İptal – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:21:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AYM, İletişim Başkanlığı’na basın ve ifade özgürlüğüne müdahale yetkisi veren kararnameleri iptal etti https://www.haber60.com.tr/aym-iletisim-baskanligina-basin-ve-ifade-ozgurlugune-mudahale-yetkisi-veren-kararnameleri-iptal-etti/ https://www.haber60.com.tr/aym-iletisim-baskanligina-basin-ve-ifade-ozgurlugune-mudahale-yetkisi-veren-kararnameleri-iptal-etti/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43203 (ANKARA) – Anayasa Mahkemesi (AYM), İletişim Başkanlığı’na basın ve ifade özgürlüğüne müdahale yetkisi veren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni iptal etti. Anayasa Mahkemesi, iptal kararını resmi X hesabından da paylaştı ancak paylaşım bir süre sonra silindi. Instagram hesabına erişim yasağı getirildiği gün Resmi Gazete’de yayımlanan kararın X hesabından silinmesi dikkati çekti.

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin yaptığı “İletişim Başkanlığının 17 Eylül 2020 tarihli ve 66 numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin” başvurusunu inceleyerek, karara bağladı.

CHP’nin dava dilekçesinde, “Kurallarla, Başkanlığa verilen stratejik iletişim ve kriz yönetimine ilişkin görevlerin, haberleşme ve basın özgürlüğüyle ilgili olması nedeniyle kanunla düzenlenmesi gerektiği, temel hak ve özgürlüklerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi  ile düzenlenemeyeceği, kurallarda öngörülen görevler kapsamında alınacak tedbirlerin genel çerçevesinin ilke ve esaslarının belirlenmediği ve kuralların Anayasa’ya aykırı olduğunu” belirtilmişti.

Davaya konu olan kurallarda ise “Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik iç ve dış tehdit unsurlarını analiz ederek stratejik iletişim ve kriz yönetimi açısından gerekli tedbirleri uygulamanın ve Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen psikolojik harekat, propaganda ve algı operasyonu faaliyetlerini belirleyerek her tür manipülasyon ile dezenformasyona karşı faaliyette bulunmanın, İletişim Başkanlığı bünyesinde ihdas edilen Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığının görevleri arasında olduğunun düzenlendiği” ifade edildi.

AYM kararında, söz konusu kuralların düzenlendiği 66 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 5’inci maddesiyle 14 numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne eklenen 6/A maddesinin c ve ç bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildi.

Mahkemenin kararında, “Anayasa’nın 104. maddesinde, ‘Anayasa’nın İkinci kısmının Birinci ve İkinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle düzenlenemeyeceğinin belirtildiği” vurgulandı.

“Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiği anlaşılmıştır”

Mahkeme kararında şu ifadelere yer verildi:

“Dava konusu kurallarla, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen algı operasyonu faaliyetleri neticesinde oluşan krizin stratejik iletişimle yönetilmesine ilişkin tedbirler alınması ve her tür manipülasyon ile dezenformasyona karşı faaliyette bulunulması amaçlanmaktadır. Kurallar uyarınca alınacak tedbirler ve yapılacak faaliyetlerin Anayasa’nın 26. maddesinde yer alan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile 28. maddesinde yer alan basın hürriyetine müdahale teşkil edeceği açıktır. Bu bağlamda kuralların, kapsamları itibarıyla Anayasa’nın İkinci Kısım İkinci Bölümü’nde yer alan kişi hakları ve ödevleri ile ilgili düzenlemeler içerdiği görülmüştür. Sonuç olarak kuralların Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiği anlaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.”

AYM’nin kararı Instagram’a erişim engeli getirildiği gün yayımlandı

Öte yandan, AYM, söz konusu kararı, resmi X hesabından “İletişim Başkanlığının Basın Özgürlüğü ve İfade Özgürlüğüne Müdahale Etmesine İmkan Tanıyabilecek Kuralların İptali” başlığıyla paylaştı. Ancak paylaşım bir süre sonra silindi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında AYM kararının, BTK’nın instagram hesabına erişim yasağıyla aynı güne denk gelmesi dikkati çekti. BTK, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un,  sosyal medya platformu Instagram’a bugün erişim engeli getirmişti. İletişim Başkanı Altun Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından, “Heniye’nin şehadeti dolayısıyla insanların taziye mesajı yayınlamasını herhangi bir gerekçe göstermeden engelleyen sosyal medya platformu Instagram’ı da şiddetle kınıyorum” mesajını paylaşmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/aym-iletisim-baskanligina-basin-ve-ifade-ozgurlugune-mudahale-yetkisi-veren-kararnameleri-iptal-etti/feed/ 0
Terminallerde kaos yaşandı, acil ameliyatlar ertelendi! İşte dakika dakika global yazılım krizi https://www.haber60.com.tr/terminallerde-kaos-yasandi-acil-ameliyatlar-ertelendi-iste-dakika-dakika-global-yazilim-krizi/ https://www.haber60.com.tr/terminallerde-kaos-yasandi-acil-ameliyatlar-ertelendi-iste-dakika-dakika-global-yazilim-krizi/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:06:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40999 Küresel siber güvenlik firması Crowdstrike ve Microsoft kaynaklı sorun, dünyanın dört bir yanında çok sayıda banka, havayolu, telekomünikasyon ve medya şirketinin hizmetlerinde kesintiye neden oldu.

Siber güvenlik sağlayıcısı CrowdStrike tarafından yayınlanan hatalı bir güncellemenin Microsoft işletim sistemi kullanan bilgisayar ve sunucuları çevrimdışı duruma getirmesi ve düzgün başlatılmayan bir önyükleme döngüsüne sokması nedeniyle ABD’den Avrupa’ya, Yeni Zelanda ve Avustralya’dan Singapur’a dünyanın dört bir yanında binlerce şirket ve kullanıcı hizmet kesintisi ile karşı karşıya kaldı. Sorun ABD’de ve Avrupa’da bazı uçuşların durdurulmasına, İngiltere’de tren seferlerinin etkilenmesine, Avustralya’nın ulusal yayıncısı ABC’nin hizmetlerinin kesintiye uğramasına, Yeni Zelanda’da parlamentonun internet sistemi ile bankaların ödemeleri kabul etme ve internet bankacılığında sorunlar yaşamasına neden oldu.

“BAZI SERVSİLERDE PROBLEM BİR SÜRE DAHA DEVAM EDEBİLİR”

Soruna ilişkin bir açıklama yayınlayan Crowdstrike, Windows sunucularında Microsoft’un Windows işletim sisteminde sistem çökmesini tanımlamak için kullanılan “mavi ekran hatasına” ilişkin çok sayıda hata raporu aldıklarını doğruladı. Microsoft’tan yapılan açıklamada ise “Temel sorun çözüldü, bazı servislerde problem bir süre daha devam edebilir” ifadeleri yer aldı.

SON 10 YILIN EN BÜYÜK HİZMET KESİNTİSİ

Bilişim ve siber güvenlik uzmanlarının son on yılın en büyük hizmet kesintisi olarak tanımladıkları sorun nedeniyle ABD’de birçok havayolu firması, iletişim sıkıntısı nedeniyle uçuşlarını durdurma kararı aldı. Aralarında United, Delta, American ve Frontier firmalarının da yer aldığı birçok firma, seyahat halindeki uçakların rotaları üzere uçuşlarına devam etmesi fakat havalimanlarındaki uçakların kalkış yapmaması kararını aldı.

BERLİN HAVALİMANI UÇUŞLARI DURDURDU

Almanya’daki Berlin Havalimanı, teknik arıza nedeniyle uçuşları yerel saatle sabah 10.00’a (TSİ 11.00) kadar durdurma kararı aldı. Havalimanı yetkilileri, hata nedeniyle check-in işlemlerinde gecikme yaşandığını duyururken, sorunun doğası hakkında bilgi vermedi. Zürih Havalimanı ise, kendilerinde bir sorun yaşanmadığı fakat Berlin Havalimanı’nın uçuş kabul etmemesi nedeniyle Berlin’e yapılan uçuşların iptal edildiğini duyurdu.

AVUSTRALYA’NIN EN BÜYÜK BANKASINDA KAOS

Avustralya’nın en büyük bankası Commonwealth Bank, hizmet aksaması nedeniyle bazı müşterilerinin para transfer işlemlerinde sorun yaşadıklarını duyurdu. Ülkedeki bazı bankalar da çevrimiçi bankacılık hizmeti sunan mobil uygulamaların hizmet dışı kaldığını açıkladı. Ulusal havayolu Qantas ve Sydney Havalimanı, bazı uçuşların geciktiğini fakat hizmetlerin devam ettiğini duyurdu.

HİNDİSTAN’DA EL YAZILI UÇAK BİLETLERİ

İspanya’da uçak ve tren seferleri etkilendi. Madrid’de bulunan Madrid Barajas Uluslararası Havalimanı’nda sistemlerde yaşanan aksaklıklar nedeniyle yoğunluk meydana geldi. Bilişim hizmetlerindeki aksama nedeniyle Hindistan’da yolculara üzerindeki bilgilerin el yazısıyla işlendiği uçak biletleri verildiği görüldü.

THY’NİN 84 SEFERİ İPTAL

Yaşanan sıkıntıdan Türkiye de etkilendi. Birçok bankanın işlemleri durdu, THY 84 seferini iptal etti. THY Basın Müşaviri Yahya Üstün, “Dünyada farklı sektörlerden birçok şirketi etkileyen yazılım kaynaklı problemin çözümü doğrultusunda operasyon yoğunluğumuzu düşürmek için çalışmalar yapmaktayız. Uçuşlarda aksama yaşanmaması adına bazı seferler iptal edilecek olup, uçuşlarımız en kısa sürede kademeli olarak normal seyrine dönecektir. Yaşanan aksaklıktan dolayı siz değerli misafirlerimizden özür dileriz” ifadelerini kullandı.

TIMES MEYDANI’NDAKİ EKRANLARDA MAVİ EKRAN HATASI

Sorundan etkilenenler arasında Avustralya’nın ulusal yayıncısı ABC de yer aldı. ABC, hizmetlerinde aksama yaşandığını duyurdu. ABD’li New York kentindeki Times Meydanı’nda ise bazı dijital panolarda mavi ekran hatası görüldü.

ALMANYA’DA ACİL AMELİYATLAR İPTAL

Almanya’nın kuzeyindeki Luebeck ve Kiel kentinde iki hastane acil ameliyatlar iptal edildi. Hasta bakımlarının ve acil servislerinin normal seyrinde devam ettiği aktarıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/terminallerde-kaos-yasandi-acil-ameliyatlar-ertelendi-iste-dakika-dakika-global-yazilim-krizi/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40984 (ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 7511 sayılı “Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 7512 sayılı “Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu”nun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Gökhan Günaydın, Anayasa Mahkemesi’ne yapacağı başvuru öncesinde açıklama yaptı. TBMM’nin yoğun çalışma programına ve komisyonların uzun saatler çalışmasına ilişkin de konuşan Günaydın, “Sokak hayvanlarına ilişkin komisyon aralıksız 16 saat çalıştı. Bütün gece o komisyonu çalıştıranlar, sinirlerin gerilmesinden, insanlık dışı çalışma koşullarından medet umanlar sonra o komisyonu tatil ettiler” dedi.

AK Parti grubuna seslenen Günaydın, ” Türkiye’nin yararına olan acil düzenlemelere CHP her türlü katkıyı sunmaya devam etmektedir. Sizin gündemi oluşturmak amacıyla Meclis’i kullanmanıza izin vermeyeceğiz. Önümüzdeki hafta da AKP’nin bu dayatmacı anlayışı devam ederse, CHP Meclis İç Tüzüğü’nden kaynaklanan tüm haklarını kullanacaktır. O zaman Meclis’i ağustosta, eylülde hep beraber çalıştırırız. Bu düzenlemeler ancak 2,5 aylık zaman dilimi içerisinde müzakere edilebilir” ifadelerini kullandı.

“Dilimizde tüy bitti”

“29 Mayıs tarihinde Resmi Gazete’de Türk Ticaret Kanunu’nda bazı değişiklikler içeren düzenlemeler getirdiler. Rekabet Kurumu’na kurumun personelinin özlük haklarını düzenleme yetkisi veriyorlar. Dilimizde tüy bitti. Bu ancak devlet memurlarını kanunu ile düzenleme ile yapılabilir. Rekabet Kurulu’nun böyle bir düzenlemeye yetkisi yoktur. Adil yargılama hakkının aksine Rekabet Kurulu’nun firmalara ilk savunma hakkını yeterince süre vermeden tanımasını Anayasa Mahkemesi’ne götürüyoruz. Ürün, ihtisas borsalarında alınacak olan teminatların ve oluşturulacak garanti fonunun usul ve esaslarının belirleme yetkisinin, kanunu bir ölçüt belirtmeksizin idarenin takdir yetkisine bırakılması, yine Anayasa’ya aykırıdır. Reklam Kurulu’nun ifade hürriyetinin aksine, erişimin engellenmesi kararları verebilmesi elbette aykırıdır. Bunun için de düzenleme yapıyoruz.

“Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yapmak isteyenler var”

CHP, Türkiye’deki ekonomik sıkıntının farkındadır. Ekonomideki bozulma, AKP’nin uyguladığı ve hiçbir iktisat teorisine uymayan ekonomi politikasının sonucudur. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yapmak isteyenler vardır. Bunların mutlaka engellenmesi ve cezalandırılması gerekir. Stokçuluk ve fahiş fiyat artışını kanunda tanımlamazsanız, idareye ucu açık bir yetki ve keyfilik veriyorsunuz. Bu ticaret yaşamı açısından geri dönülmesi zor zararlar doğurabilir. Yeni ve uygun düzenlemelerin kanunda belirtilmesine olanak vermek üzere bunun da iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş bulunuyoruz.

“Vakfın mütevelli heyetine sınırsız düzenlenmemiş hak tanıyorsunuz”

Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Yasası da 6 Haziran tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu vakıf, bir özel hukuk tüzel kişisidir. Bu vakfın mütevelli heyetine sınırsız düzenlenmemiş hak tanıyorsunuz. Daha önemlisi, Dışişleri Bakanlığı’nın taşınır, taşınmaz sahip olduğu tüm mallarda bunları kanunen yetkili yapıyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Paralel bir Dışişleri Bakanlığı’dır.

“Kabul edilebilir tarafı yok”

Bu vakıf aynı zamanda Yükseköğretim Kanunu’nun aleyhine üniversite kurabilecek durumda. Vize aracılık hizmetlerinden elde ettiği geliri kendisine alabilecek durumda. Vergi muafiyeti, kamu yararını aşacak bir biçimde kendilerine tanımlanmış durumda. Emekli ve yaşlılık aylığı da sosyal güvenlik düzenlemelerinin aleyhine bunlardan alınmıyor. Bu iki hususun da bizim açımızdan kabul edilebilir tarafı yoktur ve Anayasa Mahkemesi’ne bunları taşıyoruz.

“Anayasa tanımamazlık”

Plan ve Bütçe Komisyonu sabaha kadar Vergi Kanunu’nu çalıştı. Çalışma yaşamında yüzde 1’den fazla örgütlenme hakkına sahip olan sendikalara 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılmasına yönelik bir ayrıcalıklı düzenleme getiriyorlar. Bu açıkça örgütlenme özgürlüğüne aykırı, yandaş sendikaları güçlendirici bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiğini bir önerge ile yasaya sokmak, Anayasa tanımamazlıktır.

” Kızılay’da çalışanlar için iptali hiçe sayarak düzenleme yapıyorlar”

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olan kişilerin, bu aylığı kesilmeden başka bir yerde çalışmasına izin vermediğini biz biliyoruz. Oysa ki bunlar daha evvel Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Vakfı, Türkiye Kızılay Derneği, Yeşilay Vakfı, Antalya Diplomasi Forumu Vakfı için bu rijit düzenlemenin dışına taşarak bunların hem emekli aylığı hem de buralardan ayrıca yararlanabilmesine olanak taşımıştı. Anayasa Mahkemesi bunları da iptal etmişti. Bu iptali hiçe sayarak Kızılay’da görev yapanların hem emeklilik aylığı hem de ayrıca özlük hakları alabilmek için düzenleme yapıyorlar. Bu da açıkça bir Anayasa tanımamazlıktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/feed/ 0
İşte tüm detaylar! Aym’den 703 saylı KHK’nın birçok maddesinde iptal kararı https://www.haber60.com.tr/iste-tum-detaylar-aymden-703-sayli-khknin-bircok-maddesinde-iptal-karari/ https://www.haber60.com.tr/iste-tum-detaylar-aymden-703-sayli-khknin-bircok-maddesinde-iptal-karari/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:33:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34871 Anayasa Mahkemesi (AYM), 2018 tarihli 703 sayılı Anayasa’da Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin bazı hükümlerini iptal etti.

AYM, CHP’NİN BAŞVURUSUNU KARARA BAĞLADI

CHP’nin 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açtığı davaya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete’de yer alan karara göre, AYM, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) iptali istemiyle yapılan başvuruyu karara bağladı.

BÜYÜKŞEHİRLERDEKİ KAYMAKAMLIKLARDA DERNEKLER BİRİMİ KURULAMAYACAK

Düzenlemenin tümünün iptal edilmesi istemini reddeden Yüksek Mahkeme, düzenlemede yer alan bazı hükümlerin ise iptalini kararlaştırdı. Buna göre, AYM, “Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe kaymakamlıklarında ayrıca dernekler birimi oluşturulamayacağı” yönündeki düzenlemeyi, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından iptal etti.

112’YE ASILSIZ İHBARDA KESİLEN PARA CEZASI İPTAL

Yüksek Mahkeme, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak asılsız ihbarda bulunanlara valilikler tarafından 250 lira ceza verilmesi, eylemin tekrarlanması halinde cezanın iki katı kadar uygulanması düzenlemesinin de iptaline karar verdi. Düzenlemenin KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamında olduğunu tespit eden AYM, iptal kararının 12 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.

Milli Mayın Faaliyet Merkezi Başkanlığınca mayın faaliyetlerine ilişkin yapılacak mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenleme ve bu kapsamdaki her türlü araç, makine, teçhizat ve mayın aramak üzere eğitilmiş hayvanların alımında gümrük vergilerinden muafiyet getiren düzenleme de KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamında olduğu gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulundu.

– Bazı emeklilerin göreve atanmasında aylıklarının kesilmemesi

“Cumhurbaşkanınca atanan İdari İşler Başkanlığı personeli hakkında kamu görevine atanma için yaş haddini 65 yaş olarak düzenleyen 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinin uygulanmayacağı”na ilişkin düzenleme de iptal edildi.

Anayasa’nın 70. maddesinde, her vatandaşın kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceğinin kurala bağlandığı anlatılan gerekçede, kamu hizmetine girme hakkına ilişkin KHK ile düzenleme yapılmasının mümkün olmadığı vurgulandı. Cumhurbaşkanı tarafından atanan İdari İşler Başkanlığı personeli için belirtilen yaş sınırını ortadan kaldıran kuralın, kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin bir düzenleme öngördüğünden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı belirtildi.

TRT Genel Müdürüne en yüksek devlet memuru aylık ve sözleşme ücreti ödenmesine ilişkin düzenleme, 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere Yüksek Mahkemece iptal edildi. Mali ve sosyal haklara ilişkin düzenlemelerin, Anayasa’da yer alan “mülkiyet hakkına ilişkin” olduğu ifade edilen kararda, bu konuda KHK ile düzenleneme yapılamayacağı kaydedildi.

Subayların terfiye hak kazanabilmek için her rütbede beklenecek sürelerinin Cumhurbaşkanı tarafından uzatılabilmesi ve kısaltılabilmesine ilişkin düzenleme de KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmeyerek, 12 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildi.

Yüksek Mahkeme, “vali yardımcılarının en az 6 yıl kaymakamlık görevinde bulunmuş ve bu hizmetin 2 yılını Doğuda geçirmiş olanlardan atanabileceği”ne ilişkin düzenleme ile “Valilerin İçişleri Bakanlığının inhası, Bakanlar Kurulunun kararı ve Cumhurbaşkanı’nın tasdiki ile tayin olunacağı” yönündeki düzenlemenin, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmasını da Anayasa’ya aykırı buldu. Gerekçede, kuralların, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği bildirildi.

Yüksek Mahkeme, 703 sayılı KHK’de yer alan rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasına ilişkin düzenlemeyi, Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Dava konusu kuralın önceki halinde, rektörlerin devlet üniversitelerine atamasında, YÖK’ün aday gösterdiği kişiler arasından seçilerek, Cumhurbaşkanı tarafından atanacağının düzenlendiği aktarılan kararda, vakıf üniversitelerine ise mütevelli heyetinin YÖK’e teklifi ve YÖK’ün olumlu görüş vermesi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanacağının düzenlendiği ifade edildi.

Kararda, 703 sayılı KHK ile yapılan düzenleme sonrası, YÖK’ün rektör atama sürecinde, devlet üniversiteleri yönünden aday gösterme, vakıf üniversiteleri yönünden mütevelli heyetinin teklifine olumlu görüş verme şeklindeki rolüne son verilmek suretiyle rektör atama usulünün değiştirildiği, ayrıca atanma şartları, görev süresi gibi rektör atanmasına ilişkin hükümlerin madde metninden çıkarıldığı hatırlatıldı.

Yüksek Mahkemece 12 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılan iptal kararına ilişkin gerekçede, “Kural, kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir.” ifadeleri yer aldı.

– YÖK üyelerinin atanmasına ilişkin iptal

AYM, 2547 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi’nin (b) fıkrasının (5) numaralı bendinin, 703 saylı KHK ile değiştirilmesine ilişkin düzenlemeyi de iptal etti. Yüksek Mahkeme düzenlemedeki, “21 üyeden oluşan YÖK’ün 7 üyesinin, Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından belirlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı onayı ile görev başlayacağı”na ilişkin düzenlemenin, “… Cumhurbaşkanı tarafından atanması” şeklindeki değiştirilmesini Anayasa’ya aykırı buldu.

ÜAK’ın, YÖK’e üye seçen bir kuruluş olduğu aktarılan kararda, yapılan değişiklikle ÜAK tarafından seçilen üyelerin doğrudan üye sıfatını kazanamadıkları, nihai olarak bu sıfatı kazanmalarının Cumhurbaşkanı’nın takdirine bağlı kılındığı belirtildi.

Bu düzenlemenin, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin olduğuna işaret edilen kararda, “Kuralın 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisinin olduğu söylenemez. Bu itibarla kural, 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmemektedir. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir.” ifadeleri yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iste-tum-detaylar-aymden-703-sayli-khknin-bircok-maddesinde-iptal-karari/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir, kirişleri kırıktır https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-cumhuriyeti-devletinin-kolonlari-kesiktir-kirisleri-kiriktir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-cumhuriyeti-devletinin-kolonlari-kesiktir-kirisleri-kiriktir/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:18:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34861 (ANKARA)– CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin 6 yıl önce 703 sayılı KHK’nin bazı hükümlerinin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararını değerlendirirken, “Dün akşam itibarıyla ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir, kirişleri kırıktır” dedi.

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP lideri Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi’nin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin verdiği iptal kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, şöyle konuştu:

“Elimde dün akşam yayınlanan bir Anayasa Mahkemesi kararı var. Anayasa Mahkemesi kararları, yargılamaları bugünlerde herkesin dilinde. Anayasa herkesin dilinde. Ben de yemin ederken Anayasa’ya göre ediyorum. Sayın Erdoğan da öyle. Anayasa Mahkemesi Başkanı da ona göre yemin ediyor, yetki kullanıyor. Yargıtay Başkanı da öyle. Burası hukuk devletiyse Anayasa’ya uyacağız. Mecliste uyulmazsa görev bize ait. Grup başkan vekillerimiz, ilgili uzmanlarımızla çalışırlar. Anayasa’ya aykırı kanun ya da kanun hükmünde kararname ya da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi varsa görev 120 milletvekilini birlikte imza attırabilen CHP’nindir.

Bu rejim 16 Nisan referandumunda rejime kasteden bir Anayasa değişikliğinin OHAL şartlarında oya sunulmasıyla başladı. İlk yapılacak seçimden önce yetki kanunu çıkarıldı. Yetki kanunu seçime kadar kullanılmadı. Seçimden kabine atanana kadar önceki yetki kanununa dayanarak yasal boşlukla ve kanun sınırlarını aşarak kanun hükmünde kararnameyle 703 sayılı KHK ile devlet baştan aşağıya dizayn edildi. ‘Durun, yapmayın’ dedik. ‘Anayasa’ya aykırı’ dedik. Dediler ki; ‘aykırıysa Anayasa Mahkemesi’ne gidin’. 60 gün içinde iğneden ipliğe inceledik. Tuğla gibi bir başvuru yaptık. Bizim 60 günde inceleyip iddia ettiğimiz aykırılıkları Anayasa Mahkemesi 6 yıl inceledi.

O sırada Cumhurbaşkanlığı kabinesi atandı. Bakanlar atandı. Rektörler atandı. Genel müdürler atandı. Üstüne bir seçim daha yaşandı. Yeni işler yapıldı.AYM kararı belediyelerin Cumhurbaşkanı kararıyla kurulmasından Adalet Bakan yardımcısının HSK’da doğal üye olmasına, rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasından, TRT’ye bedelsiz taşınmazların devredilmesine, TRT’nin özel şirket kurmasına, kamu ihale kanunundan istisna tutulmasına, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın atanması gibi düzenlemelerin tamamını iptal etti. TSK’nın rütbeleri, idari yargı hakimleri, adalet müfettişleri, valilerin, yardımcılarının atanması, Sayıştay Başsavcısı’nın atanması, Din İşleri Yüksek Kurulu, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen tüm personel, huzur hakkı ödemeleri, ek gösterge, uyuşmazlık mahkemeleri, Yargıtayın yapısı, siyasi parti gruplarına ilişkin düzenlemeler, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın mühiplerinin bedelsiz olarak yandaş gençlik, kulüp ve vakıflarına devri, TRT’ye bedelsiz arsa tahsili, BTK’nın yapısı, Kamu İhale Kurumu’nun üyelerinin atanması, bakan müşavirlerinin atanması, HDK’nın yapısına dayanak teşkil eden tüm düzenlemeler, diplomasi akademisinden elektrik üretim anonim şirketine ne kadar kurum varsa, 112 acil çağrı merkezinin asılsız kullanılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname dahil ekonomik sosyal konseyin yapısının değişitilmesi dahil RTÜK Genel müdürünün maaşının belirlenmesi, RTÜK’ün şirket kurması, alımlarının kamu ihale kanunundan dışarı çıkarılmasına kadar devlette yaptıkları her şeyi iptal etti.

“Temeli kumdandır, devleti sakatlamışlardır”

Bir yılda zaman verdi. CHP, iki ayda çalışacak. Dört dörtlük yazacak. Günü gelince yetiştirecek. Altı yılda bakacaksın. Üstüne de bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere bunları iptal edeceksin. Dün akşam itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir, kirişleri kırıktır. Temeli kumdandır, devleti sakatlamışlardır. Bu devletin bu hale getirilmesinde AK Parti ile MHP’nin Anayasa tanımazlığı sebeptir. Bunu söylemeye devam edeceğiz.

Tayyip Bey, Sayın Erdoğan, soruyorum; yaptığınız her şeyi Anayasa Mahkemesi iptal eti. ‘CHP haklı’ diyor, ‘hukuk varsa yapamazsın’ diyor. O kanunla bu işler olmaz diyor. ve CHP’ye Anayasa Mahkemesi’ne çok gidiyor diye eleştirenler, 270 sayfa iptal var. Memleketin nasıl bir hukuksuzlukla yönetildiğini gözler önüne serilmiştir.”

(SÜRECEK)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-cumhuriyeti-devletinin-kolonlari-kesiktir-kirisleri-kiriktir/feed/ 0
Özel, AYM kararları üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi: Yaptığın her şeyi iptal ettiler, 270 sayfa iptal var https://www.haber60.com.tr/ozel-aym-kararlari-uzerinden-cumhurbaskani-erdogana-seslendi-yaptigin-her-seyi-iptal-ettiler-270-sayfa-iptal-var/ https://www.haber60.com.tr/ozel-aym-kararlari-uzerinden-cumhurbaskani-erdogana-seslendi-yaptigin-her-seyi-iptal-ettiler-270-sayfa-iptal-var/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:09:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34855 Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi’nin703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) bazı maddelerini iptal eden kararına değinerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ KÖKTEN HUKUKSUZDUR”

Özel,”Tayyip bey buradan söylüyorum yaptığınız her şeyi AYM iptal etti. 270 sayfa iptal var. Memleketin nasıl bir hukuksuzlukla yöneltildiği buradan belli oluyor. Cumhurbaşkanlığı Sistemi denilen sistem kökten hukuksuzdur. Anayasa istemek için önce mevcut anayasaya uymak, yetkiyi veren milletin aklıyla alay etmemek gerekir”ifadelerini kullandı.

“60 GÜN İÇİNDE İĞNEDEN İPLİĞE İNCELEDİK”

Özel “Anayasa Mahkemesi kararları, yargılamaları herkesin dilinde. Ben de yemin ederken anayasaya göre Erdoğan da anayasaya göre yemin ediyor. Anayasaya aykırı kanun ya da KHK varsa görev 120 milletvekilini birlikte imza attırabilen CHP’dir. 60 gün içinde iğneden ipliğe inceledik. Tuğla gibi bir başvuru yaptık. Bizim 60 günde inceleyip iddia ettiğimiz aykırılıkları Anayasa Mahkemesi 6 yılda inceledi. O sırada bakanlar, rektörler, bakanlar kurulu atandı, seçimler yapıldı, beyefendiler kararı verdiler.

“DEVLETİ BU HALE AK PARTİ VE MHP’NİN ANAYASA TANIMAZLIĞI GETİRDİ”

AYM kararı, TSK’nin rütbeleri, adalet müfettişlerinin atanması, din işleri yüksek kurulunun atanması, huzur hakkı ödemeleri, Yargıtay’ın yapısı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın binalarının vakıflara verilmesi. Dün akşam itibariyle Türkiye Cumhuriyeti’nin kirişleri kırıktır, temeli kumdandır, devleti sakatlamışlardır. Bu devleti bu hale AK Parti ve MHP’nin anayasa tanımazlığı getirdi.”

NE OLDU?

CHP’nin 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açtığı davaya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, rektör atamalarına ilişkin KHK hükmünün iptaline karar verdi ve iptal kararın bugünden itibaren 12 ay sonra yürürlüğe girmesine de karar verdi. Mahkemenin iptal gerekçesinde, şu değerlendirme yapıldı: “Dava konusu kuralla YÖK’ün rektör atama sürecinde; devlet üniversiteleri yönünden aday gösterme, vakıf üniversiteleri yönünden mütevelli heyetinin teklifine olumlu görüş verme şeklindeki rolüne son verilmek suretiyle rektör atama usulü değiştirilmiş ayrıca atanma şartları, görev süresi gibi rektör atanmasına ilişkin hükümler madde metninden çıkarılmıştır.

Devlet üniversitelerine rektör atanma şartlarında değişiklik öngören kural, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır. Bu karar doğrultusunda yasama organının yeni bir yasal düzenleme yapması gerekiyor. Cumhurbaşkanı’nın iptal edilen hükme dayanarak yaptığı atamalar geçerliliğini koruyacak.”

112’YE ASILSIZ İHBARA VERİLEN CEZAYA İPTAL

Öte yandan düzenlemenin tümünün iptal edilmesi istemini reddeden Yüksek Mahkeme, düzenlemede yer alan bazı hükümlerin ise iptalini kararlaştırdı. Buna göre, AYM, “Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe kaymakamlıklarında ayrıca dernekler birimi oluşturulamayacağı” yönündeki düzenlemeyi, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından iptal etti. Yüksek Mahkeme, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak asılsız ihbarda bulunanlara valilikler tarafından 250 lira ceza verilmesi, eylemin tekrarlanması halinde cezanın iki katı kadar uygulanması düzenlemesinin de iptaline karar verdi. Düzenlemenin KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamında olduğunu tespit eden AYM, iptal kararının 12 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.

Milli Mayın Faaliyet Merkezi Başkanlığınca mayın faaliyetlerine ilişkin yapılacak mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenleme ve bu kapsamdaki her türlü araç, makine, teçhizat ve mayın aramak üzere eğitilmiş hayvanların alımında gümrük vergilerinden muafiyet getiren düzenleme de KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamında olduğu gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulundu. “Cumhurbaşkanınca atanan İdari İşler Başkanlığı personeli hakkında kamu görevine atanma için yaş haddini 65 yaş olarak düzenleyen 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinin uygulanmayacağı”na ilişkin düzenleme de iptal edildi.

Anayasa’nın 70. maddesinde, her vatandaşın kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceğinin kurala bağlandığı anlatılan gerekçede, kamu hizmetine girme hakkına ilişkin KHK ile düzenleme yapılmasının mümkün olmadığı vurgulandı. Cumhurbaşkanı tarafından atanan İdari İşler Başkanlığı personeli için belirtilen yaş sınırını ortadan kaldıran kuralın, kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin bir düzenleme öngördüğünden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı belirtildi.

TRT GENEL MÜDÜRÜ’NÜN MAAŞ DÜZENLEMESİ İPTAL

TRT Genel Müdürüne en yüksek devlet memuru aylık ve sözleşme ücreti ödenmesine ilişkin düzenleme, 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildi. Mali ve sosyal haklara ilişkin düzenlemelerin, Anayasa’da yer alan “mülkiyet hakkına ilişkin” olduğu ifade edilen kararda, bu konuda KHK ile düzenleneme yapılamayacağı kaydedildi. Subayların terfiye hak kazanabilmek için her rütbede beklenecek sürelerinin Cumhurbaşkanı tarafından uzatılabilmesi ve kısaltılabilmesine ilişkin düzenleme de KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmeyerek, 12 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildi.

Yüksek Mahkeme, “vali yardımcılarının en az 6 yıl kaymakamlık görevinde bulunmuş ve bu hizmetin 2 yılını Doğuda geçirmiş olanlardan atanabileceği”ne ilişkin düzenleme ile “Valilerin İçişleri Bakanlığının inhası, Bakanlar Kurulunun kararı ve Cumhurbaşkanı’nın tasdiki ile tayin olunacağı” yönündeki düzenlemenin, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmasını da Anayasa’ya aykırı buldu. Gerekçede, kuralların, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği bildirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-aym-kararlari-uzerinden-cumhurbaskani-erdogana-seslendi-yaptigin-her-seyi-iptal-ettiler-270-sayfa-iptal-var/feed/ 0
Anayasa Mahkemesi’nden dikkat çeken karar: Cumhurbaşkanı’nın rektör ataması anayasaya aykırı https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesinden-dikkat-ceken-karar-cumhurbaskaninin-rektor-atamasi-anayasaya-aykiri/ https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesinden-dikkat-ceken-karar-cumhurbaskaninin-rektor-atamasi-anayasaya-aykiri/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:03:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34851 Anayasa Mahkemesi (AYM), üniversite rektörlerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasına ilişkin düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Mahkeme,rektör atamalarının kanun hükmünde kararname ile yapılamayacağına işaret ederek, yeni bir düzenleme için bugünden itibaren bir yıl süre tanıdı.

12 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

CHP’nin 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açtığı davaya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı.

“YAPILAN ATAMALAR GEÇERLİ”

Anayasa Mahkemesi, rektör atamalarına ilişkin KHK hükmünün iptaline karar verdi ve iptal kararın bugünden itibaren 12 ay sonra yürürlüğe girmesine de karar verdi. Mahkemenin iptal gerekçesinde, şu değerlendirme yapıldı: “Dava konusu kuralla YÖK’ün rektör atama sürecinde; devlet üniversiteleri yönünden aday gösterme, vakıf üniversiteleri yönünden mütevelli heyetinin teklifine olumlu görüş verme şeklindeki rolüne son verilmek suretiyle rektör atama usulü değiştirilmiş ayrıca atanma şartları, görev süresi gibi rektör atanmasına ilişkin hükümler madde metninden çıkarılmıştır.

Devlet üniversitelerine rektör atanma şartlarında değişiklik öngören kural, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır. Bu karar doğrultusunda yasama organının yeni bir yasal düzenleme yapması gerekiyor. Cumhurbaşkanı’nın iptal edilen hükme dayanarak yaptığı atamalar geçerliliğini koruyacak.”

112’YE ASILSIZ İHBARA VERİLEN CEZAYA İPTAL

Öte yandan düzenlemenin tümünün iptal edilmesi istemini reddeden Yüksek Mahkeme, düzenlemede yer alan bazı hükümlerin ise iptalini kararlaştırdı. Buna göre, AYM, “Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe kaymakamlıklarında ayrıca dernekler birimi oluşturulamayacağı” yönündeki düzenlemeyi, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından iptal etti.

Yüksek Mahkeme, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak asılsız ihbarda bulunanlara valilikler tarafından 250 lira ceza verilmesi, eylemin tekrarlanması halinde cezanın iki katı kadar uygulanması düzenlemesinin de iptaline karar verdi. Düzenlemenin KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamında olduğunu tespit eden AYM, iptal kararının 12 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.

Milli Mayın Faaliyet Merkezi Başkanlığınca mayın faaliyetlerine ilişkin yapılacak mal ve hizmet alımlarına ilişkin düzenleme ve bu kapsamdaki her türlü araç, makine, teçhizat ve mayın aramak üzere eğitilmiş hayvanların alımında gümrük vergilerinden muafiyet getiren düzenleme de KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamında olduğu gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulundu.

“Cumhurbaşkanınca atanan İdari İşler Başkanlığı personeli hakkında kamu görevine atanma için yaş haddini 65 yaş olarak düzenleyen 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinin uygulanmayacağı”na ilişkin düzenleme de iptal edildi.

Anayasa’nın 70. maddesinde, her vatandaşın kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceğinin kurala bağlandığı anlatılan gerekçede, kamu hizmetine girme hakkına ilişkin KHK ile düzenleme yapılmasının mümkün olmadığı vurgulandı. Cumhurbaşkanı tarafından atanan İdari İşler Başkanlığı personeli için belirtilen yaş sınırını ortadan kaldıran kuralın, kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin bir düzenleme öngördüğünden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı belirtildi.

TRT GENEL MÜDÜRÜ’NÜN MAAŞ DÜZENLEMESİ İPTAL

TRT Genel Müdürüne en yüksek devlet memuru aylık ve sözleşme ücreti ödenmesine ilişkin düzenleme, 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildi. Mali ve sosyal haklara ilişkin düzenlemelerin, Anayasa’da yer alan “mülkiyet hakkına ilişkin” olduğu ifade edilen kararda, bu konuda KHK ile düzenleneme yapılamayacağı kaydedildi. Subayların terfiye hak kazanabilmek için her rütbede beklenecek sürelerinin Cumhurbaşkanı tarafından uzatılabilmesi ve kısaltılabilmesine ilişkin düzenleme de KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmeyerek, 12 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal edildi.

Yüksek Mahkeme, “vali yardımcılarının en az 6 yıl kaymakamlık görevinde bulunmuş ve bu hizmetin 2 yılını Doğuda geçirmiş olanlardan atanabileceği”ne ilişkin düzenleme ile “Valilerin İçişleri Bakanlığının inhası, Bakanlar Kurulunun kararı ve Cumhurbaşkanı’nın tasdiki ile tayin olunacağı” yönündeki düzenlemenin, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmasını da Anayasa’ya aykırı buldu. Gerekçede, kuralların, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği bildirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesinden-dikkat-ceken-karar-cumhurbaskaninin-rektor-atamasi-anayasaya-aykiri/feed/ 0
Anayasa Mahkemesi, 703 Sayılı KHK’nın İptaline İlişkin Gerekçeli Kararı Yayımladı https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesi-703-sayili-khknin-iptaline-iliskin-gerekceli-karari-yayimladi/ https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesi-703-sayili-khknin-iptaline-iliskin-gerekceli-karari-yayimladi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:54:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34841 (ANKARA) – Anayasa Mahkemesi’nin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) bazı maddelerinin iptaline ilişkin gerekçeli kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal gerekçesinde, “Kanun hükmünde kararnameler konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadır” değerlendirmesi yapıldı.

CHP, 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin  bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle dava açmıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin davaya ilişkin verdiği gerekçeli karar, Resmi Gazetede yayımlandı. Yüksek Mahkeme, bazı maddeleri iptal ederken, KHK’ların niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerekçede, şöyle denildi:

“KHK Anayasa’ya uygunluk denetimi, kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde ‘Kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz.’ denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadığı tespit edilir. KHK’lar ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadır.

Anayasa’nın mülga 91. maddesinde kimi konuların KHK’larla düzenlenmesi yasaklanmıştır. Aynı şekilde Anayasa’nın mülga 163. maddesinde de Bakanlar Kuruluna KHK ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemeyeceği belirtilmiştir. Bu kurallar uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK çıkarma yetkisi verebilir.

Bu itibarla Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılırken konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden dayandıkları yetki kanununa uygun olmadığı ya da yasak alana giren bir konuda düzenleme yaptığının tespit edilmesi durumunda KHK kuralının Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca iptali gerekecektir. KHK kuralının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden denetimi yapılırken belirtilen hususlar bakımından öncelik-sonralık ilişkisi bulunmamaktadır. Belirtilen hususlardan herhangi biri yönünden aykırılığın tespit edilmesi KHK kuralını Anayasa’ya aykırı kılacaktır.

Öte yandan, yargısal denetimde bir KHK’nın mülga 91. maddedeki ölçütler yönünden Anayasa’ya uygun bulunması onun anayasallık denetiminin tamamlanması için yeterli değildir. Başka bir ifadeyle mülga 91. maddedeki ölçütler yönünden Anayasa’ya uygun bulunan KHK’ların aynı denetimde içerik itibarıyla da Anayasa’ya uygun olup olmadığının ayrıca saptanması gerekir.”

İptal edilen bazı düzenlemeler…

“Yeniden yapılanma çerçevesinde, elektrik üretimi hususundaki yetki EÜAŞ’a verilmiş; elektriğin satışına ilişkin yetki de genel olarak TETAŞ’a tanınmıştır. TETAŞ’ın yetkileri EÜAŞ’a devredilmiştir. Anayasa Mahkemesi TETAŞ’ın faaliyetine son verilmesi üzerine TETAŞ’a ait görev ve yetkilerin EÜAŞ’a devredilmesine yönelik düzenlemeler içeren kuralın 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisinin kurulamadığını belirtmiş ve düzenlemeleri iptal etmiştir. İptal kararı, 12 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Gençlik ve Spor Bakanlığının yurt dışında yürüteceği program, proje ve faaliyetlerin gerektirdiği koordinasyonun sağlanması amacıyla Koordinasyon Ofisleri kurulabileceği belirtilmiş, Koordinasyon Ofislerinin kurulacağı yerler ve süresi ile Ofislerin çalışma usul ve esaslarının; bu Ofislerde, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden görevlendirilenler ile bunlara yardımcı olmak üzere mahallinden temin edilen ve Ofis hizmetlerinde çalışan personelin niteliği, sayısı, görev süresi ve bunlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi, personele yapılacak ödemeler dışında kalan diğer harcamaların neler olacağı ve harcamaya ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. İptal gerekçesi ‘hak ve ödevlerle ilgili bir kuralın KHK ile düzenlenmesi mümkün değildir.’ yönündendir. Karar, 12 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Türkiye Ulusal Gençlik Konseyinin faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için Bakanlık bütçesine yeterli ödenek konulacağı hüküm altına alınmıştır. Kural 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme içermediğinden Yetki Kanunu kapsamında değildir. AYM düzenlemeyi iptal etmiştir. İptal kararı 12 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Kaymakamlıklarda “Dernek Birimi” kurulmayacak

5253 sayılı Kanun’a dava konusu kuralla eklenen ek 1. maddede büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe kaymakamlıklarında ayrıca dermekler birimi oluşturulmayacağı hüküm altına alınmıştır. AYM iptali istenen kuralın 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisinin olmadığını belirterek, iptal kararı vermiştir. İptal kararı 12 ay sonra yürürlüğe girecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesi-703-sayili-khknin-iptaline-iliskin-gerekceli-karari-yayimladi/feed/ 0
AYM, boşanma davası açma süresini iptal etti https://www.haber60.com.tr/aym-bosanma-davasi-acma-suresini-iptal-etti/ https://www.haber60.com.tr/aym-bosanma-davasi-acma-suresini-iptal-etti/#respond Wed, 15 May 2024 06:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31758 Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma davası reddinin kesinleşmesinden sonra 3 yıl boyunca ortak hayatı yeniden kuramayan çiftlerin, “evlilik birliğinin temelden sarsıldığı” kabulüyle boşanma davası açabilmesini öngören kuralı, taraflara katlanamayacakları bir külfet yüklediği gerekçesiyle iptal etmişti. İptal edilen hüküm sonrası düzenlemeye kadar ki süreçte kanun boşluğu olabileceğini söyleyen Dr. Ali Yaşar Çelikel, “Boşanma sebepleri ile soy bağı hukuku hükümleri yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca ortak hayatın yeniden kurulamaması şartı 1 ya da 2 yıla indirilmeli” dedi.

Ankara 8. Aile Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “evlilik birliğinin sarsılmasına” ilişkin düzenleme getiren 166. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istedi. İptali istenen kuralda, “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir” hükmü yer alıyordu. Başvurusunda, kuralda öngörülen 3 yıllık sürenin adil olmadığını belirten Aile Mahkemesi, eşlerin uzun sürelerin sonunda boşanabildiklerini, bu durumun da herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu öngören anayasal hükümle bağdaşmadığını ifade etti. Kuralda öngörülen sürenin fazla olmasının evlilik dışı ilişki yaşanmasına neden olduğunu savunan mahkeme, kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının yanı sıra devletin aileyi koruma yükümlülüğünün de ihlal edildiğini öne sürdü ve başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle kuralın iptaline karar verdi. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptali kararı, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 19 Nisan 2024 tarihinden dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu sebeple bu dokuz aylık süre zarfında mevcut hüküm geçerli olacak ve uygulanmaya devam edecek.

“Yeni düzenlemeye kadar kanun boşluğu olacaktır”

Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından dördüncüsü düzenlenen Medeni Hukukta Güncel Gelişmeler Sempozyumu’nda da uzmanlar iptal kararı verilen medeni kanun hükmünü ele aldı. Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ali Yaşar Çelikel, iptal edilen hüküm sonrası nasıl bir düzenleme getirilmesi gerektiğine dair yaptığı değerlendirmede iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra yeni düzenleme yapılana kadarki süreçte kanun boşluğu olacağının altını çizdi ve “Yasa koyucu bu süre zarfında fiili ayrılık sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için yeni bir düzenleme getirmelidir” dedi.

“Ortak hayatın yeniden kurulamaması şartı 1 ya da 2 yıla indirilmeli”

Dr. Ali Yaşar Çelikel aynı zamanda yapılacak olan düzenlemede, İsviçre Medeni Kanunu ile diğer Kıta Avrupası hukuk sistemleri, öğretideki görüşler ve uygulamadaki sorunların ele alınması suretiyle yapılması gerektiğini de vurguladı. Çelikel ayrıca dava açılmış olma şartının kaldırılmasını ve 3 yıl olarak öngörülen ortak hayatın yeniden kurulamaması şartının da 1 ya da 2 yıla indirilmesine dair tavsiyede bulundu.

“Boşanma sebepleri ile soy bağı hukuku hükümleri yeniden düzenlenmelidir”

“Yasa koyucunun madde bazlı bir düzenleme yapmayı tercih etmek yerine, Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku Kitabı’na ilişkin sistematik bir düzenleme yapması uygun olacaktır” diyerek sözlerine devam eden Altınbaş Üniversitesi’nden Dr. Çelikel, “Bu doğrultuda aile hukukunun dinamik yapısı göz önünde bulundurularak ve çağdaş aile hukuku anlayışı temel alınarak boşanma sebepleri ile soy bağı hukuku hükümleri yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca önemle vurgulanmalıdır ki, aile hukuku kurallarının sistematik olarak düzenlenmesi sürecinde, son derece özenli hareket edilmeli ve kadın hakları, kadın-erkek eşitliği ve çocuğun üstün menfaati ilkesi odağa alınmalıdır” diyerek sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/aym-bosanma-davasi-acma-suresini-iptal-etti/feed/ 0
CHP, 8. yargı paketinin bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu https://www.haber60.com.tr/chp-8-yargi-paketinin-bazi-maddelerinin-iptali-icin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/ https://www.haber60.com.tr/chp-8-yargi-paketinin-bazi-maddelerinin-iptali-icin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/#respond Tue, 07 May 2024 21:00:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30661 (ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “TBMM kamu yararına ve yurttaş güvenliği aleyhine yasal düzenlemelere imza attığı sürece CHP hem Meclis’te sözlerimizle muhalefet şerhimizle bu tutumu deşifre edeceğiz hem de Anayasa Mahkemesi’ne iptal ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle başvurularımızı yapmaya devam edeceğiz. CHP yurttaşın güvenliğini, hakkını, hukukunu Anayasaya uygunluğunu koruma konusunda herhangi bir tereddüt içerisinde olmadı bundan sonra da olmayacaktır” dedi.

Gökhan Günaydın, kamuoyunda 8. yargı paketi olarak tanımlanan “7499 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu”nun bazı maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Başvurunun ardından açıklama yapan Günaydın, şunları söyledi:

“Bugün kamuoyunda 8. yargı paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bazı değişiklikler yapan kanun biliyorsunuz 12 Mart 2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanmıştı. Bu kanunun gerek Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında hem komisyon üyesi arkadaşlarımız hem de milletvekillerimiz gerekse, Genel Kurul’daki görüşmeleri sırasında hepimiz kanunun içeriğinde bulunan Anayasa’ya aykırı hükümlerin çıkartılması için gerekli yasal mücadeleyi yaptık. Ancak her zamanki tutumuyla AKP bir sözcüğünü bile değiştirmeden ilgili teklifi kanunlaştırdı ve Resmi Gazete’de yayımlanmasını sağladı. Biz de bugün süresi içerisinde kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle hazırladığımız dilekçeyi, Anayasa Mahkemesi’ne teslim etmiş bulunuyoruz.

“KEYFİ GÖZALTINA ALMA VE TUTUKLANMANIN İPTALİNİ İSTİYORUZ”

Kısaca ifade etmek isterim; terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım suçu düzenlenmektedir. Bu şu anda örneğin, burada bir anayasal hakkı için protesto gösterisi yapan kişi ve grupların ‘terör örgütüne üye olmamakla birlikte’ diye başlayan keyfi üzerinden gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olabilir. Dolayısıyla bu düzenlemenin iptalini talep ediyoruz. Daha evvel Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmişti. Ancak TBMM’de maalesef Cumhur İttifakı çoğunluğu Anayasa Mahkemesi kararına uyarlı olmayan bir yeni düzenlemeye imza attı. Dolayısıyla bunun iptalini talep ediyoruz. Bunun dışında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi öncesi kurulan Tazminat Komisyonu yurttaşın adil başvuru ve etkili başvuru hakkını elinden almaktadır. Biz bunun İhtisas Komisyonları, İhtisas Mahkemeleri üzerinden sürecin yürütülmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bunun da iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını talep ediyoruz. Hükmün açıklamasının geri bırakılması düzenlemesi son derece keyfidir. Avukat meslektaşlarımızı, müvekkilleri, sanıkları ve hatta hakimleri zor durumda bırakmaktadır. Dolayısıyla daha doğru bir düzenleme yapılmasına olanak sağlayabilmek açısından bunun da iptalini talep ediyoruz.

“BU DÜZENLEMEYİ CHP YAPMIŞ OLSAYDI YERİ GÖĞÜ İNLETECEKLER…”

Bunun yanında kişisel verilerin korunması ve işlenmesiyle ilgili son derece sakıncalı hükümler vardır. Kişinin rızası hilafına, rızası olmaksızın bir kanuni korumada olmaksızın sağlık verileri, siyasal parti üyelikleri, dernek üyelikleri işlenebilmektedir. Bunun izah edilebilir bir durumu asla söz konusu değildir. Yurttaş güvenliğini tümüyle ihlal eden bu tutum için biz Anayasa Mahkemesi’ne geldik. Bunun yanında yine kanuni bir koruma olmaksızın keyfiliğe varan tutumlarla kişisel verilerin yurt dışına aktarılabilmesi söz konusudur. Eğer bu düzenlemeyi CHP yapmış olsaydı yeri göğü inletecekler, bizim kişisel verilerimizi yurt dışıyla paylaşma konusunda bir sakınca görmemektedirler. Bunu bizim kabul edebilmemiz mümkün değildir. Nihayet makro verileri işleyicilerin yasada belirtilen idari para cezaları ile bu meseleden caymaları söz konusu dahi değildir. Caydırıcılıktan çok uzak para cezaları vardır. Bunun da iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Dolayısıyla kamuoyunun önünde bir kere daha ifade etmek isterim ki; TBMM kamu yararına ve yurttaş güvenliği aleyhine yasal düzenlemelere imza attığı sürece CHP hem mecliste sözlerimizle muhalefet şerhimizle bu tutumu deşifre edeceğiz hem de Anayasa Mahkemesi’ne iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebiyle başvurularımızı yapmaya devam edeceğiz. CHP; yurttaşın güvenliğini, hakkını, hukukunu Anayasa’ya uygunluğunu koruma konusunda herhangi bir tereddüt içerisinde olmadı, bundan sonra da olmayacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-8-yargi-paketinin-bazi-maddelerinin-iptali-icin-anayasa-mahkemesine-basvurdu/feed/ 0
MHP Milletvekili Baki Ersoy: Kavgayla seçim iptal edilmez https://www.haber60.com.tr/mhp-milletvekili-baki-ersoy-kavgayla-secim-iptal-edilmez/ https://www.haber60.com.tr/mhp-milletvekili-baki-ersoy-kavgayla-secim-iptal-edilmez/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:36:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29136 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Pınarbaşı’ndaki seçimin iptal edilmesine yönelik, “Biz normal şartlar altında zaten bu seçimi kazandık ama sanki CHP kazanmışta biz orada kavga ile seçimi iptal ettirmişiz. Her kavgayla seçim iptal olursa herkes bir yerde kavga eder ve herkes seçim kazanır. Kavgayla seçim iptal ettirilmez” dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; İl Başkanı Seyit Demirezen ve MHP Pınarbaşı Belediye Başkan Adayı Menduh Uzunluoğlu ile beraber il binasında düzenlediği basın toplantısında iptal edilen ve 2 Haziran’da tekrarlanacak olan Pınarbaşı’ndaki seçime ilişkin konuştu. İlk olarak kendilerinin sözlü ve fiziki saldırıya uğradıklarını kaydeden Ersoy; algı yapıldığını söyleyerek, “Pınarbaşı’nda bize göre önde olduğumuz seçimde gidip bizzat şehir olduğumuz olaylar neticesinde il, ilçe ve yüksek Seçim Kurulunun ortak kararı ile ve 15 hakimin bulunduğu heyetlerde 15 hakiminde lehimize karar vermesiyle partimiz haklı bulundu ve seçimler 2 Haziran’da tekrar yapılacak. Biz isterdik ki kazandığımız seçimi bir daha sandığa taşımayalım ama bu kadar hukuksuzluğun, usulsüzlüğün ve hırsızlığın olduğu yerde bir de suç bastırır gibi, sanki biz suçluymuşuz gibi bir algı operasyonu yapmaya çalıştılar. Bunun adı her şeyden önce ahlaksızlıktır. Benim yapımı herkes bilir. Ben yapmış olduğum bir şeye “yaptım” derim. Orada kurdukları bir yapı var, onu işletiyorlar. Biz oylarımızı birleştirme tutanaklarında başka yerlere kaydırıyorlar. Bunlar tutanaklarda var. Mühürsüz oy çuvalları ortada geziyor. Gece gidip imza attırmaya gayret gösteriyorlar ki değiştirdikleri tutanakları legal hale getirmek için. Biz bunlara “dur” demek için gittiğimizde de hem fiziki olarak saldırıyorlar hem de sözlü olarak saldırıyorlar. Öncelikle kurduğum sinkaflı kelimelerden dolayı bütün milletimizden özür diliyorum. Bizi o hale getirecek kim varsa da onların yapmış oldukları davranışlardan dolayı bugün yine aynı tavrı gösterseler aynı reaksiyonları vereceğimizin de altını çizmek istiyorum. Size fiziki olarak saldıracaklar, bir milletvekiline küfredecekler, “kimsin lan” sen diyecekler ama biz gidip tepki gösterdiğimizde videoya alınan bir yapı var” ifadelerini kullandı.

“Biz ‘hırsız var’ dedik”

Ersoy; “Bunların hepsini kamuoyu izledi. Biz kavga çıkarttığımız için seçimler iptal olmuş gibi algı yapmak isteyenlere şunu söylüyorum. Hırsızlık yaptınız, usulsüzlük yaptınız, algı yaptınız ve buna şahit tuttuğum milletvekili bazında bir kişi de kendi partisinin baskılarıyla farklı şeyler söylüyor. Ben “karakolda doğru söylüyor, mahkemede şaşıyor” diyorum, “benim hayatım boyunca mahkemeyle hiç işim olmadı” diyor. Ben ondan bahsetmiyorum. Herkes oradaydı. Hakim ve savcı odadaydı. Neler söylediğini hepimiz biliyoruz. Kendisinin bu seçimlerin bu şartlarda olmaması gerektiğini, gerekiyorsa yeniden yenilenmesi gerektiğini söyledi. Yalan söylemeyeceğimi de herkes bilir. Şunu yapsa daha etik olur. “Seçimlerde bu atmosferde doğru bir sonucun çıkması mümkün değildi, bende bunu ifade ettim” dese kendisine saygı duyarız” dedi.

“Biz normal şartlar altında zaten bu seçimi kazandık ama sanki CHP kazanmışta biz orada kavga ile seçimi iptal ettirmişiz”

Biz şeffaf, herkesin demokratik iradesini ortaya koyduğu ve ortaya koyduktan sonra sandıktan çıktığı bir yapı istiyoruz” diyen MHP’li Ersoy; “Bizim istediğimiz bu, başka bir şey istemiyoruz. Biz normal şartlar altında zaten bu seçimi kazandık ama sanki CHP kazanmışta biz orada kavga ile seçimi iptal ettirmişiz. Her kavgayla seçim iptal olursa herkes bir yerde kavga eder ve herkes seçim kazanır. Kavgayla seçim iptal ettirilmez. Biz orada bulunan usulsüzlüklere tepki verdik ama biz “ne oluyor” diye sormaya başladığımızda fiziki saldırı ve küfür CHP’liler tarafından yapıldı. Bu kısmı bizim arkadaşlarımız kayda almadı. Biz tepki vermeye başladıktan sonra ondan sonra kamera görüntüleri çıktı. Siz yaptığınız şeyleri neden söylemiyorsunuz. Orada kabul ettiklerini niye şimdi söylemiyorsunuz. Zaten kamuoyu anlayacağını anladı. Biz hukukla ilerdik. Benim tarafımdan bir hakimin mağdur edildiğini düşünen CHP’li arkadaşlarımız var ama 15 hakimin vermiş olduğu karara bir türlü saygı göstermiyorlar ve “bu siyasi karar” diyorlar. MHP’nin Yüksek Seçim Kurulunda ret aldığı onlarca başvuru var. Bu kararı verenlerde aynı hakimler oldu, ona niye bir şey demiyorsun. Kavgayla bir şey olmaz ama usulsüzlükler tespit edilmiş ve yapan arkadaşlar belirli. Onun için burada hakkımızı savunduk ve bir oyumuzu da heba ettirmedik ve ettirmeyeceğiz. Yarın farklı bir sonuçta çıkabilir. Bu seçimdir. Seçimin garantisi olmaz. Biz bu seçimin sonuçlarına ne çıkarsa çıksın saygı gösteririz ama hukuk çerçevesinde. Milletimizin iradesi bizim başımızın tacı ama MHP’nin oylarını çalmaya çalıştığınızda biz de buna tepki gösteririz” şeklinde konuştu.

“CHP’nin riyakarlıkla bezeli siyaseti Pınarbaşı da ayyuka çıkmıştır”

MHP İl Başkanı Seyit Demirezen de, “Gerçekleşen yerel seçimlerde aziz milletimizle beraber Kayserili saygıdeğer hemşerilerimiz de demokratik iradelerini göstermiştir. Bununla beraber ne yazık ki Pınarbaşı ilçemizde CHP’li bazı görevlilerin siyasi ahlak ve nezaketle uzlaşmayacak, hukuk dışı eylemleri de tatsız olaylara sebebiyet vermiştir. Bilindiği üzere; CHP’nin Pınarbaşı seçimlerinde yapmış olduğu hukuksuzluklar sebebiyle seçimler iptal edilmiş, CHP’nin riyakarlıkla bezeli siyaseti Pınarbaşı da ayyuka çıkmıştır. Ne yazık ki CHP’li malum görevlilerin usulsüzlükleri, gayri yasal tutumları ve demokratik olmayan yaklaşımları seçimlere şaibe düşürmüştür.

Bunun neticesinde ise 2 Haziran’da seçim yenilenme kararı alınmıştır. Pınarbaşılı hemşerilerimiz ve dava arkadaşlarımız müsterih olsunlar, MHP’ye verilen her bir helal oyun takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz.

İnşallah Pınarbaşılı hemşerilerimiz 2 Haziran’da bir ve beraber olarak kenetlenecek, hırsıza, arsıza ve Pınarbaşı’nın huzurunu kaçırmaya çalışan CHP ve anarşist zihniyetine fırsat vermeyecek, iradesiyle MHP ve Cumhur İttifakı’nın yanında yer alarak Sayın Memduh Uzunluoğlu’nu yeniden ve yüksek bir oyla göreve getirecektir” diye konuştu.

Milli Yol Partisi seçimde MHP’yi destekleyecek

Milli Yol Partisi Pınarbaşı Belediye Başkan Adayı Servet Kantekin de, 2 Haziran’da yapılacak olan seçimde MHP’yi destekleyeceğini belirterek, şunları söyledi:

“1 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde Pınarbaşı belediye başkanlığına Milli Yol Partisi’nden aday olarak bin 617 oy aldım ve seçimde oy kullanan hemşerilerimizin yüzde 10.59’unun teveccühüne mazhar oldum. Bilindiği üzere tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle ilçe seçim kurulu, il seçim kurulu ve yüksek seçim kurulu tarafından iptal edilen Pınarbaşı belediye başkanlığı seçimi 2 Haziran tarihinde yenilenecek. Pınarbaşı’nda belediye başkanlığı yapan dedem rahmetli gibi güzel ilçemizin daha iyi bir geleceğe kavuşması adına belediye başkanlığına aday olduğum seçimlerdeki sonuç ve bugün gelinen noktada Pınarbaşı’mızın geleceği için bir karar almam gerekti. Tekrarlanacak olan seçimde ilçemizin aydınlık geleceğine yol açmam gerektiğine inandığım için. Yarınlarımızın teminatı olan güzel Pınarbaşı’mızın geleceğinin kararmaması için. Dünya görüşümüzü şekillendiren Ülkücü hareketin siyasi temsilcisi olan, gönül dünyamda da kıymetli bir yeri bulunan Milliyetçi Hareket Partisi lehine, MHP Belediye Başkan adayı Menduh Uzunluoğlu’nu desteklemek üzere çekilme kararı aldım. Pınarbaşı ilçemizde birliğin, beraberliğin, huzurun, güvenin sağlanması dışında hiçbir beklentimiz ve talebimiz olmaksızın yapmış olduğumuz birçok istişare sonucunda vermiş olduğumuz bu kararımızın Pınarbaşı ilçemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” hepinize saygılarımı sunuyorum.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-milletvekili-baki-ersoy-kavgayla-secim-iptal-edilmez/feed/ 0
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, AKP’li belediye başkan adaylarıyla ilgili yolsuzluk iddialarını açıkladı https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-milletvekili-mahir-polat-akpli-belediye-baskan-adaylariyla-ilgili-yolsuzluk-iddialarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-milletvekili-mahir-polat-akpli-belediye-baskan-adaylariyla-ilgili-yolsuzluk-iddialarini-acikladi/#respond Thu, 21 Mar 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21881 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve Karşıyaka Belediye Başkan adayı İsmail Çiftçioğlu’nun “dahil olduğunu” öne sürdüğü, Kemalpaşa’da “geçen bir yolsuzluk ve usulsüzlük dosyasıyla ilgili” iddialarda bulundu.

Mahir Polat, CHP İzmir İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi.  Polat, “31 Mart’ta Türkiyenin yerel seçimler konusunda kaderini belirtecek bir seçime gidiyoruz. Bu seçimden öncelikle tüm seçmenlerin sandık başına iradelerini sandığa yansıtmalarını, oy kullanmalarını kendilerinden özellikle rica ediyorum. Bu seçimde iki şeyi oylayacağız. Bir tanesi kentini, kentin geleceğini, sürdürülebilirliğini ve bu kentleri sağlıklı bir şekilde korunmuş çevresi, tarım ortamıyla doğasıy,la, tarihiyle birlikte gelecek nesillere devredecek belediyeyle bu kentleri tamamen ranta teslim etmek isteyen anlayışın seçimi olacak” diye başladığı konuşmada, İzmir’de  AKP’li 3 belediye başkan adayı ile ilgili yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını içeren dosyaları kamuoyuyla paylaştı.

Polat, “İzmir organize işler sarmalı” olarak tanımladığı olayda, Kemalpaşa Örnekköy’de ‘tavuk çiftliği olan ve kümeslerin olduğu’ alan için ‘yalan beyanlarla’ yapı kayıt belgesi alınarak villa köye çevrildiğini ifade etti. Polat, “Ben buna İzmir organize işler sarmalı diyebilirim. İzmir’e talip olan 3 arkadaşımızın imar konusunda nasıl bir rant sarmalı içinde olduğunu anlatacağım. Hikayenin başlangıcı 1977’de Kemalpaşa Örnekköy’de bir tavuk çiftliği hikayesinden başlıyor. 1977’de yapılmış, adını andığım ada ve parseldeki harabe haldeki tavuk çiftliği görüntüleri, bu inşaat yapılmaya başlandığı andaki hafriyat çalışmaları ve meydan düzenlemesi şeklinde gidiyor” dedi.

Polat, şöyle devam etti:

“Burada bazı renkler var görsellerde. Bunlar aslında olmayan ancak varmış gibi gösterilen yerler. Burada Kırkpınar’lar Süt ürünleri ve Hayvancılık Tic. ve Ltd. Şti. Bu şirket AKP Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve babasına ait. 2018’de Bilal kırkpınar’ın babasının T.C numarası üzerinden devlete bir başvuruda bulunuyor imar affı üzerinden. 12 tane yapı kayıt belgesi alınıyor. 13. de Bilal Kırkpınar üzerine alınıyor. Buralarda ‘insanlar yaşıyor, bağımsız bina’ diyorlar. ‘Burası artık tavuk çiftliği değil, 91 adet bağımsız yapıdır’ diyorlar. Yalan söylüyorlar. 2019 tarihinde bir ruhsat başvurusunda bulunuyorlar. Onun adı da güçlendirme ruhsatı. Arkasından biz CHP’li belediye seçimi kazandığında var olan şikayetleri değerlendirmeye başlıyor. Kırkpınar’ın yapısı üzerine çok fazla şikayet gelince Belediye Başkanımız Rıdvan Karakayalı çalışmalara başlıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesini göreve çağırıp denetim yapmalarını istiyorlar. Kırkpınar’lara ihtarda bulunuyorlar ve bir sürü işlem yapıyorlar. Büyükşehir yaptığı denetimler sonucunda Kemalpaşa Belediyesi’ne bir yazı yazıyor. ‘binanın son hali için yapı kayıt belgesi verilmesi mümkün değil’ diyorlar. Ayrıca yalan ve yanlış belgeyle yapı kayıt belgesi alındığı tespit ediliyor ve Büyükşehir, Kemalpaşa Belediyesi’ne suç duyurusunda bulun diyor. Kemalpaşa Belediye Başkanlığı su duyurusunda bulunuyor bunun yanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl müdürlüğüne yazı yazıyor. Gerekli belgeleri de ekleyerek yapı kayıt belgesinin iptalini istiyor. Ayrıca imar yapılan yer de korunması gereken tarım alanında yer alıyor. İl müdürlüğüne yapılan müracaat sonrası bakanlığın İzmir Şube Müdürlüğü 2021’de bir karar veriyor. Karar verildiğinde Bilal, AK Parti Genel Merkezi’nde bir arkadaşıyla sohbet ediyor. Eşinin arması üzerine tebligattan haberi oluyor. Bakanlık, yapı kayıt belgelerini iptal ettiğini söylüyor. Kasım 2021’de belgeler iptal ediliyor. ‘Yıkın burayı’ diyor.”

“BEKÇİ KULÜBESİ MALİKANEYE DÖNÜYOR”

“Yalan beyan” vurgusu yapan CHP’li Polat, “Yalan beyanla yapı kayıt belgesi almışlar. Bunun geçerli olması için de bir şey gerekiyor. CHP’li belediye göreve gelmeden güçlendirme ruhsatı almışlardı ya. Bölge İdare Mahkemesi’ne giderek iptal edilen ruhsatların yeniden verilmesini istiyor. Yapıların 2017’de yapıldığı tespit edilmiş. Bu nedenle mahkeme de talebi reddediyor. Yani siz benden yapı kayıt belgesi aldığınız yere, bekçi için yapıldı denen yere Bilal için ev yapılıyor. Yani köhne yapının döndüğü hal ibretlik bir tablo. Organize işler İzmir Sarmalı tam olarak. Bilal’in evi yani bekçi kulübesi malikaneye dönüyor” dedi.

“1.8 TRİLYON LİRALIK VURGUN” İDDİASI

“Bugünün hesabı ile 1.8 trilyon vurgun yapıldığını” ileri süren Polat, “Villa köyün maddi değerini de açıklayan Polat, “Söylemiştim. Tebligat geldiğinde o arkadaş AK Parti Genel Merkezindeydi. 89. ve 90. bağımsız bölümün pazarlığını yapıyordu. Gerçek değeri 14 milyon olan yer için 6 milyona anlaştılar. Bilal’in koruyucu bir meleğine satıldı. Tebligat gelince hemen dönemin ÇŞB İl Müdürü Ömer Albayrak’ı arıyorlar. Telefonun ardından müdür, mahkemenin iptal ettiği ruhsatı tekrar canlı hale getiriyor. Burada bahse konu vurgun, bugünün hesabıyla 1.8 trilyon. 90+1 villa. Eskinin parasıyla 1 katrilyon 800 trilyon. Bu vurgun yalanla, dolanla, devletin arkasından dönerek yapılan bir vurgun” ifadelerini kullandı.

“BU MEVZUNUN DA MUHATABI TANIDIK…”

“Tüm iddiaların belgeli ve devlet kayıtlarında olduğunu, pazarlığa konu taşınmazın Hamza Dağ’a satıldığını” önü süren Polat, şunları söyledi:

“Biz buna bir sarmal dedik ama nasıl yapıldığını da açıklamak lazım arkadaşlar at binmişler, kılıç kuşanmışlar. Bayraklı’dan aday olan Bilal Kırkpınar. Kendisi eski gençlik kolları başkanı. Dönemin Valisi Yavuz Selim Köşger, Bornova Kaymakamı. Cağ kebap partisi sonrasında ok atıyorlar, at biniyorlar. Bu inşaat alanında yüzlerce insan mağdur. Paralarını alamamış taşeronlar, peyzajı ödemedikleri için evine giremeyen insanlar. Bu mevzunun muhatabı da tanıdık. O da Karşıyaka AK Parti adayı. Kendisi de bu alanın yapı kayıt belgesini veren şirketinin sahibi. İsmail Çiftçioğlu. Bu söylediklerimi duyacaklar. Ben söyleyeyim. Beni dava etsinler. Devletimiz bu kişilerin arama kayıtlarına, hesap hareketlerine ve SMS’lerine baktıklarında bu dava çok hareketli bir hale gelecek. Yapı kayıt belgesi ilk iptal edildiğinde Bilal’in abisi sürecin uzatılması gerekiyor. Bir bilirkişi raporu hazırlanıyor. Onu beğenmiyorlar yenisini istiyorlar. Bilirkişi bulgularında Tarım İl Müdürlüğü’nün korunsun denen tarım alanlarında imar olmasına şaşıyor. Ayrıca kümes denilen yerde villa olması nitelikli dolandırıcılıktır diyor. Adaylığı dönemindeki Bilal Kırkpınar, İsmail Çiftçioğlu ve Hamza Dağ.”

Cumhuriyet savcılarına ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Polat, sözlerin şöyle tamamladı:

“Ben buradan açık çağrıda bulunuyor. Savcılara, buradaki rant projesine, Büyükova’nın katledilmemesine, İzmir’in insanının gözü dönmüş rant çetelerine geçit vermemeleri konusunda çağrıda bulunuyorum. Bu kente şehri emin olmak isteyen insanların nasıl dolandırıcılık yaptığına dikkat etmelerini istiyorum. Bu gösterdiğim belge ve fotoğrafların pek çoğu devletin kayıtlarında vardır. Gördüğümüz proje bir rant projesidir. Büyükova’ya karşı suç işleyen, sahte belge ve beyanlarla adli suç işleyen bir projedir. Bırakın belediye başkan adayı olmayı, bu projenin içindeki insanların yargılanıyor olması gerekiyordu. Ama biz bugün bu insanların bu kenti yönetmeye talip olduğunu görüyoruz. Ben ‘burası böyle yetmez’ denilip evin önüne bir de havuz yapıldığını ve Hamza Dağ’ın bu evi alıp almadığını sormak istiyorum. Ben bir kişiyle konuşup söylemiyorum bunları. Kepçe operatöründen boyacısına kadar hepsiyle konuştuk. Gösterdiğim ve söylediğim her şey tespitli. Ruhsat iptal olduğu için yapı kayıt izin belgelerinin de iptal edilmesi gerekiyor. Ben buradan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü de göreve çağırıyorum” diye sözlerini noktaladı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-milletvekili-mahir-polat-akpli-belediye-baskan-adaylariyla-ilgili-yolsuzluk-iddialarini-acikladi/feed/ 0
Anayasa Mahkemesi, Kamulaştırma Bedelinin Mahkemeye Depo Edilmesi Zorunluluğunu İptal Etti https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesi-kamulastirma-bedelinin-mahkemeye-depo-edilmesi-zorunlulugunu-iptal-etti/ https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesi-kamulastirma-bedelinin-mahkemeye-depo-edilmesi-zorunlulugunu-iptal-etti/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:24:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21010 Anayasa Mahkemesi, CHP’nin başvurusu üzerine, sit ve koruma alanlarında hukuka aykırı kamulaştırma nedeniyle açılacak davalarda vatandaşların kamulaştırma bedeli ve yasal faizini mahkemeye depo etmek zorunda kalmasına ilişkin yasa hükmünü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.

CHP, 18.06.2020 tarihli ve 7247 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesiyle 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 1. Madde’nin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapmıştı. AYM, söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi. AYM’nin gerekçeli kararı bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 1. Madde ile özellikle büyükşehir belediyeleri sınırları içinde kalan belirli sit alanlarının, koruma alanlarının restore edilmesiyle ilgili kamulaştırma ve maliklerin kamulaştırma işleminin iptaline ilişkin hükümleri düzenliyordu.

Söz konusu düzenlemeyle; 26.6.2020 tarihinden önce alınan kamulaştırma kararları için Asliye Hukuk Mahkemesi kamulaştırma bedelini tespit edip taşınmazın idare adına tescil edilmesine karar verebilmesi hükmü getiriliyordu. Taşınmaz maliki tarafından kamulaştırma işleminin iptali için idare aleyhine idari yargıda dava açılacak ve kamulaştırma işleminin de idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi hükme bağlanıyordu. Malike, idarece ihlal edilen mülkiyet hakkını yeniden tesis etmek ve mevcut hak kayıplarını gidermek amacıyla idare aleyhine dava açabilme hakkı tanınıyordu. Ancak malik, söz konusu kamulaştırma bedelini yasal faiziyle birlikte mahkeme veznesine (dava açarken veya dava açarken depo etmemişse mahkemece verilecek iki haftalık kesin süre içinde) depo etmekle yükümlü kılınıyor, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağı hükmü yer alıyordu.

CHP’nin yaptığı iptal başvurusunu inceleyen Anayasa Mahkemesi, söz konusu yasanın Geçici 1. Maddesi ile getirilen hükmü Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35 ve 40. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi.

“MÜLKİYET VE ETKİLİ BAŞVURU HAKLARI İHLAL EDİLMİŞTİR”

AYM’nin gerekçeli kararında şu ifadelere yer verildi:

“… Kanun hükümleri uyarınca geçici 1. maddenin yürürlük tarihinden önce tesis edilmiş kamulaştırma işlemlerinin iptal edilmesi nedeniyle idare aleyhine açılacak davaların kamulaştırma bedelinin mahkeme veznesine depo edilmeden görülmesine imkan tanımayan kurallar anılan bedelin idarece tahsil edilmesini sağlamaya yöneliktir. Bu bağlamda kuralların idari yargı mercileri tarafından iptal edilen kamulaştırma işlemine konu taşınmaz için ilgililere ödenen kamulaştırma bedelinin idarece tahsil edilebilmesini güvence altına almak suretiyle idarenin bütçesini ve genel anlamda Hazineyi korumak amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bununla birlikte idarenin gerçekleştirmesi gereken tahsilatın temelinde esas itibarıyla idari yargı tarafından verilen iptal kararından önce taşınmazın idare adına tescil edilmiş olması yatmaktadır…

Bu itibarla kamulaştırma bedelinin yasal faiziyle mahkeme veznesine depo edilmeden davanın görülmesine imkan tanımayan kurallar anılan yapısal sorunun bir görünümü niteliğindedir. Başka bir deyişle idareye tahsilat kolaylığı sağlamak amacıyla kurallarla malike yüklenen külfetin temelinde kamulaştırma bağlamında mülkiyet hakkını etkili şekilde güvence altına bir yöntemin mevcut olmaması yatmaktadır. Bu bağlamda idari yargıda görülen ve iptal kararıyla sonuçlanan davanın neticelenmesinden önce taşınmazın idare adına tescil edilmiş olmasında ilke olarak malike atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı açıktır.

İdari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının geriye yürümesi nedeniyle iptal edilen idari işlemin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması idare açısından bir yükümlülüktür. Bu kapsamda Kanun hükümleri uyarınca geçici 1. maddenin yürürlük tarihinden önce tesis edilen kamulaştırma işleminin iptal edilmesinin ardından taşınmazın önceki malikine iade edilmesi ve kamulaştırma bedelinin tahsil edilmesi gerekecektir.

Anılan iptal kararı sonrasında kamulaştırma bedelinin tahsil edilebilmesi için yapılacak iş ve işlemlerin idareye belirli bir külfet getireceği açık olmakla birlikte anılan bedelin tamamının yasal faiziyle mahkeme veznesine depo edilmeden davanın görülememesi ilgililerin taşınmazı geri alabilmelerini önemli oranda güçleştirecektir. Başka bir ifadeyle kurallar bedelin tamamını yasal faiziyle peşin olarak mahkeme veznesine depo etme imkanından yoksun kişilerin taşınmazı geri alamamalarına ya da uzun bir süre sonunda geri almalarına neden olabilecek niteliktedir.

Bu itibarla hukuka aykırı kamulaştırma işleminin tesis edilmesinde ve bu işlemin iptali talebiyle açılan dava neticelenmeden taşınmazın idare adına tescil edilmesinde ilke olarak herhangi bir kusuru bulunmayan malikin kamulaştırma bedelinin tamamını yasal faiziyle mahkeme veznesine depo etmeden dava açmasına imkan tanınmamasının mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmek suretiyle yargı yoluna başvurabilmesini önemli ölçüde güçleştirdiği gözetildiğinde kuralların mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenle kurallar, Anayasa’nın 35. ve 40. maddelerine aykırıdır, iptali gerekir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/anayasa-mahkemesi-kamulastirma-bedelinin-mahkemeye-depo-edilmesi-zorunlulugunu-iptal-etti/feed/ 0 MUÇEV Turizm Ticaret Anonim Şirketi, plaj alanlarını kiralamak için yapılacak ihaleleri iptal etti https://www.haber60.com.tr/mucev-turizm-ticaret-anonim-sirketi-plaj-alanlarini-kiralamak-icin-yapilacak-ihaleleri-iptal-etti/ https://www.haber60.com.tr/mucev-turizm-ticaret-anonim-sirketi-plaj-alanlarini-kiralamak-icin-yapilacak-ihaleleri-iptal-etti/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:40:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20878

ESMA TURAN

Muğla Çevre Vakfı’nın (MUÇEV) Turizm Ticaret Anonim Şirketi, 13 Mart’ta Bodrum, Dalyan ve Marmaris’teki plaj alanlarını 5 yıl süreyle kiralamak için ihaleye çıkardı. Şirket, 22 Mart’ta yapılacak ihaleleri iptal ettiğini açıkladı. Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Marmaris Meclisi adına açıklama yapan Halime Şaman, “Blli ki bu kentteki doğaya, yaşam alanlarının korunması için bir duyarlılık var ve bu duyarlılığın da seçimde oy kaybettirme riski var. Bu nedenle kararlar şimdilik geri alındı. Seçimin sonunda bizim önümüze bu kararları getirirseniz hayata geçirilmemesi için de aynı kararlılıkla direnç göstereceğiz” dedi.

MUÇEV Turizm Ticaret Anonim Şirketi; 3. derece doğal sit, nitelikli doğal koruma alanları ve özel çevre koruma bölgesindeki alanları 5 yıl süreyle kiralanmak üzere 13 Mart’ta ihaleye çıkardı. Şirket, 22 Mart’ta ‘yarışmalı teklif usulü’ ile yapılacak ihaleyi iptal ettiğini açıkladı. MUÇEV’in resmi internet sitesinde bugün yer alan duyuruda, “İşletme hakkının kiralanması işi görülen lüzum üzerine iptal edilmiştir” denildi.

“SEÇİMDE OY KABETTİRME RİSKİ VAR”

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na MUÇEP Marmaris Meclisi adına açıklama yapan Halime Şaman, şunları söyledi:

“Geçtiğimiz günlerde samimiyet aradığımıza dair bir basın açıklaması yaptık. Siyasilerden bir talep de bulunduk. Ne kadar doğru bir talepte bulunduğumuzu bugün anlıyoruz. Şimdi size 3 karardan bahsedeceğim; ilki Beldibi’nde bir mermer ocağı için başlayan ÇED süreci, ikincisi Akbelen’i çevreleyen İkizköy’ün topraklarının istimlak edilmesi kararı ve sonuncusu da 3 bölgede yani Bodrum Bitez Hacıahmetler’de, Marmaris Hisarönü Kızkumu’nda ve Dalyan İztuzu plajının MUÇEV tarafından kiralanacağına dair ihale kararları. Bu 3 kararın da iptal edildiğini gördük. Nasıl iptal edildi? Bulundukları yerlerdeki AKP’nin belediye başkan adaylarının bir telefonu ile yani 1 kişi tarafından alınan kararlar yine diğer aday kişiler tarafından telefon edilerek iptal edildi. Biz bu kentte yaşayanlar ve doğal yaşam alanı mücadelesi verenler bunu şöyle yorumluyoruz, belli ki bu kentteki doğaya, yaşam alanlarının korunması için bir duyarlılık var ve bu duyarlılığında seçimde oy kaybettirme riski var. Bu nedenle kararlar şimdilik geri alındı.

“HAYATA GEÇİRİLMEMESİ İÇİN KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”

İkincisi ise belki de hiç bunlar değildi bu duyarlılığı kararlardan vazgeçilmesi sevimliliğini oya dönüştürmek. İşte başlangıçta söylediğimiz o samimiyet arayışı. Samimiyet şöyle olur, eğer bir kentin yaşam alanları, yeni projelere açılacaksa bir, helikopterle gezerek değil bilimsel verilere, orayı koruyan uluslararası sözleşmelerin ne dediğine bakılarak karar alınır. İkincisi ise orada yaşayanların yani yaşamları etkileneceklerin rızası alınır. Şimdi bunları toplayıp şunu söylemek mümkün, bugün ister bir senaryo ister görülen duyarlılık riskinden, oy kaybettirme riski nedeniyle size geri adım attıran bu kentin dirençleri, Muğla ve ilçelerindeki doğayı ve yaşam alanlarını korumaya yönelik direnç şimdi size bu kararı aldırıyorsa unutmayın ki seçimin sonunda bizim önümüze bu kararları getirirseniz, ki getirmenizin çok yüksek bir ihtimal olduğunu biliyoruz, hayata geçirilmemesi için de aynı kararlılıkla direnç göstereceğiz. Sizleri samimiyete, bilime ve katılımcı demokrasiye davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mucev-turizm-ticaret-anonim-sirketi-plaj-alanlarini-kiralamak-icin-yapilacak-ihaleleri-iptal-etti/feed/ 0
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: ‘Bu nasıl ana muhalefet?’ https://www.haber60.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-bu-nasil-ana-muhalefet/ https://www.haber60.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-bu-nasil-ana-muhalefet/#respond Sat, 09 Mar 2024 00:03:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17159 Memur Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, “Dünyanın her yerinde Ana muhalefet emekçinin yanında olur, toplu Sözleşmelerde biz mücadele ederken hiç yanımızda göremedik sizi. Bu nasıl ana muhalefet” dedi.

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından, CHP’nin iptal talebiyle açılan dava ile Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından sendika üyesi memurlara ödenen ‘Toplu Sözleşme ikramiyesinin’ iptal edilmesi üzerine, CHP Genel Merkez Binası önünde eylem gerçekleştirildi.

“Memurların aylık 345 lira, yıllık 4 bin 150 lira hak kaybına uğramasına neden olunmuştur”

Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, burada yaptığı konuşmada yaklaşık 2 milyon memura verilen aylık 538 lira gelirin iptal edildiğini ve memurların mağdur edildiğini söyleyerek, “Toplu Sözleşme İkramiyesine ilişkin hüküm CHP’nin basiretsiz, sorunlu ve sorumsuz muhalefet anlayışının bir tezahürü olarak, Anayasa Mahkemesi’ne İlgili mevzuat hükmünün tamamının iptali için başvurmasıyla, mahkeme tarafından, evrensel hukuk kurallarıyla açıkça çelişen mesnetsiz gerekçelerle iptal kararı verilmiş, memurların aylık 345 lira, yıllık 4 bin 150 lira hak kaybına uğramasına neden olunmuştur. Yani CHP, 2 milyon 200 bine varan memurun cebindeki 345 liranın çekilmesine, aylıklarının düşmesine, hakkının, hukukunun yok edilmesine neden olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Amacınız tüm sendikalı kamu görevlilerinin 538 lira almasını sağlamaksa neden toplu sözleşme desteğinin iptali için de dava açtınız?”

CHP tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamalara da cevap veren Yalçın, “Sebep oldukları bu haksız ve mağdur edici sonuçtan bir de utanmadan, Sıkılmadan, Hicap duymadan Memur-Sen’i sorumlu tutmaya kalkıyor. Gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamadan imza attığı iptal başvurusundan habersiz olduğu ve telaşla, Mağdur ettikleri 2 milyondan fazla kamu görevlisinin Sorumluluğundan kaçtıkları anlaşılmaktadır. Şimdi soruyorum size dava dilekçesi ortada. Amacınız, iddia ettiğiniz üzere tüm sendikalı kamu görevlilerinin 538 lira almasını sağlamaksa neden aylık 190 lira tutarındaki toplu sözleşme desteğinin iptali için de dava açtınız. Anayasa Mahkemesi bu talebinizi de yerinde bulsaydı bugün 190 lira bile alınmıyor olacaktı” açıklamasında bulundu.

“Ana Muhalefet Partisi emekçinin yanında olur”

Yalçın, CHP’nin ana muhalefet partisi olarak emekçilerin haklarını savunması gerektiğini dile getirerek, “Memurun bu ayki kaybı 750 milyon. Türkiye’de 135 siyasi parti var, Hazine yardımını sadece yüzde 3 barajını geçenler alabiliyor, CHP olarak 2024’de barajı geçtiğiniz için hazineden alacağınız 1 milyar 8 yüz milyon lira parayı hak kaybına neden olduğunuz memurlara verecek misiniz? Memurun zararını tazmin edecek misiniz? Oluşturduğunuz boşluğu, ‘Önerge verdik bak’ diyerek illüzyonla atlatamazsınız. Dünyanın her yerinde Ana muhalefet emekçinin yanında olur, toplu Sözleşmelerde biz mücadele ederken hiç yanımızda göremedik sizi. Bu nasıl ana muhalefet” diye konuştu.

“Bakan Işıkhan tarafından yapılan açıklamada çağrımızın karşılık bulduğunu gördük”

Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında Memur-Sen olarak hükümet yetkililerine çağrıda bulunduklarını ve Toplu Sözleşme kazanımlarının korunmasını talep ettiklerini ifade eden Yalçın, “Çok geçmeden 1 saat içinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yapılan açıklamada çağrımızın karşılık bulduğunu gördük. Sayın Bakan, Anayasa Mahkemesi’nin bu hukuksuz ve garabet kararının hatalı ve yanlışlığına vurgu yapmış, bu noktada gerekli adımları atacaklarını beyan etmiştir. Kamu görevlisi arkadaşlarımız müsterih olsunlar” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın ve Konfederasyona bağlı sendika başkanları tarafından, CHP Genel Merkez Binasının kapısına siyah çelenk bırakıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-bu-nasil-ana-muhalefet/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, “İş-Pozitif Adana Tanıtım Programı”nda konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-is-pozitif-adana-tanitim-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-is-pozitif-adana-tanitim-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Wed, 06 Mar 2024 23:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16231 ?????? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, CHP’nin 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi’ndeki toplu sözleşme ikramiyesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurduğunu anımsatarak, “Maalesef, bu ödemeye ilişkin düzenleme, dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir” dedi.

Işıkhan, Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları, Yüzyılın Kadın İstihdamı: İş-Pozitif Adana Tanıtım Programı”nda, çalışan ve üreten Adana’nın insanlarıyla, emektarlarıyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan evleri, iş yerleri ve binaları yeniden ayağa kaldırmaya başladıklarını anımsatan Işıkhan, afetten etkilenen şehirlerin, çalışma ve sosyal hayatını, ticaretini, ekonomisini yeniden güçlendirmeye, hareketlendirmeye başladıklarını anlattı.

Işlıkhan, kadın istihdamının üzerinde hassasiyetle durduklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Kadınların, sosyal, ekonomik ve hukuki özgürlükleri, 21 yıldır büyük mücadeleler vermiş Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da çok önemsediği konular arasında yer almaktadır. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın-erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde, kapasitesi ölçüsünde yer aldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Gerek milli mücadelede gerekse kalkınma mücadelemizde nasıl kadınların desteğiyle, fedakarlıklarıyla bugünlere geldiysek, Türkiye Yüzyılı hedefimize giden yolda da yine en büyük destekçilerimiz Adana’nın emektar kadınları olacaktır.”

Kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşılamayacağını aktaran Işıkhan, kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

“İş Pozitif ile 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık”

Işıkhan, kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içinde olduklarını dile getirdi.

Kadınların yeri geldiğinde iyi bir girişimci, yönetici ve mükemmel bir anne olduğunu bildiklerini vurgulayan Işıkhan, “Bu anlayışla kadınları, her alanda güçlendirmeye, toplumda ve ekonomide daha etkin roller üstlenmelerine büyük önem veriyoruz. 9 Şubat’ta başlattığımız İş-Pozitif ile daha 1 ay olmadan 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. İnşallah bu sayı her geçen gün daha da yükselecek, projemizi tanıttıkça, toplumda farkındalık oluştukça, çalışma hayatına katılan kadın sayısı katlanarak artacaktır.” ifadesini kullandı.

Işıkhan, İş-Pozitif Programı’nın, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, iş gücü ihtiyacı ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörlerin çevrim içi bir araya gelebileceği işbirliği sistemi olduğunu dile getirdi.

“Çalışma hayatında kayıt dışılık en büyük problemlerden birisidir”

Mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatına girişteki her adımda ve her anlarında kadınların yanında olduklarını vurgulayan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii biliyorsunuz ki çalışma hayatında kayıt dışılık en büyük problemlerden birisidir. Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmektedir. Bu projeyle inşallah bu tür problemleri de azaltmayı hedefliyoruz. Böylece, kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesinde önemli katkılar sağlamış olacağız. Projeden, kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İŞKUR’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecektir. Önümüzdeki süreçte, kadın istihdamını artıracak çalışmalarımız hususunda ise üzerinde duracağımız konu başlıkların bulunmaktadır. Bunlar, eğitim ve beceri geliştirme, kadınları teşvik eden finansal indirimler, girişimcilik ve KOBİ destekleri, kadın işletmelerine destek, kadınlar için özel istihdam programları. Özellikle iş ve aile yaşamını uyumlu hale getirecek kadın dostu iş politikaları, başta paydaşlarımız olmak üzere toplumun her kesimini sürece dahil edebileceğimiz toplumsal katılım ve ortaklık kurma başlıklarımız ile inşallah bu süreci hak ettiği noktaya getireceğiz.”

Girişimciliğin, ekonomik büyümenin önemli bir bileşeni olarak kabul edildiğinin altını çizen Işıkhan, kadınların, çalışan olarak bir işletmede ya da kurumda yer alması kadar, kendi adına iş yapan veya işveren olarak ekonomide aktif şekilde yer almasının da son derece önemli olduğuna dikkati çekti.

Işıkhan, kadınların bilgi, üretkenlik ve sezgileriyle yenilikçi fikirler geliştirebileceğine inandığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her şeyden evvel, girişimcilik kadınların toplumdaki konumlarını güçlendirmektedir. Bildiğiniz gibi kadın girişimciliğinin etkin olduğu toplumların gelişmişlik düzeyi de artıyor. Tüm bu nedenlerle, hem ekonomik hem de toplumsal değer üreten kadın girişimci sayısını artırmamız hem de var olan kadın girişimcilerimizi de daha fazla güçlendirmemiz oldukça önemli. Bu sebeple bu unsurların sağlanması, kadın girişimciliğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için tüm paydaşlarımızla, tüm kurumlarımızla güçlü işbirliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş-Pozitif Bilgi Sistemi, bu işbirliği anlayışımızı net bir şekilde ortaya koyan bir projedir. Tüm kurumlarımız, işverenlerimiz ve iş arayanlarımız arasında bir köprü vazifesi görüyor. Proje ortağı 10 bakanlığımız, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektör kuruluşlarımız, ticaret odalarımızın desteğiyle hayata geçirdiğimiz proje kapsamında kadınlara, istihdam, mesleki eğitim, mali destek, hibe, kayıtlı istihdama SGK teşviki, mesleki yeterlilik belgelendirmesi, ihracat, ortaklık, girişimcilik, işbirliği, bilgilendirme ve danışmanlık gibi alanlarda öncelik sağlayacağız.”

Bölge illerde kadın istihdam oranının yüzde 24’e ulaştığını belirten Işıkhan, “Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedir. İnşallah yeni projemizin de katkısıyla bu rakamları daha da artıracağız.” dedi.

Toplu sözleşme ikramiyesinin iptali

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak memurların ve işçilerin haklarını korumanın ve geliştirmenin her zaman öncelikleri olduğunun altını çizen Işıkhan, CHP’nin 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi’ndeki toplu sözleşme ikramiyesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmasıyla ilgili şöyle konuştu:

“Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi bu kazanımlardan birisidir. En son geçtiğimiz yıl 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi’yle, memurlarımız için toplu sözleşme ikramiyesi aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 lira ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanmaktaydı. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesine götürmüştür. Maalesef, bu ödemeye ilişkin düzenleme, dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İlgili düzenlemenin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvuran ve ödemenin iptaline neden olan CHP’dir. Bu iptal kararı ile ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 lira azalma meydana gelecektir.”

Işıkhan, CHP’nin daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettirdiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

“CHP zihniyetinin memurlarımızın, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmeyle kazandığı hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Biz hükümet olarak gerek toplu sözleşmeler yoluyla, gerek diğer yasal düzenlemelerle memurlarımızın haklarını geliştirirken, CHP Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettiriyor. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin ki bugüne kadar nasıl emeğin ve emekçinin yanında olup, birçok kazanımı AK Parti hükümetleri döneminde sendikalarımızla birlikte elde ettiysek, bundan sonra da kamu görevlilerimizin yanında olacak, sendikalarımızın yanında olacak, emekçimizin yanında olacağız. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapacağımızı ifade etmek isterim.”

Programda, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık ve ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel de konuşma yaptı.

Daha sonra kadın istihdamına katkı sağlayan firma temsilcilerine plaket veren Bakan Işıkhan, ardından protokol üyeleriyle kongre merkezinde kurulan İstihdam Fuarı’nı gezdi.

Programa, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Alpaslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tümay ve diğer ilgililer katıldı.

???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-is-pozitif-adana-tanitim-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: CHP nedeniyle kamu görevlerinin aylıkları 345 TL azalacak https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-chp-nedeniyle-kamu-gorevlerinin-ayliklari-345-tl-azalacak/ https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-chp-nedeniyle-kamu-gorevlerinin-ayliklari-345-tl-azalacak/#respond Wed, 06 Mar 2024 23:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16222 Adana’ya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, valilik ziyaretinin ardından Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kadın İstihdam Sistemi İş Pozitif Tanıtım Programı ve fuar açılışına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, kadın istihdamının üzerinde bakanlık olarak hassasiyetle durduklarını belirterek, “Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyacımız var. Bu sebeple kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz” dedi.

“İŞ POZİTİF İLE 1 AYDA 30 BİN KADIN İSTİHDAMI”

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına mührünü vuracak bir projenin hayata geçirildiğini dile getiren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde ‘İş Pozitif Kadın İstihdamı Projemizin’ açılışını gerçekleştirdik. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. 9 Şubat’ta başlattığımız İş-Pozitif ile daha 1 ay olmadan 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. Kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli katkılar sağlamış olacağız. Önümüzdeki süreçte, kadın istihdamını artıracak çalışmalarımız hususunda ise üzerinde duracağımız konu başlıklarına bakacak olursak; eğitim ve beceri geliştirme, kadınları teşvik eden finansal indirimler, girişimcilik ve KOBİ destekleri, kadın işletmelerine destek, kadınlar için özel istihdam programları. Şu an Adana’nın da dahil olduğu bölge illerimizin kadın istihdam oranlarına baktığımızda yüzde 24’e ulaştığını görüyoruz. Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedirö diye konuştu.

“MEMURLARA VERDİĞİMİZ HAKLARI İPTAL ETTİRDİLER”

Bakanlık olarak memurların, işçilerin haklarını korumak önceliğinde olduklarını anlatan Bakan Işıkhan, şöyle konuştu: “Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi, bu kazanımlardan birisidir. Geçtiğimiz yıl 7’nci Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi ile memurlarımız için ‘toplu sözleşme ikramiyesi’ aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 TL ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanıyordu. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, CHP, Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş ve maalesef bu ödemeye ilişkin düzenleme dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna neden olan CHP’dir. Bu iptal kararıyla, ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 TL azalma meydana gelecektir.

“CHP ZİHNİYETİ MAALESEF HİÇ DEĞİŞMİYOR”

CHP, daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptal ettirmişti. CHP zihniyetinin bu hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin; bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapacağız.

]]>
https://www.haber60.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhan-chp-nedeniyle-kamu-gorevlerinin-ayliklari-345-tl-azalacak/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “Her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören CHP zihniyeti hiç değişmiyor” https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-her-kesimi-istismar-edilebilir-olarak-goren-chp-zihniyeti-hic-degismiyor/ https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-her-kesimi-istismar-edilebilir-olarak-goren-chp-zihniyeti-hic-degismiyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 22:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16174 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Anayasa Mahkemesine başvurusu sonucu iptal edilen kamu görevlilerinin toplu sözleşme ikramiyesinden faydalanabilmesi için “yüzde 2 barajını aşan sendikalara üye olma” şartı getiren düzenlemeyle ilgili, “Biz hükümet olarak gerek toplu sözleşmeler yoluyla, gerek diğer yasal düzenlemelerle memurlarımızın haklarını geliştirirken, CHP Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettiriyor. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor” dedi.

Sabah saatlerinde havayolu ile Adana’ya gelen Bakan Işıkhan, önce Adana Valiliği’ni ziyaret etti ardından da ‘Kadın İstihdam Sistemi İş Pozitif Tanıtım Programı ve Fuar Açılışı’na katıldı.

“Depremin yaraları sarılıyor”

Burada konuşan Bakan Işıkhan, deprem yaralarının sarıldığını belirterek, “Hamdolsun ki depremde büyük yaralar alan diğer 10 ilimizle birlikte Adana’nın da yaralarının sarılmış olduğunu gördük. Biliyorsunuz artık, yıkılan evlerimizi, iş yerlerimizi, binalarımızı yeniden ayağa kaldırmaya başladık. Şehirlerimizin çalışma hayatını, sosyal hayatını, ticaretini, ekonomisini yeniden güçlendirmeye, hareketlendirmeye başladık çok şükür. ‘İnşallah, devlet millet el ele verip bu bereketli topraklara, bu kadim coğrafyaya daha güzel günleri hep birlikte getireceğiz’ demiştik, getiriyoruz. ‘Maddi kayıplarımızı bir bir telafi edeceğiz’ demiştik, ediyoruz. ‘Adana’yı ve Çukurova’nın has evlatlarını eskisinden daha huzurlu, daha müreffeh günlere hep birlikte kavuşturacağız’ demiştik. Kavuşturuyoruz. Adana, bereketli topraklar üzerine kurulmuş, ülkemizin tarımına, ekonomisine, kalkınmasına öncülük eden merkezlerimizden birisidir” ifadelerini kullandı.

“En büyük destekçiler kadınlar olacak”

Kadınların ekonomiye ciddi katkılar sağladığını aktaran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, şunları söyledi:

“Biliyorsunuz ki kadın istihdamı, bizim bakanlık olarak üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konudur. Kadınların, sosyal, ekonomik ve hukuki özgürlükleri 21 yıldır büyük mücadeleler vermiş Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da çok önemsediği konuların başında geliyor. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde kapasitesi ölçüsünde yer aldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Gerek Milli Mücadele’de gerekse kalkınma mücadelemizde nasıl kadınların desteğiyle, fedakarlıklarıyla bugünlere geldiysek, Türkiye Yüzyılı hedefimize giden yolda da yine en büyük destekçilerimiz Adana’nın emektar kadınları olacaktır. Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Kadınların emeğine, vizyonuna ve fikirlerine ihtiyacımız var. Bu sebeple kadınların toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz.”

“Kadınlar yeri geldiğinde anne, yeri geldiğinde yöneticidir”

‘İş Pozitif Kadın İstihdamı Proje’sinin öneminden bahseden Bakan Işıkhan, “Bu alanda somut, kalıcı çözüm mekanizmaları üretiyor, fırsatlardan eşit ve adil bir şekilde yararlanmalarına yönelik etkin politikalar yürütüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki kadınlar yeri geldiğinde iyi bir girişimci, yeri geldiğinde iyi bir yönetici yeri geldiğinde ise iyi bir annedir. Bu anlayışla kadınları her alanda güçlendirmeye, toplumda ve ekonomide daha etkin roller üstlenmelerine büyük önem veriyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz şubat ayı içerisinde, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir projeyi daha hayat geçirdik. Emine Erdoğan’ın himayelerinde ‘İş Pozitif Kadın İstihdamı Projemizin’ açılışını gerçekleştirdik. Bu vesileyle ülke genelinde bir seferberliğe dönüşmesini arzu ettiğimiz yeni projemizi tüm kadınlara duyurmak üzere şehirlerimizi adım adım gezip projemizi anlatmaya başladık” diye konuştu.

“Kısa sürede 30 bin istihdam”

9 Şubat’ta başlatılan İş-Pozitif sistemi ile kısa bir sürede 30 binden fazla kadının istihdam edildiğini anlatan Bakan Işıkhan, “Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. 9 Şubat’ta başlattığımız sistem ile daha 1 ay olmadan, 30 binden fazla kadının işe yerleşmesini sağladık. İnşallah bu sayı her geçen gün daha da yükselecek projemizi tanıttıkça, toplumda farkındalık oluştukça, çalışma hayatına katılan kadın sayısı katlanarak artacaktır. İş Pozitif istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörlerin çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Çünkü biz biliyoruz ki kadına sağlanan destek, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan destektir. Bu anlayışla mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatına girişteki her adımda ve her anlarında kadınların yanındayız” dedi.

“Kadın girişimciliğinin etkin olduğu toplumların gelişmişlik düzeyi de yükseliyor”

İstihdamda kayıt dışılığın önüne geçmek içinde çalıştıklarını vurgulayan Işıkhan, daha sonra şunları söyledi:

“Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmektedir. Bu projeyle, inşallah bu tür problemleri de azaltmayı hedefliyoruz. Böylece, kadınların kayıtlı olarak çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli katkılar sağlamış olacağız. Kadınların çalışan olarak bir işletmede ya da kurumda yer alması kadar, kendi kadınların bilgi, üretkenlik ve sezgileriyle yenilikçi fikirler geliştirebileceğine ve günümüzde ortaya çıkan fırsatları değerlendirerek başarılı birer girişimci olabileceklerine inanıyoruz. Her şeyden evvel, girişimcilik kadınların toplumdaki konumlarını güçlendiriyor. Bildiğiniz gibi kadın girişimciliğinin etkin olduğu toplumların gelişmişlik düzeyi de yükseliyor. Tüm bu nedenlerle, hem ekonomik hem de toplumsal değer üreten kadın girişimci sayısını artırmamız hem de var olan kadın girişimcilerimizi de daha fazla güçlendirmemiz gerekiyor. Adına iş yapan veya işveren olarak ekonomide aktif bir şekilde yer almaları da son derece önemlidir.”

“Adana, Türkiye Yüzyılı yolculuğumuzun öncü merkezlerinden biri olacak”

Türkiye Yüzyılı için çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini kaydeden Bakan Işıkhan, “İstihdam, Mesleki Eğitim, Mali Destek, Hibe, Kayıtlı İstihdama SGK Teşviki, Mesleki Yeterlilik Belgelendirmesi, İhracat, Ortaklık, Girişimcilik, İş birliği, Bilgilendirme ve Danışmanlık gibi alanlarda öncelik sağlayacağız. Şu an Adana’nın da dahil olduğu bölge illerimizin kadın istihdam oranlarına baktığımızda bu oranın yüzde 24’e ulaştığını görüyoruz. Bölge illerimizin istihdama katılım oranları ise yüzde 28’in üzerindedir. İnşallah yeni projemizin de katkısıyla bu rakamları daha da artıracağız. Tabi bu noktada devreye sizlerin azmi, gayreti, kararlılığı giriyor. Biz, Adana’nın kadınlarına güveniyoruz, inanıyoruz. Geçmişten bugüne ülkemiz her neyin mücadelesini verdiyse her daim kadınlarıyla birlikte vermiş, onların hem fiziki hem de manevi desteğiyle başarıya ulaşmıştır. Bugün de yine aynı güçle çalışarak, üreterek, hem toplumsal hem de iktisadi kalkınmamıza destek veren emektar kadınlarla birlikte Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını inşallah Türkiye Yüzyılı yapacağız. Çalışmanın, üretmenin, bereketin, bolluğun şehri Adana, Türkiye Yüzyılı yolculuğumuzun öncü merkezlerinden biri olacaktır” ifadelerini kullandı.

Memur ve işçilerin haklarını savunmak için her türlü fedakarlığı yaptıklarını belirten Bakan Işıkhan, CHP’nin başvurusu sonucu sendika üyelerine ödenen 538 lira ödemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini söyledi. Işıkhan, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak memurlarımızın, işçilerimizin haklarını korumak ve geliştirmek bizim önceliğimiz olmuştur. Bildiğiniz gibi memurlarımız, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmelerle önemli kazanımlar elde etmişlerdir. Toplu sözleşme ikramiyesi bu kazanımlardan birisidir. En son geçtiğimiz yıl 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesiyle, memurlarımız için ‘Toplu Sözleşme İkramiyesi’, aylık 707 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı tutarında belirlenmişti. Buna göre, hizmet kolunda toplam kamu görevlisi sayısının en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine aylık 538 TL ödeme yapıyorduk. 2 milyonu aşkın memurumuz bu kapsamda ödemeden faydalanıyordu. Ancak memurlarımızın bu önemli toplu sözleşme kazanımını, Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesine götürmüştür. Maalesef, bu ödemeye ilişkin düzenleme, dün itibarıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İlgili düzenlemenin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvuran ve ödemenin iptaline neden olan CHP’dir” dedi.

“Kamu görevlilerimizin yanında olacağız”

CHP’nin toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gördüğünü vurgulayan Bakan Işıkhan, daha sonra şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Halk Partisi, daha önce de sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme primini Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettirmişti. CHP zihniyetinin memurlarımızın, birlikte imzaladığımız toplu sözleşmeyle kazandığı hakları iptal ettirmesi son derece anlaşılmaz bir tutumdur. Ama milletimiz CHP’nin bu tutumuna alışkındır. Daha önce öğrencilere verilen bursları iptal ettiren, memurların toplu görüşme primini iptal ettiren CHP, şimdi de emekçilerimizin kazanımı olan toplu sözleşme ikramiyesini iptal ettirmiştir. Biz hükümet olarak gerek toplu sözleşmeler yoluyla, gerek diğer yasal düzenlemelerle memurlarımızın haklarını geliştirirken, CHP Anayasa Mahkemesine götürerek iptal ettiriyor. Toplumdaki her kesimi ‘istismar edilebilir’ olarak gören, her şeye muhalif bu CHP zihniyeti maalesef hiç değişmiyor. Bu iptal kararı ile ikramiyeden yararlanan 2 milyonu aşkın kamu görevlimizin aylıklarında, maalesef 345 TL azalma meydana gelecektir. Ama kamu görevlilerimiz müsterih olsun ve şunu iyi bilsin bugüne kadar nasıl emeğin ve emekçinin yanında olup, birçok kazanımı AK Parti hükümetleri döneminde sendikalarımızla birlikte elde ettiysek bundan sonra da kamu görevlilerimizin yanında olacak, sendikalarımızın yanında olacak, emekçimizin yanında olacağız. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak da gerekli adımları atma noktasında üzerimize düşeni yapacağız.” – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-isikhan-her-kesimi-istismar-edilebilir-olarak-goren-chp-zihniyeti-hic-degismiyor/feed/ 0
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın: ‘Erdoğan’ın açıklamaları tehlikeli’ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-erdoganin-aciklamalari-tehlikeli/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-erdoganin-aciklamalari-tehlikeli/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14397 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Erdoğan’ın itiraf ettiği birkaç şey var; 21 yıl sonra Hazine’nin tam takır olduğunu ve emeklisine insan onuruna uygun yakışır bir maaş veremeyeceğini ifade ediyor. Çok tehlikeli, iki günlük siyasi çıkar uğruna insanları birbirine düşürecek bir açıklama yapıyor.” dedi.

Günaydın, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, bugünün 1 Mart 2003 tezkeresinin yıldönümü olduğunu hatırlatarak, CHP milletvekilleri ve AK Parti’li bazı milletvekillerinin bu tezkereye “hayır” dediğini anlattı.

Tezkereye “hayır” oyu veren AK Parti’li milletvekillerinin bir daha milletvekili yapılmadığını dile getiren Günaydın, “Suçları neydi; ABD’nin çıkarına AKP ile birlikte işbirliği yapmamak ve ‘Evet’ dememek. Dolayısıyla birisi Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘anti emperyalist’, ‘anti Amerikancı’ olarak tanımlarsa 1 Mart 2003 tarihine geri dönsün.” değerlendirmesinde bulundu.

O gün yapılan kapalı oturumun tutanaklarının neden yayınlanmadığını soran Günaydın, “Bu tutanaklar açıklandığı gün, bugün hamaset yapanların, aslında emperyalist çıkarlara hizmet etme konusunda ne kadar tereddütsüz olduklarını göreceğiz.” diye konuştu.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararları

Günaydın, Anayasa Mahkemesinin 27 Şubat ve 28 Şubat tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine yönelik iptal kararlarını da değerlendirdi.

Anayasa Mahkemesinin 27 Şubat tarihli Resmi Gazetede yayımlanan iptal kararına işaret eden Günaydın, Cumhurbaşkanlığının 1 sayılı kararnamesinin 10 Temmuz 2018’de yayımlandığını, CHP’nin 7 Eylül 2018’de iptal başvurusu yaptığını, Anayasa Mahkemesinin bunu 5,5 yıl incelediğini ve iptal kararını 26 Ekim 2023’te verdiğini anlattı.

Bu kararın, 4 ay sonra Resmi Gazetede yayımlandığını aktaran Günaydın, “Ben, bunun neresini makul neresini hukuka uygun değerlendireyim?” diye sordu.

Günaydın, Anayasa Mahkemesinin bu kararında “Bu karar yayınlandığı tarihten 9 ay sonra yürürlüğe girer” ifadesine dikkati çekti.

Bu iptal kararından sonra TBMM’nin Anayasa Mahkemesi kararına uygun düzenleme yapması gerektiğini söyleyen Günaydın, “Peki ne yapacaklar? Bugün görüşülmekte olan Yargı Paketi’nde gördüğümüz gibi onu da noktasına, virgülüne dokunmadan bir gece yarısı Meclis’ten geçirmeye çalışacaklar, bunun adı da hukuk olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Günaydın, Anayasa Mahkemesinin 28 Şubat tarihli Resmi Gazetede yayımlanan iptal kararıyla ise Türkiye Adalet Akademisinin hukuki bir zemini kalmadığını, 9 ay içinde düzenleme yapılamazsa kapatılacağını söyledi.

“Meclis’te İçtüzükten kaynaklanan haklarımızı kullanıyoruz”

Genel Kurul’daki 8. Yargı Paketi’nin görüşmelerine işaret eden Günaydın, “Her gece sabaha karşı 3’e kadar burada milletvekilleri kalıyor ve bugüne kadar 16 madde geçebildi. Bunu bir dayatmayla yapmaya çalıştıkları için biz de Meclis’te İçtüzükten kaynaklanan haklarımızı kullanıyoruz.” dedi.

CHP’nin 25 milletvekilinin Genel Kurul’da, geri kalan milletvekillerinin ise sahada çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Günaydın, “AKP’nin de 200 milletvekili Meclis’te çakılı durumdadır.” dedi.

TBMM’nin onurunu hiç kimseye çiğnetmeyeceklerini belirten Günaydın, “Seni, 200 milletvekilinle buraya dizeriz. Eğer Meclis’e, Anayasa’ya, hukuka uygun davranmazsan CHP’nin milletvekilleri sabahlara kadar da cumartesi, pazar da çalışırlar bundan da gocunmazlar.” ifadelerini kullandı.

Günaydın, bu tutumdan vazgeçilmezse tavırlarının aynen süreceğini dile getirdi.

“Biz bu filmi daha evvel görmemiş miydik?”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır.” açıklamasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Günaydın, “Biz bu filmi daha evvel görmemiş miydik?” dedi.

“Bu iyi polis kötü polis oyununu bu memleket çok açık olarak gördü.” diyen Günaydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir.” açıklamasını hatırlattı.

Günaydın, “Erdoğan’ın itiraf ettiği birkaç şey var; 21 yıl sonra Hazinenin tam takır olduğunu ve emeklisine insan onuruna uygun yakışır bir maaş veremeyeceğini ifade ediyor. Çok tehlikeli, iki günlük siyasi çıkar uğruna insanları birbirine düşürecek bir açıklama yapıyor. Diyor ki emekliye ‘Sana para verirsem memurun maaşından kesmek zorunda kalacağım.'” değerlendirmesini yaptı.

“Emeklilerin ayda 10 bin TL maaşla süründüğünü” ileri süren Günaydın, “Senin paran yoksa Anagold’un 7,2 milyar dolarlık vergi borcunu niye sildin?” diye sordu.

“3 plakam var, dolayısıyla bunları tahsis etme hakkım var”

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in kendisine yönelik “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aracını sekreterine kullandırdığı” iddiasına da değinen Günaydın, “Bu Meclis’te aynı oksijeni solumak zorunda kaldığımız Osman Gökçek’in bir iftirasıdır bu. Bu memlekette hukukun kırıntısı olsa Melih Gökçek ve Osman Gökçek’in bir kere daha çıkamamak üzere hapiste olması lazım.” dedi.

Günaydın, kendisinin bir sekreteri olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“Konunun benimle alakası yok. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin aracını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü kullanıyor. Benden ricaları nedir; Ekrem Beyi takip ederken Özel Kalem Müdürü sürekli trafik cezaları yiyor. ‘Plaka korumalarınızdan birini bize verebilir misiniz?’ dediler. Ben plaka korumamı arsıza, hırsıza, mafya liderine vermemişim. Ben, plaka korumamı benden bunu rica eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürüne tahsis etmiştim. 3 plakam var, dolayısıyla bunları tahsis etme hakkım var. Konu benim sekreterim, benim aracım değildir. Bunu benimle bağlantılandıranlar, Ankara Büyükşehir Belediyesinin aracını, belediye başkanlığını kaybettikten sonra utanmadan yıllarca kullananlardır, belediyenin lojmanını utanmadan yıllarca işgal edenlerdir, Ankara’yı parsel parsel satanlardır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-erdoganin-aciklamalari-tehlikeli/feed/ 0
CHP Milletvekili Tanrıkulu, 8. Yargı Paketi’ni eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-8-yargi-paketini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-8-yargi-paketini-elestirdi/#respond Wed, 28 Feb 2024 23:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13180 CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “8. Yargı Paketi bugün parlamentoda, Genel Kurul’da görüşülecek. Geçtiğimiz hafta salı ve çarşamba günü komisyonda görüşülmüştü ve geldiği gibi geçti. Önemli düzenlemeler var, binlerce yurttaşımızın mağdur olduğu, ‘Örgüt üyesi olmamakla beraber, örgüt üyesi gibi cezalandırılır’ düzenlemesi de paketin içerisinde. Bugüne kadar on binlerce yurttaşımız bu maddeden ceza aldı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği bir iptal kararı var ve o iptal kararı 8 Nisan’da yürürlüğe girecek. O nedenle parlamento, bu düzenlemeyi 8 Nisan’a kadar yapmak zorunda ve gündeme geldi. Fakat düzenleme AYM’nin iptal gerekçelerini karşılamıyor. Düzenlemeyi aynı biçimde yeniden yapmışlar. 20 yıl önce bu düzenleme TCK ile geldiği zaman karşı çıkmıştık, yanlıştır demiştik, 20 yıl sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve ardından AYM bunun yanlış olduğunu ifade etti ve bir karar verildi. Şimdi görüşülecek ve aynı yanlışı bir daha yapacaklar. Dolayısıyla tamamen hukuka aykırı olan, yurttaşlarımızın temel haklarını kökten ortadan kaldıran bu düzenlemenin geçmemesi lazım. Bir kez de buradan ifade ediyorum, yurttaşlarımızın gözünün parlamentoda olması lazım” dedi.

Kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuya ilişkin açıklama yaptı. Tanrıkulu, şunları söyledi:

“DÜZENLEME AYM’NİN İPTAL GEREKÇELERİNİ KARŞILAMIYOR”

“8. Yargı Paketi bugün parlamentoda, Genel Kurul’da görüşülecek. Geçtiğimiz hafta salı ve çarşamba günü komisyonda görüşülmüştü ve geldiği gibi geçti. Önemli düzenlemeler var, binlerce yurttaşımızın mağdur olduğu, ‘Örgüt üyesi olmamakla beraber, örgüt üyesi gibi cezalandırılır’ düzenlemesi de paketin içerisinde. Bugüne kadar on binlerce yurttaşımız bu maddeden ceza aldı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği bir iptal kararı var ve o iptal kararı 8 Nisan’da yürürlüğe girecek. O nedenle parlamento, bu düzenlemeyi 8 Nisan’a kadar yapmak zorunda ve gündeme geldi. Fakat düzenleme AYM’nin iptal gerekçelerini karşılamıyor. Düzenlemeyi aynı biçimde yeniden yapmışlar. 20 yıl önce bu düzenleme TCK ile geldiği zaman karşı çıkmıştık, yanlıştır demiştik, 20 yıl sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve ardından AYM bunun yanlış olduğunu ifade etti ve bir karar verildi. Şimdi görüşülecek ve aynı yanlışı bir daha yapacaklar. Dolayısıyla tamamen hukuka aykırı olan, yurttaşlarımızın temel haklarını kökten ortadan kaldıran bu düzenlemenin geçmemesi lazım. Bir kez de buradan ifade ediyorum, yurttaşlarımızın gözünün parlamentoda olması lazım.

“BU DÜZENLEME İLERİDE YAPILACAK ÇÖKME OPERASYONLARININ GÜVENCESİ OLARAK BURAYA KONULMUŞ”

İkinci önemli konu da hayret verici bir biçimde 2016 Darbe Girişimi’nden sonra olağanüstü halin (OHAL) ilanıyla ilgili olarak görev alan personele getirilen cezasızlık halinin yeni düzenlemeyle konulmuş olmasıdır. Nedir bu? Müsadereye ilişkin hükümlerde yargıçlar kayyum atayacaklar, bu kayyumun TMSF’den olması ilkesi getiriliyor ve mal varlığını idare etmek amacıyla atanacak kayyumlara da adli, idari ve cezai konularda bağışıklık getiriliyor. Yani yargılanmayacaklar. Bu tamamen ama tamamen hukuka aykırıdır. Sonuçta herhangi bir hazırlık soruşturmasında daha mahkum olmayan bir yurttaşın, belki bir holdingin, bir şirketin mal varlığına el konulacak ve dolayısıyla bunu yönetecek olan TMSF’den memur hiçbir cezai, hukuki ve adli soruşturmaya tabi olmayacak. Bunu kabul edilemez buluyoruz. Daha önce de getirmişlerdi ama geri çekmek zorunda kalmışlardı. Şimdi çok gizli bir biçimde, bir maddenin içine bunu gizlemişler bu düzenlemeyi, ben bir kez daha buradan hükümeti uyarıyorum: Bu düzenleme ileride yapılacak çökme operasyonlarının güvencesi olarak buraya konulmuş ve bu düzenlemenin bu paketten mutlaka çıkarılması lazım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-8-yargi-paketini-elestirdi/feed/ 0