Işid – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 25 Jun 2024 08:45:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tülay Hatimoğulları: “Arkadaşlarımızın İkinci Etap Kobani Kumpas Davasında Serbest Bırakılması Gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 08:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35781 (ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ” Türkiye’de AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bugün sevgili Hüda Kaya’nın tutuklu olarak yargılandığı, -diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır” dedi.

6-8 Ekim 2014’teki Kobani eylemlerine ilişkin eski HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay, Garo Paylan, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, duruşma öncesi Sincan Cezaevi önünde açıklama yaptı. Hatimoğulları şöyle konuştu:

“Bugün yine Sincan Adliyesi’nin önündeyiz ve yine gündem Kobani kumpas davası. Kobani kumpas davasının ikinci etabı bugün görülmeye başlanıyor. Daha önce biliyorsunuz Kobani kumpas davasında bir karara bağlanmıştı dava ve kararda içinde geçmiş dönemde eş başkanlığımızı yapmış olan sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın olduğu 13 arkadaşımız bu kumpas davasında haksız ve hukuksuz bir şekilde neredeyse müebbete yakın cezalar verilmiş oldu ve daha önce milletvekili oldukları için isimleri olduğu halde bu aşamada  yargılanmamış olan sevgili Hüda Kaya, Garo Paylan, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar arkadaşlarımız, milletvekillerimiz bugün onlarla ilgili iddianame yayınlandıktan sonra, iddianame sunulduktan sonra bugün ilk yargılamaları gerçekleşecek. Biz dün olduğu gibi bugün de Kobani kumpas davasının bir kumpas davası olduğunun altını sürekli kalın kalın çizdik. Nitekim haklı da çıktık. ve bakın ceza alan arkadaşlarımızın hiç biri isnat eden suçlardan ceza almış değildir. İsnat edilen suçlar neydi? 37 kişinin hayatını kaybetmesi 37 kişinin katledilmesinden sorumlu tutulmuşlardı. Birçok kuruma maddi zarar verdikleriyle ilgili yargılanıyorlardı. Türkiye kamuoyu Yasin Börü cinayeti şeklinde biliyordu bu olayları ve bu dönemde karar açıklandığı zaman görüyoruz ki arkadaşlarımız isnat edilen bu suçlardan ceza almadılar. Zaten hem gizli hem açık tanıkların tanıklıklarına da baktığımız zaman elle tutulur herhangi bir tanıklığa, delile, sonuca varamamışlardır. Bugün Kobani kumpas davasındaki iddianame zaten çökmüştür ve bu çöküşün üzerine arkadaşlarımızın aldığı cezalar parlamentoda, sokakta, parti görevleri üzerinden yapmış olduğu konuşmalar, açıklamalardır. Yine aynı şekilde şimdi içinde tutuklu olan Hüda Kaya arkadaşımızın da bulunduğu Kobani kumpas davasının ikinci etabında da iddianamedeki gelişmelere baktığımızda yine aynı şekilde aynı kumpasın buradaki iddianamede de olduğu gibi devam ettiğini görüyoruz.

“Bu cezalar IŞİD’e ‘sen doğru yoldasın yoluna devam et’ diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır”

Bugün sevgili Hüda Kaya, 28 Şubat döneminde darbecilerin döneminde yargılanmış bir insandır. Aynı Hüda Kaya şu anda sarayın yargısı tarafından aynı mantıkla yargılanmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz. ve dün olduğu gibi taleplerimizi bugün de sıralamaktan asla geri adım atmayacağız. Kobani bir kumpas davasıdır. Kobani kumpas davası AKP’nin ve sarayın koltuk değneğine dönüşmüş olan ve sarayda yazılan iddianamelerle yol alan yargının sonuçlarıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları ortadadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sevgili Selahattin Demirtaş için vermiş olduğu karar bu davada yargılanan bütün arkadaşlarımızı bağlayan bir karardır. ve Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak AHİM kararlarını harfiyen yerine getirmelidir. AHİM kararları der ki; Türkiye’de yargı taraflı davranmıştır. Türkiye’de yargı hukuka göre değil siyasi saiklerle davranmış ve bu kararları vermiştir. Bu kararlar yok hükmündedir ve Kobani kumpas davasında yargılananlar derhal serbest bırakılmalıdır demektedir. ve biz AHİM kararlarının uygulanmasını bir kez daha buradan talep ediyoruz. Bütün Türkiye kamuoyu gayet iyi hatırlayacak ki Kobani kumpas davasının esas hikayesinin başlama noktasını herkes biliyor. Kobani IŞİD’e karşı en güçlü mücadelenin yürütüldüğü bir yerdir. Kobani’yi bütün dünya IŞİD’e karşı verilen onurlu mücadeleyle tanımıştır. ve IŞİD o dönemde Irak’tan Türkiye’nin sınırlarına kadar Levant bölgesinin tamamında bir İslam devleti kurmak amacıyla Müslümanlar da dahil olmak üzere herkesi katletmiş bir örgüttür. Bu ideolojik olan örgütün bu katliamcı, bu kadınlara yönelik düşmanca politika yürüten, tecavüzcü, katliamcı örgüte karşı Kobani halkı, Kürt halkı güçlü bir direniş sergilemiştir. ve bu direniş bütün Türkiye ve dünyada büyük bir onurla, takdirle karşılanmıştır. Ama ne var ki  Türkiye’de AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bu tezgahı asla kabul etmiyoruz.

Kobani direnişi onurlu bir direniştir. Kobani direnişine sadece HDP’liler sahip çıkmamıştır. Türkiye’deki demokrasiden yana olan IŞİD zihniyetine karşı olan herkesin Kobani direnişini takdirle karşılamıştır. Dünya kamuoyu için de öyledir. ve bakın bugün verilen bu kararlar Kobani kumpas davasında 400 küsur sene arkadaşlarımıza verilen cezalar IŞİD’in ekmeğine yağ sürmüştür. Bugün verilen bu cezalar IŞİD’e ‘sen doğru yoldasın yoluna devam et’ diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır. Bu karar IŞİD yanlısı bir karardır. Bu karar ve kararları asla kabul etmiyoruz. ve bugün sevgili Hüda Kaya’nın tutuklu olarak yargılandığı diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/feed/ 0 DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’i eleştirdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-sezai-temelli-hazine-ve-maliye-bakani-simseki-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-sezai-temelli-hazine-ve-maliye-bakani-simseki-elestirdi/#respond Tue, 28 May 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33476 (TBMM) – DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, vatandaşlardan beyanname vermeyen ihbar etmelerini isteyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i eleştirdi. Temelli, “Bence Şimşek yanlış eğitim görmüş casusluk üzerine bir eğitim görseydi çok daha hayırlı olurdu. Muhbir vatandaş yaratmaya çalışıyor. Bu kadar ciddiyetsiz bir yaklaşım tarihte çok az görülmüştür. Muhbir vatandaş eliyle, adeta halkı birbirine düşürerek vergi hasılatı arttırmaya çalışıyor” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail’in Filistin’e yaptığı son saldırıya değinen Temelli, Orta Doğu’da demokratik çözümün ancak bölgenin soykırımdan şiddetten kurtulabileceğini söyledi. Temelli, bunun için de kapsamlı bir ateşkesin hayata geçmesi gerektiğini ifade etti.

27 mayıs 1960 darbesinin yıl dönümünü hatırlatan Temelli, “22 yıldır iktidarda olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’da bugünkü konuşmasında darbelerden yakındı ama bakıyoruz ki 1960 darbesinin müsebbibleriyle kol kola dolaşabiliyor. Darbecilere son vermenin, darbecileri yargılamanın yegane yolu bu mekaniği durdurmaktan geçiyor. Bu konuda demokrasiden, sivil toplumdan yana bir tavrın hayata geçmesi kaçınılmaz bir öncelik olarak önümüzde duruyor. Bunu yapmak için her şeyden önce demokrasiyi sadece sandıkla eş görmemek anlayışına sahip olmak lazım. Demokrasi tüm toplumda adaletin ve özgürlüğün yaygın bir şekilde hayata geçirilmesi ile olur. Seçimden seçime demokrasiyi hatırlayıp onun dışında darbecilerle kol kola gezdiğiniz sürece ne kayyumcu zihniyetten kurtulabilirsiniz ne de siyasi tutsaklığa son verebilirsiniz” dedi.

Temelli, sivil bir anayasadan söz edebilmek için bir yol temizliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, “Yeni gelecek bir Anayasa 12 Eylül Anayasasını bize aratır mı diye şüphe eden var. Çünkü buradaki maddeler bile uygulanmıyor” diye konuştu.

Cumartesi Anneleri’nin sesine kulak vermeden demokrasi adına atım atılmış olmaz”

Cumartesi Anneleri’nin 1000 haftadır süren eylemlerini de hatırlatan Temelli, “Cumartesi Anneleri 12 Eylül sonrası kaybedilen yakınlarını, mezarlarını arıyorlar ama bunların sorumluları ellerini kollarını sallayarak bu ülkede dolaşıyor. Hakikatle yüzleşmeden, Cumartesi Anneleri’nin sesine kulak vermeden bu toplumda demokrasi adına adım atılmış olmayacaktır” dedi.

Kobani Davası’nda verilen cezaları da hatırlatan Temelli, şöyle konuştu:

“Kobani gündemi kumpas davasıyla yıllardır sürüyor ve sonuçta vahim kararlar açıklandı ve anladık ki yargıya konu olan, talimatlı yargının kurguladığı kumpas bile boşa düştü. Kobani dayanışmasına destek veren arkadaşlarımız cinayetle suçlandılar ama beraat ettiler. Peki neden hala içerideler? Sadece söyledikleri sözler nedeniyle ceza verdiler. Toplam 407 yıl gibi akıl almaz bir ceza ile karşı karşışayız. Bu dava, HDP fikriyatına karşı açılmış bir davadır. Arkadaşlarımız mutlaka özgür kalacak, arkadaşlarımız özgür kalana kadar bizim mücadelemiz kesintisiz devam edecek.”

Kara parayı aklayan IŞİD’miş”

TBMM’de bulunan kripto para düzenlemesine ilişkin kanun teklifine de değinen Temelli “Türkiye gri listede ve buradan çıkmak istiyor. Çünkü terör finansmanı var. Kara para aklanıyor. Kara parayı aklayan IŞİD’miş. Gri listeden çıkmak için IŞİD’in kara para aklamasının yolunun kesilmesi gerekiyormuş. Biz de IŞİD ile mücadele ediyorduk. Arkadaşlarımız IŞİD ile mücadele ettikleri için ceza aldılar. Demek ki IŞİD ile mücadele etmek gerekiyormuş. Ama siz mücadele etmek yerine IŞİD’in parasını aklamışsınız. Şimdi kripto para yoluyla IŞİD’in çöktüğü paranın aklandığı güzergah Türkiye” dedi.

Dışişleri Teşkilatı’nı Güçlendirme Vakfı’nı da yorumlayan Temelli, “İlk defa böyle bir şey duruyoruz. Bir bakanlığın güçlendirme vakfı olabilir mi? Meclis’ten geçecek yasa ama denetime tabi olmayacak ve denetlenemeyecek çünkü sadece bir fon oluşturmak değil fonları yönetmek en önemli gayelerinden biri” ifadelerini kullandı.

Sokak hayvanlarıyla barışık bir çözüm üretmek gerekiyor”

TBMM’de tartışma yaratan sokak hayvanlarının uyutulmasına ilişkin iddialara, “Bazıları bu uyutulmaları ise siesta sanıyor hayır bu bir katliam. Sokak hayvanlarını katledecekler. Kentleri öyle bir hale getirdiniz ki kentin yaşam alanının değişmez bileşenlerinden olan hayvanlarına o sokakta yaşayacak yer bile bırakmadınız. Bu hayvanları öldürmek, katletmek istiyorsunuz adına da uyutmak diyorsunuz. Sokak hayvanları için barınma kampları yapılmalı bu sorunun çözümü bir yerel yönetimler eliyle sokak hayvanlarıyla barışık bir çözüm üretmek gerekiyor.

Şimşek ev sahiplerinden vergi alacak ama bunun yükünün kiracıların üzerinde olduğunu anlamayacak kadar iktisat bilgisinden yoksun”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, ekonomiye ilişkin topluma “hayal sattığını” söyleyen Temelli şunları söyledi:

“Ekonomik kriz giderek derinleşiyor fakat Hazine ve Maliye Bakanı başta olmak üzere topluma, halka hayal satılmaya devam ediliyor. Mayıs’ta yüksek bir enflasyonla karşılaşacağız ama sonra düşecek masalı anlatılıyor kamuoyu adeta önümüzdeki dönemin yüksek enflasyonuna alıştırılmaya çalışılıyor. Enflasyon artış hızı düşse bile bu enflasyonun devam edeceği anlamına gelir ve satın alma gücünü azaltır bu da insanların topyekun yoksullaşması anlamına gelir. Buna yönelik sahici tedbirleri hayata geçirmek yerine bir tasarruf tedbiri getirdiler. Bu tasarruf tedbirinin ne kadar boş bir şey olduğun bir haftada ortaya çıktı. Bununla enflasyonla mücadele edilemeyeceğini ve herhangi bir istikrar politikası sürdürülemeyeceğini bir haftada anlamış olduk. Saray dakikada 37 bin lira harcıyor. Kamu Özel İşbirliğinin bütçeye maliyeti yıllık 200 milyara yaklaşmış durumda. Bu alanda tasarruf yok. Tasarruf nerede var? Servislerde, çalışanların lojmanlarında var.

Muhbir vatandaş yaratmaya çalışıyor”

Bu konuda mizah ustası da Mehmet Şimşek kalktı ‘kiralardaki yüzde 25 sınırını kaldırıyoruz’ dedi ve hemen peşinden de bu alanda vergi tedbiri açıklayacağını söyledi. Burada da o denli adaletsizlik var ki işin içinde bu adaletsizliği anlatmak için yine geçtiğimiz yıl bütçede görüştüğümüz 2.2 trilyon vergi harcamasını dile getirmek istiyorum. Siz 2.2 trilyon vergi almaktan vazgeçeceksiniz ve şimdi dönüp kiracıların ödediği kira üzerinden bir vergiyle ayakta durmaya çalışacaksınız. Ev sahiplerinden vergi alacak ama bunun yükünün kiracıların üzerinde olduğunu anlamayacak kadar iktisat bilgisinden yoksun.

Bence Şimşek yanlış eğitim görmüş bence casusluk üzerine bir eğitim görseydi çok daha hayırlı olurdu. Muhbir vatandaş yaratmaya çalışıyor. diyor ki, ‘beyanname vermeyen vatandaşı ihbar edin, ben oradan vergi alayım onun yüzde 10’nu da sana vereyim.’ Bu kadar ciddiyetsiz bir yaklaşım tarihte çok az görülmüştür. Osmanlı’da baş vergisi vardı. Bunların anlayışı da böyle. Muhbir vatandaş eliyle, adeta halkı birbirine düşürerek vergi hasılatı arttırmaya çalışıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-sezai-temelli-hazine-ve-maliye-bakani-simseki-elestirdi/feed/ 0
DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/#respond Mon, 27 May 2024 02:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33342 ANKARA – DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara karşı tepkisini göstermek için IŞİD’in katliam yaptığı noktalarda açıklama yapıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ankara Gar Katliamının yaşandığı noktada yaptığı açıklamada, “Biz bu yargılamaları tanımıyoruz. Bir suç varsa IŞİD işledi. Bir suç varsa IŞİD’e destek verenler, göz yumanlar Ankara’nın bu meydanında bunca kamera ve mobesenin bulunduğu yerde bu katliamların olmasını zeminini hazırlayanlar suçludur, demokratik siyaset yürütenler suçlu değil. Asıl yargılanması gerekenler, bizleri yargılıyorlar. Dolayısıyla bu karar yok hükmündedir” dedi.

DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara tepkilerini dile getirmek için IŞİD’in katliam yaptığı noktalarda açıklama yapıyor. Bu kapsamda DEM Partililer bugün Ankara Gar Katliamının yaşandığı noktada toplanarak tepkilerini dile getirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada katliamda yaşamını yitirenleri andı.

Bakırhan şunları söyledi:

“Bu meydanda çok barbarca bir katliam meydana geldi. Bu katliamda 103 canımızı yitirdik. 103 canımızı rahmetle minnetle anıyoruz. Onlar toplumun barış taleplerini haykırmak için bir araya geliyorlardı. Onlar Orta Doğu’da başta Rojova olmak üzere dünyanın dört bir yanına katliam, terör, zulüm ihraç etmek isteyen IŞİD barbarlığına karşı dayanışmak, mücadele etmek için buradaydılar. Savaş karşıtı bir mücadele için bu meydandaydılar. Bu meydanda katledildiler. Bugün bile sayımızdan daha fazla, demokratik bir basın açıklamasını yaparken güvenlik önlemi, kameralar var. Sokaklar caddeler tutulmuş civarında bir durumda. Ama 7 Haziran 1 Kasım arasında ne hikmetse IŞİD’in başta Gar, Amed, Suruç, Antep ve Reyhanlı katliamları başta olmak üzere elini kolunu sallayarak göstere  göstere Ankara’nın göbeğinde bu katliamı örgütlenmesi büyük soru işaretleri oluşturdu. Çok yazıldı, çok çizildi. Bilinen görünen örgütlü planlanmış katliamlar hayata geçirilirken bunu izleyen, buna ses çıkarmayanlar bu suçun ortağı olarak kalacaklardır. Bir gün mutlaka dem gelir devran dönerse bu  karşıtı insanlık suçları sadece yapanlar değil buna göz yumanlar da bir gün yargılanacaklardır.”

“Katliamlar hala gerçek faailleri ile birlikte yargılanmıyor”

IŞİD ile birlikte 7 Haziran seçimlerini kaybedenler siyaseti yeniden dizayn etmeye çalıştılar. Bu katliamlar tam siyaseti dizayn etme katliamlarıydı. Şimdi bunu nereden çıkardık sorusunu sorabilir kamuoyu bu katliamlardan sonra bizzat hükümetin en yetkili ağızlarından ‘oylarımız arttı’ denildi. Utanmadan kendi yurttaşlarının katledildiği bu katliamları kınaması gerekenler, gerekli olan hassasiyeti göstermesi gerekenler ne dedi ‘oylarımız arttı.’ Yani bu katliamlar demek ki birilerinin işlerine yaradılar ve bu katliamlar hala gerçek failleri ile birlikte yargılanmıyor.”

“IŞİD barbarlığı karşısında mücadele eden dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı”

Bakırhan Kobani Davası ile IŞİD’e karşı mücadele çağrısı yapanların yargılandığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“IŞİD’i yargılamayanlar, katliamlarına göz yumanlar, IŞİD’in katliamları yaparken aldığı malzemelerin yeri dahi adreslerinin belli olduğu, bu malzemeleri bu katliam bölgelerine taşırken araçların plakalarının dahi belli bir durumda neyi bekliyorduk onların yargılanmasını. Ama kim yargılandı? Demokratik Kürt siyaseti yargılandı. Katliam yapanlar yargılanmadı, katliam yapanlar aklanmaya çalışıldı. IŞİD barbarlığı karşısında mücadele eden dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı. Biz bu yargılamaları tanımıyoruz. Bir suç varsa IŞİD işledi. Bir suç varsa IŞİD’e destek verenler, göz yumanlar Ankara’nın bu meydanında bunca kamera ve mobesenin bulunduğu yerde bu katliamların olmasını zeminini hazırlayanlar suçludur, demokratik siyaset yürütenler suçlu değil. Asıl yargılanması gerekenler, bizleri yargılıyorlar. Dolayısıyla bu karar yok hükmündedir. Bizim arkadaşlarımız dışarıda olduğu gibi içeride de bu demokratik mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerdir. Bu kumpas davası bir gün muhakkak çökecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/feed/ 0
DEM Parti Eş Genel Başkanı: HDP’nin Yargılanması Demokratik Siyasetin Temsilcilerinin Yargılanmasıdır https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-hdpnin-yargilanmasi-demokratik-siyasetin-temsilcilerinin-yargilanmasidir/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-hdpnin-yargilanmasi-demokratik-siyasetin-temsilcilerinin-yargilanmasidir/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27896

Kobani Davası’nda bugün görülen 82’nci duruma öncesi Sincan Cezaevi önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu katliamları sorgulayacakları yerde, bu katliamın arkasındakileri sorgulayacakları yerde, IŞİD ile mücadele edecekleri yerde IŞİD’e karşı demokratik tepkisini ortaya koymuş olan HDP’nin yargılanması, HDP’nin yöneticilerinin yargılanması Türkiye’de demokratik siyasetin temsilcilerinin yargılanması asla kabul edilemez” dedi.

Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da yargılandığı Kobani Davası’nın 82’nci duruşması görülüyor. Duruşma öncesinde DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan konuştu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bugün aslında hem iktidar hem de mahkeme heyeti ciddi bir sorumlulukla karşı karşıya. Mahkeme heyeti aslında tarihi bir karar verebilir. Bu davayı tarihi bir fırsata çevirebilir” dedi.

Tüm arkadaşlarının haksız ve hukuksuz bir şekilde yıllardır içerde tutulduklarını ileri süren Bakırhan, “Arkadaşlarımız yıllardır IŞİD terörüne karşı duyarlı oldukları, duyarlılık çağrısı yaptıkları için, IŞİD belasını defetmek için toplumun duyarlılığına çağrı yaptıkları için yıllar sonra açılan bir davada yargılanıyorlar. Henüz karar çıkmadı. Bugün aslında hem iktidarı hem mahkeme heyeti ciddi bir sorumlulukla karşı karşıyalar. Arkadaşlarımızın beraat etmelerini bekliyoruz. Dolayısıyla bugün mahkeme heyetinin bu tarihi sorumluluğunu layıkıyla yerine getirmesini bekliyoruz” diye konuştu.

HATİMOĞULLARI: “SAHTE ONLARCA KLASÖRLÜK DAVA SİNCAN ADLİYESİ’NDE ÇÖKMÜŞTÜR”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da arkadaşlarının serbest bırakılması ve tahliye edilmesini isteyerek, şunları söyledi:

“Türkiye’nin yakın tarihine, IŞİD’in ortaya çıktığı sonraki tarihine baktığımızda Türkiye topraklarında çok sayıda katliam gerçekleşmiştir. Bu katliamları sorgulayacakları yerde, bu katliamın arkasındakileri sorgulayacakları yerde, IŞİD ile mücadele edecekleri yerde IŞİD’e karşı demokratik tepkisini ortaya koymuş olan HDP’nin yargılanması, HDP’nin yöneticilerinin yargılanması Türkiye’de demokratik siyasetin temsilcilerinin yargılanması asla kabul edilemez. Bugün Kobani Kumpas Davası şu ana kadarki seyrine baktığımızda IŞİD’in Sincan’daki tezahürü olarak görülmektedir. Ortada sadece bir tweet söz konusu iken bir tweetten yola çıkarak düzenlenmiş sahte onlarca klasörlük dava bugün bu Sincan Adliyesi’nde çökmüştür.

Ortada isnat edilen hiçbir suç yokken bir tweetten 37 kez ağırlaştırılmış müebbet talep etmek demek, buradan zaten ölmüş olan hukuku üzerine mezarını kazmak ve gömmek ve üzerine bir yığın taş atmak demektir. Yargı geri dönebilir bu yanlışından. Süreç henüz karara bağlanmadan bütün arkadaşlarımız adil bir biçimde yargılanarak değerlendirilmeli ve sonuca bağlanmalıdır.

Bugün tutululuk incelemesi olacak ve bütün arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerektiğinin altını özellikle çiziyoruz. Bunu aynı zamanda hukuktan aldığımız güçle, dosyanın içinin boşluğuyla, isnat edilen suçlarla ilgili dinlenen tanıkların da değerlendirmesiyle yani bir hukuksal gerekçe ile de talep ediyoruz.

Türkiye’de ortak yaşamı hep birlikte inşa etmek için bu dava bir fırsattır. Bizler diyoruz ki gelin bu fırsatı birlikte değerlendirelim. Bu işe Kobani kumpas davasından başlayalım ve bu ülkede demokrasi ile ortak yaşamı hep birlikte tesis edelim. Bunu umut ettiğimizin bir kez daha altını çiziyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-es-genel-baskani-hdpnin-yargilanmasi-demokratik-siyasetin-temsilcilerinin-yargilanmasidir/feed/ 0
Moskova’da saldırıyla ilgili şüpheliler mahkemeye çıkarıldı https://www.haber60.com.tr/moskovada-saldiriyla-ilgili-supheliler-mahkemeye-cikarildi/ https://www.haber60.com.tr/moskovada-saldiriyla-ilgili-supheliler-mahkemeye-cikarildi/#respond Thu, 28 Mar 2024 05:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24351 Moskova’da en az 139 kişinin öldürüldüğü saldırıyla ilgili olarak Tacikistan vatandaşı dört şüpheli mahkemeye çıkarıldı.

Haklarında tutuklama kararı verilen zanlıların ciddi şekilde darp edildikleri görülüyordu.

İşkence içeren sorgulama anlarına ait videoların Rus güvenlik güçleri tarafından sızdırıldığı bildiriliyor. Şüphelilerden en az birine elektrik verildiğine yönelik haberler de çıktı.

Yüzünde büyük bir şişlik olan Şemseddin isimli saldırı şüphelisi, diğer iki vatandaşını saldırıya dahil etmekle de suçlanıyor.

25 yaşındaki Şemseddin’in ailesinin Tacikistan’da yaşadığı bölgeyi ziyaret ettim.

Ailenin evi, başkent Duşanbe’nin yaklaşık 40 km kuzeybatısındaki Loyob adlı bir köyde bulunuyor.

Bu köydeki gençler çoğunlukla tarım ve inşaatçılık yapıyor.

Köylüler, saldırının hemen ertesi günü, Tacik güvenlik güçlerinin köye geldiğini ve Şemseddin’in babasının sorguya götürüldüğünü anlatıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir köylü, bana, Şemsiddin’in, Rusya’ya altı ay önce göç ettiğini söyledi.

Aynı köyden daha önce de çok sayıda kişi Rusya’ya çalışmaya gitti.

Birçok Tacik, ülkedeki düşük ücretlerden ve yüksek işsizlikten Rusya’ya giderek kurtulmaya çalışıyor.

Tacik yetkililere göre geçen yıl Rusya’ya 652 binden fazla kişi gitti. Ancak Rus yetkililer bu sayının milyonlar olabileceğini kaydediyor.

Aynı köylü Şemseddin’in üç ay sonra Rusya’dan Türkiye’ye gittiğini ve Mart ayı başlarında Rusya’ya döndüğünü söylüyor.

Birçok Tacik vize parası ödememek için bu yönteme başvuruyor.

Köyde konuştuğum kişiler, 25 yaşındaki Şemseddin’in böyle bir “terörist saldırı” gerçekleştirebileceğine inanmıyorlar.

Şemsiddin’in internette sorguya çekildiği görüntüleri izlediğini anlatan bir köylü, “Güvenlik memurları onu o kadar dövmüş ve işkence etmiş ki, Lenin’in öldürdüğünü bile söyleyebilirdi” diyor.

Rus güvenlik servisleri tarafından sızdırıldığı düşünülen üç dakikalık bir videoda, Şemseddin saçından tutularak bir askerin çizmesine bastırılıyor.

Rusça konuşan genç erkek, Moskova’daki saldırıyı 500.000 ruble (4.200 sterlin) karşılığında gerçekleştirdiğini söylüyor.

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, saldırıyı “utanç verici ve korkunç bir olay” olarak tanımladı ve anne babalara çocuklarını radikal grupların etkisinde koruma çağrısı yaptı.

Rahman “Tacik ulusunun itibarını lekelemesine izin vermeyin” ifadesini de kullandı.

IŞİD, Moskova katliamının sorumluluğunu üstlendi ve kendi kanalları üzerinden olayın videosunu yayınladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, cihatçılara Batı ve Ukrayna istihbaratının yardım ettiğini iddia ediyor. Kiev yönetimi ise bu iddiayı “saçmalık” olarak tanımlıyor.

Tacik lider Rahman, saldırıyı kınamak için Pazar günü Putin’le telefonda görüştü ve konuşmada “Teröristlerin milliyeti, vatanı ve dini yoktur” mesajını verdi.

Ancak Rusya’da Orta Asya kökenli göçmenlere karşı sesler yükseliyor.

Putin’in önemli bir müttefiki olan Rus siyasetçi Sergey Mironov, “ulusal güvenliği güçlendirmek” için Orta Asya ülkelerinden gelen insanlara vize uygulanması çağrısı yaptı.

İŞİD Tacikleri nasıl örgüte katıyor?

Son yıllarda IŞİD’e katılan Tacik vatandaşlarının çoğu, Rusya’da çalışan göçmen işçilerden oluşuyor. Örgütün bu işçilere sosyal medya veya Telegram gibi mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla ulaştığı ifadelere yansıdı.

IŞİD’e katıldığını itiraf eden bazı kişiler sosyal medya üzerinden kendilerine para vaat edilerek yaklaşıldığını iddia etti.

Tacik hükümeti, örgütün en güçlü olduğu 2014-2016 yılları arasında IŞİD’e katılan 2 bin vatandaşının çoğunun Rusya’da örgüte katıldığını savunuyor.

Duşanbe merkezli düşünce kuruluşu Afganistan Araştırmaları Merkezi’’nin direktörü Kasım Şah İskandarov, Orta Asya ülkelerinden Rusya’ya giden göçmen işçilerin radikal grupların etkisine girmeye daha yatkın olduğunu düşünüyor.

İskandarov, IŞİD’in, hem Taciklerin hem de Rusların vizesiz seyahat edebildiği Türkiye’de örgüte üye kazandırmaya çalıştığını da savunuyor.

Göçmen işçiler Rusya’ya girdikten sonraki üç ay içinde oturma ve çalışma iznine başvurmaları gerekiyor. Bu iznin maliyeti yaklaşık 430 dolar.

Bazı göçmenler, üç aylık süre dolmadan Rusya’dan ayrılarak, giriş çıkış yapmak için Türkiye’ye gidiyor.

İskandarov, IŞİD’in ana üssünün Afganistan’da olduğuna ve birçok Tacik’in orada “beyninin yıkandığına” inanıyor.

Afganistan’ın rolü

Tacikistan’ın Afganistan’la sınırı bulunuyor.

Raporlar, Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidarı yeniden ele geçirmesinden bu yana Afganistan’da IŞİD ve El Kaide gibi örgüt ve grupların varlığının güçlendiğini gösteriyor.

Birleşmiş Milletler’in konu ile ilgili raporunda, Afganistan’daki ‘terörist gruplar bölgesel güvenliği baltalayan bir faktör” olarak değerlendiriliyordu.

Tacikistan 6 eski Sovyet Cumhuriyeti ile birlikte bir askeri ittifak olan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün üyesi.

Rusya’nın girişimi ile kurulan ittifakta, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, ve yakın zamanda üyeliğini askıya alan Ermenistan yer alıyor.

Örgüt geçen ay, Tacikistan’ın güney sınırlarındaki IŞİD savaşçılarının sayısında bir artış gözlemlediğini açıklamıştı.

Askeri ittifaka göre, radikal gruplara ait eğitim kampları ağı genişliyor ve yabancı savaşçıların çoğunluğu Afganistan’ın Tacikistan sınırındaki kuzey bölgelerinde yoğunlaşıyor.

Tacik bağlantılı IŞİD saldırıları:

]]>
https://www.haber60.com.tr/moskovada-saldiriyla-ilgili-supheliler-mahkemeye-cikarildi/feed/ 0
Kremlin, Ukrayna’yı saldırıyı işaret etmeye devam ediyor https://www.haber60.com.tr/kremlin-ukraynayi-saldiriyi-isaret-etmeye-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/kremlin-ukraynayi-saldiriyi-isaret-etmeye-devam-ediyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 03:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23492 Kremlin, konser salonu saldırısını IŞİD üstlenmesine karşın, Ukrayna’yı işaret etmeyi sürdürüyor.

Moskova’daki saldırıdan çok kısa bir süre sonra Kiev’i sorumlu tutan ilk açıklamalar gelmeye başladı.

Rus yetkililerin açıklamaları, basında çıkan haberler ve sosyal medyada yazılanlarla bir kampanyaya dönüştü.

BBC’nin doğrulama servisi BBC Verify, Kiev’i suçlama kampanyasının nasıl geliştiğini inceledi.

İlk suçlamalar

İlk suçlamalar, saldırıyla ilişkili haberlerin, sosyal medyada ortaya çıkmasının hemen ardından gelmeye başladı.

Kremlin yanlısı bazı bloggerlar, Cuma akşamı yapılan saldırıdan bir saat sonra Telegram’da Ukrayna’yı suçlayan paylaşımlar yapmaya başladı.

Sergey Markov isimli uzman, saldırganların “İslamcı radikallere” benzediğini ifade ettiği mesajında, delil göstermeksizin saldırının “muhtemelen Kiev’den organize edildiğini” iddia etti.

Yaklaşık 40 dakika sonra ulusal yayın yapan bir tabloid gazete olan Moskovsky Komsomolets’te askeri uzman Roman Şkurlatov, Ukrayna güvenlik servislerini işaret eden açıklaması yer aldı.

Saldırının duyulmasından yaklaşık iki saat sonra Rusya’nın eski Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Ukrayna izinin tespit edilmesi halinde intikam sözü verdi.

Sahte üstlenme açıklaması

Birkaç saat sonra, Rusya’nın bilinen televizyon kanallarından biri olan NTV’de, üst düzey bir Ukraynalı yetkilinin montajlı açıklaması yayınlandı.

Oleksiy Danilov isimli yetkili söz konusu montajlı videoda, “Bugün Moskova’da olanlar çok eğlenceli. Onlar için bu tür eğlenceleri daha sık düzenleyeceğimize inanıyorum” diyordu.

BBC Verify, videonun iki farklı televizyon röportajından kesilerek hazırlandığını tespit etti. Bu iki röportaj da YouTube’da bulunuyor.

Bunlardan ilki Danilov’la 19 Mart tarihinde yapılan bir röportaja ait. Üç gün önce yayınlanan ikinci röportajda ise Ukrayna’nın askeri istihbarat şefi Kirlo Budanov da yer alıyor.

Ancak Danilov’un NTV videosunda yer alan bazı sözleri orijinal röportajlarda duyulmuyor.

Liverpool John Moores Üniversitesi’nde, BBC Verify için yapılan analiz, NTV videosunda sesin manipüle edildiğini gösterdi.

Ancak araştırmacılar, Danilov’un sesinin yapay zeka tarafından mı üretildiğinden emin değil.

BBC Verify ekibi, ayrıca ses dosyasında, bir montaj programında işlendiğini gösteren izlere rastladı.

Vladimir Putin saldırıya ilişkin ilk açıklamasında resmi bir suçlamada da bulunuldu.

Rusya Devlet Başkanı, saldırganların Ukrayna’ya kaçmaya çalışırken yakalandıklarını, ve orada kendilerine bir sınır geçiş alanı yaratıldığını iddia etti. Ancak buna bir kanıt göstermedi.

BBC Verify şüphelilerin nereye doğru kaçtıklarını bağımsız kaynaklardan doğrulayamasa da, yakalandıkları anlara dair çok sayıda video ve fotoğrafı doğruladık.

Bu videolar, Putin’in iddiasına karşın, zanlıların Ukrayna sınırının çok uzağında yakalandığını gösteriyor.

Şüphelilerden ikisinin yakalandıktan sonra çekilen videosunun, Ukrayna sınırından yaklaşık 140 km mesafeye konumlandığını coğrafi eşleştirme yoluyla tespit ettik.

Ukrayna, sorumluluk iddiası için “saçmalık” diyor. IŞİD ise yayın organı üzerinden saldırıyı üstlendi.

Örgüt bununla birlikte, dört saldırganın yüzleri bulanık bir fotoğrafını ve aralarından birinin saldırı anında çektiği videoyu paylaştı.

Bu videodaki görüntülerle, konser salonunun mimari özellikleri eşleşiyor.

Ancak bu delillere rağmen Rusya, Ukrayna’yı suçlamaya devam ediyor.

Rusya’nın bilinen kanallarından RT’nin genel yayın yönetmeni Margarita Simonyan, X’teki hesabından saldırganların IŞİD üyesi olmadıklarını, çünkü intihar yeleği giymediklerini ve “ölme niyetleri olmadığını” savundu.

IŞİD’in katliamcılarına canlı yakalanmamaları talimatı vermiş olduğu doğru olsa da , örgüt üyeleri daha önce de benzer saldırılardan kaçmayı başarmıştı.

BBC İzleme Servisi, 2022’nin sonlarında Kabil’deki bir otele düzenlenen saldırıya katılan militanlardan birinin kaçtığını ve daha sonra bir intihar saldırısı gerçekleştirdiğini bildiriyor.

Şüpheliler hakkında ne biliyoruz?

Saldırganlar, yakalanmadan önce beyaz bir Renault ile kaçarken videoya alınmıştı.

Rus milletvekili Alexander Khinshtein’e, şüphelilerden birinin aracın yakınında, diğer üçünün ise kaçtıkları ormanda yakalandıklarını öne sürdü.

Khinshtein, söz konusu araçta silahlar ve Tacikistan pasaportlarının ele geçirildiğini de kaydetti.

Pazar günü, Dalerdzhon Mirzoyev, Saidakrami Murodali Rachabalizoda, Shamsidin Fariduni ve Muhammadsobir Fayzov isimli kişiler mahkemeye çıkarıldı.

IŞİD’in yayınladığı fotoğrafta şüphelilerden üçünün açık farklı renkte tişörtler giydiği görülüyor. Bunlar aynı şüphelilerin tutuklandıkları sırada giydikleri tişörtlerle uyuşuyor.

IŞİD’in sorumluluk iddiası ne kadar güvenilir?

Saldırganların katliam sırasında çektiği sansürsüz bir videonun yayınlanmış olması, videodaki sloganlar ve videonun IŞİD medya kanalları aracılığıyla yayınlanmış olması örgütün çalışma tarzıyla tutarlılık gösteriyor.

Saldırganlardan birinin saldırıdan iki hafta kadar önce Crocus Belediye Binası’nda çekilmiş bir fotoğrafı da Rus medyasında yayınlandı. Bu da olayın önceden planlandığına işaret ediyor.

IŞİD böyle saldırıları üstlenmeden önce saldırganların yaşayıp yaşamadığını beklemeyi tercih ediyor. Saldırganın ölmesi, bilgi verecek şekilde sorgulanamaması anlamına geliyor. Bu nedenle IŞİD’in, şüphelilerin akibeti henüz belli değilken saldırıyı üstlenmesinin alışılmadık bir durum olduğu kaydediliyor.

Bu durum aynı zamanda IŞİD’in saldırının sorumlusu olduğunu kanıtlamaya ne denli istekli olduğunu da gösteriyor.

Bu, IŞİD’in Rusya’yı hedef aldığı ilk saldırı değil. Örgüt 2015 ve 2018’de iki büyük saldırı daha gerçekleştirmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kremlin-ukraynayi-saldiriyi-isaret-etmeye-devam-ediyor/feed/ 0
Moskova’da düzenlenen saldırıda yüzden fazla kişi öldü https://www.haber60.com.tr/moskovada-duzenlenen-saldirida-yuzden-fazla-kisi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/moskovada-duzenlenen-saldirida-yuzden-fazla-kisi-oldu/#respond Sun, 24 Mar 2024 01:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22830 Cuma akşamı Moskova’da bir konser salonuna düzenlenen saldırı, Rusya’nın son yıllarda gördüğü en büyük saldırıydı.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in beşinci dönemine başlamasından günler sonra gerçekleşen bu saldırıda yüzden fazla kişi öldü.

IŞİD’in üstlendiği saldırı hakkında bilinenleri derledik.

Saldırı nasıl yapıldı?

Moskova’nın dışında yer alan Crocus Belediye Salonu, Kremlin’e 20 kilometre uzaklıkta.

Burada Cuma akşamı yerel saatle 20:00’de, Picnic adlı bir rock grubunun konseri başlayacaktı.

Saldırganlar bu konserin başlangıcından dakikalar önce binanın fuayesine girdi.

Binada dört güvenlik görevlisi vardı. Onlardan biri, saldırının başlamasıyla diğer güvenlik görevlilerinin bir reklam panosunun arkasına saklandığını gördüğünü söyledi.

Olay anının videolarında, üzerlerinde kamuflaj kıyafeti olan dört kişinin bu alanda önlerine çıkan insanlara ateş açarak, binanın içindeki konser salonuna doğru ilerlediği görülüyor.

Bir Rus televizyonuna konuşan ve olay anında konser salonunda olan bir görgü tanıdığı, ateş açıldığı anlaşıldıktan sonra kalabalıkla birlikte sahneye doğru koştuklarını anlattı:

“Silah seslerini duydum ve elinde silah olan bir kişi gördüm.

“Bir hoparlörün arkasında saklanmaya çalıştım.”

Bir noktada konser salonunda alevlerin başladığı da videolarda görülüyor.

Bu alevler ilerleyen dakikalarda tüm konser salonunu sardı ve yedi katlı bu binanın en üst iki katında bulunan konser salonunun camdan tavanının çökmesine yol açtı.

Olayı soruşturan Rus yetkililer “Teröristler bu alana yanıcı bir sıvı döküp bunu ateşe verdi” dedi.

O sırada konser salonunda çok sayıda yaralı da bulunuyordu.

Bazı görgü tanıklarına göre saldırı 20 dakika civarında sürdü.

Yangın helikopterlerinin 160 ton su dökmesinin ardından yangın sabaha karşı, 10. saatin sonunda söndürülebildi.

O ana kadar saldırganlar olay yerinden kaçmış, yüzlerce kişi ise hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştı.

Ölenlerin bir kısmı kurşun yaralarından, bir kısmı da duman zehirlenmesinden hayatını kaybetmişti.

Picnic grubunun üyeleriyse saldırıyı yaralanmadan atlattı.

Hayatını kaybedenler kim?

Konser için 6 binden fazla kişi binaya gitmişti.

Ölü sayısı Cuma akşamından beri artıyor.

Yetkililer yanan binanın çökmesiyle oluşan enkazın kaldırılması sırasında yeni cesetlere ulaşıyor.

Cumartesi öğleden sonra, ölü sayısı 133 olarak açıklanmıştı.

Ölenler arasındaki en yaşlı kişinin 70’lerinde olduğu ve en gençlerinse yaşı açıklanmayan üç çocuk olduğu duyuruldu.

En az 60 kişinin de ağır yaralandığı, ölü sayısının artabileceği açıklandı.

Saldırıya uğrayanların büyük kısmı, Moskova’nın kuzeybatı ucundaki kentler olan Krasnogorsk ve Khimki’dendi.

Saldırganlar kim?

Saldırganlar yarattıkları kaosun içinde oradan kaçmayı başardı.

Bunun üzerine kapsamlı bir arama operasyonu başlatıldı.

Milletvekili Aleksandr Khinshtein saldırganların beyaz bir Renault ile kaçtığını, polisin bu aracı Moskova’ya 340 km. uzakta tespit ettikten sonra durdurmaya çalıştığını, bu sırada iki kişiyi gözaltına alırken araçtaki diğer kişilerin kaçtığını söyledi.

Saldırıdan 14 saat sonra Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) saldırıyı düzenleyen dört kişinin de dahil olduğu 11 kişinin yakalandığını açıkladı.

Bu kişilerin kimlikleri Cumartesi akşamüstü itibarıyla açıklanmadı.

Rusya İçişleri Bakanlığı bu kişilerin Rus vatandaşı olmadığını duyurdu.

Bazı haberlerde bu kişilerin Tacikistan vatandaşı olduğuna dair bilgiler yer aldı.

Milletvekili Khinstein, araçta bu ülkeye ait pasaportların bulunduğunu söyledi.

Öte yandan BBC İzleme Servisi’nin aktardığına göre Tacikistan emniyeti, haberlerde adı geçen iki vatandaşlarının Kasım ayında Rusya’dan döndüklerini ve bu kişilerin şu anda Tacikistan’da olduğunu açıkladı, iki kişinin pasaportlarıyla birlikte çekilmiş fotoğraflarını paylaştı.

Saldırının arkasında kim var?

Cuma günü kısa bir açıklama yapan IŞİD saldırıyı üstlendi.

Cumartesi günü ise saldırganlara ait olduğunu öne sürdüğü ve dört maskeli erkeğin yer aldığı bir fotoğraf paylaştı.

Rus yetkililer, saldırıyı IŞİD’in üstlenmesine dair bir açıklama yapmadı.

ABD iki hafta önce Moskova’da büyük etkinliklerin hedef alınabileceğine dair bir uyarı yayımlamıştı.

Rus yetkililer, ABD’nin paylaştığı istihbarat bilgisinde pek bir detay olmadığını belirtti.

Vladimir Putin geçen hafta yaptığı bir konuşmada “Batılı kurumların Rusya’da terör saldırısı düzenlenebileceğine dair son dönemde yaptığı provokatif açıklamalar bir şantaj niteliğindedir. Amacı toplumumuzu sindirmek ve istikrarsızlaştırmaktır” demişti.

ABD saldırının arkasında IŞİD’in Horasan kolu olan IŞİD-H’nin olduğunu söyledi.

Örgütün bu kolu, eskiden Horasan olarak adlandırılan bölgede bir halifelik kurmak istiyor.

Örgütün hak iddia ettiği topraklar Afganistan, Pakistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan ve İran’ı kapsıyor.

New York Times’a konuşan terörizmle mücadele analisti Colin Clarke “IŞİD-H iki yıldır Rusya’ya odaklanmış durumda” diyor ve ekliyor:

“Örgüt Kremlin’i Afganistan, Çeçenistan ve Suriye’deki müdahaleleri nedeniyle eleştiriyor, Müslümanları katlettiğini söylüyor.”

Putin saldırganların Ukrayna’ya kaçmaya çalışırken yakalandığını söyledi, “İlk bulgulara göre Ukrayna tarafında onlar için bir geçiş hazırlanmıştı” dedi.

Ukrayna ise bu iddiayı reddetti, “son derece absürt” diye niteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/moskovada-duzenlenen-saldirida-yuzden-fazla-kisi-oldu/feed/ 0