NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Kafkasya turu kapsamında geldiği Ermenistan’da temaslarına devam ediyor. Stoltenberg, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan tarafından kabul edildi. Görüşmede, Haçaturyan ve Stoltenberg, Ermenistan-NATO işbirliğine ilişkin konuları, bölgesel gelişmeleri ve Ermenistan ve Azerbaycan arasında devam eden barış müzakerelerini ele alındı.
Haçaturyan, bölgedeki istikrarlı ve kalıcı barışın sağlanması konusunda Ermenistan’ın ilkeli tutumunu bir kez daha teyit ederek, Ermenistan’ın ve tüm Güney Kafkasya bölgesinin kalkınmasının ancak barış ve demokratik ilkelerin tesis edilmesi yoluyla olacağını vurguladı. Ermenistan ve Azerbaycan arasında barışın sağlanmasını bölgedeki diğer ülkelerin çıkarlarını da göz önünde bulundurarak olumlu bir şekilde tamamlanmasının önemine vurgu yapılan görüşmede Haçaturyan, “Ermenistan’ın samimi isteği, tüm komşularıyla komşuluk ve ortaklık ilkelerine dayalı ilişkiler kurmaktır” ifadelerini kullandı. Görüşmenin ardından Haçaturyan ve Stoltenberg, ortak basın toplantısı düzenledi.
“Ermenistan’ın NATO ile 30 yıldan fazla bir işbirliği geçmişi var”
Stoltenberg’i ve heyetini karşılamaktan mutluluk duyduğunu belirten Haçaturyan, “Ziyaretiniz, Ermenistan-NATO işbirliğinin sürekliliğini ve önemini bir kez daha belgelenmesi açısından önemlidir. Ermenistan’ın NATO ile 30 yıldan fazla bir işbirliği geçmişi var. 1994’ten bu yana, NATO ile Ermenistan arasında, esas olarak. Ermenistan’ın dayanıklılığını ve yeteneklerini artırmaya ek olarak, demokratik kurumların kurulmasına katkıda bulunmayı hedefleyen kurumsal işbirliği zaten başlamıştı. Bütün bunlar bugün Ermenistan için çok daha anlamlıdır. Bölgede gerçek barışın tesisi için her şeyi yapmaya çalışan bir ülkeyiz. Demokratik ilke ve fikirlerin rehberliğinde olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim” dedi.
Görüşmede, NATO’nun kuruluş yıldönümüne değinen Haçaturyan, “Bu yıl NATO’nun 75. yıldönümü. NATO kurulduğunda iki ana fikir etrafında toplanmıştı. Birincisi, NATO üyesi ülkelerin güvenliğini ve bu ülkelerin savunduğu değerleri korumaktır. Bu değerler özgürlük, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüdür. Şimdi bu ilkeler bize rehberlik ediyor ve mevcut zorluklarla yüzleşmek, bağımsızlığımızı ve demokrasimizi güçlendirmek için her şeyi yapıyoruz” dedi.
“Ermenistan, NATO’nun uzun vadeli bir ortağı”
Ermenistan’ı ziyaret etmekten ve Haçaturyan’la tanışmaktan mutluluk duyduğunu belirten Stoltenberg, “Bahsettiğiniz gibi, Ermenistan, NATO’nun uzun vadeli bir ortağı, 30 yıllık bir ortaklığımız var. Bu süre zarfında, yakın ortaklar olarak çalıştık, birbirimize destek olduk ve yardımcı olduk” dedi
Stoltenberg, “Ermenistan’ın, Kosova’daki NATO misyonlarını ve faaliyetlerini desteklemek için yaptıklarından dolayı çok minnettarız, bu arada Ermeni askerlerinin kişisel olarak Kosova’da bulunmaları da dahil. Daha önce birkaç kez Ermeni askerleriyle tanıştım ve her zaman onların profesyonelliklerinden, özverilerinden ve bağlılıklarından etkilenmişimdir” dedi.
Stoltenberg, ayrıca Ermenistan’ın son zamanlarda Kosova’daki varlığını güçlendirmeye yönelik yaptığı açıklama için de teşekkürlerini ileterek, bunun Balkanlar’daki istikrar için çok önemli olduğunu vurguladı. – ERİVAN
]]>CHP eski Parti Meclisi Üyesi ve 38. Kurultay Genel Başkan Aday Adayı Prof. Dr. Örsan Öymen’in sözcülüğünü yaptığı CHP İlke ve Demokrasi Hareketi, yerel seçimlere ilişkin bildiri yayınlandı. Bildiride, şu görüşler yer verdi:
“Türkiye’de teokratik bir diktatörlük rejiminin, bir din devletinin kurulduğu ve buna ek olarak büyük bir ekonomik krizin yaşandığı bir ortamda, 31 Mart 2024 belediye seçimlerini tek başına bir belediye seçimi olarak değerlendirmek olanaklı değildir.
Bu seçimlerde AKP’ye ve onu destekleyen MHP’ye karşı halkın sandıkta örgütlü bir itiraz mesajı vermemesi durumunda, Türkiye daha da büyük bir felaketle karşı karşıya kalacaktır.
Seçimlerden sonra gündeme gelecek olan anayasa değişiklikleriyle birlikte, fiilen uygulanan teokratik diktatörlük rejimi ‘meşrulaştırılmaya’ çalışılacak, laiklik ilkesi hukuken bertaraf edilecek, ekonomik kriz derinleşecek, emperyalizmin kamunun kaynaklarını sömürmesi ve ülkeyi din, mezhep, etnik kimlik üzerinden bölme süreci tüm hızıyla devam edecektir.
“CHP’NİN ADAYLARININ DESTEKLENMESİ GEREKMEKTEDİR”
AKP’nin belediyeleri kazanması durumunda, belediyenin olanakları, dernek ve vakıf adı altında örgütlenen laiklik karşıtı tarikatların, cemaatlerin, örgütlerin ve sözde ‘medya’ organlarının hizmetine sunulacak, AKP, kurmakta olduğu teokratik diktatörlük rejiminin temellerini, bu olanaklar üzerinden de atmaya devam edecektir. Seçimlerde AKP’nin en büyük avantajı, muhalefetin bölünmüş ve muhalefetteki ittifakların parçalanmış olmasıdır.
Bu durumda muhalefetteki siyasi parti liderlerinin beceriksizliklerini düzeltmek, seçmene ve vatandaşa düşecektir. Seçmen, desteklediği siyasi parti yönetiminin çağrılarını dikkate almadan, adaya oy verme aşamasında, muhalefet cephesinde hangi adayın seçimi kazanma olasılığı daha yüksek ise ona oyunu vermeli; önde olan muhalefet partisi adayına kaybettirecek biçimde oy kullanmaktan sakınmalı, muhalefetin değil, AKP’nin ve MHP’nin kaybedeceği biçimde oyunu kullanmalıdır.
Bugün, yapılan tüm araştırmalara göre, muhalefet cephesinde, Türkiye’nin çoğu kentinde ve ilçesinde, CHP’nin adayları önde görünmektedir. Bu nedenle söz konusu kentlerde ve ilçelerde, CHP’nin adaylarının desteklenmesi gerekmektedir. Siyasi parti yönetimleri iktidara karşı bir ittifak kuramadıklarına göre, bu ittifakı muhalif seçmen bu yöntemle sandıkta kurmalıdır.
Bir başka sorun da, CHP’de parti içi demokrasi ve partinin ilkelerine sahip çıkılması konusunda ciddi sorunların olması nedeniyle, CHP seçmeninin bir kısmının partisinin adaylarına oy vermemek ve parti örgütünün bir kısmının seçimlerde çalışmamak eğiliminde olmasıdır. CHP seçmeni ve örgütü parti içi sorunları seçim sonrasına ertelemeli, 31 Mart belediye seçimlerinde partisine ve Türkiye’ye sahip çıkmalıdır.
CHP seçimde başarılı bir sonuç alsa da almasa da, CHP Tüzük Kurultayı bu yıl kesin olarak gerçekleşecektir ve parti içi demokrasiyle ilgili sorunların çözülmesi olasılığı doğacaktır. Parti üyelerinin büyük çoğunluğunun partinin ilkelerine sahip çıktığı dikkate alınacak olursa, parti içi demokrasi sorununun çözülmesi durumunda, oligarşik güçlerin partinin ilkelerinden sapmasına yol açması da, Tüzük Kurultayı’ndan sonra, zaman içerisinde engellenmiş olacaktır. CHP’ye seçim kaybettirenlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin geleceği konusunda da herhangi bir söz sahibi olamayacakları, herkes tarafından bilinmelidir. CHP İlke ve Demokrasi Hareketi olarak, tüm CHP’lilere ve CHP örgütüne, 31 Mart belediye seçimlerinde CHP’ye ve Türkiye’ye sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz!”
]]>Eğitim, sivil toplum, iktisat ve toplum alanlarında araştırma ve yayın faaliyetleri yürüten İLKE Vakfı’nda Mütevelli Heyet yeni yönetim kurulunu atadı. Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Prof. Dr. Lütfi Sunar, görevini Başkan Yardımcısı Ahmet Sait Öner’e devretti. Fatih Neslişah Kültür Merkezi’nde düzenlenen devir teslim töreniyle Öner ve yeni yönetim kurulu da görevine başladı. Yeni yönetim kurulunda akademi, sivil toplum, hukuk ve iş dünyasından önemli çalışmalara imza atmış isimlerin bulunduğu aktarıldı.
Mütevelli Heyet Başkanı Nihat Erdoğmuş konuşmasında sivil bir bakışla ve sivil alanda kalarak daha müreffeh bir dünyanın inşası için çalışmaya devam edeceklerini söyleyerek “Yapıcı katkıya siyasetin, toplumun, ekonominin, ailenin, kısaca hepimizin ihtiyacı var. Gelir dağılımı adaletsizliğini giderme gibi pek çok meselede çözümler gerekiyor. İLKE Vakfı bir yandan içerik üretirken bir yandan güçlü kurumsal yapılarla organize ve verimli çabalar sunma gayretinde. Çalışmalarımızda sürekli yenilenmeye çalışıyoruz. Görevi devreden bütün üyelerimiz çok değerli ancak Lütfi hocamıza ayrı bir başlık açmak gerekiyor. Bir nefer gibi çalıştı ve yoğun bir emek ve mesai harcadı. Kendisine sizlerin huzurunda çok teşekkür ederim” dedi.
KURUMLARDA YENİ İNSANLARA YER AÇMAK GEREKİYOR
Törende bir konuşma gerçekleştiren Lütfi Sunar ise “İLKE Vakfı’nı kurarken isim bulmakta zorlandık. Böyle kuruluşlara anlamlı bir isim bulmak zordur. En sonunda İLKE üzerinde mutabık kaldık. İLKE bizim için sadece süslü bir kelime değil. Her durumda her farklı yerde farklı davranmamak, ilkeli olmak için kullandığımız bir kelime anlamına geliyor. Bendeniz dokuz yıldan fazla bir zamandır yönetim kurulu başkanlığı yapıyorum. Bu biraz bayrak yarışı gibi ancak aynı zamanda hep birlikte yapılacak bir iş. İLKE’de eşgüdümlü, organize ve birlikte çalışma kültürünü yakaladık. Yeni insanlara yer açmak, yer vermek gerekiyor. Ahmet Sait Öner benden bayrağı devraldı. Yeni yönetim kurulunun hayırlara vesile olmasını niyaz ederim” diye konuştu.
BAYRAĞI DAHA YUKARI TAŞIYACAĞIZ
Yeni Başkan Av. Ahmet Sait Öner de yaptığı konuşmada Lütfi Sunar ve yönetimine teşekkür ederek İLKE’de bugüne kadar yapılan çalışmaların üstüne koyarak aldıkları bayrağı daha yukarı taşıyacaklarını ifade etti ve şöyle konuştu:
“Lütfi Hoca dokuz yıldır devam ettiği görevi devrettiğini söyledi ancak biz onun fikirlerinden ve tecrübesinden yararlanmaya devam edeceğiz. Kendisine bugüne kadarki emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim. İLKE’de bir düşünce kuruluşu olarak düşünce ve strateji üretiyoruz. 2024 itibariyle sadeleş ve derinleş mottosunu belirledik. Değişim ve dönüşümü yakalayabilmek bir strateji gerektirir. Nasıl şirketlerimizin nitelikli büyüme hedefleri varsa vakıfların da bu modele uygun hareket etme gerekliliğinin farkındayım. Dinamik ancak suhuletle iş yapmaya devam edeceğiz. Heyecanlı olduğumu belirtmek istiyorum. Yapacağımız işlerin ümmete faydalı olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.”
Av. Ahmet Sait Öner başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda, Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ümit Güneş, üyeler, Dr. Elyesa Koytak, Erol Erdoğan, Dr. Fatih Gündoğan, Ömer Burak Tek ve Şükrü Alkan yer alıyor.
AHMET SAİT ÖNER KİMDİR?
2003 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlayarak mezun oldu. Serbest avukatlık mesleğinin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik görevlerinde bulundu. 2014 yılında kurduğu Adalet ve İlim Akademisi’nin (ADİL) yöneticiliğini yapmaktadır. Hukuk ve edebiyat alanlarında çeşitli dergilerde yayımlanmış araştırma ve yazıları bulunmaktadır. Halen özellikle hukuk alanında araştırma ve yazım faaliyetlerine devam etmektedir. Ekim 2023’ten beri ise İLKE Vakfı Mütevelli Heyet Üyeliğini yürütmektedir.
]]>