Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi İktisatçı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen son genel seçimler ile ilgili detaylı değerlendirmelerde bulundu. İşçi Partisi ve Muhafazakarların toplamda oyların yaklaşık yüzde 60’ını aldığı seçim sonucu ile ilgili Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Bu, tarihin en düşük oranı, Liberal Demokratlar, Reform Partisi, Yeşiller başta gelmek üzere tüm küçük partiler güçlendiler” diyerek sonuçları doğuran ekonomik sebepleri sıraladı.
Yıllardır süre gelen ekonomik zayıflama, satın alma gücü, adaletsiz servet dağılımı
Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ekonomik anlamda uzun yıllardır süren sorunları tek tek sıraladığı konuşmasında, “İngiltere, piyasa ölçütleriyle dünyanın 6. satın alma gücü paritesiyle 9. büyük ekonomisi ama sürekli görece zayıflama içerisinde ve Londra borsasında hisselerin yüzde 56’sı yabancıların elinde. ABD şirketleri yılda İngiltere’ye 700 milyar dolarlık satış yapıyorlar. 1,5 milyon işçi Amerikan şirketlerinde çalışıyor. Orta Doğu şeyhleri, Rus oligarkları, Hintli girişimciler, Amerikalı teknoloji zenginleri Londra’yı mekan tutuyorlar. Bu yerleşikler açısından konut fiyatlarını, dolayısıyla kiraları artırıyor. Genç kuşakların ev sahibi olma hayalleri sönüyor. Nüfus artışı da göz önüne alınınca tüketicilerin satın alma güçleri 2007 krizinden beri yerinde sayıyor. Gelişmiş ülkeler içerisinde İngiltere, gelir ve servet dağılımının ABD’nin ardından en bozuk olduğu ülke. En zengin yüzde 20, gelirin yüzde 35’ini alır, servetin yüzde 63’üne sahipken, en yoksul yüzde 20 için bu oranlar yüzde 8 ve yüzde 0,5. Ayrıca, İngiltere, bölgesel gelişmişlik farklarının en yüksek olduğu ülkelerden biri: Kuzeydoğu İngiltere’de yaşam standardı Londra’nın yarısından az” dedi.
“Çocukların yüzde 30’u, 4,2 milyon yoksulluk içerisinde”
İngiltere’de çocuk yoksulluğunun da yüksek olduğunun vurgusunu yapan Prof. Dr. Kozanoğlu, “Çocuk yoksulluğu da çok yüksek. Birleşik Krallık’taki çocukların yüzde 30’u, 4,2 milyon yoksulluk içerisinde. Yeterli beslenemeyen, gıda güvenliğini sağlayamayan 3,7 milyon aile var. İngiltere’nin övünç kaynağı Ulusal Sağlık Sistemi de gerileme içerisinde. Katkı payları ve uzun bekleme listeleri yurttaşların belini büküyor. Tüm bu nedenlerle seçmenlerin yüzde 75’i, politikacılarla ilgili olumsuz görüş içerisinde. Sorunların çözüleceğine inançlarını kaybetmiş durumdalar” diyerek seçim sonuçlarını sebep olan ekonomik nedenler hakkında görüşlerini beyan etti.
Dar bölgeli seçim sistemi ve İşçi Partisi’nin başarısı
İşçi Partisi’nin bu büyük başarısının, dar bölgeli seçim sisteminin bir sonucu olduğunu belirten Kozanoğlu, “İşçi Partisi, oyların sadece yüzde 34’ünü alarak tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etti. 2019 seçimlerine göre oylarını yüzde 4,2 artırarak bu başarıyı yakaladı. Kamuoyu yoklamaları, İşçi Partisi’ni Muhafazakar Parti’nin yüzde 20 önünde gösterse de sandıkta bu fark yüzde 10 olarak gerçekleşti. Bu başarı, sağ oyların Muhafazakar Parti ve Nigel Farage’ın Reform Partisi arasında bölünmesinden kaynaklandı” ifadelerini kullandı.
Jeremy Corbyn’in dönüşü ve bağımsız adayların başarısı
Prof. Dr. Kozanoğlu, bağımsız aday olarak Londra’nın Kuzey Islington bölgesinden yeniden seçilen Jeremy Corbyn’in başarısına da vurgu yaptı: “Corbyn, Filistin bağımsızlık mücadelesine verdiği destek nedeniyle haksız yere antisemitik olarak yaftalanmış ve partiden ihraç edilmişti. Ancak bağımsız aday olarak 41 yıldır hizmet ettiği seçim bölgesinde, İşçi Partili adaya 8 bin oy fark atarak yeniden seçilmesi, halkın ona olan desteğinin devam ettiğini gösteriyor. Corbyn’in bu başarısı, gönüllü aktivistlerinin kapı kapı dolaşarak seçmenle yüz yüze ilişki kurmalarının bir sonucu olarak ortaya çıktı.”
Bu seçimle birlikte radikal sol adaylar, İşçi Partisi’nden ayrılarak Filistin direnişine destek temelinde seçime katıldı. Shockat Adam Güney Leicester’dan, Labal Mohammed Desbury ve Batley’den, Adnan Hussain Blackburn’den, Ayoub Khan ise Birmingham Perry Bar’dan parlamentoya girmeyi başardı. Prof. Dr. Kozanoğlu, “Corbyn’i de katarsak, Filistin yanlısı grup, parlamentoda aşırı sağcı Reform Partisi’nin 4 temsilcisinden daha fazla ağırlığa sahip olacak” dedi.
Sosyalist kampanya grubu ve sol kanat
İşçi Partisi’nde Corbyn ile iş birliği yapan Sosyalist Kampanya Grubu’nun önemli isimlerinin koltuklarını koruduğunu belirten Kozanoğlu, “Bu isimler, parlamento açıldıktan sonra seslerini daha fazla yükseltebilirler. John Mac Donnell ve Diane Abbott gibi gölge kabine üyeleri, seçim kampanyası boyunca keskin siyasi mesajlardan kaçınarak koltuklarını korudu. İşçi Partisi’nde, Starmer’ın politikalarına muhalefet edebilecek azımsanmayacak sayıda sol kanat milletvekili bulunuyor” dedi.
Muhafazakarların tükenişi
Prof. Dr. Kozanoğlu, Muhafazakar Parti’nin seçimlerde yaşadığı büyük yenilgiye de değinerek, “İngiltere’de yaygın bir inanış var: Seçimleri muhalefet kazanmaz, iktidar kaybeder. Bu yaklaşım, 2024 seçimleri için de doğru çıktı. Hayat pahalılığı, yüksek faizler, kamu hizmetlerinin yetersizliği, düşük büyüme ve verimliliğin artırılamaması gibi olgular, seçmenleri iktidardan uzaklaştırdı. Becerikli ve iş bitirici imajına sahip Muhafazakarlar, 2019 seçimlerinden bu yana dört başkan değiştirdi ve parti içi hizipler ülkeyi yönetmekten çok birbirlerinin kuyusunu kazmaya odaklandı. Bu da Muhafazakarların tükenmişliğinin en belirgin göstergesi oldu” şeklinde konuştu.
Starmer’ın politikaları ve gelecek öngörüleri
Altınbaş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kozanoğlu son olarak Starmer’ın politikalarını ve gelecekteki etkilerini şu şekilde değerlendirdi: “Starmer, küresel ekonomide büyük bir güç haline gelen varlık yönetim şirketleriyle iş birliği yapmayı planlıyor. Özellikle dünyanın bu konudaki en büyük firması BlackRock ile iş birliği hedefliyor. Kamu-özel iş birliği projeleri aracılığıyla altyapı yatırımlarını hızlandırmayı amaçlıyor. Ancak, Bristol Üniversitesi öğretim üyesi Daniela Gabor’un da belirttiği gibi, bu tarz iş birlikleri konut fiyatlarının yükselmesine ve kiraların artmasına neden olabilir. Ayrıca, bu projeleri benimseyen hükümetler, fonlara tutsak düşebilir ve başta iklim, enerji ve sosyal politikalar olmak üzere yaşamın her alanında özelleştirme süreci hızlanabilir.”
Dış politikada ise Starmer, Britanya’yı dünya sahnesinde daha etkin kılmayı hedefliyor. AB’ye tekrar katılmayı denemeden, başta Almanya olmak üzere ilişkileri yeniden kurmayı amaçlıyor. NATO’ya daha fazla entegrasyon, Ukrayna’ya tam destek ve İsrail’in Gazze’deki vahşetini görmezden gelmeye devam etmek gibi politikalarla ABD’nin “en sadık dostu” imajını pekiştirmeyi planlıyor. Prof. Dr. Kozanoğlu, “Starmer, Tony Blair’in 2024 sürümü bir imaj sunuyor. Ancak Blair’in renksizi olarak nitelendirilen Starmer’ın, sosyal hareketlerle ve sendikalarla organik bağ kurmadan nasıl bir başarı elde edeceği tartışmalı” dedi. – İSTANBUL
]]>İşçi Partisi’nin Avam Kamarası’nda çoğunluğu elde etmesiyle İngiltere’de 14 yıllık Muhafazakar Parti yönetimi sona erdi.
Starmer’ın açıkladığı kabinede Angela Rayner Başbakan Yardımcısı, Rachel Reeves ise İngiltere’nin ilk kadın maliye bakanı oldu.
Yeni İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Dışişleri Bakanı David Lammy ve Savunma Bakanı John Healey oldu.
Seçim kampanyası sloganı “değişim” olan Starmer’ın kurduğu kabinede 11 kadın bulunuyor.
“Ekonomik büyüme ulusal görev”
Yeni Hazine Bakanı olan Rachel Reeves bugün iş insanları ile ilk kez bir araya gelerek İşçi Partisi iktidarının ekonomi planını açıklayacak.
Reeves’in ‘ekonomik büyümeyi başlatmanın ulusal bir görev’ olduğu ve ‘önceki hükümetlerin almaya isteksiz olduğu zor kararları almaktan çekinmeyeceği’ mesajlarını vermesi bekleniyor.
Yeni ekonomi bakanının iş dünyasına, zorunlu konut inşası hedeflerini geri getireceğini açıklayacağı da tahmin ediliyor. Seçim kampanyası sürecinde İşçi Partisi 1,5 milyon yeni konut inşası sözü vermişti.
Reeves uluslararası yatırımcılara ise ABD ve Fransa’daki siyasi belirsizliği örnek göstererek, İngiltere’nin yatırım için en istikrarlı ülkelerden biri olduğu mesajını gönderecek.
İşçi Partisi’nin seçim manifestosunda “sürdürülebilir ekonomik büyümenin ülkenin zenginliğini ve çalışanların yaşam standartlarını artırmanın tek yolu olduğu” hedefi yer alıyordu.
Reeves 2010’da İşçi Partisi’den milletvekili seçilmeden önce İngiltere Merkez Bankası’nda ekonomistti.
Reeves’in yeni Hazine Bakanlığı analizlerine göre, diğer gelişmiş ekonomilerle aynı oranda büyüseydi İngiltere ekonomisinin şu an 140 milyar sterlin daha büyük olacak olduğunu da söylemesi bekleniyor.
Ukrayna’ya daha fazla silah sözü
Yeni Dışişleri Bakanı David Lammy göreve hızlı bir başlangıç yaptı ve ilk ziyaretini Almanya’ya yaptı.
Burada Alman mevkidaşı Annalena Baerbock ile görüşen Lammy, ardından Polonya’ya geçerek Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorsky ile görüştü. Burada da birkaç saat geçirdikten sonra NATO’nun en yeni üyelerinden İsveç’e geçti.
Lammy’nin ilk olarak bu üç ülkeyi ziyaret etmesinin en büyük nedeni Ukrayna savaşı. Savunma Bakanı John Healey’i de Odesa’ya gönderen Starmer, yeni dönemde İngiltere’nin Kiev’e desteğinin tam olacağı mesajını vermeye çalışıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Savunma Bakanı Rustem Umerov ile görüşen İngiltere Savunma Bakanı Healey, Kiev’e daha fazla silah göndereceği sözünü verdi.
Dışişleri Bakanı Lammy de “Ukrayna’ya olan taahhüdümüzü iki katına çıkarmak istiyoruz” diye konuştu.
İngiltere – AB ilişkileri
2016’daki referandum ile Avrupa Birliği’nden (AB) çıkan İngiltere’de (Brexit) yeni hükümetin önceliklerinden biri de birlik ile ilişkileri geliştirmek olacak.
Dışişleri Bakanı Lammy “AB ile ilişkileri yenilemek istediğini” açıkladı. İşçi Partisi AB ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak niyetini dile getirmişti ancak bunun nasıl olacağı büyük ölçüde belirsiz.
Yeni Başbakan Starmer ise kendi yönetimi sürecinde İngiltere’nin AB’ye geri dönmeyeceğini açıklamıştı ancak Pazar günü İskoçya’ya yaptığı ziyarette AB ile ilişkileri geliştirmek için çalışmaların başladığını belirtti. Starmer, hükümetinin AB ile, eski Başbakan Boris Johnson’ın yaptığı “baştan savma” anlaşmadan çok daha iyisini yapabileceğini savundu.
Starmer İskoçya’dan sonra Kuzey İrlanda’da
Yeni Başbakan Keir Starmer da başbakan olarak ilk ziyaretini Pazar günü İskoçya’ya yaptı.
İskoçya Başbakan John Swinney ile görüşen Starmer, İngiltere ve İskoçya hükümetleri arasındaki ilişkinin yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Swinney ise iki hükümet arasındaki ilişkilerin Muhafazakar Parti yönetimi döneminde “çok zayıf” olduğunu vurguladı.
Starmer buradan Kuzey İrlanda’ya geçti. Ziyaret öncesi konuşan Starmer hükümetinin Kuzey İrlanda politikasının merkezinde “istikrar ve kesinlik” olacağını söyledi. Starmer Galler’i de ziyaret edecek.
Botlarla geçişi kontrol altına alma
İngiltere’nin yeni İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın mesajlarında öne çıkan konu ise İngiliz Kanalı’nı botlarla geçerek ülkeye ulaşmaya çalışan mülteciler oldu.
Bu geçişleri azaltmak için Birleşik Krallık Sınır Güvenliği Komutanlığı kurmayı planlayan Cooper, bu birimin başına geçecek ismin birkaç hafta içinde açıklanacağını belirtti.
Geçmiş Muhafazakar hükümet, geçişleri durdurmak için ülkeye yasa dışı yollardan ulaşan mültecileri Rwanda’ya gönderme planı yapmıştı. Starmer “öldü ve defnedildi” diyerek önceki hükümetin Rwanda planını çöpe attıklarını teyit etti.
Cooper yasa dışı geçişleri azaltmak için “sorunun köküne ineceklerini” ve öncelikli olarak insan kaçakçılığı çetelerini hedefleyeceklerini açıkladı.
]]>Keir Starmer seçim zaferi sonrası yaptığı konuşmada, “Bugün ülkeyi yeniden inşa etmeye başlıyoruz” dedi.
Starmer, 4 yıl önce İşçi Partisi’nin liderliğini daha sol çizgideki Jeremy Corbyn’den devraldıktan sonra partiyi daha merkezde konumlandırmıştı.
Peki Keir Starmer nasıl siyasete atıldı, İşçi Partisi’nin lideri oldu?
Siyasete atılmadan önceki hayatı
Keir Starmer, 50’li yaşlarında milletvekili olmadan önce ünlü ve başarılı bir avukattı.
Ancak radikal sol görüşte olduğu öğrencilik yıllarından beri her zaman siyasete ilgi duymuştu.
1962’de Londra’nın güneydoğusundaki Surrey şehrinde doğdu. Sık sık ailesinin işçi sınıfından olduğunu vurguluyor.
Annesi hemşireydi, babası da bir fabrikada alet üreticisiydi.
Ailesi sadık İşçi Partisi destekçilerinden oluşuyordu. Nitekim ismi, partinin ilk lideri olan İskoç madenci Keir Hardie’den geliyor.
16 yaşındayken İşçi Partisi’nin yerel gençlik kollarına katılarak bir süre Socialist Alternatives adı verilen radikal sol dergide editörlük yaptı.
Ailesinde üniversiteye giden ilk kişi oydu. Leeds ve Oxford üniversitelerinde hukuk okudu. Daha sonra insan hakları alanında avukatlık yaptı.
Bu süreçte Karayipler ve Afrika’da ölüm cezasının kaldırılması için çalıştı.
1990’lı yıllardaysa avukat olarak dev restoran zinciri McDonalds’ın hakaret davası açtığı iki ekoloji aktivistini temsil etti.
2015’te milletvekili, 2020’de parti lideri seçildi
2015’te Londra’daki Holborn ve St Pancras seçim bölgesinden milletvekili seçilerek İngiltere Parlamentosu’nda Avam Kamarası’na girdi.
O dönem Jeremy Corbyn’in liderliğindeki İşçi Partisi ana muhalefetteydi.
Corbyn Keir Starmer’ı İçişleri Sözcüsü olarak atadı. Starmer, gölge bakan olarak özellikle hükümetin göç konusundaki performansını tetkik etti.
2016’da Brexit referandumunun İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararıyla sonuçlanması sonrası Starmer bu kez aynı görevi Brexit süreci için yaptı. Bu konumunu, Brexit konusunda ikinci bir referandum düzenlenmesi yönünde baskı yapmak için kullandı ancak başarılı olamadı ve ilerde bu çizgisini değiştirdi.
İşçi Partisi, 2019’daki genel seçimde ağır bir yenilgi aldı. Bu parti için, 1935 yılından bu yana genel seçimlerdeki en büyük yenilgiydi. Corbyn yenilgi sonrası istifa etti.
Keir Starmer, 4 Nisan 2020’de İşçi Partisi lideri seçildi. Kampanyasında, enerji ve su şirketlerinin kamulaştırılmasını, üniversite öğrencilerine ücretsiz eğitim verilmesini savundu.
Starmer, Corbyn’i, İşçi Partisi lideri olduğu dönemindeki Yahudi karşıtı açıklamalarının yeniden gündeme gelmesi sonrası yaşanan tartışmalar nedeniyle partiden ihraç etti.
Partinin sol kanadından pek çok isim ise Starmer’ın esasında, milletvekili adaylarının sadece “ılımlı partililerden” oluşmasını istediğini, uzun süredir “bu operasyonu yürüttüğünü” savundu.
Partiyi merkezde konumlandırdı
Keir Starmer liderliği sonrası partinin dümenini merkeze doğru çevirdi.
Enerji ve su şirketlerinin kamulaştırılması yönündeki daha önceki vaatlerinden vazgeçti.
Eğitim konusunda da üniversite öğrencilerinin okul harçlarının iptal edilmesi yönündeki önerisini geri çekti, hükümetin bunu karşılayamayacağını söyledi.
İşçi Partisi, çevre konusunda yeşil enerji projelerine yılda 28 milyar sterlin ayrılması yönündeki önerisinin kapsamını büyük oranda daralttı. Açık deniz rüzgar çiftlikleri inşa edilmesi ve elektrikli araçlar için batarya fabrikası geliştirilmesi gibi vaatlerine ise bağlı kaldı.
Muhafazakar Parti, Starmer’ı “en temel taahhütlerinden birinden sıyrılmaya çalışmakla” suçladı.
Starmer, İngiltere’de elektrik üretiminden fosil yakıtların tamamen çıkarılması yönünde de vaatlerde bulundu ancak çoğu uzman bunu gerçekçi bulmuyor.
İsrail- Hamas savaşına yönelik tutumu tartışma yarattı
Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’de düzenlediği saldırı sonrası Keir Starmer, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını savundu.
Keir Starmer, kendisini savunma hakkını kullandığı gerekçesiyle İsrail’e destek verdi.
Starmer’ın bu açıklamaları çok sayıda Filistin yanlısı seçmeni kızdırdı. Acil ateşkes çağrısı yapan onlarca İşçi Partisi milletvekili Starmer’a tepki gösterdi.
Starmer sonunda Şubat ayında “kalıcı ateşkes” çağrısı yaptı, “Bu hemen gerçekleşmeli” dedi.
YouGov’un Mart ayındaki kamuoyu araştırmasına göre, İngiltere’de halkın yüzde 52’si Starmer’ın bu meseleyi iyi yönetemediğini düşünüyor.
Starmer, İngiltere’nin, İsrail ile bağlantılı gemilere yönelik saldırılarına misilleme olarak Yemen’deki Husilerin üslerini bombalamasına da destek verdi.
Geçmişte ikinci Brexit referandumu isteyen Starmer artık Brexit konusunda bir soru işareti olmadığını söylüyor. Ancak Avrupa Birliği ile gıda, çevre ve çalışma standartları dahil birçok konuda işbirliği yapılmasını ve yeni anlaşmalar imzalanmasını istiyor.
‘Kaybetmekten nefret ediyorum’
Keir Starmer, rakipleri tarafından sık sık “sıkıcı” olduğu gerekçesiyle alay konusu oluyor.
Starmer, kendisini kurallara uyan biri olarak göstermeyi seviyor. Lakaplarından birisi “Bay Kural”.
Starmer sadece bir kez yasalara uymamış. Polis onu gençken bir kez izinsiz dondurma satarken yakalamış.
Verdiği röportajlarda karakteriyle ilgili fazla ipucu vermiyor Starmer ancak Guardian gazetesine verdiği röportajdaki “Kaybetmekten nefret ediyorum. Bazıları önemli olanın katılmak olduğunu söyler. Ben onlardan değilim” sözleriyle rekabetçi duruşunu da gösterdi.
Starmer, 2007’den beri İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) için çalışan Victoria Alexander ile evli ve çiftin iki çocuğu var.
]]>Muhafazakar Parti lideri Sunak, BBC’nin 75 dakikalık etkinliğinde Starmer’ı vergi artışı planları ve yasa dışı göçle başa çıkma konusunda bir planı olmamakla suçladı.
Starmer ise, Sunak’ı finansal destek olmaksızın vergi vaatleri vermekle ve seçmenlerle “temas halinde olmamakla” suçlayarak cevap verdi.
Nottingham Trent Üniversitesi’nde yapılan etkinlikte iki lider de halktan gelecek soruları bilmiyordu. Katılımcılardan biri, “Siz ikiniz gerçekten elimizdekilerin en iyisi misiniz?” diye sordu.
İşçi Partisi lideri, Sunak’ı, genel seçim zamanlamasıyla ilgili bahis oynadığı iddia edilen Muhafazakar adaylar konusundaki tepkisini eleştirdi.
Sunak, “Mevcut konuların ciddiyeti ve hassasiyeti göz önüne alındığında bunların doğru şekilde ele alınması benim için önemliydi ve ben de öyle yaptım” diyerek yanıt verdi.
Seçim anketleri İşçi Partisi’nin zaferini öngörürken, bu TV tartışması Sunak’ın seçimden önce durumu tersine çevirmek için son şansı olabilir. Bu nedenle tartışmada mücadeleyi bırakmadı.
Seçim kampanyasının başında olduğu gibi, rakibini vergi konusunda ezmeye çalıştı.
Daily Telegraph’ta çıkan, İşçi Partisi’nden Darren Jones’un ekonomiyi karbondan arındırmanın yüz milyarlarca sterline mal olacağını söylediği bir habere dikkat çekti.
Starmer, harcamayı taahhüt ettiği hükümet parasının yanı sıra yatırımcıların da gelmesini istemelerinin kesinlikle doğru olduğunu söyledi.
Sunak ayrıca izleyicilere, olası bir İşçi Partisi hükümeti altında “emeklilerin, emeklilik vergisine tabi olacağını” söyledi.
BBC Doğrulama Servisi’ne göre, Muhafazakar Parti, emeklilik vergisi alınmayacağını taahhüt etmişti ancak İşçi Partisi bu konuda yorum yapmadı. Dolayısıyla bu, İşçi Partisi’nin emeklilik vergisi planladığı anlamına gelmiyor.
Starmer ilk tartışmaya göre daha sertti. Başbakan’ın izleyicilere “En az 2.000 pound daha fazla vergi ödemeyi göze alabilir misiniz?” diye sormasının ardından onu “yalanı tekrarlamakla” itham etti.
Küçük bir işletme sahibi Avrupa Birliği ile ticareti geliştirmek için ne yapacaklarını sorduğunda iki lider Brexit konusuyla karşı karşıya kadı.
Sunak, AB ile yeni bir ticaret anlaşması yapmanın tek yolu olarak “serbest dolaşıma” izin vermeyi işaret ederken Starmer ise, “AB’ye geri gitmiyoruz, tek pazara veya gümrük birliğine yeniden katılmıyoruz ve serbest dolaşımı kabul etmiyoruz” dedi, “Yaptığımız berbat anlaşmadan daha iyi bir anlaşma yapabileceğimizi biliyorum ve çıkıp bunun için savaşacağım” sözlerini ekledi.
Sunak, rakibine yasa dışı göç ve küçük tekne geçişlerinin durdurulması konusunda sorular yöneltti.
Starmer, Sunak’ın bazı sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planlarından bahsederken Başbakan defalarca Starmer’ın planlarını sorarak onu susturdu.
Ardından Starmer’a, İngiltere’den ret alan sığınmacıları geri göndermek için Taliban’la bir anlaşma yapmayı planlayıp planlamadığını sordu.
Tartışma boyunca Starmer kendisinin İngiltere ve Galler’deki başsavcılık kariyerine ve “işçi sınıfı” geçmişine değindi. Sunak’a “gerçek dünyanın kaygılarından kopuk olduğu” konusunda saldırdı.
İşçi Partisi lideri, Muhafazakar rakibini sosyal yardımlar konusundan uzak olmakla suçlarken stüdyodaki izleyicilerden alkış aldı.
Starmer, insanların işlerine geri dönmesi yönündeki planlarını özetlerken Sunak’a şunları söyledi: “Eğer ülke çapındaki dinleyicileri daha sık dinlerseniz, o kadar da kopuk olmayabilirsiniz”.
]]>Sunak, iktidar partisinin kayıplarının tam olarak netleşmesi sonrası ilk mesajında “ciddi bir hayal kırıklığı” yaşadığını kabul etti.
Perşembe günü 107 belediye için yapılan seçimlerde sonuçlar belli oldu.
Buna göre İşçi Partisi 186 ek sandalye ile meclis üyeliğini 1158’e yükseltirken, Muhafazakar Parti 474 sandalye kaybederek 515’e geriledi.
Genel seçimler için de büyük işaret olan yerel seçimde Liberal Demokratlar ve Yeşiller de önemli kazanımlar elde etti.
Seçim yenilgisi ile ilgili Times gazetesine konuşan Sunak, İngiliz kamuoyuna “onların yararına işler yaptıklarını göstermeye kararlı” olduğunu söyledi.
Partisinin çoğunluğu kaybetme yolunda olabileceğini ilk kez kabul eden Rishi Sunak, genel seçimden İşçi Partisi’nin en büyük parti çıkabileceğini kabul etti.
Sunak yerel seçimlerin, hiçbir partinin çoğunluğu sağlayamayacağı bir genel seçim sonucunun işareti olduğunu da savundu.
Ülkenin önde gelen seçim uzmanlarından Profesör Michael Thrasher da Sky News için yaptığı değerlendirme de Sunak’ın öngörüsünü paylaştı ve İşçi Partisi’nin 294 sandalye kazanabileceğini söyledi.
Bazı seçim uzmanlarının karşı çıktığı bu öngörü, yerel seçim sonuçlarında yaşanan oy verme davranışının genel seçime modellenmesi ile elde ediliyor.
İngiltere’de en geç Aralık ayında yapılması gereken genel seçimde meclis çoğunluğu için 329 milletvekili gerekiyor.
Ülkede son genel seçimde Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti 365 milletvekili kazanmıştı. İşçi Partisi ise 203’te kalmıştı.
Ancak 2019 yılındaki bu seçimden yaklaşık 2.5 yıl sonra Yerine gelen Liz Truss da ekonomi politikalarının büyük krize yol açması sonrası ve görevi mevcut Başbakan Sunak’a devretti.
Blackpool yenilgisi ne anlama geliyor?
Sunak Times Gazetesi’ne verdiği mülakatta Liberal Demokratlar ve Yeşiller ile yapılacak bir İşçi Partisi koalisyonunun İngiltere için ‘felaket’ olacağını da iddia etti.
Sunak, “Ülkenin bir başka at pazarlığına değil icraata ihtiyacı var. Halkın öncelikleri konusunda bir planı olan tek parti biziz” dedi.
Ana muhalefetteki İşçi Partisi ise başka partilerle genel seçim sonrasına ilişkin bir koalisyon planı içinde olabileceği iddiasını reddediyor.
Partinin seçim işleri sorumlularından Pat McFadden, BBC’ye yaptığı açıklamada İşçi Partisi’nin kazanabileceğine yönelik bir inancın hakim olduğunu söyledi.
Başbakan Rishi Sunak, genel seçimler öncesi bu son büyük kamuoyu sınavında ciddi bir yenilgiye uğramış görünüyor.
Londra’da İşçi Partisi’nin adayı ve mevcut Belediye Başkanı Sadiq Khan yüzde 43,8 oy alarak koltuğunu korudu. Muhafazakar Parti’nin Londra Belediye Başkan adayı Susan Hall ise yüzde 32,7 oy aldı.
Genel seçime yönelik önemli göstergelerden biri Blackpool kentinde yaşandı.
İktidardaki Muhafazakar Parti, yerel seçimlerle aynı gün bu kentte yapılan milletvekilliği ara seçiminde sandalyeyi İşçi Partisi’ne kaptırdı. Başbakan Sunak’ın partisi burada 2019’daki seçime kıyasla yüzde 32 oy kaybına uğradı.
Ülkede nasıl bir seçim sistemi var?
İngiltere’de parlamento, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’ndan oluşuyor.
Avam Kamarası üyeleri normalde 5 yılda bir yapılan seçimlerle belirleniyor.
Seçim sistemi, dar bölge ve çoğunluk esasına dayanıyor.
650 seçim bölgesinde en fazla oy alan aday, bölgesinin milletvekili olarak parlamentoya giriyor.
Parlamentodaki Avam Kamarası’nda 650 sandalye bulunuyor.
Sandalyelerin yarısından bir fazlasına, yani 326’sına sahip olan parti tek başına iktidar oluyor.
Eğer hiçbir parti bu sayıya ulaşamazsa en çok oy alan partinin azınlık hükümeti veya koalisyon gündeme geliyor. İngiltere, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sadece 2010-2015 döneminde koalisyon hükümetiyle yönetildi.
Dar bölge ve çoğunluk esasına dayalı sistem nedeniyle partilerin ulusal çaptaki oy oranıyla, parlamentodaki sandalye dağılımı arasında doğrusal oran bulunmuyor.
]]>