Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi vizyonu doğrultusunda dünya üniversiteleri ile iş birliği anlaşmalarını genişletmek amacıyla Kazakistan’a giden Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı burada; üniversiteler arası bölge araştırmaları, toplumsal araştırmalar ve inovasyon, toplumsal kalkınma, kültür ve medeniyet araştırmaları, saha araştırmaları, sözlü tarih araştırmaları, kent, çevre ve yerel yönetim araştırmaları ile dil eğitimi uygulama ve araştırmaları alanlarında ortak proje ve faaliyetler yürütülmesi adına protokoller imzalıyor.
Ziyaretin ilk gününde T.C. Astana Büyükelçiliği, Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Astana Program Koordinasyon Ofisi, Gumilyov Üniversitesi ve Agrotechnical Üniversitesi ile temaslarda bulunan Rektör Çomaklı, çeşitli iş birliği anlaşmalarına imza attı.
Türkiye-Kazakistan ilişkilerinde yeni dönem
Rektör Çomaklı’nın ziyareti, Türkiye ile Kazakistan arasındaki eğitim ve kültür bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenleniyor. Türkiye’nin Kazakistan Büyükelçiliğinde gerçekleştirilen ilk toplantıda, iki ülke arasındaki akademik iş birliği imkanları ele alındı. Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda Atatürk Üniversitesinin katkılarının önemine vurgu yaptı.
Büyükelçilikte düzenlenen 15 Temmuz Anma programına katılan Rektör Çomaklı, Demokrasi ve Milli Birlik günü vesilesiyle düzenlenen “Milletin Zaferi” temalı fotoğraf sergisini ziyaret etti.
TİKA ile iş birliği
Rektör Çomaklı’nın ikinci durağı Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) oldu. TİKA yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, Kazakistan’daki Türk okullarının ve üniversitelerinin desteklenmesi ve geliştirilmesi konuları masaya yatırıldı. Bu kapsamda, çeşitli projelerde iş birliği yapılması konusunda mutabakat sağlandı.
Gumilyov Üniversitesi ile eğitimde yenilikçi adımlar
Ziyaretin en önemli duraklarından biri olan Gumilyov Üniversitesinde, iki üniversite arasında akademik değişim programları, ortak araştırma projeleri ve öğrenci değişim programları gibi konular görüşüldü. Gumilyov Üniversitesi yönetimi ile yapılan görüşmede, iki üniversite arasında kapsamlı bir iş birliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, her iki üniversitenin de uluslararası alanda rekabet edebilirliğini artırmayı hedefliyor.
Agrotechnical Üniversitesi ile tarım ve teknoloji alanında ortaklık
Kazakistan ziyaretinin ikinci durağı olan Agrotechnical Üniversitesinde ise tarım ve teknoloji alanlarında iş birliği fırsatları değerlendirildi. Atatürk Üniversitesi ve Agrotechnical Üniversitesi arasında imzalanan anlaşma ile iki üniversite arasında ortak araştırma projelerinin yürütülmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının hayata geçirilmesi kararlaştırıldı.
İş birliği anlaşmalarıyla geleceğe yatırım
Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Kazakistan ziyaretini değerlendirirken, “Bu ziyaret, iki ülke arasındaki akademik ve kültürel bağları güçlendirmek açısından büyük bir adım. İmzalanan anlaşmalar hem Atatürk Üniversitesine hem de Kazakistan’daki üniversitelere büyük katkılar sağlayacaktır. Bu iş birliklerinin, eğitim ve araştırma alanında yeni fırsatlar sunacağına yürekten inanıyorum” dedi.
Rektör Çomaklı’nın Kazakistan ziyareti, iki ülke arasındaki akademik ilişkilerin derinleşmesi ve yeni iş birliği alanlarının keşfedilmesi açısından büyük önem taşıyor. 18 Temmuz’a kadar sürecek olan ziyarette, çeşitli üniversitelerle imzalanan anlaşmalarla birlikte Atatürk Üniversitesi, uluslararası alandaki etkinliğini artırmaya devam edecek. – ERZURUM
]]>Ziyaret kapsamında; Anbar, Al-Turath, Samarra, Tikrit, Al-Nahrain, Kuzey Teknik, Al-Hadba’a, El-Kitab, Salahaddin ve Kerkük Üniversitelerinin yöneticileriyle bir araya gelen Rektör Çomaklı, toplam 10 anlaşma ile yurda döndü.
Ziyaret sırasında imzalanan iş birliği protokolleri ile öğrenci değişim programları kapsamında Iraklı öğrencilerin Atatürk Üniversitesinde eğitim görmeleri, aynı zamanda Atatürk Üniversitesi öğrencilerinin de Irak’taki üniversitelerde eğitim ve araştırma faaliyetlerine katılmaları sağlanacak. Bu protokoller, iki ülke arasında akademik ve kültürel bağları güçlendirecek ve öğrencilere uluslararası deneyimler kazandıracak.
Rektör Çomaklı, üniversite yöneticilerinin yanında; Türkiye Cumhuriyeti Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan, Irak Etnik ve Dini Oluşumlardan Sorumlu Bakan ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) Yürütme Kurulu Üyesi Aydın Maruf, Irak Türkmen Cephesi (ITC) 1. Başkan Yardımcısı Heytem Haşim Muhtaroğlu ile Başkan Yardımcısı Hişam Bayraktar, Irak Türkmenleri Akademisyenler Birliği Başkanı Dr. Murat Saib ile Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Başkanı Murat İmadeddin Türkmen ile bir araya geldi.
Üniversite ziyaretleri kapsamında bir araya geldiği üniversite yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde ortak akademik projeler, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak seminer ve konferansların düzenlenmesi gibi konularda iş birliği protokolleri imzaladıklarını belirterek: “Irak’ın köklü eğitim kurumlarıyla iş birliği yapmak hem üniversitemiz hem de iki ülke akademisi için büyük bir kazanım olacaktır” dedi.
Rektör Çomaklı: “Yapılan Anlaşmalar, Ortak Araştırma İmkanlarına Katkı Sağlayacak”
Bağdat’taki temasların ardından Prof. Dr. Çomaklı ve beraberindeki heyet, Kerkük ve Erbil şehirlerine de ziyaretler gerçekleştirdi. Kerkük Üniversitesi ve Selahaddin Üniversitesi ile yapılan görüşmelerde, özellikle mühendislik, tıp ve sosyal bilimler alanlarında ortak projeler geliştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Rektör Çomaklı, “Irak’ın her bölgesinde bulunan üniversitelerle iş birliği yapmak, akademik zenginliği ve çeşitliliği artıracaktır. Bu tür ziyaretler, bilgi paylaşımı ve ortak araştırma imkanlarını artırarak bilim dünyasına önemli katkılar sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Rektör Çomaklı, üniversite yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde iki ülke arasında eğitim alanında iş birliğinin artırılması ve karşılıklı akademik desteklerin sağlanması konuları üzerinde durdu.
Rektör Çomaklı, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede, “Irak’a gerçekleştirdiğimiz bu akademik ziyaret, iki ülkenin bilimsel ve kültürel bağlarını güçlendirmek adına önemli bir adımdır. İmzalanan iş birliği protokolleri ile öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için yeni ufuklar açılacak, ortak projeler ve araştırmalar ile bilim dünyasına katkılarımız artarak devam edecektir. Bu ziyaretin, iki ülke arasında akademik ilişkilerin daha da derinleşmesine vesile olacağını düşünüyorum” dedi.
Atatürk Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen bu ziyaretin üniversitenin dünya çapında tanınırlığını artırırken, aynı zamanda uluslararası akademik iş birliklerinin de önünü açtığını belirten Rektör Çomaklı, bu kapsamda kendilerini misafir eden ve yakın ilgi gösteren tüm Irak heyetine teşekkür ederek yapılan iş birliklerinin hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Irak’ta eğitim veren üniversite yetkilileri ise 67 yıllık tarihi geçmişi, kültürel mirası ve akademik birikimi ile dünya üniversiteleri arasında önemli bir konumda bulunan Atatürk Üniversitesi ile iş birliği protokolleri imzalamanın kendileri açısından oldukça değerli olduğuna vurgu yaparak bu ziyaretin, ülkeler arası akademik ilişkileri daha da ileriye taşıyacağına inandıklarını belirtti. – ERZURUM
]]>Beylikdüzü Belediyesi ile Beijing-Daxing Havalimanı Kenti arasında kardeş şehir protokolü imzalandı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Çalık, “Bu imza töreni ile dünyada bir ilki birlikte gerçekleştireceğiz. İnsanlık için, ortak geleceğimiz için birlikte çözümler üreteceğiz. Birlikte güç olacağız, güçlü olacağız” dedi.
Beylikdüzü Belediyesi ile Beijing-Daxing Havalimanı Kenti arasında Kardeş Şehir Protokolü imzalandı. Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile Beijing-Daxing İlçe Komitesi Genel Sekreteri Wang Youguo arasında imzalanan protokolle; ekonomik, teknolojik ve kültürel alanda uluslararası iş birlikleri yapılacak.
“İŞ BİRLİĞİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUM”
Beijing-Daxing Havalimanı Kenti İlçe Komitesi Genel Sekreteri Wang Youguo ve beraberindeki heyeti ağırlayan Başkan Çalık, ekonomik, teknolojik ve kültürel alanda uluslararası iş birliklerini kapsayan Kardeş Şehir protokolüne imza attı. Başkan Çalık, Beylikdüzü Belediyesi olarak öncü işler yapmaya, yenilikçi proje ve çalışmaları hayata geçirmeye devam edeceklerini ifade etti. Başkan Çalık, “Yaptığımız işlerin sürdürülebilir olmasını çok önemsiyoruz. Tüketim alışkanlıklarımızın dünyayı yaşanmaz bir hale getirdiği ortada. Bu sorunları ancak küresel iş birliği ile çözebiliriz. Doğanın bozduğumuz dengesini yeniden sağlamak için bu bütüncül küresel farkındalığın oluşturulması çok önemli. Dünyada her gün 850 bin insan aç yatıyor. 4.5 milyar insan nitelikli suya erişemiyor. İşte bu gerçekler kapsamında, gerçekleştireceğimiz iş birliğini çok önemsiyorum. Bu noktada Çin ve Türkiye’nin öncülüğünde; tüm dünyada ekonomik, sosyal ve siyasal bir dönüşümün olanaklı olduğunu görüyoruz. Çin, ekonomik gücü ve teknolojik yenilikçiliğiyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin de, Atatürk devrimlerine bağlı laik ve demokratik bir hukuk devleti olarak kıtaları birleştiren jeopolitik coğrafyasının kemer rolü birleştiğinde; iş birliğimizin yeni dünya düzeni için, insanlığın varoluşu için çok önemli ve çok özel bir yeri olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÖNCÜ İŞLER YAPMAK İSTİYORUM”
Beylikdüzü Belediyesi olarak bu ilişkilerin geliştirilmesi için öncü olmaya hazır olduklarını dile getiren Başkan Çalık, “Pandemi döneminde dayanışma köprüleri kurmak ve vatandaşlarımızın yanında olmak için Dayanışma Askıları yaptık. O gün Çin Devlet Televizyonunun dayanışma askısını haberleştirmesi bu günlerin işareti oldu diyebilirim. Ülkemizde 1393 belediye bulunuyor. Bu belediyelerin hepsi, teknik, idari, sosyal ve teknolojik alanda ortak iş birliği yapmaya hazırlar. Özellikle geliştirilecek finansal modeller ile ciddi gelişmeler elde etmek mümkün” şeklinde konuştu.
“BİRLİKTE GÜÇ OLACAĞIZ, GÜÇLÜ OLACAĞIZ”
18 Mart 2023’de Pekin’de Daxing Havaalanında gerçekleştirilen İnovasyon İş Birliği Protokolü ve Tabela Asma Töreni’ni hatırlatan Başkan Çalık, “İnanıyorum ki o gün orada attığımız imza, iki ülke arasında başlayacak sayısız dostlukların temeli olacaktır. Bu nedenle sizlerle olan bu iş birliğinin ayrı bir önemi olduğuna inancım tamdır. Siz bizimle birlikte dünya dostluğu için milyonlarca insanı buluşturan ve birbirine kavuşturan önemli bir köprü görevi görmektesiniz. Bu misyonunuz şimdi de Beylikdüzü ve Çin arasında önemli bir dostluk köprüsünü oluşturacağına canı gönülden inanıyorum. Bu imza töreni ile dünyada bir ilki birlikte gerçekleştireceğiz. Dünya insanlığı için, ortak geleceğimiz için birlikte çözümler üreteceğiz. Birlikte güç olacağız, güçlü olacağız” dedi.
WANG YOUGUO: İŞ BİRLİĞİMİZİN DAHA DA GELİŞECEĞİNİ BİLİYORUM
Beijing-Daxing Havalimanı Kenti İlçe Komitesi Genel Sekreteri Wang Youguo ise Beylikdüzü Belediyesi ile kardeş şehir olmaktan dolayı mutluluk duyduğunu ifade ederek “Bölgemiz sadece Pekin’i bağlamıyor. Çin’in dışa açılan kapısı konumundayız. Beylikdüzü de Türkiye’nin dışa açılan kapılarından biri. Bu protokolle birlikte geleceğe dönük iş birliğimizin daha da gelişeceğini biliyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile Beijing-Daxing İlçe Komitesi Genel Sekreteri Wang Youguo arasında kardeş şehir protokolü imzalandı. Protokolün ardından Türkiye-Çin Uluslararası İnovasyon Merkezi Tabela Töreni yapıldı.
]]>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Almanya’nın başkenti Berlin’de, bir dizi diplomatik ve finansal görüşmeler gerçekleştirdi. İmamoğlu, günün farklı saatlerinde sırasıyla; Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınmadan Sorumlu Devlet Bakanı Niels Annen ve Maliye Bakanı Christian Lindner ile heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi. İmamoğlu, akşam saatlerinde de Alman Sanayileri Federasyonu (BDI) İcra Kurulu Başkanı Tanja Gönner ve ekibiyle bir araya geldi. İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar da finansal görüşmeler sırasında İmamoğlu’na eşlik etti.
“Önemli bir tarihte buradayız”
İmamoğlu, Almanya devlet yetkilileri ve işveren kuruluşuyla yaptığı görüşmeleri, şu sözlerle değerlendirdi:
“İstanbul’dan Berlin’e geldiğimizde; tabii önemli bir tarihte buradayız. Hem kardeş şehir ilişkimizin 35. yıldönümü hem de Türk-Alman dostluk antlaşmasıyla, aslında başka bir evreye erişen antlaşmanın 100’ncü yılında Berlin’deyim. ve çok önemli görüşmeleri bir kısım mutabakat görüşmelerini yaptığımız bir günü geçirdim. Bugüne sabah, çok önemli, Dış İlişkiler Bakanı’yla yaptığımız görüşmeyle başladım. Ardından Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı’yla görüşmelerime devam ettim. Son olarak yine önemli bir bakan, Maliye Bakanı’yla görüşmemi yaptım. Tabii burada hem İstanbul’umuzu ilgilendiren hem Türkiye’mizi ilgilendiren bazı konular ile ilgili görüşlerimizi karşılıklı paylaştık.
“İş birliği zeminlerini konuştuk”
Hem İstanbul Belediye Başkanı gömleğimle hem de Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı titrimle masalarda olduğum için, Türkiye’deki yerel yönetimlerin olabildiğince yüksek oranda fonlardan yararlanabilme, Avrupa Birliği’yle ilgili ilişkiler, Avrupa Birliği’yle ilgili fonlar, aynı zamanda Almanya’yla ilgili yaratabileceğimiz kaynaklar, iş birliği zeminleri üzerinden görüşmelerimizi yaptık. Elbette yoğun tartışılan vize meselesinden, başka konulara varıncaya kadar yine şehrimiz başta olmak üzere, bütün şehirlerin diplomasi içerisinde nasıl verimli bir sürecin, çok yoğun ilişkiler içerisinde olduğumuz Almanya’yla Türkiye ve Almanya’nın şehirleri ve Türkiye’nin şehirleri üzerinden iş birliği zemini yakalayabilirizi konuştuk.
“2025’te kardeş şehirlerin İstanbul’da toplanması konusunda görüş birliğine vardık”
Bir başka konumuz; özellikle 100’e yakın kardeş şehir ilişkisi olan Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkileri, ki Berlin Belediye Başkanı’yla Kai Wegner’le bu konuda, yine Köln’de olduğu gibi, kardeş belediyemiz Köln Belediye Başkanı’yla yaptığımız görüşmenin bir benzerini yaptık. Bu konuda özellikle Dış İlişkiler Bakanı’ndan da destek istediğimizi ifade ettik. Özellikle Almanya’da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımız olan veya soydaşımız olan insanlarımızın daha mutlu ve daha keyifli, daha entegre, daha iş birliğinin gücünü hisseden bir boyutta olmalarını sağlayacak olan bir buluşmayı gerçekleştirmek istediğimizi ifade ettik. O da 2025 yılında, kardeş şehirlerin İstanbul ev sahipliğinde ve özellikle Köln ve Berlin’in iş birliğiyle ve ilgili kurum ve kuruluşların desteğiyle yapabilmemiz. Bu konuda da bir görüş birliğine vardık ve bunu yerel yönetimlerle konuşarak, daha sonra ilgili kurumların gündemine taşıyarak böyle bir süreci başarmayla ilgili adımlarımızı atacağımızı ifade edebilirim.
“Düzensiz göçü konuştuk”
Tabii ki Berlin şehriyle, Belediye Başkanı’yla daha farklı konularda iş birliği zeminini tartıştık, konuştuk. Kültür, turizm, ticaret, insan kaynağı değişimi, özellikle yoğun göçlerin yaşandığı ve dünyanın her yerini bu anlamda etkileyen, ama en fazla Türkiye’mizi ve İstanbul’umuzu etkileyen, düzensiz göçün, mültecinin, sığınmacının, farklı sıfatlarıyla kitlelerin varlığından konuşarak, bu konunun aşılmasıyla ilgili hem bakanlıklarla hem de şehirlerin deneyimleri üzerinden neler yapabilirizi konuştuk. Yanı sıra Gümrük Birliği’nin revizyona uğraması gerektiği üzerinden bakanlıklarla ilgili fikirlerimizi paylaştık. Yine Avrupa Birliği yolculuğunda kötü giden sürecin, olumlu bir şekilde nasıl oluşturulabileceği, yeni bir güzergah çizilebileceği konusunda görüşlerimizi paylaştık.
“Epeyce ödevimiz çıktı”
Son olarak, Almanya’nın en önemli iş dünyası kuruluşuyla, BDI Başkanı ve yönetimiyle bir arada oldum. Özellikle Türkiye’deki 3000 civarında, tamamı Alman sermayeli firmaların olduğunu, neredeyse 200 yaşına varacak olan çok önemli markaların Türkiye’deki ticari yaşamlarının olduğundan bahsederek, bundan sonraki iş dünyası ve yerel yönetimler, başta belediyemiz, İstanbul olmak üzere, Türkiye’deki diğer yerel yönetimlerle olan ilişkilerini ve diyaloglarını nasıl en üst seviyeye taşıyabilirizi görüştük. Çok olumlu, çok değerli bir gün geçtiğini düşünüyorum. Bugün epeyce ödevimiz çıktı. Epeyce notlarımız var. ve önümüzdeki zaman diliminde, önümüzdeki hizmet sürecimizde ama İBB olarak ama TBB olarak yapacaklarımızın listesiyle yurdumuza döneceğiz.
“Her masada Türkiye’nin ilk maçtaki başarısını konuştuk”
Tabii her masada Türkiye’nin ilk maçtaki başarısını konuştuk ve Türkiye’nin çok zevkli bir mücadeleyle kazandığı maçtan sonra, buradaki makamlarla esprili bir şekilde, finalin Türkiye-Almanya arasında geçmesini de diledik. Umuyorum yarın Portekiz maçını da kazanarak, Türkiye’mize, Milli Takımımıza Almanya’da başarılar diliyorum”
]]>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Kadın Kooperatifleri Birliği (SİMURG) ortaklığında yürütülen proje çerçevesinde Mersinden Kadın Kooperatifi’nin organizasyonunda ‘Mersin’de Kadın Kooperatifleri Buluşuyor’ toplantısı gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü Berrin Yorgun’un yaptığı toplantıya, Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, kooperatif ortakları, KEDEV Ağ Geliştirme ve Savunuculuk Yetkilisi Ayşe Temiztaş ile ilçelerde faaliyetlerini sürdüren 16 kadın kooperatifi katıldı.
Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, proje kapsamında kalıcı iş birliği oluşturmak için, kentteki kadın kooperatifleri ile bir araya geldiklerini belirtti. Kooperatifi olarak Mersin’deki kadın kooperatifleri arasındaki iş birliğinin oluşması konusunda destek verdiklerini ifade eden Seçer, “Bu projenin amacı, kooperatifler arasındaki iş birliğinin artırılması ve bunun kalıcı hale getirilmesi. Toplantımızın sonucunda kooperatiflerimizin mevcut durumları, beklentileri, sorunları konusunda elimizde veriler olacak. Bunlar raporlanacak ve bundan sonraki aşamada, iş birliği ağının oluşturulması konusunda KEDV ile birlikte bir çalışma yapılacak. Toplantının, kooperatiflerimizin bu iş birliğinden sonra daha güçlü, sesini daha iyi duyurabilen bir yapı haline gelmesine katkı sunacağını düşünüyorum” dedi.
“Kooperatifler birleştikçe büyüyecekler”
Mersinden Kadın Kooperatifi Kurucu Ortağı Eylem Bozdoğan da kooperatiflerin sürdürülebilirliğinin en önemli temellerinden birinin iş birliği olduğunu ifade etti. Bunu Türkiye genelinde yapmak istediklerini dile getiren Bozdoğan, “Ancak önce yerelde başlamak gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden bugün Mersin’de kurulmuş 23 kadın kooperatifinin 16’sıyla beraberiz. Bu birlikteliğimizin amacı da sürdürülebilir iş birliği ve iletişim sağlamak” diye konuştu. Kooperatifler arası sağlanacak iş birliğinin büyüyerek, Türkiye genelindeki kadın kooperatiflerine faydalı olacağına işaret eden Bozdoğan, “Kooperatifler birleştikçe büyüyecekler. Sürdürülebilirlikleri ve kurumsallaşmalarına bağlı. Bu amaçla biz öncülük yapıyoruz” dedi.
“Ağ oluşturma, esas olarak deneyim paylaşımı sağlıyor”
KEDV Ağ Geliştirme ve Savunuculuk Yetkilisi Ayşe Temiztaş ise Mersin’deki kadın kooperatiflerinin öncelikli ihtiyaçlarını belirleyip çözüm önerileri getirdiklerini ve bir eylem planı hazırlayarak planlama yapacakları iş birliğine dayalı bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. Mersinden Kadın Kooperatifi’nin çok iyi çalışmalar sürdürdüğünü ifade eden Temiztaş, “Kadın kooperatiflerinin tek başına yapamadıkları işleri, bir araya gelerek yapmalarının önünü açmak istiyoruz. Bunlar birbirinden bağımsız kooperatifler. Güçlenmek için birbirleriyle dayanışma içerisinde olabilirler” şeklinde konuştu. Ağ oluşturmanın önemine de vurgu yapan Temiztaş, şöyle devam etti: “Ağ oluşturma esas olarak bilgi paylaşımı, deneyim paylaşımı, motivasyonlarını artırma, kendilerine bir ayna tutma imkanı da sağlıyor. Bir araya gelerek bunu daha kolaylıkla başarabiliyorlar. Ağların tüzel bir kimliği yok. Ağlar; bir platform, bir yapılanma, örgütlenme şekli, katılımcı, eşitlikçi, dayanışma temelli bir örgütlenme biçimidir. Onun için de burada bir araya gelerek birbirlerini güçlendirmelerini ve büyümelerini önemsiyoruz. Görünürlüklerinin bu yolla sağlanabileceğini düşünüyoruz.”
Toplantıda bazı kooperatif başkan ve iyeleri de konuşma yaptı. – MERSİN
]]>ATO 67 No’lu Sigortacılık Hizmetleri Meslek Komitesi ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Sigortacılık Bölümü öncülüğünde gerçekleştirilen protokol; eğitim, staj, araştırma, organizasyon ve etkinliklerin gerçekleştirilmesi ve danışmanlık konularında iş birliği ile uzaktan veya yüz yüze tezsiz yüksek lisans ve özel eğitim programlarında Ankara Ticaret Odası üyesi firma yetkililerine kontenjan verilmesini kapsıyor.
ATO Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleşen iş birliği protokol imza töreninde konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, protokol kapsamında Ankara Ticaret Odası’nın, öğrencilerin zorunlu ve gönüllü stajları konusunda üniversite ile firmalar arasında köprü rolü üstleneceğini belirterek, şunları söyledi:
“Protokol çerçevesinde bir yandan öğrencilerimizin diğer yandan da sigorta sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacağız. Sigortacılık, tüm dünyada hızla gelişen bir sektör. Ekonomilerin emniyet sübabı durumunda. Sigortacılık sektörü, sadece bireylerin ve işletmelerin risklerine karşı koruma sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik büyümeye ve istikrara da önemli katkılarda bulunuyor. Böylesine önemli bir sektörün nitelikli işgücü ihtiyacına katkı sağlayacak olmak önemli. Genç nüfus ve nitelikli iş gücü en kıymetli sermayemiz.”
Baran, protokole dahil olan sigorta acentelerinin belirleyeceği kontenjan çerçevesinde stajyer alımlarının gerçekleştirileceğini, bu iş birliği sayesinde öğrencilerin teorik bilgilerini pratik deneyimle birleştirerek sektördeki işleyişi daha yakından tanıma imkanı bulacağını kaydetti. Baran, “Gençler sahada deneyim kazanırken, sigorta sektörü de nitelikli iş gücü için yetenekli gençlerle buluşma fırsatı yakalamış olacak” diye konuştu.
İstihdam fırsatı
Bölümden dereceyle mezun olan ilk üç öğrenciye iş birliği protokolüne dahil olan firmalardan istihdam imkanı sağlanacağını ifade eden Baran, “Bu durum gençlerimiz için eğitimlerini başarıyla tamamlamak açısından motive edici bir hedef sunarken sektördeki nitelikli çalışan sayısının artmasına da katkı sağlayacak” dedi.
Kalkınmanın anahtarı
Ankara Ticaret Odası olarak, üyelerinin ve çalışanlarının mesleki gelişimine önem verdiklerini bu çerçevede Başkent’teki üniversitelerle iş birliği protokolleri hayata geçirdiklerini kaydeden Baran, sözlerini şöyle tamamladı:
“İş dünyamız ve üniversitelerimiz arasındaki diyaloğu güçlendirmek, üniversitelerimizin bilimsel çalışmalarının reel sektöre aktarılmasını sağlamak, böylelikle sektörlerimizin, ticaretimizin, ihracatımızın, istihdamımızın gelişmesine, ilerlemesine katkıda bulunmak Ankara Ticaret Odası olarak öncelikli hedefimiz. Reel sektör ve üniversite iş birliği çok kıymetli. Tüm dünyada kalkınmanın anahtarı, olmazsa olmazı durumunda. Üniversitelerimizin birikimlerini ve potansiyelini sektörlerimize aktarması; iş dünyamızın bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip ederek, işlerine entegre edip gelişmesine fayda sağlarken; diğer yandan reel sektörün ihtiyacı olan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine de katkı sağlıyor.”
Bostancı: “Hayatın dinamiği ticaret”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı da üniversitelerin pratikte eğitimi sadece kendi imkanlarıyla gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığını dile getirerek, “Öğrenciler kitaptan okuduklarını hayatın gerçek zemininde de test etme, görme imkanına kavuştuklarında teori ve pratik iş birliği gerçekleşir. Hayatın dinamiği ticaret. Türkiye’nin kalkınması, büyümesi, gelişmesi derken arkasında bütün bunlara ilişkin rakamlar var ve şüphesiz o rakamların dinamosu da ticaret. Bunlardan bahsetmeden güçlü ve kudretli bir Türkiye’den bahsedemeyiz. Ticaret burada teknolojik gelişmeyi ve ticaret yapanların işlerini daha iyi yapmasını temin ediyor” dedi.
Ticaretin en kutsal işlerden biri olduğunu belirten Bostancı, “Okullar öğrencilere işi kitaptan öğretiyor. Ama Ankara Ticaret Odası’nın kıymetli üyelerinin şirketlerinin pratiği, şüphesiz bizim için çok kıymetli. Bu iş birliğinden iyi sonuçlar çıkacak” ifadelerini kullandı.
]]>Türk devletlerinin yükseköğretim kurumları arasında iş birliği kültürünü geliştirmek, birlik ve beraberliği güçlendirmek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında düzenlenen TÜRKÜNİB 7. Genel Kurul Toplantısına katılan Rektör Çomaklı, programın ardından Azerbaycan üniversitelerini ziyaret ederek hem iş birliği protokolü imzaladı hem de Atatürk Üniversitesi ile Azerbaycan arasında akademik köprünün güçlenmesi noktasında mevkidaşları ile görüş alışverişinde bulundu.
Azerbaycan ziyareti ile yapılan görüşmelere ilişkin bir değerlendirmede bulunan Rektör Çomaklı, gerek TÜRKÜNİB’in gerekse sonrasında gerçekleşen akademik görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz Azerbaycan ziyareti kapsamında, Azerbaycan’daki çeşitli üniversitelerle bir araya gelerek önemli iş birliği protokollerine imza attık. Bu iş birliği protokollerinin temel amacı, akademik ve bilimsel alanlarda ortak çalışmalar yürütmek, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları düzenlemek, ortak projeler ve yayınlar gerçekleştirmektir. Bu vesileyle, iki ülke arasındaki eğitim ve bilimsel bağları daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
“Yapılan Görüşme ve İş Birlikleri, Kardeşlik Bağının Daha da Güçlenmesine Vesile Oluyor”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihi ve kültürel bağların, köklü bir geçmişe dayandığını ifade eden Rektör Çomaklı: “Ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz ve değerlerimiz, bu iki milletin kardeşlik bağlarını daha da pekiştirmektedir. “Bir millet, iki devlet” anlayışıyla hareket ederek, eğitim ve bilim alanında da bu güçlü bağları daha ileriye taşımayı amaçlıyoruz. Azerbaycan’da bize gösterilen misafirperverlik ve ilgi için tüm Azerbaycanlı kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Bu iş birlikleri; üniversitemizin uluslararası alandaki konumunu güçlendirirken, aynı zamanda öğrencilerimize ve akademisyenlerimize yeni fırsatlar sunuyor” dedi.”
“Tarihi ve Kültürel Birliktelik, Sorumluluğumuzu Artırıyor”
Atatürk Üniversitesi olarak, bilgi ve deneyimleri paylaşmak, ortak projelerle bilim dünyasına katkıda bulunmak için her zaman hazır olduklarını dile getiren Rektör Çomaklı: “Azerbaycan’daki üniversitelerle geliştirdiğimiz bu güçlü iş birliğinin, gelecekte de birçok başarıyı beraberinde getireceğine olan inancımı bir kez daha vurgulamak isterim. Azerbaycan ile Türkiye’nin tarihi ve kültürel birlikteliği, bizlere her alanda birlikte çalışma ve birbirimizi destekleme sorumluluğu yüklemektedir. Bu bağlamda, akademik iş birliğimizin de her iki ülke için hayırlı sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum. Bu düşüncelerle; bu ziyaretin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese ve iş birliğimize katkıda bulunan tüm kurumlara teşekkürlerimi sunuyor, atılan adımların ve yapılan görüşmelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Bir Ziyarette Türk Patent ve Marka Kurumuna
Azerbaycan ziyaretinin ardından Türkiye’ye dönen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ile bir araya geldi. Atatürk Üniversitesinin 2018 yılında başlatmış olduğu Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında yapılan çalışmalardan bahseden Rektör Çomaklı, devrim niteliğinde adımlar attıklarını belirterek, bunun neticesinde patent sıralamasında zirvede yer aldıklarını söyledi. 2023 yılı akademik dönemde, 97 ulusal 43 uluslararası olmak üzere toplamda 140 Patent başvurusunda bulunulduğunu hatırlatarak bu rakamın yoğun çalışmalar neticesinde elde edildiğini vurgulayan Çomaklı, misafirperverliği ve vermiş olduğu destek için Başkan Durak’a teşekkür etti.
Atatürk Üniversitesinin gerek bulunduğu şehir ile bölgesi gerekse ülke yükseköğretimi açısından oldukça değerli olduğunu aktaran Başkan Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, üniversite bünyesinde yapılan atılımı yakından takip ettiklerini ve elde edilen başarının gurur verici olduğunu söyledi. Araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve inovasyon açısından çok sayıda patent ve patent başvurusunda bulunuyor olmasını, bilginin değere dönüşmesi açısından önemsediklerini ifade ederek, bu doğrultuda Atatürk Üniversitesinin göstermiş olduğu üstün performans nedeniyle Rektör Çomaklı nezdinde tüm üniversite ailesini tebrik etti. – ERZURUM
]]>Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesinin en önemli çıktıları arasında yer alan uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dzulkifli Abdul Razak’ı misafir etti.
Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette; Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Sürdürülebilirlikten Sorumlu Direktör Prof. Zainal Sanusi ile Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turgut Göğebakan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit, Dış İlişkiler Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Taşkın Öztaş ile Mühendislik Fakültesinden Prof. Dr. İhsan Efeoğlu yer aldı.
Rektör Çomaklı: “İmzalanan Protokol, İki Ülke Arasındaki İlişkiye Katkı Sunacak”
İki ülke arasındaki akademik birlikteliğin; üniversiteler arası değişim programları, ortak araştırma projeleri ve akademik etkinlikler düzenleyerek birbirlerinin bilgi ve deneyimlerinden faydalanmalarını sağladığını aktaran Rektör Çomaklı, bu tür iş birliklerinin, kültürel alışverişi artırırken aynı zamanda bilimsel ve akademik alanda da gelişmeyi teşvik ettiğini dile getirdi. İki kurum arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve akademik hareketliliği sağlamak amacıyla düzenlenen protokol töreninin taraflar için hayırlı olması temennisinde bulunan Rektör Çomaklı, atılan tüm adımların Atatürk Üniversitesinin başarı çıtasını daha da yukarı çıkarmak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.
Araştırma Üniversitesi statüsü ile artık dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek konuma ulaştıklarını belirten Rektör Çomaklı: “Öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak araştırma projeleri ve akademik programlar konularında anlaşmaya vardığımız bu iş birliğinin uluslararası alanda kendisine fırsat oluşturmak isteyen öğrenci ve akademisyenlerimiz için önemli bir fırsat olduğu düşüncesindeyim. Ayrıca, protokolün kültürel alışveriş ve uluslararası anlayışın artırılmasına katkı sağlayacağına da yürekten inanıyorum. Her iki üniversitenin akademik ve kültürel etkileşimini artırmayı hedefleyen bu iş birliğinin hayırlı olmasını diliyor, sürece ilişkin katkılarından dolayı değerli mevkidaşım Prof. Dzulkifli Abdul Razak’a teşekkür ediyorum” dedi.
Prof. Razak: “İslam Dünyasının Önemli İki Ülkesi Arasındaki İş Birlikleri Giderek Artıyor”
Malezya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin tarih boyunca karşılıklı saygı ve iş birliğine dayalı bir şekilde ilerlediğini vurgulayan Rektör Prof. Razak ise iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin, kültürel etkileşim ve ticaret bağların her iki taraf için de önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek: “Özellikle son yıllarda, eğitim ve akademik alanlarda üniversitelerin birbirleri arasında iş birliği giderek artmaktadır. Malezya ve Türkiye’nin benzer kültürel değerlere ve tarihi bağlara sahip olmaları, akademik iş birliğini daha da güçlendirmektedir. Özellikle İslam dünyasının önemli iki ülkesi olarak, İslami bilimler, kültür ve dil alanlarında yapılan çalışmalar, bu iş birliğinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İki ülke arasındaki iş birliği ve ortak projeler, hem bölgesel hem de küresel düzeyde barış, istikrar ve kalkınma için önemli bir potansiyele sahiptir. Bu nedenlerle, Malezya-Türkiye ilişkileri ve akademik birlikteliği, her iki ülkenin de çıkarlarına hizmet eden ve gelecek için umut vaat eden bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Ayrıca hem bireyler hem de toplumlar arasında daha derin anlayış ve iş birliği sağlayarak küresel düzeyde olumlu etkiler oluşturabilmektedir. Bu düşüncelerle ev sahibi olarak göstermiş olduğu misafirperverlik için Rektör Çomaklı’ya teşekkür ediyor, şahsı nezdinde tüm üniversite ailesine başarı dileklerimi iletiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Ziyaret, iş birliği protokolünün imzalanmasıyla sona erdi.
Malezya heyeti, rektörlük ziyaretinin ardından “Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi” üzerine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Keskin ile, Dijital Dönüşüm Ofisinde “Eğitim Teknolojileri ve Dijitalleşme” üzerine Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ile, İlahiyat Fakültesinde “Yapay Zeka” üzerine ise Prof. Dr. Kızılgeçit ile toplantı yaptı.
Toplantılar sonrası heyet, Buz Müzesi ve Biyoçeşitlilik Müzesi ziyaret ederek Atatürk Üniversitesi ziyaretini tamamladı. – ERZURUM
]]>Cerebrum Tech, yapay zeka ile yurt dışı macerasına başlamak için Doğuş Teknoloji ile anlaştı!
İş birliği kapsamında, Cerebrum Tech’in Avrupa, Rusya, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) pazarlarına yönelik satış ve satış sonrası destek hizmetleri Doğuş Teknoloji tarafından yürütülecek. Cerebrum Tech’in Cerebrum AI Stack adı verilen ürünleri, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Umman, Lübnan, Cezayir, Fas, Tunus, Hollanda ve Rusya’da sunulacak.

İş birliği anlaşması, Doğuş Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Semih İncedayı, CDO’su Özcan Çavuş, Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Tolga Tunç ve Ar-Ge & Yazılım Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Alp Eren Özalp’ın katılımıyla imzalandı.
Intel, OPEA projesiyle yapay zeka alanında yeni fırsatlara yol açtı
Dr. Erkul, Doğuş Teknoloji’nin güçlü global ağı sayesinde yapay zeka temelli çözümlerini geniş bir coğrafyada sunma fırsatı yakaladıklarını belirtti. Ayrıca, Cerebrum AI Stack ürünlerinin hem bulut tabanlı hem de yerinde (on-premise) çözümler olarak sunulduğunu ve veri güvenliğini en üst seviyeye taşıdığını ifade etti.
Semih İncedayı ise Türkiye’nin yazılım ve mühendislik alanındaki potansiyeline vurgu yaparak, Cerebrum Tech ile yapılan iş birliğinin şirketlerinin global büyüme stratejisine önemli katkılar sağlayacağını ve ileri seviye teknolojik çözümler sunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Her iki şirket lideri de bu iş birliğinin Türkiye’nin teknoloji ihracatına önemli katkılar sağlayacağını ve yeni dönemin her iki şirket için de başarı getireceğini umduklarını ifade etti.
Cerebrum Tech Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul iş birliğine ilişkin şunları söyledi:
“Türkiye’nin teknoloji alanında lider şirketlerinden biri olmasının yanı sıra yurt dışında da çok güçlü bir hizmet ağına sahip olan Doğuş Teknoloji ile güçlerimizi birleştirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 11 ülkeyi kapsayan bu kapsamlı iş birliği ile yapay zeka temelli ürün ve çözümlerimizi çok geniş bir coğrafyada müşterilerimizle buluşturma fırsatı yakalıyoruz.
Cerebrum AI Stack bulut tabanlı çözümlerin yanı sıra Özel Uç Nokta Yapay Zeka Hızlandırma Sunucusu aracılığıyla tamamen on-premise (yerinde) olarak da temin edilebiliyor ve veri güvenliğini en üst seviyeye ulaştırıyor. Bu iş birliğinin ülkemizin teknoloji ihracatına kuvvetli bir katkı sağlamasını temenni ediyorum”
Doğuş Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Semih İncedayı ise şunları söyledi:
“Ülkemizin yazılım alanında önemli bir değer yarattığını düşünüyorum. Bunu hem kendi şirketimizin başarısında deneyimliyor hem de yerel iş ortaklarımızın ortaya koyduğu güncel ve ileri teknolojilerde net biçimde görüyoruz. Cerebrum Tech, Türkiye’nin mühendislik gücünü ve bu alandaki başarılı çözümlerini ortaya koyan değerli şirketlerden biri olarak dikkat çekiyor ve büyümesini sürdürüyor.
Doğuş Teknoloji olarak global büyüme stratejimiz kapsamında yerli teknoloji şirketlerine de değer katacak iş ortaklıkları geliştirmek ve globaldeki müşterilerimize ileri seviye çözümler sunmaya devam ediyoruz. Cerebrum Tech ile imzaladığımız iş birliği anlaşması da bu vizyonun en güncel adımlarından biri oldu. Yeni dönemin her iki şirkete de hayırlı olmasını dilerim.”
]]>Eğitime katılan kurumlar arasındaki iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi, bölgesel kalkınma için kritik öneme sahip. Antalya’daki çeşitli belediyeler, üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcileri, bu eğitim sayesinde bir araya gelerek ortak projeler geliştirmeye yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendiriyorlar. Bu iş birliği, bölgenin potansiyelini daha etkin bir şekilde kullanarak sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor.
Eğitim katılımcılarını umutlandıran bir atmosfer
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen eğitim, bölgedeki kurum ve kuruluşları bir araya getirerek iş birliği ve bilgi paylaşımını teşvik ediyor. Eğitime katılanların yüksek motivasyonu ve istekli yapıları, gelecekteki projeler için umut verici bir atmosfer oluşturuyor. Özellikle katılımcıların bilinç düzeylerinin yüksek olması, projelerin başarılı bir şekilde ilerlemesine olan inancı artırıyor.
Eğitime katılan kursiyerlerden Didem Yılmaz, “Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde çevre yüksek mühendisi olarak çalışıyorum. Bu projeye dahil olduğumuz için çok mutluyuz. Uygulamalı proje döngüsü yönetimi Interreg Next Med Proje Hazırlama Eğitimi’nden BAKA’nın duyurusu ile haberdar olduk. Eğitimden tabii ki güzel beklentilerimiz var. Bir proje nasıl yazılır, nasıl ilerlenir, nasıl ekip oluşturulur onları öğreniyoruz. Eğitimin proje geliştirme süreçlerimize faydalı olacağına inanıyorum” dedi.
Programın eğitmeni Ali Öztüfekçi ise, “Akdeniz Sınırötesi İş Birliği Programı’na ülkemiz ilk defa dahil oldu, bu anlamda eğitimimizin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Genellikle bu eğitimleri online olarak verdik ancak Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın düzenlediği bu atölye çalışması ve katılımcıların da yüksek profilli ve istekli yapısı beni açıkçası çok umutlandırdı. Çünkü herkes çok bilinçli ve ne yapmak istediklerini biliyorlar. Sadece rehber ya da diğer ince detaylarla ilgili takıldıkları bir takım hususlar var. Ancak burada herkesin gönüllü olarak irade göstermesi başarının önünü açıyor ve ciddi bir potansiyel görüyorum. Bu potansiyelle beraber de 15 günlük atölye çalışmamız devam ediyor. Bu uygulama sonucunda arkadaşlarımızın da kendi kurumları ile ilgili güzel projeler çıkaracaklarının izlenimini edinmiş oluyorum” ifadelerini akardı.
Öztüfekçi ayrıca, “Özellikle Akdeniz Sınırötesi İş Birliği Programından bahsetmek gerekirse, kıtaları kapsayan çok geniş bir program olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden sorunları da daha geniş ve iş birliği imkanları da çok geniş. Diğer bütün sınırötesi iş birliği programlarından ufak tefek farklılıkları var. Makine ekipman satın alınmasından daha çok bilinç oluşturulması, network kurulması ve insanların daha çok bir araya getirilip bilginin yayılmasını amaçlayan bir program. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansının bu noktadaki iradesi çok önemli ve değerli. Katılımcı kuruluşların Antalya’dan ve Burdur’dan gelen paydaşların da rolü değerli. Bu çalışmanın çok değerli projeler için altlık oluşturduğuna inanıyorum. Sonuçlarını hep beraber göreceğiz” diyerek sürece dair olumlu beklentilerini paylaştı.
Eğitime katılan kursiyerlerin çalıştığı kurumlar şunları: “Burdur Orman İşletme, ISUBÜ, Karamanlı Belediyesi, Finike Belediyesi, MAKÜ TTO, TSO, ALKÜ, Antalya Gıda Kontrol Lab., Antalya Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6 Bölge Müdürlüğü, Isparta Belediyesi.” – ANTALYA
]]>AB İçişlerinden Sorumlu Komisyonunda gerçekleşen toplantıda, sığınma ve göç kuralları hakkında hazırlanan yasa olan Göç ve İltica Anlaşması üzerinde çalışmalar yapıldı. Toplantının önemli bir gündem maddesini oluşturan Göç ve İltica Anlaşması’nın Haziran 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar tamamlanması istenirken, kriz yönetimi konusunda bazı anlaşmazlıklar yaşandı. Akademisyen Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, Avrupa Birliği (AB) içişleri bakanlarının iş birliği ve sınır kontrollerini güçlendirme konularında bir araya gelmelerini değerlendirdi. Aker, “Toplantı öncesi bakan ve vekiller ortak “Göç ve İltica Anlaşması” üzerinde uzlaşma sağlanacağı ihtimali üzerinde durmuş olsalar da, özellikle kriz yönetiminin nasıl olacağı (arama kurtarma botları arttırılması önerisi ve bunun düzensiz göçü çekici hale getireceği karşı argümanı) gibi bazı konular üzerinde anlaşamadılar. Ancak yine de ülkeler arasında iş birliğini güçlendirme ve sınır kontrollerini artırma konusunda uzlaştılar” dedi.
Aker konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Benzer şekilde, iş birliğine yönelik yaklaşım geçtiğimiz günlerde İtalya ile Türkiye arasında gerçekleşmişti. İtalyan Başbakanı Meloni, 20 Ocak 2024 Cumartesi akşamı İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüş, 22 Ocak 2024’te de İtalya’nın sağ koalisyon hükümetine yakın Il Giornale gazetesi, görüşmenin içeriklerinden olan göç konusuna odaklanarak, Libya’dan İtalya’ya düzensiz göç akışının durdurulmasına yönelik Türkiye-İtalya iş birliğini ve ayrıntıları bir istihbarat analisti ile hükümet kaynaklarına dayandırarak açıklamıştı. Libya üzerinden İtalya’ya gelen ve oradan da tüm AB’ye yayılabilecek göçmenlerin durdurulması için Türkiye’nin desteğini isteyen İtalya, yalnızca sahada (Akdeniz’de) etkili olunmasının faydasızlığının farkındadır. İtalya ve AB, köken ülkeden çıkışları da engellemek için Libya’yla da iş birliği içerisinde olmalıdır. İtalya’nın bunu da, Türkiye’nin Libya üzerindeki nüfuzunu kullanarak yapmak istemesi beklenir bir durumdur.”
Bir başka örneğin de “İtalya-Afrika: Ortak büyüme için bir köprü” adlı uluslararası zirve olduğunu belirten Aker, “29 Ocak’ta Roma’da İtalyan Başbakanı Meloni’nin ev sahipliğinde düzenlenen, çok sayıda Afrika ülkesinin devlet, hükümet liderleri ve bakanlarının yanı sıra Avrupa Birliği, Afrika Birliği ve başlıca uluslararası kuruluşların temsilcilerinin de katıldığı, siyasi ilişkileri güçlendirmek, halklar arası temaslar, ticaret-yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi gibi iş birliklerini amaçlayan “İtalya-Afrika: Ortak büyüme için bir köprü” adlı uluslararası zirvedir. Bu zirvede de ekonomik iş birliğinden güvenlik ve göçe kadar pek çok alanda saygı ve güven temelinde ortak çalışma kararları alındığı bilgisi paylaşılmıştı. Şubat Ayı sonunda ise Bulgaristan- Türkiye sınırında Frontex görevli sayısının üç misli arttırılması kararı alındı. Bu kararla amaç AB’nin en hassas ve yoğun olan dış sınırının-Türkiye’yle diyaloğu da arttırarak- daha iyi korunması ve güvenlik seviyesinin yükselmesidir. Yine Türkiye’nin desteğine ve iş birliğine ihtiyaç duyulmuştur” şeklinde konuştu.
Sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve iş birlikleri konuşulurken düzensiz göçün hızla devam ettiğini ifade eden İstanbul Beykent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, “Türkiye’de sınır ve hedef şehirlerde de (Van, İstanbul gibi) düzensiz göçle ilgili yakalamalar sürüyor. Yayınlanan haberlere göre, Pazar günü Birleşik Krallık Dover’a 327 göçmen geldi. Bu göçmenler, Mart ayında gelen (bilinen) ilk kişilerdi ve düzensiz göçte günlük toplama bakıldığında, (358 kişiyle 17 Ocak’tan sonra) yılın en yüksek ikinci günüydü” dedi.
Aker konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“Çıkarabileceğimiz en önemli sonuç, gerek AB genelinde gerekse üye, aday ve diğer ülkelerde düzensiz göçün önüne geçilebilmesi için işbirliğinin gerekliliğinin anlaşılmış olduğudur. Göçün kontrolünün küresel bir zemine taşınmakta olduğuna, iş birliklerinin çok uluslu ve AB gibi ulus ötesi kurum ve kuruluşları içerdiğine ve özellikle düzensiz göçü başlamadan durdurmak için kaynak ülkede eğitim, altyapı, ekonomi ve istihdam imkanları gibi iyileştirme politikalarının denenmesi amaçlandığına şahit oluyoruz. Ancak başta bahsettiğim AB Göç ve İltica Anlaşması’nın sonuçlandırılması sonrasında üye, aday ve sınır ülkelerde etkisinin ne olacağını, göç veren ülkelere yansımasının ne olacağını kestirmek henüz zor.” – İSTANBUL
]]>