İran’ın – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 01 Aug 2024 03:09:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İran’da İsmail Haniye Suikasti: Bölgedeki Gerginlik Artıyor https://www.haber60.com.tr/iranda-ismail-haniye-suikasti-bolgedeki-gerginlik-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/iranda-ismail-haniye-suikasti-bolgedeki-gerginlik-artiyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 03:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42929 Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da uğradığı suikast sonucu öldürülmesi, zaten gergin olan bölgede gerginliğin büyük ölçüde artması geliyor.

İsmail Haniye, düzenlenen bir hava saldırısı sonucu öldürüldü.

Haniye, İran’ın yeni cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin töreni için Tahran’daydı.

İran yetkilileri suikastla ilgili olarak hızla İsrail’i işaret etti.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, “İsrail’i sert şekilde cezalandırma” sözü verdi.

Hamaney yaptığı açıklamada, “İsmail Haniye İran İslam Cumhuriyeti topraklarında şehit edildiği için, onun intikamını almayı görevimiz olarak görüyoruz” ifadelerini kulllandı.

Nisan ayında, İsrail’in İran’ın Suriye’deki üst düzey bir komutanını düzenlediği hava saldırısında öldürmesinin ardından, iki ülke neredeyse savaşa girecekti.

İran, saldırıya yanıt olarak, İsrail’e yüzlerce insansız hava aracı ve roket gönderdi. İsrail de İran’ın İsfahan kentindeki askeri havaalanına hava saldırısı düzenleyerek misilleme yaptı.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, son yıllarda sık sık İran’a gidiyor ve düzenli olarak İran’da dini lideri Hamaney ve diğer üst düzey yetkililerle görüşüyordu.

Mesud Pezeşkiyan’ın yemin töreninde en ön sırada Haniye, İslami Cihat örgütünün lideri, Lübnan Hizbullahı’nın iki numaralı ismi ve Yemen’dekli Husilerin üst düzey liderlerinden biri vardı.

Hepsi de daha önce Ayetullah Hamaney ile görüşmüş, dini lider onları sıcak şekilde karşılamıştı.

İran, Haniye ve koruma görevlisinin, Tahran’ın kuzeyindeki bir misafirhanede yerel saatle 02.00’da ülke sınırları dışından atılan bir füzeyle öldürüldüğünü açıkladı.

Son 10 yılda ülkenin nükleer programıyla bağlantılı bir dizi İranlı bilim insanına düzenlenen suikastların arkasında İsrail’in olduğuna inanılıyor. Ancak İran’da daha önce saygın ya da önde gelen bir siyasi lider hedef alınmamıştı.

Suikast İran için derin bir utanç kaynağı olacak ve güvenlik teşkilatlarının kapasitesi konusunda soru işaretleri doğuracak.

3 yıl önce eski İran İstihbarat Bakanı Ali Yunusi, “İsrail, İran’a o kadar derinden sızdı ki, tüm yetkililer hayatlarını kaybedebilirler korkusuyla yaşamalı” demişti.

Tahran’daki suikast, İran istihbarat yetkililerinin rutin olarak ülkedeki İsrail şebekelerini “yok ettikleri” iddialarına rağmen düzenlendi.

İran milis güçlerine çağrıda bulunabilir

Şimdi asıl endişe İran’ın tepkisi, bunun nasıl şekil alabileceği ve elbette böyle bir tepkinin zaten gerilimin sürdüğü bölge açısından ne anlama geleceği.

Haniye suikastı, İsrail’in Beyrut’un güneyinde Lübnan Hizbullahı’nın en üst düzey komutanlarından Fuad Şükrü’yü öldürmesinden sadece birkaç saat sonra düzenlendi. Bu da Hizbullah’a, İsrail ile sınır ötesi füze savaşını tırmandırmak için bir gerekçe sundu.

İran bölgede vekalet savaşını yürüttüğü milis güçlerinden İsrail’e yönelik saldırılarını artırmalarını isteyebilir.

Bölgede şimdiden İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin yeni bir zirveye ulaşacağına ve taraflar arasında geniş çaplı bir savaş çıkması ihtimalinin belirginleştiğine inanan yorumcular var.

Pezeşkiyan: Dün elini kaldırdım, bugün tabutunu omuzlamak zorunda kaldım

Haniye, İran’ın, dış dünyayla diplomatik ilişkileri geliştirme sözü veren, nispeten ılımlı yeni cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin töreninden sonra öldürüldü.

Pezeşkiyan, Çarşamba sabahı daha önce Twitter olarak bilinen X hesabından yaptığı açıklamada dün Meclis’te Haniye’nin elini kaldırdığını, bugün ise onun tabutunu omuzlamak zorunda kaldığını söyledi.

Pezeşkiyan, Filistin’i desteklediğini söyledikten sonra, hükümetinin dengeli ve uyumlu bir dış politika izleyerek İran’ın ulusal çıkarları ile küresel barış ve güvenliği korumak isteyeceğini söyledi.

Haniye suikastı, Pezeşkiyan’ın planlarını en azından şimdilik torpilleyecek.

İran, yeni cumhurbaşkanı dünyayla ilişkileri onarmaya istekliyken, İsrail’e karşı kapsamlı bir saldırı başlatmakta tereddüt edebilir.

Ancak Hamas yönetimindeki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre Haniye suikastı, 7 Ekim’den bu yana 38 binden fazla Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail’in saldırılarını sona erdirmek için yürütülen ateşkes ve barış müzakerelerine gölge düşürüyor.

İsrail ile Hamas arasındaki ana arabulucu olan Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, müzakerelerde yer alan çok önemli bir figür olduğu göz önüne alındığında, Haniye’nin suikast sonucu öldürülmesinin müzakereleri ciddi şekilde tehlikeye attığını söyledi.

Tüm bu gelişmeler bölgede topyekün bir savaşa mı yol açacak?

Bu konuda şu an bir şey söylemek zor.

Görünüşe göre halen kimse böyle bir sonucu istemiyor.

Ancak savaşlar da her zaman, hesaplanmış risklerin sonucu çıkmıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranda-ismail-haniye-suikasti-bolgedeki-gerginlik-artiyor/feed/ 0
Netanyahu, Lübnan ve İran’daki saldırılar sonrası ilk kez konuştu: ‘Tüm düşmanlarımıza ağır darbe indirdik’ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-lubnan-ve-irandaki-saldirilar-sonrasi-ilk-kez-konustu-tum-dusmanlarimiza-agir-darbe-indirdik/ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-lubnan-ve-irandaki-saldirilar-sonrasi-ilk-kez-konustu-tum-dusmanlarimiza-agir-darbe-indirdik/#respond Wed, 31 Jul 2024 23:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42923 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin son günlerde tüm düşmanlarına ağır darbe indirdiğini söyledi. Çarşamba akşamı televizyondan ulusa seslenen Netanyahu, “Çocuklarımızı katledenlerin, vatandaşlarımızı katledenlerin, ülkemizi vuran herkesin başından kan akacak” dedi.

Bu, Netanyahu’nun, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da öldürülmesinin ardından yaptığı ilk açıklama oldu.

Hamas ve İran, Haniye’yi İsrail’in öldürdüğünü duyurmuştu.

Netanyahu ise Haniye’nin öldürülmesiyle ilgili olarak resmi açıklama yapmadı, Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükrü’yü Salı günü Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenledikleri saldırıda öldürdüklerini söyledi.

Hizbullah da Çarşamba günü, Şükrü’nün saldırıda öldüğünü doğruladı.

Netanyahu ise konuşmasında, “İsrail vatandaşları, zor günler bizi bekliyor. Beyrut’taki saldırıdan bu yana her yönden tehdit sesleri duyuluyor” dedi ve ekledi:

“Her türlü senaryoya hazırlıklıyız. Her türlü tehdide karşı birlik içinde olacak ve kararlılıkla hareket edeceğiz. İsrail, nereden olursa olsun bize yönelik herhangi bir saldırının bedelini ağır ödetecek.”

Hamaney: İsrail’in saldırısına yanıt vermek İran’ın görevi

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesi sonrası, bu saldırıya yanıt vermenin ülkesinin görevi olduğunu söyledi.

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi ise Hamaney’in Haniye suikastına misilleme olarak İsrail’e doğrudan saldırı düzenlenmesi yolunda talimat verdiğini iddia etti.

NYT’ye göre Hamaney bu emri, suikastın ardından Çarşamba günü başkanlığında acil toplanan İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nde açıkladı.

Gazete iddiasını, ikisi Devrim Muhafızları’ndan üç İranlı yetkiliye dayandırdı.

BM Güvenlik Konseyi olağanüstü toplandı

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Haniye suikastı sonrası, İran’ın talebi üzerine olağanüstü toplandı.

İran’ın BM Büyükelçisi Amir Saeid Iravani, Haniye’nin öldürülmesinin “iğrenç bir suç” olduğunu söyledi.

Suikast için “İsrail’in terör eylemi” diyen Iravani, saldırının ABD’nin onayı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.

İsrail’in BM Büyükelçisi Gilad Erdan ise ülkesinin öldürdüğü Fuad Şükrü’nün “üst düzey bir terörist” olduğunu savundu, İran’ın ülkesini ve Yahudileri yok etmek istediğini söyledi, uluslararası toplumdan kendilerine destek vermesini istedi.

Lübnan’ın BM temsilcisi ise Fuad Şükrü’nin öldürüldüğü Beyrut’un güneyindeki saldırının “uluslararası hukukun açık ihlali” olduğunu söyledi.

Oturum öncesi konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise İsmail Haniye ve Fuad Şükrü’nün öldürülmeleriyle bölgede gerginliğin tehlikeli şekilde arttığını söyledi.

Guterres son gelişmelerin, Gazze’de ateşkese varılması ve Hamas’ın elindeki İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik çabaları baltaladığını belirtti.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada da, Haniye ve Şükrü’nün öldürülmelerinin bölgede gerginliğin azalmasına “yardımcı olmadığı” kaydedildi.

Hamas ve İsrail arasında arabuluculuk yapan Katar da, Haniye’nin öldürülmesinin olası bir ateşkes anlaşmasını tehlikeye attığı uyarısında bulundu.

Türkiye, Rusya ve Çin; Haniye’nin öldürülmesini kınamışlardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, X hesabında yaptığı açıklamada, “Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’ye yönelik Tahran’da gerçekleştirilen kalleş suikastı şiddetle kınıyor ve lanetliyorum” demişti.

Erdoğan, İsrail’i şu sözlerle eleştirmişti:

“Bu suikast; Filistin Davasını, Gazze’nin şanlı direnişini ve Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesini akamete uğratmaya, Filistinlilerin moralini bozmaya, onları sindirmeye yönelik bir alçaklıktır…

“Siyonist barbarlık bugüne kadar olduğu gibi emellerine yine ulaşamayacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahu-lubnan-ve-irandaki-saldirilar-sonrasi-ilk-kez-konustu-tum-dusmanlarimiza-agir-darbe-indirdik/feed/ 0
İran’ın İsfahan kentindeki askeri üslere saldırı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/iranin-isfahan-kentindeki-askeri-uslere-saldiri-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/iranin-isfahan-kentindeki-askeri-uslere-saldiri-duzenlendi/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28432 Baran Abbasi ve Tom Spender

BBC Farsça

Patlama seslerinin duyulduğu İsfahan saraylarıyla, mozaiklerle süslü camileri ve minareleriyle meşhur. Aynı zamanda, İran’ın askeri sanayinde büyük bir merkez.

İran’ın üçüncü en büyük kentinin lakabı “Nesf-i Cihan” yani dünyanın yarısı. Ülkenin orta kesimlerinde, Zagros Dağları’nın yakınlarında yer alıyor.

Kent ve etrafındaki bölge, insansız hava aracı ve füze fabrikalarına ev sahipliği yapıyor.

İran’ın nükleer zenginleştirme programındaki önemli merkezlerden Natanz Nükleer Tesisi’ne görece yakın.

İsfahan, İran’ın nükleer tesisleriyle birlikte anılan bir yer olduğu için saldırının sembolik önemi var.

Benyamin Netanhayu bir yandan bu aşamada tam anlamıyla vurmaktan geri durmuş, bir yandan da İran’a bu bölgedeki hassas hedefleri vurma kabiliyeti olduğu mesajını vermek istemiş olabilir.

Saldırı haberlerinin ardından İranlı yetkililer hızla, İsfahan bölgesindeki nükleer tesislerin “tamamen güvende” olduğunu duyurdular. Şu an nükleer silahı olmayan İran, sivil nükleer programını nükleer silahlı bir ülkeye dönüşmek için kullanmaya çalıştığı iddialarını reddediyor.

Ancak olanlar konusunda birbiriyle çelişen haberler var. İran’ın Uzay Kurumu Sözcüsü Hüseyin Daliryan, “birkaç” insansız hava aracının “başarıyla düşürüldüğünü” söyledi ve bir füze saldırısı olduğu haberlerini reddetti.

Daha sonra, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahyan, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “İsrail yanlısı medyanın” haberlerine karşın, “birkaç mini insansız hava aracının başarıyla düşürüldüğünü” savundu ve bir füze saldırısı olduğu haberlerini kabul etmedi.

İran medyasının bir kısmı da İsfahan Havaalanı ve askeri üssü yakınlarında üç patlama olduğunu duyurdu.

İran Kara Kuvvetleri Komutanı Abdülrahim Musavi bunun “şüpheli bir nesneye doğru ateş eden uçaksavar sistemi olduğunu” belirtti.

İran Hava Kuvvetleri’nin İsfahan Havaalanı yakınlarında bir üssü var ve üste İran’ın elinde yaşlanan F-14 tipi savaş uçaklar da var.

İran, ABD yapımı F-14’leri ilk olarak 1970’li yıllarda, Şah döneminde almıştı ve bu uçaklar hala faal. Hatta bu uçakların hala faal olduğu tek ülke.

İsfahan’da daha önce de İsrail’in düzenlediğinden şüphelenilen bir saldırı olmuştu. İran, Ocak 2023’te kentin orta kesimlerindeki bir cephane fabrikasına düzenlenen insansız hava aracı saldırısından İsrail’i sorumlu tuttu. Saldırının, dört pervaneli küçük insansız hava aracıyla düzenlendiği bildirilmişti.

Benzer İHA saldırıları haberleri son yıllarda İran’ın farklı yerlerinden geldi. İsrail, bu saldırıların sorumluluğunu hiç üstlenmedi.

İngiltere ve NATO Nükleer Güçleri’nin eski komutanlarından, kimyasal silah uzmanı Hamish de Bretton-Gordon, BBC’ye yaptığı açıklamada, İsfahan’ın hedef alınmasının, etrafındaki askeri üsler nedeniyle “çok önemli” olduğunu söyledi.

De Bretton-Gordon, füze saldırısının “İran’ın nükleer silah geliştirdiğine inanılan yere çok yakın olduğunu, belki de buna bir gönderme olabileceğini” belirtti.

Kimyasal silah uzmanına göre İsrail saldırısı “bir kabiliyet ve belki de niyet gösterisi” olabilir. Uzman, İran’ın geçen hafta sonu yolladığı 300’den fazla SİHA ve füzenin imha edildiğine, İsrail’in ise yolladığı “bir ya da iki füzenin” hedefe ulaştığını ve “hasara” yol açtığını belirtiyor.

De Brotton Gordon, İranlı yetkililerin, saldırıyı küçümsemeye çalıştığını ve İsrail’in İran’ın “antik” hava savunma sistemini geçmekteki başarısının kamuoyunda duyulmasını istemediklerini belirtti.

“İsrail askeri anlamda İran’ın çok üzerinde ve bunlar da bunun göstergesi. İran, İsrail ile büyük bir darbe alacağı konvansiyonel bir savaşa girmek yerine, terör örgütlerini ve vekil güçlerini kullandığı, gölgelerin altındaki bir savaşı tercih edecektir.”

İran ile giderek daha yakın bir askeri işbirliği içine giren Rusya ise Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a göre, İsrail’e İran’ın “gerilimi yükseltmek istemediği” mesajını verdi.

Lavrov “Rusya ve İran lider kadrosu, bizim temsilcilerimiz ve İsraillilerin yer aldığı telefon temasları oldu. Bu görüşmelerde, İsraillilere İran’ın gerilimi yükseltmek istemediği mesajını net bir şekilde verdik” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranin-isfahan-kentindeki-askeri-uslere-saldiri-duzenlendi/feed/ 0
İran-İsrail Gerilimi: Bölgedeki Durum ve Olası Etkiler https://www.haber60.com.tr/iran-israil-gerilimi-bolgedeki-durum-ve-olasi-etkiler/ https://www.haber60.com.tr/iran-israil-gerilimi-bolgedeki-durum-ve-olasi-etkiler/#respond Wed, 17 Apr 2024 06:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27788 İran’ın İsrail’in Şam’daki konsolosluk binasına saldırısına yanıt vermesinin ardından bölgedeki gerilim art arda yapılan açıklamalarla sürüyor. Bölgede yaşananlarla ilgili açıklama yapan Siyaset Bilimci Dr. Atahan Birol Kartal, “İran’ın İsrail’e daha önce asimetrik unsurlarla yaptığı ‘başarılı görünmeyen’ bu saldırı aslına bakıldığında İsrail’in yanı sıra bölgede bulunan diğer ülkelere karşı da bir uyarı niteliğinde. Ayrıca çatışmaların uzaması veya muhtemel bir İsrail karşı saldırısı bölgenin istikrarsız hale gelmesine ve özellikle İran’dan Türkiye ve Azerbaycan gibi ülkelere bir göç dalgası oluşmasına sebep olacaktır” ifadelerini kullandı.

Orta Doğu’da İran-İsrail gerilimi sonrası tansiyon yükseldi. Gerilimin bölgesel çatışmaya dönme endişesi sürerken, İsrail’in nasıl bir karşılık vereceği merakla bekleniyor. Siyaset Bilimci Dr. Atahan Birol Kartal, bölgede yaşananlarla ilgili yaptığı açıklamada önemli değerlendirmelerde bulundu. İran’ın başarılı görülmeyen saldırılarının, bölgede bulunan diğer ülkelere karşı da bir uyarı olduğunu belirten Kartal, çatışmaların uzamasının bölgeyi istikrarsızlaştırarak, özellikle İran’dan Türkiye ve Azerbaycan gibi ülkelere göç dalgası oluşmasına sebep olacağını belirtti.

“Dronlar ve balistik füzelerin %99’unun önlendiği açıklandı”

Kartal, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“13 Nisan’ı 14 Nisan 2024’e bağlayan gece ülkeler İran’ın İsrail’e saldırdığı haberiyle acaba Ortadoğu’da yeni bir savaş mı başlıyor ya da İsrail’in Filistin’de başlattığı saldırıların yeni bir boyuta mı evriliyor diye düşünmeye başladı. İsrail tarafından İran’ın saldırıda kullandığı dronlar ve balistik füzelerin yüzde 99’unun önlendiği açıklandı. Ancak bu saldırılarda ABD’nin, İngiltere’nin hatta Fransa’nın bile İsrail’e doğru gelen bu dron ve füzelerin daha İsrail’e ulaşmadan havada imha edilmesinde yardımcı olduğu bu ülkelerin açıklamalarından ortaya çıktı. İran’ın bu etkisiz saldırısı yetkili makamlarınca yeterli görüldü ve meşru müdafaa hakkı olarak açıklandı.

“İran’a yeni yaptırımlar işaret edildi”

İsrail’in çağrısı üzerine acil toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yaşananları değerlendiren Kartal, “Birleşmiş Milletler daimi üyesi 5 ülke arasında farklı açıklamalar dikkati çekiyor. ABD, İngiltere ve Fransa İran’ı kınayıp İsrail’e destek verirken, İran’a yeni yaptırımları da işaret etti. Ancak Rusya ve Çin, İran’ın konsolosluk binasına yapılan saldırının uluslararası hukukun ihlali ve bir savaş nedeni (casus belli) olduğunu belirtti. Toplantıya çağrılan İran temsilcisi ise meşru müdafaa hakkının açıkça ifade edildiği BM anlaşmasının 51. maddesi gereğince hiçbir kimsenin zarar görmediği bir saldırı düzenlendiğini açıkladı. Toplantıda bulunan İsrail temsilcisi tüm sorumluluğu İran’a yüklerken Çin ise toplantıda petrol fiyatlarındaki muhtemel artışa dikkat çekti fakat şu ana kadar korkulan henüz olmadı” şeklinde konuştu.

“Petrol bağımlısı ülkelerde daha fazla bir etki oluşturacaktır”

İran’ın daha önce asimetrik unsurlarla yaptığı başarılı görünmeyen saldırıların, İsrail’in yanı sıra bölgede bulunan diğer ülkelere karşı da bir uyarı niteliği taşıdığını belirten İstanbul Beykent Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Atahan Birol Kartal, “Ayrıca çatışmaların uzaması veya uhtemel bir İsrail karşı saldırısı bölgenin istikrarsız hale gelmesine sebep olacak Almanya, Çin ve Türkiye gibi petrol bağımlısı ülkelerde daha fazla bir etki oluşturacaktır. Çatışmanın uzaması ve yayılması özellikle İran’dan Türkiye ve Azerbaycan gibi ülkelere bir göç dalgası oluşmasına sebep olacaktır” dedi.

Kartal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İran’ın 2 bin kilometreye kadar ulaşabilen füzeleri ve insansız hava araçlarının çatışmanın devamı halinde İsrail’in kendi topraklarında zayiat verdirebileceği ayrıca bunun yanı sıra alt yapısının önemli ölçüde zarar verdirebileceği açıktır. Aynı zamanda İsrail’e komşu ülkelerden asimetrik unsurlar ile İsrail’in vurulabileceği ve sabotajlar düzenlenebileceği de değerlendirilmektedir. İsrail hava savunma sistemlerinin iyi çalıştığı bu saldırılarda gözlemlenmiştir ancak tüm roket ve dronların da imha edilemediği ve savaşın uzamasıyla “demir kubbe” de daha fazla açıklar bulunulabileceği beklenmektedir.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/iran-israil-gerilimi-bolgedeki-durum-ve-olasi-etkiler/feed/ 0
İsrail, İran’a karşı karşı saldırıya hazırlanıyor iddiası https://www.haber60.com.tr/israil-irana-karsi-karsi-saldiriya-hazirlaniyor-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/israil-irana-karsi-karsi-saldiriya-hazirlaniyor-iddiasi/#respond Tue, 16 Apr 2024 01:23:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27591 ABD medyasına açıklama yapan İsrailli ve ABD’li yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaş kabinesinin İran’a yönelik bir “karşı saldırıya” hazırlandığını ve saldırının her an olabileceğini iddia etti. Öte yandan İsrail Hava Kuvvetleri ise İran’a saldırı için hazırlıklarını tamamladı.

İsrail Savaş Kabinesi, İran’ın 13 Nisan’da düzenlediği hava saldırısına verilecek “yanıtı” görüşeceği toplantıyı tamamladı. Kanal 12’nin haberinde, toplantıda İran’ın saldırısına yanıt olarak çeşitli seçeneklerin tartışıldığı ve bu seçeneklerin her birinin “İran’a karşı acı verici misilleme saldırısı” olduğu öne sürüldü. ABD medyası da saldırının her an olabileceğini duyurdu.

SALDIRI AN MESELESİ

İran’ın 13 Nisan’da İsrail’e düzenlediği İHA’lı ve füzeli saldırısının zamanını da doğru bilen ABD merkezli NBC kanalı, İsrail’in her an İran’a saldırabileceğini duyurdu.

ASKERİ SEÇENEKLER MASADA

Amerikan CNN kanalına açıklama yapan ve adı açıklanmayan İsrailli bir yetkili, İsrail’in İran’a karşı saldırı düzenleme konusunda tüm seçenekleri değerlendirdiğini aktardı. İsrailli yetkiliye göre Netanyahu’nun savaş kabinesi, bugünkü 3 saatlik toplantısında “İran’a karşılık vermeye kararlı olduğunu” ortaya koydu ve askeri seçenekleri masaya yatırdı. Habere göre İsrail kabinesinde hızlı bir adım atılması yönündeki eğilim ağır basarken, henüz net bir kararın verilip verilmediği ise şu aşamada net değil.

NETANYAHU POTANSİYEL HEDEFLERİN BELİRLENMESİ İÇİN TALİMAT VERDİ

Öte yandan Washington Post gazetesine konuyla ilgili açıklama yapan bir diğer yetkili ise Netanyahu’nun İsrail Savunma Bakanlığına “potansiyel hedefleri belirlemesi” talimatını verdiğini iddia etti. Yetkili, İsrail’in amacının İran’a bir mesaj göndermek olduğunu ancak zayiata neden olmak istemediğini sözlerine ekledi.

İSRAİL, TAHRAN’DAKİ BİR TESİSİ HEDEF ALABİLİR

Kabinenin toplantısındaki görüşmelere vakıf bir diğer yetkili ise İsrail’in seçeneklerinin, Tahran’daki bir tesisi hedef almak ya da bir siber saldırı düzenlemek olabileceğini kaydederek, “Herkes İsrail’in karşılık vermesi gerektiğinde hemfikir. Buradaki soru ne zaman ve ne şekilde karşılık verileceği sorusu.” değerlendirmesini yaptı.

GALLANT’TAN AUSTİN’E İRAN UYARISI

Diğer yandan ABD’den yayın yapan “Axios” haber sitesinde yer alan ve adı açıklanmayan ABD’li bir yetkiliye dayandırılan haberde, İsrail’in, İran’ın saldırısına karşılık vermeye hazırlandığı iddia edildi. Haberde, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin ile dünkü telefon görüşmesinde, “İsrail’in topraklarına balistik füze atılmasını karşılıksız bırakmayacağını ve İran’ın saldırısına yanıt vermekten başka seçeneği olmadığını söylediği” savunuldu. Gallant’ın, “İsrail’in Suriye’deki hedefleri her vurduğunda, İran’ın doğrudan saldırıyla karşılık vereceği bir denklemi kabul etmeyeceğini ifade ettiği” de öne sürüldü.

İSRAİL HAVA KUVVETLERİ HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI

İsrail devlet televizyonu KAN yaptığı yayında, İsrail’in İran’a kontrol edebilmesine imkan verecek, karşılık veremeyeceği ve bölgeyi kapsamlı bir savaşa sürüklemeyeceği, cevap veremeyeceği sınırlı bir saldırı planladığını duyurdu. İran ile gerginliğini tırmandırılmasıyla Gazze’nin ikincil duruma düşmesinin istenmediğine dikkat çekilen yayında, İsrailli yetkililerin İran’ın ilk kez kendi topraklarından doğrudan bir saldırı gerçekleştirildiği için kırmızı çizginin aşıldığını ve buna karşılık vermenin zorunlu olduğu görüşünü taşıdığı belirtildi.

İsrail Hava Kuvvetlerinin İran’a yönelik olası bir saldırı için yürüttüğü hazırlıkları tamamladığına işaret edilen yayında, saldırının ne şekilde olacağına dair bilgi verilmezken, İran’da suikast operasyonları ya da geniş çaplı bir elektronik saldırının da uzak görülmediği ifade edildi. Yayında bilgisine başvurulan bir İsrailli yetkili, ülkesinin İran’a yönelik planlanan bir saldırı öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne bildirimde bulunmak konusunda Washington’a söz verdiğinin altını çizdi.

İRAN-İSRAİL GERİLİMİ

İsrail, İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına 1 Nisan’da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusundan 2’si general rütbesinde toplam 7 İranlı yetkili ölmüştü. İran, İsrail’in konsolosluk saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini ve misillemede bulunacaklarını duyurmuştu. İsrail ise İran’ın saldırısına karşılık vereceğini bildirmişti.

İran 13 Nisan’da İsrail’e yüzlerce kamikaze insansız hava aracı, balistik ve seyir füzesiyle saldırı başlatmıştı. İran bazı hedeflerin vurulduğunu, İsrail ise saldırıların çoğunun hava savunma sistemlerince önlendiğini ancak güneydeki bir askeri üsse füze isabet ettiğini açıklamıştı. İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin İran’ın hava saldırısına karşı “açık ve etkili” şekilde karşılık verme kararı aldığını iddia etmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-irana-karsi-karsi-saldiriya-hazirlaniyor-iddiasi/feed/ 0
BM Güvenlik Konseyi Orta Doğu Gündemiyle Toplandı https://www.haber60.com.tr/bm-guvenlik-konseyi-orta-dogu-gundemiyle-toplandi/ https://www.haber60.com.tr/bm-guvenlik-konseyi-orta-dogu-gundemiyle-toplandi/#respond Mon, 15 Apr 2024 01:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27423 – BM Güvenlik Konseyi, Orta Doğu gündemiyle toplandı

Guterres: “Daha fazla savaşı ne bölge, ne de dünya kaldırabilir”

NEW YORK – Orta Doğu’da gerilimi azaltmak için tüm ülkeleri sorumluluk almaya çağıran BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Daha fazla savaşı ne bölge, ne de dünya kaldırabilir” dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’ın İsrail’e düzenlediği saldırı sonrasında İsrail’in talebiyle acil toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Orta Doğu’nun uçurumun eşiğinde olduğunu belirterek, bölge halkının yıkıcı ve büyük bir çatışma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. “Şimdi gerilimi azaltma ve azami itidal zamanıdır” diyen Guterres, “Uçurumun kenarından geri adım atmanın zamanı geldi. Orta Doğu’da birden fazla cephede büyük askeri çatışmalara yol açabilecek herhangi bir eylemden kaçınmak hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Sivillerin çatışmalar nedeniyle halihazırda en büyük bedeli ödediğine vurgu yapan Guterres, gerilimin daha da tırmanmasını önleme konusunda tüm ülkelerin ortak sorumluluk sahibi olduğunu ifade etti.

“Gazze konusunda ortak sorumluluğumuz var”

1970 yılında kabul edilen Dostça İlişkiler Bildirgesi’ni hatırlatan Guterres, güç kullanımını içeren misilleme eylemlerinin uluslararası hukuka göre yasak olduğunu söyledi. “Gazze’de derhal insani ateşkes sağlanması, tüm rehinelerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılması ve insani yardımın engellenmeden bölgeye ulaştırılması konusunda ortak sorumluluğumuz var” diyen Guterres, “İşgal altındaki Batı Şeria’daki şiddeti durdurmak, Mavi Hat boyunca gerilimi azaltmak ve Kızıldeniz’de güvenli ulaşımı yeniden sağlamak konusunda ortak bir sorumluluğumuz var” şeklinde konuştu. Herkesin barış için çaba gösterme konusunda ortak sorumluluk sahibi olduğunu hatırlatan Guterres, “Bölgesel ve tabii ki küresel barış ve güvenlik her geçen saat zayıflıyor. Daha fazla savaşı ne bölge, ne de dünya kaldırabilir” ifadelerini kullandı.

ABD, İngiltere ve Fransa’dan İran’a kınama

ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood ise İran’ı kınadı. BM Güvenlik Konseyi’nin İran’a yönelik adım atması gerektiğini söyleyen Wood, “İran’ın pervasız davranışları sadece İsrail halkı için değil, Ürdün ve Irak gibi BM üyesi diğer ülke halkları için de tehdit oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı. İran’ın Hizbullah ve Husiler gibi unsurları kullanarak uluslararası güvenliği tehdit ettiğini savunan Wood, İran’ın bölgede tansiyonu yükselten eylemlerinin yakından takip edilmesi ve İran’ın BM Güvenlik Konseyi nezdinde sorumlu tutulması gerektiğini ifade etti. İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Barbara Woodward da İran’ı kınayarak Tahran’ın saldırılar dolayısıyla sorumlu tutulması gerektiğini söyledi. İsrail’e desteklerinin tam olduğunu yineleyen Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi Nicolas de Riviere ise İran’ı şiddetle kınadıklarını kaydetti. Riviere, BM Güvenlik Konseyi nezdinde İran’ın sorumlu tutulması için çaba göstereceklerini vurguladı.

“Diplomatik misyona saldırı uluslararası hukuka aykırı”

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise İsrail’in İran’ın Şam’daki diplomatik misyonunu hedef aldığını hatırlattı. Herhangi bir ülkenin diplomatik misyonuna saldırının uluslararası hukukun açıkça ihlali olduğunu ve savaş nedeni sayılacağını vurgulayan Nebenzia, bu konuyu BM Güvenlik Konseyi’nde gündeme getirdiklerinde kınama kararının ABD, İngiltere ve Fransa tarafından engellendiğini söyledi. Nebenzia, BM’nin İran ve İsrail’e yönelik tutumunda çifte standart olduğu görüşünü dile getirdi.

İran’dan meşru müdafaa vurgusu

İran’ın BM Daimi Temsilcisi Ali Kerimi Makam da BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’in İran’ın Şam’daki diplomatik misyonunu vurmasına tepkisiz kaldığına dikkat çekti. Saldırının uluslararası hukukun açıkça ihlali olduğunu hatırlatan Makam, İran’ın meşru müdafaa hakkı çerçevesinde İsrail’deki askeri tesisleri hedef aldığını vurguladı. İran’ın hava saldırılarını şiddetle kınadıklarını belirten İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Gilad Erdan ise İran’ı durdurmak için uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini savundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bm-guvenlik-konseyi-orta-dogu-gundemiyle-toplandi/feed/ 0
Eski Büyükelçi Göktürk: Ankara’daki sessizlik dikkat çekici https://www.haber60.com.tr/eski-buyukelci-gokturk-ankaradaki-sessizlik-dikkat-cekici/ https://www.haber60.com.tr/eski-buyukelci-gokturk-ankaradaki-sessizlik-dikkat-cekici/#respond Sun, 14 Apr 2024 23:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27414 MELİS YILDIRIM

Türkiye’nin eski Kahire Büyükelçisi Şafak Göktürk, İran’ın İsrail’e yaptığı misilleme saldırının ardından Ankara’da uzun süre hakim olan sessizliğe ilişkin, “Ankara’daki bu sessizlik dikkat çekici, alışılmış değil. Düşündürücü bir durum. Çünkü Türkiye’nin gerek bölgesinde gerek uluslararası konularda belli bir saygınlığı, ağırlığı vardır. Bu konuda konuşmak ince hesaplar gerektiriyor. Ama bunları yapabilecek bir diplomasimiz bizim öteden beri olmuştur” değerlendirmesini yaptı.

İran’ın 300’den fazla insansız hava aracıyla İsrail’e yönelik “Gerçek Vaat Operasyonu” adı verilen saldırısının, İsrail’in 1 Nisan 2024 tarihinde Şam’daki İran Konsolosluğu’na düzenlediği saldırıya misilleme olarak yapıldığı açıklandı.

Türkiye’nin eski Kahire Büyükelçisi Şafak Göktürk, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, Ankara’dan uzun süre resmi bir açıklama yapılmayışına değindi. Göktürk, ilk haberin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile yaptığı telefon görüşmesine dair olduğunu belirterek, “Bu kadar büyük bir olayın yaşanmış olmasının ardından Ankara’daki bu sessizlik dikkat çekici, alışılmış değil. Düşündürücü bir durum. Çünkü Türkiye’nin gerek bölgesinde gerek uluslararası konularda belli bir saygınlığı, ağırlığı vardır. Bunlar sanki yokmuş gibi bir tablo ortaya çıkıyor. Evet, bu konuda konuşmak ince hesaplar gerektiriyor. Ama bunları yapabilecek bir diplomasimiz bizim öteden beri olmuştur” dedi. Göktürk devamında şunları kaydetti:

“TÜRKİYE BÜYÜK ÖLÇÜDE KENDİSİNİ ETKİSİZ KILDI”

“Saldırı zaten gerçekleşmiş. Dolayısıyla bu işin adresi İran değil. İsrail ile konuşabilecek menzilin dışına çıktık bir süredir. O bakımdan herhangi bir temas imkanı olamayacağı anlaşılıyor. Türkiye büyük ölçüde kendisini etkisiz kıldı. Hükümet bölgede etkisiz kıldı, yanlış zamanlarda, gereksiz derecede sert çıkışlarıyla.”

Yaşananların ardından Irak, Ürdün gibi hava sahalarını kapatan kimi ülkelerin hava sahalarını açtıklarını anımsatan emekli Büyükelçi Göktürk, “Bu işin can alıcı noktası İran hava sahasının tekrar ne zaman ulaşıma açılacağı değil” dedi.

İran’ın, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırısıyla başlayan çatışmaların tetikçisinin kendisi olmadığını belirttiğini aktaran Göktürk, “Bu büyük ölçüde uluslararası alanda kabul görmüş bir açıklamaydı. İran’ın esasen bölgesinde ve onun da ötesindeki hareket tarzına bu uygundu. İran genellikle vekillerini kullanarak bir şey yapmayı öngörür. Bu sayede kendisini bir koruma zırhı altına alır. Doğrudan kendisini husumet içinde olduğu devletler arasında bir çatışma menziline sokmamaya özen gösterir. 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e yapmış olduğu saldırıda da kendisi bunun talimatını vermediğini veya vekili dahi olsa bunun talimatını vermediğini, bunun bağımsız bir Hamas kararı olduğunu söylemişti” ifadelerini kullandı. Sonraki gelişmelerin bölgenin genelinde yaşanmaya başlanan, İsrail ve İsrail ile birlikte hareket eden diğer devletlerin varlıklarına karşı sürdürülen eylemlerde İran’ın arkasında olduğunu gösterdiğini kaydeden Göktürk, şöyle devam etti:

“İSRAİL BU ÇİZGİYİ 15 GÜN ÖNCE AŞTI”

“İsrail, İran’ın bölgedeki hem askeri varlıklarını hem de komutanlarını hedef almaya başladı. Bunları nerede hedef aldığı önemliydi. Özellikle Lübnan’da daha dikkatli davrandı. Evet, Beyrut’ta Hamas’ın liderliğini hedef almıştı. Ama İran’ın, özellikle Devrim Muhafızları’nın uluslararası gücü olarak bilinen Kudüs Gücü’nün komutanlarını Lübnan dışında hedef aldı. Bunun için de Suriye’de onları vurdu ve operasyonlarını gerçekleştirdi.

Bundan 15 gün öncesine kadar İsrail’in bu şekildeki nokta vuruşlarında yer çok önemliydi çünkü genellikle İran askeri varlıkları veyahut onunla bağlantılı bulundukları yerleri hedef alıyordu. Hiçbir zaman bir diplomatik misyonu, ki diplomatik misyon devletlerin kendi toprağı kabul edilir, dolayısıyla siz bir diplomatik misyona saldırdığınızda o devlete doğrudan bir saldırıda bulunmuş addedilirsiniz. İsrail bu çizgiyi 15 gün önce aştı. Aşarken şunu söyledi; ‘Bu İran’ın Suriye’deki Büyükelçiliği’nin konsolosluk şubesi olabilir ama bunu başka amaçlarla kullanıyorlar. Viyana Diplomatik İlişkiler Konsolosluk İlişkileri Sözleşmesi çerçevesinde belirtilen kuralların dışında, askeri amaçlarla, terör amaçlarıyla kullanıyor’ diyerek bu eylemi gerçekleştirdi. İran açısından durum açıktı, diplomatik misyonuna yönelik bir saldırıydı, yani İran toprağına yönelik bir saldırı olarak kabul edildi. O zaman İran İsrail’in kendisinin hedef alması gerektiği bir duruma geldi. Bu tür merdivenleşmelerde bu yeni bir aşamayı ifade ediyor. Çünkü İran’ın İsrail’e yönelik, İsrail birlikleri veya şehirlerine yönelik saldırılar hep bu dolaylı unsurlar, vekiller üzerinden gerçekleştirilmişti. Bunu bu şekilde yapamayacağını, doğrudan kendisinin bir hamlede bulunması gerektiğine karar verdi.”

“İSRAİL’İN İRAN’I ENDİŞEDE BIRAKACAK BİR ÇİZGİDE HAREKET EDECEĞİ ANLAŞILIYOR”

İran’ın İsrail’e doğrudan saldırmasıyla İsrail’de meşru olarak karşılık verme hakkı olduğu düşüncesi olduğunu kaydeden Göktürk, “Bu merdivenleşme devam ederken bu aşamalar önceden değerlendiriliyordu” diye konuştu. Emekli Büyükelçi Göktürk, ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile görüşmesinde İsrail’i desteklediklerini anımsatarak, ABD’nin “Ama bunun ötesinde İran’a dönük bir eyleminizin içinde biz olmayız” mesajını verdiğini söyledi. Göktürk son olarak şunları söyledi:

“İsrail bunu kendi başına yapar mı, hangi hedeflere yönelik yapar, İsrail Silahlı Kuvvetleri ve istihbaratı bu füzelerin ve insansız hava araçlarının hangi rotalardan fırlatıldığını biliyor. Bu askeri tesisleri mi hedef alır yoksa nükleer kapasitesini mi hedef alır, onları bilemiyoruz, hedef alır mı almaz mı onu da bilmiyoruz. Ama İsrail’in bu konuda İran’ı sürekli bir endişe ve düşüncede bırakacak bir çizgide önümüzdeki günlerde hareket edeceği anlaşılıyor. İran’ın bugün hava sahasını açıp açmamış olması da çok önemli değil.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eski-buyukelci-gokturk-ankaradaki-sessizlik-dikkat-cekici/feed/ 0
İran, İsrail’e “Gerçek Vaat” operasyonu! 300’e yakın füze ve İHA ile saldırdılar https://www.haber60.com.tr/iran-israile-gercek-vaat-operasyonu-300e-yakin-fuze-ve-iha-ile-saldirdilar/ https://www.haber60.com.tr/iran-israile-gercek-vaat-operasyonu-300e-yakin-fuze-ve-iha-ile-saldirdilar/#respond Sun, 14 Apr 2024 05:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27341 İsrail, İran’ın Şam’daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan’da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusundan 2’si general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail’in Şam’daki İran konsolosluğuna saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini belirterek, “Kötü rejim bir hata yaptı, cezalandırılmalı ve cezalandırılacak.” ifadelerini kullanmıştı.

SALDIRIYI İSRAİL DEVLET TELEVİZYONU DUYURDU

İran’ın İsrail’e İHA saldırısı başlattığını duyuran İsrail devlet televizyonu, İsrailli yetkililerin bir kaç gün sürecek çatışmalara karşılık vermeye hazırlandığını bildirirken, İran’ın 300’e yakın füze ve İHA gönderdiğini açıkladı. İran operasyonun adını “Gerçek Vaat Operasyonu” olarak ilan etti.

İSRAİL ORDUSU’NDAN İLK AÇIKLAMA

İsrail Ordusu, İran’ın İsrail’e yönelik insansız hava aracı ile saldırı başlattığını ve İsrail’in hava savunma sisteminin saldırıya karşı hazır durumda olduğunu açıkladı. İsrail Ordusu, İran’a ait insansız hava araçlarının İsrail’e ulaşmasının saatler alacağını ve tehlike oluşması muhtemel bölgelerde sirenler çalacağını bildirdi.

DEVRİM MUHAFIZLARI: BELİRLİ HEDEFLER VURULDU

İran devlet televizyonuna göre, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından bildiri yayımlandı. Bildiride “İsrail’e yönelik İHA saldırısı, İsrail’in Suriye’deki İran konsolosluğuna saldırısına cevap olarak Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri, siyonist rejimin topraklarındaki bazı hedefleri onlarca İHA ve füzeyle vurdu.” ifadelerine yer verildi.

BALİSTİK FÜZE DALGASI FIRLATILDI

İran devlet televizyonuna konuşan kaynaklar, Tahran’ın İsrail’e yönelik ilk balistik füze dalgasını fırlattığını duyurdu.

ABD GÜÇLERİ ONLARCA İHA’YI HEDEF ALDI

ABD güçlerinin konuşlandığı Suriye’nin Humus ilindeki Tenef üssü ile Ürdün topraklarındaki Kule-22 üssünden gece yarısından sonra yüzlerce hava savunma füzesi ateşlendi. Kaynaklara göre, ABD üslerinden fırlatılan füzeler, aidiyeti bilinmeyen onlarca kamikaze İHA’ya isabet etti. Hedef alınan İHA’lardan bazı parçaların Suriye-Ürdün sınır hattındaki sivil yerleşimlere düştüğü öğrenildi.

Ayrıca Beşşar Esed rejimine yakın sosyal medya hesapları, Suriye’nin Şam, Humus, Dera ve Süveyda illerinde patlama sesleri duyulduğunu iddia etti. Paylaşımlarda, patlama seslerinin üzerine Humus’un batı kırsalındaki rejime ait hava savunma sistemlerinin devreye sokularak, bazı füzelerin havada imha edildiği ileri sürüldü.

SALDIRILARIN YÜZDE 99’U ENGELLENDİ

İsrail Yedioth Ahronot gazetesinin İsrail güvenlik kaynaklarından aktardığı bilgiye göre balistik füze ve İHA’ların yüzde 99’u engellendi.

BİR KIZ ÇOCUĞU YARALANDI

İsrail Ordusu, İran’ın saldırıları sonucunda bir kız çocuğunun yaralandığını ve bir askeri tesiste küçük çaplı hasar meydana geldiğini duyurdu.

İSRAİL HAVA SAHASI KAPATILIYOR

İsrail Havaalanları İdaresi (IAA) tarafından yapılan açıklamada, İran’ın saldırısı nedeniyle İsrail hava sahasının yerel saatle 00.30’dan itibaren kapatılacağı belirtildi. Açıklamada, uçuşların yeniden ne zaman başlayacağına ilişkin ayrıntıya yer verilmezken, gelişmelere göre güncelleme yapılacağı aktarıldı.

İRAN BM YETKİLİSİ: SALDIRININ SONUÇLANDIĞI VARSAYILABİLİR

İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği, X hesabından yaptığı açıklamada İran’ın İsrail’e hava saldırısını değerlendirdi. İran’ın, BM Anlaşması’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını uyguladığı kaydedilen açıklamada, İran’ın askeri karşılığının “Siyonist rejimin Şam’daki diplomatik misyonuna yönelik saldırganlığına karşılık” olduğu bildirildi.

Açıklamada, “Bu iş şu an sonuçlandı sayılır. Eğer İsrail bir hata daha yaparsa İran’ın karşılığı daha ağır olacaktır.” ifadeleri kullanıldı. Çatışmanın İran ile İsrail arasında olduğu belirtilen açıklamada, “ABD bundan uzak durmalı.” değerlerdirmesi yapıldı.

İSRAİL SAVAŞ KABİNESİ TOPLANDI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başkanlığında Tel Aviv’deki Kiryat askeri karargahında savaş kabinesi toplantısı yapıldı. Toplantıya Netanyahu’nun yanı sıra Savunma Bakanı Yoav Gallant, Bakan Benny Gantz, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzli Halevi, Ulusal Güvenlik Danışmanı Tzachi Hanegbi ve diğer üst düzey yetkililer katıldı. Kabine, Başbakan Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve savaş kabinesi üyesi eski genelkurmay başkanı Benny Gantz’a İsrail’in tepkisine karar verme yetkisi verdi.

BEYAZ SARAY: İSRAİL’İN GÜVENLİĞİNE DESTEĞİMİZ TAM

Beyaz Saray’dan saldırıyla ilgili yapılan açıklamada “İran, İsrail’e hava saldırısı başlattı. İsrail’in güvenliğine desteğimiz tam. ABD, İran’dan gelen tehditlere karşı İsrail’in savunmasını destekleyecek.” ifadeleri kullanıldı.

İRAN: İSRAİL’İN SALDIRISI İÇİN HAVA VEYA KARA SAHASINI AÇAN ÜLKELERE KARŞILIK VERECEĞİZ

İran medyasında yer alan haberlere göre İran Savunma Bakanı Muhammed Rıza Aştiyani, ülkesine yönelik saldırılara karşı uyarılarda bulundu. İranlı Bakan, “İsrail’in İran’a saldırması için hava ve kara sahasını açan ülkeler, kararlı cevabımızı alacaktır.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iran-israile-gercek-vaat-operasyonu-300e-yakin-fuze-ve-iha-ile-saldirdilar/feed/ 0
İran’dan ABD’ye Mesaj: İsrail’le Yaşanacak Çatışmaya Müdahil Olma https://www.haber60.com.tr/irandan-abdye-mesaj-israille-yasanacak-catismaya-mudahil-olma/ https://www.haber60.com.tr/irandan-abdye-mesaj-israille-yasanacak-catismaya-mudahil-olma/#respond Fri, 12 Apr 2024 23:53:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27215 İran’ın, Joe Biden yönetimine İsrail ile yaşanacak bir çatışmaya müdahil olmaması gerektiği, aksi takdirde ABD’nin Orta Doğu’daki askeri üslerinin hedef alınacağı uyarısında bulunduğu ileri sürüldü.

İRAN’DAN ABD’YE MESAJ: İSRAİL’LE YAŞANACAK ÇATIŞMAYA MÜDAHİL OLMA

ABD’de yayın yapan Axios internet sitesinin 3 ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran’ın İsrail’le yaşanacak bir çatışmaya ilişkin Washington yönetimine birkaç Arap ülkesi aracılığıyla bu hafta başında mesaj yolladığı belirtildi.

Yetkililer, İran’ın Arap ülkeleri aracılığıyla yaptığı uyarının, İsrail’e yönelik misilleme saldırısının ardından ABD’nin devreye girmesi durumunda bölgedeki ABD üslerinin hedef alınacağı yönünde olduğunu aktardı.

“BİZİMLE UĞRAŞMAYIN, BİZ DE SİZİNLE UĞRAŞMAYACAĞIZ”

Yetkililerden biri, “İran’ın mesajı şuydu; bize saldıran güçlere saldıracağız, bu yüzden bizimle uğraşmayın biz de sizinle uğraşmayacağız.” dedi.

MÜDAHİL OLURSA ABD’NİN ORTA DOĞU’DAKİ ÜSLERİ HEDEF ALINABİLİR

İran’ın ABD yönetimine ilettiği mesajın net olmadığını belirten söz konusu yetkili, Washington’daki istihbarat yetkililerinin değerlendirmesinin İsrail’in yapacağı bir karşı saldırıya ABD’nin katılması durumunda bölgedeki üslerinin hedef alınabileceği yönünde olduğunu kaydetti.

Yetkililerden ikisi ise İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın İngiliz, Alman ve Avustralyalı mevkidaşları ile yaptığı görüşmelerde, Tahran yönetiminin bölgesel bir gerilime yol açmayacak sınırlı bir tepkiyi hedeflediğinin sinyalini verdiğini ileri sürdü.

NE OLMUŞTU?

ABD basınında çıkan haberlerde, İran’ın, 1 Nisan’da Suriye’deki büyükelçilik yerleşkesindeki konsolosluk binasını vuran İsrail’e karşı bugün veya en geç yarına kadar karşılık vermeye hazırlandığı belirtilmişti.

İsrail, İran’ın Şam’daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan’da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan 2’si general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü.

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail’in Şam’daki İran konsolosluğuna saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini belirterek, “Kötü rejim bir hata yaptı, cezalandırılmalı ve cezalandırılacak.” ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı Joe Biden da İran’ın İsrail’e yönelik saldırı tehditleri karşısında Tel Aviv’e “sarsılmaz” şekilde destek vermeye devam edeceklerini belirtmişti.

ABD, İSRAİL AÇIKLARINA SAVAŞ GEMİSİ DEMİRLEDİ

ABD’nin gelişmiş savunma sistemlerine sahip savaş gemisinin İsrail kıyılarına demir attığı bildirildi. Konuya dair haber, İsrail televizyonu Kanal 14’te yayımlandı. Haberde, ABD’ye ait gelişmiş savunma sistemleriyle donanımlı füze gemisinin İsrail açıklarına demirlediği belirtildi.

“İRAN SALDIRISININ 24-48 SAATTE GERÇEKLEŞME İHTİMALİ VAR”

Bunun, yakın zamanda İran’ın İsrail’e füze saldırısı düzenlemesi durumunda yardımcı olacağı vurgulanan haberde, ismini açıklamak istemeyen İsrailli bir yetkilinin şu sözlerine yer verildi: “İsrail, İran’ın kendisine doğrudan düzenleyeceği saldırıya hazırlanıyor. İsrail’in kuzeyi veya güneyine düzenlenmesi muhtemel İran saldırısının önümüzdeki 24-48 saatte gerçekleşme ihtimali var.”

BEYAZ SARAY: TEHDİT GERÇEK VE ÇOK CİDDİ

Beyaz Saray, İran’ın Suriye’deki konsolosluk binasının bombalanmasına misilleme olarak İsrail’e saldırı düzenleme tehdidinin çok ciddi olduğunu bildirdi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, çevrim içi toplantıda gazetecilere verdiği demeçte, “Burada İran’dan gelebilecek potansiyel tehdidin hala gerçek, geçerli ve kesinlikle inandırıcı olduğuna inanıyoruz ve bunu elimizden geldiğince yakından izliyoruz.” dedi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby

Kirby, “Odak noktamız İsrailli mevkidaşlarımızla görüşmeler yapmak ve sadece konuşmak değil, aynı zamanda onların ihtiyaç duydukları şeye sahip olduklarından ve kendilerini savunabildiklerinden emin olmak.” diye konuştu. ABD’nin İsrail’in savunması ve meşru müdafaası konusundaki taahhütlerinde “ciddi olduklarını” ifade eden Kirby, İran’ın muhtemel saldırısına karşı alınan tedbirlerle ilgili detay vermedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/irandan-abdye-mesaj-israille-yasanacak-catismaya-mudahil-olma/feed/ 0
İran, Şam’daki konsolosluk binasına düzenlenen saldırıya yanıt vereceğini açıkladı https://www.haber60.com.tr/iran-samdaki-konsolosluk-binasina-duzenlenen-saldiriya-yanit-verecegini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/iran-samdaki-konsolosluk-binasina-duzenlenen-saldiriya-yanit-verecegini-acikladi/#respond Wed, 03 Apr 2024 03:54:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25911 İran, Suriye’nin başkenti Şam’daki konsolosluk binasına düzenlenen hava saldırısına ağır bir yanıt vereceğini söyledi.

İran’ın Şam Büyükelçisi, saldırıda yedisi İran Devrim Muhafızları (IRGC) üyesi ve altı Suriye vatandaşı olmak üzere 13 kişinin öldüğünü açıkladı.

Öldürülenler arasında, IRGC’nin ülke dışındaki kolu Kudüs Gücü’nün önemli isimlerinden Tuğgeneral Muhammed Rıza Zahedi de vardı. İsrail, herhangi bir açıklama yapmasa da İran ve Suriye bu ülkeyi suçladı.

London School of Economics (LSE) Uluslararası İlişkiler Profesörü Fawaz Gerges “Bu sadece İran devletinin kendisine karşı değil, Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün üst düzey liderliğine karşı bir saldırıydı. Kudüs gücü Lübnan’daki Hizbullah ve Suriye’ye silah ve teknoloiji transferinin koordinasyonu için” dedi.

Saldırı, İran hükümetinin üst düzey isimlerinden kızgın tepkilerin yanı sıra misilleme tehditlerini de beraberinde getirdi.

Dini lider Ali Hamaney “Onları, bu suçu işlediklerine ve benzer hamlelere giriştiklerine pişman edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de, Suriyeli mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde saldırıyı “insanlık dışı, saldırgan ve rezil bir hareket” diye tanımladı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahyan da saldırıyı tüm uluslararası zorunluluklar ve anlaşmaların ihlali olarak tanımladı.

Emir Abdullahyan dışişleri bakanlığının internet sitesindeki açıklamasında da doğrudan İsrail’i suçladı ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun “akli dengesini tamamen kaybettiğini” söyledi.

Bu yorumlar, Gazze Savaşı devam ederken İsrail ve İran’ın müttefikleri arasındaki şiddetin yükseleceği korkularını artırdı. Ancak BBC’ye konuşan uzmanlar İran’ın misilleme seçeneklerinin hem boyut hem de sayıları anlamında kısıtlı olduğunu vurguladı.

Orta Doğu uzmanı ve yazar Ali Sadrzade, “İran ekonomik, siyasi ve askeri kabiliyetleri anlamında İsrail ile büyük bir çatışmaya girecek imkanlara sahip değil” dedi.

“Ancak iç tüketim ve bölgesel müttefikleri arasındaki itibarını korumak için bir tür tepkiyle gelmek zorunda.”

Fawas Gerges de bu görüşe katılıyor ve “İsrail İran’ı gerçekten küçük düşürse de, burnunu kanatsa da” Tahran’ın İsrail’e doğrudan bir misillemede bulunmayacağını vurguluyor.

Gerges, İran’ın büyük ihtimalle “stratejik bir sabır” göstereceğini, çünkü daha önemli bir amaca, nükleer silah yapmaya öncelik vereceğini söylüyor.

“İran güç topluyor, uranyum zenginleştiriyor ve ilerleme kaydediyor. Ve İran için büyük ödül 50 balistik füze yollayıp, 100 İsrailli öldürmek değil, stratejik caydırıcılık elde etmek. Sadece İsrail’e karşı değil ABD’ye de.”

Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana, Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen’de İran destekli milislerin İsrail çıkarlarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları arttı. Ancak , İsrail’i topyekun bir savaşın içine çekmekten kaçınıyor gibi görünüyorlar.

Sadrzade “İran’ın vekil güçlerinin İsrail’in bir diplomatik misyonuna saldırı düzenlemesini bile düşünmek zor” diyor.

Ancak Ali Sadrzadeh, İran destekli Husi milislerinin Kızıldeniz’de özellikle ABD ve İsrail bağlantılı gemilere saldırılarını büyük ihtimalle sürdüreceğini tahmin ediyor.

Ancak, İsrail’le şimdiden kuzey sınırında çatışan İran destekli güçlü Hizbullah milislerinin, Şam saldırısına tepki verecek mi?

Hizbullah, dünyadaki en büyük ağır silahlı ve devlet aktörü olmayan silahlı güç. Bağımsız tahminler örgütün 20 ila 50 bin savaşçısı bulunduğunu söylüyro. Bir çoğu da Suriye iç savaşına katılmış olmalarından dolayı iyi eğitimli bi çatışma deneyimli.

Buna ek olarak, düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezine göre ellerinde tahminen 130 bin roket ve füze var.

Ancak yine de BBC’nin konuştuğu uzmanlar, Hizbullah’ın İsrail ile çatışmayı yoğunlaştırmasının düşük bir ihtimal olduğunu söylüyor.

Fawas Gerges “Hizbullah gerçekten İsrail’in tuzağına düşmek istemiyor. Çünkü Benyamin Netahyanu ve savaş kabinesinin savaşı genişletmek istediğini fark ediyorla. Benyamin Netanyahu’nun siyasi geleceği Gazze’deki savaşın devamına kuzey sınırında Hizbullah’la çatışmanın yoğunlaşmasına ve hatta İran’ın kendisiyle savaşa tutuşmaya bağlı” diyor.

Ali Sadrzade de İran’ın İsrail’le bir savaşı göze almak yerine “sembolik” bir tepki vereceği görüşünde.

İran’ın İrak’takti Al Asad Hava Üssüne düzenlediği saldırıyı hatırlatan Sadrzade “İran en önemli komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesine verdiği karşılık gibi sembolik saldırılar düzenlemede uzman” diyor.

İran’ın “ağır intikam” sözlerine karşın, üsteki ABD’li askerlerden ölen olmamıştı ve ABD Ordusu’nun füzelerin gelişine dair uyarı aldığını söyleyen haberler gündeme gelmişti.

Fawas Gerges Şam’daki saldırının “İran’ın savunmasının altını oymayı, dünyaya İran’ın kağıttan bir kaplan olduğunu göstermeyi ve İran’ın güvenlik aygıtının belini kırmayı” amaçladığını vurguluyor.

Gerges “Ancak İran’dan dünyayı sarsan, doğrudan bir tepki görmeyeceğiz” diye de ekliyor.

Peki, büyük bir askeri tepki olmayacaksa, İran’ın önündeki diğer seçenekler ne?

İsrail Siber Politika Enstitüsü’nden Tel Pavel “İran’ın İsrail’den intikam almak için siber alemi ya da başka bir boyutu kullanması olasılığını yabana atamayız. Felç etmek, bilgi çalmak ya da sızdırmak için enformasyon teknolojisine siber saldırılar düzenleyebilirler” diyor.

Ülkenin nasıl bir tepki göstereceğine İran ve özellikle de dini lider karar verecek. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kanani pek renk vermedi.

Sözcü “İran tepki verme hakkını saklı tutuyor ve saldırgana karşı nasıl bir misilleme ve cezalandırma olacağına karar verecek” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iran-samdaki-konsolosluk-binasina-duzenlenen-saldiriya-yanit-verecegini-acikladi/feed/ 0
BM ve üye ülkeler İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına düzenlenen saldırıyı kınadı https://www.haber60.com.tr/bm-ve-uye-ulkeler-iranin-samdaki-konsolosluk-binasina-duzenlenen-saldiriyi-kinadi/ https://www.haber60.com.tr/bm-ve-uye-ulkeler-iranin-samdaki-konsolosluk-binasina-duzenlenen-saldiriyi-kinadi/#respond Wed, 03 Apr 2024 02:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25908 NEW Birleşmiş Milletler (BM) ve bazı üye ülkeler, İran’ın Şam’daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına 1 Nisan’da düzenlenen hava saldırısını kınarken, ABD, İran’ı İsrail ve ABD’nin tesislerini hedef almakla suçladı.

Japonya’dan BM Güvenlik Konseyi başkanlığını devralan Malta’nın başkanlığı ve Rusya’nın talebiyle Konsey’de, İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına düzenlenen hava saldırısı görüşüldü.

Burada bir konuşma yapan BM Orta Doğu, Asya ve Pasifik’ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mohamed Khaled Khiari, İran’ın hem BM Genel Sekreteri hem de Güvenlik Konseyi’ne mektup göndererek, İsrail’in, diplomatik tesislerine saldırı düzenlediğini aktardığını bildirdi.

Khiari, basında yer alan haberlerde ise 13 İranlı personel ile 6 Suriyeli sivilin öldüğünün kaydedildiğini anımsatarak, “Genel Sekreter’in ifadelerini tekrar ederek bu saldırıyı kınıyorum.” dedi.

Uluslararası hukuk uyarınca diplomatik tesisler ve personelin korunması gerektiğinin altını çizen Khiari, aynı zamanda üye ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini vurguladı.

Mohamed Khaled Khiari, kurallara dayalı uluslararası düzenin uluslararası barış ve güvenlik için kilit öneme sahip olduğunu belirtti.

Suriye’de İran’la bağlantılı hedeflere yönelik saldırıların İsrail tarafından gerçekleştiğinin dile getirildiğine dikkati çeken Khiari, bu yıl başından beri bu çerçevede 12 saldırı gerçekleştiğini aktardı.

İsrail’in olaylara ilişkin sorumluluk üstlenmediğini, ancak Suriye’de askeri operasyon gerçekleştirdiğini kabul ettiğini ifade eden Khiari, “Bugün Konseye tüm ilgili taraflarla irtibata geçmesi ve gerginliğin artmasını engellemesi için çağrıda bulunuyoruz.” diye konuştu.

“Dayanışma göstermezsek, herhangi bir ülkenin diplomatik misyonu bir sonraki hava saldırısının hedefi olabilir”

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise “Batı Kudüs’ün Gazze’deki askeri misyonu BM Güvenlik Konseyi’nin acilen ateşkes talep edilen kararına rağmen devam ediyor.” sözlerini sarf etti.

İsrail’in, ABD’nin suç ortaklığıyla bağlayıcı bir Konsey kararını ihlal etmesinden derin endişe duyduklarını aktaran Nebenzia, İsrail’in Dünya Merkezi Mutfağı (World Central Kitchen-WCK) çalışanlarını öldürmesinin bunun bir örneği olduğunu söyledi.

Nebenzia, İsrail’in bir diğer sorumsuz eyleminin de İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına saldırısı olduğunu kaydederek, diplomatik ve konsolosluk tesislerinin dokunulmaz olduğunu ifade etti.

Söz konusu saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirten Nebenzia, İsrail’in Suriye’de yoğun nüfuslu bir bölgeyi ilk kez hedef almadığına dikkati çekti.

Vassily Nebenzia, uluslararası topluma İsrail’in eylemlerini kınama çağrısında bulunarak, “Konsey üyelerinin dayanışmasına güveniyorum. Eğer dayanışma göstermezsek, herhangi bir ülkenin diplomatik misyonu bir sonraki hava saldırısının hedefi olabilir.” uyarısında bulundu.

“Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinin kırmızı çizgileri çok kez ihlal edildi”

Çin’in BM Daimi Temsilci Yardımcısı Geng Shuang da Gazze’de çatışma başladığından beri ev, okul, hastane, insani yardım tesisleri, BM ajanslarına yönelik saldırılar gerçekleştiğini, bugün de diplomatik tesisin hedef alındığını hatırlattı.

Geng, “Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinin kırmızı çizgileri çok kez ihlal edildi.” değerlendirmesini yaptı.

Çin’in söz konusu saldırıyı şiddetle kınadığını vurgulayan Geng, İsrail üzerinde etkisi olan ülkelere, yapıcı rol oynayarak Gazze’de ateşkes, Orta Doğu’da ise istikrarı teşvik etmeleri çağrısında bulundu.

“Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail’in bu saldırıyla ne amaç ettiği açık”

Cezayir’in BM Daimi Temsilcisi Amar Bendjama ise işgalci İsrail’in söz konusu saldırısının, uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirtti.

Kışkırtıcı eyleme güçlü bir sesle karşı çıkmak gerektiğinin altını çizen Bendjama, bu eylemin tüm bölgeyi daha büyük bir gerginliğe itebileceği uyarısında bulundu.

Bendjama, “Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail’in bu saldırıyla ne amaç ettiği açık” diyerek, uluslararası düzenin bütünlüğünün tehlikede olduğunu söyledi.

Hukuka aykırı bu tür davranışların sonuçları olması gerektiğini vurgulayan Bendjama, “Artık somut adım atma vakti.” dedi.

“İran ve ortakları bölgede gerginliği artırmaktan kaçınmalı”

ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood da ABD’nin dün Suriye’de meydana gelen saldırıyla hiçbir alakasının olmadığını, daha önceden de bilgisinin bulunmadığını kaydetti.

Saldırı hakkında bilgi toplamaya devam ettiklerini aktaran Wood, “Ancak açık olan bir şey var ki İran ve ortakları bölgede gerginliği artırmaktan kaçınmalı.” diye konuştu.

Suriye rejimi ve İran’ın, İsrail ile ABD’nin tesis ve personellerine yönelik saldırı düzenlediğini kaydeden Wood, kendilerini korumaktan kaçınmayacaklarını dile getirdi.

Çatışma zamanında da diplomatik misyonların korunması gerektiğinin altını çizen Wood, “Söz konusu tesiste terör örgütü liderleri ve unsurlarının bulunduğuna ilişkin haberlerden endişe duyuyoruz. İran’ın terörist ve aşırıcılarla süregelen koordinasyonunu kınıyoruz.” ifadesini kullandı.

WCK konvoyuna yönelik saldırıyı da üzüntü ve endişeyle karşıladıklarını belirten Wood, “Bu olay İsrail’in Gazze’de insani yardım personeli ve tesislerini korumak için çok daha fazlasını yapması gerektiğini gösteriyor.” vurgusunda bulundu.

Wood, diğer ülkelerle birlikte olayın şeffaf bir şekilde soruşturulmasını talep ettiklerini belirterek, “Bunun tekrarlanmaması lazım.” görüşünü paylaştı.

“ABD, İsrail’in tüm suçlarından sorumlu”

İran’ın BM Daimi Temsilciliği Maslahatgüzarı Zahra Ershadi ise BM Güvenlik Konseyi’ne söz konusu saldırıyı güçlü bir şekilde kınaması için çağrı yaptı.

İsrail’in istikrarsızlaştırıcı ve sorumsuz eylemlerinin bölge ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit ettiğini kaydeden Ershadi, “İsrail ceza almadığı için gerginliği artırmaya çalışıyor. Sivilleri öldürmek, açlığı savaş metodu olarak kullanmaktan kaçınmıyor. Gayrimeşru bir şekilde gücünü kullanarak apartheid politikaları, etnik temizlik, soykırım ve askeri hedeflerini her türlü maliyete karşı gerçekleştirmek için uğraşıyor.” sözlerini sarf etti.

Ershadi, ülkesinin itidalli davrandığını ancak bunun da bir sınırının olduğunu belirterek, İran’ın uluslararası hukuk ve BM Şartı uyarınca cevap verme bağlamında meşru haklarını muhafaza ettiğini aktardı.

“ABD’nin İsrail’in Gazze’de soykırım dahil tüm suçlarından sorumlu” olduğunu ifade eden Ershadi, İsrail’in bunu ABD’nin siyasi, mali ve askeri desteği olmadan yapamayacağını dile getirdi.

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Qusay el-Dahhak da İsrail’in barbarca saldırısını işgal altındaki Golan Tepeleri’nden yaptığını öne sürdü.

Saldırının gerçekleştiği alanın sivillerle dolu olduğuna dikkati çeken Dahhak, İsrail’in, saldırılarını ABD desteği olmadan gerçekleştiremeyeceğini kaydetti.

Dahhak, ABD’nin yıllardır İsrail’e koruyucu şemsiye görevi yaptığını ve sponsorluğunu yürüttüğünü vurgulayarak, bu vesileyle İsrail’in Filistin halkına soykırım yaptığını ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bm-ve-uye-ulkeler-iranin-samdaki-konsolosluk-binasina-duzenlenen-saldiriyi-kinadi/feed/ 0
İran, Orta Doğu’da neden birçok çatışmaya müdahil oluyor? https://www.haber60.com.tr/iran-orta-doguda-neden-bircok-catismaya-mudahil-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/iran-orta-doguda-neden-bircok-catismaya-mudahil-oluyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 23:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22301 Gazze’de İsrail-Hamas savaşı sürerken, İran’ın Orta Doğu genelinde oynadığı rol dünyanın dikkatini çekiyor.

İran Hamas’ı destekliyor. Irak’ta, Suriye’de ve Pakistan’da saldırılar düzenledi. Silahları da Rusya tarafından Ukrayna’da kullanılıyor.

İran, Orta Doğu’daki bazı saldırılara doğrudan müdahil olduğunu reddediyor. Bunlara Lübnan’dan İsrail’e yönelen saldırılar, Ürdün’deki Amerikan birliklerine insansız hava aracıyla düzenlenen saldırı ve Yemen’den Kızıldeniz’deki Batılı gemileri hedef alan saldırılar dahil. Bu saldırılarda İran destekli gruplar sorumluluğu üstlendi.

Peki bu gruplar kim ve İran’ın bu çatışmalardaki rolü ne?

İran hangi grupları destekliyor?

Orta Doğu genelinde İran’la bağlantılı çok sayıda silahlı grup var. Bunlara Gazze’de Hamas, Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Husiler ile Irak, Suriye ve Bahreyn’deki diğer gruplar dahil.

Düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu’nun İran uzmanı Ali Vaez, “Direniş ekseni” diye bilinen bu grupların bir çoğunun Batılı ülkeler tarafından “terörist” ilan edildiğini ve tek bir ortak hedefleri olduğunu söylüyor:

“Bölgeyi Amerikan ve İsrail tehditlerinden korumak.

“İran’ın en büyük tehdit algısı ABD ve hemen ardından İran’ın Amerika’nın bölgedeki vekili olarak gördüğü İsrail geliyor. İran’ın uzun vadede oynadığı bu oyun gücünü göstermesini sağlayan bu müthiş ağ yarattı.”

İran, 28 Ocak’ta Ürdün’de düzenlenen ve üç ABD askerinin öldüğü saldırının doğrudan arkasında olduğu suçlamasını reddetti. Ancak saldırının sorumluluğunu bazıları İran tarafından desteklenen çok sayıda örgütün oluşturduğu Irak’ta İslami Direniş üstlendi.

Bu, Hamas’ın İsrail’de 7 Ekim’deki saldırıları sonrası bölgede ABD askerlerinin öldüğü ilk olaydı ve ABD Başkanı Joe Biden üzerinde misillemede bulunma baskısı oluştu.

ABD karşılık olarak, bir hafta sonra İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) Kudüs Gücü’nü ve Irak ile Suriye’deki İran bağlantılı milisleri hedef aldı. Ardından, ABD ve İngiltere Yemen’deki İran destekli Husilere ait hedeflere ortak hava saldırısı düzenledi.

İran’ın son olarak resmen savaşta olmasından 30 yılı aşkın süre geçmesine karşın, ülke sık sık kendisini çatışmaların çeperinde buluyor.

İran sıklıkla farklı gruplarla doğrudan bağlantısını reddetse de, Tahran 45 yıl önceki devrimden bu yana militan grupları destekliyor ve bu gruplar 1980’li yılların başından bu yana rejimin ulusal güvenlik stratejisinin önemli bir parçası.

İran’ın tarihi ve ABD ile ilişkisi

İran’ın modern tarihindeki iki olay ülkenin tutumunu ve ABD’yle gergin ilişkilerini açıklamaya yardımcı olabilir.

İran’daki 1979 İslam Devrimi, ülkenin Batı’dan izole olmasını beraberinde getirdi.

ABD’de Jimmy Carter yönetimi, başkent Tahran’da yaklaşık bir yıldır rehin tutulan 52 Amerikalı diplomatın serbest kalmasını istiyordu ve İran’ın cezalandırılmayı ve uluslararası arenadan tecrit edilmeyi hak ettiği düşünülüyordu.

Bu durum da ABD ve Batılı müttefiklerinin, 1979’dan 2003’e dek Saddam Hüseyin tarafından yönetilen Irak’ı desteklemelerini beraberinde getirdi.

Daha sonra İran-Irak savaşı çıktı. 1980’de başlayan savaş 1988’e kadar devam etti.

Savaş, İran ve Irak’ın ateşkesi kabul etmesiyle sona erdi. Ancak ağır bir bedel ödendi. Her iki tarafta bir milyon kişi öldü ya da yaralandı, İran ekonomisi yok oldu.

Bu durum, İran’ın yönetim kadrosuna, Tahran’ın gelecekteki herhangi bir işgal girişimini, çok sayıda farklı araçla engellenmesi gerektiğini düşündürdü. Bunlara bir balistik füze programı ve vekil gruplar ağı oluşturmak dahildi.

Daha sonra, ABD’nin 2001’deki Afganistan ve 2003’teki Irak işgalleri, ayrıca 2011’den sonra Arap dünyasındaki çeşitli ayaklanmalar bu tutumu iyice güçlendirdi.

İran ne istiyor?

İran, askeri anlamda ABD’den çok daha zayıf olarak değerlendiriliyor ve çok sayıda uzman bu “caydırma” stratejisinin İran rejiminin hayatta kalması açısından önemli olduğuna inanıyor.

Orta Doğu Enstitüsü’nden (MEI) Alex Vatanka, “ABD ile bir savaş İran ve direniş ekseninin isteyeceği son şey” diyor.

“İran ABD’nin Orta Doğu’dan çıkmasına uğraşıyor. Bu, karşı tarafı yormak için uzun vadeli bir strateji.”

İngiltere’deki Sussex Üniversitesi’nden Kamran Martin de bu görüşe katılıyor ve İran’ın dünya sahnesinde güçlü bir oyuncu olmak istediğini vurguluyor.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Martin, “Antik İran, görkemli bir geçmişe sahip ve 12 asır boyunca Batı Asya’da hakim güçtü. İran, bölgesel ve küresel ilişkilerde önemli bir rolü hak ettiğine inanıyor. Zengin Fars sanat ve edebiyat kültürü de İran’ın büyük bir devlet ve güç olduğu algısını besliyor” diyor.

İran’ın ne ölçüde kontrolü var?

Oxford Üniversitesi’nden siyasi aktivist ve akademisyen Yassamine Mather, İran’ın vekil güçleri üzerinde çok fazla kontrolü olmadığına inanıyor.

Mather, Kızıldeniz’deki gemilere saldıran Yemen’deki Husileri kullanmanın buna bir örnek oluşturduğunu ifade ediyor:

“İran’ın talimatlarını tam anlamıyla uygulamıyorlar. Kendileri de bölgede hatırı sayılır bir güç olarak görünmek istiyorlar.”

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ali Vaez de aynı görüşte.

“İran gibi bir ülke açısından bölgesel politikasını devlet olmayan aktörlere ihale etmenin sorunlu yanı, bu ağ üzerinde tam kontrolü olmaması.”

Vaez ayrıca, İran’ın gücünün sıklıkla abartıldığını da düşünüyor.

“İran’ın bölge genelindeki satrancı yöneten üst akıl olduğuna dair bir algı var. Ancak İran ve müttefikleri İsrail’i Gazze’de ateşkese zorlamak ya da ABD’yi bölgeden çıkartmaya, başlıca stratejik amaçlarının herhangi birine ulaşamadı.”

Ancak İran’ın bir nükleer programı var ve Vaez’e göre şu anda “son 20 yılın en ileri düzeyinde.”

Vaez bunun “İsrai ve Batı için İran’ın ortakları ve vekil grupları aracılığıyla yaptıklarından daha büyük bir sorun oluşturabileceği” görüşünde.

‘3. Dünya Savaşı mı?’

Bölgedeki saldırılar artarken, internetteki “3. Dünya Savaşı” aramaları da artıyor.

MEI’den Vatanka, İran’ın rejim karşıtı kadınların önderliğindeki daha önce görülmemiş protestoların ardından, kendi sınırları içinden baskı gördüğü için dikkatli olması gerektiğini söylüyor.

“Tahran’daki rejimin bölgede ne yaptığına anlam veremeyen çok kızgın bir İran halkı var.”

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı’nın Müdür Yardımcısı Ellie Geranmayeh de, Batı’nın da İran ile bir savaş istemediğini söylüyor.

“ABD Başkanı seçimler yaklaşırken bunu göze alamaz. İsrail de Gazze’deki operasyonları nedeniyle uluslararası açıdan çok zayıf olduğunu bildiği bir ortamda buna kalkışamaz.”

Ayrıca Geranmayeh, diğer birçok uzman gibi topyekun bir savaşın tarafların gündeminde olmadığı görüşünde.

“ABD ve İran, birbirini hedef alıp, vurmak için bölgesel aktörleri kullanıyor. Hiç bir tarafın göze alamayacağı, sonuçları vahim olabilecek doğrudan bir çatışmadan kaçınmak için, bir elleri arkada bağlı bir şekilde savaşıyorlar.”

Ancak Geranmayeh’in “tehlikeli, akışkan ve kaotik” geçen son 10 yıla dikkat çekip, şu uyarıyı yapıyor;

“Ciddi bir diplomasi yürütülmezse, Washington ve Tahran birbirlerini çatışma yoluna çekecektir. Ve sadece başlıca devlet aktörlerden biri dikkatli ve ihtiyatlı olmazsa, gerilim şu ana dek gördüğümüzden daha da çok artabilir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iran-orta-doguda-neden-bircok-catismaya-mudahil-oluyor/feed/ 0
UAEA Başkanı: Orta Doğu’da Nükleer Silah Kullanımı Söylemleri Kaygı Verici https://www.haber60.com.tr/uaea-baskani-orta-doguda-nukleer-silah-kullanimi-soylemleri-kaygi-verici/ https://www.haber60.com.tr/uaea-baskani-orta-doguda-nukleer-silah-kullanimi-soylemleri-kaygi-verici/#respond Tue, 05 Mar 2024 05:21:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15514 Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Orta Doğu’da nükleer silahların kullanımına ilişkin söylemlerin kaygı verici olduğunu belirterek, “Ajans, bölgede Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın uygulanması için çabalıyor. Nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmalar diğer ülkelere de sıçradı.” dedi.

Avusturya’nın başkenti Viyana’daki Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi’nde UAEA Yönetim Kurlu Toplantısı düzenlendi.

Toplantı sonrasında Başkan Grossi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

AA muhabirinin, İsrail’in denetlenmeyen nükleer faaliyetleri ve kontrol dışı nükleer silahlarının Orta Doğu’daki durumu daha karmaşık hale getirip getirmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Grossi, bölgedeki gelişmelerden duyduğu kaygıyı dile getirerek, “nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmaların kabul edilemez olduğunu” yineledi.

Grossi, İsrailli aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu’nun Kasım 2023’de Gazze’ye yönelik nükleer silah kullanma tehdidinin bölgede domino etkisi yaptığını belirterek, bu tür konuşmaların sonlandırılması gerektiğini ifade etti.

“Ajans, bölgede Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın uygulanması için çabalıyor. Nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmalar, diğer ülkelere de sıçradı.” ifadesini kullan Grossi, nükleer silahların uluslararası hukuka göre yasaklı olduğunu vurguladı.

İran’ın nükleer faaliyetleri

Grossi, İran’ın nükleer faaliyetlerine de değinerek, bu ülkede zenginleştirilmiş uranyum stokunda artışın devam ettiğini, Tahran yönetimin yaklaşık 3 yıldır Ek Protokol’ü uygulamadığını ve bu süre zarfında Ajans’ın da tamamlayıcı erişim sağlayamadığının altını çizdi.

İran’ın Kapsamlı Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamında Kod 3.1 adı verilen uygulamayı hayata geçirmesi gerektiğini ifade eden Grossi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl olduğuna dair Ajansın güvence verebilecek bir konumda olması için bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Grossi, “İran’ın nükleer silah üretmeye yönelik teknik yeteneklerine ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamalar, İran’ın güvenlik denetimine ilişkin beyanlarının doğruluğu ve eksiksizliği konusundaki endişelerimi daha da artırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İran’ın 4 Mart 2023’te UAEA ile yaptığı Ortak Mutabakatta alınan kararları uygulamayı durdurmasının ciddi oranda endişeye yol açtığını kaydeden Grossi, “Bu da İran’ın üzerinde anlaşmaya vardığımız şeye bağlı kaldığına dair şüpheleri artırıyor.” görüşünü paylaştı.

Grossi, İranlı yetkililerle görüşmek istediğini, Tahran’dan gelecek davet üzerine hareket edeceğini belirterek, söz konusu kaygıların ancak yapıcı ve anlamlı bir işbirliği ile çözülebileceğini, bu bağlamda İran’ı bir kez daha eksiksiz ve şeffaf bir şekilde işbirliği yapmaya çağırdı.

Zaporijya Nükleer Santrali

Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’ne ilişkin istikrarsız durumun sürdüğünü belirten Grossi, son haftalarda nükleer santral çevresinde çatışmaların arttığını ifade etti.

Grossi, olası bir nükleer kazanın yaşanmasını önlemek adına daha önce BM Genel Kurulu’nda açıkladığı 5 temel ilkeye tarafların dikkat ettiğini, ancak zaman zaman bu ilkelerin bazılarını riske atabilecek adımların da atıldığına dikkati çekti.

Ajans uzmanlarının burada nükleer güvenliğin sağlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü, olası bir tehlike karşısında gereken önlemleri almaya çalıştığını kaydeden Grossi, ancak buradaki ekibin nükleer güvenliğine ilişkin yürüttüğü kontroller kapsamında santralin her noktasına erişim sağlayamadığını dile getirdi.

Grossi, Rus yetkililerin onayı doğrultusunda yarın Moskova’ya bir ziyaret gerçekleştireceğini, bu bağlamda Zaporijya Nükleer Santrali başta olmak üzere diğer nükleer güvenliğe ilişkin üst düzey görüşmeler yapacağını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uaea-baskani-orta-doguda-nukleer-silah-kullanimi-soylemleri-kaygi-verici/feed/ 0
İran’ın Ankara Büyükelçiliğinde İslam Devrimi zaferi resepsiyonu düzenlendi https://www.haber60.com.tr/iranin-ankara-buyukelciliginde-islam-devrimi-zaferi-resepsiyonu-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/iranin-ankara-buyukelciliginde-islam-devrimi-zaferi-resepsiyonu-duzenlendi/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:33:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6601 İran’ın Ankara Büyükelçiliğince “İran İslam Devrimi zaferinin 45. yıl dönümü” resepsiyonu düzenlendi.

Resepsiyona, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade, Türk yetkililer, yabancı misyonlardan temsilciler ve birçok davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılışında konuşan Yumaklı, İran’ın ulusal günü vesilesiyle İran halkı ve hükümetiyle Türkiye’de yaşayan İran vatandaşlarının milli gününü kutladı.

Yumaklı, Türkiye’nin İran’ın batıya açılan ve İran’ın da Türkiye’nin doğuya açılan kapısı olduğuna dikkati çekerek, İran’ın geniş kaynakları ve stratejik konumuyla bölge siyasetinde önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.

Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin gelişmeye devam ettiğini belirten Yumaklı, iki ülke arasındaki karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ve ikili işbirliği mekanizmaların ilişkilerin güçlendirilmesinin bariz yansıması olduğunu dile getirdi.

Yumaklı, Türkiye ile İran arasında sağlıklı ve güçlü bir diyaloğun bölge barışı, güvenliği, istikrarı ve refahının sürdürülmesi açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki güçlü kültürel ve insani bağlara işaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi arasında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik samimi diyaloğun sürdüğüne işaret eden Yumaklı, birkaç hafta önce Reisi’nin Ankara’ya yaptığı ziyareti hatırlattı.

Yumaklı, ikili ilişkilere dair “Türkiye ve İran, bazı konularda fikir ayrılıkları olsa da ortak çıkarları doğrultusunda birbiriyle yakın temas halindedir. Astana süreci kapsamında Suriye’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik olarak birlikte çalışmaktayız.” dedi.

Gazze’deki duruma ilişkin Yumaklı, “Türk ve İranlı liderler arasındaki yakın koordinasyon ve yoğun temaslar, Filistinli kardeşlerimize karşı devam eden mezalimin önlenmesi ve bölgemizdeki istikrarın sağlanması çabaları bakımından önemlidir.” ifadesini kullandı.

Yumaklı, Türkiye ve İran’ın önemli ekonomik ortaklar olduğunu vurgulayarak, tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarının altını çizdi.

30 milyar dolarlık ikili ticaret hedefiyle ticari ve ekonomik ilişkileri genişletmekte kararlı olduklarını vurgulayan Yumaklı, turizm alanında da ikili ilişkilerin insani boyutunun güçlenmeye devam ettiğini dile getirdi.

“İran, Türkiye’nin doğuya açılan, Türkiye de İran’ın batıya açılan kapısı”

Büyükelçi Habibullahzade de İran İslam Devrimi’nin her yıl görkemli etkinliklerle kutlandığını belirterek, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremin yıl dönümü dolayısıyla hayatını kaybedenleri andı.

İran’ın komşularla ilişkileri ve işbirliğini her boyutta geliştirmenin dış politikanın önemli önceliklerden olduğuna dikkati çeken Habibullahzade, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin önemli olduğuna değindi.

Habibullahzade, iki ülkenin bölgede refah, kalkınma ve barışa katkı sağlayabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“İran, Türkiye’nin doğuya açılan, Türkiye de İran’ın batıya açılan kapısıdır. Ticari ilişkiler, enerji, ulaştırma, transit, tarım, bilim ve teknoloji, çevre, serbest ticaret bölgeleri, iller arası işbirlikleri ve sınır ticareti, turizm, terörle mücadele ve ortak çıkarlar dolayısıyla bölgesel krizler konusunda işbirliği gibi alanlar, iki ülke arasındaki ilişkilerde eşsiz fırsatlar sunmaktadır.”

İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin 24 Ocak’ta yaptığı Ankara ziyaretini anımsatan Habibullahzade, yapıcı görüşmelerde bulunulduğunu, önemli anlaşmalara ve mutabakat metinlerine imza atıldığını anlattı.

Habibullahzade, İran ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 12 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktararak, 2025’in “İran-Türkiye kültürel işbirliği yılı” olarak ilan edilmesi konusunda mutabakata varıldığını ve bu kapsamda kültürel programlar yürütüleceğini söyledi.

Filistin meselesi ve Gazze’de yaşananların büyük endişe yaratan önemli konulardan olduğunu belirten Habibullahzade, şunları kaydetti:

“Her iki ülke, bu konuda ortak görüşe sahiptir. Gazze’deki Filistin halkı, hala İsrail rejiminin barbarca saldırıları ve bombalar altında can veriyor. Bilinen bazı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların, bu cinayetlerin durdurulması için eylemde bulunmaması ve yetersiz kalması oldukça üzücü ve rahatsız edicidir.”

Habibullahzade, İran-Türkiye ilişkilerinin umut bahşeden aydınlık bir geleceğe sahip olduğunu söyleyerek, komşuluk politikası çerçevesinde potansiyel işbirliği kapasitelerini etkinleştirmede kararlı olduklarını belirtti.

İran-Türkiye ilişkilerini güçlendirme sürecinin sürdürülmesinin ikili ve bölgesel işbirliklerinin artırılması ile mümkün olacağını dile getiren Habibullahzade, sözlerini “Yaşasın İran, Yaşasın Türkiye” diyerek tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranin-ankara-buyukelciliginde-islam-devrimi-zaferi-resepsiyonu-duzenlendi/feed/ 0