İmar kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda değerlendirilecek. Kanun teklifine ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Teklif kişinin kendi arazisine 31.12.2023 tarihinden önce yapmış olduğu ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılar için afet risklerine dayanıklılık şartıyla Yapı Kayıt Belgesi verilmesini ve Hazineye ait taşınmazlar üzerine yapılmış belgeli yapıların satış süresinin uzatılmasını öngörüyor. Kanun teklifi gerekçelerinde ise özellikle güncel olmayan uydu görüntüleri ile mağduriyetler oluştuğu, köylerin mahalle statüsüne geçmesi nedeniyle de bu yapıların ruhsatsız duruma düştüğü değerlendiriliyor. Teklif özellikle yapının depreme dayanıklılığını belirli şartları karşılayan yapıların kapsamına alınması hedefliyor. Bu şartlar arasında zemin etüt raporları, fay hattı araştırmaları, depreme dayanıklılık raporları ve ilave kat yapılmışsa teknik rapor alınması gibi koşullar bulunuyor” dedi.
“Uydu görüntülerinde eksikler ve uygulamada farklıklar yaşanmış”
Daha önce çıkartılan İmar barışından faydalanmanın ilk şartının yapının 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olması olduğunu hatırlatan Özelmacıklı, “Bazı raporlarda İmar barışı sürecinde uydu, ortofoto veya çeşitli programlarla sağlanmış görüntülerin doğru sonuç vermediği belirlenmişti. Özellikle kırsal bölgelerde uydu verilerinin güncelliği ve tam doğruluğu da sağlanamamıştı. Ayrıca esaslarda Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık tarafından denetleneceği hüküm altına alınsa da, bu denetlemenin nasıl ve ne zaman yapılacağı da açıklanmamıştı. Bu konularda da uygulama farklıkları nedeniyle yaşanan mağduriyetler olmuş, Yapı Kayıt Belgesi iptali nedeniyle açılan davaların kaybedilmesi sonucunda mahkeme giderlerinin oluştuğu ve bu giderlerin bakanlık bütçesinden karşılandığı çeşitli raporlarda yer almıştı” şeklinde konuştu.
“Mağduriyetler çözülmeli lakin sağlıksız yapılaşmaya fırsat vermemeli”
İmar barışlarının şehirlerimizin afetlere karşı savunmasız ve sağlıksız bir şekilde büyümesine neden olduğuna dikkat çeken Özelmacıklı, “İmar barışı, kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor, kentsel dönüşüme engel oluyor. Kanunlara uygun şekilde yapı inşa edenler cezalandırılırken, kanunsuz faaliyetlerde bulunanlar ödüllendiriliyor. Bu konuda yasal düzenlemeler net olmalı” diye konuştu.
Belediyeler Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında hareket etmeli
Özellikle bazı belediyeler tarafından tarım arazilerine tarım dışı amaçla kullanım izinleri verildiğini ifade eden Özelmacıklı, “5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 13. maddesine göre, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak belirlenen ve kamu yararı gözetilerek tarım dışı amaçlarla kullanım izni verilen yerler, bu amaç dışında kullanılamaz veya planlanamaz hükmü bulunmaktadır. Bu konuda bazı belediyeler tarafından verilen izin, ruhsat ve imar durumlarına ilişkin kararlarda, tarımsal niteliği korunacak alanlar üzerinde Bakanlık görüşü alınmadan da işlemler yapılabiliyor. Bu konuya da dikkat edilmeli” dedi. – İSTANBUL
]]>Kurum ziyaretleri sırasında Bodrum Vergi Dairesi’ne de uğrayan Tosun, Bodrum’da emlak vergilerinin çok yüksek olduğundan yakınan bir vatandaşa “Haklısınız, Bodrum’da her alanda olduğu gibi bu konuda da bir plansızlık var. 2021 yılında yapılan fahiş zamla vatandaş tarlasına, arazisine küstürüldü. Bu konuyu bizzat Bakanlıklar nezdinde gerekli girişimleri yaparak çözeceğim, söz veriyorum” dedi. Tosun, Bodrum’da imar sorunlarına da köklü bir çözüm getireceğini söyledi.
Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, Bodrum Yokuşbaşı, Dağbelen ve Yalıkavak’ta esnaf ziyareti yaptı, vatandaşlarla sohbet etti. Gezdiği her mahallede vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Tosun, istek ve şikayetleri dinleyerek Bodrum’un başta su olmak üzere, trafik, altyapı, imar ve çevre temizliği gibi sorunlarına yönelik çözüm projelerini anlattı. Yalıkavak Tersane bölgesini de gezen Mehmet Tosun, “Bodrum’da yaşadığımız her sorunun temelinde plansızlık, vizyonsuzluk yatıyor. Bu şekilde belediyecilik yapılmaz” dedi.
Yeniköy’de de esnaf ziyaretlerinde bulunan Tosun, Bodrum Ziraat Odası’na ve Bodrum Vergi Dairesi’ne de uğrayarak personele hayırlı işler diledi. Bodrum Vergi Dairesi önünde bir vatandaşın “emlak vergilerinin yüksekliği” ile ilgili şikayetini dinleyen Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, seçim sürecinde bu konuda çok fazla şikayet aldıklarını belirterek “2026 yılındaki yeniden değerlendirme döneminde emlak vergilerinin düşürülmesi ya da zam oranlarının halkımızı mağdur etmeyecek şekilde yapılandırılması için gerekli girişimleri yapacağız” dedi.
Tosun, şöyle devam etti:
“2021 yılında pandeminin hemen akabinde Bodrum Belediyesi emlak vergilerine yüzde 300 ile yüzde 1200’e varan artış getirdi. Vatandaşımız, üzerine bina yapamadığı, gelir elde edemediği, tarla vasfındaki arazisine sadece imar planı içinde yer alması nedeniyle ‘arsa vergisi’ ödüyor. Halbuki, tarla olarak duran plan içindeki araziye arsa vergisi tahakkuk ettirilemez. Bu konuda 80’li yıllarda yayımlanan bir tamim var. Bu konuda da Bodrum’da yanlışlar ve eksikler var. Biz göreve geldiğimizde, merkezi hükümetle, Maliye Bakanlığımızla bunu görüşüp 2026 yılındaki yeniden değerlendirme döneminde zam yapmayarak, ya da minimize ederek bu mağduriyeti gidereceğiz”
Bodrum’un Büyükşehir sınırları içinde kalmasından dolayı vatandaşların iki katı emlak vergisi ödediğini, yapılan vergi zamlarıyla da arazisine küstürüldüğünü söyleyen Mehmet Tosun, “Evladını evlendirecek, kendi arazisi üzerine bir ev yapamıyor. Fakat 50-60 bin TL yıllık emlak vergisi ödüyor. Bir müddet sonra arazisini satmak zorunda kalıyor ya da kat karşılığı veriyor. Fakat bunun da ötesinde imar problemini çözmemiz gerekiyor” diye konuştu.
“İmar sorunu var, vatandaş kendi çözümünü oluşturuyor”
Bodrum’da bütüncül bir imar planlaması olmadığını, mahalle bazında da imar planlarının değişik mahkeme kararlarıyla durdurulduğunu hatırlatan Mehmet Tosun, “Halkımız, kendi problemini kendi çözmeye çalışıyor, bu da kaçak yapılaşmayı beraberinde getiriyor. Yalıkavak, Bitez, Ortakent-Yahşi bunlardan sadece üçü. Narenciye bahçesinden hiç gelir elde edemeyen hemşehrim, buraya oturacağı bir ev dahi yapamıyor. Çünkü plan yok! Çözümümüz ortada. Biz göreve gelince, meslek odalarıyla birlikte bu planları yeniden düzenleyip hızlı şekilde onaylatacağız, diğer bölgelerin de planlama eksiklerini gidererek bodrumun geniş çaplı envanterin yapıp, 50 yılını planlayacağız. Plansızlık bir yönetim şekli olamaz. Aksi takdirde ne doğayı koruyabiliriz, ne de sürdürülebilir turizm yapabiliriz” şeklinde konuştu.
“Bodrum’un trafik sorununu çözmezsem, beni o koltuktan indirin”
Seçim ziyaretleri kapsamında her akşam bir iftar davetine katılan Mehmet Tosun, dün akşam iftarı Bodrum Karslılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kasım Aydın ve dernek üyeleriyle birlikte Dağbelen’de yaptı. Ortakent’ten Yalıkavak’a giden yolda çalışmaların başlaması için Karayolları ile görüştüğünü ve Değirmenler’e kadar olan kısmın sezona kadar tamamlanacağını söyleyen Tosun, “Bodrum’un bu bölgesinde trafik ve ulaşım sorunu kalmayacak, bunun sözünü verdim, sizler takipçisi olun, eğer beş yılda başaramazsam beni o makamdan indirin” diye konuştu. Tosun, aynı akşam Yalıkavak Geriş’te halk buluşması gerçekleştirdi. – MUĞLA
]]>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adana’da eğitim yöneticileri toplantısına katıldı
“İmar ve iskan sorunu nedeniyle okul yapamadığımız belediyeler var”
“Belediye seçimlerini önemsiyoruz”
ADANA – Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Arsa var, bütçe var ancak imar ve iskan ile ilgili sorun yaşadığımız belediyeler, bu nedenle ihalesini yapamadığımız okullar var. Okuldaki su sarfiyat giderlerini konutların 3-4 katı düzeyinde tahsil etmeye çalışan belediyeler var. Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz” dedi.
Bakan Tekin, bir dizi ziyaret ve toplantı için geldiği Adana’da düzenlenen İl Eğitim Yöneticileri toplantısına katıldı.
“922 ilçede çalışma yaptık”
Burada konuşan Bakan Tekin, “Sabah Adana’ya geldik ve okullarımızı ziyaret ettik. Bize çok güzel bir ev sahipliği yaptılar. Haziran ayından itibaren attığımız her adımı, yürüttüğümüz her çalışmada yereldeki paydaşlarımızı ve meslektaşlarımızı gözeterek attık. Gittiğimiz her ilde notlarımızı aldık ve öğretmenlerimizle konuştuk. Atılması gereken adımları, yapılması gereken düzenlemeleri yaptık. Ben bakan olduktan sonra Adana’ya 4 defa gelmiş oldum. Burayla ilgili ciddi bir şekilde destek olacağımız süreç yaşadık. Her geldiğimizde burada güler yüzle karşılandık. Bakanlıktaki bütün genel müdür arkadaşlar buradalar. Biz, gittiğimiz ile genel müdür arkadaşlarımızla beraber gidiyoruz ve genel müdürler ilçe toplantısı yapıyorlar. Şuanda 922 ilçemizin tamamına en az genel müdür düzeyinde çalışmalarını yapmış durumdalar” ifadelerini kullandı.
“Okuldaki su kullanımını 3-4 katı tahsis eden belediyeler var”
Yerel yönetimler ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın çok fazla mesaisi olduğunu aktaran Bakan Tekin, “Türkiye’de yerel yönetimlerle en yoğun mesaisi olan bakanlık kesinlikle Milli Eğitim Bakanlığı. Bizim yerel yönetimlerle çok yakın çalışmamız gerek. Birlikte aynı masanın etrafında çözüm üretmemiz gerekiyor. Uzun yıllar bütçesi, kaynağı aktarıldığı halde uygun arazi bulamadığımız için yatırım haline dönüştüremediğimiz okullarımız var. Arsa var, bütçe var ancak imar ve iskan ile ilgili sorun yaşadığımız belediyeler, ihalesini yapamadığımız okullar var. Bunların çok örneği var. Yaşadığımız mülkiyet problemleri dolayısıyla okulumuzla ilgili dava açan belediyeler var. Okuldaki su sarfiyat giderlerini konutların 3-4 katı düzeyinde tahsil etmeye çalışan belediyeler var. Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz. Eğitim-öğretim ile ilgili süreçleri merkezlerine alan, çalışma alanının odağına yerleştiren belediye başkanlarının seçilmesini istiyorum” diye konuştu.
“Kayyumdan sonra sorunlar çözüldü”
Kayyum atanan belediyelerin öncesinde imarla ilgili çok sorun yaşadıklarını vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bazı belediyeler imarla ilgili çok sorun çıkarttı ancak kayyum atandıktan sonra sorunlar hemen çözüldü. Bu süreç tek bakanlığın yapacağı bir süreç değil. Milli Eğitim Bakanlığı’nın imar hazırlama yetkisi yok. Bizim bunlara dahilimiz yok. Yeni yerleşim yeri oluşturuluyor, birden bire nüfus artıyor. Bunu düzeltecek kişiler belediyeler. Heyecanla yerel seçimleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ebeveynler artık okula randevu ile gelecek”
Dijital bağımlılık ve obezite ile de mücadele ettiklerini açıklayan Bakan Tekin, daha sonra şunları söyledi:
“Eğitim-öğretim sürecinde niteliği arttırıcı çok ciddi adımlar attık. Mevzuat düzenlemesi yaptık. Sahada da bunun öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimiz tarafından nasıl karşılandığını bakıyoruz. Bunları yaparken toplumsal problemlere de duyarsız kalmıyoruz. Dijital bağımlılık, obezite ile mücadele etmek için adımlar attık. Özellikle bütün dünyada okul çağındaki öğrencilerin kullanımı yasak olan uygulamalar var. Pedagojik gelişimine zarar veren sosyal medya uygulamaları var. Onların da ülkemizdeki okul çağındaki öğrencilerin kullanımına yasaklamak için çalışmalar yaptık. Okullarda öğrencilerimizin eğitim öğrenim sürecinde bizim en büyük paydaşlarımızdan birisi ebeveynler. Ebeveynlerin okul içlerine gidip okul koridorlarında öğretmenlerimizle diyalog kurmalarının doğru olmadığına pedagojik açıdan karar verdik. Bundan dolayı da velilerimizin okullara randevu ile gelmelerini talep etmiştik. Elektronik randevuyu oluşturduk.”
“4 temel beceri gelişimi daha önemli”
Öğrencilerin test sınavlarındaki başarılarının yanı sıra 4 temel becerilerinin geliştirilmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Bakan Tekin, “Bizim yaz aylarında önemsediğimiz ve tedbir aldığımız konulardan bir tanesi anadil eğitimiydi. Bu anlamda anadil becerileri için 2 kritik karar aldık. Türkçe’den ders geçme notunu 70’e yükseltmiştik. Türk dili ve edebiyatı derslerinde çocukların başarı durumlarını ölçerken test sınavlarından ziyade 4 temel becerilerin geliştirilmesi için mekanizma geliştirmiştik. Altyapının kaldırmadığı söylentileri vardı onu da düzeltmek için çalışıyoruz. Çocukların eğitim öğretim sürecinin kitabi bilgiler dışında çocuğumuzun, gencimizin, toplumun temel referans değerlerini bilen bireyler olarak yetişmesini arzu ediyoruz. Bununla ilgili de çocukların sosyal sorumluluk projelerinde bulunmalarını arzu ediyoruz. Karnelerde artık sosyal etkinlik başlığı altında bir başlık daha olacak” dedi.
Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı soru-cevap ile devam etti.
]]>İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Murat Sesli’nin seçim bürosu açılışı mitinge döndü. Binlerce kişinin katıldığı seçim bürosu açılışında çarpıcı açıklamalar yapan Kdz. Ereğli Belediyesi önceki dönem başkanlarından Murat Sesli, sürekli kendilerini eleştiren hem CHP adayı Halil Posbıyık’ı hem de AK Parti Adayı İbrahim Sezer’e yüklendi. Ekip arkadaşları ile birlikte aylardır sahada kapı kapı gezip çalıştıklarını belirten Sesli “Hangi kapıyı çalsak, hangi mahalleye girsek, belediye başkanlığım döneminde döktüğümüz asfalt, yaptığımız taş duvar, döşediğimiz kaldırım var. Üzerinden tam 15 yıl geçmesine rağmen, mahallelerimize bir çivi bile çakılmamış. Yazıktır, günahtır, hizmet etmek bu kadar zor değil. Biz 20 aya neler neler sığdırmışız bunu halk söylüyor. Şimdi siz söyleyin Ereğli’nin bir 5 yıl daha kaybedecek zamanı var mı?” diye sordu.
Geçtiğimiz yıllarda kar yağdığında insanların günlerce evinden dışarı çıkamadığını, günlerce elektriksiz kaldığını anlatan Sesli, “Malum başkanımız 1994 yılında aday olduğunda ne diyordu merhum Ruhi Cöbekoğlu’na “69 yaşındasın, bırak artık, belediyeyi bastonla mı yöneteceksin?” Şimdi kendisi 80 yaşında. Soruyorum size son 5 yılda Kdz. Ereğli’ye hiçbir hizmet yapmayan başkan, 80 yaşından sonra hizmet yapar mı? Kürsüye çıkarken bile 5 kişi koluna girip çıkartıyor. Sen belediyeyi bastonla değil tekerlekli sandalyeden mi yöneteceksin? Artık senin torun sevme vaktin çoktan geldi de geçiyor. Artık miadın doldu, Ereğli’ye verecek hiç bir şeyin kalmadı. Artık bu işi genç, dinamik, enerji dolu İYİ Parti ekibine bırakmanın zamanı geldi de geçti bile. Zaten sen bırakmazsan halkımız, Allah’ın izniyle sizi 31 Mart’ta emekliliğe ayıracak ve torunlarına kavuşturacak” dedi.
Sesli “Karadeniz Ereğli’yi kaotik ortama sen sürüklüyorsun”
Sesli “Ereğli’de imar çeteleri varmış, eğer kendisi seçilmezse kaotik ortam olurmuş. Sayın başkan şöyle dön bir etrafına bak; Karadeniz Ereğli’de bahsettiğin tüm imar çetelerini etrafında göreceksin. Yıllardır Kdz. Ereğli’yi sen yönettin, bu imar çetelerine de sen yol verdin. Gariban vatandaşın arsasına, evine, yaptığın yanlış imar uygulaması ile bir gecede 20 kişiyi ortak ettin. Madem sen duayensin vatandaşlar benzin bidonlarıyla çatılara niye çıktı? Niye kendini yakmaya kalktı? Peki bunlar Başkanın umurunda mı? Zerre kadar umurunda değil. Onun tek derdi, besleyip, büyüttüğü imar çetelerine rant sağlamak? ‘İmar çetesi’ dediğin, ‘vatandaşı mağdur etti’ dediğin, rantçı müteahhit, senin listende değil mi? Sen kendin açıkladın bunları imar rantçısı diye. Bu imar rantçılarını listeye niye aldın? Niye aldığını tabi ki herkes çok iyi biliyor. Artık vatandaş bunlara kanmıyor. Karadeniz Ereğli’de en büyük imar rantçısı bu duayen başkanımızdır. En büyük imar kıyaklarını hep kendisine yapmıştır. Onu da anlatayım; Biliyorsunuz sözde iki emekli maaşıyla kendisine Karadeniz Ereğli’nin en lüks sarayını inşa etti. Bu dönem o sarayın yanındaki arsayı birtakım imar oyunları sonrası satışa çıkarmış? Peki kim almış? Tabi ki yine sözde emekli parasından biriktirdiği parayla duayen başkanımız alıvermiş. Bu emekli parası hiç bitmiyor. Emekli parasıyla saray yaptırıyor, arsa alıyor, lüks araçlar alıyor, daireler alıyor. Ama hiç bitmiyor. Türkiye’de emekliler bırakın ev, arsa, araba almayı ay sonunu nasıl getireceğim diye düşünürken, duayen başkanımız sözde emekli parasıyla bir eli yağda bir eli balda lüks bir hayat yaşıyor. Tabi o lüks hayatı nasıl yaşadığını, değirmenin suyunun nereden geldiğini herkes iyi biliyor. Sözde duayen başkan kentini değil, hep kendini düşünür. Lafa geldi mi tecrübe der, Ereğli aşkı der, Sevgi der, barış der, dostluk der. Akçeli işleri bu lafların arkasına gizler. Biz göreve geldiğimizde Karadeniz Ereğli’de imarı, rantçılara değil, halkın yararına yapacağız. Bir tek gariban vatandaşımızı bile, imar rantçılarına ezdirmeyeceğiz. Neymiş Efendim, Karadeniz Ereğli’de kaotik ortam olacakmış. Allah aşkına meclis üyelerini birbirine düşüren, yumruk yumruğa kavga ettiren, mecliste kan döktüren sen değil misin? Bundan daha büyük kaotik ortam mı olur? Belediye başkanlığı görevine gelir gelmez 150 kişiyi işten sen atmadın mı? El işi, hediyelik eşya satan kadınlarımızın tezgahlarını kaldırıp, sahilin en ücra köşesine sen atmadın mı? Halk Otobüslerine, taksilere, servis minibüslerine, esnafa yüksek vergiler koyup, festivallerde zorla para alan sen değil misin? Karadeniz Ereğli’yi kaotik ortama sen sürüklüyorsun” ifadelerine yer verdi.
“İnek dağa mı kaçtı?”
Halil Posbıyık 30 yıldır her dönem seçimlerde verdiği hiçbir sözü tutmadığını ifade eden Sesli, 2019 yılında vaad ettiği sütü neden vermediğini belirterek “Süt mü bulamadın, inek dağa mı kaçtı?” diye sordu. Sesli konuşmasında şunları dile getirdi: “Şimdi gelelim Dededen Masallara; 2019 seçimlerinde yaptığı konuşmalarda, hazırladığı kataloglar da bir sürü vaatte bulundu. Ama bir tanesini bile yapmadı. 30 yılda yapmadığı gibi, son 5 yılda da yapmadı. Mesela: Halk süt adı altında çocuklara süt dağıtacağını söylemişti. Ne oldu süt mü bulamadın? İnekler dağa mı kaçtı? Sahilde ücretsiz internet vereceğini söylemişti? Ne oldu, bağlantın mı koptu? Şimdi çıkmış aynı vaadi bu seçimde de veriyor. Yetki elinde; eğer samimiysen şimdi ver. Bir günlük iş bu. Samimiysen ver talimatı, sahile interneti ver. Elini tutan mı var? Ama samimi değilsin. Yine kandırıyorsun. Seçim biter yine tüm vaatlerini unutursun. Caz festivali diyordun ama kendin caz yaptın, festivalini yapmadın.”
“Bu seçim bir siyasi parti seçimi değil”
31 Mart günü yapılacak seçimlerde AK Parti, CHP, MHP, YRP, TİP ve diğer partilere gönül verenlerinde oylarına talip olduklarını belirten Sesli, vatandaşlardan hizmet edecek ekibe oy vermelerini istedi. Sesli konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sevgili hemşerilerim; Bu seçim bir siyasi parti seçimi değil. Elbette her kesin günlünde bir lider, bir siyasi parti vardır, olmalıdır da. Ama bu seçim Karadeniz Ereğli’nin geleceğini belirleyecek, önümüzdeki 5 yılda hizmet edecek ekibin seçileceği bir seçim. Bu seçim şehrimizin üzerine karabasan gibi çökmüş sorunlara çözüm üretecek ekibin seçileceği bir seçim. Ereğli halkını hor gören, tepeden bakan, ötekileştiren, kişisel menfaatleri uğruna, kente ihanet edenlere sandıkta hadlerini bildireceğimiz bir seçim. Ben 2007-2009 yılları arasında belediye başkanlığı yaptım. Bir kez bile makamıma gelen kişinin hangi partiden olduğuna, hangi siyasi görüşten olduğuna bakmadım. Göreve geldiğimizde de hiçbir siyasi parti ayrımı gözetmeyeceğiz. Karadeniz Ereğli’de yaşayan herkesin belediye başkanı olacağız. Ben AK Partili kardeşlerimin de, Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimin de, Milliyetçi Hareket Partili, Yeniden Refah Partili, Türkiye İşçi Partili kardeşlerimin de oylarına talibim. Bizler hepimiz Karadeniz Ereğli’de yaşıyoruz. Karadeniz Ereğli’de hizmet belediyeciliğinin başlaması için herkesin desteğini bekliyorum. Onlar neden bu kadar korkuyorlar, çünkü biz öndeyiz. Korkuyorlar, çünkü bu seçimi alıyoruz. İşi gücü bırakıp bizimle uğraşıyorlar. Uğraşsınlar az kaldı, gümbür gümbür hizmet için geliyoruz. Bizi yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim, hepinizin ayağına yüreğine sağlık.”
Seçim bürosu açılışında konuşan İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediyesi 1. Sıra Meclis Üyesi Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti ekibinin Kdz. Ereğli’ye hizmet edecek, değer katacak bir ekip olduğunu belirterek, 31 Mart günü bu genç ve dinamik ekibe destek vermelerini istedi.
Sesli ve ekibi daha sonra seçim bürosunun açılışını yaparak, kendisine destek vermeye gelenlerle hatıra fotoğrafı çektirdi. – ZONGULDAK
]]>AK Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Adayı İbrahim Sezer; gazetecilerin sorularını yanıtlayarak çetelere pabuç bırakmayacaklarını söyledi. Bazı kesimler tarafından ilçenin kaotik ortama sürüklenmek istendiğini öne süren Sezer, “Sayın Posbıyık bu bahsettiğiniz konuları her seçim döneminde gündeme getiren bir isim. Çünkü bundan nemalanmayı beklenti içine girmeyi adet haline getirmiş bir siyasetçi. Şunu açıkça ifade edeyim, bizim bu bahsettiğiniz çeteler, Ereğli’yi kaotik ortama sürüklemek isteyen kişiler, gruplarla hiçbir işimiz olmaz. Hiçbirisine de Allah’ın izniyle pabuç bırakmayız. Bunu kesinlikle ifade etmek istiyorum. Şunu da peşinen söyleyeyim. Ereğli’de eğer böyle bir çete, böyle bir gruplar varsa buna izin vermeyeceğiz. Söylemlerinden ziyade kendi yanındakilere dikkat etmesi gerektiğini tavsiye ediyorum. Ereğli’de bu gruplara, bu çetelere kesinlikle pabuç bırakmayız. Müsaade etmeyiz. Biz vatandaşlarımızın, seçmenimizin, insanlarımızın huzur ve rahat içerisinde yaşayacağı bir Ereğli’yi tekrar imar etmek için elimizden geleni yapacağız” dedi.
Revizyon uygulamasının neden yapılmadığı sorusuna da cevap veren Sezer, “18 uygulaması ve Revizyon uygulamaları Ereğli’de imar yapılanması için, imarın düzenlenmesi için gerekli bir hazırlık ve gerekli bir süreç. Ancak şunu hep beraber gözlemliyoruz. Bu yönetim için söylüyorum, Ereğli’de revizyonda birilerinin önce hazırlık yapmış olması gerekir ki, arsa toplamadır, hisse almadır gibi işleri önce yapacaklar ki, daha sonra revizyonla 18 yapacaklar. Az önce sizin bahsettiğiniz o çete ve gruplar işte bu ortamdan fayda sağlamak isteyen gruplar bunlar 18 ve revizyon uygulamalarında kendilerine çıkar sağlamak istemek isteyenlerle aynı gruplar zaten. Dolayısıyla onlar garibanın, köylünün mümkün olduğu kadar çok uygun paralara hisseler toplayıp, parseller alıp, yeşil alanlar alıp buralardaki beklentileri 1 liralık yeri nasıl 100 lira nasıl yapılabilir, nasıl imara, nasıl konut alanına, nasıl ticari alanlarına açılabilir bunların hazırlıklarındalar. Dolayısıyla bu hazırlıkları bitiremedikleri sürece revizyon yapılamaz” ifadelerini kullandı.
Özellikle İmarda 18 uygulamasında vatandaşların çok ciddi mağdur edildiğinin altını çizen Ak Parti Adayı Sezer, “Geçenlerde gündem konusu oldu, bir vatandaşımız belki 30-40 yıl önce yapmış olduğu bir evi var, bahçesi var. 18 uygulamaları sırasında daha önce tek kendisine ait olan parsele 16 tane hissedar koymuşlar. Bu ne manaya gelir? Ben buraya 16 kişi koydum, senin tanımadığın hissedarlar koydum, belki hiç anlaşamayacağın birilerini koydum. Çok manasız bir şeyde, ben sana bu baba toprağını, ata toprağını yar etmeyeceğim. Bunu elinden mutlaka alacam. Birilerine peşkeş çekeceğim anlamına gelir. Bu arkadaşımızın da ben feryatlarını figanlarını ciddi bir şekilde takip ediyorum. Allah nasip ederse Belediye Başkanı olduğumda kesinlikle çözüm odaklı olacağız, çözeceğiz. Vatandaşlarımızın yanında olacağız. Gerekirse, Mahkeme süreçlerinde Belediye olarak, Belediye Başkanı olarak kendilerini destekleyecek, her türlü imkanlarını seferber edeceğim. “dedi.
Özellikle kendisinin Ereğli’yi yönetmekte zorlanmayacağını ifade eden İbrahim Sezer, halkın desteğiyle kimseden korku ve çekincesi olmadığını belirterek, “Ben Ereğlili vatandaşlarımıza, hemşerilerimize hakikaten güveniyorum. Bu yapılara ben kesinlikle pabuç bırakmam. Kimseden de korkumuz, çekincemiz yok. Biz yapacağımız işleri düzgün yapalım, düzenli yapalım. Kimsenin hakkını hukukunu bir başkasına yedirmeyelim. Benim anlayışım bu. O tür bize de meydan okuyacak, karşımıza çıkıp bize farklı muamelelerde bulunacak kimseyi de tanımıyorum. Bunu da buradan açıkça ifade ediyorum. Hiç merak etmeyin, ben Ereğli’de yaşayan herkese güveniyorum. Bizim derdimiz Ereğli’ye hizmet etmek, kesinlikle birilerine hizmet etmek değil “dedi. – ZONGULDAK
]]>İlk iki etabı tamamlanan Büyükçekmece Gölü Doğal Yaşam Parkı’nın açılışı gerçekleşti. Açılış törenine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün ve vatandaşlar katıldı. Hizmete açılan park içerisinde yürüyüş ve bisiklet yolu, kafe, ibadethane, otopark, büfe, wc, seyir terasları, çocuk oyun alanlarının yanı sıra proje kapsamında Büyükçekmece Gölü’nün mevcut su kalitesi ve doğal yapısı korundu.
“Çeyrek asırdan beri bu millete yalan söyleniyor”
Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Tepecik, Türkoba, Muratçeşme halkına çeyrek asırdır yalan söylendiğini ifade ederek şöyle açıklama yaptı: “Burası Büyükçekmece ilçesinin en muazzam yerlerinden bir tanesi. Ben 40 yıldan beri burada görev yapıyorum. 1969’dan beri Büyükçekmeceliyim. Son 25 yıldan bu yana Tepecik halkımıza, Türkoba halkımıza, Muratçeşme halkımıza Ekrem İmamoğlu’ndan önceki İstanbul Belediyesi’ni yönetenler ve siyasiler her seçimde “Tepecik halkı, Türkoba halkı, Muartçeşme halkı bize oy verin. 6 ay sonra sahilinizi yapıyoruz. Bize oy verin, imar planlarınız çıkartıyoruz.” Sayın başkanım bu millete çeyrek asırdan beri bunlar söyleniyor. 2019 yılında Ekrem Başkan’ımız ile birlikte Tepecik Meydanı’nda bizim konuşmamızdan sonra benim karşımda aday olan o günkü Büyükşehir Belediye Başkanlığını yürüten Sayın Mevlüt Uysal konuşmasında şunu söyledi: “Değerli Büyük Tepecik halkı ve Türkoba halkı bana oy verin, yanda bizim çadırımızın üstüne asmış olduğumuz imar planı sizin imar planınızdır. Haftaya Pazartesi günü gelin, imarlarınızı alın” dedi.
Konuşmasına devam eden Akgün, “Haftaya Pazartesi günü oldu, mazbatayı elime aldım. Büyükşehir Belediyesi’nin kapısını tuttum. Seçimi iptal ettiler. Zaman uzadı. Ben doğru Büyükşehir’in İmar Planlama Dairesine gittim. Tepecik ve Türkoba’nın tasdik etmiş olduğunuz, çıkartmış olduğunuz 1/5000’lik imar planlarını almaya geldim dedim oradaki imar başkanına. Dedi ki: “Başkanım yok, bekliyor. Sizin kadir Topbaş zamanında Büyükşehir ile beraber hazırlamış olduğunuz planlar aynen meclis raflarında bekliyor. Siyasilerin söylediği yalanlar bizi ilgilendirmez” dediler. Biz o gün bunun yalan olduğunu söyledik. “Size yalan söylüyorlar” dedik ama maalesef Tepecik halkımızı, Türkoba halkımızı yine kendi çıkar ve menfaatlerine alet ettiler. Yine sizin oylarınızı kullandılar. Yüzde 65 oy vererek desteklediniz. Çünkü deprem geliyor, imar planı bekliyorsunuz. 2019’da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu başkan yaptık İstanbul’a ama Büyükşehir Meclisi maalesef Ak Parti’nin elinde kaldı. O günden bugüne sizlere eziyet ettiler. Sizlere 20 yıldan beri eziyet ediyorlar. Ben şahidiyim, o günden beri başkanım ben. O günden beri İstanbul depremi gelecek diyor bilim insanları. Sizin binalarınız değil 7.5 büyüklüğündeki deprem 5.5, 6 büyüklüğündeki burayı direkt etkileyecek depremde binalar yerle bir. Bunu hepimiz biliyoruz. İşte şimdi Ekrem İmamoğlu’nun 31 Mart 10 gün sonra Büyükşehir koltuğuna oturup meclisiyle beraber işbaşı yaptığı zaman size söz veriyorum. En geç 3 ay içesinde o imar planlarını tasdik ettirip, koltuğumun altında getirmezsem gelin hepiniz gelin, yakama yapışın. Çünkü imar planları hazır. Sadece meclisin iradesinin oluşması lazım. Çeyrek asırdır size burada sahil yapacaklardı. Söylemekle olmuyor. Ekrem İmamoğlu’nun dediği gibi oluyor. Söyledi, yaptı. “Başkanım bu sahili yapacağız” dedi. Çeyrek asırdan beri bu millete yalan söyleniyor. Şimdi açılışını yapıyoruz” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>ÖZKAN KARAKAYA
CHP’nin Ardahan’ın Damal ilçesi Belediye Başkan adayı Murat Dalanbay, “İşimiz gücümüz Damal şiarıyla hareket ediyoruz. İlçemizin en büyük eksiklerinden bir tanesi olan doğal gaz problemini Damal’daki bütün STK’lar siyasi partiler, il başkanlarıyla ortak bir komisyon kurup bu problemi çözeceğiz. En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi yaşlı nüfusumuzun fazla olması, ihtiyaç sahiplerinin fazla olması nedeniyle Damal’da aşevi kuracağız. Bu ihtiyaç sahiplerine günde bir öğün de olsa sıcak bir yemek evlerine kavuşturacağız” dedi.
CHP Damal Belediye Başkan adayı Murat Dalanbay, proje ve çalışmalarını anlattı. Dalanbay, ” İlçemizdeki en büyük sorunlardan bir tanesi imar yollarının açılması, imar yolarıyla ilgili sıkıntılarımız var imar yollarını en kısa zamanda bitireceğiz. Mahallelerdeki bütün kilit parke sorunlarının tamamını bitireceğiz. Aynı zamanda kapalı halk pazarı sıkıntımız var, kapalı halk pazarı sıkıntısını çözmeye çalışacağız. Cumhuriyet mahallemizde ciddi anlamda mezarlık yolu, mahalle içindeki ciddi anlamda parke eksikliklerini gidereceğiz. Cumhuriyet mahallesini örnek mahalle yapacağız. Saygıdeğer Damallılar, 31 Mart 2024 yılında yapılacak mahalli idareler seçiminde hepinizi sandığa bekliyorum. CHP’nin gücünü gösterelim. Damal CHP’nin kalesidir bu kaleyi koruyacağız” diye konuştu.
“DOĞAL GAZ PROBLEMİNİ ÇÖZECEĞİZ”
Murat Dalanbay, şunları söyledi:
“İşimiz gücümüz Damal şiarıyla hareket ediyoruz. İlçemizin en büyük eksiklerinden bir tanesi olan doğal gaz problemini Damal’daki bütün STK’lar siyasi partiler, il başkanlarıyla ortak bir komisyon kurup bu problemi çözeceğiz. En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi yaşlı nüfusumuzun fazla olması, ihtiyaç sahiplerinin fazla olması nedeniyle Damal’da aşevi kuracağız. Bu ihtiyaç sahiplerine günde bir öğün de olsa sıcak bir yemek evlerine kavuşturacağız. Mahallelerimizdeki en büyük sıkıntı dere yatakları. Dere yataklarında hem bahar döneminde gelen sellerden kaynaklı vatandaşlar sıkıntı çekmektedir. Bunlar ilgili DSİ ile görüşeceğiz. Dere ıslah çalışmalarını başlatacağız. Damal Belediyesinin gördüğüm kadarıyla en büyük sıkıntılarından biri araç filosu. Araç filomuz eksik olduğu için en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi. Kazanacağımız büyük şehirlerle beraber ortak hareket edip taleplerimizi STK’larımızla beraber ziyaretlerde bulunup bu eksiklerimizi en kısa zamanda gidereceğiz. Gezdiğimiz ve aldığımız şikayetler doğrltusuda içme su depolarında moderazasyon giderilecektir. İl Genel Meclisi üyesi olarak çalıştığım 5 yıl süre zarfında köylerimizdeki su depolarında tamamının çatı sisteminin temizliklerini ve otomatik klops sistemlerini yapmıştık. Aynı şekilde mahallemizdeki su depolarının temizliğini ve su depolarını yapıp otomatik klops sistemlerini bağlayacağız. 5 yıl boyunca yaptığım İl Genel Meclis üyeliğinde aldığım bütün oturumların tamamını 10 öğrenciye burs olarak vermiştim. Aynı şekilde belediye başkanı olarak seçildiğimde öğrencilerimize bu burs desteğini aynı şekilde devam ettireceğiz.
“CUMHURİYET MAHALLESİ ÖRNEK MAHALLE OLACAK”
Mesleğim gereği hayvan pazarının eksiklikleri var ciddi anlamda. Hayvan pazarının modernize edilmesi ve eksikliklerinin giderilmesi, temizliğinin yapılmasını sağlayacağız. Atatürk silueti ve Damal bebeği hak ettiği değeri bulacaktır. Atatürk silueti Damal’ın tanıtımında en büyük rolü üstlenmiştir. Atatürk siluetinin daha fazla tanınmasını bunun üzerinden projeler geliştirilmesiyle Damal’ın kalkındırılmasını sağlayacağız. Damal bebeğinin patentini Damal Kaymakamlığına alınıp Belediye tarafına alınıp bunun kadınlarımız tarafından ürettiği bu bebeği hak ettiği değerde satılmasını sağlayacağız. İlçemizdeki en büyük sorunlardan bir tanesi imar yollarının açılması, imar yolarıyla ilgili sıkıntılarımız var imar yollarını en kısa zamanda bitireceğiz. Mahallelerdeki bütün kilit parke sorunlarının tamamını bitireceğiz. Aynı zamanda kapalı halk pazarı sıkıntımız var, kapalı halk pazarı sıkıntısını çözmeye çalışacağız. Mustafa Kemal mahallemizde en büyük sıkıntı yaylada suyun olmaması, yaylada su kaynaklarının eksik olması. Mahallenin dere yatağı ıslahının olmaması ve kanalizasyon problemi var. Cumhuriyet mahallemizde ciddi anlamda mezarlık yolu, mahalle içindeki ciddi anlamda parke eksikliklerini gidereceğiz. Cumhuriyet mahallesini örnek mahalle yapacağız. Saygıdeğer Damallılar, 31 Mart 2024 yılında yapılacak mahalli idareler seçiminde hepinizi sandığa bekliyorum. CHP’nin gücünü gösterelim. Damal CHP’nin kalesidir, bu kaleyi koruyacağız.”
]]>Seçim süreci boyunca ziyaretlerine aralıksız devam eden Edremit Belediye Başkanı İsmail Say’ın bir sonraki durağı ise Süphan Mahallesi sakinleri oldu. Taziye evinde vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Say, Süphan Mahallesi’nin Van’ın en gelişmiş mahallesi olacağını söyledi. Bunu bir hayal diye veya seçim var diye de söylemediğini vurgulayan Başkan Say, “Bunun gerekçeleri var. Burada 3 temel sorunu var. Birincisi imar, imarda da kendi içinde iki tane problem oluşmuş. Siz ya da diğer vatandaşlarımız bundan 30-40 yıl önce buralara gelerek bir mülk sahibinden parsel parsel yer almış. Şimdi 55 dönümde belki 40 tane 50 tane ortak var. Muhtemelen bu tapunun sahibi belki de vefat etmiştir. Burada önce şunu çözeceğiz, kendi aranızda uzlaştığınız zaman bize de bu konuyu çözmek düşüyor. Sizin gibi Süphan’da 5 tane büyük parsel var. Bu da ne demek, burada toplamda 300-500 kişi mağdur durumda. Biz mi mağdur etmişiz hayır. 30 yıl önce, 20 yıl önce gelmiş. Peki 30 yıl önce, 20 yıl önce burada belediye yok muydu? Vardı. Ama kimse bu işe el atmamış. Ta ki Mustafa Çohaz döneminde kalan sorunlar var. Mustafa Çohaz dediğimiz tam 40 sene evvel 1984’te belediye başkanı olmuş. Yani tam 40 sene önceki sorunlar” dedi.
“İmarda Süphan Paris’tir ama uygulanmamış”
İkinci bir sorunun ise bakanlığın çevre yolundan dolayı buraya imar yaptığını da sözlerine ekleyen Başkan İsmail Say, konuşmalarını şöyle sürdürdü;
“18 uygulaması yapılacaktı, biz onu 18’in içine koymadık. Zaten dedik mahalle çok sorunlu bir de 18’in içine koysaydık daha da içinden çıkılmaz bir hal alırdı. Önce sizlerin kendi arasında anlaşıp ve bizim harita mühendisiyle uzlaştırdıktan sonra bizde bunu 1 ayda çözeriz. Bakın 2 ay değil, 1 ayda. Bir diğer sorunda imar problemleri çözüldükten sonra doğalgaz gelen yerler var, gelmeyen yerler var, geçen yıl da burada birçok sokağa doğalgaz geldi. Biten yerlere hemen arkasında 5-6 kilometre asfalt yaptık, drenaj hattı döşedik. DSİ’ye ait olmasına rağmen birçok sıkıntılı noktayı çözdük. Diğer taziye evinde imar problemi vardı şimdi onu çözeceğiz. Ama en önemlisi şu, bu bölgeyi kentsel dönüşüm merkezi yapacağız. Sen kendi evinden ve arazinden olmadan, vergi vermeden, ruhsat harcı vermeden, kendi yapını yenileyeceksin. Allah korusun yarın deprem oldu, toprak ev, eski ev bunlar kentsel dönüşüm kapsamındadır. 4 tane mahalle yazmışız bu mahallelerden biri de Süphan’dır. Burada şimdi kağıt üzerinde açarsan Süphan Paris’tir. İmarda Süphan Paris’tir ama uygulanmamış. İnşallah sizler kendi aranızda uzlaştığınız vakit burası da hak ettiği noktaya gelecektir” diye konuştu.
Yapılan konuşmanın ardından mahalle sakinleri de mahalleleriyle ilgili sorun ve sıkıntıları yönelttiği toplantı, soruların cevaplanması ile sona erdi. – VAN
]]>Gültak, geçen 5 yılda gerçekleşen hizmet ve yatırımların yanı sıra yeni döneme ilişkin proje ve çalışmaları, basın tanıtım toplantısı ile Mersin kamuoyuna anlattı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati ile milletvekileri ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Akdeniz Belediyesinin 5 yılını özetleyen, kadınlar, gençler ve çocuklar için hayata geçen hizmetlerin, kentsel dönüşüm, eğitim, istihdam, kültür, sanat, spor ve meslek edindirme projelerinin anlatıldığı filmin ardından sunum yapan Gültak, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek konuşmasına başladı.
“Her kesimi kucaklayıp herkesin belediye başkanı olduk”
Akdeniz’de gönüller yapmaya geldiklerini söyleyen Başkan Gültak; “Akdeniz’de maalesef sevgi ve gönül işleri biraz sıkıntılıydı. Huzursuzluk, kargaşa, aksiyon filmi gibi. Devamlı aksiyon vardı Akdeniz’de. 2019’da ilk hedefimiz sevgi dilini, barış, kardeşlik dilini kullanarak, kimseyi ayrıştırmadan, herkesi kucaklayarak, herkesin ve her kesimin belediye başkanı olmak için geldik. ve bugün geldiğimiz noktada artık Akdeniz’de huzur var, kardeşlik var. Kimse dilinden, dininden, mezhebinden dolayı artık Akdeniz’de ayrıştırılmıyor. Herkes kardeş. Geçmişteki huzursuzluk ve güvensizlik bitti” diye konuştu.
“Mersin, limanı ile İstanbul’la yarışabilecek bir ildir”
Başkan Gültak, Akdeniz’in yıllarca ihmal edilip unutulduğunu ve mağdur edildiğini söyleyerek, “Dünyanın birçok ülkesinde liman şehirlerini gördüm. Eğer bir yerde liman varsa, orada zenginlik vardır, medeniyet vardır, refah vardır. Ama ne hikmetse bizim Mersin Limanı; dünyanın en önemli limanlarından biri olmasına rağmen o zenginliği yakalayamamış. Çünkü bugüne kadar Akdeniz’i yönetenlerin, bunlarla ilgili hayalleri, girişimleri olmamış. Bir şeyleri hep halının altına süpürmüşler. Geldik, tüm gerçekliğiyle bunları ortaya koyduk. Sonuç itibariyle artık Akdeniz gelişmeye başladı. Liman burada olup kapasitesi arttığı sürece Akdeniz’in yeri ilk 100’ler değil, ilk 10’un içinde olacak. Mersin, İstanbul ile yarışabilecek bir vilayettir. Türkiye’de Marmara Bölgesinin alternatifi olan tek bölge de Çukurova Bölgesidir, Mersin ve Adana’dır. Bir yandan enerji hatları, bir yandan limanınız, bir yandan Türkiye’nin en büyük Çukurova Limanı, hızlı tren de geliyor. Artık Mersin’in önünde kimse duramaz” ifadelerini kullandı.
“Şehrin kalkınmasını istiyorsanız yapacağınız ilk iş imardır”
İmar planlarının önemine de değindiği sunumunda Başkan Gültak şöyle konuştu; “Bir şehrin, bir belediye başkanının en önemli işi imar yapmaktır. Eğer şehirde imar yoksa siz orada medeniyetten, kalkınmışlıktan, zenginlikten bahsedemezsiniz. İmar; şehirlerin anayasasıdır. Yapmazsanız, kaçak binalar ortaya çıkar, sanayileşme ile konutlaşma iç içe geçer. Caddeleri cadde olmaz, altyapısı sağlam olmaz. Dolayısıyla siz eğer bir zenginlikten, şehirden ve kalkınmışlıktan bahsedecekseniz, ilk yapacağınız iş imardır. İmarsız yapılan her şey kötüye gider; Akdeniz’de olduğu gibi. Kente, 30 yıldır tarım görüşleri gelmemiş. Yenişehir’de, Mezitli’de, Toroslar ve Akdeniz’de, kısmen de Tarsus’ta tarım görüşü gelmediği için, çaba gösterilmediği için imarsız kalmış. Sonuç; kaçak ve önlenemeyen düzensiz yapılar. Bir dönem Mersin; Türkiye’nin en ucuz gayrimenkulüne ve kirasına sahipken, son yıllarda İstanbul ile yarışır hale geldi. Bunu en büyük nedeni, imarların zamanında yapılmamasıdır. Bakanlarımız ve milletvekillerimiz ile çalışarak tarım görüşlerini 30 yıl sonra, 2021 yılı başında getirdik. Sonrasında da Mersin Büyükşehir Belediyesi, geç de olsa 5 binlikleri yaptı ve 6-7 ay önce bize teslim etti. Şimdi biz, halden Deli Çaya kadar olan yerlerin binliklerini ihale ettik ve şu an çalışmalar devam ediyor. Önümüzdeki dönem bitecek. Deli Çay’dan Nacarlı’ya kadar olan alanların zemin etütlerini yaptırıyoruz. İkinci dönemimizde Allah’ın izniyle oranın binliklerine de başlayacağız.”
“Yeni dönemde 10 binlerce insanımıza istihdam kapıları açılacak”
Sözlerini, “İmar deyip geçmeyin. Binlerce hektar arazi lojistik, sanayi ve depolama alanı olarak açılacak” diyerek sürdüren Başkan Gültak, “Limanın genişleme ihalesi verildi ve proje 3 yılda bitiriliyor. Yüzde 30 kapasiteli limanımız büyüyor. Bu şu demek; yeni lojistik, yeni depolama, yeni sanayi alanlarına ihtiyaç var demek. Peki siz, limanın büyüme kapasitesini nereye sığdıracaksınız? Toroslar olmuyor, Yenişehir, Mezitli hiç olmaz. Tek alternatifiniz kalıyor, Akdeniz. İşte bu, imarı da zamanında bitirdiğinizde, büyüme ile paralel gittiğinden dolayı, liman büyüyor, hızlı tren, Çukurova Havalimanı açılıyor. İmarlar da geldiğinde 10 binlerce insanımıza istihdam imkanı açılacak. Bunun önüne kimse geçemez artık. Dolayısıyla imarlarımız da o dönemde hazır olmuş olacak, bu potansiyel olduğunda. İş adamlarımız geldiğinde artık Onlara ‘imarımız yok’ demeyeceğiz. Son 1 buçuk yıldır ilk 100 şirketin en az yarısı, ya kendileri telefonla arıyor veya CEO’larını yolluyorlar, Akdeniz’de yatırım yapmak istiyorlar. Çünkü Marmara’dan korkuyor artık insanlar. Depreme takılmayacak, limanı yanında, navlun fiyatlarına takılmayacak, her türlü masraftan kurtulacakları tek bir il var Mersin, ilçe var Akdeniz. O yüzden İstanbul’un, Türkiye’nin en büyük firmalarının gözü Akdeniz’de. Ama tek istedikleri, imardan bile önce huzur. Huzur olmazsa hiçbiri gelmez” şeklinde konutu.
“Türkiye ve Avrupa’dan binlerce sporcu Mersin’e gelecek”
Yeni dönemde hayata geçecek Çamlıbel Su Sporları Merkezi Projesini de anlatan Başkan Gültak, “Üzülerek söylüyorum; Mersin 321 kilometre sahil bandına sahip bir il. Ama bugüne kadar bir büyükşehir veya ilçe belediye başkanı, bu denizden faydalanmayı düşünmemiş. Denizini, balığını anlatmıyoruz, tesisler kurmuyoruz. Bodrum’da, Muğla’da, İzmir’de Antalya’da var tesisler. Bizim ne eksiğimiz var? Biz onlardan daha zenginiz. Ama kimse bununla uğraşmamış. Spor Bakanlığının izni ve Çevre Bakanlığının da bizzat Vali Bey ile birlikte imarlarını hazırladık ve Cumhurbaşkanımıza sunduk. Sayın Nebati Bakanımız yoğun ilgi gösterdi. Sonuçta da Cumhurbaşkanımız, ‘yap-işlet-devret’ modeli ile projeyi imzaladı. Şu an Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğünde ihale aşamasında. Nihayetinde burada Avrupa ve Türkiye yelken şampiyonaları, final ve lig ayakları düzenlenecek. Türkiye ve Avrupa’dan binlerce sporcu kentimize gelecek ve yarışacak. Bu da Mersin ve Akdeniz’in marka değerini yükseltecek, aynı zamanda turizm gelirlerinin artması demektir” diye konuştu.
“Söz veriyorum; yeniden herkesin ve her kesimin belediye başkanı olacağım”
Sunumunu, yeni dönemde hayata geçecek kentsel dönüşümü, Karaduvar balık festivali ve Esenli üzüm şenliği, eğitim, kültür, spor, istihdam ve yatırım projelerini, Akdeniz’e kazandırılan yeni parklar ile yeşil alanları anlatarak sürdüren Başkan Gültak, özellikle kentsel dönüşüm projelerinin önemine değinerek şöyle konuştu; “Mesele devlet, mesele Mersin ve Akdeniz olunca ben deli olurum. Çünkü risk almadan hiçbir şey yapamazsınız. Biz Akdeniz’e koltuk için gelmedik. Her şeye girişiriz, yeter ki doğrular ortaya çıksın. İşte Çay Mahallesi’nde 500 modern konut bitti. Barış, Çilek, Turgut Reis ve Bahçe’de, en az bin konut daha yapmayı planlıyoruz. Bir kısım projelerimizi TOKİ’ye teslim ettik, bakanlık onayını bekliyoruz. Akdeniz’de daha çok iş yapacağız. Ülkemiz için, bu kentte yaşayan kardeşlerimiz için çalışacağız, kardeşliğin, barışın, huzurun kalıcı olması için hizmet vermeye devam edeceğiz. Herkesin ve her kesimin belediye başkanı olacağımın sözünü yine veriyorum. Bütün bunlar fragmandı, film yeni başlayacak.” – MERSİN
]]>İçerenköy Mahallesi’nin 1/1000 Ölçekli Uygulamalı İmar Planı’nın geçen günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde oylanarak kabul edilmesinin ardından, konu hakkında detaylı bilgi vermek ve vatandaşların sorularını cevaplamak için Ataşehir Belediyesi tarafından İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi’nde bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Başkan İlgezdi, Belediye Başkan Yardımcıları Sadık Semih Kayhan ve Cenan Arslan ile Plan ve Proje Müdürü Temel Önder’in konuşmacı olduğu toplantıya, CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Onursal Adıgüzel, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Celal Yalçın ve İçerenköy Muhtarı Sırma Doğru ile mahalleli yurttaşlar katıldı.
Toplantıda söz alan Başkan İlgezdi, şunları kaydetti:
“İÇERENKÖY’ÜN İMAR SORUNU ÇÖZÜLMÜŞTÜR”
“Vatandaşlarımıza söz verdiğimiz şekilde, mahallelerimizin imar sorunlarını bir bir çözüme kavuşturduk. İçerenköylü vatandaşlarımızın imar sorunlarının çözümü ile ilgili uzun zamandır beklediği karar nihayet İBB Meclisi’nden geçti. İçerenköy Türkiye’deki en büyük 6 mahalleden biri olmasına karşın bugüne kadar imar sorunu çözülmemişti. Bundan sonra, planlar İBB tarafından Ataşehir Belediyesi’ne gönderilecek ve burada 1 ay süreyle askıda kalacak. Ardından 18 uygulaması için Ataşehir Belediyesi tarafından gerekli ihale yapılacak. Islah imar planından gelen alanlarda 18 uygulaması yapılacak, sonrasında arzu eden vatandaşlarımız hemen inşaatlarına başlayabilecek. İçerenköy’ün imar sorunu çözülmüştür, mahalleli vatandaşlarımıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.”
Toplantıda kısa bir konuşma yapan CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Onursal Adıgüzel de şunları dile getirdi:
“DEPREME DAYANIKLI BİR ATAŞEHİR İÇİN ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”
“Öncelikle Battal Başkan’a Ataşehir için vermiş olduğu emeklerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Ben İçerenköy’de yaşayan ve buranın sorunlarını çok iyi bilen bir kardeşinizim. Bu toplantının yapıldığı İnan Aydınoğlu Kültür Merkezi, ilçemiz için büyük bir kazançtır. Deprem, kentsel dönüşüm, tapu ve imar meseleleri hepimizin gündeminde olan çok önemli sorunlardır. Depreme karşı dayanıklı bir Ataşehir’de oturmak için hep birlikte çok çalışacağız. Bu sorunun aşılmasında emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.”
Onaylanan yeni imar planındaki kazanımları aktaran Başkan Yardımcısı Sadık Semih Kayhan ise şunları söyledi:
“İÇERENKÖY’DE KİMSENİN 1 METREKARE ARSASININ BİLE İMARLA İLGİLİ KAYBI OLMAYACAK”
“Yeni plana göre İçerenköy’ün tamamında emsal değeri 2.10 oldu. Elinizdeki tapuda sahip olduğunuz metrekare alanı ne kadarsa, emsal bu metrekarenin üzerinden hesaplanacak ve böylece kesintiden kaynaklı bir hak kaybı yaşanmayacak. Ayrıca vatandaşlara ait, sosyal donatı alanında kalan arsalar dahi, 18 uygulamasıyla birlikte 2.10 emsal değerini kullanabilecekler. İçerenköy’de hiç kimsenin 1 metrekare arsasının bile imarla ilgili kaybı olmayacak. 18 uygulamasıyla, 70-80 metrekare gibi küçük boyuttaki arsalar, belediye tarafından birleştirilecek. Ayrıca yeşil alan, okul alanı ve sağlık alanı gibi sosyal donatı alanında kalan yerler, en yakın adaya taşınarak konut alanına çevrilecek. Böylece parsel sınırları kaldırılıp, arsalar birleştirilerek, imar planının uygulanabileceği daha büyük bir parsel oluşturulacak.”
]]>Beşiktaş’ta belediyenin depreme karşı daha güvenli bir ilçe hedefi doğrultusunda başlattığı kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beşiktaş İmar A.Ş tarafından dönüşümü başlatılan projelerden Akat Mahallesi’ndeki Manolya ve Yakar apartmanları için temel atma töreni düzenlendi. Törene Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve hak sahipleri de katıldı.
Rıza Akpolat: Amacımız Beşiktaş’ın Tamamında Bu Süreçleri Yönetmek ve Kentimizi Depreme Dirençli Hale Getirmek
Temel atma töreninde konuşan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Beşiktaş ilçemiz diğer ilçelere göre daha dirençli, dayanıklı ve zemini daha sağlam olmasına rağmen yapı stoku oldukça yaşlı. 1960 ve 1980 arası yapılmış binalardan oluşuyor. Toplam bina sayısının yüzde 78’i bu durumda. Dolayısıyla zemin ne kadar sağlam olursa olsun binalarımız yorgun. Bir 99 Marmara Depremini yaşadık. Dolayısıyla burada dirençli bir kent oluşturmaya çalışıyoruz. Bu hiç kolay bir iş değil Beşiktaş ilçesi İstanbul’un diğer ilçeleri gibi değil. Beşiktaş ilçesi bir kararı alırken yetki paylaşıyor. Sadece kendi meclisinden çıkan bir kararla imar planı yenileyemiyor. İlçemizin önemli bir bölümünde imar planları yapmak ve onaylatmak için, kentsel dönüşümü hayata geçirebilmek için önce ilçe belediyemizin, sonra İBB’nin ve ilgili kurulların onayı gerekli. Beşiktaş’ın bugün kronik sorunu haline dönüşmüş imar planları, otopark sorunu günlük sorunlardan kaynaklı diğer sorunlar bu iş birliğinden geçiyor. Bu iş birliğinin de olabilmesi için siyasetin olmaması gerekiyor. Bütün bunları yapabilmemiz için eski yapıları dönüştürmemiz ve daha kapsamlı imar planını hayata geçirmemiz gerekiyor ve daha doğru bir kentsel dönüşümü hayata geçirmemiz gerekiyor. Bugün beş senedir bizim planlarımızı İBB meclisinde bekletenler bizim bir mahallemize gidip burada neden yüzme havuzu yok diyor ya da burada neden park yok diyor. Birisi de çıkıp bu beş senedir geçmeyen planları konuşmuyor. Bunları engelleyen hangi siyasi parti ve ittifaktır diye sormuyor. Bir de Beşiktaşlıyı verdiği oyla itham ediyorlar. Beşiktaş gibi bir yerde kent rantının çok olduğu bir yerde insanları bir araya getirip uzlaşı sağlamak çok zor. Bizim iştirakımız Beşiktaş İmar A.Ş bunları yapıyor. Vatandaşlar ve yüklenici firma arasında bir uzlaşı sağlıyor. Yıkımdan ruhsatına kadar da bu süreçleri İmar A.Ş denetliyor. Dolayısıyla vatandaş en doğru bilgiye ulaşıyor. Her şey şeffaf bir şekilde kamuoyunun önünde paylaşılıyor. Amacımız Beşiktaş’ın sorunları olan yerlerinin tamamında bu yöntemle bu süreçleri yönetmek ve kentimizi dirençli hale getirmek. Burada bir proje var ve bu görseller paylaşılıyor. İtinayla hazırlanmış ve yasaya aykırı hiçbir durumun olmadığı, tamamıyla kamu tarafından denetlenen projeler. Bu proje güzel ve örnek bir proje olacak. Biz bu örneği çeşitlendirerek diğer komşularımızla paylaşacağız. Daha çok insanın güvenini bu sayede elde etmiş olacağız. Bundan sonra da Beşiktaş’ı depreme dayanıklı bir ilçe haline getirmek için çalışacağız” dedi. – İSTANBUL
]]>Karapınar Gençlik Merkezi’nde düzenlenen tapu dağıtım törenine, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Yıldırım İlçe Tapu Müdürü Enes Gezmiş, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Mersin, AK Parti il yönetim kurulu üyeleri Fuat Alpaslan, Süheyla Bülbül ve Şahin Biba, Karapınar Mahalle Muhtarı Mehmet Çakır ve hak sahipleri katıldı. Törende konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım’ın Türkiye’deki 50 şehirden daha büyük bir ilçe olduğunu hatırlatarak, 5 yıldır çocukları, gençleri, kadınları, yaşlıları ile Yıldırımlıların mutluluğu ve huzuru için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Geride kalan 5 yıllık süreçte imar uygulamalarından kentsel dönüşüme, yeşil alanlardan parklara, spor tesislerinden kütüphanelere, modern pazar alanlarından meydanlara kadar birçok önemli hizmetleri Yıldırım’a kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirten Başkan Yılmaz, “Tüm bunları yaparken temel önceliğimiz ise Yıldırım’ın en önemli problemi olan imar, hisseli parsel ve mülkiyet sorununu çözmek oldu. Bu doğrultuda önemli adımlar atarak Türkiye’nin önünü açacak bir kanun düzenlemesine öncülük ettik. Akabinde başlattığımız imar uygulamalarıyla kısa sürede 10 bin hak sahibine tapularını teslim ettik. Kısa süre içerisinde bu sayı 40 bine ulaşacak” dedi.
Yapılan uygulamalarının etkilerinin bugün itibarıyla tam olarak görülemeyebileceğini de hatırlatan Başkan Yılmaz, “Bu çalışmalarımız mülkiyet problemini tamamen ortadan kaldıracak. Özellikle riskli alan diye tabir ettiğimiz bölgelerde yeni ve güvenli yaşamın önünü açan imar ve plan uygulamalarının önü açılacak. Bu, bu şehir için bir sessiz bir imar devrimdir. Sadece bugüne kadar yaptığımız uygulamalarla ilçemize 68 bin metrekare spor alanı, 36 bin metrekare sağlık alanı, 680 bin metrekare yeşil alanı, 93 bin metrekare sosyal ve kültürel alanı, 78 bin metrekare cami alanı ve 250 bin metrekare okul alanını bedelsiz olarak kazandırdık” ifadelerini kullandı.
Yıldırım Belediyesi sınırları içerisinde toplam 3 bin 100 hektarlık planlanabilir alan bulunduğunu bunun da 320 hektarlık kısmındaki planlama ve imar çalışmalarını 2109-2024 döneminde tamamladıklarını aktaran Başkan Yılmaz, “Şimdi gayemiz, 515 hektarlık alandaki imar planı ve imar uygulaması çalışmalarını tamamlayarak beş yıllık dönem içerisinde planlanabilir alanda yüzde 27 oranında tapu yenilemesi yaparak hak sahiplerine imar parseli tapularını teslim etmiş olmak. Yıllardır çözüm bekleyen Karapınar Mahallesi’ndeki tapu çalışmalarımızı tamamlayarak, 1. ve 5. Bölge olarak adlandırılan 38 hektarlık alanda yaklaşık bin 503 malike ait imar uygulaması tapularını tescil ettirdik. İmar tapuları çıkan bölgede 1 adet camii alanı, toplam 23 bin metrekare, 6 adet okul alanı ve 34 bin metrekare yeşil alan elde edildi” dedi. Konuşmaların ardından hak sahiplerine tapuları dağıtıldı. – BURSA
]]>Malatya’nın 6 Şubat depremlerinde çok ciddi bir yıkıma uğradığını ifade eden MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan sorunları dernek olarak her platformda dile getirmeye çalıştıklarını söyledi. İş dünyası olarak Malatya’nın bir an önce yeniden ayağa kalkmasını önemsediklerini belirten Karademir, “Çünkü ticaretin, Malatya ekonomisinin ayağa kalkması için şehrin imarını yeniden hızlı bir şekilde yapılması lazım. 6 Şubat deprem ile birlikte Malatya’da 112 bine yakın binamız ağır hasarlı. Yıkımların yüzde 90 oranında olduğunu görüyoruz. Şehirde çok ciddi bir yıkım oluştu” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın deprem nedeniyle evini yerinde yapmak isteyen depremzedelere ‘Yerinde dönüşüm projesi’ kapsamında 750 bin TL kredi, 750 bin TL hibe desteği verdiğini hatırlatan Salih Karademir, “Toplam 1,5 milyon TL’lik bir yardımda bulunacağını belirtildi. Bu bizim için çok önemli bir proje, lakin depremin üzerinden yaklaşık bir yıl geçen bir süre var. Türkiye’deki ekonomik şartların ve enflasyon oranlarının sürekli artması nedeniyle şu anki şartlarda deprem bölgesinde toplamda 1,5 milyon TL ile vatandaşlarımızın yerinde evlerini tekrar yapmasının zor olduğunu görüyoruz. Bu paranın yetmeyeceğini, vatandaşımızın da imkanlarını da zorlanacağını bildiğimiz için devletimizin, bakanlığımızın verilecek olan bu desteği biraz daha artırmasını göz önünde bulundurmasını istiyoruz. Yaklaşık 2,5 milyon TL’lik bir rakam gerekiyor. şu şartlarda yerinde dönüşüm kampanyası için bir milyon 250 bin TL kredi, bir milyon 250 bin TL’de hibe olarak verilirse vatandaşımızın hızlı bir şekilde yerinde dönüşüm kampanyasıyla evlerini ve iş yerlerini yapıp hızlı bir şekilde Malatya’nın eski günlerine kavuşacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.
Bu desteğin arttırılması gerektiğini önemsediklerini belirten Karademir, “İnşallah Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, devletin imkanları dahilinde yerinde dönüşüm projesine verilecek olan hibe ve kredi desteklerini tekrardan revize ederek, güncelleyerek deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza daha iyi bir destekle açıklayacaklarını umuyoruz” ifadelerine de yer verdi.
Yaklaşan yerel seçimlere de değinen MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, aday olan isimlerin Malatya’yı yeniden ayağa kaldıracak projelerini hızlı bir şekilde kamuoyuna açıklamasını beklediklerini söyledi. Depremden buyana halen şehirde imar noktasında bir belirsizlik yaşandığına işaret eden Karademir, “Hızlı bir şekilde hem yıkılacak olan binaların kaç kat olacağını, hem de yeni açılacak imar veya yeni verilecek imar bölgelerinde imarın nasıl işleneceği hakkında vatandaşımızın ciddi bir şekilde bilgilendirilmesini istiyoruz. Vatandaşımız burada ne kadar sağlıklı bilgilere kavuşursa o kadar memlekete güveni tam olur. Şehirde ciddi bir şekilde bir göç var. Bu göçün en büyük nedeni de belirsizlik. Biz her zaman dediğimiz gibi, belirsizliklerin ortadan kalkmasını istiyoruz. Gelecek olan belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde imar noktasında seçim döneminde bilgi vermesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü şehirde gözüken belirsizlikten dolayı ciddi bir göç yaşanıyor. İş dünyası olarak sabrımız kalmadı, çünkü bu belirsizlikler devam ederse şehrimizin geriye gideceğini görüyoruz. Yetkililerden, siyasetçilerimizden, milletvekillerimizden Malatya’mızın yeniden eski gücüne kavuşması için istişare ve bilgi kültürüyle birlikte şehrin yeniden ayağa kalkması için çaba göstereceklerine inanıyoruz” dedi.
Malatya’nın imarında yatay mimarinin de çok önemli olduğunu daha öncede dile getirdiklerini ifade eden Karademir, “Şehrin yeniden açılacak imar planında yatay mimariye öncelik verilmesini istiyoruz. İş dünyası olarak barınma ve iş yerlerinin çarşı merkezi ne kadar hızlı bir şekilde teslim edilirse Malatya’nın da ticaretinin yeniden güçleneceğini, yeniden ekonominin canlanacağını ve giden vatandaşlarımızın yeniden Malatya’ya döneceğine inanıyoruz. MAGİNDER ailesi olarak her zaman devletimizin yanında olduğumuzu, seçilecek olan belediye başkanımızın yanında olacağımızı söylemek istiyorum” diye konuştu. – MALATYA
]]>Beşiktaş’ta depreme karşı daha güvenli bir ilçe hedefi doğrultusunda başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor. Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beşiktaş İmar A.Ş. tarafından dönüşümü başlatılan projelerden Akat Mahallesi’ndeki Manolya ve Yakar apartmanları için temel atma töreni düzenlendi. Törene Başkan Akpolat ve hak sahipleri katıldı.
Törende söz alan Akpolat, şunları kaydetti:
“DİRENÇLİ BİR KENT OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
“Beşiktaş ilçemiz diğer ilçelere göre daha dirençli, dayanıklı ve zemini daha sağlam olmasına rağmen yapı stoku oldukça yaşlı. 1960 ve 1980 arası yapılmış binalardan oluşuyor. Toplam bina sayısının yüzde 78’i bu durumda. Dolayısıyla zemin ne kadar sağlam olursa olsun binalarımız yorgun. Bir 99 Marmara Depremi’ni yaşadık. Dolayısıyla burada dirençli bir kent oluşturmaya çalışıyoruz. Bu hiç kolay bir iş değil. Beşiktaş ilçesi İstanbul’un diğer ilçeleri gibi değil. Beşiktaş ilçesi bir kararı alırken yetki paylaşıyor. Sadece kendi meclisinden çıkan bir kararla imar planı yenileyemiyor. İlçemizin önemli bir bölümünde imar planları yapmak ve onaylatmak için, kentsel dönüşümü hayata geçirebilmek için önce ilçe belediyemizin, sonra İBB’nin ve ilgili kurulların onayı gerekli. Beşiktaş’ın bugün kronik sorunu haline dönüşmüş imar planları, otopark sorunu günlük sorunlardan kaynaklı diğer sorunlar bu iş birliğinden geçiyor. Bu iş birliğinin de olabilmesi için siyasetin olmaması gerekiyor.
“CHP’Lİ BELEDİYELERİN İMAR PLANLARI REDDEDİLİYOR”
İBB’de meclis çoğunluğuna takılarak özellikle CHP’li belediyelerin imar planları reddediliyor. Bu planlar reddedilince daha çok sosyal tesislerin olduğu daha çok park alanlarının olduğu yerleri yaratamıyoruz. Bütün bunları yapabilmemiz için eski yapıları dönüştürmemiz ve daha kapsamlı imar planını hayata geçirmemiz gerekiyor ve daha doğru bir kentsel dönüşümü hayata geçirmemiz gerekiyor. Bugün beş senedir bizim planlarımızı İBB Meclisi’nde bekletenler bizim bir mahallemize gidip burada neden yüzme havuzu yok diyor ya da burada neden park yok diyor. Birisi de çıkıp bu beş senedir geçmeyen planları konuşmuyor. Bunları engelleyen hangi siyasi parti ve ittifaktır diye sormuyor. Bir de Beşiktaşlıyı verdiği oyla itham ediyorlar. Beşiktaş gibi bir yerde kent rantının çok olduğu bir yerde insanları bir araya getirip uzlaşı sağlamak çok zor. Bizim iştirakımız Beşiktaş İmar A.Ş. bunları yapıyor. Vatandaşlar ve yüklenici firma arasında bir uzlaşı sağlıyor. Yıkımdan ruhsatına kadar da bu süreçleri İmar A.Ş. denetliyor. Dolayısıyla vatandaş en doğru bilgiye ulaşıyor. Her şey şeffaf bir şekilde kamuoyunun önünde paylaşılıyor. Amacımız Beşiktaş’ın sorunları olan yerlerinin tamamında bu yöntemle bu süreçleri yönetmek ve kentimizi dirençli hale getirmek. Burada bir proje var ve bu görseller paylaşılıyor. İtinayla hazırlanmış ve yasaya aykırı hiçbir durumun olmadığı, tamamıyla kamu tarafından denetlenen projeler. Bu proje güzel ve örnek bir proje olacak. Biz bu örneği çeşitlendirerek diğer komşularımızla paylaşacağız. Daha çok insanın güvenini bu sayede elde etmiş olacağız. Bundan sonra da Beşiktaş’ı depreme dayanıklı bir ilçe haline getirmek için çalışacağız.”
]]>