Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesinin Türkiye ile Irak arasındaki petrol ihracatı konusunda verdiği karar sonrası 25 Mart 2023’te Irak’tan Ceyhan Limanı’na petrol akışı durdu.
Erbil ve Bağdat’ın petrol ihracatı konusunda henüz anlaşmaya varamaması nedeniyle Irak ekonomisinin bir yılda yaklaşık 14 milyar dolar zarar gördüğü tahmin ediliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Nisan’da gerçekleştirmesi beklenen Irak ziyaretinde, petrol ihracatının yeniden başlatılmasının önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.
AA muhabirine konuşan Iraklı enerji uzmanları, Irak’tan Türkiye’ye petrol ihracatının yeniden başlatılmasının hem iki ülke için hem de Bağdat-Erbil ilişkileri için olumlu etkileri olacağını düşünüyor.
-“Petrol sevkiyatının yeniden başlaması hem Irak hem de Türkiye için iyi olacak”
Enerji uzmanı Mazin es-Saad, Irak ve Türkiye arasında devam eden karşılıklı ziyaretlere işaret ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretiyle petrol ihracatı konusunun çözüme kavuşabileceğini söyledi.
“Irak ve Türkiye arasındaki olumlu hava bu konuyu (petrol sevkiyatı) birinci gündem maddesi yapabilir.” diyen Saad, “Erdoğan’ın ziyaretinden iki ülke çıkarına hizmet edecek sonuçların çıkmasını umut ediyor ve bekliyoruz.” diye konuştu.
Enerji uzmanı Hamza Cevahiri de Irak’ın Kerkük’ten Fişhabur’a giden petrol boru hattının onarımını tamamladığını ifade ederek, burada test amaçlı petrol sevkiyatının yapıldığını söyledi.
Cevahiri, “Petrol sevkiyatının yeniden başlaması hem Irak hem de Türkiye için iyi olacak ve iki ülke de bunu memnuniyetle karşılar. Bu konuda bir sorun görünmüyor.” ifadelerini kullandı.
“IKBY petrolünün sevkiyatı merkezi yönetimin bütçesinin faydasına olacak”
Irak Enerji Merkezi Başkanı Fırat Musevi de Irak’ın günlük 350 bin varil petrol transfer etme kapasitesine sahip olan boru hattını onarmayı sürdürdüğünü ifade etti.
“IKBY’den üretilen petrolün merkezi yönetimin denetimine girmesi lazım.” diyen Musevi, “Bu da Irak’ın petrolü Türkiye’ye sevk etmesinde elini güçlendirecektir.” yorumunda bulundu.
Musevi, “Irak petrol boru hattının yeniden çalıştırılması Bağdat ve Erbil arasında müzakerelere büyük bir kapı açar.” değerlendirmesinde bulunarak, şunları söyledi:
“Sonuçta IKBY petrolünün sevkiyatı merkezi yönetimin bütçesinin faydasına olacak. Nitekim Federal Mahkeme, tüm petrolün SOMO aracılığıyla sevk edilmesine karar verdi. IKBY’den yeniden petrol satışı meselesi, Erdoğan’ın Irak ziyareti sırasında yapılacak müzakerelere bağlı olacak.”
“Petrol ihracatının yeniden başlaması, IKBY’nin pazar ve ticaretine olumlu yansır”
Enerji uzmanı Rubin Semed de petrol ihracatının IKBY ekonomisi üzerinde ciddi etkisi olduğunu belirterek, petrol akışının durmasının bölgede çalışan çok sayıdaki petrol şirketleri için endişeye yol açtığını vurguladı.
Petrol ihracatının önünde petrol şirketleriyle yapılan anlaşmalar ve Irak ve IKBY’de petrolün çıkarılmasına ilişkin fiyatlandırmadaki farklılıklar gibi engeller olduğunu anlatan Semed, bunların kaldırılmasıyla birlikte ihracatın kolay bir şekilde yeniden başlayabileceğine işaret etti.
Semed, petrol akışının yeniden başlamasının bölgedeki petrol şirketlerinin faaliyetlerini motive edeceğini vurgulayarak, “Petrol arzının sürmesi ile bölge ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişki daha iyi bir noktaya gider. (IKBY’deki) Pazar ve ticarette de olumlu yansır.” ifadelerini kullandı.
“İhracatının yeniden başlaması, Erbil-Bağdat arasındaki sorunların çözümüne katkı sunar”
Enerji uzman Şehriyar Şeyhler, petrol ihracatının IKBY ekonomisinin bel kemiği olduğunu belirterek, Bağdat-Erbil arasındaki en büyük siyasi sorunun da petrol sorunu olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Petrol ihracatının durması nedeniyle 13 aydır bazı şirketlerin IKBY’yi terk ettiğini belirten Şeyhler, ihracatın yeniden başlamasının hem bu şirketler hem de bölgedeki yatırımlar için olumlu yansımaları olacağını kaydetti.
Şeyhler, “Petrol ihracatının durmasıyla Kürdistan Bölgesi ekonomisi gün geçtikçe sekteye uğradı. Bana göre petrol arzının devam etmesi, ekonomiyle ilgili konulan planların uygulanmaya geçmesini de kolaylaştıracak.” ifadelerini kullandı.
Petrol ihracatının başlamasıyla Erbil ve Bağdat arasındaki sorunlu konulardan olan IKBY memur maaşlarına ilişkin sorunun da çözülebileceği yorumunda bulunan Şeyhler, şunları söyledi:
“(Erbil ve Bağdat arasındaki) Bazı sorunların da çözümüne katkı sağlayacak olan bu (petrol akışının yeniden başlaması) durum, Erbil-Bağdat’ın yakınlaşması ile Erbil-Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin de daha çok gelişmesine imkan sağlayacak.”
]]>IKBY’de en son 30 Eylül 2018’de gerçekleşen ve 1 Ekim 2022’de yapılacağı duyurulan milletvekili seçimleri, siyasi partiler arasındaki seçim yasası ve etnik ve dini gruplara verilen kotalar konusundaki anlaşmazlık nedeniyle defalarca ertelendi.
Irak Federal Mahkemesinin IKBY Meclisindeki Türkmenler için 5 ve Hristiyanlar için 6 olmak üzere 11 kota sandalyesinin iptal edilmesi gibi bölgeye ilişkin bir dizi kararı sonrası, IKBY’nin birinci partisi KDP, son olarak 10 Haziran 2024’te yapılacağı duyurulan seçimlere katılmayacağını açıkladı.
IKBY’deki bazı Türkmen ve Hristiyan siyasi partiler de mahkemenin kararı sonrası seçimleri boykot edeceklerini açıklarken, Irak Türkmen Cephesi (ITC) ise Türkmenlerin seçime tek liste ile katılması için çalıştıklarını belirtti.
IKBY’de KDP’den sonra ikinci büyük parti olan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ise seçimlerin belirlenen tarihte yapılmasını destekliyor.
Uzmanlar, KDP’nin seçimlere katılmaması ya da seçimlerin bir kez daha ertelenmesi halinde bölgeyi nasıl bir denklemin beklediğini AA muhabirine değerlendirdi.
“400 bin seçmen oy kullanamayacak”
Erbil’deki Selahaddin Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yasin Mahmud, KDP’nin seçimlere katılmama kararının gerekçeleri arasında seçim yasasında meydana gelen değişikliklerin yer aldığını belirtti.
KDP’nin IKBY’nin en büyük partisi olduğunu belirten Mahmud, partinin seçimlere katılmamasının siyasi arenaya büyük etkisi olacağını kaydetti.
Mahmud, Irak Yüksek Seçim Komisyonu tarafından gerçekleştirilecek seçimlere ilişkin, “IKBY’de daha önce oy kullanan 400 bin seçmenin parmak izi Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nda okunmuyor. Yani bunlar oy kullanamayacak. Bu da seçmenlerin yaklaşık yüzde 20’sine tekabül ediyor.” diye konuştu.
“Seçimin yapılmaması halinde IKBY yasal olarak boşluğa düşüyor”
Iraklı siyaset uzmanı ve gözlemci Cengi Saleyi de seçmenin Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nun parmak okuma cihazı ile oy kullanabileceğini belirterek, “Yabancı seçmenler önceki seçimlerde olduğu gibi oy kullanamayacak.” dedi.
Saleyi, KDP’nin seçimlere katılması için Erbil ve Bağdat arasındaki görüşmelerin devam ettiğini söyledi.
KDP’nin seçimlere katılmaması durumunda sonucun beklenenden çok farklı olacağı yorumunu yapan Saleyi, şu değerlendirmelerde bulundu:
“KDP’nin seçimlere katılmaması durumunda seçimler ertelenirse daha öncekilere benzemeyen çok yeni bir durum ortaya çıkar. Bu nedenle KDP’nin seçime katılması çok çok önemlidir. Seçimin yapılmaması halinde IKBY yasal olarak boşluğa düşüyor. Bu durumda Bağdat’ın IKBY’ye doğrudan müdahalede bulunma zemini oluşur. IKBY’nin konumu sarsılır ve yasal dayanağını kaybeder. Bu durumda IKBY’nin jeopolitik haritasında değişiklik meydana gelir.”
“Seçimlerin bir kez daha ertelenme ihtimali zayıf”
Iraklı siyaset uzmanı Deşti Sıddık ise Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nun görev süresinin temmuz ayında bitmesi nedeniyle seçimlerin bir kez daha ertelenme ihtimalinin zayıf olduğuna işaret etti.
KDP’nin boykot ettiği bir seçimin sonuçlarını değerlendiren Sıddık, “KDP’nin katılmadığı bir seçim süreci eksik kalır. Çünkü KDP, hükümeti kuran birinci partidir ve bölge başkanlığı da onun adayından seçiliyor. KDP seçime katılmazsa dengeler çok bozulur. KDP’nin katılmaması durumunda siyasi gelişmelerin nasıl olacağını da kestirmek zor.” ifadelerini kullandı.
]]>