, afetten etkilenen şehirlerin, çalışma ve sosyal hayatını, ticaretini, ekonomisini yeniden güçlendirmeye, hareketlendirmeye başladıklarını anlattı.
Işlıkhan, kadın istihdamının üzerinde hassasiyetle durduklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Kadınların, sosyal, ekonomik ve hukuki özgürlükleri, 21 yıldır büyük mücadeleler vermiş Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da çok önemsediği konular arasında yer almaktadır. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın-erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde, kapasitesi ölçüsünde yer aldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Gerek milli mücadelede gerekse kalkınma mücadelemizde nasıl kadınların desteğiyle, fedakarlıklarıyla bugünlere geldiysek, Türkiye Yüzyılı hedefimize giden yolda da yine en büyük destekçilerimiz Adana’nın emektar kadınları olacaktır.”
Kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşılamayacağını aktaran Işıkhan, kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
“İş Pozitif ile 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık”
Işıkhan, kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içinde olduklarını dile getirdi.
Kadınların yeri geldiğinde iyi bir girişimci, yönetici ve mükemmel bir anne olduğunu bildiklerini vurgulayan Işıkhan, “Bu anlayışla kadınları, her alanda güçlendirmeye, toplumda ve ekonomide daha etkin roller üstlenmelerine büyük önem veriyoruz. 9 Şubat’ta başlattığımız İş-Pozitif ile daha 1 ay olmadan 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. İnşallah bu sayı her geçen gün daha da yükselecek, projemizi tanıttıkça, toplumda farkındalık oluştukça, çalışma hayatına katılan kadın sayısı katlanarak artacaktır.” ifadesini kullandı.
Işıkhan, İş-Pozitif Programı’nın, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, iş gücü ihtiyacı ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörlerin çevrim içi bir araya gelebileceği işbirliği sistemi olduğunu dile getirdi.
“Çalışma hayatında kayıt dışılık en büyük problemlerden birisidir”
Mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatına girişteki her adımda ve her anlarında kadınların yanında olduklarını vurgulayan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabii biliyorsunuz ki çalışma hayatında kayıt dışılık en büyük problemlerden birisidir. Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmektedir. Bu projeyle inşallah bu tür problemleri de azaltmayı hedefliyoruz. Böylece, kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesinde önemli katkılar sağlamış olacağız. Projeden, kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İŞKUR’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecektir. Önümüzdeki süreçte, kadın istihdamını artıracak çalışmalarımız hususunda ise üzerinde duracağımız konu başlıkların bulunmaktadır. Bunlar, eğitim ve beceri geliştirme, kadınları teşvik eden finansal indirimler, girişimcilik ve KOBİ destekleri, kadın işletmelerine destek, kadınlar için özel istihdam programları. Özellikle iş ve aile yaşamını uyumlu hale getirecek kadın dostu iş politikaları, başta paydaşlarımız olmak üzere toplumun her kesimini sürece dahil edebileceğimiz toplumsal katılım ve ortaklık kurma başlıklarımız ile inşallah bu süreci hak ettiği noktaya getireceğiz.”
Girişimciliğin, ekonomik büyümenin önemli bir bileşeni olarak kabul edildiğinin altını çizen Işıkhan, kadınların, çalışan olarak bir işletmede ya da kurumda yer alması kadar, kendi adına iş yapan veya işveren olarak ekonomide aktif şekilde yer almasının da son derece önemli olduğuna dikkati çekti.
Işıkhan, kadınların bilgi, üretkenlik ve sezgileriyle yenilikçi fikirler geliştirebileceğine inandığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her şeyden evvel, girişimcilik kadınların toplumdaki konumlarını güçlendirmektedir. Bildiğiniz gibi kadın girişimciliğinin etkin olduğu toplumların gelişmişlik düzeyi de artıyor. Tüm bu nedenlerle, hem ekonomik hem de toplumsal değer üreten kadın girişimci sayısını artırmamız hem de var olan kadın girişimcilerimizi de daha fazla güçlendirmemiz oldukça önemli. Bu sebeple bu unsurların sağlanması, kadın girişimciliğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için tüm paydaşlarımızla, tüm kurumlarımızla güçlü işbirliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş-Pozitif Bilgi Sistemi, bu işbirliği anlayışımızı net bir şekilde ortaya koyan bir projedir. Tüm kurumlarımız, işverenlerimiz ve iş arayanlarımız arasında bir köprü vazifesi görüyor. Proje ortağı 10 bakanlığımız, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektör kuruluşlarımız, ticaret odalarımızın desteğiyle hayata geçirdiğimiz proje kapsamında kadınlara, istihdam, mesleki eğitim, mali destek, hibe, kayıtlı istihdama SGK teşviki, mesleki yeterlilik belgelendirmesi, ihracat, ortaklık, girişimcilik, işbirliği, bilgilendirme ve danışmanlık gibi alanlarda öncelik sağlayacağız.”
Bölge illerde kadın istihdam oranının yüzde 24’e ulaştığını belirten Işıkhan, “Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedir. İnşallah yeni projemizin de katkısıyla bu rakamları daha da artıracağız.” dedi.
Toplu sözleşme ikramiyesinin iptali
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak memurların ve işçilerin haklarını korumanın ve geliştirmenin her zaman öncelikleri olduğunun altını çizen Işıkhan, CHP’nin 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi’ndeki toplu sözleşme ikramiyesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmasıyla ilgili şöyle konuştu:
“Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi bu kazanımlardan birisidir. En son geçtiğimiz yıl 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi’yle, memurlarımız için toplu sözleşme ikramiyesi aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 lira ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanmaktaydı. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesine götürmüştür. Maalesef, bu ödemeye ilişkin düzenleme, dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İlgili düzenlemenin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvuran ve ödemenin iptaline neden olan CHP’dir. Bu iptal kararı ile ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 lira azalma meydana gelecektir.”
Işıkhan, CHP’nin daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettirdiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“CHP zihniyetinin memurlarımızın, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmeyle kazandığı hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Biz hükümet olarak gerek toplu sözleşmeler yoluyla, gerek diğer yasal düzenlemelerle memurlarımızın haklarını geliştirirken, CHP Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettiriyor. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin ki bugüne kadar nasıl emeğin ve emekçinin yanında olup, birçok kazanımı AK Parti hükümetleri döneminde sendikalarımızla birlikte elde ettiysek, bundan sonra da kamu görevlilerimizin yanında olacak, sendikalarımızın yanında olacak, emekçimizin yanında olacağız. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapacağımızı ifade etmek isterim.”
Programda, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık ve ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel de konuşma yaptı.
Daha sonra kadın istihdamına katkı sağlayan firma temsilcilerine plaket veren Bakan Işıkhan, ardından protokol üyeleriyle kongre merkezinde kurulan İstihdam Fuarı’nı gezdi.
Programa, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Alpaslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tümay ve diğer ilgililer katıldı.
???????
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak kente gelen Bakan Işıkhan, beraberinde AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Valiliğe ziyarette bulundu.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra partisinin merkez Artuklu ilçesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katılan Işıkhan, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millete hizmet yolunda birlikte yol yürümenin mutluluk ve heyecanı içinde olduğunu söyledi.
Yeni bir demokrasi sınavının daha arifesinde olduklarını anlatan Işıkhan, şöyle konuştu:
“31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetin küresel bir hedefi olabilir mi? Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.”
“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar”
AK Parti’nin belediyecilik tarihinde destan yazdığını kaydeden Işıkhan, büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başladığını ve bir halk hareketi olduğunu belirtti.
AK Parti’nin bahaneleri değil projeleri olan bir millet partisi olduğunu ifade eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar. ‘Bakarız’ değil ‘Yaparız’ diyen bir partidir. Biz, zor zamanlar görmüş geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen güçlü bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilik ile temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını çok iyi biliyoruz.”
“Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık”
Türkiye’de AK Parti iktidarı ile 21 yılda önemli çalışmaların yapıldığını dile getiren Işıkhan, bugün dünyanın Türkiye’nin SİHA’larını, uçaklarını, arabalarını, uzaya gönderdikleri ilk astronotunu ve KAAN’ını konuştuğunu anlattı.
“Bugün bütün ülkeler, ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Artık Türkiye olarak 5-10 yıllık değil 100 yıllık hedefler yapıyoruz. Diyoruz ki bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, Mardin’i de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacaklarını kaydetti.
Yerel seçimlerin ülkeye hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Işıkhan, “Mardin, bu coğrafyanın sigortasıdır, Mardin’imizi emin ellere emanet etmemiz gerekiyor. Sefer bizden, zafer Allah’tandır.” dedi.
Programda AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Erin, Artuklu Belediye Başkan adayı Mehmet Tatlıdede de konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Işıkhan ve davetliler, Artuklu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.
]]>Kentteki programları kapsamında Bursa Valiliğini ziyaret eden Işıkhan, daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde Bursa Büyükşehir Belediyesinin “Sosyal Destek Çekleri Lansmanı ve Protokolü İmza Töreni”ne katıldı.
Işıkhan, burada yaptığı konuşmada, gün içinde Bursa’da bir dizi etkinliklere katıldığını anımsatarak esnaf, iş insanı, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiklerini, yapılan birçok faaliyeti yerinde görme fırsatı bulduğunu anlattı.
Protokolün Bursalılara hayırlı olmasını dileyen Bakan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlayan 30 yıllık yerel yönetimler tecrübemizin de ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. 1994 yılında kalkınma yerelden başlar anlayışı ile çıktığımız bu yolda hamdolsun 22 yıllık iktidar tecrübemizle de her zaman siz kıymetli vatandaşlarımızın yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Kadim devlet geleneğimizin en önemli temel taşlarından bir tanesi olan sosyal devlet anlayışını da hiçbir zaman terk etmedik. Bu kadim devlet geleneğini en iyi siz Bursalı kardeşlerim bilirsiniz. Osmanlı’ya 127 sene başkentlik yapmış bu mübarek şehir, kültür kodlarımızın, kadirşinaslığın, diğerkamlığın, hoşgörünün de şehri olmuştur.”
Bakanlık olarak bu devlet geleneğini en iyi şekilde temsil etmek ve sürdürmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini dile getiren Işıkhan, “Biliyorsunuz ki bakanlığımız bir vatandaşımızın hayata gözlerini açtığı ilk andan son ana kadar yanında olan, hayatının her alanında hizmet üreten bir bakanlık. Biz de bu bilinç ve anlayışla politikalarımızı geliştirmeye siz kıymetli vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. AK Parti hükümetleri olarak 22 yıldır olduğu gibi hangi anlayışla yol yürüdüysek bundan sonra da aynı anlayışla siz kıymetli vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.
“2024 yılını ’emekliler yılı’ olarak ilan ettik”
Işıkhan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a özellikle emeklilerle ilgili yürüttüğü hizmetlerden dolayı teşekkür ederek, şöyle konuştu:
“Biliyorsunuz biz de bakanlık görevine geldiğimiz günden bu yana emeklilerimiz için çalışmaya, mücadele etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda bir seferliğe mahsus bütün emeklilerimize 5 bin liralık ikramiye ödememizi gerçekleştirdik. Sonrasında emekli aylıklarındaki artış oranının bütün emeklilerimiz için yüzde 49,25 olarak belirledik. Cumhurbaşkanımızın güçlü destekleri ile 2024 yılını ’emekliler yılı’ olarak ilan ettik. İnşallah bu kapsamda da birçok projeyi, faaliyeti, sosyal desteği hayata geçirecek ve siz emeklilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.”
Bakan Işıkhan, düzenlenen protokolde emeği geçen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş başta olmak üzere ilgili esnaf odası yetkililerine teşekkür etti.
Vatandaşlara sosyal destek çekleri verilecek
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da insanı merkeze alan hizmet anlayışıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldıkları güçle Bursa’yı yeni hizmetlerle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi.
Aktaş, güncel şartlarda yerel yönetimlerin görev ve sorumluluğunun arttığını belirterek, “Biz klasik koli bırakan veyahut bunu dönemlik yapan bir anlayışa yaklaşmıyoruz. Sosyal destek anlamında farklı kesimleri, farklı tarafları düşünüyoruz. İşte o yüzden de ‘Kart 16’ uygulaması başlattık. Şu an fiili olarak bunu kullanan 10 bin civarında vatandaşımız var. Ramazan sosyal destek çeklerimiz ki bugün protokolünü imzalayacağımız, 50 bin ramazan destek çekini 1500 liradan 75 milyon olarak biz vatandaşlarımıza ulaştırmış olacağız.” diye konuştu.
Belediye olarak yaptıkları diğer sosyal projeleri de anlatan Aktaş, destek projelerinin esnafa da can suyu olacağını kaydetti.
Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Fahrettin Bilgit ile Bursa Bakkallar Esnaf Odası Başkanı Muhammed Nuri Örs de katılımcılara hitap etti.
Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve esnaf odalarının başkanları sosyal yardım çeklerine ilişkin protokole imza attı.
Etkinliğe, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin ile çok sayıda davetli katıldı.
]]>Işıkhan, Bursa’da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ile Buluşma” programında yaptığı konuşmada, bakanlık olarak ülkenin dört bir yanında sivil toplum kuruluşları, esnaf ve iş insanlarıyla bir araya geldiklerini, toplantılarda toplumsal ve çalışma hayatına dair konularda önemli fikir alışverişlerinde bulunduklarını söyledi.
Tüm paydaşların fikirlerine önem verdiklerini vurgulayan Işıkhan, “Milletimizin bizleri vazifeye layık gördüğü ilk günden bu yana, Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, ‘yaptık, oldu’ anlayışıyla değil, ‘Daha iyisini nasıl yapabiliriz?’ yaklaşımıyla çalışıyor ve milletimize hizmet ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Esnaf, çiftçi, memur, girişimci fark etmeksizin her ölçekte “Üretime, istihdama ve kalkınma sürecine benim de bir katkım olsun” diyen herkese samimiyetle destek verdiklerini anlatan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Attığımız adımların neticelerini günbegün çalışma hayatında ve istatistiklerde görüyoruz. İstihdam ve iş gücü verilerimiz ülkemizin ekonomik bakımdan sağlamlığını yansıtan önemli göstergelerdir. Önümüzdeki ay açıklanacak verilerde inşallah çok güzel neticeleri hep birlikte göreceğiz. Bunu bir müjde olarak söylüyorum. İstihdam ve iş gücünde en iyi verileri elde ettiğimiz, tarihi zirveleri yakaladığımız bir sürecin içindeyiz. 2023 yılı istihdam ve iş gücü verileri martta açıklanacak. Öncü göstergeler mart ayında hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranlarının ortaya çıkacağına işaret ediyor. Yine aynı şekilde son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı öngörüyoruz.”
“Karşılaştığımız her türlü olumsuz badireyi alnımızın akıyla atlatmayı başardık”
Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 9 Şubat’ta hayata geçirilen “İş Pozitif-Kadın İstihdam Projesi” ile 2 haftada 15 binden fazla kadının İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirildiğini bildirdi.
Kadın istihdamına önem verdiklerini anımsatan Işıkhan, “Çalışma hayatına katılımın ve istihdamın artması, iş imkanlarının genişlemesi ve ülkemizin istikrarlı büyümesinin bir yansımasıdır. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Her kesimden vatandaşlarımızın iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. İlkeli, tarafsız ve adil bir anlayışla yürüttüğünüz başarılı çalışmalar; şehir ve bölge insanımız için kazanç kapısı olduğu gibi ülke ekonomimize de çok değerli katkılar sunmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Şehirlerin kaynaklarını güçlü ve verimli şekilde kullanarak potansiyelini harekete geçirmek zorunda olduklarını belirten Işıkhan, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ortaya koyduğumuz ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak sivil toplumla ve iş dünyasıyla yakaladığımız ahengi sürdüreceğiz. Şüphesiz ki geçmişten bugüne sergilediğimiz bu işbirliği sayesinde, karşılaştığımız her türlü olumsuz badireyi alnımızın akıyla atlatmayı başardık. Son dönemde yaşadığımız olumsuzluklara rağmen birlikte hareket ettiğimizde ve dayanışmayı güçlendirdiğimizde millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü net şekilde gördük.”
Yerel seçimlerin önemine değinen Işıkhan, “AK Parti, belediyecilikte rüştünü ispatlayarak milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde, 2004’ten beri ülkemizde belediyecilik destanı yazmaktadır. Ülkemizde, temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerimizin bu boşluğu, tevazu, samimiyet ve gayretle çalışan AK Parti’li belediye başkanları tarafından doldurulmuştur.” ifadelerine yer verdi.
“İnşallah çiftlilerimizin mağduriyetlerini çözmüş olacağız”
Işıkhan, Cumhur İttifakı kadrolarının ülkenin her noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğunu dile getirerek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın 31 Mart’ta da yine ipi göğüsleyeceğini vurguladı.
Bursa’nın belediyecilikte Türkiye’ye örnek olduğunu belirten Işıkhan, “Bursa’mızın ihtiyaç duyduğu vizyon, Alinur Aktaş başkanımızda vardır. Bursa, yerli ve milli aracımız Togg’un milletimizle buluştuğu şehir olarak adını kalkınma tarihimize altın harflerle yazdırmıştır. Bursa’nın tarihine, doğasına, kültürel değerlerine, sanayisine, iş dünyasına ve insanına sahip çıkacak, Bursa’yı her alanda ileriye taşıyacak olan irade, yine liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradedir.” diye konuştu.
Işıkhan, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde çiftçilerin ziraat odası kayıtlarıyla ilgili sorun yaşaması üzerine konunun çözümü için çalışma başlattıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle Yenişehir Ziraat Odasına bağlı yaklaşık 5 bin çiftçimizin, 2015 sonrası sigortalılık hizmetlerinin iptal edildiğini ve bazı çiftçilerimizin emeklilik koşullarını kaybettiklerini öğrendik. Meseleyi öğrenir öğrenmez çözüm için derhal Sosyal Güvenlik Kurumuna konu hakkında çalışma yapmaları talimatı vermiştim. Buradan da Bursalı çiftçi kardeşlerime müjdeyi vermek istiyorum. Konunun, çiftçilerimizin mağduriyetine sebebiyet vermemesi için 2015 tarihine kadar, Tarım Bağ-Kur kapsamında hizmeti olanların, sigortalılıklarının bu tarihten sonra devam ettirilmesinde, Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüğü kayıtları da esas alınacaktır. Ziraat Odası kaydı iptal edilen çiftçilerimizin, kayıtlarını Tarım ve Orman Müdürlüklerine getirmeleri halinde sigortalılıklarının devamını sağlayacağız. Bu yolla inşallah çiftlilerimizin mağduriyetlerini çözmüş olacağız.”
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da sivil toplum kuruluşlarının ülkeye değer kattığını anlatarak, “Cumhurbaşkanı’mızın öncülüğünde elde ettiğimiz tüm başarılara akılcı politikalar sayesinde kalkınma hedeflerimize sağladığımız desteklerle ulaştık. Ülkemizin istikrarı ve gelişimi için yılmadan, yorulmadan mücadele eden Türkiye’yi daha da ileriye götürmek adına emek veren tüm sivil toplum kuruluşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise Bursa’nın dinamik bir şehir olduğunu belirterek, 3 milyonun üzerinde nüfusa ev sahipliği yaptığını kaydetti.
Aktaş, Bursa’nın Güney Marmara’nın üretim üssü olduğuna dikkati çekerek, “Bursa bir sanayi şehri. Bursa kadim medeniyetimize ev sahipliği yapması hasebiyle de önemli bir turizm destinasyonu. 125 kilometre deniz sahili, 162 kilometre göl sahiliyle önemli bir nirengi noktası.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından toplantı, basına kapalı devam etti.
]]>Bakan Işıkhan, açılış programındaki konuşmasında, Öz Sağlık-İş Sendikasının 10’uncu kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, sendikanın ciddi bir örgütlenme ve büyüme ile 10 yılda sendikacılıkta kıymetli bir noktaya geldiğini söyledi.
Sağlık sektörünün insanı koruma ve yaşatma görevini üstlendiğini vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:
“Sağlık emekçileri bu kutsal görevi ifa ederken, her türlü zorluğa rağmen fedakarca çalışmaktadır. Gece gündüz demeden, insan sağlığı için var güçleriyle mücadele etmektedirler. Öz Sağlık-İş’in yeni genel merkezi, bu değerli emekçilerin haklarını korumak, onların sesi olmak, çalışma koşullarını geliştirmek adına önemli bir merkez olacaktır. Burası, sağlık çalışanlarının bir araya gelerek sorunlarını dile getirebileceği, çözüm önerileri sunabileceği, birlikte daha güçlü adımlar atabileceği bir merkez olacaktır.”
Işıkhan, sendikanın yeni genel merkez binasının sadece fiziksel bir mekan olmadığını, aynı zamanda emekçilerin birlik ve dayanışma ruhunu yansıttığını da dile getirdi.
Işıkhan, şunları kaydetti:
“Bu ruh, sendikacılığın temel taşıdır ve bizleri geleceğe taşıyacak olan en büyük güçtür. Unutmayalım ki sağlık sektöründe başarı ancak birlikte hareket ederek, ortak amaçlar doğrultusunda ilerleyerek, dayanışma içinde olarak mümkün olacaktır. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve kalitesi, sizin çalışma koşullarınıza bağlıdır. Bu nedenle, sendikamızın güçlenmesi ve sesinizin daha fazla duyulması, sizlerin haklarını korumak ve geliştirmek noktasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak ben de her zaman yanınızda olacağım.”
“Taşeron sistemini çöpe attık”
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayınlanmasının ardından kamudaki taşeron işçilerin 2018 yılında kadroya alındığını anımsatarak, şunları söyledi:
“Bugün bu sendika, bu devasa hizmet binasına ve 200 binden fazla üyeye sahipse bunun en büyük kahramanlarından biri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ona buradan tekrar teşekkür ediyoruz. Taşeron sistemini çöpe attık ve Türkiye çalışma hayatında yüzde 9 olan sendikalı işçi sayısını yüzde 15’e çıkarttık. Bu yeterli değil ama bu büyük değişim dünyada da ses getirdi ve örnek alındı. Onun için bu kahramanları unutmayacağız. 10 yıl önce kurulan Öz Sağlık-İş, 10 yıl sonra Türkiye’nin üçüncü büyük, iş kolunun ise en büyük işçi sendikası oldu. 10 yılda Türk endüstri ilişkiler sisteminde, Türk çalışma hayatında böyle bir başarı hikayesi yok. Emeği olan herkesi kutluyorum.”
Konuşmaların ardından, Bakan Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert ve protokoldekiler tarafından yeni hizmet binasının açılış kurdelesi kesildi.
Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok, bazı AK Parti Ankara milletvekilleri ve sendika üyeleri katıldı.
]]>Resepsiyona Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kosova’nın Ankara Büyükelçisi Agon Vrenezi, birçok üst düzey yetkili ve çok sayıda davetli katıldı.
Etkinliğin açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, milli günleri vesilesiyle Kosova halkını selamladığını belirterek, dost ve kardeş Kosova’nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri olarak duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Işıkhan, iki ülkenin uzun ve ortak tarihe dayanan sağlam bağları olduğuna işaret ederek, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Kosova halkının sergilediği dayanışma için Türk milleti ve kendisi adına teşekkür etti.
Kosova’nın Türkiye’nin acısını paylaşarak bir günlük milli yas ilan ettiğini anımsatan Işıkhan, iki ülkenin halkları arasındaki insani bağların da bu yakınlığın en güçlü yönlerinden birini oluşturduğunu söyledi.
Işıkhan, Kosova’nın asli unsurlarından Türk toplumu ve Kosova kökenli vatandaşların ülkeler arasındaki en sarsılmaz köprüyü oluşturduğuna işaret ederek, Kosovalı Türklerin ülkenin siyasi ve ekonomik kalkınması için verdikleri çabayla iftihar ettiklerini kaydetti.
Kosova’yla siyasi, ekonomik, ticari, askeri ve kültürel pek çok alandaki kapsamlı ve geniş işbirliğinden memnuniyet duyduklarını aktaran Işıkhan, bu ilişkileri tüm yönleriyle geliştirmek için birlikte gayret gösterdiklerini ifade etti.
Işıkhan, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani ve Kosova Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gervalla-Schwarz’ı martta Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ağırlayacaklarını kaydetti.
İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştiğini ve ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Işıkhan, 400 milyon avroyu aşan yatırımla Kosova’daki yabancı yatırımcılar arasında ilk sıralarda yer aldıklarına dikkati çekti.
Işıkhan, yakın zamanda eş başkanı olduğu Karma Ekonomik Komisyon toplantısıyla bu alanda işbirliğinin daha da ivme kazanacağını ifade etti.
“Kosova’nın bağımsızlığı geri döndürülemez bir adım”
Bakan Işıkhan, “Kosova’nın bağımsızlığı geri döndürülemez bir adımdır ve Kosova’nın dostları olarak bizim odaklanacağımız nokta ülkenin uluslararası ve bölgesel platformlarda hak ettiği yeri almasıdır. Kosova’da barış ve istikrarın teminini Balkanlar’ın ve Avrupa’nın barış ve istikrarı için kilit önemde görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Işıkhan, bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Belgrad-Priştine diyalog süreci başta bu istikrarın sürdürülebilmesi için tüm çabalara da aktif destek verdiklerini anlattı.
Türkiye’nin 10 Ekim 2023’te 1 yıllığına üstlendiği NATO’nun Kosova’daki Barış Gücü (KFOR) komutanlığının da bölgede barış ve istikrarın tesisine şimdiden olumlu katkı yaptığını vurgulayan Işıkhan, “Kosova’nın ve bölgenin güvenliğine ve istikrarına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Dost ve kardeş Kosova’nın güvenliğini tıpkı kendi güvenliğimiz gibi görüyoruz.” dedi.
Işıkhan, terörle mücadele konusunda da iki ülkenin işbirliğine işaret ederek, “Yaşasın Türkiye Kosova kardeşliği.” diyerek sözlerini tamamladı.
Türkiye’ye duyulan minnettarlık
Kosova’nın Ankara Büyükelçisi Vrenezi de ülkesinin bağımsızlığının 16. yıl dönümünde halkına ve Türkiye’ye destekleri için minnettarlıklarını dile getirerek, katkılarının paha biçilemez olduğunu söyledi.
Vrenezi, tüm dostlara sürekli verdikleri destekleri için her zaman minnettar kalacaklarına işaret ederek, “Özgürlük ve bağımsızlık arayışında Kosova’nın özgürlüğüne kavuşmasının ilk gününden bu yana, Kosova devletinin kurulmasını destekleyerek halkının yanında durdular.” dedi.
Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinin Güneydoğu Avrupa’da barışı, istikrarı ve güvenliği artırmada önemli bir rol oynadığına dikkati çeken Vrenezi, 16 yıl boyunca ülkesinin siyasi ve ekonomik kalkınma noktasında büyük yol katettiğini anlattı.
Vrenezi, Kosova’nın bağımsızlığının Balkanlar’daki barış, güvenlik ve istikrara katkı sağladığını vurgulayarak, ülkesinin birçok komşuyla ve ülkeyle yakın ilişkiler ve dostluk kurduğunu ifade etti.
Bu yılın başında Avrupa Birliği ile vize serbestisi konusunda büyük bir başarı elde ettiklerini kaydeden Vrenezi, bu yıl içerisinde de Avrupa Konseyi üyesi olabilmek için arzularını dile getirdi.
Kosova ile Türkiye arasındaki tarihi ve köklü dostluk
Vrenezi, Kosova ile Türkiye’nin, sıradan işbirliğinin ötesinde çeşitli alanlarda güçlü işbirliğini teşvik eden iki ülke arasındaki bağları güçlendiren tarihi ve köklü bir dostluğu paylaştığını vurguladı.
Kosova’nın kurtuluşu sırasında diğer NATO ülkelerinin yanında yer alan Türkiye’nin sağladığı katkıları gururla andıklarını kaydeden Vrenezi, “Türkiye, Kosova’nın uluslararası alanda tanınmasında ve küresel kuruluşlarla entegrasyonunda aktif rol oynadı. Ekonomik alanda Türkiye, önemli bir doğrudan yatırım kaynağı olarak hizmet veriyor. Savunma alanındaki işbirliği ülkemizin güvenliği açısından giderek daha önemli hale geliyor.” ifadelerini kullandı.
Vrenezi, özellikle son 12 ayda iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 6,1 oranında artış göstererek 919 milyon avroya ulaştığını belirterek, bu büyümenin Kosova ile Türkiye arasında derinleşen ekonomik bağların altını çizdiğini dile getirdi.
Büyükelçi Vrenezi, Maarif Okullarının, Yunus Emre Enstitüsünün ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının (TİKA) projelerinin Kosova’daki varlığının iki ülke arasındaki kalıcı tarihi bağları daha da güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
]]>Bakan Işıkhan, Manisa’da bir otelde “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları, Yüzyılın Kadın İstihdamı” başlığıyla düzenlenen İş-Pozitif Kadın İstihdamı Projesi Bölge Toplantısı’na katıldı.
Konuşmasında projenin ilk bölge toplantısını Manisa’da yaptıklarına dikkati çeken Işıkhan, Manisa’nın sanayisi, ticareti ve tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri olduğunu, bunların yanında “gerçek belediyecilik” anlayışına sahip, kente vizyon katmış bir belediye başkanına sahip olduğunu belirtti.
Türkiye’nin 21 yılda gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile kadınların emek ve çabalarının aktif rol oynadığını dile getiren Işıkhan, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın mümkün olmayacağını, kadınların yenilikçi bakış açılarına ve çözüm odaklı fikirlerine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
Işıkhan, 21 yılda İŞKUR vasıtasıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişinin yüzde 32,6’sına denk gelen 4 milyondan fazla istihdamı kadınların oluşturduğuna dikkati çekerek, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İŞKUR’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2,5 milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İŞKUR aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitim, bildiğiniz gibi özellikle nitelikli iş gücünü artırma noktasında hayati bir öneme sahip. Kadınlarımızın mesleki eğitim programlarına ilgisi, bu alandaki varlığı bizleri ziyadesiyle memnun ediyor.” diye konuştu.
Geçen yıl 25 binin üzerinde kadının kurs ve programlardan yararlandığını aktaran Bakan Işıkhan, 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına iş ve meslek danışmanlığı hizmeti verdiklerini dile getirdi.
Kadınların çalışma istek ve azimlerini bu rakamlarda da görebildiklerini, bu kararlılığı tüm imkanları seferber ederek ülkenin istikbali için birer katma değere dönüştürmenin gayreti içerisinde olduklarını bildiren Işıkhan, İş Pozitif Projesi’nin böyle bir anlayışın eseri olduğuna işaret etti.
“Son 22 yılın en düşük işsizlik oranı”
İş Pozitif Projesi’ne 10 bakanlığın dahil olduğunu, projenin kadınların iş gücüne katılımını arttırmanın yanında çalışma hayatındaki kayıt dışı istihdamı azaltmayı da hedeflediğini dile getiren Işıkhan, şöyle konuştu:
“Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağına işaret etmektedir. Diğer yandan İş Pozitif’i başlattığımız 9 Şubat’tan bu yana, yani geçtiğimiz 2 hafta içinde 15 bin 262 kadını işe yerleştirdiğimizin müjdesini vermek istiyorum. Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan projeyle daha fazla çalışıp hem toplumsal hem de iktisadi kalkınmaya katkı sağlayan emektar kadınlarla Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı yapacaklarını dile getiren Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın da Türkiye’nin istiklalinin ve istikbalinin teminatı olduğunu belirtti.
Işıkhan, “Yüzyılın Kadın İstihdamı” niteliğindeki projeye “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya, Türkiye Yüzyılının Kadınları” ismini verdiklerini anımsatarak, projenin başta kadınlar olmak üzere çalışma hayatına, Türkiye’ye hayırlar getirmesini temenni etti.
Bakan Işıkhan, konuşmasının ardından Manisa’da en fazla kadını istihdam eden firmaların temsilcilerine plaket verdi.
Daha sonra kadın kooperatifleri, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve yüksek oranda kadın çalışan istihdam eden firmaların yer aldığı İş Pozitif Kadın İstihdam Fuarı’nın açılışını yapan Bakan Işıkhan, stantları gezerek yetkililerden bilgi aldı.
Toplantıya Manisa Valisi Enver Ünlü, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ve AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert de katıldı.
]]>İzmir Ticaret Odasında düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları”na katılarak bir konuşma yapan Işıkhan, Türkiye’nin üretim, istihdam ve kalkınma sürecine katkı sağlayan iş dünyasının yanında yer almaya devam ettiklerini söyledi.
Işıkhan, İzmir’de 2002’den bu yana yaklaşık 865 bine yakın kişinin İŞKUR aracılığıyla iş bulduğunu belirterek, “İzmir’de ve tüm şehirlerimizde işverenlerimizi ve iş arayan vatandaşlarımızı kendilerine en uygun iş olanaklarına hızlı bir şekilde ulaştırabilmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarını tavsiye ediyorum.” dedi.
İstihdamda ve iş gücünde rekorların kırıldığı bir dönemden geçildiğini aktaran Bakan Işıkhan, “Mart ayında açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002’den bu yana en yüksek iş gücüne katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağına da işaret etmektedir.” diye konuştu.
Yaklaşan Genel Mahalli İdareler Seçimlerine de değinen Işıkhan, İzmir’in kronik sorunlarının çözümü ve acil ihtiyaçlarının giderilmesi için vizyoner yerel yönetimlere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Işıkhan, şöyle konuştu:
“Birinci derece deprem bölgesinde bulunan ve riskli grupta yer alan şehrimizin dirençli bir şehir olmaya ihtiyacı vardır. Coğrafyası ve doğasıyla muhteşem bir şehir olan İzmir’imizin gelişim odaklı, havası, suyu, toprağı, temiz bir çevre ve şehircilik anlayışına ihtiyacı vardır. İzmir’in ihtiyaç duyduğu her şey, Türkiye Yüzyılı şehirleri için ‘gerçek belediyecilik’ ana başlığı altında sunduğumuz seçim beyannamemizde vardır. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon, kendisi de burada Konak Belediye Başkan adayımız Sayın Ceyda Bölünmez Çankırı Hanımefendi’de de vardır. Bu vizyon Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Hamza Dağ’da da vardır.”
“Çalışma toplantılarımıza başladık”
Işıkhan, çalışma hayatı ile ilgili kendileri dışında çok yorum yapıldığını ve bu konuda haberler çıktığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Tabii ki çalışma hayatı dinamik bir yapıya sahip ve her zaman üzerine konuşulacak, ‘Daha iyi nasıl yaparız?’ diye tartışılacak bir alandır. Bilmenizi isterim ki biz istişare kültürüne önem veren bir hükümet ve bakanlığız. Geçtiğimiz ay Sayın Cumhurbaşkanımız İş Kanunu’nun yeniden ele alınması konusunda bir açıklaması oldu. Biz de akabinde hemen gerek Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu gerek Adalet Bakanlığımız ile çalışma toplantılarımıza başladık, bu süreç devam ediyor. Biz daima işçimizin ve işverenimizin kazanılmış haklarını korumayı öncelikliyoruz, devamında ise Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir iş kanunu ve çalışma hayatı konusunda da elimizden geleni yapacağımızı belirtmek isterim. Bu yüzden doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece kamuoyunda yer alan haberlerin dikkate alınmaması gerektiğini belirtmek isterim.”
Işıkhan, yapılacak çalışmaların iş hayatının tüm paydaşlarının ortak görüşleriyle belirleneceğini sözlerine ekledi.
Programda, AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli de birer konuşma yaptı.
]]>Işıkhan, Memur-Sen Genel Merkezinde düzenlenen ve 25 ülkeden 33 konfederasyon ile birlikte kurulan Uluslararası Emek Örgütü’nün 1. Olağan Genel Kurulu’na katıldı.
Burada konuşan Işıkhan, son bir yıl içerisinde Türkiye’nin çalışma hayatı adına atılan adımların, çalışma hayatına ilişkin gelişim hızını göstermek için yeterli olduğunu söyledi.
Elde edilen başarıda işçi, işveren ve kamu işbirliğinin payının büyüklüğüne dikkati çeken Işıkhan, “Bu yolda, özellikle de çalışma hayatı anlamında en büyük paydaşlarımız, en önemli yol arkadaşlarımız sivil toplum kuruluşlarımız ve sendikalarımız olmuştur.” ifadesini kullandı.
“Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engelleri kaldırdık”
Bakan Işıkhan, sivil toplum kuruluşlarının, ortak bilinci sürdürmenin ve katılımcı bir yönetim anlayışını gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biri olduğuna vurgu yaparak, “Geçmişte, sendikacılık, işçi, memur ve işveren ilişkilerini düzenleyen ve adil temsilini sağlayan sosyal diyalog mekanizmalarımız, hak ettiği değeri ve gerekli ilgiyi görememiş, ihmal edilmişti. Ancak son 21 yılda her alanda olduğu gibi sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engelleri kaldırdık.” diye konuştu.
Işıkhan, memurun, işçinin ve işverenin haklarının korunduğu, savunulduğu platformları, sadece çalışan, çalıştıran tarafları açısından değil, devletin ve hükümetin çalışmaları açısından da önemli bir girişim olarak gördüğünü söyledi.
Memur-Sen’in kurulduğu günden bu yana Türkiye’de milli iradeden yana onurlu bir duruş ortaya koyduğunu belirten Işıkhan, “Memur sendikacılığında yakın bir geçmişe sahip olmamıza rağmen Memur-Sen, bilgi ve tecrübesiyle sosyal diyaloğa, toplumsal uzlaşıya, çalışma hayatının yapısal sorunlarına, çözüm hususunda çok ciddi katkılar sağlamıştır.” dedi.
Bakan Işıkhan, AK Parti iktidarları döneminde kamu görevlilerinin sendikalaşma oranının sürekli artan bir seyir izlediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Hükümet olarak elbette en büyük temennimiz, bu oranların çok daha yüksek seviyelere çıkması ve tüm kamu çalışanlarımızın sendikalaşması yönündedir. 21 yılda toplu sözleşmeler dahil memurlarımızın sendikal haklarının, çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik çok önemli adımlar attık. Bunlardan en önemlisi şüphesiz kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları için toplu sözleşme imkanı sunan 2010 Anayasa referandumudur. Biliyorsunuz yakın bir zamanda da 7. Dönem Toplu Sözleşmemizi imzaladık. Bu süreci de yine memur sendikalarımızın katkılarıyla başarıyla gerçekleştirdik. En önemli sosyal paydaşlarımız olan sendikalarımız her zaman demokrasimizin ve çalışma hayatımızın güvencesi olmuşlardır.”
Çalışma hayatının, toplumun tüm kesimlerini doğrudan ya da dolaylı şekilde ilgilendirdiğini belirten Işıkhan, sosyal güvenlik, örgütlenme ve toplu sözleşme gibi birçok konuda sendikaların öncü rol üstlendiğine dikkati çekti.
“Artık vizyoner bir Türkiye var”
Demokrasi, adalet ve istikrar olmadan hizmetin de üretilemeyeceğini söyleyen Işıkhan, “Türkiye’nin ekonomide zaafa uğradığı dönemlere baktığımızda görüyoruz ki bu dönemler aynı zamanda siyasi istikrarsızlıkların, belirsizliklerin olduğu, adeta milli iradenin hiçe sayıldığı dönemlerdir. Hamdolsun ki artık sadece önündeki birkaç yılın hesabını yapan değil, önündeki yüzyıllık süreci görüp, hedeflerini buna göre belirleyen vizyoner bir Türkiye var.” diye konuştu.
Bakan Işıkhan, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının “Türkiye Yüzyılı” olacağına inandıklarını belirterek, “Bu noktada, özellikle çalışma hayatı alanında, ulusal olduğu kadar uluslararası işbirliklerinin de öneminin farkındayız. Çünkü artık iki kutuplu bir dünyada değil çok kutuplu bir dünyada yaşıyoruz. Artık insani değer yargılarına, emeğe, insan hak ve özgürlüklerine dair basmakalıp, klişe insan hakları sözlerinin, anlamını ve işlevini yitirdiği bir süreçten geçiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Işıkhan, adaleti tesis etme iddiası taşıyan uluslararası kuruluşların, bir bebeğin canını dahi koruyamadığı bir dünyada, din, dil, ırk ayrımı olmaksızın tüm vicdanlı halkların bir araya gelebildiği bir dönemin tecrübe edildiğini söyledi.
Değişen ve dönüşen çağ ile birlikte birlik ve beraberlik kriterlerinin de değiştiğini belirten Işıkhan, “Mevcut paradigmaların, dünyada hemen her alanda baş göstermekte olan haksızlığın, adaletsizliğin ve zulmün acı yükünü taşıyamadığı inkar edilemez bir gerçek olarak karşımızda durmakta. Bu şartlar altında küresel birlik ve beraberliğin herkes için çok daha büyük anlamlar ifade ettiğini özellikle belirtmek isterim.” dedi.
“Şiddet zamanın ruhu olma yolunda ilerliyor”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise her geçen gün krizin egemenliği altına giren bir dünyada yaşanıldığına, şiddetin artık zamanın ruhu olma yolunda ilerlediğine dikkati çekti.
Savaşların yaygınlık gösterdiğini, toplumsal alandaki şiddetin ciddi bir sorun teşkil ettiğini ve insanların yerlerinden, yurtlarından edildiğini belirten Yalçın, iklim sorunları, yangın, sel, deprem gibi olgularla adeta bir felaketler çağına doğru sürüklenildiğini söyledi.
Yalçın, hem ülkeler bazında hem de ülkeler arasında gelir dağılımındaki uçurumun gittikçe derinleştiğine dikkati çekerek, “Dünyanın en büyük ekonomileri bugün resesyon sorunuyla uğraşıyor. En son, Japonya ve İngiltere ekonomileri de duraklamaya girdiler. Bugün Batı’da kriz yönetimi yapamayan hükümetler, savaş çağrısında bulunuyor. Jeopolitik riskler, tedarik zincirlerindeki kopuşlar sürecin o kadar da kolay atlatılmayacağını gösteriyor.” diye konuştu.
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, Filistin İşçileri Sendikaları Genel Federasyonu’nun, Uluslararası Emek Örgütü’nün (ILC) kurucu kadrosunda olmasına rağmen, Filistin’de yaşanan çatışmalar nedeniyle bugünkü 1. Olağan Genel Kurul’a katılım sağlayamadığını bildirdi.
Bakan Işıkhan, konuşmaların ardından, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1. Olağan Genel Kurulu’na katılan ülke temsilcileri ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>Bakan Işıkhan, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda kentteki iş insanları ile bir araya geldi.
Burada konuşan Işıkhan, ürettikleri katma değer, ticari ve sosyal hayatta ortaya koydukları çalışmalarla kente, bölgeye ve ülkeye her daim güç katan iş insanlarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kalındığını ifade eden Işıkhan, depremlerin 11 ilde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdiğini anımsattı.
Elazığ’ın hem 24 Ocak 2020’de meydana gelen Sivrice merkezli deprem hem de 6 Şubat 2023’teki depremlerle sarsıldığına işaret adan Işıkhan, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin tüm organlarının üzerine düşeni yerine getirdiğini, hala da getirmeye devam ettiğini söyledi.
Sivil toplum kuruluşlarının da elini taşın altına koyduğunu anlatan Işıkhan, “Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise ‘asrın felaketi’ni asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Size ayrıca teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.
Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Işıkhan, ilk günden beri deprem bölgesine destek veren herkese teşekkür etti.
Işıkhan, yürekleri derinden yaralayan ve ömür boyunca hafızalardan ve kalplerden silinmeyecek o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.
“Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini gidermek için tedbirler aldık”
Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde “asrın felaketi”nden etkilenen vatandaşlarla ilgili üzerlerine düşeni yapmak için gayret ettiklerini belirten Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Depremin, çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldık. İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’da da sorumluluktan kaçınmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Programında (TYP) 9 ay olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Elazığ’a talebi olan 500 TYP yerine bu rakamı 750 olarak güncelledik. Elazığ’ımıza hayırlı olsun inşallah.”
Işıkhan, AK Parti olarak iktidara geldikleri ilk günden itibaren Bakanlık olarak tüm birimlerle kentin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduklarını, İŞKUR aracılığıyla 2002’den bu yana Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşı özel sektörde ve kamuda işe yerleştirdiklerini aktararak, bunun yanı sıra aktif işgücü piyasasının ihtiyaçlarını tespit ettiklerini, vatandaşların nitelik kazanması ve daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenlediklerini kaydetti.
“TYP kapsamında vatandaşlarımızın iş gücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullanan Işıkhan, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği, ücret garanti fonu, iş kaybı tazminatı ve yarım çalışma ödeneği kalemlerinde verdikleri desteklerle ekonomik anlamda işçi ve işverene katkı sunduklarını belirtti.
“Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz”
Işıkhan, “Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da 2 gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza, güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun inşallah. Nasıl liderimiz, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti.’ düşüncesiyle değil, ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız.’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz.” dedi.
Sürekli temas halinde oldukları ve fikir alışverişinde bulundukları iş dünyasının değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanı’na ve hükümete olan güvenini bildiklerini dile getiren Işıkhan, bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalara titizlikle devam ettiklerini ifade etti.
“Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de iş birliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz.” diyen Işıkhan, bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaşın ise yerel yönetimler olduğunu bildirdi.
Işıkhan, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerin önemine işaret ederek, “Türkiye Yüzyılı” hedefi doğrultusunda, Cumhurbaşkanı’nın katılımlarıyla “Türkiye Yüzyılı İçin Gerçek Belediyecilik” ana başlığı altında seçim beyannamesini açıkladıklarını belirtti.
AK Parti’nin belediyecilikte rüştünü ispatlayarak, milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde 20 yıldır ülkede belediyecilik destanı yazdığını ifade eden Işıkhan, ülkede temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerde bu boşluğun, samimiyet ve gayretle çalışan AK Partili belediye başkanları tarafından doldurulduğunu kaydetti.
Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı kadrolarının bugün de ülkenin her bir noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğuna dikkati çekerek, Elazığ’ın bu noktada 2004 yılından bu yana AK Parti’ye destek verdiğini ve gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu her seçimde gösterdiğini söyledi.
Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın 2019’da olduğu gibi bu seçimden de büyük bir teveccühle, alnının akıyla çıkacağına inandığını belirten Işıkhan, “AK Parti olarak hedefimiz, tüm büyükşehirlerimizde ve illerimizde AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşlarımızın teveccühünü kazanmaktır.” ifadesini kullandı.
“AK Parti’nin belediyecilik anlayışı hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir”
Işıkhan, “AK Parti’nin belediyecilik anlayışı vizyoner yerel yönetimi, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir belediyeciliği, dirençli şehirleri, kimlikli, gelişim odaklı, havası, suyu ve toprağı temiz şehirleri ve çevreyi, duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyeciliği, kültürel kalkınma ve kültür belediyeciliğini, hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir.” dedi.
Elazığ’da yapılan çalışmalara değinen Işıkhan, bu çalışmalarda emek veren Belediye Başkanı Şerifoğulları’nı kutladı.
Bu vizyonu rehber edinerek, “Türkiye Yüzyılı” şehirlerini inşa edeceklerini anlatan Işıkhan, şunları kaydetti:
“Sizlerin de destek ve teveccühü ile ‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bununla birlikte hükümet olarak sağlık ve eğitim başta olmak üzere her alanda tesis ettiğimiz güçlü sosyal devlet anlayışımızı yerel yönetimlerde de tekrar yaşatabilmemiz en önemli konulardan biri. Duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyecilik hedefi kapsamında iş dünyasının da güçlü desteğiyle, hükümet ve yerel yönetim işbirliğiyle huzurlu toplumsal yapıyı koruyacak ve güçlendireceğiz.”
“Türkiye Yüzyılı Şehirleri” için hazır ve kararlı olduklarını dile getiren Işıkhan, Elazığ’a hizmet yolunda her desteği vereceklerini, kapılarının her zaman açık olduğunu belirtti.
Işıkhan, “1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel günlere uyanacağı bir icraat döneminin şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Elazığ’ımız ve deprem bölgesindeki diğer şehirlerimiz başta olmak üzere ülkemizin her bir noktasında iş dünyasının, iş gücü piyasasının, çalışma hayatının ve milletimizin her bir ferdinin destekçisi olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Program daha sonra basına kapalı devam etti.
Programa, Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı İsmail Ertüzün, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ile kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
]]>Işıkhan, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un seçim çalışmaları kapsamında Kadıköy’de bir otelde düzenlenen “STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri Buluşma” programına katıldı.
Burada bir konuşma yapan Işıkhan, sivil toplum kuruluşlarını ve meslek örgütlerini çalışma hayatının mutfağı olarak gördüğünü belirterek, karar alma mekanizmalarında yer alan yöneticiler ve idarecilerin her ne kadar sistemin başında olsalar da asıl icraatı, politikayı üretenlerin sahalar olduğunu kaydetti.
Bakan Işıkhan, “Hizmetin üretilmesi için gereken talebi oluşturan, sokakların nabzını tutan, toplumun sesi olan asıl merci milletin kendisidir. Bu anlayışla görev alanımız ne olursa olsun, 21 yıldır her daim vatandaşlarımızın arasında olduk. İşçisinden işverenine, STK’sından özel sektörüne kadar toplumumuzun her kesimiyle sürekli dirsek teması içerisinde bulunduk.” diye konuştu.
Türkiye Yüzyılı’nın kabinesi olarak göreve başladıklarından beri, ülkenin çalışma hayatı için emektarlarla bir araya geldiklerini ve şehirlerin özelinde yaşanan sorunları, ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla ilçe ilçe, şehir şehir dolaştıklarını ifade eden Işıkhan, İstanbul’da mesleki kuruluşlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, sendikalarla ve iş insanlarıyla sık sık bir araya gelmeye gayret ettiklerini, özellikle sahadan, milletten gelen talepleri, geri dönüşleri ilk ağızdan duymayı çok önemsediklerini söyledi.
“Görüşleriniz, geri bildirimleriniz, talepleriniz bizler için çok ama çok önemlidir”
Katılımcılara seslenen Işıkhan, “Sizler yaşadığınız şehrin ve ilçenin tüm sorun ve ihtiyaçlarını bilen insanlarsınız. Bu sebeple görüşleriniz, geri bildirimleriniz, talepleriniz bizler için çok ama çok önemlidir. Vatandaşımıza tek tek ulaşamadığımız noktalarda sizlerin, STK’ların, kanaat önderlerinin, mesleki örgütlerimizin temsilcilerine ulaşıyoruz. Bu yüzden sizleri bir çınarın kökleri gibi değerli ve önemli hissediyoruz.” görüşünü paylaştı.
Bugüne kadar milletten gelen istekleri hiçbir zaman geri çevirmediklerine dikkati çeken Işıkhan, “Emeklilerimize, çalışanlarımıza, işverenlerimize, sendikalarımıza, ticaret odalarımıza hiçbir zaman kapımızı kapatmadık. Katılımcı sosyal devlet anlayışımızın gerektirdiği şekilde istişare ve ortak akılla hareket ederek her zaman milletimizin yanında olduk. AK Parti yönetim anlayışının 21 yıllık başarı sırrı da tam olarak burada ortaya çıkmaktadır. Biz, 21 yıldır bu azmi ve çabayı hiçbir zaman kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz inşallah.” şeklinde konuştu.
“Cumhur İttifakı olarak, cumhurun gösterdiği istikamette yürüyoruz”
Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bugüne kadar sözünü verip de yapmadıkları hiçbir vaat, yatırım ve üretim hamlesinin olmadığını da kaydederek, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunun en önemli şahidi de sizlersiniz değerli kardeşlerim. Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. Dün olduğu gibi bugün de Cumhur İttifakı olarak aynı hassasiyetle gelecek yüzyıla, çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışını yürütüyoruz. Cumhur İttifakı olarak, cumhurun gösterdiği istikamette yürüyoruz.”
Ülkenin gücünün büyük ölçüde yerel yönetimlerin gücünden geldiğini, işçiyi, emekçiyi, işvereni, yatırımcıyı, üreticiyi mağdur etmemek için bugüne kadar ellerini taşın altına koymaktan çekinmediklerini, gelecekte de aynı anlayışla çalışmalarına devam edeceklerini aktaran Işıkhan, millet ile ülkenin maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında vatandaşları refaha ulaştırmayı ve yaşam kalitelerini yükseltmeyi dert edindiklerini anlattı.
“Biz pandeminin zor şartlarında dahi büyümeyi başarabilmiş bir ülkeyiz”
Adım adım stratejik hedeflerine ilerlediklerini, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat vizyonuyla büyümeye ve istihdamı artırmaya devam edeceklerini vurgulayan Bakan Işıkhan, “Biz pandeminin zor şartlarında dahi büyümeyi başarabilmiş bir ülkeyiz. Bunu, sizlerin gösterdiği direnç ve dayanıklılık sayesinde, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğindeki AK kadroların vizyoner bakış açısı sayesinde başarabildik, binlerce şükür.” ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde bütün ülkelere örnek olacak bir dayanışma gösterdiklerini belirten Işıkhan, “Birlikte ne kadar güçlü olduğumuzu bir kez daha tüm dünyaya göstermiş olduk.” dedi.
Bakan Işıkhan, genel icraatlardaki başarılarının temelini oluşturan unsurun yereldeki başarıları olduğunu, çünkü gelişim, ilerleme ve kalkınmanın yerelden başladığını, bu anlamda partinin halka hizmet vizyonunun da yerel yönetim tecrübesine dayandığını ifade etti.
“Murat Kurum’un İstanbul’da hizmet kalitesini en yükseğe çıkaracağına inanıyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti’nin, Türkiye’de belediyecilik anlayışını değiştirdiğini, milleti gerçek belediyecilikle buluşturduğunu belirten Işıkhan, 21 yıldır eser ve hizmet denilince akla AK Parti’nin geldiğini söyledi.
Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Oyunu AK Parti’ye vermeyen muhalif seçmen dahi ‘Yaparsa AK Parti yapar’ diyerek bu hakikati, güveni ortaya koymaktadır. İstanbul’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes farkında. Biz İstanbul’dan umutluyuz, görüyorum İstanbul da umutlu. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak çok tecrübeli, çok dinamik, çok enerjik, çok genç bir başkan adayımız var. Sayın Murat Kurum bakanımız, senelerdir bulunduğu görevlerde yaptıklarıyla göz doldurmuş, halkın gönlüne girmiş bir bakanımız. İstanbul için gerçekten büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. 31 Mart akşamı aziz İstanbul’daki 5 yıllık fetret devri inşallah Murat başkanımızla son bulacaktır. Bakanımızın İstanbul’a kaybettiği yıllarını geri kazandıracağına yürekten inanıyoruz. Murat Kurum bakanımızın İstanbul’da hizmet kalitesini en yükseğe çıkaracağına inanıyoruz.”
“İstanbul 1 Nisan sabahı AK Parti ile gerçek belediyeciliğe kavuşacak”
???????Kurum’un çevre ve şehircilik alanında sadece Türkiye’nin değil dünyanın önde gelen tecrübeli isimlerinden biri olduğuna işaret eden Işıkhan, kentsel dönüşüm noktasında şehirlerin ve ilçelerin dilinden anlayan, şehrin ihtiyaçlarını, eksiklerini, potansiyelini bilen vizyon sahibi tecrübeli idarecilere ihtiyaç duyulduğundan, Kurum’un İstanbullular için en doğru seçim olduğunu kaydetti.
Türkiye Yüzyılı şehirlerinin başkenti İstanbul’un 1 Nisan sabahı AK Parti ile gerçek belediyeciliğe kavuşacağını söyleyen Işıkhan, bu birlik ve beraberlik ruhuyla 31 Mart’ta da milli iradenin tecellisi noktasında bir destan yazacaklarına inandıklarını aktardı.
İstanbul’un mevcut potansiyelini ve halihazırdaki faaliyetlerini daha çok geliştirmeye çalışacaklarını belirten Bakan Işıkhan, istihdamdan sosyal güvenliğe ve sosyal politikalara kadar geniş bir yelpazede şehrin her türlü sorunuyla birebir ilgilenmeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
]]>Bakan Işıkhan, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen SGK ve İŞKUR İl Müdürleri İstişare Toplantısı’na katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Işıkhan, Türkiye siyasi tarihinde ilk kez tecrübe edilen iki aşamalı bir seçim sürecinin ardından yeni kabineyle 8 aylık bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını söyledi.
Bu süre zarfında, hem çalışma hayatı hem de ülke adına çok önemli adımlar attıklarını belirten Işıkhan, asgari ücret, 7. Dönem toplu sözleşme müzakereleri, memur ve emeklilerin aylıklarında yapılan artışlar, destekler ve deprem yardımları gibi birçok icraatı hayata geçirdiklerini belirtti.
“Attığı her adımda sürekli hedef büyüten bir Türkiye olarak, artık önümüzde daha büyük hedefler bulunmaktadır” ifadesini kullanan Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var. Başta bakanlığımız olmak üzere tüm kamu kurumlarımızın gelecek politikaları bakımından mihenk taşı olarak gördüğümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mimarı olduğu Türkiye yüzyılı hedefimiz var. Yediden yetmişe ülkemizin her bir ferdinin bu hedefe odaklanması, bu vizyonun farkındalığını taşıması önem arz ediyor. ” diye konuştu.
“Deprem bölgesi şehirlerini canlandırmak için çalışmaya devam edeceğiz”
Bakan Işıkhan, üç gün sonra birinci yıl dönümünü idrak edecekleri “asrın felaketi”nin acısını her daim yüreklerinde hissettiklerini ifade ederek, bu felakette kurum çalışanları dahil binlerce canı yitirdiklerini belirtti.
Böyle zamanların sosyal devlet olmanın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı, şefkat ve merhamet medeniyeti olmanın anlamının çok daha iyi idrak edildiği zamanlar olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Her zor zamanımızda olduğu gibi yine yaralarımızı birlikte saracağız, birbirimize tutunarak ayağa kalkacağız ve bu güçlü dayanışmayla ayakta kalacağız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Bilhassa deprem bölgesi şehirlerimizi bir an önce canlandırmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Bu doğrultuda bugüne kadar yaptığımız tüm çalışmaları daha da güçlendirerek hedefimize yürüyeceğiz. Gayretimizi, motivasyonumuzu daha da arttırarak üreteceğiz.” diye konuştu.
Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının artık kendine ‘yüzyıl vizyonu’ kazandırmış bir ülkenin mihenk taşlarından biri olduğunu, bütün icraatlarını bu hakikatin farkındalığıyla gerçekleştirdiğini belirtti.
“SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz”
Işıkhan, dünyaya rol model olan, sürekli takip edilen, gıptayla bakılan ve örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemini yönettiklerini söyledi.
Sosyal Güvenlik Kurumunun 85 milyon vatandaşın güvencesi, umudu ve geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Sosyal güvenlik noktasında vatandaşlarımızı koruma altına alan, çalışma hayatında kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan ve haklarını, sağlıklarını, emekliliklerini, ölüm sonrasında ise eş ve çocuklarını koruma altına alan büyük bir şemsiyedir. Aynı zamanda kurumumuz, devlet ile vatandaş arasındaki bağı ve vatandaşlarımızın devletimize olan güvenini sağlayan kurumdur.” ifadelerini kullandı.
Işıkhan, il müdürleri başta olmak üzere tüm SGK çalışanlarının insanlarla iletişimi, milletin ihtiyaç ve taleplerine yaklaşımı ne kadar şefkatli ve problem çözme odaklı olursa, vatandaşlarla aralarındaki bağın da o denli gelişeceğini vurgulayarak, “2024 yılının ilk yarısı için emekli aylıklarındaki zam oranını tüm emeklilerimiz için yüzde 49,25’te eşitledik. Bu gece itibarıyla söz konusu karar Resmi Gazete’de yayımlandı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimiz ile hak sahiplerinin aylık fark tutarlarını ödemeye başlayacağız. SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz.” dedi.
“Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir”
Son yıllarda alanında çok başarılı projelere imza atan en önemli kuruluşlarından birinin hiç şüphesiz kamu istihdam kurumu, Türkiye İş Kurumu olduğunu vurgulayan Işıkhan, İŞKUR’un istihdam ve çalışma hayatında bir dünya markası haline geldiğini söyledi.
İŞKUR’un dünyada parmakla gösterilen ve sürekli takip edilen bir iş ve işçi bulma sistemini temsil ettiğini ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:
“Hükümetimizin son yıllardaki en önemli gündem maddesi, yatırım, üretim ve istihdam dengesine dayalı büyüme politikasıdır. Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir. Yerli ve milli sanayimiz başta olmak üzere her alanda özgünlük ve bağımsızlık temel şiarımızdır. Hamdolsun bunu başarmak adına çok ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bu atılımların doğal bir sonucu olarak daha fazla istihdam, daha nitelikli iş gücü ve daha müreffeh yaşam şartları vatandaşlarımız adına en temel hedefimiz olmuştur. Her geçen gün büyüyen ekonomimiz, siz idarecilerimizin başarılı çalışmaları ve uyguladığı politikalar sayesinde istihdamımıza da olumlu şekilde yansımaktadır.”
“Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlıyız”
Politikalar ve uygulamalar sayesinde, vatandaşların geleceğe yeni fırsatlar, yeni heyecanlar ve yeni umutlar çerçevesinde baktığını dile getiren Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle dile getirdiği gibi güçlü bir ekonomi ve güçlü bir toplumlarının olduğunu söyledi.
Işıkhan, “Türkiye’yi kur ve enflasyon oyunlarıyla teslim almaya çalışanlara verilecek en büyük cevap, devlet-millet el ele mücadele etmek ve istihdama katılarak müreffeh bir toplum olma yönünde çalışmaktır” ifadesini kullanarak, mücadelenin en büyüğünün ise 7’den 70’e her bir ferdin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması olduğunu vurguladı.
Güçlü çalışma hayatı, güçlü yarınlar ve Türkiye Yüzyılı için el ele verip çalışacaklarını vurgulayan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlı olduklarını belirtti.
Işıkhan, kayıt dışı istihdamı ve işsizliği azaltıp, istihdamı, girişimi ve güçlü sosyal güvenlik sisteminin hizmet kalitesini artırmaya devam edeceklerini dile getirerek, “Her daim hükümetimizi, bakanlığımızı ve ülkemizi temsil etmenin bilinciyle, milletimizin devletine olan güvenini artıracak daha başarılı çalışmalara, el ele, gönül gönüle, hep birlikte imza atacağız.” dedi.
]]>Bakan Işıkhan, Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen Türkiye Kamu-Sen Genişletilmiş Şube Başkanları İstişare Toplantısı kapsamında düzenlenen “Cumhuriyet’imizin 2. Yüzyılında Kamu Personel Rejiminin Geleceği Paneli”ne katıldı.
Işıkhan, Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu topraklarda hüküm sürdükçe gerek sınır içerisinde gerek de sınır dışında teröre, teröriste ve hıyanete geçit vermeyeceğini belirtti.
Işıkhan, terörle ve ona destek olan odaklarla mücadelelerinin köklerini kurutana kadar azim ve kararlılıkla devam edeceğini söyledi.
Türkiye’nin son yıllarda atlattığı badirelere rağmen her zaman büyüme ve kalkınma yolunda başarıyla ilerlediğini kaydeden Işıkhan, bu kalkınma sürecinin, çalışma hayatının tüm bileşenlerine de olumlu yansıdığını vurguladı.
Yeni asgari ücret miktarını geçen hafta karara bağladıklarını hatırlatan Işıkhan, enflasyon karşısında çalışanların yanında olma kararlılığını koruyarak asgari ücreti 11 bin 402 liradan 17 bin liraya yükselttiklerini kaydetti.
“Bu rakamla net asgari ücrete önceki döneme göre yüzde 49, önceki yıllara göre de kümülatif olarak yüzde 100 oranında artırmış olduk.” diyen Işıkhan, asgari ücretin 2002 yılına göre reel olarak 3,5 kat artış sağladığını vurguladı.
Aralık ayı enflasyon oranıyla memur ve memur emeklilerine de yüzde 49,25 artış yapılacağına işaret eden Işıkhan, “Bu süreçte bize liderlik eden Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere sürece destek veren, katkı sağlayan tüm işçi ve işveren sendikalarımıza, kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle ortak akıl ve istişare anlayışımızı da pekiştirmiş olduk. Hükümet olarak, göreve geldiğimiz günden bu yana, konu ne olursa olsun her zaman ilgili taraflarla istişareden yana olduk, sosyal diyalog mekanizmalarını hassasiyetle işleten bir yönetim anlayışını benimsedik.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlara hizmet bilinciyle hareket ederken her alanda paydaşlarla hareket etmeyi, onların öneri ve eleştirilerini dikkate alarak yol almayı kendilerine düstur edindiklerini aktaran Işıkhan, “Bugün burada bir arada bulunmamız bu anlayışın açık bir tezahürüdür. Sendikacılık, sosyal dayanışmanın en büyük itici gücüdür. Memur sendikalarımız ise hiç kuşkusuz çalışma hayatımızın en önemli temsillerinden biridir. Kamu personel yönetimi alanında en önemli paydaşlarımız, önemli emekleri bulunan kamu görevlileri sendika ve konfederasyonlarıdır.” diye konuştu.
Bakanlık olarak her fırsatta sosyal paydaşlarla bir araya geldiklerini, istişare ve diyalog mekanizmalarını canlı tuttuklarını anlatan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bu anlayışla istişare mekanizmamızın olmazsa olmazı olarak gördüğümüz Üçlü Danışma Kurulunu uzun bir aradan sonra 20 Ekim’de yeniden topladık. Kamu Personeli Danışma Kurulumuzu yakın zamanda toplayarak kamu görevlilerimizle ilgili hususları görüştük. Ülkemizde kamu görevlileri sendikacılığı yakın bir geçmişe sahip olmasına rağmen bu konuda önemli adımlar atıldı. Bildiğiniz gibi kamu çalışanlarımıza sendika kurma hakkı 1995 yılında Anayasa değişikliği ile tanınmış, bu hakkın kullanımını düzenleyen yasa ise 2001 yılında yürürlüğe girmişti. Böylece memur sendikacılığı yasal bir zemine oturmuş oldu. O tarihten itibaren özellikle hükümetlerimiz döneminde kamu görevlileri sendikacılığında sendikalaşma oranı hep artan bir seyir izledi.”
2010 Anayasa referandumu vurgusu
Bakan Işıkhan, hükümet olarak elbette en büyük temennilerinin bu oranların çok daha yüksek seviyelere çıkması ve tüm kamu çalışanlarımızın sendikalaşması yönünde olduğunu söyledi.
“Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana özellikle kamu görevlileri sendikacılığında son derece önemli değişiklikleri hayata geçirildi.” diyen Işıkhan, bunlardan en önemlisinin şüphesiz kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları için toplu sözleşme imkanı sunan 2010 Anayasa referandumu olduğunu dile getirdi.
Kamu görevlilerine mali ve sosyal haklarının belirlenmesi sürecinde masaya oturarak taraf olma hakkı veren bu değişikliğin hem istişare kültürü hem de kamu sendikacılığı alanında oldukça önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkati çeken Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2012 yılında yürürlüğe giren yasa doğrultusunda toplam yedi toplu sözleşme gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ağustosta ise bildiğiniz gibi 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan kamu görevlilerimizin mali ve sosyal haklarını içeren 7. Dönem Sözleşme Görüşmeleri’ni gerçekleştirdik. Görüşmeler neticesinde alt hizmet kollarına yönelik ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarıyla kamu görevlilerinin geneline yönelik çok sayıda kazanım elde edildi. Bir kez daha tüm kamu camiamız adına hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyet’imizin bir asrını geride bıraktığımız şu zaman diliminde geriye baktığımızda, tüm engellemelere rağmen ulaşılamaz olarak görülen hedeflerimize bir bir ulaştığımızı görüyoruz.
Özellikle hükümetlerimiz dönemini kapsayan son 21 yıl, hemen her alanda olduğu gibi kamu personel yönetiminde de özellikle geçmişin çözülemez denilen sorunlarını sosyal paydaşlarımızla birlikte çözüme kavuşturduğumuz bir dönem oldu.”
Hükümetin insan odaklı hizmet anlayışıyla Türkiye’de kamu dahil tüm hak ve özgürlüklerin teminatı, sorun odaklı değil, çözüm odaklı kamu politikalarının uygulayıcısı olduğunu belirten Işıkhan, kamu çalışanları için gelecekte yapacakları hizmetlerin en sağlam teminatının geçmişte yapmış oldukları reformlar olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet’in ikinci asrının kamu personel rejimi başta olmak üzere ülkeyi ve milleti ilgilendiren her alanda yükseliş dönemi olacağına inandıklarını anlatan Işıkhan, “Bu süreci, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ortaya konulmuş olan Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde Sayın Devlet Bahçeli’nin de çok büyük destekleriyle çalışmanın ve üretimin yüzyılı yapmak ortak hedefimizdir. Biz bugünlere işçisi, işvereni, memuru, yatırımcısı, üretimcisi ve girişimcisiyle, tıpkı bir cephede yardımlaşır gibi dayanışma, birlik ve beraberlik şuuru içerisinde hep birlikte geldik. İstikbalde de aynı ruhu korur, küresel arenada her bakımdan daha büyük ve daha güçlü Türkiye hedefi istikametindeki yürüyüşümüzü aynı kararlılıkla ve azimle sürdürürsek, Allah’ın izniyle dahili ve harici anlamda aşamayacağımıza hiçbir engelimiz olamaz.” diye konuştu.
]]>